onedio
"Alevilerden Daha Çok Üzüldüm"
Sık sık canlı yayınlarda yaptığı gaflarla gündeme gelen Mehmet Ali Erbil, 30 yıldır ekranlarda. Televizyon dünyasında nasıl tutunduğunu ve siyasete nasıl baktığıyla ilgili açıklamalarda bulunan Erbil, RTÜK’ün sertleştiği son dönemle ilgili ‘Belden aşağı espri mümkün olduğunca yapmıyoruz’ derken RTÜK’ün sertliğiyle ilgili ‘Olur dönem, dönem. Bu konularda çok konuşmak istemiyorum. Aman amaan Allah korusun. RTÜK’ten de memnunum, hükümetten de! Allah başımızdan eksik etmesin ikisini de!’ dedi. Ünlü şovmen Gezi Parkı eylemleriyle ilgiliyse o dönemde yurt dışında olduğunu belirterek ‘Sosyal hareketleri, böyle reaksiyonları seviyorum. Önemsedim ve saygı duydum. Reaksiyonsuz bir toplum da olmayalım’ dedi. Mehmet Ali Erbil Medyatava’dan Neslihan Akdaş’ın sorularını şöyle yanıtladı: Yorucu valla, ara verdikten sonra ağır geldi. Yarışmanın orijinali kısa ama kanal uzun istiyor. Normali 60 dakika, kanal 80 dakika istiyor. Yorucu gerçekten. Reytingler nasıl gidiyor sizce, beklediğiniz gibi mi? Alışıyor insanlar yavaş yavaş. Saat diimine, programa, bize. Daha yeni yeni. Amacımıza ulaştık, pırıl pırıl bir program yaptık. Format güzel, birinci sınıf, kaliteli bir yapım. Aramızda kalsın ben daha önce bir kere olsun izlememiştim yarışmayı. Televizyon izler misiniz? İzlerim ama çoğunlukla film izlerim. Tenis maçları, futbol izliyorum. Haberleri hiç kaçırmam. Tematik kanallarda yakalarım haberi. Zirve yaptığınız işlerden biri de Çarkıfelek’ti. Şimdi İlker Ayrık sunuyor. Aynı dönemde, farklı kanallarda, karşı karşıya başladınız. İzlediniz mi Çarkıfelek’in yeni halini? Biraz baktım ama formatı çok değiştirmişler. 'İlker Ayrık’ı başarılı buluyorum ama şovmenlik farklı bir şey' Çarkıfelek, Mehmet Ali Erbil adıyla özdeşleşmişti. Başka bir isim sunuyor. Hüzün oldu mu? Yoo, istesek onunla başlardık. Kanal onu alırdı. Ama biz başka bir şey yapalım, 2 yıl aradan sonra başka bir formatla izleyici karşısına çıkalım istedik. İyi ki de bu olmuş. Yoksa izleyicinin kafasında soru işaretleri oluşurdu “2 yıl ara verdi yine Çarkıfelek” diye. Bunu söyletmek istemedik. İlker Ayrık, yetenekli bir oyuncu, sunucu. Siz nasıl buluyorsunuz? Başarılı buluyorum ama şovmenlik farklı bir şey. Her tiyatrocu, her oyuncu şovmen olacak diye bir kural yok. O ışık doğuştan varsa olur sonradan tecrübeyle edinilmez. Sanırım bu çocuğun canlı yayın tecrübesi yok. Bu işin okulu canlı yayındır. Çarkıfelek’i dünyada ilk canlı yayında sunan benim, hatta benim fikrimdi. Orijinal formatında yok. Canlı yayın her baba yiğidin harcı değildir. Peki Eyvah Düşüyorum neden canlı değil de banttan? 