onedio
En Keyifli 5 Yunan Adası
Yunanistan'ın sahip olduğu ada sayısı ve çeşitliliği her bir adanın kendize özgü karaktere sahip olması seyahat edenlere birbirinden farklı seçenekler sunuyor.İşte birbirinden farklı kişiliğe sahip en keyifli 5 Yunan Adası...
En İyi Yunan Adaları
Birbirinden ilginç Yunan adalarını tanımaya ne dersiniz?Ege denizinde mutlaka size göre bir ada vardır.
Reklam
Reklam
Hiçbir Şey İmkansız Değildir
İbrahim iki kolunu da bir kazada kaybetti. Yılmadan sevdiği sporu yapabilmek için bütün engelleri aşan İbrahim, şimdi dünya şampiyonlarına karşı masa tenisinde göz dolduruyor.
Sokakta Yaşayanlar 35 Yaşını Göremiyor!
Devletin '343. şahıslar' olarak nitelediği sokak çocukları yaşadıklarını ve ne istediğini anlattı.Ortalama 35 yıl yaşayan sokak çocukları için, Beşiktaş Belediyesi'nde sosyal güvenlik uzmanı olarak hizmet veren sosyolog Güven Dağıstan , 'Önyargılar ortadan kaldırılmalıdır. Çocukların geçmiş yaşamları ve oradan getirdikleri tortular ağırdır. Konuya, toplumun genel sorunu olarak yaklaşılır. Oysa ortada bir sorun varsa, bu çocuklara aittir' dedi. Cumhuriyet gazetesinden Erk Acarer ile Meltem Yılmaz 'ın haberi şöyle: Gecenin bir yarısı, sokağın köşesinden ayaklarını sürüye sürüye yanınıza gelen, elindeki tineri ciğerine çekerken bakışlarını size diken, çorba içeceğini söyleyip para isteyen çocuklar var “sokak çocukları” diye kestirip attığımız. Her birinin hikâyesi farklı olsa da geçmişleri benzer. Parasızlık, geçimsizlik, sevgisizlik. Gelecekleri de ortak: Ortalama yaşam süreleri 35 yıl. Ailenin, toplumun, devletin sokağa terk ettiği çocuklar, hayatta kalmak için her geçen gün daha ağır mücadele veriyor... ‘Tinerci çocuk’ Ahmet’le birlikteyiz. 10 metrekarelik odada karşılıklı oturmuş birbirimizin gözünün içine bakıyor, nereden başlamak gerektiğini düşünüyoruz. “Gerçek adım bu değil ama gerçek olanı ağzımdan kaçırırsam da yazmayın olur mu” diyor, “Tamam” diyoruz, mutlu oluyor. “Yanınızda tiner çekebilir miyim” diye soruyor, “Sakıncası yok” diye karşılık veriyoruz, yine mutlu oluyor. “Ahmet” diyoruz, “seni mutlu etmek bu kadar kolay mı?” Gülüyor... 19 yaşında Ahmet. Anne babası o çok küçük yaştayken şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanmış. Ahmet ve kardeşleri de Çocuk Esirgeme Kurumu’na bırakılmış. “Herkesin ailesi gelirdi, bizimkiler gelmezdi” diye hatırlıyor o günleri. Babasına çok öfkeli: “Babam var ya, bizi bıraktı oraya ama kendi keyfine baktı. Bugün duyuyorum, trilyoner olmuş. Ama hâlâ ne arıyor ne soruyor.” Sokağın acımasız bir yanı var. Ahmet başını tinerden kaldırıp acı bir gülümsemeyle bakıyor; bir anda, “Ben 343’üm abi, beni dövmek serbest” diyor. Tek istediği şey kendisine bir iş verilmesi. “O zaman tineri de bırakacağım, kötü alışkanlıklarıda!” diyor. Otomobilinizin camını silmek isteyen bir sokak çocuğuna, “Hayır” diyerek ilk anda tepki verirseniz, sizinle inatlaşacaktır. Ancak ona bir çocuk olduğunu hissettirirseniz iş değişir. Gözlerinin içine bakıp samimi bir şekilde, “İstemiyorum” ya da “Bugün param yok” dediğinizde, o da gözlerinizin içine bakıp size gülümseyerek “Bu da benden olsun