onedio
Muğla Cezaevi'nde Çocuk Tutuklulara İşkence ve Tecavüz İddiası
Muğla E Tipi Kapalı Cezaevi Sübyan Koğuşu’nda, yaşları 12 ile 15 arasındaki 4 çocuğa işkence yapılıp, tecavüz edildiği ileri sürüldü.CHP Muğla Milletvekili ve aynı zamanda TBMM Cezaevleri İnceleme Komisyonu Üyesi Nurettin Demir, 'Yapılan bir insanlık suçudur. Çocuklara cinsel tacizde bulunulmuş. Vücutlarında sigara söndürülmüş. Doktor raporlarıyla her şey ortada' dedi.Doğan Haber Ajansı'ndan Cavit Akgün'ün haberine göre, Marmaris İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi M.U. ve üç arkadaşı, ilçede bir hırsızlık olayına karıştı. Gözaltına alınan 4 çocuk, tutuklanarak Muğla E Tipi Kapalı Cezaevi’ne konuldu. Sübyan Koğuşu’na yerleştirilen çocuklar, 53 gün burada kaldı. İddiaya göre bu 4 çocuğa, aynı koğuşta kalan 17 yaşındaki diğer çocuklar tarafından işkence yapılıp, tecavüz edildi. Çocukların vücutlarında sigara söndürüldüğü, ayaklarına gazete bağlanıp ateşe verildiği öne sürüldü. Cezaevinden çocuğunu almaya giden baba H.U., vücudundaki izleri görünce hemen hastaneye götürdü. Marmaris Devlet Hastanesi’ndeki doktorlar, M.U.’ya cinsel istismarda bulunulup, işkence yapıldığına dair ön rapor tutup, durumu polise bildirdi. Marmaris Cumhuriyet Savcılığı, konuyla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturma dosyasının gönderildiği Muğla Cumhuriyet Savcılığı, çocuğu Muğla Adli Tıp Kurumu’na sevk etti. Adli Tıp raporu ’gizli’ ibaresiyle savcılığa gönderildi.
Mr. Spock Hayatını Kaybetti
Uzay Yolu film serisinde oynadığı Mr. Spock rolüyle tanınan ABD'li oyuncu Leonard Nimoy, 83 yaşında hayatını kaybetti.Aktörün oğlu Adam Nimow yaptığı açıklamada babasının Los Angeles'ta kronik akciğer hastalığından vefat ettiğini açıkladı.Nimoy uzun yıllar aktör ve yönetmen olarak çalışmıştı.Ancak kendisini üne kavuşturan rolü, kültürel bir fenomen haline gelen Uzay Yolu filmindeki Mr. Spock rolüydü.Bilim kurgu film serisi Uzay Yolu'nda yer alan Nimoy, uzay gemisi Atılgan'ın ikinci kaptanı rolüyle sinema tarihinin unutulmaz karakterlerinden biri olmuştu.BBC Türkçe
Akyürek'in Avukatı TCK Kitabını Yırttı
Ramazan Akyürek'in tutuklanmasının ardından adliyenin 'C' kapısı önünde açıklama yapan Avukatı Adnan Şeker, tutuklanmaya tepkisini TCK kitabını yırtarak gösterdi.Hrant Dink suikastına ilişkin 'kamu görevlilerinin ihmali' olduğu iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı olan Ramazan Akyürek, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. AVUKAT TÜRK CEZA KANUNU KİTABINI YIRTTIRamazan Akyürek'in tutuklanmasının ardından adliyenin 'C' kapısı önünde açıklama yapan Avukatı Adnan Şeker, tutuklanmaya tepkisini TCK kitabını yırtarak gösterdi. Avukat Şeker, 'Dosyayla ilgili hukuki söylenecek birşey yok. Çünkü hukuki bir şey yok. Şurada adalet sarayı yazıyor ama içi boş, adalet yok. İçeride olan hakimler, hakim değil. Hukuk fakülteleri gereksiz. Hakimler sadece siyasi iktidara ve bazı kişilere payanda olmuş' dedi.Daha sonra elindeki Türk Ceza Kanunu kitabının sayfalarını tek tek yırtmaya başlayan Avukat Adnan Şeker, 'Bizim kanaatimiz, Türk Ceza Kanunundaki suç tanımlanmasına ve suçların unsurlarının anlatılmasına da gerek yok. Zaten hakimler bunları biliyorlar. Tutuklamak için somut delillere gerek yok. Herhangi birinin sizin hakkınızda gerçek olmayan ifade vermesi veya soruşturmadan, kovuşturmadan kaçmak için yalan beyanda bulunması yetiyor' diye konuştu. Avukat Şeker, 'Adınız bir kere 'paralel' olarak çıkmışsa, siyasi düşünceniz, hayat görüşünüz uyuşmuyorsa bunların hiçbirine, kanunlara gerek yok' dedi.'ENGİN DİNÇTEN İFADE ALMAYAN ADALET ONUN AMİRİ KONUMUNDAKİ RAMAZAN AKYÜREK'İ TUTUKLUYOR'Avukat Şeker, son olarak, 'Olayın içinde başından beri olan bir Engin Dinç'ten ifade almayan adalet, onun amiri konumundaki Ramazan Akyürek'i somut delil olmadığı halde, somut delil var diye tutuklayabiliyor' dedi. Avukat Şeker, son olarak yapraklarını tek tek yırttığı Türk Ceza Kanunu kitabını göstererek, 'Bu ceza yargılama kanunumuz, bu adliye binasında geçmiyor' diyerek kitabı yere attı. Avukat Şeker karara itiraz edeceklerini de sözlerine ekledi.DAHA ÖNCE DE 3 POLİS TUTUKLANMIŞTI Soruşturma kapsamında daha önce de dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde amir olarak görev yapan Cizre Emniyet Müdürü Ercan Demir ve dönemin Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde görevli polis memuru Muhittin Zenit ile polis amiri Özkan Mumcu tutuklanarak cezaevine konulmuştu.DHA
Kılıçdaroğlu: 'Merkez Bankası'na Müdahale Edilmemeli'
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 'Sayın Cumhurbaşkanı'nın Merkez Bankası ile ilgili açıklama yapması doğru değil' dedi.ANKARACHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Sayın Cumhurbaşkanı'nın Merkez Bankası ile ilgili açıklama yapması doğru değil. Dünyanın hiç bir ülkesinde de hiç bir parlamenter rejiminde de cumhurbaşkanları, Merkez Bankası'nın görevlerine müdahale etmezler, doğru bir anlayış değildir bu' dedi.Kılıçdaroğlu, Sosyalist Enternasyonal Başkanı Yorgo Papandreu ile JW Marriott Otel'de akşam yemeğinde bir araya geldi.Otele gelişinde bir gazetecinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Merkez Bankası ile ilgili açıklamalarını sorması üzerine Kılıçdaroğlu, Merkez Bankası'ndan sorumlu Bakan ve Başbakan olduğunu söyledi.Kemal Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmeleri yaptı:'Sayın Cumhurbaşkanı'nın Merkez Bankası ile ilgili açıklama yapması doğru değil. Dünyanın hiç bir ülkesinde de hiç bir parlamenter rejiminde de cumhurbaşkanları, Merkez Bankasının görevlerine müdahale etmezler, doğru bir anlayış değildir bu. Hukuk ayaklar altına alınıyor. Defalarca söyledim, Sayın Cumhurbaşkanı tarafsız davranacağına ilişkin namusu ve şerefi üzerine parlamentoda