'Koskoca Başbakan’ın bile başına geliyor' Canlı yayın her baba yiğidin harcı değil ama riskleri çok fazla. Siz risk aldınız ama Türkiye televizyon tarihinin en büyük gaflarına, canlı yayın kazalarına da siz imza attınız? Yılda 200 canlı yayın yapıyorsak, 1-2 tane olur canlı yayın kazası. Herkesin başına geliyor. Koskoca Başbakan’ın bile başına geliyor; bir sözcükte, bir kelimede. İnsani hatalar bunlar. Sizi en çok üzen gaf hangisi gafınız hangisiydi? Hiç birinde suçlu değildim, hiç birini bilinçli yapmadım. O yüzden vicdanen o kadar rahatım ki. Diğerleri düşünsün. “Mum söndü” gafından sonra Aleviler ile aranız nasıl? Onlar beni biliyor. Bu yaşıma kadar hep demokrattım, hep Alevilere yakındım, onlara saygı duyan, anlayan biriydim. Ama başkaları bu olayı kullandı. Ben onlardan daha çok üzüldüm. Suçlu olmadığım halde özür diledim. Ağzımdan öyle bir laf çıktı. Yarışma sırasında Erzincan'da Alevi bir aileyle canlı bağlantı yapmıştık. Programda hepsi güldüler bu espriye kahkahalarla. Ama bazı gruplar tahrik etti. Rant çıkarmaya çalışanlar oldu. Bu acıydı. Biraz tarzınız değişti sanki; saçınızı boyatmıyorsunuz; beyazlarınızla ekrandasınız. Ancak 2 yıl aradan sonra yine aynı enerjiyle döndünüz ekrana. Özel bir hazırlık mı yaptınız? Bu iş enerji işidir. Enerjini ekrandan evinde oturan izleyiciye yansıtabiliyorsanız, ulaştırabiliyorsanız başarılı olursunuz. Yalnızca enerji yeterli mi? İnsan her gün aynı enerjiyi yakalamayı nasıl becerebilir? Yetenek çok önemli bir faktör. Anlık espri yapabilmek; hazır cevap olmak, donanımlı olmak bunlar önemli şeyler. Hem oyunculuk, hem müzikal, hem sosyal anlamda, hem genel kültür anlamında... Canlı yayını oyunculuktan daha çok sevdi Oyunculuk demişken; konservatuvarda başarılı bir tiyatro öğrencisiymişsiniz. Tiyatroda da, sinema filmlerinde de rol aldınız. Mehmet Ali Erbil oyuncu olarak neden devam etmedi? Hiç pişman oldunuz mu? Canlı yayından daha çok zevk alıyorum, heyecanlanıyorum. O yüzden mutluyum. Ama çok muhteşem bir oyun çıksa karşıma kayıtsız kalamam. Düşünsenize oynadığınız bir filmle Cannes’da, kırmızı halıda yürüyorsunuz. İstemez miydiniz? Bana hiç öyle teklifler gelmedi ki. Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes Büyük Ödülü’nü alan Kış Uykusu filmini izlediniz mi? Ceylan’ın diğer filmlerini izlediniz mi? Sinemaya çok ara verdim. Biraz koptum açıkçası. Kariyerinize oyuncu olarak değil de televizyonda şovmen olarak devam etmenizde paranın etkisi oldu mu? En çok para kazandığınız iş hangisiydi televizyonda? Aşk Olsun programıydı. Show TV’de başladı. Sonra atv’ye transfer olduk. Haftanın 5 günü yayınlanıyordu. Hafta sonu da özel programını yapıyorduk. O dönem iyi para kazanmıştık. Kanallar sizinle sözleşme yaparken risk de alıyorlar değil mi? Kanal, yapımcı önlemini alacak, yayına 5 saniye geç girilecek mesela. ‘Toplumun nabzına göre şerbet vereceksin’ Türkiye muhafazakarlaştı; RTÜK daha sert. Espiri yaparken artık daha çok tartıyor musunuz? Daha farklı tabii. Toplumun nabzına göre şerbet vermek gerekiyor. Belden aşağı espri mümkün olduğunca yapmıyoruz. Örneğin bu dönemde Seyfi Dursunoğlu ekrana çıkamıyor artık... Ama onun durumu farklı. Tarzı, çizgisi... 