onedio
PKK Mezarlığındaki Heykele Suç Duyurusu
DİYARBAKIR'ın Lice İlçesi Yolaçtı Köyü'nde geçen yıl kurulan PKK mezarlığına dikilen Mahsum Korkmaz'ın heykeli ile ilgili Diyarbakır Valiliği tarafından suç duyurusunda bulunulduDiyarbakır Valiliği tarafından bugün akşam saatlerinde PKK mezarlığına Mahsum Korkmaz'ın heykelinin dikilmesi ile ilgili yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi:'Son günlerde bazı basın yayın organlarında Lice ilçesi Yolçatı Köyü'ndeki sözde şehitlikte, bölücü terör örgütünün eylemlerine başlamasının yıl dönümünden dolayı bir terör örgütü üyesinin heykeli dikildiği yönünde haberler yer almıştır. Valiliğimizce daha önceki dönemlerde sözde şehitliğin kaldırılması yönünde başta ilçe kaymakamlığı, Jandarma komutanlığı ve Orman İşletme Müdürlüğü olmak üzere ilgili kurumlara gerekli talimatlar verilmiştir. Yapılan işlemler sonucunda sözde şehitliğin kaldırılması konusu yargıya intikal etmiş ve yargı konusu olmuştur. Anılan son olayla ilgili olarak da ilgili kurumlara gerekli talimatlar verilmiştir. Dikilen heykel ile ilgili olarak Valiliğimizce suç duyurusunda bulunulmuştur. Ayrıca konu ile ilgili sorumluluğu olan şahıslar hakkında gerekli işlemlerin yapılması için süreç başlatılmıştır. Konu Valiliğimizce ve ilgili diğer kurumlar tarafından hassasiyetle takip edilecek ve sonucu hakkında kamuoyu en kısa zamanda bilgilendirilecektir.' Heykelin önceki gün yapılan açılış törenine, HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, DBP Eş Genel Başkanları Emine Ayna ile Kamuran Yüksek ile birlikte binlerce kişi katılmıştıDHA
İstanbul'un Nüfusu 130 Ülkeyi Geçti
Cumhuriyetin ilk yıllarında 1927 sayım yılında 806 bin 863 kişi olarak açıklanan İstanbul'un nüfusu, 2013 sonu itibarıyla 14 milyon 160 bin 467 kişiye ulaşarak mega kente dönüştü.AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yaptığı hesaplamalara göre, 76,6 milyonluk Türkiye'nin yüzde 18,4'ünü İstanbul'un nüfusu oluşturuyor. Başka bir deyişle ülkedeki her 100 kişiden 18,4'ü İstanbul'da ikamet ediyor. Nüfusuyla Küba, Belçika, Yunanistan, Macaristan, Tunus, Portekiz, Çek Cumhuriyeti, BAE, İsveç, Beyaz Rusya, İsviçre, Avusturya'nın da aralarında bulunduğu 130 ülkeyi geride bırakan İstanbul, son 5 yılda nüfusuna 1 milyon 245 bin 309 kişi ekledi. Kilometrekareye düşen 2 bin 275 kişi ile aynı zamanda Türkiye nüfusunun en yoğun olduğu kent olan İstanbul nüfusuyla yaklaşık 3 Ankara, 6,5 Antalya ve 187 Bayburt ediyor. Nüfus artışı durmayan ve 2009-2013 döneminde yıllık ortalama 249 bin kişi artan İstanbul'un nüfusuna her 4 ayda bir Bayburt, her 6 ayda bir Giresun ve her yıl da bir Karaman eklendi. Cumhuriyetin 100. yılında 16,5 milyon olması bekleniyor Resmi istatistik rakamlarına göre cumhuriyetin ilk yıllarında 1927 sayım yılında 806 bin 863 kişi olarak açıklanan İstanbul nüfusu, 1945 yılında 1 milyonu aştı. 1950 yılında 1 milyon 166 bin 477 kişi olarak belirlenen nüfus, 1960 yılında 1 milyon 882 bin 92 kişi, 1965 yılında 2 milyon 293 bin 823 kişi, 1970 yılında 3 milyon 19 bin 32 kişi, 1980 yılında 4 milyon 741 bin 890 kişi, 1985 yılında 5 milyon 842 bin 985, 1990 yılında 7 milyon 309 bin 190 kişi, 2000 yılında da 10 milyon 18 bin 735 kişiye ulaştı. TÜİK projeksiyonlarına