KCK: "Bizim Kararımız Değildi, Kim Tarafından Yapıldı Bilmiyoruz"
KCK Yürütme Konseyi üyesi Sabri Ok, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde dikilmesinin ardından yıkılan PKK'lı Mahsum Korkmaz heykeliyle ilgili konuştu: 'Bizim kararımız değildi, kim tarafından yapıldı, bilmiyoruz' Örgüte yakın Fırat Haber Ajansı'na konuşan Sabri Ok, 'Mahsum Korkmaz yoldaşımızın heykeli ya da büstü orada nasıl yapıldı, kimin kararıyla yapıldı gerçekten bilmiyoruz. Bu hareketimizin bir kararı değildi.' ifadelerini kullandı. Ok, bununla birlikte heykelin yıkılmasını ve yıkılma şeklini de eleştirdi. Bir askerin ayağını heykelin başının üzerine koyduğu fotoğrafla ilgili de konuşan Sabri Ok, bunun, 90'lı yılları hatırlattığını söyledi. Ok, 'Biz de Türklerin, diğer halkların, inançların tarihten gelme değerlerine tabii ki saygılı olmak durumundayız.' diye konuştu. Aile suç duyurusunda bulundu Heykele el konulmasının ardından sosyal medyada yayımlanan fotoğraf nedeniyle de Korkmaz'ın ailesi savcılığa suç duyurusunda bulundu. Fotoğraflarla 'kişinin hatırasına hakaret edildiğini' söyleyen Korkmaz'ın yakınları, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusu yaptı.Al Jazeera
Apple En Büyük Apple Store'u İle Dubai'de...
Apple, dünyanın en büyük iStore'unu açmak için hazırlanıyor. Hem de bakın nerede...Apple, Orta Doğu'daki ilk perakende mağazasını açarak, Dünya'nın en büyük iStore'unu Dubai'ye kurmayı planlıyor. Firma, Birleşik Arap Emirlikleri'nde 25 farklı kategoride çalışacak olan kişiler arıyor. Bu pozisyonların 13 tanesi de mağazada çalışacak kişilerden oluşuyor.Yerel haberlerin söylediğine göre, Dubai'nin ' Mall of the Emirates ' alışveriş merkezinde yer alacak olan Apple Store, Dünya'daki en büyük Apple Store olacak. 2015 yılında açılması beklenen mağaza, bir sinema kompleksinin yerine yerleşecek.Yakın zamanda bir BAE gezisi düzenlemiş olan Apple CEO'su Tim Cook, bu gezisi sırasında Emirliklerin lideri Mohammed bin Rashid al Maktoum ile de görüşmüştü. Asıl olarak 4 milyar dolarlık serveti ile tanınan lider, aynı zamanda şairliği ile de bazı çevrelerde bilinmekte.Açılacak olan mağazanın Dünya'nın en büyüğü olacağına kim karar verdi bilinmiyor ama böyle bir mağaza, gökdelenleri ve lüks sunumları ile sürekli olarak kendini gösteren ülkenin yaydığı ' herkesten daha zengin ' hissi ile örtüşüyor.20 yıl önce çöllerinden gökdelenler yükselmeye başlayan Dubai, Vanity Fair'in hafızalara kazınan ' parayla alınamayacak şeylerin ibretlik hikayesi ' tanımlaması ile dikkat çekmişti.
İstanbul'da 30 Ağustos Provaları Nedeniyle Pazar Günü Bazı Caddeler Trafiğe Kapalı
İSTANBUL’da 30 Ağustos Zafer Bayramında Vatan caddesinde yapılacak törenlerin provası yüzünden bu Pazar bazı yollar trafiğe kapatılacak.İstanbul Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada söyle denildi. “30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları nedeniyle 24 Ağustos 2014 günü Vatan Caddesinde yapılacak olan genel provada ve 30 Ağustos 2014 günü yapılacak olan tören kutlamalarında 07.00 – 16.00 saatleri arasında gerek katılımcıların güvenliği, gerekse katılımın düzeyine göre kademeli olarak trafiğe kapatılacak yollar ve alternatif güzergâhlar aşağıya çıkartılmıştır. TRAFİĞE KAPATILACAK CADDE VE SOKAKLAR Topkule ve Mahmutbey köprüsü trafiğe kapatılacaktır. • Mahmutbey yolu ve Topkule arası trafiğe kapatılacaktır. • Vatan Caddesi trafiğe kapatılacaktır. • Oğuzhan Caddesi trafiğe kapatılacaktır. • Topkapı, Edirnekapı Kavşağı ve Vatan Caddesi kesişim noktası trafiğe kapatılacaktır. • Mahmutbey Köprüsü ve Sultançiftliği kavşağı arasında kalan yol trafiğe kapatılacaktır. ALTERNATİF YOL VE GÜZERGÂHLAR D–100 Karayolundan Vatan Caddesine gidecek olan sürücülerin Haliç Tünel, Edirnekapı, Fevzipaşa Bulvarı, Aksaray