Haşlaması, İzmir köftesi, pilavı ve Kemalpaşa tatlısı ile esnaf lokantaları, fiyat/kalite performansı açısından tartışmasız yeme-içme sektörünün ipi göğüsleyenidir. Esnaf lokantalarını bu derece samimi ve vazgeçilmez kılan kendilerine has bazı özellikleri!
Quora'da bir başlık altında insanlar her gün yaptığımız ama yanlış yaptığımız şeyleri tartışmış. Ben de bunların en iyilerini toparladım sizin için. Not: Videoların çoğu ingilizce ama hiç ingilizce bilmeseniz de videoları izleyerek olayı kapabilirsiniz.
Geçen sene Gezi eylemleri gerekçesiyle iptal edilen birçok konserin ardından bu sene İstanbul birbirinden ünlü isimlere ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türkiye’ye ilk kez gelecek Lady Gaga, Justin Timberlake, Pixies gibi sanatçı ve grupların yanı sıra Bob Dylan, Metallica, Manu Chao, Massive Attack ve Kaiser Chiefs‘in yolları da bir kez daha Türkiye’den geçecek. Yaz konserlerinin sıralı tam listesini gazeteci ve müzik yazarı Çetin Cem Yılmaz kendi blogunda listeledi.
Mısır’ın kudretli kraliçesi Nefertiti’den gizemli Mona Lisa’ya, doğanın ‘ çığlığını ‘ hisseden Perulu totemden Marilyn Monroe’ya… The Guardian’dan Jonathan Jones, sanat tarihinin unutulmaz yüzlerini derledi.
Başbakan Erdoğan Danıştay töreninde konuşan Türkiye Barolar Birliği Başkanı'nı siyasi konuşmakla suçladı, 'Yalan söylüyorsun. Böyle edepsizlik olmaz' diye bağırdı.
Danıştay'ın kuruluşunun 146. yıldönümü için başkent Ankara'da yapılan törende 'edepsizlik' gerginliği yaşandı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun konuşmasının uzadığını belirterek tepki gösterdi. Feyzioğlu konuşmasının sonunda cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili temennilerini dile getirirken Erdoğan, 'Bir saattir sen konuşuyorsun. Ne hakkın var ya. Yanlış konuşuyorsun. Böyle edepsizlik olmaz. Neler yapıldığından haberin var mı?' diye bağırdı.
Yüzlerce kişiyle paylaşmana gerek olmayan, çünkü zaten paylaşman gerekenle paylaştığın anlarda orada ol. Kafanı kaldır ve etrafına bak. Etrafındakileri gör...
Dünyanın gözü, 300′e yakın kız öğrencinin 14 Nisan gecesi İslamcı terör örgütü Boko Haram tarafından kaçırıldığı Afrika ülkesi Nijerya’da. Afrika’nın en büyük ekonomisi, kıtanın en büyük, dünyanın da 12. büyük petrol üreticisi konumundaki Nijerya, özellikle ‘Batı yanlısı’ eğitim kurumlarını hedef alan Boko Haram’ın şiddetinden kurtulamıyor. Peki kız öğrenciler niçin kaçırıldı, Boko Haram örgütünün var oluş nedeni ne?Diken'den Işın Eliçin mercek altına aldı...
Öğrencilik hayatının bitimine binaen, hayat kaygısı, iş bulma stresi, askerlik, evlilik vb. gibi konulardan yeterince darlanmış bünyeleri çileden çıkarmaya alternatif bir diğer durumdur öğrenci evinden ayrılmak. Her ne kadar çöpünden püsüründen sıkılmış, taşınmayı aynı zamanda bir kurtuluş sembolü olarak gören gençler için, işlerin aslında o kadar da kolay olmadığını gösteren 10 maddelik tespitimizi buyrun inceleyin.
