Beşiktaş 2 İsmi KAP'a Bildirdi
Beşiktaş, KAP'a yaptığı açıklamada İbrahim Toraman'ın ücretsiz olarak Sivasspor'a genç isim Günay Güvenç'i de Mersin İdmanyurdu'na gönderdiğini belirtti.Beşiktaş'ın KAP'a yaptığı açıklama; Oyuncumuz İbrahim Toraman, 2014-2015 sezonu sonuna kadar Sivasspor Kulübüne bedelsiz olarak kiralanmıştır. Oyuncunun 2014-2015 sezonu garanti ücret, maaş, maçbaşı ve prim ödemeleri Sivasspor Kulübü tarafından yapılacaktır. Günay Güvenç için KAP'a açıklama;Oyuncumuz Günay Güvenç, 2014-2015 sezonu sonuna kadar 100.000 TL kiralama bedeli karşılığında Mersin İdman Yurdu Kulübüne kiralanmıştır. Oyuncunun 2014-2015 sezonu garanti ücret, maaş, maçbaşı ve prim ödemeleri Mersin İdman Yurdu Kulübü tarafından yapılacaktır.skorer
İstanbul'un Deyimleri Bu Kitapta
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Çilem Tercüman tarafından kaleme alınan kitap, İstanbul'un kültürel değerleri hakkında ipuçları vermenin yanı sıra Türkçenin zenginliklerini hatırlatmayı amaçlıyor İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş., masalların, efsanelerin, tarihi olayların kaynaklık ettiği, günlük konuşmada sıklıkla kullanılan, Türkçeye zenginlik katan 100 deyimi, ilginç hikayeleri ile birlikte tek kitapta topladı. 'İstanbul’un 100 Deyimi' isimli kitap, İstanbul’da yaşanmış olayların, İstanbul’da yaşamış tarihi kişiliklerin konu olduğu deyimlerin anlamlarını ve ortaya çıkış hikayelerini içeriyor. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Çilem Tercüman tarafından kaleme alınan kitap, İstanbul'un kültürel değerleri hakkında ipuçları vermenin yanı sıra Türkçenin zenginliklerini hatırlatmayı amaçlıyor. 'Püsküllü Bela', 'Dingo’nun Ahırı', 'Divanyolu’nda Fidan Büyütmek', 'Eşref Saati', 'Derdini Marko Paşa’ya Anlat', 'Serçeden Başka Kuş, Zeyrek’ten Başka Yokuş Bilmemek', 'Üsküdar’da Sabah Oldu', 'Göksu Testisi Gibi Terlemek', 'Ayasofya’da Dilenip Sultanahmet’te Sadaka Vermek', 'Marmara Çırası Gibi Tutuşmak', 'Mahşer Midillisi', 'Surre Devesi Gibi Takıp Takıştırmak', 'Lahanacı-Bamyacı', 'Vermeyince Mabud neylesin Mahmud', 'Hafız Paşa Tokatı' ve 'İçerisi Mahmutpaşa Çarşısı', kitapta hikâyeleri ile birlikte yer alan deyimlerden bazıları... Ağzınla Kuş Tutsan Nafile : “Kişinin kendini yahut yaptığı işi beğendirememesi” anlamında kullanılan “ağzınla kuş tutsan nafile” deyiminin ortaya çıkışı, kaynaklarda şu hikayeyle anlatılır: Osmanlı İmparatorluğu’nun güçlü dönemlerinde, Fransa ile her alanda iyi ilişkilerin kurulduğu yıllarda bir gün, Topkapı Sarayı’nda huzura kabul edilmeyi bekleyen Fransa elçisi, işinin çok önemli ve acele olduğunu söyleyerek kızlarağasını kendisini bir an önce içeri alması için ikna etmeye çalışır ve buna karşılık şu cevabı alır: 'Şevketli padişahımız bugün çok hiddetli. Biraz önce külahından tavşanlar çıkaran, alev alev yanan çubukları ağzında söndüren, havaya uçurduğu kuşu birkaç sözüyle geri döndürüp ağzıyla ayaklarından yakalayan hünerli bir hokkabazı dahi huzurundan kovdu. Senin anlayacağın, ağzınla kuş tutsan nafile, ama yine de büyük bir hünerin varsa söyle, zat-ı şahaneye arz edeyim.' Amme-i Davadan Zembili Yırtmak : Osmanlı’nın meşhur şeyhülislamlarından “Zembilli” lakabıyla tanınan Ali Efendi, evinin üst katındaki penceresinden zembilini sarkıtır, kimin bir sorusu olursa yazarak bu zembile koyar, Ali Efendi de uygun fetvayı yine zembille aşağıya yollarmış. Hatta rivayet odur ki yolda yürürken bile zembilini elinden bırakmaz, herkes yazdığı soruları zembile atarmış. Zembili kısa sürede eskiyen Ali Efendi, yenisini almak için çarşıya gittiğinde işlerinin çokluğundan kinaye olarak alışveriş yaptığı dükkân sahiplerine “Amme-i davadan yine zembili yırttık!” dermiş. Ayasofya’da Dilenip Sultanahmet’te Sadaka Vermek : Hayatını başkalarının yardımıyla sürdürdüğü halde gösteriş yapmak amacıyla elindekileri etrafa dağıtanlar için kullanılan bu deyim kaynaklarda, “Sultanahmet’te dilenip Ayasofya’da sadaka /zekât vermek” şeklinde geçmektedir.Milliyet Sanat
