onedio
Kahraman Köpek
Jax adlı bir cesur Labrador'un göle düşen ve boğulmak üzere olan bir kuşu kurtarışını izliyoruz.
Havada Edilen Evlenme Teklifinde Yüzüğü Düşürmek
Brandon Strohbehn ilginç bir olay olsun diye  hava dalışı sırasında 18 aylık kız arkadaşına evlilik teklifi ediyor. Fakat, Strohbehn şaka olarak havadayken yüzüğü yere düşürüyor. İkili yere indikten sonra ‘gerçek yüzüğü’ eline alan Strohbehn, diz çökerek daha geleneksel bir şekilde evlenme teklifi ediyor ve kız arkadaşı 'evet' diyor..
1 Kişiden 4 Kişilik Dans Gösterisi
Danslarını 4 ayrı kayıtta kaydedip bir video olarak birleştiren yetenekli arakadaşımızın muhteşem dans performansı.Hep birlikte izliyoruz...
Sezen Aksu Yılmaz Özdil'e Dava Açtı!
Sezen Aksu'nun kendisinin söylemediği sözleri, Yılmaz Özdil'in söylemiş gibi yazdığı iddiasına Sabah gazetesinin manşeti göstererek yanıt verdi. Hürriyet gazetesi köşe yazarı Yılmaz Özdil, sanatçı Sezen Aksu'nun kendisi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu yazdı. Özdil, suç duyurusunun reddedildiğini ve Sezen Aksu'nun şikayet dilekçesinde 'tarihi bir yalanlama'da bulunduğunu yazdı. Özdil köşesinde 'Özgürlük” şarkıları söyleyen “hümanist” sanatçımız Sezen Aksu, hapse tıkılmamı talep etti!' derken Sezen Aksu 'nun kendisinin söylemediği sözleri, Yılmaz Özdil'in söylemiş gibi yazdığı iddiasına da Sabah gazetesinin manşeti göstererek yanıt verdi. Sezen Aksu, şikâyet dilekçesinde “tarihi bir yalanlama” da bulundu. “Söylemediği sözleri, kendisi tarafından söylenmiş gibi yazdığımı” öne sürdü. “Referandumun karşısında duranları ‘iki cihanda lekeli’ olarak nitelendirdiği yönünde, tamamen gerçekdışı bir iddiada bulunduğumu” öne sürdü. “İki cihanda lekeli dediği yönündeki iddiamın, hiçbir veri ve bilgiye dayanmadığını” öne sürdü. Cumhuriyet
25 "Game Of Thrones" Karakteri Akrabamız Olsaydı Kim Olurdu
etiket
Daha önce hazırlamış olduğumuz 'Türk aile yapısında en çok karşılaşılan 18 akraba tipi'nden de faydalanarak, sizler için Game of Thrones'un 25 karakterinin hangi akrabamız olabileceğini araştırdık. İşte o liste: http://onedio.com/haber/unluler-ve-akrabalarimiz-234376
Reklam
Tüm Zamanların En Uzun Filmi Ambiancé Yolda
Bundan birkaç yıl önce 10 günlük uzunluğu ile tüm zamanların en uzun filmi Modern Times Forever olmuşken İsveçli sanatçı ve yönetmen Anders Weberg bu rekoru alt üst etmeye hazırlanıyor. Ambiancé ismini taşıyan film tamı tamına 720 saat (yani 30 gün) sürüyor ve 2020′ye kadar da tamamını görme şansımız olmayacak. Fakat filmin 72 dakika süren ilk fragmanı yayında… , o yüzden gözünüzü çabuk tutun. Filmin yönetmeni Ambiancé için “uzay ve zamanın gerçeküstü hayalsi bir yolculuğu” diyor. Ayrıca Weberg, bu filmin kariyerindeki son film olacağını ve 2020′deki tüm dünyada yapılacak gösterim sonrasında filmin tüm kopyalarının imha edileceğinin de altını çiziyor. Filmin 7 saat 20 dakikalık ikinci fragmanının 2016′da, 72 saatlik üçüncü fragmanının da 2018′de yayınlanacağını ekleyelim. 2020′de ise bir ay sürecek olan gösterim planlanıyor. Burak Hazine İstanbul’da doğdu. Liseyi bitirdikten sonra öğrenimini sinema üzerinde devam ettirmek istediyse de Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, oldukça uzun sürecek bir tıp eğitimi maratonuna başladı. Biletsiz.com ve Sinema Kulübü‘nde yazdı. 2 sene süren Blogger macerasını sonlandırarak Sinematopya'yı kurdu. Şimdilerde ise junior bir hekim. Bir yandan mesleğini icra edip bir yandan da sinema konusunda kendini geliştirmeyi hedefliyor. sinematopya
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
IŞİD’in ne menem bir tehlike olduğunu, yaptıkları infazları Youtube’a koymalarından, kadın-çocuk demeden öldürmelerinden ve “şeriat” ilanından hâlâ anlamadıysanız... Musul’un işgali ve Türk konsolosluğu çalışanlarının halen rehin tutulmasından herhalde kavramışsınızdır! Hükümet, rehinlerle ilgili haber yapılmasını “can güvenliği“ nedeniyle yasakladı. Ancak basın, sanki IŞİD’le ilgili tüm haberlere yasak gelmiş gibi tuhaf bir oto-sansür uyguluyor. Yoksa medyanın reflekslikssizliği, Kürt alerjisinden mi kaynaklanıyor? Aksi takdirde neden IŞİD’in cami ve türbeleri bombalayarak ilerlemesini, Türkmenleri ve Kürtleri öldürmesini sanki dünyanın öte köşesinde olup biten gelişmelermiş gibi versin? Neden Rojava’da olup bitenleri bu kadar yetersiz aktarsın? Varsa yoksa Cumhurbaşkanlığı seçimleri! Oysa Ortadoğu’daki dengeler bir kez daha altüst olurken, Türkiye’yi de açıkça tehdit eden fanatik saldırganlar burnumuzun dibinde. Siviller IŞİD’e karşı silahlandı Günlerdir Urfa’nın Suruç ilçesinin birkaç kilometre ötesinde, Suriye sınırındaki Kobanê (*) şehrine bağlı köylerde, YPG ile IŞİD arasında şiddetli çatışmalar sürüyor. Ancak Kürt kaynaklarının haricinde bölgede nelerin olup bittiğini aktaran yok!
