onedio
Türk Eğitim-Sen Lgs Ve Yks Tarihlerinin Ertelenmesini Talep Etti
ANKARA (AA) - Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde öğrencilerin yaşadığı öğrenme kayıplarının yüz yüze eğitim sürecinde telafi edilebilmesi için Liselere Geçiş Sistemi (LGS) ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YGS) tarihlerinin ertelenmesini istedi.Geylan, yazılı açıklamasında, LGS'nin 6 Haziran ve YKS'nin 26-27 Haziran 2021 tarihlerinde yapılacağını hatırlattı.Lise ve üniversite yerleştirme sınavlarına hazırlanan 8. ve 12. sınıf öğrencilerinin 1 Mart'ta yüz yüze eğitime başlayacağını belirten Geylan, şunları kaydetti:'Öğrencilerimizin aylardır maruz kaldıkları öğrenme kayıplarının telafi edilmesi için imkanımız olacak. Öğrencilerimizin bu imkandan azami derecede faydalanabilmesi için MEB'e çağrıda bulunuyor ve 2021-2022 eğitim öğretim yılı takvimini aksatmayacak şekilde sınavların olabildiğince geç tarihte yapılmasını sağlamasını bekliyoruz.'
Türk Eğitim-Sen Lgs Ve Yks Tarihlerinin Ertelenmesini Talep Etti
ANKARA (AA) - Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde öğrencilerin yaşadığı öğrenme kayıplarının yüz yüze eğitim sürecinde telafi edilebilmesi için Liselere Geçiş Sistemi (LGS) ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YGS) tarihlerinin ertelenmesini istedi.Geylan, yazılı açıklamasında, LGS'nin 6 Haziran ve YKS'nin 26-27 Haziran 2021 tarihlerinde yapılacağını hatırlattı.Lise ve üniversite yerleştirme sınavlarına hazırlanan 8. ve 12. sınıf öğrencilerinin 1 Mart'ta yüz yüze eğitime başlayacağını belirten Geylan, şunları kaydetti:'Öğrencilerimizin aylardır maruz kaldıkları öğrenme kayıplarının telafi edilmesi için imkanımız olacak. Öğrencilerimizin bu imkandan azami derecede faydalanabilmesi için MEB'e çağrıda bulunuyor ve 2021-2022 eğitim öğretim yılı takvimini aksatmayacak şekilde sınavların olabildiğince geç tarihte yapılmasını sağlamasını bekliyoruz.'
Başkentte Son Bir Haftada 9 Ton 478 Litre Kaçak Akaryakıt Ele Geçirildi
ANKARA (AA) - Ankara'da son bir haftada düzenlenen kaçakçılık operasyonlarında 9 ton 478 litre kaçak karışımlı akaryakıt ele geçirildi.Ankara Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şubesi ekiplerince, 25-31 Ocak'ta operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 163 bin 580 boş makaron, 9 ton 478 litre kaçak karışımlı akaryakıt, 3 bin 888 muhtelif elektronik eşya, 2 bin 561 paket sigara, 400 litre kaçak veya sahte alkollü içki, 238 kilogram tütün, 333 puro ve 26 cep telefonu ele geçirildi.Polis ekipleri, operasyonlarda 55 şüpheliyi gözaltına aldı.
Başkentte Son Bir Haftada 9 Ton 478 Litre Kaçak Akaryakıt Ele Geçirildi
ANKARA (AA) - Ankara'da son bir haftada düzenlenen kaçakçılık operasyonlarında 9 ton 478 litre kaçak karışımlı akaryakıt ele geçirildi.Ankara Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şubesi ekiplerince, 25-31 Ocak'ta operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 163 bin 580 boş makaron, 9 ton 478 litre kaçak karışımlı akaryakıt, 3 bin 888 muhtelif elektronik eşya, 2 bin 561 paket sigara, 400 litre kaçak veya sahte alkollü içki, 238 kilogram tütün, 333 puro ve 26 cep telefonu ele geçirildi.Polis ekipleri, operasyonlarda 55 şüpheliyi gözaltına aldı.
2 Şubat Reyting Sonuçları Belli Oldu! İşte Dün Akşamın Reyting Sıralamasında Zirvede Yer Alan Yapımları...
2 Şubat Salı akşamının reyting sıralaması belli oldu. Dün akşam televizyonlarda Masumlar Apartmanı, Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz, Baraj, Hekimoğlu ve Survivor gibi yapımlar yer aldı. Total'de 1.sırada TRT1’de ekrana gelen “Masumlar Apartmanı” dizisi, 2. sırada ATV’de izleyiciyle buluşan “Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz” , 3. sırada ATV’de yayınlanan “Esra Erol’da” programı yer aldı. AB'de ise 1. sırada “Masumlar Apartmanı”, 2. sırada “Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz”, 3. sırada “Selçuk Tepeli İle Fox Ana Haber” yer aldı. İşte Total ve AB'de ilk 10'a giren yapımlar.....
