Star Wars galaksisini yeniden canlandıracak gelişmeler yaşanıyor. Serinin 2016‘da çıkacak olan yeni filminden ilk fotoğraf geldi. Her Şeyin Teorisi’nde başarılı performansıyla dikkat çeken ve En İyi Kadın Oyuncu Oscar ödülüne aday gösterilen Felicity Jones’un başrolde olduğu Star Wars Rouge One, Godzilla’nın başarılı yönetmeni Gareth Edwards tarafından yönetilecek.Ayrıca yeni başlayacak serinin ikinci filminin de 2019’da gösterime gireceği açıklandı.
Yüzüklerin Efendisi serisi hepimizin beğenisini toplamış, halen de severek izlediğimiz bir klasik. Filmde kullanılan birçok mekanın aslında Romanya'da bulunduğunu öğrenmek de bizleri oldukça şaşırttı..Sanırım gezi planlarına Romanya'yı eklemek şart olacak..
Erzurum'un Şenkaya ilçesinde PKK mensuplarıyla çıkan çatışmada ağır yaralanan köy korucusu, kaldırıldığı hastanede şehit düştü.Akşar-Göle karayolunun Aydoğdu Mahallesi Eskiyayla mevkisinde sabah yol kesip yolcu otobüsünü yakan ve minibüs sürücüsünü öldüren PKK'lılarla çıkan çatışmada yaralanan köy korucusu Yakup Aktürk, Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki müdahalesinin ardından Atatürk Üniversitesi Yakutiye Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi.Aktürk, buradaki müdahaleye rağmen kurtarılamadı.Sputnik News
Milli sporcumuz Aslı Çakır Alptekin'in 2012 Londra Olimpiyatları'nda 1500 metre koşu yarışında kazandığı altın madalya doping yaptığı gerekçesiyle geri alındı. Alptekin'e 8 yıl spordan men cezası verildi...
Görünüşe bakılırsa, susamış bu kelebeklerin ferahlaması için mümkün olan tek seçenek kaplumbağaların gözyaşlarını içmekti. Bu fotoğraf, bilim için özellikle sahnelenmiş bir fotoğraf değil. Gözyaşı içmek, kelebeklerin besin ve nem elde edebilmelerini sağlayan çeşitli yollardan biri olsa da bu durum oldukça nadir ve olağanüstüdür.
2001 Pekin Üniversite Yaz Oyunları'nda 1500 metre birinciliği, 2002 Avrupa Atletizm Şampiyonası'nda altın madalya, 2003 Paris Dünya Atletizm Şampiyonası'nda gümüş madalya gibi müthiş başarılar elde ederek Türk spor tarihine geçen Süreyya Ayhan, 2004 Atina Olimpiyatları öncesinde sakatlandığını açıkladı. Ardından sakatlık sürecinde dopingli madde kullandığı ortaya çıkan ve süreci iyi yönetemeyen Ayhan çalkantılı bir döneme girdi. Bir türlü kendini aklayamayan ve gittiği her kapıdan geri dönmek zorunda kalan Süreyya Ayhan ömür boyu men cezası aldı.
