onedio
Türk Akademisyenlerden, Ailelerinden Haber Alamayan Uygur Türklerine Destek
ANKARA (AA) - Türk akademisyenler, Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşayan yakınlarından haber alamayan Uygur Türklerine destek vermek amacıyla Çin’in Ankara Büyükelçiliği önünde basın açıklaması yaptı.Büyükelçilik önündeki basın açıklamasına, Hacı Bayram Veli Üniversitesi öğretim üyeleri İlyas Doğan, Abdürreşit Celil Karluk, Tevfik Erdem ile Kırıkkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Çağatay Sarp katıldı. Doğan, burada yaptığı konuşmada, Uygur Türklerine yönelik Çin’in tutumuna ses çıkarmayanları eleştirerek, 'İçinde bulundukları sessizlik ve suskunluk gelecekte tarihi olarak cevap veremeyeceğimiz bir onur sorununa yol açmaktadır.' dedi.Özellikle son 1,5 yılda Çin’deki kamplara alındığı iddia edilen yakınlarına ulaşmak isteyenlerin başlattığı tanıklık videolarına basının da ilgi göstermediğini belirten Doğan, Çin’in Ankara Büyükelçiliği önünde aile nöbeti tutan 9 Uygur Türkü’ne eylem izni verilmemesine de değindi. Doğan, bu kişilerin kaldıkları aparttan dışarı çıkarılmadığını aktararak, bir hukukçu olarak bu uygulama nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına başvuracağını söyledi. İlyas Doğan, bu uygulamanın Anayasa’ya aykırı olduğuna da dikkati çekti.'Ailemizden haber alma hakkımızı arıyoruz'4 yıldır annesi ve kardeşleriyle görüşemeyen Uygur Türkü Karluk da yaptığı konuşmada, 'Ailemizi arıyoruz, bir insan olarak ailemizden haber alma hakkımızı arıyoruz. Bu hakkımızı da gasp eden Çin Halk Cumhuriyeti’nden istiyoruz.' ifadesini kullandı. Karluk, yakınlarına ulaşamayanların ailelerinin akıbetiyle ilgili bilgi sahibi olmadığını vurgulayarak, şunları söyledi:'Gelen haberler korkutuyor. Bir hafta öncesinde 4 yıldır ailesinden haber alamayan bir arkadaşıma Londra üzerinden bir haber geliyor. Ablasını yakarak öldürmüşler, dedesi din alimi ve kamplarda öldürülmüş. Bu haberi, 1,5 yıl sonra alıyor. Ben, annemden 4 yıldır haber alamıyorum. Kardeşim kamplarda felç edilmiş tedavisini yaptıramıyoruz, buraya getiremiyorum.'Uygur Türkü Karluk, kamplara alındığı iddia edilen kişiler arasında akademisyenlerin de bulunduğunu kaydetti.
Srebrenitsa Anneleri Kayıp Yakınlarının Artık Bulunmasını İstiyor
TUZLA (AA) - Bosna'daki savaşta 8 binden fazla Boşnak sivilin öldürüldüğü Srebrenitsa Soykırımı'nda çocuklarını ve eşlerini kaybeden Srebrenitsalı anneler yakınlarının bulunmasını talep ediyor.Srebrenitsalı anneler, Temmuz 1995'te yaşanan soykırımı hatırlatmak ve kayıplarına dikkat çekmek amacıyla her ayın 11'inci günü Tuzla şehrinde barışçıl protesto düzenleme geleneğini sürdürdü.Üzerinde soykırımda öldürülen ancak aradan 25 yıl geçmesine rağmen cesedine hala ulaşılamayan kurbanların fotoğrafları olan büyük bir pankart taşıyan anneler, arama ve kimlik tespit çalışmalarının artık tamamlanması çağrısında bulundu.Srebrenitsa Kadınları Derneğinden Nura Begovic, kurban yakınları olarak sevdiklerini aramaktan asla vazgeçmeyeceklerini belirterek, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle 2020'de arama çalışmalarının yavaşladığına dikkati çekti.Kazı ve kimlik tespit çalışmalarının salgına rağmen yapılabileceğini kaydeden Begovic, 'Soykırımın üzerinden tam 25 yıl geçti. 1600 kurban hala kayıp. Salgını bahane ederek arama çalışmalarını durdurmuş gibi görünüyorlar.' dedi.Her ay anma yürüyüşlerini kayıpların bulunması için çağrı yapmak amacıyla düzenlediklerini aktaran Begovic, sevdiklerinin birkaç kemiğine daha ulaşma umuduyla cenaze işlemini erteleyen kurban yakınlarının da şu ana kadar bulunan kemik kalıntılarını toprağa vermeleri gerektiğini söyledi.Begovic, 11 Temmuz 2020'de düzenlenen anma ve cenaze töreninin salgın nedeniyle kısıtlı bir katılımla yapıldığını hatırlatarak, 'Kurban yakınlarının birçoğu törene katılamadığı için cenazeler de ertelendi. Kurban yakınlarını bu yıl düzenlenecek törende sevdiklerine ait kemikleri toprağa vermeye çağırıyorum.' ifadelerini kullandı.Srebrenitsa'da ne oldu?Savaş ve soykırım suçlusu Sırp komutan Ratko Mladic emrindeki askeri birliklerin, 11 Temmuz 1995'te Bosna Hersek'in doğusundaki Srebrenitsa şehrine girmesi ile başlayan soykırımda, yalnızca birkaç gün içine en az 8 bin 372 Boşnak sivil öldürülüp toplu mezarlara gömüldü.Aradan 25 yıl geçmesine rağmen 1600 civarında soykırım kurbanının cesedine hala ulaşılamadı.Toplu mezarlarda bulunan kurbanlar, kimlik tespitleri yapıldıktan sonra yakınlarının da onayı ile her yıl 11 Temmuz'da Potoçari Anıt Mezarlığı'nda toprağa veriliyor.
