Meteorolojiden Sağanak Uyarısı
ANKARA (AA) - Marmara, Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu'nun kuzeybatısı ve Batı Karadeniz ile Aksaray, Kırşehir ve Çorum çevrelerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan uyarıya göre, ülkenin batı ve iç kesimlerinde havanın parçalı ve yer yer çok bulutlu olacağı, Marmara, Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu'nun kuzeybatısı ve Batı Karadeniz ile Aksaray, Kırşehirve Çorum çevrelerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak görüleceği, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.Yağışların Muğla ve Antalya çevreleri ile Aydın'ın kıyı ilçelerinde yer yer kuvvetli olması öngörülüyor.Öte yandan, Batı Akdeniz'de yarın sabah saatlerinden itibaren görülecek sağanak ve gök gürültülü sağanağın, Antalya genelinde kuvvetli, Antalya'nın doğusunun iç kesimleri (Serik, Manavgat, İbradı) ile Isparta'nın güney (Sütçüler) ve Burdur'un doğu (Bucak) ilçelerinde yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor. Ani sel, su baskını, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar, yerel dolu yağışı ve hortum oluşma riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.
Alimler Ve Medreseler Birliğinden Macron'un İslam Karşıtı Eylemlerine Kınama
DİYARBAKIR (AA) - Alimler ve Medreseler Birliği (İTTİHAD), Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un, İslam peygamberi Hazreti Muhammed'i hedef alan karikatürleri savunmasına ve İslam karşıtı açıklamalarına tepki gösterdi.İTTİHAD tarafından yapılan yazılı açıklamada, Avrupa'nın İslam'a ve Müslümanlara olan kin ve öfkesini İslam peygamberi Hazreti Muhammed'e hakarette bulunarak ortaya koyduğu belirtildi.Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un İslam'ı şiddet ile eşleştirerek iğrenç bir girişim başlattığı aktarılan açıklamada, Müslümanların kutsallarına saldırıda bulunduğu bildirildi.Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:'Alemlere rahmet olarak gönderilen yüce Rabb'imizden aldığı vahiy ilacıyla, kendi zamanında olduğu gibi günümüzde de insanlığın tüm sorun ve sıkıntılarına çare olan sevgili Peygamberimiz, doğumundan kıyamete kadar daima var olacak bir nurdur. Bu nur ne kafirlerin düşmanlığı ne de Müslümanların sessizliğiyle sönecek değildir. Allah, kıyamete kadar Kur'an-ı Kerim'i muhafaza edeceği gibi kitabının mübelliği olan Resulünün izzetini de koruyacaktır. Ahirette ise habibinin şahsı manevisine eziyet eden tüm zalimleri elim bir azapla cezalandıracaktır.'Müslümanların Kur'an-ı Kerim'den sonra sorumlu olduğu en değerli ve en önemli meselenin İslam peygamberi Hazreti Muhammed olduğu aktarılan açıklamada, 'Başta Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerinin bu küstah tutumu asla karşılıksız kalmamalıdır. Dünyanın her yerinde bulunan her bir Müslüman, yüzyıla aşkın bir süredir bizlerin kanı üzerinden büyüyen, varlıklarını bizlerin yokluğu üzerine bina eden bu ülkelere karşı bir tutum almakla yükümlüdür. Başta ekonomik boykot olmak üzere bu devletlere karşı her türlü tepkiyi göstermeli, vatandaşlarının tez zamanda İslam'la müşerref olmaları ve İslam dininin şiddet değil rahmet dini olduğunu öğrenmeleri için ciddi çalışma içerisine girmeyiz.' değerlendirmesinde bulunuldu.
