onedio
Oğlunu Boğduğu İddiasıyla Tutuklanan Futbolcu İlk Duruşmada Savunma Yapmadı
BURSA (AA) - Bursa'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) şüphesiyle hastaneye yatırılan 5 yaşındaki oğlunu boğduğu iddiasıyla hakkında dava açılan futbolcunun yargılanmasına başlandı.Bursa 16. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Cevher Toktaş (33), Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Sanığın bazı yakınları, taraf avukatları ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da salonda hazır bulundu.Savunması için söz verilen sanık, bir şey söylemek istemediğini, kendisinin yerine avukatının konuşacağını ifade etti.Sanık avukatı ise müvekkilinin, öz oğlunu öldürmesini gerektirecek herhangi bir motivasyona sahip olmadığını, çocuğu hasta olmasına rağmen bir süre hastaneye götürmemesi nedeniyle öldükten sonra kendisini suçladığını öne sürdü. Adli tıp raporunda da sanığın emniyette verdiği ifadesinde iddia ettiği şekilde boğulmasına dair bulgulara rastlanmadığını belirten avukat, Toktaş'ın ani bir kararla karakola gittiğini ve sağlıklı bir ifade vermediğini belirterek müvekkilinin tahliyesini istedi. Tanık olarak dinlenilen sanığın babası Rıfat Toktaş, yıllardır sağlık alanında çalıştığını anlattı. Oğlunun cinayet işlediğine inanmadığını söyleyen Toktaş, 'Bu çocuk ilaç alerjisi nedeniyle hayatını kaybetti. İlk günden beri bunu savunuyorum. Oğlumun böyle bir şeyi yapmasına ihtimal yok. Karıncayı incitmeyen çocuk, kendi canını nasıl öldürebilir? Torunum öldükten sonra önce 'Neden hemen hastaneye götürmedim' diye, sonrasında ise 'Sapasağlamdı, neden götürdüm' diye vicdan azabı çekti. Oğlum baskı altında kaldı. Hanımı da söylemiş, 'Başkalarını hastaneye götürdün, çocuğunu götürmedin' diye. Bu da onu etkiledi.' diye konuştu. Sanığın annesi Semra Toktaş da oğlunun, torununu öldürmediğini savundu.Savcı, Kasım Toktaş'ın annesi ve hastanedeki bazı çalışanların tanık olarak dinlenilmesini talep etti.İlgili tanıkların dinlenilmesi ve sanığın tutukluluğunun devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı erteledi. OlayGeçen sezon Bölgesel Amatör Ligi'nde (BAL) mücadele eden Bursa Yıldırımspor'da oynayan Cevher Toktaş, 5 yaşındaki oğlu Kasım Toktaş'ı 23 Nisan'da yüksek ateş ve öksürük şikayetiyle hastaneye götürmüş, çocuk hastanede Kovid-19 şüphesiyle karantinaya alınmıştı.Bir süre sonra odadan çıkan Cevher Toktaş, çocuğunun fenalaştığını belirterek doktorlardan yardım istemişti. Doktorların kalp masajı yaparak müdahale etmesinin ardından yoğun bakım servisine alınan Kasım Toktaş, yaklaşık 2 saat sonra yaşamını yitirmişti.Polis merkezine 4 Mayıs'ta giden Cevher Toktaş, oğlunu öldürdüğünü söyleyerek teslim olmuştu. Tutuklanan Toktaş hakkında 'altsoydan akrabayı kasten öldürme' suçundan dava açılmıştı.
Erdoğan'dan Charlie Hebdo'ya Tepki: 'Namussuzlar'
AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuştu. Erdoğan, Fransız karikatür dergisi Charlie Hebdo'ya tepki göstererek 'Ben neyim ki, sevgili peygamberime, sevgililer sevgilisine bu denli hakaret eden namussuzlarla ilgili benim bir şey söylememe de gerek yok zaten.' ifadelerini kullandı. 
Mersin'de 10 Gün Önce Kaybolan Kadın Ormanlık Alanda Bulundu
MERSİN (AA) - Mersin'in Anamur ilçesinde, 10 gün önce kaybolan kadın helikopter ve drone destekli çalışmalarla ormanlık alanda bulundu.İl Jandarma Komutanlığından yapılan açıklamaya göre, Çarıklar Mahallesi'ndeki evinden 18 Ekim'de ayrılan ve psikolojik sorunları bulduğu belirtilen N.A'dan (49) haber alamayan yakınları durumu yetkililere bildirdi.Kadının bulunması için başlatılan çalışmalara jandarma, AFAD, kadavra ve iz takip köpeklerinin yanı sıra vatandaşlar da katıldı.Helikopter ve drone destekli aramalarda N.A, kaybolduğu bölgeden yaklaşık 15 kilometre uzaktaki ormanlık alanda bulundu.Kaybolduktan 10 gün sonra bulunan N.A. sağlık kontrolünden geçirildi.
