onedio
Teknofest'te Birinci Olan Gençlerin Hayali "Uçan Arabalarını" Hayata Geçirmek
BURSA (AA) - İSMAİL ÖZDEMİR - Havacılık Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST kapsamında, Uçan Araba Tasarım Yarışması'nda birinci seçilen 3'ü üniversite öğrencisi 2'si mezun 5 genç, 'Turna' adını verdikleri tasarımlarını hayata geçirmeyi amaçlıyor.Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Makine Mühendisliği Bölümünden Furkan Karaboğa kaptanlığında, Makine Mühendisliği Bölümünde okuyan Bünyamin Aktaş, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği ile Makine Mühendisliği programları çift ana dal mezunu Duygu Kolcu, İç Mimarlık Bölümü öğrencisi Oktay Ayaz ve Sakarya Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü mezunu Yaren Emre'den oluşan 'Turna Teknik Takımı', geçen yıl 7'nci oldukları yarışta bu sene zirvede yer aldı.ASELSAN ve BAYKAR mühendisleri tarafından birinciliğe layık görülen 2 kişi kapasiteli ve elektrikli uçan araba tasarımını yapan ekipten Furkan Karaboğa, BAYKAR'da uzun dönem staja kabul edildi. Döner kanatlı uçan arabayı BTÜ atölyelerinde tasarlayan gençlerden Bünyamin Aktaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, diğer tasarımlar bir piste ihtiyaç duyduğu için şehir içi ulaşımda pek çözüm olmadığını söyledi.Katlanabilir rotorlu tasarımla yarışmaya katıldıklarını belirten Aktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:'Rotor kollarının katlanması diğer araçlardan ayrılan bir özellik. Bir kişi başka bir şehirdeki toplantısına yetişmek zorunda diyelim. Karadan bunu sağlayamıyor ama aracımız 36 dakikalık uçuşla bu görevi yerine getirebiliyor. Saatte 325 kilometre azami hızı olduğu için yeterli sürede kişiyi yerine ulaştırabiliyor. Aracın pervanelerini 2 aylık süreç sonunda tasarladık, belli bir motor seçtik, buna göre analizleri yaptık. İstediğimiz etkiye ulaştıktan sonra statik kısma geçtik. Kompozit malzemeler seçildi, ona göre çizimler yapıldı. Otonom sistemin algoritması üzerine çalışmalar yapıldı. Aracın tasarımı ya kendimiz tarafından ya da piyasada bulunan belli çözümler tasarımımıza entegre edilerek ortaya çıkarıldı.'Tasarım aşamasından üretim aşamasına geçmek istediklerini dile getiren Aktaş, araştırmaları neticesinde test süreleri dahil 200 bin dolarlık maliyetle aracı çalışabilir duruma getirebileceklerini anlattı.'Terörle ve yangınla mücadelede kullanılabilir'Rotor kanatlarının katlanabilmesiyle aracın trafikte rahatça seyredebileceği bilgisini veren Aktaş, günün koşullarına göre yaptıkları tasarımla başarıya ulaşmalarında, üniversitedeki hocalarıyla iletişimlerinin kuvvetli olmasının büyük etkisi bulunduğunu ifade etti.TEKNOFEST'in, hayallerini çok etkilediğini vurgulayan Aktaş, 'Havacılık, endüstri anlamında da öncü teknolojilerden biri. Şu anda takımdan bir arkadaşımız BAYKAR'da uzun dönem staj yapıyor. Sektörde kendi firmamızı kuramasak bile bu alanda ilerlemeyi düşünüyoruz. BAYKAR ve TAİ gibi şirketlerde çalışmalarımıza devam etmek istiyoruz.' dedi.Aktaş, tasarladıkları aracın 200 kilogram hatta içindeki koltukların çıkarılması durumunda 300 kilogram ağırlığa kadar faydalı yük taşıyabileceğini belirtti.Aracın, terörle ve yangınla mücadelede kullanılabileceğine değinen Aktaş, 'Kargo çok önemli, kargo üzerine çalışmalar var insansız hava araçları üzerine. Uçan arabalar birden fazla uygulama alanına sahip. Havacılık kuruluşlarının standartları var, insanın kullanacağı bir araç olursa kullanacak kişilerin pilotaj eğitiminden geçmesi gerekiyor. Bizim tasarımımızda kişi araca geliyor, gitmek istediği konumun bilgisini giriyor, bunun arkasında algoritma var, ona göre bir plan çıkartılıyor, o kapsamda araç, sürücü müdahalesine gerek duymadan istenilen yere gidebiliyor.' diye konuştu.Aracın ağırlığını 2 ton olarak hesapladıklarını bildiren Aktaş, karadan hızının saatte 120 kilometre olduğunu, tam şarjla 400 kilometre yol alabileceğini sözlerine ekledi.Duygu Kolcu ise yeni tip koronavirüs salgını sürecinde takım olarak iyi çalıştıklarını, TEKNOFEST'te final raporuna göre 5'inci sırada yer aldıklarını ancak mücadeleyi bırakmayıp birinciliği kazandıklarını aktardı.Takımdan sadece 2 kişinin Gaziantep'e gidebildiğini anlatan Kolcu, kendilerine destek olan BTÜ Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir, danışman hocaları Dr. Öğr. Üyesi Doruk Erdem Yunus ve Araştırma Görevlisi Abdullah Düzcan'a teşekkür etti.
Bodrum'da Alternatif Bisiklet Rotaları Rus Turistlere Tanıtıldı
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Bodrum ilçesinde bisiklet turizmini geliştirmek amacıyla belirlenen alternatif rotalar Rus turistlere tanıtıldı. Rus turistler, Bodrum ilçesiyle Gökova Körfezi kapsayan 4 günlük programda yaklaşık 220 kilometre pedal çevirdi. Doğayla iç içe eğlenceli anlar geçiren turistler, belirli noktalarda mola verip güneşli havada denizin tadını çıkardı. Turistler, aynı zamanda yöre kültürünün öne çıkan ürünlerini tanıma fırsatı buldu. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Bodrum Yürütme Kurulu Başkanı Yüksel Aslan, AA muhabirine, Bodrum'da bisiklet turizmi kapsamında ilk kez Rus turist grubunu ağırladıklarını söyledi. İlçede alternatif bisiklet rotaları belirlediklerini ve bisiklet turizminde faaliyet gösteren üyelerinin bu rotaları müşterilerine sunmaya başladığını ifade eden Aslan, tanıtımların yavaş yavaş sonuçlarını görmeye başladıklarını belirtti.Bisiklet rotalarının belirlenmesi için yürütülen çalışmalarda Bodrum Kaymakamlığından her türlü desteği gördüklerini anlatan Aslan, 'Gelen her kafilenin memnuniyeti ve buradaki rotaların düzgün işlenmesi daha fazla turistin geleceğinin göstergesi.' dedi. Aslan, Türkiye'nin bisiklet turizminde hak ettiği potansiyele ulaşamadığına dikkati çekerek, Avrupa genelinde bisiklet turizminin payının yaklaşık 50 milyar avro olduğunu söyledi.Turu organize eden firmanın yetkilisi Ali Sonay da bisiklet turizminde sevindirici gelişmeler olduğunu ifade etti. Turistlerin memnun ayrıldığını belirten Sonay, tanıtım çalışmalarıyla bisiklet turuna katılmak için bölgeye gelen Rus turist sayısının artmasını beklediğini dile getirdi.
Kağıtları Banknota Çevirdiklerini Öne Süren 2 Şüpheli Yakalandı
İSTANBUL (AA) - İstanbul'da para ebadında kesilmiş kağıtları 100 dolarlık banknota çevirdiklerini öne sürerek dolandırıcılık yapmaya çalışan yabancı uyruklu 2 şüpheli yakalandı.Alına bilgiye göre,19 Ekim'de M.K., para ebadında kesilmiş kağıtları 100 dolarlık banknota çevirdiklerini öne süren şüphelileri yakalatmak için polise başvurdu.Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, olaya ilişkin çalışma başlattı.M.K. sosyal medya üzerinden kendisini Antony olarak tanıtan bir kişinin kendisiyle iletişime geçtiğini, Türkiye'de yatırım yapmak istediğini söylediğini, kendisinin Kamerun'da olduğunu fakat kardeşi Patrik ve onun tercümanı olan M. M'nin İstanbul'da olduğunu ve kendisiyle irtibata geçeceğini söylediğini anlattı.M.K. bir otelde bahsettiği 2 kişiyle buluştuğunu, beyaz para ebadında kesilmiş kağıtları 100 dolarlık banknotlara çevirdiklerini, bu olayı araştırdığını bunların dolandırıcı olduğunu anladığını ve şüphelileri yakalatmak için polise başvurduğunu söyledi.Polis, 19 Ekim'de Fildişi Sahili uyruklu A. B. ve Somali uyruklu M. M'yi yakaladı.Gözaltına alınan şüphelilerin 16 Ekim'de Bahçelievler Yenibosna'da M. K. isimli bir kişinin 50 bin avrosunu dolandırdığı belirlendi.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 şüpheli adli kontrol şartıyla salıverildi.