güzergâhını veya Haliç Tünel, Ayvansaray ışıklardan Balat yolunu takiben Unkapanı ve Sirkeci istikametlerini kullanmaları, • E–80 Karayolunu kullanacak sürücülerin, Milliyet Gazetesi karşısından TEM Otoyolu istikametini kullanmaları, • Sahil yolunu kullanacak sürücülerin sahil güzergâhından Yenikapı – Kumkapı – Sirkeci istikametini kullanmaları, • Vatan Caddesini kullanarak Fatih ilçesindeki hastanelere gelecek olan gerek Ambulans sürücüleri, gerekse diğer sürücülerin Sahil yolunu tercih ederek Samatya’dan Cerrahpaşa- Çapa- Haseki veya Vakıf Gureba Hastanelerine intikal etmeleri, • Fatih istikametinden aynı gerekçelerle hastanelere intikal edecek sürücülerin Atatürk Bulvarı – Aksaray ve Millet Caddesi güzergâhını kullanmaları uygun olacaktırDHA
Atalay: 'Türkiye'de 1 Milyon 360 Bin Suriyeli Var'
Türkiye’de barınan Suriyeliler ile ilgili çalışmalar nedeniyle, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay başkanlığında Ankara’da JW Marriott Hotel’de toplantı yapıldı.Türkiye’de barınan Suriyeliler ile ilgili çalışmalar nedeniyle, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay başkanlığında Ankara’da JW Marriott Hotel’de toplantı yapıldı. Türkiye’de 1 milyon 360 bin Suriyelinin barındığını belirten Atalay, 'Bugün itibariyle yaklaşık 220 bin kişi, kamplarımızda barınmaktadır. 22 kampımız vardır. Bunlardan bir kısmı çadır bir kısmı konteyner kenttir. Nüfusu 35 bini bulan kampımız vardır. Şu andaki tespitlerimize göre, 1 milyon 140 bin civarında Suriyeli ise kamplar dışında yaşamlarını sürdürmektedir' açıklamasında bulundu. Toplantıda zamanlama sınırı olmadığını belirten Atalay, Türkiye’nin insani yardımlarına ilişkin şu ifadelere yer verdi: '2014 küresel insani yardım raporuna göre, Türkiye dünyada en büyük üçüncü insani yardım bağışçısı konumundadır. Birinci sırda ABD, ikinci sırada İngiltere üçüncü sırada Türkiye’dir. 2013 yılında 1 onda 6 milyar dolar Türkiye insani yardım yapmıştır. Bizim temel özelliğimiz budur. Bütün bu çalışmalar da bu değerlendirmelerin içindedir. Suriyeli sığınmacılar için şu ana kadar BM’in teknik yardım, insani yardım kriterlerine göre, 3 buçuk milyar dolar Türkiye harcama yapmıştır. STK’lar 635 milyon dolar harcama yapmıştır. Bize uluslararası yardım olarak BM’in kuruluşları veya ikili bazı ülkelerden 233 milyon dolar destek gelmiştir.' '10 İLDE 22 GEÇİCİ BARINMA MERKEZİMİZ VARDIR' 10 ilde 22 geçici barınma merkezi olduğunu belirten Atalay, 'Şu anda 10 ilde 22 geçici barınma merkezimiz vardır. Kamplarımızda, 69 bin öğrenci eğitim görmektedir. Suriyeli öğrencilerin sene kaybı olmasın diye Milli Eğitim Bakanlığımızın koordinasyonunda çok büyük bir çalışma yürütülmektedir. Bu şimdi kamp dışındakilere yaygınlaştırılacaktır' diye konuştu. '5 MİLYON 400 BİN SURİYELİ TEDAVİ GÖRMÜŞTÜR' Türkiye’de şu ana kadar 5 milyon 400 bin Suriyelinin tedavi gördüğünü vurgulayan Atalay, '5 milyon 400 bin Suriyeli tedavi görmüştür. Sağlık bakanlığımız büyük bir çalışma yürütüyor. Türkiye’nin neresinde olursa olsun Suriyeli sığınmacı bir devlet hastanesine başvurduğu zaman ücretsiz olarak tedavisi yapılmakta. Hastane tedavi masrafı AFAD tarafından yapılmaktadır' açıklamasında bulundu. 'HAMDOLSUN KAMPLARIMIZLA ÖVÜNÜYORUZ' Türkiye’deki kampların uluslararası standartların üzerinde hizmet verdiğini söyleyen Atalay, 'Hamdolsun 4 yıla yakın bir süre içinde, kamplarımız, uluslararası standartların üzerinde hizmet sunmaktadır. Bunlarla övünüyoruz' dedi. 