yemin etti. Ben yine Sayın Cumhurbaşkanına hatırlatmak istiyorum. Lütfen, namusunuz ve şerefiniz üzerine ant içtiniz, ettiğiniz yemine sadık kalın.'Papandreu da açıklamalarda bulunduPapandreu yemeğe, CHP İstanbul Milletvekili ve Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı Umut Oran ile geldi.Basın mensuplarına açıklama yapan Papandreu, Türkiye'de bulunmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.Hoş bir misafirperverlikle karşılandığını aktaran Papandreu, 'Burada bulunmamın bir kaç sebebi var. Bunlardan birincisi Türk halkı ile Yunan halkı arasındaki sivil toplum diyaloğuna destek vermek' değerlendirmesinde bulundu.Ankara'da yarın yapılacak, Kıbrıs konusunun görüşüleceği bir toplantıya da katılacağını bildiren Papandreu, şunları kaydetti:'Barış sürecini desteklemek amacıyla burada bulunuyorum. Aynı zamanda kardeş partimiz olan CHP'nin Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu ve sevgili dostum Umut Oran'la da bu vesileyle görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Sosyalist Enternasyonal olarak biz halkların refahı ve sosyal projelerin üretilmesi üzerinde önemle duruyoruz. Ayrıca demokratik usullerin uygulanması ve bu anlamda verilen mücadelede beraber yer alabilmek için çalışmalar üretiyoruz. Sosyalist Enternasyonal içerisinde de ön seçim döneminde de hangi ülkede olursa olsun, her düzeyde bu çerçevede çalışmalarımızı yürütmekteyiz. Umut Bey'i de son derece iyi tanırım, son derece sevdiğim bir dostumdur. Özelliklerini her zaman çok takdir ederiz, beğeniriz. Haksız eleştirilere maruz kaldığında da kendisini tanıdığımızdan bunların doğru olmadığını gayet iyi bilerek, bütün bu alanlarda projeler üretebilmek ve kendisine destek verebilmek için yanlarında olduğumu söylemek üzere buraya geldim.'Basına kapalı gerçekleşen yemeğe Oran'ın yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Özçelik de katıldı.Muhabir: Barış GündoğanAA
Reklam
Ters Şekilde Namaz Kılıp Çocukların Korkudan Ödünü Patlatan Kişi
Yüzü kapalı şekilde namaz kılma şekline giren kişinin yanında duran çocuklar onunla birlikte namaz kılmak istiyor. İlk önce ters tarafa hareket yaparak yüzünün o tarafa dönük olduğuna dair fake atıp daha sonra yüzünün gerçekten dönük olduğu tarafa eğilince çocukların ödü kopuyor.
Reklam
Nevruz Öncesi HDP Heyetiyle Sürpriz Görüşme
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan HDP heyetiyle buluşma takvimini açıkladıBaşbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, yarın HDP heyetiyle Dolmabahçe Başbakanlık Ofisi'nde bir araya geleceklerini bildirdi.Akdoğan, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, '28 Şubat Cumartesi günü saat 11.00'de, HDP heyetiyle Dolmabahçe Başbakanlık Ofisi'nde bir araya geleceğiz' dedi.AA
Erdoğan: 'Türk Tipi Başkanlık Bal Gibi Olur'
Yüksek faizi vatanı satmak olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan 'Vatanı satmak, yüksek faizle, yüksek enflasyonla, kötü yönetimle ülkenin ve milletin kaynaklarını heba etmekle olur'' dedi. Erdoğan ayrıca 'Türk tipi başkanlık olmaz diyenler var, neden olmasın, bal gibi de olur'  ifadeleri kullandı. Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül yaklaşık 1 hafta önce 'Türk tipi bir başkanlık sistemi olmaması gerekir' açıklamasında bulunmuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Valiler toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalar yaptı.Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:'Sizler millete tepeden bakarsanız, derdine, talebine kulaklarınızı kapatırsanız asla başarılı bir kamu görevlisi olamazsınız. Bizim siyasette de gerçi siyasetten biraz kopuk gibi olsak da aynen geçerlidir. Milletin gönlüne girebiliyorsanız yeterli olabiliyorsanız demektir.'BAZILARINA BAKIYORUM EŞLERİNİ ANKARA'DA BIRAKIYOR'Gece gündüz demeden çalış. Sadece siz değil ha, eşlerinizle birlikte… Bazılarına bakıyorum eşlerini Ankara'ya bırakıyor, kendi Van'da valilik yapıyor. Öyle valilik olmaz eşini de alacaksın. Halk valisini eşiyle görmek ister.'BURADA BİR YANLIŞ VAR DEMEKTİR'Arka mahallede top oynayan çocukların topuyla bir şut çekmeseydiniz, ayakkabınız çamura bulanmamışsa, yoksul evinde erzak yemişliğiniz olmadıysa sedirin üzerine ayağını kırmışlığınız yoksa, yer sofrasında bağdaş kurmamışsanız burada bir yanlışlık var demektir. Milletin içinde olmayan milletin derdini bilmez. Her valimiz kendi şehrinin HZ. Ömer'i olmalıdır.'BEN BU SÜREÇTEKİ BAŞARIMI...'Göz görmeyince gönül katlanır diye bir söz vardır. Yerinde görmediğiniz meselelere kağıt üzerinde ne kadar görürseniz görün, olaya vakıf olamazsınız. 40 yılı bulan arada fasılalar da olsa 20 yıllık kamu görevliliği alanımda millet iyi bir eğitmendir, öğretmendir. Bu süreçteki tüm başarımı da milletimle irtibatımı sıkı tutmama borçluyum.'HER VALİ BENİM VEKİLİMDİR'Bir milletin içine tefrika devlet milletini unuttuğu için girer. Tarihteki büyük liderler halkla devlet arasındaki uçurumu kapatmış liderlerdir. Sizin vatandaşın hayatında, umutlarında bıraktığınız boşluğu birileri gelir doldurur, devlet tekeri teklemeye başlar. Her valimiz bulunduğu ilin benim oradaki vekilimdir ve o ilin yetkilisidir.Vatandaş valisini hayırla anmalıdır. Bulunduğunuz makamlar mazaret değil icraat makamıdır. Buradaki her arkadaşımın bun anlayışla hizmet ettiğine inanıyorum. Ülkemiz içeride ve dışarıda hayati sınavlardan geçiyor. Tüm çevremiz istikrarsızlık içinde. Suriye'de yaşananlar ortada. Uluslararası toplum hala seyirci kalmaya devam ediyor.350 bin insanı öldüren bir katile, zalime bu topraklardan birileri siyaset yaptığını söyleyerek ziyarete gidebiliyor, bunu yapabiliyor. Bu bizi içeride ciddi anlamda muhasebeye sevk etmesi bir durumda. Holland'ın kendi ülkesinden bazı vekillerin Suriye'ye gitmesi hakkındaki açıklama gönüllere su serpti. BM'de çıktı, hanımefendi bir konuşma yaptı. En çok mültecinin olduğu ülke Türkiye.'VATANI SATMAK YÜKSEK FAİZLE...'Her seçimde yenilirler, sanki gökten yağmur yağmış gibi yarabbi şükür deyip yollarına devam ettiler. Vatanı satmak yüksek faizle kötü yönetimle emeği heba etmekle olur. Bu bir günlük, iki günlük taa başbakanlık sürecimde başlayan bir süreçtir.