Annesinin Memleketine Kurduğu Ceviz Bahçeleriyle Tarımsal Üretime Katkı Sağlıyor
KONYA (AA) - ABDÜLHAMİT YAŞAR - Aydınlı iş adamı Mesut Mutlu, annesinin memleketi Konya'nın Beyşehir ilçesinde kurduğu ceviz bahçeleriyle tarımsal üretime katkı sunuyor.İstanbul'da gıda sektöründe faaliyet gösteren iş adamı Mesut Mutlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Aydın'da doğup büyüdüğünü, annesinin Beyşehirli olduğunu söyledi.Hayvan çiftliği kurmak için 12 yıl önce annesinin memleketi Beyşehir'e geldiğini anlatan Mutlu, 'Satılık hayvan çiftliğini görüşmek üzere gelmiştik ancak anlaşamayınca o dönemin belediye başkanının da teşvik ve önerileriyle tarımsal faaliyetlere yönelmeye karar verdim. Karasal iklimde ceviz yetiştirilebileceğine dair tavsiyeler alınca, bu işe adım atmak istedik ve ceviz bahçemizi kurduk.' diye konuştu.Mutlu, satın aldıkları 1596 dekarlık alanda ilk etapta 15 bin ceviz fidanını toprakla buluşturduklarını, bu sayının bugün 25 bine ulaştığını belirterek, şunları kaydetti:'Bir süre sonra Beyşehir'in bir başka mahallesinde 200 dekarlık alanda 5 bin fidanın bulunduğu ikinci bir ceviz bahçesi daha kurduk. Yaklaşık 1 milyon liralık bir yatırımla başladığımız ceviz yetiştiriciliğine, 12 yılda toplamda 8 milyon liralık yatırım yaptık. Bahçelerimizde hasadı, yaş kabuklu ceviz olarak gerçekleştiriyoruz, ardından ürünü iç piyasada pazara sunuyoruz.''Nihai hedefimiz, üretim miktarını bin ton seviyelerine çıkarmak'Geçen yıl bahçelerinden 282 ton ürün aldıklarını, rekoltenin bu yıl 400 ton civarında gerçekleşmesini beklediklerini dile getiren Mutlu, 'Bahçelerimizde toprakla buluşturduğumuz fidanlardan beşinci yıldan itibaren ürün almaya başlıyoruz ancak 8. yıldan sonra daha fazla verim elde etmeye başlıyoruz. Ceviz üretiminde nihai hedefimiz, üretim miktarını bin ton seviyelerine çıkarmak.' şeklinde konuştu.Türkiye'nin ceviz tüketiminin önemli bir bölümünün ithalatla karşılandığını anlatan Mutlu, 'Ancak ülke genelinde son yıllarda çok büyük ceviz bahçeleri kuruluyor ve fidan sayısı her geçen gün artıyor. Zaman içerisinde Türkiye'nin cevizde ihracatçı konuma gelmesi halinde buna Beyşehir'den de katkı sağlamayı arzu ediyoruz.' dedi.Beyşehir Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Kaya ise iş adamı Mutlu'nun yatırımları ile Beyşehir'in, Türkiye'de ceviz üretiminde öncü ilçelerden biri haline geldiğini belirtti.Mutlu'nun bahçelerinde 170 kişiye istihdam sağladığını dile getiren Kaya, 'Kendisine ülke ve bölge ekonomisine katkısı dolayısıyla teşekkür ederim.' diye konuştu.
Kışın Buz Tutan Girlevik Şelalesi Sonbaharda Ayrı Güzellik Sunuyor
ERZİNCAN (AA) - KEMAL ÖZDEMİR - Erzincan'da doğal güzelliğiyle öne çıkan ve kışın suları tamamen donan Girlevik Şelalesi, sonbaharda sararan yaprakların oluşturduğu renk cümbüşüyle ziyaretçilerini cezbediyor.Kent merkezine 35 kilometre uzaklıktaki Kalecik köyünde 9 ayrı kaynak suyunun birleşmesiyle oluşan Girlevik Şelalesi, doğaseverlere her mevsim ayrı güzellik sunuyor.Yazın serin havası ve çevresindeki yemyeşil bitki örtüsü, kışın ise metrelerce yükseklikteki buz sarkıtlarıyla ziyaretçilerini cezbeden şelale, sonbahar mevsiminin yaşandığı bugünlerde sarının birçok tonuna bürünen ağaçların arasında misafirlerini büyülüyor.Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce tescillenen alanlar içerisinde yer alan Girlevik Şelalesi, 21 Ekim'de 'Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı' olarak tescil edildi. Doğanın farklı renkleri arasında 40 metreden dökülen sularıyla seyrine doyumsuz güzellikler sergileyen şelale, çevre illerden kente gelen çok sayıda doğasever tarafından ziyaret ediliyor.İzmir'den gelen Fikri Koç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şelalenin doğal güzelliğe sahip olduğunu söyledi.Her yıl Erzincan'a geldiklerinde Girlevik Şelalesi'ni de ziyaret ettiğini ifade eden Koç, şöyle konuştu:'Aslen Erzincanlıyım ancak İzmir'de yaşıyorum. Erzincan'a geldiğimde mutlak suretle Girlevik Şelalesi'ni görmeye gelirim. Buranın ayrı bir doğal güzelliği ve çekiciliği var. Herkese burayı görmelerini tavsiye ediyorum. Erzincan'ın en güzel yerlerinden biri burası. Burası sonbaharda oldukça da kalabalık oluyor. Kar yağdığı dönemde de ayrı bir güzelliğe sahip. Şelalemiz kışın buz tutar. Buzların burada verdiği harika bir görüntü vardı. O manzarayı da görmek gerçekten harika bir şey. Ben herkesi mutlaka buraya davet ediyorum. Gelsinler, bu doğal güzelliği görsünler.''Burası Türkiye'deki ender yerlerden bir tanesi'Ziyaretçilerden Lütfullah Ateş ise Girlevik Şelalesi'nin her mevsim farklı bir güzelliğe büründüğünü anlattı.Bulduğu her fırsatta misafirleriyle şelalenin doğal güzelliğini görmeye geldiğini belirten Ateş, 'Her geldiğimde farklı bir güzellikle karşılaşıyoruz. Sonbaharın gelmesi ile yapraklar sararmış, yine farklı bir güzelliği ortaya çıkmış. Sanıyorum burası doğal güzelliği ile Türkiye'deki ender yerlerden bir tanesi, herkesi buraya davet ediyorum.' dedi.Özgür Akilli de Ağrı'dan geldiğini kaydederek, 'Girlevik Şelalesi'ni daha önce duymuştuk ancak yeni görme fırsatımız oldu. İnanılmaz doğal bir güzelliği var. Tekrar gelip görmek isterim.' ifadelerini kullandı.
Sakarya'da Evde Çıkan Yangında 2 Çocuk Öldü
SAKARYA (AA) - Sakarya'nın Geyve ilçesinde bir evde çıkan yangında dumandan etkilenen 2 çocuk hastanede hayatını kaybetti. Alınan bilgiye göre, Yörükler Mahallesi'nde Fatih Topçu'ya ait evde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.Yangını fark ederek evde bulunan bir çocuğunu dışarı çıkaran anne, durumu itfaiyeye bildirdi.Olay yerine gelen ekipler, merdiven yardımıyla evde mahsur kalan baba ile çocukları Ömer Hamza (10) ve Eymen Topçu'yu (7) kurtardı.Yoğun dumandan etkilenen baba ve çocukları, sağlık ekiplerince Geyve Devlet Hastanesine kaldırıldı. Durumu ağır olan 2 çocuk, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Reklam
Rusya'da Kovid-19 Vakası Sayısı 1 Milyon 513 Bini Geçti
MOSKOVA (AA) - Rusya'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakası 1 milyon 513 bin 877'ye, ölenlerin sayısı 26 bin 50'ye yükseldi.Rusya Koronavirüs Enfeksiyonu Kontrol ve Önleme Merkezinden yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte 16 bin 710 kişinin virüse yakalanmasıyla toplam Kovid-19 vaka sayısı 1 milyon 513 bin 877'ye çıktı. Ülkede, Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 229 artışla 26 bin 50'ye, iyileşenlerin sayısı da 7 bin 704 artışla 1 milyon 138 bin 522'ye ulaştı.Rusya genelinde vaka sayısındaki günlük artış oranı 2 gün art arda yüzde 1,1 olurken, yeni vakaların yüzde 26,7'sinde hastalık belirtileri görülmedi.Toplam test sayısı 57 milyon 300 bini aştıBaşkent Moskova'da son 24 saatte Kovid-19 vakası sayısı 4 bin 455 artarak 395 bin 816, virüs kaynaklı ölenlerin sayısı ise 68 artışla 6 bin 380'e yükseldi.Rusya İnsan Sağlığı ve Tüketici Haklarını Koruma Servisi, son 24 saatte 550 bin Kovid-19 testinin yapıldığını ve böylece toplam test sayısının 57 milyon 300 bini geçtiğini bildirdi.Rusya'da ilk Kovid-19 vakaları 31 Ocak'ta tespit edilmiş, ilk virüs kaynaklı ölüm ise 19 Mart'ta kaydedilmişti.Ülkede, 23 Ekim'de 17 bin 340 kişide virüsün tespit edilmesiyle 'en yüksek günlük vaka sayısı' görülmüştü.Rusya'da 1 Eylül'de yeni eğitim öğretim yılı başlamış, okullarda maske ve sosyal mesafe zorunluluğu getirilmemişti.
