Davutoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na 'Nankör' Tepkisi
Başbakan Davutoğlu, ''Nankör' diyen kişinin kendisi, öylesine nankörlük yapıyor ki bu milletin imanının temsil edildiği bir makama bu ifadeyi kullanabiliyor' dedi.ANKARAAK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Rixos Oteli'nde düzenlenen AK Parti 4. Sosyal Bilimler Teşvik Ödülleri Töreni'nde yaptığı konuşmada, siyasi hareketlerin, kültürel hareketlerden bağımsız düşünülemeyeceğini belirtti.Davutoğlu, şöyle devam etti:'Son 3 gün içinde, gerçekten sadece bir Başbakan ya da AK Parti Genel Başkanı olarak bunu söylemiyorum, iki siyasi partinin genel başkanının yaptığı iki tavır, ben dedim 'Herhalde bu genel başkanların evlerinde kitap eksik.' Birisi, 'Osmanlı Devleti'ni 1. Dünya Savaşı'nda Almanya'nın kuklası' olmakla itham etti, hakaret etti ve bunu da 18 Mart Çanakkale Savaşı'nın 100. yılında yaptı. Bizler, Çanakkale şehitlerinin o büyük fedakarlıkları üzerine konuşurken, hissederken bir genel başkan çıktı dedi ki 'Osmanlı Devleti, 1. Dünya Savaşı'nda Almanya'nın kuklası.' Eleştirebilirsiniz, Osmanlı Devleti'nin o günkü yöneticilerini eleştirebilirsin. Kimse eleştiriden azade, bigane değildir ama bir devleti ve de tam da emperyalistlerin, bütün yedi düvelin yüklenerek bir kadim medeniyeti yok etmek üzere Çanakkale'ye yürüdüğü savaşın yıl dönümünde bütün o insanlara dönüp 'Siz aslında kuklaydınız' demek, ne büyük cehalettir. Bilmez ki bu genel başkan, aslında Çanakkale'de o ya da bu safta herkes centilmence bir savaş verdi, doğru ama bizim safımızda olanlar sadece İstanbul'u değil, sadece Anadolu'yu değil, sadece Türkiye'yi değil bütün mazlum milletleri, en önemlisi de kitaba dayalı bütün kadim medeniyetimizi savundular.'''Nankör' diyen kişinin kendisi, öylesine nankörlük yapıyor ki...'Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun Diyanet İşleri Başkanı Görmez'e 'Nankör' dediğini belirterek, şunları kaydetti:'Şimdi ben, bu Anamuhalefet Partisi Genel Başkanına sesleniyorum, dünyanın neresinde, hangi görüşü savunmuş olursa olsun dünyanın neresinde bir din adamına, bir siyasi 'Nankör' diye hitap edebilir. 'Nankör' diyen kişinin kendisi, öylesine nankörlük yapıyor ki bu milletin imanının temsil edildiği bir makama bu ifadeyi kullanabiliyor. Çanakkale Savaşı yıl dönümü vesilesiyle ki konuşmasında hutbe ile duayı ve birçok şeyi karıştırdı, birçok cehalet örneği var da şimdi girmeyeyim. Birçok temel kavramı karıştırdığı konuşmasında, cehaletini sergilediği konuşmasında, Atatürk'ün hutbede yer almadığını ifade ederek, buradan hareketle hakarette bulunuyor. Örnek vermek istemiyorum ama Yunanistan'da bir siyasi liderin Atina Başpiskoposu ile ilgili ya da Rusya'da Moskova Patriği ile ilgili ya da Vatikan'da, Avrupa'nın herhangi bir yerinde Papa ile ilgili herhangi bir görüş dolayısıyla böyle bir ifadeyi kullanma cüretine sahip olan birisi, halkın huzuruna çıkabilir mi? Din ve devlet işleri ayrıdır ama devlet adamları dine saygıyı öğrenecekler, saygıyı öğrenecekler.''Kılıçdaroğlu, hatim ne demek bilir mi'Söz konusu hutbenin okunduğu günün sabahı 253 bin şehit için bütün camilerde 253 bin hatim indirildiğini belirten Davutoğlu, 'Kılıçdaroğlu, hatim ne demek bilir mi, bilmem ama 253 bin hatim indirildi ve her yerde Gazi Mustafa Kemal'e ve bütün şehitlere dualar edildi' dedi.Başbakan Davutoğlu, Çanakkale'de, 18 Mart'ta yapılan törende de her konuşmacının Gazi Mustafa Kemal'i ve bütün şehitleri hürmetle andığına işaret ederek, 'Diyanet İşleri Başkanımız da duasında bütün şehitlerimizle birlikte Gazi Mustafa Kemal'i de andı. Hadi eleştirme ihtiyacı hissettiniz, hadi eleştirebilirsiniz, hepimiz eleştiriye açık olalım ama eleştirinin de edebi olur, eleştirinin hayası olur, üslubu olur. Hakareti eleştiriden ayırt edemeyenler, genellikle kitapla aşina olmayanlardır. Kitap çünkü bize seviyeli eleştiriyi öğretir' değerlendirmesinde