Ve Eto'o Bıraktı
Kamerun'un yıldız golcüsü Samuel Eto'o, milli takımı bıraktığını açıkladı. Son olarak İngiltere Premier Lig ekiplerinden Everton ile sözleşme imzalayan Eto'o, sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından yaptığı açıklamada, 'Uluslararası kariyerimi sonlandırdığını belirtmek isterim. Bana desteğini koşulsuz sunan tüm taraftarlara ve tüm Afrika kıtasına teşekkür ederim' ifadesini kullandı. Kamerun Milli Takımı ve kulüp kariyerinde gösterdiği performansıyla Afrika'da 4 kez yılın futbolcusu seçilen 33 yaşındaki golcünün, milli takım kaptanlığının elinden alınmasının ardından bu yönde bir karar alması dikkati çekti. 2015 Afrika Uluslar Kupası elemelerine katılacak Kamerun'un 25 kişilik aday kadrosunda da yıldız golcüye yer verilmemişti. Eto'o, Kamerun Milli Takımı ile çıktığı 113 karşılaşmada 56 gole imza atmıştı.Ligtv
Analog Makinelerden Vazgeçemeyen 14 Türk Fotoğrafçı
Sabır, ışığı kullanma becerisi ve zamanlama yeteneği.. Bunlar size neyi hatırlatıyor? Tabii ki analog fotoğraf çekimi! Her ne kadar dehşet verici özelliklere sahip, son teknoloji fotoğraf makineleri çıksa da biz nostaljiden yanayız diyorsanız, buyrun sizi günümüzün en iyi Türk analog fotoğrafçılarıyla tanıştıralım.
Danimarkalıları Dünyanın En Mutlu İnsanları Yapan 12 Faktör
20 Mart’ta –Dünya Mutluluk Günü- Birleşmiş Milletler dünyanın dört bir yanındaki insanların ulaşmak istediği noktanın, hayat gayelerinin  “mutluluk ve sağlıklı olmak” olduğunu fark etti. Ve dünyanın en mutlu insanları araştırması yapıldığında “2013 Dünya Mutluluk Raporu”na göre Danimarka, en yüksek mutluluk seviyesine sahip ülkelerden birincisi. Neden mi? Gelin birlikte inceleyelim. Kaynak
"12 Dev Adam"ın Dünya Kupası Karnesi
İspanya'da yapılacak 2014 FIBA Dünya Kupası'nda mücadele edecek A Milli Erkek Basketbol Takımı, tarihinde 4. kez Dünya Kupası'na katılıyor. '12 Dev Adam' Slovenya'daki 2013 Avrupa Şampiyonası'nda ilk turda elenerek, 2014 FIBA Dünya Kupası'na katılma hakkını elde edemedi. Ancak, Uluslararası Basketbol Federasyonları Birliği'nin (FIBA) şubat ayında İspanya'nın Barcelona kentinde düzenlediği yönetim kurulu toplantısında, Brezilya, Finlandiya ve Yunanistan ile 'wildcard' alan Türkiye, kupaya 4. kez katılmaya hak kazandı. A Milli Takım, daha önce 2002'de ABD'de, 2006'da ise Japonya'da Dünya Basketbol Şampiyonası'nda mücadele etti. Türkiye, 2010 yılında evsahibi olduğu şampiyonada, en başarılı sonucunu aldı. 2002'de 9. oldu Türkiye'de yapılan 32. Avrupa Şampiyonası'nda 2. olan Türkiye, antrenör Aydın Örs yönetiminde tarihinde ilk kez 2002'de ABD'de yapılan Dünya Şampiyonası'na katılmaya hak kazandı. Dünya Şampiyonası'nda B Grubu'nda mücadele eden Türkiye, 4'lü grupta 3. olarak 2. tura yükseldi. İkinci turda E Grubu'nda 5. olan milliler, klasman maçlarında Çin Halk Cumhuriyeti ve Rusya'yı yenerek 9. oldu. Japonya'ya da 'wild card' ile gitti Türkiye, Japonya'da 2006 yılında yapılan 15. Dünya Basketbol Şampiyonası'na da FIBA'nın verdiği 'wild card' ile katıldı. Milli takım, 34. Avrupa Şampiyonası finallerinde dereceye girememesine karşın, FIBA İcra Kurulu'nun, İtalya'nın başkenti Roma'da yaptığı toplantıda aldığı kararla, basketbolda dünya klasmanındaki yeri ve bu spordaki düzeyi nedeniyle finallere katılma hakkını elde etti. 2006'ya iyi başladı İkinci kez katıldığı Dünya Şampiyonası'na iyi başlayan Türkiye, Japonya'daki şampiyonada ilk turda C Grubu'nda ilk 4 maçını kazandı. Grupta 5. ve son maçında Yunanistan'a yenilen milliler, grubu 2. sırada tamamlayarak 2. tura yükseldi. İkinci turda Slovenya'yı mağlup ederek çeyrek finale çıkan Türkiye, çeyrek finalde Arjantin'e yenildi. Klasman maçında Litvanya'yı uzatmada yenen ''12 Dev Adam'', 5.'lik maçında ise Fransa'ya mağlup olarak, şampiyonayı 6. sırada tamamladı. 2010'da tarihi başarı 2010 yılında evsahibi olduğu için şampiyonaya direkt katılan Türkiye, tarihindeki en büyük başarıyı elde etti. Şampiyonada 8'de 8 galibiyet alarak finale çıkan '12 Dev Adam', finalde ABD'ye yenilerek tarihinde ilk kez Dünya Şampiyonası'nda gümüş madalya aldı. Ankara'da oynadığı 1. Tur C Grubu'ndaki 5 maçını da kazanan Türkiye, gruptan lider olarak çıktı. İstanbul'da Sinan Erdem Spor Salonu'nda 2. turda Fransa'yı, çeyrek finalde Slovenya'yı mağlup eden A Milli Takım, yarı finalde Sırbistan'ı Kerem Tunçeri'nin bitime 4.3 saniye kala attığı kritik basketle 83-82 yenerek tarihinde ilk kez finale çıktı. Türkiye, finalde karşılaştığı ABD'ye 81-64 mağlup olarak, ikinci oldu ve tarihinde ilk kez kürsüye çıktı. 