Bu Bir Gelenek: Kurban Derilerini Giyip İnsanları Korkutuyorlar
Bursa'da 200 yıldır süren geleneği ayakta tutan köylüler, her kurban bayramında kestikleri hayvanların derilerini giyip köy meydanında toplanan insanları korkutuyorlar.Mustafakemalpaşa ilçesi Şehriman köyü sakinleri atalarından kalan yüz yıllardır süre gelen geleneği günümüzde de yaşatıyor. Savaşlarda düşman askerini korkutan Alabaş kılığına giren köylüler bunun için kestikleri hayvanların derilerini giyiyor. Yüzlerine maske geçirip ellerine balta alarak köydeki herkesi tek tek korkutuyor.
Meclis Başkanı'ndan Hükümete 7 Kez Uyarı
Meclis Başkanı Şentop, CHP Grup Başkanvekili Özel’in 'yanıtsız' önergelere ilişkin başvurusunu cevaplandırırken cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanlarla görüştüğünü açıkladı. Şentop, cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanlara 7 kez uyarı yazısı yazdıklarını söyledi.
Adana’da Bir Garip Olay: Ceset Ararken Hırsız Yakaladılar
Adana’da su altı polisleri, sulama kanalında kaybolan Suriye uyruklu gencin cesedini ararken, çaldıkları internet kablolarının plastik kaplamasını yakıp, bakırını almaya çalışan 3 şüpheliden birini kanal kenarındaki tarlada yakaladı, kaçan diğer 2 şüpheli için çalışma başlatıldı.
Katil Martılar Şehri Esir Aldı: ‘Canlı Canlı Yemeleri Çok Travmatik’
Londra martılarının, pandemi sonrasındaki saldırgan hali gündemde. ‘Katil martılar’ Kuzey Londra’daki kanallarda güvercin ve fareleri avlıyor. Yerel halk ve turistler, martıların bu saldırgan halinden dolayı şikayetçi. Uzmanlar ise martıların, pandemi zamanında sokaklarda insanların az olması sebebiyle yiyecek bulamadıkları için böyle bir yönteme başvurduğunu söylüyor.
Erbakan'ın Saklanan Konuşması, 28 Şubat'ın Şifrelerini Çözecek
Cumhuriyet Gazetesi yazarı Barış Teroğlu, eski Başbakan Necmettin Erbakan'ın istifanı anlattığı konuşmasını ve yaşanan süreci kaleme aldı. Teroğlu, 28 Şubat davası sanıklarından emekli Tümgeneral Erdal Şenel'den aldığı bilgileri bugün köşesine taşıdı. Erdal Şenel, Necmettin Erbakan'ın Tansu Çiller ve Muhsin Yazıcıoğlu ile düzenlediği ve TRT ekranlarından yayınlanan basın toplantı yaptığını aktardı. Emekli Tümgeneral Erdal Şenel, 28 Şubat davasında bu görüntülerin izlenmesini defalarca isteseler de mahkeme tarafından reddedildiklerini anlattı. Teroğlu, Şenel'in anlattıklarını şöyle kaleme aldı:28 Şubat kumpas davası üzerine Sami Menteş ile hazırladığımız “Size Yalan Söylediler” kitabının imza günündeydik. Bir zamanlar eski Genelkurmay Hukuk Müşaviri olan, emekli Tümgeneral Erdal Şenel de kitabını imzalatanlar arasındaydı. Hiç izlememiştim. Erdal Paşa, bana bir görüntüden bahsetti. Defalarca talep etmişlerdi ama mahkeme reddetmişti. Dahası, kendileri bulup getirmişler, ancak hâkimler “burası sinema değil” diyerek izlemeyi kabul etmemişti.Hayır, gizli saklı bir şey değil. Necmettin Erbakan’ın, bir yanına koalisyon ortağı Tansu Çiller’i, öbür yanına destek veren BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nu oturttuğu basın toplantısından söz ediyorum. Erbakan’ın konuşması, hükümetinin istifasından üç gün sonraydı. 