onedio
Kurtulmuş: 'Türkiye'de Medyaya Baskı Varmış Gibi Algı Operasyonu Yapılıyor'
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, ABD Senatosu'ndan 74 senatörün Türkiye’de medyaya baskıya dikkat çeken mektubunu değerlendirdi. Kurtulmuş, 'Maalesef Türkiye'de basın üzerinde büyük bir baskı varmış gibi bir propaganda, kara propaganda, bir algı operasyonu yapılıyor ve ister istemez bu dışarıdaki bazı çevreleri de etkiliyor.' dedi.Numan Kurtulmuş, Feshane'de düzenlenen Burdur Günleri programına katıldıktan sonra basın mensuplarının sorularını cevapladı. Hiçbir ülkenin senatosu ya da meclisinin Türkiye'ye herhangi bir uyarı yapma hakkı olmadığını savunan Kurtulmuş, 'Ya da biz dışarıdan gelen uyarı mahiyetinde anlaşılabilecek her hangi bir şeye itibar etmeyiz, ciddiye almayız. Ama iyi niyetle söylenmiş, eğer gerçekten bu anlamda katkısı da bulunabilecek olan her kim ne söz söylerse bunları da dinleriz o ayrı. Önce uyarı kısmını bu işin düzeltmemiz lazım. Böyle bir uyarı kimsenin hakkı ve haddi değildir.” şeklinde konuştu.“Türkiye'de uzun süredir bir algı operasyonu yürütülüyor. Sanki Türkiye'de basının üzerinde çok büyük bir baskı varmış ve basın mensupları cezaevlerine atılıyor ve susturuluyormuş gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor.” iddiasında bulunan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son güncel bilgilere baktım bu konuyla ilgili. Şu anda Türkiye'de sarı basın kartı olmayan ama gazeteci kimliği olan 7 kişi mahkemelerle muhataptır. Bunlardan birinin ceza infaz edilmiş ve çıkmıştır. Bunların tamamı da basın ile ilgili herhangi bir makale yazmış ve mahkemelere gitmiş değil. Mesela polis aracı kurşunlamış, bomba atmış, bir takım terör grupları ile. Sadece 6 kişi, onlar da terör suçlarıyla suçlanarak bir kısmı ceza almış, bir kısmı da mahkemeleri devam ediyor. Ama maalesef Türkiye'de basın üzerinde büyük bir baskı varmış gibi bir propaganda, kara propaganda, bir algı operasyonu yapılıyor ve bu ister istemez bu dışarıdaki bazı çevreleri etkiliyor. Bu algı operasyonuna dayalı olarak birilerinin mektup yazmış olması da Türkiye'deki realiteyi değiştirmez. Yani ne bu mektup yazıldı diye bu altı kişi bu sabah serbest bırakılır, ne de bu mektup yazılmasaydı başka insanlar basın mensubu oldukları için içeri alınacaklardı. Bu insanlar basın mensubu oldukları için değil, terör şüphelisi ya da terör faaliyeti iddiasıyla gözaltına alınmış veya cezalandırılmış olan insanlardır. Bunu bir kez daha net bir şekilde ortaya koymak lazım.'ÇÖZÜM SÜRECİÇözüm sürecine ilişkin değerlendirmeler de yapan Kurtulmuş, 'Çözüm süreci laf olsun diye ortaya çıkmış bir süreç değildir. Devlet zihniyetinde önemli bir değişim ortaya çıktı. Devlet inkar ve asimilasyonu bir tarafa bırakarak Türkiye'deki vatandaşlarımızın her birinin eşit yurttaşlar olması konusunda önemli adımlar atıldı. Anadilde savunma hakkından yer isimlerine kadar, insanların kendi dillerinde TV yayını yapabilmelerine kadar. 30 yıl içinde Türkiye'de 50 bin insan öldü. Bizim hesaplamalarımıza göre Türkiye en az 1.2 trilyon dolar maliyetle karşı karşıya kaldı. Artık bu ülkenin insanlarının ölmesini istemiyoruz. Kanaatimce çözüm sürecinde büyük mesafeler alınmıştır. İşin yüzde 80'i bitmiştir. Ama azgın bir nehirde karşıdan karşıya geçiyoruz. Artık kimse geriye dönelim diyemez. Yüzde 20 lık kısım için adımlarımızı atacağız. Zor bir kısım kalmıştır, farkındayım, el birliği ile kol kola gireceğiz ve akıntıya kapılmadan karşıya geçeceğiz. Bir daha bu memlekette silahlar kıyamete kadar susacak... Çözüm sürecine bu topraklardaki 77 milyonun sahiplendiğine inanıyorum. Bu proje başarı ile bitirilirse sadece Türkiye'nin değil bütün bölgenin başarısı, coğrafyamızın başarısı olacaktır. Ben bu nevruzun önemli bir başlangıç, daha doğrusu yeni adımlardan birisi olduğunu düşünüyorum. Ümit ederim seçim öncesi nevruzdaki bu gelişme ile birlikte milletin büyük çoğunluğunun da bu iş artık bitiyor, sonuca yaklaşıyoruz galiba diyeceği bir noktaya geleceğimizi düşünüyorum.' diye konuştu.CİHAN