Beykoz'da Orman Yangını
İSTANBUL (AA) - Beykoz'da ormanlık alanda yangın çıktı. Alınan bilgiye göre, Mahmut Şevket Paşa Mahallesi Sevgiseli Caddesindeki ormanlık alanda yangın çıkması üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Yangına, Sancaktepe, Bozhane ve Çavuşbaşı bölgelerinden giden itfaiye ekipleri müdahale ediyor.Yangın söndürme çalışmaları için helikopter desteği istendiği belirtildi.
Muğla'da Tur Midibüsünün Devrilmesi Sonucu 24 Kişinin Ölümüyle İlgili Dava Sürüyor
MUĞLA (AA) - İzmir'in Buca ilçesinden Anneler Günü programı için Marmaris'e gidenleri taşıyan tur midibüsünün devrilmesi sonucu 24 kişinin yaşamını yitirdiği kazaya ilişkin aracın sahibinin yeniden yargılandığı davaya devam edildi.Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık midibüs sahibi Bülent Çetindağ Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi'nde yaşanan yoğunluk nedeniyle tutuklu bulunduğu cezaevinden duruşmaya dahil olamazken, avukatı hazır bulundu.Duruşmada söz verilen sanık avukatı Mustafa Cihat Eken, mütalaaya karşı süre talebinde bulundu.Müvekkilinin yaşanan kazada kusurunun bulunmadığını iddia eden Eken, 'Müvekkilim aracın fren sistemine hiçbir şekilde usulsüz müdahalede bulunmamıştır. Müvekkilim suçsuzdur, tahliyesini talep ediyorum.' dedi.Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı karar için 4 Mart'a erteledi.Olayİzmir'in Buca ilçesinden Muğla'nın Marmaris ilçesine gitmek için yola çıkan, çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan grubu taşıyan midibüs, 13 Mayıs 2017'de Muğla'nın Ula ilçesi Sakar Geçidi'nden indiği sırada şarampole yuvarlanmıştı.Yaklaşık 15 metre aşağıdan geçen kara yoluna düşen araçtaki 24 kişi hayatını kaybetmiş, 10 kişi yaralanmıştı.Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada midibüs sahibi 10 yıl hapis cezasına çarptırılmış, diğer 2 sanık beraat etmişti. Kararı bozan Yargıtay, fren sisteminde yapılan değişikliği bilen kişi olarak araç sahibi sanığın asli kusurlu olduğunu ve cezanın üst sınırdan verilmesi gerektiğini belirtmiş, yeniden yargılama için dosyayı Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesine göndermişti.
Tekirdağ'da Uyuşturucu Operasyonunda 3 Zanlı Yakalandı
TEKİRDAĞ (AA) - Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 3 zanlı gözaltına alındı. İlçe Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Grup Amirliği ekipleri, Hıdırağa Mahallesi'nde belirlenen adreslere uyuşturucu operasyonu düzenledi. Operasyonda 179 küçük pakette eroin, 15 küçük pakette bonzai, 3 uyuşturucu hap, uyuşturucu satışından elde edildiği değerlendirilen 540 lira ele geçirildi. Gözaltına alınan S.K, S.B. ve O.P'nin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Aksaray'da Uyuşturucu Sattıkları İddiasıyla Yakalanan 7 Şüpheli Tutuklandı
AKSARAY (AA) - Aksaray'da uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyonda yakalanan 7 zanlı tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kentte 'torbacı' diye tabir edilen sokak satıcılarına yönelik çalışma yaptı.Ekipler, biri yabancı uyruklu 7 kişinin, zaman zaman il dışından kente uyuşturucu getirdiği ve ticareti yaptığı bilgisine ulaştı. İncelemenin ardından operasyon düzenleyen ekipler, zanlıları gözaltına aldı. Narkotik köpeği 'Bixi'nin desteğiyle, şüphelilerin otomobil ve adreslerindeki yapılan aramalarda, bir miktar uyuşturucu ile suçtan elde edildiği değerlendirilen para ele geçirildi.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 7 zanlı, çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
Reklam
Kktc Başbakanı Saner, Türkiye İle Kktc Arasındaki Anlaşmaların İmza Töreninde Konuştu:
LEFKOŞA/ANKARA - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ersan Saner, 'Bugün Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde ve yanı başımızdaki Güney Kıbrıs'ta dahi acil durum hastanesi bulunmazken bizim böyle bir ayrıcalığa sahip olmamız, bizlerin Türkiye Cumhuriyeti'yle birlikte hareket ettiğimiz zaman neleri başarabileceğimizin en net göstergesidir.' dedi. Türkiye ile KKTC arasında KKTC Sayıştay Binası'nda muhtelif anlaşmaların imza töreni yapıldı.Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, KKTC Başbakanı Saner, Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, KKTC Ulaştırma ve Bayındırlık Bakanı Ünal Üstel, KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Olgun Amcaoğlu, KKTC Maliye Bakanı Dursun Oğuz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri ve diğer yetkililer katıldı.Saner, burada yaptığı konuşmada, KKTC'de çok önemli bir günü yaşadıklarını belirtti. Bugün Türkiye'nin Türk ulusunun hak ve çıkarlarını korumak, KKTC'nin dünyayla rekabet edebilmesi ve Türkiye'de olan bilgi, teknoloji ve deneyimlerden faydalanabilmesini sağlamak için burada olduğunu vurgulayan Saner, destekleri dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay'a teşekkür etti. Kıbrıs konusuSaner, Kıbrıs meselesinin yaklaşık 53 yıldır Birleşmiş Milletler'in (BM) önünde duran 'en eski konulardan biri' olduğuna dikkati çekerek, 'Kıbrıs konusunda adada Kıbrıslı Türklerle hiçbir şeyi paylaşmak isteme arzusu içinde olmayan Kıbrıslı Rumların uzlaşmaz tutumu sayesinde maalesef bugüne kadar herhangi bir anlaşmaya varılamamıştır.' ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda Kıbrıs konusunda yaptığı açıklamaların, 'BM'nin 53 yıldır Kıbrıs konusuna neden çözüm bulamadığının en net ifadesi' olduğunu aktaran Saner, 'Kıbrıs'ta federasyon tezine bağlı bir çözümün gerçekleşemeyeceği herkes tarafından bilinmiş olunmasına rağmen dünyanın bu konuda ısrar etmesinin hiçbir ifade etmediği Cumhurbaşkanı tarafından net bir şekilde ortaya konmuştur.' diye konuştu. Saner, Kıbrıs Türk halkının ancak 'iki egemen devlet ve iki eşit halk olarak bu adada var olacağını' teyit ettiklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: 'Bu çerçevede iki egemen devlet olan Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumların Güney Kıbrıs tarafından tanınmamış olmasına rağmen Yunanistan Başbakanı sayın Miçotakis'in yapmış olduğu açıklamaları özellikle kınamak istiyorum. Çünkü eğer Kıbrıs'ta bir istila sorunu varsa, bu istila 1963 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti'nin tek taraflı olarak Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından istila edildiği gerçeğinden kaynaklanmaktadır. Herkes Kıbrıs'taki sorunun 1974 yılında başladığını düşünürken, aslında 1974 yılında anavatan Türkiye Cumhuriyeti anayasal hakkı olan garantörlük ilkesini kullanarak Kıbrıs'taki Türk kardeşlerinin yardımına koşmuştur. O gün bugündür adada barış vardır, eksik olan sadece bir anlaşmadır.''Maraş bölgesiyle ilgili bir takım daha kararlı adımlar atacağız'Türkiye ile ezber bozan politikaları uygulamayı sürdürmeleri gerektiğinin altını çizen Saner, 'Maraş konusunda dünyada ezber bozan bir politikaya imza atmış bulunmaktayız.' şeklinde konuştu. Saner, en kısa zamanda Maraş'ta altyapı yatırımları da dahil yeni adımlar atacaklarına işaret ederek, 'KKTC olarak tüm mükellefiyetlerimizi yerine getirerek Maraş bölgesiyle ilgili birtakım daha kararlı adımları atacağımızı buradan tüm dünyaya ifade etmek istiyorum.' diye konuştu.Acil durum hastanesine sahip olmak 'ayrıcalık'Saner, dünyadaki en büyük ülkelerin dahi yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşadığının herkes tarafından bilindiğini kaydetti. Başbakan Saner, Kovid-19 döneminde Türkiye'nin KKTC'nin reel sektörünü desteklemesi ve bir acil durum hastanesi hibe etmesinin, Türkiye'nin sağladığı en önemli yatırımlar olduğunu belirterek, 'Bugün Avrupa Birliği ülkelerinde ve yanı başımızdaki Güney Kıbrıs'ta dahi acil durum hastanesi bulunmazken bizim böyle bir ayrıcalığa sahip olmamız, bizlerin Türkiye Cumhuriyeti'yle birlikte hareket ettiğimiz zaman neleri başarabileceğimizin en net göstergesidir.' şeklinde konuştu. Bugün Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay ile yaklaşık iki saatlik bir toplantı gerçekleştirdiklerini ve 2021 Mali İşbirliği Protokolü üzerinde görüşleri ele aldıklarını kaydeden Saner, ortaya konulan hedefleri 2021 yılında hayata geçirmeyi amaçladıklarını vurguladı.'Lefkoşa Kuzey Çevre Yolunu da tamamlayıp hizmete sunacağız'Saner, KKTC'nin hizmete dayalı sektörlerden gelir elde etmesi dolayısıyla, Türkiye'yle birlikte atılacak yeni adımların ülke ekonomisine ivme kazandıracağına işaret ederek, şöyle devam etti: KKTC ve Türkiye ulaştırma bakanlıkları arasında bugün imzalanan protokolle, Girne Çatalköy Değirmenlik bölünmüş yollarının tamamlanması için çok önemli yol katettiklerini ifade eden Saner, 'Bakanlarımın da ifade ettiği gibi bu yılın ortasına doğru Lefkoşa Kuzey Çevre Yolunu da tamamlayıp hizmete sunacağız.' dedi. Saner, 'Bunun yanında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ilk özelleştirmesi olan Ercan Devlet Havalimanı'nı da tamamlayarak bir an önce halkımızın ve dünya insanlığının hizmetini girmesi için gerekli adımları en seri şekilde atacağız.' ifadelerini kullandı. Başbakan Saner, haberleşme sektöründe kamu-özel ortaklığıyla telefon dairesinin yeniden yapılandırılması ve 4.5G ve 5G hizmetlerinin en kısa zamanda hizmete koyulması amacıyla ihaleye çıkılması için destek beklediklerini belirtti. Öte yandan, e-devlet ile vatandaşa hizmeti bir portaldan yönlendirmek amacıyla yapılan çalışmaların bugünden itibaren hız kazanacağını kaydeden Saner, 'Burada vatandaşımıza kesintisiz hizmet verme adına, bütün ihtiyaçlarını internet üzerinden yönlendirebileceği bir e-devlet kapısını açmak ve bunun üzerinden bütün devlete ait işlemleri yapmak da bizim en elzem görevlerimiz arasındadır.' şeklinde konuştu.'Lefkoşa Çevre Yolunu inşallah önümüzdeki yıllarda bitirip Kuzey Kıbrıslıların hizmetine sunacağız'Anlaşmaların imzalanmasının ardından konuşan Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu da bu iş birliği anlaşmasıyla KKTC'nin altyapısında çok önemli değişimler olacağını belirterek, 'Bununla ilgili ilk olarak uzun yıllar devam eden, çeşitli problemleri olan Lefkoşa Çevre Yolunu inşallah önümüzdeki yıllarda bitirip Kuzey Kıbrıslıların hizmetine sunacağız.' diye konuştu. KKTC Ulaştırma ve Bayındırlık Bakanı Üstel ise uzun zamandır bekledikleri yarım kalan otoyollarının bitimi için bir araya geldiklerini belirterek, destekleri dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay'a teşekkür etti.Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği Başkanı Özçınar da hedef odaklı çalışmaların ivme kazanacağına inandıklarını belirtti. Program kapsamında 'Türkiye Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi ile KKTC Başbakanlığı Arasında E-Devlet Hizmetlerinin Gerçekleştirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı' Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç ile KKTC Başbakanlık Müsteşarı Suat Yeldener arasında, 'Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı İle KKTC Bayındırlık Ve Ulaştırma Bakanlığı Arasında Karayolu Master Planı 2021-2022 Uygulama Protokolü' Karaismailoğlu ile Üstel arasında, 'Yükseköğretim Kurumu (YÖK) Anlaşması' Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kasım Arıcan ve YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Rahmi Er ile Amcaoğlu arasında, 'Türkiye Belediyeler Birliği ile Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği Arasında İşbirliği Anlaşması', Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Fatma Şahin ve Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği Başkanı Mahmut Özçınar arasında imzalandı.
Manisa'da İki Otomobil Çarpıştı: 5 Yaralı
MANİSA (AA) - Manisa'nın Turgutlu ilçesinde iki otomobilin çarpışması sonucu 5 kişi yaralandı. İzmir-Ankara kara yolunda, Gökhan Özduman (31) yönetimindeki 45 ABM 051 plakalı otomobil, 7 Eylül Parkı Kavşağı'ndan dönmeye çalışan Nevzat Güven idaresindeki 45 ST 020 plakalı otomobille çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle savrulan Özduman yönetimindeki otomobil, refüje çıktıktan sonra devrildi. Vatandaşların ihbarı üzerine kaza yerine 112 Acil Servis, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.Kazada Gökhan Özduman ile araçta bulunan Suriyeli Selami El Salim (43) ile Abdurrahman El Salim (40), diğer otomobilin sürücüsü Nevzat Güven ile yolcu olarak bulunan Bekir Şıhlar yaralandı.Yaralılar, Turgutlu Devlet Hastanesi ile ilçedeki özel bir hastanede tedavi altına alındı. Yaralılardan Gökhan Özduman ile Selami El Salim'in durumlarının ağır olduğu, diğer yaralıların ise hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.Kaza nedeniyle ulaşım bir süre tek şeritten sağlandı.
Reklam
Arap Ülkeleri, İit Ve Arap Birliği Husilerin Suudi Arabistan'daki Havalimanına Saldırısını Kınadı
İSTANBUL (AA) - Bahreyn, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Mısır, Ürdün, Filistin ve Lübnan'ın yanı sıra İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği, Yemen'deki Husilerin dün Suudi Arabistan'ın güneybatısındaki Uluslararası Abha Havalimanına düzenlediği saldırıya tepki gösterdi.Bahreyn Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Suudi Arabistan'daki Abha Havalimanının Husiler tarafından hedef alınması 'uluslararası hukukun açık şekilde ihlali' olarak nitelendirildi.Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da saldırıyı kınayarak, bu tür 'terör eylemlerinin' devamını, bölgenin güvenlik ve istikrarı için oluşturdukları tehlikenin ve uluslararası hukuka açıkça meydan okumanın teyidi olarak değerlendirdi.BAE Dışişleri Bakanlığı, saldırının sivillerin ve yolcuların güvenliğini tehdit eden korkakça bir eylem olduğunu belirtti.Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Husilerin Suudi Arabistan topraklarını hedef almaya devam eden düşmanca eylemlerinin kınandığı ve onaylanmadığı kaydedildi.Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da 'Sivil tesisleri hedef alan ve masum sivil yolcuların hayatlarını tehlikeye atan korkakça terörist saldırıyı kınıyoruz.' ifadeleri kullanıldı.Filistin Dışişleri Bakanlığı, 'bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit eden bu terörist eylemlere cevabında Suudi Arabistan'ın yanında durduğunu' belirtti.Lübnan Dışişleri Bakanlığı da Suudi Arabistan'ın egemenliğine yönelik herhangi bir saldırının karşısında olduğunu açıkladı.İİT, 'güvenliğini sağlamak ve topraklarını terör eylemlerine karşı korumak için aldığı her türlü tedbirde Suudi Arabistan'ın yanında' olduğunu duyurdu.Arap Birliği de yaptığı yazılı açıklamada, Abha Havalimanının hedef alınmasını şiddetle kınadı.Yemen'deki Husilerin dün Suudi Arabistan'ın güneybatısındaki Uluslararası Abha Havalimanına düzenlediği saldırıda, alanda bulunan sivil bir uçakta yangın çıkmıştı.İran destekli Husiler, sık sık Suudi Arabistan'ın güney bölgelerini hedef alan saldırılar düzenliyor.