göre İstanbul'un nüfusunun 2015 yılında yaklaşık 14,6 milyon, 2020 yılında 15,8 milyon, 2023 yılında da 16,5 milyon kişiyi aşması bekleniyor. İstanbul'un 14 milyon 160 bin 467 kişilik nüfusuyla geride bıraktığı ülkeler ise şöyle: 'Senegal (13,6 milyon), Zambiya (13,1 milyon), Zimbabve (13 milyon), Çad (12,8 milyon), Güney Sudan (11,3 milyon), Küba (11,2 milyon), Belçika (11,2 milyon), Gine (10,8 milyon), Yunanistan (10,8 milyon), Tunus (10,8 milyon), Portekiz (10,6 milyon), Ruanda (10,5 milyon), Çek Cumhuriyeti (10,5 milyon), Somali (10,5 milyon), Haiti (10,4 milyon), Benin (10,3 milyon), Burundi (10,2 milyon), Bolivya (10 milyon), Macaristan (9,9 milyon), İsveç (9,6 milyon), Belarus (9,5 milyon), Dominik Cumhuriyeti (9,4 milyon), Azerbaycan (9,2 milyon), Avusturya (8,5 milyon), Honduras (8,4 milyon), Birleşik Arap Emirlikleri (8,3 milyon), İsviçre (8 milyon), İsrail (8 milyon), Tacikistan (8 milyon), Bulgaristan (7,3 milyon), Sırbistan (7,2 milyon), Hong Kong (7,2 milyon), Papua Yeni Gine (7 milyon), Paraguay (6,7 milyon), Laos (6,6 milyon), Ürdün (6,5 milyon), Eritre (6,3 milyon), Libya (6,2 milyon), Togo (6,2 milyon), Sierra Leone (6,2 milyon), El Salvador (6,2 milyon), Nikaragua (6,1 milyon), Danimarka (5,6 milyon), Kırgızistan (5,6 milyon), Finlandiya (5,4 milyon), Slovakya (5,4 milyon), Singapur (5,3 milyon), Türkmenistan (5,2 milyon), Norveç (5,1 milyon), Lübnan (4,8 milyon), Kosta Rika (4,7 milyon), Orta Afrika Cumhuriyeti (4,6 milyon), İrlanda (4,6 milyon), Gürcistan (4,5 milyon), Yeni Zelanda (4,5 milyon), Kongo Cumhuriyeti (4,4 milyon), Filistin (4,4 milyon), Liberya (4,3 milyon), Hırvatistan (4,3 milyon), Bosna Hersek (3,8 milyon), Umman (3,8 milyon), Porto Riko (3,7 milyon), Kuveyt (3,6 milyon), Moldova (3,6 milyon), Moritanya (3,5 milyon), Panama (3,4 milyon), Uruguay (3,3 milyon), Ermenistan (3 milyon), Litvanya (3 milyon), Arnavutluk (2,8 milyon), Moğolistan (2,8 milyon), Jamaika (2,7 milyon), Namibya (2,1 milyon), Lesoto (2,1 milyon), Slovenya (2,1 milyon), Katar (2,1 milyon), Makedonya (2,1 milyon), Botsvana (2 milyon), Letonya (2 milyon), Gambiya (1,8 milyon), Gine Bissau (1,7 milyon), Gabon (1,7 milyon), Ekvator Ginesi (1,6 milyon), Togo (1,3 milyon), Estonya (1,3 milyon), Mauritius (1,3 milyon), Svaziland (1,2 milyon), Bahreyn (1,2 milyon), Doğu Timor (1,1 milyon), Cibuti (865 bin), Kıbrıs (862 bin), Fiji (858 bin), Reunion (821 bin), Guyana (785 bin), Bhutan (737 bin), Komorlar (724 bin), Karadağ (620 bin), Makao (582 bin), Batı Sahra (567 bin), Solomon Adaları (561 bin), Lüksemburg (537 bin), Surinam (534 bin), Yeşil Burun Adaları (492 bin), Malta (416 bin), Guadeloupe (403 bin), Martinique (394 bin), Brunei (393 bin), Bahamalar (351 bin), İzlanda (324 bin), Maldivler (317 bin), Belize (313 bin), Barbados (274 bin), Fransız Polinezyası (268 bin), Vanuatu (265 bin), Yeni Kaledonya (259 bin), Fransız Guyanası (229 bin), Mayotte (213 bin), Samoa (188 bin), Sao Tome ve Principe (187 bin), Saint Lucia (167 bin), Guam (159 bin), Curaçao (151 bin), Kiribati (106 bin), Seyşeller (91 bin), Antigua ve Barbuda (86 bin), Man Adası (85 bin), Andorra (76 bin), Dominika (71 bin), Bermuda (64 bin), Guernsey (63 bin), Oransal olarak en fazla Antalya'nın nüfusu arttı 2009-2013 dönemine bakıldığında, oransal olarak yüzde 12,42 ile en fazla Antalya'nın nüfusu arttı. 