onedio
Abdullah Gül: 'Bölgemiz Ateş İçerisinde'
CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül, Suriyeli göçmenlerin barındırıldığı Beydağı Konaklama Tesisleri'nde incelemelerde bulunmak üzere Malatya'ya geldi.Beraberinde Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ile birlikte uçakla Malatya’ya gelen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü havalimannda Malatya Valisi Vasip Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, Malatya Milletvekilleri Öznur Çalık, Mücahit Fındıklı, Ömer Faruk Öz ve yetkililer karşıladı. Daha sonra karayolu ile şehir merkezinin dışında Fatih Köyü yakınlarında kurulan konteyner kentine geçen Cumhurbaşkanı Gül burada yetkililerden bilgiler aldı. İftar yemeği öncesi beraberindekiler ile konteyner kenti gezen Cumhurbaşkanı Gül, savaştan kaçan Suriyeli ailelerle görüştü. Gül daha sonra konteyner kentin meydanında kurulan iftar sofrasına konuk olacak. İftara katılacak Suriyeli aileler de ellerinde Türk Bayrakları ile Cumhurbaşkanı Gül’ü bekledi. GÜL: BÖLGEMİZ ATEŞ İÇERİSİNDE Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Malatya’da bulunan Beydağı Konaklama tesislerinde barınan Suriyeli vatandaşlarla iftar açtı. Beraberinde Başbakan yardımcısı Beşir Atalay ile iftar programına katılan Cumhurbaşkanı Gül, iftar sonrası yaptığı konuşmada orta doğuda yaşanan olaylara değindi. Gül, bölgenin ateş içerisinde olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: 'Bu mübarek Ramazan akşamı sizlerle birlikte sizlerle iftar açmaktan duyduğum memnuniyeti dile getirmek istiyorum. Sizler tarihinizde zor bir dönemi yaşıyorsunu. Maalesef evinizden, yurdunuzdan oldunuz ve buralara kadar geldiniz. Bizler İslam tarihinde de en iyi şekilde bilindiği gibi ensar muhacir ilişkisini yaşıyoruz. Tabi ki biz Müslümanlara düşen de kardeşleriniz olarak onlara kucağımızı açmak ve en güzel misafirperverliği yapmaktır. Şimdi bunun için uğraşıyoruz. Biliyorumki sizlere nede kadar imkanlar tanınsa da sizleri altın kaferlere de koysak, sizin eviniz gibi olamaz. Her milletin tarihinde acı tatlı günler vardır. Suriye halkı olarak ta bin yıla dayalı komşuluk ilişkilierimiz olarak siz şimdi tarihinizin çok zor dönemini yaşıyorsunuz. Tarihimizde Türkler olarak bizlerinde acılı günleri olmuştur. bizlerde sürgün edilmişiszid. Çok acı çektiğimiz günler olmuştur. Dolayısıyla siz kardeşlerimizin acısını daha derinden hissediyoruz. Bu nedenle sizlere kucak açarak kardeşlik görevimizi yapmaya çalışıyoruz. Bu vesile ile bütün vatanaşlarımı da tebrik etmek istiyıorum. Onlarda bu acıyı hisediyorlar sizlere misafirperverlik yapıyorlar. Bu vesile ile bu büyük duyarlılığı gösteren Hükümetimize, Başbakan Yardımcımız Beşir Atalay’a AFAD’a, ve bu kamp Malatya olduğu için Malatyalı vatandaşlarımıza valiliğimize belediyemize şükranlarımı ve teşekkürlerimi burada sunmak istiyorum.' GÜL: BÜTÜN İSLAM DÜNYASI NEREDEYSE PERİŞAN Cumhurbaşkanı Gül, ramazan ayında özellikle İslam coğrafyasında yaşananlardan duyduğu üzüntüye dedeğinerek, 'Maalesef bu mübarek Ramazan’da içimiz kan ağlıyor, bütün islam dünyası neredeyse perişan. Tanıdığımız insanlar, tanıdığımız şehirler katlediliyor. Göz yaşları ve kan, maalesef bu Ramazan’da islam dünyasının çok üzüntülü bir gerçeği oldu. Bu bölgenin en değerli halklarından Suriye olarak sizler uzun süredir büyük çileler çekiyorsunuz. En tabi hakkınız olan özgürlük ve kendi ülkenizde başınız dik yaşama arzusu karşısında çektiğiniz bu çileler bizleri de derinden üzmekte ve sizin acınızı bütün Türk millleti inanın derinden hissetmektedir. Tanıdığımız şehirleriniz Şam, Halep, Huma, humus’u televizyonlardan harap halini gördükçe inanınki kendi evlerimiz sanki yangın içindeymiş gibi hissediyoruz. İnanıyoruz ki bir gün aklı selim hakim olacak ve bu çekilen çileler bitecek bir taraftan bunun bitmesi ve Suriye’de tekrar huzurun sağlanmamı için Türekiye olarak büyün gücümüzle çalışıyoruz. Burada günlerinizi boşa geçirmeyin burada her türlü fırsatlar veriliyor, bunları değerlendirin. Çocuklarınızı en güzel şekilde okumasını sağlayın. Burada sizler için okullar açtık ve öğretmenler tahsis ettik sizlere' dedi. Bölgenin ateş çemberi içerisinde olduğunu ve sadece Suriye değil, Irak ve Filistin&deki çatışmalardan da duyduğu üzüntüyü ifade etmeye çalışan Gül konuşmasını şöyle tamamladı: 'Bölgemiz ateş içerisinde sadece Suriye değil yangın içinde Irak’ta olan bitenleri görüyorsunuz. Müslümanlar birbirlerini öldürüyorlar, hepimizin yüreği dağlanıyor. Bu olayların nereye gideceğini kimse bilmiyor. İslam