Bank Asya Hisseleri Hükümet'ten Gelen Açıklamalarla Çalkalanıyor
Bank Asya hisselerinde son iki gündür sert hareketler yaşanıyor. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın “Ziraat, Bank Asya ile görüşüyor” açıklaması ile yüzde 7 yükselen hisseler, bu kez Başbakan Başdanışmanı Yiğit Bulut’un bu açıklamaları yalanlaması ile açılışta yüzde 9 düştü. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın dün bir televizyon kanalında yaptığı açıklamada “Biz hükümet olarak kararımızı verdik. Kamunun da katılım bankacılığı sektöründe olmasını istiyoruz ve bu konuda bankalarımız nezdinde çalışmalarımız sürüyor. Ziraat Bankası, Bank Asya’yı satın alırsa kamunun bir katılım bankası olur” dedi. Bu açıklamanın ardından Gülen Hareketi’ne yakınlığı ile bilinen Bank Asya hisseleri dünü yüzde 7 yükselişle kapattı. Fakat bankanın hisseleri yılbaşından bu yana yüzde 11 aşağıda. Fakat Babacan’ın dün yaptığı açıklamalar aynı akşam Başbakan Başdanışmanı Yiğit Bulut tarafından yalanlandı. Ziraat Bankası’nın Bank Asya’yı satın alacağından Başbakan’ın haberinin olmadığını söyleyen Bulut, bazı kesimlerin Babacan’ın söylemi üzerinden spekülasyon yaptığını ve kazanç elde ettiğini belirtti. Yiğit Bulut, Sky 360 televizyonuna yaptığı açıklamalarda “Babacan’ın sözlerini çok speküle ettiler ve ardından bir spekülasyon gelişti. Bank Asya’da yüzde 10’luk yani TL olarak karşılığı 100 milyon lira civarında bir değer artışı oldu” dedi. Bulut, Bank Asya üzerinden büyük bir vurgun yapıldığını ve bundan dolayı SPK’yı göreve çağırdığını belirtti. “SPK da bugün bu hisselerde kimlerin alımlar yaptığını kimlerin satış yaptığını çok ciddi olarak takip etmeli” dedi. Bunun üzerine Bank Asya hisseleri bugüne yüzde 9’luk değer kaybıyla başladı. Saat 10:00 itibariyle ise yüzde 6 aşağıda olan Bank Asya hisseleri 1,23 TL’den işlem gördü. Hisselerde aşırı oynaklık nedeniyle Bank Asya’nın borsadaki işlem sırası geçici kapatıldı. Ayrıca Gelir İdaresi Başkanlığı Bank Ays ile yapılan vergi tahsilatına ilişkin protokelleri sonlandırdığını açıkladı. Bu kararla Bank Asya 8 Eylül’den itibaren vergi daireleri adına vergi tahsilatı yapamayacak. Toplam aktiflerde geçtiğimiz yıl Türkiye’nin en büyük İslami bankası olan Bank Asya bu yıl sıralamada 3. sıraya gerilerken, birinci sırada Türkiye Finans geldi. WSJ Türkiye
1946'dan Günümüze Seçilemeyen Cumhurbaşkanı Adayları
21 Temmuz’da yapılan ilk çok partili genel seçimlerin sonucunda Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 395, Demokrat Parti (DP) 66 milletvekilliği kazandı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP’den İsmet İnönü, DP’den ise Mareşal Fevzi Çakmak ve Yusuf Kemal Tengirşenk aday oldu. Çakmak 59, Tengirşenk 2 oy alabildi.
Ankara'da Kritik IŞİD Zirvesi
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, MİT Müsteşarı, Kara ve Jandarma komutanlarıyla Türkiye sınırını da tehdit edici hale gelen IŞİD tehlikesini görüştü. IŞİD’in Türkiye sınırını da tehdit edici boyutta Irak içinde ilerlemeye başlaması Ankara’yı alarma geçirdi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar ve Jandarma Komutanı Servet Yörük'le görüştü. DURUM DEĞERLENDİRMESİ Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Servet Yörük’le durumu değerlendirmesi yapmak ve sınır boyunca alınan önlemleri görüşmek için kısa süre önce Bakanlık'ta bir araya geldi. IŞİD tehdidi altındaki bölgede son olarak Mahmur Kampı; saldırı olasılığına karşı boşaltılmaya başlanmıştı. haberler.com
Reklam
Emniyet'te İkinci Dalga: 4 Polis Tutuklandı
