Abdullah Gül'ün Haşim Kılıç'a Gülümseme Anı
Anayasa Mahkemesi’nin 52. Kuruluş yıl dönümünde Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın yaptığı sert konuşma gündeme bomba gibi düştü. Haşim Kılıç'ın konuşması ile ilgili sosyal medyada pek çok yorum yapılırken sosyal video paylaşım sitesi Vine'da yayınlanan bir video çok konuşulan paylaşımlar arasına girdi. 'Abdullah Gül- Haşim Kılıç paslaşması' adıyla paylaşılan videoda, Haşim Kılıç konuşurken Abdullah Gül'ün bir ara Kılıç'a bakarak tebessüm ettiği görülüyor. odatv.com
İntihar Selfiesi
Halıkent Mahallesi'nde yalnız yaşayan Hasan Seven, dün gece boynuna ip geçirdikten sonra çektiği fotoğrafı sosyal paylaşım sitesi Facebook'taki sayfasında paylaştı. Fotoğrafı gören il dışında yaşayan yakınları hemen Isparta'da oturan akrabalarını arayarak durumu haber verdi. Gece eve gelen yakınları, Hasan Seven'in evin salonunda asılı cansız bedeniyle karşılaştı. Haber verilmesi üzerine gelen sağlık ve polis ekiplerinin incelemesinden sonra Hasan Seven'in cenazesi otopsi yapılmak üzere morga gönderildi. FACEBOOK'TA 'SON' DİYE YAZDI Psikolojik sorunları bulunduğu belirtilen Hasan Seven'in sosyal paylaşım sitesi Facebook'taki sayfasında paylaştığı ve 'Son' adını verdiği fotoğrafı ise ailesini ve arkadaşlarını yasa boğdu. Arkadaşları fotoğrafın altına, 'Kardeşim neden', 'Ne yaptın ablacım ya' diye duygularını yazdı. Ali ÇEVİKBAŞ- Mehmet ERÇAKIR/ ISPARTA, (DHA)
Makine Mühendisliği Okumak için 10 Neden
Makine Mühendisliği programı, artan kontenjanları, yüksek kontenjan doluluk oranları ve adaylar arasındaki yoğun rekabet ile dikkat çekiyor. Geleneksel bir alan olmasının yanı sıra insan yaşamında önemli bir yere sahip olması da adayların Makine Mühendisliği programını tercih etmesindeki etkenler arasında. Biz de Makine Mühendisliği’ni tercih edip etmemek konusunda kararsız olan adaylar için ‘neden Makine Mühendisliği okumalıyım’ sorusunun cevaplarını listeledik:Bilgisayar bilimleri, matematik, fizik ve elektrik gibi çok sayıda alanla bağlantılı ve diğer mühendislik disiplinleri ile iç içe bir alan olduğu için,Otomotivden havacılığa, biyomekanikten denizciliğe ve soğutma sistemlerinden enerji üretimine kadar pek çok sektörde çalışma imkanına sahip olmak için,Uçaklar, hastanelerde kullanılan cihazlar ve endüstriyel ekipmanlar gibi neredeyse her endüstride kullanılan cihaz ve sistemlerin ne şekilde işlediğini öğrenmek için,Gelişen teknoloji ve bilimin ışığında ortaya çıkan ihtiyaçları karşılamaya yönelik çalışmalar yürütme ve yaratıcılığını kullanma şansı sunduğu için,Her geçen gün gelişen ve yenilenen bir alan olmasının yanı sıra hayat boyu öğrenmeyi desteklediği için,Teknolojik gelişmelere katkıda bulunabilmek için,Spor malzemeleri, ev eşyaları ve otomobiller gibi modern hayatın içinde olan cihaz, ekipman ve sistemlerin tasarımında, geliştirilmesinde ve üretiminde rol oynamak için,Mezuniyet sonrasında pek çok endüstri kolunda, departmanda ve dünyanın her yerinde çalışma olanağı sunduğu için,Hayal ettiğin ürünlerin tasarımını ve üretimini yapabilecek bilgi ve beceriye sahip olmak için,İnsan hayatını kolaylaştırmaya, iyileştirmeye ve zenginleştirmeye olanak sağladığı için Makine Mühendisliği okumayı seçebilirsin.
Mars Yolculuğunun Planı Açıklandı
NASA, Obama hükümetinin 2030'lu yıllarda Mars'a insanlı yolculuk düzenleme amacı kapsamında üç basamaklı bir plan hazırladı. Planın son basamağında uzayda sebze yetiştirmek var. NASA Başkanı Charles Bolden, insanlığı Kızıl Gezegen'e taşıyacak yol haritasını 'Humans to Mars Summit' zirvesinde açıkladı. Bolden, Mars'a ayak basmanın 'insanlığın süresiz olarak hayatta kalmasını sağlayacağını' belirtti. Bolden, 'Eğer hayatta kalmak istiyorsak birçok gezegende yaşayabilen bir tür olmak zorundayız. Diğer gezegenlere yayılmak için de ilk olarak Mars'a gitmemiz gerekiyor' ifadesini kullandı. NASA, Mars görevinin ilk adımında, Ay'ın yörüngesine bir asteroid çekecek. Uzay araçlarıyla yakalanacak asteroit, derin uzaydan gelen maddeler üzerinde çalışma imkanı sunacağı gibi uzun insanlı uzay görevlerinde kullanılacak teknolojilerin de test merkezi görevini görecek. NASA, asteroit yakalama görevine gelecek yıl başlamayı planlıyor. Sebze yetiştirecek seralar NASA'nın derin uzay yolculuklarında kullanmayı düşündüğü temel teknolojilerden biri, elektrik yüklü atom veya moleküllerin itiş gücü oluşturan ışınlara dönüştüren Solar Elektrik İtiş Gücü Sistemi. Mars'a insan taşıyacak uzay aracının bakım ve onarımı için parça üretecek 3D yazıcılar ve uzayda sebze yetiştirilmesini sağlayacak seralar, planın üçüncü basamağını oluşturacak. ‘Ay’a nasıl gittiysek Mars’a da öyle gideceğiz’ Bolden, Mars'a ulaşmak için kendilerine sağlanan bütçenin çok önemli bir yer tuttuğunu ve yeterli kaynak bulmaları halinde 2030'lu yıllarda Kızıl Gezegen'e gideceklerini söyledi. 2015 bütçesi 17.5 milyar dolar olarak açıklanan NASA, geçtiğimiz ay Jüpiter'in uydusu Europa'ya düzenlenecek yeni bir görev de duyurmuştu. Astronotluk kariyerinde dört uzay mekiği görevine katılan ve Hubble Uzay Teleskobu'na bakım yapan isimlerden biri olan Bolden, NASA'nın derin uzay yolculuklarında astronotları taşıyacak Orion kapsülünü de hızla geliştirdiğini belirtti. Isı kalkanı testi tamamlanan Orion'un, bir yıl içinde göreve hazır olması bekleniyor. Bolden, 'imkansız görünen bir göreve soyunarak Ay'a insan göndermeyi başardıklarını' belirterek, aynı ruhu Mars görevi için taşıdıklarının altını çizdi. Kaynak: Independent
Reklam
Ve KPSS Kaldırılıyor...
