Türkiye A Milli Futbol Takımı Almanya'ya Gitti
Türkiye A Milli Futbol Takımı, Hollanda ile oynayacağı 2016 Avrupa Şampiyonası grup eleme maçı öncesi hazırlık kampı için Almanya'ya gittiSabiha Gökçen Havalimanı'ndan bu sabah kalkan özel bir uçakla Almanya'ya hareket eden Milliler, Marienfeld kasabasında 4 günlük kamp yapacak. A Milli Takım, ilk idmanını bugün TSİ 17.30'da kamp yapacağı otelin sahasında gerçekleştirecek.Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim yönetimindeki kafilede şu isimler yer aldı:'Volkan Babacan, Fehmi Mert Günok, Harun Tekin, Gökhan Gönül, Şener Özbayraklı, Mahmut Tekdemir, Serdar Aziz, Mehmet Topal, Caner Erkin, Hakan Kadir Balta, Gökhan Töre, Volkan Şen, Ozan Tufan, Hamit Altıntop, Selçuk İnan, Mehmet Ekici, Emre Belözoğlu, Olcay Şahan, Alper Potuk, Umut Bulut, Burak Yılmaz.'Kazım Kazım, Mevlüt Erdinç ve Hakan Çalhanoğlu'nun Almanya'da kafileye katılacağı açıklandı.HT Spor
Emenike'nin Formasını Çıkarması Dış Basında da Yankı Buldu
Beşiktaş ile oynanan ve Fenerbahçe'nin 1-0 kazandığı derbini önüne geçen Emenike'nin taraftarla yaşadığı tartışma dış basında da yer buldu.Emmanuel Emenike'nin formasını çıkarıp sahadan ayrılmak istemesi dış basında da yer buldu.İngiltere'den Daily Mail gazetesi 'Emenike kendi taraftarları tarafından değiştirilince değiştirilmek istedi' başlığıyla verdiği haberde Taraftarının protestosuna dayanamayan Emenike, Beşiktaş maçında formasını çıkarıp oyundan çıkmak istedi. Bu sezon 22 maçta 4 gol atan Emenike'yi İsmail Kartal engelledi. Oyundan ilk yarı sonunda alındı' diye okuyucularına aktardı.Bir başka İngiliz gazetesi Metro ise 'Emenike'nin çağdaş futbolda gittikçe yaygınlaşan bir hastalığın yani taraftarın kendi futbolcusunu yuhalamasına kurban olduğunu ve buna daha fazla dayanamayayarak maçtan çıkmak istedi. Delilik' ifadelerini kullandı.Brezilyalı Ceonzeiros, 'Emenike kendisini görmek istemeyenler için maçın ilk yarısında formasını çıkardı ve çime bıraktı' dedi.Eurosport
Kredi Derecelendirme Kuruluşu Moody’s'ten Güçlü Dolar Uyarısı
Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, doların değer kazanması nedeniyle dış finansmana ihtiyaç duyan Türkiye ve benzer gelişmekte olan ülkelerde şirketlerin borç geri ödemelerinin daha maliyetli hale geldiğini belirtti.Doların değer artışının dış finansman ihtiyacı yüksek olan ülkelere etkisini değerlendiren ve bugün yayımlanan raporda, 'Malezya, Türkiye ve Şili gibi yüksek tutarlı dış borç ödemeleri bulunan ülkelerde para birimlerinin göstediği belirgin değer kaybı şirketlerin dış borçlarını ödemelerini daha maliyetli hale getirmektedir. Ayrıca yabancı kreditörlerin yerel para cinsi dış borcu yeniden finanse etme isteği azalabilir' denildi.Raporda ayrıca Türkiye ve Güney Afrika gibi cari açığı yüksek olan ülkelerin 'açıklarını finanse etmekte biraz daha zorlukla karşı karşıya kalabilecekleri' ifade edilerek bu ülkelerin dış baskılar karşısında kırılgan durumda oldukları da belirtildi.Doların değer kazanması nedeniyle bazı ülkelerin para birimlerindeki değer kaybettiği ve döviz rezervlerinin azaldığına dikkat çekilen raporda, 'Bu baskılar sermaye çıkışlarına veya sermaye girişlerinin belirgin şekilde azalmasına yol açarsa dış finansman gereksinimi yüksek ülkeler üzerinde baskı oluşuyor' denildi.TL yılbaşından bugüne dolar karşısında yaklaşık yüzde 10 değer kaybetti.Türkiye'yi Baa3 kredi notu ve negatif görünüm ile derecelendiren Moody's, değerlendirme takvimine göre Türkiye'nin notuna dair ilk değerlendirmesini 10 Nisan'da yayımlayabilecek.CNN Türk
Cezaevindeki Hasta Mahkum 'Cebinde Yol Parası Olmadığı İçin' Ölmüş...