'SURİYELİLER BİZİM KARDEŞLERİMİZDİR' Suriyelilere yapılan yardımların devam edeceğini belirten Atalay, 'Suriyeliler bizim kardeşimizdir. Onlara biz ev sahipliği yapmaya devam edeceğiz. Şehirlerimizdeki yapılar ve yeni gelişmeler nedeniyle daha ileri değerlendirmelere ihtiyaç vardır. Biz AFAD olarak da bunu hissettik' açıklamasında bulundu.Toplantıya, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de katıldı. Gazetecilerin soru sormasının mümkün olmadığı toplantı basına kapalı olarak devam etti 'SURİYELİ SIĞINMACI KARDEŞLERİMİZ SABIRLI VE UYUMLU' Türkiye’de son günlerde Suriyeli mültecilerin yaşadığı bölgelerde çıkan olaylara karışmasını da değerlendiren Atalay, 'Göç alan bölgelerde yaşanan bazı adli olaylar, ayrımcı bir bakış açısı ile bazen büyütülebilmekte ve zaman zaman şiddet olayları da yaşanmaktadır. Milletimiz doğrusu iyi bir ev sahipliği yapmıştır. Basın ve kamuoyuna yansıyan olaylar şu anda mevzi olaylardır. Suriyeli sığınmacı kardeşlerimiz de hem sabırlı hem de doğrusu çok uyumludur' dedi. 'BU GELİŞEN OLAYLARI BÜYÜK KİTLELERE MAL ETMEK YANLIŞTIR' Atalay, yaşanan olayları kitlelere mal etmenin yanlış olacağını belirterek, 'Bu gelişen olayları büyük kitlelere mal etmek yanlıştır. Halen bütün illerde yardım kuruluşlarımız ellerinden gelen yardımı yapmaya çalışmaktadır' dedi. Toplantıya, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de katıldı.Yurt
Pando Kaymak Efsanesi Pazartesi Günü Sona Eriyor
İstanbul Beşiktaş’ın sembol dükkanlarından Pando Kaymak efsanesi pazartesi sona eriyor. Pando Shestakof'un eşi Döne Shestakof pazartesi günü (25 Ağustos) dükkandan çıkacaklarını açıkladı. Böylece pazar sabahı dükkana uğramak isteyenler son kez kahvaltılarını yapacak. Pando 1895 yılından beri aynı dükkanda kaymakçılık yapıyor. Pando Kaymak’ın kira kontratının ev sahipleri tarafından sonlandırılması üzerine kent sakinleri olaya büyük tepki göstermişti. Tahliye kararının üzerine Twitter'dan kampanyalar düzenlendi. Pando Shestakof'un (92) eşi Döne Shestakof, en sonunda yıldıklarını ve yaşlarından dolayı dükkanlarında kalmak için yeterince mücadele edemediklerini söyledi. SESİMİZİ ÇIKARAMIYORUZ Dükkanı boşaltmalarıyla ilgili olarak konuşan Döne Shestakof, “ Mal sahibi uzun zamandır yanımıza uğramıyordu. Çıkarılma olayından sonra düzenlenen kampanyalarla birlikte dün yanımıza geldi. Ve bizlere artık çıkmamız gerektiğini ve ‘zorluk çıkarmamamız’ gerektiğini söyledi. Döne Shestakof şu an için yeni bir yer açmayacaklarını söylerken, “Bizi dinlenmeye zorladılar yaşımız itibarıyla da sesimizi çıkaramıyoruz” dedi. Baran MUTKİLİOĞLU / HÜRRİYET
Reklam
Passolig'de 200 Bin Geçildi
Yeni sezon heyecanı tüm Türkiye’yi sararken Passolig adedi 201 bin 773’e ulaştı! Günde 7,000’den fazla yeni Passolig alınırken, taraftarlar yeni sezonun başlamasını iple çekiyor. Günlük ortalamalara bakıldığında sezona en az 250 bin Passolig’le başlanması ön görülüyor. Elde edilen bilgilere göre son 10 günde 70 bin yeni taraftar Passolig kartlarını aldı. Takım sıralamasında ise büyük bir çekişme var. Galatasaray ve Beşiktaş zirve yarışında kıyasıya yarışıyor. Şu anda her iki takım da 50 bine oldukça yakın, yaklaşık 900 farkla Galatasaray önde. Sarı kırmızılıların 48 bin 873 kartına karşılık Beşiktaş’ın 47 bin 960 kartı var. CNN Türk
Milas'ta Korkutan Yangın
Muğla'nın Milas İlçesi'ne bağlı Fesleğen Mahallesi'ndeki ormanlık alanda yangın çıktı. Alevlere havadan ve karadan müdahale edilirken, söndürme çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Fesleğen Mahallesi, Akçakaya Mevkisi'ndeki kızılçam ağaçlarıyla kaplı ormanlık alandan bugün saat 13.30 sıralarında alevler yükselmeye başladı. Rüzgarın da etkisiyle alevler kısa sürede büyüdü. Çıkış nedeni henüz tespit edilemeyen yangın, ilk belirlemelere göre 6 hektarlık alanda etkili olurken, havadan ve karadan müdahalenin sürdüğü bildirildi. SÖNDÜRME ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR Muğla'nın Milas İlçesine bağlı Fesleğen Mahallesi'nde başlayan Akçakaya ve Gürceğiz Mahalleri'ndeki ormanlık alan ve tarım arazilerine de ulaşan orman yangına 3 söndürme uçağı, 6 helikopter, 40 arazöz ve 300 orman işçisiyle müdahale ediliyor. Muğla Orman Bölge Müdürü Mustafa Kara'nın helikopterden yönlendirdiği söndürme çalışmaları, 3 saattir aralıksız devam etmesine rağmen alevlerin önüne geçmek mümkün olmadı. Şiddetli rüzgar ve arazinin sarp olmasının söndürme çalışmalarını güçleştirdiği bildirildi. 