dünyası bu şekilde perişan haldeyken, Filistin’de Gazze’de yaşanan facialar ve bu saldırıları yapanları kendilerini çok daha rahat hissederken, son günlerde özellikle İsrail saldırılarını şiddetle kınıyoruz ve bu saldırıların durması için Türkiye olarak büyük gayretler içerisindeyiz. Bütün arzumuz sizlerin burada huzurlu olması ama en kısa süre içerisinde evlerinize ve yurtlarınıza dönmenizdir. Suriye’de siyasi çözümün muhakkak, artık gelmesi lazım. Bu kanın ateşin katliamların artık durması gerekiyor. Ama şunu da bilmenizi isterim Türk halkı daima komşusu olan Suriye halkı ile dayanışma içerisinde olacaktır ve daima size her türlü desteği verecektir. Sizin için bu misafir perverliği ihtiyaç olduğu süre içinde yapmaya devam edecektir. Bu mübarek günlerin yüzü suyu hürmetine bu çilelerin bitmesi bütün İslam ülkelerinin yöneticilerinin aklı selim ile hareket etmesi zulüm ile hiçbir yere gidilmeyeceğini öğrenmesi kendi halkına kucak açmaları gerekmektedir. İnşallah bürgün ülkenize dönersiniz ve sizde evlerinde Türk halkını misafir edersiniz. Burada yapılanları hiçbir zaman unutmazsınız.' GÜL BELEDİYE ÇIKIŞINDA, 'BAŞBAKAN GÜL' SLOGANLARI İLE KARŞILANDI Suriyeli vatandaşlarla iftar yemeğinden sonra Malatya Büyükşehir Belediyesi'ni ziyaret eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü çıkışta Malatyalılar 'Başbakan Gül' sloganları ile karşıladı. Malatya Beydağı Konaklama Tesisi'nde Suriyeli vatandaşlarla iftarını açan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, daha sonra Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır'ı ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Gül'ün Belediyede olduğunu öğrenen vatandaşlar ise uzun süre dışarıda bekledi. Yaklaşık yarım saat süren ziyaret sonrası çıkışta vatandaşlar Cumhurbaşkanı Gül'ü alkış ve sloganlarla karşıladı. Gül ise arabaya binmek yerine kendisini bekleyen vatandaşların yanına gitti. Burada vatandaşlarla sohbet eden ve fotoğraf çektiren vatandaşlar sık sık 'Başbakan Gül' şeklinde slogan attılar. Gül daha sonra Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ile birlikte Malatya'dan ayrılmak üzere havaalanına hareket etti. Mikail PELİT/ MALATYA, (DHA)
Lanzini Beşiktaş'ta İddiası
Beşiktaş uzun süren pazarlıklar sonucunda River Plate ile anlaşma sağladı ve transfere son noktayı koyduLanzini Beşiktaş'ta...Siyah-beyazlı yönetim uzun süren pazarlıklar sonucunda River Plate ile sorunları çözdü.Beşiktaş Lanzini transferini yarın KAP'a bildirecek. Oyuncu Perşembe günü İstanbul'a gelerek sağlık kontrolünden geçecek ve resmi sözleşmeyi imzalayacak.3Puan - Özel Haber
Erdoğan'dan İhsanoğlu'na: 'Sayemizde Bir Makama Geldi'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'nun 'Türkiye Türkmenlere yardım etmiyor' sözlerini eleştirerek; 'Sayemizde bir makama geldin, sayemizde orada oturdun. Şimdi sıkılmadan kalkıp medya mensuplarının karşısında bu yalanları söyleyebiliyorsun. Biz, Türkmen kardeşlerimize her türlü insani yardımı ulaştırdık' dedi Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Vilayetler Evi'nde verilen iftarda şehit aileleriyle bir araya geldi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından düzenlenen programa Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik de katıldı. Programda, Erdoğan'ın konuşmasının ardından şehit ve gazi yakınları ile gaziler için istihdam kurası çekildi. Kurayla, bin 192'si kadın, 2 bin 335'i erkek olmak üzere toplan 3 bin 527 şehit ve gazi yakını ile gazilere kamuda iş imkanı sağlandı. Başbakan Erdoğan, iftarın ardından yaptığı konuşmada, hükümet olarak şehitlerin emanetlerine devletin tüm imkanlarını seferber ederek sahip çıkma çabası içinde olduklarını söyleyerek; ' Ay yıldızlı bayrağımızın ilelebet göklerde dalgalanması için bu topraklarda sonsuza kadar özgür bir şekilde, huzurlu şekilde yaşamamız için gözlerini kırpmadan canlarını veren yiğitlerimiz için ne yapsak azdır, bunu biliyoruz. Bugüne kadar şehit yakınlarımız ve gazilerimiz için pekçok hizmet gerçekleştirdik, kendilerine pekçok hak sağladık. Her şeyden önce kanunlarımızda tanımlı şehitlik ve gazilik statüsü kapsamını genişleterek hiçbir kardeşimizin mağduriyet yaşamamasını temin ettik. Şehit yakınlarımıza ve gazilerimize, terör mağduru vatandaşlarımıza ödenen ücretleri günün şartlarına göre uygun şekilde yeniden düzenledik, sosyal yardımlar için sosyal güvence şartını kaldırdık. Yine başkasının bakımı ve desteğine muhtaç olan gazilerimiz için asgari ücretin 2 katı tutarında bakım ücreti ödenmesini temin ettik. Terörle mücadele edenler yanında, terör olaylarında hayatını kaybedenlerin yakınlarıyla malul olanlara da tazminat ve maaş hakkı getirdik. Şehit yakını ve gazilerimizin faizsiz konut kredisinden yararlanabilme hakkını vazife hak malülleri için de genişlettik. Vazifeleri nedeniyle hayatını kaybeden kamu görevlilerinin anne babalarına maaş bağlanmasında muhtaçlık şartını kaldırdık. Bunların yanında eğitim öğretim yardımı, ücretsiz seyahat, su, elektrik indirimi gibi pekçok ilave hakkın en geniş şekilde uygulanmasın temin ettik' diye konuştu. 