onedio
Apple, Google ve Samsung’u Üzecek 3 Kötü Haber
Teknoloji dünyasındaki yeni ürün ve servis rüzgârı, her zaman kârlılık ve pazar payı getirmiyor. Bunun en son örnekleri ise Google, Apple ve Samsung oldu. Bu üç büyük devden bugün gelen veriler, işlerin pek de istedikleri gibi gitmediğini de ortaya koyuyor. Google’ın yüzlerce kişiyi zengin eden YouTube’u kendisine yaramazken, tablet bilgisayar pazarında Apple’ın iPad’i gözden düştü. Koreli teknoloji üreticisi Samsung’ta ise kötü giden finansal tabloların faturası çalışanlara çıktı.
Oktay Vural: '28 Şubat'ta Yapılanların Hepsi Bugün AKP Tarafından Uygulanıyor'
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Türkiye’de darbeci zihniyetin değişmediğini ifade ederek, “AK Parti zihniyeti, 28 Şubat ve 12 Eylül darbecilerin zihniyetinden öteye bir zihniyete sahip değildir. 28 Şubat süresince yapılanların hepsi bugün AK Parti tarafından bir örnek olarak alınıp, uygulanmaktadır.” dedi.MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, gündeme dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Bir soru üzerine, 28 Şubat’ı yapan Çevik Bir’in, “Erbakan’dan sonra Recep Tayyip Erdoğan gelecek” kehanetinin gerçekleştiği bir dönemin yaşandığını ifade eden Vural, “Doğrusu, kimin kimle olduğu açık ve net. Darbeci zihniyet değişmemektedir. Bugün AK Parti zihniyeti, 28 Şubat ve 12 Eylül darbecilerin zihniyetinden öteye bir zihniyete sahip değildir. 28 Şubat süresince yapılanların hepsi bugün AK Parti tarafından bir örnek olarak alınıp, uygulanmaktadır. Tatbikat bu yöndedir. Bu yönleriyle bu darbelerin hedefinde milletimizin özgürlüğü olmuştur. Hukuk devleti olmuştur, demokrasisi olmuştur. Bugün de aynı yöntemlerle AKP demokrasiyi, hukuk devletini, özgürlükleri ele almakta, kampanya ve yalan yanlış bilgilerle camiaları ve partileri kötülemekte, fişlemekte, izlemekte ve dinlemektedir. Tablo budur.” değerlendirmesinde bulundu.Vural, “Böyle bir iradenin millet tarafından iktidara gelmiş olmasının da darbeci olmadığını gösteren bir karine olarak görülmesi de mümkün değildir.” dedi.“AK PARTİ MUHALEFETE KUMPAS VE KOMPLO HAZIRLIĞINDADIR”Başbakan Davutoğlu’nun, MHP’nin HDP ile ittifak içinde olduğu iddiasına sert tepki gösteren Oktay Vural, “MHP olarak bizim tavrımız açık, nettir. Terörle mücadeleden, şiddetle mücadeleden yanayız. Bunlarla müzakerelerden yana değiliz. Eğer yüreğin yetiyorsa ey Davutoğlu, terörle müzakereden vazgeç, terörle mücadele et. Utanmadan, sıkılmadan molotof kokteyli atanlarla, Kobani eylemleri yapanlarla, Kandil’le birlikte görüşeceksin, ondan sonra kalkacaksın terörle mücadeleden yana olduğunu söyleyerek utanmadan, sıkılmadan molotof ekseninde MHP’ye dil uzatacaksın. AK Parti, muhalefete kumpas ve komplo hazırlığındadır.” diye konuştu. Vural, Başbakan Davutoğlu’nun, “Bundan sonra molotoflu saldırılar olursa sorumlusu muhalefettir.” sözünün kabul edilebilir bir yanının olmadığını ifade ederek, MHP olarak molotof ve bonzai düzenlemelerinde iktidara destek verdiklerinin altını çizdi.“BUGÜN YAPILANLAR ESAD REJİMİNDE YAPILANLARDAN FARKI YOKTUR”Bir soru üzerine ise güvenlik güçlerinin, siyasi bir inzibata dönüşmesini istemediklerini kaydeden Oktay Vural, “Biz terörle, uyuşturucuyla, yolsuzlukla mücadele eden jandarmanın, PKK’nın isteğiyle tasfiye edilmesini istemiyoruz. Bu konudaki duruşlarını açık bir şekilde gelip burada beyan etsinler. Bu taktiklerle algı oluşturmak muhaberat devletinin işleridir. Bugün yapılanlar Esad rejiminde yapılanlardan farkı yoktur.” diye konuştu.Cihan
Düşen Uçakların Enkazına Kar Engeli
24 şubat’ta malatya’nın akçadağ ilçesinde düşen 2 adet rf-4e/tm uçağının enkazı, askeri ekipler tarafından iş makineleri yardımıyla toplanıyor.İkinciler Mahallesi’nde uçakların düştüğü dağın engebeli ve karla kaplı olması nedeniyle enkazların toplanması güçlükle devam ederken, iş makineleri yardımı ile toplanan parçalar, daha sonra dağdan indirilerek kamyonlara yükleniyor. Askeri güvenlik ekipleri kazanın yaşandığı bölgeye geçişlere izin vermezken, yaklaşık bir kilometrelik alana dağıldığı belirtilen parçaların toplanması halen sürüyor.İHA
Dana Eti Bir Yılda %30’a Yakın Zamlandı
Dana etinin kilosu bir yılda yüzde 30’a yakın zamlandı. Üreticiler, perakendecilerin fiyatları yüksek tutarak ithalat yapmak istediğini söylüyor. Eti üreticiden alıp satanlar ise “Piyasada et yok, kriz kapıda” diyor.“2010 yılında bu ülkeye binlerce ton hayvan ithal edildi. O tarihte insanlar eti ucuza mı yediler? Şimdi piyasada bir sorun yok ama sorun var diyerek sorun çıkarmaya çalışıyorlar.”Bu sözler Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Bülent Tunç'a ait. Tunç’a son dönemde et fiyatlarındaki artışın nedenlerini soruyoruz. Tunç’a göre perakendeciler, dışarıdan et gelmesi için lobi yapıyor:“Bedava da et gelse yine ucuza et yedirmeyecekler. Ette kriz çıkacağına inanmıyorum. Kendi kendilerine kriz çıkarıyorlar. Türkiye’de yönelim dana etine ama küçük baş hayvanlar da tercih edilmeli. İnsanların elinde koyun var, koyununu satamıyor”Besicilere göre üretici le toptancı arasında fiyat artışı yok. Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Alp “Sorun perakendede. Ucuza alıp, pahalıya satıyorlar” diyor.1 yılda yüzde 28 zamAl Jazeera'den Melis Kobal'ın haberine göre, besiciler piyasada bir sorun olmadığını söylüyor ancak tüketici cephesinde et fiyatları günden güne artıyor. Ulusal Et Konseyi’nin internet sitesinde yaynladığı et fiyatları verilerine göre 2013’ün Temmuz ayı ortasında kilosu 15,93 lira olan dana eti, 2014 başında 16,40 liraya, 2015 başında ise 20,58 liraya yükseldi. Yılın başından beri neredeyse her gün zamlanan et fiyatı 19 Şubat’ta 22,58 liraya çıktı.Bu verilere göre dana eti bir yılda yüzde 28, yılbaşından beri de yüzde 9 zamlandı.Türkiye’nin önde gelen firmalarına et gönderen aynı zamanda besicilik yapan Etçii Yönetim Kurulu Başkanı Emin Arslan, et fiyatlarının her hafta yükseldiğini, piyasada yeteri kadar yeteri kadar et olmadığı için fiyatların artığını söylüyor:“İçeride tüketim fazla, et var ama yetmiyor. Böyle olunca kaçak et almış başını gidiyor. Özellikle Güneydoğu’da Hindistan’dan hastalıklı etler geliyor. Hükümetin önlem alması gerekiyor. Ette turistlerin gelmesinin de etkisiyle asıl alımlar nisan mayıs aylarında oluyor.'Et, son tüketiciye ulaşana kadar üç kez el değiştiriyor. Besici, hayvanı yetiştirip gövdesini (karkas et) tedarikçiye satıyor. Tedarikçi kemiklerini, sinirlerini temizliyor. Pirzola, bonfile gibi bölümlere ayırıp markete, kasaba, restorana satıyor. Emin Arslan’a göre et besiciden markete gelene kadar maliyetler yüksek. Arslan, karkas etin üzerine ortalama yüzde 15 işletme maliyeti (elektrik, çalışan ücretleri, su, kira vs.), yüzde 5 kâr ve yüzde 1 KDV eklendiğini söylüyor.İthalat yapılmalı mı?Arslan fiyatın düşmesi için ithalat yapılması gerektiğini savunuyor. Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı, aynı zamanda Ulusal Et Konseyi Başkan Vekili Fazlı Yalçındağ ise et ithalatına karşı. Ona göre besilik dana ithalatı yapılması gerekiyor. Al Jazeera’ye konuşan Yalçındağ, sorunun asıl kaynağının Türkiye’deki hayvan profili olduğunu düşünüyor:“Türkiye’de hayvan profilinin istenilen düzeye gelmesi lazım. Beslenecek hayvan sayısı ve niteliğinde sıkıntı var. Et ile ilgili fiyat sorununu 3-4 yılda bir yaşıyoruz. Etçi ırklardan et üretimine yönelmemiz lazım.”Yalçındağ, üreticilerin yeni mal bulmakta zorlandıklarını belirterek, fiyatın alıcı ile satıcının buluştuğu noktada oluştuğunu söylüyor:“Üreticiler malı ucuza veriyor, birileri almıyor. Öyle mi? Mal bulmakta zorluk var. Piyasa neye ihtiyaç duyuyorsa ona göre ortam yaratılmalı. Hükümet yerli damızlıkları korumak için gümrükte fiyatları ayarlayabilir.'2010’daki et sıkıntısı sırasında Angus ithalatı yapan Tarım Bakanlığı açıklamalarında ithalata sıcak bakılmadığı öne çıkıyor. Geçtiğimiz yıl konuyla ilgili bir toplantıda konuşan Müsteşar Vedat Mirmahmutoğulları, “Türkiye kapıyı açarsa, ithalata başlarsa besici biter.” demişti.Türkiye, ırk konusunda da çalışmalar yapıyor. Etçi ırkların yaygınlaştırılması projeleri hükümet programında da var. Hedef üç yılda Türkiye’de et tipi damızlık oluşturmak.
Reklam
Marquez'in Tüm Arşivine 2.2 Milyon Dolar Ödendi
Teksas Üniversitesi Harry Ransom Merkezi Sözcüsü, Marquez'in 10 romanının orijinallerinin de bulunduğu arşiv için 2.2 milyon dolar ödediklerini söyledi.Nobel Ödüllü yazarın geçen yıl yaşamını yitirmesinin ardından kasım ayında kişisel arşivini satın alan Teksas Üniversitesi, gelecekte yapılacak satın almaları etkilememesi için miktarın açıklanmamasına karar vermişti. Ancak Adalet Bakanlığı, 19 Şubat'ta üniversiteden ödenen tutarı açıklamasını istemişti.2 BİN PARÇALIK DEV ARŞİVYaklaşık 50 yıllık bir dönemi kapsayan ve 2 bin parçadan oluşan arşivde 40'tan fazla fotoğraf albümü, Marquez'in eserlerini yazdığı Smith Corona daktiloları ve beş bilgisayarının yanı sıra yarım kalan eseri 'Birbirimizi Ağustos'ta Göreceğiz' de bulunuyor.Dünyanın çeşitli ülkelerinde 25 farklı dile çevrilen ve 50 milyondan fazla satan 'Yüzyıllık Yalnızlık' eserinin orijinalinin de bulunduğu arşivde, Marquez'in Graham Greene, Milan Kundera, Günter Grass ve Carlos Fuentes gibi yazarlara gönderdiği mektuplar ve yazarın yakın arkadaşlarından Fidel Castro ile ilgili belgeler de yer alıyor.KÜLTÜR BAKANI 'BÜYÜK BİR UTANÇ' DEMİŞTİHayranları arasında 'Gabo' olarak da bilinen Marquez'in arşivinin Teksas Üniversitesi'ne satılması, Kolombiya ve Meksika tarafından eleştirilmişti. Kolombiya Kültür Bakanı Mariana Garces, arşivin Teksas Üniversitesi tarafından satın alınmasının ülke için büyük kayıp olduğunu söylemiş, Marquez ailesi ise Kolombiya hükümetinin yazarın arşivi için kendileriyle hiçbir şekilde iletişime geçmediğini belirtmişti.Arşivin açık artırmaya çıkarılmadığını söyleyen aile, dünyaca ünlü edebiyat arşivi nedeniyle Ransom Merkezi'ne satıldığını açıklamıştı.ARŞİV AÇISINDAN YOK YOKRansom Merkezi, 2005'te Watergate dosyaları için gazeteciler Bob Woodward ve Carl Bernstein'a 5 milyon dolar, 2008'de Nobel ödüllü yazar Norman Mailer'in arşivi için 2.5 milyon dolar ve 2011'de de Güney Afrikalı yazar J.M. Coetzee'nin arşivi için 1.5 milyon dolar ödemişti.Harry Ransom Merkezi, aynı zamanda Jorge Luis Borges, William Faulkner, James Joyce, Samuel Beckett, Ernest Hemingway ve John Steinbeck gibi 20. yüzyılın en önemli yazarlarından bazılarının arşivlerine de ev sahipliği yapıyor.sputniknews
Küçük Kızlarının Doğum Lekesinin Aynısını Kendilerine Dövme Olarak Yaptıran Sevimli Anne Baba
Tanya ve Adam Phillips, İngiltere'de Grimsby'da yaşayan evli bir çift. Henüz 18 aylık olan Honey-Rae isimli sevimli bir kız çocukları var. Bu tatlı kızın doğuştan sağ bacağında yer alan kırmızı doğum izine etraftan gelen bakışlardan şimdiden endişelenen bu anne baba, ileride Honey-Rae'nin daha da büyük zorluklar çekebileceğini düşünerek şimdiden ona tatlı bir destek vermeye başlamışlar. Kendini yalnız hissetmemesi için, Honey-Rae'in bacağındaki doğum izinin aynısını kendi sağ bacaklarına dövme olarak yaptıran sevimli çift 'gerçekten acı dolu bir dövme yaptırma süreciydi, oldukça büyük bir dövme olduğu için çok zaman aldı, ama çektiğimiz acının her saniyesine değer' demişler.Honey-Rae büyüdüğünde ne kadar çok sevildiğini görüp bu lekeleri kafasına bile takmayacaktır.
