Kerkük'te Motosiklet Tutkunlarından Kanser Hastası Çocuklara Moral Ziyareti
KERKÜK (AA) - Irak'ın Kerkük kentinde motosiklet tutkunları, kanser hastası çocuklara destek ve moral vermek için motosikletleriyle hastane bahçesine giderek onları ziyaret etti.Kerkük Verem ve Kanser Hastanesi'nde tedavi gören hastalara alkışlı destek veren ve hediyeler dağıtan motosiklet tutkunları, hastane bahçesinde motorlarıyla kısa bir de gösteri yaptı. Kerkük Motosikletçiler Spor Kulübü Başkanı İsmail el-Haşimi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kulüp olarak özellikle kanser hastası çocuklara moral vermeyi amaçladıklarını söyledi.Çocukların sağlık durumunu yakından takip ettiklerini belirten Haşimi, ''Bu çocuklara maddi ve manevi anlamda elimizden geldiğince destek olacağız. Onlar hepimizin çocukları.' dedi.Haşimi yeni tip koronavirs (Kovid-19) salgınının yaşandığı şu dönemde hastaların daha fazla morale ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.Hastalara hediye dağıttılarServisleri ziyaret ederek hastalarla yakından ilgilenen motosiklet tutkunları, başta çocuklar olmak üzere tüm hastalara çeşitli hediyeler dağıttı.Hastalar, motosikletçilerin moral ziyaretiyle keyifli anlar yaşadı.Kulüp üyeleri ayrıca Acil Servis'i de ziyaret ederek, fedakar çalışmalarından ötürü buradaki sağlık çalışanlarına şükranlarını sundu.
Sağlık Bakanı Koca, İstanbul'daki Kamu Hastaneleri Başhekimleriyle Buluştu
İSTANBUL (AA) - Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul'da kamu hastaneleri başhekimleriyle bir araya geldi.Koca, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, İstanbul'da vaka sayılarındaki büyük artışın ciddi bir hazırlık gerektirdiğini vurguladı. Sağlık Bakanı Koca, bakan yardımcılarıyla İstanbul'a ayırdıkları 4. günde kamu hastaneleri başhekimleriyle hareket planlarını ele aldıklarını belirterek, '3 kurala uyulursa hastanelere daha az ihtiyaç duyarız. Salgına karşı organize olalım.' ifadesini kullandı.
Sağlık Bakanı Koca, İstanbul'daki Kamu Hastaneleri Başhekimleriyle Buluştu
İSTANBUL (AA) - Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul'da kamu hastaneleri başhekimleriyle bir araya geldi.Koca, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, İstanbul'da vaka sayılarındaki büyük artışın ciddi bir hazırlık gerektirdiğini vurguladı. Sağlık Bakanı Koca, bakan yardımcılarıyla İstanbul'a ayırdıkları 4. günde kamu hastaneleri başhekimleriyle hareket planlarını ele aldıklarını belirterek, '3 kurala uyulursa hastanelere daha az ihtiyaç duyarız. Salgına karşı organize olalım.' ifadesini kullandı.
Muğla'da Uyuşturucu Operasyonunda Yakalanan 2 Zanlı Tutuklandı
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Fethiye ilçesinde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 2 zanlı tutuklandı. İlçe Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Grup Amirliği ekiplerince kentte uyuşturucu ticareti yapanlara yönelik çalışma başlatıldı. Belirlenen adrese düzenlenen operasyonda bir miktar uyuşturucu ele geçirilirken, zanlılar D.K. ile H.G. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılar, çıkarıldıkları Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı.