80 hane 250 nüfuslu Akçakaya Mahallesi'nde, alevlerin evlerin bahçelerine kadar ulaşması paniğe neden oldu. Köylüler, tedbir amacıyla evlerini boşaltmak zorunda kaldı. Bazı köylülerde kazma ve küreklerle söndürme çalışkalarına destek verirken yangının, ilk belirlemelere göre, yaklaşık 100 hektarlık ormanlık alanda etkili olduğu, büyük bölümü zeytinlik 50 hektarın üzerinde de tarım arazisinin zarar gördüğü bildirildi. Akçakaya Mahallesi Muhtarı Hüseyin Korkmaz, 'Bir noktadan çıkan yangın rüzgarın etkisi ile hızla büyüdü. Önce köylüler müdahale ettik ardından yardım istedik. Evlerin içine kadar giren yangında tek tesellimiz can ve mal kaybı olmaması. Ancak rüzgar çok şiddetli. çam ağaçları alev alev yanıyor. Mahallemizdeki 50 hektarlık zeytinlik alan ile 600 kovan arı küle döndü' dedi. Cumhuriyet
Reklam
Siirt'te Atatürk Büstünü Söküp, Bayrağı İndirdiler
Diyarbakır Lice'de PKK'lı Mahsum Korkmaz'ın heykeline el konulmasını protesto eden göstericilerden bazıları Siirt'te bir ilkokulun bahçesindeki Türk bayrağını indirdi, Atatürk büstünü yerinden söktü Anadolu Ajansı'nın haberine göre, Diyarbakır'ın Lice ilçesine bağlı Yolçatı köyünde Mahsum Korkmaz heykeline el konulmasını protesto eden bir grup, gece Algül Mahallesi'nde gösteri düzenledi. Bu sırada yüzleri kapalı 6 kişi, mahallede bulunan Çevik Ersin Temel İlkokulu bahçesindeki Türk bayrağını indirdi. Göstericiler daha sonra yerinden söktükleri Atatürk büstünü de yanlarına alarak kaçtı. İndirilen bayrak tekrar göndere çekilirken, polis olaya karışanları bulmaya çalışıyor. T24
Reklam
Doğan Grubu'na Vergi İncelemesi
Doğan Grubu şirketleri vergi incelemesi altında. WSJ Türkiye'ye konuya ilişkin bilgi veren iki kaynak, bir süredir Doğan Grubu'na ait şirketlerde vergi incelemesi yapıldığını kaydetti. Doğan Holding yönetimine yakın bir kaynak, 'Bir süredir birçok şirketimizde inceleme var' diye konuştu. Bu incelemelerin rutin bir vergi incelemesi olup olmadığına ilişkin soruya ise 'Maalesef ülkemizde gri alanlarda yapılan vergi incelemeleri birer siyasi baskı aracına dönüştü' cevabını verdi. İnceleme yapılan şirketler arasında grubun medya şirketlerinin de bulunduğu belirtildi. Ancak kaç şirketin incelendiği ve incelemelerin hangi aşamada olduğu konusunda bir bilgi edinilemedi. Konuya ilişkin olarak Maliye Bakanlığı yetkilileri bunun 'vergi mahremiyeti'ne girdiğini, kanunen konuya ilişkin bir açıklama yapmalarının mümkün olmadığını belirttiler. Doğan Holding ilk etapta bir açıklama yapmadı. Doğan Grubu'na ait medya organlarında son haftalarda hareketli günler yaşanıyor. Hürriyet Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu 8 Ağustos tarihinde, muhalif yazıları ile tanınan köşe yazarı Yılmaz Özdil ise 15 Ağustos'ta istifa etmişti. Doğan Grubu'nun patronu Aydın Doğan'ın bir süre önce çalışanlarına yaptığı bir konuşmada, 'Her gün hükümeti eleştirmek gazetecilik değil. Ülkede siyaset dışında da bir sürü şey oluyor. Ben bir servet kaybettim. Ama hep arkanızda durdum. Siz de benim arkamda durun' ifadelerini kullandığını yazmıştı. Erdoğan'dan sık sık eleştiriler alan Doğan Grubu bugüne kadar birçok kez vergi cezaları ile gündeme geldi. 2007 yılında genel seçimlerden once Petrol Ofisi 'ndeki 1.2 milyar liralık vergi borcunu 275 milyon TL'ye indiren Doğan Grubu'na Maliye 2009'da da 4,2 milyar lira ceza kesti. Yargı süresinin sonunda Doğan Grubu'nun cezası 988 milyon lira olarak belirlendi. kerim.karakaya@wsj.com aysegul.akyarli@wsj.com