Macron'un "Diplomatik Hücresi" Hakkında Ağır Suçlamalar Ve Eleştiriler
BRÜKSEL (AA) - Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un dış politikasını yürüten ekibin yöneticilerinin başka ülkelerin diplomatlarına kaba ve kibirli bir tavırla yaklaşması ayrıca yetkin olmamaları nedeniyle ülkenin zarar gördüğü belirtilirken, üst düzey danışmanlara Elysee içinde ağır suçlamalar ve eleştiriler getiriliyor. Politico'nun internet sitesinde çıkan yazıda Macron'un Elysee Sarayı'nda dış politika oluşturulurken perde arkasında neler yaşandığı aktarıldı. Yazıya göre, Macron 'dünya sahnesinde iş birliği ve 'yapabiliriz' tavrını vurguluyor ancak perde arkasında dış politikasını oluşturan ofis, husumetler ve işlevsiz bir çalışma ortamı yaratmakla' suçlanıyor.Macron'un 'diplomasi hücresi' olarak bilinen ofisle ilgili artan söylentiler, şikayetler ve iki danışmanın bu yaz ruhsal çöküntüyle doktor raporu alarak uzun süreli izne çıkması üzerine Elysee Sarayı, çalışma ortamının soruşturulması için dışarıdan danışmanlarla anlaştı. Danışmanlar ilk raporunu Eylsee Sarayı'na sundu. Soruşturmada durumun dedikodu ve çekişmeden öte bir hal aldığı belirtildi. Politico muhabirinin görüştüğü birçok yetkili ve diplomat da ofiste moral çöküntü ve baskıcı zihniyet olduğunu, ofisteki zayıf koordinasyon veya yönetimin diğer birimlerine, başka ülkelere ve Paris'teki diplomatik camiaya olan düşmanca tavır nedeniyle Macron'un dış politikasının zaman zaman zarar gördüğünü söyledi.Suçlamaların odağında ise Macron'un Orta Doğu uzmanı üst düzey diplomasi danışmanı Emmanuel Bonne ile Bonne'un yardımcısı Alice Rufo bulunuyor. Özellikle bu iki kişi hakkında sözlü taciz, saldırgan e-postalar, başkanın ofisindekileri 'sırtından bıçaklama' ve şantaj iddiaları dile getirildi. Bonne ve Rufo'nun ekipteki kişileri ağlatana kadar bağırdıkları, sürekli talimat değiştirerek aynı işleri tekrar tekrar yaptırdıkları, Fransa'nın büyükelçiliklerindeki atamalarla ilgili çalışanlara 'atamayı engelleyebileceklerine yönelik' tehdit edici ifadeler kullandıkları belirtildi. İki danışmanın birbirlerinin arkasından konuştukları da iddialar arasında yer aldı. Macron'un da dış politika ekibindeki gerginlikten haberdar olduğu, Bonne ve Rufo'yu görevde tutup tutmamayı düşündüğü ileri sürüldü. Ancak Elysee'deki bazı yetkililer, ikilinin Macron ile çok yakın oldukları için korunduklarını belirtti ve 'Bonne ve Rufo, kabadayılık ve taciz yetkileri varmış gibi tam bir dokunulmazlık duygusuyla hareket ediyorlar.' dedi.Paris'teki büyükelçiler rahatsız Bonne ve Rufo'nun tavrından Paris'teki yabancı ülke diplomatlarının da şikayetçi oldukları ortaya çıktı. İki yetkilinin tavrı 'kaba ve kibirli' olarak tanımlayan birçok büyükelçi ve diplomat, aradıklarında Bonne ve Rufo'ya ulaşamadıklarını, mesajlarına cevap alamadıklarını, görüşme imkanı bulamadıklarını söyledi.G20 üyesi bir ülkenin büyükelçisi, konunun Paris'teki birçok büyükelçi arasında açıkça konuşulduğunu belirterek 'Büyükelçiler Elysee'den ve sarayın kabalığından yüzde 100 bıkmış durumda. Büyükelçiler, kendi başkentlerinde Macron'un iyiliği için çok da çaba sarf etmiyor. Bu durum Elysee'nin diplomatik camiayla ilişkisine inanılmaz hasar verdi.' dedi.Fransa Dışişleri Bakanlığı da rahatsızFransa Dışişleri Bakanlığı diplomatlarının da Elysee'nin dış politika ekibinden rahatsız olduğu kaydedildi. Geleneksel olarak Fransız dış politikasında Cumhurbaşkanının asıl oyuncu, Dışişleri Bakanının ise ikincil pozisyonda olduğu hatırlatılarak bu durumun Macron'un danışmanlarına dış politika oluşturmada sıra dışı bir yetki verdiği vurgulandı.Uzun yıllardır görevde bulunan Fransız diplomatlar ise mevcut durumun sıra dışı olduğunu söyledi. Örnek olarak da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Başbakanı Angela Merkel, İngiltere Başbakanı Boris Johnson ve Macron arasında video konferans yoluyla yapılan görüşme hakkındaki 26 Mart 2020 tarihli bir Fransız diplomatik yazışması gösterildi. Yazıda, Fransa'nın görüşme öncesindeki diplomatik mesajlaşmasının, Türkiye'nin Paris Büyükelçisi İsmail Hakkı Musa ile Bonne ve Elysee'nin en üst yetkilisi Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Alexis Kohler ile yaptığı iki ayrı görüşmeden sonra Elysee tarafından karmakarışık bir hale getirildiği ifade edildi. Danışmanların yetkinliği tartışılıyorMacron'un dış politika danışmanlarının yetersizliği de Fransız yönetiminde konuşulan konular arasında bulunuyor. Macron'un geçen yıl sarf ettiği 'NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti.' sözlerinin dünyada nasıl bir etki yaratabileceğine yönelik danışman ekibinin öngörüde bulunamadığı, böyle bir sözün nereye gideceğini kestiremedikleri, bu konuda uyarıda bulunmadıkları ifade edildi. Yönetimden bir yetkili, Macron'un NATO'ya bir nevi elektrik şoku vermek istediğini söyledi ve 'İşin aslı cumhurbaşkanının amacı gerçekleşti.' dedi. Aynı yetkili, bunun sonuçları hakkında danışman ekibinin hiçbir uyarı yapmadığını aktardı.Elysee Sarayı'ndaki bazı yetkililer, Macron'un dış politika ofisindeki önemli boş görevlere az talep olduğunu, birçok önemli bürokratın, diplomatın veya dış politika uzmanının burada çalışmayı tercih etmediğini belirtti.
Gazze'de Fransa'nın İslam Karşıtı Tutumu Protesto Edildi
GAZZE (AA) - Gazze Şeridi'nde, Hazreti Muhammed'i hedef alan karikatürleri savunan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un İslam karşıtı tutumu protesto edildi.Gazze'deki Eğitim ve Öğretim Bakanlığı, tüm kentlerdeki ilçe merkezleri önünde çok sayıda çalışanın da katıldığı gösteriler düzenledi. Göstericiler, Fransa'da İslam'ın suçunu kınayan ve Paris'ten özür dilemesi istenen ibarelerin yer aldığı dövizler taşıdı. Gazze'nin batısındaki Eğitim Dairesi Müdürü Abdulkadir Ebu Ali, 'Dinlere hakaret etmek kınanmış bir eylemdir. Özgürlük ve demokrasi çığırtkanlığı yapan ülkelerin bunu yapmaması gerekir.' dedi. Bu gösterilerin bu saçmalığa bir son verme çağrısında bulunmak için gerçekleştirildiğini aktaran Ebu Ali, İslam dünyasının geri kalanı gibi dinler arası hoşgörünün sembolü olan Filistin'in de İslam'a hakaret etmeyi reddettiğini vurguladı.Fransa'da Macron yönetiminin son zamanlarda Müslümanları ve ibadet yerlerini hedef almasıyla ülkenin farklı şehirlerinde benzer uygulamalar görülmeye başlandı.Ülkenin Montpellier ve Toulouse kentlerinde, Paris yakınlarındaki Conflans-Sainte-Honorine semtinde geçen hafta başı kesilerek öldürülen öğretmeni 'anmak için' resmi binaların duvarlarına, Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo'nun Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret içerikli karikatürleri yansıtılmıştı.Macron açıklamasında, Hazreti Muhammed'e yönelik karikatürleri yayınlamaktan vazgeçmeyeceklerini söylemişti.