Dokuz Eylül Üniversitesi Güneş Arabaları Ekibince (Solaris) tasarlanıp üretimi gerçekleştirilen, Türkiye'nin ilk 4 tekerlekli 2 kişilik elektrikli aracı olduğu bildirilen DEMOBİL, törenle tanıtıldı. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Güneş Arabaları Ekibince (Solaris) tasarlanıp üretimi gerçekleştirilen, Türkiye'nin ilk 4 tekerlekli 2 kişilik elektrikli aracı olduğu bildirilen DEMOBİL, törenle tanıtıldı. Proje yürütücülüğünü üstlenen DEÜ Üniversite Sanayi Uygulama ve Araştırma Merkezi (DESUM) Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Bayram, törendeki konuşmasında, akademisyen, girişimci ve öğrencilerden oluşan Solaris'in, bugüne kadar ürettiği güneş arabalarıyla çeşitli yarışmalardan dereceler aldığını belirtti. Solaris'in ilk kez elektrikle çalışan araç tasarladığına değinen Bayram, 'İzmir Kalkınma Ajansı, projemizi destekledi. Üniversite tarihi için önemli olan projeyle farklı fakültelerden akademisyen ve öğrenciler bir araya geldi. DEMOBİL, güneşten elde ettiğimiz elektrik enerjisiyle şarj edilebiliyor. Burada fark yarattık. Bünyesinde kullanılacağı kampüste, şarj istasyonları olacak. Sonraki aşama, güneşten enerji üreten fotovoltaik hücre yapmak.' DEÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Füzün de son yıllarda atılım içinde olduğunu ifade ettiği üniversite bünyesinde teknoloji geliştirme bölgesi kurduklarını anlatarak, 29 Ekim'de tamamen hizmete girecek DEÜ Biyomedikal Ar-Ge Merkezi'nin, Türkiye, Ortadoğu ve Doğu Avrupa'nın en büyük gen merkezi olması için çalıştıklarını dile getirdi. Konuşmaların ardından DEMOBİL, katılımcılara gösterildi. DEMOBİL'in özellikleri Türkiye'nin ilk 4 tekerlekli ve 2 kişilik elektrikle çalışan otomobili olduğu bildirilen DEMOBİL, saatte 80-100 kilometre hıza ulaşabiliyor. Dış gövdesi kompozit olan ve karbon fiberden üretilmesiyle çelik kullanılan araca göre ağırlığı 40-50 kilogram civarında azaltılan DEMOBİL'in ağırlığı 250 kilogram. Motor, pil kontrol sistemi, telemetri ve maksimum güç noktası takipçilerinin Solaris tarafından tasarlanıp üretildiği DEMOBİL'in menzili de ortalama 80 kilometre. Güneş enerjisiyle panellerden şarj edilmesi yaklaşık 2 saat süren DEMOBİL'in, şebeke elektriğiyle şarj edilmesi ise 4 saati buluyor. DEMOBİL'in 3 araç için yatırım maliyetinin 100 bin lira olduğu, bunun yerli kaynakların kullanımının artmasıyla daha da aşağıya çekilebileceği kaydedildi. Geçen hafta düzenlenen Bursa Bilim Şenliği'nde ilk kez görücüye çıkan otomobil, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız tarafından kullanmıştı. Emre Umurbilir/AA
Akıllı cep telefonunuzu çok seviyor olabilirsiniz ama bu 5 şeyi yapmamanızda yarar var... Akıllı telefonunuz, cebinizde birçok konuda yardımınıza yetişen sihirli bir yardımcınız olabilir, ancak aynı zamanda sizi sosyal olmaktan alıkoyabilir, yön bulma duygunuzu ortadan kaldırabilir. Aslında bu sorunları çözmek oldukça kolay, ancak öncelikle onları yaptığımızı bilmeliyiz: 1. Her konuda telefonunuza güveniyorsunuz Akıllı cebiniz sizi aptallaştırmıyor olabilir, ancak örneğin gideceğiniz yere her zaman GPS ile gitmeniz, bir yere kendi kendinize nasıl gideceğinizi size unutturabilir. Önemli telefon numaralarını hatırlamıyorsanız, acil bir durumda zor anlar yaşayabilirsiniz. Telefonunuzu yaptığınız işlerin yerine geçen bir cihazdan