onedio
Yanlış Meslek Seçmiş 20 Hakem
Hakemler spor müsabakalarının vazgeçilmez kahramanlarıdır. Her şey onların kararlarıyla başlar ve biter. Ama bazen öyle hakemlerle karşılaşıyoruz ki, sanki meslek seçiminde büyük bir hatanın kurbanı olmuş gibiler. Biz de asıl icra etmeleri gereken meslekleri belirledik. Hem kendi kariyerleri hem de sporseverler için hayırlara vesile olsun diyoruz. Buyrun tartışmalı pozisyonlarla inceleyelim efendim;
Kuzen ile Amcaoğlu Arasındaki 22 Fark
'Bu adamdan kuzenim diye mi bahsedeyim, amcamın oğlu diye mi?' ikilemine son. Artık kim kuzen kim amcaoğlu çok rahat ayırt edebileceksiniz. 'Amcaoğlu' aslında ayrı yazılır, ama siz hayatınızda hep birleşik tutun.
'Behzat Amir' Bu Sefer Bir Aşk Öyküsünde
Erdal Beşikçioğlu ile Sezin Akbaşoğulları 'Behzat Ç.'den sonra bu kez de Çiğdem Vitrinel'in çekimlerine bu hafta başlanan uzun metraj filmi 'Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku'da buluştu.'Geriye Kalan' isimli filmiyle iki sene önce Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünü alan Çiğdem Vitrinel ikinci uzun metrajlı filmi 'Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku'nun çekimlerine İstanbul'da başladı. İlhami Algör’ün aynı adlı romanından esinlenen filmin başrollerinde Erdal Beşikçioğlu ile Sezin Akbaşoğulları yer alıyor. İki oyuncu daha önce fenomen televizyon dizisi 'Behzat Ç.'de de karşılıklı rol almıştı. Filmin ana karakterlerinden yazar Arif’in aşkı ve kadınları anlamaya çalıştığı bir dönemde Müzeyyen’e rastlamasıyla, onun gizemli dünyasına yaptığı yolculuğun anlatıldığı filmde Harun Tekin, Hare Sürel, Derya Alabora, Ege Aydan, Kerem Atabeyoğlu, Erdinç Gülener ve Barış Yalçın da karşımızda olacak. Senaryosunu Çiğdem Vitrinel ve Ceyda Aşar’ın birlikte kaleme aldığı filmin yapımcılığını Marsel Kalvo, görüntü yönetmenliğini ise Vedat Özdemir gerçekleştirecek. Filmin müzikleri ise Harun Tekin’e teslim. Kaynak: Radikal
İşte Dünyanın En Çok Kullanılan 100 Emoji'si
Teknolojinin insan duygularını ele geçirmesiyle onları dile getirmenin en pratik yolu emoji'ler oluyor haliyle. Tüketim toplumu olarak duygularımızı da çabuk tükettiğimiz için emoji'ler bizler için adeta vazgeçilmez birer araç. O yüzden emoji ligindeki puan durumu da bizleri yakından ilgilendiriliyor. 'Seni Seviyorum' mu yazacaksın? Uğraşma; bir kalp yap geç. Gülmediğin bir şeye samimiyetsiz bir biçimde gülmüş gibi mi yapmak istiyorsun? Yap bir gülen surat. Twitter'a özel bir kod hazırlayan Matthew Rothenberg, dünya üzerinde en çok kullanılan emoji'leri kullanıldıkları toplam adetle birlikte listelemeyi başarmış. Gördüğünüz üzere kalp emoji'si birinciliği kimselere kaptırmıyor. 'Gülmekten gözlerimden yaş geldi kardo' emoji'si ise kalp emoji'sinin ardından ikinci gelerek Şampiyonlar Ligi'ne doğrudan katılmaya hak kazanıyor. Play Tuşu
Kılıçdaroğlu: 'O Bayrağı Oradan Sen İndirdin'
CHP lideri Kılıçdaroğlu, Türk bayrağının indirilmesinden Başbakan'ı sorumlu tutarak 'O bayrağı oradan sen indirdin sen!' dedi. Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Diyarbakır'daki olaylar sırasında Komutanlık bahçesindeki Türk Bayrağının indirilmesi ile ilgili sert açıklamalarda bulundu. Bayrağın indirilmesinden Başbakan Erdoğan'ı sorumlu tutan Kılıçdaroğlu, 'Şimdi bugün grup toplantısında celallenmiş. Bayrak nasıl inermiş, asker hesabını verecekmiş. O bayrağı oradan sen indirdin sen.' yorumunda bulundu. Kılıçdaroğlu daha önce de sınır karakolunda bayrak indirildiğini iddia ederek şu açıklamalarda bulundu: 'ESENDERE SINIR KARAKOLUNDA DA BAYRAK İNDİRİLDİ' Sadece olay bununla sınırlı değil. Esendere Sınır karakolunda da bayrak indirildi. Bunu açıkladım, çünkü elimde tutanak vardı, bayrak indirilmişti, pek çok yere de haber verilmişti. 7-8 memur tutanağa bağlamıştı. Açıkladıktan sonra o memurları Ankara’ya getirdiler. Eski tarihli tutanak tutturup, aşırı rüzgardan bayrak düşmüş dedirttiler. Bunların bayrağa falan saygısı yok. Bayrağa saygısı olan adam zaten böyle konuşmaz.' Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından önemli satır başları 'Bize oy versin vermesin bütün Yalova’ya selamlarımı sunuyorum. Yalovalılar da ben de yakından izleyeceğim, çünkü ben ona güveniyorum. O halkın adamı, halkına hesabını verecek. Sosyal demokrat belediyeciliği oraya getirecek. Sakarya Geyve’de ciddi bir taşkın oldu. Karaçay deresi, DSİ’nin ön görüsüzlüğü yüzünden kanalı dar tutarak taşmasına neden oldu. Milletvekilimiz süratle bölgeye gitti. Acılarını paylaştı, sorunlarını yakından takip edeceğiz. Tüm Geyvelilerin bunu bilmesini istiyoruz. Acıları atlatırız, acılarınızı paylaşıyoruz. Umarım kaybolan yurttaşımız derhal bulunur. Vefat ettiyse Allah’tan rahmet diliyorum. 'YARIN BİR YALANIN YIL DÖNÜMÜ' Yarın 11 Haziran, bir şeyin yıl dönümü. Bir yalanın yıl dönümü. 11 Haziran’da Başbakanlık koltuğunda oturan zat şöyle bir konuşma yapıyordu TBMM’de. “Dolmabahçe Camii’nde içki içildi bunun görüntülerini Cuma günü göstereceğiz” Kaç Cuma geçti? 52 hafta geçti. Başbakanlık koltuğunda oturan zat yalan söyledi mi? Yalan söyleyenden başbakan olur mu? Vallahi de billahi de olmaz. Bu yalanı niye söylüyor? İç çatışma çıksın diye. Ama bu ülkenin irfanı var. Bizim insanımızın bir sağ duyusu var. Yalanı hemen anlıyor, zaten hemen anladı. O kışkırttı. Ama o bir yalanı söyledi. Aradan 52 Cuma geçti, henüz daha ortada bir şey yok. Peki bunu söylerken yalan olduğu ortaya çıktıktan sonra yüzü kızardı mı? Kızarması için yüzü olması lazım. '12 YILDIR İKTİDARDALAR, 2 SORUNU HİÇ ÇÖZMEDİLER' 12 yıldır iktidarda bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi de iki sorunu hiç çözmedi. İşsizlik var mı, var. Gencecik çocuklar iş bekliyorlar var. Atama bekleyen öğretmenler var. Bu sorunu görmediler. Geçiyorum bir diğer konuya. Doğu, Güneydoğu’daki terör. Kürt sorununun çözümü konusunda zaman zaman 'CHP ne yapıyor?' diye soruyorlar. Şunu söylemek isterim, bu konuda en tutarlı, en sağlıklı çözümleri üreten parti biziz. Bunu çok rahat söylüyorum. 89 raporundan bugüne kadar bu sorunu çözmek için tutarlı politikaları oluşturan parti biziz. 'İKTİDAR ÇÖZÜME YAKLAŞMIYOR' Biz kimsenin burnu kanamasın istiyoruz. Herkes işinde gücünde olsun istiyoruz. Ama bu olmadı. Zaman zaman çatışmalar olduğunda yurttaşlara giderdik, şehit cenazelerine giderdik. Onlar şunu söylerdi, hiç unutmuyorum. Ne olur bu terörü durdurun. Yeni şehitler gelmesin, analar ağlamasın. Gittiğimiz her yerde bu söyledi. E biz de insanız, siyasetçiyiz. Sorunları çözmek istiyoruz. İktidar çözmüyor, çözüme yanaşmıyor. Ne yaptığını kimse bilmiyor. Ama biz aydınlıktan yanayız. Oturduk nasıl bir çözüm üretilir? Siyaset kurumu sorumluluk almak zorunda. Çözümün yolu neydi? Büyük bir toplumsal uzlaşmayı sağlamaktı. Bunu sağlarsak önemli mesafeler alabilirdik. Salt güvenlik politikalarıyla bu sorunun çözülmeyeceğini 30 yıllık tecrübe bunu gösterdi. 'AKP'NİN KAPISINI ÇALDIM' Gelin beraber kafa yoralım, akıl akıldan üstündür' dedik. Oturalım konuşalım. Bu çerçevede bir metin hazırladım ve o metni 6 Haziran 2012’de AKP’nin kapısını çaldım. Dedim ki 'Bu sorunu çözmemiz lazım. Bir uzlaşma komisyonu kuralım parlamentoda. 'BEN NE DEMİŞİM, O TARİHLİ GAZETELERE BAKIN' Biz bu niyetlerle yola çıktık. Yola çıktığımda o günün gazetelerine arkadaşlarımın bakmasını isterim. Dediler ki 'CHP çok büyük bir risk yüklendi.' Evet, çünkü biz insanımızın burnu kanamasın istiyorduk. Çünkü biz bu sorunu çözerken Türkiye’nin gündeminden çıkartmış olacaktık. Ben o tarihli gazetelere bakın. 'Her türlü bedeli ödemeye hazırım' demişim, 'Siyasette kan davası olmaz' demişim. 'Bunun için mücadele edelim' diye ifade etmişim. Gelin konuşalım, güzel. O zaman nerede konuşalım? Adresi de göstermişiz TBMM’de konuşalım. Bir uzlaşma komisyonu kuralım. Eşit sayıda insanlar katılsın buraya. Onun dışında olayın derinliğine ve olayın önemine özgü olarak parlamento dışında da bir akil adamlar heyeti oluşturalım. Yine her parti eşit sayıda aday belirlesin oraya. 'YENİ BİR KREDİ AÇTIK AMA...' Ben bunları söyledim, ama bu gerçekleşmedi. Bunun üzerine 5 Ocak 2013’te, Parti Meclisi toplantısı yaptık. O bölümü dikkatinize sunuyorum. 'Barışı sağlamak sadece emek işi değil akıl işidir. Kişisel çıkarları gözardı etme işidir. Sayın başbakana önerim bu kez açık ve dürüst politika üretmesidir. Türkiye yeni hayal kırıklıklarını hak etmiyor. Halkımız büyük bir sağ duyu ve barış umuduyla bekliyor. CHP barış için atılan adımların arkasında duracaktır. Bu ülkede kan dökülmesini istemiyoruz. Hiçbir yurttaşımızın açının teline zarar gelsin istemiyoruz. Biz geçmişteki bütün hatalarına karşı olarak Adalet ve Kalkınma Partisi’ne yeni bir kredi açıyoruz.' Dört madde belirlemişiz. Samimi ve dürüst olacağız Gizli ve kişisel bir ajandan olmayacak. Millete izah edemeyeceğin angajmanlara girmeyeceksin. Ana muhalefet partisine veya millete bilgi vereceksin. 'BİZ KATKIDA BULUNMAK İSTEDİK' Bundan sonra kişinin yaptığı konuşma: 'Sen nereye kredi vereceksin? Sen krediye muhtaçsın. Hangi krediye muhtaçsın? Meclis’te çok krediler verildi. Ama yenilen pehlivan güreşe doymazmış. Bunlar buna doğmuyorlar.' Biz katkıda bulunmak istedik. Ama o bunları reddetti. Bizim samimiyetimizde hiçbir yurttaşımın şüphe etmesini istemem. 'MASANIN BİR UCUNDA ÖCALAN BİR UCUNDA ERDOĞAN, SAMİMİ DE DEĞİLLLER DÜRÜST DE...' Masanın bir ucunda Abdullah Öcalan, öbür ucunda kim oturuyor? Recep Tayyip Erdoğan. Ne konuştuklarını kimse bilmiyor. Samimi ve dürüst değiller. Dedik ki 'Millete hesabını veremeyeceğin angajmanlara girme.' Girmiş olacak ki milletten de gizliyor. Millete bilgi ver dedik, ama bilgi de vermiyor. Barış ve güven ikiz kardeş gibidir. Eğer bir ülkede barışı sağlamak istiyorsanız güveni de sağlayacaksınız. Bu samimiyet demektir. Eğer siz barıştan uzaklaşmışsanız, güvenden uzaklaşmışsanız olmaz. Süreç diyorlar, süreç iyi gidiyor diyorlardı. Bu süreç iyi gidiyorsa bu insanlar niye dağa gidiyorlar? Şimdi analar Diyarbakır’da feryat ediyorlar. Peki bu ülkenin başbakanı ne yapıyor? Ağlıyor, ey BDP’liler gidin dağdan alın gelin. Demirtaş’ta cevap verdi. Çocukları ben getireceksem in başbakanlıktan. Başbakanlık makamı şikayet makamı değildir. 