Büyük Marmara depreminin üzerinden 16 yıl geçti. Hayaller, umutlar ve mutlulukları da beraberinde yıkan depreme 8 yaşında tanık olan üyemizden gelen yazı: İzmit'e daha 2 hafta önce gelmiştik. Hem evi düzenlemeye hemde yavaş yavaş etrafı öğrenmeye başlamıştık. Kurak iklimden gelen bizim için İzmit hem imkanları olan hem de vakit geçirebileceğimiz bir şehir olmuştu. Belki de babamın memuriyet hayatı boyunca en severek çalıştığı yerlerden biriydi. Aile olarak bizde benimsemiştik, şehir çok hoşumuza gitmişti. Hatta kardeşimle biz burada kalırız, üniversite okuruz hesapları yapıyorduk. Ama o hesapların hepsi 17 ağustos gecesi degişti.16 Ağustos Gecesi - Depremden 6 saat ÖncesiDedim ya yeni taşındık. Eşyaların yarısı açılmış yarısı kapalı, kolilerde duruyor. Dışarıda hava sıcak ama bu sefer çok farklı. Her gece erkenden uyuyan ben o gece uyuyamadım. Babam kalktı atariyi kurdu. Karşılıklı oyun oynadık, girdik çıktık ama o içimdeki stres bir türlü geçmedi. Annem uyudu, kardeşim uyudu, babam uyudu ama ben hala ayaktayım. Oyunlar bitti televizyonu atariyi kapattım ve oturduğum yerde uyuyup kalmışım.Gözlerimi açtığımda binanın çatırdama sesleri geliyordu. O zaman 8 yaşında bir çocuk olarak bana oyun gibi gelmişti ama öyle olmadığını vitrinin üzerime devrilmesiyle anladım. Babam hemen annemi ve kardeşimi almış evin güvenli bir yerine geçmişti. Benim üzerime vitrin devrilmiş korku ve acıyla ağlıyordum. Diz kapağımdan aşağısı uyuşmaya başlamıştı, sallanan ve çatırdayan bina korkumu daha da artırmıştı. Babam nasıl geldi o vitrini nasıl kaldırdı hiç hatırlamıyorum. Bir ara camdan dışarı baktık. Karşımızdaki iki bina resmen sallanıyordu. Her sallanma sırasında camlar patlıyor, çığlıklar, bağrışmalar hepsi birbirine karışıyordu. Deprem bitti.. 45 saniye sürdü. O kadar uzun bir 45 saniye oldu ki 45 yıl gibi geldi içerideki bizlere. Elimize ne gelirse alıp üzerimize geçirmiş ve hemen dışarı çıkmıştık. Bütün mahalle aşağı inmiş ama gelmeyenler de vardı. Sonra anladık neden gelmediklerini. Gelemediler, çünkü o enkazın altında kalmışlardı. Hayalleri, çocukları, düşünceleri kendileri. Ama bize hiç söylemedi büyükler. Bütün çocukları parka götürdüler.Herkes toplanmış kimi ağlıyordu kimi bağırıyordu. Komşular birbirini teselli etmeye çalışıyor birbirini hiç tanımayan insanlar kucaklaşıyordu.Bir gün geçti, iki gün geçti, üç gün geçti ama kimse gelmedi. Sonra Kızılay geldi bir çadır kurdu. Büyükler tüm çocukları çadıra yerleştirdi kendileri dışarıda kaldı. Hiç unutmuyorum çadırın köşesindeki yatağı görünce ağlamıştım. Benim yatağımın rengindeydi. Annem hemen çadırın dışında kardeşim yanımdaydı. Babam memur olduğu için arama kurtarma çalışmalarına katılmıştı. İlk gece çadırdaki yatağa yattığımda bacaklarımda vitrinin ağrısı, aklımda evin yıkılıp yıkılmadığı, nerede kalacağımız hepsini düşündüm. Arabası olanlar arabalarına binip akrabalarının yanına gitti. Biz kaldık. Araba yoktu. En yakın akraba 12 saat uzaktaydı. Bir hafta sonra amcam nasıl geldiyse o geldi ve bizi aldı götürdü. Terminalde babama sorduğum soruyu hatırlıyorum. Baba biz gidiyoruz, ama hadi bir daha deprem olursa sende bizimle geleceksin değil mi? Sende gel diye diye ağlayarak gittim.Amcam gelene kadar bir hafta nasıl geçti orada biliyor musunuz? Tüpraş patlayacak dediler hepimiz dağlara kaçtık. Halbuki Tüpraş patlasa haritada İzmit diye bir şehir olmayabilirdi. İlk üç gün aç geçti. Biraz un ve yağ ile ufak hamur kızartmaları yapmışlardı. Onları yedik. Daha sonra bir otobüs ekmek geldi. O ekmekleri sırayla ve ihtiyacı olana vermiyorlardı. Arabaya