'İDAM CEZASIYLA YARGILANMASI GEREKİRKEN ATMALARI GEREKEN ADIMLARI ATMAYANLAR HESAP SORAMAZLAR' Konuşmasında Çözüm Sürecine de değinen Başbakan Erdoğan şunları kaydetti; 'Türkiye'nin bu büyük yarasını dindirmek için tüm riskleri göze alarak bu süreci işlettik. Kanı durdurmak için başlattığımız bu süreçlerde içeride ve dışarıda pek çok gizli, açık saldırıya, provokasyona, tuzağa, tertibe maruz kaldık. Konunun hassasiyeti, sürecin nezaketi fevkalade dikkatli, hassas olmamızı gerektiriyor. Muhalefet partileri böyle bir mesuliyet taşımadıkları için onlar ağızlarına geleni söyleyebiliyor, herşeyi istismar konusu yapabiliyorlar ama bizim milletimize ve tarihe karşı sorumluluğumuz var. Biz sorumlu davranıyoruz, kararlı davranıyoruz. Milletimizin kalbini kırmadan, süreci de zedelemeden ilerletmenin hassasiyetini omuzlarımızda taşıyoruz. Çözüm sürecinde şu ana kadar önemli bir mesafe katettik. En son netice olarak, uzun zamandır terör kaynaklı şehit cenazeleri gelmiyor. Yeni gazi ve maluller gelmiyor, evlere, ocaklara, yüreklere ateş düşmüyor, anneler ve babalar evlat acısıyla kavrulmuyor. Şunun bir kez daha altını çizerek söylüyorum, hiçbir şekilde, hiç kimseye taviz verilmiyor. Bazı siyasilerin dediği gibi biz terörist başının elini sıkmadık, bölücü terör örgütünün mensuplarıyla kusura bakmasınlar tokalaşmadık. Ancak şunun da hesabını kendileri vermelidirler; idam cezasıyla yargılanması gerekirken atmaları gereken adımları atmayanlar kalkıp da bize bu noktada hesap soramazlar. Biz sadece kanın durması, sadece acılı annelerin, babaların gözyaşının dinmesi için mücadele ediyoruz. Bu mücadeleyi verirken taviz vererek, pazarlıklar yaparak, şehitlerimizin hatırasına gölge düşürerek değil, tam tersine milletimizin, bayrağımızın, vatanımızın, devletimizin, şehitlerimizin şerefini düşünerek mücadele veriyoruz.''SAYEMİZDE BİR MAKAMA GELDİN, SAYEMİZDE ORADA OTURDUN' Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'nun Türkmenlere yardım edilmediği yönündeki iddialarına yanıt vererek; 'Bu ne vicdansızlıktır. Utanmadan sıkılmadan, İslam Teşkilatı Örgütünde görev yapmış bir kişi bu ifadeleri kullandı. Bizim bu konularda ne kadar hassas olduğumuzu da bilen birisidir, yaşayan birisidir. Sayemizde bir makama geldin, sayemizde orada oturdun. Şimdi sıkılmadan kalkıp medya mensuplarının karşısında bu yalanları söyleyebiliyorsun. Biz, Türkmen kardeşlerimize her türlü insani yardımı ulaştırdık. Bir insani yardımı da ulaştırırken Milli İstihbarat Teşkilatımızın tırları paralel yapı tarafından çevrilmek suretiyle durduruldu. Hatırlayın o günleri, daha çok değil. Aynı şekilde Irak'taki Türkmen kardeşlerimize, insani yardım konusunda ne denli yardımcı olduğumuzu onlar gayet iyi biliyorlar. Her alanda onların yanında biz olduk. Bilerek konuş, bilmeden niye konuşuyorsun. İki tane kılavuzu var, maalesef bunlar da karga. Tablo böyle olunca yanlışlardan kurtulmaları mümkün değil*milliyet**
Ceylanpınar'daki Saldırıda Yaralanan Asker Şehit Oldu
Genelkurmay'dan yapılan açıklamada, dün gece Ceylanpınar'da 2 askerin şehit olması bir askerin de yaralanmasıyla sonuçlanan saldırıyı PKK/PYD mensuplarının gerçekleştirdiği belirtilerek: 'Teröristlerden en az altısı öldürüldü' denildi. Saat 22:50'de yapılan açıklamada ise yaralı askerin de kurtartılamayarak şehit olduğu açıklandı.Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde yayınlanan açıklamaya göre Şanlıurfa Ceylanpınar’da bulunan 3'üncü Hudut Alayı 1'inci Hudut Taburu 1'inci Hudut Bölük Komutanlığı Karadağ Hudut Karakolu sorumluluğunda bulunan Yedi Numaralı Çelik Kule bölgesindeki nöbetçiler tarafından, sınırın Suriye tarafından Türkiye istikametine yasa dışı geçiş teşebbüsünde bulunan 10-15 kişilik gruba “Dur” ikazında bulunuldu. Saat 21.20 sıralarında, ikaza uymayan şahıslar tarafından, nöbetçilere ateş açıldı. Silahlı grup tarafından açılan ateş sonucu; Piyade Erler Adem Dövüşgen ve Berat Sağırkaya ile Sıhhiye Onbaşı Yiğit Şağan ağır yaralandı. Yaralılardan Piyade Er Adem Dövüşgen