'VAY EFENDİM BAYRAK NASIL İNERMİŞ, YAHU SEN KİMSİN?' Bunların sonucu yine kaosa geldi. Bir askeri birlik düşünün. Tel örgüler var. atlıyorsun gidiyorsun. Bayrak direğine çıkıyorsun. Bayrağı indiriyorsun, alıyorsun tekrar dışarı geliyorsun. Başbakan ses çıkarmıyor, cumhurbaşkanı ses çıkarmıyor. Vay efendim bayrak nasıl inermiş. Yahu sen kimsin? Sana millet yetki verdi. bayrak bir ülkenin onurudur arkadaşlar, bir ülkenin namusudur. 'O BAYRAĞI ORADAN SEN İNDİRDİN SEN!' Bayrak inecek, bunların hepsi seyredecek. Şimdi bugün grup toplantısında celallenmiş. Bayrak nasıl inermiş, asker hesabını verecekmiş. O bayrağı oradan sen indirdin sen. 'BUNU BEN SÖYLEMİYORUM, ARINÇ SÖYLÜYOR' Sen indirdin derken bunu ben söylemiyorum. Bunu Bülent arınç söylüyor. Arınç ayın 9’unda meclis’te toplantıya katılıyor. Yaptığı konuşmayı okuyorum: 'Genelkurmay başkanımızın açıklaması fevkalade dikkatle okunmalıdır. Sabırla olayları takip ediyoruz. Yoksa bayrak direğine çıkmaya çalışıp da o bayrağı oradan yere indirmeye cüret eden insana herhalde insana o anda verilebilirdi eğer sabır olmasaydı.' Şunu söylüyor. 'Eğer hükümetin iradesine bağlılık olmasaydı.' Bayrak oradan inecek, asker ses çıkarmayacak. Bülent Arınç ben söylesem kıyameti koparacak. Bülent Arınç söylüyor, siyasi iradedir diyor. Talimatı verdik, o bayrak indi, asker seyretti, çünkü biz söyledik. 'O BAYRAĞI DALGALANDIRMAK İÇİN YÜZ BİNLERCE ŞEHİT VERDİK' Yahu bir bayrağın indirilmesine biz nasıl sessiz kalabiliriz? O bayrağı dalgalandırmak için yüz binlerce şehit verdik. Bayrak geçerken hepimiz ayağa kalkarız. Bayrak bizim kutsalımızdır. Her ülkenin bayrağı değerlidir. Gazi Mustafa Kemal İzmir’e gittiğinde Yunan bayrağını seriyorlar ayağının altına. Bu Yunanistan’ın onurudur kaldırın diyor. Ne olursa olsun. Bütün yurttaşlarıma sesleniyorum. Bu değil miydi daha düne kadar 'Her türlü milliyetçiliği ayaklarımın altına aldım' diyen. Milliyetçilik bayrak sevgisidir, vatan sevgisidir. Sağa sola kıvırmasın. 'ESENDERE SINIR KARAKOLUNDA DA BAYRAK İNDİRİLDİ' Sadece olay bununla sınırlı değil. Esendere Sınır karakolunda da bayrak indirildi. Bunu açıkladım, çünkü elimde tutanak vardı, bayrak indirilmişti, pek çok yere de haber verilmişti. 7-8 memur tutanağa bağlamıştı. Açıkladıktan sonra o memurları Ankara’ya getirdiler. Eski tarihli tutanak tutturup, aşırı rüzgardan bayrak düşmüş dedirttiler. Bunların bayrağa falan saygısı yok. Bayrağa saygısı olan adam zaten böyle konuşmaz. 'ERDOĞAN'IN KENAN EVREN'DEN TEK BİR FARKI VAR' Recep Tayyip Erdoğan’ın Kenan Evren’den tek bir farkı var, onun apoletleri yok. Yoksa ikisi de darbeci. Bunu anlatmak için 17 maddelik özgürlük ve demokrasi bildirgesi yayınladık. Dedik ki bu ülkede terörü bitirmenin yolu tam demokrasi ve özgürlükten geçiyor. Birey hak ve özgürlüklerinin genişletilmesinden geçiyor. Yüzde yüz terör biter mi? Onu bilmem. Ama en azından marjinalleşir. Bunun hiçbirisi gerçekleşmedi, biri hariç. Yüzde 10 seçim barajı. Seçim barajının olduğu bir ülkede barışı ve hukuku savunamazsınız. Kim getirdi? Darbeci getirdi. Kim savunuyor? Sivil darbeci savunuyor. Vatandaşın önüne listeyi koyuyoruz, diyoruz ki bunlara oy ver. Oy vermezse yine ceza yazıyoruz. Millet sanıyor ki kendi milletvekilini kendileri seçmiş. yasama organında görev yapan milletvekili liderin iki dudağına bakar. Acaba listelerde yer alacak mıyım? Almayacak mıyım kaygısı yaşar. 'ADAM MEYDANLARI KAPATIYOR, POLİS DOLDURUYOR' Peki illa kalsın diyen kim? Sivil darbeci. Düşünceyi açıklama özgürlüğü. İnsan düşüncelerinden ötürü hapse atılır mı? Gazeteciler avukatlar, akademisyenler, askerler öğrenciler. Sadece düşüncelerinden ötürü hapislere atıldı. Biz buna demokrasi diyoruz. Demokrasi sadece doğuda batıda değil bütün Türkiye’de olmak zorunda. Toplantı gösteri hakkı anayasada var. Adam meydanları kapatıyor ya. Meydanları kapatıyor, polis dolduruyor. Emin olun Kenan Evren’in aklına gelmezdi, ama bu yapıyor. Tam bir darbeci. Çünkü bir paranoya var. Kardeşim seni sandıkta indireceğiz söz, seni sandıkta indireceğiz.'haberler.com
Sansüre 'Çocuk Pornosu' Kılıfı mı Hazırlanıyor?
İçişleri Bakanlığı’nın, Net Clean adlı İsveçli bir yazılım firmasıyla internette “zararlı” bulduğu içeriklerin Türkiye’den görünmesini engelleyen bir sistem kurmak için çalışmalar yürüttüğü öğrenildi. İsveç’ten satın alınması planlanan yazılım, önceden belirlenen bazı anahtar kelimelerin sisteme girilmesi ve içeriklerin buna göre engellenmesi üzerine kurulu. Yazılımın bu özelliği ise “internete sansür mü planlanıyor” endişelerinin ortaya çıkmasına neden oldu. Konuyla ilgili sunumların İçişleri Bakanı Efkan Âla’ya yapıldığı ortaya çıktı. “ÇOCUK PORNOSU AMAÇLI” Konu, 30 Mayıs’ta Sabah gazetesinde yayımlanan bir haberle ortaya çıktı. “Twitter’da Net temizlik” başlığıyla verilen haberde; “Gezi olayları sırasında gerçek dışı görüntü ve fotoğrafların Twitter’da paylaşıldığı ve böylece internetin kara propaganda alanına dönüştüğü, 17 Aralık’tan sonra da özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiği” söylendi. Akabinde ise İçişleri Bakanlığı’nın bu sorunların çözümü için İsveç merkezli Net Clean firmasından 40 milyon euro bedelli bir yazılım satın alacağı vurgulandı. Bu haber üzerine telefonla aradığımız Net Clean yetkilisi, Türkiye hükümetiyle “çocuk pornosu” ihlali üzerine bir proje yürüttüklerini açıkladı. Yetkili, yazılımın fiyatı ve Twitter yasaklarıyla ilgili sorularımızı, yapılan gizlilik anlaşmasını gerekçe göstererek cevapsız bıraktı. “Acaba Türkiye, Net Clean’in yazılımını sosyal medyayı sansürlemek için mi kullanacak” sorusuna yanıt bulmak içinse İsveç Başkonsolosluğu’na ulaştık. Başkonsolosluğun ticari ilişkiler yöneticisi konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Net Clean, Türkiye hükümeti ile direkt olarak görüşme yapmış olsaydı, size açıklama yapmak zorundaydı. Ancak firma, Türkiye’deki görüşmeleri başka bir firma üzerinden yürütüyor. Bu yüzden İsveç yasalarına göre; iki özel firma arasındaki gizlilik anlaşmasının açıklanması yönünde herhangi bir yaptırım gücümüz yok.” TÜRKİYELİ BİR ŞİRKET Net Clean’in Türkiye’deki görüşmelerini yürüttüğü Anka IT’nin patronu Ruşen Özkan ise Taraf’a konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: “Avrupa’da, çocuk pornosuna erişimin yüzde 67’si Türkiye’den gerçekleşiyor. Bu yüzden ‘çocuk pornografisiyle mücadele’ konusunda uzman Net Clean ile bir proje yürütüyoruz.” Net Clean’in Türkiye’deki çözüm ortağı olan Anka IT, çalışmayı İçişleri Bakanlığı’yla yapılacak. Daha önce İstanbul Büyükşehir Belediye iştiraklerinden İSBAK ve BELBİM’de yöneticilik yapan, sonra da kendi şirketi Anka IT’yi kuran Özkan’a, yazılım fiyatının gerçekten 40 milyon euro mu olduğunu sorduk ama yanıt alamadık. Firmaya ait yazılım, internet servis sağlayıcılarına kurulduğunda; hükümetin belirleyeceği anahtar kelimeler sisteme girilecek ve internet kullanıcıları, hükümet tarafından istenmeyen içerikleri görüntüleyemeyecek. UÇKAN: PARALAR BİRİNİN CEBİNE GİREBİLİR Net Clean firmasının yazılımı hayata geçirme amacıyla Sabah’ın haberinde yer alan amaç arasında da farklılıklar görülüyor. Net Clean’i ve bu farklılıkları Bilgi Üniversitesi ve Alternatif Bilişim Derneği’nde çalışmalar yürüten Dr. Özgür Uçkan’a sorduk ve şu yanıtı aldık: “Net Clean’in ürünüyle ilgili verdiği bilgiyle çıkan haberler farklılık gösteriyor. Onlar, ürünlerinin çocuk pornosuyla mücadele amacına hizmet ettiğini i beyan ediyorlar, farklı konulardaki herhangi bir içeriğin ‘silinmesine’ değil. Bunu da filtre yöntemiyle yapıyorlar. Sosyal ağ şirketlerinin onayı/ izni olmadan güvenlik protokolünü aşıp, içerik silmek mümkün değil. Bu izni de üçüncü taraflara haklı olarak vermezler. Anılan yöntemlerle içerik, sadece ülke içinde gizlenebilir. Bu da kolaylıkla aşılabilir bir sansür olur. İçerik silme yönetimi, yazılımla yapılamaz. İçerikler ancak donanımsal yöntemlerle yapılabilir. Bu durumda telaffuz edilen 40 milyon euro, DPI (Deep Packet Inspection) gibi bir yöntemin hazırlığının yapıldığını akla getiriyor. Böyle bir yöntem de; ifade özgürlüğü ve mahremiyet hakkını ihlal ederek anayasaya ve imza koyduğumuz uluslararası sözleşmelere aykırı olur. Bu durumda bizi, ya tam kapsamlı bir sansür bekliyor, ya da telaffuz edilen paralar birilerinin cebine girecek.” TUNCA ÖĞRETEN | TARAF
Reklam
Yoldaki Luc Besson Filmi ”Lucy”den Yeni Fragman
Angel-A, The Fifth Element ve Leon gibi filmleriyle tanınan yönetmen Luc Besson’un yeni filmi Lucy , 25 Temmuz’da vizyonda olacak. Scarlett Johansson ve Morgan Freeman’ın başrollerinde yer aldığı filmden yeni bir fragman yayınlandı. Bantmag
OS X Yosemite Tanıtım Videosu
Apple tarafından geçtiğimiz hafta WWDC etkinliğinde duyurusu yapılan yeni işletim sistemi OS X Yosemite için ilk tanıtım videosu yayınlandı.Geçtiğimiz hafta içerisinde Apple tarafından düzenlenen Worldwide Developers Conference etkinliğinde tanıtımı yapılan yeni işletim sistemi OS X Yosemite için hazırlanan kısa tanıtım videosu içerisinde yeni butonları, ikonları, yazı tiplerini ve arayüze ait çeşitli ipuçlarını sergileyen Apple’ın, mobil işletim sistemi ile oldukça benzerlik taşıyan ögeleri kullandığını tanıtım videosu ile görebiliyoruz.Apple WWDC 2014 Etkinliğinde Tanıtılan Herşey başlıklı makalemizde belirttiğimiz üzere OS X Yosemite ile gelen başlıca yenilikler şu şekilde;Apple tarafından tanıtımı yapılan ilk ürün OS X Yosemite (OS X 10.10) oldu. Mobil işletim sistemi iOS 7 ile birlikte tasarıma getirilen düz öğeler (flat) OS X Yosemite için de baştan tasarlanmış durumda. Ayrıca menu bar’ı değiştirebileceğiniz ve dock görünümü elde edebileceğiniz Dark Mode, Arama ekranında iTunes ve Apple Maps sonuçlarını görüntüleme de diğer yenilikler arasında.OS X Yosemite ile birlikte Mail ve Safari uygulamalarıda güncellenmiş durumda. Artık kullanıcılar 5GB’lık bir e-postayı rahatlıkla gönderebilecekler. Safari içerisinde tasarımsal değişiklikler ve geliştirmeler mevcut.AirDrop için yapılan geliştirmeler ile artık iPhone ve Mac arasında dosya transferi mümkün hale getirilmiş.iCloud DriveOS X Yosemite ile birlikte Apple iCloud Drive özelliği gelmekte. Finder içerisinde çalışan iCloud Drive sahip olduğunuz tüm Apple ürünleri ile senkronize olmakta. Windows kullanıcıları da iCloud Drive’da sakladığınız dosyalarınıza izin vermeniz durumunda erişebilmekte.
