Doğu Anadolu'da Gece En Düşük Sıcaklık Eksi 17 Derece İle Ağrı'da Kaydedildi
ERZURUM (AA) - Doğu Anadolu Bölgesi'nde gecenin en düşük sıcaklığı sıfırın altında 17 dereceyle Ağrı'da ölçüldü.Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, bölge genelinde hava parçalı bulutlu, öğleden sonra Ardahan'da aralıklarla kar yağışlı olacak. Buzlanma ve don ile yer yer sis ve pus hadisesinin öngörüldüğü bölgede, rüzgar güneyden hafif, zaman zaman orta kuvvette edecek.Bölgede sıcaklıklar mevsim normallerinin 2 ila 4 derece üzerinde seyredecek.Gece en düşük sıcaklık sıfırın altında olmak üzere Ağrı'da 17, Kars'ta 12, Erzurum'da 8, Ardahan'da 4, Erzincan ve Iğdır'da 3, Tunceli'de 1 derece kaydedildi.Gün içinde en yüksek sıcaklığın, Tunceli'de 15, Iğdır ve Erzincan'da 10, Erzurum'da 8, Kars'ta 5, Ardahan'da 4, Ağrı'da sıfırın altında 3 derece olacağı tahmin ediliyor.Kar kalınlıkları, kayak merkezlerinden Kars Cıbıltepe'de 54, Erzurum Palandöken'de ise 108 santimetre ölçüldü.Yetkililer, dik ve eğimli yamaçlarda çığ tehlikesinin yanı sıra tipi, buzlanma ile don olayına karşı dikkatli ve tedbirli olunması uyarısında bulundu.
Malulen Emekliliğin Ardından 31 Yıldır Yaylada Yaşıyor
TRABZON (AA) - HAKAN BURAK ALTUNÖZ - Çalışmak için gittiği Hollanda'da geçirdiği kaza sonrası malulen emekli edilen Yetkin Demir, 31 yıldır Trabzon'un Şalpazarı ilçesindeki Sis Dağı Yaylası'nda yaşamını sürdürüyor.Hollanda'ya 1980'de işçi olarak giden Yetkin Demir, 10 yıl sonra çalıştığı fabrikada iş kazası geçirdi. Tedavisinin ardından malulen emekli edilen Demir, Türkiye'ye döndü.Memleketi Şalpazarı'na yerleşen Demir, daha da sakin bir yaşam için Sis Dağı Yaylası'nda babasına ait araziye ev yaptırma kararı aldı.Yetkin Demir, 1990'dan itibaren, yaylada yaptırdığı evinde şehir hayatından uzak yaşam sürüyor. Erzak almak gibi zorunlu ihtiyaçları dışında yayladan ayrılmayan Demir, doğayla baş başa geçirdiği zamandan büyük keyif duyuyor.Evli ve 2 çocuk babası 63 yaşındaki Yetkin Demir, AA muhabirine, yaylada geçirdiği zamandan dolayı huzurla dolduğunu söyledi.Yaylada yaşama kararını, bölgenin doğal güzelliklerinden etkilenerek aldığını belirten Demir, 'Burası konum olarak çok yüksek, bana daha huzurlu ve daha güzel geliyor. Nadir de olsa ziyaretime gelen akrabalarım ve arkadaşlarım oluyor.' dedi.Yetkin Demir, yaylada yaşamanın güzellikleri kadar zorlu yanlarının da bulunduğunu, erzak ihtiyacını giderebilmek için botlarının üzerine giydiği 'hedik' adı verilen kar ayakkabısıyla kimi zaman 8 saat yürümek durumunda kaldığını ifade etti.Bu yolculuğun çok yorucu olduğuna işaret eden Demir, 'Çok kar yağdığı zaman giderken bazı yerlere dönüş yolunda kaybolmamak için iz bırakıyorum. Dönüş yolunda kimi zaman gece olur. İki ya da üç haftada bir ihtiyaçlarım için bunu yapıyorum.' diye konuştu.'14 gün boyunca evden çıkamadım'Yayladaki yağışlı havanın bile kendisi için güzel olduğunu dile getiren Demir, geçen kış yaşadığı anısını şöyle anlattı:'Geçen sene 5 Şubat'ta burada yoğun bir kar yağışı oldu. Kar nedeniyle 18 Şubat'a kadar burada kaldım, ihtiyaçlarımı giderebilmek için dışarıya çıkamadım. Evin kapı ve camları kar nedeniyle tamamen kapandı. Kapıyı açsam kar tamamen eve dolacaktı. 14 gün boyunca evden çıkamadım. Ancak diğer kapıdan dışarı çıkarak kürek yardımıyla karları temizledim. O sürede erzakım olduğu için evde sorun yaşamadım.'Demir, '30 yıl öncesine gitsem yine burada yaşamaya devam etme kararı alırdım. Burada yaşamakla ilgili herhangi bir pişmanlığım yok. Sahile en yakın yaylalardan birisi burası. Yaşadığım sürece de burada kalmayı düşünüyorum.' ifadelerini kullandı.
Thy Şubat Ayı Uçuş Planını Duyurdu
İSTANBUL (AA) - Türk Hava Yolları (THY), şubat ayı uçuş planını güncelledi.THY'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, uçuş planına göre yolcuların 219 destinasyona sağlık ve güvenle ulaştırıldığı belirtildi.Açıklamada, şunlar kaydedildi:'Gökyüzünden uzak geçen günlerin ardından şimdi yeniden buluşma vakti. Ulusal ve uluslararası sağlık otoriteleri ile yaptığımız titiz çalışmaların sonucunda daha sağlıklı ve güvenli standartlara sahip uçuşlarla sevdiklerimize, keşiflerimize ve biriktirilecek anılarımıza tekrar kavuşuyoruz. Bu dönemde plan yapmanın ne kadar zor olduğunu bildiğimiz için sizlere esnek seyahat imkanları sunmaktan mutluluk duyuyoruz. 21 Mart 2020-31 Mart 2021 (dahil) tarihleri arasındaki biletlemeleriniz için sınırsız değişiklik yapabilirsiniz. Detaylı bilgi için esnek seyahat sayfamızı incelemeyi unutmayın. Uçuş takvimi 28 Şubat'a kadar uygulanacak uçuşlarımızı göstermektedir. Yeni seyahatleriniz için uçuş planımız güncellendikçe bu sayfadan sizlerle paylaşacağız.'Açıklamada, yolcuların, THY'nin yeni uçuş planına 'https://www.turkishairlines.com/tr-int/duyurular/coronavirus-salgini/guncel-ucus-plani/' linkinden ulaşabildiği bildirildi.