Türk Kızılayın Azerbaycan'a İnsani Yardım Malzemesi Taşıyan Konvoyu Yola Çıktı
İSTANBUL (AA) - Türk Kızılayının Azerbaycan'a acil insani yardım malzemesi taşıyan 11 tırlık yeni bir konvoyu İstanbul'dan yola çıktı.Tuzla'daki Türk Kızılay İstanbul Anadolu Lojistik Merkezi’nde 11 tırdan oluşan konvoyu uğurlama töreni düzenlendi.Türk Kızılay Genel Başkan Vekili İsmail Hakkı Turunç, burada yaptığı konuşmada, Azerbaycan için iki hafta önce başlanan yardım kampanyası neticesinde hazırlanan 11 tırlık yardımı bugün göndereceklerini ve Türk Kızılay’ının yardımlarına devam edeceğini söyledi.Azerbaycan Kızılay’ıyla diyaloglarının devam ettiğini aktaran Turunç, 'Elzem olan ihtiyaç malzemelerini ulaştırıyoruz. Bugün 11 tırın içerisinde gıda malzemesi, giyim malzemesi, temizlik malzemesi, hijyen malzemesi gibi değişik türde malzemeler var. Yardımlarımız devam edecek. Temennimiz kardeş Azerbaycan’ın işgal altında olan topraklarının biran önce özgürlüğe kavuşması ve insanların huzur içinde yaşamasıdır.' dedi. Yıllardır işgal altında bulunan Azerbaycan topraklarının özgürlüğüne kavuşmasını ve orada mağdur edilen insanların normal hayatına dönmelerini istediklerini ifade eden Turunç, şöyle devam etti: 'Uzun yıllardan beri devam eden bu sıkıntı sadece Azerbaycan halkını değil Türk milletini de derinden yaralamıştır. Bugün başlayan özgürlük mücadelesi, toprakların yeniden azadı, bizi de sevindirdi. Kardeşlik vazifesi olarak bugün ihtiyaçları olan konuda geçmişte olduğu gibi elimizden gelen ve kendilerinin de ihtiyaç duyduğu malzemeleri, Türk milletinin gönül dünyasından topladığı malzemeleri, Türk Kızılay’ı aracılığıyla göndermek istedikleri malzemeleri burdan gönderiyoruz.' Sadece Azerbaycan’a değil, Kızılay’ın dünyanın neresinde olursa olsun ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırmak için çalışmalarına devam ettiğini vurgulayan Turunç, 140'a yakın ülkede bu tür yardımların organize edildiğini anlatarak, şunları söyledi: 'Bugün Azerbaycan’ın ihtiyacı var. Yarın başka bir ülkenin ihtiyacı olur. Temennim odur ki dünyada hiçbir insanın ne gıda maddesine, nede başka açıdan sıkıntıya uğrayıp başka bir insanın yardımına ihtiyaç duymasın. Ama hoşumuza gitmese de kabul etmesek de bu bir realite. Onlarca ülkede savaşlar devam etmekte. Doğal afetler yaşanmakta. Kızılay’ın kuruluş amacı da dünyanın neresinde herhangi bir insanın başına sıkıntı gelirse onun dinine, kültürüne, ırkına bakmaksızın hemen oraya insani yardım malzemelerini ulaştırmasıdır. Bu misyonla Kızılay yardımlarını götürüyor.'Kızılay’ın Türk milleti adına yardımlarına devam ettiğini anlatan Turunç, 'Onların verdiği malzemeleri götürmek suretiyle kardeşlik vazifemizi yerine getiriyoruz. Buradaki hazırlık tamamlandıktan sonra inşallah oradaki Kızılay yetkililerine sağ salim teslim edilecek. Orada ihtiyaç duyulan bölgelere ulaştırılacak.' dedi. Türk Kızılay'ının yaptığı yardım çağrılarına destek olan herkese teşekkür eden Turunç, 'Birçok ülke nasıl yardım edelim diye düşünürken Kızılay hemen nerede bir sıkıntı varsa, anında yardım elini oraya ulaştırıyor. Gönül sevgisini oraya ulaştırıyor. Milletimize teşekkür ediyorum. Nerede bir sıkıntı olsa hemen yardım kampanyası açsak hemen Kızılay’a katkılarını sunuyorlar. Buradaki yardım kampanyamız devam edecek. Kendi web sayfamızdan ve basın aracılığıyla da ne şekilde yardımlar gidecek hesap numaralarımızı duyurduk. Dolayısıyla hiçbir insanın ihtiyacı kalmayacak kadar yeterli sayıda yardım malzemesini Kızılay aracılığıyla götürüleceğini halkımıza ifade etmek istiyorum. Katkılarından dolayı milletimize, resmi kurum yöneticilerine teşekkür ediyorum ve 2868 unutulmasın diyorum.' ifadelerini kullandı.