IŞİD, Irak'ta Camiye Saldırdı; En Az 68 Ölü
Irak’ın başkenti Bağdat’ın kuzey doğusundaki İmam Vaiz kasabasında bulunan Sünni Musab Bin Omer Camisi'ne Cuma namazı sırasında saldırı gerçekleştirildi. Evrensel.net'in haberine göre, ordu ve polis yetkilileri saldırıyı IŞİD’in gerçekleştirdiğini dile getirdi. Ordu ve polis yetkilileri saldırının 4 IŞİD militanı tarafından gerçekleştirildiğini belirtti. İddiaya göre bir IŞİD militanı camiye girerek üzerindeki bombayı patlattı, 3 silahlı kişi ise cemaate ateş açtı. Kim tarafından gerçekleştirildiğine dair farklı iddiaların olduğu saldırıda en az 68 kişi yaşamını yitirdi. BBC Türkçe'nin haberine göre İmam Vaiz kasabası Irak ordusunun kontrolünde bulunuyor. Fakat bölgedeki çevre kent ve kasabalar IŞİD'in kontrolünde.T24
Reklam
"F.Bahçe'ye İki Gol Atmak İsterim"
Sarı-kırmızılı futbolcu Bruma, Florya Metin Oktay Tesisleri'nde basın toplantısı düzenledi.Bruma, 25 Ağustos'ta Manisa'da oynanacak Süper Kupa maçında Fenerbahçe’ye 2 gol atmak istediğine vurgu yaptı. Zor bir sakatlıktan çıktığını belirten Bruma, 'İki senedir Süper Kupa'yı kazanan bir Galatasaray var. Pazartesi günü oynanacak maça odaklanmamız gerekiyor. En iyi şekilde hazırlıklarımıza devam ediyoruz. Geçen sene zor bir sakatlık geçirdim. Çok zor bir sakatlıktı. En iyi şekilde toparlandım. Bana destek veren herkese teşekkür ediyorum. Geçen ufak bir sakatlık oldu, büyük bir şey değildi. Şu anda Süper Kupa maçında oynamak için hiçbir engelim yok. Tabii ki kararı hocamız Prandelli verecek' ifadelerini kullandı. 'EN BÜYÜK AMACIM PORTEKİZ MİLLİ TAKIMI FORMASI İLE DÜNYA KUPASI'NA GİDEBİLMEK' Daha çok sol kanatta kendisini rahat hissettiğini ifade eden Portekizli oyuncu, 'Futbolcu olarak seçme şansınız yok. Her iki kanatta da oynayabilirim ama bir cevap vermem gerekirse, sol kanatta kendimi daha rahat hissediyorum. Özel hayatım ile ilgili fazla detaya girmek istemiyorum. Pazartesi günü önemli bir maça çıkacağız ve benim için özel. Dostluk sahaya kadar. Benim en büyük amaçlarımdan bir tanesi Portekiz Milli Takımı forması ile Dünya Kupası'na gidebilmek. Ama ondan önce Galatasaray ile başarılar yakalamak istiyorum' dedi. 'UMARIM FENERBAHÇE'YE 2 TANE GOL ATMA ŞANSIM OLUR' Sarı-kırmızılı takım içerisindeki arkadaşlık ortamının iyi olduğunu belirten Bruma, 'Takım için ortam, arkadaşlık bir oyuncu için önemli. Yabancı bir oyuncu için daha da önemli. Burada herkes ile ilişkim en iyi seviyede. Koray, Emre Çolak çok iyi, karakterli oyuncular. Umarım hepsi ile beraber bu sene en büyük hedefimiz olan 4. yıldıza ulaşacağız' ifadelerini kullandı. Sarı-kırmızılı formayla en iyi şekilde hizmet etmek istediğini belirten Bruma, 25 Ağustos Pazartesi günü oynanacak olan Süper Kupa müsabakasında da Fenerbahçe'ye iki gol atmak istediğini söyledi. 2014-2015 sezonunun çok zor geçeceğini de belirten genç futbolcu, 'Herkes 4. yıldız rekabetine odaklandı ama Beşiktaş iyi gözüküyor, Trabzon iyi transferler yaptı. Diğer sezonlardan belki daha da zor geçecek. Ama böyle bir ligde, böyle takımlara karşı oynamak beni motive ediyor. Söylediğim gibi zor bir sezon bizi bekliyor' dedi. 'BURADA OLMAMIN AMACI MAKSİMUM GOL VE ASİST SAYISINA ULAŞMAK' Bir gazetecinin 'Bu sene kaç gol atmayı ve asist yapmayı düşünüyorsun?' sorusuna ise, 'Ne yazık ki 8 yabancının da ilk 11'de oynama şansı yok. Yapmam gereken sadece çalışmak ve sonrasında kararı hocamıza bırakmak. Ben tabii ki oynamak isterim. Her zaman sizin bölgenizde rakiplerin olması iyidir. Farklı alternatiflerin olması hepimiz için iyi. Burada olmamın amacı maksimum gol ve asist sayısına ulaşmak. Amacım atabildiğim kadar gol ve yapabildiğim kadar asist olacaktır' ifadelerini kullandı.Şampiy10
Reklam
Sinekler ALS'ye Çare Olabilir mi?