Reklam
Kırmızı Oda 23. Bölüm Fragmanı Yayınlandı: Kumru'nun Gözyaşları!
Kırmızı Oda yeni bölüm fragmanı yayınlandı. Yayınlanan fragmanda; Kliniğe gelişiyle olay olan ve herkesi endişelendiren Sadi'nin söylediği türkü fragmana damga vuruyor. Kumru çocukluğunun travmalarını bir türlü kafasından atamıyor. 'Yaşadığım hiçbir şeyi unutamıyorum' diyerek gözyaşı döküyor. Bu arada Doktor Hanım, durumu kötüleşen ve hastaneye yatırılan Boncuk'u ziyarete gidiyor. Peki, Kırmızı Oda yeni bölümde başka neler olacak? İşte Kırmızı Oda yeni bölüm fragmanı...
Bitlis'te Elektrik Arızaları Drone İle Tespit Ediliyor
BİTLİS (AA) - Bitlis'te Vangölü Elektrik Dağıtım AŞ (VEDAŞ) ekipleri, yüksek gerilim hatlarındaki arızaları drone ile belirleyerek müdahale ediyor. Kışın çetin geçtiği illerden Bitlis'te, VEDAŞ arıza ekipleri, kar kalınlığının yer yer 3 metreyi aştığı bölgelerde meydana gelen elektrik arızalarını gidermek için yoğun mesai harcıyor.Çağrı merkezine gelen talepleri karşılamak için gece gündüz çalışan ekipler, yüksek gerilim hatlarındaki arızaları drone ile tespit ediyor.Yüksek kar örtüsünün bulunduğu bölgelere paletli araçlarla giden, araçların giremediği yerlere de kilometrelerce yürüyerek ulaşan ekipler, zarar gören hatları onarıp vatandaşlara kesintisiz enerji vermeye çalışıyor.VEDAŞ Sistem İşletme Müdürü Ömer Çelebi, gazetecilere yaptığı açıklamada, kent sakinlerinin sıkıntı yaşamaması için ekiplerin sürekli hazır bekletildiğini söyledi.Zorlu coğrafya nedeniyle kırsal bölgelerdeki yolların sürekli kapandığını belirten Çelebi, şöyle konuştu:'Yoğun kar ve fırtına nedeniyle yollar kapalı oluyor. Bu nedenle arızalara müdahalede zorlanıyorduk. Artık teknolojik aletleri kullanarak arızalara müdahale ediyoruz. Drone ile arızaların olduğu yerleri tespit ediyoruz. Paletli kar aracı ile arızanın olduğu yere kadar gidiyoruz. Bu şekilde arızaları daha kısa sürede giderip evlere enerji veriyoruz.'
Reklam
Sgk'ye 1 Milyon 770 Bin Kişi 90 Milyar Lirayı Aşan Borç Yapılandırması İçin Başvurdu
ANKARA (AA) - Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) 1 milyon 770 bin kişinin toplam 90 milyar lirayı aşan borç yapılandırması için başvurduğunu bildirdi.Bakan Selçuk, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, SGK alacakları için yapılandırma başvurularının 1 Şubat itibarıyla sona erdiğini anımsatarak şu bilgileri paylaştı: 'Borç yapılandırması kapsamında e-Devlet, e-SGK ve sosyal güvenlik merkezlerimize 1 milyon 770 bin vatandaşımız başvurdu. Bu kapsamda yapılandırılan toplam alacak 90 milyar lirayı aştı ve bugüne kadar 2,75 milyar lira tahsilat gerçekleştirildi. Borçlarını yapılandıran tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyor, bu dönemde büyük özveri gösteren çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.'
Afrika'da Kovid-19 Vaka Sayısı 3 Milyon 614 Bini Aştı
İSTANBUL (AA) - Afrika kıtasında yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayısı 3 milyon 614 bini geçti. Kovid-19 verilerinin derlendiği 'Worldometers' internet sitesine göre, kıta genelinde Kovid-19'tan ölenlerin sayısı 92 bin 472 oldu. İyileşenlerin sayısı 3 milyon 109 bin 935'e ulaşırken, vaka sayısı 3 milyon 614 bin 270'e yükseldi. Kıtada en fazla vaka Güney Afrika Cumhuriyeti, Fas, Tunus, Mısır ve Etiyopya'da tespit edildi.Güney Afrika toplu aşılamaya hazırlanıyor Sahra Altı Afrika'da Seyşeller ve Morityus'ta toplu aşılamaya, Gine'de ise Sputnik V aşısının denemelerine başlanmıştı.Güney Afrika, AstraZeneca aşılarının ilk partisini teslim almıştı. Ülkede toplu aşılamaya birkaç hafta içinde başlanması planlanıyor. Afrika Birliği (AfB), kıta ülkelerine dağıtılması için farklı aşı firmalarından 670 milyon doz aşı satın alırken, Kovid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı (COVAX) girişimi kapsamında da kıtaya bu yıl 700 milyon aşı gelmesi planlanıyor.Kitlesel bağışıklığın elde edilebilmesi için kıtadaki 1,3 milyar kişinin yüzde 60'ının aşılanması hedefleniyor.
