onedio
Aydın'da Sahte İçki Nedeniyle Tedavi Altına Alınan Kişi Öldü
AYDIN (AA) - Aydın'ın Nazilli ilçesinde sahte içki nedeniyle tedavi altına alınan kişi hayatını kaybetti.Alınan bilgiye göre, İsabeyli Mahallesi'nde yaşayan Süleyman Ö. (64), dün akşam saatlerinde görme bozukluğu şikayetiyle Nazilli Devlet Hastanesine başvurdu. Sahte içkiden zehirlenme şüphesiyle tedavi altına alınan Süleyman Ö, bu sabah yaşamını yitirdi.Süleyman Ö'nün hastanedeki ifadesinde, İzmir'de bir tır şoföründen alkol aldığını söylediği öğrenildi.Böylece kentte 9 Ekim'den bu yana sahte içki kaynaklı ölen kişi sayısı da 6'ya çıktı.
Libyalı Askerlere Sahil Güvenlik Eğitimi
ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanlığı, Askeri Eğitim, İş birliği ve Danışmanlık Anlaşması kapsamında Libyalı askerlere sahil güvenlik eğitimi verilmeye başlandığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, 'Askeri Eğitim, İş birliği ve Danışmanlık Anlaşması kapsamında Libya Silahlı Kuvvetlerine yönelik eğitimlere devam ediyoruz. Yerel unsurlarla sağlanan koordine sonucu Libyalı askerlere sahil güvenlik eğitimi verilmeye başlandı.' ifadelerine yer verildi.
Taksi Ve Minibüs Şoförleri Kovid-19 Tedbirleri Denetiminden Memnun
EDİRNE (AA) - Edirne'de, İçişleri Bakanlığı koordinesinde taksi ve minibüslerde koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri denetimi yapıldı.İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, kentteki birçok noktada ve özellikle otobüs duraklarında denetim gerçekleştirdi.Polis ekipleri, taksi ve minibüslerde maske tedbirine uyulup uyulmadığını denetledi.Durakta otobüs beklerken maskesi elinde olan bazı vatandaşlar, polisin uyarısıyla maskesini taktı.Polis ve zabıta ekipleri minibüs ve taksilerdeki yolcuları da tedbirlere ilişkin bilgilendirdi.'Maskesiz vatandaşları araca almıyoruz'Minibüs şoförü Esat Alper Korkmaz, ekiplerin denetiminden memnun olduklarını söyledi.Maskesi olmayan vatandaşlarla gün içerisinde çeşitli diyaloglar yaşadıklarını anlatan Korkmaz, 'Biz vatandaşlarımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz. Salgının başından bu yana vatandaşlarımız çok bilinçlendi. Aracımızda yedek maske bulunduruyoruz. Maskesiz vatandaşları araca almıyoruz.' dedi.Taksi şoförü Muammer Asal da yolcuların maske tedbirine uyduklarını ifade etti.Denetimlerin vatandaşları bilinçlendirdiğini dile getiren Asal, fedakarca çalışan tüm ekiplere teşekkür etti.
1. Uluslararası Edirne Kırmızısı E-Sempozyumu
EDİRNE (AA) - Trakya Üniversitesi (TÜ) Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, 15. yüzyılda Edirneli boya ustaları tarafından elde edildikten sonra 1740'lı yıllarda Fransa'da üretilmeye başlanan Edirne kırmızısı (Rouge d'Adrinople) renginin, ihtişamı ve etkileyici yapısıyla casusluk faaliyetlerine konu olmuş bir değer olduğunu söyledi. Edirne kırmızısının, ulusal ve uluslararası alanda tanıtılması amacıyla TÜ tarafından '1. Uluslararası Edirne kırmızısı e-Sempozyumu' düzenlendi.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle on-line gerçekleştirilen sempozyumun açılış programında konuşan Rektör Tabakoğlu, Edirne kırmızısının sadece bir renk değil, aynı zamanda kültürel ve turistik bir değer olduğunu ifade etti.Edirne'nin 8 bin 300 yıllık geçmişiyle birçok önemli medeniyete ev sahipliği yaptığını anımsatan Tabakoğlu, 'Osmanlı'nın en kudretli olduğu dönemde 100 yıla yakın da başkentlik yapmış bir şehir. İstanbul'u fetheden bir şehir. Başkent olması sebebiyle çok sayıda bilim adamı, sanatkar ve usta Edirne'de yaşamış ve kente önemli katkılar yapmış.' dedi.Kentin unutulan değerlerini gün yüzüne çıkarmak için çalıştıklarını ve bunların başında Edirne kırmızısının geldiğini vurgulayan Tabakoğlu, şunları kaydetti:'Edirne kırmızısı kitabının geçtiğimiz yıllarda gündeme gelmesiyle birlikte kitaptaki motiflerden hareket ederek bu kültürel değeri tanıtmaya çalışıyoruz. Edirne kırmızısı kentimiz için çok önemli bir değer olacaktır. Edirne kırmızısı çok özel ve güzel bir renk. Zamanında bu rengi elde etmek için çok mücadeleler verilmiş, casusluk faaliyetleri yapılmış. Bugün bu değeri tekrar ortaya çıkarmak için bir define bulucu gibi çalışıyoruz. Edirne kırmızısı sadece Edirne'nin bir değeri değil. Osmanlı'nın geçmişteki sınırlarını düşünecek olursak o coğrafyada yaşamış tüm insanların değeri.''Edirne kırmızısını günlük hayatta görürüz'TÜ Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emel Gönenç Güler ise 'Edirne kırmızısının turizmdeki yeri' başlıklı sunumunda, Edirne'nin önemli bir turizm şehri olduğunu dile getirdi.Edirne kırmızısının kentin turizm potansiyeline katkı sağlayacağını aktaran Güler, 'Edirneliler kırmızıyı sever ve Edirne kırmızısını günlük hayatta görürüz. Edirne için kırmızı uzak bir renk değil, tüm turistik ürünlerde kullanılabilecek bir renktir.' diye konuştu.Güler, Edirne kırmızısını daha iyi tanıtıp turizme kazandırmak için çalışmalar yapılması gerektiğini sözlerine ekledi. Sempozyumda, Türkiye, Yunanistan ve Romanya'dan akademisyen ve araştırmacılar sunum yaptı.