asılıp sürünenler zorla bir ekmek alıp dönüyordu. Arabaya asıldım baya sürüklendim ama o bayat ekmeği aldım. Bir ekmek koşa koşa getirdim anneme verdim. Böldü bölüştürdü kimsenin gözü kalmasın, açlık çekmesin diye yettiği kadar verdi. Depremde okul gitti. Gittim bir sene köyde okudum akrabalarımın yanında. Babamda zaten daha fazla durmadı. Başka bir ile atandı. Bu yazıyı yazmaktaki amacım kimseyi eleştirmek ya da aşağılamak değil. Ama depremi yaşayanların yanında 'Ben internet paketim bittiği için üzülürüm' demeyin. Yaşamadıysanız saygı sınırlarını zorlamayın. O depremde kimin ne yaşadığını bilemezsiniz. Hangi annenin babanın nelere katlandığını bilemezsiniz. Bilenler vardır belki o dönemde İzmit'te bir buz pateni pisti vardı orası hep ceset doluydu. Bu depremi sadece yaşayanlar, kaybedenler bilir. Birisi çıkar bir laf söyler ömrünüz boyunca onun altından kalkamazsınız. Yaşamadıysanız klavyeden yorum yapmayın.Saygılar, Sevgiler
Fenerbahçe resmi internet sitesinden satılan kombine biletlerin rakamı açıklandı.Fenerbahçe resmi internet sitesinden yapılan açıklamaya göre Sarı Lacivertliler, 37 bin 589 adet kombine sattı. Yönetim bu rakamın 40 bine çıkacağına inanıyor.İşte yapılan açıklama;'Kulübümüzün Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı 2015-2016 sezonu kombine kartlarına taraftarlarımızın yoğun ilgisi devam etmektedir.Bugün (17.08.2015) itibariyle toplam 37.589 adet kombine satılmıştır.Kamuoyunun bilgisine sunarız.'
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, hükümeti kurma görevini CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na vermesini beklediklerini bildirdi. Grup Başkanvekilleri Levent Gök ve Özgür Özel de, Davutoğlu'nun Bahçeli görüşmesi sonrası kurabileceği bir hükümet seçeneğinin kalmadığını belirterek, Davutoğlu'nun görevi bir an önce iade etmesini istediler. Haluk Koç, yaptığı yazılı açıklamada, AK Parti Genel Başkanı Davutoğlu'nun Anayasa’nın 109'uncu maddesi gereği 9 Temmuz 2015'te kendisine verilen hükümeti kurma görevini yerine getiremediğinin anlaşıldığını belirtti.Koç, 'Bu sebeple kendisinin teamüllere uygun bir şekilde görevi Cumhurbaşkanı'na iade ederek demokratik meşruiyete ve milli iradeye saygısını göstereceğine inanıyor, daha sonra Cumhurbaşkanı’nın görevi Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na tevdi etmesini bekliyoruz' ifadelerini kullandı.
Manchester United ve Chelsea efsaneleri Rio Ferdinand ve Didier Drogba; Robin Van Persie, Gareth Bale, Raphael Varane, Jesé Rodriguez ve Isco, Philipp Lahm ve David Luiz'in yer aldığı video da futbolcular ayaklarıyla çöp kutusuna basket atmaya çalışıyorlar.
Yürümekle yollar aşınmıyor; 'murat__murat' nickinden adının Murat olduğunu tahmin ettiğimiz eleman bir arkadaş bulma uygulamasından karşı cinsten birisine yürümüş. Yürüdüğü kişi de fotoğrafını kullandığı Khaleesi'nin rolüne bürününce bu komik diyalog ortaya çıkmış 😁Not: Game of Thrones dizisi için spoiler içerir.
Mantar tıpalar hayata kolaylaştırmak ve güzelleştirmek için mi üretiliyorlar yoksa? Daha önce de mantar tıpaları ile hayatınızı kolaylaştırabilecek ürünler yapılmasını anlatan bir video yayınlamıştık. Burada da aynı mühendislik harikası ürün ile farklı şekillerde ürünler çıkarabilir ve evinizi güzelleştirebilirsiniz. Muhtemelen en şirini de buzdolabı magneti...
Önce Marmara Adası'nı bilmeyenler için bir özet geçelim.Marmara Adası; Marmara Denizinde Balıkesir'e bağlı Marmara Adalarının en büyüğü ve merkezidir. Merkez dışında 5 yerleşim yeri daha bulunmaktadır. ( Çınarlı, Gündoğdu, Topağaç, Asmalı, Saraylar)