onedio
Arınç: 'Öcalan HDP ve Kandil Üzerindeki Gücünü Göstersin'
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Kandil'in Öcalan'ın açıklamalarını veto ettiğini savundu. Arınç, Öcalan'ın HDP ve Kandil üzerindeki gücünü göstermesi gerektiğini söyledi. Arınç, HDP ile hükmetin yan yana bir açıklama yapmasının söz konusu olamayacağını belirtti.A Haber televizyonunda konuşan Başbakan Yardımcısı Arınç, çözüm süreci konusunda HDP'nin sorumlu hareket etmediğini söyledi. HDP'nin İmralı ile Kandil arasında 'kuryelik'ten öte görev üstlenmesi gerektiğini söyleyen Arınç 'HDP, Cemil Bayık veya Murat Karayılan ağzıyla nasıl konuşabilir?' diye sordu.Arınç, Kandil'in itirazıyla çözüm sürecindeki gelişmelerin durduğunu belirtti, 'Öcalan gücünü HDP üzerinde, Kandil üzerinde göstersin. İmralı'ya gidenlerin profili belki değiştirilecek. Bu yolu aşmak varken öbür taraf silahını göstermesin' dedi.Başbakan Yardımcısı, Kandil'in Öcalan'ın taleplerini dikkate almadığını belirtti:'Şunun cevabını versinler, niçin HDP heyetlerinden bazen iki ya da üç kişi Kandil’e gidip geliyor? Buna neden ihtiyaç duyuyor? 'Ey Demirtaş ne yapmak istiyorsunuz, Öcalan’ı itibarsız hale getirmekle?' dedim. 'Vay Arınç Öcalan’ın itibarını kurtarmaya mı çalışıyor?' dendi. Hayır ben çok da meraklısı değilim. Bir kavga yaşanıyor. Öcalan’ın taleplerine karşı Kandil sürekli veto hakkını kullanıyor. Burada iki şey düşünülebilir, Öcalan’ın belli taleplerini Kandil neden veto hakkını kullanıyor ya da onun sözlerine önem vermiyor? 'Bizim elimizde silah var, Öcalan da kim oluyor?' diyebilir. Kandil eylem yaparak gücün kendinde olduğunu ifade ediyor.'Arınç, Kandil ve İmralı arasındaki görüş ayrılığının bir 'danışıklı dövüş' olabileceğini de ima etti, 'Bu çelişkileri gidermek HDP'nin işidir' dedi:'Madem ki arada tavassut edici bir konumdadır, ben onları kurye, postacı gibi tanımlamıştım. Bu değil, sizin sözünüzü söylemeniz gerekir. Örsle çekiç arasında kalmak siyaset değildir. Beyefendi '10 tane iş vardır, bunlara hayır diyor' diyor. Türkiye’de kamu düzeni esastır. Sizin elinizdeki güçler yolları kazmayacak, evlere gidip insanları öldürmeyecek, ellerindeki patlayıcıları atmayacak. Siz bundan vazgeçiyor musunuz? Hayır vazgeçmiyorlar. Dicle’nin içinde olduğu grup 'artık siz bunları yapmayacaksınız' dediler, 12 yaşında bir çocuk öldü. Mobeseler parçalanıyor, evlere gidip insanları öldürüyorlar.''Ortak açıklama söz konusu değil'Bülent Arınç hükümetle HDP heyetinin çözüm sürecine dair ortak açıklama yapmasının söz konusu olmadığını belirtti. Arınç açıklamanın nasıl yapılması gerektiğine dair yöntemi de anlattı:'Öcalan’ın bildirdiği haberlerin Kandil tarafından kabul edildiğina dair açıklama yapması ve hükümetin bunu uygun bulduğunu açıklaması lazım. Yan yana ortak açıklama söz konusu değildir. Siz bunları kabul ettiğinizi söyledikten sonra hükümetin 'Biz de böyle söylüyoruz, yapılacaklar bunlardır' demesi lazım.'Arınç, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın çözüm sürecinde üzerinde uzlaşma aranan taslak metindeki 10 maddeye ilgili açıklamasını da değerlendirdi. Söz konusu maddelerin yapısal değişiklikler içerdiğini belirten Arınç, 'Bunları yazmak kolay da, gerçekleşmesi bugünden yarına olmaz, bunu Öcalan da biliyor. Felsefe içeriyor bunlar.''Hükümetin bunun üzerine atlaması düşünülemez'Arınç hükümetin bu taslağı değiştirerek açıklamak istediğine ilişkin iddialar içinse şu değerlendirmeyi yaptı:'Bu yazılar bize gelmiştir. Hükümetin bunun üzerine atlaması düşünülemez. Bizim yaptığımız müzakere değil. Müzakere sürecinde kendi elindeki silahını bırakmayan insan bizimle masaya oturmayı teklif edecek. Bunu kim kabul edebilir? Adam diyor ki 'Ben silahı bırakmam çünkü halkı korkutmam lazım, vazgeçmem' diyor. Biz de diyeceğiz ki 'Beraber bir çay içelim, kaçtan aşağı olmaz. Biz deli miyiz yahu?'İç güvenlik paketi geri çekilecek mi?Başbakan Yardımcısı Arınç Meclis'te kavgaya neden olan iç güvenlik paketiyle ilgili muhalefetin asıl itirazını sakladığını savundu:'Benim bulabildiğim iki sebep var. Jandarma’nın İçişleri Bakanlığı’na bağlanmasını istemiyorlar, bunu kamufle etmek istiyorlar. İkincisi emniyet teşkilatında yeni bir piramit oluşturulacak. Komisere ihtiyaç var, başkomisere ihtiyaç var, onlar yok. Altı küçük, yukarısı şişmiş, adeta hormonlu bir hale gelmiş. Bunların da yapılmasını istemiyorlar ama bunları saklıyorlar; gözaltı süresi, amirin verdiği yetki vs. diyorlar.'Arınç paketin aciliyeti olmayan bölümlerinin geri çekilmesinin parti içinde tartışılmış olabileceğini söyledi.Cameron'a yanıtİngiltere Başbakanı David Cameron'ın Türkiye'den IŞİD'e katılmak üzere Suriye'ye geçtiği iddia edilen üç İngiliz kızla ilgili açıklamaları da Arınç'a hatırlatıldı. Cameron, Arınç'ın 'İngiltere bize bilgi vermedi' şeklindeki sözlerine 'Türk Başbakan Yardımcısı doğru söylemiyor' karşılığını vermişti. Arınç, Cameron'ın bu sözlerinin İngiliz kamuoyuna mesaj verdiğini savundu:'Cameron Başbakan’dır. Kendi iç kamuoyuna dönük bir mesaj vermiş, iç politik sebeplerle böyle konuşmuş. Bizim de kaynaklarımız bunun aksini söylüyor. Bir Başbakan iç kamuoyuna böyle mesaj vermek zorunda, kendisini hoş görüyorum. Suç işlemeye temayülü olduğu bilinen insanlar varsa bize nereden geliyorsa, o ülkenin bize bildirimde bulunması lazım. İngilterenin bize bildirdiği 19 İngiliz vatandaşını sınır dışı etmişiz. Kendi memleketine git demişiz. Binlercesi var, bütün ülkeler bize kendi takip ettikleri kişilerin sınır dışı edilmesini istemiş. Bize gelmişler, İstanbul’a gelmişler; hiçbir bildirim yok, ortadan kaybolmuşlar.'Kaynak: A Haber