30 yıldır televizyondasınız. Daha önce böyle bir dönem yaşadınız mı? Olur dönem, dönem. Bu konularda çok konuşmak istemiyorum. Aman aman Allah korusun. RTÜK’ten de memnunum, hükümetten de! Allah başımızdan eksik etmesin ikisini de! Bir dönem internette “AK Parti Mehmet Ali Erbil’i istemiyor” diye haberler de çıktı. Doğru mu? Benim internetle aram iyi değil. Samimi söylüyorum bilgisayarda nasıl internete girileceğini bile bilmem. 'AK Partilisi de CHP’lisi de bizi sever' Hükümetten hiç uyarı geldi mi? Gelmiş olabilir, canlı yayında 1-2 konuşma yapmıştım onun etkisidir. Ama ondan sonraki dönemlerde “Mehmet Ali Erbil budur, şudur; bizim muhalifimizdir” diye bir şey gelmedi. Sayın Başbakan’la geçen sene iftar yemeğinde birlikte olduk. Bana karşı öyle bir tavrı yoktu. Beni Türkiye’nin her kesiminden insan sever; AK Partilisi de, CHP’lisi de. Hiç öyle kaygılarım da olmadı. Ben olduğum gibiyim. 30 yıldır çizgim, tarzım, söylemlerim değişmedi. Geçen sene bugünlerde Gezi süreci yaşanıyordu Türkiye’de. Çok ünlü destek verdi. Sizi göremedik ya da bu konuyla ilgili yorumlarınızı hiç okumadık, duymadık... Yurt dışındaydım o dönem. Dışarıdan baktığınızda ne hissettiniz? Sosyal hareketleri, böyle reaksiyonları seviyorum. Önemsedim ve saygı duydum. Reaksiyonsuz bir toplum da olmayalım. Yanıtlarınız politik. Hep böyle miydiniz? ‘Konuşmak bana bir şey kazandırmadı’ Ekran yüzleri siyaset konuşmamalı mı, görüşlerini paylaşmamalı mı? Bu mudur bu işin kuralı? Benim bundan sonraki tercihim bu. Konuşmak bana bir şey kazandırmadı; konuştuk da ne oldu; gemisini yürüten kaptan oldu. Konuşmayanlar aldı başını gitti. Bizim 30 yılda kazanamadığımız parayı 2 yılda kazandılar. Hep böyle hareketli miydiniz, tüm hayatınız boyunca? Sizi yakalamakta zorlanıyorum. Evet hep böyleydim. Çocukluğumdan beri. IQ’nuz mu çok yüksek? Hareketli çocuklarda böyledir hani! Evet, Sharon Stone’nun ki kadar var IQ’um (gülüyor). Komedi en zor iştir. Dramı herkes yapar. Bana söyle şimdi 2 saniyede ağlarım. Ama insanları güldürmek kolay bir şey değil. Televizyonda halefiniz var mı? Herkes ayrı bir değer. Hiç böyle bir şey düşünmedim. Ben de kimsenin halefi değilim. Örnek aldığım çok sunucu var; Orhan Boran, Cenk Koray, Halit Kıvanç, Erkan Yolaç. Ama ben Türk televizyonlarına ve sahne dünyasına çok farklı bir tarz getirdim. Yeni nesilde var mı öyle isimler? Serdar Ortaç iyiydi. Şov programı yaparken beğenmiştim. Çok zekidir, donanımlıdır, kültürlüdür. Sağlık durumu nasıl Serdar Ortaç’ın? Ziyaretine gittiniz mi? Telefonda konuşuyoruz. İyiye gidiyor. Dostlarınız kimler? Televizyon, şov dünyasında dost olur mu? Olur canım, neden olmasın. Çocukluğumdan beri Selçuk Yöntem’le dostum. 