onedio
Bir Kadın Cinayeti Daha: 4 Aylık Hamile Kadın Kocası Tarafından Öldürüldü
Konya'da 35 yaşındaki Ali Coşkun, 2 çocuğuyla evi terk edip ailesinin yanına yerleşen aynı yaştaki 4 aylık hamile eşi Fatma Coşkun'u, iddiaya göre, 7 yaşındaki oğlunun gözleri önünde tabancayla vurarak öldürdü.DHA'dan Ayhan Kula'nın verdiği bilgiye göre, olay Konya'nın Ilgın İlçesi'ne bağlı Yukarı Çiğil Mahallesi'nde meydana geldi. 7 ve 4 yaşında 2 çocuk annesi hamile Fatma Coşkun, iddiaya göre, yaklaşık 1 ay önce şiddetli geçimsizlik sonucu çocuklarını yanına alıp, aynı mahallede oturan ailesinin yanına yerleşti. Tarım işçisi Ali Coşkun'un kayınpederinin evine giderek eşini tehdit etmesi üzerine Fatma Coşkun'un annesi ve babası damatları Ali Coşkun'dan şikayetçi olmak için jandarma karakoluna gitti. Bu sırada kayınpederinin evine gelen Ali Coşkun, eşine konuşmak istediğini söyledi. Fatma Coşkun ilk olarak pencereden eşine cevap verdi. İddiaya göre eşinin ısrarı üzerine kapıyı açtı. Eve giren Ali Coşkun, 7 yaşındaki oğlunun gözü önünde hamile eşi Fatma Coşkun'a 'O çocuk benden değil’ diyerek ateş etti.Boynuna ve sırtına 3 mermi isabet etmesi sonucu kanlar içinde yere yığılan Fatma Coşkun olay yerinde hayatını kaybetti. Olay yerinde yapılan inceleme sonunda Fatma Coşkun'un cenazesi otopsi yapılmak üzere Ilgın Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Jandarma, kaçan Ali Coşkun'un yakalanması için çalışma başlattı. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
Kur'an Yaktığı İddia Edilen Kadını Sokak Ortasında Canice Katleden Afganlar
Kur'an yaktığı iddia edilen 32 yaşındaki kadın Afganistan'da canice katledildi. Yakınları tarafından zihinsel engelli olduğu söylenen kadının Kur'an'ı yaktığına dair herhangi bir kanıt bulunmamakta.Dine hakaret ettiği için sokak ortasında taş ve sopalar ile dövülerek öldürülen kadının arkasından Akbar Khan camisinin imamı dün cuma namazında canileri savunarak hükümete seslendi. İmam, herhangi bir tutuklamanın olması durumunda bir ayaklanma başlayacağını söyleyerek adeta gözdağı verdi.  Öldürülen kadın daha sonra nehir yatağında yakılırken cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada da olayın soruşturulacağı bilgisi verildi.
Fitch Ratings Türkiye Notunu Değiştirmedi
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'nin 'BBB-' ile 'yatırım yapılabilir' seviyede bulunan kredi notunu ve 'durağan' not görünümünü teyit etti.Fitch Ratings’ten yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’nin kredi notunun 'BBB-' ve not görünümünün “durağan” olarak korunduğu bildirildi. Açıklamada, düşen petrol fiyatlarının enflasyon ve cari açığın iyileşmesine katkıda bulunduğu, ancak Rusya, Ukrayna ve Orta Doğu'ya yapılan ihracatı olumsuz etkilediği ifade edildi. Türkiye'nin kamu finansmanın güçlü olmayı sürdürdüğü belirtilen açıklamada, haziran ayındaki seçimler öncesinde herhangi bir finansal kayma riski görülmediği kaydedildi. Fitch, ayrıca bankacılık sektörünün Bank Asya'ya ilişkin gelişmelerden etkilenmediği ve iyi durumda olduğu görüşünü paylaştı.Kaynak: AA
Keanu Reeves ve Jim Carrey Aynı Filmde
Sonunda bu da oldu! Reeves ve Carrey'i ilk defa aynı projede göreceğiz!İran sinemasının ilk vampir filmi olarak kabul edilen ve katıldığı festivallerde büyük övgü toplayan Gece Yarısı Sokakta Tek Başına Bir Kız filmiyle adından söz ettiren Ana Lily Amirpour; yeni projesi için şimdiden kolları sıvadı bile! Teksas çöllerinin alabildiğine kurak distopik coğrafyasından kopup gelen ilginç bir aşk öyküsünün perdeye taşınacağı film hakkında şu an daha fazla detay verilmese de, projede Jim Carrey ve Keanu Reeves'in yer alacağı kesinleşmiş vaziyette!Filmde ayrıca, Jason Momoa ve Diego Luna gibi isimler de yer alıyor. Önümüzdeki aylarda çekimlerine başlanılması beklenen filmin hem Carrey hem de Reeves hayranlarını şimdiden heyecanlandıracağına şüphe yok.Beyazperde
