Bahçeli: 'Erdoğan Demokrasinin Ruhuna Kastediyor'
MHP lideri Bahçeli, Davutoğlou-Kılıçdaroğlu görüşmesi öncesi açıklamalar yapan Cumhurbaşkanı’nı eleştirdi; “Kurulması an meselesi bir koalisyon hükümetini dinamitleyerek seçimlerin yenilenmesine çalışmak milli iradeye savaş açmakla özdeştir” dedi. Erdoğan'ın tutumu için 'Erdoğan mutlaka ıslah olmalı, şahsına çeki düzen vermelidir' diyen Bahçeli, 'Koalisyon buluşmasının arifesinde Erdoğan'ın üçüncü muhatap olarak devrede olması demokrasinin ruhuna kast etmektir' ifadesini kullandı. Yazılı bir açıklama yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cuma günü yapılacak Başbakan Ahmet Davutoğlu ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu görüşmesi öncesi açıklamalar yapan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı sert sözlerle eleştirdi.Bahçeli, “Önemli koalisyon buluşmasının arifesinde Erdoğan’ın üçüncü muhatap olarak devrede olması demokrasinin ruhuna kast etmektir. Hükümeti kurma görevi Sayın Davutoğlu’ndadır. En güçlü ve muhtemel koalisyon ortağı olarak da CHP ön plandadır. AKP-CHP arasındaki görüşmeleri sabote etmek, kurulması an meselesi bir koalisyon hükümetini dinamitleyerek seçimlerin yenilenmesine çalışmak milli iradeye savaş açmakla özdeştir” dedi.MHP lideri ayrıca, “Eğer ki, Erdoğan’ın telkin ve tavsiyesiyle Sayın Davutoğlu’nun partimizi ziyareti planlanıyorsa, bilinsin ki, bu danışıklı dövüş şeklindeki görüşme düşüncesi cevap bulmayacak ve gerçekleşmeyecektir” diyerek olası bir görüşmeye de kapıları kapadı.Bahçeli’nin açıklamalarından satır başları şöyle:“Erdoğan'ın sözleri baştan sona bir itirafnamedir”“Süreç ihanetinin terör örgütü PKK’ya sağladığı imkan ve kolaylıklar, teröristlerle yürütülen pazarlıkların milli bünyemizde açtığı derin yaralar nihayetinde ülkemizi yönetilemez hale getirmiştir. Bu yalın gerçeği herkes görmeli ve kabullenmelidir. PKK’ya verilen onca taviz bu kanlı cinayet örgütüne alan açmış, cesaret vermiş, dağ ve şehir kadrolarını tahkim ederek alçakça şımartmıştır. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, kaçak saraydaki 8. Muhtarlar Buluşması’nda yaptığı esef verici, her açıdan talihsiz konuşması tavizkar politikaları ilk elden teyit ve ilan etmiştir. Erdoğan’ın, ‘Bundan sonra ne devletin, ne hükümetin vereceği bir taviz, atacağı bir adım yoktur. Çünkü yapılması gereken her şey yapılmıştır’ sözleri baştan sona itirafname şeklinde okunmalıdır. Yine Erdoğan’ın 28 Şubat 2015 tarihinde, Suudi Arabistan ziyaretine çıkmadan evvel PKK’yı ima ve işaret ederek söylediği, ‘Ne istendi de verilmedi’ beyanı henüz akıllardan çıkmayacak kadar tazedir.”“Başlıca aktör Erdoğan”“Brüksel’den Oslo’ya kadar terör örgütüyle yapılan çok sayıda pazarlıklar, Öcalan’ın özgürlüğünden üniter yapının yıkılıp eyalet sistemine geçilmesine dönük vaatler AKP’nin kirli sicilinin sorgulanması gereken noktalarıdır. Ve bunların hepsinde Recep Tayyip Erdoğan başlıca aktör olarak yerini almıştır.”“Davutoğlu Erdoğan’ın tesir alanından çıkmalı”“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmiş hatalarından ders almak ve dahası Anayasal sorumluluklarına harfiyen uymak yerine hala tahrik edici bir üslûpla gündem mimarisine özenmesi yadırgatıcı olduğu kadar fahiş bir yanlıştır. AKP’nin bir Türkiye partisi haline gelmesi, her şeyden önce Erdoğan’ın gölgeli ve arızalı mizaç ve yönlendirmesinden arınmasına bağlıdır. Sayın Davutoğlu’nun Erdoğan’ın tesir alanından çıkması, bağımsız ve kendi ayakları üzerinde durması partisinin hükmü şahsiyetine saygısının bir gereği olmasının yanı sıra AKP’ye oy veren kardeşlerimize bağlılığının da bir mükellefiyetidir.”