Reklam
Ümraniye'de "Laf Atma Cinayetine" İlişkin Müebbet Hapis İstemiyle Dava Açıldı
İSTANBUL (AA) - Ümraniye'de kız arkadaşına laf attığını öne sürdüğü kişiyi silahla öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanan sanık hakkında, 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Mert Özbey'in (18), olay tarihinde araçla ilerlerken yol kenarında arkadaşıyla oturan Ebubekir Doğanay'ı (22), silahla ateş ederek öldürdüğü belirtildi.İddianamede ifadesi yer alan sanık Mert Özbey'in, arkadaşlarıyla araçla seyir halindeyken kız arkadaşlarına laf atılması üzerine sinirlerine hakim olamadığını ve kendisine doğru gelen kişiye 2 el ateş ettiğini söylediği aktarıldı.İddianamede, sanığın aracında bulunan arkadaşı B.A.Ö'nün ifadesinde, Mert Özbey'in bir anda otomobili durdurduğunu, telefonunda bulunan bir fotoğrafa baktıktan sonra kaldırımda oturan kişiye ateş etmeye başladığını, kendisinin buna engel olamadığını söylediği belirtildi. Sanık Mert Özbey'in, öldürme kastı ile hareket ederek hedef gözetmek suretiyle Ebubekir Doğanay'ın ölümüne sebebiyet verdiği kaydedilen iddianamede, 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi.İddianame gönderildiği Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Sanık Özbey'in yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.
Van'da 732 Kilogram Esrar Ele Geçirildi
VAN (AA) - Van'da jandarmanın düzenlediği operasyonda 732 kilogram esrar ele geçirildi.Valilikten yapılan açıklamada, İl Jandarma Komutanlığınca uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticaretiyle mücadelenin aralıksız sürdüğü belirtildi.Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:'Bu kapsamında yürütülen istihbari çalışmalar neticesinde, Gürpınar ilçesi Çepkenli Mahallesi'nde bir şüphelinin ikametinde yüklü miktarda uyuşturucu bulunduğunun tespit edilmesi üzerine 27 Ekim'de zanlının ikametinde adli arama gerçekleştirilmiştir. İcra edilen arama neticesinde 650 kilogram toz esrar, 82 kilogram kubar esrar, 3 av tüfeği, silah üstü dürbün ve bir miktar av tüfeği fişeği ele geçirilmiştir.'Açıklamada, bölgede halkın huzur ve güvenliğini sağlamaya yönelik operasyonların yine vatandaşların desteğiyle daha da güçlü ve kararlı bir şekilde aralıksız süreceği kaydedildi.
Reklam
Diyanet İşleri Başkanlığından Charlie Hebdo Dergisine Tepki:
ANKARA (AA) - Diyanet İşleri Başkanlığı, Fransız dergisi Charlie Hebdo'nun yayımladığı karikatürlere ilişkin, 'Bu yayın ve yapılanlar; dünyadaki iki milyara yakın Müslüman'a yönelik tarifi imkansız bir saygısızlıktır. Kutsala ve vicdana karşı işlenmiş bir insanlık suçudur. İnsani değerleri hiçe sayan korkunç bir ahlaksızlıktır.' mesajı verdi.Diyanet İşleri Başkanlığından yapılan yazılı açıklamada, İslam'ın bir barış dini, Allah'ın elçisi Hazreti Muhammed'in de bir rahmet peygamberi olduğu vurgulandı.Müslümanların insan haklarını, özgürlükleri ve evrensel insani değerleri benimseyen, her türlü şiddeti ve kötülüğü reddeden bir inanca sahip olduğuna vurgu yapılan açıklamada, son zamanlarda Fransa başta olmak üzere Avrupa'da İslam'a ve Müslümanlara yönelik hakaret ve saldırıların çok ciddi boyutlara ulaştığına işaret edildi.Açıklamada şunlar kaydedildi:'Charlie Hebdo isimli dergi de aşağılık yayınlarıyla adeta bu duruma öncülük etmektedir. Söz konusu karanlık dergi, son baskısında yine Peygamber Efendimizi ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı konu edinen çok çirkin bir karikatür yayınlamaktadır. Açıkça ifade ediyoruz ki bu yayın ve yapılanlar; dünyadaki iki milyara yakın Müslüman'a yönelik tarifi imkansız bir saygısızlıktır. Kutsala ve vicdana karşı işlenmiş bir insanlık suçudur. İnsani değerleri hiçe sayan korkunç bir ahlaksızlıktır. Hukuku ayaklar altına alan büyük bir düşmanlıktır. İnsan onuruna ve inanç özgürlüğüne kasteden aşağılık bir politikadır.' 'İnsanlığın yüz karası menfur dergiyi şiddetle lanetliyoruz'Söz konusu yayının uluslararası sözleşmeleri ihlal eden yobaz bir barbarlık, toplumsal ve küresel barışı zedeleyen sorumsuz ve pervasız bir davranış, kişi ve kitleleri ajite eden bilinçli ve acımasız bir provokasyon olduğu aktarılan açıklamada, 'Önemle ifade ediyoruz ki yalan, iftira, hakaret, aşağılama, hedef gösterme, provoke etme gibi tutum ve tavırlar asla özgürlük kavramıyla izah ve kamufle edilemez.Dolayısıyla, insanlığın yüz karası menfur dergiyi şiddetle lanetliyoruz. Fransa'nın yargı organlarından derhal hukukun gereğini yerine getirmelerini bekliyoruz.' ifadesine yer verildi.İlgili ülkelerinin yöneticilerini Müslümanların değerlerini ve kutsallarını korumak, her türlü güvenliklerini sağlamak, vatandaşlık haklarının gereklerini temin etmek için sorumluluklarını yerine getirmeye davet edildiği açıklamada, şu çağrıya yer verildi:'Avrupa'nın hukuka ve insan haklarına inanan, inanca saygıyı ve toplumsal barışı önemseyen tüm entelektüellerini, akademisyenlerini, aktivistlerini, sivil toplum kuruluşlarını, medya mensuplarını ve akl-ı selim sahibi insanlarını bu açık çirkinliğe ve hak ihlallerine karşı tepki göstermeye ve inisiyatif almaya çağırıyoruz. İnsana ve inanca değer veren tüm din ve inanç mensuplarının tepki göstermesini bekliyoruz. Aksi halde söz konuşu kişi, grup ve kurumlar Müslümanlar nezdinde inandırıcılığını yitirecekler ve derin bir hayal kırıklığına neden olacaklardır.Şunu da tüm dünya kamuoyuna açıkça ilan ediyoruz ki bu sistematik tahriklere karşı Müslümanlar asla hukuk dışı yollara başvurmayacak, sağduyu ve akl-ı selim ile hareket ederek haklarını, inançlarını ve evrensel değerleri savunmaya devam edeceklerdir. İnanıyoruz ki insaf, vicdan, hukuk galip gelecek, iyilik ve barış kazanacaktır.'