Bolu'da Otomobil Su Kanalına Devrildi: 2 Yaralı
BOLU (AA) - Bolu'da otomobilin su kanalına devrilmesi sonucu 2 kişi yaralandı.Mudurnu'dan Bolu yönüne giden Sinan Ü. idaresindeki 81 KF 533 plakalı otomobil, Akkayalar mevkisinde yoldan çıkarak 10 metre yükseklikten su kanalına devrildi.Kendi imkanlarıyla araçtan çıkan yaralı sürücü ile yanındaki Murat K, sağlık ekiplerini arayarak yardım istedi.Yaralılar, 112 Acil Servis ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Bolu İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.Yolun kaygan olması nedeniyle kaza yaptıklarını belirten Sinan Ü, 'Verilmiş sadakamız varmış, kazayı hafif atlattık.' dedi.
Reklam
Mersin'de Tarihi Eser Operasyonunda 133 Sikke Ve Çok Sayıda Obje Ele Geçirildi
MERSİN (AA) - Mersin'in Tarsus ilçesinde tarihi eser niteliği taşıdığı değerlendirilen 113 sikke ve 7'si hayvan figürlü çok sayıda obje ele geçirildi, bir şüpheli gözaltına alındı.İl Jandarma Komutanlığından yapılan açıklamaya göre, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Tarsus ilçesinde bir şüphelinin tarihi eser olduğu değerlendirilen çok sayıda objeyi satmak için müşteri aradığını tespit etti.Takibe alınan şüpheli, adresine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı.Evde, tarihi eser niteliği taşıdığı değerlendirilen 113 sikke, 7 hayvan figürü metal obje, 9 taş obje, 4 metal yüzük, 2 bakır çanak, 2 metal ok ucu, 2 toprak çanak ve dedektör ele geçirildi.Jandarmadaki sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince serbest bırakıldı.Ele geçirilen objeler, Mersin Müze Müdürlüğü yetkililerine teslim edildi.
Mersin'de Tarihi Eser Operasyonunda 133 Sikke Ve Çok Sayıda Obje Ele Geçirildi
MERSİN (AA) - Mersin'in Tarsus ilçesinde tarihi eser niteliği taşıdığı değerlendirilen 113 sikke ve 7'si hayvan figürlü çok sayıda obje ele geçirildi, bir şüpheli gözaltına alındı.İl Jandarma Komutanlığından yapılan açıklamaya göre, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Tarsus ilçesinde bir şüphelinin tarihi eser olduğu değerlendirilen çok sayıda objeyi satmak için müşteri aradığını tespit etti.Takibe alınan şüpheli, adresine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı.Evde, tarihi eser niteliği taşıdığı değerlendirilen 113 sikke, 7 hayvan figürü metal obje, 9 taş obje, 4 metal yüzük, 2 bakır çanak, 2 metal ok ucu, 2 toprak çanak ve dedektör ele geçirildi.Jandarmadaki sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince serbest bırakıldı.Ele geçirilen objeler, Mersin Müze Müdürlüğü yetkililerine teslim edildi.
Eskişehir'de Yangında Dumandan Etkilenen 4 Kişiye Olay Yerinde Müdahale Edildi
ESKİŞEHİR (AA) - Eskişehir'de bir evde çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü.Şirintepe Mahallesi Özgü Sokak'taki 2 katlı binanın üst katında henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye itfaiye, polis ve 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi.İtfaiye ekipleri alevleri söndürerek soğutma çalışması yaptı.Bitişikteki binada yaşayan ve dumandan etkilenen 2'si çocuk 4 kişiye ise olay yerinde müdahalede bulunuldu.Evde hasara yol açan yangının çıkış nedeni araştırılıyor.
