onedio
Baltimore ve Ferguson'da Kefaletleri Beyonce ve Jay-Z Ödedi İddiası
ABD’nin Ferguson ve Baltimore kentlerinde, siyah gençlerin polisler tarafından öldürülmesini protesto eylemlerinde gözaltına alınanların kefaletlerinin Amerikalı ünlü çift Beyonce ve Jay-Z tarafından ödendiği öne sürüldü.ABD’nin Missouri eyeletine bağlı Ferguson kentinde Michael Brown adlı siyah genç, beyaz bir polis tarafından vurulmuş; Maryland eyaletindeki Baltimore’daysa bir başka siyah Freddie Gray gözaltındayken hastanelik olup hayatını kaybetmişti.Siyahlara yönelik polis şiddetini protesto etmek için düzenlenen eylemlerde yüzlerce kişi gözaltına alınmıştı.Amerikalı aktivist ve film yapımcısı Dream Hampton, hem Baltimore hem de Ferguson’da gözaltına alınanların kefaletlerinin ödenmesi için Jay- Z’nin yüklü miktarda para gönderdiğini öne sürdü.
Yaşı 26, Serveti 63 Milyon Dolar
Okulda yaptığı haylazlığın sonucu olarak zengin olan pek fazla kimse yoktur, ama Jack Cator onlardan biri.2005'te 16 yaşındayken İngiltere'nin doğusunda Norfolk'taki okulunun bilgisayar ağında öğrencilerin müzik ve oyun sitelere erişiminin engellemesine kızan Cator, sistemi 'hack'lemeye karar vermiş.Cator okulun sistemini 'bypass' etmek için sanal özel ağlar (VPN olarak da bilinen Virtual Private Networks) kullanmış, ancak bu kez de o zamanki sanal ağların kalitesinden memnun kalmamış.Böylece bir gün oturma odasındaki kanepeye oturup birkaç saat içinde kendi sanal ağını kurmuş.Bu ağa da 'Hide My Ass', yani hem 'Arkamı Ört' hem de 'Eşeğimi Sakla' anlamına gelen çift anlamlı muzip bir isim vermiş.
'Yeni Bir Sıçramayı 7 Haziran'da Omuz Omuza Gerçekleştireceğiz'
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nda Ankara'da Bülent Ecevit Spor Tesisi'nin açılışına katıldı.Yenimahalle Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Bülent Ecevit Yüzme Havuzu ve Spor Tesisi'nin açılışında konuşan Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında milli bayramların görkemli şekilde kutlanacağını belirterek 'Bu ülkeyi kuranlar ağır bedeller ödediler. Ama onların çabalarını birileri görmüyor. Gizlemek istiyor. Ne yaparlarsa yapsınlar asla başarılı olamayacaklar. Biz şehitlerimizi de gazilerimizi de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü de İnönü'yü Ecevit'i de Bayar'ı da Menderes'i de hiç unutmayacağız' dedi.'AYRIŞMAYACAĞIZ, BÖLMEYECEĞİZ'Milli bayramların önemine vurgu yaptığı konuşmasında Kılıçdaroğlu, Türkiye'yi kuranların çabalarının gizlenmek istendiğini savunarak 'Milli bayramlar çok önemlidir. Milli günlerde tarihimizi konuşuruz. Ulusal kahramanlarımızı konuşuruz. Tarihimizi bileceğiz ki geleceğimizi iyi çizelim. Eğer tarihe sırtınızı dönerseniz geleceği iyi şekillendiremezsiniz. O nedenle sözüm söz eskiden olduğu gibi CHP iktidarında 19 Mayıs'lar, 23 Nisan'lar, 29 Ekim'ler eski görkemli şekilde kutlanacaktır. Hiçkimse bundan endişe etmesin. Bu ülkeyi kuranlar ağır bedeller ödediler. Kimisi şehit oldu kimisi gazi oldu. Çocuklarımız, torunlarımız daha güzel bir ülkede yaşasınlar diye. Ama onların çabalarını birileri görmüyor. Görmek istemiyor. Gizlemek istiyor. Ne yaparlarsa yapsınlar asla başarılı olamayacaklar. Biz şehitlerimizi de gazilerimizi de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü de İnönü'yü Ecevit'i de Bayar'ı da Menderes'i de hiç unutmayacağız. Bu ülkeye kim hizmet ettiyse herkesi kucaklayacağız. Onlar ayrıştırdılar onlar böldüler. Ayrışmayacağız, bölmeyeceğiz. Bu ülkede huzur içinde barış içinde kardeşçe yaşayacağız' diye konuştu.'BÜLENT ECEVİT SOSYAL DEVLETİN OLUŞMASINDA ÖNEMLİ BİR LİDERDİR'Türkiye'nin eski başbakanlarından Bülent Ecevit'in isminin Yenimahalle'de açılan spor tesisine verilmesini önemli olarak nitelendiren Kılıçdaroğlu, 'Bülent Ecevit sadece CHP'nin tarihinde değil sadece Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihinde değil, dünya siyasal tarihinde de önemli bir simgedir. Sosyal devletin oluşmasında emeğin haklarının verilmesinde milliyetçiliğin ne olduğunu millete anlatmasında çok önemli bir liderdir. Onu rahmetle ve şükranla anıyoruz. İsminin bir spor kompleksine verilmesi çok önemlidir. Onu anmak çocuklarımıza anlatmak için çok önemlidir' ifadelerini kullandı.'CUMHURİYET OLDUĞU İÇİN BİZ BİRİLERİNİN KULU KÖLESİ DEĞİLİZ'Cumhuriyetin önemine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, 'Cumhuriyetin değerlerine de vurgu yapıldı. Cumhuriyet saltanatın yıkılmasından sonra padişahın gitmesinden sonra Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının birinin kulu değil, bağımsız yurttaş olmalarının kazanılmasında Cumhuriyetin değerleri çok önemlidir. Cumhuriyet olduğu içindir ki biz tarihimizi biliyoruz. Cumhuriyet olduğu içindir ki biz hakkımızı arayabiliyoruz. Cumhuriyet olduğu içindir ki biz birilerinin kulu kölesi değiliz. Biz özgür, bağımsız Türkiye'nin özgür yurttaşlarıyız' şeklinde konuştu.'YENİ BİR SIÇRAMAYI 7 HAZİRAN'DA OMUZ OMUZA GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ'7 Haziran'da yapılacak Milletvekili Genel Seçimi ile yeni bir sıçrama gerçekleştirileceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, '7 Haziran çok önemli. Sandığa gideceğiz. Çocuklarımız için önemli. Ülkemiz için önemli. Bayrağımız, tarihimiz için önemli. Ulusal duygularımız için, emeğimiz, alın terimiz için önemli. Yeni bir tarih yazacağız. Yeni bir hamleyi, yeni bir sıçramayı inşallah 7 Haziran'da el birliğiyle omuz omuza gerçekleştireceğiz' açıklamasında bulundu.DHA
Reklam
Turizmin Yeni Trendi 'Akıllı Otel'
Günümüzde özellikle 5 yıldızlı otellerde yapılan yeni uygulamalar ile, müşteriye özel hizmetlerin arttığı, nitelikli senaryolar ile müşterinin konforunun daha da arttırıldığı bu sayede farklılaşmanın ve rekabetin öne geçildiği görülüyor.Sizlere burda yeni trend olan 'Akıllı Otel' hakkında görseller sunmak istedim. En azından aklınızda bir fikir olsun.
