onedio
GoPro Sanal Gerçeklik İşine Giriyor
Son birkaç yılda hayatımıza iyice giren drone ve aksiyon kameralarıyla beraber adını duyuran GoPro firması büyümeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl itibariyle halka arz edilen GoPro şimdi ise bir satın alma haberiyle karşımıza çıktı.Değerini her geçen gün artıran GoPro şirketi, sanal gerçeklik konusunda çalışmalar yürüten Fransız şirket Kolor'u bünyesine kattığını açıkladı. Ayrıca Kolor isimli şirketin, fotoğraf ve videolardan 360 derecelik panaroma görüntüler oluşturan yazılımlar geliştirmesi, GoPro'nun kameralarına 360 derece video çekme özelliğini ekleyeceği fikrini akıllara getiriyor.Bunun yanında GoPro'nun direkt olarak sanal gerçeklik pazarına da giriş yapacağı ortaya atılan iddialar arasında. teknokulis
Uludere'de 10 Katır Daha İtlaf Edildi
Şırnak'ın Uludere ilçesinde yaşayan vatandaşların sınır kaçakçılığında kullandıkları 10 katır daha itlaf edildi. Şırnak'ın Uludere ilçesinde Irak sınırında düzenlenen hava operasyonunda ölen 34 vatandaşın yakınlarının yaşadığı Gülyazı ve Ortasu (Roboski) köylerinde yaşayanların sınır kaçakçılığında kullanılan katırlar yine itlaf edildi. Daha önce de gündeme gelen katır itlafı için Şırnak Valisi, katırların öldürülmediğini, silah seslerinden korkarak uçurumdan düşmüş olabileceklerini söylemişti.Konuyla ilgili CHA'ya bilgi veren, Roboski katliamında yakınlarını kaybeden Veli Encü, “Muhtarımızdan aldığımız bilgiye göre farklı noktalardan askerler hedef gözeterek 10’a yakın katırı itlaf etti. 3 katır da yaralı.” dedi.Katırların öldürülmesinin, devletin Roboski halkına yönelik baskılarının devam ettiğinin bir göstergesi olduğunu savunan Encü, “Daha önceki katır öldürme olaylarından sonra gerek güvenlik güçleriyle gerek kaymakamlıkla bir görüşme gerçekleştirmiştik. Şırnak Valisi'nin çeşitli açıklamaları olmuştu. Açıklamadan sonra katır saldırıları daha da artı. Valinin açıklaması zaten çok komik açıklamalardı. Açıklamadan sonra dozu daha da artırdı” dedi.
Veysel Sarı 'Truva Atı' Benzetmesine Dava Açtı
Veysel Sarı, kendisine 'Truva Atı' benzetmesi yapan Ahmet Çakar hakkında tazminat davası açtı ve suç duyurusunda bulundu.Kasımpaşalı futbolcu Veysel Sarı, Galatasaray’a 3-2 yenildikleri maçtan sonra kendisi için ‘Truva Atı’ ifadesini kullanan yorumcu Ahmet Çakar hakkında tazminat davası açtı ve suç duyurusunda bulundu.21 Mart 2015’te Galatasaray, 2-0 geriye düştüğü maçta Kasımpaşa’yı 3-2 mağlup ederken, karşılaşmaya damga vuran isim Veysel Sarı olmuştu.
Reklam
Beşiktaş'ta Trabzonspor Maçı Hazırlıkları Sürüyor
Beşiktaş, Spor Toto Süper Lig’in 29. haftasında deplasmanda oynayacağı Trabzonspor maçının hazırlıklarını sabah saatlerindeki antrenmanla sürdürdü.BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde, teknik direktör Slaven Bilic yönetimindeki antrenman takım halinde yapılan ısınma koşusu ile başladı.Antrenman streching ve pas çalışmaları sonrası, dar alanda çabuk oyun kurma çalışmalarıyla devam etti. Minik kale maç ve yarım sahada oynanan taktik maç sonrası çalışma sona erdi.
Fenerbahçe İdmanında Korkutan Sakatlık
Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu’nun 29. haftasında, 2 Mayıs Cumartesi günü, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’nda Balıkesirspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarını, Can Bartu Tesisleri'nde akşam saatlerinde yaptığı antrenmanla sürdürdü.Teknik Direktör İsmail Kartal yönetimindeki antrenman saat 18.00’da başladı ve 1 saat 15 dakika sürdü. Koşu ve ısınma hareketleriyle başlayan antrenmanda 3 gruba ayrılan oyuncular 5’e 2 top kapma ve pas çalışması yaptılar.Dar alanda yapılan çift kale maçla devam eden antrenman, bireysel çalışmalarla noktaladı.