Reklam
Irina Shayk Soma İçin Konuştu
Cristiano Ronaldo'nun sevgilisi dünyaca ünlü Rus top model Irina Shayk, Soma faciasına ilişkin atıfta bulunarak, 'Çok üzüldüm. Böyle olaylarda bütün insanların bir arada olması, birbirine yardım etmeleri, pozitif düşünmeleri lazım. Benim babam madende, yerin altında çalıştığı için hastalandı ve hayatını kaybetti' dedi. Ronaldo'yla evlenmeyi düşündüklerini belirten Shayk, 'Çocuk yapmayı çok istiyorum, evlilikte planlarımız arasında ama ne zaman olur bilmiyorum. İkimiz de yoğun insanlarız' ifadesini kullandı. Hürriyet'ten Büşra Bozok Aytek'e konuşan Irina Shayk'in açıklamalarından satırbaşları şöyle: Bu, Türkiye’ye üçüncü gelişiniz. Şimdiye kadar ülkemiz hakkında edindiğiniz izlenim ne yönde? Türkiye’yi de Türk kültürünü de çok seviyorum. Zaten bir Rus olarak sevmemem mümkün mü? Bütün Ruslar, Türkiye’yi çok seviyor. Çünkü Türkler çok sıcak davranıyor ve sorunsuz insanlar. Ayrıca buranın hamamı, denizi, yemekleri, her şeyi çok güzel. O yüzden buraya gelmeyi çok seviyorum. Daha önceki gelişlerinizde de hamama girmiş miydiniz? Evet, daha önce girmiştim, Dosso Dossi Fashion Show yetkilileri de bu gelişimde benim için hamamı ayarlamışlar. Önce sabunlandım, ardından kese yapıldı. Üzerine masaj yapılması da çok keyifliydi. Türk kültürünü gerçekten çok seviyorum. Türk modası hakkında ne düşünüyorsunuz? Dosso Dossi, Türk modasına yön veren bir organizasyon. Artık dünyada da bilinen bir şov. Buraya gelenler hem tatil yapıp hem de defileleri takip ederek Türk modasını dünyaya taşıyorlar. Benim de bu şovda farklı markaların koleksiyonlarını görme fırsatım oldu. Çok başarılılar. Bu yılki Türkiye Güzeli Amine Gülşe size benzetiliyor. Siz ne diyorsunuz, benziyor musunuz sizce? Bunun için yorum yapamam, kendisini tanımıyorum, bilmiyorum... 'Evet, evlenmeyi düşünüyoruz' Geçen ay Vogue dergisinin İspanya edisyonuna sevgiliniz Cristiano Ronaldo’yla verdiğiniz pozlar çok konuşuldu. Öncesinde de sizin başka dergilere verdiğiniz seksi pozlar yüzünden sevgilinizle aranızın bozulduğu haberleri çıkmıştı. Sevgiliniz işinize müdahale ediyor mu? (Gülüyor) Bunlar dedikodu. 21’inci yüzyılda, demokratik bir ülkede yaşıyoruz. Ne ailem, ne sevgilim ne de arkadaşlarım bana “Bunu yapma” diyebilir. Ben zaten ne yapacağımı biliyorum ve ona göre yol alıyorum. O yüzden böyle bir durum yaşanmıyor. Sevgilinizin hayatınızdaki yeri ve öneminden de bahseder misiniz biraz? Benim için önemli bir insan. Birlikte mutluyuz. Evlenmeyi düşünüyor musunuz? Evet, düşünüyoruz ama ne zaman olur bilmiyorum. İkimiz de yoğun insanlarız. Peki çocuk istiyor musunuz? -Çocuk yapmayı çok istiyorum! Ronaldo’nun da forma giydiği Portekiz Milli Takımı’nın Dünya Kupası’ndaki maçlarını takip edebilecek misiniz? Yarın ne yapacağımızın garantisi yok. Bugün Antalya’da uyandım mesela, yarın ise New York’ta olacağım. Hangi gün nerede uyanacağımızı bilmiyoruz bazen. Futbolu çok seviyorum, futbol hayranıyım. Maçlara gitmeyi de istiyorum ama iş programım nasıl olacak, onu bilmiyorum... 'Babamla zaman geçiremiyordum' Babanız bir maden işçisiydi. Biz de Soma’da kısa süre önce büyük bir maden faciası yaşadık. Haberi duyduğunuzda neler hissettiniz? Çok üzüldüm. Böyle olaylarda bütün insanların bir arada olması, birbirine yardım etmeleri, pozitif düşünmeleri lazım... Benim babam madende, yerin altında çalıştığı için hastalandı ve hayatını kaybetti. Madencilere herkesin yardım etmesi gerekiyor... Bir madenci çocuğu olmanın zorlukları nelerdi? Zor bir çocukluktu, çünkü babamla çok fazla zaman geçiremiyordum. Bu da beni mutsuz ediyordu. Ukrayna’daki iç savaş hakkında söylemek istediğiniz bir şey var mı? Ben çok politikanın içinde değilim ama bunun çok üzücü bir durum olduğunu söyleyebilirim. Tüm dünyada barış olsun istiyorum. Herkes pozitif olsun...Avrupa Gazete
Selçuk Üniversitesi'ndeki Kadın Sekreter Konuştu
Konya Selçuk Üniversitesi’nde Prof. Dr. Ahmet Gülce’nin, Doç. Dr. Celalettin Özdemir’i boğazını keserek öldürmesiyle son bulan cinayet soruşturmasında ismi geçen aynı fakültede sekreterlik yapan Asuman S. Hürriyet’e çarpıcı açıklamalarda bulundu. Cinayet soruşturması sırasında polis tarafından ifadesine başvurulan, savcılık soruşturmasının ardından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Asuman S. olay öncesi ve sonrası yaşadıklarını anlattı. Asuman S., çok zor günler yaşadığını psikolojik destek aldığını belirterek 'ikisiyle de kesinlikle ilişkim olmadı' dedi. İşte Asuman S.'nin açıklamalarından satırbaşları; Ahmet hocanın bana karşı bir saplantısı vardı. Benimle uğraştığını biliyordum ama Celalettin hocayı da buna karıştırdığını asla bilmiyordum. BABAM YAŞINDA ADAM İkisiyle de kesinlikle ilişkim yok. Ahmet hocanın ilgi duyduğu doğru olabilir, babam yaşında adam aramızda nasıl bir şey geçsin. Asla ve asla böyle bir şey yok. Ahmet hocanın bu saplantısını daha önce ailemle de paylaşmıştım. Dekan Handan hocam ters biri olduğu için işimden atılacağımdan korkutuğumdan söyleyemedim. İki hocanın da zaman zaman sekreterliğini yapardım. Ailece perişan olduk, adalete kendimi anlattım. Medya beni yargılıyor hem de namusumla. 9 yıl önce üniversitede işe başladım. Kendi isteğimle 3 fakülte değiştirdim. Evlendiğim için fakülte değiştirdim. 5 yıl önce mühendislik fakültesine başladım. 30 Mayıs Cuma günü Turizm Fakültesi’ne görevlendirildiğim söylendi. Gitmek istemiyordum. Ahmet hocaya bu durumu anlattım. Ahmet hoca da bana ‘Handan hoca ile helalleşmeden gittiğin için sana çok kırgın. Git helallik iste hallederiz’ dedi. GERÇEK OLACAĞI AKLIMIN UCUNA GELMEDİ Cuma günü Ahmet Hoca ile Celalettin hocanın benim yüzümde kavga ettiği söyleniyor. Ne bir kavgadan ne de benim yüzümden kavga ettiklerinden haberim yok. Pazartesi günü mesai bitiminde Ahmet hocayı aradım, Handan hoca yerindeyse fakülteye gelip helallik alacağımı söyledim. O da tamam dedi. Handan hoca ile görüştüm yanından çıkarken de Ahmet hoca ile karşılaştım. Yanyana yürürken bana dönüp ‘Celalettin hocayı öldürdüm’ dedi. Ben de ‘ne diyorsun hocam’ diye tepki verdim. Bunun üzerine ‘şaka şaka’ dedi. Ahmet hoca devamlı şaka yaptığı için ben de gerçek olmadığını düşünerek üzerinde durmadım. Gerçek olacağı aklımın ucuna gelmedi. ÇOK RAHAT SÖYLÜYORDU Ahmet hoca Salı günü fakülteye gelerek bana ‘Asuman ben hergün adam öldürmüyorum, ilk kez adam öldürdüm ve sana söylüyorum. Eğer kimseye söylersen senin canını çok kötü yakarım. Namusunu da lekelerim. Cinayete seni de ortak ederim’ dedi. Ama hala gerçek olduğuna inanamadım. Çünkü çok rahat söylüyordu. POLİS GÜLDÜ Durumu aileme anlattım. Bunun üzerine tanıdık bir polise giderek durumu anlattık. Polis de bunu karakola bildirdi. Bana güldüler ‘bir profesör böyle bir şey yapar mı?’ diye. Ben de emin değilim dedim. Onun için de ifademi almadılar. OTELİN LOBİSİNDE BULUŞTUK Çarşamba günü Ahmet hoca Turizm fakültesine geldi. Bana ‘80 milyar lira verirsen seninle uğraşmayacağım’ dedi. Benimle uğraşmayacağına dair yazılı kağıt da verdi. Ben kendisine ‘para vermeyeceğim elinden geleni ardına koyma’ dedim, sonra gitti. Telefonla aradı. Otelde kalıyorum, acil görüşmem gerek dedi. Annem ve amcamla otele gittik. Onlar dışarda beklerken ben Ahmet hoca ile lobi de buluştum. ‘19.00’a kadar zamanın var, git parayı getir. Yoksa seni cinayete karıştırırım, suç sende kalır’ diye tehdit etti. Otelin güvenlik kamera kayıtlarında da bu görüşme var. Polis hepsini aldı. FAKÜLTEDEN ARKADAŞIMI ARADIM Otelden ayrıldıktan sonra tekrar karakola giderek durumu anlattım. Bana sen git, biz araştırırız dediler. Celalettin hocayı aradım, telefonu kapalıydı. Perşembe günü sabah tekrar aradım cebi yine kapalıydı. Fakülteden arkadaşımı aradım, ‘Celalettin hocaya ulaşamıyorum. Cep telefonu kapalı, odası da cevap vermiyor gidip bir bakabilir misiniz?’ dedim. Odaya bakmışlar ve öldüğünü söylediler. Ben hemen polise gittim. Yani ceset bulunduktan hemen sonra. Polisler gelip beni almadan ben kendim ifade vermeye gittim. Polislere durumu anlattım tekrardan.sondakika.com
Ülkü Ocakları'ndan 'Bayrak Yürüyüşü'
İstanbul'da 'bayrak' yürüyüşüÜlkü Ocakları'nın çağrısı üzerine Mecidiyeköy'de toplanan binlerce kişi “Bayrağa Saygı' yürüyüşü gerçekleştirdi. İstanbul'un çeşitli ilçelerinden araçlarla gelen gruplar, saat 20.30'dan itibaren Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı İstanbul Şubesi önünde toplanmaya başladı. Kalabalık burada Türk bayrakları açarak sloganlar attı. Bu sırada, Büyükdere Caddesi'nden geçen araçlar da korna çalarak eyleme destek verdi. Grup daha, yoldan geçen araçların önünü keserek caddenin Şişli istikametini trafiğe kapattı. POLİS, GRUBUN ÖNÜNÜ KESTİ Kalabalık grup, dün saat 21.00'de Mecidiyeköy'den Taksim'e doğru yürüyüşe geçti. Ancak yürümek isteyen kalabalık Şişli'ye doğru yürümeye başladı. Halaskargazi Caddesi üzerinden Şişli Camii önüne kadar gelen grubun önü burada TOMA ve Çevik Kuvvet ekipleri tarafından kesildi. Polis, toplanan kalabalığın Taksim'e yürüyüşüne izin verilmeyeceğini belirtti. Bunun üzerine, Şişli Camii önünde biriken kalabalık, önce tekbir getirdi, ardından İstiklal Marşı'nı söyledi. 'ÜLKÜCÜ YEMİNİ' Ülkü Ocakları İstanbul Şube Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, yüksek bir noktaya çıkarak kalabalığa seslendi. Konuşma sırasında grup sık sık tekbir getirdi. Yıldırım'ın konuşmasının ardından 'Ülkücü Yemini' edildi. Kalabalık grup daha sonra ' Hükümet istifa', 'Hepimiz ölelim, bayrağımız yaşasın' sloganları attı. DİREĞE ÇIKARAK TÜRK BAYRAĞI ASTILAR Ülkü Ocakları İl Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım konuşmasını sürdürdüğü sırada, kalabalık grup içerisinden sıyrılan bazı kişiler, Şişli Camii önünde bulunan trafik yön levhalarını gösteren direğe tırmandı. Birbirlerinin üzerlerine çıkarak direğin üstüne ulaşan gruptan bir kişi, burada Türk bayrağı açtı. ABDULLAH ÖCALAN MANKENİ YAKILDI Yürüyüş esnasında Şişli Camii önünde toplanan kalabalık, üzerinde gelinlik bulunan bir vitrin mankeni getirdi. Burada vitrin mankeninin yüzüne Abdullah Öcalan fotoğrafı yapıştıran bazı kişiler, mankeni Halaskargazi Caddesi üzerinde bulunan trafik ışığının direğine astı. Daha sonra vitrin mankenini aşağı indiren grup, mankeni cadde üzerinde yaktı. KISA SÜRELİ GERGİNLİK YAŞANDI Konuşmanın ardından, kalabalık saat 22.30 sıralarında dağılmaya başladı. Bu sırada grup içerisinden bazı kişiler polise şişe attı. Bu esnada polis ile grup arasında kısa süreli gerginlik yaşandı. Gerginlik, kalabalık içerisinden araya giren diğer kişilerin müdahalesiyle son buldu. ŞANLIURFA'DA ÜLKÜCÜLERDEN BAYRAK PROTESTOSU  ŞANLIURFA'da, Ülkü Ocakları üyesi 300 kadar kişi, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde çıkan olaylar sonrasında, bir kişinin 2'nci Hava Kuvvet Komutanlığı'na girerek Türk Bayrağı'nı indirmesini 'Bayrağa uzanan eller kırılsın' ve 'Türk Kürt kardeştir, PKK kalleştir' diye sloganlarla protesto etti. Haşimiye Meydanı'nda bir araya gelen Ülkü Ocakları üyeleri, ellerinde Türk bayraklarıyla yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Topçu Meydanına kadar yürüdü. 