42 yıldır kopmadık. Derya Baykal, Zuhal Olcay dostlarım. Televizyonda tutunmanın sırrı nedir? En önemli tılsım televizyonda yaptığın işte samimi olmak. Bunu izleyiciye yansıtabilmek. Samimiyetine inansın yeter ki. Bana inandılar, 30 yıldır bırakmıyorlar. Televizyon yöneticileri ile aranız nasıldı? Ayıptır söylemesi benim hiç yalakalıklarım olmadı. Kaprislerim olmaz, haklı isteklerim olur. Yeni bir proram için imza atmadan önce nelere dikkat edersiniz? Benim hiç öyle kaprislerim olmaz. Yaptığım programlarla birlikte bütün stüdyolara banyoları ben yaptırmışımdır. Bütün soyunma odaları banyosuz, lavabosuzdu. Kanal D, Show TV dahil, tüm stüdyolara ben yaptırdım bunları. Çünkü hayatımızın 3’te biri stüdyoda geçiyor. Evim gibi olmalı, banyom olacak, yatağım olacak. Çocuklarınıza bu tempo içinde yeterince zaman ayırabildiniz mi? Çocuklarım çok yakın oturuyor bana. Hepsine de zaman ayırırım. ‘Kimsenin hakkını yemedik, saygılı, adaletli olduk’ Babanız oyuncu ve ses sanatçısıydı. Ondan neler öğrendiniz, çocuklarınıza hangilerini aktardınız? Eğitimden daha önemlisi insan olmak. Biz babamızdan onu öğrendik. Başkalarının hakkını yemedik, saygılı olduk, adaletli olduk. Babam bizi öyle yetiştridi. Hiç kimse de diyemez ki bir kişinin de 5 kuruş parası babamda kalmış. Kimsenin hakkını yememiştir. Bazı dönemlerde iş verendi, dublaj yönetmeniydi. Seslendirme baba mesleği. Babam da tiyatro, sinema oyuncusuydu ama seslendirmeye çok yoğunlaşmıştı. Bizi seslendirme yaparak okuttu, büyüttü. O yüzden seslendirme sanatına çok saygım vardır. Türkiye’de 7’den 77’ye her kesimden kişi sizi tanıyor. Çok da eleştiriliyorsunuz. Rahatsız ediyor mu bu durum sizi? Meyve veren ağaç taşlanır. Herkese saygı duyuyorum. Seven de olacak, sevmeyen de. Herkesin sizi sevmesi iyi bir şey değildir. O bizi daha çok motive eder. Sizi sevmeyenlerin beğenisini kazanmak için bu kez daha çok uğraşıyorsunuz. Ciddiye aldığınız eleştiriler hangisiydi? Eşimin dostumun, yakınlarımın eleştirilerini göz önüne alırım. Samimidir onlar, ama kamuoyunda paylaşamam bunları. Hep kaçamak yanıtlar veriyorsunuz. Artık böyle. Eskiden böyle değildim. Hassas dönemlerdeyiz. Peki son sorularımızı soralım. Yeni sezonda var mı başka proje? Duayen televizyoncu Faruk Bayhan’la bir dizi projeniz var değil mi bir de? ‘Faruk Bayhan gelmiş geçmiş en iyi TV yöneticisidir’ Faruk Bayhan, Türkiye televizyonlarına pek çok ismi kazandırdı. Siz de çalıştınız kendisiyle, emeği var sanırım üzerinizde... Faruk Bayhan çok farklıdır. Gelmiş geçmiş televizyon yöneticileri arasında sanatçıya, ekran yüzüne en yakın, onun dilinden en iyi anlayan yöneticidir. Bunu yapmak ayrıcalıktır. Sanatçının ruhunu anlayan tek kişi Faruk Bayhan’dır. Ben bunu tek onda gördüm. Şu an Star’ın yönetici koltuğunda Ömer Özgüner oturuyor. Bir yıldır bu görevde. Onu nasıl buluyorsunuz? Ömer’i farklı seviyorum. Farklı bir insan. Ne yönetici, ne müdür gibi. Ona güvendiğim için bu projeye “evet” dedim. Yoksa ben hayatımda bu kadar durağan bir yarışma görmemiştim. GazeteVatan
