Bastır Parayı Tıp'ta Oku
Devlet ve vakıf üniversiteleri arasında puan farkları şaşırtıcı boyuta ulaştı. Öğrencilerin en çok tercih ettiği tıp, hukuk gibi bölümlerde dahi puan farkları 265’i aşıyor. Parası olan üniversitede istediği bölüme girebiliyor Üniversitelerde merkezi yerleştirmeler tamamlandı. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) yayınladığı sayısal veriler, üniversitelerin aynı bölümlerindeki puan farklılıklarını gözler önüne seriyor. Milliyet'ten Mine Özdemir'in haberine göre, devlet ve vakıf üniversiteleri arasındaki puan makası her geçen yıl açılırken, vakıf üniversitelerinin burslu, burssuz programları arasındaki farklar da giderek büyüyor.  Öyle ki öğrencilerin en çok tercih ettiği, önceki yıllarda kazanmanın çok zor olduğu tıp, hukuk gibi fakültelerde dahi bu farklar dikkat çekiyor. Bu yıl vakıf üniversitelerinin tıp fakültelerinde burslu ve burssuz programlar arasındaki fark 240’a kadar ulaşıyor. Tıp fakültesi olan tüm üniversiteler arasındaki puan farkı ise 241’e kadar çıkıyor. Yine öğrencilerin en çok tercih ettiği bölümlerden hukuk fakültelerinde de puan farkları 265’e kadar ulaşıyor. Yani bir anlamda ilk 10 bindeki öğrenci ile bir milyonuncu öğrenci aynı sınıfta okuyacak. Bu durum sınıftaki öğretim kalitesinin en iyi öğrenciler aleyhine bozulmasına neden oluyor. Yüzde 100 burslu pek çok öğrencinin, sonraki yıl, üniversite değiştirmesinin ve özellikle de vakıflardan, devlete yönelmesinin en önemli nedeni bu. Kısacası parası olan üniversitede istediği bölüme girebiliyor. 256 puanlı hukuk fakültesi Hukuk fakültelerinde en yüksek puan 521 puanla Galatasaray Üniversitesi’ne ait, en düşük puan ise 256 ile İstanbul Şehir Üniversitesi’nde. Devlet üniversiteleri arasındaki en düşük puan 393 ile Atatürk Üniversitesi’nde. Yani en düşük puanlı devlet üniversitesiyle vakıf üniversiteleri arasındaki fark 137. Yine vakıf üniversitelerinin burslu burssuz programları arasında çok yüksek farklılıklar bulunuyor. En yüksek puan farkı 228 ile İstanbul Şehir Üniversitesi’nde. Üniversitenin hukuk fakültesi tam burslu programına 484 ile öğrenci alırken, burssuz (ücretsiz) programına 256 puanla öğrenci alıyor. Yine Fatih Üniversitesi de 210 puan farkıyla dikkat çekiyor. Üniversitede tam burslu programın taban puanı 500 iken yüzde 25 burslu öğrenci alan programın puanının 290 olduğu görülüyor. Psikolojide fark 280’e ulaştı Gözde bölümlerden olan ve her yıl neredeyse kontenjanlarının tamamını dolduran psikoloji bölümünde de 280’e ulaşan puan farklılıkları dikkat çekiyor. Psikoloji bölümünde en yüksek puan 484 ile Boğaziçi Üniversitesi’ne ait, en düşük puan ise 204 ile Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nde. Devlet üniversiteleri arasında en düşük puan ise 395 ile Bingöl Üniversitesi’nde. Bu durumda en düşük puanlı devlet üniversitesiyle vakıf üniversiteleri arasındaki fark 191. Vakıf üniversitelerinin burslu burssuz programları arasındaki puan farkı da 225’e kadar çıkıyor. Psikoloji bölümünde en yüksek puan farkı 225 ile İstanbul Şehir Üniversitesi’ne ait. Üniversite İngilizce Psikoloji Bölümü’ne 457 puanla öğrenci alırken, burssuz programına 256 puanla öğrenci