Sattıkları Objelerden Elde Ettikleri Gelirle İhtiyaç Sahibi Öğrencilere Destek Oluyorlar
KARAMAN (AA) - MURAT ÖZÜNAL - Karaman'da bir okuldaki bazı öğretmen ve öğrencilerin hazırladığı objelerin satılmasıyla hem okula gelir sağlanıyor hem de ihtiyaç sahibi öğrencilere yardım ediliyor.Mareşal Mustafa Kemal Ortaokulundaki öğretmen ve öğrenciler, e-Twinning projesi kapsamında çevre duyarlılığı oluşturmak için çiçek yetiştirmeye başladı. Yetiştirilen çiçeklerin daha güzel nasıl sunulabileceği üzerinde duran öğretmen ve öğrenciler, kalıplar üreterek bu çiçekleri sunacakları objeler geliştirdi.Okul Müdürü Ramazan Berber, AA muhabirine, salgın döneminde öğrencilerin evlerinde sıkılmamaları için böyle bir proje hazırladıklarını söyledi. Öğrencilerin sosyal mesafe ve maske kuralına uyarak üretim yaptığını ifade eden Berber, ürünlerin evin bir köşesinde süs eşyası olarak duracağına, bunları satıp gelir etmeyi planladıklarını dile getirdi. 'Bu gelir ile okulumuzun ihtiyaçları karşılanır aynı zamanda okulumuzda ihtiyacı olan öğrencilere bir nebze yardım edebilirsek daha mutlu olabiliriz, diye düşünüyoruz.' diye konuşan Berber, okulun sosyal medya hesaplarından paylaştıkları objelere yoğun ilgili olduğunu aktardı. Ürünleri ilk olarak öğretmenlerin daha sonra da velilerin aldığını aktaran Berber, 'Velilerimiz de ticari anlamda değil de 'Nasılsa bunun geliri öğrencilere gidecek' diye destek oluyor. Biz o şekilde satıyoruz. Daha sonra kentteki esnafa biz size bırakalım okula yardımcı olun tarzında bıraktık. Asıl amacımız okulumuza gelir sağlamak.' diye konuştu.Müdür yardımcısı odasını atölyeye dönüştürdüOkul Müdür Yardımcısı Dürdane Çelik de projeye başladıktan sonra makam odasının bir kısmını atölyeye dönüştürdüğünü anlattı. Öğrencilerin proje kapsamında eğlenceli vakit geçirdiğini dile getiren Çelik, 'Proje çerçevesinde öğrencilerimizle, okulumuzda yer olmadığı için kendi odamda bitkileri büyütmeye devam ettik. Devamında burayı kendi çapımızda tasarım ve beceri atölyesine çevirdik. Öğrencilerimiz buraya gelerek sosyal mesafeye de dikkat ederek çalışmalar yapıyor ve eğleniyor.' ifadesini kullandı. Rehberlik öğretmeni Fadime Ceran ise projenin öğrencilerin stres atmasında, motive olmasında ve iletişim kurmasında etkili olduğunu dile getirerek, 'Öğrencilerle bir şeyler üretmenin de aslında keyfini yaşadık.' dedi. 'Elektronik aletlerden uzak kalıyoruz'Öğrencilerden Sudenaz Astok da okula kendi istekleriyle gelip, keyifli vakit geçirdiklerinin altını çizerek, 'İlk olarak çiçek yetiştirme ile başladık. Okulumuza stres atma amacı ile geliyoruz. Burada hem eğleniyoruz hem de arkadaşlarımızla sosyalleşiyoruz. Bir yandan hem kendimizi geliştiriyoruz hem de elektronik aletlerden uzak kalıyoruz.' diye konuştu.
Fetö'nün "7 Şubat MİT Kumpası" Üzerinden 9 Yıl Geçti
İSTANBUL (AA) - ENES CAN - İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 'Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ne karşı açıktan giriştiği ilk operasyon' olarak tanımlanan ve MİT Başkanı Hakan Fidan'ın da aralarında bulunduğu bazı kamu görevlilerinin ifadeye çağrıldığı 7 Şubat 2012'deki 'MİT kumpası'nın üzerinden 9 yıl geçti.Emniyet ve yargı kurumlarının içine sızan FETÖ'cülerin, Türkiye Cumhuriyeti'nin çözüm sürecinde yürüttüğü politikalardan dolayı, MİT'i, terör örgütü PKK/KCK ile ilişki içindeymiş gibi göstererek 7 Şubat 2012'de, MİT Başkanı Hakan Fidan'ın da aralarında bulunduğu bazı görevlileri ifadeye çağırma ve yakalama kararı çıkarma şeklinde kurguladıkları kumpasa ilişkin 15'i firari 34 sanık hakkında açılan dava, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinde görülüyor.Haklarında dava açılan sanıklardan FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, olay tarihinde örgütün 'yargı imamı' olan İlyas Şahin, 'emniyet imamı' Çetin Özgür, 'MİT mahrem hizmetler imamı' Murat Karabulut, 'Marmara bölge imamı' Ali Rıza Tekinkaya, dönemin İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Serdar Bayraktutan, 'emniyet mahrem imamları' Murat Tokay, Bekir Kalağası, Hüseyin Civan, Muhammet Bekar, Ramazan Yılmaz, MİT mahrem imamlarından Sunay Elmas, 'Türkiye polis memurları ülke imamı' Kamil Bayram ve eski komiser Hüseyin Özkan ve avukat Murat Karkın 'firari' durumda buluyor.Dava kapsamında sanıklar eski emniyet müdürleri Yurt Atayün, Erol Demirhan, Ali Fuat Yılmazer, gazeteci Mustafa Gökkılıç ile Faik Şaşmaz, Kazım Aksoy, Nuh Mehmet Damacı, Ayhan Albayrak ise tutuklu bulunuyor. Davada, ayrıca başka suçtan tutuklu 5 sanık yer alıyor.İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi, iddianame ekinde yer alan belgelerin milli savunmaya ve milli güvenliğe ilişkin devlet sırrı olabilecek nitelikte belgeler olma ihtimali bulunduğundan devlet sırrı sayılmasına karar verip bu evrakın incelenmesinin ve belgelerden örnek alınmasının mahkeme heyeti haricinde kalan kişiler yönünden yasaklanmasına karar verdi.Davanın 22 Haziran 2020'deki ilk duruşmasında MİT'i temsilen katılan avukat, yargılamanın kapalı oturumlarda yapılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, kamu güvenliğini tehlikeye sokabilecek belge ve bilgilerin ortaya çıkma ihtimali nedeniyle ilgili yasa gereği duruşmaların kapalı yapılmasına, duruşma içeriğiyle ilgili yayın yasağı getirilmesine, ayrıca MİT Başkanlığına 'müşteki' sıfatıyla davetiye tebliğine oy birliğiyle hükmetti.32 kişi 'mağdur', 1 kişi 'müşteki' olarak yer alıyorİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 'mağdur' olarak şu isimler yer alıyor.'61. Hükümet Başbakanı olan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 61. Hükümetin Başbakan yardımcıları Bülent Arınç, Ali Babacan, Beşir Atalay, Bekir Bozdağ, Emrullah İşler, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Ekonomi Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, o dönem MİT Müsteşarı olan MİT Başkanı Hakan Fidan, eski MİT Müsteşarı Emre Taner, eski MİT Müsteşar Yardımcısı Fatma Afet Güneş, eski MİT personelleri Yaşar Hakan Yıldırım ve Hüseyin Emre Kuzuoğlu.'İddianamede, MİT personeli M.