abi” diyecektir. Sokak çocukları, sokak köpeklerini sever. Üzerinde düşünülmemiş bir dayanışmadır bu. Sokak köpeği, soğuk kış gecelerinin battaniyesidir. Kimsesiz bir çocuk aynı zamanda “kendisini koruyan” bir köpeğe hiç tereddüt etmeden ekmeğini uzatır bu yüzden. Türkiye’de çocuk olmak zordur. Sokak çocuğu olmak ise akla hayale gelmeyecek kadar sert bir durumdur. Şehrinizin meydanında, sizinle birlikte yaşlanan bir sokak çocuğu görmeniz neredeyse olanaksızdır. Çünkü Türkiye’deki kimsesiz bir çocuğun “istisnalar dışında” 35 yaşına ulaşması çok zordur! Devlet, aile içi şiddet, anne babanın kaybı, cinsel ve fiziksel istismar nedeniyle sokakta yaşamaya mahkûm olan bir çocuğa 18 yaşına kadar bakmak zorundadır. Rehabilite edildiği ve “topluma kazandırıldığı” düşünülen genç, 21 yaşından itibaren tamamen sahipsiz ve kimsesizdir. ‘Hepsi kaybolup gidiyor’ Beşiktaş Belediyesi çatısında, sosyal güvenlik uzmanı olarak hizmet veren sosyolog Güven Dağıstan, “Esas öykü de tam bu noktada başlar” diyerek anlatıyor: “Bireyleri topluma kazandırdık diyerek konuyu kapatan bir sistem hiçbir meseleyi çözemez. Çocukların çoğu kaybolup giderler. Bir fabrika gibi problem üreten bir mekanizmadır bu. Sorunlu bireyler ortaya çıkarır. Onlar yok olunca, yerlerine yenileri eklenir. Öncelikle ‘gerçekte mağdur olan’ bu çocukları yakından tanımak, problemlerini anlamaya çalışmak gerekir. Önyargılar ortadan kaldırılmalıdır. Çocukların geçmiş yaşamları ve oradan getirdikleri tortular ağırdır. Konuya, toplumun genel sorunu olarak yaklaşılır. Oysa ortada bir sorun varsa, bu çocuklara aittir. En küçüğünün üzerinde 5 bıçak yarası bulunur. Devlet mekanizmasında, sadece sonuçlarla ilgilenme geleneği vardır. Ancak ‘neden’ sorusuyla ilgilenmeden çözüme ulaşılmaz.” Peki, devletin “343. şahıslar” diye kodladığı bu çocuklar neden bu durumda? Sosyolog Dağıstan, “Zaten sorunlu olan toplumsal yapının üzerine, ailede yaşanan problemleri eklerseniz sorular anlam kazanmaya başlar” diyerek sözlerini sürdürüyor: “Hemen hepsi şiddet mağdurudur. Şiddet ise her türlü ayrımcılığın bizzat kendisi, her türlü nefretin yansımasıdır. Çocukların dramı aileden başlar. Sonra kaldıkları çeşitli devlet kurumlarındaki personelden dayak yerler. Sokakta hemen her gün polis şiddetine maruz kalırlar. Çocuklar bize, polisin kendilerini MOBESE kameralarını kapatarak dövdüklerini söylüyorlar. Sokak çocuklarının ‘şiddetle’ birlikte anılması genel bir anlayış olmuştur. Bu denli mağdur olan bireylerin durdukları noktayı anlayabilmek gerekir. Her türlü güvensizlikleri, otorite ve kurallar karşısındaki tepkileri çok anlaşılırdır. Varlıklı kişilerin artıkları yoksullara kalır. Bu çocuklar ise tabağın son kısmını sıyırır. Aslında bu kadar itilip kakılan, bunca kötü muameleye uğrayan ve aç yatıp kalkan bu genç insanların nasıl olup da bir sosyal patlamaya yol açmadıklarına şaşmak gerekir.” Tinerci, balici, sokak çocuğu… İlginçtir ki hiçbir toplumsal raporda, “sokak çocukları toplumdaki diğer bireylerden daha fazla şiddete meyillidir” diye bir veriye rastlanmıyor. Ancak her nedense, “aslında bizzat mağdur olan bu çocuklar” yanlarına