Reklam
LYS Birincisinin Okulu Bir Gecede İmam Hatip Oldu
4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte imam hatibe dönüştürülen okullara her gün bir yenisi eklenirken, bu ‘zorunlu’ dönüşüme isyan eden öğrenci, öğretmen ve velilerin eylemleri sürüyor. İstanbul’da veliler İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız’la görüşürken, LYS 2014 birincilerinden Mehmet Selim Ortak’ın okuduğu Afyonkarahisar Anadolu Öğretmen Lisesi’nin imam hatip lisesine dönüştürüldüğünü öğrenen veli ve öğrenciler okul bahçesinde eylem yaptı. Göztepe’deki Yeşilbahar Ortaokulu’nun imam-hatip ortaokuluna dönüştürülmesi kararını protesto eden ‘Göztepe Okuluma Dokunma İnisiyatifi’ ile Eğitim-Sen İstanbul 2 No’lu Şube üyeleri Cağaloğlu’ndaki İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüdü. ‘Okuluma dokunma’ yazılı pankartlar taşıyan grup adına basın açıklamasını okuyan öğrenci velisi Ayper Alpdere, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız’a iletilecek talepleri şöyle sıraladı: “4+4+4 ile geçtiğimiz yıl yaşanan mağduriyetlere yenilerinin eklenmemesi, kalabalık sınıflarda eğitim kalitesinin düşmemesi, okul kazalarına davetiye çıkarılmaması, mahalle halkının, velilerin ve öğrencilerin taleplerine kulak verilmesi, kamu okullarının eğitim kalitesini düşürerek özel okullara potansiyel müşteriler yaratılmaması, yurttaşlara parasız, nitelikli, kamusal eğitim olanakları sunma ve eğitimde fırsat eşitliği sağlama zorunluluğu, anayasa ile garanti altına alınmış olan sosyal devlet anlayışından vazgeçilmemesi… “ Oğlunun karne aldığı gün okulun dönüştürüleceği haberini aldıklarını kaydeden veli Gülsün Gençel ise, ” Biz imam hatibe karşı değiliz, ancak imam hatipler talep edilen yerlerde açılsın. Okulumuzun elimizden alınmasına karşıyız” diye konuştu. Eylemin ardından bir grup veli Milli Eğitim İl Müdürü Muammer Yıldız ile bir araya geldi ve taleplerini iletti. Prof. Dr. Kamil Miras Anadolu Lisesi’ne dönüştürülen Afyonkarahisar Anadolu Öğretmen Lisesi’nin adını LYS tercih rehberinde ‘Afyonkarahisar Kız İmam Hatip Lisesi’ olarak gören öğrenci ve veliler, okul bahçesinde protesto gösterisi yaptı. İmam hatip okullarına karşı olmadıklarını, ancak kendi okullarının fen lisesi ya da anadolu lisesi olmasını isteyen öğrenciler, ‘Abe Nabi Avcı naptın bize’ , ‘Rabbim’e sordum Kamil Miras dedi’ yazılı dövizler taşıdı. Öğretmen Marşı’nı söyleyen liseli gençler, ‘Okuya okuya kazanacağız’ diye slogan attı. CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş’ın da destek verdiği eylemde açıklama yapan Okul Aile Birliği Başkanı Sena Tanyel okulun dönüştürülmesi sürecinde istikrarlı başarının dikkate alınmadığını söyledi. Başarının devamı için okulun fen lisesi olmasını istediklerini vurgulayan Tanyel, “Öğrencilerimiz, okul dönüşümü nedeniyle hayal kırıklığı yaşıyor” dedi. Kararla, anadolu öğretmen lisesi öğrencilerinin mağdur olacağını CHP’li Ahmet Toptaş ise “Afyonkarahisar’da geçen yıl 18 okul imam hatibe dönüştürüldü. Boş bir bina bulsalar hemen akıllarına imam hatip geliyor. İmam hatip okuluna ihtiyaç varsa o da açılır. Çocuklarımızın üzerinden elinizi çekin” diye konuştu. 2014 LYS TS-1 ve TS-2′de Türkiye 1′incisi olan Mehmet Selim Ortak de eyleme destek vererek, arkadaşlarının eğitimi için okulun fen lisesi ya da anadolu lisesi olmasını istedi. Okulun öğrencileri Betül Yılmaz, Zehra Betül Özmen ve Sezgi Ayata ise iki yıl karışık eğitim yapılması planlanan okulda hem kendi başarılarının hem de imam hatip öğrencilerinin başarılarının olumsuz etkileneceğini savundu. Açıklamaların ardından eylemlerini alkışlarla sürdüren öğrenci ve veliler, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürümek istedi. Yürüyüşe geçen grubu okul bahçesinde durduran polis, eylemin yasal olmadığını ileri sürdü. Polis ve veliler arasında yaklaşık 10 dakika süren pazarlık sonrasında öğrencilerin trafiği aksatmadan küçük gruplar halinde İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürümelerine izin