Güncelleme 2- Adana'da Çıkan Orman Yangını Kontrol Altına Alındı
ADANA (AA) - Adana'nın Kozan ilçesinde çıkan orman yangını kontrol altına alındı.Alınan bilgiye göre, Kuytucak Mahallesi Kuzeren mevkisindeki ormanlık alandan duman yükseldiğini gören vatandaşlar, yetkililere bildirdi.İhbar üzerine olay yerine sevk edilen 15 arazöz, 7 su tankı ve 120 personelle yangına müdahale edildi.Yangın nedeniyle Kuytucak Mahallesi'ndeki bazı evler tedbiren boşaltıldı.Bölgede arıcılık yapan ve kovanlarının yandığını belirten Orhan Doğan, gazetecilere yaptığı açıklamada, 'Arı kovanlarım yandı, kurtaramadım.' diyerek gözyaşı döktü.'Yangın kontrol altına alındı'Adana Valisi Süleyman Elban, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ekiplerin bölgede yoğun çalışma yürüttüğünü belirterek, 'Yangın kontrol altına alındı. Bölgede soğutma çalışmaları devam ediyor.' dedi.Yangında, ormanlık alandan çok makilik bölgenin zarar gördüğünü aktaran Elba, olayda can kaybı olmadığını ifade etti.
Avustralya'da Aborjinler İçin "Kültürel Öneme Sahip" Ağacın Kesilmesi Tepkilere Neden Oldu
ANKARA (AA) - Avustralya’nın yerli halkı Aborjinler için kültürel öneme sahip bir ağacın otoyol çalışması nedeniyle kesilmesi tepkilere yol açtı. ABC News'in haberine göre, Victoria eyaletinin batısında tartışmalı bir otoyol iyileştirme alanında, Aborjinler için kültürel öneme sahip bir ağacın kesilmesi üzerine düzenlenen protestoda 50 kişi gözaltına alındı.Ağacın Aborjinler için kutsal olduğunu söyleyen protestocular ile polis arasındaki gerginlik, dün, polisin Djab Wurrung 'Yönler Ağacı'nın kesildiği alanın girişlerini kapatmasıyla arttı.Bölgede kutsal kabul edilen alanları korumak için 2018'den bu yana kamp yapan, 'Djab Wurrung Kültürel Mirası Koruma Elçiliği' isimli kuruluştan protestocular, Batı Otoyolu (Western Highway) üstündeki kamp alanına polislerin geldiğini belirtti.Victoria polisi de kontrollü giriş sağlanan alanı terk etmeyi reddeden ve baş sağlık görevlisinin talimatlarına uymayan 40 kişi ile olay yerinde polisi engellemekle suçlanan 10 kişinin gözaltına alındığını bildirdi.Gözaltına alınanların tamamının, ileride mahkemeye sevk edilmek üzere kefaletle serbest bırakıldığı kaydedildi.Diğer yandan, Victoria eyaleti Ulaştırma Altyapısı Bakanı Jacinta Allan, yaptığı açıklamada, Djab Wurrung halkını oluşturan 12 ailenin temsilcilerinin rızası olmadan Batı Otoyolu iyileştirme çalışmalarının bir parçası olarak hiçbir ağacın kaldırılmadığını veya kaldırılmayacağını belirtti. Allan, kesilen söz konusu ağacın 'kültürel olarak önemli olarak değerlendirilmediğini' ifade etti.Aborjin toprak sahipleri, geçen yıl, 'kültürel açıdan önemli olduğu belirlenen 16 ağacı korumak için' Victoria hükümetiyle anlaşmaya varmış ancak aktivistler daha fazla ağacı kurtarmaya çalışmak için Buangor yakınlarındaki alanda eylemlerini sürdürmüştü.Ağacın kesilmesi, sosyal medyada da tepkiyle karşılandı.BBC'nin haberine göre, yetkililer, ağacın yaklaşık 100 yaşında olduğunun sanıldığını aktarırken, protestocular ağacın yaklaşık 350 yaşında olduğu tahmininde bulunuyor.Koruma altındaki ağaçlar arasında, kadınların kültürel bir geleneğin parçası olarak doğum yaptıktan sonra