'Gün birlik günüdür. Bir olalım, iri olalım, diri olalım' yazılı dövizleri taşıyan grup, BDP parti binasının bulunduğu Ahmet Bahçıvan İş Merkezi önünde tekbir getirip, 'Şehitler ölmez, vatan bölünmez', 'Ne mutlu Türküm diyene', 'Türk Kürt kardeştir, PKK kalleştir', 'Bayrağa uzanan eller kırılsın', 'İmralı'yı basarız, Apo'yu asarız' sloganlarını attı. Polisin zırhlı araçlarla önlem aldığı yürüyüş Topçu Meydanı’nda sonlandırıldı. Burada grup adına konuşan Ülkü Ocakları Başkanı Mustafa Nargülü, 'Siyasi iktidarın bölücülerle yürüttüğü müzakerenin, terörü durduramadığı gibi teröristlerin daha da çok şımardığı bu dönemde bu son hadiselerden sonra herkesin malumu olmuştur. Bölgede Türk Devletinin etkisi git gide azalırken, bölücülerin faaliyetleri her geçen gün yoğunluk kazanmaktadır. Bölücü örgüt mensubu gayet rahat bir şekilde yol ve kimlik kontörlü yapmaktadır' dedi. Bardağı taşıran son damlanın ise Diyarbakır 2.Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı bir askeri alana girerek Türk Bayrağını indirilmesi olduğunu söyleyen Nargülü, 'Böylesi bir ihmal ve acziyet asla kabul edilemez. Bayrak Türk Milleti için her şeyden kutsal olan ve uğruna milyonlarca şehit verilen bir değerdir. Bayrağımız bağımsızlığımızın simgesi olmasının yanı sıra bizim şerefimiz ve namusumuzdur. Bayrağa uzanan elleri kırmayan ve bu duruma sesiz kalan siyasi iktidar aynı zamanda kendi şerefine ve namusuna da gölge düşürmüştür. Burada herkese açıkça beyan ediyorum. Türk Bayrağına uzanacak eli kırarız. Türk’ün vatanına dikilecek gözü çıkarırız. Türk’ün şerefine uzanacak dilleri kopartırız. Türk Milliyetçileri yaşanan bu ihanet sürecini en kısa zamanda hesabını sormak üzere tek tek not etmektedir' diyerek yaşananlara tepki gösterdi. Açıklamanın ardından grup, olaysız şekilde dağıldı. OSMANİYE'DE 'BAYRAĞA SAYGI YÜRÜYÜŞÜ' İbrahim EMÜL/OSMANİYE, (DHA) - OSMANİYE Ülkü Ocakları Başkanlığı'nın öncülüğünde, Diyarbakır Lice'de Türk Bayrağı'nın indirilmesi nedeniyle 'Bayrağa saygı yürüyüşü' düzenlendi. Saat 18.30 sıralarında Cevdet Sunay Caddesi üzerindeki Ülkü Ocakları Binası önünde toplanan kalabalık, Atatürk ve Palalı Süleyman Caddesi üzerinden Cumhuriyet Meydanına kadar yürüdü. Türk Eğitim-Sen, Türk Sağlık-Sen ve Türkav'ın başkan ve yöneticilerinin de katıldığı yürüyüşte, Türk bayrakları taşıyan kalabalık sık sık 'Bayrağa uzanan eller kırılsın', 'İmralı Apo'ya mezar olacak' sloganları attı. Bu sırada BDP Binasının bulunduğu Dr. Sadık Ahmet Caddesi ve Ak Parti İl Başkanlığı'nın bulunduğu Akyar Caddesi, polis barikatıyla kapatıldı. Yaklaşık bin kişilik kalabalığa, esnaf ve vatandaşlarda alkışlarla destek verdi. 'MÜDAHALE BİBER GAZI SIKMAKTAN ÖTEYE GEÇEMEMEKTE' Cumhuriyet Meydanı'nda saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından Ülkü Ocakları Osmaniye İl Başkanı Fatih Eroğlu, basın açıklaması yaptı. Eroğlu, 'Siyasi iktidarın bölücülerle yürüttüğü müzakerenin, terörü durdurmadığı gibi teröristleri daha çok şımarttığı, son hadiselerden sonra herkesin malumu olmuştur. Bölgede Türk devletinin etkisi gitgide azalırken, bölücülerin faaliyeti ise her geçen gün yoğunluk kazanmaktadır. Bölücü örgüt mensupları gayet rahat bir şekilde yol ve kimlik kontrolü yapmaktadır. Dağda, tepede örgüt paçavraları dalgalanmaktadır. Diyarbakır- Bingöl karayolu günlerdir kapalıdır. Askerin ve polisin müdahalesi biber gazı sıkmaktan öteye geçememektedir' dedi. 'BAYRAK, BİZİM ŞEREFİMİZ VE NAMUSUMUZDUR' Konuşmasında, devletin varlığının ortada olmaması hasebiyle bölücülerin bölgeyi kontrolleri altına almış vaziyette olduğunu ileri süren Eroğlu, 'Bardağı taşıran son damla ise bir grup teröristin 2'inci Hava Kuvveti Komutanlığına bağlı bir askeri alana girerek, Türk Bayrağı'nı indirmesi olmuştur. Yüksek güvenlikli bir alan olan 2'inci Hava Kuvvet Komutanlığı'nda bu hadisenin meydana gelmiş olması da olayın vahametini artırmaktadır. Böylesi bir ihmal ve acziyet asla kabul edilemez. Bayrak, Türk milleti için her şeyden kutsal olan ve uğruna milyonlarca şehit verilen bir değerdir. Bayrağımız bağımsızlığımızın simgesi olmanın yanı sıra bizim şerefimiz ve namusumuzdur. Bu şerefe ve namusa leke düşürmek hiç kimsenin hakkı ve haddi değildir. Bayrağa uzanan o elleri kırmayan ve bu duruma sessiz kalan siyasi iktidar, aynı zamanda kendi şerefine ve namusuna da gölge düşürmüştür. Atalarımızın uğruna kanını sebil ettiği bayrağımız, hükümetin göstermiş olduğu zafiyetten dolayı öz yurdumuzda hain ellerce indirilmektedir. Bu ihanet sürecine tepkisiz kalma ve oy vermiş olduğun iktidardan bunun hesabını sor. Türk milliyetçileri, yaşanan bu ihanet sürecini en kısa zamanda hesabını sormak üzere tek tek not etmektedir' diye konuştu. Osmaniye Belediye başkanı Kadir Kara, MHP İl Başkanı Fahri Kuyulu, Merkez İlçe Başkanı Ali Fuat Kardaş ve MHP Kadın Kolları Başkanı Selma Yücel'inde katıldığı kalabalık gurup yapılan basın açıklamasının ardından olaysız bir şekilde dağıldı. ŞEHİT VE GAZİLER DERNEĞİ: TÜRK BAYRAĞI'NI GÖNDERDEN İNDİRME CÜRETİNİ GÖSTERDİLER KAYSERİ, (DHA) - TÜRKİYE Harp Malülü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri derneği Kayseri Şube başkanı Ali Yavuz, 'Uğruna şehitler verdiğimiz, gazi olduğumuz ay yıldızlı al bayrağımızın gönderden indirilmesi bardağı taşırdı artık. Bölücü örgütün cüreti öyle bir noktaya geldi ki, ülke ve milletimizin varlığı ve bağımsızlığımızı temsil eden Türk Bayrağı'na bile el uzatır oldular. Hem de bir askeri birliğin tel örgü sınırlarını geçerek, gündüz gözü ile Türk Bayrağı'nı gönderden indirebilme cüreti gösterdiler' dedi. Harp Malülü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri derneği Kayseri Şube Başkanı Ali Yavuz, yaptığı yazılı açıklamada PKK’ya taviz verilmesi sonucu gelinen noktanın kendilerini çileden çıkardığını belirterek, şöyle konuştu: 'Şehit kanı ile boyanmış, ay yıldızlı al bayrağımızın gölgesinde nefes alan ve huzurla yaşayan, ancak olmayan bir etnik ayrımcılığı sanki varmış gibi lanse ederek, ayrılıkçı düşünce ile bölücülük yapan nankör vatan hainlerine, zamanında 'Taviz verilmesin, istenilen tavizlerin ardı arkası kesilmez, ülke bölünmenin eşiğine gelir, yılanın başını küçükken ezeceksiniz' dediğimizde, bizi eleştirenler; 'Şehit gelmiyor, analar ağlamıyor' diyorlardı. Bu anlayışla verilen tavizlerin de ardı arkası kesilmedi. Bitmek üzere olan bir çapulcu sürüsünden, yeni katılımlarla güçlenmiş, dünya kamuoyuna kendini tanıtmış, Devlet tarafından da tanınmış bir örgüt meydana geldi. Bölücü örgütün cüreti öyle bir noktaya geldi ki, ülke ve milletimizin varlığı ve bağımsızlığımızı temsil eden Türk Bayrağı'na bile el uzatır oldular. Hem de bir askeri birliğin tel örgü sınırlarını geçerek, gündüz gözü ile Türk Bayrağını gönderden indirebilme cüreti gösterdiler. Taviz vere vere hangi noktaya geldiğimizi görebiliyor musunuz? Bu nankör vatan hainlerine gereken cevap ne zaman verilecek veya ne bekleniyor? Tavizci anlayışın iflas ettiğini açılım sürecini yönetenlerin de artık görmesi gerekiyor. Analar ağlamıyor söylemi ile süreç daha fazla işin içinden çıkılmaz bir hal almadan, Devlet büyüklerimizin derhal B planını uygulamaya koymalarını, bayrağa uzanan ellerin kırılmasını ve Mehmetçiğin Kandil’e Türk Bayrağını dikmesini ümit ediyoruz.’’ ERZURUM'DA ÜLKÜCÜLER BAYRAK İÇİN YÜRÜDÜ Kerim BURUCU/ ERZURUM, (DHA) - DİYARBAKIR'da 2'nci Hava Kuvvetleri Komutanlığında direkten bayrağın indirilmesini tepki gösteren ülkücüler protesto yürüyüşü yaptı. Atatürk Üniversitesi önünden ve diğer semtlerden bugün saat 18.00'de hareket eden ülkücüler, merkez Yakutiye ilçesindeki Kent Meydanında toplandı. Yaklaşık 300 kişilik grup büyük boy Türk Bayrağı açarak, slogan atarak Atatürk Heykelinin bulunduğu Havuzbaşı semtine geçtiler. Burada Ülkü Ocakları Başkanı Abdullah Kırmacı, son günlerde yaşanan olaylarla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: 'Bayrak, Türk milleti için her şeyden kutsal olan ve uğruna milyonlarca şehit verilen bir değerdir. Bayrağımız bağımsızlığımızın simgesini olmanın yanı sıra bizim şerefimiz ve namusumuzdur. Bu şerefe ve namusa leke düşürmek, hiç kimsenin hakkı ve haddi değildir. Bayrağa uzanan o elleri kırmayan ve bu duruma sessiz kalan siyasi iktidar aynı zamanda kendi şerefine ve namusuna da gölge düşürmüştür.' Konuşmanın ardından saygı duruşunda bulunarak İstiklal Marşı söyleyen grup, tekrar Kent Meydanına yürüdü. Dağılmak istemeyen Ülkücülere MHP İl Başkanı Zekai Kaya, polis otosundan megafonla seslendi. Zekia Kaya, 'Hiç kimse merak etmesin Türk bayrağı yere düşmez. Şimdi ülkemizin bölünmez bütünlüğü için hep birlikte dağılalım. Polis bizim polisimiz, Türk milletinin polisi. Kardeş kavgasına meydan vermeden dağılıyoruz. Ne mutlu Türküm diyene' dedi. Bunun üzerine ülkücü grup dağıldı. GAZİANTEP'TE ÜLKÜCÜLERDEN BAYRAK PROTESTOSU Eyyüp BURUN/ GAZİANTEP, (DHA)-GAZİANTEP'te, Ülkü Ocakları üyeleri Diyarbakır'ın Lice ilçesinde çıkan olaylar sonrasında, bir kişinin 2'nci Hava Kuvvet Komutanlığı'na girerek Türk Bayrağı'nı indirmesini protesto etti. Aralarında MHP İl Başkanı Muhittin Taşdoğan'ın da bulunduğu 300 kişilik grup, öğleden sonra Kırkayak Parkı'nda toplandı. Ellerindeki bayraklarla 'Bayrağa uzanan eller kırılsın', 'Kahrolsun PKK, iş birlikçi AKP' sloganları atarak Yeşilsu Parkı'na kadar yürüyen grup adına konuşan Gaziantep Ülkü Ocakları Başkanı Mehmet Doğan, iktidarın yürüttüğü müzakereye rağmen terörün durmadığını ifade ederek şunları söyledi: 'Bardağı taşıran son damla, bir grup teröristin 2'nci Hava Kuvveti Komutanlığına bağlı askeri bir alana girerek, Türk Bayrağı'nı indirmesi olmuştur. Yüksek güvenlikli askeri bir alanda bu olayın meydana gelmesi durumun vahametini ortaya koymaktadır. Bayrağımız bağımsızlığımızın simgesi olmasının yanı sıra, bizim şerefimiz ve namusumuzdur. Bu şerefe ve namusa leke düşürmek hiç kimsenin hakkı ve haddi değildir. Bayrağa uzanan o elleri kırmayan ve bu duruma sessiz kalan siyasi iktidar, aynı zamanda kendi şerefine ve namusuna da gölge düşürmüştür.' Kalabalık, açıklamanın ardından bir süre daha slogan attıktan sonra parktan ayrıldı. SİVAS VE TOKAT'TA 'BAYRAĞA SAYGI' YÜRÜYÜŞÜ Gökhan CEYLAN-Fatih YILMAZ/SİVAS-TOKAT, (DHA)- SİVAS ve Tokat'ta Ülkü Ocakları Başkanlığı üyesi gruplar, Diyarbakır'da Türk bayrağı indirilmesine 'bayrağa saygı' yürüyüşü ile tepki gösterdi. Sivas'ta 300 metrelik bayrak taşındı. Sivas'ta akşam saatlerinde Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı binası önünde toplanan grup, trafiğe kapatılan Atatürk Caddesi'nde Türk Bayrağı açarak çeşitli sloganlar attı. Grup daha sonra İnönü Bulvarı üzerindeki 50'inci Yıl Kavşağı'na yürüyerek burada İstiklal Marşı okudu. 