verildi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanan öğrenciler, burada da slogan atarak Öğretmen Marşı’nı söyledi. Okul Aile Birliği’nden üç veli, İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileriyle görüştü. Yetkililer, Afyonkarahisar’da imam hatip lisesine ihtiyaç olduğunu, bu nedenle okulun imam hatip lisesine dönüştürüldüğünü söyledi. Milli Eğitim Müdürlüğü’nden sonra öğrenci ve veliler, Vali Hakan Yusuf Güner’le görüşmek istedi. Ancak Vali Güner’in makamında olmadığını belirten görevliler, velilere ‘İdare Mahkemesi’ne başvurmalarını önerdi. Grup, bir süre valilik önündeki bekledikten sonra dağıldı.Diken
Petek Dinçöz Bugün Dünya Evine Giriyor
Petek Dinçöz, yakın arkadaşlarını iftar için Portaxe adlı mekâna çağırdı. İddiaya göre ünlü şarkıcı, konuklarına sürpriz yapacak ve gecede sevgilisi Serkan Kodaloğlu ile nikâh masasına oturacak.Uzun yıllar birlikte olduğu ve 2008’de evlendiği Can Tanrıyar’dan olaylı şekilde boşanan Petek Dinçöz’ün yeniden nikâh masasına oturacağı konuşuluyor. Dinçöz’ün evlilik kararı aldığı isim ise magazin dünyasının yakından tanıdığı bir işadamı; daha önce şarkıcı Hatice ve oyuncu Esra Sönmezer’le aşk yaşayan, Galeri İrfan Home Mağazalar Zinciri’nin yönetim kurulu başkanı Serkan Kodaloğlu.DHA
AYM Kabul Ederse, Eşcinsellik 'Sapkınlık' Sayılmayacak
Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi, 'doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlarla' ilgili kanun hükmünün iptali için AYM'ye başvurdu Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi, “doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlarla” ilgili yazı, ses veya görüntüleri satanları ve bulunduranları cezalandıran kanun hükmünün iptal edilmesini istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. AYM’nin iptal kararı vermesi halinde eşcinsel ilişkilerin tecavüz, sado-mazo, hayvanlarla ilişki, ölülerle ilişki gibi ilişki türleriyle bir tutulması son bulacak. Ayrıca eşcinsel ilişkilerle, oral ve anal ilişkileri gösteren görüntüleri veya yazıları bulundurmak da suç olmaktan çıkacak. Milliyet gazetesinden Kemal Göktaş 'ın haberine göre, Aydın’da “müstehcenlik” suçundan açılan bir davada hakim, sanığın savunmasında “doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara” ilişkin ses, görüntü veya yazıları üreten, ülkeye sokan, satan, nakleden, depolayan veya bulunduranlara 1 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 100 bin TL’ye kadar para cezası verilmesine ilişkin hükmün anayasaya aykırı olduğu yönündeki iddiasını ciddi buldu. Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi, TCK’nın 226. maddesinin 4. fıkrasındaki “doğal olmayan yoldan” ifadesinin iptali için Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle AYM’ye başvurdu. Önceki hafta söz konusu iptal başvurusunun ilk incelemesini yapan AYM de başvuruda bir eksiklik görmeyerek esastan incelemeye geçilmesine karar verdi. TCK’nın 226. maddesinde “Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde” yapılan cinsel davranışları gösteren ses, yazı ve görüntülerin sadece üretilmesi ve satılması değil bulunduran kişilere de 1-4 yıl hapis cezası verilmesi öngörülüyor. Maddede ayrıca “doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlar” da aynı kapsamda sayılıyor. Hangi cinsel davranışların doğal sayılmayacağına ilişkin kanunda bir açıklık bulunmadığı için bu konuda Yargıtay içtihat geliştirdi. Yargıtay’ın eşcinsel ilişkilerle, anal, oral ve grup seksi içeren ses, yazı ve görüntülerin “doğal olmayan cinsel davranış” olduğuna ilişkin çok sayıda kararı bulunuyor. AYM’nin iptal kararı ile eşcinsel ilişkilerin de tecavüz, sado-mazo, hayvanlarla ilişki, ölülerle ilişki gibi ilişki türleriyle bir tutulması da son bulacak. T24
Reklam
Reklam
Prandelli Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Şey
Prandelli, futbolculuk kariyerinde 79-85 arası Juventus forması giydi ve üç Serie A şampiyonluğunun yanı sıra UEFA Şampiyon Kulüpler Kupası ve Kupa Galipleri Kupası şampiyonluğu da yaşadı.