Reklam
Woody Allen'ın Son Filmi 'Irrational Man'den İlk Fragman
Joaquin Phoenix ve Emma Stone’un başrollerinde yer aldığı yeni Woody Allen filmi Irrational Man’in merakla beklenen fragmanı yayınlandıFilm, küçük bir kasabanın küçük bir kampüsünde felsefe profesörlüğü yapan ve orta yaş bunalımına çoktan girmekle birlikte pek çok krizi ardı ardına yaşayan bir adam olan Abe'in hayatını toptan değiştirme çabasını konu alıyor. Abe'in ilk hamlesi ise kendisinden yaşça küçük olan çekici bir kadınla yakınlaşmak oluyor.
Yahoo İki Yeni Uygulamayla Mesajlaşma Dünyasına Giriyor
Mesajlaşma platformlarının popülaritesinden geri kalmak istemeyen Yahoo, iki yeni uygulamayla bu yarışa dahil olmaya hazırlanıyor.Business Insider'ın çeşitli kaynaklardan aldığı bilgiye göre, Yahoo da mesajlaşma dünyasına girmeye hazırlanıyor. WhatsApp, Skype, Hangouts, Kik, Snapchat, Facebook Messenger gibi platformların özellikle son yıllardaki amansız yarışına Yahoo'nun da iki yeni uygulamayla girmesi bekleniyor.Söylentilere göre Yahoo'nun duyurması beklenen ilk uygulaması, grup mesajlaşma üzerine olacak. Yahoo'nun eski masaüstü yazılımı Yahoo Groups'un yerini alacak olan uygulama, grup halinde mesajlaşma altyapısını sağlayacak. Grup mesajlaşma uygulaması Yahoo Mail'in de başındaki isim olan yöneticilerden Jeff Bonforte ve ekibi tarafından yürütülecek.Yahoo'nun ikinci uygulaması ise standart iletişim üzerine olacak. Yani kullanıcıların birebir mesajlaşma ihtiyacını karşılayacak. Alınan bilgilere göre bu uygulama özellikle genç nüfusu hedefleyerek; Snapchat'e rakip olacak. Bu uygulama ise, Yahoo yöneticilerinden olan Adam Cahan önderliğindeki bir ekip tarafından yürütülecek.
Elektronik Ticarette Yeni Dönem Başlıyor
Elektronik ticarete ilişkin sipariş verme, ticari iletişim, 'mesaj, arama, e-posta' gibi iletiler ve yaptırımları içeren tüketici lehine yeni düzenlemeler, 1 Mayıs'tan itibaren yürürlüğe girecek.Resmi Gazete'de 5 Kasım 2014 tarihinde yayımlanan ve 1 Mayıs'tan itibaren yürürlüğe giren 'Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a göre, yeni dönemde, pazarlama ve tanıtım amaçlı 'istenmeyen' mesaj, arama, e-posta gibi uygulamalar son bulacak ve kanuna aykırı hareket edenlere bin liradan 15 bin liraya kadar değişen idari para cezası uygulanacak.Kanuna göre, hizmet sağlayıcıları, elektronik iletişim araçlarıyla sözleşmenin yapılmasından önce, alıcıların kolayca ulaşabileceği şekilde ve güncel olarak tanıtıcı bilgileri sunacak. Alıcının, siparişini elektronik iletişim araçlarıyla vermesi halinde; hizmet sağlayıcı, siparişin onaylanması aşamasında ve ödeme bilgilerinin girilmesinden önce, ödenecek toplam bedel de dahil, sözleşmenin şartlarının alıcı tarafından açıkça görülmesini sağlayacak. Hizmet sağlayıcı, alıcının siparişini aldığını elektronik iletişim araçlarıyla teyit edecek.
Reklam
"Fenerbahçe Katledilse, Kupayı Alıp Kime Verecektik?"
Fenerbahçe'ye Çaykur Rizespor deplasman dönüşü Trabzon'da yapılan silahlı saldırı sonrasında yaralanan otobüs şöförü Ufuk Kıran, FB TV'ye açıklamalarda bulundu.Ufuk Kıran'ın açıklamaları;'İyi bir dönem geçirdim. Dinlendim istirahat ettim şuan biraz ödem var hasar var biraz. Çok iyiyiz şükürler olsun.Bu olay ben yine de söylüyorum kim olsa aynısını yapardı. Milimlerle kurşun bizi teğet geçti, hayatımızı teğet geçti. Biz vurulmayı anlamadık taş geldi sandık vurulunca kan kaybını gördük ve kenara yanaşıp durduk.Ben de bir refleks bozukluğu da olmadı, Sürmene Devlet Hastanesi'ne gidene kadar ben kendim bilinçli yaptım her şeyi...'