Pınar Karşıyaka'nın Rakibi Türkiye'ye Gelmek İstemiyor
Basketbol Kulübü Gran Canaria, 25 Mart’ta Karşıyaka Arena'da oynanacak rövanş maçı öncesi Twitter’dan yapılan IŞİD tehdidi sonrası resmi sitesinden oldukça çarpıcı bir açıklama yayınladı.EUROCUP’a şikayette bulunan kulüp, Twitter hesaplarından oyuncularına yöneltilen IŞİD tehdidine karşı önlem alınmasını istedi.Türkiye’ye seyahatleri sırasında tam güvenlik isteyen kulüp, 48 saat içinde yeterli teminat almadıkları takdirde seyahati iptal edeceklerini duyurdu.‘GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINMASA…’Eurocup’ta Pınar Karşıyaka ile deplasmanda karşılaşacak olan Gran Canaria kulübü, gereken güvenlik önlemleri alınmazsa Türkiye’ye gelmeyeceklerini açıkladı.Eurocup çeyrek finalinde İspanya’nın Gran Canaria takımı ile eşleşen Pınar Karşıyaka, İspanya’daki ilk maçtan 76-66 yenik ayrılmıştı. Rövanş öncesinde Twitter üzerinden Gran Canarialı oyunculara yöneltilen tehditler, İspanyol kulübünü tedirgin etti. Eurocup’a resmi bir şikayette bulunan Gran Canaria, polisten ve İspanyol Büyükelçiliği’nden de gerekli güvenlik önlemlerinin alınması yönünde istekte bulundu.Gran Canaria oyuncuları ve teknik heyeti, önümüzdeki 48 saat içinde güvence verilememesi halinde Türkiye’ye seyahat etmemeyi düşünüyor. Çeşitli oyuncuları hedef alan tweet’lerde terör örgütü IŞİD’in yaptığı eylemlerden bir görüntüye yer verilirken, oyunculara maçı kaybetmemeleri halinde ailelerinin öldürüleceği tehditinde bulunuldu.Hürriyet
Albayrak: "Şampiyon Olacağız"
Galatasaray 2. Başkanı Abdurrahim Albayrak , Kasımpaşa maçı öncesi son antrenman sonrasında GS TV mikrofonlarına açıklamalarda bulundu.Mücadelenin önemini vurgulayan Albayrak, 'Bütün futbolcularımız çok hırslı ve maça hazırız. Takımın morali iyi artık puan kaybetmek istemiyoruz. Şampiyon olacaksak bu maçları almalıyız. Şampiyonluk için en büyük gücümüz taraftarımız olacak. 3 puan için yarın onlara ihtiyacımız var. Onlara güvenimiz sonsuz.' ifadelerini kullandı.Sezon sonunda şampiyonluğa ulaşacaklarını söyleyen idareci, 'Taraftarlarımıza ne kadar teşekkür etsem azdır. Kar demiyorlar kış demiyorlar takımımızın yanında oluyorlar. Ben inanıyorum ki yarın Kasımpaşa Stadı'nda %80 taraftarlarımızla dolu olacak. Ben inanıyorum ki yarın kazanacağız ve inşallah şampiyon olacağız. Yarın akşam bir olacağız, birlik olacağız ve inşallah şampiyon olacağız .' diye konuştu.Sporx
Deniz Baykal'dan CHP'ye Sert Eleştiri
Deniz Baykal, yaklaşan seçimler öncesinde parti genel merkezini sert bir dille eleştirerek, 'Sen CHP’nin tabanından korkarsan CHP’yi milletin desteklediği parti haline nasıl getireceksin' dedi.Seçim çalışmaları çerçevesinde Antalya’da vatandaşlarla bir araya gelen Deniz Baykal, aday adaylığı sürecini anlatarak başladığı konuşmasında, Genel Merkeze adayların ön seçimle belirlenmesi teklifini kendisinin götürdüğünü yineledi ve Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun kendisi için birinci sıra kontenjan teklifini neden geri çevirdiğini detaylarıyla anlattı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisine, 'Sizi listenin başına koyalım birinci sıradan kontenjan olarak girin, uğraşmayın, orada yerinizi alın diğerlerini de örgütten soralım örgüt ayarlasın' dediğini söyleyen Baykal, 'Kendisine teşekkür ettim bu düşüncesine ama bunu kabul etmem mümkün değil dedim. Ben Antalya’da ön seçim istiyorum, kendim için de istiyorum herkes için istiyorum. Böyle olursa Antalya ayağa kalkar, yoksa kendini kurtaran kurtaracak kurtaramayan hadi onlar girsin ön seçime ya da delege ayarlasın. Yargıç gözetiminde bütün üyelerin katıldığı gerçek bir ön seçim olmalıdır ve ben bunu ön seçime katılmaktan şeref duyarım