onedio
20. Yüzyılın En Önemli 20 Romanı
Columbia Üniversitesi bünyesinde yayıncılık faaliyetleri gösteren “Columbia Publishing Course”, 20. yüzyılın dikkate değer en önemli romanlarını bir liste şeklinde hazırlayıp yayınladı. Listenin zirvesinde Muhteşem Gatsby adlı romanı ile F. Scott Fitzgerald yer alırken Faulkner, Orwell, Steinbeck, Joyce gibi isimlerin birden fazla romanı ile listeye girmesi dikkat çekti. İşte o liste:
Orman: "MHK'nın Fırat Aydınus'u Cezasız Bırakmaması Lazım"
Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, Fenerbahçe derbisi ile ilgili bomba açıklamalar yaptıBeşiktaş Başkanı Fikret Orman, Fenerbahçe derbisi ile ilgili bomba açıklamalar yaptı. İşte Orman'ın açıklamaları'İnanılmaz derecede üzüntülüyüz. Camiamız da üzüntülü. Bugün yapacağım açıklama Fenerbahçe maçı ile ilgili değildir. Şimdi yapacağım açıklamaların Fenerbahçe maçıyla hiçbir alakası yoktur. Bazı konulara bu maçın sonucu ne olursa olsun açıklık getirilmesi taraftarıyım. Hakem maçı yönetmek için değil de idare etmek için gelmişti. Kararlarını günü kurtarmak için aldı. Ne şama dokunsun ne şişe dokunsun diye yönetti maçı. 29 numaralı oyuncu üstünü çıkarıyor, oyundan çıkıyor. Sonra tekrar geliyor. Bunların hepsi kural hatasıdır. Kural diyor ki hakemin izni olmadan çıkamaz ama çıkıyor. Hakemin izni olmadan giremez diyor ama giriyor. Gözlemci görmemiş diyorlar. Tavuk Karası var herhalde gözünde. Hepimiz gördük.''20 numaralı oyuncu hiçbir camiaya yakışmayacak şekilde benim hocama 1-2-10-20 defa küfür ediyor. Dördüncü hakem baş hakeme “küfür var kırmızı kart” diyor. Baş hakem “İşine bak” diye cevap veriyor. Bu belgeler bizim elimizde var. Takım kaptanım Tolga olaya müdahil olmak için geliyor, sarı kart gösteriyor. Rakip kaleci geliyor benim 3. kalecimle kavga ediyor. Onun da sarı kart görmesi gerekiyor. Biz lehimize olan hataları bile kamuoyuna açıklayan bir kulübüz.''Biz büyük bir camiayız. Taraftarlarımızdan inanılmaz derecede tenkit görüyoruz. MHK'nin Fırat Aydınus'u cezasız bırakmaması lazım. Derbinin hakemi tam anlamıyla maçı yönetmek için değil maçı idare etmek için çıkmıştı sahaya. Emre Belözoğlu'nun yaptığı ahlaksızlıktır. Fenerbahçeliler, Beşiktaşlı bir oyuncu Fenerbahçe'nin hocasına gitse küfür etse ne hisserderse onu hissediyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok. Emre'nin ceza alması için Disiplin Kurulu'na müracaatta bulunacağız. Böyle bir adamın kaptanlık yaptığı Milli Takım'a oyuncularımızı da göndermemeyi düşündük. Ancak bu milli bir olay değildir, yapmadık. 'Mili Takım kaptanının Emre olduğu yere futbolcu göndermeyin' diyenler oldu... Biz sıcak bakmadık. Formamızda ay-yıldız var. Koridorlarda olan olayların kayıtları bizde var. (Emre - Bilic tartışması) Bunları yayınlayacağız. Herkes gerçeği görsün.''Biz gelip geçiciyiz, bu hareketler dostluklara zarar veriyor. Bir taraftar küfür edince kulüpler ceza alıyor. Oyuncu yapınca niye ceza verilmiyor. Hem hakem hem de Emre hakkında kurumlar gereğini yerine getirmelidir. Yine açıklama yapacaklar 'Yok öyle demek istemedi, böyle dedi.' Kimse bize küfür edemez. Önümüzde 9 hafta var. Biz bu takımla buraya geldik. Şampiyonluğu alacağımıza inanıyoruz.'Haber Türk
Oktay Vural: 'Soruşturmanın Selameti Açısından Gökçek Görevden Alınsın'
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, AK Parti'yi yönetenlerin tek hedefinin kendi menfaatleri olduğunu ifade ederek,' Bunu sürdürmek için halkı korkutup, sindirerek, bezdirmek istiyorlar. Ama testi çatlamıştır. Cerehat akıyor, her taraf koku içerisinde. Tablo bunu ortaya koyuyor. Nerden tutarsan tut; AKP politikaları lime lime dökülüyor.' dedi. İçişleri Bakanı'na çağrıda bulunan Vural, soruşturmanın selameti açısından daha önce Aytaç Durak'a yapıldığı gibi Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı'nın görevden alınmasını istedi.TBMM İdare Amiri Salim Uslu ve beraberindeki Hattuşaş Heyeti, Oktay Vural'ı MHP Grup Yönetim Toplantı Salonu'nda ziyaret etti. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek arasında yaşanan tartışkanın sorulması üzerine Vural, bütün bu gelişmelerin AK Parti politikalarının iflas ettiğini, çözülme olduğunu açık ve net ortaya koyduğunu ifade etti.17/25 Aralık ve sonrasında yaşanılanlarla AK Parti'ye millet nezdinde güvenin kalmadığını vurgulayan Vural, bugün güven ve istikrarsızlığın kaynağının Adalet ve Kalkınma Partisi olduğuna dikkat çekti. İktidardan uzaklaşıldıkça birbirlerine olan suçlamaların daha da artacağını dile getiren Vural, bunun görüp duyulanın onbinde biri olduğunu savundu. 'Yakında 'fıskiyeyi Arınç kırdı' diyebilir Gökçek.' diyen Vural, herkesin eteğindeki taşları döktüğünü ifade etti.Kendi geleceklerini aramaya başladıklarını anlatan Vural, 'Aslında bakıldığında kim paralel, kim parabol, kim paralan; ortaya çıkıyor hepsi. İşleri güçleri para. Dava adamıyız dediler; millet bunların bedava peşinde koştuklarını anladı. Millete lale devri yaşattık, dediler, millet aslında yaşanılanın sülale devri olduğunu gördü. Millet bunu gördükçe birbirleriyle ilgili daha neler söyleyecekler. Bunlar kardeşim Abdullah Gül dediklerinin ikinci defa önünün kesilmesi için Cumhurbaşkanı seçilmemesi için Anayasa değişikliği yapmadılar mı? Abdullah Gül'ün partiye dönmesini önlemek için ondan önce kurultay yapmadılar mı? Bu partiyi yönetenlerin tek bir hedefi vardır, kendi menfaatleridir. Bunu sürdürmek için halkı korkutup, sindirerek, bezdirmek istiyorlar. Ama testi çatlamıştır. Cerehat akıyor, her taraf koku içerisinde. Tablo bunu ortaya koyuyor. Nerden tutarsan tut; AKP politikaları lime lime dökülüyor.' şeklinde konuştu.Bir başka soru üzerine de Vural, İçişleri Bakanı'na çağrıda bulunarak soruşturmanın selameti açısından Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı'nın görevden alınmasını istedi. Daha önce Adana Belediye Başkanı Aytaç Durak'la ilgili olarak da görevden alınma yapıldığını dile getiren Vural, savcılığın attığı adımın da bu işi örtmek için olmaması gerektiğini söyledi. Dönemin Başbakanı başta olmak üzere konuya ilişkin sorumluların da soruşturmaya dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.CHA
Erdoğan'a Hakarete 7 Ayda 8 Tutuklama
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 7 aylık görev süresinde, Cumhurbaşkanı'na hakaretten 105 kovuşturma yapıldı, 8 kişi ise bu suçtan tutuklandı.CHP'li Melda Onur'un bilgi edinme kapsamında Cumhurbaşkanı'na hakaret nedeniyle açılan soruşturmalar ve davalar hakkındaki sorularına cevap veren Adalet Bakanlığı'na bağlı Müsteşarlık Bilgi Edinme Bürosu, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün görev yaptığı dönemde 1359 adet kovuşturma izni talebi geldiğini ve bu taleplerden 545 adedine kovuşturma izni verildiğini belirtti. Büro, cevabında “Gül döneminde tutuklama olmadı” dedi. Bakanlık, 12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görev yaptığı 28 Ağustos 2014 - 28 Şubat 2015 tarihleri arasında toplam 236 adet kovuşturma izni talebi geldiğini, bu taleplerden 105 adedine kovuşturma izni verildiğini ve 8 kişinin Cumhurbaşkanına hakaretten tutuklandığını bildirdi.Onur, bilgi edinme kapsamında şu soruları sormuştu:- 11. Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül'ün görev yapmış olduğu 28 Ağustos 2007 – 28 Ağustos 2014 tarihleri arasında kaç kişi hakkında Cumhurbaşkanı'na hakaret suçu kapsamında dava açılmıştır? Bunların yıllara göre dağılımı nasıldır? Bu kişilerden kaçı hakkında gözaltı ve tutuklama kararı çıkarılmıştır? Bakanlığınızca izin verilen kovuşturma sayısı kaçtır?- 12. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın göreve başlamış olduğu 28 Ağustos 2014 tarihinden itibaren Cumhurbaşkanı'na hakaret suçu kapsamında hakkında dava açılan kişi sayısı kaçtır? Bu kişilerden kaçı hakkında tutuklama veya gözaltı kararı çıkarılmıştır? Bakanlığınızca verilen kovuşturma izni sayısı kaçtır?- TCK'nın 299. maddesi kapsamında gözaltı ve tutuklama kararları nedeniyle hakkında bakanlığınıza ya da HSYK'ya şikayet edilen savcı ve veya hakim var mıdır? Sayısı kaçtır?