Güncelleme - Gaziantep'te Lokomotif Hafif Ticari Araca Çarptı: 2 Ölü, 1 Yaralı
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'in İslahiye ilçesinde hemzemin geçitte hafif ticari araca lokomotifin çarpması sonucu biri çocuk 2 kişi öldü, bir kişi yaralandı.Kozdere Mahallesi'ndeki hemzemin geçitten geçmeye çalışan Sadettin Kara yönetimindeki 77 AAJ 010 plakalı hafif ticari araca, Kahramanmaraş'tan Gaziantep'e giden ve bağlı vagon bulunmayan lokomotif çarptı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine jandarma, itfaiye ekipleri ve sağlık ekipleri yönlendirildi. Araçta sıkışan sürücü Kara ile yanında bulunan çocuklar Ela Nur Soysal (6) ile Zeynep Azra Soysal (8) itfaiye ekiplerince çıkartıldı.Nurdağı ve İslahiye İlçe Devlet hastanelerine kaldırılan yaralılardan sürücü Kara ile Zeynep Azra Soysal yaşamını yitirdi.Hayati tehlikesi bulunan Ela Nur Soysal'ın ise tedavisi sürüyor.Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Muğla'da Kuyuya Düşen Köpeği İtfaiye Kurtardı
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Köyceğiz ilçesinde su kuyusuna düşen köpek, itfaiye ekiplerince kurtarıldı.Yangı Mahallesi Boğasa Sokak'ta bahçedeki su kuyusunda bir köpeğin bulunduğunu görenler, durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Bölgeye gelen ekipler, su kuyusuna inerek köpeği çıkardı. Yemek ve su verilen köpek, daha sonra sahibine teslim edildi.
Reklam
Aso "Tse Covid-19 Güvenli Hizmet Belgesi" Aldı
ANKARA (AA) - Ankara Sanayi Odası (ASO), Türk Standardları Enstitüsü (TSE) denetiminden geçerek 'TSE Covid-19 Güvenli Hizmet Belgesi' almaya hak kazandı.ASO'dan yapılan açıklamaya göre, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı çok sayıda önlemi uygulamaya koyan Oda, TSE denetiminden geçti. Böylece ASO, TSE Covid-19 Güvenli Hizmet Belgesi alma hakkı elde etti. Belgeyi, ASO'da düzenlenen törenle Başkan Nurettin Özdebir'e, TSE Başkanı Prof. Dr. Adem Şahin verdi. Törende, ASO başkan yardımcıları Seyit Ardıç ve Mete Çağlayan ile Sayman Üye Taner Özdemir de hazır bulundu. Özdebir, burada yaptığı konuşmada, salgına karşı aldıkları önlemlere işaret ederek, 'Bilimsel bir temele oturan bu önlemlerimizin TSE denetiminden de geçerek Güvenli Hizmet Belgesi'ne dönüşmesinden çok mutluyuz. ASO olarak hem çalışanlarımıza hem de hizmet verdiğimiz insanlara güven vermek zorundayız.' ifadelerini kullandı. Aldıkları önlemlerin, bir disiplin içinde yapıldığını gösteren belgenin başka kurumlara da örnek olmasının ve toplum sağlığına katkıda bulunmasının en büyük temennileri olduğunu vurgulayan Özdebir, şunları kaydetti:'Sanayiciler olarak TSE ile iş birliği yapmak zorundayız. Sanayicilerimizin de TSE'nin kıymetini bilerek bu kuruluşumuza sahip çıkmaları gerekir. Hem ASO'nun hem sanayicilerimizin belgelendirme hizmetlerini başarıyla yürüten başta Başkan olmak üzere TSE'nin tüm çalışanlarına teşekkür ediyorum.'