ŞAH FIRAT OPERASYONUO dönemden beri Şah Fırat operasyonunu düşünüyorduk, sonunda nihai kararı verdi. Şahsımı, komutanlarımızı, genelkurmay başkanlarımızı hedef alıyorlar. Gayet başarılı bir operasyon yapılmıştır. Bir metrekare toprağımız kaybolmamıştırDünyanın en sıkıntılı bölgeye girildi, emanetlerimiz alındı. Kahraman TSK'yı tebrik ediyorum. Yeri 2 kez değiştirilen bir türbenin taşınmasını vatan hainliği olarak değerlendirenler. Vatan kavramının kavramını bilmeyenlerdir.'SOKAĞA ÇIKACAK YÜZLERİ KALMAZ'Vatanı satmaktan ortadaki açık gerçeğe rağmen kahraman askerlerimizi tehlikeye atmakla olur. Vatanı satmak yüksek faizle kötü yönetimle emeği heba etmekle olur. Bizi vatanı satmakla suçlayanların bu ülkeye verdikleri zararlarını anlatsam sokağa çıkacak yüzleri kalmaz.Ama bu onlar için alışagelmiş bir şey. Başında bulundukları partilere de bir katkıları da yoktur. Her seçimde yenilirler, sanki gökten yağmur yağmış gibi yarabbi şükür deyip yollarına devam ettiler. Bu bir günlük, iki günlük taa başbakanlık sürecimde başlayan bir süreçtir. O dönemden beri Şah Fırat operasyonunu düşünüyorduk, sonunda nihai kararı verdi.'TÜRK İŞİ BAŞKANLIK OLMAZMIŞ, BAL GİBİ OLUR'7 Haziran seçimleri yaklaştıkça ortalığı karıştırmaya çalışıyorlar. Sandığı provoke edenlere karşı dikkatli olmalısınız, sandık, oy namustur. Seçim sonuçlarına göre yeni Anayasa ve başkanlık sistemi gündemimize gelecek. Başkanlık sistemine geçince valilere geniş yetki verme imkanı olacaktır. Cumhurbaşkanının halkın oylarıyla seçilmesi ilk adımdı.Çok açık söylüyorum. Türk tipi başkanlık sistemi olmaz diyorlar. Bal gibi olur neden olmazmış. Küba, Rusya, Arjantin hepsinin farklı sistemleri var. Bir arı maharetiyle şöyle çiçeklerden nasibimizi alalım, kendi balımızı yapalım. İşte bizim başkanlık sistemimiz der geleceğe yürürüz.BAŞKANLIK SEÇİMİArtık patinaj yapmaktan kurtulmamız, sıçramamız lazım. Tek parti dönemimin hastalıklı yapısını teşvik etmek isteyenler hüsrana uğrayacaklardır. Milletimizle el ele vererek Yeni Türkiye'yi inşa edeceğiz.ÇÖZÜM SÜRECİÇözüm süreci çok önemli. Açık konuşmak lazım. Ülkemizdeki kaos ve karşımızdaki siyasi partinin tutmu çözüm sürecini sancılı bir duruma sokuyor. Çözüm süreci için her türlü fedakarlığı yaptık. Çözüm sürecini silahlar edebiyen sussun, anaların gözyaşları dinsin diye dedik. Silahların şehre indirilmesine izin veremeyiz. Sokakları, parlamentoyu terörize ederek çözüm olmaz. Biz bütün bunları olmasın diye çözüm süreci diyoruz.'haberler.com
Swatch'dan Dokunmatik Ekranlı Saat
Büyük ve popüler saat üreticilerinden Swatch, sporculara özel dokunmatik ekranlı saatini duyurdu.Geçtiğimiz hafta akıllı saat üreteceği kesinleşen Swatch, biz akıllı saat beklerken dokunmatik ekranlı Touch Zero One adlı modelini tanıttı.Voleybol oyuncularına özel!İşlevsellikler ve özelliklerinden ziyade voleybol oyuncularına özel olarak tasarlanan Swatch Touch Zero One, pek çok başarılı özelliği de içerisinde barındırıyor.
Reklam
Fenerbahçe Rusya'da Tarih Yazdı
Fenerbahçe Ülker, CSKA Moskova'yı deplasmanda 81-75 mağlup ederek büyük bir başarıya imza attı.Fenerbahçe Ülker, EuroLeague Top 16 F Grubu sekizinci haftasında CSKA Moskova'yı deplasmanda 81-75 mağlup ederek çok önemli bir zafer elde etti. İlk maçı İstanbul'da üç sayı farkla kaybeden sarı lacivertliler böylece ikili averajda da avantajı ele geçirdi.Maça çok iyi başlayan sarı lacivertliler ilk çeyreği 17-10 önde tamamladı. İkinci çeyrekte CSKA Moskova biraz toparlansa da Fenerbahçe Ülker, ilk yarıyı 39-37 önde tamamlamayı başardı.Başa baş geçen üçüncü çeyreği de Fenerbahçe Ülker 59-58 önde tamamladı. Son çeyreği müthiş bir heyecana sahne olan karşılaşayı Fenerbahçe Ülker 81-75 kazandı.Sarı lacivertliler böylece gruptaki sekizinci maçında altıncı galibiyetini aldı.Kaynak: AA
Bekir Bozdağ: 'HDP'nin İki Hedefi Var’
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, HDP’nin seçimlere parti olarak girmesinde iki hedefi olduğunu belirterek, “Biri Türkiye’yi karıştırmak, diğeri AK Parti’nin milletvekili sayısını azaltmak” dedi.Adalet Bakanlığının faaliyetleriyle ilgili incelemelerde bulunmak üzere Erzurum’a gelen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, adliye ve kongre binasını ziyaret etti. Erzurum Kongresi’nin yapıldığı binayı gezen Bozdağ daha sonra AK Parti il binasında partililerle bir araya geldi.7 Haziran’da yapılacak olan genel seçimlerde HDP’nin parti olarak seçimlere girmesi için bazılarının bir gayret içerisinde olduklarını ve HDP’ye gaz verdiklerini belirten Bekir Bozdağ, HDP’nin seçimlere parti olarak girmesinin 2 hedefi olduğunu söyledi. Bozdağ, “Gezi olaylarıyla karıştırmak istediler muvaffak olamadılar, 17-25 Aralık ihanet süreciyle Türkiye’nin önüne yeni tuzaklar kurdular muvaffak olamadılar ve 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimiyle bütün partiler bir araya geldiler çatılar kurdular ve yine muvaffak olamadılar. Şimdi 7 Haziran’a göz dikmiş durumdalar. Herkes bir gayretin içerisinde ama bazıları da HDP’yi parti olarak seçime sokmak için bir gayret ve çabanın içerisindeler. Şuanda müthiş bir gaz veriyorlar HDP’ye. ‘İşte 9,5 oranında oy aldınız Cumhurbaşkanlığı seçiminde üzerine azıcık oy koysanız barajı geçtiniz’ diye HDP’lilerin karar vericilerinin üzerinde müthiş bir baskı var. Anketler yayınlıyorlar, köşelerde, televizyonlarda yorumlar yapıyorlar seçime parti olarak girsinler diye. Peki hedef ne ? Parti olarak girerse 2 tane hedef var. Eğer barajı geçerse AK Parti’nin Doğu ve Güney Doğu’dan çıkaracağı milletvekili sayısının azalmasını sağlarız böylelikle 330’un altında bir milletvekili çıkarmış olur. Hesapların bir tanesi budur. Yok baraja takılırsa ne olur. Türkiye’yi karıştırmak için bir fırsat doğmuş olur. Türkiye’nin içerisinde ayrı tartışmaları körükleriz. Türkiye’nin huzurunu ve istikrarını bozmak için elimize yeni bir imkan doğmuş olur diye hesap yapıyorlar. Ben buradan bu hesabı yapanlarda diyorum ki ‘siz avucunuzu bir kez daha yalayacaksınız’. Boş yere hesap kitap yapmayın. Pirince giderken eldeki bulgurdan da olacak bu HDP’liler ve onlara yatırım yapanlarda aynı şekilde olacak. Göreceksiniz ben buradan çok net söylüyorum” dedi.