Reklam
Tunceli Valiliği Bir Askerin Birliğinde Hayatını Kaybettiğini Açıkladı:
TUNCELİ (AA) - Tunceli'nin Mazgirt ilçesinde bir askerin birliğinde hayatını kaybettiği bildirildi.Valilikten yapılan açıklamada, bazı sosyal medya hesaplarından Hozat ilçesinde bir askerin taciz ateşi sonucu şehit düştüğü haberlerinin ve paylaşımlarının yapıldığı belirtildi.Kentte terörle mücadele operasyonlarında son bir ayda sıcak çatışma ve karakollar ile operasyon birliklerine uzaktan silahlı taciz olayı yaşanmadığı aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:'Merhum askerimiz Jandarma Er Hüseyin Enes Candan, Mazgirt ilçemizde bir jandarma karakolumuzda vatani görevini yapmaktayken 1 Şubat 2021 günü gece yarısı görevli olduğu jandarma karakolunun iç nizamiye girişinde, görev silahıyla hayatını sonlandırmıştır. Olay hakkında çok yönlü adli ve idari soruşturma başlatılmıştır. Askerimizin naaşı, Cumhuriyet Savcılığı nezaretinde yapılan otopsi sonrası ailesine teslim edilmek üzere görevlilerimiz eşliğinde memleketi olan Konya ilimize uğurlanmıştır. Merhum askerimize Allah'tan rahmet, kederli ailesine sabır ve başsağlığı dileriz.'
"TRT Yetenek 2021" Başvuruları Devam Ediyor
İSTANBUL (AA) - TRT'nin, yeni mezunlara istihdam fırsatı sunduğu ve bu yıl ikincisini gerçekleştireceği 'TRT Yetenek' istihdam programına 12 Mart'a kadar başvurulabilecek. TRT'den yapılan açıklamaya göre, 'Yetenek Sende, İşin TRT'de' sloganıyla düzenlenecek 'TRT Yetenek' istihdam programına başvurular devam ediyor. Bu yıl 29 Ocak'ta başlayan ve 12 Mart'a kadar devam edecek olan başvurular, 'kariyer.trt.net.tr/yetenek' adresi üzerinden online yapılabilecek. TRT Yetenek programı, üniversitelerin lisans bölümlerine ait mezuniyet belgelerini 2021 yılında teslim edebilecek öğrencileri, 1 Ocak 2018 tarihi itibarıyla lisans mezuniyetini elde edenleri ve yayıncılık hayatında kariyer yapmayı hedefleyen genç yetenekleri kapsıyor. Yetenek programıyla toplamda 200 genç yetenek; TV ve radyo içerik, TV ve radyo teknik fonksiyonlar, bilgi teknolojileri, pazarlama stratejisi, dijital strateji, kurumsal fonksiyonlar ve dijital içerik olmak üzere TRT'nin 7 farklı alanında istihdam edilecek.Adaylar, başvurularının ardından 7 aşamalı değerlendirme sürecine katılacak. Değerlendirme süreci; genel yetenek ve yabancı dil sınavı, video proje sınavı, grup vaka sınavı, kişilik envanteri, insan kaynakları mülakatı ve birim mülakatından oluşacak. Değerlendirme sürecinde grup vaka çalışması aşamasına kadarki tüm adımlar online olarak gerçekleştirilecek. Böylelikle tüm adaylar, koronavirüs tehdidinden izole bir şekilde TRT Yetenek programına katılabilecek. Başvurularını tamamlayan adaylar, TRT Yetenek internet sitesinde yer alan giriş kısmından başvuru bilgilerine erişebilecek ve süreci takip edebilecek. Programla ilgili detaylı bilgi almak isteyen adaylar, talep ve sorularını 'yetenek@trt.net.tr' adresinden ve TRT Kariyer sosyal medya hesaplarından iletebilecek. İlk kez 2020'de hayata geçirilen programa 44 bin 185 aday başvurmuş, 7 aşamalı zorlu değerlendirme sürecini başarıyla tamamlayan 266 genç yetenek TRT ailesine katılmıştı.
Reklam
İstanbul'daki Gösterilerde Gözaltına Alınan 105 Şüpheliden 76'Si Serbest Bırakıldı, 29'Unun İşlemleri Sürüyor
İSTANBUL (AA) - İstanbul Valiliği, Kadıköy'de düzenlenen yasadışı toplanmada yakalanan 94 şüphelinin 29’u hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları ile gözaltı işlemi uygulandığı, 65'inin ise ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldığını bildirdi. Valilikten yapılan açıklamada, Boğaziçi Üniversitesinde 1 Şubat’ta yapılan yasadışı gösterilerde Cumhuriyet Başsavcılığı talimatlarıyla gözaltına alınan, dün yapılan savcılık sorgusunun ardından Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen E.D.A, A.D.A, M.H, U.B.Ç, V.Ç.A, H.Y, H.S, G.T, R.D, R.Ö ve A.Ö isimli şahıslar hakkında, çıkarıldıkları 2. Sulh Ceza Hakimliğince adli kontrol (ev hapsi) tedbiri uygulandığı belirtildi.Açıklamada, 2 Şubat’ta çeşitli grup ve sivil toplum kuruluşlarının sosyal medya hesaplarından Kadıköy İskele Meydanı’nda toplanma çağırıları yaptıkları, akşam saatlerinde bir grup göstericinin toplandığının tespit edildiği kaydedilerek, şu ifadelere yer verildi:'Meydanda toplananlara, salgın yayılımının engellenmesi ve toplum sağlığının korunması çalışmalarına olumsuz tesir edebilecek her türlü toplanmanın, Kadıköy Kaymakamlığınca yasaklandığı bildirilerek dağılmaları istenmiştir. Yapılan tüm uyarılara rağmen; alandan ayrılmayan ve güvenlik güçlerimize mukavemette bulunan şahıslara müdahale edilmiş, Rıhtım Meydanı’ndan çeşitli cadde ve sokaklara dağılan göstericilerin, bu sırada emniyet araçları ve çevreye zarar verdikleri tespit edilmiştir. Kadıköy ilçemizde düzenlenen yasadışı toplanmada yakalanan 94 şüphelinin 29’u hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları ile gözaltı işlemi uygulanırken, 65 şahıs ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılmıştır.'BeşiktaşAçıklamada, 'Bu eyleme katılmak üzere Beşiktaş ve Sarıyer ilçelerimizde toplanan ve yapılan bütün uyarılara karşı direnerek mukavemette bulunan 11 şüpheli, Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları ile gözaltına alınmış ve haklarında idari yaptırım kararı uygulanarak serbest bırakılmıştır. Gözaltında bulunan 29 şüphelinin işlemleri devam etmektedir.' ifadeleri kullanıldı.