yaklaşılması bile tehlikeli potansiyel suçlular olarak görülüyor. Acaba iyileştirici olmaktan çok uzak olan sistem, yanına çektiği medya gibi kanallarla kendini aklayabilmek için bu çocukları mı karalıyor? Problemleri çözemeyen devlet, “Onlarla biz bile uğraşamadık, bu çocuklar kötüdür” algısı yaratıp bunu yaymak için mi uğraşıyor? “Mekanizmanın böyle çalışmadığını umuyorum” diyen sosyolog Güven Dağıstan, “Sistemin kendisinden kaynaklanan bir sorun olduğunu da kabul etmek gerekir” diye anlatıyor: “Aslında bu çocukları tanımlarken farkında bile olmadan ‘tinerci’, ‘balici’ gibi ayrıştırıcı ve ötekileştiren bir dil kullanıyoruz. Siyaset figürleri bizim söylemlerimizi de belirliyor. Birileri çıkıp ‘Tinerci bir nesil istemiyoruz’ diyebiliyor önünü ardını düşünmeden. Bir sokak çocuğu bir suça karışmışsa bu manşet olur. Ancak söz konusu gazeteye dikkatli bakarsanız, o haberin hemen altında bulunan gasp, kadın cinayeti ve başka suç haberlerini de görürsünüz. Her nedense, medyada sokak çocuklarının karıştıkları olayları canlı tutma isteği vardır. Bu algı, toplumu olumsuz yönde besler. İnsanların trafikte bile birbirlerini boğazlama eğiliminde oldukları, her an birbirleriyle kavga ettikleri ve fiziksel olarak güçsüz olanların sürekli mağduriyete uğradıkları bir yapıda bu çocuklara herkesten çok yüklenilmesi ilginç bir durumdur.”T24
Reklam
'Cem Garipoğlu'nun Değil Babasının Avukatı Oldum'
Kendisi hakkında 'Cem Garipoğlu'nun avukatlığını yaptı' eleştirilerine yanıt veren Feyzioğlu, 'Ben Cem Garipoğlu'nun babasının avukatı oldum.' dedi. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Uğur Dündar’ın sunduğu 'Halk Arenası' programına konuk oldu. Kendisine yönelik eleştirilere yanıt veren Feyzioğlu, Cem Garipoğlu'nun avukatlığını yaptığı iddialarını da yalanladı. 'İLK DEFA AÇIKLAYACAĞIM' Geçtiğimiz günlerde Danıştay etkinliğinde Başbakan Erdoğan ile yaşadığı tartışma ile gündeme gelen Feyzioğlu, basında kendisi hakkında başlatılan karalama kampanyalarını kınadığını belirtti. Cem Garipoğlu'nun avukatlığını yaptığı yönündeki iddiaları yalanlayan Feyzioğlu 'Ben Cem Garipoğlu'nun babasının avukatı oldum. Neden olduğumu ilk defa açıklayacağım. Toplum bir bütün olarak bir insanı linç etmeye karar vermişti. Kötüydü ve linç edilmeliydi. Olayın trajik olduğu konusunda hemfikiriz. O zaman bana dosyayı göstermediler. Bir baba oğluyla birlikte eline testere alıp bir kızı öldürmekle suçlanıyor. Bu suçu o babanın mantık çerçevesinde bu suçu işlemiş olduğuna inanmıyorum' dedi.haberler.com
Reklam
Tumblr 7 Milyon Ziyaretçi Kaybetti
Yahoo’nun 1,1 milyar dolara satın aldığı sosyal ağ Tumblr, geçtiğimiz aralık ayından bu yana 7 milyon ziyaretçi kaybetti. Neredeyse iki yıl gibi bir süredir Yahoo’nun CEO’luğunu üstlenen Marissa Mayer, firmanın birçok web sitesini ve uygulamasını yeniledi; birçok satın alma gerçekleştirdi. Bu satın almalardan en dikkat çekicisi de şüphesiz 1,1 milyar dolara tamamlanan Tumblr oldu. Gel gelelim, büyük umutlarla gerçekleştirilen bu satın alma, bir nevi hayal kırıklığına dönüşüyor gibi. Wall Street Journal, Comscore’un verilerine dayandırdığı haberinde Tumblr’ın aralık ayında 49 milyon olan ziyaretçilerinin, mart ayında 42 milyona düştüğünü yazdı. Şayet bu veriler doğruysa, Tumblr üç ayda 7 milyon ziyaretçisini; yani ziyaretçilerinin yüzde 15′ini kaybetti. Bu denli büyük bir düşüşe neyin sebep olduğu bilinmiyor. Kimisi düşüşü satın almaya bağlasa da, Yahoo Tumblr’da pek bir değişiklik yapmadığından bunun doğru olduğunu düşünmüyoruz.Stuff
