10 Maddede "Niçin İnşaat Mühendisliği"
Epeyce tercih edilen bölümlerden biri olan ve her geçen yıl kontenjanı artan İnşaat Mühendisliği, çok sayıda üniversite adayının okumak istediği alanlardan biridir. İnşaat Mühendisliği bölümünde eğitim almak isteyen ama kararsız olan üniversite adayları için 10 Maddede “Niçin İnşaat Mühendisliği” listemizi sizlere sunarız.Çünkü insanların olmazsa olmaz temel ihtiyacı barınmayı karşılayan bir bölümdür.Çünkü bu bölüm hayatı kolaylaştırmak, insanların hayatlarını daha sağlıklı bir biçimde yürütmesini sağlamak ve insan hayatının kalitesini arttırmayı amaçlamıştır.Çünkü insanların günlük hayatının bir parçasıdır ve bununla birlikte insan hayatını doğrudan etkileyen yolların, su kanallarının ve binaların tasarımdan yapımına kadar her aşamada rol oynayan bir alandır.Çünkü hem iş sahasında hem de ofis ortamında çalışma imkânı sunmaktadır.Çünkü çok çeşitli alanlarda görev yapan insanlarla birlikte çalışma olanağı sunmaktadır.Çünkü teknolojik, kültürel ve sosyal değişimler doğrultusunda yeni fikirler geliştirebilir, yaratıcılığınızı kullanarak toplumsal yaşamı şekillendirebilirsiniz.Çünkü kolektif bir çalışma, planlama, tasarım ve uygulama konularında faydalı bilgiler öğrenebilir ve beceri kazanabilirsiniz.Çünkü gerçek hayata ilişkin çevresel, finansal, hukuksal ve etik konularla çalışabilirsiniz.Çünkü halk sağlığı ve insanların güvenliği gibi somut problemleri çözebilir, insanlara hizmet edebilirsiniz.Çünkü dünyanın her yerinde çalışma imkanı bulabilir, iyi bir kariyere sahip olabilirsiniz.
Perinçek’e Tahliye Veli Küçük’e Ret!
Mahkemeler 19 Ergenekon sanığının tahliyesine karar verdi. Tahliyesine karar verilen son isimlerden biri Doğu Perinçek. Veli Küçük dahil 7 sanığın tahliye talebi ise reddedildi. Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Anayasa Mahkemesi'nin 'hak ihlâli' kararı üzerine 7 Mart Cuma akşamı Silivri Cezaevi'nden çıkarken, Ergenekon davasının diğer sanıkları için de tahliyeler gündemdeydi. Özel Yetkili Mahkemeleri kaldıran ve tutukluluk süresini 7,5 yıldan 5 yıla indiren yasanın cuma günü yürürlüğe girmesiyle, 5 yılı aşkın süredir cezaevide bulunan tutukluların tahliyesine kesin gözüyle bakılıyordu. Zira cuma günü birkçok davada benzer tahliye kararları çıkmıştı. Ancak, 13. Ağır Ceza Mahkemesi bugün sürpriz bir karar verdi. Veli Küçük, Doğu Perinçek, Tuncay Özkan, Sedat Peker, Mustafa Levent Göktaş'ın da aralarında olduğu Ergenekon davası sanığı 33 kişinin tahliye taleplerini reddetti. Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, Özel Yetkili Mahkemeleri kaldıran yasanın anayasaya aykırı olduğunu, bu konudaki kararın HSYK tarafından verilmesi gerektiğini söyledi. Özese, bu konuda Anayasa Mahkemesi'ne başvurduklarını açıkladı. Diğer mahkemelerden tahliye kararları Bu karardan kısa bir süre sonra, 13. Ağır Ceza'nın 'tahliye talebi reddedildi' diye açıkladığı isimlerden Tuncay Özkan, Levent Göktaş ve Sedat Peker için tahliye kararı açıklandı. Bu kararı 21. Ağır Ceza