bulundu.'Yüzümüzün kızarmasına sebep olacak dil ve davranışlardan uzak kalalım'Davutoğlu, eleştiri yapmak için eleştiri ahlakını benimsemek gerektiğine ve eleştirinin kitabın öğrettiği bir şey olduğuna işaret etti.Siyaset hayatına ilmin, ilmi üslubun egemen olması çağrısında bulunan Davutoğlu, 'Çağrım, miting meydanlarında halkla kurduğumuz iletişimin güzel bir dile dayanması, birbirimize yapacağımız eleştirilerin belli bir seviyede olması ve şu seçim döneminde halkımızın yüzünü kızartacak veya onlara hitap ederken bizim yüzümüzün kızarmasına sebep olacak tüm fiil, eylemler, dil ve davranışlardan uzak kalmamız. Düşüncesi olan düşüncesini getirsin ama,hakareti olan o hakaretini aynaya bakarak kendisine söylesin' diye konuştu.Ödül alanlarAkademisyenlerden oluşan 5 kişilik jüri, 'Afrika'ya Yönelik Türk Dış Politikasında Süreklilik ve Değişim' makalesiyle Kieran E. Uchehara'yı birinciliğe, 'Yapılandırmacı Perspektiften Kamu Diplomasisi ve Türkiye: ABD Yazılı Basınından Yansımalar' makalesiyle Samet Kavoğlu'nu ikinciliğe, 'Globalisation as an Agent of Party Ideological Change: The case of the Turkish Religious Right' makalesiyle Hakan Köni'yi üçüncülüğe layık gördü.Tezlerde ise Hüsamettin Aslan 'Brezilya'nın Anatomisi ve Lula da Silva (İşçi Partisi) ile Recep Tayyip Erdoğan (AK Parti) Hükümetlerinin Karşılaştırılması' ile birinci, Oğuz Göksu 'Siyasal İletişim Uygulamalarında Siyasal Kültürün Rolü' ile ikinci, Hüseyin Şeyhanlıoğlu da 'Demokrat Parti ve Siyasal Muhafazakarlık' ile üçüncü oldu.Törende, birincilere 10 bin lira, ikincilere 7 bin 500 lira, üçüncülere ise 5 bin lira para ödülü verildi.Muhabir: Fatma Can, Selen Tonkuş, Yıldız Seçil Aktaş, İlkay Güder, Enes Duran, Hande İlbeyi CancaAA
Yenilenen Apple TV, Siri, Akıllı Ev ve Uygulama Mağazası Desteğiyle Bu Yaz Geliyor
Apple, ilk kez 2012 yılında piyasaya sunduğu ve bugüne kadar yan roller verdiği ürünü Apple TV için radikal değişiklikler planlıyor. Kısa bir süre önce Re/code’dan Buzzfeed’e transfer olan John Paczkowski’nin haberine göre, şirket bu yaz düzenleyeceği WWDC 2015 etkinliğinde yenilenen Apple TV‘yi tanıtacak.Hatırlayacağınız gibi Apple Watch etkinliğinde, halihazırda rakiplerinden çok da ciddi bir farkı kalmayan Apple TV’nin fiyatını düşüren Apple, bu yaz yeni bir donanım tanıtmayı planlıyor, habere göre. Yeni tasarımla birlikte daha güçlü teknik özelliklerle gelmesi beklenen yeni Apple TV’ye özel bir uygulama/oyun mağazası da sonunda açılabilir. Bu durumda, Apple’ın WWDC etkinliğinde geliştiricilere yeni bir SDK sunması da mümkün.Yeni Apple TV’nin iyileştirilen yazılımı Siri desteğini getirirken, şirketin akıllı ev otomasyon sistemi HomeKit‘le uyumlu cihazların kontrol edilmesini sağlayacak.Konuyla ilgili elbette Apple tarafından yapılan bir açıklama yok ancak Apple TV ile ilgili son dönemde, önemli kaynaklardan artan sayıda haber görüyor olmamız şirketin bu alanda ciddi bir dönüşüm hareketine başladığını gösteriyor olabilir. WSJ, bu hafta başında Apple’ın bu Sonbahar’da Web TV hizmeti vermeye başlayacağını yazmıştı. WWDC 2015 etkinliğinde tanıtılacak olan servisin aralarında ABC, CBS ve Fox gibi yayıncıların olduğu 25 kanalla sunulacağını söyleyen haberde Apple’ın servisi aylık 30-40 dolar arasında fiyatlandıracağı bilgisine yer veriliyor. Bununla birlikte Web TV servisi Apple TV başta olmak üzere Apple’ın diğer iOS cihazlarından izlenebilecek olan servis için şirketin talebe göre erişilebilecek bulut tabanlı dev bir medya kütüphanesi oluşturduğu da söyleniyor.Webrazzi
YÖK İstanbul Üniversitesi İçin Raşit Tükel'i İkinci Sıraya Koydu