Lübnan İle İsrail Arasında Deniz Sınırı Müzakerelerinin İkinci Turu Başladı
BEYRUT (AA) - Lübnan ile İsrail arasındaki tartışmalı sınırın belirlenmesine yönelik müzakerelerin ikinci turu Birleşmiş Milletler (BM) himayesinde başladı.Beyrut ve Tel Aviv temsilcilerinin, iki ülke arasında uzun süredir devam eden kara ve deniz sınırı ihtilafını sonlandırmak üzere 14 Ekim'de Lübnan'ın güneyinde konuşlu bulunan BM Geçici Görev Gücü (UNIFIL) karargâhında başlattığı müzakerelere bugün devam ediliyor.BM himayesinde ve ABD ara buluculuğunda sürdürülen müzakerelere, iki ülkeyi temsil eden heyetlerin yanı sıra ABD ve BM Lübnan temsilcileri katılıyor. Lübnan ile İsrail arasındaki dolaylı müzakerelerin ikinci turunun yarın da sürmesi bekleniyor.Bu arada UNIFIL ve Lübnan ordusuna bağlı birliklerin, sınır bölgesinde güvenlik tedbirlerini artırdığı gözlendi.Müzakerelerin ilk aşaması deniz sahasıyla sınırlı olacakİki ülke arasındaki sınır ihtilafının çözümü için 2010'dan beri ABD'li yetkililerle süreci yöneten Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, BM himayesinde İsrail'le hem kara hem deniz sınırlarını belirleme müzakereleri için 'çerçeve anlaşmasına' varıldığını duyurmuştu.Müzakerelerin Lübnan'ın güneyindeki UNIFIL karargâhında yürütüleceğini aktaran Berri, yıllardır sürdürdüğü görevini artık müzakerelerde Cumhurbaşkanı Mişel Avn'ın öncülüğünde Lübnan'ı temsil edecek orduya bıraktığını belirtmişti.Lübnan Cumhurbaşkanlığı, sınır anlaşmazlığı konusunda İsrail'le yapılacak müzakerelerin ilk aşamasının 'teknik ve deniz sahasıyla' sınırlı olacağını açıklamıştı.İki ülke arasındaki sınır anlaşmazlığıLübnan ile İsrail arasında yaklaşık 860 kilometrekarelik deniz sahası anlaşmazlığı bulunuyor.İki ülke de bu bölgenin kıta sahanlığında hak iddia ediyor. İsrail, Lübnan hükümetinin lisanslama sürecine başladığı beş bloktan üçünün, İsrail kıta sahanlığı sınır bölgesinde yer aldığını iddia ediyor.İsrail ayrıca, 87 kilometre uzunluğundaki Lübnan'ın kara sınırında da Şeba Çiftlikleri ile diğer bazı bölgelerdeki işgalini sürdürüyor.
Özbekistan Müslümanlar Dini İdaresi: Peygamber'in Onuru Müslümanlar İçin En Yüksek Değer
TAŞKENT (AA) - Özbekistan Müslümanlar Dini İdaresi, Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret içerikli karikatürlerin yayımlamasını kınadı.Özbekistan Müslümanlar Dini İdaresinden yapılan yazılı açıklamada, Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret içerikli karikatürlerin yayımlaması ve akabindeki gelişmelerin farklı tartışma, ihtilaf ve anlaşmazlıklara yol açtığı belirtildi. Açıklamada, 'Müslümanları kışkırtan, fitne çıkaran ve dini değerlerine hakaret eden her türlü davranışı şiddetle kınıyor ve Peygamber'in onurunun Müslümanlar için en yüksek değer olduğunu vurguluyoruz.' ifadesi kullanıldı.Bu tür hareketlerin, insanlar arasındaki barışı bozmaya yönelik bir fitne, dini inançlara hakaret ve ayaklar altına alma, dinler arası nifak çıkarma olarak değerlendirildiğinin kaydedildiği açıklamada, birilerinin Hazreti Muhammed'e hakaret etmekle, Müslümanlara veya İslam'a saldırmakla İslam dinine ve Müslümanlara zarar veremeyeceğinin altı çizildi.Açıklamada, bu gibi davranışların farklı din mensuplarının bir ülkede barış, huzur ve karşılıklı hoşgörü içinde yaşamasını istemeyen kötü niyetli güçler tarafından yapıldığına işaret edilerek, Müslümanların hisleriyle değil akıllarıyla hareket etmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca açıklamada, 'Din düşmanlarının fitnelerine zemin hazırlayıp durumu daha da kötüleştirmeyelim. Tüm bunlar bir fitnedir ve düşmanlar tarafından planlı olarak yapılmaktadır. Bu durumda düşünerek hareket etmek lazım.' ifadesine yer verildi.
Reklam
Başkentte Drone Destekli Narkotik Uygulaması
ANKARA (AA) - Başkentte uyuşturucu satıcılarının yakalanması için 250 polisin katılımıyla drone destekli uygulama yapıldı.Ankara Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde yapılan uygulamaya, Trafik, Asayiş ve Köpek Eğitim Merkezi Şube müdürlükleri ile İnsansız Hava Araçları Büro Amirliği'nde görevli polisler katıldı.Uygulama kapsamında, Altındağ ilçesinde 15 kontrol noktası oluşturan ekipler, durdurdukları araçlar ile sürücü ve yolcular üzerinde uyuşturucu araması yaptı. Ekipler, araçlarda arama yaparken eğitimli köpeklerden de yararlandı.İnsansız hava aracı drone ile havadan tespit edilen şüphelilerin kullandığı araç ve kişiler kontrol noktasındaki ekiplere ya da motosikletli narkotik polisleri 'Narkotim'lere bildirildi.'Narkotim'ler ilçe genelinde şüphelendikleri iş yerlerine de baskın yaptı.