alıyor. Yine Üsküdar Üniversitesi’nde 220, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde 210, Bahçeşehir Üniversitesi’nde 210, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde 200, Fatih Üniversitesi’nde 204, Doğuş Üniversitesi’nde 200 puan farkı dikkat çekiyor. Tıpta makas açılıyor Devlet üniversiteleri arasında en yüksek puan 531 ile İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce programına ait. Vakıf üniversitelerinde ise en yüksek puan 541 ile Koç Üniversitesi’nde, en düşük puan da 300 ile Yakın Doğu Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi’nde yer alıyor. Tıp fakültesinin burslu burssuz programlarındaki en fazla fark 221 ile Bahçeşehir Üniversitesi’nde. Diğer üniversitelerdeki puan farkları ise şöyle: Yakın Doğu Üniversitesi’nde (İng) 147, Fatih Üniversitesi 114, Şifa Üniversitesi’nde 110, Yakın Doğu Üniversitesi’nde 98, Turgut Özal Üniversitesi’nde 95, Acıbadem Üniversitesi’nde 94, Zirve Üniversitesi’nde 93, İstanbul Bilim Üniversitesi’nde 88, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi’nde (İng) 85, Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nde 82, Yeditepe Üniversitesi’nde 79, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde 78, Maltepe Üniversitesi’nde (İng) 76, Mevlana Üniversitesi’nde 68, Bezmialem Üniversitesi’nde 54, Maltepe Üniversitesi’nde 55, Ufuk Üniversitesi’nde 47, Başkent Üniversitesi’nde 44 oldu. Tıp fakültesindeki bütün programlarına burslu öğrenci alan Koç Üniversitesi’nde tam burslu ve yüzde 50 burslu programları arasındaki fark da 33’e kadar çıktı.Milliyet
Canlı Yayında Telefonla Oynarken Yakalanan Balçiçek İlter
Canlı yayın kazalarına bir yenisi daha eklendi. Habertürk'te reklam yayınını kesilip bir anda stüdyoya geçilince, Balçiçek İlter hazırlıksız yakalandı. Elindeki cep telefonuyla oynayan Balçiçek İlter ne olduğunu anlamadan reklama hemen geri dönüldü.
Karayılan: 'PKK, Şengal'e Müdahale Edecek'
PKK Yürütme Komitesi üyesi Murat Karayılan Irak Şam İslam Devleti milislerinin eline geçtiği belirtilen Ezidi kasabası Şengal'e bu gece müdahale edeceklerini söyledi. Fırat Haber Ajansı'na göre Karayılan, 'Şengal'de Kürtlük ruhu vardır, IŞİD'e bırakmayız. Gücümüz oranında bu gece Şengal'e müdahale edeceğiz ve gerilla orada kalacaktır' diye konuştu. Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ya da yeni adıyla İslam Devleti (İD) milislerinin Irak Kürdistan'ı bölgesinde büyük bir saldırı başlatarak peşmergeyi püskürtmüştü. Suriye'nin Kürt bölgesi Rojava'nın savunma gücü YPG'nin, sınırı geçerek peşmergeyle birlikte Rabia çevresinde İD'le çatışmayı sürdürdüğü haberleri geliyor. Fırat Haber Ajansı çatışma bölgesindeki muhabirinin verdiği bilgilere dayanarak, PYD'nin silahlı gücü YPG ile bölgeden çekilmeyen bir kısım KDP (Kürdistan Demokrat Partisi) ve KYB (Kürdistan Yurtsever Birliği) peşmergesinin İD'ye karşı yer yer birlikte savaştıklarını duyurdu. ANF öğleden sonra geçtiği son haberinde, Rabia'ya 15 km mesafedeki Tawis, Kaile ve Mahmudiye köylerinin İD'den geri alındığını yazdı. Ancak Rabia içinde halen şiddetli çatışmalar yaşandığını duyurdu. ANF ayrıca 'Bu arada Irak'ın Suriye ile üç kapısından biri olan