26 maçta 18 galibiyet Türkiye, katıldığı 3 Dünya Şampiyonası'nda toplam 26 maç yaptı. (A) Milli Takım, 26 maçın 18'inde sahadan galibiyetle ayrılırken, 8 maçta rakiplerine yenildi. ABD'de 2002'de yapılan şampiyonada 8 maçta 4 galibiyet, 4 yenilgi alan milliler, Japonya'da 2006'da yapılan şampiyonada ise 9 maçta 6 galibiyet 3 yenilgi aldı. '12 Dev Adam', gümüş madalya kazandığı 2010 Dünya Şampiyonası'nda ise 9 maçta 8 galibiyet, 1 yenilgi elde etti. En farklı sonuçlar Türkiye en farklı galibiyetini evsahibi olduğu 2010 Dünya Şampiyonası'nda aldı. Şampiyonada C Grubu'nda son maçında Çin Halk Cumhuriyeti'ni 47 sayı farkla yenen milliler, Dünya Şampiyonası tarihindeki en farklı galibiyeti elde etti. A Milil Takım, en farklı yenilgisini ise 2002'de ilk kez katıldığı şampiyonada aldı. Türkiye, bu şampiyonada ikinci turda Yugoslavya'ya 32 sayı farkla yenildi. Maçlar ve sonuçlar Milli takımın 2002'deki Dünya Şampiyonası'nda yaptığı maçlar ve sonuçlar: 1- Tur B Grubu: Türkiye-Porto Riko..........: 75-78 Türkiye-Brezilya..............: 86-88 Türkiye-Lübnan..............: 107-80 2- Tur E Grubu: Türkiye-İspanya.............: 64-87 Türkiye-Angola..............: 86-66 Türkiye-Yugoslavya........: 78-110 Klasman Maçları: Türkiye-Çin Halk Cumhuriyeti: 94-86 Türkiye-Rusya...............: 91-86 Türkiye'nin 2006'daki Dünya Şampiyonası'nda yaptığı maçlar ve sonuçlar: 1- Tur C Grubu: Türkiye-Litvanya............: 76-74 Türkiye-Avustralya..........: 76-68 Türkiye-Brezilya............: 73-71 Türkiye-Katar...............: 76-69 Türkiye-Yunanistan..........: 69-76 2- Tur: Türkiye-Slovenya............: 90-84 Çeyrek Final: Türkiye-Arjantin............: 58-83 Klasman Maçları: Türkiye-Litvanya............: 95-84 Türkiye-Fransa..............: 56-64 '12 Dev Adam'ın 2010 Dünya Şampiyonası'nda yaptığı maçlar ve sonuçları: 1- Tur C Grubu: Türkiye-Fildişi Sahili.............: 86-47 Türkiye-Rusya.....................: 65-56 Türkiye-Yunanistan..............: 76-65 Türkiye-Porto Riko..............: 79-77 Türkiye-Çin Halk Cumhuriyeti: 87-40 2- Tur: Türkiye-Fransa..................: 95-77 Çeyrek Final: Türkiye-Slovenya...............: 95-68 Yarı Final: Türkiye-Sırbistan...............: 83-82 Final: Türkiye-ABD.......................: 64-81AA
Muş Kilisesi Yıkıma Direniyor
Muş’un tarihi Kale Mahallesi’nin kentsel dönüşüm alanı ilanı edilmesiyle birlikte, Ermeni Kilisesi’nin yıkılabileceği gündeme geldi. Muş Belediyesi, kilisenin bulunduğu arazinin kamulaştırılmasını isterken kilise arazisinin sahipleri, kamulaştırma kararına karşı dava açtı. Muş’un en eski yerleşim yerlerinden biri olan ve Ermenilerin soykırım öncesinde uzun yıllar yaşadığı Kale Mahallesi’nde, kentsel dönüşüm süreci devam ediyor. Mahallede bulunan ve şu anda kullanılmaz durumda olan Ermeni Kilisesi de kentsel dönüşüm çerçevesinde gündeme gelen yıkım sürecine direniyor. Muş Belediyesi TOKİ’yle yaptığı anlaşma sonrasında, Bakanlar Kurulu kararıyla mahalleyi kentsel dönüşüm alanı ilan etmişti. Agos’un tarihi mahallenin yıkılmak istenmesini kamuoyunun dikkatine sunmasından sonra, mahallede bir ev ve Ermeni Kilisesi, Muş’un bağlı bulunduğu Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından tescillenmişti. Ancak belediye, bu arada kilise için kamulaştırma davası açtı ve davayı kazandı. Agos gazetesinden Uygar Gültekin'in haberine göre, Yapılan itirazlar sonrasında ise Muş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, kamulaştırmaya tedbir kararı koydu. Van İdare Mahkemesi’ne ise kamulaştırmanın iptali için dava açıldı. Tarihi kilise, şimdilerde de yıkıma karşı direniyor. Muş Meryem Ana Ermeni Kilisesi, 1958 yılında kadar kamu mülküydü. 1958’de İl Özel İdaresi açık arttırmayla kilisenin bulunduğu araziyi sattı ve arazi, 1958’den itibaren Söylemez Ailesi’ne geçti. Cemaatsiz kalan kilise, yıllar içinde bakımsızlıktan çürüdü ve çatısı çöktü. Tarihi yapının şu an sadece dört duvarı ayakta. Kilisenin bulunduğu Kale Mahallesi, 21 Ekim 2012’de Bakanlar Kurulu kararıyla kentsel dönüşüm alanı ilanı edildi. TOKİ ile belediye arasında 2 Temmuz tarihinde imzalanan protokolle, 11 hektarlık alan için kentsel dönüşüm süreci işlemeye başladı. Belediye, konut sahipleriyle anlaşmaya vardı. Anlaşmaya varamadığı yerler için ise kamulaştırma yoluna gitti. Muş Belediyesi, Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açtığı davada Kale Mahallesi’nde yürütülen kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında inşa edilecek kalıcı konut ve sosyal donatı sahalarıyla ilgili projelerin uygulanması için, kilisenin bulunduğu arazinin kamulaştırılmasını istedi. Belediye, Bakanlar Kurulu’nun aldığı karara da dikkat çekti. Kamulaştırma kararının ardından kilise arazisinin sahipleri, kamulaştırma kararına karşı dava açtı. Muş Asliye Hukuk Mahkemesi, kamulaştırma kararına tedbir koydu. Karar uyarınca kilise üzerinde hiçbir işlem yapılmayacak. Aile, ayrıca Van İdare Mahkemesi’ne kamulaştırma kararının iptali için dava açtı.Uygar Gültekin | Agos
Spor Toto Süper Lig'in Yeni Topu
Spor Toto Süper Lig'de yarın başlayacak 2014-2015 sezonunda, Nike tarafından üretilen 'Incyte II' topları kullanılacak. Nike firmasından yapılan açıklamada, bu sezon Süper Lig maçlarında kullanılacak Incyte II adı verilen topun, iyi bir tutuş özelliği sunan yüksek performansa sahip olduğu belirtildi. Vuruş tepkisini artırmak için tasarlanan sıkıştırılmış bir katmana sahip olduğu belirtilen topun kauçuk yüzeyinin, vuruşta alınan enerjiyi depoladığı ve fırlatma anında enerjiyi açığa çıkardığı aktarıldı. Muhabir: Mehmet Fatih Duman | AA