16 Yaşında Üniversite ve Liseyi Aynı Anda Bitiren Dahi Kız
ABD'nin Florida eyaletinde yaşayan 16 yaşındaki Grace Bush adlı öğrenci bir hafta aralıkla lise ve üniversite diploması alarak olağanüstü bir başarıya imzaya attı.Bush, geçtiğimiz cuma günü Florida Atlantik Eğitim Kurumu'nun üniversitesinden Ceza Hukuku lisans diploması aldı. Başarılı öğrenci, aynı eğitim kurumunun lise bölümünden gelecek mezuniyet belgesini ise bu cuma günü alacak. Bush bu başarısını, belirli şartları yerine getiren öğrencilere aynı anda hem lise hem de üniversite derslerini alabilme imkanı sunan bir program sayesinde gerçekleştirdi. '13 yaşında başladığım programı, yaz dönemlerinde de aldığım dersler sayesinde 4 yıldan kısa bir sürede bitirmeyi başardım' diyen Bush bundan sonraki hedefinin de yine hukuk alanında bir master derecesi almak olduğunu söylüyor. 9 çocuklu bir ailenin 3'üncü kızı olan Grace Bush, başarısını haber yapan gazetecilere de 'Bir gün ABD'nin adalet bakanı olacağım' diyerek hedefini yüksek tuttuğunu anlattı. Bush'un ailesi ise kızlarının başarısından memnun. Grace'in 2 yaşında okumaya başladığını söyleyen annesi kızının koyduğu hedeflere ulaşacağından emin olduğunu bildirdi.6 saat uyuyor9 çocuklu ailenin kızı olan Grace Bush iki diplomayı birden alabilmek için oldukça disiplinli bir yaşam sürdüğünü ancak hiçbir zaman hobilerinden de vazgeçmediğini söylüyor. Bush her sabah 05:30'da yataktan kalktığını, iki farklı orkestrada flüt çaldığını söylüyor. Günde 6 saat uyuyan Bush 'Bazen çocukluğumu yaşayamadığımı düşünsem de mutluyum' diyor.
Reklam
Kara Murat Serisinin Çok Efsane Olmasının 28 Sebebi
Bizans Bizans olalı böyle zulüm görmedi... Yerden 100 metre zıplayan, 5 okla 5 farklı kişiyi vuran, eliyle ok atabilen, atının yanında yolculuk etmeyi adet edinmiş, tek vuruşta 10 Bizans askerini ekarte edebilen bu yağız delikanlı karşısında Bizans yine iyi bile dayanmış diyebiliriz. İşte ana hatlarıyla Kara Murat denince akla gelenler ve onun Bizans'a ettikleri.
Angelina’nın Makyaj Kazası
Brad Pitt ile New York’ta HBO kanalının bir galasına katılan Angelina Jolie yüzündeki tuhaf beyaz pudra ile şaşırttı. Görüntüsünden habersiz kameralara poz veren Jölie’nin alnında ve çenesindeki kocaman beyaz pudra lekelerinin nereden geldiği ise anlaşılamadı. Maddox, 12, Pax, 10, Zahara, 9, Shiloh, 7, ve beş yaşındaki ikizler Knox ve Vivienne ile toplam 6 çocuğu olan, bir yandan da yeni filmi Maleficent’in tanıtımlarına koşturan güzel oyuncu belli ki acele hazırlanmış ve son kez aynada kendini kontrol etme şansı bulamamıştı. 38 yaşındaki Jolie, yüzündeki beyaz pudra lekelerine rağmen dar siyah kokteyl elbisesi ve atmalı yüksek topuk ayakkabıları ile her zamanki gibi göz kamaştırdı. Dipnot Tv
Reklam