Emniyette ''paralel yapı'' iddialarına ilişkin İstanbul merkezli 14 ilde gerçekleştirilen operasyon kapsamında nöbetçi hakimliğe sevk edilen 10 şüpheliden 4'ü tutuklandı.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen yasa dışı telefon dinlemelerine yönelik İstanbul, Ankara, Van, Mardin, Hakkari, Batman, Diyarbakır, Şırnak, Bitlis, Bingöl, Iğdır, Ağrı, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta düzenlenen operasyon kapsamında nöbetçi hakimliğe sevk edilen 10 şüpheliden 4'ü tutuklandı. 6 kişi serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'ndaki ifade işlemlerinin ardından tutuklanmaarı talebiyle İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen 10 şüphelinin sorgusu, saat 05.30'da tamamlandı. Hakim Cevdet Özcan, öğle saatlerinde adliyeye gelerek, kararını hazırladı. İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği, şüphelilerden Serdal Kurtoğlu, Fürkan Donkar, Hacı Şerif Erikmen ve Ebubekir Gül'ü 'Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek' ve 'Kamu görevlisince resmi belgede sahtecilik yapmak' suçlarından tutuklanmasına karar verdi. 6 kişi hakkında yurt dışı yasağı Serbest bırakılan Veli Karlı, Hasan Aladağ, Haluk Ural, Ergün Acun, Ebubekir Özer ve Burhan Alioğlu hakkında yurt dışına çıkış yasağı konuldu. Hakimlik, 4 şüphelinin tutuklanmasına İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği'nin raporunu gerekçe gösterdi. Kararda, şüphelilerin, İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstaihbarat Şubesi'nde görev yaptıkları dönemde, görevin sağladığı nüfuz ve güçle yasa dışı oluşturulan örgütün amaçlarına ulaşmak için toplumda tanınan ve kamuoyuna mal olmuş birçok kişinin suç örgütleri ile ilişkilendirilerek bir kısmının gerçek kimlik bilgilerini gizlemek veya eksik yazmak, yanlış bilgi vermek suretiyle yargı mensuplarını da aldatacak şekilde iletişim tespit kararları aldıkları belirtildi. Şüphelilerin, bu kararları alabilmek için iletişime müdahale talep formlarının yaygın, sistemli ve organize bir şekilde sahte olarak düzenlenip kullanmak suretiyle suçları işledikleri kaydedildi. 20 şüpheli daha sevk edildi Bu arada, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan yerleşkesindeki Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde gözaltında tutulan 21 emniyet mensubundan 20'sinin işlemleri tamamlandı. Şüpheliler, işlemlerin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne gönderildi. Adliyeye çıkarılan 20 kişiden 13'ü tutuklanmaları talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi. 7 kişi ise serbest bırakıldı. 1 kişi serbest Öte yandan, operasyonlarda gözaltına alınan 1 kişi, emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan Caddesi yerleşkesindeki Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde gözaltında tutulan şüpheli polisin ifadesi tamamlandı. Şüpheli, cumhuriyet savcısının talimatıyla serbest bırakıldı. Çocuğu vefat eden şüpheli serbest bırakıldı Bu arada, polis ekipleri tarafından Tokat'ta gözaltına alınan şüpheli Fatih Yılmaz'ın ise lösemi tedavisi gören oğlunun vefatından dolayı serbest bırakıldığı belirtildi. Emniyet görevlileri tarafından buna ilişkin hazırlanan tutanakta, Yılmaz'ın, oğlunun rahatsızlığından dolayı Ankara'da geçici olarak görevlendirildiği, kadrosunun Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğünde olduğu, Gazi Üniversitesi Hastanesinde lösemi tedavisi gören oğlu Tuğrul Selim Yılmaz'a refakatçilik yaptığı ifade edildi. Tutanakta, 5 Ağustos'ta gerçekleştirilen operasyon kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan Yılmaz'ın, 2 Ağustos'ta vefat eden oğlunun defin işlemleri için 3 Ağustos'ta Tokat'a gittiği, durumun öğrenilmesi üzerine savcılığın talimatı üzerine serbest bırakıldığı kaydedildi. Deniz Akkaya ifade verdi Manken Deniz Akkaya, yasa dışı telefon dinlemeleri soruşturması kapsamında, emniyete gelerek mağdur sıfatıyla ifade verdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında 2008-2012'de yapılan yasa dışı telefon dinlemelerinde, manken Deniz Akkaya'nın da dinlendiği belirlendi. Soruşturma kapsamında emniyete çağrılan Akkaya'nın, mağdur sıfatıyla ifade verdiği öğrenildi. Muhabir: Arif Yakıcı-Hanife Sevinç | AA
IŞİD'den Kaçan Ezidiler Susuzluktan Ölüyor...