Reklam
TEOG ile Yerleştiği Okuldan Memnun Olmayanlar İçin 8 Soruda Yol Haritası
TEOG sistemiyle yerleştikleri okuldan memnun olmayan ve daha iyi bir okula “nakil olmak” isteyen öğrenciler, kaygılı bir bekleyiş içinde. Veliler ve öğrenciler, nakil sürecinin üçüncü günü olan dün de e-okul’a girdiklerinde‘sıfır’ kontenjanla karşılaştılar. Anadolu liselerinde kontenjan açığı olmaması ve çok yüksekokul puanları, veli ve öğrencileri umutsuzluğa düşürüyor. Cumhuriyet'ten Figen Atalay nakil süreciyle ilgili velilerin aklına takılan soruları Uğur Dershanesi Rehberlik Koordinatörü Nazik Kösegil'e sordu:  Nakil nedir? Kontenjan boşluğu nasıl oluşur?Ortaöğretim sistemi içinde farklı okul türleri bulunmaktadır. Öğrenciler bu okul türlerine farklı şekillerde yerleşirler. 1- TEOG sonucuna göre yaptıkları A grubu tercihlerle, 2- A grubu tercihlerine yerleşemezlerse B grubunda seçtikleri okul türleriyle, 3- Her iki gruba da yerleşemezlerse MEB tarafından ev adresine göre (bu yılki yerleştirmelerde evlerine uzak okullara yerleştirilen öğrenciler bulunuyor. Veliler durumdan şikâyetçi ve bakanlığın çözüm üretmesini bekliyor), 4- Yabancı özel okullara bireysel başvuru ile, 5- Askeri liselere TEOG dışında ayrı yapılan sınav sonucu ile, 6- Özel okullara ise otomatik olarak MEB tarafından yerleştirildikleri okullardan nakil alarak yerleşirler. Bu yerleşmeler sırasında MEB’in amacı TEOG sistemi içinde yer alan tüm okullardaki kontenjan boşluklarını doldurmak. Velilerin amacı ise öğrencilerin istedikleri okullarda okumalarını sağlamak. Kontenjan boşlukları, MEB tarafından yapılan merkezi yerleştirme ile kayıt olunan okullardan Türk ve yabancı okullara geçen öğrencilerin oluşturduğu kontenjan açığıdır. MEB bu kontenjan açıklarını geçmiş yıllarda ek tercihler yoluyla kapatmaya çalışıyordu. Bu yıl ise öğrencilerin kayıtlı oldukları okullardan boş kontenjanı olan okullara nakil başvuruları yaparak bu kontenjan boşluğunu kapatmayı hedefliyor. Şu anda sistemde çok az boşluk görünüyor. Hep böyle mi olacak?Şu anda henüz özel okullara gidecek öğrencilerin hepsi nakil başvurusu yapmadı. Asıl kontenjan açığı eylül ayı itibarıyla ortaya çıkacak. Bu yüzden veli ve öğrenciler panik yapmamalılar. Nakil süreci 29 Eylül’e kadar puan sınırlaması olmadan haftalık dönemler halinde devam edecek ve veliler her hafta bir okula nakil başvurusu yapabilecek. Ekim ayı itibarıyla ise okulların taban puanları belirlenecek ve bundan sonraki süreçte puan kriteri tutan öğrenciler eğer istedikleri okulda boş kontenjan var ise bu okula nakil başvurusu yapabilecekler. Her okulda mutlaka boşluk olacak mı?Geçmiş yıllara göre cevap verecek olursak yüksek puanlı okullarda daha az kontenjan açığı varken puan aşağı doğru indikçe kontenjan açığı artıyor. Bunu kartopu gibi düşünmek lazım. Kontenjan açığı her yıl aşağı doğru artmıştır. Bu yıl da benzer bir durum olmasını bekliyoruz. Böylece yerleştiği okullardan memnun olmayan öğrencilerin farklı okullarda şansı olacak. Nakil için herhangi bir sınırlama var mı?Nakil başvurusu için puan, il, ilçe gibi sınırlamalar bulunmuyor. Nakil başvurusu yapmak isteyen veli, e-okul sisteminden okulların boş kontenjanlarını incelemeli, bu okullardan istediği 1 okula nakil başvurusu yapmalıdır. Nakil başvurusu yapan öğrenciler neye göre yerleşecek?Nakil başvurusu sırasında öğrencinin başvuru yaptığı okulun taban puanı ile öğrencinin puanı arasında bir eşitlilik aranmıyor. Ancak bu, her başvuran o okula yerleşecek anlamına gelmiyor. Bu başvurular puana göre sıralanacak ve okulun boş kontenjanına denk gelen en yüksek puanlı öğrenciler o okula yerleşecek. Yani burada da bir merkezi yerleştirme söz konusu. Nakillerde nelere dikkat etmek gerekiyor?Nakil başvurularında her ne kadar puan sınırlaması olmasa da sonuçlar açıklandığında tüm okulların puanlarının yükseldiği görülüyor. Nakil başvurularında da merkezi yerleştirme olacağından ve öğrencilerin okullara yerleşmesinde okulun boş kontenjanına göre puan üstünlüğü esas alınacağından, veliler nakil başvurusu yapacakları okulun puanını dikkate almalılar. Çünkü nakil başvuru döneminde yalnızca bir okula başvuru yapabilecekler. Puan olarak yüksekte kalan bir okula nakil başvurusu yapmak, öğrencinin o okula yerleşme ihtimalini azaltacak. Bu durumda veli bir sonraki haftayı bekleyip tekrar kontenjan boşluğuna göre nakil şansını deneyecek. Nakiller ne zamana kadar devam edecek?Nakil süreci 29 Eylül’e kadar puan sınırlaması olmadan haftalık dönemler halinde devam edecek ve veliler her hafta bir okula nakil başvurusu yapabilecek. Ekim ayı itibarıyla ise okulların taban puanları belirlenecek ve bundan sonraki süreçte puan kriteri tutan öğrenciler eğer istedikleri okulda boş kontenjan varsa bu okula nakil başvurusu yapabilecekler. A grubu tercihlerimde ve B grubu tercihlerimde herhangi bir okula yerleştirilemediğim için MEB tarafından bir okula yerleştirildim. Ama bu okul evime çok uzak. Ne yapabilirim?Bu durumda MEB şikâyet dilekçesi verebilirsiniz, adres yakınlığına göre yerleştirilmediğinizi beyan edebilirsiniz. Bakanlık bu konuyla ilgili mutlaka açıklama yapacaktır. Diğer taraftan nakil başvurusu yoluyla istediğiniz okullara gelmeyi deneyebilirsiniz. Hiçbir durumda okul değişmez ise o okulda eğitim görmekten başka şans yok. Teorik olarak böyle ama; Ekim ayı itibarıyla okul kontenjan açıkları, puan durumu netleşecek. Figen Atalay | Cumhuriyet