onur duyarım. Merkez yoklamasıyla milletvekili olmaktansa böyle bir ön seçime girip seçimi kaybetmeyi tercih ederim' dedi.GENEL MERKEZE SERT ELEŞTİRİKonuşmasında partinin merkez uygulamasını da sert bir dille eleştiren Deniz Baykal, 'Daha neler göreceğiz. Ankara’da bir ölçü insan kendi arasında kapanmış ’yetki bende’, ’sen şuradan ol ben buradan’ diyor. Öyle bir şey kardeşim, kazan da gel kazan da. Milletten oy istiyorsun, milletin bir parçası Cumhuriyet Halk Partisi. Sen CHP’nin tabanından korkarsan CHP’yi milletin desteklediği parti haline nasıl getireceksin' şeklinde konuştu.ERGENEKON VE BALYOZ DAVALARIKonuşmasında Ergenekon ve Balyoz davalarına da değinen Deniz Baykal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı da eleştirdi. 'Erdoğan, ’Ergenekon davasında Balyoz davasında bizi aldatmışlar, aldatılmışım’ diyor' diyen Baykal, 'Yani ben ne biliyim iyi niyetle diyor. Saf acemi yumurtadan yeni çıkmış bir masum şimdi. Değerli arkadaşlarım inanmış bunlara sonra tutuklama olunca üzülmüş. Çünkü birlikte çalıştığı insanlar, tutuklama olmasın demiş, CD’leri belgeleri getirmişler kıpırdayamamış. Hukuka saygısı, adalete saygısı var, o nedenle bir şey diyememiş, sürüklenmiş. Ne zamana kadar; 17 -25 Aralık krizi çıkıncaya kadar' dedi.Türkiye’nin yalanla idare edildiğini ileri süren Baykal, yaşanılan süreçlerin altında büyük yalanların bulunduğunu ve bunun da onlardan birisi olduğunu iddia etti. Baykal, 'Sayın Cumhurbaşkanı o zaman Başbakandı, sayın Abdullah Gül de Culmhurbaşkanıydı. Onlar değil miydi bize bir savcı lazım diyenler, her iş böyle başlamadı mı yani niye savcı arıyor, bütün bu işleri kurtaracak gözü kara savcı arıyor. O arayışın sonunda çıktı o meşhur savcı. Daha sonra kullanma süresi bitti, ondan sonra miadı doldu, ondan sonra atıldı bir kenara. Sen ’bu işin savcısı benim’ dediğinde ’ben de o davanın avukatım’ diyen Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı değil miydi. Kim seni savcı yaptı, sana savcılığı kim verdi' şeklinde konuştu.'BÜYÜK DRAMLAR YAŞANDI'O süreçte büyük acılar ve dramlar yaşandığını, pek çok ailenin çöktüğünü, intiharlar olduğunu, bu işin kasası olmakla suçlanan insanların cezaevinde kanserden öldüğünü söyleyen Baykal, 'Bütün bunlar o zamanın Başbakanı şimdinin Cumhurbaşkanı’nın ’ben bir savcı arıyorum’ diye çıktığı yolda oldu. Bütün bunları kullandığı belgeler ne, kim çıkardı bu belgeleri, birisi, şimdi o da tutuklandı. Bavulla kim geldi, yani bavulla gitmiş adliyeye teslim etmiş, ne yapsın hukuk saygısından dolayı sesini çıkarmamış, o aslında hukuka saygılı bir savcı arıyormuş o savcı da tesadüfen gelivermiş ve sonra bu olay böyle işlemiş ne zamana; kadar 17-25 Aralık’a kadar. Paralar pullar, para sayma makineleri ortaya çıkıncaya kadar. Yeter artık arkadaşlar, Türkiye adına yeter artık. Olmaz böyle bir şey, buna bir dur demek lazım, diyeceğiz. Ben yeni bir heyecanla söylüyorum, bu işin sonuna geldik' dedi.İZLEME KOMİTESİ TARTIŞMALARIÇözüm süreci izleme komitesiyle ilgili görüşlerini de paylaşan Deniz Baykal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı işaret ederek şöyle konuştu: 'Bu izleme komitesi de nereden çıktı diyor, izleme komitesi 6 tane 16 tane konuşuyorlar ’ya bu nereden çıktı, benim onayım yok’ diyor, ’ben zaten kabul etmemiştim’ diyor. Şimdi cevap verecek olan biz miyiz. Bu ne manzara arkadaşlar, olmaz olmaz dış politika olmaz, yolsuzluk olmaz adalet ve hukuk konusunda içine girdiğimiz tablo olmaz, yoksulluk, esnaf, kadın, genç olmaz. Oluyor, olur gibi oluyor bir noktaya kadar, sonra olmaz olduğu ortaya çıkıverir.'İHA
Reklam
Facebook Video Gösterimleri Hızla Artmaya Devam Ediyor