2009 yılında 1 milyon 919 bin 729 kişi nüfusu bulunan Antalya, 5 yılda 238 bin 536 kişi artarak 2013 sonunda 2 milyon 158 bin 265 kişiye ulaştı. Söz konusu dönemde nüfusu en fazla artan ikinci il yüzde 11,66 ile Şanlıurfa oldu. 2009 yılında 1 milyon 613 bin 737 nüfusu bulunan kent 2013 sonunda 1 milyon 801 bin 980 kişiye yükseldi. Aynı dönemde, Tekirdağ'ın nüfusu yüzde 11,63, Gaziantep'in nüfusu yüzde 11,53, Şırnak'ın nüfusu yüzde 10,41, Kocaeli'nin nüfusu da yüzde 10,10 artış gösterdi. Başkent Ankara ise 5 yıllık sürede 394 bin 281 kişi artış gösterdi. 2009 yılında 4 milyon 650 bin 802 kişi olan Ankara, 2013 sonunda 5 milyon 45 bin 83 kişiye ulaştı. 12 ilin nüfusu düştü 2009-2013 döneminde 12 ilin nüfusunda azalma görüldü. Nüfusu azalan illerin başında Yozgat geldi. 2009 yılında 487 bin 365 kişinin Yozgat'ın nüfusu 5 yıllık dönemde yüzde 8,85 azalarak 2013 sonunda 444 bin 211'e geriledi. Aynı dönemde Ardahan'ın nüfusu yüzde 4,98, Tokat'ın nüfusu yüzde 4,12, Zonguldak'ın nüfusu yüzde 2,94, Kırıkkale'nin nüfusu yüzde 2,19, Kars'ın nüfusu yüzde 1,84, Çorum'un nüfusu yüzde 1,59, Sivas'ın nüfusu yüzde 1,50, Erzurum'un nüfusu yüzde 0,96, Trabzon'un nüfusu yüzde 0,90, Isparta'nın nüfusu yüzde 0,71, Amasya'nın nüfusu da yüzde 0,70 azaldı. AA
İDO Seferleri İptal
İDO'dan yapılan açıklamaya göre bazı feribot ve dış hat deniz otobüsü seferlerinin iptal edildiği bildirildi. İptal edilen seferler şunlar: 19:10 Bostanci - Yenikapi - Çinarcik - Esenköy Deniz Otobüsü 19:10 Kadikoy-Yenikapi-Bursa Deniz Otobüsü 19:15 Bursa-Yenikapi-Kadiköy Deniz Otobüsü 19:45 Bostanci - Yenikapi - Çinarcik Deniz Otobüsü 21:00 Çinarcik - Yenikapi - Bostanci Deniz Otobüsü 21:25 Kadikoy-Yenikapi-Bursa Deniz Otobüsü 21:30 Çinarcik - Yenikapi - Bostanci Deniz Otobüsü 21:40 Esenköy - Çinarcik - Yenikapi - Bostanci Deniz Otobüsü DHA
IŞİD'den Ölüm Listesi
IŞİD, ölümle tehdit ettiği 70'den fazla muhalifin listesini açıkladı. Örgüt listeye gerekçe olarak, hilafete karşı olmak, dinden çıkmak gibi nedenleri gösterdi. Terör örgütü Irak Şam İslam Devleti (IŞİD), ölümle tehdit ettiği 70'den fazla Suriyeli muhalifin listesi açıklayarak muhalif lider, sanatçı ve entellektüelleri tehdit etti. Suriye 'nin doğusundaki Er-Rakka kentindeki IŞİD'in İslam Hukuku Komitesi üyesi Ebu Ayşe el-Cezravi imzasıyla yayınlanan yazılı açıklamada, 'mürted (dinden çıkmış), ajan ve Hilafete karşı olmak' ile suçladığı, aralarında siyasetçi, gazeteci, eski milletvekili ve sanatçıların da bulunduğu 70'den fazla Suriyeli muhalifin listesini yayınladıklarını belirtti. İSLAMİ ÖRGÜTLER DE VAR Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu'nun (SMDK) üyeleri, Suriye Müslüman Alimler Birliği mensubu İslam alimleri, SMDK dışında yer alan Birleşik İslami Cephe'ye destek veren bağımsız aydınlar ve Suriyeli aktivistlerin bölgesel ve uluslararası çeşitli istihbarat örgütleri için çalıştıklarını iddia eden Cezravi, açıklamasında, Suriyeli muhaliflerin örgüt aleyhine propaganda yaptığı ve öldürülmeleri gerektiğini iddia etti. Açıklamada IŞİD'e karşı olan tüm Suriyelilerin 'mürted oldukları' ileri sürülerek Suriyeli muhaliflerin öldürüleceği tehdidinde bulunuldu. Suriye'nin İdlib, Rakka ve Halep kırsalında varlık gösteren IŞİD, Rakka ve Deyr'uz-Zor kent merkezlerini kontrol ediyor. Örgüt, Halep kırsalında İslami Cephe adlı muhalif grupla çatışıyor. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nden (SOHR) yapılan açıklamada, IŞİD militanlarının kontrollerindeki Deyr'uz-Zor kırsalındaki eş-Şuaytat, Granic, Ebu Hammam, El-Keşkiyye beldelerinde son iki haftada eş-Şuaytat aşiretine mensup çoğu sivil en az 700 kişiyi 'örgüte itaat etmedikleri için mürted oldukları' gerekçesiyle öldürdüğü ifade edilmişti.  AA
Donestk'teki İstanbul Ahat Camii'ne Havan Topu İsabet Etti
Ukrayna'nın doğusundaki Donetsk bölgesinde, Ukrayna ordusu ile Rusya yanlısı ayrılıkçılar arasında yaşanan çatışmalar sırasında İstanbul Ahat Camii'ne havan topu mermisinin isabet ettiği bildirildi. Donetsk Uluslararası Havalimanı civarındaki bir mahallede yer alan ve 1999 yılında ibadete açılan caminin kubbesine isabet eden havan topu mermisi kubbeyi delerek ana mahfilde patladı. Camide hasarın meydana geldiği olayda, ölen ya da yaralanan olmadı. Çatışmaların yoğunlaştığı haziran ayından bu yana ibadete kapalı olan İstanbul Ahad Camii, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Donetsk'te yapılan ilk cami olma özelliği taşıyor. Tatar asıllı iş adamı Ahad Bragin tarafından yaptırılan ve 1995'te ölümünün ardından hayırsever iş adamının isminin verildiği cami aynı zamanda Ukrayna İslam Üniversitesi'ne ait eğitim kurumlarını bünyesinde barındırıyor.AA
Kemal Kılıçdaroğlu İsminin Kültür Merkezine Verilmesine Karşı Çıktı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Nevşehir'in Hacıbektaş ilçesinde kendi ismi verilen kültür merkezinin adının değiştirilmesini istedi. Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu, adının verildiğini açılışa katıldığında öğrenen Kılıçdaroğlu'nun, 'bunun yanlış değerlendirebileceğini' söyleyerek, değiştirilmesini istediğini aktardı.Selmanpakoğlu, belediye binasında gazetecilere yaptığı açıklamada, ilçenin ihtiyacı olan kültür merkezinin Beşiktaş Belediyesi'nin desteğiyle yapıldığını anımsattı. Belediye Meclisi kararıyla CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun adının verildiği merkezin açılışının dün Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma ve Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında yapıldığını hatırlatan Selmanpakoğlu, 'Bizim yıllarca özlemini çektiğimiz bir salondu. Çünkü, maddi açıdan böyle bir salonu yaptırma şansımız yoktu. Beşiktaş Belediyesi'nin öncülüğünde harabe haldeki bir binayı kullanılır hale getirdik' dedi. İsmini kültür merkezine vererek, Kılıçdaroğlu'na sürpriz yaptıklarını ifade eden Selmanpakoğlu, 'Kılıçdaroğlu, kapalı bir salonun yapılması konusunda yönlendirmede bulundu. Biz de kültür merkezi haline getirdiğimiz bu salonunun ismini Kemal Kılıçdaroğlu Kültür Merkezi olarak belirledik. Belediye Meclisinde aldığımız kararla da bunu gerçekleştirdik' diye konuştu. Merkeze isim verirken herhangi bir şekilde Kılıçdaroğlu'na sormadıklarını dile getiren Selmanpakoğlu, durumu kendisini davet ettikleri gün söylediklerini belirtti. Kılıçdaroğlu'nun kültür merkezinin açılışından dolayı memnun olduğunu vurgulayan Selmanpakoğlu, şunları kaydetti: 'CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, ayrılırken bana ricada bulunarak, isminin verildiği kültür merkezinin adının değiştirilmesini istedi. 