Ceylanpınar Devlet Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak saat 22.10'da şehit oldu. Piyade Er Berat Sağırkaya ise Gaziantep Üniversite Hastanesinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak, 22 Temmuz gecesi saat 02.45'te şehit oldu. Sıhhiye Onbaşı Yiğit Şahan’ın tedavisine, Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesinde devam edildiği bildirildi. Açıklamada, “Saldırı olayını müteakip; olay yerine, Karadağ ve Aksoy Hudut Karakollarından süratle birer Ani Müdahale Mangası sevk edilmiş olup, açılan ateşe ateşle karşılık verilmiştir. Çatışmada, en az altı PYD/ PKK mensubu teröristin öldüğü değerlendirilmektedir” denildi. Bir şehit daha... Ceylanpınar'daki çatışmada yaralandıktan sonra Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi'nde tedavi altına alınan sıhhiye onbaşı Yiğit Şahan'ın yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olduğu açıklandı.CNN Türk
Fenerbahçe'nin Yıldızı Resmen NBA'de
Bojan Bogdanovic'in Brooklyn Nets'e olan transferi resmen açıklandı. 2011 yılından beri Türkiye Basketbol Ligi takımlarından Fenerbahçe Ülker'de forma giyen Hırvat oyuncu Bojan Bogdanovic, Brooklyn Nets'le anlaşma imzaladı. Bojan Bogdanovic, 3 yıl için 10.1 milyon $ karşılığında Brooklyn Nets ile anlaşma imzaladı. Bojan Bogdanovic geçtiğimiz sezon Fenerbahçe Ülker forması ile 13.4 sayı, 2.1 ribaund ve 2.2 asist ortalamaları ile mücadele etmişti. Eurosport
Bolat'tan 4. Yıldız ve Prandelli Sözleri
Galatasaray'ın yeni transferi Sinan Bolat, sarı kırmızılı takımın Avusturya'daki kampında açıklamalarda bulundu. Transferin resmileşmesinin ardından Viyana'daki kampa katılan Sinan Bolat, takım arkadaşlarıyla tanıştıktan sonra GS TV'ye özel açıklamalarda bulundu. İşte Sinan Bolat'ın açıklamaları; 'SABIRSIZLANIYORUM' 'Galatasaray gibi büyük bir camiaya, kulübe geldiğim için çok mutluyum. Milli takımdan da arkadaşlarım var. Hepsiyle selamlaştık. Takımımda çalışmak için sabırsızlanıyorum.' 'Prandelli dünya çapında kendisini kanıtlamış bir teknik adam. Galatasaray'a katkısı büyük olacaktır.' 'Galatasaray'da benim amacım sürekli oynamak. Takımda kaliteli kaleciler var. Muslera olsunn Eray olsun iyi kaleciler. İyi bir rekabet olacak. Bu rekabet takıma olumlu yansır diye düşünüyorum.' '4. YILDIZ BİLİNCİNDEYİZ' '4. yıldız sezonu olduğunun bilincindeyiz. Bu sezon elimizden geleni yapıp şampiyon olmak istiyoruz. Bu sezon alınacak şampiyonluk normalden daha büyük öneme sahip.' 'Milli takıma tekrar dönmek, Türkiye kalesini korumak istiyorum. Orada bulunmak bir futbolcu için büyük gurur.' 'Geçen sezon Tükiye liginde yarım sezon oynadım. Ligi tanıdım. Artık Galatasaray'dayım. Burada elimden geleni yapıp takıma yardımcı olmak istiyorum.' Sporx
Reklam
İsrailli Akademisyenden Korkunç Açıklama: 'En Doğrusu Tecavüz Etmek'
İsrailli akademisyen Dr. Mordechai Kedar, İsrailli üç gencin cesetlerinin bulunduğu 1 Temmuz'da bir radyo programında 'Teröristleri caydıracak tek şey onların annelerine veya kız kardeşlerine tecavüz etmek' dedi.Bar-llan Üniversitesi’nde öğretim görevlisi Dr. Mordechai Kedar’ın, katıldığı “Hakol Diburim” adlı programda, “Hamas liderlerini caydıracak tek şey kafaları ve omuzları arasındaki bağlantıyı tehdit etmek” sözleri üzerine sunucu Yossi Hadar, “Peki sizce bu Hamas’ın rütbelerinde elenmeye yardımcı olur mu?” sorusunu sordu. Fikirlerini kültürle savundu Kedar ise soruyu şu şekilde yayınladı: “Hayır, çünkü aşağılara indikçe anlayış tamamen farklı. Teröristleri caydıracak tek şey, mesela gençleri kaçırıp öldürenleri, onların annelerine veya kız kardeşlerine tecavüz etmek. Ne yapacaksınız, bu içinde yaşadığımız kültür.”''Evine döner, kardeşinin onurunu korur'' Programın sunucusu Yossi Hadar, Kedar’ın sözlerinin ardından şaşkınlığını gizleyemedi ve “Biz böyle önlemler alamayız tabii ki” dedi. Kedar ise düşüncesini, “Ben ne yapmamız veya yapmamamız gerektiği hakkında konuşmuyorum. Ben gerçekler hakkında konuşuyorum. Bir intihar bombacısını caydıracak tek şey, eğer bu eylemi gerçekleştirirse kız kardeşinin tecavüz edileceğini bilmek. Yalnızca bu şekilde o terörist evine döner ve kız kardeşinin onurunu korumak” sözleriyle savunmaya devam etti. İfadeleriyle İsraillilerin de tepkisini çeken Kedar, konu hakkında yorum yapmayı reddetti. (Haaretz)
”Fight Club”ın Devamı Çizgi Roman Olarak Geliyor