'Dilimizden Kopartıldık, 1000 Yıllık Bir Birikimi Kenara Attık'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Gençler sakın kula kul olmayın. Makam sahipleri önünde eğilmeyin. İster Cumhurbaşkanı olsun, ister işadamı olsun, ister paralı kişiler olsun sakın. Bu millet sadece rüku'da eğilir ve secdede diz çöker' dedi. Erdoğan ayrıca tarih ve dil vurgusu yaptığı konuşmasında “Dilimizden kopartıldık, 1000 yıllık bir birikimi kenara attık' ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla gençlerle bir araya geldi.Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:'Bütün savaşlarda hayatını kaybedenlere rahmet diliyorum, şehitlerimize rahmet diliyorum. Rabbim onlardan razı olsun, kabirleri cennet olsun. Bu salondan sizlerin vasıtasıyla tüm dünya gençlerine sevgilerimi, saygılarımı yolluyorum. Şu an evladı – fatihanı karşımda görmenin mutluluğunu yaşıyorum.Buradan bir mesaj vermek istiyorum. Tahrir meydanının gençlerini, Kudüs'ün, Halep'in çileli gençlerini selamlıyorum. Ortadoğu'nun tüm gençlerine kalbi duygularımı yolluyorum. İnsan tarihinde sadece geçmişini aynı zamanda istikbalini de arar. Bir milletin kendi gücünün farkına varması tarihinin farkına varmasıyla gerçek olur. Kendi tarihine yabancılaşanlar rüzgar misali savrulmaktan kurtulamazlar.'DİLİMİZDEN KOPARILDIK'Hangi tarihe zemine ayak bastığını fark etmeyenler, hata reddi miras edenler ülkenin geleceğini tehlikeye atarlar. 1876'da bir Rus generalinin demek ki yalnız Türkleri değil onların tarihini de yenmek lazım diyor. Bunu derken kast ettiği şey tam da budur. Sadeceleri kendilerini değil, onların tarihini de yenmek lazım, kökünü kazımış olalım. Ülkemizde işte yıllarca bunlar yapılmaya çalışıldı. Bir millet tarihinden koparılmak istendi. Dilimizden kopartıldık, 1000 yıllık bir birikimi kenara attık. Şah damarının kesilmesi işte budur. Bir şah damar kesilirse canlı yaşayamaz. Dil bu kadar önemlidir. Biz şu anda 1000 yıllık tarihimizi bilmiyoruz, okuyamıyoruz. Yeni bir adım atıldı şimdi. Osmanlıcanın öğrenilmesi konusu. Amacı tarihimizi öğrenelim, geleceğimizin temeli atalım.'ŞİMDİ KÜRTÇE İBADET DİYE PEŞİNDE KOŞUYORLAR'İnancımızdan kopartılmaya çalışıldık. Türkçe ibadet yaptılar. Şimdi Kürtçe ibadet diye peşinde koşuyorlar. Ozanlarımız, aşıklarımız hor görüldü. Geçmişe dayalı bir gelecek inşa edemezsiniz bitersiniz. Kökü derinlerde, tarihin beslediği bir milletiz. Ama birileri 150 yıldır ısrarla bizi kökümüzden koparmaya çalışıyor. Şayet kendimize aydınlık bir gelecek inşa etmek istiyorsak, köklerimizi sağlamlaştırmalıyız. Bizim 12 yıllık mücadelemiz irtibatı yeniden kurma mücadelesidir. Tarihimizi doğru şekilde anlama ve anlatma mücadelesidir.'BİZ BİR KABİLE DEVLETİ DEĞİLİZ'Çabamız aradaki yanlışları düzelterek, eksikleri gidererek tarihle milleti buluşturma mücadelesidir. Türkiye Cumhuriyeti 1923 yılında kurulmuş olabilir ama bizim kökümüz daha derinlerdedir. 23 deyip orası sıfır noktası kabul etmeyeceğiz değil mi? Biz bir kabile devleti değiliz. Geçmişimiz 2200 yıla dayanır.Seçme hakkı 21 iken seçilme 18 idi. Burada mantık var mı? Burada mantıksızlık var. İlk attığım dönem bu oldu. Dünyayı incelettim, baktım ki çok çok gerilerdeyiz. Seçme ve seçilme yaşının 18 olduğu ülkeler var. Bir programda izledim. 'Bu parlamentoyu çoluk çocukla mı dolduracağız' dedi bir profesör.'PARLAMENTO SÜRECİNİ ASKERLİĞE SAYARSIN'Ahmet Bey'e dedim 'Bak ne yapıp edelim seçme seçilme yaşını 18'e indirelim çekelim' Bahane hazır askerlik ne olacak? Parlamento sürecini askerliğe sayarsın olur biter, pratik zeka bunu üretir. Polislere de böyle yaptık. Bedelliyi parayla yapıyorsun, alternatif çok. Fatih, İstanbul'u fetih ettiğinde kaç yaşındaydı.'DÖRT KAVRAM ÇOK ÖNEMLİ'Dedelerimiz karadan gemileri yürüttü. Biz de denizden yürüttük Marmaray'ı yaptık. Hep büyük düşüneceksiniz, siz güçlüsünüz. Hayalleriniz büyük olursa uygulaması da büyük olacaktır. 19 Mayıs'ta Samsun'da zafer meşalesi yakılmıştır. 23 Nisan 1920'de Ankara'da ülkemizin tüm vilayetlerinden gelenlerle dualarla, şeriflerle, hatimler indirilmiş. Ardından TBMM açılmış. Gençler sakın kula kul olmayın. Makam sahipleri önünde eğilmeyin. İster Cumhurbaşkanı olsun, ister işadamı olsun, ister paralı kişiler olsun sakın. Bu millet sadece rüku'da eğilir ve secdede diz çöker. Şunu da bilin; Dört kavram çok önemli. Oku, düşün, uygula, takip et. Hep okuyun ama yetmez düşünmelisiniz.23 Nisan'a, 30 Ağustos'a, 29 Ekim'e sahip çıkmak o günlerin anlamına sahip çıkmaktır. 1071'e, 1453'e bu tarihlerin anlamlarına sadakatle bağlı olduğumuz gibi bu tarihlere de sıkı sıkı sarılmalıyız. 19Mayıs'a sahip çıkmak 2023 hedeflerine, 2071 vizyonuna sahip çıkmaktır. Bizler 2053'ü göremeyeceğiz. İnşallah sizler 2053'ün Türkiye'sini göreceksiniz. Ama 2053'ün köşe taşlarını sizler yerli yerine koyacaksınız. Göreviniz çok ağır. Yeni Türkiye'nin neferleri sizlersiniz buna sahip çıkacağınıza inanıyorum.'GENÇLERİ BİRBİRLERİNE KIRDIRMAK İSTEDİLER'Onun için Alparslan'ı, Osman Gazi'yi çok iyi bilmek ve anlamak lazım. Türkiye ne zaman şaha kalktıysa Türkiye ne zaman prangalarından kurtulduysa kirli oyunlar çıkarılmıştır. Gençleri birbirine kırdırmak istediler. Sizler görmediniz ama 12 Eylül öncesini biz gençler yaşadık. Ben sorumlusu olduğum gençlik teşkilatlarımı bu olaylarını içine sokmadım, onları korumayı bildim ama genç kardeşlerimden şehit olanlar oldu. Ama o makama ulaşmak her yiğidin harcı değildi. Bu milletin evlatlarının nasıl karartıldığını gördük.'BİR TANESİ ÇIKTI DEDİ YA...'Gezi olaylarında yine gençler üzerinden, onların heyecanı üzerinden kurulan tezgah da aynı. Bir tanesi çıktı dedi ya; Sözde artist; 'Hala anlamadınız mı. Olay diyor ağaç kesme olayı değil' diyor. Olay ne? Olay gençleri birbirine düşürmek. Milletimizi köklerinden koparmak. Gezi olaylarında gençleri sokağa çağıran yine bunlardır. Olaylar durulduğunda soluğu yurtdışında alan yine bunlar olmuştur. Paralel örgüt en büyük oyunlarını gençler üzerinden oynuyor.'BEN VARIM DİYECEK GENÇLER İSTİYORUM'Adana, Mersin bütün bu olayların arkasında hep bu anlayış var. Emniyet teşkilatımız çalışıyor bakalım altından ne çıkacak. Siz sahip çıktığınız sürece bu millet batmayacak, aramıza nifak girmeyecektir. 'Kim var' diye sorulduğunda 'ben varım' diyecek gençler istiyorum. Gözlerinizdeki heyecanınızı görüyorum.'