Mardinli Çiftçilerin Yol Kapatma Eylemi Sürüyor
MARDİN'in Derik ve Kızıltepe İlçeleri'nde yaşayan çiftçilerin, elektrik kesintilerini protesto için 3 gün önce başlattıkları yol kapama eylemleri devam ediyor. Çiftçiler Mardin-Kızıltepe ve Mardin-Şanlıurfa yollarını ateşe verdikleri lastik ve taşlarla oluşturdukları barikatlarla trafiğe kapattı. Mardin-Kızıltepe ve Derik-Mardin-Şanlıurfa karayollarını 2 ayrı noktada kesen çiftçilerin 3 gün önce başlattığı yol kapatma eylemi devam ediyor. Derik ve Kızıltepe İlçesi'ne bağlı 170 köyde yaşayan çiftçilerin başlattığı eylem dün akşam da Mardin-Kızıltepe karayolunu hava alanı mevkiinde kesen çiftçiler ile yolu açmak isteyen güvenlik güçleri arasındaki görüşmeler sonuçsuz kaldı. Burada 4 saat süren eylemin ardından çiftçiler, TEİAŞ 16'ncı İletim ve İşletme Grup Müdürlüğü önüne gelerek, zorla bina içerisine girdi. TEİAŞ yetkilileriyle bir süre tartışan çiftçiler, kurum önünden geçen Mardin-Kızıltepe karayolunu, ateşe verdikleri lastik ve taşlarla barikat kurarak tekrar yolu trafiğe kapattı. Yolun orta refüjünde bulunan koruma levhalarını söken çiftçiler, yolun ortasına attı. 7 saat süren eylem sonrasında jandarma, çevik kuvvet polisiyle birlikte eylemci çiftçilere müdahale etti. Çiftçilerin, Mardin, Derik ve Şanlıurfa'nın Viranşehir İlçesinin kesiştiği İpek Yolu'nun Üçyol mevkiindeki eylemi de sürüyor. 3 günden beri Derik ilçe merkezi ile bağlı köylere elektriklerin verilmemesini protesto eden çiftçilerin yol kapama eylemine destek veren dünyanın en uzun boylu adamı Sultan Kösen, AK Parti Mardin Milletvekilleri ile devlet yetkililerini sert bir dil ile eleştirdi. Boş gaz fişeklerini göstererek, güvenlik güçlerinin gerçek mermilerle çiftçilere ateş ettiğini iddia eden Kösen, '3 gündür bizim elektriklerimizi kestiler. Biz susuzluktan köyden kaçıyoruz, gerçekten suya muhtaç olduk, hayvanlarımız hepsi telef oldu. Tarlalar, ekinlerimiz çok zarara uğradı. Bundan dolayı bunu kınıyoruz. Devletten bunu beklemiyorduk. Biz 3 gündür buraya geldik, çözüm bekledik. Devlet bizi bomba gazları ile bizi karşıladı. Gerçekten biz perişan bir durumdayız. Bunlar hepsi gaz bombaları, binlercesini sıktılar, bu gaz bombaları hayvanlara sıkılmaz. Bu milletin, çocukların ve hayvanların ne suçu var? Artık bu devlet terörüdür diyorum. Mardin AK Parti Milletvekilleri, burada isimlerini de söylüyorum; sayın Muammer Güler, sayın Abdurrahim Akdağ, sayın Gönül Şahkulubey, bunları kınıyoruz. Siz bizim vekilimiz olarak meclise geldiniz, bizim karşımıza geçmek için değil. Bize gaz bombaları sıkmak için değil. Ben sabah hastaneye gitmek için evden çıktım, ne yazık ki gaz bombalarıyla karşılaştım. Hastaneye gidemedim. Mardin'den, Urfa'dan, Diyarbakır'dan askerler gelmiş, burada köylerde insanlara saldırıyorlar. Ne hakkı var devletin? Burada yaşlısı, çocuğu, hastası var. Ne yazık ki gaz bombalarıyla karşılaşıyorlar' dedi. Bazı çiftçiler de gaz fişeklerinin isabet etmesi sonucu vücutlarında oluşan morlukları gösterirken, bugüne kadar çıkan olaylarda 7 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Öte yandan, Derik'ten Mardin'e yolcu taşıyan minibüslerin bağlı olduğu kooperatif, her iki taraftan da yolların kapalı olması yüzünden Mardin'e yolcu taşımayı durdurdu. Emrullah KARAKAŞ-Mehmet Ali DİNLER/DERİK-KIZILTEPE (Mardin), (DHA)
Reklam
En Büyük Ekranlı Android Tablet Satışa Sunuluyor
Eğer oyun oynamayı seviyorsanız tablet ekranınızın olabildiğince büyük olması sizi mutlu eder.Şu anda piyasada bulunan en geniş ekranlı tabletler 12 inç boyutunda. Ancak tabletlerde oyun oynamayı seven kullanıcılar, özellikle de çocuklar için bu boyutlar çoğu zaman yeterli olmuyor. Öyle ki artık kullanıcılar 20 inç ekranlı tabletlere ihtiyaç duyabiliyor. Ayrıca gün geçtikçe gelişen oyun sektörü de daha geniş ekranlı tabletler için elverişli oyunlar üretiyor. Bu ihtiyaca yönelik olarak sevindirici haberNabi şirketinden geldi. Firma Fuhu adını verdiği ve bu sonbaharda satışa sunacağı yeni tabletlerin 20 ve 24 inç boyutunda olacağını duyurdu. Nvidia Tegra 4 işlemcili tablet 16 GB hafıza ile piyasaya sürüleceği tahmin ediliyor. 20 inç model 900×1600 pixel ekranlı tablet için öngörülen fiyat 449 dolar, 24 inç model 1080×1920 pixel ekranlı tablet için öngörülen fiyat ise 549 dolar civarında.