Reklam
Çiğdem İsmiyle Beraber Kızlara Otomatik Olarak Yüklenen 15 Özellik
etiket
Genelleme yapmak benim işim, bunu artık biliyorsunuz. Onun için kimse 'genelleme yapmışsın' demesin. %100 tutacağı garantisi vermemekle birlikte size 'aa harbiden lan' dedirttiğimi de kabul edin lütfen. Hepimizin çevresinde mutlaka Çiğdem'ler var, bu içeriği okurken aklınıza onları getirin, göreceksiniz ki başarı oranı %80'nin altına kesinlikle düşmeyecek.
Utah'ta İdam Mangası Geri Geldi
ABD'nin en muhafazakâr eyaletlerinden Utah'ta zehirli iğne bulunamadığında idam cezası kurşuna dizme yöntemiyle infaz edilecek.Utah Valisi Gary Herbert'in imzaladığı yeni kararnameyle, Utah, ABD'de kurşuna dizme yönteminin uygulanacağı tek eyalet oldu. İdam için kullanılan zehirli ilaçların üretildiği Avrupa ülkeleri idam cezasına karşı çıktığı için ABD'deki eyaletlere zehir satmayı reddederken, Utah çözümü eski yöntemi geri getirmekte buldu.Utah Valisi Gary Herbert, eyalette ölüm cezalarının idam mangası tarafından infaz edilmesine olanak tanıyan tasarıyı onayladı. Kurşuna dizilmeyi 'azıcık dehşet verici' bulduğunu söyleyen Herbert, ancak yöntemin gerekli ilaçların sağlanamaması durumunda eyalette idam cezalarının planlandığı gibi infaz edilmesine yardımcı olacağını savundu.Valinin sözcüsü Marty Carpenter, 'Jüri bir zanlının suçlu olduğuna hükmettiğinde ve yargıç idam cezası kararı verdiğinde bizim bu cezayı uygulamaktan başka seçeneğimiz yok. Zehirli iğneyle infaza devam edeceğiz. İdam mangası, gerekli ilaçların bulunamaması durumunda bizim için yedek yöntem olacak' dedi.
Reklam
Mardin'de PKK Barınaklarına Operasyon
Genelkurmay Başkanlığı, Mardin Valiliği'nin oluru üzerine Mazıdağı İlçesi'nde PKK'nın sığınak, barınak ve depolarının tespit ve imhası için operasyon başlatıldığını açıkladı.Genelkurmay Başkanlığı'nın resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, 'Güvenlik güçleri tarafından, Mardin, Mazıdağı kırsalında, bölücü terör örgütü mensuplarına ait olduğu değerlendirilen sığınak, barınak, depoları tespit ve imha etmek maksadıyla, Valilik oluruna istinaden, 5 tim kuvvetle operasyon icra edilmektedir. Operasyon devam etmektedir' denildi.Türk Silahlı Kuvvetleri
PFDK, Sergen Yalçın'a 3 Maç Ceza Verdi
PFDK, Sergen Yalçın'a 3 maç soyunma odasına ve yedek kulübesine giriş yasağı verdi.PFDK, Medicana Sivasspor Teknik Direktörü Sergen Yalçın’a Ziraat Türkiye Kupası’nda Kayserispor ile oynadığı mücadelede maçın hakemine yönelik hareketi nedeniyle 3 maç ceza verdi.İŞTE YAPILAN AÇIKLAMA…MEDICANA SİVASSPOR Kulübü’nün, 18.03.2015 tarihinde oynanan KAYSERİSPOR – MEDICANA SİVASSPOR Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin kupa kategorisinde misafir kulüp olduğu müsabakada ilk kez gerçekleştirilmesinden dolayı 2.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,Aynı müsabakada MEDICANA SİVASSPOR Kulübü idarecisi ALİ RIZA SERGEN YALÇIN Kurulumuza her ne kadar idareci olarak sevk edilmiş ise de Teknik Adamların Eğitimi Ve Sınıflandırılması Talimatı’nın 18/1.,2.,3. ve 5. Maddeleri gereği “teknik adam” görevi ifa ettiği dikkate alınarak müsabaka hakemine yönelik hakareti nedeniyle FDT’nin 41/1-c ve 35/4. maddesi uyarınca 3 RESMİ MÜSABAKADA SOYUNMA ODASINA VE YEDEK KULÜBESİNE GİRİŞ YASAĞI ve 13.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, (oyçokluğu) karar verilmiştir”Açık Mert Korkusuz
Reklam
Savcı Doğan Öz Katledilişinin 37. Yılında Anılıyor...