21 Haziran günü TRT’den canlı yayımlanmıştı. Erbakan’ın basının karşısına çıkma nedeni beklentisinin karşılanmamasıydı. Zira, istifanın ardından, yeni koalisyonun Çiller’in başbakanlığında kurulmasını bekliyordu. Ancak dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, görevi ANAP lideri Mesut Yılmaz’a vermişti.Görüntüyü izledim. Necmettin Erbakan söze şöyle girmişti: “Bütün ulusumuzun takip ettiği gibi, 18 Haziran günü, bizim DYP ile bir yıl önce yapmış olduğumuz protokolümüz uyarınca, protokolümüze uyarak Sayın Demirel’e başbakanlıktan istifa mektubumu sunmuştum.”28 Şubat MGK’si, adı üstünde, 28 Şubat’ta oldu. Erbakan hükümeti o gün değil, dört ay sonra görevi bıraktı. Erbakan nedenin askerle sorun değil, koalisyon protokolü olduğunun altını çiziyordu.ERBAKAN HAYIR DİYORErbakan, Demirel’e sunduğu istifa mektubunu “Bir kere daha aynen okuyorum” diyerek kameraların önünde okumaya başlamıştı. Mektuptaki ifadeler, Erbakan’ın açıklamasını doğruluyordu:“RP ve DYP arasındaki koalisyon protokolüne uygun olarak, bu bir yıllık süreden sonra, başbakanlığın DYP’ye geçebilmesi için, yapmış olduğumuz taahhüde ve iki parti arasındaki mutabakata uymak üzere başbakanlık görevinden istifa ediyorum.”Tepkisi önce Demirel’e ardından Mesut Yılmaz’a idi. Yani cumhurbaşkanının görevi Çiller’e vermemesi ya da başkasına vermesi “darbe” ise (ki değil), Erbakan’a göre sorumlusu önce Demirel sonra Yılmaz’dı.Askerle sorun iddiasına da tepkiliydi:“Efendim, ülkede bir gerginlik varmış da hükümet bunun için istifa etmişmiş... Hayır! İşte bizim istifa mektubumuz apaçık ortada... Başarılı bir hükümet, sadece ahde vefa örneği gösteriyor. Protokolün gereği olarak en güzel bir ahlak örneği gösteriyor. Bu siyasi tarihimize böyle geçecek!”Erbakan, istifa kararına “bir yıl önce Çiller’e verdiği söz”ü gerekçe olarak sunuyordu. Gelgelelim, bugün AKP-FETÖ işbirliği ile açılan 28 Şubat davasını sürdürenler, Erbakan’ın kendi sözlerine rağmen “Hayır, Erbakan’a askerler darbe yaptı” diyordu. ERDOĞAN DA DARBE Mİ YAPTI?56 dakikalık o görüntüyü mahkeme izlemedi. Zira görüntüler, 28 Şubat’ın bir darbe olduğu tezini, bizzat Erbakan’ın ağzından ortadan kaldırıyordu. İzlenmemesinin sebebi belli. Mahkeme, önceden verilmiş karara ulaşmak için delilleri yok saymak zorundaydı.Daha da önemli bir ayrıntı...
Metroda 'Kadınların Fotoğrafını Çektin' Dayağı
Bursa'nın Nilüfer ilçesindeki metroda kadınların fotoğraflarını çektiği iddia edilen yabancı uyruklu 18 yaşındaki İbrahim E. darbedildi. O anlar cep telefonu kamerasına yansıdı, yaralanan şüpheli hastaneye kaldırıldı.Olay, dün saat 17.00 sıralarında Nilüfer ilçesi Ertuğrul Dörtçelik Çocuk Hastanesi Metro İstasyonu'nda meydana geldi. Metroya binen yabancı uyruklu İbrahim E., iddiaya göre vagondaki kadınların fotoğraflarını çekti. Diğer yolcuların fark etmesiyle öfkelenen kalabalık, şüphelinin üzerine yürüdü. Kısa süreli arbedenin ardından metrodan indirilen İbrahim E. çevredekilerce darbedildi. İhbarla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, yaralanan İbrahim E.'yi hastaneye kaldırdı. İbrahim E.'nin darbedildiği anlar ise bir vatandaşın güvenlik kamerasına yansıdı. Olay ile ilgili soruşturma başlatıldı.