Kırklareli'nde Oksijen Sızıntısı Olan Tankere Müdahale Edildi
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesinde oksijen sızıntısı olduğu belirlenen park halindeki tankere müdahale edildi.Alınan bilgiye göre, Atatürk Mahallesi'nde park halindeki 41 HT 031 plakalı tankerde sızıntı olduğunu fark eden vatandaşlar, durumu polis ve itfaiye ekiplerine bildirdi.Bölgeye gelen itfaiye ekibi tankerin çevresinde güvenlik önlemi aldı.Ekipler tankerde oksijen sızıntısı olduğunu belirledi.Müdahale edilen tanker, polis ekiplerinin gözetiminde boşaltım yapılması amacıyla Lüleburgaz Devlet Hastanesi'ne götürüldü.
Analiz - Bae'nin Bölgesel Politikaları İsrail'in Çıkarlarına Hizmet Ediyor
İSTANBUL (AA) -MEHMET RAKİPOĞLU- Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) İsrail ile sürdürdüğü örtülü ilişkiler Eylül 2020’de resmiyete döküldü. “Normalleşmeden” ziyade “resmileştirme” olarak tanımlanabilecek bu gelişme, Ortadoğu’da yaklaşık on yıldır aktif bir dış politika izleyen BAE’nin daha da güç kazandığını ve Washington koridorlarındaki lobicilik faaliyetlerinin sonuç verdiğini gösteriyor.BAE ayrıca bölgenin hemen her yerinde askeri ve yumuşak güç unsurlarını harmanlayarak akıllı gücü ön plana çıkarıyor. Bu bağlamda BAE militarist kodlarla Afrika Boynuzu, Yemen, Libya gibi çatışma bölgelerinde aktif siyaset izlemenin yanı sıra, yumuşak güç unsurlarını da harekete geçirmiş durumda. Nitekim 1946’da kurulan The Middle East Institute ve Chatham House gibi ABD’deki düşünce kuruluşlarının baş sponsorlarından olan BAE, aynı zamanda siyasilere koşulsuz destek sağlayan Medhali Selefileri ve Hamza Yusuf, Abdullah bin Beyye çizgisindeki “Sufi” hareketleri de araçsallaştırıyor. Özellikle ABD kamuoyunda Müslümanların önemli temsilcilerinden olan Hamza Yusuf’un BAE’yi dünyanın en toleranslı ülkesi olarak görmesi, ancak Abu Dabi’nin radarında bir dünya görüşüne tabii olduğu söylemiyle açıklanabilir.Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid sert ve yumuşak güç unsurlarını harmanlayıp bölgede aktif siyaset güdüyor; fakat bu siyasetin daha çok kimin çıkarlarına hizmet ettiği merak ediliyor. Görünen o ki BAE’nin bölgesel ve küresel faaliyetleri Müslümanların, bölge halklarının, bölgenin istikrarın lehine değil. Yemen, Libya, Suriye ve Sudan gibi bölgesel meselelere bakıldığında, BAE’nin dış politikasının İsrail’e hizmet ettiği rahatlıkla söylenebilir.SudanBAE’nin İsrail’e hizmet eden birinci siyaseti, bölgedeki demokratikleşmeye ket vurmasıdır. BAE yanına Suudi Arabistan’ı da katarak 2018-2019’da Sudan’da baş gösteren ve Ömer Beşir’in devrilmesine yol açan protesto dalgalarını kendi lehine çevirdi. Beşir’in Suudi Arabistan-BAE çizgisinde dış politikaya boyun eğmemesi ve özellikle Türkiye’ye Sevakin adasını tahsis etmesi Sudan ile BAE-Suud ekseni arasındaki bağları koparmıştı. Beşir yönetiminin Türkiye’yi Suud-BAE eksenini dengeleyici bir unsur olarak görmesi ve bu minvalde yakınlaşmasına karşı Abu Dabi yönetimi Askeri Geçiş Konseyi’ni destekledi. Askeriyenin yönetime “geçici” olarak el koymasıyla birlikte, BAE Sudan’da olası demokratikleşmeye karşı önleyici adım atmış oldu. BAE’nin desteklediği birçok generalin üst düzey görevlerle yetkilendirildiği geçiş hükümetinin inşası, aynı zamanda militarist otoriter çizginin güçlenmesine ve Türkiye’nin desteklediği demokratik dönüşümün sınırlandırılmasına hizmet etti. Dahası