A Milli Takım Kadrosu Açıklandı
A Milli takımın Hollanda ve Lüksemburg maçları aday kadrosu belli oldu.Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, 25 kişilik aday kadroda, Bayer Leverkusen'de forma giyenHakan Çalhanoğlu ve Ömer Toprak'a da davet gönderdi.Gurbetçi futbolcu Hakan, Gökhan Töre ile yaşanan 'silah' krizi sonrasında Milli takımdan uzaklaşmıştı.21 yaşındaki Hakan, 6 Eylül 2013'te Andorra ile oynanan 2014 Dünya Kupası elemeleri maçında ilk kez A Milli takım formasını giymişti.Almanya Milli takımından da teklif almasına rağmen ay yıldızlı formayı seçen Hakan, A Milli takımda 5, Genç Milli takımlarda ise toplamda 42 maçta sahaya çıkmıştı.İşte aday kadro:Kaleciler: Mert Günok,Volkan Babacan,Harun TekinSavunma: Gökhan Gönül, Şener Özbayraklı, Ömer Toprak, Mahmut Tekdemir, Serdar Aziz, Caner Erkin, Hakan BaltaOrta Saha: Mehmet Topal,Gökhan Töre,Volkan Şen,Ozan Tufan,Hakan Çalhanoğlu,Selçuk İnan,Mehmet Ekici, Olçay Şahan,Hamit Altıntop,Emre Belezoğlu, Alper PotukForvet: Burak Yılmaz, Umut Bulut, Mevlüt Erdinç, Kazım KazımCezalı olduğu için Hollanda maçında forma giyemeyecek olan Arda Turan'ın yanı sıra Eren Albayrak, Kaan Ayhan ve Enes Ünal da Lüksemburg maçının kadrosuna dahil edilecek.Mackolik
CHP'den Seçim Listesi İddiası: Antalya'da 28 Bin 800 Seçmen Kayıp
CHP Antalya İl Başkanı Semih Esen, 30 Mart 2014 seçimlerinde Antalya'da oy kullanan 28 bin 800 seçmenin isminin askıya çıkan listelerde olmadığını açıkladı. Esen, listede ismi olmayanlardan birinin de CHP milletvekili aday adayı olduğunu söyledi.Semih Esen, CHP il yöneticileri ile birlikte parti binasında basın toplantısı düzenledi. 7 Haziran seçim takviminin işlediğini, seçmen listelerinin 14 Mart 2015'te muhtarlıklarda askıya çıktığını hatırlatan Esen, bu listeler üzerinden bir çalışma yaptıklarını ve ilginç sonuçlara ulaştıklarını dile getirdi. Antalya genelinde, bir önceki seçimde oy kullanan toplam 28 bin 800 seçmenin kaydını askıya çıkan listelerde bulamadıklarını ifade eden Semih Esen, 'Bu 28 bin 800 kişi Türkiye'nin hiçbir yerinde yok. Bir başka ifadeyle 28 bin 800 seçmen buharlaşmıştır. Antalya'da toplam 28 bin 800 kişinin en temel anayasal hakkı olan seçme hakkı AKP iktidarı tarafından gasp edilmiştir.' dedi.Muhtarlıklarda askıda olan listelerde ismini bulamadıkları arasında, ismini açıklamadığı bir CHP milletvekili aday adayı olduğu bilgisini de paylaşan Semih Esen, 28 bin 800 kişiden 700'ünün CHP üyesi olduğunu tespit ettiklerini söyledi.EN FAZLA MURATPAŞA'DASemih Esen'in iddiasına göre, 1,5 milyon seçmenin bulunduğu Antalya'da en fazla kayıt, toplam seçmenin beşte birinin bulunduğu Muratpaşa ilçesinde silindi. Askıya çıkan listelerde olmadığı ileri sürülen seçmenlerden 8 bin 714'ü Muratpaşa'da, 6 bin 86'sı Kepez'de, 3 bin 81'i Alanya'da, 2 bin 505'i Konyaaltı'nda, 2 bin 48'i Manavgat'ta, diğerleri ise geriye kalan 14 ilçede bulunuyor.AK PARTİLİ BELEDİYENİN ANKET YAPTIRDIĞI İDDİASIAntalya'da 28 bin 800 seçmenin kaydının silinmesiyle ilgili cevap beklediklerini ifade eden Semih Esen, ilginç bir iddiayı dile getirdi. Birkaç hafta önce Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin çalışanları eliyle yaptırdığı bir anket olduğunu anlatan Esen, belediyenin yaptığı hizmetlerden memnuniyeti ölçmeye yönelik anketin ardından 'Geçen seçimde kime oy verdiniz?', 'Bu seçimde kime, neden oy vereceksiniz?' şeklinde sorular yöneltildiğini iddia eden Semih Esen, 'Bir büyükşehir belediyesi neden yapar bunu? Gerek var mı? Kural, yasa bilen, seçim kanunu okuyan kişi yapar mı bunu? Yapmaz. YSK, 'yapmayın' diyor. Yapılıyor. Niye yapıyorsunuz?' diye sordu. 