Tokyo'da Mevlit Kandili İdrak Edildi
TOKYO (AA) - Japonya'nın başkentindeki Tokyo Camisi'nde son Peygamber Hazreti Muhammed'in doğum günü olan Mevlit Kandili idrak edildi.Eda edilen yatsı namazı sonrası Tokyo Camisi İmam Hatibi Muhammet Rıfat Çınar, Mevlit Kandili dolayısıyla Kur’an-ı Kerim okudu ve cami cemaatine vaaz verdiMevlidin, İslam dünyasının önemli gün ve geceleri arasında yer aldığına dikkati çeken Çınar, Fussilet Suresi'nin 34 ve 35'inci ayetine dikkati çekerek dünya etrafında Müslümanların 'Hilm' sahibi olmalarına gerektiğini anımsattı.Çınar, Kur’an-ı Kerim’den, 'İyilikle kötülük bir olmaz. Sen en güzel olan davranışla sav; o zaman bir de göreceksin ki seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse kesinlikle sıcak bir dost oluvermiş. Bu sonuca ancak sabırlı olanlar ulaşabilir, yine buna ancak büyük pay sahibi olanlar ulaşabilir.' kısmını okudu.Dua sonrası cami cemaatine Türk mutfağından yemek ikram edildi.Mevlit Kandili, Hazreti Muhammed'in hicri takvime göre rebiülevvel ayının 12'nci günü dünyaya teşrifi dolayısıyla dünya genelinde Müslümanlar tarafından idrak ediliyor.
İsrail Askerleri Doğu Kudüs'te Filistinli Bedevilere Ait Bir Evi Yıktı
KUDÜS (AA) - İsrail güçleri, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün kırsalında yaşayan Filistinli bedevilere ait bir evi “ruhsatsız olduğu” gerekçesiyle yıktı.Filistinli Davut Cehhalin AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail güçlerinin Filistinli bedevilerin yaşadığı Doğu Kudüs’ün kırsalındaki Ebu Hindi bölgesine baskın düzenlediğini ve bedevi bir ailenin yaşadığı evi ruhsatsız olduğu gerekçesiyle yıktığını belirtti.Cehhalin, Ebu Hindi bölgesinde 90 bedevi ailenin metal panellerden yapılmış evlerde oturduğunu aktararak, bölgenin Yahudi yerleşim birimi inşa etmek amacıyla İsrail güçlerinde defalarca yıkıma maruz kaldığını ifade etti.Ebu Hindi Bedevi Topluluğu, Kudüs’ten Ölü denize kadar uzanan bölgede yer alıyor ve İsrail’in “E1” yol projesi kapsamına giriyor. İsrail'in bu yol projesinin ardından E1'e daha fazla yasa dışı konut inşa etmeyi amaçladığı biliniyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 25 Şubat'ta işgal altındaki Doğu Kudüs'ün doğusundaki 'E1' bölgesinde 3 bin 500 yeni konut inşa edeceklerini duyurmuştu.İsrail'in E1 projesiDoğu Kudüs kırsalında yer alan Han el-Ahmer başta olmak üzere Ebu Nuvvar, El-Mintar ve Vadi Cimmel bedevi toplulukları, İsrail tarafından 1953'te Necef Çölü (Negev) bölgesinden zorla göç ettirilen bedevi Filistinlilere ev sahipliği yapıyor.Bölge, İsrail'in Doğu Kudüs'ten Ölü Deniz'e kadar uzanan yaklaşık 12 bin dönümlük arazinin 'Filistinlilerden alınmasını öngören' E1 projesi kapsamındaki topraklarda yer alıyor.Filistinli taraflar, İsrail'in bu yıkımlarla bölgedeki bedevileri göç ettirerek Doğu Kudüs, El-Ayzariyye ve Lut Gölü'ndeki (Ölü Deniz) Yahudi yerleşim yerlerini birbirine bağlamaya çalıştığını ifade ediyor.'E1' bölgesi, yaklaşık 50 bin Yahudi yerleşimcinin yaşadığı Maale Adumim Yahudi yerleşim birimini de içine alıyor.