ABD’de Brown Üniversitesi Moleküler Biyoloji, Hücre Biyolojisi ve Biyokimya üzerine doktora yapan Aslı Şahin , “Bir kova buz meydan okuması” sonrası dikkat çeken, “motor sinir hücrelerinin dejenerasyonu” ile tanımlanan ölümcül bir hastalık olan ALS (Amiyotrofik lateral skleroz) hakkında bilgi verdi.Doktora çalışması sırasında sil baştan ALS modeli yapmaya karar veren, “ALS’ye sinekte genetik çare” bulan Şahin’e, ilk olarak, “ ALS hastası neden buz kovası mücadelesini başlatmak zorunda kaldı? ” diye sorduk… Cevabı şöyle oldu:“ALS, “öksüz” bir hastalık. Öksüz hastalık, ilaç sektörleri tarafından karlı görülmeyip, para yatırılmayan hastalık demektir. Devlet araştırmalardan sürekli para kestiğinden, öksüz hastalıklar sizin gibi yardımseverlerin bağışlarına muhtaç. ALS hastalıkların belki de en kötülerinden olduğundan, birçok hasta kurdukları ALS dernekleri aracılığı ile ALS araştırmalarını destekler. Bu mücadeleyi başlatan hasta da kendi durumu el vermediği için böyle bir kampanya başlatıp, Amerika’daki ALS Association (ALSA) derneğinin 22.9 milyon dolar kazanmasına vesile oldu.”ALS nedir?ALS hastalığı kendini, hastanın tek taraflı olarak kolunu ya da bacağını hareket ettirmede sorun yaşamasıyla belli eder. Sebep, bu sorunlu bölgelerdeki motor sinir hücrelerinin, yani kaslarımızı oynatmaktan sorumlu sinir hücrelerinin, dejenerasyona uğramaya başlaması. Hastalık ilerledikçe motor sinir hücresi kaybı tüm vücuda yayılır. Örneğin diyafram da bir kastır, nefes alış-verişimizi sağlar. Hasta, bu bölgedeki motor sinir hücrelerini kaybettiğinde nefes alamaz ve solunum cihazına bağlanmak zorunda kalır. İşte buz kovası mücadelesini başlatan ALSA ve Türk ALS-MNH Derneği gibi organizasyonlar, bu hastaların ihtiyaçlarını karşılamak için yardım eder, onlara solunum cihazı gibi aletler verir. Hayatlarını birazcık da olsa kolaylaştırmaya çalışırlar. Maalesef, bu hastalık genelde çok hızlı ilerler. Teşhis konulan bir hastanın ömrü ortalama 3-5 sene kadardır. (İstisnalar, hastalığın yavaş ilerleme durumları, mevcuttur. Örneğin ünlü fizikçi Steven Hawking bu hastalık ile 25 seneden fazladır yaşamaktadır.) Bence bu hastalığı, diğer bütün sinir hastalıklarından ayıran ve kötü yapan en önemli nokta bu hastalık sırasında bilincinizin yerinde olmasıdır.“Hastalığın nereden başladığı gizemini koruyor…” diyen Şahin, ailede hasta olan ve olmayan bireyler taranarak, hastalığa sebep olan geni bulmanın ALS gibi “karmaşık” hastalıkların başlangıç noktası olduğunu da belirtti ve ekledi:“ALS hastalarının sadece yüzde 10’u ailesel ALS geçmişine sahip. Benim çalıştığım SOD1 (Superoxide Dismutase 1) geni bu şekilde aile ağacı çalışmaları ile ALS’ye bağlandı. 1993 yılında, bu gen üzerinde bulunan nokta mutasyonlarının ALS’ye sebep olduğu bulundu. Daha sonra birçok araştırmacı ALS’ye sebep olan yeni genler bulmaya yöneldi. Neredeyse her yıl ALS ile ilişkilendiren yeni bir gen bulunuyor. İşte benim araştırmam, yeni bir gen bulmak yerine, ilk bildiğimiz geni anlamak üzerine.”SOD1 proteini nedir?SOD1, çok genel işlevi olan bir protein. Kendisi bir antioksidan. Her hücremiz enerji üretirken superoksitler (yaşlanmamıza sebep olan, hücreye, DNA’ya zarar veren şeyler) açığa çıkarır. SOD1’in görevi hücre sıvısındaki bu zararlı superoksitleri yok etmek. Genel görevinden çıkarabileceğiniz gibi, SOD1 hücrelerimizde en yaygın bulunan proteinlerden biri. Aklınıza gelebilecek bütün hücrelerimizde bulunur.Peki, bu proteinin geni mutasyonlu olduğunda ALS’ye nasıl sebep oluyor?