Manisa T Tipi Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda tutulan kimsesiz mahkum 31 yaşındaki Abdullah Akgün, gece rahatsızlandı. Cezaevine çağrılan sağlık ekipleri müdahalenin ardından buradan ayrıldı. Gece uykuya dalan Akgün ise sabah koğuş arkadaşları tarafından yatağında ölü bulundu.Akgün'ün cesedi otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu'na kaldırılırken, cezaevine giderek yetkililer ile mahkumlarla görüşen CHP Manisa Milletvekili ve Cezaevi İnceleme ve İzleme Komisyonu üyesi Özgür Özel; ölen mahkumun cebinde yol parası olmadığı için hastaneye götürülemediğini öğrendiğini söyledi.Tekelliler Mahallesi yakınlarında bulunan Manisa T Tipi Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda, borcunu ödeyemediği için verilen 2 yıl hapis cezasını çeken ve 3 aydır burada tutulan Mardinli mahkum Abdullah Akgün, gece rahatsızlandı. Cezaevine çağrılan sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen Akgün, bugün saat 08.00 sıralarında koğuş arkadaşları tarafından yatağında ölü bulundu. Akgün'ün cesedi kesin ölüm nedenin tespit edilmesi için İzmir Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı. Arkadaşlarının, Akgün'ün götürülüşü sırasında dua ettikleri görüldü.Komisyon üyesi cezaevine gittiCHP Manisa Milletvekili ve Cezaevi İnceleme ve İzleme Komisyonu üyesi Özgür Özel, cezaevine giderek konu hakkında yetkililerden bilgi aldı. Mahkumlarla da görüştüğünü kaydeden Özel, Abdullah Akgün'ün cebinde taksi parası olmadığı için hastaneye götürülmediğini öğrendiğini söyledi. CHP'li Özel, 'Bu ölümün; defalarca dikkat çektiğimiz bir sağlık sorunu, aslında ülke için bir sağlık skandalı yüzünden meydana geldiğini görmüş durumdayız. Abdullah Akgün adında bir mahkum hayatını kaybetti. Dün (cumartesi) saat 22.30 sıralarında üşüme, titreme ve yüksek ateş şikayetiyle 112 çağırılıyor. 112 geldiği zaman hastayı muayene ediyor. Orada şöyle bir sorunla karşılaşılıyor; Hastanın ateşi var ve normal şartlarda hastanın hastaneye götürülmesi lazım. 20'ye yakın mahkumun teyit ettiğine göre; eğer açık cezaevinde rahatsızlanırsanız ve ambulans sizi hastaneye götürürse geriye kendi imkanlarınızla dönmeniz gerekiyor. Cezaevi ile hastane arası 26 kilometre uzaklıkta. Taksi ücreti ise 50 liradan aşağı tutmuyor. Bu nedenle hiç kimsesi olmayan ve hiç parası olmayan bu mahkum hastaneye gidemiyor. Geçmişte geçirdiği bir rahatsızlığının olduğu ve kendisinin ilaç alerjisinin bulunduğunu söylediği, daha sonra bir iğne vurularak başında beklendiği, alerjik reaksiyon gelişmemesi üzerine 112 ekibinin cezaevinden ayrıldığı, hastanın birkaç sonra tekrar rahatsızlandığı, saat 02.00'de titremeyle birlikte uykuya daldığı ve sabah ölü bulunduğunu öğrenmiş durumdayız' diye konuştu.Cezaevinde kurum hekimi olmadığını öğrendiğini söyleyen Özel, 'Ben cezaevi yetkilileri, gardiyanlarla, savcıyla, hastanın koğuş arkadaşları ve 100'den fazla mahkumla görüştüm. Genel olarak herkesin üzerinde durduğu sorun şu oldu; Burada bir kurum hekimi yok. Aile hekimliği uygulaması ile Sağlık Bakanlığı tüm kurum hekimlerini aldı. Kurum hekimi olmadığı için hastayım diyenin durumunu değerlendirecek kimse yok. Kurum hekimi olmadığı için hastaları, mahkumları tanıyan, kimin gerçekten rahatsız veya kimin o günü dışarı da geçirmek için gitmek istediğini bilen kimse yok. Bu kararları buradaki revirden sorumlu sağlıkçı olmayan birisi veriyor. Mahkumlara 'siz bunu daha önce yaşadınız mı' diye sordum. 20'den fazla mahkum şunu söylüyor; 'Parası olmayan birisinin hastaneye gitmesi gerektiğinde bir tepsi çıkarıyoruz. Herkes içine para atıyor. 