Ermenistan'ın Berde Şehir Merkezine Düzenlediği Saldırıda 3 Sivil Hayatını Kaybetti
BERDE (AA) - Ermenistan'ın, Azerbaycan'ın Berde şehir merkezine düzenlediği misket bombalı saldırıda, ilk belirlemelere göre 3 sivil hayatını kaybetti, çok sayıda yaralı var. Ermenistan topraklarından atılan bomba, işgal altındaki Dağlık Karabağ'ın dışındaki Berde kent merkezine isabet etti. Ermenistan silahlı güçlerinin, vatandaşların yoğun olarak yaşadığı bölgeyi vurması sonucu, 3 kişi hayatını kaybetti. Azerbaycan Başsavcılığı çok sayıda yaralının olduğunu duyurdu.Saldırıda, kent merkezindeki caddede park halinde bulunan 3 araç tamamen yandı, iş yerleriyle alt yapılar hasar aldı.Görgü tanıklarından bir esnaf, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'Aniden patlama sesini duydum. Büfenin içindeydim. Büfenin önünde duran bir kişi ağır yaralandı. Ne olduğunu anlamadım.' dedi. Kendisinin hafif bir şekilde yaralandığını belirten esnaf, yaralıları hastaneye taşıdığını anlattı.
Manisa'da Bir Markette Başlatılan "Askıda Meyve Sebze" Uygulaması İlgi Görüyor
MANİSA (AA) - Manisa'da bir marketin ihtiyaç sahipleri için başlattığı 'askıda meyve sebze' uygulaması mahallelilerin desteğiyle 1 yıldır devam ediyor.Şehzadeler ilçesine bağlı 2. Anafartalar Mahallesi'ndeki Bilgenur Sert'e ait marketin müşterilerinin, kendi alışverişlerine ek olarak ihtiyaç sahipleri için aldığı sebze ve meyveler, bitişikteki apartmanın bahçe çitlerine asılıyor.İhtiyaç sahipleri, buradan istedikleri ürünleri alabiliyor. İş yeri sahibi Bilgenur Sert, AA muhabirine, ihtiyaç sahiplerinin faydalanması için böylesi bir kampanyayı başlattıklarını belirtti. Mahallelinin kampanyaya ilgi gösterdiğini aktaran Sert, zaman zaman da kendilerinin çitlere meyve sebze bıraktığını ifade etti. Mahalle sakinlerinden Reyhan Öztin, uygulamanın yararlı olduğunu dile getirerek, 'Alışveriş yapanlar ihtiyaç sahiplerini ve çocukları sevindiriyorlar. Bu hayra vesile olanların Allah gönlüne göre versin.' dedi. Emine Özel de 'Güzel bir kampanya. Destek olan herkesten Allah razı olsun.' ifadelerini kullandı.
Ambulans Helikopter Elini Kıyma Makinesine Kaptıran Kişi İçin Havalandı
MALATYA (AA) - Malatya'nın Darende ilçesinde elini kıyma makinesine kaptırarak yaralanan kişi, hava ambulansıyla Malatya'ya sevk edildi. Darende Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Yurdu'nda görev yapan Hamit Turgut (40), elini kıyma makinesine kaptırdı. Mesai arkadaşlarının haber vermesi üzerine Turgut, 112 Acil Servis ekiplerince Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesine kaldırıldı. Hastanede 3 parmağının koptuğu belirlenen Turgut için 112 komuta merkezinden hava ambulansı talep edildi. Turgut, ilçe stadına inen hava ambulansıyla Malatya Eğitim Araştırma Hastanesine kaldırıldı.