Hükümet, devlete memur alımında uygulanan merkezi sınav KPSS'yi kaldırmaya hazırlanıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı ile yapılan çalışma kapsamında, merkezi sınav sistemi yerine bakanlıklara kendi sınavlarını yapma hakkı verilecek.  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, son Bakanlar Kurulu toplantısında bakanlık çalışmaları ve Meclis'e sevk edilmek üzere hazırlanan yasa taslakları hakkında bilgi verdi. Sunumdaki en önemli konulardan birini KPSS ile ilgili yapılan hazırlık oluşturdu. Mevcut sisteme göre, devlete alınacak personel ile ilgili ÖSYM tarafından belirli aralıklarla sınav yapılıyor. Atamalar bu sınavda en yüksek puanı alandan aşağıya doğru sıralanarak gerçekleştiriliyor. SÖZLÜ SINAV DA YAPILABİLECEK Cumhuriyet'in haberine göre, Başbakan Erdoğan'ın isteği doğrultusunda başlayan çalışma kapsamında KPSS kaldırılacak. Bakanlıklar ve diğer kamu kurumlarının ÖSYM tarafından yapılan tek bir sınav ile personel alması dönemi sona erecek. Yapılan çalışmaya göre; merkezi sınav sistemi yerine tüm bakanlık ve kurumlara kendi ihtiyaçlarına göre alacakları personel için sınav yapma hakkı verilecek. Üzerinde çalışılan sisteme göre, her kurum alacağı personel için kendi sınavını açıklayacak. Alınacak personel için duyuru yapılacak. Başvuranlar, kurumun ihtiyaç duyduğu kadroya uygun soruların yer aldığı yazılı sınava girecek. Gerek duyulursa sözlü sınav da söz konusu olacak. EN AZ 3 YIL KALACAK Takvim'in haberine göre; memur olarak göreve alınanların özlük hakları ve çalışma şekilleri ile ilgili de bazı düzenlemeler gündeme gelecek. Sınav kazanıp ataması yapılan bir kişi, atandığı yerde en az 3 yıl çalışmak zorunda olacak. Örneğin; Milli eğitim Bakanlığı'nın sınavı ve gerekli eğitim programlarından geçip öğretmen olarak Güneydoğu başta olmak üzere ülkenin herhangi bir yerine atanan kişi burada en az 3 yıl kalacak. Bu süreden önce tayin isteyemeyecek.  Cumhuriyet
Reklam
Walter White'a Göre Breaking Bad'in En İğrenç Sahnesi
Breaking Bad’in Walter White’ı Bryan Cranston, dizide en iğrendiği sahneyi açıkladı. Tribeca Film Festivali’ne konuşmacı olarak katılan Bryan Cranston, Sevdiğimiz Psikopatlar konulu panelde Breaking Bad hakkında konuştu. Bryan Cranston, Breaking Bad boyunca birçok şiddet sahnesini gördüğünü ama hiçbirinin onu birinci sezonun ikinci bölümündeki küvet sahnesi kadar etkilemediğini söyledi. Bryan Cranston sahneyle ilgili olarak “Bölümde bir cesedi yok etmemiz gerekiyordu. Jesse’ye bir tür plastik fıçı almasını söylüyorum. Fakat o deli çocuk bu iş için porselen küveti kullanmaya karar veriyor. Küvetin içindeki cesedi asit parçalarken, porselen de parçalanıyor ve ceset parça pinçik bir halde her yere saçılıyor. Biz de temizlemek zorunda kalıyoruz. Vücut parçalarının gerçek olmadığını bilmeme rağmen, sahnenin çekimleri sırasında yediklerim ağzıma geldi.” dedi. Play Tuşu
Rapor Eziyeti: Cinsel Saldırıya Uğrayan Çocuk İntihara Kalkıştı
Sakarya’nın Geyve İlçesi’nde 2008 yılında, komşusu 55 yaşındaki Muhammer Ü.’nün cinsel istismarına uğradığı iddia edilen, o dönem 13 yaşındaki B.A.’ın ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin verilen çelişkili raporlarla ilgili, Adli Tıp Genel Kurulu’nun 3 yıldır görüş bildirmemesi tepkilere neden oldu. Bu nedenle sanık tahliye olurken, küçük kız ise bileklerini keserek ve hap içerek intihara kalkıştı.Sakarya 2′nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘Çocuğun cinsel istismarı’ iddiasıyla açılan ve 6 yıldır süren davaya konu olay 2008 yılında Geyve İlçesi’nde meydana geldi. B.A.’ya komşusu 55 yaşındaki Muhammer Ü., iddiaya göre ‘Sana dondurma vereceğim’ diye çağırarak cinsel istismarda bulundu. Küçük kızın olayı ailesine anlatması ve onların da polise bildirmesi üzerine Muammer Ü. tutuklandı ve hakkında dava açıldı. Ekonomik durumu bozuk olan aile avukat tutamayınca Sakarya Barosu aileye avukat verdi. ADLİ TIP’TAN ÇELİŞKİLİ RAPORLAR Mahkemenin taalebi üzerine, Sakarya Adli Tıp Kurumu tarafından küçük kıza ‘ruh sağlığının bozulmadığı’ yönünde rapor verildi. Ancak bu rapora itiraz edilince, mahkeme bu kez küçük kızla ilgili Adli Tıp 6′ncı İhtisas Dairesi’nden rapor istedi. Adli Tıp 6′ncı ihtisas Dairesi’nin 2009 yılında ‘Ruh sağlığı bozulmuştur’ diye verdiği rapora bu kez sanık yakınları itiraz etti. Sakarya 2′nci Ağır Ceza Mahkemesi bu kez, olayın üzerinden 3 yıl geçtikten sonra mağduru 23 Mayıs 2011 tarihinde kontrol için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevk etti. GENEL KURUL 3 YILDIR GÖRÜŞ BİLDİRMEDİ Buradan da ‘Ruh sağlığı bozulmuştur’ yönünde verilen rapora, sanık yakınları yine itiraz edince, dosya mahkeme tarafından aynı yıl Adli Tıp Genel Kurulu’na gönderildi. Yaklaşık 3 yıldır dosyayla ilgili Adli Tıp Genel Kurulu görüş bildirmeyince, Sakarya’daki dava da karara çıkmadı. Bu süre içerisinde yaklaşık 40′un üzerinde yapılan duruşmada sanık Muharrem Ü. 2011 yılında tahliye edilirken, tecavüze uğrayan B.A. ise hap içerek ve jiletle bileklerini keserek 3 kez intihara kalkıştı. Davanın dün yapılan duruşması da, Adli Tıp Genel Kurulu’ndan istenen raporun beklenmesi için ertelendi. KADIN PLATFORMU’NDAN TEPKİ Davanın görüldüğü Sakarya Adliyesi önünde toplanan Sakarya Kadın Platformu üyeleri, davada yaşanan süreçle ilgili protesto gösterisi yaptı. Adliye bahçesinde bir araya gelen yaklaşık 15 kişilik grup, ellerindeki pankart ve attıkları sloganlarla son yıllarda artan ve kamu vicdanını yaralayan cinsel istismar davaları ve kadın cinayetlerine tepki gösterdi. DHA