Irak ve Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) ele geçirdiği Sincar kentinde nüfusun çoğunluğunu oluşturan Ezidiler, katliamın eşiğinde. 30 bin Ezidi dağa kaçtı ama onları IŞİD kadar büyük bir tehlike bekliyor: Açlık ve susuzluk... IŞİD’in Musul yakınlarındaki Sincar Kasabası’nı ele geçirmesinin ardından bölgeden kaçmaya çalışan Ezidiler, militanların elinde can vermektense dağlarda ölümü göze alıyor. Peşmergelerden sorumlu Kürt Bakan Cabbar Yaver, IŞİD’in bölgede ilerlemesiyle Sincar Dağı’na sığınan yaklaşık 30 bin Ezidi bulunduğunu, acil önlem alınmazsa pek çoğunun açlık ve susuzluktan ölebileceğini belirtti. ÇOCUKLAR ÖLÜYOR Yerel kaynaklar, şu ana kadar 100’ü aşkın çocuk ve yaşlının dağda susuzluktan öldüğünü duyurdu. Merkezi yönetime ait helikopterlerin Sincar Dağı eteklerine su ve erzak ikmali yaptığı, ancak bunun da sığınmacıların hepsine yetmediği vurgulanıyor. ‘Acil müdahale olmazsa yüz binlerce insan ölecek’ BATARYALARI BİTTİ Bianet’e konuşan Şengalli Süryani gazeteci, aynı zamanda Bethnahrin (Mezopotamya) Ulusal Konseyi (MUB) üyesi Sherbel Hana Mette de yardım çığlığı attı: “Musul yakınlarındayım. Şengal (Sincar) doğumluyum ama sürekli orada yaşamıyorum. Dağda mahsur kalan arkadaşlarıma telefonla ulaşabiliyordum. Ama bataryaları bitti, artık konuşamıyoruz. Durum çok kötü. Dağlarda kalan insanlara BM uçaklarla yiyecek attı ama bu çok az ve her yere ulaşamamış. Bir katliam var.” AİLELER ÇATIŞIYOR “IŞİD, Müslümanlığı kabul etmeyenleri idam etti. Kaçan Ezidi gençlerden savaşmak için dönmek isteyenler var, bir kısmı da döndü. Ama silah sorunu var. Dağlarda da direniş var ama çok örgütlü değiller. Aile aile çatışıyorlar diyebiliriz.” Sherbel Hana Mette, Ezidi nüfusunun Şengal’de 300-400 bine yakın olduğunu belirtti. Bu arada dün Peşmerge güçlerinin, Sincar Dağı’nda mahsur kalan 30 bin Ezidi’nin imdadına yetiştiği bildirildi. Alınan bilgiye göre Peşmergeler, YPG kontrolündeki Suriye sınırından Sincar’a girdi. Peşmergenin, Sincar Dağı’nda mahsur kalan 30 bin Ezidi’yi kurtarması bekleniyor. Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) 17. Şube Basın Sözcüsü Çekdar Atruşi yaptığı açıklamada, beraberlerindeki peşmerge kuvvetiyle Sincar Dağı’na akşam saatlerinde vardıklarını söyledi. İlçe merkezinin kontrolünü ele geçiren IŞİD’den korkarak dağlara kaçan halkın güvenliğini sağladıklarını belirten Atruşi, “Mahsur kalan Ezidi halkını oluşturacağımız güvenlik koridorundan kurtaracağız.” dedi. TÜRKİYE'YE SIĞINANLAR DA VAR IŞİD’ten kaçan bazı Ezidi aileler, Şırnak’ın Silopi İlçesi’nden Irak’a açılan Habur Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye giriş yaptı. IŞİD’in saldırdığı Sincar (Şengal) bölgesinde yaşayan Ezidiler, can korkusuyla taşıyabildikleri eşyalarını alarak bölgeden kaçışlarını sürdürüyor. Kuzey Irak’ın Zaho kentinde toplanan Ezidilere Silopi’deki ticari taksi şoförleri destek çıkarak, ücretsiz olarak Habur Sınır Kapısı üzerinden Silopi otogarına gelmelerini sağlıyor. Bu arada yaşadıkları bölgeleri terk etmek zorunda kalan ve Habur Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye giriş yapan yaklaşık 100 Ezidi vatandaş, Silopi ilçesi yakınlarında boş durumdaki konutlara yerleştirildi. EZİDİ VEKİLİN FERYADI IŞİD’in önceki gün 500 Ezidi’yi öldürmesi, 500 kadını da esir alarak cariye yapması üzerine Irak Meclisi’nin Ezidi üyelerinden Feyyan Dahil, meclis kürsüsünden ‘Katliamı durdurun’ çağrısı yaptı. IŞİD’in Ezidilerin yoğun olarak bulunduğu Sincar ve Zumar kasabalarına yaptığı saldırıları kınayan Dahil, “Erkeklerimiz öldürüldü, kadınlarımız cariye oldu. Tüm Iraklılar gibi öldürüldük. Şiiler, Sünniler, Hristiyanlar, Türkmenler öldürüldü. Şimdi sıra bize geldi” diye konuştu. Konuşmasının sonunda gözyaşlarına hakim olamayan Dahil, baygınlık geçirdi. Kaynak: Vatan
Reklam
Rihanna Kulüp Satın Alma Yolunda
Didier Drogba'ya akıl danışan ünlü şarkıcı Rihanna futbol işine girmeye karar verdi.Onur Dinçer / Skorer Dış Haberler Dünyaca ünlü şarkıcı Rihanna futbol kulübü satın alıyor... Yıldız şarkıcı, Dünya Kupası sırasında Galatasaray'ın Uruguaylı kalecisi Fernando Muslera'yı Twitter'dan tebrik ederek futbola olan ilgisini gözler önüne sermişti. Rihanna'nın, arkadaşı olan Chelseali Didier Drogba'dan aldığı tavsiyelerle futbol işine girmeye hazırlandığı ortaya çıktı. Buna göre Rihanna doğduğu ülke olan Barbados Adaları'nda bir futbol akademisi kuracak. İngiltere'den de bir futbol kulübü satın alacak şarkıcının Drogba ile görüşmesinin ardından bu kulübe aynı zamanda başkanlık da etmeye karar verdiği belirtildi.Gelişimeler Ada'da büyük heyecanla karşılanırken, ünlü şarkıcı için 'Yeni Abramovich oluyor' yorumları yapıldı. Ünlü rapçi Snoop Dogg da daha önce İskoçya'dan Glasgow ve Celtic takımlarına yatırım yapmayı düşündüğünü söylemişti. skorer
Nemin Nedeni Yapılaşma mı?