RTÜK'ten 'Cinsel Dürtülere Hitap Edici' Klibe Ceza!
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Calvin Harris’in “Summer” klibini yayınlayan Kral Pop TV’ye ceza kesti.Bianet'in haberine göre, karar bir Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), bir Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve iki Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) üyelerinin karşı oyuna beş Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) üyesinin oylarıyla verildi.Doç. Dr. Ahmet Yıldırım kanalın “müstehcenlik” gerekçesiyle cezalandırıldığını belirterek şunları ifade etti: “Klipte bikinili bir kadın dans ediyor. Karşı oy veren bir üye olarak şunu söylemeliyim ki, eğer bu videoya ceza veriliyorsa o zaman en çok yazın yayınlanan magazin programlarının hepsine ceza kesmeye başlamamız lazım.”Kurul raporunda kliple ilgili “Sırf kadın bedeninin çıplaklığının cinsellik dürtüleri uyandıracak biçimde, yatak, küvet ve yatak odası gibi cinsellik algısı uyandırabilecek mekanlarda cinsel dürtülere hitap edici kıyafet ve figürlerle sergilenmektedir” ifadeleri yer alıyordu.Tartışılan klibin görüntüleriRTÜK daha önce Shakira ve Rihanna’nın birlikte yer aldıkları klibinin 'eşcinsellik çağrıştırdığı' ve 'gençlere rol model olabileceği' gerekçesiyle Dream TV, Kral TV ve Show TV’ye ceza vermiş, Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisindeki öpüşme sahnesi sebebiyle Kanal D’ye iki defa kesmiş, kanal toplam 859 bin 486 TL para cezası ödemek zorunda kalmıştı.
Reklam
iPhone Sahiplerine Kötü Haber: iCloud Kilidi de Kırıldı
Apple'ın hırsızlığın önüne geçmek için güvendiği iCloud kilidi de sonunda kırıldı. 150 doları veren(yaklaşık 300 TL) iCloud'u kırdırabiliyor!Özellikle akıllı telefonlarla birlikte telefon hırsızlığının artmasıyla birlikte telefon üreticileri de hırsızlara karşı yeni yeni önlemler geliştirmek zorunda kalıyor. Bu şirketlerden biri de tahmin edebileceğiniz gibi Apple...iPhone hırsızlığına karşı iCloud kilidini devreye sokan Apple, bu sayede cihaz el değiştirse dahi sahibinin izni olmaksısızın yeni bir hesap etkinleştirilemiyordu. Ancak Chroniccunlocks isimli sitede iCloud kilitlerinin kolayca hack'lenebildiği öne sürüldü.Site, iCloud kilidini kırmak isteyen kullanıcılar için hizmet de başlattı. 150 doları veren kullanıcı, bu kilidi kırdırabiliyor. Ancak kırdırma işlemi 3 ila 15 gün arasında bir süre alabiliyor. Bu arada sitenin kullanıcılardan IMEI ve iPhone model bilgilerini de istediğini hatırlatalım.Sistemin güvenilirliği tartışmalı olduğundan gerçekten iCloud kilitlerini kırıp kırmadığı bilinmiyor.
Mars'ta UFO Heyecanı
Jet Propulsion Laboratuvarı’nın verdiği bilgiye göre 20 Haziran’da ‘’Curiosity’’ robotu tarafından tanımlanamayan uçan bir nesnenin fotoğrafları çekildi.JPL’nin tam çözünürlükteki ilk fotoğrafında dağların üstünde parlak bir ışık görüntüsü yakalandı. Görüntü robotun sağ navigasyon kamerasıyla çekildi. İlk kare çekildikten 31 saniye sonraysa robotun sol navigasyon kamerası ışığın Mars’ın yüzeyine yaklaştığını belirledi.Çekilen bu fotoğraflarda görülen cismin UFO olup olmadığı ise merak konusu.‘’Curiosity’’ robotunun kameralarının yapım ve kullanım takımının başında bulunan Justin Maki’ye göre sorunun cevabı olumsuz.Maki, Huffington Post’a attığı e-mailde ‘’Görünen bu ışık navigasyon kameralarını kullandığımızdan beri oluşan ‘sıcak’ piksellerden biri’’ diye yazdı.PhotographyLife.com’un yaptığı tanımlamaya göre sıcak pikseller uzun pozlama sırasında kameraların sensörlerinin ısınması sonucu oluşuyor.‘’Curiosity’’ robotunun Mars’ta yakaladığı bu büyük parlak ışık görüntüsü bir ilk değil. ‘’Curiosity’’ 3 Nisan’da da Mars’ın yüzeyinde beliren parlak bir cismi fotoğraflamıştı.Justin Maki, Nasa beyanında ‘’Curiosity’den aldığımız binlerce fotoğrafta böyle parlak noktalarla her hafta karşılaşıyoruz’’ dedi. Maki görünen bu cismin kozmik ışınların çarpmasından veya kaya yüzeylerine vuran güneş ışıklarının yansımasından oluşma ihtimalinin de yüksek olduğunu belirtti.HaberMedya