Reklam
SPK'da Başkan Yardımcıları ve Daire Başkanları Görevden Alındı
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), bugün gerçekleştirdiği kurul toplantısında dört başkan yardımcısından üçünün ve 12 daire başkanından 11′inin görevlerinden alınmasına karar vererek yerlerine yeni atamalar gerçekleştirdi.Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), bugün gerçekleştirdiği kurul toplantısında dört başkan yardımcısından üçünün ve 12 daire başkanından 11'inin görevlerinden alınmasına karar vererek yerlerine yeni atamalar gerçekleştirdi. SPK'dan yapılan resmi açıklamada, değişikliklerin 'yönetimde görülen lüzum üzerine' yapıldığı kaydedildi. ATANAN İSİMLERYeni görevlendirmelerle birlikte Kurul Başkan Yardımcıları Tevfik Kınık, Ayşegül Ekşit, Bora Oruç ve İ. Ömer Gönül'den oluştu. Daire Başkanları ise Uğur Yaylaönü, Gül Ertan, Enver Usca, Fatma Akgün Olum, Hasan Seyman, Esra Ada Vural, Yusuf Kaya, Ali İhsan Güngör, Emre Önyurt, Ahmet H. Halaçlıoğlu, Yalçın Ay ve Hüseyin Emre Üzer oldu.Haber Türk
'Papa'yı Vurduğum İçin Mutluyum'
PAZAR günü azizlik mertebesine yükseltilecek olan Papa 2. Jean Paul'e 1981 yılında suikast girişiminde bulunmuş olan tetikçi Mehmet Ali Ağca, yaptığından pişman olmadığını söyleyerek, böyle ilahi bir planın içinde yer almaktan mutlu olduğunu söyledi. Ağca'nın, 2. Jean Paul'un yüzyılın en iyi kişisi olduğunu söylemesi de dikkat çekti. Mehmet Ali Ağca, 2005 yılında hayatını kaybeden 2. Jean Paul'un, Pazar günü Papa Francesco yönetiminde gerçekleştirilecek olan büyük bir törenle 'aziz' ilan edilecek olması nedeniyle İtalyan haber ajansı Ansa'ya özel bir röportaj verdi. Saldırıyla ilgili her seferinde verdiği farklı bilgilerle suikastın aydınlanmasının önüne geçmiş olan Ağca, 'Yaptığım saldırıdan pişman olmadım. Kesinlikle Papa'yı öldürmek ve ardından Aziz Petrus Meydanı'nda ya intihar etmek istiyordum ya da linç edilecektim. Tartışılamaz kişisel kanıtlar ışığında yıllar sonra anladım ki, 13 Mayıs 1981 tarihinde Tanrı o meydanda bir mucize gerçekleştirdi' ifadelerini kullandı. PAPA'YA SALDIRI GİBİ İLAHİ BİR PLANIN İÇİNDE OLMAKTAN MUTLUYUM Ağca neden pişman olmadığını ise, 'Aldo Moro'nun (öldürülen İtalya eski başbakanı) haksız bir psikopat suç sonucu öldürülmesi ile benim Papa'ya düzenlediğim saldırının ilahi bir mucize olması arasında hesaplanamaz farklılık var' diye açıkladı. Ağca, hayatının 30 yılını cezaevinde geçirmesine sebep olsa da, Papa suikastı gibi ilahi bir planın merkezinde yer almaktan çok mutlu olduğunu belirtti. Ağca, kendisini Aziz Petrus Meydanı'na götüren şeyin, Vatikan'da çoğu kişinin düşündüğü gibi Şeytan ve onun iblisleri olmadığını, aksine ilahi sistem olduğunu söyledi. Saldırıdan 4 gün sonra kendisini affetmiş olan Papa'nın, Rebibbia Cezaevi'ne gelerek kendisiyle buluşmasının da bir mucize olduğunu öne süren Ağca, 'O gün Papa'nın samimiyeti ve dürüstlüğü beni çok etkiledi' dedi. İnsan kutsallığını ve iyi bir insan modelini tanımlamak gerekirse, 2. Jean Paul'un yüzyılın en iyi kişisi olarak anılmayı hak ettiğini ifade eden Mehmet Ali Ağca, 'Ancak sadece bir aziz var ve o da Tanrı'dır' diyerek, azizlik mertebesi verilmesinin doğru olmadığını öne sürdü. ORLANDI VATİKAN'IN ELİNDE Ağca, Vatikan'da bir yetkilinin kızı olan Emanuela Orlandi'nin 22 Haziran 1983 tarihinde Roma'da gizemli bir şekilde ortadan kaybolması hakkında da konuştu. Orlandi'nin hala sırrı çözülemeyen ortadan kayboluşu hakkında, Mehmet Ali Ağca ile takas edilmesi, Vatikan seks partilerinde ölmüş olabileceği ve Magliani çetesi tarafından kaçırılıp öldürüldüğü gibi iddialar ortaya atılmıştı. Ağca ise, son açıklamalarından birinde Orlandi'nin Türkiye'de tutulduğunu söylese de yine ağız değiştirerek, başka bir iddia ortaya attı. Ağca, 'Bazı Batılı gizli servisler, Orlandi'nin Vatikan yönetiminin ellerinde olduğunu gayet iyi biliyor. O muhtemelen bir manastırda misafir ediliyor. Papa Francesco onun derhal serbest bırakılması emrini verebilir' dedi. DHA
Reklam
Bilgisayar Mühendisliği Okumak için 10 Neden