50 lira toplanırsa hastaneye gidiyor. Çünkü dönüşte topladığımız para ile geri dönecek. Dönmezse ve yok yazılırsa açık cezaevinden kapalı cezaevine gider. O nedenle dönmek zorunda' diyorlar. Zaman zaman kurum amirleri bu konuda yardımcı olduklarını söyleseler de burada çok ciddi sıkıntılar ile karşılaşıldığı belirtiliyor' dedi.Sorunlara dikkati çektiCezaevinin en yakın devlet hastanesine yarım saatlik mesafede olduğunu belirten Özel, belirlediği sorunları sıraladı. En önemli sorunun kurum doktorunun olmayışı, ikinci sorunun ambulansın en erken 30 dakika içinde gelebilmesi olduğunu belirten Özel, üçüncü sorunun ise hastaların hastane dönüşü ne ambulans ne de kuruma ait bir araç imkanına sahip olmayışı olduğunu dile getirdi. Özel, konuyu meclis gündemine taşıyacağını vurguladı.Sağlık müdür yardımcısından açıklamaManisa İl Sağlık Müdür Yardımcısı Ali Özer de bir açıklama yaparak, 'Hasta 112 ekiplerimiz tarafından doktor eşliğinde muayene edildi. Kendisine üst solumun rahatsızlığından kaynaklanan ateş sebebiyle ağrı kesici ve ateş düşürücü iğne yapıldı. Hasta muayene edildikten ve iğne yapıldıktan sonra 112 ekibimiz ve doktorumuz belli bir müddet hasta için bekledi. Ardından 112 ekibimiz cezaevinden ayrıldı. Eğer alerjisi olsaydı, 112 ekibimiz iğne yaptıktan sonra beklediği süre içinde hasta bir reaksiyon gösterirdi. Ancak böyle bir şey olmamış. Ölüm iğneden değil başka bir sebepten meydana gelmiş olabilir' diye konuştu.DHA
Sezen Aksu'nun Başka Sanatçılar İçin Bestelediği 30 Şarkının Kendi Sesinden Yorumu
Sezen Aksu büyük bir ses, çok iyi bir besteci. Melodisyenlikte aşması bir tarafa gönüllere hitap eden sözleri dallarından taşarcasına taşıyan kirazlar gibi taşıyan her bir melodisinde bir ses duyulan eşsiz bir sanatçı.Bazı şarkıları başkalarına verdiğinde hayıflanırız:-Bunu Sezen Aksu kendi söyleseydi keşke, diye.İşte o şarkılardan ve Sezen Aksu'nun sadece kendi seslendirdiği şarkılardan biraz paylaşıyoruz.
Google Arama Kurallarını Yeniden Belirliyor
Arama motoru Google, 21 Nisan'dan itibaren arama algoritmalarını yenileyecek. Yeni sistemde aramalarda mobil uyumlu web siteleri daha üst sıralarda yer alacak.İnternet kullanıcılarının en çok tercih ettiği arama motoru Google, 21 Nisan'da Deep Link isimli yeni arama algoritmasını faaliyete geçirecek. Yeniden yazılacak kurallarla mobil uyumlu web siteleri daha üst sıralarda yer alırken, aramalarda karşımıza çıkan alakasız sayfaları elenecek ve son kullanıcının hayatı pratikleşecek.İşletmelere bilişim hizmetleri sunan Spotzer'in Türkiye Genel Müdürü İnan Aras, Google'ın yeni filtreleme yöntemini ve reel ekonomiye muhtemel yansımalarını AA muhabirine değerlendirdi. İnternetin çok geniş bir içerik kaynağı olduğunu belirten Aras, şu örneği verdi:'Önce Google'un genel algoritmasını anlamak için Google'a girip 'seyahat planı' yazın mesela. Birçok veri çıkar önünüze. Arama sonuçlarınız boş bir levha gibi karşınızda duruyor, istediğiniz bilgileri almak için bu içeriği anlamlandırmanız ve gerçekten ihtiyacınız olanı seçmeniz lazım. Aradığınız spesifik veriye ulaşmak için 'seyahat planı İstanbul' gibi farklı anahtar kelime kombinasyonları kullanmayı deneyebilirsiniz. Ancak daha kompleks aramalar yapıyorsanız işiniz zorlaşır. Arayan kişinin ekstra efor sarf ederek bu içeriğe anlam kazandırması gerekir.'Anahtar kelimeden sorularaGoogle'ın gelecekte öngördükleri ile arama vizyonunu değiştireceğini aktaran Aras, arama trendlerinde anahtar kelimeden sorulara geçiş olduğunu hatırlattı.'Google'da arama yapmak yerine Google Amca'ya soruyoruz' diyen Aras, 'Google'a soruyoruz 'İstanbul'da ne yapılır?' diye. Benim dönemimdekiler Uzay Yolu'nda Mr. Spock ile tüm soruları yanıtlama özelliğine sahip olan kompüter arasında geçen diyalogları hatırlar. Aynı burada olduğu gibi artık sadece ham içerik istemiyoruz, sayfalarca dolaşıp, birçok farklı kaynağın içinde tarama yapmak istemiyoruz. Bilirkişimiz olan Google Amca'dan bir cevap istiyoruz. Makineye sor, cevap al - bu kadar basit olmalı.'Sorulardan düşünce gruplarınaApple'ın Macintosh'ı tanıttığı ilk reklamda, George Orwell'in Romanı 'Bin Dokuz Yüz Seksen Dört'e atıfta bulunan reklamıyla devrim yarattığını söyleyen Aras, 'Asıl devrim bundan sonra olacak. Nesnelerin internete dahil olmasıyla, hayatımız tamamen dijital olacak. Google'a girip, soru sormamıza gerek kalmayacak ya da şöyle diyelim; soru sorma ve cevap alma kısmı bir metin ile olmayacak. Dijitalleşme ile her şey otomatize olmaya başladı. İnternet bağlantısı olan akıllı buzdolaplarını duymuşsunuzdur, kendi kendilerine domates, patates siparişi veren' ifadelerini kullandı.AA