BAE’nin Sudan’daki dönüşüm sürecine müdahalesi, Askeri Geçiş Konseyi’nin Sudan halkının meşru hak taleplerinin baskıya maruz bırakılmasını sağladı. Askeri Geçiş Konseyi barışçıl protestolarda sivillere yönelik aşırı güç kullandı.BAE’nin İsrail’e hizmet eden ikinci siyaseti İsrail ile bölgedeki Arap devletlerinin “normalleşme” sürecine katkısıdır. Abu Dabi Sudan ve Fas’ın İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesini hızlandırdı. Sudan halkının büyük çoğunluğunun karşı çıktığı İsrail ile normalleşme kararını, BAE’nin desteklediği Askeri Geçiş Konseyi aldı. ABD’nin Sudan’ı terörü destekleyen ülkeler listesinden çıkarmasını sağlayacak bu adım, büyük ölçüde BAE ve BAE destekli isimler tarafından alındı. Fakat buna karşılık Sudan’ın 1998’de El Kaide’nin Tanzanya ve Kenya’daki ABD büyükelçiliklerine yönelik bombalamalarında öldürülen ABD vatandaşlarının ailelerine tazminat ödemesi zorunlu kılındı. Ekonomik dar boğazdan geçen Sudan’ın böyle bir ödemeyi yapamayacağını bilen BAE, Suudi Arabistan’ı da sürece katarak Sudan’a 335 milyon dolar yardım yapma taahhüdünde bulundu.FasBAE’nin Sudan’dan sonra Kuzey Afrika’daki etkin olduğu ikinci ve İsrail’e hizmet eden siyaseti Fas’a yönelik. BAE Sudan’daki sürece benzer şekilde, Fas’ta da demokratikleşme karşıtı, İsrail ile normalleşme yanlısı ve diktatörlüğün pekişmesini sağlayan hamleler yaptı. BAE’nin Fas’ta artan etkisi ve Fas üzerindeki siyaseti daha çok zorlayıcı diplomatik hamleler üzerinden şekillendi. Bu kapsamda Nisan 2019’da BAE Fas’tan büyükelçisini çekti. Abu Dabi Rabat yönetiminin 5 Haziran 2017’de Katar’a yönelik başlatılan yapay krize doğrudan destek vermemesini gerekçe göstererek Fas’taki iktidara karşı cephe aldı. Fas’ta iktidar olan Adalet ve Kalkınma Partisi, Doha’ya yöneltilen “Müslüman Kardeşlerle ittifak kurmayın” tehdidine boyun eğmedi; dahası Mart 2020’de BAE’nin diplomatik hamlesine misilleme olarak büyükelçisini geri çekti. İki ülke arasındaki gerilim Fas’ın Libya siyasetine BAE’nin tepkisiyle daha da arttı. Libya denkleminde daha çok tarafsız politika izleyen Fas’ın Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde meşru olarak görülen Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni (UMH) desteklemesi, UMH’ye karşı darbeci general Halife Hafter’i destekleyen Abu Dabi’nin Fas karşıtı hamlelerini hızlandırdı.Bu minvalde BAE Şubat 2020’de dünyanın en fakir ülkelerinden biri olan ve Fas’ın güney komşusu olan Moritanya ile anlaşma imzaladı. BAE Moritanya’nın Nouadhibou şehrindeki limanlara iki milyar dolar yatırım sözü vererek Fas’ın Dakhla limanı ve Tanger Med projelerinin etkisizleştirilmesini hedefledi. BAE bir adım daha ileri giderek Fas’ın ulusal güvenliğine tehdit teşkil eden ve Batı Sahra’da Fas egemenliğine son vermek için savaşan ayrılıkçı bir örgüt olan Polisario Cephesi’ni destekledi. Fakat BAE bütün bu Fas karşıtı hamlelerini bir anda terk ederek Ekim 2020’de Batı Sahra’da büyükelçilik açtı. Bu hamlesiyle BAE, Batı Sahra üzerinde Fas’ın egemenliğini tanıyan ilk Arap ülkesi oldu. Bu kararın üzerinden bir ay geçmeden, Polisario Cephesi Batı Sahra üzerinde 29 yıldır süren çatışmaların sona erdiğini ve ateşkesin sağlandığını duyurdu. BAE’nin Fas’a yönelik saldırgan hamleleri Rabat’ın boyun eğmesine neden oldu. Fas da Aralık 2020’de İsrail ile “normalleşme” kararı aldı. Karar BAE ve ABD nezdinde olumlu karşılandı. Dahası