Oğlunu Boğduğu İddiasıyla Tutuklanan Futbolcu İlk Duruşmada Savunma Yapmadı
BURSA (AA) - Bursa'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) şüphesiyle hastaneye yatırılan 5 yaşındaki oğlunu boğduğu iddiasıyla hakkında dava açılan futbolcunun yargılanmasına başlandı.Bursa 16. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Cevher Toktaş (33), Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Sanığın bazı yakınları, taraf avukatları ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da salonda hazır bulundu.Savunması için söz verilen sanık, bir şey söylemek istemediğini, kendisinin yerine avukatının konuşacağını ifade etti.Sanık avukatı ise müvekkilinin, öz oğlunu öldürmesini gerektirecek herhangi bir motivasyona sahip olmadığını, çocuğu hasta olmasına rağmen bir süre hastaneye götürmemesi nedeniyle öldükten sonra kendisini suçladığını öne sürdü. Adli tıp raporunda da sanığın emniyette verdiği ifadesinde iddia ettiği şekilde boğulmasına dair bulgulara rastlanmadığını belirten avukat, Toktaş'ın ani bir kararla karakola gittiğini ve sağlıklı bir ifade vermediğini belirterek müvekkilinin tahliyesini istedi. Tanık olarak dinlenilen sanığın babası Rıfat Toktaş, yıllardır sağlık alanında çalıştığını anlattı. Oğlunun cinayet işlediğine inanmadığını söyleyen Toktaş, 'Bu çocuk ilaç alerjisi nedeniyle hayatını kaybetti. İlk günden beri bunu savunuyorum. Oğlumun böyle bir şeyi yapmasına ihtimal yok. Karıncayı incitmeyen çocuk, kendi canını nasıl öldürebilir? Torunum öldükten sonra önce 'Neden hemen hastaneye götürmedim' diye, sonrasında ise 'Sapasağlamdı, neden götürdüm' diye vicdan azabı çekti. Oğlum baskı altında kaldı. Hanımı da söylemiş, 'Başkalarını hastaneye götürdün, çocuğunu götürmedin' diye. Bu da onu etkiledi.' diye konuştu. Sanığın annesi Semra Toktaş da oğlunun, torununu öldürmediğini savundu.Savcı, Kasım Toktaş'ın annesi ve hastanedeki bazı çalışanların tanık olarak dinlenilmesini talep etti.İlgili tanıkların dinlenilmesi ve sanığın tutukluluğunun devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı erteledi. OlayGeçen sezon Bölgesel Amatör Ligi'nde (BAL) mücadele eden Bursa Yıldırımspor'da oynayan Cevher Toktaş, 5 yaşındaki oğlu Kasım Toktaş'ı 23 Nisan'da yüksek ateş ve öksürük şikayetiyle hastaneye götürmüş, çocuk hastanede Kovid-19 şüphesiyle karantinaya alınmıştı.Bir süre sonra odadan çıkan Cevher Toktaş, çocuğunun fenalaştığını belirterek doktorlardan yardım istemişti. Doktorların kalp masajı yaparak müdahale etmesinin ardından yoğun bakım servisine alınan Kasım Toktaş, yaklaşık 2 saat sonra yaşamını yitirmişti.Polis merkezine 4 Mayıs'ta giden Cevher Toktaş, oğlunu öldürdüğünü söyleyerek teslim olmuştu. Tutuklanan Toktaş hakkında 'altsoydan akrabayı kasten öldürme' suçundan dava açılmıştı.
Erdoğan'dan Charlie Hebdo'ya Tepki: 'Namussuzlar'
AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuştu. Erdoğan, Fransız karikatür dergisi Charlie Hebdo'ya tepki göstererek 'Ben neyim ki, sevgili peygamberime, sevgililer sevgilisine bu denli hakaret eden namussuzlarla ilgili benim bir şey söylememe de gerek yok zaten.' ifadelerini kullandı.