İspanya'ya Bağlı Endülüs'te Yapılan Seçimleri İspanyol Sosyalist İşçi Partisi Kazandı
Endülüs'te yapılan bölge seçimlerini İspanyol Sosyalist İşçi Partisi kazandı. Sol parti Podemos, seçimlerden üçüncü çıkarak ilk kez bir bölgesel parlamentoya girmeyi başardı.İspanya'nın 17 özerk topluluğundan biri olan Endülüs'te bölge parlamentosu seçimlerini İspanyol Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) kazandı. PSOE 109 sandalyeli mecliste 49 milletvekili çıkararak 2012'de elde ettiği sandalye sayısını korudu. Bu sonuçlara göre özerk yönetimin başbakanı Susana Diaz, ya koalisyon ya da bir azınlık hükümeti kurarak görevini sürdürecek.İspanya Başbakanı Mariano Rajoy'un muhafazakar Halk Partisi (PP) ise açık bir yenilgi aldı. Mecliste 50 sandalyeye sahip olan PP'nin vekil sayısı 33'e düştü.Yunanistan'daki Syriza’nın kardeş partisi olan Podemos ise ilk kez girdiği mecliste 15 vekil kazandı. Podemos'un seçimlerde başarılı olması bekleniyordu ancak bu başarının daha büyük olacağı tahmin edilmişti.
AKM’deki ‘İşgal’ Belgeli
Üstün Akmen, Atatürk Kültür Merkezi’ne ait alanın Gezi Pastanesi’nce işgal edildiği konusunda ısrarlı.Cumhuriyet'ten Ceren Çıplak'ın haberine göre Atatürk Kültür Merkezi’ne ait alanın Gezi Pastanesi tarafından işgal edildiği iddiaları üzerine başlayan tartışma büyüyor. “Tek santimetrekarelik taşma söz konusu değil” diyen pastanenin sahibi Hakan Kıran’a, iddiaları gündeme getiren eski Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Başkanı Üstün Akmen, “Doğru! Taşma tek santimetrekarelik değil, parsel parsel” yanıtını verdi.Cumhuriyet'te 14 Mart’ta yayımlanan “AKM’nin Orada Ne Oluyor” başlıklı haberde AKM’nin kullanım alanı içersinde olan yeşil alanda Gezi Pastanesi tarafından onarım adı altında inşaat faaliyetleri yürütüldüğü belirtiliyordu. Gezi Pastanesi’nin sahibi, mimar Hakan Kıran’ın “İddia gerçekdışı” açıklaması üzerine, Üstün Akmen’in görüşüne yeniden başvurduk. Akmen, Kıran’ın “AKM’nin bahçesine tek santimetrekarelik taşma söz konusu değildir” sözüne karşılık “Doğru! Taşma tek santimetrekarelik değil, parsel parsel” yanıtını verdi.Ufak ufak gidiyorGezi Pastanesi’nin AKM’nin alanına girerek genişlemesini “Tamamını yok edemediler, AKM’yi ufak ufak elden çıkarıyorlar” diye yorumlayan Akmen, Kıran’ın yapılan işlerin yasal olduğu imajını yaratmak istediğini belirtti. Akmen, “Ben Gezi Pastanesi yetkilisinin, bulunduğu bina maliklerinden izin alarak ve belediyeye ecrimisil ödeyerek sadece kendi binasının önünde tadilat yapabileceğini, AKM’ye ait parsellerin önüne onların yolunu kesen, çıkışlarını engelleyen, görünümlerini ortadan kaldıran bir uygulama yapamayacağını söylüyorum” dedi.Kıran’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın yakını olduğunu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la yakın ilişkiler içinde bulunduğunu öne süren Akmen, “Kıran, AKM’ye ait olan parsellere ilişkin mülkiyet belgelerinden bahsetmemiş. 750 ada 30 parselin Hazine adına kayıtlı olduğunu, yani AKM’ye ait bulunduğunu Tapu ve Kadastro İdaresi ile Milli Emlak Müdürlükleri’nden kendisi bizzat öğrenebilir. Kesin konuşuyorum: Taksim’de yaratılan bu yeşil alanın önünü kapatmaya hiç kimsenin hakkı yok. Buralar kentsel sit alanıdır. Yeniden iddia ediyorum: Yapılan bu uygulamalarla ilgili Koruma Kurulu’ndan izin alınmamıştır” dedi.Müdahale edinKültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nu göreve davet eden Akmen, AKM Müdürü ve Kültür Bakanı’nın duruma derhal müdahalede bulunması gerektiğini vurguladı. Akmen, Milli Emlak Müdürü Bedri Duman imzalı 750 ada 30 parselin Hazine’ye ait olduğunu gösterir yazıyı da kanıt olarak gösterdi.