Ö. ise 'müşteki' olarak bulunuyor.'FETÖ/PDY'nin, hükümete karşı açıktan giriştiği ilk operasyon'İddianamede, 15 Temmuz darbe kalkışmasına kadar geçen sürece bakıldığında, FETÖ/PDY'nin nihai hedefe ulaşmak için Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile güç mücadelesine girdiği anlatılıyor.Bu kapsamda FETÖ'nün bazı kumpas davalarından örnekler verilen iddianamede, şu ifadeler yer alıyor:'(Örgütün) Nihai hedefe ulaşmak için başlatılan eylemlerin ilk aşamasının Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy, İzmir Askeri Casusluk, Tahşiye, Selam Tevhid, MİT tırları ve 17-25 Aralık gibi kurgu ve kumpas soruşturmalarla geçildiği, örgüt tarafından gerçekleştirilen bu eylemlere 7 Şubat 2012'de MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifadeye çağrılması ile hız verildiği anlaşılmıştır. MİT soruşturması aslında FETÖ'nün seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni yıkmaya yönelik ilk teşebbüstür.'Türkiye Cumhuriyeti'nin çözüm sürecinde yürüttüğü politikalardan dolayı, MİT'i, PKK/KCK ile ilişki içindeymiş gibi göstererek MİT görevlilerinin ifadeye çağrılması, evlerinde arama yapılması ve haklarında yakalama kararı çıkarılmasının o tarihte Başbakan olan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ameliyat olacağı güne denk getirildiğine vurgu yapılan iddianamede, 'Bu şekilde kurgulanan operasyon, nihai hedefi seçilmiş meşru hükümeti devirmek olan emniyet, MİT ve yargı organlarına sızarak yerleşmiş olan FETÖ/PDY'nin, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ne karşı açıktan giriştiği ilk operasyondur.' değerlendirmesine yer veriliyor.FETÖ/PDY'nin, karşı olduğu çözüm sürecini engellemeye çalıştığı bildirilen iddianamede, bu doğrultuda, kapatılan İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığında savcı olarak görev yapan, sonraki süreçte FETÖ kapsamında ihraç edilen Bilal Bayraktar ve Sadrettin Sarıkaya'nın, PKK/KCK soruşturması yürüttüklerine vurgu yapılıyor. İddianamede, Bayraktar ve Sarıkaya'nın, soruşturma kapsamında birden fazla şüpheli ile beraber dönemin MİT Müsteşarı olan MİT Başkanı Hakan Fidan, eski MİT Müsteşarı Emre Taner, eski MİT Müsteşar Yardımcısı Fatma Afet Güneş, eski MİT personeli Hüseyin Emre Kuzuoğlu ve Yaşar Hakan Yıldırım ile Mustafa Özer hakkında 'PKK/KCK'ya bilerek yardım etme ve soruşturmanın gizliliğini ihlal' suçlarından soruşturma başlattıkları hatırlatılıyor.İddianamede, 13 Eylül 2011'de kamuoyunda 'Oslo görüşmeleri' olarak bilinen ses kayıtlarının basına sızdırıldığı belirtilerek, 20 Aralık 2011'de müşteki M.Ö.'nün soruşturma kapsamında MİT adına çalıştığı bilindiği halde evinde arama yapılarak gözaltına alındığı, sanık Bilal Bayraktar tarafından 23 Aralık 2011'de ifadesi alınan müştekinin aynı gün salıverildiği aktarılıyor.Hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulan M.Ö.'nin savcılık ifadesinin soruşturma dosyasında gizlilik kararı bulunduğu halde basına sızdırıldığı, hatta Taraf gazetesi web sitesinde müştekinin isim ve soy ismiyle birlikte fotoğrafının yayımlandığı anımsatılan iddianamede, bu şekilde M.Ö.'nün MİT adına çalıştığı deşifre edilerek PKK/KCK'ya hedef gösterildiği, can güvenliğinin tehlike altına girdiği kaydediliyor.'Başbakan'ın ameliyata geç girmesi ile kumpas bozuldu'Söz konusu kumpas soruşturma ile örgüt mensuplarının, MİT ile ilgili kamuoyunda 'PKK ile organize hareket eden teşkilat' algısı oluşturdukları, 7 Şubat 2012'de MİT soruşturmasıyla yargıyı kullanarak, bir yandan kendilerinden olmayan MİT yönetimini bertaraf etmek, MİT'i ele geçirmek, bir yandan da aynı soruşturmayla hükümetin terör sorununu çözmek amacıyla başlattığı çözüm sürecini durdurmak için harekete geçtiğine dikkat çekilen iddianamede, 7 Şubat 2012'de saat 17.00'de MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı ve 4 MİT görevlisini telefonla arayan savcının, 'İfade vermek üzere makamıma bekliyorum.' dediği belirtiliyor.İddianamede, MİT yöneticilerinin, hükümetin ve Başbakan'ın 'terör örgütüne yardım'la suçlanmak istendiği, Hakan Fidan'ın gözaltına alınması maksadıyla gayret gösterildiği, gözaltına alınmasıyla birlikte, 'emri Başbakan'dan aldığı' algısıyla o zaman Başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve hükümetin istifaya zorlanması ve hatta devrilmesinin planlandığı anlatılarak, bu kurgu ve kumpas soruşturmasının, istihbarat görevlileri hakkında soruşturmaların izne bağlanması sistemine geçilmesi ve Başbakan'ın ameliyata geç girmesiyle bozulduğu ve önlendiğine işaret ediliyor.-'7 Şubat MİT kumpası' için ABD'ye gittiler akabinde Ankara'da toplandılarÖrgütün kumpasa ilişkin yaptığı toplantı ve toplantı öncesinde iki FETÖ'cü mahrem imamın Amerika'ya gittiğinin tespit edildiğine yer verilen iddianamede, 15 Temmuz darbe girişiminde olduğu gibi örgütün emniyet imamı 'Kozanlı Ömer' kod adlı Osman Hilmi Özdil'in yardımcısı konumunda bulunan ve elebaşı Fetullah Gülen'le doğrudan görüşen firari sanıklar Çetin Özgür ve İlyas Şahin'in talimatı alma ve örgüt üyelerine iletmek üzere ABD'ye gittiklerinin belirlendiği anlatılıyor.İddianamede, örgüt elebaşından doğrudan alınan talimat sonrası örgütün emniyet ve yargı imamlarının ülkeye geri dönüşlerinin akabinde Ankara Kızılcahamam'da toplantı tertip edildiği belirtilerek, örgüt hiyerarşisi gereği FETÖ elebaşının talimatının emniyet birimlerine iletilmesinin örgütün 'Marmara Bölge İmamı' olan 'Arif' kod adlı sanık Ali Rıza Tekinkaya tarafından organize edildiği ifade ediliyor.İddianamede, söz konusu toplantıya örgütün sözde emniyet, yargı ile MİT imamlarının katıldığının ve toplantıya katılanlar arasında Rus Büyükelçi Andrey Karlov suikastine ilişkin davada firari sanık olan Murat Tokay ve Ahmet Kılınçarslan ile ABD'deki Hakan Atilla davasının hakimi Richard Berckman'ı 2014 yılında İstanbul'da ağırlayan hukuk bürosunun ortağı Murat Karkın'ın da olduğunun belirlendiği aktarılıyor.