Til Koçer'i savunmak için Rojava asayişinin yanında Süryani asayişi (Sotoro) de aktif savunmaya geçti' diyor. Irak Başbakanı Nuri El Maliki ise ülkenin hava kuvvetlerine İslam Devleti örgütüyle çatışan Kürt peşmergeye destek olmaları yönünde emir verdi. Kürt yönetimindense konuyla ilgili henüz bir açıklama yapılmadı. Irak'taki Kürdistan Bölgesel Yönetimi ve Bağdat arasında son dönemde petrol ihracat hakları nedeniyle anlaşmazlık yaşanıyordu. Kürdistan Bölgesel Yönetimi Kuzey Irak'ta çıkarılan petrolü ihraç edebileceğini söylese de Bağdat, Irak Anayasası gereğince ülke dışına satılacak petrol için yapılan anlaşmalarda muhattabın kendisi olduğunu savunuyordu. İslam Devleti güçlerinin, dünkü ilerleyişleri sırasında Irak'ın en büyük barajı olan Musul barajıyla birlikte önemli bir petrol sahası (Ayn Zelah) ve üç kasabayı (Rabia, Şengal (Sincar), Zumar) ele geçirdiği haber verilmişti. Irak Devlet Televizyonu haberi 'İD'nin terörist çeteleri Kürt güçlerinin savaşmadan geri çekilmesi neticesinde Musul barajını ele geçirdiler' ifadesiyle duyurdu. Ancak İD'nin bölgede ilerlediğini kabul eden Kürt bölgesi yönetimi barajın ele geçirildiği haberlerini yalanladı. Washington'daki Kürt yetkili Kerwan Zebari Reuters haber ajansına, çevre kasabaların İD'nin eline geçmesine rağmen, barajın hâlâ peşmerge denetiminde olduğunu söyledi. Bölge uzmanları, Irak devlet televizyonunun haberi doğruysa, Musul barajının İD'ye Irak şehirlerini su altında bırakma ya da sulamayı durdurma gibi birçok önemli koz verebileceğine dikkat çekiyorlar. Fırat Haber Ajansı (ANF) Rojava'daki Til Koçer ile sınırı olan Musul'a bağlı Rabia kentinde bu sabah 8 sularında İD milisleriyle Kürt güçleri arasında yeniden çatışmalar başlağını, ancak şiddetlenen çatışmaların sonuçlarına ilişkin henüz bilgi alınmadığını duyurmuştu. ANF son haberlerinde Rabia'da İD milislerinin geriletildiğini yazıyor. Haberde, Rabia'ya 15 km mesafede bulunan, Tawis, Kaile ve Mahmudiye köylerinin Kürt güçleri tarafından İD'den geri alındığı kaydediliyor. Ama Rabia içinde şiddetli çatışmaların sürdüğü ekleniyor. Irak Kürdistan yönetimine bağlı peşmergelerin, dün İslam Devleti gruplarının ilerleyişi karşısında Rabia ve Şengal'den çekildikleri haberlerini, Til Koçer üzerinden Suriye-Irak sınırını geçen Kürt gücü YPG'nin Rabia'da çatışmaya katıldığı haberleri izlemişti. Dün akşam üzeri Irak Kürt yönetimi Peşmerge Bakanlığı yetkilisi Enver Hacı Osman gelişkin silahlarla donatılmış binlerce peşmergenin Şengal'a yollandığını yakında İD'e 'ölümcül bir darbe' indirileceğini söylemişti. Irak Kürdistan yönetimindeki KDP'ye yakın yayın organı Rudaw ise bu sabah (TSİ 11.01 itibariyle) , Twitter hesabından attığı son mesajlarda Rabia, Şengal, Zumar, Sinune, ve Ayn Zelah'ın şu an İD'nin kontrolünde olduğunu yazdı. Rudaw sitesinde yer alan bir başka haberde ise İD'nin ilerleyişini sürdürdüğü bölgedeki köylerde yaşayan binlerce Ezidi'nin yaşamından endişe edildiği kaydediliyor. Rudaw'a konuşan İssa aşireti lideri Halaf Elias, Wardi adlı köyde yaşayan 2 bin kadar Ezidi'nin İD'nin köylerine dönebilecekleri yolunda güvence vermesi üzerine döndüklerini ama şimdi kendilerinden haber