Ankara Üniversitesi DTCF'de Silah Sesleri
Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi'nde bu sabah derslerin başlamasıyla öğrenci grupları arasında silahlı, taşlı sopalı kavga çıktı. Olaylarda bir kişi silahla ayağından yaralandı. Kavga nedeniyle çok sayıda polis fakülteye girdi. Gelen son bilgiye göre 46 kişi gözaltına alınırken, eğitime bir gün (Cuma) ara verildi...
Can Dündar: 'Fezleke Yazılarıyla Halkın Bilgilenme Hakkını Savundum'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, oğlu Bilal Erdoğan ve yakın iş çevrelerinin hapis istemiyle mahkemeye verdiği Cumhuriyet gazetesi yazarı Can Dündar, 17 ve 15 Aralık 2013 yolsuzluk iddialarını ele alan fezlekeleri gündeme getirdiği için mahkeme karşısına çıktı.İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde bugün (26 Aralık) görülen iki ceza davasında Dündar’ın avukatları, savcılık iddianamelerinin usule aykırı düzenlendiğini savundu.Avukatlardan Akın Atalay , iddianamede, “yazarın niyetinin düşünce açıklamak, bilgi vermek (…) olmadığı” şeklindeki ifadeyi, AK Parti Balıkesir Milletvekili Tülay Babuşcu’nun , sosyal medyada yaptığı “Osmanlı İmparatorluğu'nun 90 yıllık reklam arası sona erdi” yorumuna da gönderme yaparak eleştirdi: “Eğer 90 yıllık Cumhuriyet hukukunun da bir son verme niyeti yoksa o zaman müvekkilimizin niyeti değil fiilleri yargılanmalıdır”.Dündar hakkında görülen ilk dava, 1 Temmuz 2014 tarihli “Erdoğan’ın yumuşak karnı”, 18 Temmuz 2014 tarihli “Fezlekeleri okumak hakkımız” başlıklı yazılarla ilgiliydi.
Abdülkadir Aksu, Cemil Kırbayır'ı Yakalayan Polisleri Ödüllendirmiş
12 Eylül 1980 darbesinin ardından gözaltına alındıktan sonra Meclis İnsan Hakları Komisyonu tarafından da işkence sonucu öldürüldüğü tespit edilen ancak cenazesine ulaşılamayan Cemil Kırbayır’ı yakalayan polislere “ikişer maaş ikramiye” verildiği ortaya çıktı. CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, olaya ilişkin dava dosyasındaki bir belgede Kırbayır’a işkence edenlere ödül verildiğini ortaya koyduğunu söyledi ve “Ödül komitesinin başındaki ismi gördüğünüzde bu davanın neden sürüncemede kaldığını anlayacaksınız” dedi.
Başbakanlık'tan İstifa Haberlerine Yalanlama
Dün akşam 'Ali Babacan istifa etti' iddiası kulisleri çalkaladı. Babacan şimdilik istifa etmedi ama, dün gece yaşanan kritik saatlerin ayrıntıları ortaya çıktı. Başbakanlık kaynakları da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın istifa haberlerini yalanladı.24 Şubat tarihi ekonomi yönetimi için kritikti. Uzun süredir Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başını çektiği bir grup Merkez Bankası’na “faizi indir” baskısı yapıyordu. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı ise “durumu ve koşulları gözden geçireceklerini” anlatıp “bağımsızlığa vurgu” yapıyordu. Aslında geçtiğimiz yıl Türkiye seçimlere giderken Erdoğan yine baskı yapmış ve Başçı faizlerde indirime gitmişti; ancak bu kez Erdoğan Köşk’teydi ve ekonominin en kritik ismi Bakan Ali Babacan ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Başçı’nın yanında yer alıp ona destek vermişti. Merkez Bankası dün lütfetti… 24 Şubat günü Başçı baskıya rağmen faizi 25 baz puan indirdi. İpler ise bundan sonra koptu. Erdoğan dün öğleden sonra Merkez Bankası’nın faiz kararıyla ilgili ağır bir konuşma yaptı:ERDOĞAN'IN KONUŞMASI İSTİFA HABERİNİ GETİRDİCumhuriyet'in haberine göre; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Merkez Bankası'nı eleştirmesinden bir saat sonra Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun sürpriz bir şekilde Başbakanlık Konutu'nda bir araya gelmesi kulislerde heyecan yaratmış ve Babacan'ın istifa ettiği haberleri yayılmıştı.İSTİFA HABERLERİNİN PERDE ARKASIErdoğan'ın konuşmasının başta Erdem Başçı olmak üzere ekonomi yönetiminde tepkiyle karşılandığı ortaya çıktı. Ekonomi yönetimi özellikle 'darbe' kelimesiyle kendi politikalarının yan yana anılmasına içerledi. Ali Babacan'ın ekonomi yönetimine müdahale konusundaki rahatsızlığını bir süre evvel bir önceki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e de ilettiği belirtiliyor.BABACAN'IN KRİTİK GÖRÜŞMESİBabacan'ın akşamüstü Başbakan Davutoğlu ile daha önceden planlanmış bir randevusu vardı. Önümüzdeki hafta New York'a gidecek Davutoğlu'na brifing verecekti. Ancak görüşme 2.5 saat sürdü. Brifing verildi ama ağırlıklı konu Merkez Bankası kararının ardından yaşananlardı. Kulisler uzun süre Babacan istifa ediyor diye çalkalandı. Bu en azından şimdilik doğru değil. Rahatsızlığın önemli bölümü Başçı'nın devam etmek istememesinden kaynaklanıyor.BABACAN'IN ŞİMDİLİK İKNA EDİLDİĞİ SÖYLENİYOR Hatta Erdoğan'ın dün kullandığı 'Merkez Bankası'nın başındaki iyidir, hoştur diyorlar' diye başlayan cümlesi de Babacan'ın daha önce Cumhurbaşkanı'nın kızgınlığını gidermek için Başçı için anlattıklarından ortaya çıkıyor. Babacan da, Başçı da şimdilik istifa etmedi. Ancak evet ciddi bir kriz var. Dün gece Babacan'ın yakın çevresine sorulan ve yanıtsız kalan bir soru ise istifa yok ama niye açıklama yapılmıyor?