YÖK İstanbul Üniversitesi rektör adayları listesini Cumhurbaşkanı'na gönderdi.İstanbul Üniversitesi'ndeki rektörlük seçimini ilk sırada tamamlayan Prof. Dr. Raşit Tükel, YÖK tarafından hazırlanan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gönderilen listede ikinci sırada gösterildi.İstanbul Üniversitesi’nde seçim sonucunda belirlenen 6 rektör adayın ismini üçe indiren YÖK, seçimden 1202 oyla ilk sırada çıkmasına karşın Prof. Dr. Raşit Tükel'i ikinci sıraya koydu. Listenin ilk sırasında, seçimi 908 oyla ikinci sırada tamamlayan Vekil rektör Prof. Dr. Mahmut Ak var. Üçünsü sıradaki isim ise, seçimi yine üçüncü sırada tamamlayan Prof. Dr. Harun Cansız oldu. Cumhurbaşkanlığı’na gönderilen listedeki üç isimden biri Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından İstanbul Üniversitesi rektörlüğüne atanacak. Tükel: YÖK gerekçesini açıklasınYÖK'ün listeyi açıklamasının ardından Al Jazeera Türk'e konuşan Prof. Dr. Raşit Tükel, 'Rektörlük seçiminde açık farkla birinci olduğum için atanmamın uygun olduğunu ısrarla ifade ettim. Buna karşın, bilim insanlarının iradelerine karşın, YÖK'ten, hangi gerekçeyle, hangi ölçütlerle bu sıralamayı yaptığını, kamuoyuna açıklamasını bekliyorum. Başka da bir şey söylemek istemiyom' ifadelerini kullandı. Yeşildere: Eskiden yapılanı yapıyorlarÜniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof.Dr. Tahsin Yeşildere ise, 'Şu an iktidarlar, eskiden yapılanı yapıyorlar' diyerek YÖK'ün kararını eleştirdi:'Bundan önceki YÖK Başkanları da, Cumhurbaşkanları da hep sıralamaları değiştirdi. Bunun ölçütü ne? Tepedeki kurum, akademisyenlerin özgürlüğünü çiğniyor. Akademisyenlerin tercihine izin vermiyor. 28 şubat döneminde bugün atamayı yapanlar şikayetçiydi. Şu an iktidarlar, eskiden yapılanı yapıyorlar. Üniversiteler böyle bir yere gelemez. 28 Şubatın sivil versiyonunu yapıyorlar'Diğer üniversitelerde durumYÖK, İstanbul Üniversitesi dışında dört üniversitede yapılan rektörlük seçimi sonucuna göre de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a liste gönderdi. Galatasaray, Harran, Yüzüncü Yıl ve Tunceli Üniversiteleri için gönderilen listelerin ilk sırasında, rektörlük seçimini kazanan isimler yer alıyor. Tükel en yüksek oyu almıştıİstanbul Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet'in AK Parti'den milletvekilliği aday adaylığı için istifa etmesinin ardından 12 Mart’ta rektörlük seçimleri yapıldı. 3 bin 2 öğretim üyesi oy kullandı. Rektörlük için yarışan adaylardan, sosyal demokratların desteklediği İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr Raşit Tükel 1202 oy ile birinci oldu. Yunus Söylet’in ekibinden olan Vekil Rektör Prof. Dr. Mahmut Ak 908 oyla ikinci, Cerrahpaşa Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Cansız ise 382 oy ile üçüncü oldu.Seçimin ardından Prof. Dr. Tükel, üç sene önceki seçimlerde ikinci olunca adaylıktan çekildiğini hatırlatarak, Ak’a çekilme çağrısında bulunmuştu. Tükel,  Al Jazeera Türk'e yaptığı açıklamada  “Demokrasinin gereği olarak birinci olan adayın atanması gerekiyor” demişti. Tükel ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da çağrıda bulunarak en çok oy alan adayı atamasını istemişti. Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği’nden yapılan açıklamada da “Sandığın iradesine saygı duyulmalı” denmişti.Al Jazeera
Cinsellik Konusunda İnsanlığın Ulaşabileceği Son Noktaya Gelmiş Olmasına Dair
Hepimiz iyi kötü sevişen insanlarız, bir şekilde ucundan kıyısından cinselliğe bulaşmışız. Kiminin hayatında büyük bir yeri var seksin, kimi olmasa da olur diyor, kimi de yanıp tutuşuyor ama bir türlü dahil olamıyor seks yapan insanlar grubuna. Ne olursa olsun, hangi gruba dahil olursanız olun şunu bilin ki, seks bitti arkadaşlar, sonuna geldik. Bundan sonra elimizde olanlarla idare edeceğiz.
Reklam
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
Milyonlarca kişinin merakla beklediği tam güneş tutulması bugün meydana geldi. Güneş tutulması en iyi Kuzey Avrupa ülkelerinde izlenirken, Avrupa ülkelerinde ise 9:40-11:40 saatleri arasında parçalı olarak görüldü.300 yıldır ilk kez bahar aylarının başlangıcında meydana gelen Güneş tutulması Türkiye'den de izlenebildi.İşte güneş tutulması sırası kaydedilen o kareler...