Giderek gelişen, yaygınlaşan ve hayatımızda daha fazla yere sahip olan bilgisayar bilimlerine ilgi duyan, kariyerini bu yönde inşa etmek isteyen çok sayıda öğrenci bulunuyor. Bilgisayar Mühendisliği programını tercih edip etmemek konusunda kararsız olan adaylar için ‘neden Bilgisayar Mühendisliği okumalıyım’ sorusunun cevaplarını listeledik:Matematik, fizik ve bilgisayar bilimleri ile yakından ilgilendiğin ve bu alanlarda başarılı olduğun için,Her gün yeni bir ürün geliştirebilme ve yaratıcılığını kullanabilme şansı sunduğu için,Bireysel çalışmaların yanı sıra takım çalışmalarına da olanak sağladığı için,Analiz, yorumlama, gözlem yapma ve problem çözme becerilerini geliştirmek için,Günlük hayatımızın içinde olan ve giderek kullanımı yaygınlaşan televizyonlar, müzik çalarlar, bilgisayarlar ve akıllı telefonlar gibi cihazlarla ilgili bir alan olduğu için,Her geçen gün gelişmeye devam eden, her gün yeni bir şey keşfetmeyi ve hayat boyu öğrenmeyi destekleyen bir alan olduğu için,Sağlıktan tarıma, finanstan müziğe kadar bir çok sektörde çalışma imkanı sunduğu için,Günlük hayatımızın her alanında ihtiyaçlara cevap verebilecek, hayatı kolaylaştırmaya ve yaşam kalitesini yükseltmeye yönelik ürünleri, programları ve uygulamaları geliştirmek için,Dünyayı ve insan yaşamını değiştirme şansı sunduğu için,Geleceği yaratan alanlardan biri olduğu için Bilgisayar Mühendisliği okumayı seçebilirsin.
Reklam
Mimarlık mı Mühendislik mi?
İnsanlık tarihinin en eski disiplinlerinden biri olan Mimarlık ve popülaritesini kaybetmeyen, geleneksel Mühendislik programları, ortaöğretimde Fen Bilimleri alanına yönelen öğrencilerin sıklıkla tercih ettikleri programlar arasında bulunuyor. Mühendislik alanları ve Mimarlık programı arasında seçim yapmak konusunda kararsız olan adaylar için programları dersleri, gerektirdiği kişilik özellikleri ve yetenekler ve kariyer seçenekleri gibi çeşitli açılardan detaylı olarak inceledik.Mimarlık programlarında statik, matematik, mimari proje ve anlatım teknikleri, mimarlık tarihi, mukavemet, yapı ve yapım yöntemleri, tarihi çevre koruma ve restorasyon, şehircilik ve imar hukuku, yapım yönetimi ve ekonomisi, mimari tasarım bilgisi, tasarım ve yapım üretim teknikleri gibi temel derslerin yanı sıra bilgisayar destekli tasarım, mimari tasarım kuram ve yöntemleri ve malzeme ve teknoloji gibi seçmeli dersler yer alıyor. Mimarlık programlarında eğitim alan öğrenciler dersliklerin yanı sıra stüdyo, atölye ve laboratuvarda proje dersleri ve uygulamalı dersler alıyorlar. Mimarlık eğitimini başarıyla tamamlamak için öğrencilerin bir bitirme projesi hazırlaması da gerekiyor.Makine, endüstri ve inşaat gibi mühendislik alanlarında uzmanlık alanına yönelik olarak farklı dersler yer alıyor. Fakat genel olarak mühendislik fakültelerinde fizik, genel kimya, matematik, analiz, istatistik, tasarım, lineer cebir ve ekonomi gibi temel dersler bulunuyor. Ayrıca öğrenciler seçtikleri alan doğrultusunda çeşitli zorunlu ve seçmeli dersler alıyorlar.Mimarlık eğitimi almak ve Mimar olmak isteyenlerin matematik ve geometri gibi fen bilimlerine, güzel sanatlara ve bilgisayar bilimlerine ilgili olması, el-göz koordinasyonunun yüksek olması, şekil ve uzay ilişkilerini görebilmesi, analitik ve sayısal düşünebilmesi, yaratıcı olması, tasarım becerisine sahip olması; dikkatli, titiz ve yeniliklere açık olması, sözlü ve yazılı iletişim becerilerinin gelişmiş olması, analiz etme becerisine sahip olması, problemleri fark edebilmesi, sorumluluk sahibi olması, estetik algısının kuvvetli olması, zaman yönetiminde başarılı olması ve eleştiriye açık olması gerekiyor.Mühendislik programlarında eğitim almak ve Mühendis olmak isteyenlerin ise matematik, fizik ve kimya gibi fen bilimlerine ilgili olması, deney yapmaktan hoşlanması, problemleri fark edebilmesi ve alternatif çözüm yolları geliştirebilmesi; yaratıcı, meraklı ve sorgulayıcı olması, disiplinler arası çalışmaya yatkın olması, analitik ve sayısal düşünebilmesi, analiz etme ve yorumlama becerilerinin gelişmiş olması; dikkatli, ayrıntıcı ve disiplinli olması, teknolojik gelişmeleri takip etmesi, yeniliklere ve hayat boyu öğrenmeye açık olması, grup çalışmalarında başarılı olması, soyut düşünebilmesi, şekil uzay ilişkisini görebilmesi, el-göz koordinasyonunun yüksek olması, plan yapabilmesi ve uygulayabilmesi ve zaman yönetiminde başarılı olması gerekiyor.Mimarlar şantiyelerde, inşaatlarda, atölyelerde ve ofislerde çalışabilirler. Mimarlık programından mezun olanlar hem kamuya hem de özel sektöre ait kurum ve kuruluşlar için projeler yürütebilirler. Mühendisler de benzer bir şekilde ofislerde, atölyelerde, fabrikalarda, şantiyelerde ve laboratuvarlarda çalışabilirler. Uzmanlık alanları doğrultusunda savunmadan enerjiye ve bilişimden otomotive kadar pek çok sektörde; kamu kurum ve kuruluşlarında, özel sektöre ait kuruluşlarda, uluslararası şirketlerde ve araştırma-geliştirme laboratuvarlarında görev yapabilirler.