'Merkeze ismimin verilmesi aleyhimde kullanılabilir. Bunu yanlış değerlendirebilirler ve sanki benim isteğimle verilmiş gibi düşünülebilir. Oysa ben böyle bir şey istemedim. Teşekkür ederim. Uygun görmüşsünüz ama mümkünse ismini değiştirseniz sevinirim' dedi. Genel başkanımızın bu hassasiyetini anlayışla karşılıyorum. Çünkü siyasette bu tür şeyler yanlış kullanılabiliyor. Kültür merkezinde aranılan özellikler; bilgi, akıl, sanattır. Bu saydıklarımızın hepsi genel başkanımız Kılıçdaroğlu'nda vardır. Bu özelliklere uygun birisi olmasaydı biz zaten onun ismini vermezdik.' CNNTürk
Reklam
'IŞİD, Kerbela ve Necef'i Ele Geçirirse Felaket Olur'
Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani, IŞİD'in uluslararası güvenliği tehdit ettiğini söylediIrak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani , IŞİD'e karşı özgür ve çoğulcu dünya için savaştıklarını ve bu yüzden yardım istediklerini söyledi. Barzani, IŞİD teröristlerinin Kerbela veya Necef gibi kutsal yerleri almasının ise bir felaket olacağını belirtti. Alman Bild am Sonntag gazetesine konuşan Barzani'nin açıklamalarından satırbaşları şöyle: 'IŞİD, sadece Kürdistan bölgesini tehdit etmiyor. Aynı zamanda bölgesel ve uluslararası güvenliği tehdit ediyor. Biz bu teröristlere karşı mücadeleyi özgür dünyayı temsilen sürdürüyoruz. IŞİD sadece bizim için değil, Avrupa için, tüm özgür çoğulcu dünya için gerçek bir tehdit. Avrupa'yı terörden korumak isteyen herkes, Kürdistan'ı savunmaya ve IŞİD'le mücadele etmeye hemen başlamalı. Teröre karşı savaşta hepimiz tarihin dönüm noktasındayız. 'Değerini biliyoruz'Uluslararası dayanışmanın, özellikle IŞİD'e karşı hava saldırılarının değerini çok iyi biliyoruz. Bu teröristlere karşı mücadelede ve halkımızı bir azınlık olarak korumada Almanya, Fransa, İngiltere ve başka ülkelerden gelecek her türlü yardıma müteşekkiriz. Ama onların maddi ve insan kaynaklarını kesmek için bölgesel ve uluslararası düzeyde geniş çaplı bir stratejiye ihtiyacımız var. Herşeyden önce de IŞİD'e karşı mücadelede mızrak olmaları için Sünnileri kazanmalıyız.” 'Felaket olur'IŞİD teröristlerinin Kerbela veya Necef gibi kutsal yerleri almasının bir felaket olacağını söyleyen Barzani, Bunun sadece Irak'ı değil, tüm bölgeyi kan gölüne çevireceğini belirtti. Barzani şöyle dedi: “ABD Başkanı Obama'nın cesur hava saldırısı kararına çok müteşekkiriz. Biz bunun yanında ek cephane yardımı da aldık. Ama daha etkili silahlar bekliyoruz, sadece ABD'den değil, Almanya da dahil öteki dost ve müttefiklerden destek bekliyoruz. Bizim asker gönderin talebimiz yok. Sadece yeterli etkili silah verin diyoruz, IŞİD'e karşı mücadele etmek için. Modern etkili silahlar aldığımızda, bunun eğitimi de önemli. Her türlü eğitim yardımı için açığız. Erbil bizim başkentimiz burayı hiçbir zaman terk etmeyiz.'
Şahan Gökbakar | Kalbimin Tek Sahibine
etiket
Ünlü komedyen Şahan Gökbakar, İrem Derici'nin 'Kalbimin Tek Sahibine' adlı şarkısını biraz farklı bir şekilde yorumladı. İşte Gökbakar'ın yayınladığı o video...
