Antalya Büyükşehir Belediyesi'nce bu yıl 29 Kasım- 6 Aralık tarihleri arasında 52'ncisi düzenlenecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin adından 'Altın Portakal' tamlaması kaldırıldı. Cannes Film Festivali'nin ödülü Altın Palmiye, Berlin Film Festivali'nde en iyilere verilen Altın Ayı ve Venedik Film Festivali'nin en büyük ödülü Altın Aslan'ın festival adında yer almaması, buna gerekçe gösterildi.Antalya'da 1950'li yılların ortalarında, Aspendos Antik Tiyatrosu'nda düzenlenen konserler ve tiyatrolarla temeli atılan festival, 60'lı yılların başına kadar şenlik havasında devam etti. Şenlikler Dr. Avni Tolunay'ın 1963 yılında Belediye Başkanı olmasıyla, sinemayı da bünyesinde alarak Antalya Altın Portakal Film Festivali'ne dönüştü. Festivalle birlikte kent için o dönem başlayan amblem arayışında Antalya'nın portakalı, denizi, tarihsel öğeleri Venüs heykeliyle bütünleştirildi ve portakal sadece ödülde kalmadı, film festivaline de adını verdi.
Türkiye sinemasının efsanevi kadın oyuncularından Ayşen Gruda, ülkedeki çatışma ortamının son bulması çağrısı yaparken, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a da oldukça ilginç bir çağrıda bulundu: “Bir kahkaha atsın veya bir kedi alsın.”
Kısa saçın her kadına yakışmadığı gerçeği var, yakıştığındaysa şimdiye kadar niye denememişim ki dedirtebilir. İşte bir kez yakıştığında her biri kısa saçlı prenseslere dönüşen o ayrıcalıklı kadınlar...
Amerika Birleşik Devletleri'nde en prestijli askeri okullardan West Point'te mezuniyetlerini kutlayan öğrencilerin yastık savaşında 30 kişinin yaralandığı bildirildi.
New York Times Editoryal Kurulu, “Yabancı gazeteciler ateş altında” başlığı ile yazı yayınladı. Son dönemde çeşitli ülkelerde yabancı gazetecilerin gözaltı alınması ve yargılanmasına tepki gösteren gazete, Mısır, Azerbaycan ve Türkiye’de bazı örneklere dikkat çekerek uluslararası toplumdan “daha güçlü” bir tepki isterken dünya liderlerinin de “ciddi kaygı”yı ifade eden açıklamalarla yetinmeyip “kıyameti koparmalarını” gerektiğini savundu.
Suriyeli sığınmacılar sorunu Ankara'da düzenlenen kadın konferansının da gündemindeydi. Bodrum'da yaşanan faciayı hatırlatan Başbakan Ahmet Davutoğlu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin tutumunu eleştirdi. '5 daimi üye olan bitene karar veriyor ama Suriye'de Irak'ta olanın bedelini ödemiyorlar, komşusu olarak biz ödüyoruz' dedi. W20 Türkiye Konferansı'nda konuşan Davutoğlu:'Neden bu kadar fazla siyasi sıkıntımız var? Mesela Suriye'de, Irak'ta neden bu sıkıntılar var? Çünkü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi bir karar almayı başaramadı, doğru kararları, gerekli kararları doğru zamanda almayı başaramadı. Çünkü 5 tane daimi üye, BM Güvenlik Konseyi'nde neyin olup biteceğine karar veriyordu. Evet, biz münferit devletler olarak bu ülkelere saygı duyuyoruz. Ama Suriye'de ve Irak'ta olup bitenin bedelini onlar ödemiyor, biz ödüyoruz. Suriye'nin komşusu olarak biz ödüyoruz bu bedeli. 