Antalya'da Kayalıklarda Mahsur Kalan 2 Kadın Kurtarıldı
ANTALYA (AA) - Antalya'nın Kaş ilçesinde sahildeki kayalıklarda mahsur kalan 2 kadın, sahil güvenlik tarafından kurtarıldı. Tarihi Likya Yolu'nda yürüyüş yapan 2 kadın, Aperlai Antik Kenti yakınlarında çıktıkları deniz kenarındaki kayalıklarda mahsur kaldı.Kadınların yardım çağrısı üzerine Kaş Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri bölgeye gönderildi. Ekiplerin yaklaşık 40 dakika süren arama çalışması sonucunda kadınların yeri tespit edildi. Sahil güvenlik botuna alınarak Kaş Limanı'na getirilen kadınların, yürüyüş sırasında havanın kararması nedeniyle korktuğu ve yola devam edemediği için yardım istediği öğrenildi.
Reklam
Kırşehir'de Sahte İçki Operasyonunda 7 Kişi Yakalandı
KIRŞEHİR (AA) - Kırşehir'de, sahte içki imalatı yapıldığı ileri sürülen ev ve iş yerlerine düzenlenen operasyonda 7 kişi gözaltına alındı.İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kent merkezi ile Kaman ve Mucur ilçelerinde 8 ikamet, 5 iş yeri ve 1 araçta, 17,3 litre el yapımı alkol, 117,5 litre etil alkol, alkol yapımında kullanılan 87 kit, 3 litre anason yağı, cinsel içerikli 61 ürün ve 55 hap ele geçirdi.Operasyonda, kent merkezinde 2, Kaman'da 3, Mucur'da 2 kişi gözaltına alındı.Şüpheliler hakkında Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan adli işlem başlatıldı.
Kırmızı Bültenle Aranan PKK'lı Terörist MİT'in Operasyonuyla Etkisiz Hale Getirildi
ANKARA (AA) - MİT'in istihbaratıyla düzenlenen operasyonda, kırmızı bültenle aranan PKK'nın sözde Metina istihbarat sorumlusu Ahmet Bal etkisiz hale getirildi.Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, bölgedeki yerel istihbarat ağı üzerinden 'Dara Kato' kod adlı terörist Ahmet Bal'ın bazı PKK mensuplarıyla gizli toplantı yapacağını tespit eden MİT, toplantının yapılacağı yeri de teyit ederek harekete geçti.MİT ve Türk Silahlı Kuvvetlerince (TSK) geçen günlerde düzenlenen operasyonda Ahmet Bal ve beraberindeki 4 terörist etkisiz hale getirildi.MİT'in takibindeydiMİT, 2018-2019 yılları arasında Suriye'den Türkiye'ye patlayıcı ve terörist aktarımı faaliyetlerinde bulunan terörist Ahmet Bal'ın özel görevlendirmeyle bu yıl Metina'ya geldiğini ve Türkiye'nin bölgedeki askeri operasyonlarına ilişkin bilgi topladığını tespit etti.2009'da PKK'ya katılan Ahmet Bal'ın 2015'e kadar yurt içi kırsal alanında güvenlik güçlerine karşı birçok eyleme katıldığı, 2018'de Suriye'ye geçerek YPS çalışmalarına katıldığı, Suriye'den Türkiye'ye patlayıcı ve terörist aktarımlarını gerçekleştiren kuryelerin sorumluları arasında yer aldığı, bu yıl ocak ayında sözde Metina istihbarat ve halkla ilişkiler sorumlulusu olarak görevlendirildiği ve Türkiye'nin Metina ve Haftanin'deki askeri operasyonlarına ilişkin istihbari çalışma yürüttüğü öğrenildi.