Tag Heuer Akıllı Saati 1400$ Fiyat Etiketine Sahip Olacak
Lüks saat üreticilerinden Tag Heuer'in Intel ve Google ile birlikte kendi akıllı saatini hazırladığı bir süredir biliniyor. Henüz kendisi ortada olmayan saatin fiyatı ve çıkış tarihi bilgisi paylaşıldı.Android Wear işletim sistemi ile çalışacak ve Intel'in muhtemelen Edison adındaki giyilebilir cihazlara yönelik yongasetini kullanacak olan akıllı saat sahibine tek şarj ile 40 saat civarında bir kullanım süresi sunacak. Firmanın uzmanı olduğu lüks tasarım anlayışını aynen yansıtacağı belirtilen saatin fiyatı da bu bakımdan lüks sınıfta olacak. Tag Heuer, Ekim veya Kasım aylarında piyasaya süreceği akıllı saati için 1400$ fiyat etiketi belirlemiş. Saatin ne tür bir tasarım sunacağı şimdilik sır. Bu bakımdan tasarım anlamında hangi modellere rakip olacağı bilinmiyor. Ancak fiyatına bakıldığında Tag Heuer çok da rekabete girecek gibi durmuyor. Donanım Haber
Galatasaray'da Adayların Listeleri Belli Oldu
Galatasaray'da başkanlık için 3 aday başvurularını tamamladı.Galatasaray Kulübü'nün 23 Mayıs'ta yapılacak seçimli olağan genel kurulu için başkan adaylıklarını açıklayan Dursun Özbek, Turgay Kıran ve Ahmet Özdoğan, başvurularını yaptı.Üç başkan adayı, hazırladıkları yönetim kurulu, denetim kurulu, disiplin kurulu ve sicil kurulu listelerini Türk Telekom Arena'daki divan kurulu başkanlığına sundu.
Reklam
KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı: 'AB Sürecinde Yitirilen Çözüm Fırsatının Bir Kez Daha Var Olduğuna İnanmaktayım'
KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Aramızda önemli tarihsel ve kültürel bağlar bulunan Türkiye ile olan ilişkilerimizde karşılıklı saygıya dayalı, karşılıklı yarar temelinde işbirliğini gözeten kişilikli ilişkiler kurulması talebi her iki tarafın da yararına olacak bir gelişme olarak algılanmalıdır” dedi.KKTC’de 26 Nisan’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde en yüksek oyu alarak Cumhurbaşkanı seçilen Mustafa Akıncı, bugün düzenlenen törenle görevi Derviş Eroğlu’ndan aldı. KKTC Cumhurbaşkanlığı’nda düzenlenen törene, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da katıldı.Akıncı, törendeki konuşmasına, “19 ve 26 Nisan 2015 tarihlerinde gerçekleşen seçimler sonrasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 4. Cumhurbaşkanı olarak bugün devralmakta olduğum bu büyük sorumluluğun tanıklığını yapmak üzere bizimle birlikte olduğunuzdan dolayı sizlere teşekkür ediyorum; bizi farklı iletişim kanalları aracılığı ile izlemekte olan tüm yurttaşlarımızı da sevgi ve saygı ile selamlıyorum” diyerek başladı. Akıncı, KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı anarak, “Sözlerimin başında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Kurucu Cumhurbaşkanlığını yapmış ve bugün aramızda bulunmayan rahmetli Rauf Denktaş’ı toplumumuza verdiği büyük hizmetler nedeniyle saygı ile anıyorum. 2. Cumhurbaşkanı Sayın Mehmet Ali Talat ve bugün görevi kendisinden devralmakta olduğum Sayın Dr. Derviş Eroğlu’na da hizmetleri dolayısıyla şahsım ve halkımız adına teşekkür ediyorum. 3. Cumhurbaşkanı Sayın Derviş Eroğlu ve muhterem eşleri Sayın Meral Eroğlu’na bundan sonraki yaşamlarında sağlık ve esenlik diliyorum” ifadelerini kullandı.“Hepinizin bildiği gibi oldukça genç sayılacak bir yaşta aktif siyaset yaşamına başlamış birisiyim” diyen Akıncı, şunları kaydetti:“27 yaşımda iken 1975 yılında oluşturulan Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin Kurucu Meclis üyeliği görevinde bulunmuş, bir yıl sonra da 28 yaşında Lefkoşa Türk Belediyesi’nin ilk seçilmiş Belediye Başkanı olarak göreve başlamıştım. 