28 bin 800 seçmenin kaydının bulunamamasına dikkat çeken Esen, 'Bunun için mi yapıyorsunuz?' diyesi geliyor insanın ama demiyorum.' şeklinde konuştu.ISLAK İMZALI TUTANAKLARSemih Esen, bir gazetecinin sorusu üzerine 7 Haziran 2015'te Antalya'da 4667 sandıkta oy kullanılacağını, bu seçimde sandık güvenliğine büyük önem vereceklerini belirterek şunları söyledi: '4 bin 667 sandığını tamamında sandık kurul üyelerimiz olacak. Onun dışında müşahitlerle oralarda olacağız. Islak imzalı sandık sonuç tutanaklarının temin edilip il örgütüne ulaştırılması konusunda organizasyonları yapıyoruz. Bu seçimi tek bir sandığın bile ıslak imzalı sonuç tutanağını almadan bitirmeyeceğiz.'Cihan
Reklam
Yeni Nesil Moto 360 Göründü
Motorola'nın sevilen akıllı saati olan Moto 360'ın yeni nesli kısa zaman sonra karşımıza çıkacak gibi görünüyor. Lenovo CEO'su Yang Yuanqing sayesinde yeni prototip göründü.250 dolarlık fiyatı ile geçtiğimiz senenin en çok sevilen akıllı saati olan Moto 360, Android Wear işletim sistemi ve şık tasarımı ile akıllı saat severleri memnun etmeyi başarmıştı. Daire şeklindeki yapısı ile geçen senenin akıllı saatlerinden ayrılarak normal saatlere benzemesi kullanıcıları mutlu etmişti. Çok sevilen bir cihaz olmasına rağmen neredeyse bir günlük batarya performansına sahip olması cihazın tek olumsuz tarafıydı. Kısa zaman önce MWC 2015'de LG'nin yeni akıllı saati LG Watch Urbane ve Çin'li Huawei markasının ilk akıllı saati olan Huawei Watch karşımıza çıkmış ve büyük beğeni toplamışlardı.
Reklam
Fenerbahçe Çeyrek Finali Garantiledi
Euroleague son 16 turu F Grubu 11. hafta maçında Fenerbahçe Ülker, EA7 Emporio Armani'yi 98-77 mağlup etti. Sarı lacivertliler çeyrek finale kalmayı garantiledi.Üst üste sekizinci galibiyetini alan Fenerbahçe Ülker, dokuzuncu kez kazandı. Grupta lider durumda bulunan Sarı lacivertliler, üç maç kala Euroleague'de son sekiz takım arasına adını yazdırdı. Grup liderliği mücadelesinde önemli bir maçı daha kazandı.Ülker Sports Arena'da oynanan maça taraftarının desteğiyle iyi başlayan Sarı lacivertliler, ilk çeyreği 22-14 önde kapattı. İkinci çeyrekte ise İtalyan ekibi farkı kapattı ve ilk yarıyı üç sayı farkla önde tamamladı.Üçüncü çeyrekte yeniden oyunun kontrolünü sağlayan Fenerbahçe son çeyreğe dört sayılık avatajla girdi. Dördüncü çeyrekte hücumda etkili olan Fenerbahçe salondan 21 sayı farkla galip ayrıldı.EA7 Emporio Armani, 11. maçında sekizinci yenilgisini aldı.Fenerbahçe Ülker bu sezon rakibiyle yaptığı dördüncü maçı da kazandı. Sarı lacivertliler, önceki üç maçı 77-74, 80-74 ve 82-71'lik skorlarla kazanmıştı.Al Jazeera
Komşuda Doping Skandalı
Bulgaristan Erkek ve Kadın Halter Milli Takımlarındaki 11 sporcunun doping testleri pozitif çıktı.Bulgaristan Halter Federasyonu'ndan yapılan açıklamada, başkent Sofya'nın Dianabad Spor Tesisleri'ndeki kampta bulunan sporculara iki hafta önce doping kontrolü yapıldığı bildirdi. Sporcuların Gürcistan'da üç hafta sonra yapılacak Avrupa Şampiyonası'na hazırlandıkları açıklandı.Kampta yapılan testler sonrasında Aleksandar Dimitrov dışındaki tüm erkekler milli takımı sporcularında dopinge rastlandı.Federasyon açıklamasında, erkeklerde, 56 kiloda Asen Muradov ve Ferdi Nazif, 62 kiloda Vladimir Urumov, Stoyan Enev ve Ivaylo Filev, 69 kiloda Deyan Mincev, 77 kiloda Demir Demirev ve 85 kiloda Ivan Markov'un, kadınlarda da 48 kiloda Nadejda Mey, 53 kiloda Maya Ivanova ve Milka Maneva'nın test sonuçları pozitif çıktı.Teknik direktör Ivanov şoktaMilli Takımlar Teknik Direktörü Ivan Ivanov skandalla ilgili basına yaptığı açıklamada, sporcuların hepsinde 'Stanzolol' adlı kas büyümesi için kullanılan bir maddeye rastlandığını söyledi.