“BU İŞLER GAZLA OLSAYDI KILIÇDAROĞLU’NUN ŞİMDİYE KADAR İKTİDAR OLAMASI LAZIMDI”“Boş yere hesap kitap yapmayın. Pirince giderken eldeki bulgurdan da olacak bu HDP’liler ve onlara yatırım yapanlarda aynı şekilde olacak” diyen Bozdağ, “Göreceksiniz ben buradan çok net söylüyorum. Hangi gazı verirlerse versinler paralel medyası, diğer medyası, dışarıdaki, içerdeki bütün güçleri kuvvetlere doğalgaz mı verirler başka bir gaz mı verirler ne gazı verirlerse versinler bu milletin gaza karnı toktur gazla siyaset olsaydı Kılıçdaroğlu’nu durmadan gazlıyorlar şimdiye kadar iktidar olması lazımdı ama olmadı. Gazla olsaydı HDP başka noktada olurdu ama olmadı. Bu milletin idaresiyle olan bir iştir. Milletin duasıyla olan bir iştir” diye konuştu.“KILIÇDAROĞLU GÖRMESE DE, BAHÇELİ GÖRMESE DE BU BAŞARI GÖLGELENEMEZ”Süleyman Şah Saygı Karakolu’nun yerinin Türk Silahlı Kuvvetlerinin başarılı bir operasyonuyla nakli kubur yapılarak değiştirildiğini belirten Bozdağ, sözlerine şöyle devam etti:“Daha öncede 2 defa değiştirildi ve bu üçüncü değiştirilmesidir. Neden değiştiriliyor? Güvenlik ve risk değerlendirmesi yapılıyor. Oradaki hem kutsal emanetlerin hem de oradaki askerlerimizin güvenliği bakımından değerlendirme yapılıyor ve bu değerlendirmenin gereği büyük bir başarıyla yerine getiriliyor. Başka ülkelerde olsa ana muhalefeti, muhalefeti veya partileri ayağa kalkarlar kendi ordularını ayakta alkışlayıp tebrik ederler. Ama bizdeki kör siyaset öyle bir hale getirdi ki insanları ordumuzun ortaya koyduğu bir başarıya dahi sevinebilme ve sevinme erdemini ortaya koyamadılar. Herhangi bir olumsuzluk olmadan tere yağından kıl çeker gibi hem de ateşin ortasında bir nakli kubur yapılıyor. Al yıldızlı al bayrak yere indirilmeden dalgalanması devam ettiriliyor ve orada büyük bir değişim yapılıyor. Bütün bu olumsuzlukların ortasında bir başarı hikayesi yazılıyor. Ama bu başarı hikayesini görmek istemeyen bir kör siyaset anlayışı var. Artık bu Türkiye’nin kör siyaset anlayışını bir tarafa bırakması lazım. Bu bir başarıdır. Burada herkesin övünç duyacağı bir olay gerçekleşmiştir. Ben burada başta Genel Kurmay Başkanımız olmak üzere ve operasyonda görev yapan tüm ordu mensuplarımıza, istihbarat elemanlarımıza ve bütün görevlilere ayrı ayrı teşekkür ediyorum ve gönülden tebrik ediyorum. Türkiye’nin göğsünü kabarttılar. İftihar etmemize yol açacak büyük bir başarıyı ortaya koydular. Kılıçdaroğlu görmese de, Bahçeli görmese de bu başarı gölgelenemez.”İHA
Merkez'den Dolara Karşı Yeni Hamle
Merkez Bankası, dolardaki hızlı tırmanışı engelleyebilmek için döviz satım ihalelerinde miktarı günlük olarak belirleme ve bu miktarı da yüzde 50'ye kadar artırabilme kararı aldı.Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada, '27 Şubat 2015 tarihinden itibaren döviz piyasasındaki koşullara göre döviz satım ihalesi tutarı günlük olarak belirlenecektir' denildi ve kararın ayrıntıları şöyle belirtildi:'Ertesi günkü ihalenin asgari tutarı saat 17.20’de Reuters CBTQ, Bloomberg CBT Foreign Exchange Auctions ve Anadolu Ajansı DV007 sayfalarından ilan edilecektir. Aşırı oynaklık nedeniyle gerekli görülen günlerde döviz satım tutarı bir gün önceden ilan edilen asgari tutarın yüzde 50 fazlasına kadar artırılabilecektir. Satım tutarı mevcut uygulamada olduğu gibi saat 16.30’da aynı sayfalarda duyurulacaktır.'DHA
Reklam
Nedim Şener: 'Ramazan Akyürek, Dink Soruşturmasında Kilit İsim'
Gazeteci Nedim Şener, gözaltına alınan eski Emniyet İstihbarat Şube Başkanı Ramazan Akyürek'in, Hrant Dink cinayeti hakkında en detaylı bilgilere sahip, en kilit önemde kişi olduğunu, bunun soruşturmada sonlara doğru gelindiğine işaret ettiğini söyledi.'Burada zamanlamanın önemi, gecikmiş olmasında saklı' diye konuşan Şener, 'Akyürek, Hrant Dink cinayetinin planlamasının yapıldığı dönemde Trabzon Emniyet Müdürü, işlendiği dönemde de İstihbarat Daire Başkanı'ydı' diyor ve başından beri soruşturmanın her aşamasında Akyürek'in kilit bir isim olarak ortaya çıktığını söylüyor.Cinayetin azmettiricisi olarak yargılanan ve kendisinin 'Devletin cinayetteki parmak izi' diye nitelediği Erhan Tuncel'in Trabzon'da yardımcı istihbarat elemanı olarak görevlendirilmesinde, bazı kritik dinleme kayıtlarının yok edilmesi konularında, Akyürek'in bilgi ve sorumluluğu olduğunun çeşitli raporlar ve belgelerle ortaya konduğunu kaydediyor.Fakat Nedim Şener, soruşturmanın tamamlanabilmesi için cinayet işlendiği sırada Trabzon Emniyet Müdürlüğünde İstihbarat Şube'nin başında bulunan ve şu anda Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Şube Başkanı olan Engin Dinç'in de mutlaka ifadesine başvurulması gerektiğini söylüyor.Sonlara geliniyorAgos gazetesi Genel Yayın Müdürü Hrant Dink'in 19 Ocak 2007'de öldürülmesinden bu yana soruşturma ve dava sürecini adım adım izleyerek Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları ve Kırmızı Cuma adlı kitapları kaleme alan gazeteci Nedim Şener, Ocak ayı içinde tutuklanan üç polisin ifadelerinin de Akyürek'e işaret ettiğini söylüyor.