2 milyon sığınmacı o P5 ülkesine gitmiyor, onlar Türkiye'ye geliyor, Lübnan'a, Ürdün'e gidiyorlar. Ancak bu 5 tane ülke, her şeye karar veriyor ve komşu ülkeler sadece o ülkeden kaçıp gelen insanları barındırmak için mülteci kampları inşa edebiliyor. Bu önemli bir husus. Bunun takipçisi olmamız lazım. Çünkü kapsayıcılık dediğimiz zaman kapsayıcılık en iyi kavramdır. Bunun altını çizmek istiyorum. Kapsayıcı bir çözüm süreci olmak durumunda BM sistemi içerisinde barış çalışmaları kapsayıcı bir sistemle gitmeli.' ifadelerini kullandı.Konuşmasında tarihi bir etkinlikte bir araya geldiklerini dile getiren Davutoğlu, “Öncelikle zihniyet değişikliğinden bahsediyoruz. Biz zihniyeti değiştirmeden tarihin akışını değiştiremeyiz ve konulara temel yaklaşımımızı, tarih içerisinde kadının yerini nasıl değerlendirdiğimizi değiştirmeden toplumsal cinsiyet eşitliğini ele almak mümkün olmayacaktır” ifadesini kullandı.“G20 küresel ekonomilerin itici gücü. Bu platformda dolayısıyla kadının var olmaması bu zihniyetin devamı, eski zihniyetin sürdürülmesi anlamına geliyor” diyen Davutoğlu, şöyle devam etti:“Yani 'sadece erkekler karar verebilir' anlayışının devamı. Bu girişimle biz bu anlayışta ve zihniyette radikal değişiklik yapmak istiyoruz. Kadın ve erkek Allah tarafından yaratılmış eşit varlıklardır ve aynı hak ve sorumluluklara sahiptir. Kadın ve erkek, aynı yetkilere veya insanlığın geleceği açısından aynı güce sahiptir. Bununla birlikte bir diğer önemli nokta da şu; genellikle kadınlar, birçok şeyin bedelini ödüyor. Örneğin erkeklerin almış olduğu kararların bedelini kadınlar ödüyor, savaşların kurbanı oluyorlar. Çocuklarına bakmak durumunda kalıyorlar, yetimlerine bakmak durumunda kalıyorlar, savaşlar neticesinde.”“Bir ülkedeki mutluluk o ülkenin kadınlarının yüzünden okunur”Bir ülkenin halkının mutluluğuyla ilgili iki gösterge bulunduğunu, bunlardan birinin havalimanlarındaki hareketlilik bir diğerinin ise kadınların yüzündeki tebessüm olduğunu anlatan Davutoğlu, şunları kaydetti:“Bir ülkeye gittiğinizde havalimanına bakın. Havaalanı dinamikse, canlıysa, hareket ediyorsa, insanlar gelip gidiyorlarsa o zaman o ülkede istikrar vardır, refah vardır ve bir ikinci gösterge o ülkenin kadınlarının yüzlerindeki ifadedir. Eğer kadınlar o ülkede gülümsüyorsa, eğer o ülkenin sokaklarında yürüdüğünüzde kadınların yüzüne baktığınızda, kadınların yüzünde tebessüm varsa ve daha iyi dünya ümidiyle yaşıyorlarsa emin olabilirsiniz ki ki o ülke mutlu bir ülkedir. Refah dediğimiz zaman sadece havaalanı, elektrik ve diğer imkanlarla bunu ölçmek mümkün değil, mutluluğun o ülkenin kadınlarının yüzünden okunur halde olması gerekiyor.”AA ve CNN Türk
Beşiktaş Sportif Ürünler Sanayi ve Ticaret A.ş tarafından ürün sayımı yapması için görevlendirilen şirket, Kamuyu Aydınlatma Platformu'na dün ilginç bir açıklama yaptı. Bu haberlerin ardından Beşiktaş, resmi sitesinden belge ile bu haberi yalanladı.
Neden ‘Ey Batı’ diyoruz da ‘Ey Suudi’ demiyoruz?O Suudi Arabistan ki...-Paraya para demiyor.-Petro dolarlarını Amerikan bankalarına yığınak yapıyor.-Hanedan üyeleri lüks ve şatafat içinde...-Bizdeki Saray'ı solda sıfır bırakan saraylarda keyifler çatılıyor.İşte bu Suudi Arabistan...Kapılarını sımsıkı kapatmış, tek bir zavallı mültecinin bile ülkesinin kapısından yanlışlıkla geçmesine izin vermiyor.Üstelik bu Suudi Arabistan...