300 metre uzunluğundaki bayrağı taşıyanlar arasında yer alan 30 yaşındaki görme engelli Fatih Karabağ dikkat çekti. Ardından kent meydanına yürüyen grup burada basın açıklaması yaparak Diyarbakır'da bayrak indirilmesine tepki gösterdi. Ülkü Ocakları Sivas İl Başkanı Turan Gazi Yalçındağ, yaptığı açıklamada, 'Siyasi iktidarın bölücülerle yürüttüğü müzakerenin, terörü durdurmadığı gibi teröristleri daha çok şımarttığı son hadislerden sonra herkesin malumu olmuştur. Yüksek güvenlikle bir alan olan 2'inci Hava Kuvvet Komutanlığı'nda bu hadisenin meydana gelmiş olması da olayın vahametini artırmaktadır. Böylesi bir ihmal ve acziyet asla kabul edilemez. Bayrağa uzanan o elleri kırmayan ve bu duruma sessiz kalan siyasi iktidar, aynı zamanda kendi şerefine ve namusunada gölge düşürmüştür. Bayrağımıza el uzatan şerefsizler ve indirlmesine müsade edenler elbette bunun bedelini ödemekten kaçamayacaktır.' dedi. TOKAT'TA DA TEPKİ VARDI Tokat'ta ise Niksar Yolu Kavşağında toplanan yaklaşık 500 kişilik grup ellerinde Türk Bayrakları ile bir araya geldi. Grup daha sonra Gaziosmanpaşa Bulvarı üzerine geçerek yürüyüşe başladı. Sık sık PKK aleyhine slogan atan gruba, çevredeki vatandaşlar da alkışlarla destek verdi. Yürüyüş sonrasında Valilik önünde bir araya gelen grup önce saygı duruşunda bulundu ardından İstiklal Marşı okudu. Ülkü Ocakları Tokat Başkanı Onur Çalışkan, bölücü terör örgütü mensuplarının rahat bir şekilde kimlik ve yol kontrolü yaptığını söyleyerek, 'Dağda, tepede örgüt paçavraları dalgalanmaktadır. Diyarbakır-Bingöl karayolu günlerdir kapalıdır. Askerin ve polisin müdahalesi biber gazı sıkmaktan öteye geçmemektedir. Devletin varlığının ortada olmaması hasebiyle bölücüler bölgeyi kontrolleri altına almış vaziyettedir. Bardağı taşıran son damla ise bir grup teröristin 2'inci hava kuvvetleri komutanlığına bağlı bir askeri alana girerek Türk bayrağını indirmesi olmuştur. Bayrağımız bağımsızlığımızın simgesi olmanın yanı sıra bizim şerefimiz ve namusumuzdur. Bu şerefe ve namusa leke düşürmek hiç kimsenin hakkı ve haddi değildir. Türk milliyetçileri yaşanan bu ihanet sürecini hesabını sormak üzere tek tek not ekmektedir' dedi. BİNGÖL'DE TÜRK BAYRAKLI PROTESTO Aziz ÖNAL/BİNGÖL, (DHA)- BİNGÖL'de MHP'liler, Diyarbakır'da 2'inci Hava Kuvvet Komutanlığı'ndaki Türk Bayrağı'nın göstericiler tarafından indirilmesini protesto etmek için dev Türk Bayrağı açıp yürüyüş yaptı. MHP Bingöl İl Başkanlığı, Ülkü Ocakları ve Kamu-Sen Bingöl Şubesi, Diyarbakır 2'nci Hava Kuvvet Komutanlığı'na bağlı askeri alanda göstericilerin Türk Bayrağı'nı indirmesini protesto etti. Ülkü Ocakları binasından yürüyüşe geçen protestocular, Saat Kulesi önünde dev bir Türk Bayrağı açarak basın açıklaması yaptı. Ülkü Ocakları 2'inci Başkanı ve Türk Sağlık-Sen Bingöl Şube Başkanı Salih Kızıboğa, bölgede Türk devletinin etkisinin giderek azaldığını savunarak, 'Bölgede Türk devletinin etkisi gitgide azalırken, bölücülerin faaliyeti ise her geçen gün yoğunluk kazanmaktadır. Böyle giderse önümüzdeki günlerde çok daha vahim gelişmelerin yaşanabileceği anlaşılmaktadır. Bölücü örgüt mensupları gayet rahat bir şekilde yol ve kimlik kontrolü yapmaktadır. Diyarbakır-Bingöl karayolu günlerdir kapalıdır. Askerin ve polisin müdahalesi biber gazı sıkmaktan öteye geçememektedir' dedi. Grup daha sonra sloganlar eşliğinde Şehitlik Anıtı'na kadar yürüyüp, İstiklal Marşı okuduktan sonra dağıldı. ELAZIĞ'DA BAYRAĞA SAYGI YÜRÜYÜŞÜ Gülbin YILDIZ/ELAZIĞ, (DHA)- ELAZIĞ'da Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı, Diyarbakır'da 2'inci Hava Kuvvet Komutanlığı'ndan göstericiler tarafından Türk Bayrağı'nın indirilmesini protesto etmek için 'Bayrağa saygı' yürüyüşü düzenledi. Elazığ Gazi Caddesi üzerinde toplanan yaklaşık 100 kişi, Öğretmevi önüne kadar büyük Türk Bayrağı açarak yürüdü. Yürüyüşte sık sık, tekbir getirilip, 'Bayrağa uzanan eller kırılsın', 'Ülkücü hareket engellenemez', 'Ne mutlu Türküm diyene' sloganları attı. Basın açıklamasını okuyan Ülkü Ocakları Üniversite Başkanı Buğra Aydoğmuş, 'Yıllarca milli ve dini duyguları istismar ederek oy alan iktidar din ve devlet düşmanı bölücülerle aynı yolun yolcusu olarak ilerlemektedir. Bayrağa uzanan o elleri kırmayan ve bu duruma sessiz kalan siyasi iktidar aynı zamanda kendi şerefine ve namusuna gölge düşürmüştür. Türk milliyetçileri yaşanan bu ihanet sürecini en kısa zamanda hesabını sormak üzere tek tek not etmektedir. Bu zillete sessiz kalan herkes günü geldiğinde yüce milletimizin önünde hesap verecektir. Bayrağımıza el uzatan şerefsizler ve indirilmesine müsaade edenler elbette bunun bedelini ödemekten kaçamayacaktır. Buradan herkese açıkça beyan etmek istiyoruz. Türk’ün bayrağına uzanacak eli kırarız. Türk’ün vatanına göz dikecek gözü çıkarırız. Türk’ün şerefine uzanacak dilleri koparırız. Hiç kimse Türk milliyetçilerini aşmadan Türkiye üzerinde hesap yapabileceğini sanmasın. Bizim canımız tende olduğu müddetçe Türkiye bir Türk yurdu olarak varlığını sürdürecektir. Türkiye’de hainler olduğu müddetçe bozkurtların mücadelesi bitmeyecektir' dedi. Grup açıklamasının ardından olaysız bir şekilde alandan ayrıldı. ÜLKÜCÜLER KIŞLAYA YÜRÜDÜ Ferah IŞIK- Ramazan ÇETİN/DENİZLİ, (DHA) - DENİZLİ'de Ülkü Ocakları, Diyarbakır'daki kışlada Türk Bayrağı'nın terör örgütü mensupları tarafından indirilmesini protesto etti. Sloganlarla yürüyüş yapan Ülkücüler, Denizli 11. Motorlu Piyade Tugay Komutanlığı İlhan Özcan Kışlası'nın girişine geldi. Grup, nizamiye kapısına Türk Bayrağı astı. Delikçınar Meydanı'ndaki Yeni Cami önünde saat 19.30 sıralarında toplanmaya başlayan Ülkücüler, yaklaşık 1500 kişiyle Lise Caddesi istikametine yürüyüşe geçti. Grup, 'Necdet Özel İstifa', 'Türkiye Türktür Türk kalacak', Dişe diş kana kan' sloganları eşliğinde kışlaya doğru yürüdü. Kalabalık, Denizli 11. Motorlu Piyade Tugay Komutanlığı İlhan Özcan Kışlası'nın nizamiye kapısına gelerek bayrak astı. Bu sırada, kışlanın girişinde hiçbir nöbetçi askerin olmaması dikkat çekti. Kalabalık burada, 'Ordu bayrağına sahip çık', 'Vatan sana canım feda' sloganları attı. Grubun kışlanın içine girmesini polis engelledi. Bu sırada, bir subay eylemin yapıldığı kışlanın girişindeki nöbetçi kulübesine geldi. Ülkücüler, subaya bayrak vermek istedi, ancak subay kulübeden çıkmadı. Bunun üzerine grup subaya sözlü tepkide bulundu. Kışla önünde İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından grup dağıldı. KARABÜK’TE BAYRAK PROTESTOSU Bülent DİKTEPE/KARABÜK, (DHA) – KARABÜK’te, Ülkü Ocakları üyeleri, ellerinde Türk bayraklarıyla yürüyüş yaparak Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 2'nci Hava Kuvvet Komtanlığı'ndaki Türk bayrağının indirilmesini protesto etti. Karabük Ülkü Ocakları üyesi yaklaşık 200 kişi, Yenişehir Mahallesi’nde bulunan Atatürk Anıtında toplandı. Aralarında MHP İl Başkanı Burhanettin Arslan ve Ovacık İlçesi Belediye Başkanı MHP’li Mustafa Dursun’unda bulunduğu grup, ellerinde Türk bayraklarıyla, 'Ne mutlu Türküm diyene’, ‘Vatan sana canım feda’, ‘Dişe diş kana kan intikam intikam’, ‘Bayrağa uzanan eller kırılsın’ sloganları atarak Karabük Belediyesi önüne yürüdü. Vatandaşlar alkışlarla ve Türk bayrağı açarak yürüyüş yapan gruba destek verdi. Karabük Ülkü Ocakları İl Başkanı Tolga Akay, bir grup teröristin 2’nci Hava Kuvvet Komutanlığı'na bağlı bir askeri alana girerek Türk bayrağını indirmesinin bardağı taşıran son damla olduğunu söyledi. Akay, ’’Bayrak, Türk milleti için her şeyden kutsal olan ve uğruna milyonlarca şehit verilen bir değerdir. Bayrağımız bağımsızlığımızın simgesi olmanın yanı sıra bizim şerefimiz ve namusumuzdur. Bu şerefe ve namusa leke düşürmek hiç kimsenin hakkı ve haddi değildir. Bayrağa uzanan o elleri kırmayan ve bu duruma sessiz kalan siyasi iktidar, aynı zamanda kendi şerefine ve namusuna da gölge düşürmüştür' dedi. Basın açıklamasının ardından grup, İstiklal Marşı okuduktan sonra olaysız dağıldı. ESKİŞEHİR'DE BAYRAĞA SAYGI YÜRÜYÜŞÜNDE GERGİNLİK Eyüp KELEBEK/ESKİŞEHİR, (DHA)- ESKİŞEHİR'de Ülkü Ocakları tarafından düzenlenen 'Bayrağa saygı' yürüyüşü sonunda bir barın terasında oturup bira içen 2 Iraklı gençle gruptakiler arasında gerginlik yaşandı. Iraklıları Türk sanıp İstiklal Marşı'nda ayağa kalkmadıklarını öne süren gruptakilerin saldırısını polisler ve ülkü ocağı yöneticileri engelledi. Akşam saatlerinde Hamamyolu Caddesi Yediler Parkı'nda toplanan Ülkü Ocağı üyesi yaklaşık 300 kişi, Diyarbakır 2'nci Hava Kuvveti Komutanlığı'ndaki bayrağın indirilmesi olayı protesto etti. Ülkücüler büyük bir Türk Bayrağı açıp 'Bayrağa saygı' adı altında yürüyüş yaptı. Hamamyolu Caddesi'nden Porsuk Bulvarı'na kadar yürüyen kalabalık sık sık 'Bayrağa uzanan eller kırılsın', 'Türkiye uyuma bayrağına sahip çık', 'Bozkurtlar burada çakallar nerede', 'Alparslan Türkeş'in askerleriyiz', 'Ne mutlu Türk'üm diye', 'Şehitler ölmez, vatan bölünmez', 'Milliyetçi Türkiye' ve 'Tencere çalma bayrağına sahip çık' şeklinde sloganlar attı. Porsuk Bulvarı'nda 1 dakikalık saygı duruşunda bulunan kalabalık topluca İstiklal Marşı'nı okudu. Eskişehir Ülkü Ocakları İl Başkanı Engin Şahan yaptığı konuşmada bölücü örgüt mensuplarının yol ve kimlik kontrolü yaptıklarını söyledi. Şahan, 'Bardağı taşıran son damla ise bir grup teröristin 2'nci Hava Kuvveti Komutanlığı'na bağlı bir askeri alana girerek Türk bayrağını indirmesi olmuştur. Bayrağımız bağımsızlığımızın simgesi olmanın yanısıra bizim şerefimiz ve namusumuzdur. Bu şerefe ve namusa leke düşürmek hiç kimsenin hakkı ve haddi değildir' dedi. Yapılan konuşmaların ardından kalabalık çeşitli sloganlar attı. Kalabalık dağılmak üzereyken bir-kaç kişi basın açıklamasının yapıldığı yerin yakınında bulunan bir barın terasında oturan 2 Irak uyruklu gence doğru şişe ve taş attı. Iraklıları Türk sanan ve İstiklal Marşı sırasında ayağa kalkmadıklarını öne süren gruptakiler bar içerisine girmeye çalıştı. Araya giren sivil polisler ile Eskişehir Ülkü Ocağı yöneticileri öfkeli grubu engelledi. Gruptaki bazı kişiler görüntü alan basın mensuplarına da saldırmak istedi ancak bunları da Ülkü Ocakları yöneticileri sakinleştirdi. Kalabalık daha sonra dağıldı. Türkçe konuşmasını bilmedikleri öne sürülen 2 Iraklı genç, ülkücü grubun dağılmasının ardından polisler tarafından Eskişehir Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Iraklıların Türkiye'ye nasıl geldiklerinin araştırılacağı belirtildi. BALIKESİR'DE BAYRAK EYLEMİ Coşkun YAMAN / BALIKESİR, (DHA) - BALIKESİR'de Ülkü Ocakları, Diyarbakır'da 2. Hava Kuvvet Komutanlığı'ndaki Türk bayrağının PKK sempatizanlarınca indirilmesine tepki gösterirken, bayrağa saygı yürüyüşü düzenledi. Alihikmetpaşa Meydanı'ndan saat 19.30'da buluşan yaklaşık bin kişi Anafartalar caddesi ve Kızılay caddesini takip ederek, Atatürk Anıtı'na yürüdü. MHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut, MHP İl Başkanı Bayram Çılgın, Balıkesir'in MHP'li eski Belediye Başkanı İsmail Ok da yürüyüşe katıldı. Yürüyüşe katılanlar 'bayrağa uzanan eller kırılsın', 'kahrolsun PKK, işbirlikçi AKP', 'ne mutlu Türk'üm diyene' şeklinde sloganlar attı. Atatürk Anıtı'nda bir dakikalık saygı duruşunda bulunup, İstiklal Marşı'nı söyledi. Ülkü Ocakları Balıkesir İl Başkanı Coşkun Özkan, 'Atalarımızın uğruna kanını sebil ettiği bayrağımız hükümetin gösterdiği zaafiyetten dolayı hain ellerce indirilmektedir. Bu ihanet sürecine tepkisiz kalmayacağız. Bayrağımıza el uzatan şerefsizler ve indirilmesine müsade edenler elbette bedelini ödemekten kaçamayacaktır' dedi. Eyleme katılanlar Atatürk Anıtı'nda ki direkte bayrak olmamasına da tepki gösterdi. Ülkü Ocakları üyeleri yanlarında getirdikleri Türk Bayrağı'nı alkışlar arasında göndere çekti. Polisin özellikle BDP ve AKP il binası önünde önlemler aldığı eylem olaysız sona erdi. AMASYA'DA PROTESTO Sinan HARMANCI/AMASYA, (DHA)- AMASYA'da Diyarbakır'da Türk bayrağının indirilmesini protesto etmek iiçin toplanan gençler, 'Türk bayrağına uzanan elleri kırarız' diyerek slogan attı. Diyarbakır’da Türk bayrağının indirilmesini protesto için toplanan Amasya Ülkü Ocakları