'Yapmacık' Karadeniz Dizilerine Sinir Olan Oflu Esnaf Film Çekti
Trabzon'un Of ilçesinde yaşayan ve televizyonlardaki Karadeniz dizilerini beğenmeyen 15 esnaf, kendileri dahil tamamen amatör oyunculardan oluşan 40 kişilik ekiple, 6 ay çalışıp 110 dakikalık sinema filmi çekti. Kurtlar Vadisi'ne benzetilen filmde, Karadeniz'e yollanan bir istihbarat elamanın Of mafyasıyla hesaplaşması canlandırılıyor. Trabzon'un Of ilçesinde yaşayan 15 esnaf, kendileri dahil tamamen amatör oyunculardan oluşan 40 kişilik ekiple, 6 ay çalışıp 110 dakikalık '61. Bölge' adlı sinema filmi çekti. İlçede müzik market işletmeciliği yapan Cuma Uğurlu, bir süre önce sinemaya olan merakından dolayı '61. Bölge' adlı bir sinema filminin senaryosunu yazdı. Uğurlu daha sonra senaryoyu beyaz perdeye aktarmak için ilçedeki esnaf arkadaşları ile bir araya gelerek çalışmalara başladı. Bu çerçevede 'dönerci Ali', 'kasap Oğuz', ' güvenlik şefi Mahmut', 'emekli Adnan', 'inşaat ustası Adnan' gibi ilçede esnaf olan ya da çalışan 15 kişilik bir ekip kuran Uğurlu, ardından filmin çekimlerine başladı. Sıfır bütçe ile filme başlayan ve yeni katılımlarla her geçen gün filmin oyuncu kadrosunu genişleten Uğurlu ve esnaf arkadaşları, bir süre sonra film kadrosunu 40'a çıkardı. Hiçbir oyunculuk eğitimi almayan ve ilk kez kamera karşısına geçen bu kadro ile Of'un cadde ve sokaklarında çekimlere başlayan Uğurlu ve arkadaşları, çekimlerini Trabzon'un Çaykara ilçesindeki turizm yöresi Uzungöl, Bayburt ve Gürcistan'da da sürdürdü. SIFIR BÜTÇE, TAMAMEN AMATÖR KADRO Oyuncuların hafta içi kendi işlerinde çalışması sebebiyle çekimleri sadece pazar günü yapılarak 6 ayda tamamlanan 110 dakikalık '61. Bölge' isimli film, izleyici ile buluşmak için gün sayıyor. Filmin yönetmeni Cuma Uğurlu gazetecilere yaptığı açıklamada, en büyük özelliği sıfır bütçeli olması olan filmin çekimlerinde halktan büyük destek gördüklerini söyleyerek, 'Türk sinema tarihine, sıfır bütçe ile çekilen ve tamamen amatör oyuncuların rol aldığı film olarak geçmek istiyoruz' dedi. 'Karadeniz insanını iyi yansıtamayan Karadeniz dizilerine' tepki gösteren Uğurlu, işi gereği piyasaya yabancı olmadığını belirterek, 'Farklı projelerim vardı. Çok sayıda klip çektim. Televizyonlarda yapmacık Karadeniz dizilerini görünce orijinal Karadeniz dizisi çekmek istedim ama dizinin daha zor olduğunu düşünerek ilk etapta sinema filmi çekmenin daha uygun olacağını düşündüm. Birkaç arkadaşla bir araya geldik. Sonra ortaya bu ekip 61. Bölge çıktı' diye konuştu. SADECE PAZARLARI ÇALIŞINCA BÖYLE OLDU Hafta içi çalıştıkları için sadece pazar günleri çekim yapabildiklerine işaret eden Uğurlu, şöyle devam etti: 'Başlangıçta 90 dakikalık bir film planladık. Günde 5-10 dakikalık ham görüntü ancak çekebildik. Arkadaşlarımız tamamen amatör olmasına rağmen rollerini çok iyi oynadılar. Çekimlerimiz oldukça keyifli geçti. Tamamen sıfır bütçe ile 3 tane ilimizde ve Gürcistan'da çekimler yaptık. Sonunda 110 dakikalık sinema filmi çıktı ortaya. Filmin galasını Of'ta yapmayı planlıyoruz. Of'umuza güzel bir eser sunduğumuzu düşünüyorum. İnşallah halkımızda filmimizi beğeniyle izleyecektir' İŞTE KONU... 'Kurtlar Vadisi' dizisine benzetilen ve aksiyon, entrika ile aşkı konu alan '61. Bölge' filminin senaryosuna göre, özel olarak yetiştirilip istihbaratçı kimliği ile Karadeniz'e gönderilen Ömer, işlerini devlet kimliği ile iz bırakmadan yürüterek, yıllardır güçlü gruplar arasında sorun çıkartıyor. Böylece halkın huzurunu bozan Ömer, yeni görev yeri Of'a geldiğinde ise sorun çıkarmakta güçlük çekiyor. İlçede huzursuzluk çıkarmak için Trabzon'daki ekibini bir plana dahil eden Ömer, bu plan çerçevesinde öldürülen oğlunun intikamını almak için yemin ederek Of'a yerleşiyor. Ömer, burada da hesaba katmadığı Of mafyası ile karşılaşıyor. Çeşitli aksiyon, entrikalarla süren film, mafyalar arasındaki mücadeleyi ele alıyor. (TRABZON/DHA)