Şokta olduğunu belirten Ivanov, 'Sporda adeta 'antika' sayılan bu maddeyi yıllardır hiç kimse kullanmaz. Yasak olduğunu herkes bilir. Muhtemelen sporculara verilen gıda takviyeleri yolu ile ulaşmıştır. Olayda kötü niyet var mı, bilemem' dedi.Milli takımda iç soruşturma açıldıBulgaristan Halter Milli Takımı'nda açılan iç soruşturma kapsamında verilen tüm ilaçların içerikleri araştırılıyor.Farkı ticari isimler altında piyasada bulunan 'Stanozolol' maddesi organizmada 6 aya kadar etkin kalabiliyor ve doping testlerinde tespit edilebiliyor.2008 Pekin Olimpiyatları'na 2 ay kala Bulgar halterciler yine dopingle yakalanmış ve dörder yıl spordan men edilmişti.Uluslararası Halter Federasyonu'nun (IWF) kurallarına göre dopingli sporcular dörder, teknik direktörleri ikişer, menajerleri ise birer yıllığına spordan men ediliyor. Ayrıca, yakalanan sporcu sayısının 4'ten çok olması nedeniyle Bulgaristan Halter Federasyonu'na çalışma lisansını yenileyebilmesi için yüklü bir para cezasının da kesilmesi bekleniyor.Kaynak: AA
Penguen Dergisine Erdoğan’a Hakaret' Davası
Kendini “AKP sempatizanı” olarak tanımlayan Cem S. isimli kişinin “Penguen Dergisi’ndeki karikatürde “Recep Tayyip Erdoğan’a ‘top’ işareti yaptılar” ihbarı ciddiye alınarak karikatüristlere akıl almaz bir dava açıldı. Penguen Dergisi’nin 21 Ağustos 2014 tarihli sayısında Recep Tayyip Erdoğan’ın köşke çıkmasını konu alan karikatür yayımlandı. Savcılık, Başbakanlık İletişim Merkezi’ne (BİMER) yapılan şikâyeti dikkate alarak hazırladığı iddianamede çizerlerin 2 yıl 4 aya kadar hapsini istedi. Cumhuriyet'ten Canan Coşkun'un haberine göre, kendini “AKP sempatizanı” olarak tanımlayan Cem S. isimli kişi BİMER’e derginin kapağıyla ilgili şikâyet dilekçesi yazdı. Cem S. dilekçesinde dergiye hakaret ederek “Derginin son kapağında Sn. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a hitaben karşısındaki kişi amiyane parmaklarıyla top işareti yapmıştır” dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılı Vekili Vedat Yiğit de ihbarı ciddiye alarak akıl almaz bir iddianameye imza attı. Başsavcı Vekili Yiğit hazırladığı iddianamede, çizerlerin 1 yıl 2 aydan 2 yıl 4 aya kadar hapsini istedi.Yiğit iddianamede, karikatürdeki erkek tiplemelerin Recep Tayyip Erdoğan’ı karşılarken, “Hayırlı olsun efendim, köşke hoşgeldiniz” dediklerini, Erdoğan’ın ise cevap olarak “Böyle kuru kuru olur mu yaaa, en azından bir gasteci kesseydik!” dediğini ifade etti. Yiğit, iki erkek tiplemeden birinin ceketini iliklerken yapmış olduğu harekette ve “böyle kuru kuru olur mu yaaa” ile “en azından bir gasteci kesseydik!” cümlelerinin ayrı ayrı ve birlikte değerlendiğinde, Türk toplumunun etik, örf ve âdetlerine aykırı algılanabilecek bir anlayış ve anlamın söz konusu olduğunu belirterek eleştiri hakkının sınırlarının aşılıp, görevinden dolayı Erdoğan’ın onur, şeref ve saygınlığına saldırıldığı kanaatine varıldığını belirtti.
Reklam
Yemen'de Kanlı Cuma: Saldırıları IŞİD Üstlendi
Yemen’in başkenti Sana'da Şii Husilerin toplandığı iki camiye düzenlenen intihar saldırısında 137 kişi öldü, 345 kişi yaralandı. Saldırıyı dün de Tunus'taki müze katliamını üstlenen IŞİD'in düzenlediği ortaya çıktı.Saldırı başkent Sana'nın en büyük camilerinden olan Haşuş ve Bedir camilerinde, Cuma namazı için toplanıldığı sırada gerçekleşti. İntihar saldırılarında en az 137 kişi hayatını kaybederken, 345 kişi de yaralandı. Yerel kaynaklar, ölü sayısının arttığı belirtiyor.Görgü tanıkları, iki camide üç ayrı patlamanın meydana geldiğini aktardı. Reuters tarafından paylaşılan bilgiye göre saldırıyı IŞİD üstlendi.