Geçtiğimiz sene video konusunda büyük bir çıkış yakalayan Facebook, 2015 yılında da büyümeye devam edecek gibi görünüyor.İlk olarak 2013'ün Eylül ayında mobil cihazlar için testlerine başlanan otomatik video oynatma özelliği, kısa bir süre sonra uygulamaya konulmuştu. Haliyle birçok kişinin istemeden de olsa bu videoları izlemesi (izlemese de izlemiş olarak sayılması) Facebook'un bir sene sonra günde 1 milyar video gösterim sayısına ulaşmasını sağlamıştı. Ardından ALS hastalığı için başlatılan Ice Bucket Challenge kampanyası da video etkileşimlerinin artmasında oldukça etkili olmuştu. Dolayısıyla 2014 yılı Facebook için video konusunda oldukça önemli bir yıl oldu. Son olarak paylaşılan video istatistikleri ise, 2015 yılında da Facebook'un katlanarak büyümeye devam edeceğini gösteriyor.2015 itibariyle günde 3 milyar video gösterim sayısına ulaşan Facebook, bu içerik türünün meyvelerini toplamaya hızla devam ediyor. Bir önceki yıla göre 2014 yılında kullanıcı başına paylaşılan video sayısında %75 artış yakalayan sosyal medya devi, 2015 itibariyle bazı ülkelerde daha fazla etkisini gösteriyor. Facebook tarafından paylaşılan istatistikler, bir önceki yıla göre video paylaşımlarında Birleşik Arap Emirlikleri'nde %138, Fransa'da %93, İtalya'da %90, Birleşik Krallık'ta ise %88 artış yaşandığını gösteriyor. Kanada %56, Hong Kong %53, Avustralya %52 ve Güney Kore'nin de %36 oranında artış gösterdiği belirtiliyor.
'2015’te 50 Milyondan Fazla Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge Satılacak'
Samsung’un bu ayın başında duyurduğu ancak henüz satışa sunmadığı yeni amiral gemileri hakkında ilk satış tahminleri gelmeye başladı. Analistlere göre Samsung 2015 yılı içinde 55 milyona yakın Galaxy S6 ve Galaxy S6 edge satacak.Galaxy S6 ve Galaxy S6 edge’in duyurulduğu hafta, Samsung’un bu modellerden yaklaşık 40 milyon adet satacağı öngörülmüştü. Ancak yeni analizler, bu sayının bile aşılacağına işaret ediyor. Tayvan merkezli pazar araştırmaları şirketi DRAMeXchange’e göre; nisan ve haziran ayları arasında 22 milyon, temmuz-eylül arası 16 milyon ve yılın son çeyreği ekim-aralık arasında 12 milyon Galaxy S6 ve Galaxy S6 edge satılacak.Samsung amiral gemisi modellerini henüz satışa sunmamış olsa da bazı ülkelerde ön sipariş alımlarına başladı. 10 Nisan’da raflardaki yerini almaya başlayacak olan Galaxy S6 ve Galaxy S6 edge’in beklenen ilgiyi görüp görmeyeceğini, yıl sonu raporlarından sonra öğreneceğiz.LOG
Reklam
Romanya'da Yakalanan İki Polis İçin İade Kararı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, başbakanlığı döneminde çalışma ofisine dinleme cihazı konulmasıyla ilgili Romanya'da yakalanan iki polisin Türkiye'ye iadelerine hükmedildi.ANKARACumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, başbakanlığı döneminde çalışma ofisine dinleme cihazı konulmasıyla ilgili Romanya'da yakalanan iki polisle ilgili Romanya mahkemesi Türkiye'ye iadelerine hükmetti.Hala Romanya'da tutuklu bulunan polislerin avukatlarının, Bükreş'te bulunan üst mahkemeye iade kararının temyizi için başvuracakları, kararın 20 güne kadar çıkabileceği bildirildi.Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde çalışma ofisine 'böcek' tabir edilen dinleme cihazı konulmasıyla ilgili yürütülen 'Paralel yapı' operasyonu kapsamında aranırken yurt dışına çıkan eski Emniyet Müdürü Sedat Zavar ve polis memuru İlker Usta, Emniyet Genel Müdürlüğünün de destek verdiği operasyonla Romanya'da gözaltına alınmıştı.Bunun üzerine Romanya'ya iltica talebinde bulunan iki polisle ilgili ülkedeki yerel mahkemeler, eski Emniyet Müdürü Zavar ve polis memuru Usta'nın iltica taleplerini reddetmişti.Halen Romanya'da tutuklu bulunan zanlıların Romanya mahkemesi tarafından bugün Türkiye'ye iade edilmesine ilişkin duruşma görüldü. Yerel mahkeme sanıkların Türkiye'ye iadelerine hükmetti.Sanık avukatlarının karara itiraz için Bükreş'te bulunan bir üst mahkemeye başvuracakları, temyiz sonucuna göre polislerin iade işlemlerinin sonuçlanacağı bildirildi.Muhabir: Fatih ÇakmakAA
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'ABD Böyle Bir Katilin Arkasında Durmaz'