Adalet İçin Hukukçular, Yargıçlar Sendikası ve Yargıçlar ve Savcılar Birliği, yaptıkları ortak yazılı açıklamada, Savcı Doğan Öz’ün 24 Mart 1978 günü evinden çıktığı sırada arabasının içinde vurularak katledildiğinin anımsatıldı ve Öz’ün katledilmesinin üzerinden 37 yıl geçmiş olmasına karşın Türkiye’nin üzerindeki karanlığın halen sürdüğü ifade edildi.
Reklam
Davutoğlu'ndan İlk Yorum: 'Her İki Açıklama da Yanlıştır'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Arınç-Gökçek polemiğine ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı ve 'Her iki açıklama da yanlıştır' değerlendirmesinde bulundu. Davutoğlu izleme heyeti krizine ilişkin ise 'Bu çözüm sürecinin stratejik hedef olması konusunda hiçbir görüş ayrılığımız yoktur' ifadelerini kullandı. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Milli Savunma Bakanlığı Atış Test ve Değerlendirme Merkezi'nin açılışının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in açıklamalarına ilişkin soru üzerine şunları kaydetti:'Dün yapılan her iki açıklama da hem partimizin kurulları, kuralları ve disiplini açısından hem de ortak siyasi kültürümüz açısından yanlıştır. Herhangi bir şekilde bu kritik dönemde, seçimlere giderken partimizi ve partimizin kitle nezdindeki itibarını sarsıcı, polemiğe giren kim olursa olsun parti disiplin kurullarını işleteceğiz ve gerekli disiplin işlemlerini yapacağız. Kimsenin bu konuda ayrıcalığı yoktur. Çok açık bir şekilde ifade ediyorum.'Konuya ilişkin Başbakan Yardımcısı Arınç ile dün bir araya geldiğine işaret eden Davutoğlu, 'Bugün de Sayın Melih Gökçek ile görüşeceğim. Gerekli uyarılarda bulundum, bulunacağım' dedi.Erdoğan ile görüşmeSayın Cumhurbaşkanımızla Cumartesi akşamı buluştuk, dün de ailecek görüştük. Bu görüşmeler olağanüstü bir şey değildir. Ancak benim için devlet mahremiyettir. Ne konuştuğumuz bizim için mahremdir. Kamuoyunun bilmesi gereken bir şey varsa açıklarız.İzleme heyeti kriziDavutoğlu, çözüm sürecine ilişkin soruya ise 'Çözüm Süreci'nin stratejik hedef olma niteliği konusunda hiçbir görüş ayrılığımız yoktur. Bu konuda atılacak adımlar hususunda ise her zaman farklı kanaatler dile getirilebilir, farklı kanaatler her zaman, her zeminde konuşulabilir. Bu şekilde konuşmalarımız hep sürdü, bundan sonra da sürecek' yanıtını verdi.'7 aydır Cumhurbaşkanımızla iletişim sıkıntısı yaşamadık, bilgilendirme eksikleri varsa giderilir, değerlendirmelerde farklılık olursa konuşulur. Ne o ne ben, Türkiye seçime girerken hassasiyette tereddüt etmeyiz. Bizim için çözüm süreci stratejik bir tercihtir ve bu süreç yüz yıllık tarihimizin en önemli adımlarından geleceğimizi teminat altına alacak ortak aidiyet bilincinin dayanaklarından biridir. Etrafınıza bakınız, etnik çatışmaların nereye vardığını görünüz, süreçte gelinen aşama son derece önemlidir. Seçimi kaybetmek pahasına süreçten vazgeçmeyiz dedi kendisi de, onun 2005’teki Diyarbakır’daki konuşmasıyla başladı. Her an titizlikle üzerinde durduğumuz bir süreçtir.''Bu çözüm sürecinin stratejik hedef olması konusunda hiçbir görüş ayrılığımız yoktur. Farklı kanaatler her zeminde konuşulabilir, bu konuşmalarımız hep sürdü, sürecek ama bir kez daha söyleyeyim sürecin başarıya ulaşması ve silahsızlanma öncelikli olmak üzere, her şey ona bağlıdır, silahların toprağa gömülmesine ve tümüyle bırakılmasına... Gereken adımları tekrar istişare içinde atarız, kimse hükümet ve cumhurbaşkanı arasında bir görüş ayrılığı var gibi bir kriz senaryosu beklememesi gerekir. Bundan önce nasıl krizleri aşmışsak bunu da aşarız ama dediğim gibi bunlar devlet mahremi ve Türkiye’nin geleceği bağlamında seçimlerin suhûhetle gerçekleşmesi açısından önem taşır. Kamuoyunun hiçbir kaygısı olmamalıdır. Her zeminde istişarelerimiz devam edecek, gerekli adımlar gerektiği zaman atılacak.'Ajanslar