İtalya'da Oğluna Rolex Alınan Bakan İstifa Etti
İtalya'da hafta başında düzenlenen yolsuzluk operasyonuna adı karışan Altyapı ve Ulaştırma Bakanı Maurizio Lupi istifa ettiPazartesi günü yapılan operasyonda, toplamda 25 milyar euro değerindeki ihalelerde yolsuzluk yaptıkları gerekçesiyle 4 kişi gözaltına alınmış, 51 kişi hakkında da inceleme başlatılmıştı.Gözaltına alınan işadamı Francesco Cavallo'nun, Bakan Lupi'ye bir takım elbise hediye ettiği, gözaltındaki bir diğer işadamı Stefano Perotti'nin de Lupi'nin oğluna 10 bin 350 euro değerinde bir Rolex saat verdiği ortaya çıkmıştı.Perotti'nin ayrıca Bakan'ın oğlunun işe girmesine aracılık ettiği belirlenmişti.Telefon dinlemeleriyle ortaya çıkan skandal üzerine Bakan'a istifa çağrıları yükselmeye başlamıştı.Maurizio Lupi, ilk açıklamalarında muhalefet ve medyanın istifa talebini reddetse de sonunda baskılara dayanamayarak görevi bırakma kararı aldı.Maurizio Lupi bugün Temsilciler Meclisi'nde yaptığı konuşmada görevi bıraktığını resmen duyurdu. Lupi meclisteki konuşmasında da suçsuz olduğunu savundu ve hakkında herhangi bir soruşturma olmamasına rağmen, 'başı dik bir şekilde' hükümetteki görevinden ayrılmaya karar verdiğini söyledi.Övgü Pınar | BBC Türkçe
Reklam
Minibüsün Altında Bırakan Dikkatsizlik
Rusya'da yük indiren bir minibüs işi bittiği anda geri geri gelirken dikkatsiz bir şekilde telefonla konuşan kadını fark etmemesi az kalsın bir felakete neden oluyordu.
Antalya'da Sağlık Skandalı: 'Bebeğin Bacağı Yanlış İğne Sonucu Kesildi' İddiası
Antalya'da 6,5 aylık dünyaya gelen bebeklerinin bacağının yapılan yanlış iğne sonucu kesildiğini iddia eden aile, hukuk mücadelesini sürdürüyor. Aile, çocuklarında bacağının kesilmesinin nedeni olarak bildirilen hastalığın bulunmadığını gösteren rapor alarak savcılığa sundu. Baba Yıldırım: 'Çocuğumda hiçbir şey yoktu ama 8. günde ayağına taktıkları iğneden dolayı damarını yırttılar'Antalya'da prematüre olan dünyaya gelen bebeklerinin bacağının özel bir hastanede yapılan yanlış iğne sonucu kangren olup kesildiği iddia eden aile, hukuk mücadelesi yürütüyor.Antalya'da bir yıl önce Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde 'Özge' adını verdikleri bir kız çocuğu sahibi olan Ali İhsan-İlknur Yıldırım çiftine çocuklarının erken doğduğu için kuvöze alınması gerektiği bildirildi.Hastanede kuvöz yetersizliği nedeniyle özel bir hastaneye sevk edilen Özge bebeğin ayağı, buradaki tedavisinin 8. gününde kangren oldu. Doktorlar tarafından 'Protein C-S hastalığı nedeniyle ayağın kesilmesi gerektiğinin' aktarılması üzerine aile, bebeklerini yeniden Akdeniz Üniversitesi Hastanesine götürdü.Burada yapılan müdahaleye rağmen Özge bebeğin sol bacağı diz üstünden kesilince aile, özel hastane hakkında yanlış iğne sonucu damarı yırttıkları gerekçesiyle savcılığa suç duyurusunda bulundu. Aile, son olarak çocuklarında 'Protein C-S hastalığı bulunmadığını' gösteren rapor alarak savcılığa sundu.Bebekte 'Protein C-S' hastalığının olmadığı iddiasıBaba Ali İhsan Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde erken doğum sonucu dünyaya gelen çocuğunun boş kuvöz olmaması nedeniyle il merkezindeki özel bir hastaneye sevk edildiğini söyledi.Doğum sonrası ve özel hastanedeki kuvöz tedavisinin 8. gününe kadar çocuğunun ayağında hiçbir sorun bulunmadığını ifade eden Yıldırım, şöyle konuştu:'Çocuğumda hiçbir şey yoktu ama 8. günde ayağına taktıkları iğneden dolayı damarını yırttılar. Damarı yırtılınca ayağı kangren oldu. Ondan sonra bize yalan beyanda bulundular. Protein C-S hastası olduğunu söylediler. Ayağı kesildikten sonra bunun testini yaptırdık. Çocukta böyle bir hastalık yok. Daha farklı testlerde yaptırdık yine bir şey çıkmadı. Bütün tahlilleri yaptık. Yalan söyledikleri ortada. Elimizdeki belgelerde var.'Yıldırım, Protein C-S'nin genetik bir hastalık olmasına karşın, kendisi ve eşinde böyle bir rahatsızlık bulunmadığını dile getirerek, gerekirse bununla ilgili testleri de yaptırabileceklerini kaydetti.Sağlık Bakanlığından bu konuda yardım beklediklerini belirten Yıldırım, 'Sahte belgeleri Sağlık Bakanlığına gönderiyorlar. Ondan sonra da üstünü kapatıp dosyayı yok etmeye çalışıyorlar. Çocuğumun Protein C-S hastası olmadığına dair gerçek belgeler bizde' diye konuştu.Yıldırım, olayın ardından savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını bildirerek, bir yıl geçmesine