İddianamede yer alan bilirkişi raporunda, '13 Ocak 2012'de Diyarbakır DTP il binasında yapılan aramada ele geçirildiği iddia edilen Oslo'daki görüşmelere ait ses kayıtlarının olduğu harddiskleri FETÖ'nün yerleştirdiği' belirtiliyor.Eski polis memuru Ş.E.'nin ifadesiDosya kapsamında eski polis memuru Ş.E. hakkında da ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi. Kararda, Ş.E.'nin şu ifadeleri yer buldu: '... Ancak tam kesin tarihini bilmemekle birlikte şubatın ortalarında büro amir yardımcısı Ayhan Albayrak (sanık) bir konuşmasında 'Hakan Fidan ifadeye gelseydi Sadrettin Savcı tarafından kesin tutuklanacaktı.' dediğini hatırlıyorum.'Meslekten ihraç edilen ve '7 Şubat MİT Kumpası' soruşturmasını yürüten savcılar Bilal Bayraktar ve Sadrettin Sarıkaya hakkında ise Yargıtay'da aynı konuyla ilgili yargılandıkları için kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildi. Mütalaada istenen cezalarİstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi, firari sanıklar FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, olay tarihinde örgütün 'yargı imamı' İlyas Şahin, 'emniyet imamı' Çetin Özgür, 'MİT mahrem hizmetler imamı' Murat Karabulut, 'Marmara bölge imamı' Ali Rıza Tekinkaya, dönemin İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Serdar Bayraktutan, 'emniyet mahrem imamları' Murat Tokay, Bekir Kalağası, Hüseyin Civan, Muhammet Bekar, Ramazan Yılmaz, MİT mahrem imamlarından Sunay Elmas, 'Türkiye polis memurları ülke imamı' olan Kamil Bayram ve eski komiser Hüseyin Özkan ve avukat Murat Karkın ile 1 tutuksuz sanığın dosyasını ayırdı.Yargılama sürecinde duruşma savcısı 15 Ocak'ta davaya ilişkin esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu.Mütalaada, sanıklardan eski emniyet müdürleri Yurt Atayün, Ali Fuat Yılmazer, Kazım Aksoy, Erol Demirhan, Nuh Mehmet Damgacı, Ayhan Albayrak, Oğuzhan Ceylan ve Erkan Ünal'ın, 'cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs', 'görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte düzenlemek' ve 'soruşturmanın gizliliğini ihlal' suçlarından ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ile 4 yıl 6 aydan 12 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.Mütalaada gazeteci sanık Mustafa Gökkılıç'ın 'cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs' ve 'soruşturmanın gizliliğini ihlal' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 1,5 yıldan 4,5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildiSanıklar Faik Şaşmaz, Fazıl Adnan İzgi, Mehmet Deveci ve Veli Tuluy'un 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezalarına çarptırılmaları istenen mütalaada, sanık Aykut Güçlü'nün 'cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs' suçundan, diğer sanıklar Sebahattin Kaplan, Musa Metin, Bilal İrice ve Ahmet Kılınçarslan'ın 'Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs', 'soruşturmanın gizliliğini ihlal' ve 'resmi bir belgeyi sahte olarak düzenlemek' suçlarından beraatleri yönünde karar verilmesi istendi.Sanıklar ve avukatları ilerleyen günlerde yapılacak duruşmalarda mütalaaya karşı savunmalarını yapacak. Savunmaların ardından mahkeme heyetinin dosyayı karara bağlaması bekleniyor.
Tes-İş Örgütlenme Oranında Tüm Sendikaları Geride Bıraktı
ANKARA (AA) - ÖZCAN YILDIRIM - Türkiye Enerji, Su ve Gaz İşçileri (TES-İŞ) Sendikası, yüzde 28,75 örgütlenmeyle tüm sendikaları geride bıraktı.Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının iş kollarındaki işçi sayıları ve sendikaların üye sayılarına ilişkin Ocak 2021 dönemi istatistiklerinde, TES-İŞ örgütlenme oranıyla birinci oldu.'Enerji' iş kolundaki 241 bin 648 çalışandan 69 bin 459'unun örgütlü olduğu sendika, iş kolunda yüzde 28,75 örgütlenme oranına sahip oldu.Bu oranla tüm iş kollarındaki sendikaları geride bırakan TES-İŞ, Türkiye'de yüzde 14,40 olan sendikalaşma oranını da ikiye katladı.21 elektrik dağıtım şirketinin 20'sinde örgütlüTES-İŞ Sendikası Genel Başkanı Ersin Akma, AA muhabirine yaptığı açıklamada, DSİ, TEİAŞ ve EÜAŞ gibi önemli kurumların yanında 21 elektrik dağıtım şirketinin 20'sinde örgütlü olduklarını söyledi.'Enerji' iş kolundaki sendikasız iş yerlerini örgütlemeyi hedeflediklerini belirten Akma, şunları kaydetti:'İlk ünitesi 2023 yılında faaliyete geçecek Akkuyu Nükleer Güç Santralinde örgütlenmek istiyoruz. Bu doğrultuda santrali işletecek olan Rusya Devlet Atom Enerjisi Kurumunda (Rosatom) örgütlü Rus Nükleer Enerji İşçileri Sendikası ile uzun süredir iletişim ve iş birliği içerisindeyiz. Onların nükleer enerjideki bilgi ve tecrübelerinden yararlanıyoruz. Bu konuda hatırı sayılır seviyede birikime ulaştık. Bunu ülkemizin yararına kullanmak istiyoruz.'
Reklam
İmam, Öğrenciler İle Kariyer Yapanları Çevrim İçi Etkinlikte Buluşturuyor
ANTALYA (AA) - SİNAN ÖZMÜŞ - Antalya Mustafa Koç Camisi imam hatibi Mehmet Erdem, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecinde öğrenciler ile çeşitli meslek gruplarından kişileri, düzenlediği çevrim içi etkinlikle bir araya getiriyor.Erdem, 2014'te öğrencilerin sorumluluk bilincinin gelişmesi ve kendilerini toplumda daha iyi ifade edebilmelerini sağlamak adına Cami-Okul Ele Ele Projesi'ni hayata geçirdi.Nebi Güney İmam Hatip Ortaokulu öğrencileriyle camide başlatılan proje ilgi gördü.Kovid-19 salgını nedeniyle projeye ara verilmesi üzerine Erdem, uzak kaldığı öğrenciler için her cuma akşamı çevrim içi kariyer günleri düzenlemeye başladı.Erdem, etkinlikte, konuk ettiği çeşitli meslek gruplarından başarılı isimleri öğrencilerle buluşturuyor.Mehmet Erdem, AA muhabirine, ilk başlattıkları projeyle camide farklı okullardaki öğrencilerin kaynaşmasını sağladıklarını söyledi.Yaz Kur'an kurslarında sadece dini bilgi değil, haftada bir gün Türkçe ve matematik gibi dersleri verdiklerini anlatan Erdem, salgının ardından da çevrim içi etkinlikle öğrencilerle buluşmayı sürdürdükleri için mutlu olduklarını belirtti.Buluşmaya 100'e yakın gencin katıldığını bildiren Erdem, şöyle devam etti:'Gençlerimizle bir araya geldiğimiz zaman her hafta farklı katılımcı konuk ediyoruz. Gençlerimiz aklında ne tür sorular varsa bizlere yazıyor, onların adına konuşmacılarımıza, katılımcılarımıza soruyoruz. Gençlerimizin ufukları daha da genişleyerek hayata bakış açıları farklılaşıyor. Arzumuz, onların sevinçlerini ve üzüntülerini paylaşmak. Her anlarında yanlarında olabilmek için gece gündüz çalıştık. Hep beraber bir araya gelerek bugünlere ulaştık. Etkinliğe katılan gençlerimiz, ekranlardan daha sonra da birbirleriyle sohbet etme imkanı bulabiliyor. Yeni kardeşlik bağını burada da oluşturabiliyoruz.'Erdem, ömrü yettiğince görevine dört elle sarılıp bu tür etkinlikleri sürdüreceğini kaydetti.Eski Antalya İl Müftüsü Osman Artan ise Mehmet Erdem'in başlattığı projenin çok başarılı olduğuna işaret ederek, 'Bu tür çalışmaların ayrı bir yeri var. İşi daha da geliştirdi ve çemberi genişletti. Diyanet İşleri Başkanlığınca da çocuklara internetten eğitimlere devam ediliyor.' dedi.
