Türkiye'nin İlk AVM'si Yıkılıyor
Dönemin başbakanı Turgut Özal tarafından 1988’de açılan Türkiye’nin ilk alış veriş merkezi (AVM) Galleria yıkılıyor. Emektar AVM, aynı bölgede Dati Holding tarafından kurulması planlanan yeni proje kapsamında tarih olacak. Galleria’nın olduğu nokta ile arkasında yapılan deniz dolgu çalışmaları sonucu elde edilen alana otel, rezidans ve ofis gibi binalarının kurulması planlanıyor. 500 bin metre karelik alanın üzerinde kurulacak yeni projenin yüzde 40’ı yeşil alan olacak. Üç etaptan oluşan ve 5 yılda tamamlaması beklenen proje yaklaşık 1 milyar 500 bin dolara mal olması bekleniyor. 10 ayrı blok halinde hayata geçirilecek yeni projenin alış veriş kısmı 2017’de faaliyete geçmesi planlanıyor.Galleria’da henüz yıkım çalışmaları başlamazken binanın arka tarafındaki sahil kesiminde ise hummalı bir şekilde deniz dolgu çalışmaları yapılıyor. Yeni proje bu dolgu alanı ile yıkılacak Galleria’dan arta kalan kısımda yapılacak. Aralıksız çalışan iş makineleri dolgu çalışmalarını sonlandırmaya çalışıyor.Bu arada kimi vatandaşlar ise Galleria’nın yerinde kurulacak projeye tepki gösterdi. Bu tür projelerle yeşil alanların yok edildiğini dile getiren vatandaşlardan Hakan Özdemir, “Her yere inşaat kuruluyor. Bu inşaatlar nedeniyle yeşil alanlar gidiyor. Bundan dolayı şikayetçiyiz. Yeşillik çok güzel. Her yere bloklar kuruluyor. Boş alan oldu mu hemen inşaatlar kuruluyor, bloklar dikiliyor.' dedi. CHA
Prenses Diana'nın Ölümünü Duyan Kraliçe'nin İlk Sözleri: 'Biri Frenleri Yağlamış Olmalı'
İngiltere Kraliyeti biyografi yazarı Ingrid Seward'ın son kitabında Prenses Diana'nın ölümüyle ilgili Kraliçe 2. Elizabeth'in söylediği iddia edilen sözlere yer vermesi ülkenin gündemine oturdu.İngiliz Telegraph gazetesinin haberine göre, biyografi yazarı Ingrid Seward yeni kitabında, Kraliçe 2. Elizabeth’in Prenses Diana’nın trafik kazasında yaralandığı haberini duyduktan sonra ilk tepkisinin ‘biri frenleri yağlamış olmalı’ olduğunu yazdı.
Facebook Milyarderi Sean Parker'ın İnanılmaz Yaşamı
Sean Parker 19 yaşında Napster'ın kurucu ortağı olarak inanılmaz bir başarıya ulaştı ve dünyanın müzik tüketme alışkanlığını değiştirdi. 24 yaşında ise Facebook'un kurucu başkanıydı. Şuan 35 yaşında olan Sean Parker'ın tahmin edilen değer 3 milyar Dolar. Sean Parker aynı zamanda büyük bir müsrif olması ve yaptığı partilerle adından söz ettiriyor.
Reklam
Dünyanın En İyi 500 Üniversitesinde Türkiye'den Tek Okul Var
Şangay Üniversitesi’nin her yıl hazırladığı dünyanın en iyi okulları listesine bu yıl Türkiye’den sadece İstanbul Üniversitesi girebildi. 2003 yılından itibaren hazırlanan listede okulların eski öğrencilerinin aldıkları Nobel ödülleri, Doğa ve Fen Bilimleri'nde yayınlanan uluslararası makaleler ve araştırma görevlilerinin gösterdikleri başarılar dikkate alınarak puanlama yapılıyor. Bu kriterler göz önüne alındığında Harvard Üniversitesi 13’üncü kez dünyanın en başarılı okulu olarak listede ilk sırada yer aldı. Geçen senenin ilk 10 sıralaması değişmezken Stanford, MIT, Berkley ve İngiltere’den Cambridge ilk beş okul olarak sıralandı. Listenin ilk 10 sıralamasında Amerika'dan 8, İngiltere’den 2 okul yer alırken ilk 20’de ABD’den 16, İngiltere’den 3 ve İsviçre’den 1 okul dikkat çekti.Türkiye’den geçen yıl olduğu gibi sadece İstanbul Üniversitesi listeye girebilirken sıralaması 401 ile 500 arasında gösterildi.CHA