rağmen henüz davanın başlamadığını dile getirdi.Anne Yıldırım da 26 haftalıkken erken doğum yaptığını ifade ederek, sağlam doğan çocuğunun sol bacağının kangren olması sonucu kesildiğini söyledi. Suçluların cezalandırılmasını istediklerini vurgulayan anne Yıldırım, 'Bunu yapanlar cezasız kalmasın' dedi.'Gerekli tüm müdahale ve tedaviler gerçekleştirildi'Özel hastaneden konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada ise Özge bebeğin hastanelerine tedavi için gönderilmesinin ardından gerekli tüm müdahale ve tedavilerin gerçekleştirildiği, tıp kuralları çerçevesinde tüm işlemlerin bebek yararına yapıldığı vurgulandı.Açıklamada, en temel hasta haklarından mahremiyet ilkesine gösterdikleri hassasiyet sebebiyle hastalara özel bilgileri veremedikleri aktarılarak, 'Yıldırım ailesinin başvurusuyla konu yargı mercilerine intikal etmiştir. Bu sebeple şu aşamada başka bir açıklama yapmamız mümkün olamamaktadır' ifadesine yer verildi.AA
Reklam
Van Gaal: "Artık Yaşlandım"
İngiliz basınına konuşan Van Gaal, teknik direktörlük kariyerine nokta koymayı planladığını belirterek, 'Artık yaşlandım. Manchester United benim son durağım. Burası kesin' dedi.Ailesine daha fazla zaman ayırmak istediğini belirten 63 yaşındaki van Gaal, 'Dikkatimi çocuklarıma, torunlarıma ve eşime vermek istiyorum. Bunu hak ediyorlar' ifadesini kullandı.Eşinin 5 yıldır emekliye ayrılması yönünde kendisinden istekte bulunduğunu vurgulayan Hollandalı teknik adam van Gaal, Portekiz'deki yazlık evine taşınmak istediğini kaydederek, 'Orada beni bir cennet bekliyor. Teknik direktörlüğü bırakarak golf oynamak ve harika yemekler denemek istiyorum' diye konuştu.Louis van Gaal, Manchester United taraftarının takımına her zaman destek olduğunu belirtti. Van Gaal, 'Sezon öncesinde ABD'de Real Madrid, Liverpool, Roma, Inter ve Los Angeles Galaxy'nin yer aldığı bir turnuvaya katılmıştık. Üç hafta içinde oynadığımız 5 maça 300 bin seyirci geldi ve bence 280 bininin üzerindeManchester United forması vardı. Dünyanın en büyük kulübünde çalıştığımı biliyorum' ifadelerini kullandı.Hollandalı teknik adamın Manchester United ile sözleşmesi 2017'de sona erecek.AA
13. Pera Fest Başlıyor: Şiddete Karşı Sanat
PERA FEST, 13. yılında sonbahardan ilkbahara taşındı.21 Mart Dünya Şiir Günü’nde başlayarak 3 Nisan’a dek sürecek 13. PERA FEST’in bu yılki teması “Şiddete Karşı Sanat”.Kültürlerarası İletişim Disiplinlerarası Sanat Derneği ve PPR ( Pi Prodüksiyon Halkla İlişkiler) işbirliğinde düzenlenen festivalin programı tiyatro ağırlıklı.Festival kapsamında sergilenen oyunlardan “şiddet” temasını işleyen oyunlar arasından bir seçki sunulacak. Toplumsal/SiyasalŞiddet” ve “Kadına yönelik Şiddet” üzerinde odaklanan oyunların ardından yazar, yönetmen ve oyuncuların katılımı ile söyleşiler düzenlenecek. Festivalin son haftasında, Salt Beyoğlu’nda ‘şiddet’ temalı filmler gösterilecek.PERA FEST, bu yılki programıyla “tiyatronun direnen çocuklarına şapka çıkarmak” istediklerini belirtiyor.Festival kapsamındaki etkinliklerin geliri toplulukların olacak. Biletler, oyunların sahneleneceği tiyatrolardan ve internet üzerinden temin edilebilecek.Festival, saat 14.00’da Tiyatro Pera’nın “ Şiirinle Gel ! ” başlıklı Dünya Şiir Günü etkinliği ile başlayacak. Etkinlikte oyuncular seçtikleri şiirleri bir kutuda toplayacaklar ve kutudan çektikleri şiirleri doğaçlama okuyacak.Girişi ücretsiz olan etkinlikte izleyiciler de, seçtikleri bir şiiri kutuya atacaklar ve oyunculardan birinin bu şiiri okumasını bekleyecekler. Dünya Şiir Günü etkinliğinin bir de konuk şairi var; Bejan Matur.Saat 16.30’da ise, Şermola Performans’ta Destar Tiyatro’nun yeni oyunu “ Çenadengızi (Deniz Kızı) ” sergilenecek. Galisyalı yazar Secho Sende’nin oyununu sahneye koyan Aslı Öngören ve oyuncular, oyun sonrası yapılacak söyleşiye katılacak.günü 18.30’da, Kumbaracı yokuşundaki BiSahne’de Bi Tiyatro’nun yeni oyunu, Edward Bond’un “ Kırmızı, Siyah ve Cahil ” sergilenecek. Oyun sonrası gerçekleştirilecek “Şiddet Kültürü ve Edward Bond” konulu tartışmaya Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Işıl Baş, Kültür Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Eradam ve BiTiyatro’nun kurucuları, Laçin Ceylan ve Nihat İleri katılacak.20.00’de, Küçük Sahne’de İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun “ Sevgili Hayat ” adlı yeni oyunu, PERA