Fransa'da Sarı Yeleklilerin Liderlerinden Rodrigues: "Devlet Hayatımı Mahvetti"
PARİS (AA) - Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen gösteride polisin müdahalesi sonucu gözünü kaybeden sarı yeleklilerin liderlerinden Jerome Rodrigues, 'Polis hayatımı mahvetti ama sadece o değil. Devlet hayatımı mahvetti, hükümet hayatımı mahvetti.' yorumunu yaptı. Rodrigues, BFMTV kanalında yaptığı açıklamada, sarı yeleklilerin gösterilerinde polisin göstericilere sert müdahalesine tepki gösterdi. Polislerin asıl görevlerini yerine getirmediğini ifade eden Rodrigues, bu durumun gerçek sorumlularının emirleri veren kişiler olduğunu belirtti. Rodrigues, 'İstenilmeyen bir sistemi korumak için çok sayıda hayat mahvoldu.' dedi. Son dönemde kendisine yöneltilen eleştirilere cevap vermek istediğini ancak basında yer bulamadığını anlatan Rodrigues, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un sarı yeleklileri, ABD'de Kongre binasına baskın yapanlara benzetmesine tepki gösterdi. Rodrigues, 'Macron, (Rus muhalif Aleksey) Navalnıy'ın gözaltına alınmasına tepki gösterebiliyor. Ben, gözünü kaybeden 30 Fransız gibi Fransız Navalnıy'ım. Rusya'da demokrasi eksikliğini öne çıkarıyor ama aynı şey bugün Fransa'da da geçerli.' diye konuştu. Sarı yeleklilerin 26 Ocak 2019'da Paris'te düzenlediği gösterisinde Rodrigres, polisin müdahalesi sonucu sağ gözünü kaybetmişti. Balistik rapor, Rodrigues'in gözünü kaybetmesine polisin kullandığı plastik bombanın neden olduğunu ortaya koymuştu.Paris'te 2 polis hakkında, eylemde bir göstericiye şiddet uyguladığı ve Rodrigues'in gözünü kaybetmesine neden olduğu iddiasıyla 14 Ocak'ta soruşturma açıldığı ortaya çıkmıştı. Polislerin 'kasıtlı şiddet uygulamaktan' suçlandığı ve adli denetim altında tutulduğu belirtilmişti. Fransa'nın Rennes kentinde sarı yeleklilerin 19 Ocak 2019'da yaptığı eylemde kullandığı plastik bombayla bir göstericinin gözünü kaybetmesine neden olduğu iddia edilen polis hakkında da geçen hafta soruşturma açılmıştı.Polisin müdahalesi sonucu 4 kişi ölmüştüÜlkede düzenlenen gösterilerde polis müdahalesi sonucu 4 kişi ölmüş, 30 kişi gözünü kaybetmiş, 5 kişinin eli kopmuş, 770 kişi yaralanmıştı.AA foto muhabiri Mustafa Yalçın da Paris'teki emeklilik reformu protestolarını takip ederken, Fransız polisin kullandığı plastik bomba nedeniyle gözünden yaralanmıştı.Paris Savcılığı, Yalçın'ı gözünden ağır şekilde yaralanmasına neden olan plastik bombanın polis tarafından atıldığını teyit etmişti.
Reklam
Danimarka'nın Ankara Büyükelçisi Danny Annan, Mersin Valisi Ali İhsan Su'yu Ziyaret Etti
MERSİN (AA) - Danimarka'nın Ankara Büyükelçisi Danny Annan, Mersin Valisi Ali İhsan Su'yu ziyaret etti. Valilikten yapılan açıklamaya göre, Danny Annan ziyarette, valilik şeref defterini imzaladı ve Vali Su ile bir süre görüştü.Açıklamada görüşlerine yer verilen Su, bu tür ziyaretlerin ülkeler arası ilişkilerin daha da gelişmesi açısından önemli yere sahip olduğunu belirtti.Büyükelçi Annan da kentte olmaktan mutluluk duyduğunu ifade ederek, gösterdiği misafirperverlikten dolayı Vali Su'ya teşekkür etti.