100 Bin Biber Gazı Türkiye’de, Devamı Geliyor
Güney Kore’den sipariş edilen biber gazı fişeklerinin teslimatı başladı. 100 bin tanesi uçakla yollanan fişeklerin 650 bin tanesi de gemiyle geliyor. Kalan 260 bininin sevkıyatına ise bu ay bitmeden başlanacak. Ödenen rakam 31.4 milyon lirayı buluyor.Pelin Ünker’in Cumhuriyet’teki haberine göre polise ve valilere aşırı yetki veren İç Güvenlik Paketi’yle ilgili tartışmalar sürerken Türkiye, Güney Kore’den gaz bombası siparişlerini teslim almaya başladı. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Kasım 2014’te Güney Kore’ye 1 milyon 900 bin adet gaz bombası siparişi verdiğini Cumhuriyet gazetesi manşetten duyurmuştu.Güney Koreli DaeKwang’ın, Türkiye’nin kasım ayında verdiği 1 milyon 900 bin adet biber gazı kapsülü siparişinin 100 bin adedini havayoluyla 19 Ocak’ta teslim ettiği ortaya çıktı.
Reklam
Bingöl Saldırısı Sonrası Öldürülen 4 Kişinin Olay ile Bağı Kurulamadı
Bingöl'de, 9 Ekim 2014 tarihinde Emniyet Müdürü Atalay Ürker'e düzenlenen, 2 polisin şehit olduğu, Emniyet Müdürü ile 1 korumasının yaralandığı olay gecesi Genç İlçesi'nde öldürülen 4 kişi ilgili sürdürülen soruşturmada iki olay arasında bir bağ kurulamadığı belirtildi. Bingöl Emniyet Müdürü'ne yönelik saldırının ardından 4 kişinin öldürülmesine ilişkin açıklama yapan Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'Teröristleri yakalayıp cezalandırdık' demişti.Bingöl Cumhuriyet Savcısı Mehmet Demirağ tarafından hazırlanan iddianamede, 9 Ekim 2014 tarihinde Yenişehir Mahallesi Selahattin Kaya Caddesi ile Yeşim Sokak'ın kesiştiği noktada düzenlenen silahlı terör saldırısı sonucu Emniyet Müdürü Atalay Ürker'in ağır yaralandığı, Yardımcısı Atif Yılmaz ile Güvenlik Şube Müdür Yardımcısı Hüseyin Hatipoğlu'nun şehit olduğu ve koruma polisi Uğur Atlı'nın yaralandığı hatırlatıldı. İddianamede, şöyle denildi:'Silahlı saldırı olayının failleri ile ilgili olarak olay günü araştırmalara devam edildiği sırada, Bingöl-Genç karayolu Genç Köprü Mevkii'nde Genç Emniyet müdürlüğü ve polis özel harekat ekiplerince yapılan uygulamada 12 AR 900 plaka beyaz renkli araç içerisinde güvenlik güçlerine ateş açılmıştır. Çıkan çatışma neticesinde, soruşturma dosyasında yer alan teröristler Ali Bozan, Emre Ekinci, Ramazan Özmaskan ve Ömer Topal'ın ölü olarak ele geçirildiği, araç şoförü şüpheli Erhan Şenyuva'nın çatışma sırasında kaçtığı, söz konusu aracın Bingöl merkezde bulunan bir araç kiralama servisinden 09.10.2014 günü saat 13.00 sıralarında Erhan Şenyuva tarafından kiralandığı tespit edilmiştir. Araç içerisinde 2 adet Kalaşnikof marka silah, 6 adet şarjör ve çok sayıda bu silahlara ait fişek bulunmuştur.'İddianamede, öldürülen kişililerden Ramazan Özmaskan'ın parmak izlerinin 23 Haziran 2011 tarihinde Varto-Karlıova karayolunun 3'üncü kilometresindeki özel bir sürücü eğitim kursu alanı girişine el yapımı bomba yerleştirilmesi olayında olay yerinden elde edilen parmak izlerinin aynı olduğu tespit edildiği belirtildi. İddianamede, tutuklu yargılanan Erhan Şenyuva ve Ali Kılıçgedik'in ifadelerine de yer verildi. Kılıçgedik ve Şenyuva hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 12'şer yıl hapis cezası istendi.İddianame, Bingöl Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilirken, ilk duruşmanın 12 Mart'ta yapılması kararlaştırıldı. Tutuklu 2 sanığın avukatı Ömer Faruk Hülakü, iddianamede çatışmada öldürülen 4 kişi ile Emniyet Müdürü Atalay Ürker'e yönelik saldırı olayı arasında bir bağ kurulamadığını bu konudaki soruşturmada sonunda kanıt yetersizliğinden tutuksuz yargılandıklarını belirterek, şöyle dedi'Müvekillerim sadece örgüt üyelerini bir bölgeden bir bölgeye geçmeleri konusunda yardım ettikleri için örgüt üyeliğinden yargılanıyor. Emniyet Müdürüne yönelik saldırı dosyasının ise delil yetersizliğinden kovuşturmaya yer olmadığına dair bir karar ile sonuçlanmasını bekliyoruz.'Ferit ASLAN/BİNGÖL, (DHA)
Tutuklu Çocuklar: Cezaevine Gelen Sarıklılar IŞİD'e Katılmamızı İstiyor