Mersin'de 10 Gün Önce Kaybolan Kadın Ormanlık Alanda Bulundu
MERSİN (AA) - Mersin'in Anamur ilçesinde, 10 gün önce kaybolan kadın helikopter ve drone destekli çalışmalarla ormanlık alanda bulundu.İl Jandarma Komutanlığından yapılan açıklamaya göre, Çarıklar Mahallesi'ndeki evinden 18 Ekim'de ayrılan ve psikolojik sorunları bulduğu belirtilen N.A'dan (49) haber alamayan yakınları durumu yetkililere bildirdi.Kadının bulunması için başlatılan çalışmalara jandarma, AFAD, kadavra ve iz takip köpeklerinin yanı sıra vatandaşlar da katıldı.Helikopter ve drone destekli aramalarda N.A, kaybolduğu bölgeden yaklaşık 15 kilometre uzaktaki ormanlık alanda bulundu.Kaybolduktan 10 gün sonra bulunan N.A. sağlık kontrolünden geçirildi.
Macron'un "Diplomatik Hücresi" Hakkında Ağır Suçlamalar Ve Eleştiriler
BRÜKSEL (AA) - Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un dış politikasını yürüten ekibin yöneticilerinin başka ülkelerin diplomatlarına kaba ve kibirli bir tavırla yaklaşması ayrıca yetkin olmamaları nedeniyle ülkenin zarar gördüğü belirtilirken, üst düzey danışmanlara Elysee içinde ağır suçlamalar ve eleştiriler getiriliyor. Politico'nun internet sitesinde çıkan yazıda Macron'un Elysee Sarayı'nda dış politika oluşturulurken perde arkasında neler yaşandığı aktarıldı. Yazıya göre, Macron 'dünya sahnesinde iş birliği ve 'yapabiliriz' tavrını vurguluyor ancak perde arkasında dış politikasını oluşturan ofis, husumetler ve işlevsiz bir çalışma ortamı yaratmakla' suçlanıyor.Macron'un 'diplomasi hücresi' olarak bilinen ofisle ilgili artan söylentiler, şikayetler ve iki danışmanın bu yaz ruhsal çöküntüyle doktor raporu alarak uzun süreli izne çıkması üzerine Elysee Sarayı, çalışma ortamının soruşturulması için dışarıdan danışmanlarla anlaştı. Danışmanlar ilk raporunu Eylsee Sarayı'na sundu. Soruşturmada durumun dedikodu ve çekişmeden öte bir hal aldığı belirtildi. Politico muhabirinin görüştüğü birçok yetkili ve diplomat da ofiste moral çöküntü ve baskıcı zihniyet olduğunu, ofisteki zayıf koordinasyon veya yönetimin diğer birimlerine, başka ülkelere ve Paris'teki diplomatik camiaya olan düşmanca tavır nedeniyle Macron'un dış politikasının zaman zaman zarar gördüğünü söyledi.Suçlamaların odağında ise Macron'un Orta Doğu uzmanı üst düzey diplomasi danışmanı Emmanuel Bonne ile Bonne'un yardımcısı Alice Rufo bulunuyor. Özellikle bu iki kişi hakkında sözlü taciz, saldırgan e-postalar, başkanın ofisindekileri 'sırtından bıçaklama' ve şantaj iddiaları dile getirildi. Bonne ve Rufo'nun ekipteki kişileri ağlatana kadar bağırdıkları, sürekli talimat değiştirerek aynı işleri tekrar tekrar yaptırdıkları, Fransa'nın büyükelçiliklerindeki atamalarla ilgili çalışanlara 'atamayı engelleyebileceklerine yönelik' tehdit edici ifadeler kullandıkları belirtildi. İki danışmanın birbirlerinin arkasından konuştukları da iddialar arasında yer aldı. Macron'un da dış politika ekibindeki gerginlikten haberdar olduğu, Bonne ve Rufo'yu