Mersin'de Kaçak Kazı Yaptıkları İddia Edilen 3 Şüpheli Yakalandı
MERSİN (AA) - Mersin'in Erdemli ilçesinde kaçak kazı yaptıkları iddia edilen 3 şüpheli gözaltına alındı.İl Jandarma Komutanlığından yapılan açıklamaya göre, ekipler, Sıraç Mahallesi'nde kaçak kazı yapılacağı bilgisine ulaştı. Bölgeye giden ekipler, arazide yaptıkları incelemede üzeri brandayla örtülmüş bir kuyu ve burayı aydınlatan seyyar bir kablo olduğunu tespit etti. Ekipler, seyyar elektrik kablosunu takip ederek kuyuya yakın bir bölgede çadırda saklanan 3 kişiyi gözaltına aldı. Operasyonda jeneratör, hilti, makara, askılı emniyet kemeri, balyoz, çekiç, kürek, kazma, çapa, keser, testere, seyyar lamba, 300 metre seyyar kablo, çizme ve kova ele geçirildi. Kaçak kazı yaptıklarını ifadelerinde itiraf eden şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinin ardından savcılıkça serbest bırakıldı.
Kırşehir'de Memurundan İtfaiye Erine Belediye Çalışanları Cumhuriyet Klibinde Yer Aldı
KIRŞEHİR (AA) - Kırşehir Belediyesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla belediye çalışanlarının yer aldığı kutlama klibi hazırladı.Temizlik İşleri Müdürlüğünden İtfaiye Müdürlüğüne kadar farklı birimlerde çalışan görevliler, hazırlanan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı klibinde cumhuriyet değerleri ve topluma katkılarını anlattı.Klipte yer alan çalışanlar, 'Cumhuriyet, Mustafa Kemal Atatürk'ün çizdiği yolda emin adımlarla ilerlemektir.', 'Cumhuriyet barıştır.', 'Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir.', 'Cumhuriyet kadın erkek eşitliğidir.', 'Cumhuriyet kardeşliktir.' mesajları verdi.Klipte şehrin farklı noktalarındaki hizmetler ve projelerle ilgili görseller de yer aldı.Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Cumhuriyet'in 97. yıl dönümü dolayısıyla Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Biriminin farklı bir çalışmaya imza attığını söyledi.Klipte Cumhuriyet'in değerlerinin çalışanların diliyle anlatıldığını belirten Ekicioğlu, 'Cumhuriyet'imizin 97. yıl dönümünü coşkuyla kutluyoruz. Tüm birimlerimizin katılımıyla bir klip hazırlanması teklif edilince kolları sıvadık. Kendi imkanlarımızla hazırladığımız kliple Cumhuriyet'imizin değerlerine sahip çıktığımızı göstermek istedik. Klibimizi sosyal medya hesaplarımızdan yayınlayarak vatandaşlarımızla paylaştık.' dedi.
Reklam
Tarım Ve Orman Bakanı Pakdemirli: "Hatay'daki Orman Yangını Kontrol Altına Alındı"
HATAY (AA) - Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Hatay'ın İskenderun ilçesinde dün başlayan orman yangınının 22 saatlik yoğun mücadelenin ardından kontrol altına alındığını söyledi.Pakdemirli, yangın bölgesinde düzenlediği basın toplantısında, tüm Hataylılara geçmiş olsun dileklerini iletti.Türkiye genelinde dün 14'ünün orman olmak üzere 17 yangın çıktığını ve 16'sının kontrol altına alındığını belirten Pakdemirli, 'İskenderun yangını ise dün yine saat 14.25'te başladı. İlk müdahalemizle birlikte yoğun bir mücadele verildi. Tüm teknolojik imkanları kullandık. En büyük hazinemiz tabii ki insan kaynağımız ve değerli orman teşkilatımız ama kullanmış olduğumuz makine teçhizat açısından da bunları da tekrar hatırlatmak isterim, 166 arazöz, 15 dozer, 700 işçi ve ayrı ayrı 3 kurumun İHA'larını da dün akşam kullandık.' dedi.Pakdemirli, arazi ve meteorolojik şartların zorluğundan bahsederek, 'Arazi koşullarının son derece zor olduğu ve büyük bir yangınla karşı karşıyaydık.' diye konuştu.'Yangın kontrol altında'İskenderun'daki yangına müdahaleyle ilgili bilgiler veren Pakdemirli, şöyle devam etti:'Sevindirici olan taraf can kaybımız yok ama her zaman söylediğimiz gibi ormanlarda sadece ağaç yanmıyor. Ormanlarda da yaban hayatıyla ilgili tamir edilemez veya çok uzun zamanda tamir edilebilecek durumlar ortaya çıkabiliyor. 3 mahallede maddi hasarımız var. Birincisi Akarca Mahallesi, 5 ev ve bir cami etkilendi. Sarıseki Mahallesi'nde 2 ev ve bir ağıl etkilendi. Azganlık Mahallesi'nde de 3 ev bir ağıl etkilendi. Hasar tespiti sonrasında da hasarlarımız İskenderun Belediyemiz ve valiliğimiz tarafından karşılanacak. Dün 14.25'te başlayan İskenderun yangını 22 saatlik yoğun bir mücadelenin ardından bu saat itibarıyla kontrol altına alınmıştır. Soğutma çalışmaları devam etmektedir. Aslında sabah saatleri itibarıyla 'kontrol altına aldık' diyebilirdik ama ihtiyatlı olmak ve değişebilecek olan meteorolojik koşulları göz önünde bulundurarak bu saatlere kadar da soğutma faaliyetlerinden aldığımız daha başarılı neticeler vasıtasıyla kontrol altına aldığımızı açıklıyoruz.'İskenderun ve Yayladağı yangınlarıyla ilgili 4 gözaltı İskenderun ve Yayladağı'ndaki yangınlarla ilgili gözaltı bilgilerini de paylaşan Pakdemirli, şöyle konuştu:'Dün elinde benzin bidonu bulunan ve aracının arızalandığını söyleyen 2 kişi, güvenlik kuvvetleri tarafından gözaltına alındı. Sorguları yapıldıktan sonra da savcılık tarafından serbest bırakıldı. Ayrıca dün Hatay Yayladağı'nda çıkan ve söndürülen kırsaldaki yangının şüphelisi 2 kişi de tespit edildi ve İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından gözaltına alındılar. Bu kişilerin soruşturmaları devam ediyor.'Vatanı korumak, gelecek nesillere nefes olmak ve daha yeşil bir vatan bırakmak gayretiyle çalışmaya devam ettiklerini anlatan Pakdemirli, sözlerini şöyle sürdürdü:'Her defasında aynı şeyi söylemek zorunda kalıyoruz ama bu yanan alanların hiçbir metrekaresinde hiçbir şey yapılmaz, yapılamaz. Yanan alanlar Anayasanın koruması ve güvencesi altındadır. Yanan alanlar temizlik çalışmasının ardından tekrar ağaçlandırılacak. 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü vesileyle böyle negatif bir gündemin üzerine pozitif bir gündem söyleyelim. 