1975 yılında girdiğim toplum hizmetindeki dönemim 2009 yılına kadar sürmüş, o yıl yapılan genel seçimlerde milletvekilliğine yeniden aday olmamış, iki yıl öncesinde de parti başkanlığından ayrılmıştım. Aslında bu, siyasetten kopuş değil ama koltuğu bırakma anlamındaydı. Gerektiğinde koltuğu bırakabilmenin önemli ve doğru olduğunu düşünenlerdenim. Bu siyasetten kopuş değildi; çünkü ben siyaseti sadece makam, parti başkanlığı, milletvekilliği olarak algılamıyorum. Siyaset eğer yaşamı daha güzel kılabilme uğraşısıysa ki ben öyle olduğuna inanıyorum, buna devam etmekteydim. Nitekim o dönemde, 28 yaşımdan 42 yaşıma kadarki gençlik yıllarımı hasrettiğim Lefkoşa Belediye Başkanlığı’ndaki deneyimlerimi içeren 500 sayfalık bir kitabı kaleme aldım. Benim göreve başladığım zaman hissettiğim kaynak kitap sıkıntısını benden sonrakilerin yaşamaması için ciddi bir katkı yaptığıma inanıyorum. Aktif siyasal yaşamda olmadığım son 5 yılda, önceleri bunun makûl bir durum olduğunu düşünen halkımızın çeşitli kesimlerinden Cumhurbaşkanlığı adaylığım yönünde giderek artan telkin ve teşvikler sonrasında aday olmaya karar verdim; çünkü bu kaçınılmaz bir sorumluluk haline gelmişti. Bilinmesini isterim ki, yurttaşlarımızın adaylığımı neden istediklerine ilişkin gerekçeleri benim 4 boyutlu siyaset vizyonumun esaslarını oluşturmuştur. Seçim kampanyamız boyunca sürekli olarak paylaştığım bu vizyon halkımızın büyük desteğiyle artık toplumsal bir boyut kazanmıştır. Bu, sadece bana ait bir vizyon değildir; halkımıza aittir, halkımızın talepleridir. Bu çerçevede halkımıza anlatarak onay aldığımız bu görüşler benim halkımla yaptığım bir sözleşme anlamındadır ve benim için bağlayıcı olan en önemli belgedir. Görevde olduğum sürece bu yönde hareket edeceğim kuşkusuzdur”.“10 YIL ÖNCE AB SÜRECİNDE YİTİRİLEN ÇÖZÜM FIRSATININ BİR KEZ DAHA VAR OLDUĞUNA İNANMAKTAYIM”Bölge sorunlarına değinen Akıncı, “Kıbrıs’ta yıllardır çözümsüz kalan sorun ve yarattığı statüko sürdürülebilir değildir; hem adamızın ve hem de bölgemizin barışı ve huzuru için de ciddi tehditler içermektedir. Birleşmiş Milletler parametrelerinin öngördüğü ve son olarak 11 Şubat 2014 tarihli ortak açıklama metninde de ifade edilen, iki kesimli, iki toplumlu federal bir çözümde, her iki tarafın da kazanacağı çok şey vardır. Böylesi bir çözüm, bölgesel istikrara da katkıda bulunacaktır. Bu bağlamda, çözüm odaklı bir anlayış ve halkın iradesini müzakere masasına yansıtacak bir kararlılıkla hareket edeceğim. BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide ile gelecek hafta yürüteceğimiz temaslarla yeni müzakere sürecinin alt yapısının hazırlanmasına katkıda bulunmaya çalışacağız. 10 yıl önce Avrupa Birliği sürecinde yitirilen çözüm fırsatının bir kez daha var olduğuna inanmaktayım. Yeter ki tüm taraflar bunun bir ortak ihtiyaç olduğu noktasında aynı fikirde olsunlar ve ortak vizyonla tüm tarafların kazançlı çıkacağı ortak yarar paydasında buluşabilsinler. Rumların yönetimindeki Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği’ne girmiş olmakla birlikte yanlış ekonomik kararlar sonrasında çöken ekonomisi ve Doğu Akdeniz’de bulunan doğal gaz Kıbrıs sorununa çözüm için yeni dinamikler yaratmıştır.Henüz su yüzüne çıkarılmamış doğal gaz yüzünden kavgaya tutuşmak yerine bu zenginliği hakça paylaşmak konusunda uzlaşmak ve çözümle birlikte bu gazı Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşımak, en akılcı, en hızlı ve en az maliyetli yol olarak görülmektedir” dedi.Akıncı