Facebook'ta Sahte İntihar Mesajına Gözaltı
ABD'de, sosyal paylaşım sitesi Facebook'ta sahte bir intihar mesajı yayınlayan Shane Tusch gözaltına alındı.Sitenin intiharı önleme programını test etmek istediğini söyleyen Shane Tusch üç gün boyunca bir kilinikte psikolojik tedavi görecek.Facebook ise 48 yaşındaki Tusch'un hesabını kilitledi.California eyaletinin San Mateo kentinde elektrikçilik yapan Tusch Facebook hesabında kendisini Golden Gate Köprüsü'nde asmak istediğini yazdı.Bunun üzerine Facebook kullanıcılarından biri polisi uyardı.Tusch da bunun üzerine gözaltına alındı.Amerikalı elektrikçi ise kendisine 'insanca davranılmamasından' ve tıbbi testlere tabi tutulmaktan şikayetçi.'Tehlikeleri gösteriyor'İki çocuk babası ve evli olan Tusch ise deneyiminin sosyal paylaşım sitesinin yaklaşımının tehlikelerini gözler önüne serdiğini söyledi.Tusch, kendisinin 'intiharı' konusunda sistemi harekete geçiren kişinin 'tamamen yabancı biri' olduğunu kaydetti.Amerikalı elektrikçi sahte intihar tehdidinden önce iki yıl boyunca Facebook'u kullanmamış.Facebook'tan ise henüz Tusch'la ilgili bir açıklama yapılmadı.
Selahattin Demirtaş: 'Eşit Bir Yaşamı Nasıl Kuracağımızı Tartışmalıyız'
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 'Şimdi artık geleceğimizi kardeşçe, adil, eşit bir yaşamı nasıl kuracağımızın tartışılacağı zamana geldik' dedi.VANHDP İl Başkanlığı'nca Van Kalesi arkasında bulunan alanda Nevruz Bayramı dolayısıyla program düzenlendi. Sabah saatlerinde başlayan karla karışık yağmura rağmen etkinliğe katılan vatandaşlar, polisler tarafından oluşturulan noktalarda üst araması yapıldıktan sonra alana alındı.Etkinliğe katılan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, halkın Nevruz Bayramı'nı kutlayarak başladığı konuşmasında, barış ve özgürlük açısından bereketli bir nevruzu karşıladıklarını söyledi.Kobani (Ayn el Arap), Filistin, Gazze, Mısır, Lübnan ve Libya'dakilerin de nevruzunu kutlayan Demirtaş, özgürlük ve barış mücadelesinde çok önemli ve zahmetli aşamaların geçildiğini belirtti.Demirtaş, yarın Diyarbakır'daki nevruz kutlamasında okunacak Öcalan'ın mesajını hatırlatarak, konuşmasına şöyle devam etti:'Şimdi artık geleceğimizi kardeşçe, adil, eşit bir yaşamı nasıl kuracağımızın tartışılacağı zamana geldik. Sizden ricam barışa hasret kalmış, barış, özgürlük ve demokrasi hasretiyle yanıp tutuşan bütün yüreklere, Türkiye'nin, bütün ezilenlerine düşen şey o mesaja sıkı sıkıya sahip çıkmak. O mesaj eminim ki Türkiye'de barış umutlarını bir kez daha güçlendirecektir. İnanıyorum ki silahların susması, inanıyorum ki bu ülkede demokratik siyasetin yapılması için hepimize büyük sorumluluklar yükleyecektir. Biz şimdiden o sorumluluğun altına giriyoruz, Şimdiden Van'eda ilan ediyoruz. Barış mesajı başımızın üstüne.''Tüm Türkiye'nin mesajı sahiplenmeli'Silahların bırakılmasının barış için yeterli olmadığını savunan Demirtaş, yarın okunacak mesaj sonrası tüm Türkiye'nin mesajı sahiplenmesi gerektiğini vurguladı.Demirtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:'Bizim için barış demek sadece silahların susması, gömülmesi değil. Elbette bu da çok önemlidir. Akan kanın, anaların gözyaşının durması elbette önemlidir fakat bu tek başına barış değil. Silahların susması, devre dışı kalmasından sonra yapılacak çok iş var. Bu ülkenin bütün ezilenlerinin özgürlüğe, demokrasiye ihtiyacı var. Bunlar gerçekleşmeden, insanlar kendi inandığı şekliyle özgür olmadan, korkusuzca bu ülkede birinci sınıf yurttaş, birinci sınıf insan gibi yaşamadan barış geldi denemez. Yine barış tek başına silahların susması değil. Aynı zamanda iştir, ekmektir. Eğer insanlarımız yoksulsa işsizse açsa orada yine barış yok demektir. Ekonomi, demokrasi, ikisi birlikte özgürce gelişmeden tam olarak barışı yakaladık demeyeceğiz.'Diğer parti temsilcileri ve partilileri düşman olarak görmediklerini vurgulayan Demirtaş, partililerden provokasyonlara gelmemelerini istedi.Batman'daki olaylı nevruz kutlamalarına değinen Demirtaş, İçişleri Bakanlığı'nın