Türkiye - Suriye sınırında IŞİD'le bağlantılı kaçakçılarla çıkan çatışmada kaybolan ve örgütün elinde olduğu anlaşılan Türk askerinin hayatta olduğu bildirildi. Hürriyet gazetesinden Uğur Ergan'ın haberine göre, güvenlik kaynakları, kaçırılan Sefer T.’nin ayağından yaralı olduğunu ve Halep yakınlarında IŞİD’e ait bir hastanede tedavisinin yapıldığına dair istihbarat alındığını söyledi.Aynı kaynaklar, IŞİD’in, askeri kontrolü altında tuttuğu Musul kentine götürme planı olduğuna dair istihbarat alındığını, ancak bunun tam olarak teyit edilemediğini belirttiler.Bölgedeki askeri kaynaklar da, kayıp askerin Musul’a götürüldüğüne dair bir bilgiye henüz ulaşılamadığını söyledi. Yetkililer, askerin sağ olarak kurtarılması için girişimlerin devam ettiğini, IŞİD’le bir takas pazarlığının olmadığını kaydettiler. IŞİD’le bağlantılı bazı sosyal medya hesaplarında ise örgütün, ellerindeki askerin serbest bırakılması için Türkiye’den IŞİD’le mücadele koalisyonunundan çıkmasını istediğine dair beyanların yer alması dikkat çekti.IŞİD bağlantılı kaçakçılar ile Kilis’in Merkez Yavuzlu köyü sınırındaki Şehit Mehmet Piyade Hudut Karakol Komutanlığı’na bağlı devriye görevi yapan askerler arasında geçen salı günü çatışma çıkmış, bu çatışmada Er Yusuf Beylem şehit olurken, Sefer T. isimli askerin ise kaybolduğu anlaşılmıştı. Bir süre sonra ise Sefer T.’nin IŞİD tarafından kaçırıldığı ortaya çıktı.Askerin sağ olarak kurtarılması için MİT’in de devrede olduğu ve bölgede yerel kaynaklar üzerinden girişimlerin yapıldığı belirtiliyor.
Ten Second Songs adıyla Youtube ' da geniş bir hayran kitlesi yaratan Anthony Vincent ,şarkı süresince yaptığı farklı yorumlarla ilgiyi çekmeyi başarıyor.Şimdi en beğenilen videolarından bazılarını dinleme zamanı.
800 bin sığınmacı alacağını açıklayan Almanya'ya dün gece de Avusturya ve Macaristan'dan 2 bin sığınmacı daha geldi. Münih'e gelen sığınmacılar, oradan da eyaletlere dağıtılıyor.Macaristan’dan Almanya’ya, göçmenlerin yolculuğu sürüyor. Aralarında çok sayıda kadın ve çocuğunda bulunduğu göçmenler Münih’te sevgi gösterileri ile karşılandı.Bazıları Almanya’daki aile ve akrabalarına kavuşmanın mutluluğunu yaşadı, kimisi ise Alman Başbakan Merkel’in posterlerini taşıyarak hükümete teşekkür etti.
Pentatonix grubu için belki de ne söylesek azdır. Akapella tarzının hayatımıza girişiyle birlikte bizlere eşsiz güzellikte çalışmalar sunan grup her defasında kendilerine bir kere daha hayran bıraktılar. Sonunda kendi single parçalarını da çıkaran grup bu işte ne kadar iyi olduklarını dosta düşmana duyuruyorlar.
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler... Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
Türk kebapçıda olay çıkartıp bağıran kadına en büyük dersi yine kendisi verdi. Verdiği siparişi beğenmeyen ve istemediği halde içine konulan biber üzerine sinirlenen kadın çalışanların ingilizce bilmemesine de sallıyor.
5 yaşındaki Sophie ilk defa büyükannesi ile bir araya geliyor. Ancak büyükannesi Demans hastasıdır, yani halk arasındaki kelimesiyle bunamıştır. Durumu görünce çok üzülen Sophie ise onu neşelendirmek ve o an için mutlu edebilmek adına şarkı söylemeye karar verir ve duygusunu da katarak 'You Are My Sunshine' şarkısını ona fısıldar ve öper.