Yurtdışında Üniversite Eğitimi: Ülke, Üniversite ve Bölüm Seçimi
Yurtdışında üniversite eğitimi almaya karar verdikten sonra ilk adım hangi ülkede, üniversitede ve bölümde okuyacağını seçmek. Çok sayıda ülke, her ülkede bulunan yüzlerce üniversite ve sayısız bölüm içinden kendine en uygun olanı seçmek oldukça zor. Senin için bu süreci kolaylaştıracak bazı öneriler hazırladık: Bölüm SeçimiHangi bölümü seçeceğine karar verirken ilgi alanlarını, yeteneklerini ve kariyer planlarını göz önüne almalısın. Bunun yanı sıra lisede hangi alandan mezun olduğunun da bölüm seçiminde önemli bir etken olduğunu unutmamalısın. Bunların yanı sıra kendin için doğru bölümü seçmek için Kişilik Testini alabilir ve Hangi Bölüm yazımızı okuyabilirsin.İlk olarak hangi bölümde eğitim alacağına karar vermek uzun üniversite ve ülke listesini daraltabilmen ve daha rahat bir seçim yapman konusunda sana yardımcı olacaktır. Örneğin Moda Tasarımı alanında bir kariyer hayalin varsa Fransa veya İtalya’da; Mühendislik alanında ilerlemek istiyorsan Almanya’da ya da Sosyoloji eğitimi almak istiyorsan Avusturya’da bir üniversite doğru tercih olabilir.Üniversite SeçimiÜniversite seçimi yaparken öncelikle okumak istediğin bölümün hangi üniversitelerde olduğunu öğrenmelisin. Bunun için internetten yararlanabilirsin ya da yurtdışı eğitim danışmanlık firmalarına başvurabilirsin. Üniversite seçimine okumak istediğin bölümün bulunduğu üniversitelerin listesini yaparak başlayabilirsin. Başlangıçta uzun bir listeye sahip olman oldukça normal. Üniversite seçiminde kullanabileceğin diğer kriterler şu şekilde sıralanabilir:-        SAT, GMAT, GRE ve TOEFL gibi sınavlarda aldığın puanlar hangi üniversitelerin şartlarını karşılıyor?-        Üniversitenin aradığı diğer akademik özellikleri sağlıyor musun?-        Üniversitenin eğitim giderlerini karşılayabiliyor musun?-        Konaklama, barınma ve diğer ihtiyaçlarını karşılayacak maddi yeterliğe sahip misin?-        Üniversitenin yabancı öğrencilere sunduğu konaklama ve oryantasyon gibi olanaklar senin için yeterli mi?-        Üniversitenin sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif konularsa sağladığı imkanlar beklentilerini karşılıyor mu?-        Üniversitenin eğitim tarzı ve öğretim yöntemleri senin için yeterli mi?-        Üniversite öğrencilere staj olanağı sunuyor mu?Bunların yanı sıra Hangi Üniversite yazımızı okumak kendin için en uygun üniversiteyi seçmene yardımcı olabilir. Ülke Seçimi Bölüm seçiminin ardından üniversite ve ülke seçimi birbirine paralel olan bir araştırma süreci gerektiriyor. Öncelikle bundan sonraki 4 yılını nasıl bir şehirde ya da ülkede geçirmek istediğini düşünmelisin. Ülke seçimini yaparken değerlendirebileceğin kriterler şu şekilde sıralanabilir:-        İklim koşulları senin için uygun mu?-        Toplumsal kurallara ve kültürel özelliklere kolaylıkla uyum sağlayabilir misin?-        Maddi olanakların ülkenin ekonomik koşulları ile uyumlu mu?-        Boş vakitlerini değerlendirebileceğin yerler beklentilerini karşılıyor mu?-        Öğrenci olarak ülke içerisinde yarı zamanlı çalışma şansına sahip misin?Ülke seçimi yapmadan önce Ülke Seçenekleri I ve Ülke Seçenekleri II yazımızı mutlaka okumalısın. Ayrıca Yurtdışında Okumanın Avantaj ve Dezavantajları ile Yurtdışında Üniversite Eğitimi Hakkında Bilmen Gereken Her Şey yazılarımız da karar vermene yardımcı olabilir.
Hukuk mu Tıp mı?