Belarus Cumhurbaşkanı Lukaşenko: "2022 Başında Yeni Anayasa Tasarısını Referanduma Götüreceğiz"
MİNSK (AA) - Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, yeni anayasa taslağını bu yıl içinde kamuoyunda tartışıp, gelecek yıl başında referanduma götüreceklerini bildirdi.Başkent Minsk’te toplumun tüm kesimlerinden 2 bin 400’ü delege olmak toplam 2 bin 700 kişinin katılımı ile anayasa değişiklikleri dahil ülkenin sorunlarının ele alınacağı 6. Belarus Halk Meclisi toplantısı başladı.Cumhuriyet Sarayı’nda yapılan ve yarın da sürecek toplantının açılışında konuşan Lukaşenko, Belarus’un hem devlet hem de halk olarak çok zor bir dönemden geçtiğini, dışardan şiddetli saldırıya uğradıklarını ifade etti. Lukaşenko, ülkesindeki renkli devrim girişimlerini hatırlatarak, Belarus’un 'Rusya’ya yönelik saldırı için deneme tahtası' olarak kullanıldığını söyledi. Batı’nın 'demokrasi' sloganını kullanarak Belarus ekonomisini yıpratmak için yaptırım kararları aldığını ve baskı uyguladığını savunan Lukaşenko, 'ABD’de Kongre binasının basılmasından sonra, Hollanda, Belçika, Fransa, Polonya ve Almanya’da göstericilerin sert bir şekilde dağıtılmasından sonra, insanların karantinaya hapsedilmesinden sonra kimsenin bize ne siyasi ne ahlaki ne de başka şekilde nasıl yaşayacağımızı ve devleti yöneteceğimizi söylemeye hakkı var.' dedi.Yeni anayasa çalışmalarının başlatılması için iki yıl önce talimat verdiğini hatırlatan Lukaşenko, iki anayasa taslağının hazır olduğunu, üçüncüsünün çalışmalarının devam ettiğini bildirdi. Yeni anayasa tasarısının yıl içinde hazır olacağını, bu tasarının yıl içerisinde kamuoyunda tartışılacağını vurgulayan Lukaşenko, '2022 başında yeni anayasa tasarısını referanduma götüreceğiz.' ifadesini kullandı.Lukaşenko, iktidarda güç dağılımının yeniden yapılacağını, bu hususta çalışmalara başlandığını aktardı.Belarus’un yönetim sisteminin 'cumhurbaşkanlığı sistemi' olarak kalması gerektiğini vurgulayan Lukaşenko, kendisi görevden ayrılsa bile bu sistemin böyle olmak zorunda olduğuna dikkati çekti.Lukaşenko, 'Anayasa reformundan yanayım. Bir yıl içinde diyalog platformlarında bunu, değişimin her adımını her yerde tartışacağız. Söyleyeceğim şeyi doğru anlayın; ülkemizde Lukaşenkosuz bile bir cumhurbaşkanlığı sistemi olmalıdır. Bugün değil ama yarın, öbür gün, gelecekte Lukaşenkosuz cumhurbaşkanlığı.' şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra başkanlık binasına dayananların önüne elinde otomatik silahla çıkmasını “kahramanlık” olarak nitelendirmediğini söyleyen Lukaşenko, ancak kendisini kimsenin korkutamayacağını ifade etti. Lukaşenko, 'Sadece kararlıydım. Tüm bunların neye yol açacağını biliyordum ve gördüm. Ülkemi kimseye vermem.' diye konuştu.
Trafikte Tartıştığı Genci Bıçaklayan Sanığın Yargılanmasına Devam Edildi
İSTANBUL (AA) - Beşiktaş'ta yol verme nedeniyle tartıştığı Arda İpek'i bıçakla yaraladığı iddiasıyla hakkında dava açılan sanığın yargılanmasına devam edildi.İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu sanık Mutlu Caner Yontarkol, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Sanık ve müştekinin avukatları da duruşmada hazır bulundu.Müdahil Arda İpek'in avukatları duruşmada söz alarak, yaralamanın niteliğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu'na sevk edilen müvekkillerinin Kovid-19 salgını nedeniyle devlet hastanesine gitmek istemediğini belirterek, Adli Tıp Kurumu'na yazı yazılıp mevcut kayıtlarla rapor düzenlenmesini, aksi takdirde İpek'in özel veya üniversite hastanelerinden biri seçilerek ATK'nın isteği doğrultusunda sevkinin yapılmasını talep etti.Diyecekleri sorulan sanık Yontarkol, cezaevinde Kovid-19 tedavisi gördüğünü ve zor şartlar altına kaldığını belirterek, 'Olaydan önce şikayetçinin bana küfür ettiği sabittir. Eşim de duydu, duruşmada da söyledi. Babam ağır hastadır, tedavisiyle ilgilenmem gerekmektedir. Tahliyemi talep ediyorum.' dedi.Sanık avukatlarının, olayın meydana geldiği yerde oturan Türk Sanat Müziği sanatçısı Mustafa Sağyaşar'ı tanık olarak dinletme talebi, tanığın görgüye dayalı bilgisi olmadığı gerekçesiyle reddedildi.Bunun üzerine sanık avukatları, soruşturma aşamasında birçok hata yapıldığını ve delillerin eksik toplandığını savunarak, 'Söz konusu bıçak 3 cm'lik bir çakıdır, karşı taraf yaralamayı abartmıştır ve bu konuda sahte rapor temin etmiştir. Müvekkil linç kampanyasına maruz kalmıştır. Tahliyesini talep ediyoruz.' diye konuştu.Sanık avukatları ayrıca, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı'ndan olayın meydana geldiği yolun tek yön olduğunu belirtir evrağı ve koronavirüs nedeniyle hastaneye gitmediğini bildiren sanığın sosyal medya hesabından yayınladığı kar tatili fotoğraflarını dosyaya sunduklarını kaydetti.Mahkeme heyeti, şikayetçi İpek'in Adli Tıp Kurumu'nun raporu doğrultusunda ilgili devlet hastanesine son kez sevk edilmesi için yazı yazılmasına, gitmediği takdirde ATK raporu alınmasından vazgeçilmiş sayılmasına ve bunun hukuki sonuçlarına razı olmuş kabul edileceğinin ihtarına hükmetti.Sanığın tutukluluk halinin devamını kararlaştıran heyet, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, eğitim gördüğü İtalya'da yeni tip Koronairüs (Kovid-19) nedeniyle Türkiye'ye gelen Arda İpek'in (22), 7 Mart'ta akşam saatlerinde Beşiktaş Nispetiye Caddesi'ndeki evinin otoparkına gireceği sırada, karşı şeritten gelen sürücü Mutlu Caner Yontarkol ile yol verme yüzünden tartıştıkları anlatılıyor.Tartışmanın devamında Yontarkol'un araçtan inerek, İpek'i camı açık olan sürücü kapısı üzerinden bıçakladığı ifade edilen iddianamede, Adli Tıp Kurumu raporuna göre İpek'in yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan nitelikte olduğu belirtiliyor.İddianamede, Yontarkol'un 'haksız tahrik altında kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan 6 yıl 9 aydan 11 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Reklam
Osmaniye'de PKK'nın Dağ Kadrosuna Katılmak İstediği Belirlenen Zanlı Tutuklandı
OSMANİYE (AA) - Osmaniye'de terör örgütü PKK'nın dağ kadrosuna katılmak istediği gerekçesiyle yakalanan zanlı tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, V.A'nın terör örgütü PKK'ya katılmak için doğu illerine gideceği bilgisini aldı.Ekipler, V.A'nın bulunduğu aracı Tarsus-Adana-Gaziantep Otoyolu'nda durdurdu.Gözaltına alınan V.A'nın, emniyetteki sorgusunda terör örgütü PKK'nın dağ kadrosuna katılmak üzere yola çıktığını itiraf ettiği öğrenildi.İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
Sinan Akçıl Burcu Kıratlı Yeniden Evleniyor! Sinan Akçıl'la Nişanlanan Burcu Kıratlı Kimdir?