ABD'nin son günlerde Suriye'deki Esed rejimine yönelik mesajlarını değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Böyle bir katilin arkasında duracaklarına ihtimal vermiyorum' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a Ukrayna ziyareti sırasında ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve CIA Başkanı John Brennan'ın Suriye reimi lideri Beşşar Esed'le görüşülmesi gerektiğine dair sözleri soruldu.Erdoğan şu yanıtı verdi:'Geçen hafta bu yönde açıklamalar geldi ama daha sonra Kerry’nin ofisinden bunun yalanlandığını gördük. Bizim de bu arada yaptığımız anlaşmalara bakarsak eğit-donatla ilgili Esed rejimine karşı bazı tespitler var. Öyle sanıyorum ki liderler seviyesinde yapacağımız görüşmelerde bu ifadelerin en doğru halini anlamış olacağız. Esed’in başında olduğu bir Suriye’nin huzura refaha varması mümkün değildir. ABD’nin de böyle bir katilin arkasında yer alacağına ihtimal vermiyorum.'Suriye'de 220 binden fazla insanın öldüğü iç savaş beşinci yılına girerken Dışişleri Bakanı Kerry, Washington yönetiminin 'eninde sonunda' Beşşar Esed yönetimiyle müzakere etmek zorunda kalacağını söylemişti. Kerry öncelikli tehdidin IŞİD olduğunu vurgulamıştı.Rejimin yıkılması endişesiCIA Başkanı John Brennan da, Washington yönetiminin Suriye'de IŞİD gibi örgütlerin hakim olması tehlikesi nedeniyle rejimin yıkılmasını istemediğini söylemişti.Brennan, New York Dış İlişkiler Konseyi'nde yaptığı konuşmada, ABD yönetiminin rejimin çökmesi halinde yerini kimin alacağına dair endişeleri olduğunu belirterek 'Bence bu meşru bir endişe' demişti.Suriye'nin bazı bölgelerinde IŞİD ve El Kaide gibi 'radikal unsurların egemen olduğuna' dikkat çeken Brennan, 'İstediğimiz son şey Şam'a yürümelerine izin vermektir. Hiçbirimiz, Rusya, ABD, koalisyon, bölge ülkeleri Şam'daki siyasi kurumların ve hükümetin çöküşünü istemiyor' ifadelerini kullanmıştı.Almanya'nın görüşü de aynıAlmanya Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier de 18 Mart'taki demecinde Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’le diplomatik görüşmelere açık olunması gerektiğini ve gerekirse Esed ile konuşulabileceğini söylemişti.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Davutoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na 'Nankör' Tepkisi
Başbakan Davutoğlu, ''Nankör' diyen kişinin kendisi, öylesine nankörlük yapıyor ki bu milletin imanının temsil edildiği bir makama bu ifadeyi kullanabiliyor' dedi.ANKARAAK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Rixos Oteli'nde düzenlenen AK Parti 4. Sosyal Bilimler Teşvik Ödülleri Töreni'nde yaptığı konuşmada, siyasi hareketlerin, kültürel hareketlerden bağımsız düşünülemeyeceğini belirtti.Davutoğlu, şöyle devam etti:'Son 3 gün içinde, gerçekten sadece bir Başbakan ya da AK Parti Genel Başkanı olarak bunu söylemiyorum, iki siyasi partinin genel başkanının yaptığı iki tavır, ben dedim 'Herhalde bu genel başkanların evlerinde kitap eksik.' Birisi, 'Osmanlı Devleti'ni 1. Dünya Savaşı'nda Almanya'nın kuklası' olmakla itham etti, hakaret etti ve bunu da 18 Mart Çanakkale Savaşı'nın 100. yılında yaptı. Bizler, Çanakkale şehitlerinin o büyük fedakarlıkları üzerine konuşurken, hissederken bir genel başkan çıktı dedi ki 'Osmanlı Devleti, 1. Dünya Savaşı'nda Almanya'nın kuklası.' Eleştirebilirsiniz, Osmanlı Devleti'nin o günkü yöneticilerini eleştirebilirsin. Kimse eleştiriden azade, bigane değildir ama bir devleti ve de tam da emperyalistlerin, bütün yedi düvelin yüklenerek bir kadim medeniyeti yok etmek üzere Çanakkale'ye yürüdüğü savaşın yıl dönümünde bütün o insanlara dönüp 'Siz aslında kuklaydınız' demek, ne büyük cehalettir. Bilmez ki bu genel başkan, aslında Çanakkale'de o ya da bu safta herkes centilmence bir savaş verdi, doğru ama bizim safımızda olanlar sadece İstanbul'u değil, sadece Anadolu'yu değil, sadece Türkiye'yi değil bütün mazlum milletleri, en önemlisi de kitaba dayalı bütün kadim medeniyetimizi savundular.'''Nankör' diyen kişinin kendisi, öylesine nankörlük yapıyor ki...'Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun Diyanet İşleri Başkanı Görmez'e 'Nankör' dediğini belirterek, şunları kaydetti:'Şimdi ben, bu Anamuhalefet Partisi Genel Başkanına sesleniyorum, dünyanın neresinde, hangi görüşü savunmuş olursa olsun dünyanın neresinde bir din adamına, bir siyasi 'Nankör' diye hitap edebilir. 'Nankör' diyen kişinin kendisi, öylesine nankörlük yapıyor ki bu milletin imanının temsil edildiği bir makama bu ifadeyi kullanabiliyor. Çanakkale Savaşı yıl dönümü vesilesiyle ki konuşmasında hutbe ile duayı ve birçok şeyi karıştırdı, birçok cehalet örneği var da şimdi girmeyeyim. Birçok temel kavramı karıştırdığı konuşmasında, cehaletini sergilediği konuşmasında, Atatürk'ün hutbede yer almadığını ifade ederek, buradan hareketle hakarette bulunuyor. Örnek vermek istemiyorum ama Yunanistan'da bir siyasi liderin Atina Başpiskoposu ile ilgili ya da Rusya'da Moskova Patriği ile ilgili ya da Vatikan'da, Avrupa'nın herhangi bir yerinde Papa ile ilgili herhangi bir görüş dolayısıyla böyle bir ifadeyi kullanma cüretine sahip olan birisi, halkın huzuruna çıkabilir mi? Din ve devlet işleri ayrıdır ama devlet adamları dine saygıyı öğrenecekler, saygıyı öğrenecekler.''Kılıçdaroğlu, hatim ne demek bilir mi'Söz konusu hutbenin okunduğu günün sabahı 253 bin şehit için bütün camilerde 253 bin hatim indirildiğini belirten Davutoğlu, 'Kılıçdaroğlu, hatim ne demek bilir mi, bilmem ama 253 bin hatim indirildi ve her yerde Gazi Mustafa Kemal'e ve bütün şehitlere dualar edildi' dedi.Başbakan Davutoğlu, Çanakkale'de, 18 Mart'ta yapılan törende de her konuşmacının Gazi Mustafa Kemal'i ve bütün şehitleri hürmetle andığına işaret ederek, 'Diyanet İşleri Başkanımız da duasında bütün şehitlerimizle birlikte Gazi Mustafa Kemal'i de andı. Hadi eleştirme ihtiyacı hissettiniz, hadi eleştirebilirsiniz, hepimiz eleştiriye açık olalım ama eleştirinin de edebi olur, eleştirinin hayası olur, üslubu olur. Hakareti eleştiriden ayırt edemeyenler, genellikle kitapla aşina olmayanlardır. Kitap çünkü bize seviyeli eleştiriyi öğretir' değerlendirmesinde bulundu.'Yüzümüzün kızarmasına sebep olacak dil ve davranışlardan uzak kalalım'Davutoğlu, eleştiri yapmak için eleştiri ahlakını benimsemek gerektiğine ve eleştirinin kitabın öğrettiği bir şey olduğuna işaret etti.Siyaset hayatına ilmin, ilmi üslubun egemen olması çağrısında bulunan Davutoğlu, 'Çağrım, miting meydanlarında halkla kurduğumuz iletişimin güzel bir dile dayanması, birbirimize yapacağımız eleştirilerin belli bir seviyede olması ve şu seçim döneminde halkımızın yüzünü kızartacak veya onlara hitap ederken bizim yüzümüzün kızarmasına sebep olacak tüm fiil, eylemler, dil ve davranışlardan uzak kalmamız. Düşüncesi olan düşüncesini getirsin ama,hakareti olan o hakaretini aynaya bakarak kendisine söylesin' diye konuştu.Ödül alanlarAkademisyenlerden oluşan 5 kişilik jüri, 'Afrika'ya Yönelik Türk Dış Politikasında Süreklilik ve Değişim' makalesiyle Kieran E. Uchehara'yı birinciliğe, 'Yapılandırmacı Perspektiften Kamu Diplomasisi ve Türkiye: ABD Yazılı Basınından Yansımalar' makalesiyle Samet Kavoğlu'nu ikinciliğe, 'Globalisation as an Agent of Party Ideological Change: The case of the Turkish Religious Right' makalesiyle Hakan Köni'yi üçüncülüğe layık gördü.Tezlerde ise Hüsamettin Aslan 'Brezilya'nın Anatomisi ve Lula da Silva (İşçi Partisi) ile Recep Tayyip Erdoğan (AK Parti) Hükümetlerinin Karşılaştırılması' ile birinci, Oğuz Göksu 'Siyasal İletişim Uygulamalarında Siyasal Kültürün Rolü' ile ikinci, Hüseyin Şeyhanlıoğlu da 'Demokrat Parti ve Siyasal Muhafazakarlık' ile üçüncü oldu.Törende, birincilere 10 bin lira, ikincilere 7 bin 500 lira, üçüncülere ise 5 bin lira para ödülü verildi.Muhabir: Fatma Can, Selen Tonkuş, Yıldız Seçil Aktaş, İlkay Güder, Enes Duran, Hande İlbeyi CancaAA