Konya'da Tavan Arasında Kurutulan Yeşil Kuru Üzüm Benzersiz Tadıyla İlgi Görüyor
KONYA (AA) - SERHAT ÇETİNKAYA - Konya'da, köy evlerinin tavan arasında güneş görmeden kurutulup, tek tek temizlenen, zümrüdü andıran rengi ve kendine özgü aromasıyla 'gök üzüm' olarak da bilinen yeşil kuru üzüm, yöre halkının geçimini sağlıyor. Toroslar'ın dik yamaçlarında, uzun yıllardır üzüm yetiştirilen bağlarda, atalarından miras kalan üzümcülüğü sürdüren Hadim ilçesine bağlı Yağcı Mahallesi'nin sakinleri, güz döneminin ardından gök üzüm mesaisine başladı.Yüksek rakımlı Aladağ bölgesinde, iklim ve toprak özellikleriyle lezzetlenen üzümlerden üretilen gök üzüm, yöre sakinlerinin en önemli gelir kaynakları arasında yer alıyor.Yaklaşık 100 haneli mahallede üzümler, güneş görmemesi için evlerin tavan arasında kurutuluyor. Gölgede kuruduğu için yeşil rengini muhafaza eden gök üzüm, benzersiz rengi ve tadıyla ilgi görüyor.Üzümler, evlerin kilerinde alıcılarını bekliyorSonbaharda bağ bozumuyla beraber uzun kurutma süreci başlayan gök üzüm, buna uygun olarak inşa edilen evlerin tavan arasına gerilen tellerin üzerine salkımlar halinde asılarak kurumaya bırakılıyor.Yaklaşık bir ay süren zahmetli kurutma sürecinden sonra ev halkınca salkımlarından ayrılan ve tek tek çöplerinden temizlenen üzümler alıcılarını bekliyor.Coğrafi şartlardan dolayı üzüm dışında çok fazla üretim alternatifi bulunmayan yöre halkı, gök üzümden elde ettiği gelirle bir sonraki üretim dönemine kadar geçimini sağlıyor.Mahalledeki üreticilerden 66 yaşındaki Cemil Özbay, AA muhabirine, çocukluğundan bu yana gölgede kuruttuğu üzümleri satarak geçimini sağladığını söyledi.'Evimizi 50 yıldır gök üzümle geçindiriyoruz'Gök üzümleri, dedesinden kalan 150-200 yıllık bağlardan elde ettiklerini anlatan Özbay, 'Önceleri gölgede kurutma bilinmezdi. Üzümleri pekmez yapardık. Gök üzümü son 50 senedir yapıyoruz. Güneşte kurutulan üzümden çok daha değerli oluyor. Ben de bu işi yarım asırdır yapıyorum. Evimizin geçimini de bundan sağlıyoruz. Çocuklarımla bu işle uğraşıyoruz.' diye konuştu. Özbay, bölgedeki iklim şartlarının üzümün gölgede kurutulmasına olanak sağladığını, lezzetinin ise sadece bu bölgeye has olduğunu dile getirdi.'Çöpünü, çürüğünü tek tek temizliyoruz'Geçmiş yıllarda kurutma işlemini külle yaptıklarını ancak son 20 yıldır potasa kullandıklarını ifade eden Özbay, gök üzümün üretim sürecini şöyle anlattı:'Potasa ile suyu kaynatırız. Su hazır olunca salkımları daldırıp tele asarız. Kuruyunca sarısı sarı, yeşili yeşil, karası kara oluyor. Kuruduktan sonra çöpünü, çürüğünü tek tek temizliyoruz. Buraya gelip alanlar da var. İsteyenlere biz de götürüyoruz. Herkesin kendisine göre müşterisi var.'
Reklam
Kadın Girişimci Ekosisteme Uygun Ürettiği Ahşap Evleri Yurt Dışına Satıyor
SAKARYA (AA) - EMRE AYVAZ - Sakarya'da aynı zamanda tasarımcı olan kadın girişimci Gül Korkmaz, ürettiği ekolojik, sağlam, modüler doğal ahşap evlerle dünya genelinde müşterilerinin barınma ihtiyacını karşılamayı amaçlıyor.İnşaat sektöründe faaliyet gösteren Gül Korkmaz, gittiği kuzey ülkelerinde ahşap evleri inceleyerek Ar-Ge çalışması yaptı.Korkmaz'ın sahibi olduğu firma, çalışmalar sonucunda '1+1', '2+1 üçgen', 'karavan' ve 'garaj' diye tabir edilen 4 farklı model tasarlayarak ekolojik, sağlam ve doğal ahşap evlerin ladin ağacından üretimine başladı.Modüler yapım tekniğiyle kolayca inşa edilebilme özelliğine sahip, ekosisteme uygun ahşap evler, depreme dayanıklı ve uzun ömürlü olmalarının yanı sıra kullanıcılarına kendi enerjisini üretebilme gibi farklı kolaylıklar sağlıyor.İlk ihracatını ABD'ye gerçekleştiren, Cezayir'e 80 evlik proje hazırlayan, bunun yanı sıra birçok ülkeyle görüşmeleri sürdüren firma, yurt dışına satış yaparak Türkiye'nin ihracatına katkı sağlamayı hedefliyor.'Gemilerin direklerinde kullanılan lamine ladin ağacı kullanıyoruz'Gül Korkmaz, AA muhabirine, ürettikleri yapıların uzun ömürlü olduğunu ve kendi enerjisini üretebildiğini söyledi.Müşterinin talebine göre hizmet verdiklerini dile getiren Korkmaz, 'Şebeke olmayan bir yerde yaşıyorsa güneş panelleri kullanarak elektriğini üretiyoruz. Su sorunu varsa ona göre yağmur suyunu hasat yapıyoruz ve kullanabiliyoruz. Sağlam olmasının en büyük nedeni de kullandığımız ürünler. Kullandığımız ürünü ham ve ithal olarak alıyoruz, işliyoruz, üretiyoruz ve sağlamlığı bu şekilde sağlıyoruz.' diye konuştu.Korkmaz, yanmaya karşı uzun ömürlü ve esnek olduğu için ladin ağacını kullandıklarını aktararak, 'Kullanılan diğer ağaçlarda bu esnekliği yakalayamayız. Gemilerin direklerinde kullanılan lamine ladin ağacıdır, biz de aynı sistemi kullanıyoruz. Lamine yaparak 5 katmana getiriyoruz, bu da 25-C, 30-C beton kolon direklerle aynı gücü sağlıyor. Hem esnek hem de sağlam olduğu için uzun ömürlü oluyor. Aynı zamanda kullandığımız paneller de gemi ve yatlarda kullanılan, ısı işlem görmüş üründür.' ifadelerini kullandı.Gül Korkmaz, 1+1, 2+1 üçgen ile karavan ve garaj olmak üzere 4 modellerinin bulunduğunu, fakat proje bazlı da çalıştıklarını anlatarak, metrekareyi müşterinin isteğine göre büyütüp, küçültebildiklerini, ailelerin 2+1, hizmet sektörünün ise 1+1 modelini tercih ettiğini kaydetti.Tamamen müşterinin isteğine göre hareket edildiğini aktaran Korkmaz, mobilya ve iç dekorasyon hizmeti de verdiklerini, anahtar teslim şeklinde çalıştıklarını belirtti.'Pandemi izole hayata talebi arttırdı'Korkmaz, tomruk halinde alınan ürünlerin Sakarya'daki atölyelere verildiğini ve bu şekilde istihdam alanları açıldığını belirterek, 'Ekolojik, sağlam ve doğal olarak yapılan ahşap evlerimizin en büyük özelliği modüler, demonte ve depreme çok dayanıklı oluşu. İlk ihracatımızı gerçekleştirdik ama asıl hedefimiz dünyaya bir şekilde bu ürünleri tanıtmak. Ciddi talepler görmeye başladık. Çok daha yoğun çalışıp Türkiye'nin ihracatına ciddi derecede katkı yapmak istiyoruz.' dedi.Pandemi nedeniyle izole hayata talebin arttığını anlatan Korkmaz, meraklılarının bahçelerinde de bu tarz evleri kullanmaya başladığını kaydetti.Korkmaz, Cezayir'de bakanlık ve turizm sektörü için 80 evlik proje hazırladıklarını aktararak, bunun yanı sıra Avrupa, Asya ve Afrika'daki ülkelerle görüşmeler yaptıklarını sözlerine ekledi.
Kosgeb Desteği Alan Anne-Oğul, Babaanne Tarifiyle Ekşi Mayalı Ekmek Yapıyor
DÜZCE (AA) - ÖMER ÜRER - Yurt dışında uzun yıllar ekoturizm alanında çalıştıktan sonra yurda dönen ve oğluyla el ele verip Düzce'nin Kersendüz köyünde ekmek üretimine başlayan Emine Yüksel, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığından (KOSGEB) aldığı destekle işini büyütmenin mutluluğunu yaşıyor. Yaklaşık 14 yıl yaşadığı Avusturya'da, bir köyde ekoturizm ve doğal ürünler üzerine çalışmalar yapan bir aileyle çalışan Yüksel, 2002'de yurda döndükten sonra farklı belediye ve valiliklerin ekoturizm projelerinin yürütücülüğünü üstlendi.Turizm projeleri yürüttüğü sırada köylülerin geleneksel tatlarını deneyimleyen Yüksel, babaannesinin köyü olan Düzce'nin Cumayeri ilçesine bağlı Kersendüz köyüne yerleşmeye karar verdi.Yüksel, burada babasından kalan ahırı tadilattan geçirerek, bir kısmını resim atölyesine bir kısmını da geleneksel taş fırına dönüştürdü. Emine Yüksel, fırında babaannesinin tarifiyle siyez unundan yaptığı ekşi mayalı ekmeğin rağbet görmesi üzerine, daha geniş kitleye ulaşmak için gazetecilik eğitimini tamamlayan oğluyla proje hazırladı.Projeyi KOSGEB'e sunan anne-oğul, aldıkları destekle köyde başladıkları geleneksel ekmek üretimini kent merkezinde daha büyük ve modern ortama taşıdı.Burada ekmek üretimlerini sürdüren anne-oğul, köylerinin isimini verdikleri ekmekle talepleri karşılamaya çalışıyor.Ekoturizm uzmanı Emine Yüksel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yurt dışında ekoturizm alanında birlikte çalıştığı ailenin, ekşi mayalı peynir ve ekmek üretimi ile markalaşma çalışmalarına dahil olduğunu söyledi. Uzun yıllar doğal ürünlerin üretime nasıl geçtiği konusunda gözlemler yaptığını anlatan Yüksel, 'Türkiye'ye yerleştiğimde oğlumla ekoturizm anlamında belediyelere danışmanlık ve proje yürütücülüğü yaparken yöresel ve geleneksel ürünlerle tanışma fırsat buldum. Bu anlamda neler yapabilir, diye yola çıktım. Doğduğum köye yerleştim. Burada babamdan kalma ahırı tadilattan geçirerek kurduğum taş fırında babaannemin tarifiyle ekşi mayalı ekmek yapmaya başladım. Küçük bir girişimdi fakat çevremden ilgi gördü. Aslında orayı resim atölyesi veya farklı amaçlı kullanabiliriz düşüncesiyle çıktığımız bu yolda ekmeğimiz ilgi görünce markalaştırmak istedik.' diye konuştu.Yüksel, ekmekleri tamamen doğal ürünlerden günlük taleplere göre ürettiklerini dile getirerek, 'Köyde başlayan üretim serüvenimiz markalaşmaya gittiğinde bir isim vermek istedik. Oğlumla konuşurken köyümüz bize ilham kaynağı oldu. Kersendüz isminin anlamına baktığımızda ise 'kersen' eski hamur teknesi 'düz' ise kentimiz Düzce'yi anlatıyor. Yani biz marka tescil ismi ararken yaşadığım ve doğduğum köyün ismi zaten bizim işimize ilham kaynağı oldu. 2 yıl Ar-Ge çalışmalarımız devam etti, geldiğimiz aşama bizi mutlu etti.' ifadelerini kullandı.Ekşi mayalı ekmekle ilgili hazırladıkları projeyle KOSGEB'den destek almaya hak kazandıklarını dile getiren Yüksel, şöyle devam etti:'Babaannemden kalan tarifle yaptığımız ekşi mayalı ekmeğe köylerde gördüğümüz geleneksel tatları ekledik. Projemizi hazırladık ve KOSGEB'e başvurduk. Projemiz çok beğenildi, hem hibe hem de kredi desteği aldık. Oğlumun araştırmaları sonucu siyez buğdayıyla ekmeğimiz yapılıyor. Hazır un kullanmıyoruz, buğdayı alıp kendimiz una çeviriyor ve o şekilde ekmeğimizi yapıyoruz. Bu işte oğlumun araştırmaları çok önemli; o gelişen teknolojiyi takip ederken, ben de geleneksel yöntemleri dahil ediyorum.' Yüksel, köyde başlayan üretimlerini yeni projelerle geliştirmek istediklerini sözlerine ekledi.'Ekmeği, en doğal şekliyle tüketiciye ulaştırmaya çalışıyoruz' Emre Yüksel de üniversite eğitimi sırasında restoranlarda çalıştığını ve gıda sektörüne merakının buradan geldiğini söyledi.Annesiyle ekoturizm projelerine dahil olduğu dönemlerde deneyim ve bilgi edindiğini anlatan Yüksel, eğitimini tamamladıktan sonra annesiyle birlikte bir şeyler üretmeye karar verdiklerini kaydetti.Geleneksel ve doğal bir ürün elde etmek istediklerini aktaran Yüksel, şu ifadeleri kullandı:'Siyez buğdayından ekmeğimizi üretiyoruz. Ekmeğin içine fındık, ceviz ve farklı doğal ürünler koyuyoruz. Siyez buğday tohumunu üretildiği yerden getiriyor, burada kendi değirmenimizde un haline getiriyoruz. Diğer yandan modern ve kimyasala maruz kalan buğday var ve bu her açıdan doğallığını yitiriyor. Bu buğdaylardan üretilen hazır unların içinde de çok katkı maddesi var. Doğallıklar bununla da bitmiyor. Mayamız ninelerimizden gelen ekşi maya ve yüzyıllardır aynı maya kullanılıyor. Günümüzdeki hazır mayalar laboratuvar ortamında geliştiriliyor ve katkı maddeleri içeriyor. Burada üretilen ekmeği, en doğal şekliyle tüketiciye ulaştırmaya çalışıyoruz.'