Mahkemesi verdi. Mahkeme Tuncay Özkan ve Levent Göktaş'a yurtdışı yasağı koyarken, Sedat Peker'e aldığı ceza miktarını dikkate alarak yasak koymadı. Ardından tahliye taleplerini inceleyen çeşitli mahkemelerden peş peşe tahliye kararları çıktı. Eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur, Emekli Org. Hasan Iğsız, Alaaddin Sevim, Danıştay saldırısı sanığı Alpaslan Aslan, Albay Dursun Çiçek, Eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin, Kemal Kerinçsiz, Yalçın Küçük, Teğmen Mehmet Ali Çelebi. gazeteci Merdan Yanardağ, Mehmet Demirtaş, Hikmet Çiçek ve Hasan Atilla Uğur için tahliye kararı verildi. Aralarında Veli Küçük'ün de bulunduğu 7 sanığın tahliye talepleri ise reddedildi. Aslan ve Çiçek cezaevinden çıkamayacak Dursun Çiçek, Balyoz davasından hüküm giydiği için, Alpaslan Aslan da 3 davadan kesinleşmiş toplam 4 yıl 2 ay cezası olduğu için cezaevinden çıkamayacak. Aslan'ın avukatı, bu cezanın yattığı süreden düşülmesini isteyeceğini açıkladı. İlk Tuncay Özkan tahliye oldu Silivri Cezaevinden ilk çıkan isim 1994 gün sonra tahliye olan Ergenekon sanığı Tuncay Özkan oldu. Özkan çıkışta yaptığı açıklamada, '6 yıl sonra zulmün bittiği, özgürlüğe kavuşytuğumuz bir gün olmasını çok isterdim. 6 yıl boyunca çektiğimiz sıkıntıların, gündem olmasını isterdim. Biz kin, husumet, öç alma duygusu içinde asla değiliz' dedi. Tuncay Özkan 1996'dan 2007'ye kadar 5 kez suikast girişimine uğradığını, 2007'de de öldürülmediği için hapse atıldığını söyledi. 'Bugün çıkarken dahi, aldıkları tavır ibretliktir, şeytanla yatağa girdiler, çarpılarak çıktılar' diye konuştu. Bozdağ: HSYK'yı göreve çağırıyorum Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Ergenekon mahkemesinin kararına ilişkin açıklamada, 'İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, kaldırılmış bir mahkemedir. Ortada olmayan bir mahkeme var. Burada görevli hakim ve savcıların görevleri sona ermiştir. Bunlar sadece ellerinde bulunan dosyaları devredebilirler. Bu işlemleri yapabilirler. Karar verme yetkileri yoktur. HSYK'yı göreve çağırıyorum' dedi. Mahkemenin ısrarı 13- Ağır Ceza Mahkemesi, davaya bakan mahkeme. Tahliye talepleri için yetkinin kendisinde olduğunu söylüyor. Sanık avukatları ise, 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin artık yok hükmünde olduğunu, tahliye taleplerinin nöbetçi mahkemelerce karara bağlanması gerektiğini savunuyor. Sanık avukatlarından Celal Ülgen, ilginç bir iddiada bulundu. Ülgen, hafta sonu 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin infaz koruma memurları aracılığıyla Ergenekon sanıkları tek tek tahliye dilekçesi topladığını iddia etti. Ve bu dilekçeler ışığında tahliye taleplerini reddettiği söyledi. Ülgen 'Biz avukatlar olarak mahkemeye böyle bir başvuruda bulunmadık. Bu mahkeme kanunla kaldırıldı. Mahkeme kanuna direniyor. Beni HSYK kurdu o kaldırsın nasıl der? Artık tarihe gömüldüler. Bunlar sadece direnmedir. Bu bir darbedir. Darbeyi yargılayanlar darbe yapmaya çalışıyor. Bazı nöbetçil mahkemeler de tahlliye taleplerine direnebilir.' dedi. Ülgen, tahliyelerle ilgili bir sorun yaşanmayacağını savundu. 