Gözaltına Alınan Akyürek: 'Görevimi Layıkıyla Yaptığım Kanaatindeyim'
Hrant Dink suikastına ilişkin 'kamu görevlilerinin ihmali' olduğu iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı olan Ramazan Akyürek 'İhmali davranış sebebiyle ölüme sebebiyet vermek','Resmi evrakta sahtecilik' ve 'Görevi kötüye kullanma' iddiasıyla tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Soruşturma savcısı Gökalp Kürkçü, şüpheli sıfatıyla ifadesini aldığı Akyürek'e 4 saatte 17 soru yöneltti. Akyürek, savcının 17 sorusunu, 15 sayfada yanıtladı.Doğan Haber Ajansı'nın elde ettiği bilgilere göre, Savcı Kürkçü, daha önce soruşturma kapsamında ifadesi alınan dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın ifadesini okuyarak sorular sordu. Cerrah'ın ifadesi'nde Dink Cinayeti işlendiği sırada İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler ile Belçika'da olduğunu, ölüm haberinin Güler'e verilmesi üzerine bilgi sahibi olduğunu, ilk uçaklada İstanbul'a döndüğünü söylediği öğrenildi. Cerrah, İstanbul'a geldikten sonra direkt emniyetteki makamına geçtiğini, yardımcılarının kendisine Ogün Samast'ın fotoğrafını gösterdiğini ve başka delil olmadığını söylediği ifade edildi. Cerrah ifadesinde, 'Dink cinayetine ilişkin emniyette yapılan toplantıya İç İşleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Adalet Bakanı Cemil Çiçek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, MİT Bölge Başkanı, İstanbul Alay Komutanı, İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek ve Terör Daire Başkanı Selim Akyıldız ve İstanbul Valisi Muammer Güler oradaydı. Ben de elimdeki fotoyu basına vermek istediğimizi söyledim. Görüşlerimi aktardım. Ramazan Akyürek'te oradaydı. 'Siz de bir gelişme var mı?' diye sordum. Ramazan Akyürek 'Yok' dedi. Ramazan Akyürek, Hrant Dink'in, Yasin Hayal tarafından 'Ne pahasına olursa olsun mutlaka öldürüleceği' konusundaki kesin istihbari bilgi içeren F4 raporundan hiçbir zaman bilgi vermedi' dediğini aktaran savcı, 'Cinayetin çözülmesinde neden yardımcı olmadınız, niçin bilgilerinizi paylaşmadınız?' diye sordu.'DAİREMİN DESTEĞİNİ VERMEK ÜZERE İSTANBUL'DAYDIM' 'Cinayetin çözülmesine yardımcı olmadığı' iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, olaydan sonra bakanlarla beraber olay yerine gittiklerini belirten Akyürek, 'Yalnızca olay öncesi istihbari bilgilerle desteklemek olan görevimin ötesinde adli işlemler de de dairemin desteğini vermek üzere İstanbul'daydım' dedi.'GÖREVİMİ LAYIKIYLA YAPTIĞIM KANAATİNDEYİM'Cerrah'ın ifadesinde 'Yasin Hayal'in cinayetin azmettiricisi olduğu yönünde İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bilgi aktarılmadı. Ne zaman ki Erhan Tuncel sorguda 'Ben yardımcı istihbarat elemanıyım' demesi üzerine Ramazan Akyürek'i aradım. Ramazan'a 'İstanbul'a gel. Bunu kim yardımcı İstihbarat elemanı yapmış, onlar da gelsin. Sorguda yardımcı olsunlar' dedim. Ramazan, 'Abi sen onu kendine yardımcı istihbarat elemanı yap' dedi. Ya kardeşim cinayet işlenmiş yardımcı elemanı mı kalmış, gelin gereğini yapın' dedim. Anlam veremediğim bir konuşmaydı. İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'yu aradım. Ramazan Akyürek gelmiyor. Erhan Tuncel'i de pazartesi diğer şüpheliler ile birlikte mahkemeye gönderilmesi gerekiyor. Ramazan'ın mutlaka gelmesi lazım. Ondan bilgi almam lazım' dedim. Hatırladığım kadarıyla pazartesi biz şüphelileri adliyeye sevk ettikten sonra akşam saatlerinde geldi. Yani iş işten geçtikten sonra geldi' dediğini hatırlatan savcı, 'Failler hakkında önceden bilgi sahibi olmanıza rağmen sahip olduğunu bilgileri gizlemekteki kastınız nedir?' diye sordu. Sahip olduğu bilgileri gizlemediğini söylediği öğrenilen Akyürek'in, 'Gizleyecek olsam Trabzon Emniyet Müdürüyken cinayetle ilgili alınan bilgiyi İstanbul'a gönderilmesine engel olabilirdim. Aynı zamanda İstihbarat Daire Başkanlığı'na da göndermeyebilirdim. Emniyet Müdürü olarak her iki ilgili makamada cinayetle ilgili bilgi verdim. Emniyet Müdürü olarak bilgi sakladığım şeklindeki soruya katılmıyorum. Poliste yazışma esastır. Görevimi layıkıyla yaptığım kanaatindeyim' ifadelerini kullandı.'RAMAZAN AKYÜREK'İ SUÇLAYARAK ASILSIZ İSNADLARDA BULUNARAK KENDİNİ KURTARMAYA ÇALIŞMAKTADIR''Paylaşmadığım hiçbir bilgi yoktur' dediği öğrenilen Akyürek'in Cerrah'ın kastederek 'İl Emniyet Müdürünün tavrı istihbari olarak aldığı bilgilerin dışında cinayeti önlemek için daha bir çok bilgilere sahip olmasına rağmen önleyemediği cinayetin failinin yakalanmasında kendisine ve il emniyet müdürlüğüne tüm bilgi ile destek olan Ramazan Akyürek'i suçlayarak asılsız isnadlarda bulunarak kendini kurtarmaya çalışmaktadır' dediği öğrenildi. 