“Mutlaka ıslah olmalı, şahsına çeki düzen vermeli”“Türkiye yakılıp yıkılırken Erdoğan’ın koalisyon bilirkişisi gibi ahkâm kesmesi, yetki ve görev sınırlarından üst üste taşması kabul ve izah edilemeyecek bir edep noksanlığıdır. Erdoğan’ın AKP’ye atfen söylediği, ‘Kendi ilkeleriyle karşı düşüncenin örtüşmesi lazım, herhalde örtüşmüyorsa intihar edecek hali yoktur’ ifadeleri açıkça tarafsızlığını ihlal ve yok sayan bir Cumhurbaşkanı’nın sorumsuzca açıklamasıdır. 20 Temmuz’dan buyana geçen üç haftalık sürede 36 vatan evladının şehadetiyle milli yürekler kavrulmuşken, Erdoğan’ın siyasi ikbal ve seçim hesabı yapması bu aziz ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür. Erdoğan mutlaka ıslah olmalı, şahsına çeki düzen vermelidir.”“Erdoğan'ın üçüncü muhatap olması demokrasi ruhuna kast etmektir”“AKP-CHP arasında süren ve yarın saat 14.00’te yapılacak önemli koalisyon buluşmasının arifesinde Erdoğan’ın üçüncü muhatap olarak devrede olması demokrasinin ruhuna kast etmektir. Hükümeti kurma görevi Sayın Davutoğlu’ndadır. En güçlü ve muhtemel koalisyon ortağı olarak da CHP ön plandadır. AKP-CHP arasındaki görüşmeleri sabote etmek, kurulması an meselesi bir koalisyon hükümetini dinamitleyerek seçimlerin yenilenmesine çalışmak milli iradeye savaş açmakla özdeştir. Siyasi normalleşmenin önünde en büyük kasis ve engel şeklinde duran Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın buna hiç hakkı yoktur.”“Susması ve seviyeli davranması en doğru seçenektir”“AKP, bir kişinin pençesine düşmüş, bir kişinin koyu vesayetine mahkum edilmiş bir parti olmamalıdır. Buna en başta Sayın Davutoğlu itiraz etmelidir. Anayasa’nın 116. Maddesiyle ilgili esneme payının olmadığını, hükümet kurulmasıyla ilgili sürenin azaldığını belirli aralıklarla iddia eden Erdoğan’ın susması, seviyeli davranması en doğru seçenektir. Kaldı ki, Anayasa’nın mezkur maddesi kesin bir hüküm olmayıp, gerektiği ve takdir edildiği durumda uzayabilecek, sonuç itibariyle Türkiye hükümetsiz bırakılamayacaktır.”“İster reform ister restorasyon, hemen bir koalisyon şart”“Milliyetçi Hareket Partisi AKP ile CHP’nin, Türkiye’nin bu ateşle çevrili ortamında; ister reform veya icraat, isterse de restorasyon hükümeti olsun hemen bir koalisyon kurmalarını şart görmektedir. Bu tarihi demokrasi vazifesinden ne AKP ne de CHP kaçmamalı, gevşekliğe ve bozgunculuğa prim vermemelidir. Eğer ki, Erdoğan’ın telkin ve tavsiyesiyle Sayın Davutoğlu’nun partimizi ziyareti planlanıyorsa, bilinsin ki, bu danışıklı dövüş şeklindeki görüşme düşüncesi cevap bulmayacak ve gerçekleşmeyecektir. Sayın Davutoğlu, muhataplarıyla siyasi bagajlarını atarak temas ve diyaloglarını güçlendirmeli ve de CHP’yle koalisyonu yarın, değilse bile Cuma namazını müteakip kurmalıdır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin samimi beklentisi budur.” Ajanslar
Reklam
Hayal Dünyası Zengin Erkeklerin Sığırlıklarına Karşılık Almayı Umdukları Cevaplar
Erkeklerin kadınları etkilemek için yaptıkları bazı hareketler, doğadaki çoğu hayvanın çiftleşmek için yaptığı kurlardan bile ilginç olabiliyor. İşin en enteresan kısmı ise onlara bu hareketleri yaptıran motivasyon. Çoğu zaman 'YA SEN SALAK, SEN SIĞIR, SEN BU HAREKETİNE KARŞILIK NE YAPMAMI BEKLİYOSUN ŞİMDİ YA' diye cinnet geçiresi geliyor insanın. Muhtemelen saçma sapan hareketlerine karşılık şu tarz karşılıklar bekliyorlar;
Karaya Çıkan Mültecilerin Sahilde Yoga Yapan Kadınları Şaşkına Uğratması
Bodrum'da gerçekleşen olayda, lastik botları batan 10 mülteci karaya çıkmak zorunda kaldı. Karaya çıktıkları yerde ise yoga yapan kadınların bulunması üzerine ilginç görüntüler ortaya çıktı. Daha önce de Miami'de buna benzer bir olay yaşanmış ve göçmenler çekim sırasında karaya çıkmışlardı. O anları da buradan izleyebilirsiniz.