plasentalarını gömdükleri 2 asırlık 'doğum ağacı' bulunuyor. Victoria hükümeti, trafik kazalarını azaltacağını söyleyerek Melbourne ve Adelaide şehirleri arasındaki yolun genişletilmesi için otoyol projesine destek veriyor.Koruma altındaki 'yönler ağacı' olarak tanımlanan bir ağaca dokunulmadığını savunan hükümet, aktivistlerin ağaca ilişkin sınıflandırmasının koruma altındakilerden farklı olduğunu öne sürüyor.Aborjin yerlilerinin Geç Paleolitik Devir'den bu yana kullandığı 46 bin yıllık kaya barınaklarının girişleri madencilik şirketi Rio Tinto'nun mayıs ayındaki maden arama faaliyeti sırasında tahrip olmuştu. Batı Avustralya eyalet savcılığı olayla ilgili soruşturma başlatmıştı. Şirket tahribat nedeniyle bölgedeki yerli halklardan özür dilemek zorunda kalmıştı.Aborjinler yetişkin nüfusun yüzde 2'sini oluşturuyorArkeologlar, 2017'de, Aborjinlerin Avustralya'ya ilk olarak 65 bin yıl önce gittiğine dair arkeolojik verilere ulaşmıştı. Avustralya'nın kuzeyindeki Madhjedbebe kayalık alanında yaptıkları kazılarda buldukları el yapımı eşyalar üzerinde çalışan araştırmacılar, bunların en az 65 bin yıllık olduğunu, böylece Aborjinlerin kıtaya sanılandan 18 bin yıl daha önce gitmiş olabileceği değerlendirmesinde bulunmuştu.İlk Britanya filosunun 26 Ocak 1788’de kıtaya ayak basmasının ardından yerli halka büyük katliamlar ve kültürel soykırım yapıldığını savunan Aborjinler, bu tarihi 'İstila Günü' ilan ederek, 'Avustralya Günü' olarak kutlanmasına karşı çıkıyor.Avustralya'da Aborjinler yetişkin nüfusun yüzde 2'sini oluşturuyor.
Yalova'da Engelliler İçin Gözle Bilgisayar Kullanma Kursu Açıldı
YALOVA (AA) - Yalova'da engelliler için gözle bilgisayar kullanma kursu açıldı.Türkiye Spastik Engelliler Federasyonu Başkanı ve Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkan Vekili Murat Arslanhan, Türkiye İş Kurumu ve Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğüyle ortaklaşa düzenlenen kursun açılışında, projenin engellilere önemli kolaylıklar getireceğini söyledi.Arslanhan, kursun Yalova'da uygulanmasından dolayı büyük mutluluk yaşadıklarını belirterek, 'Biz 'mesleki eğitimde engel yok' diyoruz. Bu projeye öncülük yapmak bizleri onurlandırıyor ve gururlandırıyor. İnşallah projenin Türkiye'ye yayılmasına vesile olacağız.' diye konuştu.Sistemin kullanımını engelli iki kursiyerle tanıtan Bilgisayar Eğitmeni Esma Kızılkan da projenin çok güzel olduğuna ve geliştirerek de daha iyi yerlere getireceklerine inandıklarını ifade etti.Açılışa, Yalova Valisi Muammer Erol, diğer ilgili ve davetliler katıldı.
Antalya'da Fetö/Pdy Operasyonlarında Gözaltına Alınan 15 Şüpheliden Biri Tutuklandı
ANTALYA (AA) - Antalya'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik operasyonlarda gözaltına alınan 15 şüpheliden biri tutuklandı. İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerinin aranan FETÖ/PDY şüphelilerine yönelik belirlenen adreslere düzenlediği operasyonlarda 15 şüpheli yakalandı.Şüphelilerden 5'i savcılık talimatıyla serbest bırakıldı, 4'ü ise kendileriyle ilgili soruşturmaların yürütüldüğü kentlere gönderildi. Adliye sevk edilen 6 şüpheliden 1'i nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest kaldı.