Van M Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki çocuk tutsakların maruz kaldığı işkence ve kötü muamelenin ardından bir skandal daha ortaya çıktı. Cezaevinde avukatların görüştüğü çocuklar, kendilerine IŞİD propagandası yapıldığını belirterek, 'Cezaevine berberlik ve benzeri kurslar adı altında sarıklı ve cübbeli kişiler geliyor. Bu kişiler IŞİD'in İslam için savaştığını belirtiyor. IŞİD'e katılıp İslam için savaşmamız isteniyor' dedi.Van M Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki çocuk tutsakların maruz kaldığı taciz ve işkence iddialarının ardından cezaevinde çocuklarla görüşen avukatlar ve TUYAD-DER yöneticileri, dernek binasında basın toplantısı düzenledi.TUYAD-DER Başkanı Ahmet Aygün, cezaevinde yeni bir skandal ile karşı karşıya olduklarını belirterek, avukatların çocuklarla yaptığı görüşmelerde, çocukların kendilerine bazı sakallı kişilerin berber adı altında koğuşlarına geldiklerini ve gelen bu kişilerin IŞİD'in propagandasını yaptığını aktardı.'CEZAEVİNDE IŞİD'E KATILIN PROPAGANDASI YAPILIYOR'Aygün, polisler tarafından dipçiklerle darp edilen ve tacize uğradığı iddia edilen çocuk tutsak G.S.'nin cezaevinde yapılan IŞİD propagandasını şu sözleri ile aktardığını kaydetti: 'Cezaevine berberlik ve benzeri kurslar adı altında gelen sarıklı, cübbeli kişiler olup, bu kişiler çocuklara terör örgütü IŞİD'in propagandasını yapmakta, IŞİD'in İslam için savaştığını belirtmekte ve IŞİD'e katılıp İslam için savaşmamız istenmektedir.'TACİZ MAĞDURU G.S: DİPÇİKLERLE DARP EDİLDİMÖte yandan taciz ve işkence iddiaları ile ilgili bilgiler paylaşan Aygün, G.S'nin kendilerine gözaltında iken dipçikler ile işkenceye maruz kaldığını, psikolojik baskının yanı sıra tacize de uğradığını aktardığını ifade etti. Aygün, yine diğer tutsakların da benzer sorunları aktardığını belirtti.'HAK İHLALLERİ DEVAM EDİYOR'Aygün, cezaevinde yaşanan hak ihlallerin dair ise şu bilgileri verdi: 'Yeni gelen siyasi tutsaklara kirli yataklar ve tüylü battaniyeler veriliyor. Bu tüylü ve kirli battaniyeler tutsaklarda hastalığa neden olmaktadır. Açık görüş saati bir saat olmasına rağmen yarım saat yapılıyor. Çocuk tutsakların adli tutsakların hakaretlerine ve fiziki şiddetine maruz kalıyor. Hastane ve mahkeme sevklerinde çıplak aramaya maruz kalıyor. Yine hastane sevklerinde askerlerin fiziki ve sözlü saldırılarına maruz kalıyorlar.''TAKİPÇİSİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ'Aygün, yaşanan bu vahşet karşısında sessiz kalmayacaklarını, olayın takipçisi olmaya devam edeceklerini söyledi. Çocuklarla görüşen avukatlardan Cihan Yaman ise, çocukların yaşadığı travmaların büyük olduğunu ifade ederek, Adalet Bakanlığı'na bir an önce cezaevinde yaşanan sorunlarla ilgili bir açıklama yapma çağrısında bulundu.Kaynak: Evrensel
Reklam
'84 Sokak Köpeği Zehirlenerek Değil, Havasızlıktan Öldü'
Bursa İnegöl Belediyesi, salı günü Yenişehir'de ölü bulunan 84 köpeğin zehirlenmediğini, ihmal nedeniyle havasızlıktan öldüğünü savundu.İnegöl Belediyesi, Bursa'nın Yenişehir ilçesinde zehirlendiği iddia edilen 84 köpeğin neden öldüğüyle ilgili yazılı açıklama yaptı. Belediye köpeklerin, bazı çalışanların ihmali sonucu nakil sırasında araçta havasız kalarak telef olduğunu iddia etti.Köpeklerin olay günü nakil aracına 18.00'de yüklendiği belirtilen açıklamada, güvenliklerini sağlamak amacıyla kasaya çekilen brandanın kasayı havasız bıraktığı, 100 köpekten 84'ünün telef olduğu ifade edildi.'Personelimizin ihmalkârlığı'Belediye açıklamasında, olayın itlaftan kaynaklanmadığı savunuldu; 'Jandarma ekiplerinin olay yerinde yaptıkları incelemelerde, ilgili bakanlıktan görevli veteriner hekimlerin ölen köpekler üzerinde yaptığı kontrollerde ve yaşamına devam eden 16 köpeğin durumlarına bakıldığında olayın bir itlaf olmadığı, ihmaller sonucunda köpeklerin solunum yetersizliğinden dolayı öldüğü anlaşılmıştır' denildi. Açıklama şöyle:'24 Şubat Salı günü saat 22.00 sıralarında çalışanlarımız Bayram B. ve Mustafa D. tarafından üç seferde götürülmesi gereken hayvanlar, ilgili personelimizin kendi başlarına aldığı inisiyatifle işi çabuklaştırma adına tek seferde sevk edilmek istenmiştir. Sevkiyat anında olumsuzluk yaşanmaması, köpeklerin aracın kasasından atlamaması