Hukuk ve Tıp Fakülteleri Türkiye’de en fazla tercih edilen ana dallar arasında yer alıyor. Üniversite sınavlarında en yüksek puana sahip olan öğrencilerin yerleştiği bu iki geleneksel ana dal aynı zamanda popülaritesini her zaman koruyor. Tıp ve Hukuk ana dalları arasında kararsız kalan adayların öncelikle ilgi alanlarını, yeteneklerini ve kişilik özelliklerini bilmeleri gerekiyor. Ayrıca, bu iki ana dal arasında bir seçim yapmak için öncelikle ortaöğretimde Tıp için Matematik-Fen,  Hukuk için ise Türkçe-Matematik alanına yönelmek gerekiyor.Hukuk ve Tıp Fakültesini arasında bir tercih yapmayı düşünen adayların kendileri için doğru bir karar vermelerine yardımcı olmak amacıyla bu iki ana dalın özellikleri, lisans eğitimindeki dersleri ve gerektirdiği kişilik özellikleri gibi konularda detaylı olarak inceledik.Hukuk Fakültesi eğitimi 4 yıl sürüyor ve öğrenciler Anayasa, Aile, Ceza, Vergi ve İnsan Hakları Hukuku gibi temel hukuk derslerinin yanı sıra tarih, ekonomi, sosyoloji ve genel kültür alanlarında da dersler alıyorlar. Tıp Fakültesi eğitimi ise, üç aşamadan oluşuyor ve 6 yıl sürüyor. Eğitimin ilk aşaması, yani birinci ve ikinci sınıflar, temel tıp bilimleri eğitimini: ikinci aşaması, yani üçüncü, dördüncü ve beşinci sınıflar, klinik bilimleri eğitimini; ve üçüncü aşama yani altıncı sınıf, öğrencilerin tıp fakültesi hastanelerinde, gözetim altında üstlendikleri görev ve sorumlulukları içeriyor.Hukuk Fakültelerinden mezun olan bireyler Hukukçu, Tıp Fakültesinden mezun olanlar ise Pratisyen Doktoru unvanını taşıyorlar. Hukukçular ulusal ve uluslararası kamusal ve özel kurum ve kuruluşlarda görev yapabiliyor. Hukuk okuyanlar, mezun olunca serbest ve kurumsal avukat olabilmenin yanı sıra, birer hakim, savcı, noter, uzman hukukçu, hukuk uzmanı ve hukuk müşaviri gibi çeşitli hukuk formasyonu ile ilgili mesleklere de yönelebiliyorlar. Pratisyen Doktorlar ise, akademik kariyerlerine devam edebilme seçeneklerinin yanı sıra Tıpta Uzmanlık Sınavında başarı kazandıkları takdirde farklı sürelerde eğitimlerine devam edecekleri onkoloji, nöroloji ve  endokrinoloji gibi çeşitli alanlarda uzmanlaşabilirler. Uzmanlık eğitiminin ardından ise Uzman Doktor unvanı kazanırlar.Hukuk eğitimi almak isteyen bir bireyin genel olarak yerel sorunlara yerel bakış açısı ile, global sorunlara ise global bakış açısı ile bakabilmesi; bağımsız düşünebilmesi, eleştirel bir bakış açısına sahip olması, birey haklarına saygı gösteren ve toplumsal değerlere karşı duyarlı biri olması, adalet duygusuna sahip olması ve toplumsal ve bireysel problemlere duyarlı olması gerekiyor. Tıp eğitimi almak isteyen bir bireyin ise kimya ve biyoloji gibi temel bilimlere ilgili olması, hayat boyu öğrenmeye açık olması, insanlığa hizmet etmeye arzu duyması, empati yeteneğinin gelişmiş olması, güvenilir ve sorumluluk sahibi olması, insanları dinleyebilmesi ve insanlarla rahat iletişim kurabilmesi, detaylı araştırmalar yapabilmesi ve gelişmeleri takip etmesi gerekiyor.Hukukçu olmak isteyenlerin detaylı araştırmalar yapmaktan hoşlanması; bilgileri toplama, organize etme, analiz etme ve yorumlama becerisine sahip olması, sözlü ve yazılı iletişim becerilerinin gelişmiş olması, problem çözme ve problemlere alternatif çözüm yolları bulma konularında yetenekli olması ve analitik düşünme ve değerlendirme yeteneklerine sahip olması gerekiyor. Pratisyen Doktor olmak isteyenlerin ise güçlü iletişim yetenekleri olması, anatomi ve insan sağlığına karşı ilgili olması, hastalıklar hakkında bilgi sahibi olması, medikal tedavi ile ilgili olarak farklı kültürlerin tutum ve davranışları ile ilgili farkındalığa sahip olması, güncel bilgileri ve gelişmeleri takip etmesi, analitik zekası ve yorumlama becerisinin kuvvetli olması, hızlı ve doğru kararlar alabilmesi, araştırma yapmaktan hoşlanması, zaman yönetimi konusunda başarılı olması, bireysel çalışmalarda ve takım çalışmalarında başarılı olması, acil durumlarda soğuk kanlı olabilmesi ve baskı ve stres altında çalışabilmesi gerekiyor.