Kuruluş Bakımı Altındaki Engelli Öğrenciler İçin "Yüz Yüze Eğitim" Talimatı
ANKARA (AA) - BURCU ÇALIK- Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, kuruluş bakımı altındaki engelli öğrencilerin yüz yüze eğitim süreçlerinin, kuruluşlardaki Koordinasyon ve Değerlendirme Kurullarınca haftalık takip edilerek değerlendirilmesi talimatını verdi. AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından bakım altındaki engelli bireylerin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında eğitim süreçlerinin aksamaması amacıyla 81 ildeki kuruluşlara talimat gönderildi. Türkiye genelinde Kovid-19 nedeniyle alınan tedbirler doğrultusunda, eğitim-öğretim çağındaki engelli öğrencilerle ilgili izlenecek yol ve uygulamaların belirlendiği talimat yazısında, okulların kademeli şekilde açıldığını hatırlatıldı.Buna göre, kuruluşlarda bakım altında bulunan ve okula devam eden engelli bireylerin durumları, kronik hastalıklarının bulunup bulunmadığı dikkate alınarak, İl Hıfzısıhha Kurulu kararları çerçevesinde, kuruluş sağlık servisi personeli ve meslek elemanlarının katılımıyla oluşturulan 'Koordinasyon ve Değerlendirme Kurulu' tarafından değerlendirilecek.Engellilerin yüksek yararı gözetilerek, bireysel ve grup eğitimi alma durumuna göre yüz yüze eğitime devam süreçleri, kurulun kararları doğrultusunda belirlenecek. Engelli öğrencilerin okula gönderilmesi sürecinde, il milli eğitim müdürlükleri koordinesinde planlama yapılacak. Öğrencilerin okulda alınan tüm tedbirlere riayet etmesi, belirlenen gün ve saatlerde okulda bulunmaları sağlanacak. Okula gidiş ve dönüşlerde ateş ölçümleri yapılacak Koordinasyon ve Değerlendirme Kurulları, engelli bireylerin okula devam etme durumlarını haftalık değerlendirecek. Okula giden ve okuldan dönen engelli öğrencilerin ateş ölçümleri ile el yıkama, kıyafet değişimi gibi temizlik kontrolleri de bakım elemanlarınca yapılacak.
Reklam
Ahlat'taki Selçuklu Meydan Mezarlığı Ziyaretçilerini Tarihe Yolculuğa Çıkarıyor
BİTLİS (AA) - ŞENER TOKTAŞ - Bitlis'in Ahlat ilçesinde bulunan UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'ndeki Selçuklu Meydan Mezarlığı'nda ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor.Birçok medeniyetin izlerini taşıyan, ülke ve bölgenin kültür turizminde önemli bir destinasyonu olan UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'ndeki Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı, ziyaretçilerini tarihi yolculuğa çıkarıyor.210 dönüm alanda, en büyük Türk İslam mezarlığı özelliğine sahip Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı, 8 bin 200 mezar taşı ve üzerlerindeki yazılar, kabartmalar ve oymalarla ziyaretçilerin dikkatini çekiyor.Dünyadaki üç 'Kubbet-ül İslam'dan (İslamiyet'in kubbeleri) biri, Türklerin Anadolu'ya girişinin kapısı ve 'Anadolu'nun tapusu' olarak bilinen Ahlat, bünyesinde barındığı Selçuklu Meydan Mezarlığı ile her yıl çok sayıda yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlıyor.'Ahlat, Türk'ün özüdür'İsmail Demirbaşı, AA muhabirine, mezarlığı ziyaret etmek için Yozgat'tan geldiklerini söyledi.Ahlat'a ecdadı görmeye geldiklerini belirten Demirbaşı, şöyle konuştu:'Çanakkale Şehitlik Abidesi'ni görmeden önce geçmişinizi görünüz. Ecdadımızın ne şartlarda at sırtında cenk ettiğini görüyorsunuz. Anadolu'ya açılan pencere Ahlat'tır. Türklerin ve Türk'ün büyük şehri. Ahlat, Van Gölü kenarında gerçekten görülmeye değer bir turizm kenti. Geçmişi ve tarihini hiçbir zaman tartışmıyorum. Türk'ün özüdür. 5 bin yıllık tarihi var. Tarihimizi ve ecdadımızı yerinde bir bir koklayalım.'Hatay'dan gelen Halim Alıcı da Ahlat'ın tarihi ve güzel yerlerini görmek için geldiklerini belirterek, 'Gezdik, gördük ve gururlandık. Ecdadımız burada uzun yıllar mücadele etmiş. Çok duygulandık.' dedi.Ailesiyle Hatay'dan gelen Vedat Alıcı da memleketlerinden uzak ve tarihi dokusu olan Ahlat'ta geldiklerini kaydetti.'Geçmişimizi ve tarihimizi öğrendik. Gelip buralarda yaşamak istiyoruz.' diyen Alıcı, şunları söyledi:'Mezarlığımızı gördük. Atalarımızın nasıl cenk edip bugünler için savaştığını gördük. Çocuklarımız bu bilgilerle donanımlı şekilde tarihini öğrenirse geleceğimize de aydınlık getireceğini düşünüyorum. Bu bilgilerle tarihi yaşayan gençlerin aydınlanmasını istiyoruz. Bitlis'imiz tarihi bir doku. Ahlat'ın hem Türkiye hem de dünyaya aktarılmasını istiyoruz. Buraya geldiğimizde tarihi tam yaşıyoruz. Burada günümüzün yenilikleri yok, tamamıyla tarihi doku var. Şehrin her tarafında tarihi doku var.'
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'ndan Avrupa'daki İslam Ve Yabancı Düşmanlığına Tepki
ANKARA (AA) - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa’daki İslam ve yabancı düşmanlığına tepki gösterdi.Çavuşoğlu, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, 'Gerçekleri yüzlerine söyleyince Avrupa’nın ezik ırkçıları yine kendini gösterdi. İslam ve yabancı düşmanlığından prim yapmaya çalışıyor. Avrupa’nın faşist zihniyetli şımarık politikacılarına artık 'dur' demenin zamanı gelmiştir.' ifadelerini kullandı.
Milli Eğitim Bakanı Selçuk, "Nasıl Başladı, Nasıl Bitti" Akımına İlkokul Fotoğrafıyla Katıldı
ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bir zamanlar öğrencisi olduğu Emirler köyündeki ilkokulda çekilmiş fotoğrafını paylaşarak, sosyal medyadaki 'Nasıl başladı, nasıl bitti' akımına katıldı. Selçuk, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda, Ankara'nın Gölbaşı ilçesine bağlı Emirler köyündeki ilkokulda öğrenciyken çekilen fotoğrafıyla, yıllar sonra Milli Eğitim Bakanı olarak bu okula yaptığı ziyaretin fotoğraflarına yer verdi. Bu paylaşımıyla sosyal medyadaki 'Nasıl başladı, nasıl bitti' akımına katılan Selçuk, şunları kaydetti:'Nasıl başladı, nasıl bitti paylaşımlarına ben de katılayım. Burası, öğrencisi olduğum Emirler köyündeki ilkokul. Çok şey değişmiş ama duvarlar bugün bu kuzuların seslerini duyuyor. O zaman öğrenciydim, şimdi öğretmenim. Acaba bu yavrular, bu okula tekrar kim olarak dönecekler?'