TFF'nin Emre ve Bilic Kararı
Türkiye Futbol Federasyonu Hukuk Müşavirliği, Fenerbahçe ile Beşiktaş derbisinin ardından Emre Belözoğlu ve Slaven Bilic hakkında kararını verdi.Beşiktaş yönetimi, derbinin ardından Emre Belözoğlu'nun Slaven Bilic'e küfürleri nedeniyle ceza alması gerektiğini birçok kez dile getirirken, siyah-beyazlıları şoke eden bir karar alındı.TFF Hukuk Müşavirliği, saha içerisinde ve koridorda, Emre Belözoğlu ile Slaven Bilic arasında yaşanan olaylar nedeniyle herhangi bir sevke gerek görmedi. Böylece iki ismin de PFDK'lık olma durumu ortadan kalkmış oldu.Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında sezonun ilk yarısında oynanan derbide Emre Belözoğlu ile Slaven Bilic arasında gerginlik yaşanmış ancak iki isim yine PFDK'ya sevk edilmemişti.Öte yandan TFF Hukuk Müşavirliği, Fenerbahçeli Alper Potuk ile Beşiktaşlı genç kaleci Günay Güvenç arasında yaşanan gerginlik nedeniyle iki ismi PFDK'ya sevk etmeyi gerek görmedi.Habertürk
Reklam
KCK'den Nevruz Mesajı Sonrası İlk Açıklama
KCK Yürütme Komitesi Eş Başkanı Bese Hozat, PKK'nın silah bırakması için hükümetin de mutabakata vardığı Dolmabahçe'deki 10 başlığın müzakere edilmesi, izleme heyetinin İmralı'daki görüşmeleri izlemesi, TBMM'de oluşturulacak 'Hakikatlerle Yüzleşme Komisyonu'nun çalışması, buna uygun yasaların çıkarılması ve anayasa değişikliği yapılması gerektiğini söyledi.Hozat, Kandil'de yapılan ve uydu aracılığı ile Avrupa'dan yayın yapan 'Med Nuce' kanalında yayınlanan röportajında, nevruzda Abdullah Öcalan'ın özgürleştirilmesi çağrılarının ön plana çıkarıldığını, milletvekilleri Leyla Zana ile Sırrı Süreyya Önder ile görüşen Abdullah Öcalan'ın 'Kürt Ulusal Kongresi'nin toplanması konusunda çabaları olduğunu anlattı. Hozat, Öcalan'ın Kuzey Irak'taki Kürt liderler Mesut Barzani ile Celal Talabani'ye yönelik mektuplar yazdığını, bu konuda yol haritası çizdiğini söyledi.İmralı'da ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasını çeken Abdullah Öcalan'ın nevruzda okunan mesajında, 28 Şubat'ta açıklanan 10 başlık altında izleme heyetinin de gözetiminde müzakerelere başlama çağrısı yaptığını, tarafların karşılıklı eş zamanlı, paralel adımlar atması gerektiğini anlattı. KCK'nın eş Başkanı Bese Hozat, PKK'nın silah bırakması için sürecin nasıl işlemesi gerektiğine ilişkin şöyle dedi:'Müzakereler sırasında izleme heyeti gerekirse taraflara uyarıda bulunur müdahale eder uzaklaşan taraf varsa onu müzakereye çeker. Sağlanan mutabakata uygun adımlar atılması gerekiyor. Nevruzdan sonra yapılan ilk görüşmede izleme heyetinin de dahil olması, 10 başlık altında resmi müzakerenin başlaması gerekir. Meclis'te 'Hakikatlerle Yüzleşme Komisyonu' kurulur. Tarafların uzlaştığı 10 başlık altında mutabakatı ele alır. Bunun üzerinde çalışır Meclis genel kuruluna getirir ve tartışılmasını sağlar. Yasalarını çıkarması