Meteoroloji Genel Müdürlüğü İstanbul için 5 günlük nem uyarısı yaptı. Uzmanlar, kentteki yeşil alanların azlığına ve yüksek binalara dikkat çekiyor: ‘Havanın sirküle edilmesi lazım’ İstanbul’da nefes alınamayacak hal alan nem için Meteoroloji Genel Müdürlüğü’den uyarı geldi. Yetkililer, 5 gün boyunca etkili olması beklenen yüksek nemin vücut sağlığını olumsuz yönde etkileyeceğini söyledi.  Milliyet'ten Arif Balkan'a konuşan iklim uzmanları ise aşırı yapılaşmanın nemi artırdığını söyledi.  Yüksel Yağan (TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası Genel Sekreteri): “Rüzgârlar nedeniyle nem gittikçe artmaya başladı. Nemli hava insan vücudundaki buharlaşmayı olumsuz etkilemektedir. Yüksek nemlilikte vücut dengesi şaşıyor. Çünkü hava doymuş durumda. Terleyemiyoruz ve bu nedenden dolayı sıcaklığı daha fazla hissediyoruz. Nemli havada vücudumuzdan atılacak suyun miktarı azaldığı için kendimizi rahatsız hissediyoruz. Nemle kolay kolay başa çıkmak mümkün değil. İstanbul için konuşacak olursak nemi oluşturan en büyük etken yapılaşma. Havanın sirküle edilmesi lazım. İstanbul’un hakim rüzgâr yönlerindeki yapılaşmaya dikkat edilmeli. Nemi dengeleyecek yeşil alanların artırılması gerekiyor. Betonla nemi dengeleyemezsiniz. Nemle mücadelede kısa vadeli değil uzun vadeli önlemler alınmalı. Meteoroloji bilimini şehirselleşmede kullanmamız gerekiyor. Bir bina ruhsatı verilirken haklı olarak jeoloji mühendisine kadar soruluyor. Ancak meteoroloji mühendisinin hâlâ bir etkinliği yok. Yapılaşmanın şehrin iklimine etkisi hiçbir şekilde işin içine katılmıyor. Yüksek binalar yaparken işin meteorolojik tarafını değerlendir-miyorsanız şehrin yaşanmaz hale geleceğini göz önüne almalısınız.”‘Lokal etkileri var’Prof. Dr. Orhan Şen (İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü): “Etkisini göstermeye başlayan rüzgârlar yüksek nemi de beraberinde getirdi. İnsanın dış sıcaklığı dengelemesi için terlemesi gerekiyor. Havada yüksek nem yoksa gözeneklerdeki ter buharlaşıyor ve insan rahatlıyor. Ancak, nemli hava bu teri tutuyor. Gözenekler kapalı olduğu için insan terleyemiyor ve bunalmaya başlıyor.”Prof. Dr. İbrahim Atalay (Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Coğrafya Bölümü): “Yoğun yapılaşmanın nemin üzerinde lokal etkileri vardır. Yeşil alanların azalması, yağışların kanallardan doğrudan denizlere ulaşması İstanbul’un nemini etkiler. Koyu zeminler ve binalar sıcaklığın yüksek hissedilmesine neden olur.”Yağış ve hortum uyarısıİstanbul Büyükşehir Belediyesi, kentte bugün metrekareye 15-50 kilogram yağış düşmesinin beklendiğini açıkladı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) birimlerinin hava tahmin raporlarına dayandırılan açıklamada ayrıca hortum uyarısında bulunuldu. Milliyet | AA
'Konuşun Be! Cemaat Kimden, Ne Aldı?'
7. Ticaret ve Sanayi Şurası'nda konuşan Erdoğan, 'İş adamlarına şantajlar kumpaslar yapılıyor. İş adamlarından haraç alınıyor. Bunları konuşun be!' dedi. TOBB Türkiye Ticaret ve Sanayi Şurası'nda TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nın ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan söz aldı. Başbakan Erdoğan, 'Sadece siyaseti değil, emniyeti, yargıyı değil iş dünyasını da dizayn etmeye çalışmışlar. Ananaslar, rafineri işleri gelip gidiyor. Tehditler, şantajlar, kumpaslar yapılıyor. İş adamlarından haraç alınıyor. Kusura bakmayın birçok iş adamı bu konuda konuşmuyor, konuşun be, kimden ne aldılar, konuşun' ifadelerini kullandı. Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Erdoğan, sert olduğu yönündeki eleştirilere 'Ortada alçakça ihanet var. Bu ihanet karşısında susanlar varsa durumlarını gözden geçirsinler. 'Tayyip Erdoğan sert' diyorlar. Ben bunlar karşısında sert olmaya devam edeceğim' dedi. ERDOĞAN'IN KONUŞMASINDAN SATIRBAŞLARI; 'TOBB'un Filistin ve Türkmenler konusundaki duyarlılığını takdir ediyoruz. Yurtdışında birçok seyahate gittik oralarda sizlerle birlikte temasta buluntuk. İş dünyamızın sorunlarını dile getirdik. 