Reklam
'Türkiye Başbakan'sız, Gül Yeni Başbakan Atayabilir'
Anayasa Profesörü Zafer Üskül, YSK’nın seçim sonucunu ilan etmesinden sonra Erdoğan’ın başbakanlığının resmî olarak bittiğini söylediYüksek Seçim Kurulu’nun Cumhurbaşkanlığı seçimine dair kesin sonuçları 15 Ağustos’ta açıklamasından sonra Tayyip Erdoğan ’ın milletvekilliği ve dolayısyla Başbakan’lığının düştüğü ve bu tarihten sonra imzalayacağı kararnamelerin geçersiz olacağı belirtilmişti. AKP’den geçen dönem milletvekili seçilen Anayasa Hukukçusu, TBMM eski İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Zafer Üskül de, “Tayyip Erdoğan’ın milletvekilliği sona erdiği için Başbakan olamaz” görüşünü dile getirdi. Sümeyra Tansel ’in Taraf’ta yer alan haberine göre, 2007 seçimlerinde AKP’den Mersin Milletvekili olarak Meclis’e giren Zafer Üskül de, “Erdoğan, Cumhurbaşkanı seçildi ve mazbatasını da Meclis Başkanı’na teslim etti. Dolayısıyla artık kendisi seçilmiş Cumhurbaşkanıdır. Cumhurbaşkanı seçilen kişinin eğer bir siyasi partiyle ilişkisi varsa hemen sona erer, milletvekiliği sona erer” şeklinde konuştu. Üskül’ün görüşleri şöyle: “Erdoğan, Cumhurbaşkanı seçildi ve mazbatasını da Meclis Başkanı’na teslim etti. Dolayısıyla artık kendisi seçilmiş Cumhurbaşkanıdır. Cumhurbaşkanı seçilen kişinin eğer bir siyasi partiyle ilişkisi varsa hemen sona erer, milletvekiliği sona erer. Yine anayasamıza göre başbakanın milletvekilleri arasından tayin edilmesi gerekir, yani milletvekili olmayan bir kişi başbakan olarak atanamaz. YSK tarafından cumhurbaşkanı olarak seçildiği ilan edildiği anda Erdoğan, bir başbakan vekili atayarak kendisi görevi bırakabilirdi. Bunu hâlâ yapabilir çünkü daha çok yeni YSK’nın açıklaması. Ama başbakan vekili eski başbakan tarafından atanmazsa bu durumda, (hükümetin kurulması, hükümetin kurulama-ması durumunda) kendisine bazı yetkiler verilmiş olan, cumhurbaşkanına görev düşer. Tabii ki bir devletin başbakansız hükümetsiz bırakılması söz konusu olamaz. Mutlaka bu eksikliğin giderilmesi gerekir. Herhangi bir sorun ortaya çıktığında bakanlar kuruluna başkanlık edecek birinin olması gerekir. Hükümet usulüne uygun olarak kuruluncaya kadar bir başbakan vekilinin atanması gerekir. Ardından da yeni bir hükümet kurmak için çalışmalar başlayacaktır. Şu anda görevdeki cumhurbaşkanı siyasi nezaket gereği çok az bir süre kaldığı için bir başbakan atamayabilir bunu yeni cumhurbaşkanına bırakabilir. Bu makuldür kabul edilebilir birşeydir. Ama devlet hükümetsiz bırakılamaz onun için mutlaka bir başbakan vekilinin ya sayın Erdoğan tarafından o da olmazsa sayın Abdullah Gül tarafından atanması ve bu sorunun çözülmesi gerekir.” Zafer Üskül, “Milletvekilliği sona eren kişinin başbakanlığı sürdürmesi de anayasa hükümleri karşısında mümkün değildir. Erdoğan, başbakan olma niteliğini -milletvekili olmadığı için- kaybettiğinde hükümet de ortadan kalkar. Bu durumda yeni bir hükümet kurulması gerekir. Ancak yeni hükümet kuruluncaya kadar da eski hükümet görevine devam eder. Fakat başsız bir hükümet olamayacağı için şu anda görevi-ne devam edebilecek bir hükümet yok. Bunun için bir başbakan vekilinin mutlaka atanması gerekir.” dedi.T24
Reklam
CHP'de Kurultay Tarihi Belli Oldu
CHP, cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından başlayan tartışmaların gölgesinde kurultaya gitme kararı aldı. CHP 5-6 Eylül tarihlerinde kurultay yapacak. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başkanlık ettiği MYK toplantısı saat 14.00'te başladı. CHP lideri Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan MYK, 5-6 Eylül tarihlerinde kurultay yapılmasına karar verdi. CHP kurultayını Ankara Ticaret Odası Salonu'nda yapacak.CHP lideri Kılıçdaroğlu Perşembe akşamı yaptığı açıklamada, muhaliflerin kurultay çağrısına olumlu yanıt vermiş ve 'merak etmesinler kurultayı toplayacağım' demişti. 5-6 Eylül tarihlerinde yapılacak kurultayda aynı zamanda CHP'nin parti tüzüğü de değiştirilecek.milliyet
Muhteşem Bir Başarı Hikayesi
Sınırlı imkanları bahane ederek kendine tembelliği huy edinen insanoğlu, bazen bir adım atıp ufak imkanlar oluşturunca işte böyle muhteşem şeyler de olabiliyor. (Bu film gerçek bir hikayeyi anlatmaktadır.)