Reklam
Kızı Kaybolan Baba: 'Kızımı IŞİD'e Canlı Bomba Yapabilirler'
Adana'da kasiyer olarak çalıştığı markete gitmek için evden çıkıp dönmeyen 15 yaşındaki Tuba'nın babası Şahan Maaşoğlu kızının IŞİD'e teslim edilip canlı bomba yapılmasından endişe ettiğini söyledi.Adana Seyhan’da oturan 15 yaşındaki Tuba, çalıştığı markete gitmek için 29 Temmuz’da sabah saatlerinde evden ayrılmış ve işyerinden, ‘Evin elektrik ve su faturasını yatıracağım’ diyerek 100 lira alarak ortadan kaybolmuştu.. Kızlarının yaşamından endişe eden ailesi, polis ve Cumhuriyet Savcılığı’na kayıp başvurusu yaptı. Evden ayrılırken yanına cep telefonunu ve kıyafet almadan giden genç kızın, kandırıldığını düşünen inşaat işçisi baba Şahan Maaşoğlu şöyle dedi:“Kızım kandırıp götürenler ya satacak, ya da Suriye’ye kaçırıp IŞİD’e teslim edip canlı bomba yapacaklar. Gittikten sonra 2 kez telefonla, gizli numaradan aradı. Nüfus cüzdanını götürmediği için TC kimlik numarasını bilmiyordu, ısrarla onu istedi. Öyle olunca aklıma yurt dışına kaçıracakları geldi. Kızımı ya satacaklar, ya da IŞİD’e teslim edip canlı bomba olmasını sağlayacaklar.”“Ne olursa olsun kabülümüzsün”Kızının gittiği günden beri uyuyamadığını söyleyen annesi 47 yaşındaki Fatma Maaşoğlu ise “Nasıl gitti, kim kandırdı bilmiyorum, gizli numaradan telefonla arayıp konuşuyor, sonra da ‘anne beni kurtarın’ diyerek kapatıyor. Hayatından endişe ediyorum. Evladım, kızım, sen bizim yavrumuzsun. Birilerine kanmış, inanmış olabilirsin. Ne olursa olsun, ne yaşarsan yaşa kabulümüzdür. Yeter ki sen evine dön. Ya da nerede olduğunu belirten bir işaret ver, gelip seni alırız” dedi. DHA
Reklam
Cüneyt Çakır, Sporting Lizbon-CSKA Moskova Maçını Yönetecek
Cüneyt Çakır, Sporting Lizbon-CSKA Moskova Şampiyonlar Ligi Play-Off Turu ilk maçını yönetecek.Konuyla ilgili TFF'nin resmi internet sitesinden şu açıklama yapıldı:'FIFA kokartlı hakemlerimizden Cüneyt Çakır, Portekiz'in Sporting Lizbon ile Rusya'nın CSKA Moskova takımları arasında 18 Ağustos Salı günü oynanacak, UEFA Şampiyonlar Ligi Play-Off turu ilk maçını yönetecek.Portekiz'in Lizbon şehrindeki Jose Alvalade Stadyumu'nda TSİ 21.45'te başlayacak karşılaşmada Çakır'ın yardımcılıklarını Bahattin Duran ve Tarık Ongun yapacak. Mustafa Emre Eyisoy'un dördüncü hakem olarak görev alacağı müsabakanın ilave yardımcı hakemleri ise Hüseyin Göçek ve Barış Şimşek olacak.'
Alman Basını: Patriotların Asıl Çekilme Nedeni IŞİD ve PKK Politikası
Almanya'nın önemli gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ), patriotların geri çekilmesinin gerçek nedeninin ‘Türkiye´nin Suriye konusunda Almanya ve ABD gibi düşünmemesi’ olduğunu yazdı.Almanya, Türkiye’de konuşlu Patriot savunma sistemleri ile burada görevli 260 Alman askerini önümüzdeki aylarda çekme kararı aldı. Resmi gerekçe olarak da “Suriye’den Türkiye’ye bir saldırı tehdidinin bulunmaması” gösterildi. Almanya’nın saygın gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ), gerçek nedenin Türkiye’nin Suriye konusunda Almanya ve ABD gibi düşünmemesi olduğunu yazdı.
Reklam
New York'ta En Anlamlı Öpüşme
New York Times Meydanı'nda yaklaşık 200 çift aynı anda öpüştü. Etkinlik, İkinci Dünya Savaşı'nın bitişinin 70'inci yılını kutlaması çerçevesinde gerçekleştirildi. Ayrıca o dönemde çekilen ve ünlü olan o fotoğraf karesini yeniden canlandırdı.