Uzaktan Eğitim ve Açık Öğretim
Açıköğretim ve Uzaktan Eğitim, belli düzeydeki bir eğitim programının ilgili kurumlara gitmeden dışarıdan sürdürülerek gerçekleştirilmesidir. Her iki eğitim türü de özellikle çalışmak zorunda olan, ya da belli bir engeli nedeniyle, fiziksel olarak okula devam edemeyecek ya da normal okul çağında okula devam edememiş öğrencilere belli düzeydeki öğretim programlarını tamamlama imkanı vermektedir. Ülkemizde bu kapsamda, açık öğretim ortaokulu ve açık lisenin yanında, yüksek öğretim fakülteleri ve uzaktan eğitim programları bulunmaktadır.Yükseköğretim seviyesindeki Açık Öğretimde  Ön lisans/Lisans düzeyindeki programları, Uzaktan Eğitimde de Lisans/Yüksek Lisans programlarını tamamlamak mümkün olabilmektedir. Öğrencilerin kendi kendilerine ders çalışarak ve belli tarihlerde sınavlara girerek tamamladıkları bu programlar Türkiye genelinde oldukça yüksek oranda ilgi görmektedir. Açıköğretim/Uzaktan Eğitimin çok önemli avantajlarından biri de ikinci bir üniversite tamamlama imkanı vermesidir. Bir kişinin iki ayrı örgün öğretim programına aynı anda kayıt yaptırmasına imkan verilmezken, bir örgün ve aynı anda bir Açıköğretim/Uzaktan Eğitim programına kayıt yaptırma imkanı vardır. Bu durum da, özellikle  bu programlara katılımı daha da arttırmaktadır.AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTELERİ (AÖF) Açıköğretim Fakültelerinde 2 yıllık ön lisans ve 4 yıllık lisans programlarını tamamlama imkanı sunulmaktadır. Bazı programların kontenjanları sınırlıdır, bazıları ise sınırsız sayıda öğrenciye açıktır.Kimler Girebilir? Sınavla Başvuru: Lise mezunu olup, YGS sınavından 140’ın üzerinde puan alanlar, kontenjanı sınırlı veya sınırsız olan tüm lisans veya önlisans programlarını tercihlerinden gösterip yeterli puan aldıkları takdirde yerleştirilebilirler.Sınavsız Başvuru: Örgün eğitim kurumlarının 2 yıllık önlisans veya 4 yıllık lisans programlarına halen kayıtlı olanlar veya mezunlar,Açıköğretim önlisans ya da lisans programlarından mezun olanlar (okumakta veya mezun oldukları alanlarda olmamak kaydıyla)  Açıköğretim/ Uzaktan öğretim ön lisans veya lisans programlarına sınava girmeden başvuru yapabilirler. Örgün eğitimdeki kayıtlarını sildirmelerine gerek yoktur ve doğrudan ilgili Üniversiteye başvurarak kayıt yaptırabilirler.Dersleri nasıl takip edilir?Açıköğretim Fakültesinde öğrencilerin dersleri izlemek için yararlanabilecekleri kaynaklar arasında kitaplar, CD’ler, televizyon ve radyo programları ve internet siteleri vardır. Ayrıca uygun bulunan bölgelerde akademik danışmanlık ve uygulama hizmetleri (yüz yüze eğitim) de verilmektedir.Anadolu Üniversitesi ve TRT ortaklığı ile TRT Okul’da gün boyunca AÖF dersleri yayınlanmaktadır. Anadolu Üniversitesi bünyesindeki “aof e-ogrenme “ sitesinde ve diğer forum sitelerinde dersler ve sınavlarla ilgili destek verilmektedir. E-öğrenme portalında yer alan en yeni hizmetlerden biri canlı ve interaktif sanal sınıflarda alanlarında uzman akademisyenlerin yüz yüze ders verdiği e-seminerhizmetidir. Diğer hizmetler ise, etkileşimli e-kitap ve e-öğrenme malzemeleridir. Öğrencilerin, hem dersin sorumlusu olan öğretim elemanlarıyla hem de ilgili dersi alan diğer açıköğretim öğrencileriyle bilgi alış-verişinde bulunup, sorular sorabilecekleri Tartışma Gurupları da yeni hizmetlerden bir diğeridir. Tüm bu yeni hizmetlerle Açıköğretimle Uzaktan Eğitim arasındaki önemli farklar da azalmaya başlamıştır.Sınavlar ve Kredi SistemiAçıköğretim Fakülteleri 2012 yılından itibaren kredili sisteme geçmiştir.Kredili sistemde öğretim yılı bahar ve güz olarak iki döneme ayrılır.Her ders için her dönemde en az bir ara sınav ve bir yılsonu sınavı yapılır.Yılsonu sınavları klasik yöntemle bizzat sınav yapılacak merkezlere giderek alınır.Kredili sistemde bütünleme sınavı yoktur. Ara ya da yılsonu sınavlarına girmeyen bir öğrenci girmediği sınavdan sıfır almış sayılır.Sınavlarda değerlendirmeler 100 üzerinden yapılır. Ders geçme notu ara ve yılsonu sınavlarının farklı ağırlıklarda etkisiyle hesaplanır.DenklikAçıköğretim fakültesindeki  bütün bölümler diğer örgün yükseköğretim kurumlarındaki bölümlere denktir. Açıköğretim öğrencileri diğer üniversite öğrencilerinin yararlanabildiği  tüm sosyal haklardan yararlanabilmektedir.Yatay Geçiş/Dikey GeçişYatay Geçiş: Açıköğretim ya da Uzaktan Eğitim Programlarından Örgün Öğretime Yatay Geçiş Yapılabilir.Şartları: Öğrencinin öğrenim görmekte olduğu programdaki genel not ortalamasının 100 üzerinden en az 80 olması gerekir. Ya da öğrencinin kayıt olduğu yıldaki merkezi yerleştirme puanının, geçmek istediği üniversitenin diploma programının o yılki taban puanına eşit veya yüksek olması gerekir. Dikey Geçiş: Açıköğretim Fakültelerinin 2 yıllık önlisans programlarından, 4 yıllık bir Açıköğretim  ya da örgün eğitim programına geçiş yaparak Lisans diploması almak mümkündür. Bu geçiş için gerekli şartları sağlayanların Dikey Geçiş Sınavı’na girip başarılı olmaları gerekir. Bu konuda daha detaylı bilgileri Dikey Geçiş yazımızda bulabilrsin.Ayrıca, bazı bölümler için istisnai durumlar sözkonusudur.**_Meslek Yüksekokulları ile Açıköğretim Fakültesinin önlisans programlarından mezun olan öğrenciler Açıköğretim, İktisat, İşletme Fakültelerinin lisans bölümlerine sınavsız “Dikey Geçiş” kapsamında kayıt yaptırabilirler._**_ Açıköğretim, İktisat, İşletme Fakültelerine sınavsız Dikey Geçiş kapsamında kayıt için Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) yapılan Dikey Geçiş Sınavına (DGS) girme şartı bulunmamaktadır._Kayıt ve Öğrenim SüresiÖğrencilerin, kayıt yaptırdıkları yıldan başlamak üzere önlisans programında 4 yıl, lisans programlarında ise 7 yıl boyunca öğrencilik haklarından yararlanma ve programa devam etme hakları vardır.