Chuck Palahniuk’un Fight Club romanının yayınlanmasının ardından 18 yıl geçti. Şimdi ünlü yazar, kült romanının devamını ilginç bir şekilde hazırlıyor. Fight Club ‘ın devamı, 10 kitaptan oluşan bir çizgi roman serisi olarak Dark Horse’tan çıkacak. Palahniuk’a bu seride çizer olarak Cameron Stewart eşlik edecek. USA Today ‘e konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Palahniuk, çizgi roman serisinin, kitabın 1999′da gerçekleşen finalinin on yıl sonrasından başlayacağını belirtti. Bu noktada kitabın, Fight Club ‘ın film uyarlamasından biraz daha farklı bir sonu olduğunu da belirtmek gerekiyor. Yeni Fight Club serisinde, anlatıcının dokuz yaşına gelmiş olan oğluyla ilişkisi ön planda olacak. Yine de Tyler Durden’ın yeniden belirmesine kesin gözüyle bakılıyor. Bu cumartesi San Diego’daki Comic Con’da gerçekleşecek Fight Club paneline hem Palahniuk hem de filmin yönetmeni David Fincher katılacak. Muhtemelen çizgi roman serisiyle ilgili daha fazla detay söz konusu panelde açıklanacak. Dark Horse, Fight Club çizgi romanlarının ilkinin 8 Ağustos 2015′te yayınlanacağını duyurdu. Bantmag
Reklam
Beşiktaş Yeni Formalarını Tanıttı
Beşiktaş Futbol Takımı'nın 2014-15 sezonunda giyeceği formaların tanıtımı yapıldı. Siyah-beyazlı takımın 5 yıl süreli göğüs sponsorluğunu üstlenen Vodafone Türkiye, Vodafone logolu yeni forma tanıtımını, takımın kamp yaptığı İngiltere'nin Leeds şehrinde düzenlediği basın toplantısıyla gerçekleştirdi. Tanıtım toplantısına, Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, iletişimden sorumlu yönetim kurulu üyesi ve kulüp basın sözcüsü Metin Albayrak, Futbol A Takımı'ndan sorumlu yönetim kurulu üyesi Mete Vardar, siyah-beyazlı takımın teknik direktörü Slaven Bilic, futbolcular, Vodafone Türkiye üst yöneticisi (CEO) Gökhan Öğüt, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ender Buruk katıldı. Vodafone Türkiye ile Beşiktaş'ın sponsorluk ortaklığı kapsamında 5 yıl süreli forma sponsorluğunun değeri 29 milyon dolar olarak açıklandı. Vodafone logosu, 2014-15 futbol sezonunda Beşiktaş formalarındaki yerini alacak. Takımın, yeni formalarını ilk kez 29 Temmuz'da Feyenoord ile Hollanda'da oynanacak Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turu maçında giyeceği bildirildi. Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, Vodafone'un, Türkiye'nin en köklü ve güçlü kulübü Beşiktaş ailesinin bir parçası olmasından gurur duyduklarını vurgulayarak, şunları söyledi: 'Beşiktaş ailesi olarak, Türkiye'nin en büyük markalarıyla gerçekleştirdiğimiz sponsorluk çalışmaları sayesinde 2014-15 sezonuna daha da güçlü başlayacağız. Vodafone'un global marka gücünü yanımıza alarak, Beşiktaş ruhunu teknoloji ile buluşturacağımız ‘Vodafone Arena’ stadı ile başlayan işbirliğimiz, 5 yıl süreyle formalarımızda göğüs sponsorluğuyla devam edecek. Beşiktaş Jimnastik Kulübü olarak, hem alt yapımıza hem de A takımımıza yatırım yaparak, taraftarımıza yakışır iş birliklerine imza atarak, Beşiktaş'ı her zaman daha ileriye taşıyoruz. Siyah-beyaz renklere gönül veren taraftarımız, yeni sezon formalara artık mevcut satış kanallarının dışında Vodafone Cep Merkezlerinden de ulaşabilecek. Ayrıca Kuzey Amerika, Güney Amerika, Asya ve Avrupa'nın pek çok ülkesinde adidas mağazalarında ve online satış sitesinde, Türkiye ile eş zamanlı forma satışı gerçekleşecek. Bizim gibi büyük hedeflerin, başarının peşinde koşan, çıtayı en yukarıda tutan bir marka ile bu yolda yürümekten gurur duyuyoruz. Beşiktaş Jimnastik Kulübü olarak bundan sonra Vodafone ile genişleyen ailemizin gücüne güç katmaya devam edeceğiz.' Forma sponsorluğu kapsamında Vodafone Türkiye ile Beşiktaş Kulübü işbirliğinin yeni bir döneme girdiğini belirten Vodafone Türkiye üst yöneticisi (CEO) Gökhan Öğüt ise şöyle konuştu: “Türkiye'nin ilk akıllı stadyumu olarak yapımı süren Vodafone Arena'nın ardından Beşiktaşlı oyuncuların yeni sezonda giyeceği Vodafone logolu formalarla Beşiktaş Jimnastik Kulübü'ne olan desteğimizi sürdürüyoruz. Vodafone logolu yeni formalarıyla, Beşiktaş'ın uluslararası arenada da yeni bir döneme girdiğine inanıyoruz. Vodafone'un global marka gücünü Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün örnek gösterilen taraftar ruhuyla birleştiriyoruz. Son derece önemli bulduğumuz diğer bir çalışmamız ise Beşiktaş formalarının artık Türkiye çapında 1.200'den fazla Vodafone Cep Merkezinden temin edilebilecek olması. Böylece, Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün resmi satış noktaları Kartal Yuvaları'ndan ve adidas mağazalarından yapılan forma satışlarına, Türkiye'nin dört bir yanına yayılmış olan Vodafone Cep Merkezleri aracılığıyla destek olacağız. Vodafone Türkiye olarak, ülkemizde sporcu yetişmesine ve altyapının zenginleşmesine