'MHK'da Evrensel Akıl ve Adalet Yok'
Mehmet Demirkol, derbi sonrası yaptığı değerlendirmede Emenike'ye ve Fırat Aydınus'a eleştirilerde bulundu.Ünlü futbol yorumcusu Mehmet Demirkol, Fanatik gazetesindeki köşesinde derbiyi değerlendirdi. Emenike olayına ayrıntılı bir biçimde değinen Demirkol, Fenerbahçe'nin 'reset'e ihtiyacı olduğunu savundu. Ünlü yorumcu, derbiye Fırat Aydınus'un atanmasını da eleştirerek 'MHK'da evrensel akıl ve adalet yok' ifadelerini kullandı.İşte Mehmet Demirkol'un derbi değerlendirmesi'Seyirci Emenike’yi istemiyor, Emenike de oynamak istemiyor. Ama İsmail Kartal formasını çıkarıp sahayı terk eden Emenike’yi kündeyle sahaya döndürüyor. Seyircinin daha 20. dakikada santrforunu rakipten sayıp yuhalaması anlaşılır bir iş değil. Ancak kader maçında ortada böyle bir kriz varken onu canlı tutup körüklemenin manası da yok. Emenike’nin yaptığı hareketin karşılığı sarı kart. Aydınus vermemiş olsa da... Sahaya döndüğünde sarı kart görmesi kesin bir oyuncuyla risk almak neyin nesi? Aynı şuursuzluğu iki dakika sonra protestolar daha da arttığında tekrarlamayacağı ne malum? İnat, kolaylıkla kırmızı kart getirebilecekse asıl kontrol kaybı teknik heyettedir.Planı bozmak niye!Fenerbahçe formasını çıkaranın da, maçın 20. dakikasında ıslıklayanın da statta işi yoktur. Ama garip bir duruma teslim oldu Fenerbahçe. Galatasaray maçları dışında hiçbir konsantrasyon yok. Beşiktaş maçının 20. dakikasında kendisini sabote edecek kadar kopmuş... Gerçek olan şu: Bir reset atmak lazım artık. Bunu düzeltmek lazım.Öyle ki Raul sakatlanıyor. Ve hemen planı terk ediyor Kartal, Sow’u sola alıyor. Hâlbuki plan eldekinin en iyisi. Girmesi gereken Diego değil mi? Bununla kalmıyor arada Emre kırmızı kart görebileceği onca laf sarf ediyor Bilic’e. Kart yok. Bilic’e uyarı yok. Serdar’ın Caner’i çekmesine de sarı kart yok. Peki ama FIFA’nın ‘benim standardımda değil’ deyip kokartını aldığı Aydınus’un derbide işi ne? Derbi standardı Steaua-Dnipro standardından daha mı düşük? Yani MHK’da da evrensel akıl ve adalet yok.Beşiktaş beraberliğe razıBununla da kalmıyor. Gökhan maç öncesi, Raul ve Kuyt ise maç içinde darbeye bağlı olmayan sakatlıklarla devre dışı kalıyor. Üçü de oyunu kökünden etkileyen kayıplar. Hele Gökhan... Bu durumda maçın normal derbi ritmine hiç oturmadığını söyleyebiliriz. Emenike ve Topal’ın net pozisyonları dışında heba olmuş bir 60 dakika. Kendi planı işlerken hep birlikte sabote eden bir ev sahibi. Beraberliğe razı ve yorgun bir konuk. Tolga’nın sakatlığı sonrası tecrübe eksikliği olan Günay’ın kalesine Alper dışında şut deneyen olmadı neredeyse.Bu sığ oyunu Beşiktaş’ın cezalandırmak konusundaki isteksizliği de enteresandı. 80’e kadar akın geliştiremediler. Olcay ve Oğuzhan oyuna girdikten sonra net 3 pozisyon var. Ve bu da Fenerbahçe’de en azından bir kaç oyuncuyu hareketlendirdi. Webo-Sow’la gelen gol maçı kurtardı ama anlattığı daha farklı. Webo tek merkez santrforu Fenerbahçe’nin, destek oyuncu da Sow. Bu kadar...'Fanatik