Reklam
Akademisyenlerden Eylemdeki Metal İşçilerine Destek
Akademisyenler bir imza kampanyası başlatarak metal işçilerinin direnişinin yanında olduklarını belirtti.Akademisyenler bir imza kampanyası başlatarak metal işçilerinin direnişinin yanında olduklarını belirtti.“Renault ve Tofaş işçileri kazanırsa bütün metal işçileri kazanacak. Ama daha önemlisi işçiler bu direniş ile taleplerini kazanırlarsa hepimiz kazanacağız. Kendi kaderlerini belirleme cüretini göstererek direnişe geçen işçiler ekmek, demokrasi ve onurları için mücadele ediyor. Metal işçisinin taleplerinin bir an önce karşılanmasını biz de talep ediyor ve başta Renault olmak üzere bütün metal işçilerinin haklı mücadelelerinde yanlarında olduğumuzu bildiriyoruz” diyen akademisyenlerin destek metninin tamamı ve imzacıların listesi aşağıda:Direnen metal işçilerinin yanındayızBir haftadır Bursa’da metal fabrikaları kaynıyor. Renault işçilerinin başlattığı direniş önce TOFAŞ’a, sonra da diğer fabrikalara yayıldı. Türk Metal-MESS grup toplu iş sözleşmesinin kapsamında olan diğer işletmelerdeki işçilerin Renault işçilerine desteğiyle genişleyen eylemlerin daha da yayılacağı görülüyor.Renault işçileri üyesi oldukları Türk Metal Sendikası’nın MESS ile anlaşarak şimdiye dek iki yıllık imzalanan toplu sözleşmenin üç yıla çıkarılmasına; düşük ücretlere; işten atmalara; sendikal bürokrasiye karşı çıkarak toplu iş sözleşmenin revize edilmesini sağlamak ve kendi temsilcilerini kendileri seçmek istedikleri için eyleme geçtiler. Binlerce işçi Türk-Metal’den istifa etti ve direnişe katıldı. İşverenlerin ve işçilerin istifa ettiği Türk-Metal Sendikası’nın ilk refleksi ise işçilerin taleplerini dikkate almak yerine direnişi yasadışı ilan etmek ve direnişçi işçileri işten atmakla tehdit etmek oldu. Bu iddialar gerçek dışıdır. Metal işçilerin eylemi hukuka uygundur. ILO ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararlarına göre barışçıl toplu eylem ve iş bırakma haktır. Hak arayan işçinin eylemine yasa dışı demek keyfiliktir. İşçilerin haklı ve meşru eylemleri yasadışı ilan edilemez. Hukuksuz olan, metal işçilerin sendikal özgürlüklerinin ihlal edilmesi, işçilerin temsilcilerini özgürce seçme haklarının engellenmesidir. Hukuksuz olan işçilerin grev hakkının “milli güvenlik” gibi gerekçelerin arkasına saklanılarak yasaklanmasıdır.Metal işçileri düşük ücretlere, sendikal bürokrasiye karşı mücadele ederken, çalışma yaşamının baskıcı yasa ve kurumlardan arındırılarak, sendikal hak ve özgürlüklerin hayata geçirilmesi ve sendikaların birer işçi örgütü olarak yeniden inşası için de mücadele ediyorlar. Bu nedenle birkaç ay önce grevleri hükümet tarafından “milli güvenlik” bahanesiyle yasaklanan bütün metal işçilerinin kalbi Bursa’daki metal işçileri ile atıyor. Renault ve TOFAŞ işçileri kazanırsa bütün metal işçileri kazanacak.Ama daha önemlisi işçiler bu direniş ile taleplerini kazanırlarsa hepimiz kazanacağız. Kendi kaderlerini belirleme cüretini göstererek direnişe geçen işçiler ekmek, demokrasi ve onurları için mücadele ediyor.Metal işçisinin taleplerinin bir an önce karşılanmasını biz de talep ediyor ve başta Renault olmak üzere bütün metal işçilerinin haklı mücadelelerinde yanlarında olduğumuzu bildiriyoruz.İmza kampanyasına destek vermek için [email protected] adresine mail atabilirsinizİMZALAYANLARProf. Dr. Adalet Alada BayramoğluProf. Dr. Ahmet Haşim KöseProf.Dr. Ahmet ÖncüProf. Dr. Ahmet TonakProf.Dr. Aytekin PolatProf.Dr. Beyza ÜstünProf.Dr. Cem TerziProf.Dr. Dinç AladaProf.Dr. Fuat ErcanProf.Dr. Gencay GürsoyProf.Dr. Gülhan TürkayProf.Dr. Hakan MıhcıProf.Dr. Hakan OnganProf.Dr. Işıl Çakan HacıibrahimoğluProf.Dr. Işıl ÜnalProf.Dr. İlhan ÖzgüneşProf.Dr. İrfan AçıkgözProf.Dr. İzzettin ÖnderProf.Dr. Kadriye Akgün DarProf.Dr. Korkut BoratavProf.Dr. Kuvvet LordoğluProf.Dr. Mehmet Tevfik ÖzcanProf.Dr. Mehmet TürkayProf.Dr. Melih İnalProf.Dr. Metin ÖzuğurluProf.Dr. Murat Cemal YalçıntanProf.Dr. Mustafa ÖzerProf.Dr. Nilay EtilerProf.Dr. Onur HamzaoğluProf.Dr. Özgür KasapçopurProf.Dr. Raşit TükelProf.Dr. Serdar M. DeğirmencioğluProf.Dr. Sinan AdıyamanProf.Dr. Şahika YükselProf.Dr. Tahsin YeşildereProf.Dr. Tülay ErkanProf.Dr. Yeşim EdisProf.Dr. Zeki KılıçaslanProf.Dr. Zelal EkinciDoç. Dr. A. Deniz Morva KablamacıDoç.Dr. Alper DizdarDoç.Dr. Aynur ÖzuğurluDoç.Dr. Ayşen UysalDoç.Dr. Aziz ÇelikDoç.Dr. Benan EresDoç.Dr. Burak GürelDoç.Dr. Burcu Yakut ÇakarDoç.Dr. Galip YalmanDoç.Dr. İlhan