'Sorun çıkması için legal bir kurum olmalıdır karşı tarafta. Legal bir kurum yok. Onun için verilen kararın kıymet-i harbiyesi yok' diye konuştu. Al Jazeera'nin görüşünü aldığı bir savcı ise, özel yetkili mahkemelere ellerindeki dosyaları teslim etmeleri için 15 gün süre tanındığını, bu süre içinde yetkinin de kendilerinde olduğunu söyledi. 13. Ağır Ceza'nın 'hayır' dediği isimler Mustafa Levent Göktaş, Mehmet Fikri Karadağ, Özkan Kurt, Ulaş Özel, İsmail Sağır, Mehmet Demirtaş, Hasan Ataman Yıldırım, Levent Ersöz, Muzaffer Tekin, Sedat Peker, Boğaç Kaan Murathan, Semih Tufan Gülaltay, Veli Küçük, Fikret Emek, Kemal Kerinçsiz, Serdar Öztürk, Yalçın Küçük, Aykut Metin Şükre, Ergün Poyraz, İbrahim Şahin, Kemal Aydın, Doğu Perinçek, Mehmet Bedri Gültekin, Turhan Özlü, Erkan Önsel, Hikmet Çiçek, Mehmet Deniz Yıldırım, Hasan Atilla Uğur, Tuncay Özkan, Durmuş Ali Özoğlu, Memet Zekeriya Öztürk, İsmail Yıldız, Oktay Yıldırım. Hukukçuların görüşü: Mete Göktürk - Eski Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Savcısı: 'Özel yetkili mahkemeler kalkınca bu davalar ağır ceza mahkemelerine devredildi. İki mahkemenin aynı suçlara farklı kararlar verebildiğini görüyoruz. Tam bir hukuk karmaşası hakim. Bu kararlara itiraz etmek hâlâ mümkün. Tahliye kararı verilenler çıkacaktır, asıl mağdur olanlar tahliye kararı verilmeyenler.' Yusuf Utku Tekayak - Ergenekon davasından 10 yıl hapis cezası alan Sedat Peker’in avukatı: 'Özel yetkili mahkemeler kalkınca, 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yetkisi kalmadı. Artık incelemeleri yapacak olan diğer mahkemeler. 13. Ağır Ceza hâlâ görevli olduğunu söyleyip tahliyeleri reddediyor; ama bunun çözümü başka bir mahkemeyle alakalı değil. Kararı Yargıtay verir. 13. Ağır Ceza’nın tahliyesini reddettiği kişiler de itiraz hakkını kullanmalı. Tutukluluk süresinin 5 yıla inmesiyle zaten 13. Ağır Ceza kendiliğinden tahliye kararı vermeliydi. Burada bir hukuksuzluk var. Anayasa’yı ihlâl ediyor.' Süreç Başbuğ'un tahliyesi ile başlamıştı Mahkemelere, yeni yasanın yanı sıra, İlker Başbuğ'un tahliye gerekçesine atıfta bulunarak yapılan başvurular da vardı. Anayasa Mahkemesi, davada 5 Ağustos'ta açıklanan kararın gerekçesinin hâlâ yazılmadığına, bu nedenle temyiz yolunun kullanılamadığına dikkat çekmişti. Sanık avukatları dilekçelerinde, 'Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlâl edildiği' yönündeki yüksek mahkeme kararının tüm sanıkları ilgilendirdiğini, Başbuğ için verilen tahliye gerekçelerinin kendileri için de geçerli olduğunu belirtti. Cuma gününden itibaren İstanbul Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi'ne bu iki gerekçeyle tahliye talebinde bulunanların sayısı 30'u geçti. Bu isimler arasında Yalçın Küçük, Sedat Peker ve Teğmen Mehmet Ali Çelebi de var. 5 yılı aşkın süredir cezaevinde olan ve müebbet hapis cezası alan gazeteci Tuncay Özkan, yine