ülkenin doğal zenginliklerine de değinerek, “Denizlerimizin altındaki doğal gaz zenginliğini de, 9 bin km karelik bu adanın topraklarını da, Türkiye’den adaya gelmesini beklediğimiz suyu da - TC yetkililerinin bu yöndeki açıklamalarını da dikkate alarak - adil ölçüler içinde paylaşabilme becerisini gösterebilmeliyiz. Bunun yanında, tarafların birbirini tahakküm altına almadan, eşitlik, güvenlik ve huzur içinde bir gelecek kurabilmeyi başarmaları zor ama gerekli bir görev olarak önümüzde durmaktadır. Güneydeki liderliğin de bu vizyonu bizimle paylaştığını görmek en büyük arzumuzdur. Kuşkusuz, kapsamlı çözüm uğraşlarının yanı sıra, paralel bir süreçte, her iki toplumun günlük yaşamına katkı yapacak çeşitli güven artırıcı önlemlerin uygulanmasının özel önemi olduğunu düşünmekteyim. Bu kapsamda, Kapalı Maraş bölgesinin BM gözetiminde yerleşime açılması ve bu açılışa eş zamanlı olarak Kıbrıslı Türklerin, ticaret ve turizm alanında yaşadıkları dar boğazların aşılması ve doğrudan ticaret ve direkt uçuşlar için Mağusa Limanı ve Ercan Havaalanının kullanılabilmesinin yolları üzerinde uzlaşma arayacağız. Bunun tüm paydaşlara sağlayacağı ortak yararın yanında kapsamlı çözüm çabalarına da katkı yapacağına inanmaktayım. Kapsamlı çözüme ulaşmak elbette temel hedeftir. Uğraş alanımızın esası orası olacaktır. Güven artırıcı önlemler, paralel bir süreçte ve ana hedefe yardımcı oldukları sürece anlamlı olacaktır. Bu çerçevede yeni sınır kapılarının açılması ve mobil telefonların her iki kesimde de çalışır hale gelmesinin önemi aşikardır” açıklamasını yaptı.“TOPLUMUMUZUN İÇ KONULARINA DUYARLILIK GÖSTEREN BİR ANLAYIŞ İÇERİSİNDE OLACAĞIM”Mustafa Akıncı konuşması sırasında Davutoğlu’nun daha önce yaptığı açıklamalarını sözlerine ekleyerek, “TC Başbakanı Sayın Davutoğlu 5 ay önce Atina’da Türk ve Yunan iş insanlarının ortak bir toplantısında yaptığı bir konuşmasında “İki ayrı devlet ve millet olabiliriz ama ülkelerimizi tek coğrafya imiş gibi planlamak akıl işidir. Bundan her iki ülke de kazançlı çıkar’ demişti. Sayın Başbakan’ın bu vizyonunu paylaştığımı ifade ederken, burada da 9 bin kilometrekarelik bu adayı, iki tarafta siyaseten eşit iki kurucu devletin oluşturacağı federal çatı altında ama tek coğrafya olarak planlamanın akılcılık olacağını ve bundan tüm tarafların kazançlı çıkacağını vurgulamak isterim. Kıbrıs’ta çözüme ulaşmak sadece adanın iki toplumu arasındaki ilişkilere değil, Türk-Yunan, Türk-AB ve gelecekte federal Kıbrıs -Türkiye ilişkilerine de ciddi katkı sağlayacaktır. 1968 yılından beri fasılalarla uzayıp giden Kıbrıs müzakerelerini artık olumlu bir sonuca bağlamak için gerekli olan kararlılık ve irade bizde mevcuttur. Umarım, Sayın Anastasiades de 2004’te Annan Planı döneminde gösterdiği kararlılık benzeri bir yaklaşımı sergileyecektir. Sayın Anastasiades ile aynı yaş kuşağına aidiz. Eğer biz de çözemezsek, bizden sonraki kuşakların çözmesi korkarım ki daha da zor olacaktır. Dolayısıyla böylesi bir günde çağrım yıllarca yapılan karşılıklı suçlama ve günah keçisi yaratma oyunlarına yeltenmeden, gerçekçilik ve akılcılıkla çözüm doğrultusunda hareket etmeyi başarmaktır” cümlelerini kullandı.'TÜRKİYE CUMHURİYETİ YETKİLİ MAKAMLARIYLA KIBRIS SORUNUNDA İŞBİRLİĞİ İÇİNDE HAREKET EDECEĞİMİZ KUŞKUSUZDUR'Görev süresince görevlerini yerine getireceğini kaydeden Akıncı, “Kıbrıs sorunu konusunda uğraşlarımızı sürdürürken görmezden gelemeyeceğimiz diğer bir gerçek de hayatın devam ettiği ve biriken iç sorunlarımızın çözüm beklediğidir. Görev sürem boyunca siyasal