ve düşmemesi için aracın kasasına branda çekilmiştir. Sorumlu hekimler tarafından taşıyıcı personele, hayvanların Boğazköy bölgesinde farklı alanlara bırakılması talimatı verilmiş olmasına rağmen personel gece karanlığında yolu şaşırıp mevcut bölgeden uzaklaşmıştır. Tabii bu zaman zarfında bir hayli süre geçtiği için personelimiz hayvanların araçta durumlarını kontrol etmeden olayın olduğu yerde hayvanları bırakmıştır. Personelimizin ihmalkârlığı, havanın karanlık olması ve personelimizin son durumlarına bakmadan hayvanları boşaltıp bölgeden uzaklaşması böyle talihsiz bir durumu ortaya çıkarmıştır.'Yenişehir Belediyesi'nden farklı açıklamaYenişehir'in Belediye Başkanı Süleyman Çelik ise olayın ilçelerinde yaşanmadığını savundu ve 'Bu menfur hadiseyi gerçekleştiren ve ilçemiz sınırları içerisine terk edenler, İlçe Jandarma Komutanlığımıza bağlı ekiplerce yakalanmış, ifadelerinde yaptıkları işlemi itiraf etmişlerdir' dedi. Yakalanan kişilerin 'yaptıkları işlemin' ne olduğunu belirtmeyen Çelik şunları söyledi:'Bu şahısların Yenişehir ilçemiz ve Yenişehir Belediyemiz ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı kesinleşmiştir. Dün yaşanan olaylar neticesinde Sayın İlçe Kaymakamımız Süleyman Yılmaz Bey'in de ifadelerinde görüldüğü üzere; bu menfur olayı gerçekleştirenler ilçemiz dışından olup, şüpheliler hakkında '5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununa Muhalefet' suçundan yasal işlemlerinin devam ettiği anlaşılmaktadır. Savcılıkça yapılan tahkikattan sonra 16 yaralı ve diğer ölü köpekleri, Yenişehir ilçemiz sınırlarına bırakan kişilerin Yenişehir ile nüfus kayıtları ve çalışan olarak hiçbir ilgilerinin olmadığı, farklı bölgede görev yaptıkları ortaya çıkmıştır. Tarafımıza yapılan iftira ve karalamalarla ilgili her türlü kanuni haklarımızı kullanacağımızı kamuoyuna saygıyla beyan ederim.'Kaynak: AA
Teknolojinin 5-10 Yıl İçinde Geleceği Nokta
Gelecekteki 5-10 yıl içinde yeni doğan teknoloji bazı şeyleri elde etmenin yolunu nasıl değiştirecek? Her alanda en basit işlerden en kompleks işlere kadar teknoloji hayatımızın odak noktasına yerleşmiş olacak. Bu alanda Microsoft'un yakın gelecekteki vizyonunu anlattığı video.
Görme Engellilerin Zihinlerinde Netleşecek Özel Tablolar
Her yıl binlerce kişinin ziyaret ettiği Avrupa'nın en ünlü müzelerinden biri olan İspanya'nın Madrid şehrindeki Prado Müzesi'nde özel bir sergi açılmış. Görme engelli insanların göremedikleri tabloları zihinlerinde canlandırabilmelerini sağlayacak bu özel sergi,  3 boyutlu baskı tekniğiyle resimlerin kabartılmasıyla oluşturulmuş ve engellilerin rahatlıkla dokunabilecekleri standlara yerleştirilmiş. Sergi 28 Haziran'a kadar açık.
Reklam
Albayrak: "Ali Dürüst'ün Aday Olmasını İstiyorum"
Radyospor'da Özgür Sancar 'ın konuğu olan Abdurrahim Albayrak, ''Çok önemli bir 3 puan aldık. Bunun mutluluğu, sevinci tarif edilemez. Sivas gibi çok güçlü bir takımdan 3 puanla döndük. Özellikle Sergen Yalçın'ın Sivasspor'un başına geçmesiyle atağa kalkan Sivas gerçek gücünü ortaya koydu ve hakikaten güzel maçlar çıkardı. Bunun bilincindeydik ama ilk kez İstanbul'dan giderken havaalanında açıklama yaptık biz bu maçı alacağız diye. Neye dayanarak iddialı konuştun diyeceksiniz, futbolcuların idmanlarındaki azmine dayanarak iddialı konuştum.Beni yanıltmayan futbolcularıma teşekkür ederim.''dediErciyes maçı hakkında değerlendirmelerde bulunan Albayrak, '' Erciyes maçının Sivasspor maçından zor olacak diye düşünüyorum. Bunu da arkadaşlarımızla konuşuyoruz. Akşam Florya'da bir araya geleceğiz. Futbolcular ve yöneticiler ve başkanla birlikte yemek yiyeceğiz. Bu da futbolcularımıza moral olacak. Sağolsun başkanımız bizi yalnız bırakmıyor. Kayseri Erciyes maçının zorluğunun bilincindeyiz ve buna göre hazırlanıyoruz. Ben taraftarlarımıza inanıyorum ve onların gücüne güveniyorum.'' diye ifade etti.Metro'daki hukuki süreç devam ediyorTaraftarlardan destek beklediğini belirten Albayrak, ''Bizi yalnız bırakmayacaklar ve bizim gücümüze güç katacaklar. Bence bu galibiyet taraftarlarımızın galibiyeti olacak diye lanse etmek istiyorum. Tüm taraftarlarımızı 90 dakika desteğe bekliyorum. Metroda hukuki süreç devam ediyor. Belediye başkanına teşekkür ediyorum taraftarlarımızı ücretsiz stada taşıyorlar.'' diye konuştu.Albayrak, ''Biz Melo'yu yatağa bağlasak da durmayacak.