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü'nde tekrar hep beraber milletimizle beraber milyonlarca insanımız, milyonlarca fidanı yine 11 Kasım'da toprakla buluşturmaya devam edeceğiz. Ayrıca bugün sevgili Peygamberimizin doğum yıl dönümü, aziz milletimize, bütün insanlığa esenlikler diliyorum. Dualarımızın kabulü ve niyazıyla da gecemizi kutluyorum.''Yangınlarla ilgili terör bağlantısı bulunamadı' Bir gazetecinin, yangınların terörle bağlantısıyla ilgili sorusuna Pakdemirli, şöyle yanıt verdi:'Bu konuyla ilgili tabii ki çalışma devam ediyor. Böyle bir şüphenin olması, özellikle bir de bölgede yakın zamanda terör faaliyetleriyle ilgili konuların yaşanmış olması böyle bir şüpheyi akla getiriyor. Ama bununla ilgili şu anda dün akşam da açıkladığımız gibi herhangi bir bağlantı bulunmadı herhangi bir ipucu yok. Bu yangın özelindeki tutuklanan kişiler de şu an da serbestler. Savcılık kovuşturmanın devam edilmesine gerek görmedi. Yeni bir bulgu olursa bundan sonra kolluk kuvvetlerimiz ve valiliğimiz gerekli açıklamaları yapacaktır.'Pakdemirli, yanan alanla ilgili soruyu ise 'Alanı hesaplamadık çünkü parça parça. Tüm gece boyunca yanmış bir alan ama çok parçalı yandığı için alan hesabı yapılmadı. Hesap yapıldığı zaman bunun biz gerekli yerlerden, mecralardan özellikle internet sitemizden açıklama yaparız.' şeklinde yanıtladı.
Diyarbakır'daki Evlat Nöbetine İki Aile Daha Katıldı
DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır annelerinin, dağa kaçırılan çocukları için HDP İl Başkanlığı binası önündeki evlat nöbetine Hakkari ve Tunceli'den gelen iki aile daha katıldı.Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP'yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin, 3 Eylül 2019'da başlattığı oturma eylemi, 422. gününde sürüyor. Tunceli'den kızı Sinem için oturma eylemine katılan anne Hediye Ekinci, Edirne'de üniversite öğrencisi kızının 10 yıl önce 20 yaşında iken kandırılarak dağa kaçırıldığını söyledi.'Kızım geri gelsin istiyorum. Yeter, kaç yıldır ne çekiyorum. Kızım gelsin bağrıma basayım.' diyen Ekinci, şöyle konuştu:'Yemedim, yedirdim. Giymedim, giydirdim. Ne yoksulluklarla ne zor şartlarda üniversiteye gönderdim. Hayatı kurtulsun köyde, bizim gibi sürünmesin istedim. Sebep olana kalmasın. Allah onların bağrını da yaksın, ciğerlerine ateş düşürsün.'Hakkari'nin Yüksekova ilçesinden kardeşi Ferdi için oturma eylemine katılan ağabey Uğur Fidan da kardeşinin 10 yıl önce 13 yaşında iken çobanlık yaparken teröristlerce kaçırıldığını belirtti.'Kardeşim 10 yıl önce çobanlık yaparken örgüt tarafından kaçırıldı. Sonra haber yollamışlar, 'Biz kaçırdık aramasınlar.' diye. 10 yıldır da haber alamadık. Annem onun özlemiyle yanıp tutuşuyor. Geri dönmesini istiyoruz.' diyen Fidan, kardeşi için oturma eylemini sürdüreceğini kaydetti.Tunceli'den gelerek oturma eylemine devam eden annelerden Güllü Turan da kızı Alev'in 2015 yılında lise ikinci sınıf öğrencisi iken kandırılarak dağa kaçırıldığını aktardı.Kızının kent merkezinde okul okuduğunu, hafta sonu eve gelmemesi üzerine jandarmaya haber verdiklerini belirten Turan, kızlarını aramaya başladıklarını anlattı.Eşinin HDP il binasına gittiğini ve HDP'lilerle tartıştığını belirten Turan, bunun üzerine kızının terör örgütü tarafından kaçırıldığını öğrendiklerini ifade etti.Turan, 'O zamandan beri haber alamadım. Alev'im sesimi duyuyorsan, beni görüyorsan, dön gel yavrum. Senin için ne gecem gecedir ne gündüzüm gündüzdür. Hep seni hayal ediyorum. Dedim, Alev'im okul okuyacak hem kendini kurtaracak hem beni kurtaracak.' diye konuştu.
Reklam
Kovid-19 Salgınına Karşı Geliştirilen Faz 3 Aşamasındaki Aşı Ankara'da Gönüllülere Yapıldı
ANKARA (AA) - Çin'in yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı geliştirdiği inaktif aşı adayının faz 3 çalışmaları kapsamındaki aşısı, Ankara Üniversitesi İbni Sina Hastanesinde gönüllü sağlık çalışanlarına yapıldı. Pandemiye karşı geliştirilen aşının faz 1 ve faz 2 aşamalarının başarılı olmasının ardından, faz 3 çalışmalarına geçildi. Aşı, İbni Sina Hastanesinde görev yapan gönüllü sağlık çalışanlarına uygulandı.Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Alpay Azap, burada yaptığı açıklamada, aşıyı üç aya yakın süreyle takip edeceklerini söyledi.Gönüllülere 15 gün arayla aşı yapacaklarını bildiren Azap, üç ay sonra aşı olan ve olmayan grupları karşılaştıracaklarını ifade ederek, şunları belirtti: 'Böylece yaptığımız aşının ne kadar etkili olacağı belli olacak. Hastanemizde başlatmış olduğumuz bu üçüncü fazın amacı, aşının ne kadar etikili olduğunu ortaya koyabilmektir. Bugün uyguladığımız aşı, dünya üzerinde ilk olarak Brezilya'da uygulandı. Brezilya'da dün itibarıyla 9 bine yakın gönüllü bu aşıyı yaptı. Daha sonra Endonezya, Bangladeş, Fransa ve Türkiye bu aşının denendiği ülkeler. Bu aşı toplamda 10 binden fazla kişide uygulanış durumda. Ülkemizde de uygulanan kişi sayısı 300'ü geçmiş durumda.' Azap, Türkiye'de 20'den fazla merkezin aşı çalışmasını yaptığına işaret ederek, 'Bu çalışmalar çok ciddi çalışmalardır. Çok ciddi bir şekilde takip edilmesi gerekiyor. Gönüllü olan kişilerin sağlığı en önemli şeydir. Brezilya ve Endonezya'da aşı olan yaklaşık 10 bin kişide ciddi yan etki görülmedi. Sadece yüzde 1,6 oranında, 104 kişide ortaya çıkan basit yan etkiler diyebileceğimiz kızarıklık ve ağrı gibi etkiler ortaya çıkmış.' diye konuştu. Sağlık çalışanlarına yönelik uygulama bittikten sonra vatandaşlara aşı uygulamasına başlanacağını vurgulayan Azap, 'Bizim bugün gönüllülerde yaptığımız sınırlı sayıdaki aşı, Çin'de şu an yaygın ve kontrolü bir şekilde takibi yapılarak uygulanıyor.' değerlendirmesinde bulundu.