çok onları tamamlayan bir yardımcı yerine koymanız, daha uygun olacaktır. Bu sorunu gidermek için talep ettiğiniz veriyi hatırlamaya çalışın. Gideceğiniz yer için takip etmeniz gereken yönleri yüksek sesle tekrarlayarak aklınızda tutun.2. Çok iyi bir uygulama için 1 dolar vermemek: Akıllı ceplerde çok sayıda iyi ve ücretsiz uygulama bulmak mümkün. Zaman zaman ise çok küçük bir ücret karşılığında çok iyi bir uygulamaya sahip olabilirsiniz. Eğer 5 liraya yiyebileceğimiz bir yemek için dışarıda sadece daha kolay ve daha lezzetli olduğu için 15 lira veriyorsak, uygulamalarda da aynısı geçerli olabilir. 1-2 dolar gibi küçük bir ücret karşılığında satın alacağınız uygulama, sizi birçok zahmetten kurtarabilir ve hatta eğlendirebilir.3. Size her şeyi telefonunuz hatırlatıyor: Telefonunuz tarafından sıkça uyarıldığınızda, onu sıkça elinize alarak ekranına bakmak gibi bir alışkanlık edinirsiniz. Bazı kullanıcılar, telefonlarının herhangi bir uyarı vermemesine rağmen titrediğini düşünebiliyorlar.Sadece önemli olan uyarıları almayı ve başka zaman kontrol edebileceğiniz şeyler için uyarılmamayı tercih etmeniz, dikkatinizin dağılmasını engelleyecek, telefonunuzu her dakika elinize almanıza engel olacaktır.4. Arabada telefonunuzla oynuyorsunuz: Araba sürerken metin mesajı yazmak, sarhoş araba sürmekten daha tehlikeli olabilir.5. Gizlilik ayarlarınızı izlemiyorsunuz: Akıllı cebiniz çok sayıda kişisel bilgi içerir. Bu durum iki önemli gizlilik sorununa yol açar. Bunlardan birincisi, telefonunuz çalındığında hırsızların verilerinize kolaylıkla erişebileceğidir. İkincisi ise bazı uygulamaların sizin hakkınızda bilginiz dışında veri toplayabilmesidir. Bu sorunları çözmek üzere telefonunuzu bir parola ile koruyabilir, uzaktan silme özelliğini etkinleştirebilirsiniz. Android'de yeni bir uygulama yüklerken, hangi izinlere ihtiyaç duyduğunu dikkatle incelemek, yerinde bir davranış olacaktır.Chiponline
İstanbul’un siluetini bozduğu için Başbakan Erdoğan’ın 'Sahibiyle konuştum. Tıraşlayın dedim. Ama hiçbir şey yapmadılar. O yüzden çok kırıldım, 5 yıldır konuşmuyorum' şeklinde tepkisini çeken ve mahkeme tarafından yıkımına karar verilen 16:9 kulelerinin bulunduğu sahile 67 metre yüksekliğinde (22 kat) 10 adet yüksek bina daha geliyor. Bakırköy’de Veliefendi Hipodromu’nun önünde bulunan eski Sümerbank arazisinde Bizans dönemine ait Adalet Binası ve Sayfiye Sarayı kalıntıları yer alıyor. 'İstanbul’un tarihi silüete giren’ 16:9 kulelerinin yakınında bulunan Bakırköy’deki eski Sümerbank arazisinde 22 katlı 10 adet blokun yapımına başlandı. İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın Veliefendi Hipodromunun bulunduğu alanda yapılacağını açıkladığı Çırpıcı Şehir Parkı’nın yanında yer alacak 62 dönümlük araziye Doğa Mimarlık tarafından Pruva 34 projesi adı altında 7’si rezidans, 3’ü otel olarak kullanılacak 10 blok inşa edilecek. İnşaat çalışmalarının başladığı arazide Bizans dönemine ait Adalet Binası (Hebdomon Tribünalis) ile Sayfiye Sarayı (Hebdomon lucundianea) antik yapı kalıntıları bulunuyor. Arazinin bir kısmında yüzeye çıkan ve İstanbul 1 Nolu Koruma Kurulu tarafından tescillenen kalıntılar Bizans yerleşiminin bilinen az örneklerinden olması nedeniyle önem taşıyor. SİLUET TARTIŞMALARINDAN DERS ÇIKARILMADI Başbakan Erdoğan’ın şehrin silüetini bozduğu