Öğrenciler kayıtlarını yenilemedikleri dönemlerde öğrencilik haklarından yararlanamaz, ancak sürelerini kullanmış sayılırlar.Bu sürelerin bitiminde öğrenciler kayıtlarını yenilerlerse, sınavlara katılarak öğretimlerini sürdürebilirler, ancak öğrencilik haklarından yararlanamazlar.Açık öğretim programlarının herhangi birinde öğrenci iken okumakta olduğu alan dışındaki örgün öğretim programlarından birine yerleştirilen adayların açık öğretimdeki kayıtları silinmez.Türkiye’de Açıköğretim Fakülteleri Bulunan Üniversiteler:İstanbul Üniversitesi (Auzef),Anadolu Üniversitesi (AÖF) veAtatürk Üniversitesi (Ata-AÖF)UZAKTAN EĞİTİMAçıköğretimde olduğu gibi, bir yandan yüksek öğretime devam ederken, bir yandan da iş hayatını sürdürmek isteyenler, ya da bulunduğu şehrin dışındaki bir üniversiteden eğitim almak isteyenler için önemli bir seçenek haline gelen Uzaktan Eğitim, çağımızın teknolojik gelişmeleriyle birlikte örgün eğitimle yarışabilecek kalitede eğitim sunabilmektedir.Uzaktan Eğitim’de, Önlisans, Lisans veya Yüksek Lisans programlarının yanı sıra Lisans tamamlama ve Sertifika programları da sunulmaktadır.Kimler Başvurabilir?Lise mezunu olup, YGS sınavından 140’ın üzerinde puan alanlar, tüm Lisans veya Ön lisans programlarını tercihlerinde gösterip yeterli puan aldıkları takdirde yerleştirilebilirler.Yüksek Lisans programlarına ise diğer yüksek lisans programlarına yapıldığı şekilde başvuru yapılır. ALES, GMAT ve GRE sınavlarından (ALES dışındaki sınavların kabul edilip edilmediği başvuru yapılan enstitüden öğrenilebilir) yeterli puan alan ve diğer belgelerini tamamlayan lisans mezunları uzaktan eğitim yüksek lisans programlarına başvuru yapabilirler.Dersler Nasıl Takip Edilir?Uzaktan eğitim programlarında dersin iki farklı işleniş biçimi vardır.Eğitimler bazen eşzamanlı bazen de serbest zamanlı olmaktadır.Eşzamanlı eğitimlerde daha önceden belirlenen gün ve saatte öğrenciler bilgisayar başında bulunur ve sanal bir sınıf ortamında sınıf arkadaşları ve öğretmeni ile bir araya gelmiş olur. Sanal sınıf ortamlarında öğretmene soru sorabilen öğrenciler aynı zamanda uzaktan eğitimin eksik yanı olan sosyal etkileşimi de sağlamış olurlar. Eşzamanlı eğitimde öğrenci zaman açısından bağımlı olsa bile, mekan olarak bağımsızdır. Herhangi bir  şehrin, ülkenin ve hatta dünyanın farklı yerlerindeki öğrenciler, aynı anda sanal bir sınıfta bir araya gelip, birbirleriyle sosyal paylaşımlar içerisinde olabilirler.Serbest zamanlı eğitim ise hem zaman hem mekanda bağımsızlık sağlayan uzaktan eğitim türüdür. Programa kayıtlı öğrenci, dersleri istediği gün ve saatte girip takip edebilir. Daha sonra tekrar girdiğinde kaldığı yerden devam edebilir, eğitmenine ya da arkadaşlarına sorular sorabilir, paylaşımlarda bulunabilir.Alınan Diplomada Örgün Öğretime Göre Herhangi Bir Fark Var mıdır?Bazı programlar örgün öğretim mezunlarının sahip olduğu diplomanın birebir aynısını verirken bazı üniversitelerin programlarının diplomalarında Uzaktan Eğitim ibaresi yer almaktadır.Uzaktan Eğitim Hangi Üniversitelerde Var?Türkiye’de uzaktan eğitim merkezi bulunan yaklaşık 50 üniversite bulunuyor. 10 yılı aşkın süredir Uzaktan Eğitim Merkezine sahip olan üniversitelerin yanı sıra her geçen yıl yeni üniversiteler uzaktan eğitim merkezi kuruyor. Uzaktan Eğitim Merkezine sahip olan üniversitelerin bir kısmı aşağıda listelenmiştir. Bunların yanı sıra üniversitelerin web sitelerinden Uzaktan Eğitim Merkezlerine ulaşabilirsin.Akdeniz ÜniversitesiAnadolu ÜniversitesiAnkara ÜniversitesiAtılım ÜniversitesiAtatürk ÜniversitesiBahçeşehir ÜniversitesiBaşkent ÜniversitesiBoğaziçi ÜniversitesiÇanakkale Onsekiz Mart ÜniversitesiDokuz Eylül ÜniversitesiEge ÜniversitesiFatih ÜniversitesiFırat ÜniversitesiGazi ÜniversitesiHacettepe Üniversitesiİnönü Üniversitesiİstanbul Arel Üniversitesiİstanbul Aydın Üniversitesiİstanbul Teknik Üniversitesiİstanbul ÜniversitesiKaradeniz Teknik ÜniversitesiKırıkkale ÜniversitesiMaltepe ÜniversitesiMersin ÜniversitesiOndokuz Mayıs ÜniversitesiYıldız Teknik ÜniversitesiAçıköğretim ile Uzaktan Eğitimin Benzerlikleri ve Farklılıkları Benzerlikler:Açık öğretim ile uzaktan eğitim arasındaki en önemli ortak nokta öğrencilerin her iki sistemde de okula gitmeden eğitim almalarıdır.Öğrenciler her iki öğretimi de tercihleri arasında göstererek ÖSYM tarafından programlara yerleştirilebilirler. Bunun yanısıra, daha önce belirtilen şartları sağlayan herkes programlara sınava girmeden doğrudan başvurabilirler.Her iki öğretimde de arasınavlar internetten, yılsonu sınavları da okula giderek yapılır.Farklılıklar:Uzaktan eğitimde, öğrenciler öğretim elemanları ile iletişim kurabilmekte, sanal derslere katılarak sorular sorabilmektedir. AÖF’de bu durum çok yaygın olmamakla birlikte yeni yeni uygulanmaya başlamıştır. Anadolu Üniversitesi’nin e-öğrenme portalında buna benzer hizmetler sunulmaya başlamıştır.AÖF'de öğrenciyi araştırmaya sevk eden proje ve ödevler verilmez. Uzaktan eğitimde ise, öğrenciler yaptıkları projeleri ve ödevleri öğretim elemanına göndererek dönüt alabilir.Uzaktan eğitim programlarının ücretleri, AÖF’den çok daha yüksektir.
Reklam