Çünkü Melo o kadar hırslı o kadar azimli birisidir. Tabi o arkadaşlarını yalnız bırakacağı için çok üzgün. Günde bir iki sefer bir araya geliyoruz. Ben Melo'nun en kısa zamanda sahalara döneceğine inanıyorum . O benden daha istekli. Ben Melo'ya tekrar geçmiş olsun diyorum.Tüm futbolcularımızın sağlığı her şeyden önemlidir'' ifadelerini kullandı.Bir maç için Burak'ı feda edemeyizBaşkan yardımcısı Albayrak, ''Burak bizim önemli futbolcumuzdur. Ona hoca karar verir Kayseri maçına Belki tedbir amaçlı oynatmaz. Çünkü bir maçı kurtaralım diye futbolcumuzun sezonunu kapatamayız karar Hamza hocanın'' dedi.Amrabat sezon sonu gelecekAbdürrahim Albayrak, ''Amrabat Galatasaray'a dönecek. Amrabat, Galatasaray'ın futbolcusudur. Şu anda mevcut futbolcularda bana keşke Amrabat'ı göndermeseydik diye defalarca söylediler . Şuan kiralık olarak oynuyor inşallah sezon sonunda gelecek. Malaga çok formda bir takım iyide bir yerdeler Malaga Amrabat'ı çok istiyor ama Amrabat 'Ben Galatasaraylım, ben Galatasaray'da mutluyum, Galatasaray olduktan sonra ben başka takımda oynamam' demiş. Bu da bizi çok mutlu etti'' şeklinde konuştu.Ali Dürüst'ün Aday Olmasını İstiyorumAlbayrak, ''Ben Ali Dürüstün Galatasaray'da başkan olmasını çok isterim . Biraz sonra kendisiyle gelecekle ilgili Florya'da toplantı yapacağız. Ali abi iyi bir Galatasaray'lıdır. Biz olsakda olmasakda gelecek sezon icin neler yapılmalı diye çalışma yapacağız. İnşallah Ali abi aday olur olmasını çok istiyorum olursa Galatasaray'a çok faydalı olacağını düşünüyorum. Başka adaylarda olabilir Onlarda Galatasaray için önemlidir. Kim çıkarsa desteğimiz onlardan yana herkes Galatasaray hizmet etmek için yola çıkıyordur'' dedi.Açık ve net: Sneijder'le uzun yıllar çalışmak istiyoruzAbdürrahim Albayrak, ''Ben Wesley'le bir kaç kere konuştum ve kendisiyle de görüştüm Sneijder ile beraber sezon sonunu bekliyoruz. Wesley Snaijder'le uzun yıllar çalışmak istiyoruz açık ve net'' diye konuştu.Radyospor / Bayram Demir
Google, Flash'a Veda Edip HTML5'e Geçiyor
Google, YouTube'da HTML5 desteğinin standart hale gelmesinden sonra Adobe Flash tabanlı reklamlara da el attı. Flash içerikli reklamlar HTML5 formatına dönüştürülüyor.Google'ın HTML5'e verdiği destek giderek artıyor. Uzun yıllardır YouTube'da Adobe Flash Player'ın yanısıra HTML5 oynatıcıya da isteğe bağlı yer verenGoogle, geçtiğimiz günlerde HTML5'i standart hale getirmişti. İnternet devi şimdi de reklam alanına el attı.Adobe Flash'a vedaVenturebeat sitesinin haberine göre, Google dün itibarıyla Adobe Flashtabanlı reklamları HTML5'e dönüştürme işlemine başladı. Bu geçişin en büyük amaçlarından biri ise reklamcıların Google Display Network'te yer alan ancak Flash desteği bulunmayan cihazlara sahip kullanıcıları da hedef kitlesine katabilmek.HTML5'e dönüştürmeGoogle'dan yapılan resmi açıklamada tüm Flash tabanlı reklamların HTML5'e dönüştürülemediği belirtildi. Kullanıcılar, burada yer alan Swiffyaracını kullanarak reklamlarının HTML5'e dönüştürülüp dönüştürülemeyeceğini test edilebilecek. Eğer Swift üzerinde işlem sorunsuz gerçekleşirse, bu reklamlar AdWords'e upload edilirken otomatik olarak yeni formata dönüştürülecek. Bakalım Adobe Flash player, Googlereklamlarına da veda ettikten sonra ne kadar popüler kalabilecek?ShiftDelete.Net
Zaytung'a Kardeş Geldi: Resmi Gaste