görevde tutup tutmamayı düşündüğü ileri sürüldü. Ancak Elysee'deki bazı yetkililer, ikilinin Macron ile çok yakın oldukları için korunduklarını belirtti ve 'Bonne ve Rufo, kabadayılık ve taciz yetkileri varmış gibi tam bir dokunulmazlık duygusuyla hareket ediyorlar.' dedi.Paris'teki büyükelçiler rahatsız Bonne ve Rufo'nun tavrından Paris'teki yabancı ülke diplomatlarının da şikayetçi oldukları ortaya çıktı. İki yetkilinin tavrı 'kaba ve kibirli' olarak tanımlayan birçok büyükelçi ve diplomat, aradıklarında Bonne ve Rufo'ya ulaşamadıklarını, mesajlarına cevap alamadıklarını, görüşme imkanı bulamadıklarını söyledi.G20 üyesi bir ülkenin büyükelçisi, konunun Paris'teki birçok büyükelçi arasında açıkça konuşulduğunu belirterek 'Büyükelçiler Elysee'den ve sarayın kabalığından yüzde 100 bıkmış durumda. Büyükelçiler, kendi başkentlerinde Macron'un iyiliği için çok da çaba sarf etmiyor. Bu durum Elysee'nin diplomatik camiayla ilişkisine inanılmaz hasar verdi.' dedi.Fransa Dışişleri Bakanlığı da rahatsızFransa Dışişleri Bakanlığı diplomatlarının da Elysee'nin dış politika ekibinden rahatsız olduğu kaydedildi. Geleneksel olarak Fransız dış politikasında Cumhurbaşkanının asıl oyuncu, Dışişleri Bakanının ise ikincil pozisyonda olduğu hatırlatılarak bu durumun Macron'un danışmanlarına dış politika oluşturmada sıra dışı bir yetki verdiği vurgulandı.Uzun yıllardır görevde bulunan Fransız diplomatlar ise mevcut durumun sıra dışı olduğunu söyledi. Örnek olarak da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Başbakanı Angela Merkel, İngiltere Başbakanı Boris Johnson ve Macron arasında video konferans yoluyla yapılan görüşme hakkındaki 26 Mart 2020 tarihli bir Fransız diplomatik yazışması gösterildi. Yazıda, Fransa'nın görüşme öncesindeki diplomatik mesajlaşmasının, Türkiye'nin Paris Büyükelçisi İsmail Hakkı Musa ile Bonne ve Elysee'nin en üst yetkilisi Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Alexis Kohler ile yaptığı iki ayrı görüşmeden sonra Elysee tarafından karmakarışık bir hale getirildiği ifade edildi. Danışmanların yetkinliği tartışılıyorMacron'un dış politika danışmanlarının yetersizliği de Fransız yönetiminde konuşulan konular arasında bulunuyor. Macron'un geçen yıl sarf ettiği 'NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti.' sözlerinin dünyada nasıl bir etki yaratabileceğine yönelik danışman ekibinin öngörüde bulunamadığı, böyle bir sözün nereye gideceğini kestiremedikleri, bu konuda uyarıda bulunmadıkları ifade edildi. Yönetimden bir yetkili, Macron'un NATO'ya bir nevi elektrik şoku vermek istediğini söyledi ve 'İşin aslı cumhurbaşkanının amacı gerçekleşti.' dedi. Aynı yetkili, bunun sonuçları hakkında danışman ekibinin hiçbir uyarı yapmadığını aktardı.Elysee Sarayı'ndaki bazı yetkililer, Macron'un dış politika ofisindeki önemli boş görevlere az talep olduğunu, birçok önemli bürokratın, diplomatın veya dış politika uzmanının burada çalışmayı tercih etmediğini belirtti.