Psikolojik Deney Olayı Giderek Büyüyor
Facebook'un, kullanıcılarının ruhu duymadan onları deneye alet etmesi, büyük tepki topluyor! Geçtiğimiz haftalarda yayınlanan bilimsel bir makalede, Facebook'un bir psikoloji deneyi için üniversite ile işbirliği yaparak, 700 bin kullanıcının ana sayfasında, kullanıcılardan habersiz olarak deneysel materyal gösterdiği ve kullanıcıların tepkilerini, mesajlarını, yorumlarını incelediği, üstelik bu verileri araştırmacılarla paylaştığı ortaya çıkmıştı. Olay ortaya çıktıktan sonra özür dileyen Facebook'un başı şimdi de ABD Ticaret Komisyonu ile derde girecek gibi görünüyor zira deneyden rahatsız olan kullanıcılar, ABD Ticaret Komisyonu'nuna resmen başvurarak Facebook'u şikayet ettiler. Electronic Privacy Information Center isimli sivil toplum örgütünün yaptığı başvuruda, Facebook'un etik dışı davrandığı gibi, kullanıcıların özel verilerinin izinsiz olarak araştırmada kullanılmasının yasalara aykırı olduğu vurgulanıyor. Üstelik, kullanıcılar üzerinde yapılan psikolojik deneyin 700 bin kullanıcının psikolojilerinde olumsuz etki bırakmış olduğunun araştırma sonuçlarında ortaya çıktığı da hatırlatılıyor. EPIC, 2012'de yapılan izinsiz deney için Facebook'a ceza verilmesini ve deneyde habersizce kullanılan insanlara tazminat ödenmesi gerektiğini savunuyor.
Reklam
25 Adımda THKU'da Öğrenci Olmak
Bakkal Osman amcadan tutun başka üniversitelerin öğretim görevlilerine kadar herkesin THK da okuyurum dediğiniz de 'Aa siz şimdi oradan mezun olunca pilot olacaksınız değil mi ?' ve ya ' Pilotluk ne kadar ? Pahalıymış sizin orada' gibi söylemlerle sık sık karşılaşmanız ve diğer bölümlerin kâle alınmaması
İşe Başlayan Yeni Mezunların Tarihe Gömmesi Gereken 12 Cümle
Mezun oldunuz, kep attınız ve artık okul diye bir şey yok hayatınızda! Para kazanacaksınız, kendi ayaklarınız üzerinde duracaksınız ya da duramayacaksınız ama olsun. Kredi kartınızı ödemekle geçecek günleriniz olsun, yine de güzel değil mi? Ancak bazı cümlelere veda etme zamanı geldi.
Reklam
David Zinn Tarafından Yapılan 30 Harika Sokak Çizimiyle Sluggo'nun Yeni Maceraları
Ann Arbor tarafından 2008 yılında yaratılan ''Sluggo'' isimli yeşil yaratığın farklı farklı çizimlerini görmüştük. Bu küçük adam sokaklardaki çatlaklarda ve şehirlerin duvarlarındaki gediklerde gelip geçenlere gülümsüyor. Bu sanatla ilgili herhangi bir eğitimi olmayan David Zinn sadece renkli tebeşirler kullanarak çok eğlenceli ''Sluggo'' çalışmalarına imza atmış. İşte bu çalışmanın bazı örnekleri...İyi eğlenceler dileriz...