Reklam
Konya Ve Çevre İllerde Sokağa Çıkma Kısıtlamasına Uyuluyor
KONYA (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle Konya, Karaman, Aksaray ve Afyonkarahisar'da cadde, sokak ve meydanlar boş kaldı.Konya'da normal günlerde vatandaşların yoğunluk oluşturduğu Mevlana ve Zafer meydanları, Kadınlar Pazarı çevresi, Alaaddin Bulvarı civarında sakinlik devam ediyor. Vatandaşların sadece market ihtiyaçlarını gidermek için dışarı çıktığı kentte, polis ekipleri kurduğu uygulama noktalarında denetim yapıyor.KaramanKaraman'da da kısıtlamanın başlamasıyla cadde ve sokaklarda sessizlik hüküm sürüyor.Aktekke Kent Meydanı, Atatürk Bulvarı, İsmet Paşa ve İstasyon caddeleri boş kaldı.Polis ekipleri belli noktalarda uygulama yaparken, vatandaşların yürüme mesafesindeki bakkal ve marketlere gitmelerine izin veriliyor.AksarayKovid-19 salgınıyla mücadele tedbirleri kapsamında uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle Aksaray'da cadde, sokak ve meydanlarda sessizlik hakim.Kentin en işlek adreslerinden 15 Temmuz Milli İrade Meydanı başta olmak üzere Ankara ve Kafeler Caddesi boş kaldı.Polis, zabıta ekipleri ve mahalle bekçileri kent genelinde denetimlerini sürdürüyor.Vatandaşlar, yürüme mesafesindeki market ve fırınlara giderek alışveriş yaptı.AfyonkarahisarYeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele tedbirleri kapsamında hafta sonunda uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasının başlamasının ardından Afyonkarahisar'daki cadde ve sokaklardaki sessizlik sürüyor.Kentin işlek noktalarından Kent Meydanı, Yeşilyol, Ambaryolu ve Ordu Bulvarı başta olmak üzere cadde ile sokaklardaki kısıtlamaya uyuluyor.Polis ve jandarma ekipleri de sorumluluk alanlarında uygulama ve izin belgesi denetimi yapıyor.
Suudi Arabistan Öncülüğündeki Koalisyon Güçleri Husilere Ait İha'yı Düşürdü
ADEN (AA) - Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri, İran destekli Husi milislerin Yemen'den Suudi Arabistan'a gönderdiği patlayıcı yüklü insansız hava aracının (İHA) düşürüldüğünü açıkladı.Suudi Arabistan resmi ajansı SPA'nın haberine göre, Koalisyon Güçleri Sözcüsü Turki el-Maliki, Yemen'deki Husilerin İHA'larla ülkenin güneyindeki sivil yerleşim bölgelerini kasıtlı ve sistematik şekilde hedef aldığını ifade etti.Maliki, Husilerin bu sabah saatlerinde Suudi Arabistan'a gönderdiği patlayıcı yüklü İHA'nın Yemen hava sahasında etkisiz hale getirildiğini kaydetti. Açıklamada, İHA'nın fırlatıldığı bölgeye ilişkin detaylı bilgi verilmezken, Husilerden konuya ait henüz açıklama yapılmadı. Yemen'deki İran destekli Husiler, sık sık Suudi Arabistan'ın güney bölgelerini hedef alıyor. Uzun süredir siyasi istikrarsızlığın hüküm sürdüğü Yemen'de Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgelerin kontrolünü elinde bulunduruyor.Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Mart 2015'ten bu yana Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor.
İran, Kovid-19'A Karşı Rus "Sputnik V" Aşısını Salı Günü Uygulamaya Başlayacak
TAHRAN - (AA) - İran Sağlık Bakanı Said Nemeki, ülkesinin Rusya'dan aldığı, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı geliştirilen 'Sputnik V' aşısının salı günü öncelikli olarak yoğun bakım ünitesinde çalışan sağlık çalışanlarına yapılacağını söyledi.İran'ın resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Sağlık Bakanlığı binasında düzenlenen, İran yapımı Razi Cov Pars aşısının tanıtım töreninde konuşan Nemeki, 'Rusya'dan getirilen Kovid-19 aşıları, 9 Şubat Salı günü ilk olarak yoğun bakım çalışanı sağlık personeline uygulanacaktır.' dedi.Aşı programının risk derecesine göre sağlık çalışanları, huzur evlerinde kalan ve 65 yaş üstü yaşlılar şeklinde devam edeceğini dile getiren Nemeki, söz konusu aşıyı satın almak için Rus makamlarla en önde görüşmeler yapmalarına rağmen ancak 15'inci sırada aşıyı uygulamaya başladıklarını belirtti.İran'ın Rusya'dan aldığı 'Sputnik V' aşısının 500 bin dozdan oluşan ilk partisi 4 Şubat'ta başkent Tahran'a ulaşmıştı.Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Mahmud Vaizi 27 Ocak'ta yaptığı açıklamada, 'Rusya'dan yaklaşık 2 milyon doz aşı siparişi için anlaşmanın bugün ya da yarın imzalanacağını umuyorum. Rus aşılarının ilk sevkiyatı 22 Behmen'den (10 Şubat'tan) önce ülkeye ulaşacak.' ifadelerini kullanmıştı.İran'da aşı üretimi çalışmaları devam ediyor İran Cumhurbaşkanı Bilim ve Teknolojiden Sorumlu Yardımcısı Sorena Settari'nin katıldığı törende, Razi Cov Pars'ın insanlar üzerindeki ilk denemesinin yarın 100 gönüllü üzerinde yapılacağı açıklandı. İran, ilk yerli aşısı 'COVIRAN Bereket'i klinik deneme aşamasında 29 Aralık 2020'de ilk defa insan üzerinde test etmiş ve başarılı sonuçlar alındığını açıklamıştı. Bilim adamları heyetinin başında yer alan Muhammed Muhbir'in kızı Tayyibe Muhbir, aşıyı vurulan ilk gönüllü kişi olmuştu.