Jose Sosa'nın Menajeri Transfer Hakkında Konuştu
Beşiktaş orta sahası için düşündüğü Arjantinli Jose Sosa'yla anlaşmasına bir adım kaldı. Buenos Aires'te DHA'ya açıklamalarda bulunan Sosa'nın menajeri Ezequiel Manera, kesin kararı vermemekle birlikte Beşiktaş'ın şansının çok büyük olduğunu söyledi. Manera, Ukrayna'daki olaylar yüzünden kız arkadaşının ayrılması konusunda ısrarcı olması nedeniyle Sosa'nın Metalist Kharkov yönetimiyle anlaştığını, cumartesi gününe kadar son kararı vereceklerini söyledi. Geçen sene 6 aylığına kiralık oynadığı Atletico Madrid'in yeniden Arjantinli yıldızı kiralamak istediğini belirten Manera, 'Ancak Kharkov'un niyeti kiralamak değil satmak. Bu yüzden Beşiktaş'la anlaşma olasılığımız çok daha yüksek' diye konuştu. DHA
Reklam
Apple, iPhone 6 Lansmanını Yapacağı 9 Eylül'de iWatch'u da Tanıtacak
Apple merakla beklenen iWatch’un lansmanını 9 Eylül’de yapmayı planlıyor. Apple’ın iPhone 6′yı yine bilgisini paylaşan Re/Code’dan John Paczkowski’nin paylaştığı habere göre, iWatch ve iPhone 6 aynı etkinlikte sahneye çıkacak. Paczkowski’nin haberine göre iWatch, kullanıcıların evlerindeki bağlantılı cihazları kontrol etmelerini sağlayacak HomeKit entegrasyonuyla gelecek. Apple, geliştirici etkinliği WWDC 14′te tanıttığı HomeKit’in Siri ile çalışacağı da şirket tarafından verilen bilgiler arasındaydı. iWatch’un da bu şekilde evinizdeki elektronik cihazları kontrol etmenizi sağlaması mümkün olabilir. Paczkowski’nin iWatch ile ikinci önemli tahminiyse, ürünün iOS 8 ile gelecek olan HealthKit’i de içereceği. WWDC 14′te duyurulan HealthKit, mobil sağlık uygulaması Health ile beraber, akıllı saatler ve bileklikler dahil olmak üzere giyilebilir teknoloji cihazlarından gelen tüm sağlık bilgilerini tek bir merkezde toplayacak. Kullanıcının kalp ritminden, yaktığı kaloriye kadar tüm bilgilere tek bir uygulamadan ulaşmasını sağlayacak. Tasarımından fonksiyonlarına kadar henüz piyasaya çıkmadan en çok konuşulan teknolojik ürünlerden biri olan iWatch’un, ki farklı bir isimle çıkması da mümkün, Eylül’de tanıtılacağı bilgisini kısa bir süre önce, konuya yakınlığıyla tanınan John Gruber de söylemişti. Apple’ın iWacth’u bu sonbaharda tanıtması büyük olasılık gibi görünüyor. Ancak ürünün bu yıl içinde piyasaya çıkıp çıkmayacağı ise henüz net değil. Webrazzi
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
AKP’nin birinci olağanüstü kurultayı bir gövde gösterisi olarak tasarlanmıştı. Caddelerdeki ilan panolarına dek duyurulan kurultay gerçekten de kayda değer bir kalabalığı hem de sıkı bir sıcağa rağmen toplamıştı. Ankara Arena’nın dışında dev ekranlar kurulmuş, dev bir çadırın altında çok sayıda partili kurultayı izliyordu. Çadırın sağladığı gölge ve ince borulardan püskürtülen su sayesinde dışarıdakiler kurultayı muhtemelen içeridekilerden daha rahat bir şekilde takip edebiliyordu.
Reklam
Çarpışan Galaksilerin En Net Görüntüsü
Gökbilimciler, uluslararası alanda yürütülen çalışmada iki galaksinin çarpışmasına ait bugüne kadar elde edilen en net fotoğrafı yakalamayı başardı. Gökbilimciler, yörünge ve yerdeki uyduları kullanarak iki uzak galaksinin çarpışmasına ait en detaylı fotoğrafı elde etmeyi başardı. 7 milyar yıl önce yaşanan çarpışmanın görüntüsü, Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Avrupa Güney Gözlemevi (ESO), Keck Gözlemevi ve NASA'nın ortak çalışmasıyla elde edildi. Gözlem, bir galaksi boyutunda, büyüteç görevi yapan kozmik bir cismin yardımıyla gerçekleştirildi. Araştırmada yer alan Şili Concepcion Üniversitesi'nden Hugo Messias, 'Gökbilimciler genelde teleskoplarının gücü kadar görebilse de, evrenin yarattığı doğal lensler sayesinde görüş gücümüz ciddi olarak artıyor' dedi. Yerçekimsel mercekleme adı verilen yöntemde, çok uzaklardaki ışığı büken, hatta büyüten galaksi veya galaksi kümesinden yararlanılıyor. Dünya'dan başka türlü görünmesi mümkün olmayan kozmik cisimleri ortaya çıkaran yöntem, yerel ve uzak galaksileri çok daha genç oldukları zamanlarda karşılaştırma imkanı veriyor. En son gözlemde, Herschel Terahertz Geniş Alan Astrofizik Taraması (H-ATLAS) ile keşfedilen H-ATLAS J142935.3-002836 galaksisi kullanıldı. Görünür ışıkta aslında son derece sönük olan galaksi, çok uzak mesafelerdeki kızılötesi bölgede kütleçekimsel mercekleme yöntemiyle ortaya çıkarılan en parlak nesnelerden biri olma özelliğini taşıyor. Yıldız oluşumu daha iyi anlaşılacak Keck Gözlemevi ve Hubble Teleskobu ile elde edilen görüntülerde, ön tarafta yer alan gökada etrafında bir ışık halkası tespit edildi. Mercekleme görevi yapan gökadanın yandan görülen bir disk galaksisi olduğu tespit edilirken, sakladığı büyük toz bulutları nedeniyle arkasından gelen ışığı örttüğü belirtildi. Çarpışan iki galaksinin, geçmişte Samanyolu benzeri disk şekline sahip olduğu düşünülüyor. Gökbilimciler, çarpışan galaksilerin, her yıl Güneş'ten onlarca kat büyük yıldızlar meydana getiren Anten Gökadalarına benzediğini belirtti. H-ATLAS J142935.3-002836'nın, her yıl Güneş'in 400 katı büyüklüğündeki gaz kütlesini yeni yıldızlara çevirdiği belirtildi. Astronomy & Astrophysics dergisinde yayımlanan araştırma yer alan ESO Bilim Direktörü Rob Ivison, 'gözlem sayesinde galaksiler içindeki gazların hızı hakkında bilgi edindiklerini ve yıldız oluşumunu tetikleyen galaksi çarpışmalarını daha iyi anlayacaklarını' söyledi. Kaynak: Al Jazeera