Yıldız Tilbe'nin Kafasının Çok Güzel Olduğunu Gösteren 35 Tweet
etiket
Yıldız Tilbe... Sadece Twitter değil, gerçek hayatta da söyledikleriyle ve yaptıklarıyla bir fenomen.  Bazen öyle tweetler atıyor ki, ne içtiyse aynısından istiyorum diyebiliyorsunuz. İşte Yıldız Tilbe'nin anlamak için başka bir kafa yaşamanız gerektiğini gösteren tweetler.
Yaz İçin Arabasını Havuz Yapan Adam
1969 Cadillac DeVille içini su sızdırmaz şekilde kaplıyor ve su devir daim kısmını bagaja yerleştiriyor. Böylelikle sıcak günlerde yapılacak serin bir yolculuğa hazırsınız
Reklam
Reklam
Reklam
"Kadına Bakarken Dokunmadan Boşalmak Orucu Bozmaz"
Yeni Şafak'ın ilahiyatçı yazarı Hayrettin Karaman , Orucu bozmayan durumlara ilişkin, 'Kadına bakarken dokunmadan boşalmak orucu bozmaz' fetvası verdi. Karaman'ın Ramazan ayına özel fıkhi bilgiler içeren yazılar kaleme aldığı 12 maddelik 'Orucu bozmayan şeyler' listesinde, 'Eşini öpmek', 'Kadına bakarken dokunmadan boşalmak' gibi ifadelere yer verdi. Ayrıca 'gıybet'in de orucu bozmadığı savunulan liste, sosyal medyada tartışmaya yol açtı. Karaman'ın Yeni Şafak gazetesinde 'Orucu bozmayan şeyler' başlığıyla yayımlanan (7 Temmuz 2014) yazısı şöyle: I- Oruçlu olduğunu unutarak yemek , içmek ve birleşmek. (Unutmamakla beraber istemeden, kazara boğazından içeri bir içecek veya yiyeceğin girmesi/kaçması müctehidlerin çoğuna göre orucu bozar ve yalnızca kaza gerekir ama bazı müctehidler, 'Ümmetim unutma, yanılma (hata, kaza) sebebiyle yaptıklarından bir de zorlanarak yaptıklarından sorumlu değildirler (bunların hükmü kaldırılmıştır)' mealindeki hadise dayanarak' bunların da orucu bozmadığını ifade etmişlerdir. 2- Oruçlu iken uykuda ihtilâm olmak. 3- Kadına bakarken dokunmadan boşalmak. 4- Krem veya sürme kullanmak. 5- Eşini öpmek. 6- Gıybet etmek. 7- İstemeden kusmak. 8- Boğazına toz, un vb. kaçması. 9- Geceleyin cünüb olup yıkanmadan imsak vaktini geçirmek. 10- Dişlerinin arasında kalan ve nohut tanesi kadar olmayan bir şeyi yutmak. 11- Denizde, nehirde, banyoda ve benzeri yerlerde yıkanmak, banyo yapmak. 12- Deri altına, adaleye veya damara iğne yaptırmak. İğne yaptırmanın orucu bozacağı görüşünde olanlar bulunmakla beraber; eskiden -Ebû Yusuf ve Muhammed'in ictihadlarına uyarak- fetvahanede ve 1948 yılında Ezher Üniversitesi'nin Fetva Komisyonu'nda iğnenin orucu bozmayacağı yolunda fetva verilmiştir. Bu meseleye bir şekil olarak, dış görünüşü itibarıyla, bir de mânâ ve maksadı bakımından yaklaşmak mümkündür. Dıştan bakıldığında 'orucu ancak normal, tabîî deliklerden içeriye giren nesneler bozar' diyen müctehidlere göre iğne ile deriyi, adaleyi, damarı delerek içeriye verilen şey ister ilâç olsun, ister serum olsun orucu bozmaz; çünkü bu ictihad, içeri giren nesneye değil, girdiği yere bakmaktadır. Ancak iğne ile vücûduna bir şeyler alan kişinin maksadına baktığımız zaman hüküm değişir. Eğer maksat tedâvî ise oruç bozulmaz. Serumu almaktan maksat tedâvî değil de açlığı, susuzluğu gidermek, orucun eksilttiğini tamamlamak olursa, bu davranış oruç kavramına ters düşer. Giriş yoluna göre hüküm veren müçtehidler bakımından oruç bozulmaz dense bile, böyle bir davranışın caiz olduğu söylenemez. 