Gazze'de Fransa'nın İslam Karşıtı Tutumu Protesto Edildi
GAZZE (AA) - Gazze Şeridi'nde, Hazreti Muhammed'i hedef alan karikatürleri savunan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un İslam karşıtı tutumu protesto edildi.Gazze'deki Eğitim ve Öğretim Bakanlığı, tüm kentlerdeki ilçe merkezleri önünde çok sayıda çalışanın da katıldığı gösteriler düzenledi. Göstericiler, Fransa'da İslam'ın suçunu kınayan ve Paris'ten özür dilemesi istenen ibarelerin yer aldığı dövizler taşıdı. Gazze'nin batısındaki Eğitim Dairesi Müdürü Abdulkadir Ebu Ali, 'Dinlere hakaret etmek kınanmış bir eylemdir. Özgürlük ve demokrasi çığırtkanlığı yapan ülkelerin bunu yapmaması gerekir.' dedi. Bu gösterilerin bu saçmalığa bir son verme çağrısında bulunmak için gerçekleştirildiğini aktaran Ebu Ali, İslam dünyasının geri kalanı gibi dinler arası hoşgörünün sembolü olan Filistin'in de İslam'a hakaret etmeyi reddettiğini vurguladı.Fransa'da Macron yönetiminin son zamanlarda Müslümanları ve ibadet yerlerini hedef almasıyla ülkenin farklı şehirlerinde benzer uygulamalar görülmeye başlandı.Ülkenin Montpellier ve Toulouse kentlerinde, Paris yakınlarındaki Conflans-Sainte-Honorine semtinde geçen hafta başı kesilerek öldürülen öğretmeni 'anmak için' resmi binaların duvarlarına, Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo'nun Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret içerikli karikatürleri yansıtılmıştı.Macron açıklamasında, Hazreti Muhammed'e yönelik karikatürleri yayınlamaktan vazgeçmeyeceklerini söylemişti.
Türk Kızılayın Azerbaycan'a İnsani Yardım Malzemesi Taşıyan Konvoyu Yola Çıktı
İSTANBUL (AA) - Türk Kızılayının Azerbaycan'a acil insani yardım malzemesi taşıyan 11 tırlık yeni bir konvoyu İstanbul'dan yola çıktı.Tuzla'daki Türk Kızılay İstanbul Anadolu Lojistik Merkezi’nde 11 tırdan oluşan konvoyu uğurlama töreni düzenlendi.Türk Kızılay Genel Başkan Vekili İsmail Hakkı Turunç, burada yaptığı konuşmada, Azerbaycan için iki hafta önce başlanan yardım kampanyası neticesinde hazırlanan 11 tırlık yardımı bugün göndereceklerini ve Türk Kızılay’ının yardımlarına devam edeceğini söyledi.Azerbaycan Kızılay’ıyla diyaloglarının devam ettiğini aktaran Turunç, 'Elzem olan ihtiyaç malzemelerini ulaştırıyoruz. Bugün 11 tırın içerisinde gıda malzemesi, giyim malzemesi, temizlik malzemesi, hijyen malzemesi gibi değişik türde malzemeler var. Yardımlarımız devam edecek. Temennimiz kardeş Azerbaycan’ın işgal altında olan topraklarının biran önce özgürlüğe kavuşması ve insanların huzur içinde yaşamasıdır.' dedi. Yıllardır işgal altında bulunan Azerbaycan topraklarının özgürlüğüne kavuşmasını ve orada mağdur edilen insanların normal hayatına dönmelerini istediklerini ifade eden Turunç, şöyle devam etti: 'Uzun yıllardan beri devam eden bu sıkıntı sadece Azerbaycan halkını değil Türk milletini de derinden yaralamıştır. Bugün başlayan özgürlük mücadelesi, toprakların yeniden azadı, bizi de sevindirdi. Kardeşlik vazifesi olarak bugün ihtiyaçları olan konuda geçmişte olduğu gibi elimizden gelen ve kendilerinin de ihtiyaç duyduğu malzemeleri, Türk milletinin gönül dünyasından topladığı malzemeleri, Türk Kızılay’ı aracılığıyla göndermek istedikleri malzemeleri burdan gönderiyoruz.' Sadece Azerbaycan’a