“Nasıl oluyor da ALS hastalarında bu protein mutant şekilde üretildiğinde sadece ve sadece motor sinir hücreleri ölüyor? Madem SOD1 her hücrede var, neden bütün hücreler ölmüyor?” İşte bu ALS çalışanların kafasında dolaşan en büyük sorular... Kimse henüz tam sebebini bilmiyor.Diğer SOD1 ile ilgili ilginç bir konu, SOD1 mutasyonlu hastalara baktığımızda, bu mutasyonun neredeyse protein üzerindeki her bölgede olabileceğini görüyoruz. SOD1 antioksidanları temizleme işini, üzerinde bulunan bakır ve çinko iyonları sayesinde yapar. Fakat gelin görün ki, hastalarda sadece bakır ve çinkoyla temas eden bölgeler değil, herhangi bir bölge mutasyon halinde ALS’ye sebep olur. Bu farklı mutasyonlar hastalarda farklı ilerleyiş şekillerine ve farklı hastalık başlangıç zamanlarına sebep olsa da hepsi eninde sonunda ALS ile sonuçlanır. Bu genin tamamına yayılan mutasyon olasılığı normalde proteinin işlevsiz üretilmesine sebep olduğuna bir işarettir. Fakat, SOD1 genini sildiğinizde, hücreye hiç SOD1 proteini sağlamadığınızda ALS sonucuna ulaşamazsınız. Sadece erken ölüm gibi sonuçlara gidersiniz. SOD1’in nasıl ALS’ye sebep olabileceğine bir diğer hipotez, mutant SOD1’in yanlış katlanma sonucu hücrelerde birikmesidir. SOD1 mutasyonu olan hastalarda SOD1 birikintilerine rastlanmaktadır. Hatta SOD1 mutasyonu olmayan hastalarda da yanlış katlanmış SOD1 birikintileri gözlemlenmektedir. Yani, sadece yüzde 2 gibi az bir ALS hasta popülasyonunda bu gen mutant olmasına rağmen, hastalığın anlaşılması için SOD1’in nasıl ALS’ye sebep olduğunu anlamak kilit bir adımdır.Sizin tezinizin çıkış noktası ne idi?Şimdiye kadar yayımlanmış modeller, transgenik dedigimiz, hastalıklı geni aşırı miktarda, ek olarak hücre çekirdeğine yollanması ile oluşuyor. Örneğin, farede 2 tane mutasyonsuz SOD1 geni var. Bunun üzerine siz 20 tane daha mutasyonlu SOD1 yolluyorsunuz ancak öyle hastalık belirtilerini görebiliyorsunuz. Tüm bu modellerde hastalıklı gen sayısı arttıkça hastalık belirtileri de artıyor. Oysa ki bu ALS hastalarında olanı taklit etmekten çok uzak. SOD1 mutasyonlu ALS hastalarının iki SOD1 geni var, biri mutasyona uğradığında bu hastalık oluyor. Tüm bunlar yetmezmiş gibi, zaten bir grup, bu yöntemle yollanmış mutasyonsuz SOD1 geninin de ALS tipi belirtilere yol açtığını gösterdi. Bütün bu saydığım sebepler bir kenara bence bu tekniğin en büyük sorunu, yolladığınız gen sayısını kontrol edememeniz. Bu tip modellerde X tane mutant SOD1 yollanması ile Y tane mutasyonsuz SOD1 yollanması karşılaştırılıyor. İkisi de ayni miktar olsa hadi yine bir derece ipuçları verebilir bize. Nitekim, bu hayvanlar üzerinde bulunan ilaçlar ALS üzerine pek de etkili olmuyor. Yoksa 1993 yılında, SOD1 geni ALS ile ilişkilendirildiğinde zaten çok çalışılan bir gendi, genel görevi yüzünden. Eğer elimizde düzgün hayvan modelleri olsa idi, şimdiye çok daha fazla şey biliyor olurduk ALS ile ilgili. Benim kullandığım yöntem ise tamamen hastada olanı taklit üzerine: Mutasyonsuz geni mutasyonlu gen ile değiştirmek. Ek olarak hiçbir şey göndermemek. Bu yöntem diğer transgenik yönteme nazaran pahalı ve yavaş olduğundan daha önce bu yöntem denenmemiş.Tezinizin ilk aşaması nasıldı?Sinekler üzerinde çalıştım, ilk aşama insanları sineklerimin gerçekten ALS’li gibi davrandığına inandırmaktı. Sineklerde çalışmam sizi şaşırtabilir ama sinir sistemleri bizimkine yüzde 60 benzerlik gösterir. Örneğin, insanlarda ALS hareket bozukluklarına sebep oluyor. Benim ALS’li sineklerim de doğru düzgün tırmanamıyor, kurtçuk halindeyken doğru düzgün sürünemiyor. Örneğin kaslarına denizanasından yeşil bir protein yolladım, böylece kaslarını tel tel çok güzel mikroskop altında görüntüleyebildim. Baktım ki ALS’li sineklerde insanlarda olduğu gibi kaslar erimiş. Bunun gibi beyinlerini, omurilik benzeri organlarını çıkarıp, motor sinir hücrelerini saydım bakalım kaç tane kalmış diye. Ya da kalanlar işlevini korumuş mu diye sineklerimizin beynine elektrod takıp, sinirlerin elektrik iletim kapasitelerine baktık vs. Mesela sineklerime ALS’in tek ilacı olan rilozole yedirdim ve insanlarda olduğu gibi pek de etkili olmadığını gördüm.Hangi teknikleri kullandınız?RNA