ve yeni bir anayasayı çıkarması gerekiyor. Bu süreçler yaşanır, somut gelişmeler adımlar atmış, yasalar çıkarmış, özgür yurttaşlık temelinde düzenlemeler yapılırsa sağlanırsa PKK kongresini toplar; silahlı süreci noktalar. Yeni bir stratejik değişime gider. Devlet sorumluluklarını yaparsa silahlı mücadele anlamsızlaşır.'Devletin atacağı somut adımlara göre, kendilerinin de süreci destekleyen eş zamanlı adımlar atacaklarını ifade eden Hozat, Abdullah Öcalan'ın nevruz mesajındaki her kelimeye katıldıklarını, Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç'ın açıklamalarının söylemde kalmaması gerektiğini ekledi.DHA
UEFA'da Şenes Erzik Dönemi Sona Erdi
Michel Platini'nin yeniden başkanlığa seçildiği kongrede, görev süresi dolan UEFA Birinci Asbaşkanı Şenes Erzik de koltuğunu başka bir isme devretti.Avusturya'nın başkenti Viyana'daki Reed Fuar ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen kongrede, tek aday olarak girdiği seçimde üçüncü kez başkanlığa seçilen Platini, 2015-2019 döneminde 4 yıl daha görev yapacak.UEFA'nın gelecek yıl bütçesinin de onaylandığı ve strateji toplantıları sonucu alınan kararların gözden geçirildiği kongrede, federasyonlara yapılan dayanışma yardımları yaklaşık yüzde 35 oranında artırıldı. Buna göre 4 yıllık dönem için federasyonlara yaklaşık 11,5 milyon avro ödeme yapılacak.Bu yıl görev süresi dolan UEFA Birinci Asbaşkanı Şenes Erzik ise, yönetim kurulundaki yerini başka bir isme devretti. Erzik dışında Sergey Fusenko (Rusya) ve Mircea Sandu (Romanya) da üyelik sürelerini tamamladı.Başkanlık seçiminin ardından 7 kişilik üyelik kontenjanı bulunan UEFA İcra Kurulu'nu belirlemek üzere oylama yapıldı.Birinci tur oylamasında 12 adaydan 6'sı, üye sayısının salt çoğunluğunu oluşturan 28 oyu alarak kurula girdi. Türkiye'den aday olan Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Birinci Başkanvekili Servet Yardımcı ise birinci turda 23 oy topladı. UEFA İcra Kurulu'nun 1 kişilik kontenjanı için yapılan ikinci tur oylamasında ise 14 oyda kalan Yardımcı, yönetim kuruluna giremedi.AA
‘Abdullah Gül Yeni Parti İçin Harekete Geçti’ İddiası
Abdullah Gül'ün eski danışmanı ve Yeniçağ Gazetesi yazarı Ahmet Takan, bugünkü köşe yazısında Abdullah Gül'ün yeni bir siyasi parti için harekete geçtiğini söyledi.'Ankara’da derin siyaset kulislerinden ulaştığım bilgilere göre, Abdullah Gül yine yeni bir siyasi parti kurulması için harekete geçti' diyen Ahmet Takan, Gül'ün yeni parti için Ali Babacan, Taner Yıldız ve Hüseyin Çelik gibi isimlere görev verdiğini, Arınç'ın da yeni parti çalışmalarına destek verdiğini ve TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in de bu oluşum içinde yer aldığının iddia edildiğini söyledi.Ahmet Takan'ın bugün yayınlanan köşe yazısı:Gül yeni hamle yaptı...Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Nevruz bombasını patlatıp ertesi günde Recep Erdoğan’a diklenişine devam edince ülke  gündemi doğal olarak iktidar içindeki fay kırıklarına ve buna bağlı hareketlenmelere kilitlendi. Dün,öğle saatlerinde saltanat  kapışmasına Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in de sosyal medya üzerinden katılıp Arınç’ı  “istenmeyen adam” ilan etmesi tuz biber oldu. Gökçek, Erdoğan nezdinde yeni bonuslar kazanırken bir yandan da geçmişin (Arınç son iki yerel seçimde Gökçek’in aday