Başkanlığı üyesi bir grup genç, Ziya Paşa Bulvarı'nda yürüyüş yaptı. Sloganlar atarak yürüyen gençler, 'Türk bayrağına uzanan eller kırılsın', 'Türk bayrağına uzanan elleri kırarız', 'Ne mutlu Türküm diyene' diyerek slogan attı. Daha sonra Yavuz Selim Meydanı'na gelerek burada dev bir Türk bayrağı açan grup adına bir açıklama yapan Ülkü Ocakları Başkanı Veysel Saka, 'Bölücü örgüt mensupları gayet rahat bir şekilde yol kesip ve kimlik kontrolü yapmaktadır. Dağda, tepede örgüt paçavraları dalgalanmaktadır. Diyarbakır-Bingöl karayolu günlerdir kapalıdır. Askerin ve polisin müdahalesi biber gazı sıkmaktan öteye geçmemektedir. Devletin varlığının ortada olmaması hasebiyle bölücüler bölgeyi kontrolleri altına almış vaziyettedir' diyerek şöyle devam etti: 'Bardağı taşıran son damla ise bir grup teröristin askeri alana girerek, Türk bayrağını indirmesi olmuştur. Burada yüce Türk milletine seslenmek istiyoruz. Yıllarca milli ve dini duygularını istismar ederek senden oy alan siyasi iktidar, din ve devlet düşmanı bölücülerle aynı yolun yolcusu olarak ilerlemektedir. Atalarımızın uğruna kanını verdiği bayrağımız, hükümetin göstermiş olduğu zafiyetten dolayı öz yurdumuzda hain ellerce indirilmektedir.' Açıklamanın ardından grup slogan atarak olaysız bir şekilde dağıldı. MERSİN'DE BAYRAĞA SAYGI YÜRÜYÜŞÜ İbrahim MAŞE - Mustafa İNSAN - Mehmet DOĞANER / MERSİN, (DHA) - MERSİN Ülkü Ocakları'nın düzenlediği 'Bayrağa Saygı Yürüyüşü'ne katılan ülkücüler ve vatandaşlar, Diyarbakır'da yaşanan bayrak indirilmesi olayına tepki gösterdi. Diyarbakır'da 2'nci Hava Kuvvetleri Komutanlığında direkten bayrağın indirilmesine tepki gösteren vatandaşlar, Türk bayrakları ile protesto yürüyüşü yaptı. Hastane Caddesi'nde bulunan Ülkü Ocakları binası önünde toplanan yaklaşık bin kişi, 'Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez', 'Bayrak Şereftir Şerefsizler Ne Anlar' sloganları atarak yürüyüşe geçti. Ellerindeki bayrakları sallayarak yaşanan bayrak indirilmesi olayına tepki gösteren ülkücüler, yolu trafiğe kaparatak İstiklal Caddesi üzerinden Cumhuriyet Meydanı'na kadar yürüdü. Meydanda bulunan Atatürk heykeli önünde saygı duruşunda bulunup İstiklal Marşı okuyan kalabalık, ıslık ve alkışlarla tepkilerini dile getirdi. Ülkü Ocakları Başkanı Hüsnü Doğan, yaşanan olayın kabul edilebilir olmadığına kaydederek 'Dağda, tepede örgüt paçavraları dalgalanmaktadır. Diyarbakır Bingöl karayolu günlerdir kapalıdır. Askerin ve polisin müdahalesi biber gazı sıkmaktan öteye geçmemektedir. Devletin varlığının ortada olmaması sebebi ile bölücüler bölgenin kontrolünü almış vaziyettedir. Bir grup teröristin 2'nci Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı bir askeri alana girerek Türk bayrağını indirmiştir. Yüksek güvenlikli bir alan olan 2'nci Hava Kuvvetleri Komutanlığında bu hadisenin meydana gelmiş olması da olayın vahametini arttırmaktadır. Böylesi bir ihmal asla kabul edilemez' dedi. Öte yandan Erdemli İlçesi'nde bulunan Cumhuriyet Meydanında toplanan yaklaşık bin kişilik grup, ellerinde Türk bayrakları ile birlikte Saim Göküş Parkına kadar yürüdü. Yaklaşık 2 kilometre yürüyen grup, 'Bayrak İnmez Vatan Bölünmez' sloganları attı. Açıklamanın ardından Kur'an okutulurken, grup olaysız şekilde dağıldı. ÇANAKKALE'DE 'BAYRAK YÜRÜYÜŞÜ' Ersan KÜÇÜKKURU / ÇANAKKALE, (DHA)- ÇANAKKALE'de Ülkü Ocakları İl Başkanlığı, Diyarbakır'ın Lice İlçesi'nde 2. Hava Kuvveti Komutanlığı direğindeki Türk Bayrağı'nın indirilmesine 'Bayrak Yürüyüşü' ile tepki gösterdi. Demircioğlu Caddesi'ndeki Ülkü Ocağı'ndan ellerinde Türk bayraklarıyla yürüyüşe geçen 250 kişi, 'Vatan sana canım feda', 'Bayrağa uzanan eller kırılsın', 'Ne Mutlu Türküm Diyene' sloganları atarak kordon boyundaki Truva Atı'na ulaştı. Çanakkale Ülkü Ocakları İl Başkanlığı Basın Sorumlusu Ferit Can Özatan burada yaptığı açıklamada, bölücü faaliyetlerin her geçen gün yoğunluk kazandığını ifade ederek, 'Dağda, tepede örgüt paçavraları dalgalanmaktadır. Diyarbakır-Bingöl karayolu günlerdir kapalıdır. Askerin ve polisin müdahalesi biber gazı sıkmaktan öteye geçememektedir. Devletin varlığının ortada olmaması hasebiyle bölücüler bölgeyi kontrolleri altına almış vaziyettedir. Bardağı taşıran son damla ise bir grup teröristin 2. Hava Kuvveti Komutanlığı'na bağlı bir askeri alana girerek, Türk bayrağını indirmesi olmuştur. Yüksek güvenlikli bir alan olan 2. Hava Kuvveti Komutanlığı'nda bu hadisenin meydana gelmiş olması da olayın vehametini arttırmaktadır. Böylesi bir ihmal ve acziyet asla kabul edilemez. Bayrak, Türk milleti için her şeyden kutsal olan ve uğruna milyonlarca şehit verilen bir değerdir. Bayrağımız bağımsızlığımızın simgesi olmanın yanı sıra bizim şerefimiz ve namusumuzdur. Bu şerefe ve namusa leke düşürmek hiç kimsenin hakkı ve haddi değildir. Bayrağa uzanan o elleri kırmayan ve bu duruma sessiz kalan siyasi iktidar, aynı zamanda kendi şerefine ve namusuna da gölge düşürmüştür' dedi. Grup, bir süre slogan attıktan sonra sessizce dağıldı. Çağlar ÖZTÜRK / ADANA, (DHA) - DİYARBAKIR'ın Lice İlçesi'nde askeri alanda bulunan Türk Bayrağı'nın indirilmesin, Adana Ülkü Ocakları tarafından protesto edildi. Atatürk Parkı'nda toplanan kalabalık, terör örgütü aleyhine sloganlar attı. İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından açıklama yapan Ülkü Ocakları Adana İl Başkanı Mehmet Ali Arslan 'Siyasi iktidarın bölücülerle yürüttüğü müzakerenin, terörü durdurmadığı gibi daha çok şımarttığı, son hadiselerden sonra herkesin malumu olmuştur. Bölgede Türk devletinin etkisi gitgide azalırken, bölücülerin faaliyeti ise her geçen gün yoğunluk kazanmakta. Böyle giderse, önümüzdeki günlerde çok daha vahim gelişmelerin yaşanabileceği anlaşılmaktadır' dedi. Konuşmanın ardından, kalabalık olaysız bir şekilde dağıldı. SALİHLİ'DE BAYRAK İNDİRİLME PROTESTO EDİLDİ Ekrem Çağlar /SALİHLİ (Manisa), (DHA) - MANİSA'nını Salihli İlçesi'nde, Diyarbakır Lice'de Türk bayrağının indirilmesi, düzenlenen yürüyüş ile protesto edildi. Kent Meydanı'nda ellerinde Türk Bayrakları ile toplanan grup Kurudere, Atatürk Caddesi, Şüheda Caddesi ve Mithatpaşa Caddesi'nden Belediye Caddesi'nde bulunan Ülkü Ocakları binası önüne kadar yürüdü. Tekbir getirerek ve 'Salihli uyuma bayrağına sahip çık', 'Bayrağa uzanan eller kırılsın', 'Bozkurtlar burada, çakallar nerede', 'Ne Mutlu Türküm Diyene' sloganları atarak yağmur altında yürüyen gruba MHP Salihli İlçe Başkanı Mesut Kızıltuğ, Ülkü Ocakları Başkanı Musa Şentürk, belediye meclis üyeleri, partililer eşlik etti. Slogan atarak yürüyen gruba vatandaşlar ise alkışlarla ve evlerinden Türk Bayrağı dalgalandırarak destek verdi. Salihli Ülkü Ocakları Başkanı Musa Şentürk, 'Şehitlerimizin kanını taşıyan al bayrağımızı indirenleri şiddetle ve nefretle kınıyoruz' dedi. KARS VE ARDAHAN'DA BAYRAĞA SAYGI YÜRÜYÜŞÜ Diyarbakır 2'nci Hava Kuvvetleri Komutanlığında direkten bayrağın indirilmesine Kars ve Ardahan'da tepki gösteren Ülkücüler protesto yürüyüşü düzenledi. Ardahan Milli Egemenlik Parkı'nda toplanan kalabalık grup, dev Türk bayrağı açarak Atatürk Caddesi'nden PTT Kavşağı'na kadar yürüdü. 'Bayrak şereftir, tavizi olmaz, Bayrağa uzanan eller kırılsın', Ne mutlu Türk'üm diyene' sloganları eşliğinde yürüyen grup adına basın açıklamasını okuyan Ülkü Ocakları İl Başkanı Ercan Ürker; 'Terör örgütü üyeleri tarafından Türk bayrağın indirilmesi büyük zafiyet ve ihanettir, bu durum asla kabul edilemez' dedi. Kars'ın Kazım Karabekir Paşa Caddesindeki ülkü ocakları il başkanlığı önünde toplanan yaklaşık bin kişi Faik Bey ve Ordu Caddesinden yürüyerek Cumhuriyet meydanında toplandı. Grup askerlik şubesi önünden geçerken, 'Ne mutlu Türküm diyene', 'Bayrağa uzanan eller kırılsın' diye slogan attı. Bu sırada kalabalık grup yoldan geçen ve zafer işareti yapan bir kişimin üzerine saldırdı. Polis şahsı bir işyerine sokarak linçten kurtardı. Ülkü Ocakları İl Başkanı Tolga Adıgüzel, burada basın açıklamasını okuyarak Türk Bayrağını indirenleri kınadı. Grup daha sonra sessizce dağıldı. MALATYA'DA TEHLİKELİ GERİLİM Mikail PELİT/MALATYA,(DHA)- Diyarbakır Lice'deki olaylarda PKK sempatizanı bir grup göstericinin 2. Hava Kuvveti Komutanlığı'ndaki Türk bayrağını indirmesini protesto etmek isteyen Malatya'da bir grup ülkücü grup, ellerindeki Türk bayraklarıyla ve sloganlarla BDP ve HDP'nin bulunduğu binaya yürümek istedi. Yüzlerce kişinin yer aldığı grup, Dabakhane mahallesinde bulunan BDP-HDP il binasına yürümek için Yeni Cami yanında toplandı. Bu sırada bölgede güvenlik önlemi alan çevik kuvvet polisi, caddede barikat kurarak, grubun partiye yürümesine izin vermedi. Ülkücü grup bir süre, 'Vatan sana canım feda', 'Şehitler ölmez vatan bölünmez' şeklinde sloganlar atıp tekbir getirirken, ortam bir anda gerildi. Ortamın gerilmesi üzerine biber gazıyla olaya müdahale eden polis ekipleri, yaptıkları anonslarla grubun dağılması yönünde talimatlar verdi. Tansiyonun düşmesiyle grup dağıtılırken ekipler HDP ve BDP'nin bulunduğu iş hanının önünde yoğun güvenlik önlemleri aldı. Parti binasında bulunan BDP'liler uzun süre binada mahsur kalırken alınan güvenlik önlemleri sürüyor. Mehmet Kayhan YILDIZ-Hasan DÖNMEZ-Serdar ÖZGÜR/KONYA-KARAMAN - Konya ve Karaman'da Ülkü Ocakları üyeleri, bir gurup göstericinin Diyarbakır Lice'de 2'inci Hava Kuvvet Komutanlığı'na bağlı bir askeri alana girerek Türk Bayrağı'nı indirmesine tepki gösterdi. Konya'da Ülkü Ocakları İl Başkanlığı önünde toplanan yaklaşık 700 kişi 'Bayrağa Saygı Yürüyüşü' yaptı. Kentin en işlek caddesi olan Zafer Meydanı'nda gerçekleştirilen yürüyüş sırasında, 'Bayrağa uzanan eller kırılsın', 'Bayrak şereftir şerefsizler ne bilir', 'Bayrağa uzanan eller kırılsın', 'Hükümet istifa', 'Vur vur inlesin Başbakan dinlesin' ve 'Ne mutlu Türküm diyene' sloganları attı. Ellerinde Türk Bayrakları ile yürüyüş yapan guruba çevredeki vatandaşlar da alkışlarla ve bozkurt işareti yaparak destek verdi. Yaklaşık 2 kilometre süren ve polisin geniş güvenlik önlemi aldığı yürüyüş Atatürk Anıtı'nda son buldu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasını ardından toplanan kalabalık sessizce dağıldı. Ülkü Ocaklar İl Başkanı Dr. Ahmet Gedik, Türk Bayrağı'nın Türk Milleti için herşeyden kutsal olan ve uğruna milyonlarca şehit verilen bir değer olduğunu belirterek, 'Bayrağımız bağımsızlığımızın simgesi olmanın yanısıra bizim şerefimiz ve namusumuzdur. Bu namusa ve şerefe leke düşürmek hiç kimsenin hakkı ve haddi değildir. Bayrağımıza uzanan o elleri kırmayan ve bu duruma sessiz kalan siyasi iktidar, aynı zamanda kendi şerefine ve namusuna da gölge düşürmüştür.' dedi. Siyasi iktidarın bölücülerle aynı yolda ilerlediğini öne süren Gedik şunları söyledi: 'Atalarımızın uğruna kanını sebil ettiği bayrağımız hükümetin göstermiş olduğu zafiyetten dolayı öz yurdumuzda hain ellerce indirilmektedir. Bu ihanet sürecine tepkisiz kalma ve oy vermiş olduğun iktidarın hesabını sor. Buradan herkese açıkça beyan etmek istiyoruz. Türk'ün bayrağına uzanacak eli kırarız. Türk'ün şerefine uzanacak dilleri koparırız. Hiç kimse Türk milleyetçilerini aşmadan Türkiye üzerinde hesap yapabileceini sanmasın.Bizim canımız tende olduğu müddetçe Türkiye bir Türk yurdu olarak varlığını sürdürecektir. Türkiye'de hainler olduğu müddetçe bozkurtların