partilerin iç işlerine değil ama toplumumuzun iç konularına duyarlılık gösteren bir anlayış içerisinde olacağım. Hükümetlerin yerine geçmeye çalışmadan, kurumlar arası işbirliğini teşvik eden, onlara rehberlik ve öncülük yapan bir davranış sergileyeceğim. Temiz siyaset, şeffaflık, hesap verebilirlik ve yolsuzlukla mücadele konularında Cumhurbaşkanlığı makamı olarak üzerime düşen görevi yerine getireceğim. Aramızda önemli tarihsel ve kültürel bağlar bulunan Türkiye ile olan ilişkilerimizde karşılıklı saygıya dayalı, karşılıklı yarar temelinde işbirliğini gözeten kişilikli ilişkiler kurulması talebi her iki tarafın da yararına olacak bir gelişme olarak algılanmalıdır. Kıbrıs Türk toplumunun iradesinin yönetime doğrudan yansıması, kendi kurumlarında söz sahibi olması aslında gecikmiş bir durumdur. Bu kurumların gerçek anlamda sahiplenilmesi, iyi yönetilmesi ve Kıbrıs Türk Hava Yolları ile yeni belediye yönetiminden önceki Lefkoşa Türk Belediyesi’nde yaşananlara benzer olumsuz durumların yaratılmaması ise yaşamsal önemdedir. Propaganda sürecinde sıklıkla vurguladığım gibi aynayı yüzümüze tutmayı da becerebilmeliyiz. İçte ve dışta tüm ilişkilerimizde uzlaşma anlayışıyla hareket edeceğiz. Uzlaşmanın temeli karşılıklı haklara saygıdan geçmektedir. Türkiye Cumhuriyeti yetkili makamlarıyla, özellikle Kıbrıs sorununda verimli bir istişare ve işbirliği içinde hareket edeceğimiz kuşkusuzdur. Bunun yanında, kendi kendine yeten, kendi kendini yönetme becerisine sahip bir KKTC, gelecekte bir federal yapıda uluslararası hukuk içinde ve AB kurumlarında çok daha sağlıklı bir biçimde yerini alabilecektir. Bu gelişme Kıbrıs Türklerinin olduğu kadar Türkiye’nin de yararınadır ve uluslararası alanda her iki tarafın imajının güçlenmesine de katkı yapacaktır” ifadelerini kullandı.“GERÇEK MAL SAHİBİNİN HALKIMIZ OLDUĞUNU BİR AN BİLE HATIRDAN ÇIKARMAYACAĞIM”“Yurttaşlarımıza bağımsız ve tarafsız bir Cumhurbaşkanlığı sözü vererek seçildim” diyen Akıncı konuşmasını şu şekilde tamamladı:“Bu sözüme de sadık kalacağım. Cumhurbaşkanlığı toplumun tümünü kucaklayan, gerçek anlamda bağımsız ve tarafsız bir makam olacaktır. Tüm siyasi partilere eşit mesafede ve tüm renkleri kucaklayan demokratik bir tavır içinde olacağım. Sivil toplumla daha yakın bir diyalog içerisinde toplumumuzdaki tüm değerlerden en yüksek seviyede katkı sağlayabilmenin yolunu açık tutacağım. Tarafsızlık ise ilkesizlik demek değildir. Demokrasi, insan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, çocuk hakları, engelli hakları, çevre konuları, sosyal adalet, hukukun üstünlüğü, özerk kültür - sanat ve benzeri konularda doğrudan yana taraf olmak cumhurbaşkanlığım döneminin vazgeçilmez ilkeleri olacaktır. Değerli konuklar, Son olarak şunu da ifade etmek istiyorum. Bugün devralmakta olduğum makamda ve törenin ardından gireceğim bu tarihi binada mal sahibi değil, belli bir süre kiracı olduğumu hiçbir zaman unutmayacağım. Gerçek mal sahibinin halkımız olduğunu bir an bile hatırdan çıkarmayacağım. Yarın kutlanacak olan 1 Mayıs İşçi ve emekçi Bayramı vesilesiyle tüm alın teri ve emeği ile geçinenleri kutluyorum. Yaşadığımız bu topraklarda, dini, dili, ırkı, rengi, kökeni ne olursa olsun hepimiz yarınlarımızı birlikte şekillendireceğiz. Elbirliğiyle daha güzel, daha aydınlık bir geleceğe hep birlikte ulaşacağımıza yürekten inanıyor, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”“GÖREVİMİ LAYIKIYLA YAPMIŞ OLMANIN GURURU İLE GÖREVİMİ DEVRETMEYİ NASİP ETMESİNİ DİLEMİŞTİM”Derviş Eroğlu ise, “Sayın Cumhurbaşkanı, değerli konuklar, sevgili Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkı; öncelikle hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. 