Uyuşturucuyla Mücadeleye Darbe
Gençler arasında hızla yayılan uyuşturucu kullanımına çözüm bulunamazken Gazi Üniversitesi çok tartışılacak bir karara imza attı. Türkiye’nin son günlerde gündemine oturan ve çok düşük fiyatlara satıldığı için sokaklardarahatça bulunabilen Bonzai sorununun giderek büyüdüğü bugünlerde Ankara Gazi Üniversitesi Rektörlüğü tarafından başka bir yer tahsis edilmeksizin kapanan AMATEM, bağımlılara bir darbe daha vurdu. Bu durumun diğer illerden üç büyük şehre yatırılarak tedavi amaçlı gelen hastalar sebebiyle hasta yoğunluğunda artışa neden olacağı bekleniyor. Uyuşturucu ile mücadelede her geçen gün daha önemli adımlar atılması gerekirken, tedavi merkezlerinin kapatılmasına tepki gösteren CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’naverdiği yazılı soru önergesi ile, 1-Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı bünyesinde yer alan Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi (AMATEM), rektörlük tarafından başka bir yer tahsis edilmeksizin kapatılmış mıdır? Bu kapatma kararının gerekçesi nedir? Neden başka bir yer tahsis edilmemiştir? Bu karar, tedaviye vurulan bir darbe değil midir? 2-Ankara Gazi Üniversitesi AMATEM binasında çökme tehlikesi olduğu iddiası doğru mudur? Çökme tehlikesi var ise bunun çözüm yolu tamamen kapatmak mıdır? Tedavi gören vatandaşlarımızı geçici bir yere naklederek bu tehlike onarılamaz mıdır? 3-Gazi Üniversitesi AMATEM’in kapanması ile Ankara’da yatarak tedavi hizmeti veren bir tek Numune’ye bağlı AMATEM mi kalmıştır? Numune AMATEM, kapasitesi itibarıyla yeterli görüldüğü için mi Gazi Üniversitesi AMATEM kapatılmıştır? 4-Türkiye’de birçok kurumun, yatarak tedavide yoğunluğu karşılayamaz durumda olmasına rağmen, var olan kurumların da kapatılması kar getirmeyen birimlerin devamlılığının düşünülmediği anlamına gelmemekte midir? AMATEM benzer düşüncelerle mi kapatılmıştır? 5-Uyuşturucu madde ve alkol bağımlılığı yaşının 11-12 yaşa kadar düştüğü koşullarda tedavi merkezlerinin kapatılması değil, yenilerinin açılması gerekmez mi? 6-Yalnızca bağımlılar için bir tedavi merkezi değil, aynı zamanda bağımlı yakınları için de bir terapi merkezi olan AMATEM kapatılarak, çocuklarının, eşlerinin, kardeşlerinin tedavi görmesi için canla başla mücadele eden aileler çaresizlik içinde bırakılmamış mıdır? Tedavisi yarım kalan bağımlılar, başka bir yere de nakledilmeyerek kaderleriyle baş başa mı bırakılmıştır? 7-Hem toplumsal hem de bireysel bir hastalık olan bağımlılık diğer hastalıklardan farklı olarak ruhsal durumu çok fazla etkilediği ve çok fazla bedensel sorun ortaya çıkardığı için hastalığın daha yakın takibi gerekmekte değil midir? Hastalığın ayakta tedavisinin mümkün olmadığı çok açıkken, yatarak tedavi uygulayan AMATEM’in kapanması tedavileri yarım kalan hastaları ölüme sürüklemek değil midir? Sorularının yanıtlanmasını istedi.
Reklam
Kılıçdaroğlu: 'Yalana Tanıklık Etmeyeceğim'
Düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP lideri, Erdoğan'ı eleştirerek 'O koltukta nasıl oturacaksın sen?' dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Beşiktaş Mustafa Kemal Kültür Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi. İktidara yönelik sert eleştirilerde bulunan CHP Lideri, Erdoğan'ın TBMM'deki yemin törenine katılmayacağını belirtti. 'Bunu CHP kabul edemez' diyen Kılıçdaroğlu 'Beyefendi bugün anayasaya sadakat yemini edecek. Anayasayı alenen çiğneyen bir kişinin yeminine ne kadar güvenilir. Orada yalan yere yemin edecek ve ben buna tanıklık etmeyeceğim. Yalana tanıklık etmeyeceğim. Neden? Az önce söyledim, milletin egemenliği konusunda yemin ettim. Anayasaya sadakat yemini ettim. Namusum ve şerefim üzerine yemin ettim ben. Bir yalana tanıklık etmek yalanı meşrulaştırmak anlamına gelir. Çıkacaksınız Erdoğan'ı eleştireceksiniz sonra meclise gidip onun yalanına meşruiyet kazandıracaksınız. Bunu CHP kabul edemez. Erdoğan anayasaya gösterdiği sadakat ölçüsünde bizden saygı görebilir. Hem sadakat göstermeyeceksin hem de saygı bekleyeceksin. Hadi canım sen de, yok öyle bir şey...' şeklinde konuştu. ERDOĞAN'A ÇAĞRI Erdoğan'a İsviçre'ye dilekçe yazması çağrısında bulunan Kılıçdaroğlu 'Kendisine çağrı yapmıştım. Aynı çağrıyı bir kez daha yapıyorum. Benim davamda onlarca dilekçe yazdın sayfalarca yazı yazdın. Senden tek sayfalık bir dilekçe istiyorum. İsviçre’ye tek bir sayfa dilekçe yazacaksın' dedi. İşte Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları Belediye meclisleri aslında yerel parlamento. Halkın çıkarları doğrultusunda politika yapmak hepimizin ortak görevidir. Sayın belediye meclis üyeleri, size burada çok şey anlatılacak, neler yapmanız gerektiği anlatılacak. Ama ben sizden sadece bir şey istiyorum. Karar alırken Gezi eylemlerini ve onurlu eylemleri sakın unutmayın. 