'CİNAYET ÖNLENMİŞ OLACAKTI'Akyürek ifadesinde, 'Trabzon İl Emniyet Müdürü olduğum dönemde 'Ne pahasına olursa olsun Yasin Hayal'in, Dink'i öldürme kararlılığı' İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun'a gönderilmiştir. Bir eksiklik var ise Sabri Uzun dönemine aittir. Cinayetle ilgili haberi anında İstanbul Emniyeti ile paylaşmış olsaydı anlaşılan o ki görevini yapmış olacak, bu yazı ile ilgili cinayet sonrası bir eksiklik hiçbir zaman mevzu edilmeyecek ve cinayet önlenmiş olacaktı' dediği belirtildi.'MUHATAPLARI TARAFINDAN NE KADAR CİDDİYE ALINDIĞI....''Polis vazife ve salahiyetleri kanununda yer alan 'halkın ırz ve canını korumak bakımından polis görevlilerine garantörlük yükümlülüğü yüklenmiştir. Hrant Dink'e karşı tasarlanan cinayet planı ile ilgili birçok bilgiye vakıf olmanıza rağmen Hrant Dink'in yaşam hakkını korumak bakımından yasanın verdiği garantörlük yükümlülüğünü ne için yerine getirmediniz' sorusuna Akyürek, 'Ben Trabzon Emniyet Müdürü olarak istihbarat şubesinin yapmış olduğu çalışma sonucunun İstanbul'a gönderildiğini ve imzamla İstihbarat Dairesi Başkanlığı'na gönderildiğini biliyorum. Ayrıca istihbarat başkanı iken de Ermeni vatandaşlarımıza yönelik tehdit algısının yoğunlaşmasına istinaden 81 il emniyet müdürlüğümüzü uyardığımı biliyorum. Yukarıdaki iki paragrafta belirttiğim hususlar muhatapları tarafından ne kadar ciddiye alındığı müessif olay sonucu ortaya çıkmıştır' dedi.DHA
Reklam
ABD'den Türkiye'ye 'İç Güvenlik Paketi' Eleştirisi
Ankara'da temaslarda bulunan ABD İnsan Hakları ve Çalışma Hayatından Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Melia, Türkiye'nin gündemindeki 'İç Güvenlik Paketi'ne ilişkin olarak kaygılarını ilettiklerini söyledi.ABD Dışişleri Bakanlığı Demokrasi, İnsan Hakları ve Çalışma Hayatından Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Thomas O. Melia, resmi temaslarda bulunmak üzere geldiği Ankara'daki ABD Büyükelçiliği'nde düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını cevapladı.Melia, Türkiye'de bulunduğu üç günlük sürede hükümet yetkilileri, STK temsilcileri, gazeteciler ve avukatlarla görüştüğünü söyledi.'ENDİŞELERİ PAYLAŞIYORUZ'TBMM'de görüşmeleri devam eden 'İç Güvenlik Paketi'nin sorulması üzerine Melia, paket çerçevesinde polisin silahlı gücün arttırılması ve gözaltılar konusunda ABD'nin endişelerini iletti. Melia, mecliste görüşülen paketin barışçıl gösterilere karşı aşırı müdahaleye ve güvenlik soruşturmalarında aşırı uygulamalara neden olabileceğine işaret ederek, 'Uluslararası toplum ve Türk vatandaşlarının duyduğu endişeyi paylaşıyoruz' dedi.Melia, insan hakları savunucularının sosyal medyada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret içeren ifadeler kullandığı gerekçesiyle yaklaşık 80 kişinin soruşturma altında olduğunu söylediklerini ifade ederek, 'Özgür bir toplumda herkes liderini eleştirerek performansını sorgulama hakkına sahiptir. Bu konuda çok endişeliyim. Taksi şoförü ya da 16 yaşında bir öğrenci düşüncesini açıkladığı için endişelenmesi problemli. Uluslararası toplumda başkaları da bu endişeleri yaşıyorlar' dedi.'ABD'DE KONTROL VE DENGE SİSTEMİ VAR'Türkiye'de tartışmaları devam eden Başkanlık sisteminin sorulması üzerine Melia, sadece ABD'de değil dünyanın pek çok bölgesinde değişik başkanlık sistemlerinin bulunduğunu belirterek, 'ABD sisteminde başkanın yetkilileri, kontrol ve denge sistemine dayanır' diye konuştu.'FIRSATI DEĞERLENDİRİN'ABD Başkan Barack Obama'nın Ermeni olaylarına ilişkin tutumunun sorulması üzerine Melia, 'ABD hükümeti, 1915 olaylarının aydınlatılması çerçevesinde tarihi kayıtların açılmasıyla Türk ve Ermeni halkların uzlaşmasını bekliyor. Türk toplumunun ve Türk devletinin bu yıl dönümünü tarihi bir uzlaşı için fırsat olarak kullanmasını umuyoruz' diye konuştu.KADINA YÖNELİK ŞİDDETHükümet yetkilileriyle görüşmesinde 'Kadına yönelik şiddet' konusuna yoğunlaştıklarını belirten Melia, bunun önlenmesi çerçevesinde hükümetin attığı adımları ve temel insan haklarına yönelik gelişmeleri ele aldıklarını dile getirdi.Kadına şiddet probleminin sadece Türkiye'de değil dünyanın pek çok ülkesinde yaşandığını söyleyen Melia, kadına yönelik şiddetin kapalı kapılar ardında işlenen gizli suçlar olduğunu, aile kurumunun en savunmasız bireyi olan kadının kanun güçleri tarafından koruma altına alınarak suçlulara gereken cezaların verilmesi gerektiğini kaydetti. Bu konuda eğitimin önemine işaret eden Melia, yapılması gerekenler hakkında hükümet yetkileri ile görüş alışverişinde bulunduklarına değindi.Sputniknews
'Savcılık, ‘Yeterli Delil Var’ Dediği ‘Kabataş’ Dosyasına Bir Yıldır Bakmıyor'
‘Kabataş’ iddiaları hakkında ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamasıyla gazeteci Abdülkadir Selvi ve Elif Çakır hakkında yapılan suç duyurusunun bir yıldır bekletildiği ortaya çıktı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ‘dosyada yeterli delil’ var demesine rağmen işlem yapılmadığını kaydeden CHP Milletvekili Oğuz Oyan, “Herkes, gazetecilik sorumluluğunu yaparken yazdığı yazının, yaptığı kışkırtmanın ne gibi sonuçlara yol açabileceği sorumluluğunu taşımalıdır. Bu toplumu birbirine kışkırtmaya kimin hakkı var?” diye sorduCHP İzmir Milletvekili Oğuz Oyan, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında savcılığın, yerli El-Kaide unsurlarının şikâyet başvurularını adeta emir telakki ederek derhal operasyon başlatırken, ‘Kabataş komplosu’ ile ilgili yaptığı başvuruyu 12 aydır sümen altında tuttuğunu savundu. “Türkiye’de savcılık müessesi galiba iktidardan bir işaret bekliyor. Yani ‘evet artık bunu açabilirsiniz’ işareti.” diyen Oyan, Zehra Develioğlu, Abdülkadir Selvi ve Elif Çakır hakkında suç duyurusunu yinelediklerini kaydederek şunları söyledi: “Yani ‘ben yanlış yapmıştım’, ‘kusura bakmayın’ demekle bu işlerin içinden kolayca sıyrılamayacağını herkesin anlaması gerekiyor. Herkes, gazetecilik sorumluluğunu yaparken yazdığı yazının, yazdığı suçlamanın, yaptığı kışkırtmanın ne gibi sonuçlara yol açabileceği sorumluluğunu taşımalıdır. Hiç kimsenin yanına kâr kalmamalıdır. Aylarca üzerine yazı yazmış insanlardan bahsediyoruz. Bu toplumu birbirine kışkırtmaya kimin hakkı var?”“HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK, İFTİRA VE SUÇ UYDURMA”Gezi olayların yurt çapında devam ettiği Haziran 2013 başında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabataş İskelesi’nde başörtülü bir kadının kucağında bebeğiyle birlikte 70-100 civarında vücutlarının üst tarafı çıplak, elleri deri eldivenli bir grup erkek tarafından salt başörtülü olduğu için saldırıya uğradığını TBMM’deki grup toplantısında dile getirmişti. Yaşananlara dair görüntülerin olduğu ancak infial yaşanmaması adına bunları basına yansımadığı da iddia edilmişti. 13 Şubat 2014 tarihinde bir televizyon kanalında yayınlanan MOBESE görüntülerinde iddia edildiği gibi herhangi bir saldırının olmadığı gibi söz konusu ‘mağdure’ Zehra Develioğlu’nun hiçbir müdahaleye uğramadan eşiyle buluştuğu görüldü. Ertesi gün Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’, ‘iftira’ ve ‘suç uydurma’ suçlarını işledikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulunan CHP Milletvekili Oğuz Oyan, dosyanın bir yıldır işleme konmadığını ifade etti. Başbakan Erdoğan, Yeni Şafak Gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi ve Star Gazetesi yazarı Elif Çakır ve Zehra Develioğlu hakkında suç duyurusunda bulunan Oyan, başvuru tarihinden bir hafta sonra Savcılıktan Erdoğan’ın dokunulmazlığı olduğu için kovuşturmaya yer olmadığı yönünde bir mektup aldığını anlattı.“DOSYA KAYIP, SAVCILIK SABAHTAN AKŞAMA KADAR DOSYA ARADI”Geçen bir yıla rağmen diğer üç isim hakkında herhangi bir işlemin yapılmadığını kaydeden Oyan, “Ben en son ‘bir sene oldu, ne oldu’ bakalım iki gün önce, 25 Şubat’tan itibaren meselenin peşine düştüm. Cumhuriyet Başsavcı Vekili Kemal Demirdön, telefonuma dahi çıkmadı. Bir Cumhuriyet Başsavcı vekili, bir milletvekilinin telefonuna döner. O an çıkmasa bile. Danışmanımı yolladım, dosya kayıp. 25 Şubat’ta sabahtan akşama kadar dosyayı aradılar. Üç kişi ile ilgili bize şunu söylediler, ‘üç kişiyle ilgili ek delile ihtiyaç yok’ diyorlar. ‘Dosyanızda kesinlikle yeterince delil var’ diyorlar. Bizim yaptığımız 7 sayfalık suç duyurusunda ayrıca 36 sayfalık da basın özeti koyduk. Pekiyi, niye eyleme geçmiyorsun, soruşturma başlatmıyorsun?” diye konuştu.“DOSYAYI NİHAYET BULDULAR, YENİDEN İŞLEME KOYUYORLAR”‘Kabataş’ dosyasının savcılığın gündeminden çıktığını, unutulduğunu kendilerinin ikinci kez başvurmasının ardından dosyanın bulunarak raftan indirildiğini kaydeden Oyan, “Biz de bir şeyler yapılıyor sanıyorduk. Bir yıl geçince ben de merak ettim ne durumda diye. Nihayet buldular dosyayı. Şimdi yeniden işleme koyuyorlar. Biz de yeniden dilekçe yazdık.” dedi.ABDÜLKADİR SELVİ VE ELİF ÇAKIR’A ‘KABATAŞ’ SUÇ DUYURUSU YİNELENDİBir yıldır dosyanın neden bekletilmiş olabileceğinin sorulması üzerine CHP’li Oyan, “Türkiye’de savcılık müessesi galiba iktidardan bir işaret bekliyor. Yani ‘evet artık bunu açabilirsiniz’ işareti. Bağımsızlığını büyük ölçüde kaybetmiş bir hukuk sisteminden bahsediyoruz.” diye konuştu. Zehra Develioğlu, Abdülkadir Selvi ve Elif Çakır hakkında suç duyurusunu yinelediklerini kaydeden Oyan, “Yani ‘ben yanlış yapmıştım’, ‘kusura bakmayın’ demekle bu işlerin içinden kolayca sıyrılamayacağını herkesin anlaması gerekiyor. Herkes, gazetecilik sorumluluğunu yaparken yazdığı yazının, yazdığı suçlamanın, yaptığı kışkırtmanın ne gibi sonuçlara yol açabileceği sorumluluğunu taşımalıdır. Hiç kimsenin yanına kâr kalmamalıdır. Aylarca üzerine yazı yazmış insanlardan bahsediyoruz. Bu toplumu birbirine kışkırtmaya kimin hakkı var?” diye sordu.Cihan
Google Kendi Kendine Öğrenen Bilgisayar Programı Yaptı
Bilişim şirketi Google'da çalışan araştırmacılar, ilk kez bir bilgisayar programının çok sayıda karmaşık görevi aynı anda yapmayı 'kendi kendine öğrendiğini' açıkladı.'Nature' dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Google'ın DeepMind bölümü araştırmacılarının insan beyninden esinlenerek yaptıkları 'Al' adlı bilgisayar programı, 40 klasik Atari oyununun nasıl oynanacağını kendi kendine öğrendi. Program, oyunların yarısında profesyonel oyunculardan daha iyi sonuçlar elde etti.DeepMind Başkan Yardımcısı Dr. Demis Hassabis, 'Şimdiye kadar kendi kendine öğrenen sistemler, nispeten daha basit problemler için kullanılmıştı. İlk kez programı, insanlar için bile zorlayıcı olan görevleri tamamlaması için kullandık. Şimdi Al'e bir oyun ve yeni bir ekran veriyoruz, birkaç saat oynadıktan sonra ne yapacağını kendi kendine öğreniyor' dedi.Hassabis, programın 'Space Invaders' oyununda ustalaştığını, 'Pac-Man'de ise henüz zorlandığını söyledi.Daha önce 1997'de IBM'in 'Deep Blue' adını verdiği satranç oyunu programının dünya şampiyonu Garry Kasparov'u yendiğini anımsatan Hassibis, 'Deep Blue, satrançta ustalaşması için gerekli tüm yönergelere sahipti. Bizim programımıza ise sadece oyunla ilgili en temel bilgi yükleniyor. Sisteme verdiğimiz tek bilgi, ekrandaki ham pikseller ve oyunda yüksek puan alması gerektiği. Geriye kalan her şeyi kendisinin bulması gerekiyor' diye konuştu.İNSANLARDAN DAHA İYİ PERFORMANS SERGİLİYORBoks, tenis ve araba yarışının da aralarında bulunduğu 49 farklı oyun verilen makinenin, bu oyunlardan 29'unda insanlardan daha iyi performans sergilediği kaydedildi.'Video Pinball', 'Boxing' ve 'Breakout' oyunlarında profesyonel oyuncuları geride bırakan makine, en çok 'Pac-Man', 'Private Eye' ve 'Montezuma's Revenge' oyunlarında zorlandı.Öğrenen makineler, teknoloji firmalarının son yıllarda en çok yatırım yaptığı alanlardan birini oluşturuyor.Google, 'DeepMind Teknologies' şirketini geçen yıl yaklaşık 620 milyon dolara satın almıştı.Sputniknews