olmaması için son derece etkili uğraş vermişti) rövanşını alıyordu. Aynı zamanda  AKP’den Ankara milletvekili aday adayı olan oğlu  Osman Gökçek için  mayın temizleme harekatına girişiyordu. Kafasında aynı anda bin tane üç harfli dolaşabilen Melih Gökçek, Arınç ve diğer fay hatlarını tetikliyor.Gelelim sizlere geçtiğimiz Cumartesi yaşanan ve Pazar günkü yazımızda  ön bilgi ve perde arkasını verdiğimiz  büyük kapışmanın esas nedenlerine;Önce, (bence)  bazı yanlış bilgilendirme ve  yorumlara cevap verelim. Bülent Arınç’ın bu son çıkışının  “Başbakan”  Ahmet Davutoğlu onayı ve talimatıyla Hükümeti korumak için yaptığına-bana gelen somut bilgiler de o doğrultuda- hiç inanmıyor ve ihtimal vermiyorum. Arınç’ın çoğu siyasi görüş  ve icraatlarını eleştirsem de kendisinin birilerinin mayın tavşanlığını yapmayacağını, talimatlı konuşmayı asla kabul etmeyeceğini yakından tanıdığım kadarıyla çok iyi bilirim. Ayrıca, Davutoğlu’nun da Erdoğan tarafından çok yakından takip edildiği halde Arınç’a  “Çık şöyle bir rest çek de rahat nefes alalım diyebilecek” kadar cesareti olmadığını da bilirim. Yaşanan gerçeklikte de bu eleştiriler Hükümet adına yapılamaz. Çünkü şu andaki kabine 4 parçalı; Tayyipçiler, Gülcüler, Hocacılar ve ortada gezinenler. Ve hepsi birbirini yiyor.O zaman, yakın zamanda Erdoğan’ın Gül için yaptığı  “milletvekili adayı olursa iyi olur” tartışmalarına ve Gül’ün nasıl geri vitesine taktığı krizi hatırlayalım. Bu kavganın tüm perde arkası bilgilerini YENİÇAĞ’da okumuştunuz. AKP içindeki derin  deprem aslında bu fay hattında devam ediyor. Erdoğan, yalnızca Davutoğlu’nun hal ve hareketlerini takip etmiyor hala Gül’ün ve başta Arınç olmak üzere 3 döneme takılan ağır topların  kendisine karşı yaptıkları gizli hamleleri  ve nefes alışlarını  bile izliyor, izletiyor. AKP içinde bir taraftan milletvekili aday listelerinde son kararı kim verecek kapışması şiddetli  şekilde devam ederken diğer taraftan 7 Haziran sonrası hükümranlık kavgası içinde yeni hamleler yapılıyor.Geçen hafta, peş peşe düşen şu 2 haber gözünüzden kaçmamıştır. Çankaya Köşkü’nden ayrılırken intifada başlatacağını söyleyen Hayrünnisa Gül’ün Al-Manitor sitesine verdiği röportajda   “evimin bahçesine dönüyorum” mesajları. Ardından da Abdullah Gül’ün   “İslam İşbirliği Örgütü tarafından kurulan İslam Kalkınma Bankası’nın Başkanlık Danışma Kurulu’nda görev yapacak”  haberi.Gerçekten öyle mi?Ben iddiamda ısrarlıyım; Abdullah Gül savaşarak siyaset yapmaz. Hele Erdoğan’a karşı asla ve kata. Sorunun yanıtına geçelim. Ne Hayrunnisa Gül ne de Abdullah Gül aktif siyaset hırslarından vazgeçmiş değiller.Ankara’da derin siyaset kulislerinden ulaştığım bilgilere göre, Abdullah Gül yine yeni bir siyasi parti kurulması için harekete geçti. Az sonra aktaracaklarıma  hem Başbakanlık hem de Cumhurbaşkanlığı kaynakları doğrular nitelikte bilgiler verdi. Şöyle;Gül, yeni parti için  Ali Babacan, Taner Yıldız ve Hüseyin Çelik gibi isimlere görev verdi. Arınç da yeni parti çalışmalarına destek veriyor. TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in de bu oluşum içinde yer aldığı iddia ediliyor. Yeni parti çalışmalarında AKP’nin kuruluşuna benzer metotlar uygulanıyor. Kanaat önderleri ve yeni teşkilatlanma için belirlenen tüm isimlerle bire bir özel görüşmeler yapılıyor. Görüşmeler tutanak altına