Reklam
Etiyopyalı Müslümanlar, 100 Yıl Sonra Yarım Kalan Reformun Tamamlanmasını İstiyor
ADDİS ABABA/İSTANBUL (AA) - SELESHİ TESSEMA/TUFAN AKTAŞ - Etiyopyalı Müslümanlar, yaklaşık 100 yıl önce İmparator Lij Iyasu'nun Müslümanlara yönelik ayrımcılığı yok etmek için başlattığı reformların, bugün yeniden hayata geçebilecek olması ümidini taşıyor. İslam'ın Medine'den önce ulaştığı Etiyopya topraklarında yüzlerce yıldır toplumun eşit birer ferdi olmak için mücadele eden Müslümanlar, son yıllardaki reform hareketinin ülkedeki 'Hristiyan toplum' ve 'Hristiyan devlet' anlayışını değiştirmesini bekliyor. 1911-1916'da Etiyopya İmparatorluğu'nu yöneten ancak İtilaf Devletlerinin kışkırttığı bir darbeyle devrilen İmparator Lij Iyasu, ülkeye bıraktığı reform mirasının yanı sıra Osmanlı tarihi için de büyük önem taşıyan bir isim. Osmanlı Devleti'nin ülkenin doğusundaki Harar şehrine gönderdiği Başkonsolos Ahmed Mazhar Bey'le yakınlığı ve Müslümanlarla kurduğu ilişkiden ötürü sonradan Müslüman olduğu ileri sürülen Iyasu, Müslümanların saygınlığını geri kazanmasını sağlamanın yanı sıra Birinci Dünya Savaşı'na Osmanlı Devleti'nin yanında girmeyi kabul etmişti. Osmanlı Devleti ve Etiyopya arasındaki yakınlaşmadan rahatsız olan İtilaf Devletleri, asılsız çok sayıda ithamla Iyasu'yu küçük düşürdükten sonra kilise ve yönetici elitlerin yaptığı darbeye zemin hazırladı. Etiyopyalı tarihçiler, Iyasu'nun ülke Müslümanlarını, toplumun eşit bir parçası sayarak onlara destek olmasının ülkenin halen tamamlayamadığı bir hayal olduğunu söylerken, 2018'de iş başına gelen ve reform vaatlerinde bulunan Abiy Ahmed yönetiminin 100 yıl sonra benzer bir kapıyı araladığına inanıyor. 'Iyasu'nun öldürülmesi, bir hayali yarıda bıraktı'Etiyopya Ulusal Arşiv ve Kütüphanesinden tarihçi Azaryas Haile Giorgis, AA muhabirine o dönemi anlattı.Lij Iyasu'nun, Müslümanların camiler ve okullar inşa ederek dinlerini özgürce yaşamalarına yardımcı olduğunu söyleyen Giorgis, 'Iyasu'nun Etiyopyalı Müslümanlara bu kadar rahat ulaşabilmesinin muhtemel sebeplerinden biri de onun dostu Mazhar Bey'den aldığı tavsiyelerdi.' dedi. Girogis, 'Iyasu, dini liderlerle, Osmanlı ve Somali gibi Müslüman milletlerle bir güven ilişkisi kurmanın bağımsızlık için hayati öneme sahip olduğuna inanıyordu. Bu amaçla Somali topraklarında bağımsızlık hareketlerine de silah ve mühimmat gönderdi.' diye konuştu. Somali'de İtalyan ve İngiliz kuvvetlerine karşı Iyasu'nun Müslüman liderleri desteklediğini hatırlatan Giorgis, Iyasu'nun devrilmesinin sadece reformu değil her kesimin bir arada yaşadığı bir toplum ve devlet hayalini de yarım bıraktığını belirtti. 'Ortodoks Kilisesi, onu asla affetmedi'Etiyopya Mülkiye Üniversitesinde Öğretim Görevlisi Muhammed Ali, Iyasu'nun Etiyopyalı Müslümanlarla dostça ilişkisinin dedesi II. Menelik'ten kalma derin adaletsizlik duygusunu düzeltmeyi amaçladığını söyledi. Ali, Menelik'in Hristiyanları kapsayan ve önceleyen devlet anlayışının başarısız olduğuna işaret ederek 'Iyasu, Müslümanların milletin onurlu bir üyesi olmasını amaçladı. Bu politikanın amacı, Hristiyanlığı bir devlet dini olarak gören devlet politikasını dönüştürmekti.' ifadesini kullandı. İtilaf Devletlerinin Etiyopya ruhban sınıfıyla Iyasu'ya karşı bir propaganda başlattığını ve darbe yaptığını belirten Ali, 'Yönetici sınıf, Iyasu'yu Müslüman olmak ve Harar'da Osmanlı Devleti'yle ittifak yaparak bir İslam devleti kurmaya çalışmakla suçladı.' dedi. Iyasu'nun Müslüman olduğunu düşünmediğini vurgulayan Ali, 'Iyasu, bir Hristiyan'dı, kiliseler yaptırdı. Ancak Ortodoks Kilisesi, onun Müslümanlara yönelik yumuşak tavrı için onu asla affetmedi. 