Reklam
İnsana İş Hayatını Dar Eden Baskıcı, Zorba ve Geçimsiz Amirlerle 11 Maddelik Baş Etme Rehberi
İş hayatına atılan herkesin kabusudur; baskıcı, zorba ve geçimsiz tavırları olan amirler. Çoğu insan bu tür insanlarla daha önce karşılaşmadıkları için bu tür durumlarda ne yapacağını bilmez. Ve genellikle de içe kapanırlar. İşe başladıktan kısa bir süre sonra ağlayarak istifa ettiklerini gördüğünüz kimseler, işte bu insanlardır..İstifa ederek bir an önce; kendilerini koşulsuz seven anne ve babalarının yanına yani güvenli bir ortam olan evlerine dönmek isterler. Nasıl olsa orada zorbalar yoktur. Ama bu tarz insanlar kendilerine şu soruyu sormalıdır, ' Hayatımın sonuna dek evimde saklanabilir miyim?' Şüphesiz cevap 'hayır' olacaktır. O halde yapmaları gereken, geri dönüp bu tarz insanlarla nasıl mücadele edileceğini öğrenmektir...
Ali İsmail Davasında Yargılanan Bilirkişi: 'Cihaz Görüntüleri Otomatik Sildi'
Eskişehir'de, Gezi Parkı eylemlerinde dövülerek öldürülen üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz'ın darbedilmesine ilişkin güvenlik kamerası görüntülerini sildiği öne sürülen bilirkişinin yargılanmasına başlandı.Eskişehir 6'ncı Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, tutuksuz sanık Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanı S.U. (44) ve avukatı ile Korkmaz'ın ailesinin avukatlarından Esra Başbakkal Kara, Pınar Çelik Arpacı, Fatma Girgin ve Aykut Altınok hazır bulundu.S.U, savunmasında, 2013 yılının haziran ayında kendisini bir kadın avukatın telefonla aradığını ve kamera kayıtlarıyla ilgili bilirkişilik yapıpyapamayacağını sorduğunu söyledi.Teklifi kabul ettiğini belirten S.U, savcılık atamasıyla bilirkişi olarak görevlendirildiğini anlattı. Daha sonra kendisine güvenlik kamerası hard disklerinin iletildiği bilgisini veren S.U, şöyle konuştu:'Rapor düzenlemek amaçlı hard diskleri bilgisayarıma taktım, herhangi bir veri göremedim. Bu kez hard diskleri kameraya takarak cihazın menüsünde görmek istedim ancak yine göremedim. Bu işlemi iki kez tekrarladım. Silinme işlemlerine karşı kurtarma programlarını çalıştırdım. Veri göremeyince de 'Veri görülememiştir' diye rapor düzenledim. Daha sonra basından takip ettiğim kadarıyla jandarma kriminal raporunda 'Cihaz tarafından formatlama yöntemiyle veri silme işlemi yapılmıştır' ibaresini okudum. Cihaz üzerinde bir formatlama ve silme işlemi yapmadığımdan eminim. Jandarma raporundaki bu ifadeyi okuduktan sonra cihazın aynısından satın aldım. Bilgisayarıma taktığımda otomatik formatlama yaptı. Daha sonra ürünün ithalatçı firmasından cihazın otomatik formatlama işlemini sordum ve onlar da bu durumu doğrulayan imzalı yazı gönderdi.'S.U, Korkmaz'ın ailesinin avukatlarına, hard disklerin Jandarma Kriminal Daire Başkanlığına gönderilerek incelenmesi konusunda tavsiyede bulunduğunu dile getirdi. İşin uzmanı olarak yok etme amaçlı hareket etse diğer disklerdeki CD'lerin değiştirildiğinden bahsetmeyeceğini savunan S.U, 'Kötü niyetli olsaydım ekmek fırınındaki verileri yok ederdim, bu duruma da düşmezdim. Jandarma Kriminal veya en iyi bilişim imkanlarına sahip olan yerler bile görüntüyü asla bulamazdı.Ekmek fırınından elde edilen disklerde hiçbir şekilde veriyi okuyamadığım için silinme ihtimalini düşünmedim. Netice itibarıyla suçsuzum ve beraatimi istiyorum' ifadesini kullandı.Avukatlardan Kara ise sanıktan şikayetçi olduklarını belirtti. Mahkemenin hakimi, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.AA
Reklam
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
Afganistan'ın başkenti Kabil'de Türk Büyükelçiliği'ne ait bir araca düzenlenen intihar saldırısında bir Türk askeri şehit oldu, bir asker yaralandı. Saldırıyı üstlenen Taliban 'Türkleri 'yanlışlıkla' vurduk, hedef ABD'ydi' açıklamasında bulundu...