Fransa Rotasını Sağa Çevirdi
22 Mart Pazar günü yapılan Fransa İl Meclis seçimlerinde ilk turun galibi sağ partiler oldu. Eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin partisi Halk Hareketi İçin Birlik Partisi (UMP) ile ittifak yapan merkez sağcı Bağımsız ve Demokratlar Birliği Partisi (UDI) yüzde 30-32 oyla seçimlerin ilk turunu kazanan partiler oldu.UMP başkanı ve eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ülke siyasetinde yeniden büyük avantaj yakalamayı başardı. İlk tur seçimlerini kaybeden ise iktidarda olan Cumhurbaşkanı François Hollande'nin partisi (PS) Sosyalistler oldu. Sosyalist Parti sandıktan çıkan yüzde 20-22 oyla ilk turda başarı gösteremedi. Radikal sağcı Ulusal Cephe Partisi (Front National) lideri Marine Le Pen ise yüzde 24-26 oyla tahminlerin biraz altında kaldı. Son iki haftada yapılan anket sonuçlarında Marine Le Pen'in yüzde 28-30 oy kazanması tahmin ediliyordu. Parti Başkanı Marine Le Pen sandıktan çıkan sonuçtan memnun olduğunu, partisinin başarıyı yakaladığını ve ikinci turda daha fazla oyla kazanacaklarını iddia etti.İlk turda seçimlere olan katılımın yüzde 50-51 yüksek olması dikkat çekti. 29 Mart Pazar günü seçimlerin ikinci turu için Fransızlar yine sandık başına gidecek. UMP parti başkanı Nicolas Sarkozy ilk turun zaferiyle halkın güvenini kazanıp, ikinci tur için seçim kampanyalarına hız verdi. UMP, sosyalistlerin planlarını alt, üst etti. Kesin seçim sonuçlarının bugün akşam saatlerinde belli olması bekleniyor. DHA
Singapur'un Kurucusu Lee Kuan Yew Hayatını Kaybetti
Singapur'u bir liman kentinden küresel önemde bağımsız bir şehir-devlete dönüştüren Lee Kuan Yew 91 yaşında öldü.Lee Singapur'un 31 yıl boyunca başbakanlığı görevini yürüttü.Lee, Singapur'un ekonomik olarak gelişiminin ve zengin bir ülkeye dönüşümünün mimarı olarak görülüyor.Ancak aynı zamanda muhalifler tarafındansa onu ülkeyi demir yumrukla yönetmiş olmakla eleştiriliyor.Yönetimi boyunca ülkede ifade özgürlüğünün kısıtlı olduğu ve siyasi muhaliflerin mahkemelerde yargılandığı belirtiliyor.Lee, Singapur'u, İngiltere'nin dahil ettiği Malezya Federasyonu'ndan çıkarmış ve bağımsız olmasını sağlamıştı.Bugün ülkenin başında Lee'nin oğlu Lee Hsien Loong bulunuyor.Oğul Lee ölüm üzerinde televizyon ekranlarından duygusal bir konuşma yaptı ve şunları söyledi:'Bizim bağımsızlığımız için savaştı, olmayan bir ulus yarattı ve bize Sinagapurlu olmamız onurunu yaşattı. Onun gibi başka birini görmeyeceğiz.'Lee, birkaç haftadır hastanede zatürre tedavisi görüyordu ve yaşam destek ünitesine bağlıydı.Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban ki-moon Lee'nin ölümünden derin üzüntü duyduğunu söyledi.BBC Türkçe
CHP'den Kadına Şiddet Raporu: Şiddetin Yaşı Yok!