alınamadığını söylüyor. Bölgede yaşayan yaklaşık 10 bin Ezidi gibi dağlara kaçan Elias, Rudaw'a 50 civarında Ezidi ailenin İD tarafından alınarak bir yere götürüldüğünü ve muhtemelen öldürüldüklerini öne sürüyor. Irak ulusal haber ajansı'nın bir haberinde ise görgü tanıklarının anlattıklarına dayanılarak, dün Nineva eyaletindeki (Musul'un 100 km kuzey batısındaki)ele geçirdikleri Şengal'de (Sincar) Ezidilerin 2 kutsal mekanını havaya uçuran İD militanlarının Müslümanlığa geçmeyi reddeden 70 Ezidi'yi öldürdüğü kaydedildi. İngiltere'de yayımlanan Guardian gazetesi Reuters ajansına dayandırdığı haberinde, 'Peşmergenin dünkü hızlı geri çekilişi, Ortadoğu'da sınırları yeniden çizmeyi amaçlayan Sünni İslamcı güç İD karşısında Irak'ta şu ana kadar sağlam durabilen sayılı güçten biri açısından büyük bir darbe' diyor. Guardian, İD'nin ele geçirdiği söylenen Ayn Zelah petrol sahasının örgütün savaşını finanse eden üç diğer petrol sahasına eklendiğini de hatırlatıyor. Guardian 'peşmergenin önce güçlü görünen direnişinin Zumar kasabasının düşüşü ardından yok oluverdiğini, İD güçlerinin El Kaide'nin bile sert bulduğu ideolojisini bölge halkı için yasa ilan edip, ele geçirdiği muhaliflerini topluca öldürmeden önce kasabaya kara bayraklarını çektiğini' yazıyor. ABD Dışişleri Bakanlığı Irak'taki durumu 'yakından' izlediğini Kürt güçleri ile Irak ordusu arasındaki koordinasyona yardımcı olduğunu bildiren bir açıklama yayımladı. Pazar günü İD milislerinin Lübnan'daki bir sınır kasabasında da çatışmaya girişmiş olmasını Guardian, grubun tüm Ortadoğu'yu içeren planları olduğunun bir örneği olarak gösteriyor. Geçmişte adı Irak Şam İslam Devleti olan ve artık kendisini İslam Devleti diye adlandıran örgüt, Fırat ve Dicle vadilerinde ve Bağdat'ın batısında birçok kent ve kasabayı ve Suriye'de Irak sınırından kuzey batıdaki Halep'e kadar uzanan bir hattı kontrolünde tutuyor. Kuzeyde kendi peşmerge gücüyle kendi güvenliğini sağlayan Kürdistan yönetimi geçtiğimiz ay içinde, İD'le doğrudan çatışmaya girmeden kendi denetimi altındaki bölgeyi Kerkük'ü de içine alacak şekilde genişletmişti. Fakat, dün yıllardır elinde olan kasabaları kaybetmiş olması Guardian'a göre, 'IŞİD'in ilerleyişinin Kürtlere yaradığı tezini çürütüyor.' Guardian görgü tanıklarına dayanarak, Iraklı peşmergenin çekilişinden sonra sınırı geçen Suriyeli Kürtlerin İD'le Rabia civarında çatışmayı sürdürdüğünü de yazmış. Guardian gazetesi son ilerleyiş ile İD'nin Irak'taki üç özerk Kürt bölgesinden biri olan Dohuk'a iyice yaklaştığını da hatırlatıyor. Fırat Haber Ajansı ANF, İD'in dün kaydettiği ilerlemeler ardından Kürdistan yönetiminin ABD'den resmen silah ve ağır cephane talebinde bulunduğunu bildirdi. Habere göre 'Federal Kürdistan Bölgesi Hükümeti Sözcüsü Felah Mustafa, ABD'nin Hewler Konsolosu ve Bağdat Büyükelçisi ile görüşerek, ABD'den 'doğrudan destek' istediklerini söyledi. Mustafa, 'özellikle ağır silahlar ve cephane' yardımı istediklerini belirtti. Mustafa, 'Biz ABD'ye sadece teröristlere karşı savaşmadığımızı söyledik. Ezidi ve Hristiyanların korunması için de çalışmaları gerekiyor. Bunun için belki uluslararası desteğe ihtiyaç var. ABD'nin bu