100 yıl sonra halen toplumda saygı duyulan bir topluluk olmak için mücadele ediyoruz.' ifadelerini kullandı. Ali, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed'in ve diğer politikacıların bugün, 100 yıl sonra Iyasu'nun çabaladığı benzer bir reformu hayata geçirmek için uğraştığını söyledi. Osmanlı Devleti'nin yanında savaşa girecekti Teoloji Uzmanı Diyakoz Berhanu Admass ise Iyasu'nun o dönem kilise tarafından gerçek bir tehdit olarak algılandığını dile getirerek Iyasu'nun devrilmesinin ülkenin ve kilisenin devamı için alınmış çok önemli bir karar olduğunu ileri sürdü. Müslüman kadınlarla evlenmekle kalmayıp, devlet işlerindeki bazı pozisyonlara da Müslümanları atayan Iyasu, ülke genelinde çok sayıda cami inşa ettirmişti. Bazı tarihçiler, Iyasu'nun hiçbir zaman Müslüman olmadığını ileri sürerken, birçok tarihçi de Iyasu'nun sonradan Hristiyanlaştırılan babası Ras Mikael'in dini olan İslam'a döndüğünde hemfikir. Başkonsolos Ahmed Mazhar Bey'in İstanbul'a gönderdiği mektuplarda, Iyasu'nun Birinci Dünya Savaşı'na İttifak Devletleri'nin yanında katılma kararı aldığı anlaşılırken, Osmanlı Devleti'nin de Iyasu'ya Kızıldeniz kıyısında geniş bir toprakta Etiyopya hakimiyetini tanıma sözü verdiği görülüyor. Eski Addis Ababa Büyükelçisi Kenan Tepedelen, 'Belleten' dergisinde yıllar önce kaleme aldığı bir makalede, o dönem Etiyopya ve bölgede yaşananları, 'Birinci Dünya Savaşı'nın unutulmuş bir diplomatik cephesi' diye tanımlıyor.Başkonsolos Ahmed Mazhar Bey kimdir?1911’de Osmanlı Devleti ile Habeşistan arasında siyasi ilişkiler kurulduktan sonra Harar’da Osmanlı maslahatgüzarlığı açıldı. İlk maslahatgüzar Necib Hac Efendi’nin ilk işi Habeşistan’daki Osmanlı tebaasını tespit etmek oldu. Kendisinden sonra başkonsolos olarak atanan Bab-ı Ali'nin Tercüme Odası eski başkanlarından Ahmed Mazhar Bey, çalışmalarıyla ülke tarihinde kendine unutulmaz bir sayfa açmayı başardı.Tarihi kaynaklara göre, Osmanlı tebaasının haklarını korurken Habeşistan Müslümanlarıyla da ilgilenen Mazhar Bey, Lij Iyasu’yla kurduğu ilişki sayesinde Somalili direnişçi İmam Abdullah Hasan’a sömürgeci güçlere karşı yardımcı oldu ve Harar bölgesinde yeni camiler inşa ettirdi.Harar’da bugün Türk Kızılay adını taşıyan Hilal-i Ahmer’in yurt dışındaki ilk şubelerinden birini açan Mazhar Bey, Osmanlı Donanma Cemiyetine de yardım topladı.Sadece Habeşistan’ın değil aynı zamanda Yemen, Aden ve Hadramut’un meseleleriyle de ilgilenen Harar maslahatgüzarlığı, önemli konuların Harar’dan takibinin zorluğu göz önünde tutularak 1913’te Addis Ababa’ya taşındı. Iyasu'nun devrilmesinden sonra Bab-ı Ali ile diplomatik muhaberatı kaybeden Mazhar Bey, işgalci Fransızların hazırladığı ölüm belgesine göre 13 Ocak 1920'de Cibuti'de hayatını kaybetti ya da şehit edildi.
Hatay'da 201 Kilogram Kaçak Tütün Ele Geçirildi
HATAY (AA) - Hatay'da 201 kilogram kaçak tütün ele geçirildi.Antakya İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, Haraparası Mahallesi Balıkçılar Hali civarında seyyar tezgahta kaçak tütün satışı yapan şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi.Operasyonda 201 kilogram kaçak tütün ile 3 elektronik terazi ele geçirildi.Gözaltına alınan 8 zanlı, emniyetteki işlemlerinin ardından savcılık talimatıyla serbest bırakıldı.
Türkiye'den İdlib'e 7 Tır İnsani Yardım Gönderildi
HATAY (AA) - Türkiye'deki çeşitli yardım kuruluşları tarafından Suriye'nin İdlib bölgesine 7 tır insani yardım ulaştırıldı. Çeşitli illerden gönderilen, içerisinde un, su ve kuru gıdanın yer aldığı 7 tır yardım, Suriye'ye gönderilmek üzere Hatay'ın Yayladağı ilçesi sınırına getirildi.Buradan Suriye'ye sevk edilen yardım malzemeleri, İdlib kırsalında kendi imkanlarıyla kurdukları çadırlarda yaşayan ailelere dağıtıldı.
Reklam
Mersin'de Metil Alkol Zehirlenmesinden Hastaneye Kaldırılan 5 Kişinin Tedavisi Sürüyor
MERSİN (AA) - Mersin'de 12 Ekim'den bu yana metil alkol zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırılan kişilerden 5'inin tedavisi devam ediyor.Alınan bilgiye göre, 12 Ekim'den bu yana metil alkol zehirlenmesi şüphesiyle hastanelere başvuran 26 kişiden 6'sının hayatını kaybettiği kentte, 15 kişinin de tedavisi tamamlandı.Hastanelerdeki 5 kişinin ise tedavisinin sürdüğü öğrenildi.Mersin'de, 12 Ekim'den itibaren metil alkol zehirlenmesi şüphesiyle 26 kişi hastanelere başvurmuş, 6'sı hayatını kaybetmişti. Polis ekipleri, zehirlenmelerin ardından düzenlendiği operasyonlarda 9,5 litre sahte içki, 279 litre etil alkol, sahte içki yapımında kullanılan anason, aroma, etiket, kit ve huni ele geçirmiş, M.F, H.Ü. ve E.A. tutuklanmıştı.