Reklam
Tahkim, Beşiktaş ve Trabzonspor'un Cezalarını Onadı
Tahkim Kurulu, Beşiktaş Kulübü'nün tribün kapama ve 200.000 TL para cezası kararlarına yaptığı itirazı reddetti. Tahkim, ayrıca, Trabzonspor'a verilen 1 maçlık cezayı ve Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu'na verilen 60 günlük cezayı onadı.TFF'nin resmi internet sitesinden yapılan açıklama şöyle;'Tahkim Kurulu 26 Şubat 2015 günü (14) sayılı toplantısında gündemindeki maddeleri inceleyerek aşağıdaki kararları almıştır.1- E.2015/32Giresun Spor Kulübü'nün, PFDK'nın 05.02.2015 tarih ve E.2014-2015/698, K.2014-2015/829 sayılı kararına itirazına ilişkin dosyada, Giresun Spor Kulübünden istenen bilgi ve belgelerin geldiği görüldü. Tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan müzakere neticesinde PFDK'ca Giresun Spor Kulübü'ne, müsabakaya usulsüz seyirci almasından dolayı FDT'nin 49. maddesi uyarınca verilen 26.000.-TL para cezasının, Giresun İl Emniyet Müdürlüğü'nün 25.02.2015 tarihli ve 77033770-34447 (14328) sayılı yazısı dikkate alınarak kaldırılmasına oybirliğiyle, (K.2015/54);2- E.2015/48Bursa Nilüfer Spor A.Ş. 'nin, yöneticisi Abdullah Nezih Alaçam ile ilgili PFDK'nın 19.02.2015 tarihli ve E.2014-2015/778, K.2014-2015/916 sayılı kararına itirazı incelendi. İtirazın süresinde olduğu, gerekli harcın yatırıldığı görüldü. Tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan müzakere neticesinde; PFDK'ca, Bursa Nilüfer Spor A.Ş. yöneticisi Abdullah Nezih Alaçam'a, rakip takım mensuplarına yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle FDT'nin 36/1-b. maddesi uyarınca verilen 21 gün hak mahrumiyeti ve 5.000.-TL para cezasının, hakem raporunda, sportmenliğe aykırı hareketin ne olduğunun açıkça belirtilmemiş olması nedeniyle kaldırılmasına oybirliğiyle (K.2015/55);3- E.2015/49Soma Spor Kulübü'nün, futbolcusu Resul Furkan Demir ile ilgili AFDK'nın 19.02.2015 tarihli ve E.2014-2015/1136, K.2014-2015/1434 sayılı kararına itirazı incelendi. İtirazın süresinde olduğu, gerekli harcın yatırıldığı görüldü. Tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan müzakere neticesinde;- Yerinde görülmeyen duruşma talebinin reddine;- AFDK'ca Soma Spor Kulübü futbolcusu Resul Furkan Demir'e, rakip takim seyircilerine sözle ve eylemle hakaret etmesi nedeniyle FDT'nin 41/1-a maddesi uyarınca 3 resmi müsabakadan men cezası verilmesinde sübut, hukuki nitelik ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, yapılan itirazın reddine, cezanın onanmasına, oybirliğiyle (K.2015/56);4- E.2015/50Büyükşehir Belediye Erzurum Spor Kulübü'nün, futbolcusu Sinan Uzun ile ilgili PFDK'nın 19.02.2015 tarih ve E.2014-2015/772 sayılı kararına itirazı incelendi. İtirazın süresinde olduğu, gerekli harcın yatırıldığı görüldü. Tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan müzakere neticesinde; PFDK'ca Erzurum Spor Kulübü Futbolcusu Sinan Uzun'un rakip takim sporcusuna yönelik şiddetli harekette bulunması nedeniyle FDT'nin 43/1 ve 35/4. maddeleri uyarınca 3 resmi müsabakadan men cezası ve 1.500.-TL para cezası verilmesinde sübut, hukuki nitelik ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, yapılan itirazın reddine, cezanın onanmasına oybirliğiyle, (K.2015/57);5- E.2015/51Suruç Gençlik ve Spor Kulübü futbolcusu Ali Mesut'un, AFDK'nın 19.02.2015 tarih ve E.2014-2015/1134, K.2014-2015/1431 sayılı kararına itirazı incelendi. İtirazın süresinde olduğu, gerekli harcın yatırıldığı görüldü. Tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan müzakere neticesinde; AFDK'ca Suruç Gençlik ve Spor Kulübü futbolcusu Ali Mesut'a topsuz alanda rakip takım futbolcusuna kural dışı harekette bulunması nedeniyle FDT'nin 43. maddesi uyarınca 3 resmi müsabakadan men cezası verilmesinde sübut, hukuki nitelik ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, yapılan itirazın reddine, cezanın onanmasına, oybirliğiyle (K.2015/58);6- E.2015/55Gençlerbirliği Spor Kulübü'nün, futbolcusu Ahmet Yılmaz Çalık ile ilgili PFDK'nın 19.02.2015 tarihli ve E.2014-2015/778, K.2014-2015/923 sayılı kararına itirazı incelendi. İtirazın süresinde olduğu, gerekli harcın yatırıldığı görüldü. Tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan müzakere neticesinde;- Yerinde görülmeyen duruşma talebinin reddine;- PFDK'ca Gençlerbirliği Spor Kulübü futbolcusu Ahmet Yılmaz Çalık'a rakip takim sporcusuna yönelik ciddi faulü nedeniyle FDT'nin 43/1. maddesi uyarınca 2 resmi müsabakadan men cezası verilmesinde sübut, hukuki nitelik ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, yapılan itirazın reddine, cezanın onanmasına, oybirliğiyle;- Kurulumuzun yaptırımın ertelenmesine ilişkin kararlarında ve FDT'nin 102. maddesinde belirtilen şartları taşıdığı anlaşıldığından Gençlerbirliği Spor Kulübü futbolcusu Ahmet Yılmaz Çalık'ın 'yaptırımın ertelenmesi' talebinin kabulüne, PFDK'ca verilen 2 resmi müsabakadan men cezasından henüz infaz edilmeyen yalnız 1 resmi müsabakadan men cezasının 1 yıl süreyle ertelenmesine, ertelenmeyen 1 resmi müsabakadan men cezasının ise derhal infazına oybirliği ile (K.2015/59);7- E.2015/56Beşiktaş A.Ş.'nin ,PFDK'nın 19.02.2015 tarihli ve E.2014-2015/765, K.2014-2015/907sayılı kararına itirazı incelendi. İtirazın süresinde olduğu, gerekli harcın yatırıldığı görüldü. Tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan müzakere neticesinde; PFDK'ca Beşiktaş A.Ş.'ne taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde ev sahibi olduğu müsabakada 4. kez gerçekleştirilmesinden dolayı FDT'nin 53/2 maddesi uyarınca tribün kapatma ve 200.000.