'TÜRKİYE DAHA HIZLA UÇUŞA GEÇECEKTİR' Sadece iki gün sonra milletimiz sandığa gidiyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin 12. cumhurbaşkanı seçilecek. Sizlerin de desteği ile 2007 yılında Anayasa'yı değiştirdik. Tarihimizde ilk kez ilk elden milletimiz asaleten cumhurbaşkanını seçecek. 12 yıllık Başbakanlık döneminin ardından görev değişikliği gerçekleşecek olursa hiç kuşkuşuz toplumun farklı kesimlerinden bazı sorular geliyor. Türkiye'nin geleceği için son derece önemli olan çözüm sürecinin geleceği, paralel yapıyla mücadelenin geleceği merak ediliyor. Seçilmiş bir cumhurbaşkanı ile seçilmiş hükümet el ele gelmek suretiyle Türkiye'yi çok daha hızla uçuşa geçirecektir. Ekonomik istikrarının korunması konusunda tüm önceliklerimiz aynen devam ediyor. 'BU TÜRKİYE'NİN MÜCADELESİ' Genel başkanlar bakanlar başbakanlar değişebilir. Ancak ilkeler partisi olarak partimizin politikaları asırlar boyunca devam edenyürüyüş ile şekillenmiştir. İsimler değişse de istikrar devam edecektir. Ak Parti çok köklü bir siyasi hareketti. Bizim partimiz istişarelerin partisi olmuştur. Bundan sonra partimizin yetkili organları belirlediğimiz hedefler doğrultusunda geleceği biçimlendirmeye devam edecektir. Çözüm sürecinin bizzat takipçisi olmaya devam edeceğiz. Bunu nihayete erdirmek için mücadelemiz sürecek. Paralel yapıyla mücadele benim ya da partimin mücadelesi değil Türkiye'nin mücadelesidir. Milli güvenlik meselesidir. ZEKERİYA ÖZ GÖNDERMESİ Paralel yapının hedefi Türkiye Cumhuriyeti'dir. Bir savcı çıkıp edep dışı devlet ahlakından öte bir başbakana saygısızlık yapabiliyorsa bu ülkede yargı artık şüpheleri üzerine çekmeye başlamış demektir. Yargı kararlarıyla konuşulur. Siyaset yasama yürütmedeki varlığı ile görevi yasalar çerçevesinde yürütür. Ülkenin bağımsızlığı söz konusu olduğunda hiç kimse şantaja tehdide boyun eğmez. Benim veya başkasının olamsı önemli değil. Bir başbakanın yabancı devlet başkanlarıyla yaptığı konnuşma neden dinlenir? Eğer dinleniyorsam uluslararası sorunu çözmemiz mümkün olabilir mi? Bunu rahatlıkla dinliyorlar, dinlemekle kalmıyorlar uluslararası servislere de aynen servis ediyorlar. Utanmadan sıkılmadan vatanseverlikten bahsediyorlar. Kendi organlarında da yayınladılar. 'SERT OLMAYA DEVAM' Bakanımla kriptolu telefonla yaptığım konuşma aynen servis edildi .Bu dinlemeler casusluk faaliyeti değil de nedir? Sayın Mahmud Abbas ile yaptığım konuşmaları bunlar ne için kullanacak. Ortada alçakça ihanet var. Bu ihanet karşısında susanlar varsa durumlarını gözden geçirsinler. 'Tayyip Erdoğan sert' diyorlar. Ben bunlar karşısında sert olmaya devam edeceğim. 'İŞ ADAMLARINDAN HARAÇ ALINIYOR' Sadece siyaseti değil, emniyeti, yargıyı değil iş dünyasını da dizayn etmeye çalışmışlar. Ananaslar, rafineri işleri gelip gidiyor. Tehditler, şantajlar, kumpaslar yapılıyor. İş adamlarından haraç alınıyor. Kusura bakmayın birçok iş adamı bu konuda konuşmuyor, konuşun be, kimden ne aldılar, konuşun. CHP, MHP 'düşmanımın düşmanı dostumdur' diyip bu vatan hainleriyle iş görüyorlar. Dün bizi sırtımızdan hançerlediler. Yarın ellerinden imkan gelirse şimdiki yol arkadaşlarını sırtından bıçaklayacaklar. 'ANLAMIYORSAN, SANA DA YAZIKLAR OLSUN' CHP, MHP içinde milletvekillerini izlediler, dinlediler, kaydedip şantaj yaptılar. Sayın Baykal, seni gözetleyenlerin de bunlar olduğunu anlamıyorsan sana yazıklar olsun. Seni gözetleyeneler de bunlar. Bu ihanet çetesiyle birlikte yürümek en başta kendine ihanettir. 30 Mart'ta Pensilvanya ile işbirliği yapanlar gereken cevabı milletten aldı. 10 Ağustos'ta milletten daha ağır cevap alacaklar. Biz sizden cesur kararlı adımlar bekliyoruz. Emeğinizle alın terinizle bu vatanı büyütüyorsunuzz. Paralel ihanet cephesiyle mücadelede de en ön safta yerinizi almanız gerekir. 12 yılda gerçekleştirdiğimiz reformlar ekonomiyi her türlü dalgalanmaya karşı korunaklı hale getirdi. 8 tane seçim yaşadık 9'uncuyu yaşıyoruz. Ekonomi seçimlerden etkilenmiyor. Biz seçim ekonomisi tesis etmiyoruz. Darbe girişimlerini, çete tehditlerini yaşadık ekonomi bu badireleri atlattı. Bölge krizleri yaşıyoruz ekonomi dimdik ayakta duruyor. İki gün sonra seçim var hamdolsun ekonomide sıkıntı yok. Çünkü piyasalar bize güveniyor. 'BİR ZAHMET ANAYASA'YI OKU' Ekonomide elde ettiğimiz başarılar benim için çok önemli. Aday arkadaşlardan 'benim yolla, enerjiyle ilgim olmayacak' diyenler var. Bir zahmet buyur da Anayasa'nın 104. maddesini aç oku. Cumhurbaşkanı'nın neden sorumlu olduğunu görürsün. Biz cumhurbaşkanlığı makamına süs eşyası vazo yerleştirmiyoruz. Bu ülkenin kalkınmasından tutun, birliği, bütünlüğünden sorumlu olacak, Bakanlar Kurulu'nu toplantıya çağıracak gerektiğinde. Benim ardımdan gelecek Başbakan ve ekibinin de istikrar en önemli hedeflerinden biri olacak. Türkiye'nin milli gelirini 12 yılda 3 kattan fazla artırdık.'haberler.com