Şişli'de 1110 Litre Kaçak İçkiyle Yakalanan Kişi Tutuklandı
İSTANBUL (AA) - Şişli'deki bir depoda 1243 şişe (1110 litre) kaçak içkiyle yakalanan şüphelinin tutuklanmasına karar verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından paylaşılan bilgiye göre, 2 Ekim'de, Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Şube Müdürlüğüne, 'bandrolsüz içki satıldığı, tezgah altında tiner şişelerine benzer şişede içki olduğu, bunun Şişli'deki bir dükkanda saklandığı ve yakın bir yerde depo olarak kullanılan bir yer olduğuna' dair ihbar yapıldı. Bu ihbarla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında nöbetçi İstanbul Sulh Ceza Hakimliği'nden alınan arama-el koyma kararına istinaden 21 Ekim'de belirtilen adreste yapılan aramada, 1243 şişe ve toplamda 1110,1 litre alkollü, bandrolsüz ve sahte olabileceği değerlendirilen içki ele geçirildi. İhbar sonucu bu mekanda yakalanan H.Ö.'nün, 22 Ekim'de çıkarıldığı nöbetçi İstanbul Sulh Ceza Hakimliğince, 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası ön görülen 'sigara ve alkol kaçakçılığı' suçundan tutuklanmasına hükmedildi.
Erzincan'da Arkadaşının Cep Telefonunu Ve Parasını Gasbeden Kişi Tutuklandı
ERZİNCAN (AA) - Erzincan'da arkadaşının cep telefonu ile parasını gasbettiği iddia edilen zanlı tutuklandı. Barış Manço Parkı'nda Afganistan uyruklu arkadaşı S.G. ile F.M. arasında bir süre sonra tartışma başladı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesinin ardından F.M, arkadaşı S.G'ye ait cep telefonu ve yaklaşık 2 bin lirasını gasbederek kaçtı.İhbar üzerine bölgeye gelen polis ekipleri F.M'yi evinde yakalandı.Polis ekipleri evde yaptığı aramada, gasbedilen cep telefonunu evdeki çamaşır makinesinde buldu.Gözaltına alınan şüpheli emniyetteki işlemlerin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.
Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez Aksaray'da: (2)
AKSARAY (AA) - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, '10 milyar metreküplük depolama bizim yaklaşık yıllık doğal gaz tüketimimizin neredeyse yüzde 20'sine denk geliyor.' dedi.Dönmez, beraberindeki Aksaray Valisi Hamza Aydoğdu ve BOTAŞ Genel Müdürü Burhan Özcan ile birlikte Tuz Gölü Yer Altı Doğalgaz Depolama Genişletme Projesi sahasında incelemelerde bulundu, yetkililerden bilgi aldı.Bakan Dönmez, burada yaptığı açıklamada, geçen yıl Tuz Gölü Yer Altı Doğalgaz Depolama Genişletme Projesi'nin kapasite genişletme işinin ihalesini yaptıklarını ve temelini attıklarını anımsattı.'Hedefimiz 2023'e kadar bu projeleri hayata geçirmek'Buradaki 1,2 milyar metreküplük kapasiteyi 5,4 milyar metreküpe çıkarttıklarını anlatan Dönmez, şöyle konuştu:'Öte yandan Silivri'de devam eden bir başka projemiz var. Orada da mevcut haliyle yaklaşık 3 milyar metreküp depolamamız var. Orayı da 4,5 milyar metreküpe çıkartmış olacağız. Bu iki proje de bittiğinde Türkiye'de 10 milyar metreküplük doğal gaz depolama kapasitesine ulaşmış olacağız. Hedefimiz 2023'e kadar bu projeleri hayata geçirmek. Bu depolama alanlarının arz güvenliği açısından önemi büyük. Kış aylarında ısınmaya dayalı tüketicilerimizin doğal gaz talebinin artmasıyla istenen miktara ulaşabilmek için depolardan bizim gaz çekmemiz gerekiyor. Bu 10 milyar metreküplük depolama bizim yıllık doğal gaz tüketimimizin neredeyse yüzde 20'sine denk geliyor. Bu da sistemi rahatlatıcı önemli bir unsur. Bu tip projeler özellikle yaz aylarında doğal gaz fiyatları daha düşük seyretmekteyken fiyat avantajını kullanmak için çok önemli. Yazın ucuza aldığımız gazı depolamak suretiyle vatandaşımıza