- TL para cezası verilmesine, cezanın ihlalin gerekleştirildiği doğu ve kuzey tribünde infaz edilmesine, FDT'nin 53/4.maddesi uyarınca cezaya neden olan tribünlere ilgili müsabakada giriş yapan taraftarların elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle ilgili cezanın infaz edildiği müsabakaya girişlerinin engellenmesine dair verilen kararda sübut, hukuki nitelik ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, yapılan itirazın reddine, cezanın onanmasına, oybirliğiyle (K.2015/60);8- E.2015/57Kayseri Spor Kulübü'nün, futbolcusu Cem Can ile ilgili PFDK'nın 19.02.2015 tarih ve E.2014-2015/ 764, K.2014-2015/917 sayılı kararına itirazı incelendi. İtirazın süresinde olduğu, gerekli harcın yatırıldığı görüldü. Tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan müzakere neticesinde;- PFDK'ca Kayseri Spor Kulübü Futbolcusu Cem Can'a rakip takım sporcusuna yönelik şiddetli hareketi nedeniyle FDT'nin 43.maddesi uyarınca 3 resmi müsabakadan men ve 6.500.-TL para cezası verilmesinde ve olayın oluş şekli dikkate alınarak eylemine FDT'nin 12. maddesi uygulanması suretiyle cezanın neticen ve takdiren 2 resmi müsabakadan men ve 4.300.-TL para cezası olarak tayininde sübut, hukuki nitelik ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, yapılan itirazın reddine, cezanın onanmasına, oybirliğiyle;- Kurulumuzun yaptırımın ertelenmesine ilişkin kararlarında ve FDT'nin 102. maddesinde belirtilen şartları taşımadığı anlaşıldığından Kayseri Spor Kulübü futbolcusu Cem Can'ın 'yaptırımın ertelenmesi' talebinin reddine; oybirliği ile (K.2015/61);9- E.2015/58Manisa Spor Kulübü'nün, futbolcuları Gökhan Sazdağı ve Berk Neziroğluları ile ilgili PFDK'nın 19.02.2015 tarih ve E.2014-2015/764, K.2014-2015/918 sayılı kararına itirazı incelendi. İtirazın süresinde olduğu, gerekli harcın yatırıldığı görüldü. Müsabaka görüntüleri de izlenmek suretiyle tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan müzakere neticesinde;- PFDK'ca Manisa Spor Kulübü futbolcusu Gökhan Sazdağı'na rakip takım sporcusuna yönelik şiddetli hareketi nedeniyle FDT'nin 43. maddesi uyarınca 3 resmi müsabakadan men cezası verilmesinde sübut, hukuki nitelik ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, yapılan itirazın reddine, cezanın onanmasına, oybirliğiyle;- Her ne kadar Manisa Spor Kulübü futbolcusu Berk Neziroğluları'nın müsabaka hakemine yönelik eylemi PFDK'ca sportmenliğe aykırı hareket olarak değerlendirilmişse de, Kurulumuzun yerleşik içtihatları ve küçük düşürücü niteliği karşısında eylemin, FDT'nin 41/1-a maddesi kapsamında hakaret ihlali oluşturduğu anlaşıldığından, eylemin niteliğinin 'hakaret' şeklinde düzeltilerek onanmasına; bu haliyle cezanın da eylemin niteliğine uygun tayini gerekmekle birlikte aleyhe bozma yasağı ve cezanın re'sen aleyhe bozulamaması nedeniyle PFDK'ca Manisa Spor Kulübü futbolcusu Berk Neziroğluları'na verilen 2 resmi müsabakadan men ve 13.000.-TL para cezasının onanmasına oybirliğiyle;- Kurulumuzun yaptırımın ertelenmesine ilişkin kararlarında ve FDT'nin 102. maddesinde belirtilen şartları taşımadığı anlaşıldığından Manisa Spor Kulübü futbolcuları Gökhan Sazdağı ile Berk Neziroğluları'nın 'yaptırımın ertelenmesi' taleplerinin reddine oybirliğiyle (K.2015/62);10- E.2015/59Gaziantep Büyükşehir Belediye Spor Kulübü futbolcusu İbrahim Kaş'ın, PFDK'nın 19.02.2015 tarih ve E.2014-2015/789, K.2014-2015/911 sayılı kararına itirazı incelendi. İtirazın süresinde olduğu, gerekli harcın yatırıldığı görüldü. Müsabaka görüntüleri de izlenmek suretiyle tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan müzakere neticesinde;- Yerinde görülmeyen duruşma talebinin reddine;- PFDK'ca Gaziantep Büyükşehir Belediye Spor Kulübü futbolcusu İbrahim Kaş'a rakip takım sporcusuna yönelik şiddetli hareketi nedeniyle FDT'nin 43. ve 35/4.maddeleri uyarınca 3 resmi müsabakadan men ve 6.500.-TL para cezası verilmesinde sübut, hukuki nitelik ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, yapılan itirazın reddine, cezanın onanmasına, oybirliğiyle;- Her ne kadar Gaziantep Büyükşehir Belediye Spor Kulübü futbolcusu İbrahim Kaş'ın ihraç sonrası müsabaka hakemine ve rakip takım taraftarlarına yönelik eylemi PFDK'ca sportmenliğe aykırı hareket olarak değerlendirilmişse de, Kurulumuzun yerleşik içtihatları karşısında eylemin FDT'nin 41/1-a maddesi kapsamında hakaret niteliğinde olduğu anlaşıldığından, eylemin niteliğinin 'hakaret' şeklinde düzeltilerek onanmasına; bu haliyle cezanın da eylemin niteliğine uygun tayini gerekmekle birlikte aleyhe bozma yasağı ve cezanın re'sen aleyhe bozulamaması nedeniyle PFDK'ca Gaziantep Büyükşehir Belediye Spor Kulübü futbolcusu İbrahim Kaş'a verilen 2 resmi müsabakadan men ve 13.000.-TL para cezasının onanmasına oybirliği ile;- Neticeten cezaların birleştirilmesi suretiyle PFDK'ca Gaziantep Büyükşehir Belediye Spor Kulübü futbolcusu İbrahim Kaş'a verilen 5 resmi müsabakadan men ve 19.500.-TL para cezasının, aleyhe bozma yasağı ve cezanın re'sen aleyhe bozulamaması nedeniyle onanmasına, oybirliğiyle;- Kurulumuzun yaptırımın ertelenmesine ilişkin kararlarında ve FDT'nin 102. maddesinde belirtilen şartları taşımadığı anlaşıldığından Gaziantep Büyükşehir Belediye Spor Kulübü futbolcusu İbrahim Kaş'ın 'yaptırımın ertelenmesi' talebinin reddine oybirliğiyle (K.2015/63);11-E.2015/60Ceyhan Spor Kulübü teknik sorumlusu Hayrettin Gümüşdağ ile futbolcusu Emir Aykurt'ın, AFDK'nın 23.02.2015 tarih ve E.2014-2015/1144, K.2014-2015/1453 sayılı kararına itirazı incelendi. İtirazın süresinde olduğu, gerekli harcın yatırıldığı görüldü. Müsabaka görüntüleri de izlenmek suretiyle tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan müzakere neticesinde,- AFDK'ca Ceyhan Spor Kulübü teknik sorumlusu Hayrettin Gümüşdağ'a, rakip takım kaleci