CHP’nin sığınma evlerindeki kadınlarla görüşerek hazırladığı raporda “Kadınların genel durumuna bakıldığında şiddetin yaşının olmadığı görülmektedir” denildi...Milliyet'ten Bahar Atakan'ın haberine göre; CHP Kadın ve Çocuk Hakları İnceleme ve İzleme Komisyonu, Türkiye’nin çeşitli illerindeki kadın sığınma evlerinde yapılan incelemeler sonucunda bir rapor hazırladı. Raporu, Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, İstanbul Milletvekili Melda Onur hazırladı. Şiddetin önüne geçmek için kadının eğitim düzeyinin artırılması ve istihdamda daha fazla yer bulmasının devlet tarafından sağlanması gerektiği kaydedilen raporda özetle şunlar kaydedildi:Facia halini aldıKadına yönelik şiddet dünyanın her coğrafyasında görülen yakıcı, yıkıcı bir sorundur ancak bizim ülkemizde, facia hâlini almıştır. Türkiye’de kadına yönelik politikalar ve izlenen rota, şiddetle mücadelede yetersiz kalmaktadır. Ülkemizde her yıl yüzlerce kadın, eşleri, babaları, erkek kardeşleri tarafından şiddet görmekte ya da katledilmektedir. Ülkemizde her beş kadından biri şiddete maruz kalmakta, her gün 1 kadın cinayete kurban gitmektedir. Ekonomik şartlar, eğitimsizlik, ataerkil gelenek, şehre adaptasyon sorunu kadına yönelik şiddeti körüklemektedir. Şiddetle, eğitimsizlik ve istihdam arasında güçlü bir bağ vardır.Sığınma evi yetersizSığınmaevleri ülkemizde kadına yönelik şiddetle mücadelede önemli bir yer tutmaktadır. Ancak, şiddet gören kadınların adresi olarak bilinen sığınmaevlerinin sayıları yetersizdir. Birçok uluslararası sözleşmeyi imzalayarak, yasal mevzuatta değişiklikler yaparak, yeni kanunlar çıkararak, bu konuya ilişkin düzenlemelerin yapılacağını vaad eden devlet, bu konuda samimi siyasi irade ortaya koymalı, eksikleri bir an önce gidermelidir. Kadının kimliği, eşitliği toplumun bilincine işlenmediği takdirde, hangi yasal düzenleme yapılırsa yapılsın, hangi önlem alınırsa alınsın bu konuda yol kat edilemeyeceği açıktır. Özellikle istihdam ve eğitime katılım açısından kadın sorununu çözmeyi hedefleyen politikalar hayata geçirilmelidir. Ancak güçlü bir kadın, özgür bir kadındır.Her yaştan mağdur varEkonomik bağımsızlığını elde edemeyen kadınlar, bağımlılık ilişkisi nedeniyle aile içi şiddetten uzaklaşamamaktadır. Kadınların eğitim olanaklarından yararlanamaması, şiddeti doğurmaktadır. Sığınma evinde kadınların genel durumuna bakıldığında şiddetin yaşının olmadığı görülmektedir. 15 yaşında ya da 60 yaşındaki kadınlar şiddet görmektedir. Aile zoruyla evlendirilen, çocuk veya genç yaşta evlendirilen, ya da ailenin izni olmadan kaçarak evlenen kadınlar şiddet görmektedir. Ailenin, “girdiğin yerden kefeninle çıkarsın” anlayışı, kadının gidecek bir yeri olmayışı, ailenin şiddet gören kadına kol kanat germemesi şiddeti doğurmaktadır. Ülkemizin kanayan en büyük toplumsal yarası olan çocuk gelinlerin olması şiddet ortamına zemin hazırlamaktadır.Hikâyeleri bir birinden acıRaporda, şiddet gören kadınlarla yapılan görüşmelere de yer verildi. Kadınların anlatımlarına göre yaşadıkları şiddet dolu olaylar şöyle:37 Yaşında. Boşandı. Dört kızı var. 15 yıllık evli. Psikolojik sorunları bulunan eşi kumar oynuyordu. Şiddet evlendiği gün başladı. Psikolojik baskı, cinsel şiddet çok fazlaydı. Çocuklar da şiddetten nasibini alıyordu. Eşi sigortalı işte çalışmasına, üniversite okumasına izin vermedi. Eşi tarafından silahlı saldırıya uğrayınca, koruma kararı alındı.21 yaşında. 4 aylık bebeği var. 2 yıllık evli. Resmi nikâhı yok. Lise eğitimini tamamlayamadı. Aynı mahallede yaşayan eşiyle, kaçarak evlendiler. Mezhep farklılığı problem olunca her iki aile de istemedi. Ailesi tarafından reddedildi. 4.5 aylık hamileyken eşinin yurtdışında başka bir kadınla evli olduğunu öğrendi. Evi terk ederek ablasının yanına gitti. Eniştesi istemeyince sığınmaevine yerleşti.20 yaşında. 1 yıllık evli. 27 günlük bebeği var. Lise mezunu; çalışmıyor. Küçük yaşta ailesi tarafından evlatlık verildi. Üvey annesi intihar edince üvey babasının evlendiği yeni eşi onu istemedi; sokağa atıldı. Kendi ailesini buldu fakat onlar da istemedi. Evlendi kocasından şiddet gördü. 5 aylık hamileyken, ablasının yanına gitti. Doğumunu orada yaptı. Eniştesi sorun çıkarınca tekrar sığınmaevine gitti. Bebeğini çocuk yurduna verdi.32 yaşında. İki çocuğu var. İlkokul mezunu. Çocukken evlatlık verildi. 14 yaşında görücü usulü evlenirken eşi de 19 yaşındaydı. Evlendikten 7 sene sonra boşandı. Eşi sürekli şiddet uyguluyordu. Öz ailesinin yanına gitti ancak orda da şiddet görünce sığınmaevine gitti.22 yaşında evli. Annesi 5 yaşında öldü. Babası tekrar evlendi. Bir üvey kardeşi var. Babası tekrar evlendi. Evlendirildiği kişi daha önce kendisine tecavüz etti. 1,5 yıl sonra evlendiler. “Eşim bana insan gibi davranmadı. Bana tecavüz ettiğini ailesine anlattı” ifadesini kullandı. Sürekli şiddete maruz kaldı.60 yaşında. Ölen ilk eşinden beş çocuğu bulunuyor. İkinci eşi ile 5 yıldır evli. Eşinin çocuklarından şiddet gördüğü için sığınmaevine başvurdu.