'KENTİ TALANA TESLİM ETMEMEMİZ GEREK' Temel felsefemiz insanların haklarını korumaktır. Yerel parlamentolarda görev yaparken bakış açınız bu olsun. Türkiye kültürel birikimiyle benzersiz bir ülkedir. 3 büyük imparatorluğa başkentlik yapmış İstanbul’dasınız. Bu görkemli kenti talana teslim etmememiz gerekiyor. Kenti koruyacağız. Türkiye bizim ortak vatanımızdır, burada yaşıyoruz. Burası bizim umudumuz değil burası dünyanın bütün mazlum milletlerinin umut bağladığı son noktadır. Mazlum milleti temsil ettik Kurtuluş Savaşında. Benim ülkemin güzel insanlarına karşı büyük bir güvenim ve inancım var. Ülkeme baktığım zaman çocuklarımızın, gençlerimizin, iktidarın 2. Sınıf kabul etse bile erke kadın eşittir dediğimiz insanlarımızı görüyoruz. Biz önemli ve güçlü bir ülkeyiz. 'İNANÇ VE ÖZGÜRLÜKLERİ TANIDIK' Biz bu güzel ülkeden belirli bir özgürlük çerçevesinde yaşama şansına eriştik. Kadın erkek eşitliğini kazandık. İnanç ve özgürlükleri tanıdık. Demokrasi sayesinde parasız sağlık hizmeti, emeklilik gibi birçok hakkı elde etmeyi başardık. Demokrasi ve hukuk devleti bizim olmazsa olmazımızdır. Herkes kanun önünde eşittir. Bir hukuk devletinde hiç kimse kendisini kanunun üstünde göremez. Anayasa hepimizi bağlayan toplumsal sözleşmedir. Biz bu kurallarda vazgeçersek, bu kuralların kimileri için geçerli olmadığını söylersek. 'ANAYASA MİLLETİN NAMUSUDUR' Belli makamlara gelenlerin bu kuralları çiğnemesine izin verirsen kendi demokrasimizi çiğniyoruz demektir. Anayasa bir milletin namusudur, haysiyetidir. Bu çiğnemek en büyük ahlaksızlıktır. Vekil seçildiğim gün anayasadan sadakatten ayrılmayacağıma yemin ettim. 'BAŞIMIZIN ÜSTÜNDE YERİ VAR' Bugün bu yemine aynen bağlı kalıyorum. Aynı şeyleri bu kez TBMM’den ifade ediyorum. Bu değerleri hatırlatarak hareket etmek benim tarihe karşı sorumluluğumdur. İlk kez halk oylamasıyla Cumhurbaşkanı seçildi. Milletin iradesinin başımızın üstünde yeri var. Milletimiz kimi seçerse elbette ki kabulümüzdür. Milletin namusu olan anayasa darbecilerden korumak, hukuk devleti yasalarına tecavüz ettirmemek benim temel görevimdir. Anayasamıza göre Cumhurbaşkanı devletin başıdır ve tarafsızdır. Milletin namusu dediğimiz anayasa söylüyor bunu. Cumhurbaşkanı seçilenin partisiyle ilişiği kesilir ve vekilliği sona erer. 'BU ANLAYIŞI KABUL ETMİYORUM' Seçilmiş cumhurbaşkanının partisiyle ilişiğinin kesilmesi lazım. Bu olsaydı elbette saygıda kusur etmeyecektik. Bu milletin haysiyetine açıkça saldırı düzenlendi. Ben Cumhurbaşkanı seçildim, ben başbakanım denildi. Bu anlayışı kabul etmiyorum. ‘Alo Fatih’ olayı vardı biliyorsunuz. Aynı olay şimdi devlette yaşandı. Anayasa der ki yargı kararları kesindir. Sen telefon ediyorsun o yargıyı yayınlamayın diyorsun. Bu zihniyette birinin Cumhurbaşkanı koltuğuna oturması Türkiye için züldür. 'ANAYASAYI BİLEREK ÇİĞNEDİ' Hırs ve beklentiler için hukuk yasası oluşturulmaz. Kurallar eşit uygulanır. Recep Tayyip Erdoğan bilerek ve isteyerek anayasayı çiğnedi. Tarafsız olmayacağını defalarca söyledi. Ben tarafsız değilim diyor. Cumhurbaşkanı seçildikten sonra da hep Adalet ve Kalkınma Partisinin başkanı olarak davrandı. Bunlar devletin namus ve şerefine açık saldırıdır. Erdoğan diyor ki ‘kurallar bana işlemez’ Biz de diyoruz CHP olarak diyoruz ki kimse hukukun ve kanunların üzerinde değiliz. Ben teamülleri kaldırıyorum dedi. Onun hangi teamülleri kaldırıldığı ne getirildiğini çok iyi biliyoruz. Bu beyefendi sayesinde hala ve helal birbirine karıştırıldı. Erdoğan benim hakkımda çok sayıda dava açtı. O sanıyor ki ben geri adım atacağım. Sen kim oluyor sun ki ben senin önünde geri adım atacağım. 'KENDİSİNE AYNI ÇAĞRIYI BİR KEZ DAHA YAPIYORUM' Kendisine çağrı yapmıştım. Aynı çağrıyı bir kez daha yapıyorum. Benim davamda onlarca dilekçe yazdın sayfalarca yazı yazdın. Senden tek sayfalık bir dilekçe istiyorum. İsviçre’ye tek bir sayfa dilekçe yazacaksın. 'YAZAMIYORUM DERSE SÖZ BEN YAZACAĞIM' 'Benim ve çocuklarımla ilgili İsviçre bankasından param olduğu söyleniyor. Benim sizde param yok mu var mı bunu açıklayın' desin. Dilekçe yazamıyorum derse söz ben yazacağım. Avukat parası bulamıyorum derse söz ben vereceğim. Dün konuşuyor. Senin 49 vatandaşın IŞİD’in elinde rehin. IŞİD terör örgütüdür diyemiyor. 