Reklam
Yenilenen Apple TV, Siri, Akıllı Ev ve Uygulama Mağazası Desteğiyle Bu Yaz Geliyor
Apple, ilk kez 2012 yılında piyasaya sunduğu ve bugüne kadar yan roller verdiği ürünü Apple TV için radikal değişiklikler planlıyor. Kısa bir süre önce Re/code’dan Buzzfeed’e transfer olan John Paczkowski’nin haberine göre, şirket bu yaz düzenleyeceği WWDC 2015 etkinliğinde yenilenen Apple TV‘yi tanıtacak.Hatırlayacağınız gibi Apple Watch etkinliğinde, halihazırda rakiplerinden çok da ciddi bir farkı kalmayan Apple TV’nin fiyatını düşüren Apple, bu yaz yeni bir donanım tanıtmayı planlıyor, habere göre. Yeni tasarımla birlikte daha güçlü teknik özelliklerle gelmesi beklenen yeni Apple TV’ye özel bir uygulama/oyun mağazası da sonunda açılabilir. Bu durumda, Apple’ın WWDC etkinliğinde geliştiricilere yeni bir SDK sunması da mümkün.Yeni Apple TV’nin iyileştirilen yazılımı Siri desteğini getirirken, şirketin akıllı ev otomasyon sistemi HomeKit‘le uyumlu cihazların kontrol edilmesini sağlayacak.Konuyla ilgili elbette Apple tarafından yapılan bir açıklama yok ancak Apple TV ile ilgili son dönemde, önemli kaynaklardan artan sayıda haber görüyor olmamız şirketin bu alanda ciddi bir dönüşüm hareketine başladığını gösteriyor olabilir. WSJ, bu hafta başında Apple’ın bu Sonbahar’da Web TV hizmeti vermeye başlayacağını yazmıştı. WWDC 2015 etkinliğinde tanıtılacak olan servisin aralarında ABC, CBS ve Fox gibi yayıncıların olduğu 25 kanalla sunulacağını söyleyen haberde Apple’ın servisi aylık 30-40 dolar arasında fiyatlandıracağı bilgisine yer veriliyor. Bununla birlikte Web TV servisi Apple TV başta olmak üzere Apple’ın diğer iOS cihazlarından izlenebilecek olan servis için şirketin talebe göre erişilebilecek bulut tabanlı dev bir medya kütüphanesi oluşturduğu da söyleniyor.Webrazzi
YÖK İstanbul Üniversitesi İçin Raşit Tükel'i İkinci Sıraya Koydu
YÖK İstanbul Üniversitesi rektör adayları listesini Cumhurbaşkanı'na gönderdi.İstanbul Üniversitesi'ndeki rektörlük seçimini ilk sırada tamamlayan Prof. Dr. Raşit Tükel, YÖK tarafından hazırlanan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gönderilen listede ikinci sırada gösterildi.İstanbul Üniversitesi’nde seçim sonucunda belirlenen 6 rektör adayın ismini üçe indiren YÖK, seçimden 1202 oyla ilk sırada çıkmasına karşın Prof. Dr. Raşit Tükel'i ikinci sıraya koydu. Listenin ilk sırasında, seçimi 908 oyla ikinci sırada tamamlayan Vekil rektör Prof. Dr. Mahmut Ak var. Üçünsü sıradaki isim ise, seçimi yine üçüncü sırada tamamlayan Prof. Dr. Harun Cansız oldu. Cumhurbaşkanlığı’na gönderilen listedeki üç isimden biri Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından İstanbul Üniversitesi rektörlüğüne atanacak. Tükel: YÖK gerekçesini açıklasınYÖK'ün listeyi açıklamasının ardından Al Jazeera Türk'e konuşan Prof. Dr. Raşit Tükel, 'Rektörlük seçiminde açık farkla birinci olduğum için atanmamın uygun olduğunu ısrarla ifade ettim. Buna karşın, bilim insanlarının iradelerine karşın, YÖK'ten, hangi gerekçeyle, hangi ölçütlerle bu sıralamayı yaptığını, kamuoyuna açıklamasını bekliyorum. Başka da bir şey söylemek istemiyom' ifadelerini kullandı. Yeşildere: Eskiden yapılanı yapıyorlarÜniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof.Dr. Tahsin Yeşildere ise, 'Şu an iktidarlar, eskiden yapılanı yapıyorlar' diyerek YÖK'ün kararını eleştirdi:'Bundan önceki YÖK Başkanları da, Cumhurbaşkanları da hep sıralamaları değiştirdi. Bunun ölçütü ne? Tepedeki kurum, akademisyenlerin özgürlüğünü çiğniyor. Akademisyenlerin tercihine izin vermiyor. 28 şubat döneminde bugün atamayı yapanlar şikayetçiydi. Şu an iktidarlar, eskiden yapılanı yapıyorlar. Üniversiteler böyle bir yere gelemez. 