konudaki sorumluluğunu yerine getirmesi gerekiyor' dedi.' ANF, ABD'nin yanıtı konusunda ise Mustafa'nın şu sözlerini aktarıyor: 'ABD talebimizi reddetmedi. Bunun üzerinde çalışacaklarını ve bir şeyler yapacaklarını söylediler.' Yine ANF haberinde, KDP'ye yakın medyaya göre İD'in Kürt bölgelerinde ilerleyişi üzerine Kürdistan yönetimi ile Bağdat arasında da bir yakınlaşma yaşandığı kaydediliyor. Irak'ın yeni Kürt Cumhurbaşkanı Fuad Masum'un, Irak hükümetinin peşmergeye ağır silah yardımında bulunması için girişimlerde bulunduğu belirtiliyor. BBC Türkçe
Hyundai'den Nissan Juke'a Rakip Model
Nissan'ın sıra dışı tasarımıyla beğeni kazanan modeli Juke'a bir rakip geliyor. Hyundai Amerika CEO'su Dave Zuchowski, verdiği röportajda 2016 yılında tanıtılacak yeni Elantra ve daha sonrasında satışa sunulacak ix35 ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunurken, asıl dikkat çekici nokta ise Nissan Juke'a direkt olarak rakip olacak bir crossover hazırlığı içinde olduklarını belirtmesi oldu. Genç kitleyi hedef aldıklarını belirten Zuchowski, aracın mini bir ix35 olacağının altını çizdi. Bu açıklamalar sonrasında, akıllara 2011 yılında Detroit Otomobil Fuarı'nda tanıtılan Curb konseptini getirdi. Bu yeni otomobilin bu konsept üzerinden geliştirilmesi bekleniyor. Fotoğraf Curb konsept modeline aittir. Kaynak: Otohaber
İhsanoğlu: '18 Milyon Fazla Pusula Ne Olacak?'
Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, 10 Ağustos'ta gerçekleştirilecek cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde Eskişehir'de basın toplantısı düzenledi.Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Köşk adayı İhsanoğlu, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı(AGİT)'nın seçim ile ilgili yayınladığı rapora dikkat çekerek 'Uluslararası teşkilat, Yüksek Seçim Kurulu mensupları ile konuştuktan sonra raporuna aldığı bir gerçek var. 18 milyon seçim pusulası fazla basılmış. Yani 50 milyona karşılık, 18 milyon. Elbette pusulaların bir kısmı zarar görebilir, yağmur olur, çamur olur, sel olur ama bu kadar 18 milyonu basmak ne manaya gelir? Bunun bir orantısı yok mu kanunda? 18 milyon pusula, kimin emrinde nasıl kullanılacak? Sorumluluk kime aittir? Bunun sayımı yapıldı mı? Bu miktardaki oy pusulalarının basılması hangi kanuni gerekçelere göre yapılmıştır? Hukuki temeli nedir ve kimin talimatı ile yapılmıştır? Türk vatandaşları bunu bilme hakkına sahiptir. Ve biz bu cevabı bekliyoruz. Bu cevabı vermeyenler, vazifelerini ve sorumluluklarını suistimal ediyorlar demek.' diye konuştu. Cumhuriyet
Reklam
Dünyanın En Sevimli Fokuyla Dalga Sörfü Yapmak
İngiltere’nin Kuzey Doğu sahillerinde ilginç bir video herkesin dikkatini çekti.Northumberland’ta dalga sörfü yapan Matt Stanley ile birlikte sörf tahtasına çıkan bir fok sosyal medyanın en sevimli hayvanları arasına girmeyi başardı.
Reklam
Sevgiliniz Size Eşcinsel Olduğunu Açıklarsa Tepkiniz Ne Olur?
Dost sohbetlerinde “başıma ne geldi inanamazsın!” diye anlatılmaya başlanan, çok tartışılan, bazı insanların yadırgadığı bazılarının ise anlayışla karşıladığı o konuyu sokağa sorduk; “Sevgiliniz bir gün gelip size eşcinsel olduğunu açıklasa tepkiniz ne olur?”