KarataşDoç.Dr. İsmail ŞirinerDoç.Dr. Muammer KaymakDoç.Dr. Murat BirdalDoç.Dr. Murat EmeksizDoç.Dr. Mustafa Kemal CoşkunDoç.Dr. Nilgün ErdemDoç.Dr. Nilgün Tunçcan OnganDoç.Dr. Özgür ÖztürkDoç.Dr. Özlem ÖzkanDoç.Dr. Pınar BedirhanoğluDoç.Dr. Seçkin ÖzsoyDoç.Dr. Sibel ÖzbudunDoç.Dr. Sinan AlçınDoç.Dr. Tezcan DurnaDoç.Dr. Veli PolatDoç.Dr. Yasemin ÖzgünDoç.Dr. Yücel TerzibaşoğluDoç.Dr. Zeynep Erk EmeksizDoç.Dr. Zeynep KıvılcımYrd.Doç.Dr. Ayşe AkalınYrd.Doç.Dr. Bülent YücelYrd.Doç.Dr. Cemil BoyrazYrd.Doç.Dr. Cengiz EkizYrd.Doç.Dr. Deniz YıldırımYrd.Doç.Dr. Ersan GürayYrd.Doç.Dr. Esra ArcanYrd.Doç.Dr. Esra MunganYrd.Doç.Dr. Evren HaspolatYrd.Doç.Dr. Fuat GüllüpınarYrd.Doç.Dr. Haydar UncuYrd.Doç.Dr. Kıvılcım Turanlı YücelYrd.Doç.Dr. Kurtar TanyılmazYrd.Doç.Dr. Lütfiye BozdağYrd.Doç.Dr. Mahmut Hakan KoçakYrd.Doç.Dr. Mehmet PenpecioğluYrd.Doç.Dr. Mehmet Sinan BirdalYrd.Doç.Dr. Meltem KayıranYrd.Doç.Dr. Meral GürbüzYrd.Doç.Dr. Murat KoyuncuYrd.Doç.Dr. Mustafa Eren ArınYrd.Doç.Dr. Mustafa Görkem DoğanYrd.Doç.Dr. Mustafa ŞenerYrd.Doç.Dr. Nazan ÜstündağYrd.Doç.Dr. Nur Banu Kavaklı BirdalYrd.Doç.Dr. Onur ÖzgürYrd.Doç.Dr. Ozan Devrim YayYrd.Doç.Dr. Özgün BiçerYrd.Doç.Dr. Özgür Mutlu UlusYrd.Doç.Dr. Özgür MüftüoğluYrd.Doç.Dr. Savaş KarabulutYrd.Doç.Dr. Sedat AcarYrd.Doç.Dr. Selim TemoYrd.Doç.Dr. Sergender SezerYrd.Doç.Dr. Şerife Yıldız AkgülYrd.Doç.Dr. Tahir Emre KalaycıYrd.Doç.Dr. Taylan KoçYrd.Doç.Dr. Tolga TörenYrd.Doç.Dr. Yavuz YaşarYrd.Doç.Dr. Yonca ÖzdemirÖğr.Gör.Dr. Ersin Vedat ElgürDr. Ali ÖzyurtDr. Alper AçıkDr. Aydın ArıDr. Banu CanDr. Cenk YiğiterDr. Çağla Karabağ SarıDr. Ece ÖztanDr. Ecehan BaltaDr. Ergin YıldızoğluDr. Erkan AydoğanoğluDr. Gürel TüzünDr. İbrahim GündoğduDr. Mehmet Ali YılmazDr. Orkun Saip DurmazDr. Oya Gözel DurmazDr. Ömer SelviDr. Savaş ÇobanÖğr. Gör. Abdullah DeveciÖğr.Gör. Elvan AksenÖğr.Gör. Enver ŞatÖğr.Gör. Necmi KoçÖğr.Gör. Umut ŞahAr.Gör. Anıl ÇobanoğullarıAr.Gör. Ayça AlemdaroğluAr.Gör. Ayse ArslanAr.Gör. Barış IşıkAr.Gör. Barış MutluayAr.Gör. Beril AçıkgözAr.Gör. Burcu EzerAr.Gör. Canberk GürerAr.Gör. Cankat TanrıverdiAr.Gör. Ceyda SungurAr.Gör. Coşku ÇelikAr.Gör. Deniz KimyonAr.Gör. Deniz PelekAr.Gör. Derya ÖzkayaAr.Gör. Dilek KarabulutAr.Gör. Erdem ÜngürAr.Gör. Erhan BudakAr.Gör. Ezgi PınarAr.Gör. F. Güneş GürgörAr.Gör. Gökçe TopalAr.Gör. Gulce SorguçAr.Gör. İlke KIZMAZAr.Gör. İsmail KaşoğluAr.Gör. Kıvanç Yiğit MısırlıAr.Gör. Kübra ÖzdemirAr.Gör. M. Berkay AydınAr.Gör. Mert KükrerAr.Gör. Murat AydınAr.Gör. Mustafa KahveciAr.Gör. Nail DertliAr.Gör. Onur Can TaştanAr.Gör. Onur Hasan ÖzgünAr.Gör. Ömer ÇelebiAr.Gör. Ömer Furkan ÖzdemirAr.Gör. Rehber AkdoğanAr.Gör. S. Şeyma KuşakçıAr.Gör. Serdar AcunAr.Gör. Serkan ÇıkıntıoğluAr.Gör. Serter OranAr.Gör. Sevda KöseAr.Gör. Sezen ÇilengirAr.Gör. Tansel GüçlüAr.Gör. Vedat ToprakOkutman İbrahim KılıçDoktora Öğrencisi Kansu Yıldırım
Özgürlüğe Açılan Kapı: Her Şeyi Bırakıp Yeni Zelanda Seyahatine Çıkan Fotoğrafçıdan 32 Aşık Olunası Kare
Alman fotoğrafçı Katharina Jung, her şeyini bırakıp yanına sadece fotoğraf makinesini alıyor ve Yeni Zelanda turuna çıkıyor.Yeni Zelanda'nın görkemli manzarasını ve yolculuğu boyunca karşılaştığı o güzel insanların fotoğraflarını çeken Katharina Jung yolculuğundan şu şekilde bahsediyor: 'Evden ayrıldığım anda, fark ettim ki her yer benim evimmiş. Her şeyi geride bıraktım, para, güç, toplumdaki statüm hepsi yolculuğa başladığımda geride kaldı. Hepimizin içi özgürlük aşkıyla yanıyor, mutluluğu arıyoruz. Tek ihtiyacımız olan şey güven, işaretleri takip etmeli ve kalbimizle aklımızı açıp bu gücü hayalini kurduğumuz yaşamı yaratmak için kullanmalıyız. Hayatımda ne mi yaratmak istiyorum? En derin hayallerime ulaşabilir miyim? Amaç ne? Bunlar kendime sorduğum sorulardı. Cevapları bulmaya hazır olduğumda eşyalarımı topladım ve çıktım.Yolculuğumu tarif etmek ve özgürleşmek için kafesimi kırıp kalbimi izlememi anlatacak 1-2 kelime var. Ve bunları bulmak çok zor. Fotoğrafın tutkularımdan biri olması beni çok mutlu ediyor. Fotoğraf çekmek kendimi ifade etmek için bana bir şans veriyor. Yol boyunca, düşüncelerimi ve ruhumdan küçük parçalar içeren büyülü anları yakalamayı deniyorum. Benim görüşüm bu anları paylaşmak, kardeşlerimle mutlu olduğum anları paylaşmak, bu toprakların ve üstündeki tüm canlıların sonsuz güzelliğini paylaşmak. Kendini özgür bırak, kalbini takip et ve mesajı yay. Hayal kur küçük hayalperest, bu her şeyin başlangıcıdır.'