Reklam
Grafikli - Çin'in Geliştirdiği Kovid-19 Aşısı Sinovac'ın Dünyada Kullanımı Artıyor
KUALA LUMPUR (AA) - ÖMER FARUK YILDIZ - Çin'de Sinovac Biotech şirketinin geliştirdiği yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısını kullanan ülke sayısı artışa geçti.Yaygın kullanımı dün Çin yönetimi tarafından onaylanan Sinovac aşısının uygulanması, şimdiye kadar Türkiye de dahil 3 ülkede acil durum ve klinik denemeleri kapsamında başladı.İlk olarak Nisan 2020'de Çin'de geliştirilen ve 'CoronaVac' olarak isimlendirilen Sinovac aşısının ilk klinik denemeleri geçen yıl yapıldı.Yıl başında ilk satışları Brezilya, Türkiye ve Endonezya'ya yapılan Sinovac'ı satın almak için anlaşma yapan ülke sayısı, bir ay içinde artış gösterdi.Sağlık uzmanları, ABD'li Pfizer aşısı -70, Moderna aşısı da -20 derecede muhafaza edilmesi gerekirken Sinovac'ın 2 ila 8 derece sıcaklıkta veya buzdolabı soğukluğunda muhafaza edilebilmesini, diğer firmaların aşılarına kıyasla avantaj olarak görüyor. Çok düşük soğuklukta milyonlarca doz aşı muhafaza edebilecek teknik imkanları olmayan birçok ülkenin, kolay muhafaza şartları nedeniyle ilerleyen zamanlarda Sinovac aşısına yönelebileceği öngörülüyor.182 milyon doz aşı satıldıÇin basınından Global Times, şimdiye kadar en az 17 ülkenin Sinovac aşısını satın almak üzere anlaşmaya vardığını öne sürdü, fakat şimdiye kadar 9 ülke Sinovac aşısı satın aldığına dair açıklama yaptı.Bloomberg'in verilerine göre, dünya genelinde şimdiye kadar Sinovac'ın 182 milyon doz aşısı satıldı.Sinovac aşısı almak için anlaşmaya varan ülkeler arasında Türkiye ve Endonezya'nın 50'şer milyon, Brezilya'nın 46 milyon, Malezya'nın 14 milyon, Tayland ve Şili'nin 2'şer milyon doz aşı satın aldığı açıklanırken, geri kalan 18 milyon dozun da Kolombiya, Laos ve Uruguay tarafından alındığı belirtildi.Sinovac Biotech şirketinden yapılan açıklamada, şimdiye kadar 12 bin 396 kişi üzerinde yapılan denemelerde, aşının Kovid-19 salgınının yayılmasına karşı yüzde 100, virüs nedeniyle hastaneye kaldırılma ve ölümlere karşı ise yüzde 83,7 etki gösterdiği belirtildi.Endonezya ve Kolombiya'da sınırlı kullanımı onaylandıÇin'in yaygın kullanımına onay vermesiyle birlikte Sinovac aşısını satın alan ülkelerden Endonezya ve Kolombiya da aşının sınırlı kullanımını onayladı.Kolombiya Ulusal Gıda ve İlaç Gözetim Enstitüsünden (INVIMA) yapılan açıklamada, Sinovac tarafından geliştirilen Kovid-19 aşısının ülkede acil kullanımı için yetki verildiği bildirildi.Kolombiya Devlet Başkanı Ivan Duque yaptığı açıklamada, Çinli ilaç şirketinden gerekli izinlerin alındığını belirterek, 'INVIMA Acil Durum Protokolü hızlı şekilde onaylandı. Kovid-19 aşısının ülkeye geliş sürecinin rekor şekilde tamamlanması için uzmanlarımız çok titiz ve özenli çalıştı.' ifadelerini kullandı. Endonezya'da ise Gıda ve İlaç Ajansının (BPOM) yaptığı inceleme ve denemelerin ardından Sinovac aşısının ileri yaş grubu için kullanımı onaylandı. Singapur, Filipinler, Tayland ve Malezya'nın onaylaması bekleniyorSingapur Sağlık Bakanı Gan Kim Yong da ülkedeki Sağlık Bilimleri Kuruluşunun (HSA), Sinovac'ın etkililik düzeyini araştırdıktan sonra aşıyı onaylamak için karar vereceğini açıkladı.Kolombiya ve Endonezya'nın ardından Tayland, Filipinler ve Malezya'nın da Sinovac aşısının kullanımını onaylaması bekleniyor.Öte yandan, Çin'in tüm ülkelere koronavirüs aşısına eşit erişim sağlamayı amaçlayan COVAX girişimi için, Sinovac ve 2 ayrı Çinli firmanın geliştirdiği 10 milyon doz aşı bağışlayacağını açıklaması üzerine, dar gelirli ülkelerde Sinovac'ın aşısının kullanımının artması öngörülüyor.
Yatırımcılara Altın Fırsatlar - Bakan Pekcan, Yabancılara "İhtisas Serbest Bölgeleri"Ne Yatırım Davetinde Bulundu:
ANKARA (AA) - MERVE ÖZLEM ÇAKIR - Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, ihtisas serbest bölgelerinde inovasyon ve teknoloji odaklı yatırımlara geniş imkanlar ve teşvikler sağladıklarını belirterek, 'İlk olarak yazılım ve bilişim sektörü için uygulamaya geçirdiğimiz ihtisas serbest bölgeleri modelini ilerleyen dönemlerde diğer yüksek teknolojili ve katma değeri yüksek sektörler için genişletmeyi planlıyoruz. Tüm yatırımcıları ihtisas serbest bölgelerimizde yatırım yapmaya davet ediyorum.' dedi. Pekcan, AA muhabirine, Türkiye'nin dışa dönük dinamik yapısıyla yatırımlar açısından oldukça cazip bir ülke konumunda olduğunu söyledi. Avrupa Birliği (AB) ile Gümrük Birliği Anlaşması, lojistik açıdan avantajlı konumu, nitelikli ve genç nüfusu, AB standartlarındaki üretim ve kalite altyapısı ile rekabetçiliği gibi avantajların Türkiye'yi yatırımlar açısından ön plana çıkardığını ifade eden Pekcan, 'Gelişmekte olan pek çok ülkenin yatırım çekme potansiyeli olmakla birlikte, Türkiye bu özellikleriyle diğer gelişmekte olan ülkelerden oldukça pozitif bir biçimde ayrışmaktadır.' diye konuştu. Türkiye'nin daha fazla doğrudan yatırımcı çekerek, dünyanın stratejik tedarikçilerinden birisi olmasını amaçladıklarını vurgulayan Pekcan, ülkedeki yatırım ortamını iyileştirme çalışmalarının en başta Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) koordinasyonunda yürütüldüğünü bildirdi. Pekcan, yapılan çalışmalar çerçevesinde Türkiye'nin Dünya Bankası İş Yapma Kolaylığı Endeksi'nde 27 basamak yükselerek 33’üncü ülke konumuna geldiğine dikkati çekerek, 'Ticaret Bakanlığı olarak, geçmişte olduğu gibi önümüzdeki dönemde de YOİKK koordinasyonunda yapılacak tüm çalışmalara etkin katkı sunmaya devam edeceğiz.' ifadelerini kullandı. Pekcan, Bakanlık olarak Türkiye'nin yatırım ortamına en önemli katkılardan birini veren serbest bölgeleri daha da güçlendirebilmek amacıyla Yeni Nesil İhtisas Serbest Bölgeleri Projesi'ni 20 Şubat'ta yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında İstanbul İhtisas Serbest Bölgesi'nin ilan edilmesiyle uygulamaya geçirdiklerine dikkati çekerek şöyle konuştu:'İhtisas Serbest Bölgelerinde Sağlanacak Destekler Hakkında Cumhurbaşkanı Kararı ile de yazılım ve bilişim sektöründe olgunlaşmış ve ihracata yönelmek isteyen Ar-Ge yoğun, yüksek katma değerli, inovasyon ve teknoloji odaklı yatırımlara daha geniş imkanlar ve teşvikler