ABD “normalleşme” sonrasında Fas’ın Batı Sahra’daki egemenliğinin tanınacağını açıkladı. Dolayısıyla BAE Fas’ın toprak karşılığında “normalleşmesinin” mimarı oldu. İsrail ise herhangi bir hamle yapmadan, işgalden taviz vermeden bir Arap ülkesi sayesinde (BAE) başka bir Arap ülkesi (Fas) ile ilişkileri “normalleştirmiş” oldu. BAE’nin Fas’ın İsrail ile “normalleşmesi” yönündeki hamleleri aynı zamanda ülke içinde ve iktidarda etkin olan siyasal İslamcı grupların etkisinin sınırlanmasına da neden oldu. Böylece Sudan’daki sürecin bir benzeri Fas’ta da yaşanmış, halkın karşı duruşuna rağmen yönetim “normalleşme” kararı almış oldu.YemenBAE’nin İsrail’e hizmet eden bir diğer siyaseti ise Yemen bağlamında okunabilir. BAE’nin Yemen siyaseti temelde İran yayılmacılığını ve siyasal İslami hareketleri engellemek üzerine inşa edilmişti. BAE Mart 2015’te Suudi Arabistan öncülüğünde Yemen’deki Husilere karşı başlatılan askeri operasyonun “meşruluğunu” bir kılıf olarak kullandı ve Yemen’in fiili olarak bölünmesini sağladı. Bu anlamda BAE Güney’deki ayrılıkçıları destekledi ve “müttefiki” Suudi Arabistan ile aralarındaki ittifakın çatırdamasına yol açtı. Ayrıca BAE Müslüman Kardeşler’in Yemen kolu olarak adlandırılan Islah partisinin üst düzey yetkililerine yönelik suikastlar düzenleyerek İslami bir hareketin Yemen denkleminde etkisizleştirilmesini hedefledi. Öte yandan BAE İsrail ile istihbarî işbirliği yaparak Sokotra adasını işgal etti. BAE’nin Yemen politikası da İsrail-ABD eksenine hizmet etmekte. Nitekim BAE’nin Yemen’deki vekili konumunda olan Güney Geçiş Konseyi (GGK) Yemen halkının aksine, İsrail’e karşı bir duruşa sahip değil. GGK İsrail’le yakın ilişki kurarak bağımsızlık elde edebileceğini düşündüğünden, İsrail ile BAE’nin “normalleşmesini” olumlu karşıladığını beyan etti. Her ne kadar aralarında henüz resmî temas olmasa da, BAE’nin vekili GGK’nin Yemen’de İsrail yanlısı bir profil çizmesi, Abu Dabi’nin Yemen siyasetinin de İsrail’e hizmet ettiğini ortaya koyuyor. İsrail, BAE ile GGK arasındaki ortaklığı, Yemen denkleminde gerek Islah’ın gerekse İran’ın nüfuzunun dengelenmesi açısından önemli bir fırsat olarak değerlendirmekte.LevantBAE’nin İsrail’e hizmet eden son siyaseti Levant ölçeğindedir. Bu anlamda Suriye iç savaşında siyasal İslami hareketlere karşı herkesle ittifak yapan BAE, iç savaşın uzamasına sebep oldu ve İsrail’in istediği hedeflere saldırmasının kolaylaşmasını sağladı. Öte yandan BAE Filistin denklemine de müdahil olmak istiyor. Bu bağlamda Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid’in sağ kolu olan Muhammed Dahlan’ı Filistin devlet başkanlığına getirmek isteyen BAE, işgalin meşrulaşması yönünde İsrail’e hizmet etmekte. 15 Temmuz darbe girişiminde parmağı olan, Mısır’da Mursi karşıtı protestoların ve 3 Temmuz darbesinin de arkasında olan Dahlan’ın Filistin sahnesine itilmesiyle birlikte, BAE Hamas’ın, dolayısıyla siyasal İslami hareketlerin sınırlandırılmasını sağlayarak İsrail’in lehine bir siyaset izliyor. Son olarak BAE, İsrail ile Körfez ülkeleri arasında kurulacak olan ve Hicaz demir yolunu canlandırmayı planlayan projeyi de desteklemekte. Söz konusu proje Filistin yönetimine danışılmadan, İsrail ile Körfez arasındaki işbirliğini artırmayı planlıyor.Sonuç olarak, BAE’nin Sudan, Fas, Yemen ve Levant ölçeklerindeki siyasetinin İsrail’in çıkarlarına hizmet ettiği söylenebilir. Bu