Reklam
Alfred Hitchcock'un İmza Attığı, Klasik Olmuş 19 Sinema Filmi
Alfred Hitchcock, tüm zamanların en iyi yönetmenlerinden kabul edilen, su götürmez bir gerçek olarak hiç kullanılmamış sinema tekniklerini gözler önüne seren çok özel biri.Birçok filmiyle göz dolduran Hitchcock'un, sinemaya getirdiği yenilikler halen korku türü filmlerde kullanılmaya devam ediyor.5 kez Oscar'a aday gösterildi ancak hiçbirini alamadı. Sinemaya olan katkılarından dolayı kendisine Yaşam Boyu Onu Ödülü verildi.Şimdi Hitchcock'un o muhteşem filmlerine kısaca göz atalım...Açıklamalar beyazperde.com'dan alınmıştır
Hamdi Yasaman: "Yüzde 70 Şampiyonuz"
Galatasaray 2, Başkanı Prof Dr  Hamdi Yasaman, 'Biz yüzde 70 şampiyonuz diyebilirim; Bir mucize olması gerekir Artık bundan sonra biz şampiyonluğu kaybetmeyiz' dedi.KÖTÜ SONUCU AKLIMIZA BİLE GETİRMİYORUZRadyospor'un canlı yayın konuğu olan Yasaman, 'Kaybederlerse çok ayıp olur. İki maç da çok zor. Ama bizim iki maçı da almamız gerekir. Biz kötü neticeyi aklımıza bile getirmiyoruz. Hepimiz şartlandık. Aslında en iyi motive olan takım biziz. Yönetim bunu başardı. Pradelli zamanında inançsızlık vardı. Hamza hocayla bu inanç tekrar sağlandı' ifadelerini kullandı.MAÇ BİTTİKTEN SONRA KAZANDILARHamdi Yasaman, 'Her takım şaibelerden uzak oynamak istiyor. Kendisi için takımı için oynuyor.Görüyorsunuz Fenerbahçe maç bittikten sonra gol atıyor. Beşiktaş bir maçı 90+6'da kazandı. Maç kazanmak çok zor' dedi.GALATASARAY'IN ÖNÜNÜ KESMİK İÇİN YAPIYORLARİkinci başkan Yasaman, 'Gençlerbirliği maçıyla ilgili şaibe iddasında bulunanlar bir alışkanlığın ürünü. Sahanın dışında da iddialar üreterek, şampiyonluğa giden Galatasaray'ı engellemek istiyor. Böyle bir şey olmaz. Emeğini veren futbolculara bir hakaret. Bir çok kişi bomboş kaleye atamıyor. Futbol hatalar oyunu. Bunlar, maksatlı söylemler. Galatasaray'ın önünü kesmek için, hakemleri ve toplumu etkilemek için yapıyorlar' şeklinde konuştu.MELO VE SNEIJDER'İ HEDEF TAHTASINA KOYDULARYasaman, şaibe iddiaları için ise 'Melo ve Sneijder'i hedef tahtasına koydular. Hakemleri, toplumu etkilemek için bunu özellikle Fenerbahçe çok yapıyor. Öyle bir şey ki hakemler şartlanacaklar kart gösterirse Sneijder'e kahraman olacaklar. O hale getirdiler. Son maçta rakip takım oyuncuları vakit geçirmek için ellerinden geleni yaptılar. Sonra da maçla ilgili şaibe var diyorlar. Fenerbahçe üzerine yapışan bu şikeyi başkalarının üzerine atmak istiyor. Zaten Fenerbahçe, inkâr etmedi. 'Yaptık ama herkes yapıyor; neden bizim üzerimize geliniyor' dediler. Şike meselesinde Fenerbahçe'nin bir problemi var. Bunu da başkalarının üzerine atmaya çalışıyorlar. Başarısızlık olursa otobüse silahlı saldırı olayını ileri sürerek, başarısızlığı buna bağlayacaklar. Bunlar doğru değil. Bir televizyonda Beşiktaş yorumcusu şike söylemiyorum diyor, ama daha nasıl söyleyecek anlamıyorum' dedi.Radyospor
Yeni Diyarbakırspor Ligden Çekildi
Spor Toto 3. Lig'de yer alan Yeni Diyarbakırspor Kulübü, dün olaylar nedeniyle yarıda kalan Denizli Büyükşehir Belediyespor maçının ardından ligden çekilme kararı aldı.Spor Toto 3. Lig 2. Grup'ta yer alan Yeni Diyarbakırspor Kulübü, şok bir açıklama yaparak ligden çekildiklerini duyurdu.Yeşil kırmızılı kulübün başkanı Fevzi İlhanlı, yazılı olarak yaptığı açıklamada dün son dakikada çıkan olaylar nedeniyle yarıda kalan Denizli Büyükşehir Belediyespor maçında haksızlığa uğradıklarını savundu. Halkın Türkiye Futbol Federasyonu'na (TFF) güven ve inancının kalmadığını belirten İlhanlı, bölgesel yeni bir futbol liginin kurulması amacıyla da bölge takımlarına çağrıda bulunarak girişimlere başladıklarını duyurdu.'O HAKEM 2012'DE BİZİ KÜME DÜŞÜRMÜŞTÜ'Maçın hakemi Hüseyin Sabancı’nın, 2011-2012 sezonunda Tokatspor-Diyarbakırspor maçında Diyarbakırspor’u küme düşüren hakem olduğunu kaydeden Fevzi İlhanlı, şunları söyledi:'Özel bir provokatör olduğu ve bu amaçla maçımızda görevlendirildiği açıkça belli olan bu kara vicdanlı, Denizli Büyükşehir Belediyespor maçının 90+6. dakikasında rakibe verdiği akla ve mantığa aykırı penaltı kararı ile sadece kulübümüzün şampiyonluğunu gasp etmekle kalmamış, koca kentimizi sporda 50 yıl geriye götüren olaylara neden olmuş, büyük umutlarla maçlara gelen 10 binlerce gencin hayallerini çalmıştır.''FEDERASYONU UYARDIK AMA DİNLETEMEDİK'Futbol Federasyonu ve MHK’yı uyarmalarına rağmen maça bu hakemin atandığını söyleyen İlhanlı, '4 yıl önce Diyarbakırspor’u küme düşüren hakemin Denizli Büyükşehir Belediyespor maçına verilmesi ve bu hakemin de beklenildiği gibi provokatörce bir karar vererek emeğimizi gasp etmesi üzerine kontrolden çıkan, tahrik olan halkımız sahaya inerek tepkisini göstermiştir' diye konuştu.