Tamamı Zaytung muhabirlerinden oluşan ekip Zaytung'dan ayrılıp kırk kişilik bir kadroyla  Resmi Gaste'yi hayata geçirdi. Zaytung’da geçtiğimiz aylarda bir ayrılık yaşandı. Resmi Gaste'nin kurucu ekibinden Cengiz Bayram, H. Nihat Güneş, Evren Kuçlu ve Uğur Ceviz, ayrılığın sebebini ve yeni yayın politikalarını Radikal'den Ümit Buget'e anlattı. Kurucu ekip, Zaytung'dan ayrılma sebeplerini, bünyesindeki yazarlara kendini değersiz hissettiren bir tutum içinde olması, edisyon olarak ilk başladığı yerde durmaması, üretilen haberler seçilirken eski kriterlere uyulmaması gibi sebeplere bağlıyor. Resmigaste ne zamandır yayında? Zaytung'dan ne zaman ve neden ayrıldınız?Resmigaste.com olarak resmen üçüncü ayımızı tamamladık. Zaytung'la tam olarak Resmi Gaste'nin açılış kurdelesini kesmeye bir iki gün kala ayrıldık. Biz ayrı bir eve taşınıyoruz dedik. Neden ayrıldığımız konusuna gelince; birkaç sebebi vardı: Her şeyden önce Zaytung, bünyesindeki yazarlara kendini değersiz hissettiren bir tutum içindeydi. Haberlerini yayınladıkları yazarlara teşekkür etmek bir yana “Tanışalım, kimsiniz?” bile demiyordu. Öte yandan, Zaytung'un edisyon olarak ilk başladığı yerde durmadığı konusunda birçok yazar arkadaş hemfikirdi.  Üretilen haberler seçilirken eski kriterler kaybolmuştu sanki. Ayrıca çok fazla sayıda haber girişi olduğu için Zaytung'un kısıtlı haber yayınlama politikası birçok kişinin çabasını karşılıksız bırakıyordu. En çok haberi yayınlanan birçok Zaytung yazarı bu kanaatte oldukları için Resmi Gaste'ye katıldılar. Çaba demişken, telif konusunu Zaytung tamamen pas geçtiğini belirtmeliyiz. Bununla ilgili herhangi bir vaat ya da çalışmaları olmadı.Kendinizi daha demokratik bir platform olarak konumlandırıyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız? Zaytung’u antidemokratik ya da sizi demokratik yapan durumlar nelerdir?Bizi demokratik yapan şey, her şeyden önce Resmi Gaste'nin, tamamı Zaytung muhabiri olan insanlar tarafından Zaytung’da eleştirdiğimiz noktaları telafi etmeye dönük bir bakış açısıyla kurulmuş olmasıdır. Bu anlamda sitenin dizaynından iç mantığına kadar birçok şeyi hep beraber şekillendirmeye gayret ettik. Dahası sitedeki haberlerin seçimi konusunda editoryal inisiyatifi azaltmak için, içeriklerin oylanmasını sağlayan bir platform oluşturduk. Gaste'ye daha çok emek ve zaman ayıran yazarların emeğinin karşılığını alması için karşılıklı etkileşim üzerine kurulu bir yapı inşa ettik.  Şu anda site bünyesindeki canlılığa bakarak, oldukça samimi bir ortam olduğunu söyleyebiliriz. Zaytung'da bunların hiçbirisi olmuyordu. Tepedeki el, neyi istiyorsa koşulsuz ve tartışmadan onun dediği oluyordu. Muhabirlerin patronla konuşmaları yasaklanmıştı sanki. Bu soğuk hiyerarşiyi insani hale getirdik. Bizim haber üretme sürecimizde, moderatör ekibi olarak sözümüzün geçmediği durumlar oluyor. Yazarlarımız, haber seçimi ve yayınlama sürecine müdahil olup moderatörleri eleştiri yağmuruna tutabiliyorlar.
Reklam
Beşiktaş'tan Liverpool'a Dostluk Yemeği
Beşiktaş ile Liverpool arasında bu akşam oynanacak karşılaşma öncesi iki kulübün yöneticileri dostluk yemeğinde bir araya geldi.UEFA Avrupa Ligi 2. tur rövanşında Beşiktaş ile Liverpool arasında bu akşam oynanacak karşılaşma öncesi iki kulübün yöneticileri dostluk yemeğinde bir araya geldi.Beşiktaş Kulübü'nün internet sitesinde yer alan bilgiye göre, siyah-beyazlı kulübün yönetim kurulu üyeleri, UEFA delegeleri ve Liverpool yetkililerine dostluk yemeği verdi.Akaretler'de bulunan Vogue Restaurant'ta düzenlenen dostluk yemeğinde Beşiktaş Kulübü Genel Sekreteri Ahmet Ürkmezgil, Futbol Dış İlişkilerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Torunoğulları, UEFA Delegesi Georges Luchinger ile Liverpool Üst Yöneticisi (CEO) Ian Ayre, Genel Sekreter Stuart Hayton, Genel Sekreter Asistanı Danny Stanway, Operasyon Direktörü Andrew Parkinson yer aldı.Yemek sonunda Ahmet Ürkmezgil ve Erdal Torunoğulları, UEFA delegeleri ve İngiliz ekibi temsilcilerine çeşitli hediyeler sundu.Kaynak: AA
Reklam
Dünyayı Gezmek İsteyen Kılıfını Hazırlar: Kaplumbağa Gibi Evleriyle Gezen Tatlı Çiftin 17 Hali
etiket
Hayatın kısa olduğunun ve isteklerin ertelenmemesi gerektiğinin farkına varanlarda bugün; istifaları basıp, kendi minik karavan evlerini kendileri yapan bu çift dünyayı gezmeye çoktan başlamışlar bile. Bu küçük karavan tipli evlerini 1 yılda tamamlayan çift, bu süre içinde de tüm eşyalarını satarak kendilerine para yaratmışlar. Evlerinin ve maceralarının adını da; 'Minik Ev, Dev Yolculuk' koymuşlar. Biri yazar diğeri ise fotoğrafçı olmak istiyor ve seyahat ettikleri süre boyunca da bu hayallerinin peşinden koşacaklarını söylüyorlar.