Reklam
İnsana Kendisini Yazlık Marketine Girmiş Gibi Hissettiren 15 An
Issız yazlık marketinin havasını yaşayan, gören bilir. Her maldan sadece tek bir markayı bulabileceğiniz, çeşitlilik olmayan, sadece amaca yönelik ürünlerin bulunduğu, her gittiğinizde sahibinin yemek yediği veya tavla oynadığı, zemini kumlarla kaplı, raflarındaki seyrek düzenlemenin dikkat çektiği, geçici olduğunu hissettiren, insana hüzün veren, 3 ay sonra kepenkleri indirmesi muhtemel yerlerdir.  İşte ıssız yazlık marketinin yarattığı bu havayı gündelik hayatımızda sıkça yaşarız. O an içimize çöreklenen duygunun ne olduğunu kestiremeyiz ama o duygu ıssız yazlık marketine girdiğimizde yaşadığımız tarifsiz hüzündür. İşte sizler için ıssız yazlık marketinin yarattığı hüznü, karmaşayı, karışıklığı yaratan 15 gündelik hayat pratiğini derledik. Okudukça kendinizi güneş yağı kokan, kumlu, rafları boş yazlık marketinde hissedeceksiniz.
Robotlar İnsanoğlunu İşsiz mi Bırakacak?
The Pew Research Internet Project, 2000’e yakın uzmandan fikir alarak yaptığı araştırma kapsamında 10 sene içerisinde robot kullanımının işsizliğe nasıl bir etkisi olabileceğinin cevabını aradı. Araştırmaya katkıda bulunan uzmanların yüzde 48’i, 2025 senesinde robot kullanımının işsizliği arttıracağını öne sürdü. Uzmanların yüzde 52’si ise robotların bazı başka sektörlerde iş fırsatları doğuracağı görüşünü paylaştı. Google’ın üzerinde çalıştığı insansız araba modelini ve Amazon’un uzun vadede posta dağıtımını insansız araçlarla yapmak istemesini örnek gösteren uzmanlar, bu alanlarda çalışan insanların uzun vadede işlerini kaybedeceklerini öne sürdü. Bu fikre katılmayan uzmanlar ise uzun vaadede robotların yok edebileceği sektörlere karşılık yeni iş alanları açılmasında ve insanların bu alanlarda istihdam edilmesinde rol oynayabileceğini savundu.Robot teknolojisi ne kadar gelişirse gelişsin asıl olan insandır. Ve teknolojinin kullanımı nitelikli insan gücüne bağlıdır.teknolojioku
Reklam
Arda Turan İzmir'de Hayal Kırıklığı Yaşadı
Galatasaray'ın eski kaptanı Arda Turan, Galatasaray-Atletico Madrid maçı öncesi ve sonrası hayal kırıklığı yaşadı.Soma için düzenlenen hazırlık maçında Galatasaraylı taraftarla uzun bir aradan sonra tekrar buluşan Arda Turan maç öncesinde ve sırasında hayal kırıklığı yaşadı. Bazı Galatasaray taraftarlarının maç öncesinde tribünlere çağırılmaması ve tibünlerden kendisini hedef alan tezahüratları duyması sonrasında moralinin oldukça bozulduğu belirtildi. Maç içinde de birçok kez top ayağına geldiğinde ıslıklanana Arda Turan tribünlerde de ikilik yaşanmasına sebep oldu.Arda Turan tüm bunlara rağmen sahadan Galatasaray formasıyla çıkarken kendisine sevgi gösterilerinde bulunan taraftarları da alkışladı. Milli yıldızın bugün sosyal medyada paylaştığı bir söz futbolcunun dün yaşananlara cevap vermesi şeklinde yorumlandı.skorer
Reklam
Wesley Sneijder Monaco'nun Transfer Radarında
James Rodriguez'i yüksek bir bonservis bedeliyle Real Madrid'e satan Monaco'nun hedefinde Galatasaray'ın yıldızı Wesley Sneijder var.Geçtiğimiz sezon yaşadığı ikinciliğin ardından bu sezon gözünü zirveye diken Monaco, kadrosunu Galatasaray'ın yıldızı Wesley Sneijder ile takviye etmek istiyor. L'Equipe'in iddiasına göre transfer listesinin başına Sneijder ve Xherdan Shaqiri'yi koyan Monaco, önümüzdeki günlerde bu iki futbolcu için resmi teklif yapmaya hazırlanıyor. Galatasaray'la olan kontratında 20 milyon Euro'ya serbest kalır maddesi bulunan Hollandalı yıldızın Monaco'nun olası teklifine ne yanıt vereceği merak konusu.eurosport