Reklam
‘Erdoğan'ın 'Sistem Değişti' Sözleri Yapılan Darbenin Kabulüdür’
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye’nin yönetim sistemi değişmiştir” açıklaması gündemdeki yerini koruyor. CHP lideri Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın sözlerini, ‘darbe’ olarak değerlendirdi ve ekledi: “Evren’in darbe sürecinin aynısı. Artık yasa, Anayasa dinlemem, diyor. Çok tehlikeli bir süreç.”CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “10 Ağustos 2014 sonrası Türkiye’de yönetim sistemi bir anlamda değişmiştir. Yapılması gereken bu fiili durumun anayasal olarak kesinleştirilmesidir” sözlerini ‘açık darbe’ olarak değerlendirdi. Bunun Kenan Evren’nin darbe sürecinin aynısı olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, “Çok tehlikeli” uyarısında bulundu. CHP lideri, Hürriyet’ten Şükrü Küçükşahin'in sorularını şöyle yanıtladı:'Sıra hukuki altyapıda'“Sayın Cumhurbaşkanı’nın Rize’de sivil toplum örgütleri yöneticilerine konuşması kendisi tarafından yapılan darbenin kabulüdür. Yaptığı bu darbenin meşru bir hukuki zemine oturtulmasını istiyor. ‘Anayasa değişikliği yapılarak bunun gerçekleştirilmesini istiyorum’ diyor. Darbeci Kenan Evren’in darbe sürecinin aynısını hayata geçirmek istiyor. Darbecinin özelliği şudur: Önce darbeyi yapar, sonra onun hukuki altyapısını oluşturur. Şimdi Erdoğan da ‘Ben darbeyi yaptım, fiili bir durum oluştu, sıra bunun hukuki altyapısını oluşturmaya geldi’ diyor. Bugün Anayasa halen ortada duruyor. Bir değişiklik yok. Hepimiz ve her kurum bu Anayasa’ya uymak zorunda. Ama Cumhurbaşkanı, fiilen Anayasa’nın değiştiğini söylüyor. Bunu söyleyen kişi de bu Anayasa’ya sadakatle bağlı kalacağına şerefi ve namusu üzerine yemin etmiş kişidir.'Halkı baskılıyor, zorla kabul ettirmeye çalışıyorsunuz'Bu ülkede 70 yıldır, 1946’dan beri, demokrasi mücadelesi veriyoruz. Bütün hedefimiz daha derinlikli bir demokrasi; insan haklarına saygı, güçler ayrılığının dengeli olması, bir kişinin iki dudağına bir ülke yönetimin hapsedilmemesi... Demokrasinin varlık nedeni bunlar zaten. Halkın iradesine, onun verdiği oylara saygı duymaktır. Şimdi siz, halktan aldığınız yetki ile halkı baskılıyorsunuz, kendi söylediklerinizi halka zorla kabul ettirmeye çalışıyorsunuz.'Bu kadar açık söylememişti'Son seçimlerde doğrudan meydanlara çıktı Sayın Erdoğan, 400 milletvekili istedi, ‘Bana oy verin, başkanlık sistemini getireceğiz’ dedi. Ama bu kadar açık söylememişti. Aldığı oy yüzde 40 küsur. Bu, kendisinin kendi meşruiyetinin tartışılmasına, tartışmalı olmasına yol açtı. Çünkü seçim meydanlarına çıkarak, başkanlık istedi, vatandaş ise bunu vermedi. Vermeyince artık meşruiyeti tartışma konusu oldu. Yüzde 51 küsurdan yüzde 40 küsura düştü.'Kendi iradesini milli irade olarak tanımlıyor'Şimdi bu da yetmiyormuş gibi ‘Fiilen yönetim değişti’ diyor. Yani, ‘Ben artık yasaları, anayasayı, yargıyı, yürütme organlarını tanımıyorum, fiili bir durum oluştu, dolayısıyla artık sizin söylediğiniz demokrasi bizde yok’ diyor. ‘Anayasanın öngördüğü demokrasi bizde yoktur’ deyip kendi iradesini milli irade olarak tanımlıyor. Hiçbir vatandaşım bu tuzağa düşsün istemem. Bir kişinin iradesi milli irade olarak tanımlanamaz. Erdoğan ise kendi iradesini milli irade olarak tanımlıyor. Çok tehlikeli bir sürecin içindeyiz. Demokrasiye açıkça darbe yapılmıştır. Bu tehlike süreci umarım sağduyu ile atlatırız.'AKP'nin sessizliği üzücü'Beni üzen temel nokta, bu darbe söylemine iktidar partisinin yanıt vermemiş olmasıdır. 12 Eylül’den, 28 Şubat’tan, 12 Mart’tan, yani darbelerden şikâyet ederek iktidar olan bir siyasal hareketin Türkiye’ye yaşatılan bu darbe karşısında sesiz durması, bir anlamda kabulü, demokrasi konusunda AKP’nin sorgulanmasını zorunlu kılmaktadır. Millet de seçimlerde demokrasiye sahip çıkmalı, insan haklarına, özgürlüğüne sahip çıkmalı, hukuk üstünlüğünün yanında durmalı. Yani, bu ülkeye birinci sınıf demokrasi getireceğini vaat eden partiye sahip çıkmalı. Kimsenin inancı, kimliği, yaşam tarzı ile uğraşmayan; insanı, insan olarak kabul eden, baş tacı yapan bir siyasal partiye destek vermelidir.”
Ölümünün 38. Yıl Dönümünde "Kral Yaşıyor" mu?
Rock müziğin efsane ismi Elvis Presley bundan tam 38 yıl önce 16 Ağustos 1977’de öldü. Ölümünün ardından aslında ölmediğine dair o kadar fazla spekülasyon yapıldı ki “Elvis yaşıyor mu?” sorusu “Uzaylılar var mı?” sorusu kadar konuşulur oldu.
Reklam