katkıda bulunmak hedefiyle çalışıyoruz. Bu kapsamda, Beşiktaş Jimnastik Kulübü ile olan işbirliğimizi, başladığımız günden bu yana 'gönül birliği' olarak adlandırıyoruz. Bu gönül birliğinin, her şeyden önce Türk sporunun ve spor ekonomisinin gelişimine, daha sonra da Vodafone markasına büyük değer katacağına inanıyoruz.' Tanıtımda, Vodafone tarafından yeni sezon formalarının tanıtımı için çekilen ve futbol takımı malzeme sorumlularından Süreyya Soner'in de rol aldığı reklam filmi konuklara izletildi. Fikret Orman, Gökhan Öğüt, Ender Buruk ve Süreyya Soner, daha sonra yeni sezon formalarını takdim etti. Beşiktaş'ın yeni sezon formaları, Vodafone Cep Merkezlerinde de sipariş verilecek. Beşiktaş Kulübü'nün resmi satış noktaları Kartal Yuvaları ve adidas mağazalarından yapılan forma satışlarına, Türkiye'nin dört bir yanına yayılmış olan 1.200'den fazla Vodafone Cep Merkezi aracılığıyla destek olunacağı belirtildi. Beşiktaş Kulübü ile sponsorluk anlaşmasına imza atan Vodafone Türkiye, yapımı devam eden 15 yıl süreli Vodafone Arena isim sponsorluğunun yanı sıra 2014-15 futbol sezonundan başlayarak 5 yıl süreyle futbol takımının ana sponsorluğunu da üstleniyor.Goal.com
Google’dan Evsizlere Duş Otobüsü
San Francisco merkezli hayır kurumu Lava Mae, Körfez Bölgesi'ndeki evsizleri düşünerek bir duş otobüsügeliştirdi. 6 binin üzerindeki evsizin günlük banyo ihtiyacını gidermek üzere tasarlanan otobüste Google'ın payı büyük. İnternet devi, projeye yardım amaçlı 100 bin dolarlık bir destekte bulundu. Elbette bu yardım, Google'ın sırf San Francisco Körfezi'ni daha yaşanılır kılmak amacıyla başlattığı Google Impact Challenge kampanyasının bir parçası.Geliştirdikleri mobil duş otobüsü hakkında konuşan Lava Mae kurucusu Doniece Sandoval, projenin bölgedeki evsiz kesim için hayati bir öneme sahip olduğunu belirtti. İnsanların yaşam şartlarını geliştirmek istediklerini belirten Sandoval, böylelikle evsizlerin sosyal yaşam içerisinde daha aktif rol oynayabileceğini söyledi. 75 bin dolara mal olan mobil duş otobüsünde, sıcak suyla çalışan iki adet duş kabininin yanı sıra şampuan, sabun, havlu gibi ihtiyaçlar bulunuyor.
Reklam
İhsanoğlu'na Destek İçin Toplanan Bağış Rakamı Açıklandı
Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'na destek için toplanan bağış rakamı açıklandı. İhsanoğlu'na seçim çalışmaları kapsamında destek vermek isteyen 2 bin 172 kişi tarafından bağışlanan toplam rakamın, bugün itibariyle 2 milyon 130 bin 922 TL olduğu bildirildi. Yasa uyarınca, adaylara bağış ve yardım miktarı en fazla 9 bin 82 lira 51 kuruş olabiliyor. DHA
Reklam
Tayvan'daki Bu Trafiğe Şaşıracaksınız
Tayvan'ın kendine özel trafik sıkışıklığı var. Fakat trafikte olan araba değil, scooter! Yüzlerce scooter sürücüsü trafikte sıkışık bir şekilde hareket ediyor.
Basketbol Oynayan Su Samuru
2012 yılında rahatsızlanan Edie isimli su samuru, herkesin ondan vazgeçmek üzereyken o hala basketbol oynuyor.
Reklam
Ayı, Aslan, ve Kaplanla Kot Tasarlamak
Japonlar belli malzemelere sardıkları kot malzemelerini ayı, kaplan ve aslanların önüne attılar. Onların verdikleri tahribat doğrultusunda yeni tasarım kotlar hazırladılar. Bu kota Zoo Jeans adı verildi ve etiketine 'Made in Animals' ibaresini eklediler. Açık arttırma ile satılacak olan bu kotlardan gelecek gelir hayvanlara bağışlanacak.
'Şişko Fareler Trafolara Giriyor'
İzmir'de konuşan Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, ''Şişko fareler kediler trafolara giriyor. Girince karanlık oluyor ondan sonra karanlık olunca siz biliyorsunuz neler oluyor.'' dedi. Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu İzmir'de açıklamalarda bulundu. İşte İhsanoğlu'nun açıklamalarından satır başları: Şimdi bizim ikinci kazancımız seviyeyi tespit etmek, çıtayı yükseltmek. Şimdiye kadar yapılan hizmetlerin, biz cumhurbaşkanı söylemini değiştirdik. Hatırlıyor musunuz dört hafta önce “güçlü cumhurbaşkanı” başkan yetkileriyle Türkiye’yi değiştirecek, yeni türkiye’yi kuracak bir başkan seçiyorduk. Şimdi benim söylediğim Anayasa’nın yetkilerini kullanacak cumhurbaşkanını konuşuyor herkes. Bu rejim şekli, yani parlamentoya dayalı bir sistemin ve iktidarın başbakanın elinde olması, başbakan’ın meclis’e karşı sorumlu olması, bütçeyi herşeyi ona göre ayarlaması… Bu sistem Atatürk’le beraber de başlamadı. İkinci meşruiyetten itibaren. Atatürk büyük istiklal mücadelesini yürüttü, muzaffer kumandan mustafa kemal paşa geldi Meclis’le beraber savaşı bitirdi. Son noktasını da bu şehirde attı. Bütün yetki başbakandaydı. Koskoca