Antalya'da Otluk Ve Çalılık Alanda Çıkan Yangın Söndürüldü
ANTALYA (AA) - Antalya'nın Kepez ilçesinde otluk ve çalılık alanda yangın çıktı.Göksu Mahallesi'ndeki otluk ve çalılık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın başladı. Rüzgarın etkisiyle yayılan alevlere, ilk müdahaleyi vatandaşlar yaptı.İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ekiplerince, alevler yerleşim yerlerine sıçramadan söndürüldü.Yangında, 4 dönüm alan zarar gördü.
Antalya'da Otluk Ve Çalılık Alanda Çıkan Yangın Söndürüldü
ANTALYA (AA) - Antalya'nın Kepez ilçesinde otluk ve çalılık alanda yangın çıktı.Göksu Mahallesi'ndeki otluk ve çalılık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın başladı. Rüzgarın etkisiyle yayılan alevlere, ilk müdahaleyi vatandaşlar yaptı.İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ekiplerince, alevler yerleşim yerlerine sıçramadan söndürüldü.Yangında, 4 dönüm alan zarar gördü.
Güncelleme - Vietnam'da Molave Tayfunu: 2 Ölü, 26 Kayıp
HANOI (AA) - Vietnam'da karaya ulaşan Molave tayfununun şiddetli rüzgarları nedeniyle 2 kişinin hayatını kaybettiği, batan iki teknedeki 26 kişiden ise haber alınamadığı bildirildi.Vietnam Haber Ajansına göre, yetkililer, Quang Ngai eyaletinde saatteki hızı 150 kilometreye varan rüzgarın, bir kişinin sağlamlaştırmaya çalıştığı evinin çatısından düşerek ölümüne neden olduğunu belirtti. Yetkililer, bir kişinin de rüzgarın etkisiyle devrilen ağaç nedeniyle yaşamını yitirdiğini açıkladı.Vietnam Televizyonu (VTV), Binh Dinh eyaleti açıklarında etkili şiddetli rüzgar nedeniyle iki teknenin battığını, batan teknedeki 26 balıkçıyı aramak için donanmanın iki kurtarma botu görevlendirdiğini duyurdu. Phu Yen eyaletinde bazı ana yollar devrilen elektrik direkleri, ağaçlar ve reklam panolarıyla kapanırken, rüzgar birçok evin çatısını söküp balık çiftliklerinde hasara neden oldu.Vietnam'da karaya ulaşan tayfunun beraberinde getirdiği şiddetli yağış ve kuvvetli rüzgar nedeniyle birçok şehirde dükkanlar, ofisler, okullar kapandı, halka evlerinden çıkmamaları uyarıları yapıldı.Ülkede tayfun öncesinde en az 40 bin kişi, kıyı köylerinden uzaktaki acil durum barınaklarına tahliye edildi, en az 5 havaalanı kapatıldı ve 200'den fazla uçuş iptal edildi.Bugün askıya alınan tren seferlerinin, hava şartları düzelince yeniden başlayacağı kaydedildi.Diğer yandan Vietnam ordusu, arama kurtarma çalışmaları için yaklaşık 250 bin personel ve 2 bin 300 aracı hazır hale getirdi.Xinhua ajansının haberine göre, Vietnam Doğal Afet Önleme ve Kontrol Merkez Yönetim Komitesinden yapılan açıklamada, dün yerel saatle 22.00 itibarıyla Thua Thien Hue, Da Nang, Quang Nam, Quang Ngai, Binh Dinh ve Phu Yen'de 374 bin 631 kişinin tahliye edildiği bildirildi.Halihazırda şiddetli yağışlar nedeniyle zor günler geçiren Vietnam'da, sel ve toprak kaymalarında ay başından bu yana 136 kişi hayatını kaybetti, birçok kişiden ise haber alınamıyor.Tayfun nedeniyle Filipinler'de 9 kişi öldüDiğer yandan, Vietnam'a doğru yönelmeden önce Filipinler'in başkenti Manila'nın güneyindeki bölgelerde etkili olan Molave tayfunu nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının 9'a yükseldiği bildirildi.Tayfun nedeniyle tahliye kamplarına sığınanların çoğunun havanın düzelmesiyle evlerine döndüğü ifade edildi.Ülkede, dün, rüzgar hızı saatte 125 kilometreyi aşan tayfun nedeniyle 120 binden fazla kişi yerinden olmuş, tayfunun vurduğu Batangas eyaletindeki yıkım ve hasar nedeniyle afet durumu ilan edilmişti.Filipinler'in deniz aşırı komşusu Vietnam'da da yaklaşmakta olan Molave Tayfunu nedeniyle dün, deniz seviyesinin altındaki yerlerde yaşayan bir milyondan fazla kişinin güvenli yerlere tahliyesine başlanmıştı.Vietnam Başbakanı Nguyen Xuan Phuc, dün tayfunla ilgili düzenlenen bir toplantıda, yerel yetkililere yaklaşık 1,3 milyon kişiyi tahliye etmeye hazırlanması talimatı vermişti.
Reklam