değil, Kızılay’ın dünyanın neresinde olursa olsun ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırmak için çalışmalarına devam ettiğini vurgulayan Turunç, 140'a yakın ülkede bu tür yardımların organize edildiğini anlatarak, şunları söyledi: 'Bugün Azerbaycan’ın ihtiyacı var. Yarın başka bir ülkenin ihtiyacı olur. Temennim odur ki dünyada hiçbir insanın ne gıda maddesine, nede başka açıdan sıkıntıya uğrayıp başka bir insanın yardımına ihtiyaç duymasın. Ama hoşumuza gitmese de kabul etmesek de bu bir realite. Onlarca ülkede savaşlar devam etmekte. Doğal afetler yaşanmakta. Kızılay’ın kuruluş amacı da dünyanın neresinde herhangi bir insanın başına sıkıntı gelirse onun dinine, kültürüne, ırkına bakmaksızın hemen oraya insani yardım malzemelerini ulaştırmasıdır. Bu misyonla Kızılay yardımlarını götürüyor.'Kızılay’ın Türk milleti adına yardımlarına devam ettiğini anlatan Turunç, 'Onların verdiği malzemeleri götürmek suretiyle kardeşlik vazifemizi yerine getiriyoruz. Buradaki hazırlık tamamlandıktan sonra inşallah oradaki Kızılay yetkililerine sağ salim teslim edilecek. Orada ihtiyaç duyulan bölgelere ulaştırılacak.' dedi. Türk Kızılay'ının yaptığı yardım çağrılarına destek olan herkese teşekkür eden Turunç, 'Birçok ülke nasıl yardım edelim diye düşünürken Kızılay hemen nerede bir sıkıntı varsa, anında yardım elini oraya ulaştırıyor. Gönül sevgisini oraya ulaştırıyor. Milletimize teşekkür ediyorum. Nerede bir sıkıntı olsa hemen yardım kampanyası açsak hemen Kızılay’a katkılarını sunuyorlar. Buradaki yardım kampanyamız devam edecek. Kendi web sayfamızdan ve basın aracılığıyla da ne şekilde yardımlar gidecek hesap numaralarımızı duyurduk. Dolayısıyla hiçbir insanın ihtiyacı kalmayacak kadar yeterli sayıda yardım malzemesini Kızılay aracılığıyla götürüleceğini halkımıza ifade etmek istiyorum. Katkılarından dolayı milletimize, resmi kurum yöneticilerine teşekkür ediyorum ve 2868 unutulmasın diyorum.' ifadelerini kullandı.
Ümraniye'de "Laf Atma Cinayetine" İlişkin Müebbet Hapis İstemiyle Dava Açıldı
İSTANBUL (AA) - Ümraniye'de kız arkadaşına laf attığını öne sürdüğü kişiyi silahla öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanan sanık hakkında, 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Mert Özbey'in (18), olay tarihinde araçla ilerlerken yol kenarında arkadaşıyla oturan Ebubekir Doğanay'ı (22), silahla ateş ederek öldürdüğü belirtildi.İddianamede ifadesi yer alan sanık Mert Özbey'in, arkadaşlarıyla araçla seyir halindeyken kız arkadaşlarına laf atılması üzerine sinirlerine hakim olamadığını ve kendisine doğru gelen kişiye 2 el ateş ettiğini söylediği aktarıldı.İddianamede, sanığın aracında bulunan arkadaşı B.A.Ö'nün ifadesinde, Mert Özbey'in bir anda otomobili durdurduğunu, telefonunda bulunan bir fotoğrafa baktıktan sonra kaldırımda oturan kişiye ateş etmeye başladığını, kendisinin buna engel olamadığını söylediği belirtildi. Sanık Mert Özbey'in, öldürme kastı ile hareket ederek hedef gözetmek suretiyle Ebubekir Doğanay'ın ölümüne sebebiyet verdiği kaydedilen iddianamede, 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi.İddianame gönderildiği Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Sanık Özbey'in yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.