"Alevilerden Daha Çok Üzüldüm"
Sık sık canlı yayınlarda yaptığı gaflarla gündeme gelen Mehmet Ali Erbil, 30 yıldır ekranlarda. Televizyon dünyasında nasıl tutunduğunu ve siyasete nasıl baktığıyla ilgili açıklamalarda bulunan Erbil, RTÜK’ün sertleştiği son dönemle ilgili ‘Belden aşağı espri mümkün olduğunca yapmıyoruz’ derken RTÜK’ün sertliğiyle ilgili ‘Olur dönem, dönem. Bu konularda çok konuşmak istemiyorum. Aman amaan Allah korusun. RTÜK’ten de memnunum, hükümetten de! Allah başımızdan eksik etmesin ikisini de!’ dedi. Ünlü şovmen Gezi Parkı eylemleriyle ilgiliyse o dönemde yurt dışında olduğunu belirterek ‘Sosyal hareketleri, böyle reaksiyonları seviyorum. Önemsedim ve saygı duydum. Reaksiyonsuz bir toplum da olmayalım’ dedi. Mehmet Ali Erbil Medyatava’dan Neslihan Akdaş’ın sorularını şöyle yanıtladı: Yorucu valla, ara verdikten sonra ağır geldi. Yarışmanın orijinali kısa ama kanal uzun istiyor. Normali 60 dakika, kanal 80 dakika istiyor. Yorucu gerçekten. Reytingler nasıl gidiyor sizce, beklediğiniz gibi mi? Alışıyor insanlar yavaş yavaş. Saat diimine, programa, bize. Daha yeni yeni. Amacımıza ulaştık, pırıl pırıl bir program yaptık. Format güzel, birinci sınıf, kaliteli bir yapım. Aramızda kalsın ben daha önce bir kere olsun izlememiştim yarışmayı. Televizyon izler misiniz? İzlerim ama çoğunlukla film izlerim. Tenis maçları, futbol izliyorum. Haberleri hiç kaçırmam. Tematik kanallarda yakalarım haberi. Zirve yaptığınız işlerden biri de Çarkıfelek’ti. Şimdi İlker Ayrık sunuyor. Aynı dönemde, farklı kanallarda, karşı karşıya başladınız. İzlediniz mi Çarkıfelek’in yeni halini? Biraz baktım ama formatı çok değiştirmişler. 'İlker Ayrık’ı başarılı buluyorum ama şovmenlik farklı bir şey' Çarkıfelek, Mehmet Ali Erbil adıyla özdeşleşmişti. Başka bir isim sunuyor. Hüzün oldu mu? Yoo, istesek onunla başlardık. Kanal onu alırdı. Ama biz başka bir şey yapalım, 2 yıl aradan sonra başka bir formatla izleyici karşısına çıkalım istedik. İyi ki de bu olmuş. Yoksa izleyicinin kafasında soru işaretleri oluşurdu “2 yıl ara verdi yine Çarkıfelek” diye. Bunu söyletmek istemedik. İlker Ayrık, yetenekli bir oyuncu, sunucu. Siz nasıl buluyorsunuz? Başarılı buluyorum ama şovmenlik farklı bir şey. Her tiyatrocu, her oyuncu şovmen olacak diye bir kural yok. O ışık doğuştan varsa olur sonradan tecrübeyle edinilmez. Sanırım bu çocuğun canlı yayın tecrübesi yok. Bu işin okulu canlı yayındır. Çarkıfelek’i dünyada ilk canlı yayında sunan benim, hatta benim fikrimdi. Orijinal formatında yok. Canlı yayın her baba yiğidin harcı değildir. Peki Eyvah Düşüyorum neden canlı değil de banttan? 'Koskoca Başbakan’ın bile başına geliyor' Canlı yayın her baba yiğidin harcı değil ama riskleri çok fazla. Siz risk aldınız ama Türkiye televizyon tarihinin en büyük gaflarına, canlı yayın kazalarına da siz imza attınız? Yılda 200 canlı yayın yapıyorsak, 1-2 tane olur canlı yayın kazası. Herkesin başına geliyor. Koskoca Başbakan’ın bile başına geliyor; bir sözcükte, bir kelimede. İnsani hatalar bunlar. Sizi en çok üzen gaf hangisi gafınız hangisiydi? Hiç birinde suçlu değildim, hiç birini bilinçli yapmadım. O yüzden vicdanen o kadar rahatım ki. Diğerleri düşünsün. “Mum söndü” gafından sonra Aleviler ile aranız nasıl? Onlar beni biliyor. Bu yaşıma kadar hep demokrattım, hep Alevilere yakındım, onlara saygı duyan, anlayan biriydim. Ama başkaları bu olayı kullandı. Ben onlardan daha çok üzüldüm. Suçlu olmadığım halde özür diledim. Ağzımdan öyle bir laf çıktı. Yarışma sırasında Erzincan'da Alevi bir aileyle canlı bağlantı yapmıştık. Programda hepsi güldüler bu espriye kahkahalarla. Ama bazı gruplar tahrik etti. Rant çıkarmaya çalışanlar oldu. Bu acıydı. Biraz tarzınız değişti sanki; saçınızı boyatmıyorsunuz; beyazlarınızla