Reklam
Kuaförlüğü Bırakan Genç Kadın, İşkur Desteğiyle Arıcılığa Başladı
DENİZLİ (AA) - Denizli'nin Pamukkale ilçesinde, kuaförlük mesleğini bırakan 1 çocuk annesi 30 yaşındaki Esra Karabaş, Türkiye İş Kurumundan (İŞKUR) aldığı destekle bal, polen ve propolis üretmeye başladı. Esra Karabaş, 14 yıl çalıştığı kuaförlük sektördeki işinden, sağlık problemleri ve çocuğuna daha fazla zaman ayırabilmek için ayrıldı. Arıcılık yapmaya karar veren Karabaş, çevresindekilerin 'Yapamazsın', 'Başaramazsın' demesine aldırmadan İŞKUR tarafından yürütülen projeye başvurdu.Başvurusunun kabul edilmesinin ardından bir ay eğitim alan genç girişimci, proje kapsamında Karakurt Mahallesi yakınlarında 110 kovan alarak aracılığa başladı. Özenle baktığı arılardan iyi verim elde etmeye çalıştığını aktaran Karabaş, gazetecilere yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: 'İlk üç ayda 550 kilogram bal, 100 kilogram polen üretimi yaptım. İşimden ayrıldığımda hiçbir birikimim yoktu. Araştırma yapıp İŞKUR'a başvurdum. Bana çok yardımcı oldular ve 38 bin 376 lira destek alıp arıcılığa başladım. Çiçek balı üretiyorum. Erkek egemen bir meslekte benim gibi bir kadının olması çok nadir bir durum. Kadınların isteyip de başaramayacağı hiçbir şey yoktur. Bu işe başladıktan sonra arı sokmasına karşı alerjim olduğunu öğrendim. Ancak sevdikten sonra bunların önemi yok.'
Reklam
Pakistanlı Siyasetçiler Ve Stk Temsilcileri, İsrail İle Normalleşmeye Karşı
İSLAMABAD (AA) - MUHAMMET NAZIM TAŞCI - Pakistanlı siyasetçiler, sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcileri ve vatandaşlar, bazı Arap ve Afrika ülkelerinin İsrail ile ilişkileri normalleştirme adımlarına tepkili.Başta Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olmak üzere, Körfez ülkeleri ile İsrail arasında uzun süredir perde arkasından yürütülen temas süreci, ABD Başkanı Donald Trump'ın 13 Ağustos'ta BAE'nin, 11 Eylül'de Bahreyn'in ve 23 Ekim'de de Sudan'ın İsrail ile normalleşme anlaşmasına vardığını açıklamasıyla aleni hale geldi.Pakistanlı siyasetçiler, STK temsilcileri ve vatandaşlar, söz konusu ülkelerin İsrail ile ilişkileri normalleştirme sürecine dair değerlendirmelerini AA muhabiriyle paylaştı. Pakistan Cemaat-i İslami Partisi'nden Senatör Müştak Ahmed Han, İsrail ile Bahreyn, BAE ve Sudan arasındaki ilişkilerin normalleşmesine tepki göstererek 'Bence bu normalleşme değil, bu bir işgal.' dedi.ABD’nin İsrail’i 'güçlü bir ülke ve bölgenin polisi' yapmak istediğini kaydeden Han, Washington yönetiminin İsrail’e 'Yahudi stratejik hedeflerini' yerine getirmesi için yardımcı olduğunu söyledi.Han, sözlerini şöyle sürdürdü:'İsrail, yasa dışı bir ülke. Onlar, masum Filistinlilerin topraklarını işgal etti, ağır insan hakları ihlallerine bulaştı, tüm uluslararası normları, kuralları ve düzenlemeleri ihlal etti. İsrail’in hegemonik dizaynı ve yaklaşımı, bölge, Orta Doğu, barış, gelecek ve bu bölgenin halkı için bir tehdit. Sanırım temel insan hakları, dünya barışı için mücadele eden tüm insanlar, tüm insan hakları örgütleri, tüm dost ülkeler İsrail’i, hegemonik dizaynı, ağır insan hakları ihlalleri, masum Filistinlilerin işgal edilen toprakları ve bölgede yığınak yapması sebebiyle durdurmalı.' Eski İçişleri Bakanı ve Pakistan Müslüman Ligi-Navaz (PML-N) Genel Sekreteri Ahsan İkbal, ilişkilerin normalleşmesinin Filistin sorununun çözümüyle bağlantılı olduğunu belirterek 'Filistinlilerin hakları gerektiği gibi tanınana kadar taviz verilmemeli.' ifadesini kullandı.'Bu ülkeler için Keşmir de toprak altına gömüldü'Pakistan Filistin Vakfı Genel Sekreteri Şabir Ebu Meryem, ABD Başkanı Trump'ın 'Yüzyılın Anlaşması' olarak isimlendirdiği sözde Orta Doğu barış planına atıfta bulunarak, İsrail’in Arap ülkelerince tanınmasının söz konusu planın bir parçası olduğunu kaydetti.Bu planın, Filistin meselesini tamamen ortadan kaldırmayı amaçladığına işaret eden Meryem, ABD’nin ve Arap müttefiklerinin, Filistinlilerin zayıflatılarak İsrail’e karşı mücadele edemeyecek hale gelmesini istediğini belirtti. Arap ülkelerinin, İsrail’i tanımasının sadece bölge için değil Pakistan için de bir anlamı bulunduğunu ifade eden Meryem, Filistin meselesinde 'vicdanlarını satanlar' için Keşmir meselesinin toprak altına gömüldüğünü kaydetti.Meryem, Pakistan’ın söz konusu ülkelerden Keşmir meselesinde dahi herhangi bir yardım beklemediğini vurguladı. 'Bu adım, Müslümanların geleceğini etkileyecek'İslamabad’da şoförlük yaparak geçimini sağlayan İrfan Han da İsrail’in Filistinlilere 'zulmettiğini' belirterek Arapların İsrail’i durdurması, bunu yapamıyorlarsa bile en azından İsrail ile ilişki kurmamaları gerektiğini söyledi.Han, söz konusu normalleşme adımlarıyla İsrail’in, zulümlerini başka Müslüman ülkelere taşıyacağını dile getirdi.İslamabad’da esnaf Ömer Ahmed de Arap ülkelerinin İsrail ile ilişkilerini normalleştirme adımlarının yanlış olduğunu vurgulayarak bu durumun Müslümanların geleceğini etkileyeceğini kaydetti.
Kızkalesi'nin Karada Bulunan Bölümünde Kazı Çalışması Başlatıldı
MERSİN (AA) - UNESCO Dünya Miras Geçici Listesinde yer alan Mersin’in Erdemli ilçesindeki Kızkalesi'nin karada bulunan bölümünde başlatılan kazı çalışmalarında zemin ve yüzey araştırması yapılıyor. Mersin Müze Müdürlüğü öncülüğünde kalenin zemininde gerçekleştirilen çalışmalar, 2 arkeolog tarafından yürütülüyor. Bölgedeki kazı ve restorasyon çalışmasının kasım ayında tamamlanması planlanıyor.Tarihi kalenin karada bulunan bölümündeki çalışmaların ardından ziyarete açılacağı öğrenildi.
Haftanın Tarihine Bakış
ANKARA (AA) - Cumhuriyet, 29 Ekim 1923'te Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) 'Yaşasın' nidalarıyla kabul edildi.İlk toplantısını 23 Nisan 1920'de yapan TBMM'nin kabul ettiği 1921 Anayasası'nın ''Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir'' olan birinci maddesi, açıkça belirtilmese de ''Cumhuriyet'' rejiminin habercisiydi. Ancak ''Cumhuriyeti kabul etmek', 16 Nisan 1923'te görevini tamamlayan Birinci Meclise değil, 11 Ağustos 1923'te toplanan İkinci Meclise nasip olacaktı.İkinci Meclis, Başkanlığa Mustafa Kemal Paşa'yı, ikinci başkanlığa Ali Fuat (Cebesoy) Paşa'yı seçti; başbakanlığa Ali Fethi (Okyar) getirildi. Mecliste oluşan muhalif grubun eleştirilerinin yoğunlaşması üzerine Mustafa Kemal başkanlığında 25 Ekim'de toplanan Bakanlar Kurulu, istifa etmeyi ve yeni hükümette hiçbir görev almamayı benimsedi.Bakanların istifaları 27 Ekim'de Meclis'te okundu. Meclis, yeni Bakanlar Kurulu için oluşturulan listeler üzerinde anlaşma sağlayamadı. Uzun süredir ''Cumhuriyet'' düşüncesini içinde barındıran Mustafa Kemal, bu siyasi bunalım üzerine zamanın geldiğine karar verdi. Yakın çalışma arkadaşlarını, 28 Ekim akşamı Çankaya'da yemeğe çağıran Mustafa Kemal, onlara ''Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz.'' dedi.Mustafa Kemal ve yemekten sonra kalmasını istediği İsmet (İnönü) Paşa, Cumhuriyet'in ilanına ilişkin anayasa değişikliği üzerinde çalıştı.Halk Fırkası, 29 Ekim'de yaptığı toplantıda, Mustafa Kemal'i hükümet bunalımını çözmekle görevlendirdi. Mustafa Kemal de Cumhuriyet'in ilanına yönelik anayasa değişikliği önergesini açıkladı.Meclis Grubu'nda ve sonra TBMM Genel Kurulu'nda Anayasa'nın 1, 2, 10, 11, ve 12'nci maddelerinin değiştirilmesinin kabul edilmesiyle ''Cumhuriyet'' resmen ilan edildi. ''Yaşasın Cumhuriyet!'' nidaları, TBMM Genel Kurulu'nun duvarlarında yankılandı.Belli başlı öteki olaylar:26 Ekim1461- Trabzon Rum İmparatorluğu, Fatih Sultan Mehmet komutasındaki Osmanlı güçlerine teslim oldu.1730- Osmanlı'da ayaklanma başlatan Patrona Halil ve arkadaşları idam edildi.1863- Uluslararası Kızıl Haç organizasyonu İtalya'nın Cenova kentinde kuruldu.1905- Kuzey Avrupa ülkeleri Norveç ve İsveç ayrıldı.1922- İsmet İnönü, Lozan Konferansı öncesinde dışişleri bakanlığı görevine getirildi.1923- Türk Milli Futbol Takımı, ilk maçında Romanya ile 2-2 berabere kaldı.1924- Kazım Karabekir Paşa, Birinci Ordu Müfettişliğinden ayrıldı; artık milletvekili olarak çalışacağını bildirdi.1932- ''Yo yo'' oyuncağı İstanbul'da büyük ilgi uyandırdı.1933- Cumhuriyet'in 10. yılı dolayısıyla Genel Af Kanunu çıkarıldı.1936- 16 yaşındaki ressam Turgut Cansever, ilk resim sergisini açtı.1938- Du Pont, ilk sentetik naylon fibere adını verdi.1961- Cemal Gürsel, cumhurbaşkanı seçildi.1966- Kuzey Atlantik Konseyi, NATO karargahını Brüksel'e taşımayı kararlaştırdı.1967- Şair ve yazar Ali Cenap Yöntem, 80 yaşında vefat etti.1974- Kurtuluş Savaşı komutanlarından Orgeneral Fahrettin Altay, 94 yaşında İstanbul'da vefat etti.1975- Enver Sedat, ABD'ye resmi ziyarette bulunan ilk Mısır Devlet Başkanı oldu.1984- Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bir