konuyu araştırması ve bir daha olay yaşanmaması için suçluların bulunması gerektiğini belirtti.Demirtaş, konuşmasının sonunda 7 Haziran'da yapılacak seçimlerden söz ederek, sözlerini şöyle tamamladı:'Siz evet derseniz olur. Barış anaların hayır duasındadır. Eğer onlar evet derse olur. Barış gelir, gerçekleşir. Bunun için yapılacak az şey kaldı. Çünkü zor olan yolu yürüdük. Daha fazla emek, bedel ödenmesi gereken aşamaları geçtik. Şimdi bütün Türkiye, herkes, HDP'nin bu kardeşlik, demokrasi, özgürlük, emek, barış sesine ses verirse 7 Haziran'da sandık başına giderken bu mesajlarımıza destek verirse Türkiye'nin özgür yeni yaşamında benim de tuzum olacak, benim de emeğim olacak diyenler, Karadeniz'den, Trakya'dan selamımıza selam verirse sesimize ses verirse o zaman barış çok daha iyi olacak.'Konuşmasının ardından Demirtaş alandan ayrılırken, katılımcılar sahne alan sanatçıların seslendirdiği Kürtçe ve Türkçe şarkılar eşliğinde halay çekip eğlendi.Muhabir: Sıtkı YldızAA
Reklam
YGS Sonuçları Bir Kez Daha Gösterdi: Fen ve Matematik Öğretemiyoruz
YGS'de fen ve matematikteki başarısızlık tablosu değişmedi. 40 soruluk testlerde doğru cevap ortalaması matematikte 5,2; fen de ise 3,9. Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nda (YGS) 1 milyon 986 bin 995 adaydan, 207 bini iki yıllık üniversitelere girebilmek için gerekli olan 140 puan barajını aşamadı. 4 yıllık lisans programlarında okumak  ve ikinci sınava girebilmek için gerekli olan 180 puan barajını da tam 618 bin aday geçemedi. Testlerdeki en düşük doğru ortalamalarında ise tablo değişmedi. Yine fen ve matematik en düşük doğru cevap verilen dersler oldu.Matematik ve fendeki bu tablo uluslararası ölçektekinin yansımasına paralel. Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2012 sonuçlarına  göre, 65 ülke arasında Türkiye’deki öğrenciler,matematikte 44,  fende ise 43. sırada.15 yaşındaki öğrencilerin katıldığı PISA’da, Türkiye, matematik ve fen puanlarını bir miktar yükseltse de, 2003 yılından bu yana bir üst ya da alt sıra dışında konumu değişmedi.Bu tablonun pek çok nedeni var. Al Jazeera Türk eğitim uzmanlarına fen ve matematikteki başarısızlığın nedenlerini sordu.Eğitim Reformu Girişimi Politika Analisti Işıl Oral,  tablonun eğitimdeki nitelik sorununu ortaya çıkardığı görüşünde. Oral, sadece fen ve matematik değil diğer testlerdeki sonuçların da parlak olmadığını söylüyor:Sebep: Öğretmen, müfredat, sınav baskısı 'Okullarda çocuklara gerekli becerileri kazandıramıyorsak performans gösterememeleri de normal. Pek çok sebebi var. Öğretmen yetiştiren eğitim fakültelerindeki eğitimde nitelik sorunu var. Bu öğretmenin niteliğine de yansıyor. Çok kalabalık sınıflarda okuyanlar yeterince iyi öğrenemiyor. Müfredatta diğer bir sebep. Sorgulatarak öğretemiyoruz. Çocukların matematik ve fen konusunda meraklarını uyandıracak bir eğitim genel olarak verilemiyor. Formül ezberliyor çocuklar. Soru tahtaya yazılıyor. Öğrencilerden çözen çözüyor, çözemeyen için konu geçmiş oluyor. Didaktik bir model  uygulanıyor genelde. Fen dersinin uygulamalı öğretilmesi gerekiyor. Bunu ne derece yapabiliyoruz ? Anadolu liselerinde bile uygulamalı gösterilmiyor. Bir de öğrencinin sınav stresi var. Öğrenci zevk alarak  yapmıyor, görev olarak görüyor bu dersleri.'Oral, Türkiye’nin hedeflerine ulaşmasının yolunun da eğitimden geçtiğini vurguluyor. Oral 'Ekonomik güç olmayı, yüksek teknolojiyi hedefleyen Türkiye’de bir gece yatacağız ertesi gün yüksek teknolojimizi olacak diye bir şey yok.  Bunun yolu eğitimden geçiyor. Güney Kore eğitimi akılcı yöntemlerle değiştirerek atağa kalktı' diyor.'Motivasyonda birinci başarıda gerideyiz 'New York ve Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Selçuk Şirin, uzun zamandır uluslararası öğrenci değerlendirme programlarının sonuçları ve Türkiye’deki durumla ilgili çalışmalar yapıyor. Şirin, Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması’na göre (TIMSS) Türkiye’deki öğrenciler matematik öğrenme motivasyonunda 44 ülke arasında birinci.