Atatürk o yetkileri kendisinde toplayamaz mıydı? Hayır, 1934 anayasasına göre yetkiler baş vekildeydi. Siz geliyorsunuz bana diyorsunuz ki biz ABD olacağız. Başkanımız her şeyi yapacak. Bir defa ABD’nin başkanı istediği her şeyi yapamıyor. Senatoda sorgulanıyor. Bir kişinin iki dudağı arasında değil. en sonunda meclis’te onu vekiller sorguya çekiyorlar. Biz burada her şeyi bir kişinin iki dudağının arasında yapmak istiyoruz. ABD örnek değil ki bize. O Amerika Birleşik Devletleri, federal bir yapı. Bizde 81 vilayetler var, biz bunları birleşik vilayetler mi yapacağız Özerklik falan deyip, federal bir devlete gideceğiz, federal bir başkanımız olsun, mükemmel işte ABD olduk. Genellikle Fransa hariç, bütün Avrupa ülkelerinde cumhurbaşkanları genellikle siyaset dışından. Daha birkaç hafta önce Ankara’ya gelen Alman cumhurbaşkanı, eski bir din adamı. Polonya’yı komünizmden hür dünyaya taşıyan adam sendikacı. Biz tutturmuşuz illa partili olacak. Şişko fareler kediler trafolara giriyor. Girince karanlık oluyor ondan sonra karanlık olunca siz biliyorsunuz neler oluyor. Fakat biz bu sefer halkımızın sandığına oyunu verdiğiniz her oy annenin helal sütü gibi sahip çıkacaksınız. Ve acelemiz yok. Üç tane isim var. O siz bir ismin sahibi olarak A’dan Z’ye kadar ilan edilinceye kadar gözleyeceksiniz. Biz burada komitelerin kurulmasını istiyoruz. Kim gönüllüyse lütfen girsinler. Tecrübesi olan arkadaşlar bu şeyi yapsınlar. Soru: Cumhurbaşkanı seçildiğiniz takdirde Türk siyasetinde neler değişecek? Biraz önce bazı şeyleri sıraladık. Biz yarışa başlar başlamaz bir seviye getirdik. Biraz milletin ayağının yere basmasını şey ettik. Herkes anayasanın, mevcut anayasaya saygılı konuşmaya başladı. Şimdi yapılacak şey şudur. Biz, görmüşsünüzdür, manifestolarda her şeyden önce ülkede huzuru sağlamamız lazım. Bizim toplumumuz, konuşmakla şöhret bulan “toplumumuz tef gibi gergin olmuş” bu tefi yanlış çalanlar var. istikrar içinde, Türkiye maceraya sürüklenmemesi lazım. Fakat bu istikrar devam ederken bu kutuplaşmayı sona erdireceğiz. Bir ve beraber bir millet olarak dirliğimizi sağlayacağız. Sevgi ekeceğiz, saygı ekeceğiz, bunun tohumlarını elde edeceğiz. Bu kardeşiniz uluslararası ilişkilerden tecrübeleri oldu. Dünya liderleriyle, komşu devletlerle. Biz bunu bu komşularımızla olan münasebetlerimizi düzelteceğiz. Gündemimizin en baş maddeleri içerisinde, hukukun üstünlüğü. Ve buna bağımlı, yargının bağımsızlığı. Bugün Türkiye’de hukukun üstünlüğünden bahsetmek mümkün değil. Türkiye’de hiçbir zaman, askeri diktalar zamanında dahi, yargının bu kadar darbe aldığını, kanunların bu kolaylıkla değiştiğini, biz bizim neslimiz bunu hatırlamıyor. Biz bunun siyasi tarihimizde de böyle bir şey görmedik. Onun için hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı ve sosyal adaletin gerçekleştirilmesi çünkü Türkiye’de yoksulluk çizgisinin altında yaşayan çok insan var. bu insanların bir an evvel dertlerine derman bulmak lazım. Kredi borcu olan kardeşlerimiz, bu sarmal içerisinde, her ayın sonu-başı, ben bu krediyi nasıl ödeyeceğim diye yüz binlerce milyonlarca insanımız var. bunu muhakkak mevcut hükümetle meclisle muhalefetle bunun bir çaresini bulup o sıkıntıları gidermemiz lazım. Faiz diye aleyhte konuşuluyor, merkez bankasının başkanı azarlanıyor, yazık adamın ağzı var dili yok. Eşim hatırlattı haklı olarak. Kadın meselesi ve buna bağlı olarak engelliler meselesi özel önem arz eden konudur. Teferruata girmeyeceğim, biz bu şerefli yolculuğa çıktığımız günden itibaren kadınlarımızın toplumumuzdaki etkin rolünü keşfettik. Benim her yerde gördüğüm kadınlar, genç küçücük kızlarımızdan, ileri yaşlardaki annelerimize teyzelerimize kadar başı açık kapalı olsun, tahsil seviyeleri farklı olsun. Hepsi bu konuda çok ileri fikirli. Açık açık söylüyorlar, bizim oyumuz sizden yana. Ben bu yarışı hanımlarımızın, gençlerimizin ve engellilerimizin desteğiyle kazanacağım. Soru: Hukukun üstünlüğü vurgusu yaptınız. Bugün Türkiye operasyonla uyandı. Bu konudaki görüşlerinizi alabilir miyiz? Ben de maalesef bundan sabah erken saatte haberdar oldum ve ben de çok üzüldüm. Adli tahkikat intikam duygusu içinde olmamalıdır. Gerçekten suç işleyen varsa ister polis ister bakan olsun devletin hangi görevinde birisi olursa olsun, böyle bir şey yapmışsa kanun karşısında eşit muamele alarak yargılanarak cezası neyse alması lazım. Bu uzun zamandan beri bir takım emniyet mensuplarına, yargı mensuplarına, savcılara polislere emniyet müdürlerine lekeleme kampanyaları başlatıldı. Bunlardan