mücadelesi bitmeyecektir' KARAMAN'DA YÜRÜYÜŞ Diğer taraftan Karaman Ülkü Ocakları üyeleri de kent merkezinde 'Bayrağa Saygı Yürüyüşü' düzenledi. Aktekke Kent Meydanı'nda toplanan yaklaşık 300 kişilik grup, ellerinde Türk Bayrakları ile slogan atarak İsmet Paşa güzergahından Cumhuriyet Meydanı'na yürüdü. Polis korteji eşliğinde yürüyen Ülkü Ocakları grubu üyeleri, Anıt Park'a gelerek yürüyüşü sonlandırdı. Grup, 'Bayrak Şereftir, Şerefsizler Ne bilirö diyerek slogan attı. Ülkü Ocakları Karaman Şubesi Başkanı Latif Pulcu, yaptığı açıklamada Diyarbakır'da Türk bayrağının indirilmesine tepki göstererek, 'Bölgede Türk Devletinin etkisi git gide azalırken, bölücülerin faaliyeti ise her geçen gün yoğunluk kazanmaktadır. Böyle giderse önümüzdeki günlerde çok daha vahim gelişmelerin yaşanılabileceği anlaşılmaktadır. Bölücü terör örgütleri gayet rahat bir şekilde yol ve kimlik kontrolü yapmaktadır. Dağda derede örgüt paçavraları dalgalanmaktadır. Diyarbakır Bingöl karayolu günlerdir kapalıdır. Askerin ve polisin müdahalesi biber gazı sıkmaktan öteye geçememektedir. Devletin varlığını ortada olmaması hasebiyle bölüler bölgeyi kontrolleri altına almış vaziyettedir.' dedi. Toplanan grup daha sonra sessizce dağıldı. İZMİT'TE BİN KİŞİLİK BAYRAGA SAYGI YÜRÜYÜŞÜ Ergün AYAZ-Orhan UZUN-İZMİT,(DHA)- Kocaeli Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı'na üye yaklaşık bin kişi Lice'de Türk bayrağının indirilmesini protesto ederek sloganlar eşliğinde kent merkezinde yürüyüş yaptı. Merkez Bankası önünde ellerinde Türk bayraklarıyla toplanan yaklaşık bin kişi Diyarbakır'ın Lice İlçesi'nde Türk bayrağının indirilmesini protesto etti. Yürüyüş yolu boyunca 'Vatan sana canım feda', 'Ne mutlu Türküm diyene' şeklinde sloganlar atarak Sabri Yalım Parkı'na kadar yürüdü. Burada gurup adına Kocaeli Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı İbrahim Özcan açıklama yaptı. Bölücülerin her geçen gün faliyetlerinin yoğunluk kazandığını öne süren Özcan konuşmasına söyle devam etti; 'Siyasi iktidarın bölücülerle yürüttüğü müzakerenin, terörü durdurmadığı gibi teröristleri daha da çok şımarttığı, son hadiselerden sonra herkesin malumu olmuştur. Böyle giderse önümüzdeki günlerde çok daha vahim gelişmelerin yaşanabileceği anlaşılmaktadır. Bardağı taşıran son damla ise bir gurup teröristin 2. Hava Kuvvet Komutanlığına bağlı bir askeri alana giderek, Türk bayrağını indirmesi olmuştur. Buradan herkese açıkça beyan ediyoruz. Türk bayrağına uzanacak eli kırarız. Türk'ün vatanına dikilecek gözü çıkarırız. Türk'ün şerefine uzanacak dilleri koparırız' diye konuştu. Grup daha sonra sessizce dağıldı. ÜLKÜCÜLER İNDİRİLEN BAYRAK İÇİN YÜRÜDÜ Mücahit YOLCU-KAHRAMANMARAŞ DHA- Kahramanmaraş'ta yürüyen 500 kişilik ülkücü grubu, Diyarbakır'da 2'nci Hava Kuvvet Komutanlığı'ndaki Türk bayrağının indirilmesini protesto etti. Ülkü Ocakları Kahramanmaraş İl Başkanlığı önünde ellerinde Türk bayraklarıyla toplanan 500 kişilik grup, Trabzon Bulvarı'ndan Özel İdare İş Merkezi'ne kadar güvenlik önlemi alan polis eşliğinde yürüdü. Sloganlarla Türk bayrağının indirilmesine tepki gösteren grup, İstiklal Marşı okudu. Grup, Ülkü Ocakları İl Başkanı Mesut Kaplan tarafından okunan basın açıklamasının ardından olaysız şekilde dağıldı. BURSA’DA BAYRAĞA SAYGI YÜRÜYÜŞÜNE 2 BİN KİŞİ KATILDI Hüseyin TÜCCAR-Mehmet İNAN-BURSA-(DHA) / Bursa’da Ülkü Ocakları üyesi yaklaşık 2 bin kişi , Diyarbakır'ın Lice ilçesinde çıkan olaylar sonrasında, bir kişinin 2'nci Hava Kuvvet Komutanlığı'na girerek Türk Bayrağı'nın indirilmesini protesto ettiler. 'Bayrağa uzanan eller kırılsın' , “Ne Mutlu Türküm Diyeneö, “Kınamak yetmez, indirmek lazım, “Reklam bitti film başlıyor' yazılı pankartlarla yürüdüler. Aynı güzergahta BDP’li gurubun basın açıklaması yapması üzerine Ülkü Ocakları üyeleri Uluyol Caddesi yönüne kaydırılarak Atatürk Caddesi’ne yönlendirildiler. Merkez Osmangazi ilçesi Demiryolu Caddesi üzerinde bulunan Ülkü Ocakları Temsilciliği önünde bir araya gelen yaklaşık 2 bin kişi ellerinde Türk bayrakları ve 'Bayrağa uzanan eller kırılsın' , “Ne Mutlu Türküm Diyeneö, “Kınamak yetmez, indirmek lazım, 'Reklam bitti film başlıyor' yazılı pankartlarla dört kilometre yürüyerek Atatürk Caddesi’ne yürüdüler. 'Şehitler ölmez, vatan bölünmez', 'Ne Mutlu Türküm diyene', 'Türk Kürt kardeştir, PKK kalleştir', 'Bayrağa uzanan eller kırılsın', 'İmralı'yı basarız, Apo'yu asarız' sloganları atarak Atatürk Anıtı önüne gelen Ülkü Ocakları üyeleri şehitler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunup İstiklal Marşı'nı okular. Bursa Ülkü Ocakları Başkanı Fatih Rüştü Sütçü, 'Türkiye bir Türk yurdu olarak varlığını sürdürecektir. Türkiye’de hain olduğu müddetçe bozkurtların mücadelesi bitmeyecektir, bozkurtlar dün buradaydı, yarın da burada olacaktır, Atalarımızın uğruna kanını sebil ettiği bayrağımız, hükümetin göstermiş olduğu zafiyetten dolayı öz yurdumuzda hain ellerce indirilmektedir, Türk Bayrağına uzanacak eli kırar vatana göz dikenin gözünü çıkarırız, Türk’ün şerefine uzanan dili kökünden kopararız, bizim kimse sabrımızı zorlamasın' şeklinde konuştu. POLİS ÜLKÜCÜLERLE BDP’LİLERİ KARŞILAŞTIRMADI Bursa Ülkü Ocakları binası önünde toplanan kalabalık Kent Meydanı yönüne yürüyüşe geçtiği esnada geniş güvenlik önlemleri alan polis burada BDP’li grubun basın açıklaması yapması nedeniyle Ülkü Ocakları üyelerini Uluyol Caddesi yönüne kaydırılarak Atatürk Caddesi’ne yönlendirdiler. Atatürk Caddesi üzerinde Bursaspor’un ateşli taraftar grubu Teksaslı gençler Ülkü Ocakları yürüyüşüne dahil olarak Bayrak yürüyüşüne destek verdiler. Yürüyüşe katılanlar daha sonra sessizce dağıldılar. TÜRK BAYRAĞININ İNDİRİLMESİ PROTESTO EDİLDİ Hakan KABAHASANOĞLU/Hayati YALÇIN/Murat OKUTMUŞ,(DHA) - Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 2. Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı askeri alandaki Türk bayrağının bazı kişilerce indirilmesi Giresun, Gümüşhane ve Bayburt’ta düzenlenen eylemlerle protesto edildi. Giresun Ülkü Ocakları İl Başkanlığı’nın Haydar Aliyev Parkı’nda düzenlediği protesto eyleminde Türk bayraklarının açıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından açıklamalarda bulunan Giresun Ülkü Ocakları İl Başkanı Ertuğrul Gazi Konal, iktidarın yürüttüğü müzakere sürecinin terörü durdurmadığı gibi teröristleri şımarttığını ileri sürdü. Konal, “Türk’ün bayrağına uzanacak eli kırarız. Türk’ün vatanına dikilecek gözü çıkarırız. Türk’ün şerefine uzanacak dilleri koparırız. Hiç kimse Türk milliyetçilerini aşmadan, Türkiye üzerinde hesap yapabileceğini sanmasın. Bizim canımız tende olduğu müddetçe Türkiye bir Türk yurdu olarak varlığını sürdürecektir. Türkiye’de hainler olduğu müddetçe bozkurtların mücadelesi bitmeyecektir' dedi. Gümüşhane’de toplanan Ülkü Ocakları ve MHP'liler ise, 'Gümüşhane uyuma bayrağına sahip çıkö, “Vur de! vuralım öl de ölelimö gibi sloganlarıyla yürüdü. Zafer Meydanında toplanan grup, Gümüşhane Ülkü Ocakları Başkanı Fatih Vakur Kara'nın, Türk bayrağının indirilmesine yönelik tepkiyi dile getirmesinin ardından İstiklal Marşı okuyarak eylemi sonuçlandırdı. Bayburt'ta Türk Dünyası Parkı’nda buluşan yaklaşık 100 Ülkü Ocakları üyesi de, Lice’ de yaşanan olaya tepki gösterdi. Bayburt Ülkü Ocakları Başkan Vekili Emre Çimiç’in bayrak indirme olayına tepki içeren konuşmasının ardından grup olaysız dağıldı. BİTLİS'TE ÜLKÜCÜ, BDP'Lİ GERGİNLİĞİ BİTLİS'te bir grup ülkücü, Diyarbakır'da Türk Bayrağı'nın indirilmesini protesto etmek amacıyla yürüyüş düzenledi. Ülkücü gruba bir grup BDP'linin tepki göstermesi üzerine kısa süreli gerginlik yaşandı. Polisin müdahalesi sonucu gerginlik büyümeden önlendi. Diyarbakır'da 2'nci Hava Kuvvet Komutanlığı'ndaki direkte bulunan Türk Bayrağı'nın bir gösterici tarafından indirilmesi, Bitlis Ülkü Ocakları Derneği üyeleri tarafından protesto edildi. Akşam saatlerinde Nur Caddesi üzerinde toplanan yaklaşık 20 ülkücü, Türk Bayrağı taşıyarak kent merkezinde bulunan Ulu Cami önüne kadar yeldi. Cami önünde basın açıklaması yapmak istedikleri sırada ise bir grup BDP'linin tepkisi ile karşılaşıldı. Tepkiler yüzünden Ülkücüler, basın açıklaması yapamazken, olay yerine ise çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Yaşanan gerginlik polisin gelmesi ile son buldu. Olay yerine Emniyet Müdürü Saim işlek de gelerek incelemelerde bulundu ve burada BDP'li grupla bir süre görüşerek dağılmalarını istedi. Bunun üzerine her iki grup, olaysız şekilde dağıldı. DHA
Reklam
15 Harika Örnekle Hayvan Figürlü Vücut Boyama Sanatı
Vücut boyama sanatı, doğru ekiple ve doğru seçilmiş kişi üzerinde yapıldığında gerçekten büyüleyici sonuçlar elde edilebiliyor. Bu galeride derlenmiş olan en iyi hayvan figürlü vücut boyama sanatı örneklerine bakarken insan hatlarını bulmakta zorlanabilirsiniz. Doğru ışık ve doğru açıyla çekilen fotoğraflarda ise bu durum gerçekten imkansıza yakın bir hal alıyor.İyi eğlenceler dileriz...
Ben Apaçi Değilim | Belgesel-Film
İstanbul, sadece 'doğu ile batıyı birbirine bağlamak'la kalmıyor, farklı kimliklerin ve yaşam tarzlarının, arada kalmış ruh hallerinin de yüzyıllardır başkenti olarak varolmayı sürdürüyor.Türkiye’de doğudan batıya yaşanan göç dalgaları sonrası İstanbul'da doğup dışında kaldıkları kente uyum sağlamaya çalışan 'Apaçi Gençlik ' üzerine bir belgesel-film.
Reklam
Wi-Fi Sinyallerini Görseydik Nasıl Olurdu
Her saniye Wi-Fi havuzunun içinde yüzdüğümüz gerçeğinin yanında bu Wi-Fi sinyallerini görseydik nasıl olurdu acaba demişizdir içimizden ya da dememişizdir farketmez  işte o ilginç görüntüler.
Dünya'ya Çarpan Gezegenin İzleri Bulundu
Bilim insanları, erken dönemlerinde Dünya'ya çarptığı ve ortaya çıkardığı kozmik enkazla Ay'ı oluşturduğu düşünülen Theia adlı gezegenin kimyasal izlerini keşfetti.İlk olarak Apollo görevlerinde Ay'dan toplanan oksijen izotopları incelenerek ortaya atılan 'dev çarpışmanın' gerçekliği, elde edilen yeni bulgularla güçlendi. Teoriye göre, Güneş Sistemi'nin erken dönemlerinde, Dünya'ya Mars büyüklüğünde bir gök cismi çaptı. Dev çarpışmanın oluşturduğu enkaz ise zamanla Ay'ı ortaya çıkardı. Almanya'nın Köln Üniversitesi'nden Daniel Herwartz, Discovery News sitesine yaptığı açıklamada, 'oksijen izotoplarının diğer gazlardan mükemmel bir şekilde ayrılmasını sağlayan bir teknik geliştirdiklerini' açıkladı. Araştırmacılar, Apollo 11, 12 ve 16 görevlerinde Dünya'ya getirilen meteroit örnekleri ve bazalt taşlar üzerinde yeni analizler gerçekleştirdi. Herwartz, 'NASA'nın kendilerine Ay tozu da gönderdiğini ancak mikro meteoritlerin yoğunluğu nedeniyle bu örneklerin analiz için çok uygun olmadığını' not düştü. Ay aslında Theia mı? Analizler, 4.5 milyar yıl önce, Dünya'nın oluşumundan sadece birkaç yüz milyon yıl sonra gezegenimize çarptığı düşünülen Theia adı verilen gezegenin sırrını saklıyor. Bugüne kadar gerçekleştirilen bilgisayar modelleri, Ay'ın yüzde 70 ile 90'ının Theia'dan oluştuğunu öne sürüyordu. Güneş Sistemi'ndeki birçok gezegenin kendine has izotop bileşimi olduğundan yola çıkan araştırmacılar, Theia'nın kimyasal yapısının Dünya'dan farklı olması gerektiğini savunuyor.  Ancak bazı bilgisayar modelleri de Ay'ın sadece yüzde 8'ini Theia'nın oluşturduğunu, geride kalan materyallerin Dünya'dan geldiğine işaret etti.