ekrandasınız. Ancak 2 yıl aradan sonra yine aynı enerjiyle döndünüz ekrana. Özel bir hazırlık mı yaptınız? Bu iş enerji işidir. Enerjini ekrandan evinde oturan izleyiciye yansıtabiliyorsanız, ulaştırabiliyorsanız başarılı olursunuz. Yalnızca enerji yeterli mi? İnsan her gün aynı enerjiyi yakalamayı nasıl becerebilir? Yetenek çok önemli bir faktör. Anlık espri yapabilmek; hazır cevap olmak, donanımlı olmak bunlar önemli şeyler. Hem oyunculuk, hem müzikal, hem sosyal anlamda, hem genel kültür anlamında... Canlı yayını oyunculuktan daha çok sevdi Oyunculuk demişken; konservatuvarda başarılı bir tiyatro öğrencisiymişsiniz. Tiyatroda da, sinema filmlerinde de rol aldınız. Mehmet Ali Erbil oyuncu olarak neden devam etmedi? Hiç pişman oldunuz mu? Canlı yayından daha çok zevk alıyorum, heyecanlanıyorum. O yüzden mutluyum. Ama çok muhteşem bir oyun çıksa karşıma kayıtsız kalamam. Düşünsenize oynadığınız bir filmle Cannes’da, kırmızı halıda yürüyorsunuz. İstemez miydiniz? Bana hiç öyle teklifler gelmedi ki. Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes Büyük Ödülü’nü alan Kış Uykusu filmini izlediniz mi? Ceylan’ın diğer filmlerini izlediniz mi? Sinemaya çok ara verdim. Biraz koptum açıkçası. Kariyerinize oyuncu olarak değil de televizyonda şovmen olarak devam etmenizde paranın etkisi oldu mu? En çok para kazandığınız iş hangisiydi televizyonda? Aşk Olsun programıydı. Show TV’de başladı. Sonra atv’ye transfer olduk. Haftanın 5 günü yayınlanıyordu. Hafta sonu da özel programını yapıyorduk. O dönem iyi para kazanmıştık. Kanallar sizinle sözleşme yaparken risk de alıyorlar değil mi? Kanal, yapımcı önlemini alacak, yayına 5 saniye geç girilecek mesela. ‘Toplumun nabzına göre şerbet vereceksin’ Türkiye muhafazakarlaştı; RTÜK daha sert. Espiri yaparken artık daha çok tartıyor musunuz? Daha farklı tabii. Toplumun nabzına göre şerbet vermek gerekiyor. Belden aşağı espri mümkün olduğunca yapmıyoruz. Örneğin bu dönemde Seyfi Dursunoğlu ekrana çıkamıyor artık... Ama onun durumu farklı. Tarzı, çizgisi... 30 yıldır televizyondasınız. Daha önce böyle bir dönem yaşadınız mı? Olur dönem, dönem. Bu konularda çok konuşmak istemiyorum. Aman aman Allah korusun. RTÜK’ten de memnunum, hükümetten de! Allah başımızdan eksik etmesin ikisini de! Bir dönem internette “AK Parti Mehmet Ali Erbil’i istemiyor” diye haberler de çıktı. Doğru mu? Benim internetle aram iyi değil. Samimi söylüyorum bilgisayarda nasıl internete girileceğini bile bilmem. 'AK Partilisi de CHP’lisi de bizi sever' Hükümetten hiç uyarı geldi mi? Gelmiş olabilir, canlı yayında 1-2 konuşma yapmıştım onun etkisidir. Ama ondan sonraki dönemlerde “Mehmet Ali Erbil budur, şudur; bizim muhalifimizdir” diye bir şey gelmedi. Sayın Başbakan’la geçen sene iftar yemeğinde birlikte olduk. Bana karşı öyle bir tavrı yoktu. Beni Türkiye’nin her kesiminden insan sever; AK Partilisi de, CHP’lisi de. Hiç öyle kaygılarım da olmadı. Ben olduğum gibiyim. 30 yıldır çizgim, tarzım, söylemlerim değişmedi. Geçen sene bugünlerde Gezi süreci yaşanıyordu Türkiye’de. Çok ünlü destek verdi. Sizi göremedik ya da bu konuyla ilgili yorumlarınızı hiç okumadık, duymadık... Yurt dışındaydım o dönem. Dışarıdan baktığınızda ne hissettiniz? Sosyal hareketleri, böyle reaksiyonları seviyorum. Önemsedim ve saygı duydum. Reaksiyonsuz bir toplum da olmayalım. Yanıtlarınız politik. Hep böyle miydiniz? ‘Konuşmak bana bir şey kazandırmadı’ Ekran yüzleri siyaset konuşmamalı mı, görüşlerini paylaşmamalı mı? Bu mudur bu işin kuralı? Benim bundan sonraki tercihim bu. Konuşmak bana bir şey kazandırmadı; konuştuk da ne oldu; gemisini yürüten kaptan oldu. Konuşmayanlar aldı başını gitti. Bizim 30 yılda kazanamadığımız parayı 2 yılda kazandılar. Hep böyle hareketli miydiniz, tüm hayatınız boyunca? Sizi yakalamakta zorlanıyorum. Evet hep böyleydim. Çocukluğumdan beri. IQ’nuz mu çok yüksek? Hareketli