bakan azledildi. Maliye ve Gümrük Bakanı Vural Arıkan, istifa etmeyince Başbakan'ın önerisi üzerine Cumhurbaşkanı tarafından görevden alındı.1994- İsrail İle Ürdün arasındaki 46 yıllık savaşa son veren tarihi barış anlaşması, iki ülke arasındaki sınırda 5 bin kişinin katıldığı gösterişli bir törenle imzalandı.2008- Türk Hava Yolları, 1991 Körfez Savaşı'nda durdurduğu Bağdat seferlerine 17 yıl aradan sonra tekrar başladı ve THY uçağı, uluslararası Bağdat Havaalanı'na indi.2013- Pakistan-İran sınırında çıkan çatışmada 14 İran askeri öldürüldü.2015- Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talebiyle Koza İpek Holding ve bünyesindeki şirketlere kayyum atanmasına karar verdi.2016- Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) eski başkanlarından Basın Şeref Kartı sahibi Nail Güreli hayatını kaybetti.2017- Dünya Sağlık Örgütünün yayımladığı rapora göre, salgının ortaya çıktığı 27 Nisan'dan bu yana Yemen'de kolera nedeniyle 2 bin 180 kişi hayatını kaybetti.2018- Gazeteci Cemal Kaşıkçı soruşturmasında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 18 şüphelinin iadesi için hazırlanan talepname, Adalet Bakanlığı tarafından Suudi Arabistan'a gönderilmek üzere Dışişleri Bakanlığına iletildi.27 Ekim1492- Kristof Kolomb, Küba'yı keşfetti ve İspanya adına el koydu.1913- Mustafa Kemal, Sofya Ataşemiliterliği görevine atandı.1922- Müttefikler, Ankara ve İstanbul hükümetlerine Lozan'da konferans toplanması çağrısı yaptı.1960- Milli Birlik Komitesi, 147 profesör, doçent ve asistanı görevden aldı.1978- Nobel Barış Ödülü'nü Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat ve İsrail Başbakanı Menahem Begin paylaştı.1982- Çin, nüfusunun 1 milyarı aştığını açıkladı.1996- Yeni Trafik Kanunu yürürlüğe girdi.1999- Parlamento oturumu sırasında otomatik silahlı kişilerce yapılan saldırıda Ermenistan Başbakanı Vazgen Sarkisyan ve 8 üst düzey yetkili öldü.2005- Tiyatro sanatçısı 48 yaşındaki Şefik Kıran, Bakırköy'de oturduğu apartmanın boşluğunda ölü bulundu.2006- Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Milletvekili Seçimi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Yasa'yı onayladı. Milletvekili seçilme yaşı 30'dan 25'e indirildi.2006- Karikatürist Semih Balcıoğlu, 78 yaşında vefat etti.2010- Eski Arjantin Devlet Başkanı Nestor Kirchner, 60 yaşında öldü.2013- Formula-1 Dünya Şampiyonası'nda sezonun 16. yarışı Hindistan Grand Prix'sinde bu yılki 10. galibiyetini kazanan Red Bull-Renault'nun Alman pilotu Sebastian Vettel, sezonun bitimine 3 yarış kala üst üste 4. şampiyonluğunu ilan etti.2016- BM, Irak'ta terör örgütü DEAŞ'ın elinde tuttuğu Musul'u kurtarma operasyonunun onuncu gününde 10 bin 500'den fazla kişinin yerinden edildiğini açıkladı.2017- İspanya'nın Katalonya özerk yönetimi parlamentosu tek taraflı bağımsızlık ilan etti.2017- FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Sahil Güvenlik Komutanlığındaki eylemlere ilişkin görülen ve 28 kişinin yargılandığı davada ikisi ağırlaştırılmış olmak üzere 25 sanığa müebbet hapis cezası verildi. Sanıklardan 3'ünün beraat ettiği davada eski Sahil Güvenlik Komutanı Hakan Üstem müebbet hapisle cezalandırıldı.2018- Bursa'nın Yıldırım Belediyesince Cumhuriyet'in ilanının 95'inci yıl dönümünü dolayısıyla hayata geçirilen proje kapsamında 1923 kadın 20 milyon ilmekten oluşan Türk bayrağı hazırladı.28 Ekim1886- Özgürlük Anıtı, Fransızların armağanı olarak New York'ta dikildi.1923- Mustafa Kemal Paşa, Çankaya Köşkü'nde verdiği akşam yemeğinde ''Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz.'' dedi.1927- Türkiye'de ilk nüfus sayımı yapıldı. Nüfusun 13 milyon 648 bin 270 kişi olduğu açıklandı.1937- Başbakan İsmet İnönü, Ankara'da paraşüt kulesinin açılışını yaptı.1938- Ankara Radyosu hizmete girdi.1962- Küba Füze Krizi: Sovyetler Birliği lideri Nikita Kruşçev, Küba'daki füze üslerini kaldıracaklarını açıkladı.1977- Karikatürcü ve çizgi roman çizeri Ratip Tahir Burak, 73 yaşında İstanbul'da öldü.1993- Hakkari Üzümlü Jandarma Sınır Bölüğü'ne saldıran teröristlerden 57'si öldürüldü. Çatışmada 10 er şehit oldu.1998- Esenboğa Havalimanı, tarihinde ilk kez aynı gün 13 cumhurbaşkanı ağırladı. Yabancı ülke cumhurbaşkanları, Cumhuriyet'in 75'inci Yılı törenleri için başkente geldi.2012- Myanmar yönetimi, Birleşmiş Milletler'e, ülkenin batısında Bangladeş sınırındaki Arakan (Rakhine) eyaletindeki şiddet olayları nedeniyle çoğu Müslüman 22 binden fazla kişinin evini terk etmek zorunda kaldığı bilgisini verdi.2013- Tiyatro ve sinema sanatçısı Tomris Oğuzalp, 80 yaşında İstanbul'da vefat etti.2013- Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü, müzik alanında Ahmet Kaya'ya verildi.2015- İçişleri Bakanlığı, Terörle Mücadele Kanunu Kapsamına Giren Suçların Faillerinin Yakalanmasına Yardımcı Olanlara Verilecek Ödül Hakkında Yönetmelik kapsamında aranan teröristlerin isimlerinin yer aldığı bir internet sitesi hazırladı.'www.terorarananlar.pol.tr' adresinde 'Aranan Terörist' başlığıyla yayımlanan listede teröristlerin isimleri, kırmızı, mavi, yeşil, turuncu ve gri kategorilere ayrıldı. Fetullah Gülen, Cemil Bayık, Murat Karayılan, İlhami Balı ve Duran Kalkan kırmızı kategoride bulundu.2016- Milli Savunma Bakanlığı kararıyla FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Kara Kuvvetleri Komutanlığı ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığından 195 personelin orduyla ilişiği kesildi.29 Ekim1863- İsviçreli Henri Dumant, Kızılhaçı kurdu.1911- Ünlü Amerikalı gazeteci Joseph Pulitzer, Güney Carolina'da öldü.1923- Cumhuriyet ilan edildi. Mustafa Kemal Paşa, cumhurbaşkanı seçildi.1924- Milletler Cemiyeti Konseyinde Türk-Irak sınırı, Musul'u Irak'ta bırakacak biçimde saptandı.1927- Irak'ta yapılan kazılarda, Ur kenti yakınlarında 5 bin yıl öncesine ait olduğu belirlenen bir molekül takımı bulundu.1930- Ankara'daki Cumhuriyet Bayramı törenlerine Yunanistan Başbakanı Venizelos da katıldı.1933- Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal, coşkuyla kutlanan Cumhuriyet'in 10'uncu yılında ünlü Nutuk'u okudu.1954- Dr. Hikmet Kıvılcımlı Vatan Partisini kurdu.1961- İlk Türk yapımı otomobil ''Devrim'', Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'e armağan edildi. ''Devrim''in deneme sürüşü, yetersiz benzin konulması yüzünden başarısızlıkla sonuçlandı.1987- Cumhuriyet'in 64'üncü yılında yerli yapım F-16 uçağı uçtu.1992- Türkiye ile Irak'ın kuzeyi arasında stratejik öneme sahip Sinhat Boğazı, TSK'nın eline geçti. Çatışmalarda 90 terörist öldürüldü.1992- Kazakistan ve Türkmenistan, ilk büyükelçiliklerini Ankara'da açtı.1998- ABD'li astronot John Gleen 36 yıl aradan sonra 77 yaşında, Discovery mekiğiyle yeniden uzaya gitti.2006- Brezilya'da solcu Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, seçimlerin ikinci turunda yeniden başkan seçildi.2007- Dünyanın en büyük yolcu uçağı Airbus A-380, İstanbul Atatürk Havalimanı'na indi.2008- ''Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri''ne edebiyat dalında yazar Yaşar Kemal, mimari dalında Turgut Cansever ve müzik dalında da Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça layık görüldü.2013- Asya ile Avrupa arasında denizin altından kesintisiz demir yolu ulaşımını sağlayacak, dünyanın alanındaki önemli projelerinden Marmaray, törenle açıldı.2013- Suudi Arabistan, hacca gelen Kürt hacılar için ilk defa Kürtçe Kur'an-ı Kerim meali hazırladı.2013- Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed, 29 Ekim'den önce askeri hizmet kanunu çerçevesinde işlenen suçları kapsayan genel af ilan etti.2015- Tüberküloz, Dünya Sağlık Örgütü tarafından artık AIDS hastalığının yanı sıra dünyanın en ölümcül bulaşıcı hastalıklarından biri ilan edildi.2018- İstanbul'un üçüncü havalimanının ilk fazının uçuşlara açılması dolayısıyla düzenlenen tören, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleşti.30 Ekim1757- Sultan III. Mustafa tahta çıktı.1873- Teodor Kasap tarafından çıkarılan mizah gazetesi ''Hayal'' yayımlanmaya başlandı.1905- Aspirin ilk kez satışa sunuldu.1918-Birinci Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Osmanlı Devleti ile galip devletler arasında Mondros Mütarekesi imzalandı.1918- Çekoslovakya'da cumhuriyet ilan edildi.1923- Mustafa Kemal Paşa, başbakanlığa İsmet (İnönü) Paşa'yı atadı.1937- Ankara Gar binası törenle açıldı.1956- İngiltere ve Fransa, İsrail ve Mısır'a Süveyş Kanalı'nı 12 saat içinde terk etmelerini bildirdi.1973- Boğaziçi Köprüsü, Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından açıldı.1974- Boksör Muhammed Ali yeniden ağır sıklet şampiyonu oldu.1980- Bülent Ecevit, CHP Genel Başkanlığından istifa etti.1983- Erzurum ve Kars'ta meydana gelen depremde