Sekanslama, şu an çok kolay yapılan bir teknik; ister sırf motor sinir hücrelerinin, ister yardımcı hücrelerin, ister tüm sineğin, ister tüm beynin ya da omuriliğin RNA popülasyonuna bakıp, mutasyonlu ve mutasyonsuz sinekleri karşılaştırabiliyorsunuz. Neredeyse 1-2 hafta içinde sonuç alıyorum. Fakat çok pahalı. Yani ALSA şimdi bir sürü para kazandı buz meydanından ama o paralar gerçekten hızlı hızlı bitiyor. Deney yapmak çok pahalı. En ucuzlardan olan sinekte bile.Bunun yanı sıra klasik teknikleri kullanarak, (belki de sineği en cazip laboratuvar hayvanlarından kılan) “ALS’ye sinekte genetik çare” buldum. Bu teknikte sineklerinize çok kanserojen olan EMS adlı bir kimyasal yediriyorsunuz.Bu kimyasal, sineklerin genetik yapısında nokta mutasyonlarına sebep oluyor. Benim en ağır ALS olan sineklerimin biri tam kozadan çıkacakken ölüyor. (Sinekler yaşamlarına kurtçuk olarak başlayıp, aynı kelebekler gibi kozadan yetişkin olarak çıkıyorlar)Rastgele mutasyonlar sayesinde birçok sinek yaşadı, o yüzden “sineklerde genetik çare” dedim. Fakat tabii ki sineğin yaşaması bir şey ifade etmiyor. Onu laboratuvarda çalışabilmemiz için bu “genetik çareyi” gelecek nesillere aktarması gerekiyor. Yani sineğin üremesi ve “genetik çare” geninin de üreme hücrelerinde olması gerekiyor ki gelecek nesiller de ALS mutasyonlu ama genetik çare sayesinde yaşıyor olsun. 6-8 tane böyle ek mutasyon sayesinde yaşayan sineğimiz var. Sonuçta bunlar sinek, bu genetik çarelerin hepsi insanda da işe yarayacak diye bir kaide yok. Fakat bakarsınız biri yeni bir ilaç hedefi ile çıkar.Sizce eksiklerin daha çabuk kapanması için ne yapmalı?Daha çok laboratuvar ALS üzerine çalışmalı ki bu da ancak daha çok para ile mümkün oluyor, daha etkili hastalık modelleri yapılmalı. İnsanları böyle bir hastalıktan haberdar etmek sadece bir başlangıç.“Buz meydan okuması”nı nasıl değerlendirdiniz? Başka ne yapılabilinir?ALS gibi “öksüz” hastalıkların, toplumdan gelen paraya çok ihtiyacı var. Çünkü ilaç firmalarının kar etmesini sağlayacak kadar ALS hastası yok. Buz meydan okuması sayesinde hastalığa dikkat çekilmesi mühim.Türk ALS Derneğine bağış yapabilirsiniz. Bu dernek hastaların ihtiyaçlarını karşılıyor, onlara solunum cihazı vb temin ediyor. Keşke daha çok bütçeleri olsa araştırmaları da destekleyebilseler.Direkt ALS çalışan bir laboratuvara para yardımı da yapabilirsiniz. Ya da sorup ihtiyaçları olan bir alet alabilirsiniz. Şimdi ben bu projede 5 senedir tek başıma çalışıyorum. Keşke hocamın daha çok parası olsaydı, bir kaç tane daha doktora sonrası araştırmacıyı daha gruba katsaydı. Bu yaptıklarımızı 2 senede bitirseydik. İşte ALSA derneği hastalara yardım etmekle kalmayıp, bizim gibi laboratuvarlara da araştırma parası veriyor. Ancak verdiği para yıllık 80 bin dolar. Kulağa çok gelebilir ama haftada 10 bin dolar gibi paralar harcadığımızı göze alırsak bu hiçbir şey.Türkiye’de doku bankası kurulmasını başlatabilirsiniz. Türkiye örnekleri ayrıca önemli çünkü Anadolu yıllarca birçok insanın gelip geçtiği bir toprak. Bizim genetik yapımız çok çeşitli. Dolayısıyla bence dünya popülasyonuna örnek olarak güzel bir topluluğuz. Keşke bizim güzel örneklerimiz araştırmacıların eline geçebilse.Hastalarımızın genetik test yaptırmaları şu an kendilerine pek getiri sağlamayacak olsa da, araştırmacılarımıza yeni bir ipucu bulma açısından fayda sağlayacaktır. Bunu göz önüne alıp, yeni bir gen ALS ile ilişkilendirildiğinde, test olmalarını öneririm.
Galatasaray'dan Şampiyonlar Ligi'ne Özel Yeni Forma
Bu sezon ligde ve Avrupa'da başarı hedefleyen Galatasaray, yeni bir forma satışa çıkarıyor. Sarı-Kırmızılı ekip, Kasım ayında satışa çıkacak mor renkteki formaları Şampiyonlar Ligi'nde dış sahada oynanacak maçlarda giyecek Galatasaray, bunun yanı sıra parçalı ve beyaz formalarla da mücadele ediyor.Skorer
Reklam