sağlıyoruz. Söz konusu karar çerçevesinde, mevcut serbest bölge desteklerine ek olarak bu firmalara istihdam ve kira desteği veriyoruz. İlk olarak yazılım ve bilişim sektörü için uygulamaya geçirdiğimiz ihtisas serbest bölgeleri modelini ilerleyen dönemlerde diğer yüksek teknolojili ve katma değeri yüksek sektörler için genişletmeyi planlıyoruz. Tüm yatırımcıları ihtisas serbest bölgelerimizde yatırım yapmaya davet ediyorum.' Şirket kuruluşları tamamen elektronik ortamda gerçekleştirilecekBakan Pekcan, geçmiş yıllarda Türkiye'de şirket kuruluş işlemlerinin kolaylaştırılması ve kuruluş maliyetinin düşürülmesi amacıyla önemli çalışmalar yürüttüklerini hatırlatarak, yapılan düzenlemelerle ticaret sicili müdürlüklerini şirket kuruluş işlemlerinde tek temas noktası haline getirdiklerini söyledi. Şirket kuruluş masraflarında önemli indirimler sağladıklarına işaret eden Pekcan, kuruluş işlemlerinin tamamıyla elektronik ortamda gerçekleşmesini temin edecek bazı kanun değişiklik tekliflerinin de Meclis gündeminde olduğunu dile getirdi. Küresel tedarik zincirine katılım için destekler sağlanıyorPekcan, ihracatta devlet desteklerinin de ticaret ve yatırımlar açısından önemli olduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti:'İhracat potansiyeli olan, ihracat odaklı çalışan şirketler yurt dışından daha kolay yatırım çekebilmektedir. Ticaret Bakanlığı olarak firmalarımızın yetkinlik düzeylerine göre farklılaşan çok farklı destek enstrümanımız söz konusu. Bakanlığımız tarafından pazara giriş, markalaşma ve küresel tedarik zincirlerinden tasarıma kadar katma değeri yüksek ürün ihracatının artırılması hedefiyle ihracatçılarımızın desteklenmesine devam edilmektedir. Bu desteklerin en önemlilerinden olan Küresel Tedarik Zinciri Yetkinlik Projesi Desteği ile uzay, havacılık, elektrik-elektronik, makine, otomotiv, maden ve metaller ile kimya sektörlerinde faaliyet gösteren üretici firmalarımızın, küresel ölçekteki yabancı firmaların tedarik zincirlerinde yer alabilmeleri için üretimlerinde ihtiyaç duydukları makine, ekipman ve donanım alımlarına destek sağlanmaktadır.'Bakanlık olarak ayrıca Türkiye Tanıtım Grubunun yurt dışında etkin tanıtımlar yapmasını, ülke ve ürün imajını geliştirerek sağlamlaştırmasını desteklediklerini belirten Pekcan, grubun farklı sektörlerle ve genel anlamda Türkiye ile ilgili yaptığı bu çalışmaların yatırım çekme noktasında olumlu yansımaları ve dolaylı katkıları olduğunu ifade etti. Yatırım ortamının iyileştirilmesi ve geliştirilmesi için uluslararası iş birlikleriBakan Pekcan, Bakanlığın ikili ve çok taraflı anlaşmalar için ülkeler ve bölgelerle sürekli müzakere halinde olduğunu vurgulayarak, bu müzakereler kapsamında AB Yeşil Mutabakatı Stratejisi, AB Tedarik Zinciri yasal düzenlemelerini yakından takip ettiklerini ve gerekli çalışmaları yaptıklarını bildirdi. Türkiye'nin, Dünya Ticaret Örgütünün 'Yatırımın Kolaylaştırılması Çalışma Grubu'nda yer aldığına dikkati çeken Pekcan, şunları kaydetti:'Burada yatırımcının hukuki öngörülebilirliği, şeffaflığı ve kamu hizmetlerine kolay ulaşımı anlamında yapılacak çalışmalarda etkin olarak yer alınmakta ayrıca yatırım ortamının iyileştirilmesine özen ve önem gösterilmektedir. Her ne kadar Kovid-19 nedeniyle 2020 yılında uluslararası doğrudan yatırımlarda belirgin bir durgunlaşma yaşansa da Türkiye'nin kaydettiği etkileyici büyüme performansı ve uygulamaya aldığı yapısal reformların pandemi sonrası dönemde pek çok uluslararası yatırımcının dikkatini çekeceği öngörülmektedir.'Yatırımcılar nezdinde Türkiye'yi cazip kılan sektörlerPekcan, özellikle son dönemde Türkiye'nin dijitalleşme süreçlerini yakından takip eden bir ekonomi olduğunu belirterek, 'Dijital teknolojilere yatkınlığımız oldukça ileri bir noktadadır. Bununla birlikte yenilikçilik, özgün tasarım ve inovasyon kabiliyetlerimiz hızla yükselmektedir. Yabancı yatırımcıların Türkiye'nin bu özelliklerini iyi okuyabilmesi kendileri açısından faydalı olacaktır.' dedi. Sahip olduğu birçok unsurun yatırımcılar nezdinde Türkiye'yi ayrıcalıklı bir noktaya getirdiğini söyleyen Pekcan, şunları ifade etti:'Özellikle stratejik konumu, pazara yakınlığı, tüketimi yüksek geniş bir iç pazara sahip olması, yatırım ortamının elverişliliği, kapsayıcı ve alternatifli bir teşvik mekanizmasına sahip olması, tarihsel bağları sebebiyle çevre ülkelere ihracat kolaylığı ve maliyeti düşük verimli iş gücü anlamında kalifiye iş gücüne sahip olunması yatırımcılar nezdinde ülkemizi cazibeli kılan başlıca unsurlardır. Geleceğe yönelik yapılan birçok analizde de ülkemizin potansiyelinin ilerleyen zamanlarda daha da gelişeceği öngörülmektedir.' Bakan Pekcan, Türkiye'nin mevcut durumda veya gelecekte ortaya çıkabilecek kritik ihtiyaçları karşılayabilecek, arz güvenliğini sağlayabilecek, dışa bağımlılığı azaltabilecek, teknolojik dönüşümü gerçekleştirecek, Ar-Ge yoğun ve katma değeri yüksek yatırımlar için birçok fırsat sunduğunu vurgulayarak, 'Bu kapsamda öne çıkan alanlar, enerji teknolojileri, medikal teknolojiler, elektrik-elektronik, lojistik, petrokimya, otomotiv, demir yolu taşımacılığı, bilgi ile iletişim teknolojileri, tarımsal sanayi teknolojileri ve diğer tüm Ar-Ge yoğun sektörlerdir.' dedi.
Toplu Ulaşımda Bulaş Riski Acil Servislerden Fazla
Hastane ve acil servislerde bulaş riskinin dışarıya göre düşük olduğunu belirten İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa- Cerrahpaşa Tıp Fakültesi  Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seda Özkan,  “Toplu araçlar, toplu taşımalar şu anda kapalı ama toplu kahvehane ve restoranlar, bulaş riski çok fazla' dedi.
Reklam
6 Şubat Reyting Sonuçları Belli Oldu! Reyting Sonuçlarında Survivor Bile O Diziyi Geçemedi!
6 Şubat 2021 Cumartesi gününün reyting sonuçları açıklandı. Cumartesi akşamı ekranlarda; Tv8'de Survivor, TRT1'de Gönül Dağı, FOX Tv'de Sen Çal Kapımı, Star Tv'de İbo Show, Show Tv'de Kuzey Yıldızı İlk Aşk kıyasıya mücadele etti. AB'de ise 1.sırada “Gönül Dağı”, 2.sırada TV8’de yayınlanan “Survivor”, 3.sırada “Gülbin Tosun İle Fox Ana Haber Hafta Sonu” dizisinin özeti yer aldı. İşte total ve AB grubunda reyting sıralaması...