bin 330 kişi öldü, 534 kişi yaralandı.1984- Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Mürted'de uçak fabrikasının (TAI) temelini attı.1993- Eski Türk Dil Kurumu Genel Yazmanı Ömer Asım Aksoy, 95 yaşında öldü.2011- Kırgızistan'da Almazbek Atambayev cumhurbaşkanı seçildi.2013- Nevşehir Üniversitesinin adını 'Nevşehir Hacı Bektaş Veli', Siirt'in Aydınlar ilçesinin adını 'Tillo' olarak değiştiren kanun teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.2015 - Karaciğer yetmezliği nedeniyle İstanbul'da tedavi gören eski dünya kıtalararası ağır sıklet boks şampiyonu Sinan Şamil Sam yaşamını yitirdi.2016- Terör soruşturması kapsamında gözaltına alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak ve DBP'li Meclis Üyesi Fırat Anlı tutuklandı.2016- Saadet Partisi 6'ncı Olağan Kongresi'nde 891 delegenin 871'inin oyunu alan Temel Karamollaoğlu genel başkan seçildi.2018- Başkentin ilk, Türkiye'nin ikinci alışveriş merkezi olan ve kulesi ile Ankara'nın sembolü haline gelen Atakule'nin yenilenmesinin ardından açılışı gerçekleştirildi.31 Ekim1517- Martin Luther, Protestanlığı ilan etti.1661- Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa öldü.1831- Takvim-i Vekayi yayına başladı.1919- Sütçü İmam, Kahramanmaraş'ta Fransız işgalcilere ilk kurşunu attı.1922- Mussolini, İtalya Başbakanı oldu.1952- ABD, ilk hidrojen bombası denemesini Marshall Adaları'nda yaptı.1963- Askeri Yargıtay, Talat Aydemir, Fethi Gürcan, Osman Deniz ve Erol Dinçer'in idamını onayladı.1963- 50'nci kez milli formayı giyen Fenerbahçeli futbolcu Lefter Küçükandonyadis'e şeref madalyası verildi.1967- Kıbrıs Türklerinin, Rum çetelerinin saldırılarına maruz kaldığı günlerde, Rauf Denktaş gizlice adaya girdi.1984- Hindistan Başbakanı İndira Gandhi, Sih muhafız tarafından öldürüldü.1989- Turgut Özal, TBMM'de yapılan oylamada Türkiye'nin Sekizinci Cumhurbaşkanı seçildi.1992- Türk Silahlı Kuvvetleri, Irak'ın kuzeyindeki terör üssü Haftanin kampını ele geçirdi.1992- Vatikan, dünyanın güneşin çevresinde döndüğünü söyleyen Galileo'nun haklılığını teslim etti.1993- İtalyan yönetmen Federico Fellini öldü.1993- Türkiye'de modern edebiyat eleştirisinin öncülerinden olarak anılan yazar Berna Moran, 72 yaşında hayatını kaybetti.1997- Milli Güvenlik Kurulu toplantısında 18 Kasım 1992 tarihli belge yerine kaim olmak üzere, yeniden düzenlenen Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi uygun bulundu.2007- YSK, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini öngören Anayasa değişikliği teklifine ilişkin 21 Ekim'de yapılan halk oylamasının resmi sonuçlarını açıkladı. Buna göre 28 milyon 819 bin 319 kişi oy kullandı ve bu oylardan 28 milyon 167 bin 661'i geçerli sayıldı. Halk oylamasında 19 milyon 422 bin 714 seçmen ''evet'' (yüzde 68,95), 8 milyon 744 bin 947 seçmen ise ''hayır'' oyu (yüzde 31,05) kullandı.2007- İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün oğlu, eski Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Erdal İnönü, 81 yaşında ABD'de tedavi gördüğü hastanede vefat etti.2011- UNESCO Genel Konferansı'nda Filistin'in üyelik başvurusu kabul edildi. ABD, bu karar üzerine UNESCO'ya verdiği mali desteği kesti.2013- AK Parti Konya Milletvekili Gülay Samancı, Kahramanmaraş Milletvekili Sevde Beyazıt Kaçar, Denizli Milletvekili Nurcan Dalbudak ve Mardin Milletvekili Gönül Bekin Şahkulubey, TBMM Genel Kurulu çalışmalarına başörtülü olarak katıldı.2013- Kamerun'un kuzeyinde patlak veren sıtma salgınında yaklaşık 800 kişi öldü, 12 binden fazla kişi ağır hastalandı.2015- Ege Denizi'ne açılan, çoğu Afganistan uyruklu kaçakları taşıyan 3 şişme bot, Midilli Adası açıklarında olumsuz hava koşulları nedeniyle battı, 3'ü çocuk 4 kişi hayatını kaybetti.2015- Romanya'nın başkenti Bükreş'te gece kulübünde çıkan yangında 61 kişi hayatını kaybetti.2015- Sina Yarımadası'nda Rusya'ya ait yolcu uçağının düşmesi sonucu 224 kişi öldü. Şarm El Şeyh-St. Petersburg seferini gerçekleştiren uçakta 17'si çocuk 217 yolcu ve 7 kişilik mürettebat bulunuyordu. DEAŞ'a biat ettiğini duyuran Sina Vilayeti, uçağın kendilerince düşürüldüğünü ileri sürdü.2016- 15 Temmuz şehit ve gazileri anısına bastırılan hatıra para, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım'a takdim edildi.2016- İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri İyad Medeni görevinden istifa etti.2018- İstanbul Havalimanı'ndan ilk yurt dışı tarifeli seferi KKTC'ye gerçekleştirildi.2019- Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mustafa Ateş Amiklioğlu, Ankara'da tedavi gördüğü hastanede 75 yaşında hayatını kaybetti. 1 Kasım1604- William Shakespeare'in trajedisi ''Othello''nun ilk gösterimi Londra Whitehall Palace'da yapıldı.1922- Saltanat ve halifelik makamları birbirinden ayrıldı ve saltanat kaldırıldı.1927- Mustafa Kemal Paşa ikinci kez cumhurbaşkanı seçildi.1928- Yeni Türk harfleri kabul edildi.1929- Ankara'da ''Anadolu Halk Bilgisi Derneği'' kuruldu. Derneğin 124 sayı çıkan ''Halk Bilgisi Haberleri'' adlı dergisi de yayımlanmaya başlandı.1934- Ankara Kızılay'da Güven Anıtı açıldı.1936- Ankara Devlet Konservatuvarı öğretime başladı.1951- Cezayir Ulusal Özgürlük Cephesi, Fransa'ya karşı gerilla savaşı başlattı.1954- Cezayir bağımsızlığını kazandı.1958- Şair Yahya Kemal Beyatlı, 74 yaşında İstanbul'da öldü.1959- Cumhuriyet döneminin ilk Türk kadın tiyatro sanatçısı olan Halide Pişkin, 53 yaşında İstanbul'da öldü.1962- Sovyetler Birliği, Mars'a ilk roketi fırlattı.1993- Cumhuriyet tarihinin ilk din şurası toplandı.1995- Eski Yugoslavya devletleri ile Bosna Barış Görüşmeleri başladı.1998- İslam Konferansı Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesinin (İSEDAK) 14'üncü Toplantısı İstanbul'da başladı.2001- Çin'in Ukrayna'dan satın aldığı yüzer kütle Varyag, İstanbul Boğazı'ndan geçti. Varyag, 2 Kasım'da da Çanakkale Boğazı'ndan Ege'ye çıktı.2006- Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ, ''halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek ve aşağılamaktan'' yargılandığı davada beraat etti.2007- Japonya'nın Hiroşima kentine atom bombası atan B-29 uçağının komutanı ve pilotu Paul Tibbets, 92 yaşında öldü.2010- Numan Kurtulmuş'un genel başkanlığındaki Halkın Sesi Partisi (HAS Parti) kuruldu.2011- İstanbul'daki KCK operasyonu kapsamında gözaltına alınan Prof. Dr. Büşra Ersanlı ile Belge Yayınları yetkilisi Ragıp Zarakolu'nun da aralarında bulunduğu 44 kişi tutuklandı.2011- Çernobil'deki nükleer patlamanın çayda radyasyona yol açmadığını göstermek için kamera önünde çay içen dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit Aral, İstanbul'da 84 yaşında vefat etti.2012- Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi ve Özel Kalem Müdürü Ahmed Kahtan, ikinci kez gıyabında idam cezasına çarptırıldı.2013- Sanatçı Ajda Pekkan'a, Fransa'da 'Chevalier de l'Ordre des Arts et des Lettres' sanat ve edebiyat şövalyelik nişanı verildi.2015- Milletvekili seçimi gerçekleştirildi. AK Parti, 1 Kasım 2015 Milletvekili Genel Seçimi'nde birinci olarak, üst üste girdiği 5 genel seçimden de birinci çıkma başarısını gösterdi, 317 milletvekili çıkararak tek başına hükümet kurma çoğunluğunu elde etti. Üç dönem kuralına takıldığı için 7 Haziran seçiminde aday gösterilmeyen 70 AK Parti'liden 23'ü, 1 Kasım Genel Seçimi'nde milletvekili oldu. Meclis'te CHP 134, HDP 59, MHP 40 sandalye kazandı.2015- Sırbistan'ın başkenti Belgrad'ın ev sahipliğinde yapılan Dünya Kick Boks Şampiyonası'nda mücadele eden Türk sporcular, 16 madalya kazandı. Milli Takım, şampiyonayı 3 altın, 6 gümüş ve 7 bronz madalyayla tamamladı.2016- Gültan Kışanak'ın, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca, 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 30 Ekim'de sevk edildiği mahkemece tutuklanmasının ardından Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Ankara'nın Etimesgut Kaymakamı Cumali Atilla görevlendirildi.2019- 56. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde yönetmenliğini Ali Özel'in yaptığı 'Bozkır', en iyi film seçildi. Film, en iyi yönetmenin de aralarında bulunduğu 10 ödüle layık görüldü. Festivalde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü 'Aşk, Büyü vs.' filmindeki rolüyle Selen Uçer'e verildi. En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü de 'Küçük Şeyler' filmindeki rolüyle Alican Yücesoy ve 'Bozkır' filmindeki rolüyle Mücahit Koçak paylaştı.2019- Anadolu Ajansının (AA) 100. kuruluş yıl dönümü kapsamında haber dilinden yeni haber formatlarına, haber yayın mecralarını çeşitlendirmekten yeni teknolojik gelişmeleri habere uyarlamaya kadar birçok yeniliği içeren '100. Yıl Haber Vizyon Belgesi', Genel Müdürlük'te düzenlenen programla tanıtıldı.
Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü'den Kovid-19 Uyarısı:
İSTANBUL (AA) - HATİCE ŞENSES - Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, 'Kötüyü geride bırakmış değiliz, daha kötü günlere gidebiliriz. Salgının seyrine bakılırsa hiçbir duraklama yok, yani baştan beri giderek artıyor. Dolayısıyla yani henüz daha salgını durdurmuş, yavaşlatmış değiliz. Salgın devam ediyor, hem bulaşıyor hem hastalandırıyor hem öldürüyor.' dedi. Son dönemde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarında yaşanan artışın nedenlerine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Özlü, vakaların sadece İstanbul'da artmadığını, genel olarak bakıldığında Türkiye'nin her yerinde bir artışın görüldüğünü aktardı. Prof. Dr. Özlü, ancak bunun Türkiye ile de sınırlı olmadığını, dünya genelinde de bir artışın söz konusu olduğuna işaret ederek, 'Dünyada son zamanlarda, salgının başladığından bu yana en büyük vaka sayıları yeni görülmeye başlandı.' diye konuştu. Amerika'da, Güney Amerika'da, Afrika'da, Avrupa'da vaka sayılarının arttığını dile getiren Özlü, günlük vaka sayılarını 200-300'e düşüren Avrupa ülkelerinde bile 25-30 bin vaka bulunduğunu söyledi. Özlü, 'Bu artış sadece İstanbul'a mahsus değil. Onu söyleyeyim. Peki neden artıyor? Çünkü yaz bitti, insanlar yazın açık havada, tatilde, yazlıkta, deniz kenarında, daha doğada, daha izole vakit geçiriyorlardı. Bu virüs açık havada daha az bulaşıyor. Şimdi tekrar döndüler ve kapalı yerlerde vakit geçirmeye başladılar. İnsanlar ofislerde, iş yerlerinde, fabrikalarda, kapalı mekanlarda, toplu taşımada bir araya geliyorlar, bir kalabalıklaşma var. Virüs kapalı ortamlarda, iyi havalandırılmayan ortamlarda ve kalabalıklarda daha çok bulaşıyor. Birinci etken asıl bence bu.' şeklinde konuştu. Toplu, kapalı bulunulan alanda havalar soğudu için pencerelerin daha az açıldığını, içerinin havasının daha da kirlendiğini ve virüs yükünün arttığını vurgulayan Özlü, şunları kaydetti:'Havalar soğudukça bulaşma riski artacak muhtemelen öyle gözüküyor ama bir de tabii şöyle değerlendirmek lazım, insanların dikkatli olması, tedbirli olması bunu önleyecektir. İnsanlar tedbir almadığı için de vakalar artıyor. Bu konuda maalesef istediğimiz kadar herkes duyarlı olmadı. Bunun da etkisi var. Özellikle yeme-içme alanlarında, restoran ve kafelerde insanlar maskelerini de çıkardıkları için oralarda mesafeye de dikkat edilmiyor ve kalabalıklaşma oluyor ve bulaşma çok kolay oluyor. Bütün Avrupa'da da restoran ve kafelerle ilgili riskin çok yüksek olduğu ortaya çıktı. Genel olarak bence olay buna bağlı.' Herkes risk altında Prof. Dr. Tevfik Özlü, 'Virüsün erken teşhis edilmesi ve erken tedaviye başlanması ölüm oranlarını azalttı dünyada ama hala çok sayıda insan ölüyor.' diyerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:'Bakın Türkiye'de günde 70'in üzerinde insan ölüyor. Bu virüs hala öldürüyor. Yani her gün 70 eve ateş düşüyor. En sevdiğimiz insanları kaybediyoruz. Bu ölümler başkası için diye düşünmeyelim, bunlar bizim çevremizde, bildiğimiz, tanıdığımız insanlar. Artık tehdit yakından geliyor. Herkes bence risk altında. Elbette çoğu zaman tedaviyle iyi sonuçlar alıyoruz ama bazen de olmayabiliyor. Genç de olsa ağrı seyredebiliyor, ölümle sonuçlanabiliyor. Hepimizin çok daha fazla dikkatli ve tedbirli olmamız lazım. Çok basit yani herkesin yapabileceği kadar basit. Bu dönemde olabildiğince kalabalıklara girmeyelim. Kapalı alanlarda çok vakit geçirmeyelim, maskemizi usulüne uygun takalım. Bir de insanlarla mesafemizi koruyalım. Bunlara dikkat edersek yüzde 100'e yakın korunuyoruz. Yani önlemler başarılı, işe yarıyor. Bunlar çok güçlü, etkili tedbirler. Şu anda en güçlü tedbirler bunlar. Maskeni tak, mesafeni koru, bir de kalabalıklara girme, yüzde 100'e yakın korunursunuz.' Bazen kırılma noktalarının bulunduğunu, bu noktada aile içi temasların çok önemli olduğunu dile getiren Özlü, 'Eş, dost, hısım, akraba, komşular bir araya geliyor. İnsanlar, eskisi gibi ev oturmaları, davetler, birlikte yeme, içmeler, sohbetler oluyor. Bunlar şu anda tehlikeli. Çünkü o karşısındaki birlikte oturup yemek yediğiniz, sohbet ettiğiniz dostlarınızın, akrabalarınızın içinden birinin kovid pozitif olmadığını bilemezsiniz. Sizin de kovid pozitif olup, olmadığınızı bilemezsiniz. Dolayısıyla aile içi bulaşmalar da çok yüksek. Onun için bu dönemde ev içi toplanmalar, mevlit, nişan, söz, sünnet, günler, pasta kesmeler çok mahsurlu. Zorunlu görüşmeler ise kısa, maskeli ve mesafeyi koruyarak yapılmalı.' şeklinde konuştu. Toplu taşıma kullanan herkesin uyması gereken kural: maske Prof. Dr. Özlü, toplu taşımaların en önemli kırılma noktalarından biri olduğuna dikkati çekerek, 'Toplu taşımada mesafeyi korumak mümkün değil, çünkü en büyük korucu unsur mesafedir. Mesafe gidiyor. Sadece maske kalıyor. Toplu taşımada aracın içerisinde bir kişi maskesizse o tehdittir. Yani buna asla müsamaha edilmemeli. Toplu taşımada herkes maskesini takacak, bunun kaçarı yok. Toplu taşımaya binen herkesin maskesini usulüne uygun, yani burnunu ve ağzını kapatacak şekilde kapatması lazım. Maske tüm seyahat boyunca açılmamalı, bir şey yiyip, içilmemeli.' ifadelerini kullandı. Toplu taşımalarda havalandırmanın da çok önemli olduğunu, mutlaka dış atmosfer havasıyla iç ortam havasının değişiminin sağlanması gerektiğini vurgulayan Özlü, eğer kapı, pencere açılabiliyorsa kapı pencere, havalandırma sistemi varsa da iç havayı dış havayla değiştirecek şekilde klima çalıştırılması gerektiğini aktardı. Özlü, ayrıca toplu taşımada el hijyeninin de önem kazandığını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:'Kötüyü geride bırakmış değiliz, daha kötü günlere gidebiliriz. Salgının seyrine bakılırsa hiçbir duraklama yok, yani baştan beri giderek artıyor. Dolayısıyla yani henüz daha salgını durdurmuş, yavaşlatmış değiliz. Salgın devam ediyor, hem bulaşıyor hem hastalandırıyor hem öldürüyor. 'Kötüyü geride bıraktık, biz bunu atlattık' zannetmeyelim. Önümüzde daha ne olduğu belli değil. Mutlaka ve mutlaka kış ve güz döneminde kapalı ortamlarda kalabalıklaşma nedeniyle bulaşma riski daha yüksek. Tedbirlere daha çok uymamız lazım.' İş yerlerinde de çay, kahve servisi, malzeme servisi yapanlarla, ürünü getirip, götüren personelin yayma açısından olasılığı yüksek grupta yer aldığını ifade eden Özlü, bu kişilerin maske kullanmasının, olabildiğince servis sırasında mesafeyi korumasının da çok önemli olduğunu vurguladı.
Reklam