28 Şubatın sivil versiyonunu yapıyorlar'Diğer üniversitelerde durumYÖK, İstanbul Üniversitesi dışında dört üniversitede yapılan rektörlük seçimi sonucuna göre de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a liste gönderdi. Galatasaray, Harran, Yüzüncü Yıl ve Tunceli Üniversiteleri için gönderilen listelerin ilk sırasında, rektörlük seçimini kazanan isimler yer alıyor. Tükel en yüksek oyu almıştıİstanbul Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet'in AK Parti'den milletvekilliği aday adaylığı için istifa etmesinin ardından 12 Mart’ta rektörlük seçimleri yapıldı. 3 bin 2 öğretim üyesi oy kullandı. Rektörlük için yarışan adaylardan, sosyal demokratların desteklediği İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr Raşit Tükel 1202 oy ile birinci oldu. Yunus Söylet’in ekibinden olan Vekil Rektör Prof. Dr. Mahmut Ak 908 oyla ikinci, Cerrahpaşa Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Cansız ise 382 oy ile üçüncü oldu.Seçimin ardından Prof. Dr. Tükel, üç sene önceki seçimlerde ikinci olunca adaylıktan çekildiğini hatırlatarak, Ak’a çekilme çağrısında bulunmuştu. Tükel,  Al Jazeera Türk'e yaptığı açıklamada  “Demokrasinin gereği olarak birinci olan adayın atanması gerekiyor” demişti. Tükel ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da çağrıda bulunarak en çok oy alan adayı atamasını istemişti. Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği’nden yapılan açıklamada da “Sandığın iradesine saygı duyulmalı” denmişti.Al Jazeera
Reklam
Cinsellik Konusunda İnsanlığın Ulaşabileceği Son Noktaya Gelmiş Olmasına Dair
Hepimiz iyi kötü sevişen insanlarız, bir şekilde ucundan kıyısından cinselliğe bulaşmışız. Kiminin hayatında büyük bir yeri var seksin, kimi olmasa da olur diyor, kimi de yanıp tutuşuyor ama bir türlü dahil olamıyor seks yapan insanlar grubuna. Ne olursa olsun, hangi gruba dahil olursanız olun şunu bilin ki, seks bitti arkadaşlar, sonuna geldik. Bundan sonra elimizde olanlarla idare edeceğiz.
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
Milyonlarca kişinin merakla beklediği tam güneş tutulması bugün meydana geldi. Güneş tutulması en iyi Kuzey Avrupa ülkelerinde izlenirken, Avrupa ülkelerinde ise 9:40-11:40 saatleri arasında parçalı olarak görüldü.300 yıldır ilk kez bahar aylarının başlangıcında meydana gelen Güneş tutulması Türkiye'den de izlenebildi.İşte güneş tutulması sırası kaydedilen o kareler...
İtalya'da Oğluna Rolex Alınan Bakan İstifa Etti
İtalya'da hafta başında düzenlenen yolsuzluk operasyonuna adı karışan Altyapı ve Ulaştırma Bakanı Maurizio Lupi istifa ettiPazartesi günü yapılan operasyonda, toplamda 25 milyar euro değerindeki ihalelerde yolsuzluk yaptıkları gerekçesiyle 4 kişi gözaltına alınmış, 51 kişi hakkında da inceleme başlatılmıştı.Gözaltına alınan işadamı Francesco Cavallo'nun, Bakan Lupi'ye bir takım elbise hediye ettiği, gözaltındaki bir diğer işadamı Stefano Perotti'nin de Lupi'nin oğluna 10 bin 350 euro değerinde bir Rolex saat verdiği ortaya çıkmıştı.Perotti'nin ayrıca Bakan'ın oğlunun işe girmesine aracılık ettiği belirlenmişti.Telefon dinlemeleriyle ortaya çıkan skandal üzerine Bakan'a istifa çağrıları yükselmeye başlamıştı.Maurizio Lupi, ilk açıklamalarında muhalefet ve medyanın istifa talebini reddetse de sonunda baskılara dayanamayarak görevi bırakma kararı aldı.Maurizio Lupi bugün Temsilciler Meclisi'nde yaptığı konuşmada görevi bıraktığını resmen duyurdu. Lupi meclisteki konuşmasında da suçsuz olduğunu savundu ve hakkında herhangi bir soruşturma olmamasına rağmen, 'başı dik bir şekilde' hükümetteki görevinden ayrılmaya karar verdiğini söyledi.Övgü Pınar | BBC Türkçe
Minibüsün Altında Bırakan Dikkatsizlik
Rusya'da yük indiren bir minibüs işi bittiği anda geri geri gelirken dikkatsiz bir şekilde telefonla konuşan kadını fark etmemesi az kalsın bir felakete neden oluyordu.
Reklam