müebbet alan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, emekli Albay Hasan Atilla Uğur, Muzaffer Tekin, emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, Hikmet Çiçek, Mehmet Demirtaş ve Oktay Yıldırım da daha önce tahliye talebinde bulunmuştu. Tutukluluk süresini 5 yıla indiren yasanın yürürlüğe girmesinin ardından, ilk tahliye olan isim, Hrant Dink cinayeti davası sanığı Erhan Tuncel'di. 8 Mart Cumartesi günü de, Zirve Yayınevi cinayetleriyle ilgili davanın beş sanığı tahliye edilmişti. aljazeera.com.tr
Dünyanın En Zengin Futbolcusu: Cristiano Ronaldo
Dünyadaki futbolcuların maddi kazançları açıklandı. Listeye göre dünyanın en zengin futbolcusu 148 milyon euro mal varlığı olan Cristiano Ronaldo.İspanya basını, oynadıkları futbol ve yaptıkları sponsorluk anlaşmalarına göre dünyada en fazla kazanan 10 futbolcunun listesini yayınladı. Real Madrid’de forma giyen Ronaldo listede başı çekerken, onu Messi ve Eto’o izledi. Listeye giren sporcuların tamamının halen aktif futbol oynamaya devam ettiği ve gelirlerini daha da yukarıya çekme ihtimali olduğu da açıklandı. Liste şöyle: 1- Cristiano Ronaldo – Real Madrid (148 Milyon Euro) 2- Lionel Messi – Barcelona (146 Milyon Euro) 3- Samuel Eto’o – Chelsea (85 Milyon Euro) 4- Wayne Rooney – M.United (84 Milyon Euro) 5- Ricardo Kaká – AC Milan (82 Milyon Euro) 6- Neymar – Barcelona (80 Milyon Euro) 7- Ronaldinho – A.Mineiro (78 Milyon Euro) 8- Zlatan Ibrahimovic – PSG (69 Milyon Euro) 9- Gianluigi Buffon – Juventus (63 Milyon Euro) 10- Thierry Henry – NYRed Bulls (57 Milyon Euro)ZETE
8 Mart 2014'te Kaybolan Malezya Hava Yollarına Ait Uçakla İlgili Teoriler
Bugün itibariyle, 8 Mart 2014'te bir anda radardan kaybolan ve izin bulunamayan Malezya Hava Yollarına ait uçaktan henüz haber alınabilmiş değil. Uçağa ait olduğu düşünülen kapı parçalarına ulaşıldığı söylense de henüz enkaz bulunabilmiş değil. Hal böyle olunca uçağa ne olduğu yönündeki birçoğu komplo teorisi sayılabilecek teori ortalıkta dolaşıyor. İşte uçak hakkında insanların ortaya attığı iddialardan birkaçı.
Reklam
AKP'nin Çalıyoruz Gafları
“Parapraxes.” Ruh dilimizin tercümanı Sigmond Freud, bizim “dil sürçmesi” dediğimiz hataya bu adı veriyor. Ona göre ruhsal dünyada hiçbir şey tesadüf olmadığı gibi dil de tesadüfen sürçmez; “sürç-i lisan” denen, aslında bilinçaltının konuşmasıdır. Freud, ağızdan kazara çıkıverdiğini sandığımız sözlerin, bastırılmış istek ya da korkularımızı açığa vurduğunu söylüyor. Bilinçdışına itmeye çalıştığımız, zihnin derin kuyularına bastırdığımız bir duygu ya da düşünce, açığa çıkmak için kendini bilince doğru zorlar, sonunda da, biraz da istemdışı olarak dile vurur kendini, bilinçaltını ele verir. Buna “içte ukde kalanın çözülmesi” de diyebiliriz.C.Dündar
Game of Thrones’un Yeni Sezonundan Bir Fragman Daha
Game of Thrones‘un merakla beklenen dördüncü sezonunun başlamasına haftalar kala yeni sezondan bir fragman daha yayınladı. HBO, yeni sezonun 6 Nisan Pazar günü ekrana geleceğini açıklamıştı.