'BEN BUNA TANIKLIK ETMEYECEĞİM' Bir kitaptan alıntıyı okumak istiyorum: Sparta toplumunda hayatta kalmak için yapılan hırsızlık suç kabul edilmezken, yakalanmak çok büyük ayıp sayılırdır. Yaptığı için değil yakalandığı için çok büyük ceza alınırdı. Türkiye’den mi bahsediliyor acaba? Eğer biz bir insanın anayasayı çiğnemesine göz yumarsak. Beyefendi bugün yemin edecek. Anayasaya sadakat yemini edecek. Açıkça anayasayı çiğneyen birinin yemini nasıl… Yalana tanıklık etmeyeceğim. Yalan yere yemin edecek ve ben buna tanıklık etmeyeceğim. 'ANAYASAYA GÖSTERDİĞİ SADAKAT KADAR BİZDEN SAYGI GÖRECEK' Bundan böyle Recep Tayyip Erdoğan anayasaya gösterdiği sadakat kadar bizden saygı göreceksin. Sadakat göstermeyeceksin bana saygı gösteren diyeceksin. Hadi canım. Biz demokrasimiz sayesinde her şeyimizi kazandık. Bugün bizi mutlu eden her şeyi demokrasi sayesinde kazandı. CHP dün de bu cesarete sahipti bugün de sahiptir. 'İSVİÇRE BANKASINDAKİ PARALAR YÜZÜNDEN Mİ SESİN ÇIKMIYOR?' Karşımızda kendini her şeyden üstün sayan, hiçbir kurala bağlı olmayan, Her kanunun çiğneyen, memleketin tüm rantını cebe aktarmayı bilen bir statükoyla karşı karşıyayız. Bu göz paradan başka bir şey görmüyor. Bu statüko ülkeyi ayırıyor, bu statükoyu halkımızla birlikte yok edeceğiz. Sen değil miydin Eyy Merkel diye bağıran sensiz, İsviçre bankasındaki paralar için mi sesin çıkmıyor acaba!haberler.com
"Volkan Demirel Sahipsiz Değil"
Fanatik'e konuşan Mahmut Uslu, hedefteki adam Volkan Demirel'e sahip çıktı. Galatasaray derbisi sonrası, “Belediye gereksiz köpekleri zehirlesin” sözüyle eleştiri oklarının hedefindeki isim olan Volkan Demirel, dün de centilmenlik dışı olduğu gerekçesiyle Futbol Federasyonu tarafından disiplin kuruluna sevk edildi. Tedbirsiz olarak PFDK’ya sevk edilen Fenerbahçe’nin 1 numarası için kulübün basın sözcüsü ve genel sekreteri Mahmut Uslu da, özel açıklamalarda bulundu. Oyuncularının sahipsiz olmadığını belirten Uslu, “Maç içinde tahrik ve ağır küfürler var. Bunların hepsi kullanılacak. Volkan’ın ceza almaması için tüm yaşananları hatırlatacağız. Oyuncumuzu sahipsiz bırakmayacağız, hakkını koruyacağız” açıklamasında bulundu. Volkan ile birlikte Fenerbahçe’de en fazla şampiyonluk (5) yaşayan isim olan Selçuk Şahin de takım arkadaşına sahip çıktı ve şu ifadeleri kullandı: ‘Her zaman arkasındayız ’ “Volkan hakkında eleştirileri okuyup, izliyorum. Onu 13 yıldır tanıyan biri olarak yazılanların hiçbirine katılmıyorum. O eleştirileri yapanlar her Galatasaray maçında kalesine geçtiğinde arkasından yağan maddelere aldırmadan, ailesine yakınlarına 90 dakika edilen küfürü duymadan işini yapmıştı. Önce bunu düşünsünler. Maç sonundaki görüşleri bir kişi hakkındaydı. Hayvan sevgisi konusunda gelen eleştirilere gülüyorum zaten. O hayatımda tanıdığım hayvanlarla arası en iyi olan insanlardandır. Yeni doğan bebeğiyle köpeğini aynı yatakta uyutan insandır. Eleştirilecek yönleri olabilir ama kimse Volkan için linç girişiminde bulunmasın. Biz arkadaşları olarak her zaman arkasındayız.” FANATİK
Sadece Tur Değil, Servet de Elden Kaçtı
Şampiyonlar Ligi'ne veda eden Kartal serveti tepti. Beşiktaş, gruplara kalsa 6.4 milyon euroluk havuz parasına ortak olacaktı. Bu para Galatasaray'a kaldı. Beşiktaş, 5 milyonluk Trabzonspor ve Karabük'ün havuz parasına ortak olacak. Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi'nde gruplara kalamaması yaklaşık 14 milyon euroluk bir zarara yol açtı. Kartal'ın Devler Ligi'ne veda etmesiyle 6 milyon 472 bin euroluk havuz parasının tamamı Galatasaray'a kaldı. Sarı Kırmızılı kulüp, böylece transfer için ekstradan 4 milyon euro civarında bir kaynak buldu. Avrupa'da 3 ortaklılar Beşiktaş, gruplara kalsa 8.6 milyon euro ayak bastı parası alacaktı. Gruplardaki performansına bağlı olarak da yaklaşık 2.5-3 milyon euroluk bir bonus alması bekleniyordu. Gruptan çıksa bir 3.5 milyon daha gelecekti. Beşiktaş, 20 milyon euroya yakın bir gelir yerine Avrupa Ligi'nden 7-8 milyon euroluk bir ikramiyeye razı olmak zorunda kaldı. Şampiyonlar Ligi'nin 6.4 milyon euroluk havuzunu Galatasaray'a kaptıran Beşiktaş, Avrupa Ligi'nin 4 milyon 965 bin euroluk havuz parası için Trabzon ve Karabük'e ortak olacak. GELİR TRABZON VE KARABÜK'E BAĞLI Beşiktaş'ın Avrupa Ligi'nden kazanacağı para ise Trabzonspor ile Karabükspor'un maçlarına göre netleşecek. Kartal gruplara katılım parası olarak 1.3 milyon Euro'yu şimdiden kasasına koydu. Trabzon ile Karabük'ün turu geçmesi halinde 5 milyon Euro'luk yayın havuzu üç takım arasında paylaşılacak. (Akşam)
Erkeklere Göre Bir Kadının Kendilerinden Hoşlandığını Gösteren 20 İşaret
Erkek 'işaret' yorumlama bakımından kadının bir hayli gerisinde. Kadının verdiği işaretleri almayı beceremeyen erkek, vermediği işaretleri yorumlama konusunda da bir hayli başarılı. İşte işaret yorumlamadaki basiretsizliklerine örnek olsun diye, erkeklerin 'kesin benden hoşlanıyor' dediği durumları derledik. Kadınlar siz de okuyun ki boşa ümit vermeyin garibanlara.
Reklam