antrenörüne sözle hakaret etmesi nedeniyle FDT'nin 41/1-c maddesi uyarınca 21 gün hak mahrumiyeti cezası verilmesinde sübut, hukuki nitelik ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, yapılan itirazın reddine, cezanın onanmasına, oybirliğiyle;- Her ne kadar Ceyhan Spor Kulübü futbolcusu Emir Aykurt'un ihraç sonrası hakeme yönelik eylemi AFDK'ca sportmenliğe aykırı hareket olarak değerlendirilmişse de, Kurulumuzun yerleşik içtihatları çerçevesinde eylemin FDT'nin 41/1-a.maddesi kapsamında hakaret niteliğinde olduğu anlaşıldığından, eylemin niteliğinin 'hakaret' şeklinde düzeltilerek onanmasına; bu haliyle cezanın da eylemin niteliğine uygun tayini gerekmekle birlikte aleyhe bozma yasağı ve cezanın re'sen aleyhe bozulamaması nedeniyle AFDK'ca Ceyhan Spor Kulübü futbolcusu Emir Aykurt'a verilen -ihraç olması nedeniyle oynamaması gereken ilk resmi müsabaka dışında ayrıca- bir resmi müsabakadan men cezasının (kırmızı kart gereği 1 maç+ 1 maç= 2 maç) onanmasına, oybirliğiyle; (K.2015/64);12-E.2015/61Trabzon Spor A.Ş.'nin, kulüp başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu ile kulübün kendisi ile ilgili PFDK'nın 17.02.2015 tarih ve E.2014-2015/755, K.2014-2015/901 sayılı kararına itirazı incelendi. İtirazın süresinde olduğu, gerekli harcın yatırıldığı görüldü. Tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan müzakere neticesinde;- Yerinde görülmeyen duruşma talebinin reddine;- PFDK'ca Trabzonspor A.Ş.'ye taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle FDT'nin 52/2 maddesi uyarınca 1 resmi müsabakayı kendi sahasında seyircisiz oynama cezası verilmesinde sübut, hukuki nitelik ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, yapılan itirazın reddine, cezanın onanmasına, oybirliğiyle;- PFDK'ca Trabzonspor A.Ş.'ye taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin kupa kategorisinde ev sahibi kulüp olduğu müsabakada ilk kez gerçekleştirilmesinden dolayı FDT'nin 53/2. maddesi uyarınca 5.000.-TL para cezası verilmesinde sübut, hukuki nitelik ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, yapılan itirazın reddine, cezanın onanmasına, oybirliğiyle;- PFDK'ca Trabzonspor A.Ş.'ye kulüp resmi internet sitesinde sportmenliğe aykırı açıklamada bulunulmasından dolayı FDT'nin 38/3 maddesi uyarınca 150.000.-TL para cezası verilmesinde sübut, hukuki nitelik ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, yapılan itirazın reddine, cezanın onanmasına, oybirliğiyle;- PFDK'ca Trabzonspor A.Ş. Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu'na kulüp resmi internet sitesinde sportmenliğe aykırı açıklamada bulunulmasından dolayı FDT'nin 38/3 ve 38/1-b ve 11. Maddeleri uyarınca 60 gün hak mahrumiyeti ve 40.000.-TL para cezası verilmesinde sübut, hukuki nitelik ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, yapılan itirazın reddine, cezanın onanmasına, oybirliğiyle;- Fazla yatırıldığı anlaşılan 2.000.-TL harcın talep halinde TRABZONSPOR A.Ş.'ne iadesine (K.2015/65);13-E.2015/62Galatasaray A.Ş.'nin, TFF Yönetim Kurulu'nun 13.02.2015 tarihli toplantısında aldığı 'Spor Toto Süper Lig'de Futbolcuların Uygunluğu ve Yerli Futbolcu Teşvik Sistemi' kararının bir kısmının iptaline yönelik başvurusuna ilişkin dosya incelendi. Gerekli harcın yatırıldığı görüldü. Yapılan müzakere neticesinde,- Galatasaray A.Ş.'nin, anılan kararın iptali istemi ile Kurulumuza 23.02.2015 tarihli başvurusundan feragat beyanını içeren dilekçe verdiği görüldüğünden, Galatasaray A.Ş.'nin başvurusunun feragat medeniyle reddine oybirliğiyle;- Yatırılan 2.000.-TL harcın talep halinde Galatasaray A.Ş.'ye iadesine oybirliğiyle (K.2015/66);14- E.2015/52Dumlupınar Üniversitesi Spor Kulübünün, TFF yönetim Kurulu'nun 13.02.2015tarih ve 57sayılı toplantısında aldığı karara itirazı incelendi. İtirazın süresinde olduğu, gerekli harcın yatırıldığı görüldü. Taraf teşkili sağlanarak, Dumlupınar Üniversitesi Spor Kulübü'nün başvuru dilekçesinin toplantı gününden önce cevaplanmak üzere TFF Genel Sekreterliği'ne gönderilmesine;15-E.2015/53Kumbağ Spor Kulübü'nün, TFF yönetim Kurulu'nun 13.02.2015tarih ve 57sayılı toplantısında aldığı karara itirazı incelendi. İtirazın süresinde olduğu, gerekli harcın yatırıldığı görüldü. Taraf teşkili sağlanarak, Kumbağ Spor Kulübü'nün başvuru dilekçesinin toplantı gününden önce cevaplanmak üzere TFF Genel Sekreterliği'ne gönderilmesine;16-E.2015/54Çorlu Gençler Birliği Spor Kulübü'nün, TFF yönetim Kurulu'nun 13.02.2015tarih ve 57sayılı toplantısında aldığı karara itirazı incelendi. İtirazın süresinde olduğu, gerekli harcın yatırıldığı görüldü. Taraf teşkili sağlanarak, Çorlu Gençler Birliği Spor Kulübü'nün başvuru dilekçesinin toplantı gününden önce cevaplanmak üzere TFF Genel Sekreterliği'ne gönderilmesine;17-E.2015/63Çerkezköy Spor Kulübü'nün, TFF yönetim Kurulu'nun 13.02.2015tarih ve 57sayılı toplantısında aldığı karara itirazı incelendi. İtirazın süresinde olduğu, gerekli harcın yatırıldığı görüldü. Taraf teşkili sağlanarak, Çerkezköy Spor Kulübü'nün başvuru dilekçesinin toplantı gününden önce cevaplanmak üzere TFF Genel Sekreterliği'ne gönderilmesine;Karar verilmiştir.Tahkim Kurulu'Skorer
Ali Koç: 'Ağır Koşullarda Çalışan İşçiler Rahatsız'
Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ali Koç, iş arayan milyonlarca insanın, kabul edilemez şartlarda çalışan işçilerin ve buna bağlı giderek artan toplumsal ve sosyal gerginliklerin daha fazla oyalanmaya, daha fazla ötelenmeye tahammülü olmadığına inandığını söyledi.Emre Baylan’ın DHA’da yer alan haberine göre, Türkiye'nin dönem başkanlığını üstlendiği G20'nin iş dünyası ayağı 'The Business20' nin (B20) İstidam Görev Gücü kuruluş toplantısı Antalya'da yapıldı. Akra Barut Otel'de gerçekleşen toplantı B20 İstidam Görev Gücü Koordinatör Başkanı ve Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ali Koç, Uluslararası İşverenler Teşkilatı (IOE) Başkanı Daniel Funes de Rioja, Türkiye İşverenler Sendikası (TİSK) Başkanı Yağız Eyüboğlu, TÜRK-İŞ Genel Başkanı ve L20 Türkiye Başkanı Ergün Atalay, B20 Sherpa'sı Sarp Kalkan, B20 İstihdam Görev Gücü Eş Başkanı Yogendra Modi, Bosch Türkiye ve OrtadoğuBaşkanı Steven Young katılımıyla gerçekleşti.Büyümeyen tek şey reel ücretAli Koç, küresel krizin yıkıcı etkilerinin en ağır şekilde hissedildiği ve krizler sonrasında çok çok az iyileşmenin sağlanabildiği bir sistem konusunda çalışmak için bir arada olduklarını söyledi. Dünyanın son 50 yıllık döneminde her şeyin ilerlediğini, her şeyin değerlendiğini, büyüme yaşandığını, borsaların, gayri safi milli hasılanın büyüdüğünü dile getiren Koç şöyle konuştu:'Büyüme trendinde olmayan bir şeyler var. O da reel ücretler. Ücretlerin milli gelirden aldığı pay büyümemektedir. Her şey yükselirken reel ücretlerin düşmesi, ücretlerin milli gelirden aldığı payın düşüyor olması, kendi içinde kabul edilmesini çok güç bir fenomen olarak görüyorum.'İnsanların umutlarını yok eden, hayatlarını yaşanmaz hale getiren işsizlik sorununu görüşmek için toplandıklarının altını çizen Ali Koç, bu nedenle B20 İstihdam Gücü olarak Türkiye'nin vizyonları doğrultusunda kapsayıcı ve uzlaşmacı sonuç odaklı bir anlayış çerçevesinde hareket etmeyi hedeflediklerini söyledi. Çalışmaların sonuç odaklı olmasını istediklerini özellikle vurgulayan Koç, G20 çalışmalarının güvenilirliğini devam ettirebilmesi için ne yapılması gerektiği değil, nasıl yapılması gerektiğini, bunu belirledikten sonra ölçülebilir bir aksiyon planıyla uygulanması gerektiğini düşündüklerini dile getirdi. Koç, 'İş arayan milyonlarca insanın, kabul edilemez şartlarda çalışan işçilerin ve buna bağlı giderek artan toplumsal ve sosyal gerginliklerin daha fazla oyalanmaya, daha fazla ötelenmeye tahammülü olmadığına inanıyoruz' dedi.Söz değil aksiyonKoç, B20 çalışmalarında önceliklerinden birini de 'daha fazla söz değil, hızlı ve etkili aksiyon gerektiği' saptamasından hareketle etkin bir mekanizma geliştirmek olduğunu söyledi. Koç, 'Daha önceki senelerde G20 devlet ve hükümet başkanlarının gerek büyüme stratejisi belgesinde, gerekse ülke istihdam politikası belgelerinde arz ettiği politikaların uygulanması, derinleştirilmesi ve izlenme konusunda etkin bir mekanizma geliştirmeyi hedefliyoruz' diye konuştu.TÜRK-İŞ Genel Başkanı ve L20 Türkiye Başkanı Atalay, G20 yapısı içinde bir araya gelen 20 ülkenin dünya nüfusunun yüzde 70'ini kapsamakla birlikte, dünya ekonomisinin ise yüzde 85'ini oluşturduğunu söyledi.Uyuyanları uyandırma zamanıTİSK Başkanı Yağız Eyüboğlu da, 2008 krizinin küresel sorunların küresel çözümler gerektirdiğini ve mevcut yapının, sorunları önlemede ve çözmede yeterli olmadığını net bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi. Bu bağlamda G20'nin ulusal politikaları etkileyen, küresel bir yönetişim yapısı geliştirdiğini belirten Eyüboğlu,  şunları kaydetti:'2008 yılının Kasım ayında gerçekleştirilen ilk G20 Devlet Başkanları Toplantısı'ndan bu yana istihdam, yenilikçilik, yatırım, yolsuzlukla mücadele, ticaret, vergi, enerji ve kalkınma konularını da dahil ederek gündemini genişletti. Her geçen sene G20'nin küresel karar mekanizmasındaki yeri ve öneminin derinleştiği görülüyor.'İşsizlik alarm düzeyindeKüresel ekonominin büyüme hızının 2008 krizi öncesine göre yavaşladığını ve krizle ortaya çıkan sosyal ve ekonomik açıkları kapatmakta yetersiz kaldığını kaydeden Eyüboğlu, şunları söyledi:'2014 yılında dünyada 201 milyondan fazla işsiz var. Bu rakam küresel kriz öncesinden 31 milyon kişi daha fazla. Gelecek 5 yıla ilişkin tahminlere baktığımızda, 2015 yılında işsizliğin 3 milyon kişi artacağı, izleyen 4 yılda ise bu artışa 8 milyon kişinin daha ekleneceği öngörülüyor. Krizin başladığı tarihten bu yana 61 milyon iş kaybedilmiş. Önümüzdeki 5 yıllık dönemde işgücü piyasasına girecek kişiler de dikkate alındığında, krizin neden olduğu istihdam kayıplarının kapatılması için 2019 yılı itibariyle 280 milyon yeni iş yaratılması gerekiyor.'Genç işsiz daha çokGençlerin, özellikle de genç kadınların işsizlikten daha fazla etkilendiğini aktaran Eyüboğlu, 2014 yılı itibariyle yaklaşık 15- 24 yaş arası 74 milyon gencin iş aradığını söyledi. Genç işsizlik oranının yetişkinlerin yaklaşık 3 katına ulaştığını kaydeden TİSK Başkanı şöyle konuştu:'Gençlerin işsizliğinden daha önemli ve daha tedirgin edici olanı ise kısaca NEET oranı olarak tabir edilen, ne istihdamda ne de eğitim ve öğretimde olan gençlerin oranı. Bu konudaki OECD ortalaması yaklaşık yüzde 15 ile alarm verir düzeyde.'Bu gençlerin sadece sosyal patlamaların kaynağını oluşturmadığını, aynı zamanda tüm ülkeler için kaybedilmiş bir nesle işaret ettiğinin altını çizen Eyüboğlu, 'Yani yapacak çok iş, düzeltilecek çok şey var' dedi.Kaynak: Finans Gündem
Reklam
Aziz Yıldırım PFDK'ya Sevk Edildi
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Akhisar Belediyespor maçının hakemi Özgür Yankaya ile ilgili yaptığı açıklamalar nedeniyle tedbirli olarak PFDK'ya sevkedildi.İŞTE YAPILAN AÇIKLAMA...'FENERBAHÇE A.Ş. Kulüp Başkanı AZİZ YILDIRIM'ın 25.02.2015 tarihinde medyada yer alan 'sportmenliğe aykırı açıklamaları' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 38. maddesi uyarınca 26.02.2015 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.'Sporx
Müthiş Nakavtı Kağıda Döktü!
MMA dövüşlerinin efsane anlarını kağıtlara döken sanatçı Chris Rini bu kez ABD'li dövüşçü Ronda Rousey'in nakavtını çizdi.