daha ekonomik şekilde temin etme imkanına kavuşmuş olacağız.'Fatih Dönmez, bu projede 600 metre yerin altına inerek tuz kayalarını erittiklerini ve mağaralar oluşturduklarını ifade etti.'Projenin büyüklüğü 2 milyar dolar civarında'Yaklaşık 1500 metreye kadar yerin altına inebildiklerini aktaran Dönmez, şunları kaydetti:'Şu anda sondaj makinemiz an itibarıyla sondaj işlemine başladı. Oluşturulan mağaralarda doğal gazı saklıyoruz. Her bir mağara 100 milyon metreküp doğal gazı depolayacak kapasiteye sahip. Çok büyük depolardan bahsediyoruz. Bunun gibi burada mevcutta 12, ilave 40 ile birlikte 52 mağaraya ulaşmış olacağız. Böylece tuz yapılarındaki dünyada en büyük ve geniş kapasiteli yer altı doğal gaz depolama kapasitesi projesine biz sahip olacağız. İnşallah 2023 itibarıyla bu projeyi tamamlamayı ümit ediyoruz. Projenin büyüklüğü 2 milyar dolar civarında. '(Bitti)
Muğla'da Türk Kara Sularına İtilen 12 Sığınmacı Kurtarıldı
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Marmaris ilçesi açıklarında yelkenli yat içerisindeki 12 sığınmacı kurtarıldı. Bozburun Mahallesi açıklarında yelkenli yat içerisinde bir grup sığınmacı olduğu bilgisi üzerine bölgeye Sahil Güvenlik ekipleri sevk edildi. Ekipler, Yunan sahil güvenlik unsurlarınca Türk kara sularına itildiği belirlenen 12 sığınmacıyı bota aldı. Limana getirilen sığınmacılar, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.Sığınmacıların geçişini organize ettiği öne sürülen 2 şüpheli gözaltına alındı.
ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu Görevlisi Cantürk'e Fetö'den Hapis Cezası
İSTANBUL (AA) - ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Nazmi Mete Cantürk, 'Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yardım' suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuksuz sanıklar Nazmi Mete Cantürk, eşi Sevim Cantürk ve kızı Kevser İrem Cantürk ile avukatları katıldı. ABD'nin İstanbul Başkonsolosu Daria Darnell, ABD'nin Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Jeffrey M. Hovenier ve konsolosluk çalışanları da duruşmayı izleyenler arasında yer aldı.Duruşmada son savunması alınan Nazmi Mete Cantürk, suç işlemediğini, sadece görevini yaptığını ifade ederek, 'Bu suçu işlemediğim ortaya çıktı. Bu zamana kadar olan soruşturmalarda dava açılmadı. 17 ay ev hapsinde kalmak beni derinden yaraladı.' dedi. Görevi gereği makam koruma, mekan koruma ve güvenlik soruşturmaları yaptığı bilgisini veren Cantürk, 'Bu görevlerimin gereği olarak resmi yerlerle görüşmelerimiz olmaktaydı. Görevim kapsamında Amerikan birimleri, Türkiye ile irtibat kurmak isterse İstanbul Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube, Özel Harekat, Trafik Şube müdürlüğünü ziyaret sebebiyle emniyet mensuplarıyla toplantı yapılıyordu. Müdürün talimatı olmadan Türk yetkililerle bağlantı kuramam.' ifadesini kullandı. Görüştüğü kişilerin makamda bulunan kamu görevlileri olduğunu ve bu kişilerin suça karışıp karışmadığını bilemeyeceğini de aktaran Cantürk, '2015 yılında Adana-Antalya seyahatte FETÖ'den soruşturma geçiren kişilerle aynı otelde kaldığım zaman toplantı yapıldığı söylenmiş. G20 zirvesine görevlendirme üzerine gittim. Antalya'daki yerde çok fazla devlet görevlisi kalıyordu. Aynı tarihte ve aynı otelde kalan ve hakkında FETÖ soruşturması olan kişilerin olduğu söyleniyor. Ben orada ABD Dışişleri Bakanı'nın güvenliği için bulundum. Örgütsel toplantıya katılmadım. Suçlamayı kabul etmiyorum.' diye konuştu.'FETÖ'nün hiçbir toplantı ve etkinliğine katılmadım'Metin Topuz ile samimiyetinin olmadığını ve bu kişinin beyanına göre suç işlediğinin kabul edildiğini savunan Cantürk, savunmasını şöyle sürdürdü:'Ben hiçbir zaman Zaman gazetesine üye olmadım. Ben kimsenin talimatıyla hesap açıp para yatırmadım. 