Reklam
Bir Oğlu Asker, Bir Oğlu Polis, Bir Oğlu YPG'li  Anne
Mürşitpınar Sınır Kapısı’ndan geçişlerine izin verilmeyen cenazeler için ailelerin başlattığı nöbette yer alan anne Ayşe Aygün, “Bir oğlum asker, bir oğlum polis ve bir oğlum da IŞİD’e karşı savaşta şehit. Asker oğlum Tokat’ta. Polis olan Van’da. Kardeşi kardeşe vurduruyorlar. Oğlumun cenazesini vermiyorlar. Cenazelerimize eziyet ediyorlar' diyor.
Reklam
Nusaybin'de Özel Harekat Polislerinden Gazetecilere Saldırı Kamerada
Mardin'in Nusaybin İlçesi'nde Hükümet Konağı önünde nöbet tutan polislere el bombası ve uzun namlulu silahlarla düzenlenen saldırıda 2 polis yaralandı. Hastane önünde görüntü almaya çalışan gazetecilere yapılan saldırı nedeniyle 2 gazetecinin de yaralandığı belirtildi. TGC Yönetim Kurulu özel harekat polislerinin Doğan Haber Ajansı (DHA) muhabiri Ahmet Akkuş ile Anadolu Ajansı (AA) muhabiri Arif Altunkaynak’a saldırmasını kınadı. Artan terör olaylarını da kınayan TGC Yönetim Kurulu’nun açıklamasında “Bugüne kadar sürdürülen ‘gazeteciye yönelik polis şiddetine cezasızlık’ politikasından vazgeçilmesi için iktidarı ve Meclis’i göreve çağırıyoruz” denildi.
Denize Düşmek Üzere Olan Otomobile 'Türk Usulü' Kurtarma
İstanbul Beşiktaş'ta, el freni çekilmeden park edilen otomobil geriye giderek denize düşme tehlikesi geçirdi. Gövdesinin yarısı denizde yarısı sahilde kalan otomobilin düşmesini önlemek için vatandaşlar yoğun çaba sarf etti. Bir turiste ait olduğu belirtilen otomobili kurtarma çalışmaları sırasında da ilginç görüntüler ortaya çıktı.
Reklam
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
Diyarbakır'ın merkeze bağlı Özerkli Köyü Jandarma Karakolu'na PKK'lı teröristler tarafından roketatarlı ve uzun namlulu silahlarla düzenlenen saldırı sonrası çıkan çatışmada bir Jandarma uzman çavuş ağır, dört jandarma eri ve bir köy korucusu hafif şekilde yaralandı. Genelkurmay'dan yapılan açıklamada 'Jandarma uzman çavuşumuz kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur' denildi...
Reklam
GQ Dergisine Göre 2015 Yılının En Tarz 20 Erkeği
ABD'de erkekler için yayımlanan aylık bir dergi olan GQ, moda, tarz, kültür, yiyecek, sinema, spor, cinsellik, müzik, seyahat, teknoloji ve kitaplar ile ilgili konulara odaklanmaktadır. ABD dışında 18 ülkede daha yayımlanan dergi, listeyi belirlerken giyime ve tasarımcıya harcanan para yerine, kendine has bir tarzı olan ve bunu güvenle gösteren ünlüleri dikkate aldıklarını söyledi. İşte GQ dergisine göre 2015 yılının en tarz 20 erkeği...
Fikret Otyam İz Bırakan Aydınlar Mezarlığı'na Defnedildi
Böbrek yetmezliği nedeniyle 89 yaşında hayatını kaybeden ressam, gazeteci ve yazar Fikret Otyam'ın cenazesi, vasiyeti üzerine İlhan ve Turhan Selçuk kardeşlerinde mezarlarının bulunduğu Nevşehir'in Hacıbektaş ilçesinde bulunan Çilehane bölgesindeki Aydınlar Mezarlığında toprağa verildi.Otyam, Derdiyokların Ali tarafından seslendirilen 'Türkülerle gömün beni' türküsü eşliğinde defnedildi. Törende ayrıca Hüseyin Turan'da barok seslendirdi.
"Sağlıkçılar Şiddet Görüyor Hükümet İzliyor"
Genel Sağlık-İş Sendikası Başkanı Zekiye Bacaksız, Bursa İnegöl Devlet Hastanesi psikiyatri servisinde çalışan sendika üyeleri doktor Kadir Çağıl Doğan’ın bir hasta tarafından rehin alınması olayına tepki gösterdi.
Reklam