Arınç: 'Öcalan HDP ve Kandil Üzerindeki Gücünü Göstersin'
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Kandil'in Öcalan'ın açıklamalarını veto ettiğini savundu. Arınç, Öcalan'ın HDP ve Kandil üzerindeki gücünü göstermesi gerektiğini söyledi. Arınç, HDP ile hükmetin yan yana bir açıklama yapmasının söz konusu olamayacağını belirtti.A Haber televizyonunda konuşan Başbakan Yardımcısı Arınç, çözüm süreci konusunda HDP'nin sorumlu hareket etmediğini söyledi. HDP'nin İmralı ile Kandil arasında 'kuryelik'ten öte görev üstlenmesi gerektiğini söyleyen Arınç 'HDP, Cemil Bayık veya Murat Karayılan ağzıyla nasıl konuşabilir?' diye sordu.Arınç, Kandil'in itirazıyla çözüm sürecindeki gelişmelerin durduğunu belirtti, 'Öcalan gücünü HDP üzerinde, Kandil üzerinde göstersin. İmralı'ya gidenlerin profili belki değiştirilecek. Bu yolu aşmak varken öbür taraf silahını göstermesin' dedi.Başbakan Yardımcısı, Kandil'in Öcalan'ın taleplerini dikkate almadığını belirtti:'Şunun cevabını versinler, niçin HDP heyetlerinden bazen iki ya da üç kişi Kandil’e gidip geliyor? Buna neden ihtiyaç duyuyor? 'Ey Demirtaş ne yapmak istiyorsunuz, Öcalan’ı itibarsız hale getirmekle?' dedim. 'Vay Arınç Öcalan’ın itibarını kurtarmaya mı çalışıyor?' dendi. Hayır ben çok da meraklısı değilim. Bir kavga yaşanıyor. Öcalan’ın taleplerine karşı Kandil sürekli veto hakkını kullanıyor. Burada iki şey düşünülebilir, Öcalan’ın belli taleplerini Kandil neden veto hakkını kullanıyor ya da onun sözlerine önem vermiyor? 'Bizim elimizde silah var, Öcalan da kim oluyor?' diyebilir. Kandil eylem yaparak gücün kendinde olduğunu ifade ediyor.'Arınç, Kandil ve İmralı arasındaki görüş ayrılığının bir 'danışıklı dövüş' olabileceğini de ima etti, 'Bu çelişkileri gidermek HDP'nin işidir' dedi:'Madem ki arada tavassut edici bir konumdadır, ben onları kurye, postacı gibi tanımlamıştım. Bu değil, sizin sözünüzü söylemeniz gerekir. Örsle çekiç arasında kalmak siyaset değildir. Beyefendi '10 tane iş vardır, bunlara hayır diyor' diyor. Türkiye’de kamu düzeni esastır. Sizin elinizdeki güçler yolları kazmayacak, evlere gidip insanları öldürmeyecek, ellerindeki patlayıcıları atmayacak. Siz bundan vazgeçiyor musunuz? Hayır vazgeçmiyorlar. Dicle’nin içinde olduğu grup 'artık siz bunları yapmayacaksınız' dediler, 12 yaşında bir çocuk öldü. Mobeseler parçalanıyor, evlere gidip insanları öldürüyorlar.''Ortak açıklama söz konusu değil'Bülent Arınç hükümetle HDP heyetinin çözüm sürecine dair ortak açıklama yapmasının söz konusu olmadığını belirtti. Arınç açıklamanın nasıl yapılması gerektiğine dair yöntemi de anlattı:'Öcalan’ın bildirdiği haberlerin Kandil tarafından kabul edildiğina dair açıklama yapması ve hükümetin bunu uygun bulduğunu açıklaması lazım. Yan yana ortak açıklama söz konusu değildir. Siz bunları kabul ettiğinizi söyledikten sonra hükümetin 'Biz de böyle söylüyoruz, yapılacaklar bunlardır' demesi lazım.'Arınç, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın çözüm sürecinde üzerinde uzlaşma aranan taslak metindeki 10 maddeye ilgili açıklamasını da değerlendirdi. Söz konusu maddelerin yapısal değişiklikler içerdiğini belirten Arınç, 'Bunları yazmak kolay da, gerçekleşmesi bugünden yarına olmaz, bunu Öcalan da biliyor. Felsefe içeriyor bunlar.''Hükümetin bunun üzerine atlaması düşünülemez'Arınç hükümetin bu taslağı değiştirerek açıklamak istediğine ilişkin iddialar içinse şu değerlendirmeyi yaptı:'Bu yazılar bize gelmiştir. Hükümetin bunun üzerine atlaması düşünülemez. Bizim yaptığımız müzakere değil. Müzakere sürecinde kendi elindeki silahını bırakmayan insan bizimle masaya oturmayı teklif edecek. Bunu kim kabul edebilir? Adam diyor ki 'Ben silahı bırakmam çünkü halkı korkutmam lazım, vazgeçmem' diyor. Biz de diyeceğiz ki 'Beraber bir çay içelim, kaçtan aşağı olmaz. Biz deli miyiz yahu?'İç güvenlik paketi geri çekilecek mi?Başbakan Yardımcısı Arınç Meclis'te kavgaya neden olan iç güvenlik paketiyle ilgili muhalefetin asıl itirazını sakladığını savundu:'Benim bulabildiğim iki sebep var. Jandarma’nın İçişleri Bakanlığı’na bağlanmasını istemiyorlar, bunu kamufle etmek istiyorlar. İkincisi emniyet teşkilatında yeni bir piramit oluşturulacak. Komisere ihtiyaç var, başkomisere ihtiyaç var, onlar yok. Altı küçük, yukarısı şişmiş, adeta hormonlu bir hale gelmiş. Bunların da yapılmasını istemiyorlar ama bunları saklıyorlar; gözaltı süresi, amirin verdiği yetki vs. diyorlar.'Arınç paketin aciliyeti olmayan bölümlerinin geri çekilmesinin parti içinde tartışılmış olabileceğini söyledi.Cameron'a yanıtİngiltere Başbakanı David Cameron'ın Türkiye'den IŞİD'e katılmak üzere Suriye'ye geçtiği iddia edilen üç İngiliz kızla ilgili açıklamaları da Arınç'a hatırlatıldı. Cameron, Arınç'ın 'İngiltere bize bilgi vermedi' şeklindeki sözlerine 'Türk Başbakan Yardımcısı doğru söylemiyor' karşılığını vermişti. Arınç, Cameron'ın bu sözlerinin İngiliz kamuoyuna mesaj verdiğini savundu:'Cameron Başbakan’dır. Kendi iç kamuoyuna dönük bir mesaj vermiş, iç politik sebeplerle böyle konuşmuş. Bizim de kaynaklarımız bunun aksini söylüyor. Bir Başbakan iç kamuoyuna böyle mesaj vermek zorunda, kendisini hoş görüyorum. Suç işlemeye temayülü olduğu bilinen insanlar varsa bize nereden geliyorsa, o ülkenin bize bildirimde bulunması lazım. İngilterenin bize bildirdiği 19 İngiliz vatandaşını sınır dışı etmişiz. Kendi memleketine git demişiz. Binlercesi var, bütün ülkeler bize kendi takip ettikleri kişilerin sınır dışı edilmesini istemiş. Bize gelmişler, İstanbul’a gelmişler; hiçbir bildirim yok, ortadan kaybolmuşlar.'Kaynak: A Haber
Reklam