Reklam
HDP'ye Saldırılar Sürüyor
Türkiye en gergin yerel seçim arifesini yaşarken, Halkların Demokratik Partisi (HDP) yetkililerine ve teşkilat binalarına yönelik saldırılar kaygı verici boyutlara ulaştı. Son olarak sosyal medyada örgütlenen yaklaşık bin kişilik bir grubun Muğla’nın Fethiye ilçesindeki ilçe örgütü açılış törenine saldırması, bugüne kadar HDP’ye yapılan diğer saldırıları gündeme getirdi. Hemen hemen her saldırıda, HDP’li yetkililerin de belirttiği üzere kamu görevlilerinin olayları engellemekte ‘zaafiyet’ göstermesi dikkat çekiyor.    ‘Kamu görevlileri kışkırtıyor’ HDP Eşbaşkanı ve Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, Radikal’e verdiği demeçte, ‘ İzmir Urla’daki saldırıyı emekli bir özel harp görevlisinin, Ordu’daki saldırıyı üniversitede görevli bir okutmanın kışkırttığını, Fethiye’de ise belediye başkanı ve emniyet müdürünün saldırganların istediği yönde hareket ettiğini’ ileri sürdü. Bugüne kadar HDP’ye yapılan saldırılar şöyle: 8 Mart: Giresun’da HDP seçim otobüsü, polis eşliğinde Kürkçü’nün partililere sesleneceği Bulancak Cumhuriyet Meydanı’na gelirken kalabalık bir grup tarafından taşlandı. 7 Mart: Seçim çalışmaları için Ordu’ya giden Ertuğrul Kürkçü, parti binasındayken bir grup tarafından protesto edildi. Uzun süre büro önünden ayrılmayan protestocular yüzünden saatlerce içerde beklemek zorunda kalan Kürkçü’yü polis arka kapıdan taksiyle kaçırmaya çalıştı, ancak bu kez de protestocu grup taksiye saldırdı. Olaylar kitlesel gösteriye dönüşüyor 5 Mart’ta Aksaray’da İl Başkanlığı binası açılışında laf atmayla başlayan olaylar kitlesel gösteriye dönüştü, 30 kadar kişi yaralandı. 4 Mart’ta Keşan’da, HDP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel’in seçim otobüsüne yaklaşık 30 kişilik bir grup Türk bayrağı açarak taşla saldırdı.Seçim bürosu açılmadan taşlandı 23 Şubat günü İzmir’in Urla İlçesi’nde seçim bürosu açma hazırlığındaki HDP’lilere yönelik bin kişilik bir grubun saldırısıyla başlayan olaylarda dördü ağır dokuz kişi yaralandı. Aynı gün, İstanbul’da Kadıköy’de de HDP İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı Sırrı Süreyya Önder’in katılımıyla gerçekleşen mitingin ardından parti seçim otobüsü saldırıya uğradı. 27 Şubat: Yaklaşık 300 araçlık bir konvoyla Urla’ya gitmek isteyenHDP’liler polis engeliyle karşılaştı. HDP’liler polis eşliğinde ilçeden ayrılırken, ilçe girişinde bekleyen HDP’lilere de polis tazyikli suyla müdahale etti. Kaynak: Diken
Yosemite Ulusal Parkı'nın Nefes Kesen TimeLapse Görüntüleri
Amerika'nın California eyaletinde bulunan ve Dünya'nın en güzel yerlerinden biri olma özelliğindeki Yosemite Ulusal Parkı, TimeLapse (hızlandırma) tekniğiyle görüntülenmiş. Her şeyden uzaklaşmak istiyorsanız, bu videoya 5 dakikanızı ayırmanız yeterli.. Not: Video 1440p izlenebiliyor. Yüksek çözünürlükte izlemeniz tavsiye olunur!
Reklam
Jurassic Park'ta Dinazorların Yerinde Kediler Olsaydı!
Kedi çılgınlığı son gaz devam ediyor. Her şey olabilen kediler, bu sefer de dinazor olmuşlar ve Jurassic Park'ın meşhur mutfak sahnesi bu hale çevrilmiş. İşi yapan We Are Camera Studio adlı Youtube grubu.