Vural: 'Doğalgaz Formül Kazığını Milletimize Atan AKP'dir'
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın Rusya’nın doğalgaza yaptığı yüzde 10’luk indirimin vatandaşa yansıtılamayacağı açıklamasıyla ilgili değerlendirmeler yaptı. “Doğalgaz formül kazığını milletimize atanı AKP’dir.” diyen Vural, “Zamanın formülü ile 109 dolar olan doğalgaz fiyatı 129 dolara çıkarılmıştır. Yüzde 22 zam yapılmıştır. Soçi’de Başbakanın 7,5 saat Putin’le yaptığı görüşmeden sonra doğalgaz formül kazığı ile yüzde 22 Rusların fiyatı artırılmıştır. Daha sonra yüzde 10’luk bir indirim yapılıyor vatandaşa müjde olarak verdiniz. Ama bunun aslında AKP’nin Rusya ile birlikte hareket ederek attığı kazığın devamından başka bir anlam taşımadığı ortaya çıktı. Millet kandırılmıştır aldatılmıştır.” diye konuştu.MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Vural gazetecilerin sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, “Rusya doğalgazda indirim yaptı, enerji bakanı bunu tüketiciye yansıtamıyoruz açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Vural, “Doğalgaz formül kazığını milletimize atan AKP’dir. Zamanın formülü ile 109 dolar olan doğalgaz fiyatı 129 dolara çıkarılmıştır. Yüzde 22 zam yapılmıştır. Soçi’de Başbakan’ın 7,5 saat Putin’le yaptığı görüşmeden sonra doğalgaz formül kazığı ile yüzde 22 Rusların fiyatı arttırılmıştır. Daha sonra yüzde 10’luk bir indirim yapılıyor, vatandaşa müjde olarak verdiniz. Ama bunun aslında AKP’nin Rusya ile birlikte hareket ederek attığı kazığın devamından başka bir anlam taşımadığı ortaya çıktı. Millet kandırılmıştır aldatılmıştır. Millete müjde diye sunulan hususun aslında bugüne kadar AKP’nin doğalgazdan Rusya’nın lehine bize doğalgaz kazığı olarak yaptığı bu fiyat artışının aslından kabul edildiği anlamını taşır. Çünkü yüzde 10’luk bir fiyat düşüşü milletimizin beklentilerinden uzaktır ve bununda milletimize yansıtılmaması AKP’nin aslında milleti nasıl aldatıp kandırdığını gözler önüne seriyor. Benzin ve motorinin fiyatları petrol düşmesine rağmen aynı oranda millete yansıtıldı mı? Yansıtılmadı. Bugün gelinen bu noktada Taner Yıldız’ın ifadesiyle millet kazığı yemeye devam edecektir. Rusya’nın menfaatiyle attıkları kazığın bedelini millet ödemeye devam edecektir. Bunun anlamı budur.” cevabını verdi.Başka bir gazetecinin, “68 AK Partili vekil 3 dönem kuralı ile ilgili Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmüş bu kural kaldırılsın diye bu konuda neler söyleyeceksiniz?” sorusuna Vural şu cevabı verdi: “AKP’nin eş Genel Başkanı olarak hareket eden bir cumhurbaşkanı olduğunu ortaya koyuyor. Bununla ilgili bir ziyareti adres olarak Davutoğlu’na gösterdiği iddiasını bir safsata olduğunu düşünüyorum. Çünkü ortada iradesi olan bir AKP Genel Başkanı bir Başbakan yok ki. Bakanlar kurulunun ne zaman toplanacağını bile cumhurbaşkanı açıklıyor. Cumhurbaşkanı böyle siyasi konulara girmiş olması halen AKP’yi yönettiği ve namusu ve şerefi üzerine yemin ettiği tarafsızlık ilkesine sahip çıkmadığını gayet açık ve net ortaya koyuyor. Partiyi yönetmeye devam ediyor. Recep Tayyip Erdoğan partinin siyasi kampanyasını yürütmeye devam eden bir Cumhurbaşkanı. Cumhurbaşkanı seçilmiştir ama Cumhurbaşkanı olamamıştır. Halen Adalet ve Kalkınma Partisinin Genel Başkanı olarak hareket etmekte, bu yönde siyasi kararlar vermektedir. 68 milletvekilinin adres olarak onu görmeleri de açıkçası bununla ilgili uygulamanın bu şekilde olduğunun ispatıdır.”'ECDADA KÜFÜR BURADA, HAKARET BURADA, CUMHURİYETİ AÇIKÇASI BİR REKLAM ARASI OLARAK GÖREN ZİHNİYET BURADA'“AK Partili Tülay Babuşçu’nun paylaştığı twitter mesajını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna ise Vural, “Ne bekliyordunuz Cumhuriyeti reklam arası gören bir zihniyetten. Bununla ilgili özür dilediler ama zihniyetin arkasındaki zihniyetin Cumhuriyetle hesabı var. Milletin değerleri ile bir hesabı var. Bu zihniyet fiilen Türkiye’yi işgal etmek isteyenlerin işgal ettiği zihniyettir. Fiilen işgal edemeyenler Türkiye’yi yönetenlerin zihinlerini işgal ederek bu noktaya gelmiştir. Ecdada küfür burada, hakaret burada, Cumhuriyeti açıkçası bir reklam arası olarak gören zihniyet burada. HDP’nin yaptığı işareti bozkurt şeklinde foto montaj yapıp yayınlayan milletvekili burada AKP’nin içinde küfür eden burada, hakaret eden burada, saldıran burada. Atatürk’e dil uzatan burada, Cumhuriyete dil uzatanlar burada. Bunu bir kişinin yaptığı bir girişim ki özür dilemiştir buna da şahsi olarak diyeceğim yoktur ama bu kişileri çevreleyen zihniyet budur. Bu zihniyet AKP’ye oy verenleri temsil etmediğini gayet açık ve net biliyoruz.” cevabını verdi.YASAL Cihan
Reklam