2001 yılında açılan Bank Asya hesabını ailem ve evimle ilgili ödemeler için kullandım. Benim maaşım başka bir bankaya yatıyordu. Oradan Bank Asya'ya yollayıp otomatik ödeme yapardım. Başka bankada param olmasına rağmen talimat üzerine para çekip Bank Asya'ya yatırmadım. Annem ve kayınpederim Zaman gazetesi okurdu. Onların kartı olmadığı için oradan ödeme yaptım. Kimse Yok mu Derneği'ne devlet desteği ve projeler için bağışta bulundum. FETÖ'ye üye olduğum iddiasını kabul etmiyorum. ByLock kullanmadım, bu programı medyadan duydum. Digitürk veya Tivibu üyeliğini talimat doğrultusunda iptal etmedim. Türkçe Olimpiyatlarına katılmadım, yardım etmedim. Onların kurum veya kuruluşlarında çalışmadım. Gazetelerine abone olmadım, abone kazandırmadım. FETÖ'nün hiçbir toplantı ve etkinliğine katılmadım. Fetullah Gülen'le görüşmedim. Örgüt içi evlilik yapmadım. Özellikle tekrar etmek istiyorum. Müdürümün istemiyle görüştüğüm kişiler devlet tarafından atanmış kişilerdi. Ben ve ailem bu dava yüzünden mağdur olduk. Doktor kızım benimle aynı soyismi taşıdığı için bu dosyaya dahil edildi. Bu sebeple açığa alındı. Hiçbir baba benim yerimde olmak istemez. Beraatimi istiyorum.'Savunmasını tamamlayan Nazmi Mete Cantürk'ün savunmasının sonunda gözyaşı döktüğü görüldü. Duruşmada savunması sorulan diğer sanıklar Sevim Cantürk ve Kevser İrem Cantürk de suçsuz olduklarını öne sürerek, beraatlerini talep etti. KararDavaya ilişkin kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Nazmi Mete Cantürk'ün, 'FETÖ'ye bilerek ve isteyerek yardım etme' suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Heyet, diğer sanıklar Sevim Cantürk ve Kevser İrem Cantürk'in ise delil yetersizliğinden beraatine hükmetti. Beraatine hükmettiği Sevim ve Kevser İrem Cantürk'ün adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını da kararlaştıran heyet, hapis cezası verdiği sanık Nazmi Mete Cantürk hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının ise devamını hükme bağladı. İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca hazırlanan iddianamede, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davada 'FETÖ'ye yardım' suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan (11 Haziran 2020) ABD İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz'un soruşturma sürecindeki ifadesinde, 'Nazmi Mete Cantürk'ün Zaman gazetesi okuduğu, çevresinde dini sohbetler yaptığı, FETÖ sempatizanı olabileceği' beyanında bulunduğuna yer verilmişti.Sanık Cantürk'ün FETÖ'den dava açılmış kimisi tutuklu kimisi firari birçok kişiyle irtibatının bulunduğu belirtilen iddianamede, sanığın bu kişilerle irtibatı hakkında görev tanımı kapsamında makul ve mantıklı izahlarda bulunamadığı, yoğun görüşmelerinin, örgüt içi irtibat ve bağlantılarının olduğunun ortaya konduğu kaydedilmişti.Sanık Sevim Cantürk'ün ise FETÖ elebaşısının çağrısı üzerine örgütle bağlantılı olduğundan kapatılan Bank Asya'daki hesabında artırımda bulunduğu, örgütten hakkında işlem yapılan bazı kişilerle yoğun irtibatının bulunduğu ifade edilen iddianamede, bu kişinin örgütün 'sohbet' adını verdiği toplantılarına iştirak ettiği ve örgütçe tertip edilen okuma yarışmalarına katıldığı anlatılmıştı.Cantürk çiftinin kızları Kevser İrem Cantürk ile ilgili iddialara da yer verilen iddianamede, 3 sanığın da 'FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.