Reklam
‘Gerektiğinde Gençlerin İsyan Etmesinden Daha Doğal Bir Şey Yoktur’
19 Mayıs Gençlik Bayramı nedeniyle Çankaya Köşkü'nde gençlerle buluşan Başbakan Davutoğlu, 'Dünyanın öbür köşesinde bile insan onurunu zedeleyen bir davranış varsa, gençlerin seslerini yükseltmelerinden, gerektiğinde o davranışa karşı isyan duygusuyla harekete geçmelerinden daha doğal bir şey yoktur' dedi.Başbakan Ahmet Davutoğlu 19 Mayıs Atatürk 'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle Çankaya Köşkü'nde gençlerle buluştu. Burada yaptığı konuşmada gençlere hitap eden Davutoğlu şunları söyledi:Hep hayatımı gençlerle geçireceğimi düşünmüştüm. Hep gençlerle birlikte gelecek noktasındaki ideallerimizi paylaştım. Şimdi başbakan olarak, öylesine gençler var ki Suriyeli, Filistinli, Somalili gençler. Biraz önce bilgi aldım, Myanmar’dan bir gelecek için botlara binip Tayland’a doğru açılan 6 bin insanın arasındaki gençler… Onların bir 19 Mayıs’ı yok.Onların yarını planlayacak dahi planları yok. Talimat verdik. Myanmar’dan yola çıkan genç yaşlı kadın erkek çilekeş insanlara ulaşmak için göç örgütüyle birlikte silahlı kuvvetlerimize ait gemiyle birlikte elimizden gelen gayreti göstermeye çalışıyoruz.'REKTÖRÜ KENARA ÇEKİP SORUYORUM'Ben Anadolu’ya her gittiğimde, ilk sorduğum şeylerden birisi, rektörü kenara çekip üniversitede durum nedir diye soruyorum. Üniversiteler ihmal edilirse geleceğin meselesi ihmal edilmiş olur. Yurt kapasitesi itibariyle 547 yurt var. krediler, 441 bin öğrenciye veriyorduk şu an 996 bin öğrenciye. Bir öğrenci bursu 45 liraydı. Şu anda 330 lira. Yüksek lisans bursu 660 lira, doktora bursu 990 lira. Bunlar 90’lı yıllarda maaş ölçeğinde rakamlardı. Dolayısıyla demokrasiyi inşa ederek, özgürlükçü ortamı teşvik ederek sizin zihinlerinizin önünü açtık ve tabi bunların olabilmesi içinde kapsamlı bir kalkınma hamlesi için her türlü çabayı gösterdik.'GEREKTİĞİNDE İSYAN ETMEKTEN DAHA DOĞAL BİR ŞEY YOK'İnsan onuru kavramını temel şiar edinin. Birbirinizle muamelede bulunurken, bütün insanların saygıya layık olduğu bilinciyle davranın. Nerede olursa olsun insan onurunu zedeleyen bir davranış varsa, kim yaparsa yapsın ona karşı çıkın. Onuru zedelenen kim varsa onun yanında olun. Din ayrımı, mezhep ayrımı, etnik ayrımı yapmayın.Bu çerçevede dünyanın öbür köşesinde bile insan onurunu zedeleyen bir davranış varsa, gençlerin seslerini yükseltmeleri, gerektiğinde o davranışa karşı isyan duygusuyla harekete geçmekten daha doğal bir şey yoktur. Eğer bir olay oluyor da, siz genç olduğunuz halde ona tepki vermiyorsanız, yaş olarak genç ama psikolojik olarak genç değilsinizdir. Genç denilen insan nerede bir zulüm görürse, ayağa kalkar ve ona karşı sesini yükseltir.'İŞTE BİZ BÖYLE BİR NESİL İSTİYORUZ'Çok beni etkileyen bir şeydir, özgüvendir. 2011 seçimleriydi, Konya Beyşehir’de mitinge çıkacağım. Bir şey, orada bir vatandaş yanında bir genç, daha küçük. Sizi görmek istiyoruz sayın bakanım dedi. Kucakladım şöyle sarıldım. Sizin gibi olmak istiyorum gibi bir şey söyledi. Aman iyi yetiş dedim, adam gibi adam lazım bize dedim. Aradığınız adam benim dedi. Dedim ki tamam madem ki biz 11 yaşındaki gençliğe doğru adım atan çocuğa bu bilinci vermişiz, hem kendisini adam görüyor hem de aranılan adam olduğu söylüyor. İşte biz böyle bir nesil istiyoruz. Sağına soluna bakmadan ben varım diyen gençten söylenen bu. Özgüveniniz sağlam olacak. Ha görüşleriniz farklı olacak.Biz çeşitliyiz, tek tip yaratılmamış. Yüksek lisansa gelen öğrencilerden yaptığım ilk şeylerden biri kendi makalemi veririm, beni eleştireceksiniz derim. Eleştiriyle edebi birbirine aykırı görmemek lazım. Edep içinde eleştirebilmek, ama eleştirirken de edebi bırakmamak lazım. Farklı görüşlere sahip olduğunuzda kaybetmemeniz gereken hususiyet ortak kader bilincidir.'PROTESTO ETMEK, ELEŞTİRMEK, ŞİDDET UYGULAMAK ÇOK FARKLI ŞEYLER'Daha lise çağlarında, sağ görüşlü olduğunu bildiğimiz benim de yakın tanıdığım Levent arkadaşımız da öldü, sol görüşlü Kenan diye bir arkadaşımız da öldürüldü. İkisi de yaşıyor olsaydı, ikisi de bir şirkette bir arada olabilirlerdi. Ne olursa olsun, hiçbir gencimizin bir başka gencimize şiddet uygulamasını maruz göremeyiz. Hiçbir şekilde şiddet uygulamayın. Sadece fiili şiddet değil, aşağılamakta şiddettir, kötü söz söylemek de şiddettir. Nefret kültürünün olduğu yerde huzur olmaz.Protesto etmek, eleştirmek, şiddet uygulamak çok farklı şeyler. Özgür birey olarak davranırken, eleştirirken belli bir standardın hakim olduğuna önem gösterin. Sakarya depremi olduğunda, şu veya bu siyasi görüşlere sahip, deprem olmamış olsaydı karşı cephede olacak gençler aynı binanın altında birbirlerine yardım çağrısında bulundular. Allah vermesin ama zor bir günle karşılaştığımızda omuz omuza olacağımızı unutmamamız lazım. Ve şunu da ifade etmek isterim. Bir hedefiniz, bir iddianız olsun. Apolitize olmayın, iddianız olsun.Son meclis kapanmadan önce parti kapatılmasıyla ilgili tartışmalar olduğunda, parti kapatmayı kaldıran teklifi hazırladığımızda, 18 yaşında seçilme hakkının görüşülmesini gündeme getirdik ama muhalefet partileri buna destek vermedi.Bir Siirtliyle Edirneliyi, Urfalıyla Çanakkaleliyi aynı ailenin parçası yapamazsak, bu ülkenin üzerinde oynanan oyunları engelleyemeyiz. Şuraya baktığımda ben her birinizde bu toprakların kokusunu alıyorum. Siz de birbirinizi hissedin. Birisi derse biz şunlarız, siz de şunlarsınız derse hep beraber ayağa kalkın biz sadece biziz deyin.'E-MAIL Mİ WHATSAPP GRUBU MU NE DERSENİZ DEYİN'81 kardeş diye bir network kurun, e-mail mi whatsapp grubu mu ne derseniz deyin. Planlamadım bunu. Sizinle göz göze konuşmak istiyorum. Yaptınız mı? Akıl bir. Ve devam ettirin bunu. 10 sene sonra 20 sene sonra inşallah çok iyi konumlarda birbirinizi destekleyeceğiniz bir kardeşler toplumu olur. Dolayısıyla milli bir vizyonu ayakta tutun. Bakın etrafımızda en az 6 ülke ateş çemberi içinde.Hiçbir adaletsizliğe gözünüzü kapatmayın. Biz dahi bunu yapıyorsak sayın başbakanım öyle değil böyle deyin. Ama şiddete başvurmadan, nefret kültürüne izin vermeden. Şimdi hep beraber seçime gidiyoruz. Ama gençler olarak mutlaka sandığa gidin. 18 yaş şartını getirirken, 18 yaşa bu imkanı sağlarken, hepimizin zihnindeki temel hedefi buydu. Ve bu çerçevede de demokrasiye siz sahip çıktıkça Türkiye ’nin geleceği parlak olacaktır.Özgürlüklere açık, her türlü tek tipçiliğe karşı bir Türkiye istiyoruz.'YURT DIŞI SEYEHATLAR İÇİN ÖZEL İNDİRİM UYGULAYALIM'Size de çağrıda bulunuyorum. Bütün gönül coğrafyamızı gezin, balkanları gezin, Avrupa’yı gezin, yurtdışı seyahatler için gençler için özel bir indirim uygulayalım THY ile konuşarak. Yeter ki siz dünyayı tanıyan kendinden emin olan özgüveni yüksek insan onuruna saygılı en önemlisi de kendisiyle ülkesiyle ilgili zihninde bir hedef rüya olan gençler olarak yetişin.Ajanslar
TEDxIstanbul 19 Mayıs'ta Gençlik Bayramı'nı Kutluyor!
Geçtiğimiz yıl rekor katılımla gerçekleşen TEDxIstanbul, Volkswagen ana sponsorluğunda ve Bankalararası Kart Merkezi resmi sponsorluğunda 19 Mayıs’ta, dünyadan ve Türkiye'den önemli isimleri “Yeniden Keşfet” teması etrafında Volkswagen Arena’da bir araya getiriyor.Technology, Entertainment ve Design sözcüklerinin baş harflerinden oluşan TED, “ideas worth spreading/paylaşmaya değer fikirler” sloganıyla yola çıkan ve kar amacı gütmeyen bir küresel konferanslar serisidir. 1984 yılından günümüze uzanan konferanslar serisinin asıl amacı, farklı alanlardaki ileri derecede bilgi sahibi kişilerin konuşmalarıyla bilgi alışverişine zemin oluşturmaktır.