Belçika Kupası Club Brugge'ün
Final maçında Anderlecht'i 2-1 yenen Club Brugge, kupayı 11. kez müzesine götürdü.UEFA Avrupa Ligi son 16 turunda Beşiktaş'ı eleyen Club Brugge, Anderlecht'i 2-1 mağlup ederek Belçika Kupası'nı tarihinde 11. kez kazandı.Başkent Brüksel'deki 45 bin kişilik Kral Baudouin Stadı'nda oynanan kupa finalinde Club Brugge, 12. dakikada öne geçti. De Sutter, serbest vuruş kullanan Refaelov'un ceza sahasının uzak noktasına yaptığı ortada, düzgün bir vuruşla topu ağlarla buluşturdu. İlk yarının kalan dakikalarında beraberlik için yüklenen Anderlecht sonuç alamadı ve soyunma odasına Club Brugge'ün 1-0 üstünlüğüyle gidildi.İkinci yarıda hücumda daha çok görünen Brugge'ün farklı artırma çabaları başarısız oldu. Anderlecht, 89. dakikada Mitrovic'in golüyle beraberliği yakaladı. Club Brugge, uzatma dakikalarında Refaelov'un ceza sahasının hemen dışından yaptığı vole vuruşla kupaya uzandı.Belçika Kupası'nı son olarak 2007 yılında kaldıran Club Brugge, böylece tarihinde 11. kez kupayı müzesine götürdü.Karşılaşma öncesinde iki kulübün taraftarları şehir merkezinde olay çıkardı. Polis, 12 Anderlecht ve 8 Club Brugge taraftarını gözaltına aldı.Eurosport
Tüketici Güveni 6 Yılın En Düşüğünde
Tüketici güven endeksi Mart'ta 64.39 ile 6 yılın en düşüğüne indi.Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 5.4 azaldı.Şubat ayında 68.06 olan endeks Mart ayında 64.39 düzeyine indi.Tasarruf etme ihtimalinde büyük düşüşTüketici güveninde en çarpıcı düşüş 'tasarruf etme ihtimali'nde yaşandı. Hanelerin tasarruf etme endeksi yüzde 17.5 azaldı ve Şubat ayında 25.0 olan endeks, Mart ayında 20.61 değerine düştü.Bu düşüş, tüketicilerin gelecek 12 aylık dönemde tasarruf etme ihtimallerinin bir önceki aya göre azaldığını gösteriyor.Maddi durum beklentisi azaldıHanenin maddi durum beklentisi endeksi bir önceki aya göre yüzde 1.6 azaldı. Şubat ayında 86.75 olan endeks değeri Mart ayında 85.37 düzeyine düştü.Bu düşüş, gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durumunun daha iyi olacağını bekleyenlerin oranının azalmasından kaynaklandı.Genel ekonomik durum beklentisi bozuluyorŞubat ayında 90.87 olan genel ekonomik durum beklentisi endeksi yüzde 5 azalarak, Mart ayında 90’ın altına inerek 86.30’a kadar geriledi.Bu azalış, gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durumun daha iyi olacağı yönünde beklentisi olan tüketicilerin sayısının bir önceki aya göre azaldığını gösteriyor.İşsizlikte artış bekleyenler arttıİşsiz sayısı beklentisi endeksi bir önceki aya göre yüzde 6.3 azalarak, Mart ayında 65.28 değerine düştü.Bu düşüş, gelecek 12 aylık dönemde işsiz sayısında artış bekleyenlerin oranındaki artıştan kaynaklandı.Kaynak: Milliyet