Doktorlar Kovid-19'La Savaşı Anlatıyor - "Nefesi Daralan İnsanı Gördüğünüzde Bu İşin Ne Kadar Zor Olduğunu Anlarsınız"
KOCAELİ (AA) - KADİR YILDIZ - Kocaeli Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tanısıyla yoğun bakımda tedavi edilen hastaların yaşadığı zorlukları anlattı.Salgının Türkiye'de görülmesinin ardından hiç düşünmeden hastaların yardımına koşan Kocaeli Üniversitesi Hastanesinde görevli sağlık çalışanları, gece gündüz demeden fedakarca görev yapıyor.Kovid-19 hastalarının bulunduğu servis ve yoğun bakıma önlüklerinin üzerine tulum, üst üste maske, koruyucu siperlik, gözlük, eldiven, galoş, bone takarak tüm tedbirleri alıp giren sağlık personeli, hastalara şifa dağıtmaya devam ediyor. Koruyucu kıyafet ve diğer ekipmanlar nedeniyle kısa sürede elbiseleri terle ıslanan sağlık çalışanları, görevlerini özveriyle sürdürüyor.Her hastayla özenle ilgilenen personel, insanlara koronavirüs tedbirlerine uymaları konusunda çağrıda bulunuyor.'Bu, cephede savaşmaya benziyor'Cantürk, AA muhabirine, sağlık personelinin koronavirüsle mücadelede fedakarca çalıştığını söyledi.Salgın sürecinde sağlık çalışanlarına büyük sorumluluk düştüğünü ifade eden Cantürk, hastanede çalışan herkesin hastalara faydalı olmak için görev yaptığını belirtti.Cantürk, bu durumun cephede savaşmaya benzediğini dile getirerek, vatandaşlardan maske, mesafe ve temizlik kurallarına uymalarını beklediklerini vurguladı.Sağlıkçıların cansiperane mesai yaptığına dikkati çeken Cantürk, 'İnsanlara hizmet etmek için cephede çalışan askerimize nasıl saygı duyuyorsak, cephede savaşan sağlık çalışanlarına da saygı duymak lazım. Koronavirüs servisleri hakikaten zor. Onları takdir ediyorum. Özellikle hemşire arkadaşlarımız birebir görev alıyor. Sağlık çalışanlarını ve kurumları yıpratmadan, onlara destek vermeliyiz.' diye konuştu.'Koronavirüs hafife alınmamalı'Cantürk, insanların Kovid-19 tedbirleri konusunda farkındalık kazanması gerektiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:'Bağışıklık sistemiyle alakalı olarak bazıları hafif geçirir, bazıları da ağır geçirebilir. Siz hafif geçirebilirsiniz ama bunu taşırsanız o insan ağır geçirebilir. Bunun vebali yüksektir. Koronavirüs hafife alınmamalı. Her can çok önemli. Burada insan hayatını korumak için çabalıyoruz. Bu hastalık ölüme neden olabiliyor. Yoğun bakımlarda bu hastaları yüz üstü yatırıyoruz. Bunun ne demek olduğunu ancak yaşayan bilir. Evinizde yatağınıza yatın, rahat uyumak için 40 defa şekil değiştiriyorsunuz. Kişi zorunlu olarak böyle yatıyor. Hastanın ateşi yükseliyor, sırtı ve göğsü ağrıyor, nefesi daralıyor. Nefesi daralan insanı gördüğünüzde bu işin ne kadar zor olduğunu anlarsınız. Siz bunu görmeyin, bu darlığı hissetmeyin. Bunu hissettiğinizde zaten iş işten geçiyor.'Koronavirüs servisleri ve yoğun bakımlarda hastalığa yakalanmış insanların zor süreçten geçtiğine işaret eden Cantürk, 'Vatandaş ağzını kapatsın, burnunu da eliyle sıksın, ne kadar nefes almadan durabilecek. Bu hastalıkta aynı şeyi yaşıyorsunuz. Hastaya soruyorsunuz, 'Nasılsınız, iyi misiniz?' Hasta konuşamıyor çünkü konuştukça öksürmesi gerekiyor. Basit bir öksürük hatırlayın, öksürmekten gece uyuyamazsınız. Hem nefes darlığınız var hem de öksürüyorsunuz. Bunun dışında bir de korku var. Sevdiğimiz doktor arkadaşımız koronavirüse yakalandı. Öyle bir korku haline giriyor ki eşine neler yapılacağını dikte ettiriyor. Hissedilen şey bu, sadece nefes darlığı değil, korku da vücutta hasar oluşturuyor. Yanına giren sağlık çalışanlarında da korku var.' ifadelerini kullandı.Cantürk, herkesin bu hastalığa yakalanabileceği uyarısında bulunarak, tedbirlere uymada hassasiyet beklediklerinin altını çizdi.