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Askeri kaynaklarla görüştüm ve 'askerle polis Yüksekova'da çatıştı' iddiasını sordum.Dün Mersin ve Adana’da yaşanan olayı anlatmak için ‘verilmiş sadaka’ cümlesiyle başlamak gerekir.HDP’nin Mersin ve Adana il başkanlıklarında, tam da miting öncesi toplantı yapıldığı yani teşkilatın bir çok üst düzey görevlisinin binada bulunduğu bir vakitte şiddetli patlamalar oldu.Bombalı saldırı…Mersin’de bomba kargoyla gönderilen bir saksının içindeydi. Adana’da bir paketin.Bu, HDP merkezlerine seçim döneminde yapılan 60 (yazıyla altımış!) kadar saldırının en sarsıcı olanıydı.Verilmiş sadakamız varmış ki, kimseye bir zarar gelmedi.
Enes Kanter: "Milli Takım'a Dönüyorum"
İzmir'deki Gediz Üniversitesi, Türk basketbolunun yıldızlarından Enes Kanter'i ağırladı.Başarılarla dolu kariyerini NBA takımlarından Oklahoma City Thunder'da devam ettiren 25 yaşındaki milli sporcu, Türkiye Basketbol 2'nci Ligi'nde mücadele eden Gediz Üniversitesi'nde, Rektör Prof. Dr. Seyfullah Çevik'le görüştü, tesisleri gezdi. Öğrencilerle ve altyapıdaki basketbolcularla da sohbet etti, onların merak ettiklerini yanıtladı.Enes Kanter, kendisini örnek alan genç sporculara Van'dan NBA'ye uzanan öyküsünü, imkansız gibi görüneni nasıl başardığını anlattı. Kanter, 'Basketbola Van'da imkansızlıklar içinde başladığımda hedefim NBA'di. 'Bir gün mutlaka NBA'de oynayacağım' diyordum. Bu hedefimi o zaman birine söyleseydim, bana gülerdi, 'Sen kim, NBA kim' derdi. Annem bile inanmamış, 'Otur dersine çalış' demişti. Önemli olan etraftakilerin ne dediği değil, kendinizin ne istediği. Eğer kendinize inanıyorsanız ve bu uğurda çok çalışıyorsanız kimse sizi yolunuzdan alamaz. Siz de kendinize güvenin ve başarın. Özgüvenin çok önemli olduğunu unutmayın. Ben inandığım yolda gidip hayal ettiğim yere ulaştım, siz de yapabilirsiniz. Üstelik daha şanslısınız, çok güzel imkanlara sahipsiniz' dedi.Yıldız basketbolcu, eylül ayında yapılacak Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda milli takım formasıyla sahalara döneceğini de belirterek, 'Sol dizimden olduğum ameliyat sonrasında tedavim devam ediyor. Önümüzdeki günlerde idmanlara başlayacağım, bir aksilik olmazsa da ağustos ayında milli takıma katılacağım ve şampiyonada oynayacağım. Ardından da NBA'de sezon açılacak' dedi.Eurosport
‘Kobani Düşmedi Ama AKP Düştü Düşecek’
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, muhalefetin 'tarafsızlığını yitirdi' eleştirilerine rağmen toplu açılış törenlerinde konuşan ve 'Ben bir parti ismi vermiyorum ama gönlümde bir aslan yatıyor' diyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı sert bir dille eleştirerek, '7 Haziran'da senin gönlündeki aslanı kediye çevirmezsek bize de HDP demesinler' dedi.Demirtaş, partisinin Adıyaman mitinginde halka hitap etti.Erdoğan'ın IŞİD'in Kobani'ye saldırılarının yoğunlaştığı günlerde 'Kobani düştü düşecek' açıklamasına da gönderme yapan Demirtaş, 'Kobani düşmedi ama AKP düştü düşecek' ifadesini kullandı.‘7 Haziran'da senin gönlündeki aslanı kediye çevirmezsek bize de HDP demesinler!’Her yerde AKP’yi yıkmak boynumuzun borcudur. Adıyaman da onlardan biridir işte. Seçim yarışı adil değil eşitsiz yürüyor. Bir defa devlet imkanlarıyla, olanaklarıyla yani milletin sizin paranızla seçim kampanyası yürütmek başlı başına anayasal bir suçtur, günahtır aynı zamanda. Bunu en fazla yapan tarafsız cumhurbaşkanıdır. Kendisi öylesine tarafsız ki bugüne kadar oy istediği partinin ismini açıklamıyor, o kadar hassastır kendisi, o kadar tarafsızdır. Sadece beyefendinin gönlünde bir aslan yatıyormuş, ama onu kimseye söylemiyormuş. Bak 7 Haziran’da senin o gönlündeki aslanı kediye çevirmezsek, senin gönlündeki aslanı kediye çevireceğiz.Meydanlara çıkma demiyoruz, zaten çıkmazsan hatırımız kalır. Zavallı Ahmet hoca yetiştiremez. Bütün yükü onun omuzlarına atsan haksızlık olur. Sen meydanlara çık ki Türkiye yalancı görsün. Kendi paranla çık kendi paranla. Zaten servetiniz devletin kasasından hazinesinden daha fazla. Bizim paramızla bize hakaret mitingleri yapamazsın. Cumhurbaşkanı olabilirsin, sarayda da oturabilirsin. Bütün bunlar senin suç işleme özgürlüğünü sana vermez. Suç işliyorsun, kul hakkı yiyorsun kul hakkı. Kul hakkı yemenin cezası suçu nedir herhalde bizden iyi biliyor olman lazım. Yediğin bu kul hakkının da 7 Haziran’da bize yetki verirse, hesabını sormak inşallah.‘Kobani düşmedi ama AKP düştü düşecek’Her kuruşun hesabını soracağız. Bütçe kanunu parlamentoya geldiğinde kuruş kuruş bunların hesabını vereceksin. Ha birde unutmadan, gelmiştin ya şuralarda Antep’i, Urfa’ya dolaşırken, Kobani düştü düşecek demiştin ya… Bak Adıyaman’dan sesleniyorum, Kobani düşmedi ama AKP düştü düşecek.Ellerindeki bütün baskı imkanlarını sonuna kadar kullanıyorlar. Dün Adana Mersin’de parti teşkilatlarımız bombalandı. Allah korusun adaylarımız o saatte toplantıda olsaydı Allah korusun çok sayıda Adana, Mersin adayımız yaşamını yitirebilirdi. Bu tarafsız cumhurbaşkanı halen olayı kınamış değil, daha geçmiş olsun demiş değil. bak o terör saldırısının üzerinden 24 saat geçti, cumhurbaşkanından bir geçmiş olsun duymadım. HDP’ye yönelik bombalı alçak saldırıları kınıyorum diyememiş ülkenin cumhurbaşkanı.