FEST için ücretsiz sergilenecek. Oyun sonrası yapılacak söyleşiye, yazar Funda Özşener, yönetmen Metin Belgin, müzisyen Stelyo Berber ve oyuncular Ebru Aytürk Evren ile Yeşim Gül katılacak.günü saat 18’de Beyoğlu’ndaki Maya Cüneyt Türel Sahnesi’nde “Yitirilen Külltür Mirasımız: Beyoğlu’nun Tiyatro Yapıları” adlı bir söyleşi var.Konuşmacılar, Devlet Tiyatroları eski Genel Müdürü Yücel Erten, İstanbul Şehir Tiyatroları eski Genel Sanat Yönetmeni Orhan Alkaya, tasarımcı Metin Deniz ve mimar Prof. Hasan Kuruyazıcı.Aynı akşam, 20.30’da Tiyatyro Pol, Harbiye’de bir apartman dairesinde, aile içi şiddet’i konu alan “ Teklif ” adlı oyunu sergileyecekler.“Seyirci Gözüyle : Tiyatroya Disiplinlerarası Yaklaşımlar” başlıklı söyleşiye, mimar - şair Cengiz Bektaş, hukukçu – psikolog Miyese Kendirci, doktor-yazar-oyuncu Ercan Kesal, tiyatro yönetmeni Yeşim Özsoy Gülan, oyuncu Zeynep Özden ve PERA FEST Sanat Yönetmeni Vecdi Sayar katılıyor.günü 18.00’de Beyoğlu Aznavur pasajındaki Sekizinci Kat adlı tiyayroda düzenlenecek “Kadına Karşı Şiddet ve Tiyatro” başlıklı söyleşi, Ebru Nihan Celkan, Jale Karabekir, Zeynep Özyağcılar, Merve Engin, Tilbe Saran ve Sündüz Haşar’ın katılımı ile gerçekleşecek. Söyleşinin ardından 20.30’da Tiyatro Neki’nin “Kesit” adlı oyunu oynanacak.Dünya Tiyatro Günü’nde saat 17.00’de Orhan Aydın, Metin Boran, Cuma Boynukara, Ayşe Lebriz Berkem, Kemal Oruç, Ragıp Yavuz ve Üstün Akmen Tiyatro Rampa’daki söyleşide “Tiyatroya Yönelen Şiddet: Sansür ve Baskılar”ı tartışacak.Saat 20.30’da ardından, Matei Visniec’in “İlerleme Kelimesi Annemin Ağzında Feci Yanlış Tınlıyordu” oyunu sergilenecek.Festivalin ikinci yarısında da, D 22 “Bent”, Büyülü Sahne “Kadın Oyunları”, İkinci Kat “Üst Kattaki Terörist”, Gaklata Perform “Aşk ve Faşizm”, Altuıdan Sonra Tiyatro “Hak”, Tiyatro Hal “Kırmızı”, Tiyatro Martı “Uçlar” adlı oyunları sergileyecek.PERA FEST kapsamında, 28 Mart – 1 Nisan tarihleri arasında Salt Beyoğlu’nda şiddet temasına ilginç yaklaşımlar içeren “Sivas” ve “Beyaz Tanrı” adlı kurmaca filmler ve Antalya Film Festivali’nde sansür tartışmasının odağındaki “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” adlı belgesel gösterilecek.Katılımın ücretsiz olacağı bu gösterimlerin yanısıra 1 Nisan’da gene Salt Beyoğlu’da Yaşar Kemal’in anısına bir etkinlik düzenlenecek. Arif Keskiner’in “Binbir Renk-Binbir Çiçek – Yar Kemal” balıklı söyleşisinin ardından “Türkan Şoray’ın “Yılanı Öldürseler” adlı filmi gösterilecek. Detaylı Bilgi için tıklayınız
Apple ‘Antivirüs'e Gerek Yok’ Diyor
iOS cihazlar için geliştirilen antivirüs uygulamalar Apple’ın hedefinde. Son olarak, Intego’nun VirusBarrier Uygulaması App Store’dan kaldırıldı.Güvenlik yazılımı üreticileri yıllardır iOS ve Mac platformlarına yönelik ürünler geliştiriyor. Buna rağmen, Apple’ın antivirüs yazılımlarına karşı bakışı oldukça soğuk. Bu durumun en büyük nedeni ise, kullanıcılar arasında iOS ve OS X’in güvenlik ve kararlılığının oldukça yüksek olduğu, antivirüs yazılımı kullanmaya gerek olmayacağı yönündeki imajı. Bu imaja zarar gelmesini istemeyen Apple, iOS uygulama mağazasında müdahaleler yapıyor.Antivirüs uygulamaları kaldırılıyorSon olarak Intengo şirketinin VirusBarrier yazılımı App Store’dan kaldırıldı. Uzun yıllardır App Store’da bulunan uygulamanın kaldırılması şirket tarafından tepkiyle karşılandı. Şirket CEO’su Jeff Erwin, iOS kullanıcılarının e-posta ekleri ya da bulut ortamındaki dosyalardan virüs alabileceği yönünde açıklamalar yaptı. Erwin, iOS platformunda virüs olmayacağı yönünde yanlış bir inanış olduğuna dikkat çekerek, bu platform için de virüslerin ve zararlı yazılımların var olduğunu belirtti.Adı var, kendi yok uygulamalarHali hazırda App Store üzerinde “antivirüs” anahtar kelimeleri ile arama yapıldığında birçok sonuç listeleniyor ancak çıkan uygulamaların çoğunluğu oyun, yardımcı ya da özel uygulamalar. Apple’ın yakın gelecekte kalan birkaç “gerçek” antivirüs özelliğine sahip uygulamayı da mağazadan kaldırması bekleniyor.ShiftDelete.Net
Reklam
Ahmet Altan ve Yasemin Çongar İfade Verecek
Balyoz davasında sanık askerlere 'kumpas kurulduğu' iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Taraf gazetesinin eski Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan ve Yasemin Çongar ifadeye çağrıldı.Akşam'ın haberine göre Altan ve Çongar şüpheli sıfatıyla ifade verecek.