İngiltere Hükümetinde Gazze İstifası
İngiltere Dışişleri Bakan yardımcılarından Barones Warsi hükümetin Gazze politikasını artık destekleyemeyeceğini söyleyerek kabinedeki görevinden istifa etti. Lady Warsi, Twitter hesabından, görevini 'derin üzüntü içinde' bıraktığını yazdı. Daha önce Muhafazakar Parti'nin teşkilat sekreterliğine getirilen Lady Warsi (Sayeeda Hussain Warsi) 2010 yılında David Cameron başbakanlığında kurulan Muhafazakar-Liberal Demokrat koalisyon hükümetinde, 'ilk Müslüman kadın kabine üyesi' ünvanını almıştı. Lady Warsi 2012 yılında Dışişleri Bakanlığı içinde daha düşük seviyede bir göreve çekildi ve Dışişleri Bakanlığı bünyesinde inançlar ve farklı toplumsal gruplardan sorumlu bakan yardımcılığına getirildi. Lady Warsi bugün Twitter'da 'Bu sabah büyük üzüntü duyarak Başbakan'a yazdım ve istifamı sundum. Hükümetin #Gazze politikasını artık destekleyemem' yazdı. Batı Yorkshire'da Dewsbury'de büyüyen Lady Warsi politikaya girmeden önce avukatlık yapıyordu. Pakistan göçmeni bir ailenin beş kızından biri olan Lady Warsi, Leeds Üniversitesi'nden mezun oldu. Lady Warsi önce savcı olarak çalıştı, daha sonra kendi hukuk bürosunu kurdu.BBC Türkçe
Reklam
Çift Başlı Yunus Ölüsü Sahile Vurdu
İZMİR’in Dikili İlçesi’nde çift başlı, çift yüzgeçli, tek kuyruğu olan yavru yunus, sahilde ölü bulundu. Antalya’dan tatil için Dikili İlçesi’ne giden Beden Eğitimi Öğretmeni Tuğrul Metin, sahilde yüzerken kıyıya bir balığın vurduğunu gördü. Sahile çıkan Tuğrul Metin, tek kuyruklu, çift başlı ve yaklaşık 1 metre boyunda ölü yunusla karşılaştı. Tuğrul Metin’in durumu bildirmesi üzerine sahile gelen Dikili Jandarması’na bağlı ekipler, ölü yavru yunusu alarak incelenmek üzere götürdü. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu, ender görülen bir olayla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, 'Yapışık ikizlerin benzeri bir durum. Yapılacak incelemelerin ardından mutlaka bir sonuca ulaşılacaktır' dedi.Süleyman EKİN/ ANTALYA, (DHA)
Android En Sonunda iPhone'u Geçti
Geçtiğimiz yıl akıllı telefon pazarında Apple fazla bir performans sağlayamamıştı. Android yakın zamanda mobil sektörünü yöneten bir platform haline geldi ve büyümesini hızlı bir şekilde sürdürüyor. Ancak yinede Apple, Google’ın işletim sistemi Android platformunu web kullanımında kendisini geçememekle dalga geçmişti. Android en sonunda iOS’u web kullanımı alanında da geçmeyi başardı. Apple’ın en büyük silahlarından birini eline geçiren Android, böylece birde zafer kazanmış oldu. Aşağıda göreceğiniz veriler Net Application’un aylık 160 milyon kullanıcının kendi ağı içinde gerçekleştirdiği trafik araştırması baz alınarak ortaya çıktı.teknolojioku
Kardeş Payı Sezon Finalinde Tarkan Sürprizi
Star TV ekranlarının sevilen dizisi Kardeş Payı, sezon finalinde sürpriz bir şekilde ara verecek... Dizinin yayınlanan fragmanında Murat Cemcir'in Megastar Tarkan'ın kuzu kuzu klibindeki dansını taklit ettiği görüntüler dizinin takipçilerini kahkahaya attırmaya hazırlanıyor. Star'da bu sezon yayınlanmaya başlayan ve tüm diziler tatile girmesine rağmen devam eden Kardeş Payı sezon finali yapacak.