çocuklarda böyledir hani! Evet, Sharon Stone’nun ki kadar var IQ’um (gülüyor). Komedi en zor iştir. Dramı herkes yapar. Bana söyle şimdi 2 saniyede ağlarım. Ama insanları güldürmek kolay bir şey değil. Televizyonda halefiniz var mı? Herkes ayrı bir değer. Hiç böyle bir şey düşünmedim. Ben de kimsenin halefi değilim. Örnek aldığım çok sunucu var; Orhan Boran, Cenk Koray, Halit Kıvanç, Erkan Yolaç. Ama ben Türk televizyonlarına ve sahne dünyasına çok farklı bir tarz getirdim. Yeni nesilde var mı öyle isimler? Serdar Ortaç iyiydi. Şov programı yaparken beğenmiştim. Çok zekidir, donanımlıdır, kültürlüdür. Sağlık durumu nasıl Serdar Ortaç’ın? Ziyaretine gittiniz mi? Telefonda konuşuyoruz. İyiye gidiyor. Dostlarınız kimler? Televizyon, şov dünyasında dost olur mu? Olur canım, neden olmasın. Çocukluğumdan beri Selçuk Yöntem’le dostum. 42 yıldır kopmadık. Derya Baykal, Zuhal Olcay dostlarım. Televizyonda tutunmanın sırrı nedir? En önemli tılsım televizyonda yaptığın işte samimi olmak. Bunu izleyiciye yansıtabilmek. Samimiyetine inansın yeter ki. Bana inandılar, 30 yıldır bırakmıyorlar. Televizyon yöneticileri ile aranız nasıldı? Ayıptır söylemesi benim hiç yalakalıklarım olmadı. Kaprislerim olmaz, haklı isteklerim olur. Yeni bir proram için imza atmadan önce nelere dikkat edersiniz? Benim hiç öyle kaprislerim olmaz. Yaptığım programlarla birlikte bütün stüdyolara banyoları ben yaptırmışımdır. Bütün soyunma odaları banyosuz, lavabosuzdu. Kanal D, Show TV dahil, tüm stüdyolara ben yaptırdım bunları. Çünkü hayatımızın 3’te biri stüdyoda geçiyor. Evim gibi olmalı, banyom olacak, yatağım olacak. Çocuklarınıza bu tempo içinde yeterince zaman ayırabildiniz mi? Çocuklarım çok yakın oturuyor bana. Hepsine de zaman ayırırım. ‘Kimsenin hakkını yemedik, saygılı, adaletli olduk’ Babanız oyuncu ve ses sanatçısıydı. Ondan neler öğrendiniz, çocuklarınıza hangilerini aktardınız? Eğitimden daha önemlisi insan olmak. Biz babamızdan onu öğrendik. Başkalarının hakkını yemedik, saygılı olduk, adaletli olduk. Babam bizi öyle yetiştridi. Hiç kimse de diyemez ki bir kişinin de 5 kuruş parası babamda kalmış. Kimsenin hakkını yememiştir. Bazı dönemlerde iş verendi, dublaj yönetmeniydi. Seslendirme baba mesleği. Babam da tiyatro, sinema oyuncusuydu ama seslendirmeye çok yoğunlaşmıştı. Bizi seslendirme yaparak okuttu, büyüttü. O yüzden seslendirme sanatına çok saygım vardır. Türkiye’de 7’den 77’ye her kesimden kişi sizi tanıyor. Çok da eleştiriliyorsunuz. Rahatsız ediyor mu bu durum sizi? Meyve veren ağaç taşlanır. Herkese saygı duyuyorum. Seven de olacak, sevmeyen de. Herkesin sizi sevmesi iyi bir şey değildir. O bizi daha çok motive eder. Sizi sevmeyenlerin beğenisini kazanmak için bu kez daha çok uğraşıyorsunuz. Ciddiye aldığınız eleştiriler hangisiydi? Eşimin dostumun, yakınlarımın eleştirilerini göz önüne alırım. Samimidir onlar, ama kamuoyunda paylaşamam bunları. Hep kaçamak yanıtlar veriyorsunuz. Artık böyle. Eskiden böyle değildim. Hassas dönemlerdeyiz. Peki son sorularımızı soralım. Yeni sezonda var mı başka proje? Duayen televizyoncu Faruk Bayhan’la bir dizi projeniz var değil mi bir de? ‘Faruk Bayhan gelmiş geçmiş en iyi TV yöneticisidir’ Faruk Bayhan, Türkiye televizyonlarına pek çok ismi kazandırdı. Siz de çalıştınız kendisiyle, emeği var sanırım üzerinizde... Faruk Bayhan çok farklıdır. Gelmiş geçmiş televizyon yöneticileri arasında sanatçıya, ekran yüzüne en yakın, onun dilinden en iyi anlayan yöneticidir. Bunu yapmak ayrıcalıktır. Sanatçının ruhunu anlayan tek kişi Faruk Bayhan’dır. Ben bunu tek onda gördüm. Şu an Star’ın yönetici koltuğunda Ömer Özgüner oturuyor. Bir yıldır bu görevde. Onu nasıl buluyorsunuz? Ömer’i farklı seviyorum. Farklı bir insan. Ne yönetici, ne müdür gibi. Ona güvendiğim için bu projeye “evet” dedim. Yoksa ben hayatımda bu kadar durağan bir yarışma görmemiştim. GazeteVatan
Reklam