bazı, onurlarını kıran bir şekilde tutuklananlardan bir kısmı serbest bırakılmıştı. Biz de her şeye rağmen vicdanlı hakimler vardı. Birbirlerine kelepçeleniyorlar, bu ayıptır. Bu yakışmaz bize. Bin senelik devlette bu olmaz. Biz sırf 90 yıllık cumhuriyet değiliz. Biz bu devleti daha dün kurmadık ki. bu çok ayıptır bu yakışmaz. İnsanlar bunu yapanlar ve yaptıranlar yarın pişman oldukları zaman yine Türk adaletine müracaat edeceklerdir. “Adalet mülkün temelidir” yani devletin temelidir. Temeli çürürse o devlet çöker. Soru: Özellikle bu gece yarısı başlayan operasyon AKP’lilerin yandaş medyanın da dilindeydi. Gazze’deki operasyonlar devam ederken, hükümetin köşeye sıkıştığı ve bu operasyonu yaptığı şekilde bir algı oluştu. Buna katılıyor musunuz? Yargı meselesi çok hassas bir mesele. Yargıya siyasetin karışmaması lazım. Adli işlerin siyasetin karışmaması lazım. Şimdi bakınız biz 90 senedir laiklik üzerinde titreye titreye belirli bir noktaya geldik. Laiklik dinin siyasete, siyasetin dine karışmaması demektir. Bazı radikal gruplar anlayışlar var ama onlar büyük ekseriyetin karşısında bunu kabul etmek durumundadır. Yargı siyaset ilişkisinde bunu oturtmamız lazım. Bir ülkede yargı siyasete, siyaset yargıya karışıyorsa orada adalet olmaz. Gazze meselesinde, hükümetimiz ne yaptı? Yas ilan etti. İcraat olarak yas ilan etti. Bu saygıyla karşılayacağımız bir husus. Onun dışında nutuk attık. Telefonlar yaptık, bağırdık çağırdıki bir tane şişe kan, bir battaniye, bir konserve kutusu gönderemedik. Neden? Çünkü herkesle kavgalıyız. Bu yardımın iki kapısı var. siz o iki devletle kavgalısınız. Biz yol gösterdik, 2008-2009 ‘da aynı hadise. Bu İsrail’in zalimce saldırıları devam edecek. Bu şartlar olduğu sürece bunlar devam edecek. Güvenlik Konseyi’nin kapısında kilit olduğuna göre bu olacak. Ben başka bir yol tarif ettim. Yine BM güvenlik mekanizması yoluyla. Ama dinlemiyorlar yalan söylüyorlar, küfrediyorlar. Bir taraftan Gazze’deki kardeşlerimizle dayanışma içerisindeyken, ırak Türklerinin uğradığı katliamlar, kızların uğradığı tecavüzler unutuluyor. Sırf Filistinli mi olmak lazım? Biraz da Türklerle Allah rızası için dayanışma içerisinde olalım. Dün Türkmen liderler geldiler bana, öyle feci hadiseler anlattılar ki. 13-14 yaşındaki kıza, mükerreren defalarca tecavüz ediliyor, filme çekiyorlar sonra da elektrik direğine asıp öldürülüyorlar. Böyle bir vahşet. 50 bin kişi susuz, gıdasız. Barınaksız, bunlara hiç kimse bir şey yapmıyor. Varsa yoksa Gazze. Ama Gazze’ye de yapılan bir şey yok. Yoksa sonumuz biraz kavgalı bir süreç olacak. Biz kavga değil vatanımızda huzur istiyoruz ki, yurt dışında itibar istiyoruz. Yurtta sulh cihanda sulh istiyoruz. Soru: Başbakan Erdoğan’ın bir açıklaması vardı “benim oyum yüzde 56” diye. Sizin bir tespitiniz var mı? Bu sabah yapılan operasyonların seçim malzemesi olarak kullanılacağını düşünüyor musunuz? Birinci sorunuz evet, bizim tespitimiz yüzde 60. İkinci soruya gelince maalesef her eşyi bu seçime göre ayarlamış. Çıkarılan seçim kanunu, daha birkaç sene önce. Ramazan ayı, yaz ayı, bir ay seçim kampanyası. 10 Temmuz – 10 ağustos. Dünyanın hangi ülkesinde cumburbaşkanı… hele siz daha önce başkanlık sistemi heyecanı içerisinde, Amerikanvari bir başkanlık yetkileriyle bu yola çıktığınıza göre… Deemk ki bir kişinin ölçülerine göre yapılmış, kanun biçilmiş kaftan. Bir yerden bir yere evinizi taşıma süresi bir ay. Her şeyi buna göre hazırlamıştı. Bakıyoruz mesele bir mitingde söylenen, tatmin edecek unsurlar söyleniyor. Ama başka vilayette fazla geçerli olmadığı için, öbür vilayette. Veya TRT bunu kesiyor. Çok güzel bir kampanya, çok güzel yapılmış. Ama eşit değil, adil değil. TRT’nin yaptığı TRT tarihinde bir kara leke olarak geçecektir. Onun da herhalde bir gün bu millet sorgulayacaktır. DHA
Ali Fuat Yılmazer Gözaltına Alındı!
Sabah saatlerinde Ali Fuat Yılmazer'in Zekeriyaköy'deki evine giren polis ekipleri, saat 17.30'da İstanbul'un eski İstihbarat Şube Müdürü'yle birlikte evden çıktı. Gözaltına alınan Yılmazer'ın bindirildiği polis otomobili Emniyet Müdürlüğü binasına doğru yola çıktı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Eski İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer'in evindeki aramalar sona erdi. Yılmazer gözaltına alınarak polis aracıyla götürüldü. Yılmazer'in Sarıyer Zekeriyeköy'deki evine sabah saatlerinde gelen polis ekipleri saat 17.30'a kadar aramalarını sürdürdü. Yaklaşık 12 saat süren aramanın ardından polis ekipleri Yılmazer'i gözaltına aldı. CNN TÜRK
Reklam