Reklam
'Dunning-Kruger Etkisi'nden Muzdarip Kişileri Tanımanın 10 Yolu
etiket
Öncelikle Dunning-Kruger Etkisi nedir kısaca ona bir göz atalım. 'Dunning–Kruger etkisi' ya da 'Dunning–Kruger sendromu', Cornell Üniversitesinin iki psikologu Justin Kruger ve David Dunning’in tanımladığı bir algılamada yanlılık eğilimidir. Cornell University’de görevli psikologlar Justin Kruger ve David Dunning’in tarihe geçmelerine ve 2000 yılında Nobel almalarına neden olan tanı, “Cahil cesareti” olarak tanımlanıyor. Teorileri özetle, “cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır” diyor. Bizde de bu etkiyi anlatan çok güzel deyim ve atasözleri mevcut. Mesela 'cahil cüretkar olur kendini alim sanır' demiş atalarımız ya da 'boş başak dik durur dolu başak eğik durur' demişler. Özgüven zehirlenmesi tabiri de bu etkiyi izah eden deyişlerden ya da 'kifayetsiz muhteris'. Peki ne gibi sonuçlara ulaşmış bu psikologlar? -Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler. -Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.  -Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.  -Nitelikleri, eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar. Peki hepimizin çevresinde bolca bulunan bu arkadaşları nasıl tanıyabiliriz? İşte size birkaç ipucu
'IŞİD'in Yüzde 10′u Türk, Örgüt Türkiye'de Harekete Geçebilir'
Alman gazetesi Die Welt, Irak ve Suriye’de terör estiren radikal İslamcı Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütün üyelerinin yüzde 10′unun Türkiyeli olduğunu savundu. Gazete, Araplardan sonra IŞİD’e en çok Türklerin katıldığına vurgu yaptığı haberinde, “IŞİD’in Türk Birliği ” başlığını kullandı. Die Welt, adını İslam Devleti olarak değiştirse de kamuoyunda daha çok Irak Şam İslam Devleti olarak tanınan IŞİD hakkındaki analizinde şu ifadeyi kullandı: “Ankara’nın elindeki bilgilere göre, IŞİD saflarına katılan Türk vatandaşlarının sayısı 1000′i aşmış durumda .” Gazetenin Budapeşte bürosundan Boris Kálnoky imzasını taşıyan haberde, sayılarının 10-15 bin dolayında olduğu tahmin edilen IŞİD militanlarının en az yüzde 10′unun Türk olduğu iddiası yer aldı. Haberde, IŞİD komutanlarının ‘ çok sayıda Türk kökenlinin IŞİD tarafından eğitildikten sonra tekrar Türkiye’ye döndüğü’ yönündeki iddiaları da hatırlatılarak, ‘ Türkiye’de pasif durumda bekleyen militanların zamanı geldiğinde ülke içinde harekete geçeceği ‘ savunuldu. Die Welt, Avrupa ülkelerinin istihbarat birimlerine dayanarak, Almanya, Fransa, Belçika, Avusturya ve diğer Avrupa ülkelerinden 1200 dolayında militanın Türkiye üzerinden Suriye’ye geçerek IŞİD saflarına katıldığını da yazdı. Haberde, militanların savaştıktan sonra yine Türkiye üzerinden Avrupa’ya döndüğü ve bunun ‘ AB’yle Türkiye ilişkilerini yakın zamanda olumsuz etkilemesinin kaçınılmaz olacağı’ yorumu yer aldı. Türkiye’nin IŞİD’e, Esad’a karşı savaşması konusunda başından beri destek verdiği savunulan haberde, ‘şimdi IŞİD’in Türkiye’yi tehdit eder hale gelmesinin tam bir ironi olduğu‘ belirtiliyor. Haberde, IŞİD’in Türkiye’nin Musul Başkonsolosluğu’nda rehin aldığı 49 kişiye ilişkin yayın yasağı da eleştirildi. Die Welt, bu kişilerin hala rehin olduğunu vurgulayıp, “ Ama, Ankara sorunu çoktan çözmüş durumda. Kim rehineler konusunda haber yaparsa, soluğu mahkemede alıyor. Böyle olunca, kamuoyunda rehine sorunu diye de bir şey yok ” ifadelerini kullandı. Diken