Doğu'da 4 İl İçin Buzlanma Ve Don Uyarısı
VAN (AA) - Van, Hakkari, Bitlis ve Muş için buzlanma ve don uyarısı yapıldı.Meteoroloji 14. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, bölge genelinde hava parçalı ve az bulutlu olacak. Hava sıcaklığının mevsim normallerinin 5 ila 8 derece üzerinde olacağı bölgede, rüzgar güney ve batı yönlerinden hafif, zaman zaman orta kuvvette, Van Gölü'nde ise doğu ve kuzeydoğudan yer yer 2 ila 4 kilometre kuvvetinde esecek.Gün içinde en yüksek sıcaklığın Van'da 7, Hakkari'de 6, Bitlis'te 5 ve Muş'ta 3 derece olması bekleniyor. Bölgede, yüksek kar örtüsünün bulunduğu eğimi dik yamaçlarda çığ riskine, kuvvetli buzlanma ve don olayı ile ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.
Reklam
Serebral Palsi Hastası Yaren, Yürümek İçin Yardım Bekliyor
ADIYAMAN (AA) - Adıyaman'da, doğum sırasında oksijen gitmediği için beyni hasar gören ve şu an yürüme güçlüğü çeken, halk arasında beyin felci olarak da bilinen serebral palsi hastası 12 yaşındaki Yaren Coşkun, günlük ihtiyaçlarını karşılaşabilmek için robotik cihaza kavuşmanın hayalini kuruyor.Baba Emrah Coşkun, gazetecilere yaptığı açıklamada, Yaren'in doğumda oksijen almadığı için beyin felci yaşadığını dile getirdiKızının büyüdükçe yürüme güçlüğü çektiğini ve kendisine robotik yürüteç alınmazsa hareket kaybının daha da artacağını aktaran Coşkun, şunları kaydetti:'Yaren benim ilk çocuğum. Rahatsızlığını 6 aylıkken fark ettik. O günden beri elimizden geldiğince ona yardım etmeye çalışıyoruz. Haftada 2 defa fizik tedavi alıyor kızım ama ne yazık ki yetersiz kalıyor. Çünkü yaşı büyüdükçe kasları çok sertleşiyor. Doktorlar tedavi için robotik cihaz almamızı istedi ama ben asgari ücretle çalışan bir insanım. Söz konusu cihazın 350 bin lira olduğu söyleniyor. Benim şu an onu alabilecek gücüm yok. Yetkililerden ve hayırseverlerden yardım bekliyorum. Ne olur Yaren'im yerde kalmasın.'Anne Tuğba Coşkun ise kızının her geçen gün yatağında hareketsiz halde yatmaya başladığını, bu yüzden de vücudunda yaraların oluştuğunu anlattı.Hareketsizliğe bağlı olarak kızının kilo almaya da başladığını dile getiren anne Coşkun 'Önceden açıkçası kızıma daha fazla yardımcı olabiliyordum. Çünkü onu kaldırmaya, çevirmeye gücüm yetiyordu. Ama şimdi eşim işteyken bunları yapmak çok zor oluyor. İnşallah birileri sesimizi duyar ve kızıma yardım elini uzatır. Buradan sesimizi duyurmak istiyorum; Lütfen Cumhurbaşkanım kızımın ve bizim sesimizi duyun. Sizlerden destek istiyorum.' diye konuştu.
Trakya'da Kovid-19 Tedbirleri Kapsamındaki Sokağa Çıkma Kısıtlamasına Uyuluyor
EDİRNE (AA) - Trakya'da vatandaşlar, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasına riayet ediyor.Edirne'de kısıtlama kapsamındaki vatandaşlar dışarı çıkmadı. Sokaklarda izinli olarak işlerine gidenler dışında kimsenin olmadığı görüldü. İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, farklı noktalarda kısıtlama denetimi gerçekleştirdi. Temizlik işçileri de kent merkezindeki cadde ve sokakları temizledi.Kentte önceden yoğunluğun yaşandığı Saraçlar ve Çilingirler caddeleri ile Tahmis ve Selimiye meydanları civarında sessizlik hakim oldu. Kırklareli'nde de vatandaşlar, zaruri ihtiyaçları dışında evlerinde kaldı. Özgürlük ve Demokrasi ile Cumhuriyet meydanları, İstasyon ve Cumhuriyet caddelerinde sakinlik yaşanıyor.Tekirdağ'da ev ihtiyaçlarını gidermek ve işlerine gitmek için izinli olanların haricinde cadde ve sokaklara çıkan bulunmuyor.Kentte normal zamanlarda yoğunluğun olduğu yerlerden Hükümet Caddesi, Cumhuriyet Meydanı, tarihi Rüstem Paşa Camisi civarı ve sahil şeridi boş kaldı.
Hakkari'de Dağdan Kopan Kaya Parçaları Nedeniyle Şemdinli-Yüksekova Yolu Kapandı
HAKKARİ (AA) - Hakkari'de dağdan kopan kaya parçalarının düşmesi sonucu Şemdinli-Yüksekova kara yolunda ulaşım sağlanamıyor.Kentteki 2 bin 110 rakımlı Şapatan Geçidi'nde, olumsuz hava koşulları nedeniyle dağdan kopan kaya parçaları yolu kapattı.Yolda 15 araçtaki yaklaşık 60 kişinin mahsur kaldığının bildirilmesi üzerine bölgeye yönlendirilen Karayolları 114. Şube Şefliği ekipleri çalışma başlattı. Bölgeye gelen Şemdinli Belediye Başkanı Tahir Saklı, incelemelerde bulundu, yetkililerden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Büyük kaya parçalarının düşmesi sonucu yolun kapandığını belirten Saklı, 'Olayda can kaybı ve yaralanmanın olmaması bizi sevindirdi. Durumu ekiplere bildirdik. Kısa sürede yoldaki kaya parçaları kaldırılacak ve ulaşım sağlanacaktır.' dedi. Bu arada, mahsur kalan bazı yolcuların, kaya parçalarının üzerinden karşı tarafa geçerek Yüksekova'dan gelen araçlarla yolculuklarına devam ettiği görüldü. Ekiplerin yolun açılmasına yönelik çalışmaları devam ediyor.
Doğu Marmara Ve Batı Karadeniz'de Cadde Ve Sokaklarda Sessizlik Hakim
SAKARYA (AA) - Doğu Marmara ve Batı Karadeniz'deki 7 ilde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında hafta sonu uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması dolayısıyla cadde ve meydanlar sessizliğe büründü.Kısıtlamanın ikinci gününde Sakarya'da Atatürk Bulvarı, Çark Caddesi, Aynalı Kavak Çarşısı, Tarihi Uzun Çarşı, Demokrasi ve Gar meydanları ile hafta sonları yoğunluğun yaşandığı Donatım Park ve Millet Bahçesi boş kaldı.Karabük, Düzce, Kocaeli, Bolu, Zonguldak ve Bartın'da da cadde ve sokaklarda sessizlik hakim. Salgın sürecinden önce binlerce kişiyi misafir eden UNESCO Dünya Miras Listesi'ndeki tarihi evleriyle ünlü Safranbolu ilçesinin Arnavut kaldırımlı sokakları da en sessiz günlerini yaşıyor.Kısıtlamadan muaf olan işletmeler mesailerine devam ederken kent sakinlerinin sokağa çıkma kısıtlamasına uyduğu gözlendi.Uygulama noktalarında kimlik ve izin belgesi kontrolü yapan kolluk kuvvetleri, dışarıda kimsenin bulunmasına izin vermiyor.
Reklam