2018'de Amsterdam'da evlenen ünlü şarkıcı Sinan Akçıl ve güzel oyuncu Burcu Kıratlı anlaşamayıp evliliklerinden kısa bir süre sonra boşanmıştı. Geçtiğimiz yıl aralarındaki küslüğün bitmesiyle çift bir dargın bir barışık devam ederken evlilik kararı alarak aile arasında sade bir nişan töreni yaptılar. Bu olayla tekrardan gündeme gelen Burcu Kıratlı hakkında araştırmalar başladı. Peki Sinan Akçıl ile yeniden evlenme kararı alan Burcu Kıratlı kimdir? Sinan Akçıl ve Burcu Kıratlı nişan törenine ait tüm detayları haberimizde sizler için derledik...
Reklam
Malatya'da 100 Bin Kaçak Makaron Ele Geçirildi
MALATYA (AA) - Malatya'da 100 bin bandrolsüz gümrük kaçağı makaron ele geçirildi.İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, A.A'nın gümrük kaçağı bandrolsüz makaron getirerek kentte sattığı yönündeki bilgiler üzerine çalışma başlattı.Ekipler, şüpheliyi takibe alarak depo olarak kullandığı ikameti tespit etti.Adrese operasyon düzenleyen ekipler, 100 bin bandrolsüz gümrük kaçağı makaron ele geçirdi.Şüpheliye kaçakçılık suçundan yasal işlem yapıldı.
Kültür Ve Turizm Bakanı Ersoy, Şırnak'ta Yapılacak Çalışmaları Paylaştı:
ŞIRNAK (AA) - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Cizre'de, El-Cezeri Bilim ve Teknoloji, arkeoloji, kent ve etnografya müzelerinden oluşan müze kompleksini 2022'de tamamlayacağız. Burası bir müze külliyesi şeklinde hizmet verecek.' dedi.Şırnak'taki temaslarını sürdüren Bakan Ersoy, Valiliğe geçti. Vali Ali Hamza Pehlivan ile görüşen Ersoy, daha sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünce Şırnak İl Halk Kütüphanesine tahsis edilen ve Valilik bahçesinde bulunan gezici kütüphane ile Çanakkale tırında incelemelerde bulundu. Ersoy, gezici kütüphane ve Çanakkale tırını gezmeye gelen çocuklara çeşitli hediyeler verdi.Burada gazetecilere açıklama yapan Ersoy, Şırnak'ta yoğun temaslarda bulunduklarını söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve bağlı kurumlarla başlatılan projeleri ve hayata geçirecekleri çalışmalarla ilgili incelemeler yaptıklarını dile getiren Ersoy, bazı kararlar aldıklarını bildirdi. Ersoy, Vakıflar Genel Müdürlüğünce Kırmızı Medrese'de yürütülen restorasyon çalışmalarında sona gelindiğini ifade ederek şöyle devam etti:'İnşallah bu yıl sonuna kadar Vakıflar Genel Müdürlüğümüz Kırmızı Medrese'deki restorasyon çalışmasını tamamlayıp ilgili kurumumuza teslim edecek bu yıl içerisinde. Külliye Camisi'ni de restorasyon çalışmaları bu yıl içinde tamamlanarak tekrar hizmete alacağız.'Şırnak'ta daha önce hasar gören 4 bin 600 metrekarelik alan üzerinde bulunan kütüphane ve kültür merkezini yeniden inşa etme kararı aldıklarını aktaran Ersoy, projelendirme ve ihale aşamasını ağustos ayına kadar hızlı bir şekilde tamamlamayacaklarını, 2022 yılında hizmete açacaklarını anlattı.'Müze külliyesi şeklinde hizmet verecek'Ersoy, Cizre'deki kütüphanenin şu anda kirada bulunduğunu, burası ile ilgili de projelerin tamamlandığını ifade ederek şunları söyledi:'3 bin 500 metrekarelik bir arsamız var. Orada bir kütüphane planlıyoruz. Mart ayında projesi hazır olur, ihalesini de yapıyoruz ve hızlı bir şekilde 2022'de onu da hizmete alacağız. Cizre İçkale'ye de ziyaretimiz oldu. Orada da çok detaylı bir kompleks var biliyorsunuz. Bu kompleks kapsamında bir müze kompleks oluşturuyoruz. Onun da projesi tamamlandı. Mart ayında hızlı bir şekilde ihalesini yapacağız. Cizre'de, El-Cezeri Bilim ve Teknoloji, arkeoloji, kent ve etnografya müzelerinden oluşan müze kompleksini 2022'de tamamlayacağız. Burası bir müze külliyesi şeklinde hizmet verecek.'Mobil Tır ProjesiBakanlığın Mobil Tır Projesi olduğuna işaret eden Bakan Ersoy, Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi'ni herkesin ziyaret etmesi için bütün ilçelere ulaştıracaklarını vurguladı.Ersoy, bölgeye tahsis ettikleri gezici kütüphaneye de değinerek kütüphanesi olmayan bölgelerde ağırlıklı olarak dolaşacak tırın Türk Dil Kurumunun, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünün, Yunus Emre Enstitüsünün ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün kitaplarını vatandaşlarla buluşturduğunu bildirdi.Yine Bakanlığın Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğünün küçük çocuklar için yüklediği yapbozları da bu ziyaretler sırasında çocuklara dağıtacaklarını, eksik olan kitapları da bu vesileyle tamamlayacaklarını dile getiren Ersoy, 'Genel müdür arkadaşlarım şimdi hemen tırların başına geçsinler, ziyaret etsinler, kitap eksiklerini tamamlayalım.' ifadesini kullandı.Ersoy, Şırnak'ı düzenli olarak ziyaret edeceklerini ve eksiklerinden Kültür ve Turizm Bakanlığı ile bağlı kurumlara ait olanları hızla karara bağlayarak hayata geçireceklerini kaydederek 'Açıkçası bu illere pozitif ayrımcılık yaparak, daha hızlı hizmet gitmesini sağlayacağız. Kararını aldığımız yatırımların uygulamasını hep beraber göreceğiz.' şeklinde konuştu.Bakan Ersoy daha sonra Şırnak Belediyesini ziyaret ederek Belediye Başkanı Mehmet Yarka ile görüştü.