Reklam
Önder Özen'den Açıklamalar
Beşiktaş Futbol Genel Direktörü Zafer Önder Özen gündeme ilişkin açıklamalar yaptı.Beşiktaş Futbol Genel Direktörü Zafer Önder Özen, TRT Spor'da Futbol Keyfi programında açıklamalar yaptı. Transferler konusunda önemli açıklamalarda bulunan Özen, Gökhan Töre, Olcan Adın, Motta ve diğer transferlerle ilgili bilgi verdi. Manuel Lanzini ile de ilgilendiklerini söyleyen Özen merak edilen tüm konulara açıklık getirdi. İşte Önder Özen'in açıklamaları 'Zor bir sezonu tamamladık. Yaşadığımız zorkuklar arasında diğer kulüplerin yaşadığı tipte zorluklardan ziyade farklı sorunlar da vardı. Biz futbolun seyirci tarafından faydalanamadık. BEtona top oynadık. Bazen büyük kulüpler taraftarla maçlarını kazanır. Rakipler İstanbul'a 1 puan için gelirler. Taraftar olmayınca sizi itici güç de arkanızda olmaz. Bunlar biz göreve geldiğimizde bilinen şeylerdi. Bundan kaçış da yoktu. 'GÜNAHIYLA SEVABIYLA BİR SEZON BİTTİ' 'Kulüp 110 yıllık tarihinin en zor kararını verdi ve stad için inşaat başladı. Çok zor durumlardan geçerek stada kazma vuruldu. Bizim de bu sorunumuz bitecek elbet ve rahata ereceğiz. Baktığımızda Galatasaray ve Fenerbahçe'nin statları 50-55 bin kişilik, kalabalık seyirciye oynayan takımlar. Gelirleri de bu şekilde artıyor. Slaven Bilic, İnönü'de oynasaydık arkasına taraftarı alarak rakibe büüyk baskı uygulayabilirdi. Kadıköy'de ve TT Arena'da olan budur. Eskişehir ve Bursa bile zaman zaman bu baskıyı kurabiliyor. Günahıyla sevabıyla bir takım dersleri alarak sezonu bitirdik' 'BETONA OYNAMAK ZORUNDA KALDIK' 'Seyircimize de bir kelime etmek isterim ama. İlk maç ribünde 56 bin kişi vardı. Tromso maçında 66 bin kişi geldi. Galatasaray maçında 80 bin kişiye oynadık. Bu maçta gelen cezalardan sonra betona oynamak zorunda kaldık. Kasımpaşa'da 3-4 bin kişiye oynadığımız maçlar oldu. Bir şekilde iç saha maçlarını oynayamadık. Dışarda lig ikincisiydik ancak içerde yetersiz kaldık. Gol ve pozisyon adedimiz yetersiz. 'FENERBAHÇE MAÇINDA BENDEN BAŞKA KAHROLAN GÖRMEDİM' 'Ligin en az gol yiyen ve pozisyon veren takımı olduk. Bunlar bardağın dolu tarafı. Boş tarafına bakınca bazı oyuncularımızın ellerinden geleni vermemiş olmalarını söyleyebiliriz. Bunun arkasından Fenerbahçe maçı sonunda seyircimizin alkışlamasını ben anlamadım. Derbide puan kaybedip alkışlayan taraftar olmaz. Sanırım o gece kahrolan bir tek ben varım. Onun dışında stat bittikten sonra derbiler ve avrupa maçları dahil takımımız sert bir trbinün haliyle derbilerde üstünlük sağlayabileceğiz. Beşiktaş bu üstünlüğü yakalayabilir.' 'PTT 1. LİG'DE BİR KULÜPLE ANLAŞTIK' 'A Takım ve A2 arasındaki mesafe çok yüksek. Sadece bizde değil her takımda bu fark çok yüksek. Bu farkı, aradaki basamak farkını Dikilitaş Kulübü'yle bir anlaşma yaparak aştık. Kümede tutup bir ayağımızı oraya atacağız. İkinci kulüp PTT 1. Lig'de, ismini veremem ama anlaşma sağlandı' PİLOT KULÜP PLANLARI 'Avrupa'daki kulübe, Rooselare'ye 4 oyuncu göndereceğiz. Yıllık maaliyeti 1 milyon olan. Yanında bir antrenör ve yönetici gidecek. Son olarak Brezilya'ya gidince bir 3. Lig kulübüyle anlaştık. Avrupalıların daha fazla yaşadığı bir bölgede olan bir kulüp. Bu kulübe de oradan seçtiğimiz 4 oyuncuyu koyacağız. Oradaki kulüpten yetiştirip o oyuncuları almamız daha kolay olacak' '550 BİN AVROLUK LABORATUVAR YAPIYORUZ' 'Laboratuvar yerimizin bütün izinlerini bekliyoruz. Her birinin bir maliyeti var. Bu konu 5 bin avro. Yüksek irtifa odasıyla birlikte, -110 dereceye kadar soğuk hava üretebilen bir soğuk hava odası ve bununla birlikte performans ölçüm aletleri toplam 550 bin avro bir maliyeti var. Bunları tamamlayınca büyük bir iş yapmış olacağız' 'MUSA MUHAMMED'İ BEKLİYORUZ' 'Musa Muhammed konusunda fazla konuşmak istemiyorum. Kendi milli takımında U18'de önemli işler yaptı. U20'de de kaptanlığa yükseldi Biz yaşı henüz tutmadığı için bekleyeceğiz. 31 Ekim'den sonra kontratımızı imzalayacağız. Şu an oyuncuya hamilik yapıyoruz ama 31 Ekim'den sonra oyuncu bizimdir. Barcelona'nın düştüğü hataya düşmeyeceğiz' 'SAMBADE YÜZÜNDEN TESİSLER TÜRBE GİBİ OLDU' 'Sambade yalnız bir kaleci antrenörü değil buna ek olarak her hareketi teknik anlamda basamaklayarak yaptırıyor. Marsilya'dan ciddi bir teklif almdı ancak vermedik. Tesis türbe gibi oldu dünyanın her yerinden antrenörler geliyor Sambade'yi izleyebilmek için. Aynısı forvetler için olabilir mi? Çok akıllıca. Vuruşu teknik açıdan adımlayabilecek bir antrenör olabilir. Hareketleri ve vuruşları sınıflayabilme ve uygulayabilme yapabilen arkadaşlarımızla çalışmayı çok isterim. Feyyaz Uçar bu konuda Türkiye'nin en iyisi. Alıp, dönüp vuruşlarını çok çok iyi yapıyor. İlhan Mansız aynı şekilde. Ben bu konunun üzerinde çok fazla duruyorum. Bir dünya kupası karakteri. Dünya tanıyor. Genç oyuncular tarafından idol olarak algılanabilecek bir spor figürü. Takıma katılmasını isterim ancak bunlar için zaman gerekiyor. Hepsi olacaktır' 'LABORATUVAR VE ATLETİK OLUŞUMLAR İÇİN İKNA EDİCİ OLDUM' 'İlk gün 5 konudan bahsettim. Bu alanlarda yürüyebiliyorsak ve kulüp bu fırsatı bana verebiliyorsa. Ben de bu fırsatı değerlendirebiliyorsam. O zaman bu yol yürümeye değer. Eğer oluşturramıyorsam bu kulübü ikna edemiyorum anlamına gelir. Ne zaman ikna edemezsiniz? Karşınızdakini ikna edecek heyecan ve bilgiyi ortaya koymadığınızda başkan ve yöneticileri ikna edemezsiniz. Ben laboratuvar ve atletic oluşumlar için ikna edici oldum. Bize yol verdiler ve başarılı oldum. Bu konuları bitti ama bir içine girelim bakalım duruma. Bunu henüz görmedim. Bizim futbol yatırımları departmanımız burayı yönetebilir mi? Proje sağlıklı yürüyecek mi? Göreceğiz' 'ANTRENÖRLÜK BENİM HEVESİM DEĞİL, MESLEĞİM' 'Ben koltuğa yapışacak birisi değilim. O konuda kimsenin şüphesi olmasın. Ben baskıdan etkilenmem. Benim üzerimde olan baskı bana yeter zaten. Çevreden gelecek baskı türleri beni etkilemez. Benim kendime kurduğum baskı benim koltuğa yapışmamamı sağlıyor zaten. Ömrüm uzun olursa sahaya dönerim. Geçenlerde bir büyüğümüz bana soru sorarken antrenörlük hevesimden bahsetti. Bu benim hevesim değil mesleğim. Altını tekar çiziyorum. Bu konu Beşiktaş'ta olmayacak. Tekrar tekrar söylüyorum. Beşiktaş'ın antrenörü herkesin bu meslekte güveninş kazanmış, bir şey kazanmasa da ortaya koyduğu değerler olmuş. Yaptığı kontratlar da bunun için bir kriter. Çalışacağım kategori Beşiktaş değil. Tevazu içinde bunu cevapladım' İSTİFAYI DÜŞÜNÜYOR MU? 'Bunlar son derece doğal. Bazen yorulursunuz, kendinizi çıkmazda hissedebilirsiniz. Beşiktaş 3-5 kişiyi ilgilendiren bir kulüp değil. Devasa bir ülke kadar büyüklüğe sahip bir kulüp. Milyonlarca insan top çizgiyi geçti mi geçmedi mi bununla ilgileniyor. İşini 40 yıldır yapan insanlar bile istifayı düşünmüştür. Neye ne zaman reaksiyon vereceğimizi bazen bilemediğimiz bir pozisyon. Örneği yok.' 'MOLEDO'DA MUTABIKIZ' 'Dany'de pişman olacağım bir şey olduğunu zannetmiyorum. Bu konudaki tepkileri yedim. Göğüsleyeceğiz bunları. Dieal stoper iklisi zamanla oluşacaktır. Çok arzu ettiğim oyuncuları scout ekibiyle paylaşıyorum. Mutabık olduğumuz bir isim Moledo.' 'YALÇIN İLE GÖRÜŞMEDİK' 'Yalçın Ayhan ile henüz bir temasımız veya imzalanmış bir kontrat yok. Bunu ilk defa sizden duydum ve şaşırdım. Süper Lig'de kontratı bitmiş olan 4-5 stoper var. Her biri gündemde olur. Scout ekibi bakar, Slaven Bilic bakar ve düşünülür. Sivok ve Escude ligde başlamıştı. Köprünün altından çok sular geçti ve en son Jermain Jones ve Ersan Gülüm oynadı. Bu arada biz de en az gol yiyen takım olduk. Takım savunması diye bir durum var. Bu konuda iyiyiz. Şu anda Ersan dışında bir yerli stopere daha ihtiyacımız var. Aralarından bir tanesi kontratı bitmiş oyuncular olacak. Yalçın'ı değerlendireceğiz.' 'Sezer benim kalitemi tartışamaz demiş. Ben hiç bir oyuncunun kalitesini tartışmam. Büyük takımlara gelmiş oyuncuların kaliteleri tartışılmaz. Tartıştığım nereden çıktı ona şaşırdım. Onun hakkında ben karar veririm. Takımdaki bütün oyuncular hakkında ben karar veririm. Sezer klas bir oyuncu, teknik anlamda üst düzeye yakın, saha içinde bir çok şeyi yapabilecek yetenekte oyuncuyum.' 'GÖKHAN TÖRE TRANSFERİ ZOR' 'Gökhan Töre değerinde bir oyuncuyu herkes ister. Biz de ona fırsat verdik. Kulübü kolay da bırakmak istemiyor. Oyuncunun bir değeri var. Yurt dışına transferi de söz konusu. Kulübü yurtdışındaki teklif yerine bizimkini değerlendirirse Gökhan bizimle devam eder. 7 ay önce sayın başkan beni arayıp böyle bir şey duyduk aslı olabilir mi diye sordu. Ben de akşam 10 gibi idari mesanjeri arayıp direkt evine gittim. Evine gittiğim ilk oyuncudur. Evde kendisi ile konuştuk. Bana detaylarıyla anlattı. Gökhan Töre'nin hatalar yapma potansiyeli olmakla birlikte özü sözü bir bir insandır. Konunun aslını bana anlattı. Almanya tarafıyla ilgili de bir araştırma yaptım ve Gökhan'ın söyledikleriyle paralel çıktı. İtalya'dan teklif var ve hocası da takımdan göndermek istemiyor. Zor bir transfer.' 'OLCAN İÇİN TRABZON'LA GÖRÜŞMEDİK' 'Olcan Adın ile çalıştım. Çok sevdiğim ve değer verdiğim bir oyuncu. Ligde fark yaratan 3-4 yerli oyuncudan biridir. Bu tür oyuncu ile bütün kulüpler... Olcan ile görüşmedik kontratı çok değerli. Trabzon ile görüşmeden bunları konuşmak doğru değil.' 'Motta'nın kendisi ile anlaşma oldu. Kulübü de bugün yarın daha net bir cevap verecek. Sağ bek ve sol bekte ikişer oyuncuya ihtiyacımız olacak. Sağ bekte bir oyuncuya ihtiyacımız olacak. Muhammed'i kiralık olarak göndereceğiz. Lanzini de kaliteli bir oyuncu. Değerli bir oyuncu. Stat konusu önümüzdeki günlerde tartışılacak, biz de önümüzdeki günlerde fikrimizi aktaracağız.' 'İlk yarıda tüm maçlarımızı deplasmanda oynama fikrine ben evet derim. Bunu mantıklı bulurum. Stadımız 2. yarıya yetişirse. Çatısı zor bir çatı. Daha değişik bir teknoloji. Biraz zaman gerektiriyor anladığım kadarıyla.' 'Dünya Kupası'nda ev sahibi takımlar her zaman favoridir. İyi bir takımları da var. Arka 6 oyuncu turnuvayı domine edebilir. Hulk Rusya'da uçtu son dönemlerde. Arjantin de favori. Almanya da favoridir. Ama Belçika da yarı final oynarsa şaşırmam. Ülke hazır görünmüyor. Organizasyonda çalışacak bir arkadaşla konuştum, turnuva başladığında yüzde 70 hazır olacak diye duydum.'Sporx
21 Maddede "İngiliz Dili ve Edebiyatı Okumak Ne Demektir?"
etiket
Öncelikle bir anlam karmaşasını açığa kavuşturalım: İngiliz Dili ve Edebiyatı demek İngiliz Dili ve İngiliz Dilinin Edebiyatı demek değildir, İngiliz Dili ve İngiliz Edebiyatı demektir. Peki, İngiliz Dili ve Edebiyatı okumak ne demektir? 
Usta Yazar Samuel Beckett'in "Karalama Defteri"
İrlandalı yazar Samuel Beckett'in yayımlanan ilk romanı Murphy'e ait orijinal el yazıları İngiltere'deki Reading Üniversitesi'nde sergilenmeye başlandı. Reading Üniversitesi'nde masada titizlikle serilmiş 6 defter duruyor. Yaklaşık 80 yıllık kitaplar oldukça iyi korunmuş. Kâğıtlarda Beckett'in, yazısı kadar çizdikleri de dikkat çekici.Defterlerde, okunması zor bir el yazısı var. Ama daha da dikkat çekici olanı, Beckett'in en az yazdığı kadar da çiziyor olması. Ayrıca defterlerdeki karalamalarda ünlü simalar, tarihi isimler ve müzik notları var. Aynı sayfada, Charlie Chaplin olduğu açıkça anlaşılan bir resim de bulunuyor.Reading Üniversitesi Beckett'in defterlerini geçen yıl Sotheby's müzayedesinden 1 milyon sterline satın almıştı.Haber Türk
Reklam