Yağmurdan Sonra İstinat Duvarı 2 Arabanın Üzerine Çöktü, 2 Bina Boşaltıldı
İstanbul Sarıyer'de yoğun yağış sonrası bir binanın istinat duvarı 2 aracın çöktü. 44 daireli binanın çökme ihtimaline karşı 2 bina zabıta ekipleri tarafından tahliye edilerek mühürlendi. Olay 16.30 sıralarında Ayazağa Mahallesi 125 Sokak'ta bulunan Magazin Gazetecileri Sitesi'nde yaşandı. Sitenin istinat duvarı sokakta park halinde bulunan 2 aracın üstüne çöktü. Üstüne duvar çöken araçlarda büyük hasar meydana geldi. Gürültüyü duyup sokağa çıkan mahalle sakinleri itfaiye ve belediye ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri sokağın giriş çıkışını araç trafiğine kapatıp önlem alırken Sarıyer Belediyesi Zabıta ekipleri yaptıkları inceleme sonrası 10 kat, 44 daireli binanın çökme ihtimaline karşı vatandaşları tahliye ederek bu binayı ve alt sokakta bulunan 4 katlı bir binayı mühürledi. İstinat duvarının üstüne çöktüğü aracın şoförü Ertan Ünlüer, ‘’Kapıya arkadaşım geldi. Arabaların üzerine kaya düştü diye beni uyardı. Ben de geldim, kontrolleri yaptım. Gereken mercilere başvurdum. Şimdi sonuç bekliyoruz. Bina şuan boşaltıyorlar kimler var, kimler yok bilmiyoruz. Sonuçta 50 dairelik bir binadan bahsediyoruz. Bir bir herkesi çıkartıyorlar. Araç şirket aracıydı. Yağmur sonrası taş duvarda çökme oluşmuş.’’ dedi. Mahalle sakini Murat Sevinç, ‘’Benim olaydan pek bir haberim yok. Geldim, olay zaten yağmurdan sonra olmuş. İstinat duvarının çökmesi nedeniyle 2 araç zarar görmüş. Binadan çıkmak istemeyenler de varmış. Buradaki binaları mühürleyeceklermiş. Yarın da yağmur yağacak deniliyor. Zabıta ekipleri binayı boşaltıyor.’’ diye konuştu.
Ev Sahiplerinin Derdi Başka: Ödenmeyen Kiralar ve Hor Kullanma Şikayetleri Arttı
Türkiye’de ev sahipleriyle ile kiracılar arasında son yıllarda büyük sıkıntılar yaşanıyor. Artan enflasyon sebebiyle ev kiraları bazı bölgelerde yüzde 100’ün üstünde artarken, ev sahipleri eski kiracılarını çıkararak yüksek kira geliri elde etmek istiyor. Tahliye davaları son zamanların en yüksek seviyesine ulaşırken, ev sahiplerinin yeni derdi de ortaya çıktı.
Zuhal Mansfield Yazio: Kaybolan Bayram Gelenekleri, Büyüyen Bayram Ekonomisi
Bayram gelenektir, bayram ziyarettir, kavuşmaktır, kaynaşmaktır…Bayram gelenektir, tatlar, lezzetler, gülüşler, iyilikler ve güzelliklerdir…“Nerede kaldı o bayramlar?” tepkinizi duyar gibiyim…Bayramlar artık çikolata ve şekerleme firmalarının rekabetidir… GSM operatörlerinin ve turizm şirketlerinin rekabetidir… Elbiseydi, hediyelikti, yolculuktu derken kredi kartlarının rekabetini de buna ekleyin. Bayramdan sonra ya cebimize bakacağız ya da kredi kartı ekstrelerine…Ben şimdiden önemli ipuçlarını vereyim.Türkiye’nin en popüler alışveriş dönemi Sevgililer Günü’dür. Bir de bayramlar var. Çocukluğumuzda sadece iki alışveriş sezonu vardı: Okul başlangıcı ve Ramazan Bayramı öncesi. Ramazan’da alınanlar Kurban Bayramı'nda da giyilirdi. İstisnası, aile yakınlarının düğünüydü.
Bodrum’da Tekne Faciası: Ünlü İş İnsanı ve Eşi Öldü, Çocukları Yaralandı
Muğla’nın Bodrum ilçesinde içerisinde iş insanı Ünal Pala ile eşi Evrim Pala ve çocukları Mina Pala’nın olduğu sürat teknesi kayalıklara çarptı. Ünal Pala ile Evrim Pala olay yerinde hayatını kaybederken, küçük çocukları Mina Pala ise yaralandı. Hastanede tedavi altına alınan Mina Pala’nın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.