İspanya'da Sendikalar, Asgari Ücret Artışı, Emekli Ve İşçi Haklarında Yeni Yasa Talebiyle Eylem Yaptı
MADRİD (AA) - İspanya'nın iki büyük işçi sendikası, İşçi Sendikaları Konfederasyonu (CCOO) ve Çalışanlar Genel Birliğinin (UGT) çağrısıyla ülke genelinde yapılan eylemlerde, sol koalisyon hükümetinden asgari ücret artışıyla, emekli ve işçi haklarının genişletilmesi talep edildi.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınından dolayı yürüyüş yerine sosyal mesafe ve maske takma kurallarına uyarak toplanma eylemi yapan sendika temsilcileri, taleplerini hayata geçirmek için 1. yılını dolduran hükümete 'müzakere masasına oturma' çağrısı yaptı.Madrid'de Ekonomi Bakanlığı binası önünde toplanan küçük bir gruba ve basına hitaben birer konuşma yapan sendika liderleri, 'Artık sabrımız taşmak üzere. Artık harekete geçme zamanı. Eğer hükümet masaya oturup, işçinin, emeklinin sorunlarına adil çözüm üretmezse biz de buna karşı tavır alıp eylemlerimizi artıracağız.' mesajı verdi.Sendikalar, 2013 yılında dönemin sağ hükümeti tarafından çıkarılan iş reformu ve emekli yasalarının iptalini ve asgari ücrette artış yapılmasını istedi.CCOO Genel Sekreteri Unai Sordo, 'Salgınla mücadelenin öncelik olduğunun hepimiz farkındayız ama yılın ikinci yarısından itibaren ekonomik büyüme de gerekli. Hükümete, bu sağlık krizinin sonrasında ülkede eşitsizliğin ve yoksulluğun daha fazla artmaması için (sosyal ajandayı iyileştirmenin zamanı geldi) diyoruz.' şeklinde konuştu.Asgari ücretin gelecek 3 yıl içinde yüzde 60 artmasını talep ettiklerini dile getiren Sordo, ne işverenlerin baskılarının ne de Avrupa Birliği'nin getirdiği şartların sendikaların hedeflerini değiştirebileceğini söyledi.UGT Genel Sekreteri Jose Maria Alvarez de 'Binlerce İspanyol'un yatacak yeri yok. Vatandaşlar artık verilen sözlerden bıkmaya başladı. İşverenler ve hükümet bizden zaman istiyor. Bizim sabrımız tükendi. Ya masaya oturulur ya da sendikalar bugün 50'den fazla kentte başlattıkları eylemleri daha da artırıp sokaklara dökülür.' ifadelerini kullandı.CCOO ve UGT, mevcut durumda 950 avro olan asgari ücretin bu yıl içinde 1000 avroya çıkarılmasını talep ediyor.Kovid-19'dan dolayı işsizlik oranının yüzde 16,4'e kadar yükseldiği İspanya'da mevcut durumda 755 bin kadar işçi kısa çalışma ödeneğinden faydalanıyor.
Güncelleme - Çanakkale Açıklarında Ro-Ro Gemisinde Çıkan Yangının Söndürülmesine Çalışılıyor
ÇANAKKALE (AA) - Çanakkale açıklarında, İtalya'nın Trieste Limanı'na seyir halindeki Ro-Ro gemisinde yangın çıktı.İstanbul Tuzla Limanı'ndan hareket eden ve Çanakkale Boğazı yönüne ilerleyen Türk bayraklı 193 metrelik 'Gallipoli Seaways' isimli geminin ana güvertesinde personel tarafından duman fark edildi.Ayvacık ilçesi Babakale köyüne 35 mil uzaklıkta bulunan geminin kaptanı, Çanakkale Boğazı Gemi Trafik Hizmetleri ile iletişime geçerek yangın çıktığını bildirdi.26 bin 525 grostonluk geminin bulunduğu bölgeye güvenlik amacıyla Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne ait 'Kurtarma-4' ve 'Kurtarma-10' römorkörü gönderildi.Bozcaada açıklarına gelen gemideki yangına iki yönünden müdahaleye ediliyor.Gemide, 22 personel ve 2 yolcu ile 220 aracın bulunduğu öğrenildi.
Reklam