Reklam
Afrika'da Kovid-19 Vaka Sayısı 1 Milyon 665 Bini Aştı
ABUJA (AA) - Afrika kıtasında yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tespit edilenlerin sayısı 1 milyon 665 bini geçti.Kovid-19 verilerinin derlendiği 'Worldometer' internet sitesine göre, kıta genelinde virüs bulaşan kişi sayısı 1 milyon 665 bin 60'a çıktı.Salgın nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 39 bin 991'e ulaştı.Kıtada Kovid-19 kaynaklı en fazla can kaybı, 18 bin 492 ölümle Güney Afrika'da gerçekleşti, Mısır'da 6 bin 130, Fas'ta ise 2 bin 976 kişi hayatını kaybetti.Morityus'ta aktif Kovid-19 vakası kalmazken, Seyşeller ve Eritre'de ölüm rapor edilmedi.Güney Afrika'da vaka sayısı 705 bin 254'e ulaştı, bu ülkeyi 175 bin 749 vakayla Fas ve 105 bin 547 vakayla Mısır izledi.Afrika'da Kovid-19'a yakalanan 1 milyon 367 bin 151 kişi iyileşti.
Ikby İçişleri Bakanlığı: Ikby'de 1 Milyona Yakın İç Göçmen Ve Sığınmacı Yaşıyor
ERBİL (AA) - Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nde (IKBY), terör ve iç çatışmalar nedeniyle evlerini terk eden 996 bin 861 iç göçmen ve sığınmacının bulunduğu bildirildi.IKBY İçişleri Bakanlığı Ortak Kriz Koordinasyon Merkezi, iç göçmen ve sığınmacıların durumuna ilişkin bir rapor yayımladı.Raporda, Erbil, Süleymaniye ve Duhok vilayetlerinde 737 bin 365 iç göçmen ve 259 bin 496 sığınmacının bulunduğu, bu kişilerin yüzde 37'sinin 37 kampa dağıldığı kaydedildi.İç göçmen ve sığınmacıların yüzde 49'unun Erbil, yüzde 30'unun Duhok ve yüzde 21'inin Süleymaniye'de barındığı aktarıldı.Suriyeli sığınmacılar ve Iraklı iç göçmenler Suriye'de 2011'in sonunda iç savaşın patlak vermesi üzerine, özellikle ülkenin kuzey bölgelerinde ikamet eden birçok Suriyeli Kürt, IKBY'ye göç etti. Sığınmacılar, başta Erbil olmak üzere, kamplarda veya kendi imkanlarıyla kiraladıkları evlerde hayatlarına devam ediyor. Terör örgütü DEAŞ'ın Haziran 2014'te Irak'ın üçte birini ele geçirmesinin ardından ise Irak'ta, yoğunlukla Sünnilerin ikamet ettiği vilayetlerden IKBY'ye doğru, iç göç yaşandı.DEAŞ'ın Musul'un Sincar ilçesine Ağustos 2014'teki saldırısını bahane ederek bölgede konuşlanan terör örgütü PKK'nın varlığı nedeniyle de birçok Ezidi kamplarda yaşamını sürdürüyor.
İran Kovid-19 Salgınını Kısmi Kısıtlamalarla Önlemeye Çalışıyor
TAHRAN (AA) - MUHAMMET KURŞUN - İran ülke genelinde artış gösteren yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınını önlemek amacıyla başkent Tahran ve diğer bazı şehirlerde kısmi kısıtlamalara gidiyor. Ülke genelinde Kovid-19 kaynaklı bir günlük can kayıpları dün en yüksek seviyesinde çıkarak 337 olurken, vaka sayıları da ekim ayının başından bu yana günlük 4 binin üzerinde seyrediyor. Başkent Tahran'da salgındaki artış nedeniyle 3 Ekim'de kısıtlamalar tekrar hayata geçirilmiş ve bu kapsamda üniversiteler, okullar, dini medreseler, camiler, sinema ve tiyatro salonları, müzeler, toplantı salonları, kuaförler, güzellik salonları, spor salonları, kafeler, hayvanat bahçeleri, eğlence merkezleri ve yüzme havuzları bir hafta süreyle kapatıldı. Ardından kısıtlamalar bu hafta sonuna kadar uzatıldı. Öte yandan 15-17 Ekim tarihleri arasında da vatandaşların hareketliliğini önlemek amacıyla Tahran, İsfahan, Meşhed, Kerec ve Urumiye'ye 3 günlük giriş çıkış yasağı getirildi. Hükümetin ve valililiklerin attığı bu adımlar vaka sayıları ve can kayıplarını düşürmede etkili olamazken, Tahran İl Meclis Başkanı Muhsin Haşimi kısıtlamaların 2 hafta boyunca tüm ülkede uygulanması gerektiğini söyledi. İran Sağlık Bakan Yardımcısı İrec Herirçi ise Kovid-19 kısıtlamalarının artırılması ve daha etkili uygulanmasını isteyerek, ülke basınından sağlık kurallarına uyulması yönünde yayın yapmaları çağrısında bulundu. AA ekibi hükümetin ve valiliklerin tedbirler kapsamında aldığı kısıtlama kararlarla ilgili Tahran halkına mikrofon uzattı. 