AB Refah Sınır Kapısının Kontrolünü İstiyor
Almanya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Almanya, Fransa ve İngiltere'nin ortak bir girişimle Refah sınır kapısının kontrolünü Avrupa Birliği'nin üstlenmesi önerisinde bulunduğu belirtildi. Açıklamada, 2007'den beri kapalı olan sınır kapısının Avrupa Birliği'nin kontrolünde tekrar açılmasının amaçlandığı belirtildi. 'İki kilit unsur' AB'nin Kahire'de kalıcı ateşkes için devam eden müzakerelere katkıda bulunmak istediğini vurgulayan Almanya Dışişleri Bakanlığı, uluslararası gözlem misyonunun Gazze Şeridi'ndeki radikal grupların silahsızlandırılmasına yardımcı olabileceğini ifade etti. Kalıcı çözüm için iki kilit unsurun önem taşıdığı kaydedilen açıklamada, bunlardan birinin İsrail'in güvenliğinin tesis edilmesi, diğerinin de Gazze'deki insanların yaşam koşullarının ve ekonomik durumun iyileştirilmesi olduğu belirtildi. 2007'den beri kapalı Gazze Şeridi'nde kontrolün Hamas'a geçtiği 2007 yılından beri sınır kapıları kapalı tutuluyor. İsrail'in ablukası nedeniyle Gazze'de yaşayan 1 milyon 800 bin Filistinli'nin dış dünyayla bağlantısı yok. Gazze'nin Mısır sınırındaki Refah geçişi ise Filistinliler için en önemli bağlantı noktalarından biri. Refah sınırı 2005-2007 yılları arasında da AB'nin kontrolündeydi. Deutsche Welle Türkçe
Bank Asya Bilmecesi: Ali Babacan Görüşme Var Dedi, Yiğit Bulut Yalanladı
Başbakan Yardımcısı Babacan, Ziraat Bankası’nın cemaate yakınlığıyla bilinen Bank Asya’yı satın almak için görüşmeler yaptığını açıkladı. Açıklamanın, Başbakan Erdoğan’ın bankanın mali yapısının iyi olmadığı iddiasından sonra gelmesi dikkat çekti. Bank Asya kaynakları ise Ziraat ile resmi bir görüşme olmadığını söylüyor. Pelin Ünker'in Cumhuriyet'te yer alan haberine göre Ziraat Bankası cemaate yakınlığıyla bilinen Bank Asya’yı satın almak için görüşmelere başladı. Açıklamayı dün bir televizyon kanalına Başbakan Yardımcısı Ali Babacan yaptı. Başbakan Yardımcısı Babacan, Ziraat Bankası’nın Bank Asya’yı satın alma konusunda görüşmeler yaptığını belirterek, “Henüz bu görüşmeler neticelenmedi ama neticelenirse bizim arzu ettiğimiz bir şey oluşur. Ziraat Bankası, Bank Asya’yı satın alırsa böylece kamunun bir katılım bankası olmuş olur. Bunu arzu ediyoruz. Bankacılık sistemi açısından da bankanın kendisi açısından da olumlu bir sonuç oluşur diye düşünüyoruz” dedi. 17 Aralık yolsuzluk operasyonu ile birlikte iktidara yakın kurumların mevduatlarını çektikleri söylentileriyle gündeme gelen Bank Asya, mart ayında Katarlı Qatar Islamic Bank ile satın alma görüşmelerine başlamıştı. Erdoğan 26 Temmuz’da yaptığı açıklamada, “Şu anda Bank Asya iyi bir konumda değil. Bu aldığım bir bilgidir. Qatar Islamic Foundation bir defa burayı alma noktasında değil. Onu ilan ederek kendilerine oradan piyasalarda psikolojik bir destek sağladılar” demişti. Bank Asya kaynakları ise Ziraat Bankası ile resmi bir görüşme olmadığını söyledi. Başbakanın daha önce yaptığı açıklamaları da hatırlatan kaynaklar, bunun yeni bir gözdağı olduğuna işaret ederek, bir Başbakan’ın bir finans kuruluşu hakkında ‘durumu kötü’ şeklinde bir açıklama yapmasının Bankacılık Yasası’na aykırı olduğuna dikkat çekti. Kaynaklar, Erdoğan’ın Bank Asya’nın fiyatını düşürmek için manipülasyon yaptığı yorumunda bulundu. Babacan, Ziraat Bankası’nın Bank Asya’yı satın alma konusunda görüşmeler yaptığını söylemesi Bank Asya hisselerine alım getirdi. Bankanın hisseleri yüzde 8.26 yükseldi. Bayram sonrası hisseler Erdoğan’ın sözleriyle yüzde 6.20 çakılmıştı. 17 Aralık’tan önceki akşama kadar bankanın hisse senetleri yüzde 40 değer yitirmişti.  YİĞİT BULUT YALANLADI Başbakan'ın Başdanışmanı Yiğit Bulut, Ali Babacan'ın Bank Asya'nın Ziraat'e satılacağı yönündeki açıklamasını yalanladı Başbakan'ın Başdanışmanı Yiğit Bulut, açıklamaya ilişkin, 'Sayın Bakan'ın sözleri Başbakan Erdoğan 'ın bilgisi dahilinde değildir. Babacan'ın Sözlerini çok speküle ettiler ve ardından bir spekülasyon gelişti. Bank Asya'da yüzde 10′luk, yani TL olarak karşılığı 100 milyon lira civarında bir değer artışı oldu' dedi.
Reklam