alınıyor. Görüşülen şahıslara, yeni parti programı, Türkiye’nin sorunları, çözüm süreci, başkanlık sistemi tartışmaları, dış politika gibi belli alanlarda sorular soruluyor. Düşünceler not ediliyor. Konuyla ilgili bilgi aldığım kaynağım, parti programının yazım aşamasına bile geldiğini ileri sürdü, Gül’ün, “Parti programına bugüne kadar Erdoğan’ın yaptıklarının tersini ve AKP’nin yapamadıklarını yazın”  talimatını verdiğini iddia etti. Konuşulanlara göre, Gül’ün yeni parti çalışmaları 7 Nisan’da milletvekili aday listelerinin YSK’ya teslim edilmesinin ardından ivme kazanacak. Çalışmalara  AKP’den çok ağır isimler katılacak. Partinin resmileşme tarihi için 7 Haziran sonrasına işaret ediliyor. AKP’den kopan isimlerin kurdukları partilerin de bu oluşumun içinde yer alacağı ileri sürülüyor. Daha seçim olmadan erken seçim hesapları yapılıyor. Gül’ün yeni partiye genel  başkanlık edip etmeyeceği henüz netleşmemiş. Kesin olan bir şey var; Gül’ün 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacağı hesapları.Söz konusu tabloda durumu en sıkışık olan  “Başbakan” Ahmet Davutoğlu. Kendisine yakın kaynaklar Davutoğlu’nun  “Sen kalk o koltuğa ben oturayım diyor Abdullah Gül. Böyle şey olur mu?” diyerek tepki gösterdiğini ifade ediyor.Köşk ve Başbakanlık  kaynaklarından aldığım bilgiye göre son krizlerin diğer bir sebebi de Erdoğan’ın Merkez Bankası krizindeki tutumu. Çok özel bir toplantıda Erdoğan ekonomi yönetiminin başına 7 Haziran seçiminden sonra damadı Berat Albayrak’ı uygun gördüğünü açıkça dile getirmiş. Bugüne gelen büyük kopuşta  “bu dayatmaya”  gösterilen iç tepkiye işaret ediliyor.Anlayacağınız!.. Ne çözüm süreci ne izleme heyeti, aslı kavga saltanat için. Erdoğan’ın son zamanlarda  askeri toplantılara katılıp  “aldatıldım”  açıklamaları da  yeni ittifak arayışlarında tezgahın bir başka boyutu.Hele bir de, 18 Mart’ta İngiliz Büyükelçinin Türkçe attığı   “Çanakkale Geçilmez”  tiviti var.Saf olmayın..Yeni bir İngiliz oyunu kurgulanıyor. Yine İslam Kalkınma Bankası üzerinden.Uyanık olmakta fayda var. “Demedi”  demeyin!..
Twitter Konum Bilgisi Gösterimi İçin Foursquare ile Anlaştı
Twitter, tweetlerin atıldığı konum bilgisini kullanıcılarının istekleri doğrultusunda bugüne dek paylaşabiliyordu. Tweet’lerde konum bilgisi GPS üstünden verilerek, tweet’in geldiği bölge de tweet’in alt satırında saat bilgisinin hemen yanında yer alıyordu.Twitter, son olarak duyurduğu yeni iş ortaklığıyla bu işi Foursquare’e havale etti. Bundan böyle tweet bilgileri altında, kullanıcılar Foursquare’den çekilen mekan bilgisi ismini isteğe bağlı olarak görebilecek. Kısacası bundan böyle Twitter’da tweet’i atarken mekanınızı paylaşmanız da mümkün olacak.Twitter uygulaması üstünden atılan tweet’lerde konumunuzu işaretlediğinizde, burası aslında bir hashtag gibi kullanılabiliyor olacak. Yani tweet’lerdeki mekan bilgisinin üstüne tıkladığınızda, o mekanla ilgili Twitter üstünde diğer konuşulanları da görebiliyor olacaksınız.Web versiyonuna gelmeyecek olan özellik, sadece Twitter’ı Android ve iOS uygulamaları üstünden kullanılan kullanıcılara açık olacak. Tweet içindeki mekan bilgisi de koordinatlara göre Foursquare tarafından sağlanacak. Foursquare bu noktada Twitter’a veri sağlarken, Swarm uygulaması üzerinden check-in olma gibi özellikler henüz söz konusu olmayacak.
Reklam