'Ülke genelinde 20-30 günlük genel karantina kararı alınmalıdır'Üniversite öğrencisi Tahranlı Fazlı Nevvab valiliğin sinema, tiyatro, cafe ve üniversiteleri kapatma kararı ile sosyal etkinlikleri yasaklamasının yerinde bir karar olduğunu ancak bunun vakalara etki etmediğini söyledi. Halkın tatillerde ve hafta sonlarında yolculuk yapmaya devam ettiğini, sağlık kurallarına uymadığını dile getiren Nevvab, 'Yasaklar etki etmedi, insanlar gidip gelmeye devam ediyor. Şehirlere giriş yasakları açıklandıktan sonra saat gelmeden insanlar yola düşüyor. Ülke genelinde 20-30 günlük genel karantina kararı alınmalıdır. Ekonomik sıkıntı çekenler için de kredi vermeli, kiraları ve faturaları ertelenmeli.' diye konuştu. Nevvab ayrıca hükümetin maske kullanmayanlara yönelik para cezası uygulamasını da desteklediğini söyledi. 'Hükümet genel sokağa çıkma yasağı ilan etmeli'Rıza Fazıli de şu ana kadar alınan kararların etkili olmadığını belirterek, tüm organların koordinasyon içinde ciddi adımlar atmasını istedi. Salgının yayılma hızının düşmediğini ifade eden Fazıli, 'Halk evde kalsa açlıktan ölür, dışarı çıksa koronavirüsten can veriyor. Hükümet genel sokağa çıkma yasağı ilan etmeli.' görüşlerini paylaştı. Ferid Settari de hükümetin salgınla mücadelede başarılı olduğunu savunarak halka bu konuda daha sağduyulu hareket etmesi çağrısında bulundu. Kısıtlamaların devam etmesini destekleyen Settari, şöyle konuştu:'Hükümetin maske takmayanlara para cezası kesmesi yerinde bir karar, maske kullanmak çok zor bir şey değil. Ben genelde evdeyim, dışarı çıkmıyorum. Bugün almam gereken eşyalar olduğu için buraya geldim.' 'Hükümet gidiş gelişleri, seyahatleri tamamen yasaklamalıdır'Taksi şoförü Tebrizli Emin Hurşidi ise hareketlilik olunca vaka sayısı ve ölüm oranlarının da arttığına dikkati çekerek, 'Hükümet gidiş gelişleri, seyahatleri tamamen yasaklamalıdır. Meşhed, Urumiye, İsfahan ve kuzeydeki tatil bölgelerine gidişleri engellemelidir. Tahran'a ait plakaların başkent dışına çıkmasına izin vermemeli.' değerlendirmesinde bulundu. İş yerlerinin kapatılmasını eleştiren Hurşidi, şunları anlattı:'Halk evine ekmek götürmelidir, iş yerlerinin kapatılması çare değil. Sağlık kurallarına uyulmalıdır. Esnaf satış yapmadan halk da ihtiyacını almadan yaşam sürmez. Alışveriş olmalıdır. Kapatmalar çözüm değildir, maske ve diğer sağlık protokolleri daha sıkı uygulanmalıdır. Maske kullanmayanlara verilen ceza da iyidir.'Tahranlı esnaf Kasım Ahmedi de başkentteki çarşıların çok kalabalık olduğunu ve bunun tehlikeye yol açtığını dile getirerek, 'Tahran'ın 1-2 hafta tamamen kapatılması gerekiyor. Başka türlü gidiş gelişleri önleyemezler. İnsanların çoğu da çağrılara uymuyor.' dedi.
Ordu'da Kovid-19 Tedbirlerine Uymayan 20 Kişi Hakkında İdari İşlem Yapıldı
ORDU (AA) - Ordu'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında maske ve sosyal mesafe kuralına uymayan 20 kişi hakkında idari işlem yapıldı. İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, 12-19 Ekim tarihlerinde kentin farklı noktalarında denetim gerçekleştirdi.Denetimlerde Kovid-19 tedbirlerine uymadıkları tespit edilen 20 kişi hakkında, Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 282. maddesi gereğince işlem yapıldı. Bu kişilere kanunun farklı maddelerinden para cezası uygulandı.Öte yandan yapılan denetim sırasında değişik suçlardan 46 kişi yakalandı. Bu kişilerden 27'si tutuklandı.
Reklam