Trabzonspor'a Transfer Yasağı
Türkiye Basketbol Federasyonu, Trabzonspor’a transfer yasağı getirdi.Türkiye Basketbol Federasyonu, bügün yaptığı yönetim kurulu toplantısı sonrası kararlarını açıkladı. Kurul, Tutku Açık’ın ödemelerini yapmadığı için Trabzonspor’a transfer yasağı verdi. Karar şöyle:“Trabzonspor Basketbol Kulübü sporcusu Tutku Açık vekili tarafından kulübün sporcunun sözleşmede belirtilen ücretlerini ödememesi gerekçesiyle Kulübe transfer yasağı getirilmesi, sporcunun sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesi ve sporcuya 2014-2015 sezonu için serbest transfer hakkı verilmesi hakkındaki başvurusunun incelenmesi neticesinde kulüp tarafından sunulan ödeme dekontlarından sporcuya eksik ödeme yapıldığının tespit edilmesi nedeniyle, Trabzonspor Basketbol Kulübü’nün yükümlülüklerini yerine getirene kadar başka bir sporcu ile sözleşme yapmasına veya ikinci lisans ile sporcu almasına izin verilmemesine, sporcunun 2014 – 2015 sezonunu kapsayan TBF Tip Sözleşmesi’nin haklı nedenle feshine ve sporcuya transfer yapma hakkı verilmesine karar verilmiştir.”Eurosport
IŞİD Militanı 'Cihatçı John'un Kimliği Belli Oldu
IŞİD'in paylaştığı videolarda, Batılı rehineleri öldürürken görülen militanı 'Cihatçı John'un kimliği belli oldu.BBC'nin elde ettiği bilgilere göre 'Cihatçı John' olarak bilinen IŞİD militanı, Londra'da yaşayan Kuveyt doğumlu İngiltere vatandaşı Muhammed Emwazi.Emwazi'nin bir süredir İngiltere güvenlik yetkililerinin radarında olduğu belirtildi. Fakat ismi paylaşılmamıştı.2006 yılında Somali'ye giden Emwazi'nin, Somalili örgüt Eşşebab'la bağlantılı olduğu iddiasıyla, İngiltere'nin terörle mücadele birimi tarafından 'terör riskine karşı halkı koruma amacıyla hakkında denetim kararı' çıkarılan şüphelilerden biri olduğu bildirildi.Emwazi ilk olarak geçen Ağustos ayında internette paylaşılan bir videoda Amerikalı gazeteci James Foley'i öldürürken görülmüştü.IŞİD militanı daha sonra da, Amerikalı gazeteci Steven Sotloff, İngiliz yardım görevlisi David Haines, İngiliz taksi şoförü Alan Henning ve 'Peter' olarak bilinen Amerikan yardım görevlisi Abdülrahman Kassig'in kafalarını keserken görüldü.Japon rehineler Haruna Yukawa ve Kenji Goto'nun geçen ay öldürülmeden önce paylaşılan videolarında da Emwazi görülüyordu.Washington Post gazetesine konuşan arkadaşları, Emwazi'nin Westminster Üniversitesi'nde bilgisayar programcılığı eğitimi gördüğünü söylemişti.Gazetenin haberine göre, Emwazi Suriye'ye 2012 yılında gitmiş olabilir.BBC Türkçe
Manyas Kuş Cenneti 'Ekolojik Krize Sürükleniyor'
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Manyas Kuş Cenneti’ne 8 kilometre mesafedeki arazilere çok sayıda sanayi tesisi kurulmasına vize verdi. Çevre Mühendisleri Odası'ndan Bozoğlu, “Ekolojik krize sürükleniyoruz” dediÇanakkale’nin kuzey kıyı bandında, Akdeniz foklarının yaşam alanında yüzlerce ithal kömürle çalışan termik santral yapımına izin verdiği için çevre örgütlerini ayağa kaldıran Balıkesir-Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100 bin Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nın, Manyas Kuş Cenneti’ni de tehdit ettiği ortaya çıktı. Evin Demirtaş'ın Milliyet'te yer alan haberine göre, tartışmalı Çevre Düzeni Planı, Manyas Kuş Cenneti’ne kuş uçuşu 8 kilometre mesafedeki 1. derece tarım arazilerine çok sayıda sanayi tesisi kurulmasına izin verdi.‘Mahkemeye taşıyacağız’Milliyet’e konuşan Çevre Mühendisleri Odası Çevre Sorunları Araştırma Merkezi Başkanı Baran Bozoğlu, planı mahkemeye taşıyacaklarını belirterek, şunları kaydetti:“Manyas Kuş Cenneti’nin nesli tükenmekte olan kuşları, büyük risk altında. Kuş göç yolu üzerinde bulunan bu bölge, sanayiye açılamaz. Kurulacak sanayi tesislerinin atık suları arıtılsa bile Marmara Denizi, kirlenecek. Ekolojik krize sürükleniyoruz. Nerede ender bulunan bir kuş popülasyonu var oralara projeler yapılıyor. Artık kuşlarla problemli olduklarını düşüneceğim. Buraya nasıl bir sanayinin yapılacağı alt ölçekli planda belli olacak. Demir-çelik fabrikası, kimyevi tesis, termik santral, doğalgaz çevrim santrali, hatta gizliden nükleer tesis de planlanıyor olabilir.‘Göç başlayacak, nüfus artacak’İster istemez denizin kenarına liman yapacaklar. Oysa Marmara Denizi zaten çok hassas. Bazı yerlerinde 30-50 metrenin altında hayat yok. Balıkların yaşam alanında ciddi değişiklik olacak. Bölge, sanayiye açılınca göç başlayacak ve nüfus artacak. Yeşil alanlar, yapılaşmaya açılacak. Bölgeye ilişkin TÜBİTAK Havza Eylem Planı ve Marmara Denizi Mastır Planı birbiriyle uyumlu değil. Bölgede olabilecek etkiyi baştan analiz etmek için mutlaka Stratejik Çevresel Etki Değerlendirme Raporu (ÇED) hazırlanmalı. Stratejik ÇED, Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik taahhütlerimiz arasında, ama Bakanlık, 10 yıldır yönetmelik taslağı olarak bekletiyor. Bölge sanayiye açıldıktan sonra Stratejik ÇED’i hazırlasanız bile iş işten geçer. Bu plan ile Kocaeli Dilovası’ndan daha büyük bir sanayi bölgesi kurmak istiyorlar. Bu, bölgede kanser patlaması anlamına gelir.”Antik kent de tehdit altındaUluslararası Ramsar Sözleşmesi’ne göre koruma altına alınan Manyas Kuş Cenneti, 260 türden 3 milyon göçmen kuşa ev sahipliği yapıyor. Manyas Kuş Cenneti, yazın göç yolunda mola veren ve kuluçkaya yatan gri balıkçıl, kaşıkçı, yaban ördeği, arı kuşu, kukumav, karabatak, atmaca, şahin, çeltikçi, saka ve peçeli baykuşları, kışın ise Kuzey Avrupa ülkelerinden Afrika’ya göç eden binlerce pelikan ve flamingoyu ağırlıyor. Çevre Düzeni Planı, kuleden çıplak gözle ve kapalı devre televizyon sistemi ile ilgiyle izlenen kuşların görsel şöleni ile antik kentleri, temiz denizi ve kumsalı ile önemli bir turizm merkezi olan Erdek’i tehdit ediyor.
Reklam