Google, Android Auto'yu Nihayet Kullanıma Sundu
Google , Android platformunu otomobillere taşıyan Android Auto ile Pioneer’ın üst segment araç içi bilgi ve eğlence sistemlerinin bugünden itibaren uyumlu hale geldiğini açıkladı . Android 5.0 ve üstü cihazlar için Android Auto uygulamasını indirmeye sunan Google, Pioneer ’ın AVIC-8100NEX , AVIC-7100NEX ve AVH-4100NEX araç içi sistemleri üzerinden sürücülerin otomobillerinde daha güvenli bir deneyim yaşamasına imkan tanıyor. Android’li akıllı telefonlara USB üzerinden bağlandıktan sonra aktif hale gelen yazılım, sesli olarak sürücülerin Google Haritalar’a ulaşmasına, kısa mesaj göndermesine, Google Play Music üzerinden müzik dinleyebilmesine ve hava durumunu öğrenmesine yardımcı oluyor. Google tarafından yayınlanan Android Auto uygulaması şu an için sadece Amerika, İngiltere ve Avustralya’da kullanılabiliyor.LOG
Reklam
Sivas'ta Bir Kadın Ziyaretine Gittiği Kocası Tarafından Cezaevinde Öldürüldü
Türkiye'de her gün yaşanan kadına yönelik şiddet haberlerine bugün bir yenisi daha eklendi. Sivas'ta kapalı cezaevinde cinayet hükümlüsü 33 yaşındaki Metin Avcı, kendisini ziyarete gelen eşi 29 yaşındaki Leyla Avcı'yı görüş sırasında boğazını meyve bıçağıyla keserek öldürdü. Metin Avcı'nın 2010 yılında amcasının oğlunu öldürmekten hükümlü olduğu, eşini ise öldürdüğü amcasının oğlunun tarafından 'tecavüze uğradığı' gerekçesiyle öldürdüğü belirtiliyor...Olay, akşam saatlerinde Sivas E Tipi Kapalı Cezaevi'nde meydana geldi. Cinayet nedeniyle 16 yıl hapis cezasına çarptırılan Gaziantep nüfusuna kayıtlı Metin Avcı'yı ziyaret etmek için eşi Leyla Avcı, Sivas'a geldi. Cezaevine giden kadın burada kocası Metin Avcı ile eşlerin görüşmeleri için hazırlanan ve 'Pembe oda' adı verilen odaya geçti. Bir süre sonra da çift odaya meyve tabağı aldı. Odada Metin Avcı, henüz bilinmeyen nedenle eşinin boğazını meyve bıçağı ile kesti. Ardından da bıçakla kendi kollarını kesti.İçeriye giren cezaevi görevlileri Leyla Avcı'nın cansız bedeni ile karşılaştı. Yapılan kontrolde öldüğü belirlenen genç kadının cesedi olay yerinde yapılan incelemenin ardından otopsi için Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morguna kaldırıldı. Yaralı Metin Avcı ise ambulansla kaldırıldığı Numune Hastanesi'nde tedaviye alındı. Olayla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.GEREKÇE TECAVÜZE UĞRAMASIOlaydan sonra hastaneye kaldırılarak tedaviye alınan mahkum Metin Avcı'nın eşini 2010 yılında işlediği cinayetle ilgili olarak öldürdüğü ortaya çıktı. Metin Avcı'nın amcasının oğlu Engin Avcı'nın 2010 yılında eşi Leyla Avcı'ya tecavüz ettiği ileri sürüldü. Bu nedenle 16 Eylül tarihinde çıkan kavgada Metin Avcı'nın amcasının oğlunu öldürdüğü öğrenildi. Olaydan sonra tutuklanan Metin Avcı'nın eşiyle ilk kez bu şekilde baş başa görüştüğü ve öldürdüğü amcasının oğlunun tecavüzüne uğramış olmasından dolayı karısını da öldürdüğünü söylediği bilgisine ulaşıldı.3 SAAT ÇIKMAYINCA GARDİYANLAR İÇERİ GİRDİÖte yandan olay sırasında kullanılan 'Pembe Oda'da çiftlere 3 saatlik görüşme süresi verildiği öğrenildi. Metin ve Leyla Avcı çifti odaya girdi. Gözetleme olmayan odada sadece çağrı butonu bulunduğu, ancak kullanılmadığı ortaya çıktı. Çiftlerin 3 saatlik süre dolmuş olmasına rağmen içeriden çıkmaması üzerine gardiyanlar kapıyı çaldı. Ancak açan olmayınca kapı açılarak içeri girildi. Genç kadın yerde boğazı kesilerek öldürülmüş