'Lavman da içeriye bir şey sokmak değil, barsaktakini boşaltmak için yapıldığından orucu bozmaz' diyen fıkıhçılara katılıyorum. Ancak bana göre gerekçe, lavmanın yeme ve içme sayılamayacağıdır. Rahatsızlığı sebebiyle iğne vb. yaptırma durumunda olup bunu gece yaptırmakta güçlüğe maruz kalanlar bu fetvadan istifade ederek bunları gündüz, oruçlu iken yaptırabilirler. Hasta olmayan, yahut gece kolayca yaptırabilenler oruçlu iken bunu yaptırmamayı tercih etmelidirler.T24
Atatürk'ün Biyografisini Yazan Andrew Mango Hayatını Kaybetti
ATATÜRK Biyografisi'nin yazarı ünlü İngiliz tarihçi-yazar 88 yaşındaki Andrew Mango, bugün hayatını kaybetti.Mango'nun Londra'daki evinde yatağında uyurken yaşamını yitirdiği belirtildi. Türkiye ile ilgili araştırmaları ve yazıları ile tanınan İstanbul doğumlu Mango, BBC Türkçe yayınlar servisinin yöneticiliğini de yapmıştı. Londra’daki School of Oriental Studies’de Farsça ve Arapça öğrenen Andrew Mango, Büyük İskender olayının İslamiyet içinde yer alan biçimleri üzerine yaptığı araştırmayla doktorasını verdi. 1947’de öğrenciyken katıldığı BBC’de 14 yıl boyunca Türkçe Yayınlar bölümünün yöneticiliğinde bulundu. Burada Güney Avrupa ve Fransızca Yayınlar Müdürüyken 1986’da emekliye ayrıldı. O günden bu yana, bütün çalışmalarını Türkiye ile ilgili konularda araştırmalara ayırdı. Andrew Mango’nun, sık ziyaret ettiği Türkiye ile ilgili ilk yazısı 1957 yılında Political Quarterly adlı dergide yayınlandı. Mango'nun, 'Modern Türkiye'nin Kurucusu Atatürk', 'Sultan'tan Atatürk'e Türkiye', 'Türkiye ve Türkler, Türkiye'nin Terörle Savaşı' ve 'Türkiye'nin Yeni Rolü' adlı kitapları bulunuyor. Gonca YAĞCI/LONDRA, (DHA)
Yeni Pink Floyd Albümü ”The Endless River”da Roger Waters Yok
Dün gelen yeni Pink Floyd albümü haberlerinin ardından en çok merak edilen konu, albümde Roger Waters’ın yer alıp almayacağıydı. Gün içinde yapılan açıklamalarla akıllardaki sorular cevaplarını bulmuş oldu. Waters, yeni Pink Floyd albümünde yer almıyor. Grubun 1994 yılında Division Bell albümünün kayıtları sırasında yapılan kayıtlar üzerine kurulan yeni albümde David Gilmour, Nick Mason ve Rick Wright’a ait kayıtlar bulunuyor. İngiliz gazete The Sun’ın haberine göre 1983 yılında gruptan ayrılan Roger Waters’ın yeni albümde yer alması fikri ekibin gündemine hiçbir zaman gelmemiş. Bir başka haber de grubun albümün ardından turne yapıp yapmayacağıyla ilgili. Pink Floyd, The Endless River albümünün ardından bir turneye çıkmayacak.Bant Mag
Reklam