Reklam
Reklam
Nike'dan Dünyanın İlk Tam Dokunmatik, Hareket Sensörlü Basketbol Sahası
Ünlü spor giyim markası Nike, genç basketbolseverler için Çin’de gerçekleştirdiği etkinlikte dünyanın ilk tam dokunmatik, hareket sensör destekli ve LED görselleştirme teknolojisine sahip sahasını inşaa ederek hayranlık uyandıran bir çalışmaya imza attı. Nike Rise kapsamında Lakers’ın yıldız oyuncusu Kobe Bryant ile genç yeteneklere eğitim veren firma, Şanghay’daki etkinliği daha dinamik ve keyifli hale getirmek için sıra dışı bir yol seçti. House of Mamba sahasının zeminini dokunmaya duyarlı ekranlarla kaplayan Nike, ek olarak entegre hareket sensörleri ve LED teknolojisiyle yaratıcılığın sınırlarını zorladı. Her bir oyuncunun saha içerisindeki hareketlerini anlık şekilde takip eden sistem, oyuncu performanslarını istatiksel olarak kayıt altına alırken; oyuncular ise interaktif çemberlerle işaretleniyor. Tamamen dijital altyapıya sahip olan saha diğer taraftan müsabakalarda etkin bir reklam aracına dönüşerek sunduğu görsel şölenle izleyicilerin beğenisini kazanıyor. Genel itibariyle bilgisayar oyununu gerçek hayata taşıyan Nike, böylelikle farkını bir kez daha ortaya koymayı başarıyor.teknolojioku
Çinlilerden Üstün Özellikli Bir Telefon Daha Geliyor
Çinli üretici Meizu’nun yeni amiral gemisi akıllı telefonu MX4 Pro kameralara yakalandı. Oldukça şık bir tasarım ve LG G3’te olduğu gibi sınırları zorlayan ekran çerçevelerin yer verildiği telefonun donanım tarafı da oldukça iddialı görüyor. Çin’de 406 dolardan satışa sunulacak modelde 5.5-inç büyüklüğünde Quad HD çözünürlüklü ekran kullanılacak. Daha önce telefonlarında Exynos işlemciler kullanan Meizu, üst düzey yeni telefonunda bir kez daha Exynos cephesinden bir işlemciye yer verecek. İddiaya göre MX4 Pro modelinde Galaxy Note 4’te olduğu gibi 64-bit desteğe sahip sekiz çekirdekli Exynos 5433 birimi kullanılacak. Telefonda ayrıca 3GB RAM, 20MP arka kamera ve 8MP ön kamera kullanılacak. Meizu, MX4’ün bir de standart modelini hazırlıyor. Bu versiyonda ise 5-inç büyüklüğünde Full HD çözünürlüklü ekran, 3GB RAM, 20MP arka kamera ve 8MP ön kamera kullanılacak. Telefonun güç birimini Galaxy Alpha’da olduğu gibi Exynos 5430 oluşturacak. kaynak: phonearena
17 Ağustos'a Dair Yürek Burkan 44 Fotoğraf
17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan, hepimizi acılara boğan Marmara Depremi'nin üzerinden tam 15 yıl geçti. Bu denli büyük felaketlerin bir daha yaşanmaması için dua ediyor, 17 Ağustos'ta yakınlarını kaybeden ailelere Allah'tan sabır, ve acı kayıplarımıza rahmet diliyoruz. Asla unutmayacağız. 'Ağustos güzeldir, 17'si olmasa...'
'Deprem Riski 2050’ye Kadar Yüzde 50'
Prof. Dr. Mustafa Erdik ile Dr. Doğan Kalafat, şehri bekleyen ‘büyük tehlike’yi yorumladı. Uzmanlar, ‘İzmit Körfezi’nden Saros’a uzanan fay tek parça olarak kırıldığı takdirde 7.6 büyüklüğünde deprem üretir’ diyor. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, özellikle 17 Ağustos Gölcük depreminin ardından Türkiye’nin en önemli kurumlarından biri haline geldi. Enstitü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Erdik ile Ulusal Deprem İzleme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat’ın yoğun mesai harcadığı proje ve çalışmalar aralıksız devam ediyor.