için traşlayın talimatı verdiği 16:9 kulelerinin bulunduğu sahil şeridinde yer alan Pruva 34 projesinin aynı olumsuz etkiyi göstereceğini söyleyen Mimarlar Odası İstanbul Şubesi Genel Sekreteri Ali Hacıalioğlu, 'Bu tartışmalardan adeta hiç ders çıkarmamış gibi çok yakınında yeni imar kararlarının da bu şekilde verilmesi samimiyetsizliği gösteriyor' dedi. Tarihi yarımadaya yakınlığı nedeniyle 16:9 projesinin siluete daha fazla etki yaptığını belirten Hacıalioğlu 'Sultanahmet Camisine olan izdüşümü 16:9 kadar olmayabilir. Ancak farklı bir açıdan baktığınızda aynı olumsuz etkiyi gösterecektir. Bazı açılardan algılanamayabilir ancak bazı açılardan çok ciddi şekilde siluet dengesini bozacak bir görünümü olacaktır' şeklinde konuştu. DEPREM AÇISINDAN SAĞLIKLI DEĞİL Sahil şeridinde ve Çırpıcı Deresinin hemen yanıbaşında bulunan arazide yapılaşma yoğunluğu turizm tesisleri için 2,5 emsal, turizm ticaret alanı için 2 emsal, ticaret ve konut alanı için 1 emsal olarak belirlenmiş. Yaklaşık 2 emsal inşaat izninin yerin 12 metre derinliğinde 3-4 kat bodrum katı anlamına geleceğinin altını çizen Hacıalioğlu 'Altyapı dengesi yoğunluğunu bozucu yoğunlukta. (Yapılaşmanın) deniz ve dere kenarında olması nedeniyle aşırı düzeyde bodrum katı da inilerek depremsellik ve korozyon açısından çok sağlıklı olduğu söylenemez' dedi. Hacıalioğlu, yüksek yoğunluklu imarın bölgeye ciddi bir nüfus yoğunluğu getireceğini söyleyerek projenin nüfusun ihtiyaç duyacağı kamusal alanlara yer ayırmadığını da ekledi. BİZANS KALINTILARININ KORUNMASI MÜMKÜN GÖZÜKMÜYOR Özelleştirme sürecinde yıkılan Sümerbank fabrikasının bulunduğu arazide Bizans dönemine ait Adalet Binası (Hebdomon Tribünalis) ile Sayfiye Sarayı (Hebdomon lucundianea) antik yapı kalıntıları bulunuyor. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü yüzeyde görülen bazı duvar kalıntıları ve buluntular üzerine kazı çalışması yaptı. Kazılarda çıkan buluntuların M.S. 6-13 yy’a ait olduğu, Bizans dönemi yerleşiminin bilinen az örneklerinden olduğu I No’lu Koruma Kurulu tarafından tescillendi. Arkeolojik kalıntıların kültür varlığı niteliği taşıdığının belirtildiği kararda komşu parsellerde de kültür varlığı niteliği taşıyabilecek buluntuların olabileceği belirtildi. KORUMA KURULU 'TARİHİ KALINTILAR ZARAR GÖRMESİN' DEDİ Öte yandan Kültür Bakanlığı İstanbul 1 Numaralı Koruma Kurulu inşaat sırasında kalıntıların zarar görmesini önleyici koruma tedbirlerinin alınmasına, kalıntılara ilişkin uygulama tamamlanmadan iskan izni verilmemesi gerektiğine karar verildi. Araziye bu kalıntıların korunması karşılığında inşaat yapma izni verildiğine dikkat çeken Hacıalioğlu 'Siz deniz kenarında, dere yatağında bütünüyle aşağıya iniyorsunuz. Yüzeyde temel izleri gözüken Bizans kalıntıların korunması pek mümkün gözükmüyor' ifadelerini kullandı. NEDEN TARLA FİYATINA SATTINIZ Eski Sümerbank fabrikasının bulunduğu arazi 2004 yılında Doğa Madencilik’e 44 milyon dolara satıldı. Arazi satışından kaynaklı bir kamu zararı olduğunu savunan Hacialioğlu 'Madem ki kamu eliyle bu kadar yüksek yoğunluklu bir yer olarak düzenleyecektiniz, neden neredeyse bir tarla fiyatına sattınız. Çünkü imar verildikten sonra arsanın değeri bugün 1 milyar dolardır. Burada satıştan kaynaklanan bir kamu zararından bahsetmek mümkün' diye konuştu. Ezgi ÇAPA/İSTANBUL,(DHA)