Çünkü onun arzuladığı şey buydu. Elbette ki onun kafasından geçen şey HDP şiddet, HDP çatışma algısı yaratmaktır. Herhalde kendisi bundan memnuniyet duymuş olacak ki kendisinden bir kınama mesajı duymadık. Ama ısrarla söylemeye devam ediyorum. Sen bütün ülkede her ili dolaşıp hepinizin cumhurbaşkanıyım 77 milyonun cumhurbaşkanıyım dedikçe insanlar artık senin bu iki yüzlü tavırlarından utanır hale geliyorlar. HDP’liler bu ülkede yaşamıyor mu? Sen hangi 77 milyonun, hangi Türkiye yurttaşlarının cumhurbaşkanısın? Demek ki sen HDP’lilerin cumhurbaşkanı değilsin. İşte biz böyle bir cumhurbaşkanı istemiyoruz. Böyle bir cumhurbaşkanını başkan olarak da görmek istemiyoruz, başkan da yaptırmayacağız. Sen bu ülkede ne başkanlık görebilirsin, ne de başkanlık sistemi kurabilirsin.Gençlik tehdit olarak görüldü’Genç arkadaşlarım, mevcut anayasada maalesef siz yoksunuz. Bugün 19 Mayıs gençlik ve spor bayramı. Cumhuriyet tarihi boyunca siz yani gençlik tehdit olarak görüldünüz. Gençleri her zaman potansiyel tehdit olarak gördüler. Biz bu algıyı değiştirmek istiyoruz. Öncelikle sadece gençlik politikalarıyla ilgilenen bir gençlik bakanlığı kuracağız. İşsizlik sorunu, resmi olarak işsizlik yüzde 10’larda görülse de Adıyaman’da işsizlik yüzde 60’dır. 10 kişiden 6’sı işsizdir genç arkadaşlarımın. Çalışanların da ya güvencesiz, ya taşeron işçidir ya da asgari ücretle kölelik düzeninde çalışıyor. Bu bir kader değil.Esnafların çiftçilerin ve hayvancıklıkla uğraşan kardeşlerimin Adıyaman’da işsiz kalmaları utançtır utanç. Bütün bu Urfa ve Adıyaman toprakları bütün Ortadoğu’yu besleyebilir. Sadece Adıyaman Urfa. Yeteri derecede sulansa ekilse biçilse. Hiçbir şey yapmasaydılar, şuradaki tütünü bitirmeseler yine sizin karnınız doyardı. Çiftçinin pamuk destekleme primleri halen yatırılmadı, yatırılmıyor. Neden biliyor musunuz? Sizin elektrik borçlarınız var ya onunla ilgili DEDAŞ şu anda bakanlar kurulunu zorluyor, bir tebliğname çıkaracaksın diyor. Desteklemeden otomatik olarak elektrik borcunu keseceğiz diyor. Yani pamuğu destekleme, size ödenmeden borçlarınıza gidecek. Hükümet de bunu seçim öncesi yapmayı riskli görüyor. O nedenle seçim sonrasında ertelemek istiyor.‘Başbakanlıkta fazla vaktin kalmadı’Eğer Ahmet hoca, bak başbakanlıkta süren de fazla kalmadı. bari çiftçiye son bir iyilik yap. Pamuk destekleme primlerini öde de bir tane iyilik yap ülkeye.Kadın arkadaşlar, erkeklerle aynı işi yaptığınız yerde bile aynı ücreti alamıyorsunuz. Her biriniz ayrı bir dert sahibisiniz? Siz çölde mi kutuplarda mı yaşıyorsunuz Allah aşkına? İnsanlık bu topraklarda var oldu. Adem Havva bu topraklarda yeryüzüne indirildi. Ama bu topraklar halen aç halen işsiz. Bunu değiştirebilmek bakış açısını değiştirmekle mümkün.Ya sarayın balkonundan penceresinden bakarsanız, ya işçinin emekçinin kalbinden bakarsınız. O zaman HDP varsa işçinin emekçinin hakkı olacak. Esnafın sesi duyulacak. Çiftçinin sesi emeklinin sesi duyulacak.Engelli kardeşlerim 12 milyonsunuz bu ülkede. Avrupa’nın nüfusundan daha fazla engelli nüfusu var bu ülkede. Hepiniz işsiz, sosyal güvencesiz, perişansınız.‘Ben de elhamdülillah bir Müslüman evladıyım’Sizler ülkenin ezilenleri, Türksünüz Kürtsünüz Sünni Alevisiniz, başı açık başı kapalısınız, cemevine camiye kiliseye gidersiniz. Ama bu ülkenin onurlu yoldaşlarısınız. Sizden istediğimiz destek HDP için vereceğiniz tek bir oy AKP’yi yıkıp AKP’nin saltanat düzenini yıkıp halk iktidarının yolunu açar. Barajı yıkacak oy belki de senin oyundur. Kararsız olan, HDP’ye versem mi vermesem mi diye düşünen kardeşlerim, belki de bir oyunuzla gücü elinizde bulunduruyorsunuz. O bir oyu, bir zarfı ezilen halktan esirgemeyin.Ben de elhamdülillah bir Müslüman evladıyım. Benim üzerimden inancımı yuhalattılar. Bu zerdüşte gelince ders verecek misiniz dediler. Kabemize kıblemize hakaret eden dinsize ders verecek misiniz dediler.Diyanet işleri başkanına defalarca çağrı yaptım. Bir Müslümana kafir diyenin günahı nedir? Açıklasın. Dinden çıkar mı çıkmaz mı? Onu bir diyanet işleri başkanı açıkla. Mercedes’in de var, herhalde artık hidayete ermişsindir. Haftalardır yalan çirkin siyaset üzerinden bunu yapıyorlar. Yüce rabbimiz herhalde kendi kelamını emirlerini tebliğ ederken, günün birinde birileri meydanlarda eline alsın, haşa pazarlamacı gibi oy istesin diye göndermedi.Kuranı kerim AKP’nin seçim kampanyasının malzemesi olsun diye indirilmedi. İnşallah halk, inançlı Müslümanlar, bu ülkede dine bağlı olanlar senin o çirkinliğine cevabı verecekler. Kuranı Kerim’i elinde sallayıp kürsüye fırlatmak neymiş onun cezasını 7 Haziran’da göreceksin. Öbür dünyada Allah bilir. Fakat kirli din pazarlığının para etmediğini göstermeniz lazım.Hepimiz inancımızla, ibadetimiz, kültürümüz, dilimizle korkmadan özgürce yaşayacağız bu ülkede. Hiç kimse aramızdaki barışı bozamayacak. Provokasyonlarının temel nedeni Türk Kürt çatışmasını yaratmaktı. Sizlerin barıştaki ısrarı bu provokasyonları boşa çıkardı. Ağrı’da Adana’da Mersin’de Türkiye’de partimize yönelik saldırılarda yapmak istedikleri buydu çok şükür boşa çıktı.‘Onun ifadesini hayal edin, gelin HDP’ye oy verin’Hep 7 Haziran akşamını hayal edin kardeşlerim. Sandıklar açıldığında onun yüz ifadesini hayal edin. Emin olun onun zulmünden bıkmış olanlar, hakaretlerinden, küfürlerinden bıkmış olanlar, her gün televizyonda onun öfkeli suratını görmekten bıkmış olanlar, 7 haziran akşamı onun ifadesini hayal edin, gelin HDP’ye oy verin gerisini bize bırakın.Önümüzde 20 gün var. Ben inanıyorum Ahmet Davutoğlu’nu da ikna edeceğim HDP’ye oy verecek. O da kararsız kalıyor artık. Şimdiye kadar kendisi AKP’liydi, bize kulak vere vere kararsız oldu. Ben diyorum ki başbakan olma ihtimalin yok. Kazansan başbakan olamazsın. Çünkü o başkan olacak. Zaten bakanlar kurulunu da toplattırmıyor. Ağız tadıyla sana iki gün başbakanlık yaptırmadı. E kaybetsen zaten istifa edeceksin.sevgili Ahmet hoca, sen bilim adamısın ortada matematik var matematik, biz kaybedersek sen de kaybediyorsun. Gel oyunu HDP’ye at, bu zulümden sen de kurtul bu ülke de kurtulsun.Ajanslar
Reklam