anlamda BAE’nin mezkûr bölgelere yönelik siyaseti İsrail ile “normalleşmeyi” hızlandırmış, siyasal İslamcı hareketlerin etkisizleştirilmesini hedeflemiştir. BAE ABD’nin 45. başkanı Donald Trump döneminde kurduğu kişisel bağlantılarla aktif siyaset izleyebilmiştir. Trump’ın başkanlık seçimlerini kaybetmesiyle birlikte Abu Dabi’nin aktif siyasetindeki Washington etkisinin azalacağı tahmin edilebilir. Nitekim ABD’nin 46. başkanı Joe Biden 27 Ocak 2021 tarihinde, Trump döneminde hayata geçirilen BAE’ye silah satış anlaşmalarını geçici olarak askıya aldı. Bu kapsamda Libya ve Yemen gibi bölgesel meselelerde, önümüzdeki dönemde BAE’nin ABD tarafından desteklenmeyeceği ve dahası ABD’nin BAE’nin bu bölgelerdeki politikalarına karşı çıkacağı tahmin edilebilir. BAE’nin ABD desteği olmadan aktif siyaset izlemesi zor görünse de, söz konusu senaryonun Abu Dabi’nin dış politikasında iki bağlamda etkisi olabilir: İlki İsrail’le ilişkileri güçlendirip bölge ülkelerine İsrail ile “normalleşme” yönünde teşvikler vermesi. Bu anlamda BAE bölgesel ittifak zincirini genişletebilir. İkincisi ise her ne kadar ABD’ye alternatif olmasa da Çin ve Rusya ile yakınlaşma seçeneğinin gündeme getirilmesi. Gerek Pekin yönetiminin gerekse Moskova’nın BAE’nin insan haklarına aykırı, antidemokratik bölgesel faaliyetlerine dair sessiz duruşu, Abu Dabi nezdinde Rusya ve Çin’i çekici kılmakta.[Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsünde araştırma görevlisi olan ve doktora çalışmalarına devam eden Mehmet Rakipoğlu aynı zamanda Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) Körfez Çalışmaları Koordinatörlüğü’nde kurum dışı araştırmacı olarak görev yapmaktadır]
Seyfe Gölü Kuş Cenneti, Yağışların Ardından Flamingo, Ördek Ve Angutlarla Şenlendi
KIRŞEHİR (AA) - Kuraklık ve buharlaşmanın etkisiyle tamamen kuruyan, Kırşehir'in Mucur ilçesi sınırlarındaki Seyfe Gölü Kuş Cenneti, 7 ay sonra gelen yağışların ardından flamingo, martı, ördek ve angutlara ev sahipliği yapmaya başladı.Seyfe Gölü Ekoloji Derneği Başkanı Ömer Çetiner, gazetecilere yaptığı açıklamada, kuş cennetinin, doğal sit alanı, tabiat koruma alanı ve Ramsar Sözleşmesi kararlarıyla koruma altında bulunan, dünyadaki önemli sulak alanlardan olduğunu söyledi.Yağışların olmaması, havzasından alınan içme suyu ve kuraklığın etkisiyle geçen yıl temmuzdan itibaren gölün tamamen kuruduğunu belirten Çetiner, şöyle konuştu:'Dolayısıyla kuşlarımız da yoktu. Bu sene çok az bir yağışımız oldu ama gölümüzde tahmin edemeyeceğim miktarda su var. Göle gittiğiniz zaman flamingo, ördek, angut, martı seslerini duymak mümkün. Bu durum bizleri şimdilik mutlu ediyor. Çünkü tekrar havalar ısınıp buharlaşma başladığı zaman Seyfe Gölümüz yine kuruyacak. Maalesef yine kuşlarımız da olmayacak.' Çetiner, kuşların 4 göç yolundan birinin Seyfe Gölü üzerinden geçtiğini vurgulayarak, 'Ortamı onlara düzgün hale getirirsek konaklıyor, dinleniyor, besleniyor ve yollarına devam ediyorlar. Ortam yoksa dinlenmeden yollarına devam ediyorlar. Çok az ve verimsiz bir yağış olmasına rağmen taban yapısından dolayı gölde yaklaşık yüzde 20 suyumuz var. İnşallah yağışlar böyle devam eder de kuşlarımızı gölümüzde görmeye devam ederiz.' dedi.Göle su girişinin sağlanması için bazı plan ve programlar uygulandığını ancak bunların yetersiz kaldığını dile getiren Çetiner, çalışmaların hızlandırılması gerektiğini kaydetti.
Reklam