Reklam
HDP’li Tuncel: 'Öcalan’ın Mesajını Değil, Kendisini İstiyoruz'
Adıyaman’da düzenlenen Nevruz kutlamasında konuşan HDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, Çözüm Süreci’nde gelinen noktada Öcalan’ın emeklerinin küçümsenemeyeceğini ileri sürdü. Tuncel, “Biz Kürtler, biz kadınlar, biz gençler artık buna yeter diyoruz. Kürt halkı, önderi Öcalan’ın mesajını değil, kendisini istiyor. Kendisini bu meydanlarda görmek istiyoruz” dedi.HDP Milletvekili Sabahat Tuncel, Mimar Sinan Mahallesi’nde düzenlenen Nevruz kutlamasına katıldı. Kutlamaya katılanlarla birlikte bir süre halay çeken Tuncel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı başkanlık sistemi üzerinden eleştirdi. Erdoğan’ın başkanlığı rüyasında bile göremeyeceğini savunan Tuncel, “Şimdi de başkan olacakmış. O yüzden herhalde muhtar olamadı ya durmadan muhtarlarla toplantı yapıyor, kendi iktidarını güçlendirmeye çalışıyor. Ama buradan bir kez daha şunun altını çizerim. Geçen Selahattin Demirtaş arkadaşımız çok kısaca ona cevap verdi. Ama ben de buradan ‘Kürt sorunu yoktur’ diyen Türkiye’yi şirket gibi yöneten Çözüm Süreci’ne karşı olan milliyetçilere, cinsiyetçilere dayanarak Türkiye halklarını bir birine kırdırmaya çalışan, her konuştuğunda toplumu gerginleştiren Tayyip Erdoğan seni başkan yapar mıyız? Sen o başkanlığı rüyanda bile göremezsin. Rüyanda görürsün demiyorum, rüyanda bile göremezsin” dedi.Ülkedeki sorunları birlikte çözeceklerini ifade eden Tuncel, şunları söyledi:“Kılıçdaroğlu’na soruyorlar, ne kadar hedefliyorsun? Diyor ki ‘Yüzde 35.’ Böyle bir ana muhalefete, böyle bir iktidar. Bunu duyan Tayyip Erdoğan’ında yüzünde gülücükler oluşuyor. Bu coğrafyada yaşayan haklarımıza şu çağrıyı yapıyoruz. Gelin yaşamı birlikte kuralım. Biz Aleviler adına siyaset yapmayacağız, Aleviler gelip bizim ile siyaset yapacak. Biz dindarlar adına siyaset yapmayacağız, dindarlar gelip bizim ile siyaset yapacak. Biz halklar adına siyaset yapmayacağız, hangi halktan olursa olsun kendileri gelip bizimle birlikte siyaset yapacak. Bu özgürlük ateşinin kalıcı hale gelmesi için devlete bir çağrıda bulunmak istiyoruz. Özellikle Kürt halkı önderi Öcalan’ın barış sürecindeki çabalarında değinmiştim. Eğer bugün çatışmazsızlık varsa, eğer bugün barışı konuşabiliyorsak, eğer bugün özgürlükleri konuşabiliyorsak, Öcalan’ın emekleri küçümsenemez ama burada bir sorun var. Öcalan hala İmralı’da tutsaktır. Ama Öcalan’ın şahsında Türkiye hakları İmralı’da tutulmaktadır. Biz Kürtler, biz kadınlar, biz gençler artık buna yeter diyoruz. Kürt halkı, önderi Öcalan’ın mesajını değil, kendisini istiyoruz. Kendisini bu meydanlarda görmek istiyoruz.”DHA
Uğur Kurt Davasında Sanık Polis: 'Benim Annem de Alevi'
Bir yakınının cenaze törenine katılmak için gittiği Okmeydanı Cemevi'nde, polisin silahından çıkan kurşunun başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybeden Uğur Kurt'un ölümüyle ilgili ilk duruşma görüldü. Mahkeme Haci Bektaşi Veli Anadolu Alevi Kültür Vakfı'nın davaya katılım talebinin reddine,  görüntülerle ilgili yeniden rapor düzenlenmesine, sanık S.K.'nın tutuklanması yönündeki talebin reddine karar vererek 12 Haziran 09.30'a tarihine erteledi. Sanık Polis S.K. ise savunmasında, 'Cemevine yönelik kasıtlı ateş ettiğim yönündeki iddiayı kabul etmiyorum. Ben Malatya Arguvanlıyım, benim annem de Alevi'dir' dedi.İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, tutuksuz sanık polis memuru S.K. hazır bulundu. Ölen Uğur Kurt'un babası Kemal, annesi Gülnaz, eşi Narin ile 2 buçuk yaşındaki oğlu Kemal Kurt da müşteki olarak katıldı. Hacı Bektaşi Veli Anadolu Vakfı Genel Başkanı da olayın cemevi bahçesinde yaşanmasın nedeniyle, suçtan zarar gördükleri gerekçesiyle davaya katılma talebinde bulundu. Duruşmaya CHP milletvekilleri İlhan Cihaner, Mahmut Tanal, Umut Oran, Aykut Erdoğdu ve Berkin Elvan'ın babası Sami Elvan da izleyici olarak katıldı. Kimlik tespitinin ardından Mahkeme başkanı, sanık polisten olay gününü anlatmasını istedi.'ATILAN MOLOTOF ARACIN MAZGALINDAN İÇERİ GİRDİ'S.K., '2460 kod nolu ekipte polis memuru olarak görev yapıyordum. O tarihte olan malum olaylar nedeniyle bize grubu uzaklaştırmamız yönünde talimat verildi. Ara sokaklarda bir süre kovalamaca yaşandı. Araçta toplam 4 kişi vardı. Şoför ve şoförün yanında ekip şefi Şahabettin, şoförün arkasında ise ben ve Burak oturuyordu. Caddeye çıkacağımız sırada nereden geldiğini görmediğim bir molotof kokteyli aracın ön mazgalından içeri girdi. Önde oturan şoför ve şef ateş içinde kaldı. Araç alev topuna döndü. Şoför kapıyı açamadı. Arka kapıyı açıp araçtan indim. Elimde yanma meydana gelmişti. Bu panikle araçtan aşağıya indim. Şoför de inmişti onun da eli yanmıştı. Araç yandığı halde bizim bulunduğumuz yere bir molotof kokteyli daha atıldı, hemen ayaklarımın altına isabet etti. O istikamete baktığımda bir şahsın elinde molotof kokteyli ile bize doğru geldiğini gördüm. Şefime baktım eli yanmıştı' dedi.'ELİNDE MOLOTOF OLAN ŞAHSIN AYAK HİZASINA DOĞRU ATEŞ ETTİM''Silahım belimi rahatsız ettiği için aracın içindeydi, tekrar araca binip silahımı aldım' diyen S.K., ' Bize doğru gelmekte olan şahsın ayak hizasını hedef alarak bir el ateş ettim . Silahımda 11-12 mermi vardı. Geri kalanları havaya sıktım. Ateş ettiğim sırada elinde molotof olan şahıs 25-30 metre uzaktaydı ve benim karşımdaydı. Olay sırasında ben ateş etmeden önce de silah sesleri duydum. Bu nedenle benden önce başka polisler tarafından da ateş edildiğini düşünüyorum. Bulunduğumuz yer düz alan değildi. Kot farkı vardı. Bu sebeple yaptığım atış şahsın üzerinden geçip gitmiş olabilir. Ateş etmem ya da etmemem yönünde kimseden bir talimat almadım' diye konuştu.'20 KİLOLUK BİR SİLAHLA YANAN ARAÇTAN İNMEM İMKANSIZDI'Mahkeme başkanının 'araçta başka bir silah var mıydı?' sorusuna sanık S.K., 'Araçta, FN isimli bir silahımız vardı. Boyalı top mermisi atan bir silahtı. Silah aracın ön kısmındaydı' yanıtını verdi.Mahkeme başkanı bunun üzerine 'o silahı neden kullanmadın' diye sordu. S.K., 'Normalde FN silahı aracın içinde monte edilmiş şekilde bulunur, ancak bizim araçta silah o an monte değildi. Araç yanıyordu, 20 kiloluk bir silahla yanan araçtan inmem imkansızdı' diye cevap verdi.Daha sonra Mahkeme başkanının 'Orada Cemevi olduğunu, cenazenin bulunduğunu biliyor muydun?' sorusuna sanık S.K., 2009'dan beri polis olduğunu, olaydan 4 ay önce TEM şubesinde göreve başladığını belirterek, 'O sokağa ilk defa girmiştim. Orada Cemevi olduğunu ve cenaze olduğunu bilmiyordum' diye cevap verdi.Sanık S.K, olayın ardından önce Cemal Kamacı Spor Kompleksi'ne gittiklerini, burada kendilerini yaklaşık 3-4 saat beklettiklerini sonra da hastaneye gittiklerini söyledi. Bunun üzerine Kurt ailesinin avukatı Turgut Kazan, S.K.'ya polis olan babasıyla birlikte olay yerinde inceleme yaptıkları yönünde soru sordu, S.K., babasının Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli olduğunu, olaydan sonra babasıyla birlikte olay yerine gitmelerinin mümkün olmadığını çünkü olayların devam ettiğini söyledi.'O KİŞİNİN ÖLECEĞİNİ BİLSEM KENDİMİN ÖLMESİNİ İSTERDİM'Polis memuru S.K. , 'Polis memuruyuz ama etten kemikten ibaretiz. Yanıyoruz. Bu olayın bir şekilde meydana geldiği için çok üzgünüm. Yanan bir araçtan iniyorsunuz ve sizin yandığınızı görüyorlar ve hala devam ediyorlar. Hayatım boyunca böyle bir olayın aklıma ve başıma gelmesini tahmin edemezdim. Bir eşi kocasız, bir çocuğu babasız bırakmayı hiç istemezdim. Bu olaydan dolayı çok üzgünüm. Keşke o anı geri alabilsek ama mümkün değil. Yargılama sonunda vereceğiniz hertürlü cezaya razıyım. Ailesi acılarında haklı diyebileceğim tek şey bilerek isteyerek o kişinin ölmesini istemedim. Çok üzgünüm, o kişinin orada öleceğini tahmin etseydim, kendimin ölmesini isterdim' diye konuştu.
Reklam