halde, kocası ise bileklerini kestiği için baygın halde bulundu.3 ÇOCUKLARI VARDIMetin ve Leyla Avcı çiftinin 2005 yılında evlendikleri ve 9 yaşında Nazar, 6 yaşında Yağmur ve 4 yaşında Emircan isimli 3 çocukları bulunduğu öğrenildi. Cezaevine giden çocukların babalarıyla görüştüğü, daha sonra dedeleriyle birlikte dışarı çıktıkları ve çiftin özel görüşmesini bekledikleri öğrenildi.YÖNETMELİKTE VAROlayda kullanılan bıçakların cezaevi kantininde satıldığı ve Metin Avcı'nın da ucu küt 3 santim uzunluğundaki bıçağı, meyve yiyeceğini söyleyerek satın aldığı anlaşıldı. Cezaevi yönetmeliğinde ucu küt olmak şartıyla 10 santimetreye kadar meyve bıçağı satılabildiği öğrenildi.CENAZE MALATYA'YA GÖTÜRÜLECEKOlayda yaşamını yitiren Leyla Avcı'nın Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanes'ne kaldırılan cesedine otopsi yapıldı. Otopsi sonrası yakınlarına teslim edilen cenazenin Malatya iline gönderileceği ve burada toprğa verileceği öğrenildi. Genç kadının ailesinin Malatya'da yaşadığı öğrenildi. 2010 yılında yaşanan cinayet olayından sonra Şanlıurfa'da yaşayan Leyla Avcı'nın kayınpederi ve çocukları ile birlikte Elazığ'a taşınarak burada yaşamaya başladığı belirlendi. Hastaneye kaldırılarak tedavisi yapılan Metin Avcı'nın jandarma tarafından gözaltına alınarak adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.Halife YALÇINKAYA | DHA
James Franco Edebiyatı Rahat Bırakmıyor
Daha önce Faulkner'ın 'As I Lay Dying'ini uyarlayan ve ne eleştirmenleri ne seyircileri mutlu edebilen Franco, bu kez başka bir Amerikan klasiğini beyazperdeye uyarlayacakABD'li oyuncu James Franco, üstüste çektiği filmlerden aldığı olumsuz eleştirilere rağmen yönetmenlik yapmaya devam ediyor. Franco, şimdi de John Steinbeck'in bir kitabını beyazperdeye uyarlıyor. Oyuncu, John Steinbeck'in 1936 yılında kaleme aldığı ve fazla bilinmeyen romanı 'In Dubious Battle'ı sinemaya uyarlayacak. Büyük bir çiftçi grevini anlatan roman, Kaliforniya’da zor koşullarda çalışan elma toplayıcılarının öyküsünü, grevlerini ve sendikalaşma çabalarını anlatıyor.Başrolü Nat Wolff’a emanet eden Franco, kendisinin de rol aldığı film için pekçok ünlü isimle çalışıyor. Filmde, John Savage’ın yanı sıra Selena Gomez, Vincent D’Onofrio, Robert Duvall, Ed Harris, Bryan Cranston, Sam Shepard ve Danny McBride rol alacaklar.Kaynak: Milliyet Sanat
Afganistan'da 'Kuran Yaktı' Diye Zihinsel Engelli Bir Kadın Linç Edilip Yakıldı
Afganistan’ın başkenti Kabil’de, cami önünde Kur’an-ı Kerim’i yaktığı ileri sürülen zihinsel engelli bir kadın, buradaki kalabalık tarafından linç edildi. Daha sonra kalabalık tarafından bir çatıdan atılan kadın üzerine benzin dökülüp yakıldı.Afganistan Özgürlük Radyosu’nun haberine göre, Kabil’in en büyük camilerinden Şahi Doh Şamşira önünde Kur’an-ı Kerim’i yaktığı iddia edilen ve zihinsel engelli olduğu belirtilen 27 yaşındaki Fehunde isimli kadın, buradaki kalabalık tarafından linç edildi.Kalabalık daha sonra kadını bir çatıya çıkarıp aşağı attı. Sık sık tekbir getiren grup, artık kımıldamayan kadının üzerine benzin döküp yaktı. Son olarak yakılan kadından geriye kalanlar Kabil Nehri’ne atıldı.Linç sırasında grupa müdahale etmeyen polis, sonra dört kişiyi gözaltına aldı. İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Sedik Sedikki, ‘ talihsiz ‘ olarak nitelediği olaya seyirci kalan polisler için de soruşturma başlatıldığını bildirdi.Diken
Reklam