Daha Okumadıysanız!.. Türk Edebiyatı'na Damga Vuran 20 Büyük Eser
etiket
Edebiyatımızın önde gelen dergilerinden Notos, her yıl farklı bir konuda düzenlediği geleneksel yıllık soruşturmalarının sekizincisinin sonuçlarını Şubat-Mart, 44. sayısında açıkladı. 249 yazarın katıldığı bu geniş soruşturma sonunda ortaya çıkan 40 kitaplık liste, bir belge olma niteliğinde. Edebiyatımızın ve toplumumuzun en değerli nesneleri olma özelliğindeki bu eserlerin listesi; hem meraklısı, hem de edebiyatla yeni tanışanlar için başvurulacaklar arasında. Not: Bu liste de diğer tüm listeler gibi kimisine eksik gelebilir. Doğaldır da; çünkü edebiyat çok kişisel bir şeydir. Yorumlarınızla bu listeyi tamamlada  yardımcı olursanız sevinirim. İşte ilk 20: _Kaynak: http://notoskitap.com/notos-44/_
Reklam
Avrupa'ya Ücretsiz Gitmenin Yolları
Genç ya da yetişkin olmanız farketmez, Avrupa'da iş, staj, okul, eğitim, gençlik projesi ya da projelerde yer almak istiyorsanız bakmanız gereken yegane kaynaklar burada...
Reklam
En Acımasız 10 Türk Seri Katil
Yalnış anlaşılmasın, kesinlikle hiçbirinin yaptığını desteklemiyoruz fakat yine de yaptıklarını okurken yıllardır Amerikan seri katillerinin hikayeleri ile büyümüş bir toplum olarak kendimizi çok da küçümsememliymişiz.
Billur Kalkavan: 'Ben Porno Seyretmeyi Severim'
Hakan Çelik ile Hafta Sonu Keyfi'nde, Lars Von Trier'in sansür ve yasaklardan dolayı Türkiye'de vizyona girmesine izin verilmeyen 'Nyphomaniac' filmi, tartışıldı. Programa katılan isimlerden Billur Kalkavan, filmin yasaklanmasını özgürlüğe müdahale olarak nitelendirip, 'Ben porno seyretmeyi seviyorum. 50 yaşına gelmiş bir kadınım ve ne izleyip neyi izlemeyeceğime kendim karar verebilirim. Bu yüzden porno sitelerin internette yasaklanmasına da anlam veremiyorum. Çocukların bu içerikten korunması geldiğimiz çağda, yasaklarla mümkün değil' dedi...Kaynak: http://alkislarlayasiyorum.com/
Facebook ve YouTube Kapanırsa Ne Olur?
Gün geçmiyor ki ülkemizdeki kanun yapıcılar çağımızın en önemli iletişim kanalı olan internetin önündeki duvara bir tuğla daha koymasın. Siyasi otorite tarafından en son 'gerekiyorsa kapatılabilir' ilan edilen Facebook ve YouTube da çok önemli iki iletişim mecrası. Ülkemizdeki trafiğin önemli bir miktarını oluşturan bu internet siteleri kullanıcıların dünyanın dört bir yanıyla, en basit tabirle, iletişim kurmasını sağlıyor.En son kanunla...Yapılan en son yasal düzenlemeyle internet üzerindeki içerikler URL tabanlı olarak dokunulmaz bir TİB Başkanı tarafından engellenebilecek, sonrasında mahkemeye götürülerek konu görüşülecekti. Bu yasa çok büyük tepki çekmiş, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eksiklerini gördüğünü söylemesine rağmen yasayı onaylamıştı. Bu son gelişmeler ışığında editörlerimiz konuyu ShiftDelete.Net okurları için değerlendirdi.SDN
Türk Yatırımcısının Dilinden Düşmeyen 5 Söz
Girişimcilere yol göstermek maksadıyla kaleme alınmış bu kadar yazı varken, biz girişimcilerin 'iyi gün dostu' yatırımcıların bu yolda yalnız bırakıldıklarına şahit olduk bunca yıl. Belki de memleketteki girişimcilik ekosisteminin iki ayağının üzerine basabilmesi için tek ihtiyacımız olan, biz girişimcilerin onlar için hazırlayacağı bir kaç yol gösterici yazı olacaktı. Şimdi yüksek müsaadelerinle değerli silah arkadaşım, B2B meraklısı yatırımcılara hepimizin adına söyleyecek bir kaç sözüm olacak. Yazının bundan sonrası ise yatırımcı, sadece senin için. Girişimcilerin senden sürekli duyduğu sözler üzerine birkaç dostane izahat;
Reklam