4’üncü Cumhurbaşkanımız Sayın Mustafa Akıncı’yı bir kez daha başarısından ötürü tebrik ediyorum. En samimi duygularla milletimiz, devletimiz, halkımız için başarılı çalışmalar yapmasını diliyorum. 5 yıl önce Cumhurbaşkanlığı görevime başlarken Allah’tan bana, günü geldiğinde, görevimi layıkıyla yapmış olmanın gururu ile görevimi devretmeyi nasip etmesini dilemiştim. Çok şükür ki öyle oldu. Söz verdiklerimi yapmanın, yeminime sadık kalmanın, halkıma hizmet etmenin onuru içerisindeyim. Ben her zaman, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olmanın bilinci ile hareket ettim. Kıbrıs var olan güvenlikli ortamını riske atmayacak, insancıl, gerçekçi bir politika izledim. Rum lider Nikos Anastasiades’le birlikte mutabakata vardığımız 11 Şubat 2014 Ortak Açıklama metni ile Kıbrıs Türk Halkı için önemli kazanımlar elde ettik, uzlaşıya giden yolun haritasını ortaya koyduk. Rum lider Nikos Anastasiades’i görüşme sürecinde al-ver aşamasına getirdik. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide’nin son ziyareti sırasında 2015 yılı sonuna dek Kıbrıs’ta ayrı ayrı ve eş zamanlı referandumlara gidilmesinin mümkün olduğunu söylemesi bizler adına önemli bir kazançtır “dedi.“ÇOLUĞUNUZU ÇOCUĞUNUZU İHMAL EDEBİLİRSİNİZ AMA HALKINIZI, GÖREVİNİZİ İHMAL EDEMEZSİNİZ”Eroğlu Kıbrıs sorununun kısa zamanda çözülmesi gerektiğini kaydederek, “Şimdi yapılması gereken, yapılandırılmış, sonuç alıcı bir görüşme süreci ile kısa zamanda Kıbrıs konusunu bir çözüme kavuşturmaktır. Kıbrıs konusu artık bir sonuca bağlanmalıdır. Bu tarihi dönemeçte, uluslararası toplumun da benimsediği ve Sayın Eide’nin açıkça ifade ettiği, kapsamlı çözüm odaklı bir yaklaşımdan ayrılmamamız gerektiğinin de altını çizmekte yarar görüyorum. Barışçı, antlaşmadan yana tavrı ortada olan ve bunu her aşamada somut davranışlarıyla da kanıtlamış olan Kıbrıs Türk Halkı’nı Rum uzlaşmazlığına rağmen hala izolasyon altında tutmak uluslararası toplum açısından doğru bir davranış değildir. Sayın Cumhurbaşkanı, değerli konuklar; görev sürem boyunca daha önceki görevlerimde olduğu gibi kapım herkese, her kesime, tüm halkıma açık oldu. Sosyal sorumluluk projelerine, sanata, kültüre, çevreye, sağlık konularına özel önem vermeyi görev bildim. Görevler bayrak yarışı gibidir. Hedefe varmak için bayrak alınan noktadan ileri noktaya taşınır. Ortak hedefimiz, Halkımızı, özgür, egemen, güvenli, refah ve huzur içinde bir geleceğe taşımak olmalıdır. Bu bağlamda, Cumhurbaşkanlığı senfoni orkestrasının kuruluşunun tamamlanmasını, eski Vakıflar Sineması’nın Vakıflar İdaresi ile işbirliği içinde bir Kültür ve Sanat Sarayı’na dönüştürülmesini, Çocuk Destek Rehabilitasyon Merkezi’nin inşasına gidilmesine gereken ilginin gösterilmesini bekliyorum. Sayın Cumhurbaşkanı, değerli dostlarım; siyaset halk içindir, ülke içindir. Eğer insan, halk, vatan, millet sevgisi ile siyaset yaparsanız siyasetten kopamazsınız. Evinizi, eşinizi, çoluğunuzu çocuğunuzu ihmal edebilirsiniz ama halkınızı, görevinizi ihmal edemezsiniz” ifadelerini kullandı.