Reklam
Fethullah Gülen'den 'Dualı' Köşk Mesajı
Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'nun 'paralel' yapının adayı olduğu iddiaları ortaya atılmıştı. Bu iddiayı destekleyecek bir kanıt henüz ortaya atılmadı ama Fethullah Gülen'in son yayınlanan videosu, cemaatin Cumhurbaşkanlığı seçimleri konusundaki tavrı hakkında kuşkuya yer bırakmayacak gibi görünüyor.CNN Türk
Google Çocuk Pornocusunu Affetmedi
Google, elektronik posta hesabında çocuk pornosu görüntüleri bulduğu bir kullanıcısını polise ihbar etti. Hesabın sahibi adam tutuklandı. Yerel polisin yaptığı açıklamaya göre Google, John Henry Skillern isimli kullanıcısının elektronik posta hesabında 18 yaşından küçük bir kızın uygunsuz fotoğrafını tespit etti. 41 yaşındaki adam, çocuk pornosu bulundurmaktan yargılanacak.Google’ın bu hareketi takdir toplarken aynı zamanda gizlilik konusunu yeniden gündeme getirdi. Google’ın kullanıcılarının gizliliğini ne kadar ihlal ettiği, şirketin bu soruyu yanıtlamamasından dolayı bilinmiyor. Google, Nisan ayında kullanım koşullarını değiştirmişti. Yeni koşullara göre şirket, üyelerinin elektronik postalarını Reklam amaçlı tarayacağını ilan etmişti. Kaynak:NTV
Google 'Gazze'yi Bombala' Oyununu Kaldırdı
“Bomb Gaza” yani Gazze’yi Bombala, Google Play’de yayımlanmasından kısa bir süre sonra, 4 Ağustos itibariyle yayından kaldırıldı. Oyuncuların İsrail askeri kuvvetleri gibi Gazze’yi bombaladığı oyun, yayınlandığı 29 Temmuz tarihinden itibaren kullanıcılardan ciddi tepki almıştı. Android telefon ve tabletler için geliştirilen, etik standartlardan tamamen yoksun olan oyun, yayında olduğu süre içinde bin kez indirilmiş. Oyunun amacı “ bombaları bırakmak ama sivilleri öldürmekten kaçınmak ” olarak tanımlanıyordu. İsrail’in bir süredir devam eden ve binlerce sivilin katliamıyla sonuçlanan Gazze kuşatmasını “yansıtan” oyunun savaş yanlısı bir motivasyonla geliştirildiği ortada. Yayınlandığı günden itibaren Google Play sayfasında, oyunu farkeden kullanıcılardan “insanlık dışı”, “utanç verici” ve hatta “iğrenç” olduğu yönünde yorumlar alan oyun, özellikle 4 Ağustos tarihinde özellikle dış basından aldığı tepkilerden sonra yayından kaldırıldı. Google Play’e yöneltilen eleştirilerden biri de, gençleri korumaya yönelik “erişkinlik düzeyi” seviyesinin oyun için “düşük” olarak gösterilmesi. Yani daha genç hatta çocuk yaştaki kullanıcıların, oyunu oynaması teşvik ediliyordu. Google Play’e bomba gibi düşen oyunun geliştiricisi PLAYFTW de bu tepkilerden payını aldı. PLAYFTW, büyük bir duyarsızlıkla geliştirdiği oyunun, bir sonraki versiyonu için “ geliştirilmiş performans ” ve “ İsrail’in konsept müziği “ni ekleyeceğini söylüyordu. Kullanıcıların Google’a ilettiği yoğun tepkiler sonrasında ise oyun, şirket tarafından yapılan açıklamayla birlikte Google Play mağazasından kaldırıldı. Google’ın açıklamasında Google Play’deki uygulamaların, ilkelerini ihlal ettiği durumlarda kaldırıldığı belirtiliyor ancak hangi ilkenin ihlal edildiğine dair net bir bilgi verilmiyor. Google Play mağazasında savaş şiddetine adeta güzelleme yapan ve İsrail-Filistin çatışmasını konu alan oyun Gaza Assault: Code Red‘in de yayından kaldırıldığını görmek mümkün. Tartışmalı bir diğer oyun Iron Dome ise hala yayında. Google Play denetim konusunda başarılı olmaktan uzak ve son gelişme konuyu yeniden gündeme getirdi. Webrazzi
Reklam