“AKTİF SİYASETE DÖNÜŞÜM ASLA SÖZ KONUSU OLMAYACAK”Kendisinin bu anlayışa sahip olduğunu ifade eden Eroğlu, konuşmasını şu şekilde tamamladı:“Aktif siyasete dönüşüm asla söz konusu olmayacak ama gerektikçe, halkıma bildiğim, gördüğüm doğruları söylemekten, görüşlerimi açıklamaktan geri durmayacağım. Daha önce de ifade ettiğim üzere Sayın Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ne zaman arzu ederlerse kendisi ile görüş ve düşüncelerimi paylaşmayı görev addedeceğim. Sayın Cumhurbaşkanı, değerli konuklar, Kıbrıs Türk Halkı’nın takdiri ile 1976 yılından bu yana siyasetin içindeyim. Bugünden itibaren aktif siyasi yaşamıma noktayı koyarken herkese hakkınızı helal edin diyorum. Benim bu millete bir nebze hizmetim olmuşsa ne mutlu bana. Kimseye kırgın, kızgın değilim. Tüm halkımıza, bana gösterdikleri sevgi saygı için müteşekkirim. Görev yaptığım yıllar boyunca birlikte çalıştığım tüm arkadaşlarıma katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Gelmiş, geçmiş ve bugünkü tüm milletvekillerimize, bakanlarımıza, Başbakanımıza, Meclis Başkanımıza, siyasi parti yetkililerine, sivil toplum ve sendika yöneticilerine ve üyelerine ve tüm halkıma şükranlarımı ifade ediyorum. Anavatan Türkiye Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Başbakanı, Bakanları ve milletvekillerine, silahlı kuvvetlerine, büyükelçilerine, diplomatlarına, kahraman, vefakâr, cefakâr Anadolu’daki kardeşlerime sevgilerinden, ilgilerinden dolayı müteşekkirim.Özveri ile çalışan Cumhurbaşkanlığı personeline ve tüm yakın çalışma arkadaşlarıma ayrıca teşekkür ediyorum. İzninizle bu noktada özel bir teşekkürü de değerli eşim Meral Eroğlu’na ve tüm aileme göndermek istiyorum. Onların sayesinde en zor koşullarda bile halkıma hizmet etme yarışından geri kalmadım. Onların yanımda duruşu, desteği, sevgisi ve ilgisi ile milletime, halkıma hizmet etme onuruna eriştim. Allah Devletimize, milletimize hep aydınlık, özgür, refah dolu ve mutlu günler nasip etsin. Hepinize Allaha ısmarladık diyor, gözlerinizden öpüyorum. Her şey için teşekkür ediyorum. Tüm dünyaya barış ve huzur diliyorum. Yaşasın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Yaşasın Kıbrıs Türk halkı. Yaşasın yüce Türk milleti.”İHA
KPSS Soruşturmasında 6 Tutuklama
Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliği, KPSS'deki usulsüzlük iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 6 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi.Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliği, KPSS'deki usulsüzlük iddialarına ilişkin soruşturma  kapsamında, savcılığın 14 kişinin serbest bırakılmasına yaptığı itirazı kabul ederek, 6 kişi hakkında tutuklama istemiyle yakalama kararı verdi.Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Yücel Erkman, Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğinin serbest bıraktığı 25 şüpheliden 14'ünün tutuklanması için itirazda bulunmuştu.İtirazı değerlendiren hakimlik, talebi reddederek, dosyayı bir üst mahkemeye gönderdi.Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliği de şüphelilerden 6'sı hakkında, tutuklanmaları istemiyle yakalama kararı çıkardı.Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Erkman, soruşturmanın ikinci etabında gözaltına alınanlardan 42'sini, tutuklama talebiyle 23 Nisan'da nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk etmişti. Zanlılardan 17'si tutuklanırken, 25'i adli kontrolle serbest bırakılmıştı.AA
Reklam
Başarılı Olabilecek Girişim Hikayelerini Hüzünlü Küçük Emrah Filmlerine Çeviren 15 Hata
Girişimcilik sanılanın aksine sadece özgün projelerle çıkanların, parası olanların ya da parasız olanların hayatının bir parçası değil. Herkes hayatının en azından bir evresinde yeni bir işe girişiyor. Bir kısmımız sütün sıcak olduğunu görüp onu içmemeye karar veriyor, bir kısmımız ise yoğurdu üfleyerek yiyor, ama ben size sıcak sütü bardak bardak içenlerin hayatından hatalar aktaracağım.
Reklam