‘En riskli Türkiye’ İkili, son olarak AB’ye üye ülkelerin sismik araştırma merkezleri tarafından hazırlanan deprem risk haritası üzerinden Türkiye’yi bekleyen büyük tehlikeyi yorumladı. Haritada İtalya, Yunanistan ve Türkiye’nin içinde yer aldığı Akdeniz kuşağı deprem açısından en riskli bölgeler olarak kırmızı ve mor renklerle dikkatleri çekerken, bu üç ülke arasında deprem açısından en riskli bölgenin Türkiye olduğu tespit edildi. Dr. Kalafat, deprem risk haritasının Kandilli Rasathanesi’nin de içinde olduğu bir AB çalışması olduğunu, söz konusu harita ile üye ülkeler arasında deprem riski en yüksek alanların belirlendiğini söyledi. ‘250 yıllık zaman doldu’ İsviçre Sismoloji Bölümü tarafından basılan çalışma üzerinden Türkiye’deki durumu değerlendiren Erdik ve Kalafat, 17 Ağustos’un yıldönümünde gelinen son noktayı değerlendirdi. Dr. Doğan Kalafat: “Marmara’da iki ana fay bulunuyor. Birincisi İzmit Körfezi’nden Adalar’ın güneyinden Saros’a uzanan hat, diğer kol ise İznik gölünün güneyinden, gemlik Körfezi’ne doğru uzanan ve buradan güneybatı yönüne giden fay hattı. İstanbul için olası büyük deprem riskini son olarak 1766’da kırılan kuzeydeki fay oluşturuyor. Üç parçalı bu fay tek bir parça olarak kırıldığı takdirde 7.6 büyüklüğünde deprem üretir. 2050’ye kadar fayın kırılma riski yüzde 50, bu tarihten sonra ise yüzde 75 oranında. Kuzey Anadolu Fay Hattı’nda büyük bir depremin olduğu kaynağın bir daha yeniden kırılması için 200-250 yıl geçmesi gerekiyor. Bu süre Doğu Anadolu Fay hattı için 500-600 yıl arasında değişiyor. Erzincan’ın doğusu ile Marmara’daki faylar 200 yıllık zamanlarını doldurdu. Ancak istatistikler ile deprem olma zamanını ayrı tutmamız gerekiyor.” ‘Yaklaşık 1 dakika sürecek’ “Hesaplamalara göre Marmara’da oluşacak ve İstanbul’u etkileyecek 7.2 büyüklüğünde bir deprem yaklaşık 1 dakika sürecek. Bu büyüklük ve zamandaki bir depremde 30 bine yakın binanın ağır hasar alması yani çökmesi tahmin ediliyor. Kent merkezinden fay hattına en yakın nokta 8-9 km mesafede bulunuyor. İstanbul’da 1.1 milyon yapı stoğu (bina) olduğu biliniyor. Geçmiş depremlerde yapılan istatistiki çalışmalar sonucunda ağır hasarlı bir binadan ortalama 1 can kaybı 4 yaralı çıkartılıyor. İstatistiki verilere baktığımızda 7.2’lik olası bir depremde kentteki binaların yüzde 3’ünde çökme tehlikesi bulunuyor. Bu oransal değerlerin geçmiş yıllardaki istatiki verilerin sonucu olduğunu ifade etmek isterim.” ‘Her 2 yılda bir deprem’ “Türkiye’nin neresinde olursa olsun her 2 günde bir 4 büyüklüğünde deprem oluyor. Yılda ortalama 16 bin deprem kaydediliyor. Japonya’daki rakam 160 bin deprem. Türkiye’de ortalama her iki yılda bir 6 büyüklüğünde deprem yaşanıyor. Bazı yerlerde 50 yılda bir, bazı yerlerde 10 bin yılda bir olsa da 6 ve üzeri depremler 2 yılda bir görülüyor.” ‘128 kanallı izleme sistemi’ Prof. Dr. Mustafa Erdik: “Marmaray’da 128 kanallı deprem izleme sistemi kurduk. 24 saat boyunca Marmaray’daki titreşim ve depreme bağlı olası kaymaları takip ediyoruz. Marmaray, 7.5 büyüklüğündeki depreme dayanacak şekilde inşa edildi. Büyük bir deprem de belli noktalarda oturmalar olsa da yapının zarar göreceğini düşünmüyoruz. Deprem anında trenin raydan çıkma riskine karşı erken uyarı sistemini hayata geçirdik. Deprem olursa sistem ortalama 7 saniye önceden sinyal vererek treni durduracak. Sinyali alacağımız noktalar Saros-Gölcük arasında olacak. Ancak erken uyarı sistemi anlık olarak sinyal vereceği için 10-12 saniyelik zamanda hareket halindeki tren durarak raydan çıkmasının önüne geçilecek.” ‘Bire bir simülasyon’ “İstanbul’da olası deprem ve tsunami zararlarının azaltılmasına yönelik olarak Japonlarla birlikte ‘Marmara Bölgesi Deprem ve Tsunami Zararlarının Azaltılması ve eğitim’ projesinin çalışmalarına başlamış durumdayız. Proje kapsamında olası 7 ve üzerindeki depremin simülasyon görüntüleri hazırlanıyor. Japonya için hazırlanan uygulamanın bir benzeri İstanbul’a uyarlanacak. Böylelikle proje kapsamında hazırlanacak modellemeler ve simülasyonlar sayesinde deprem anında İstanbul’da neler yaşanacağı gerçeğe en yakın şekliyle gösterilecek. Binaların yıkılma, insanların kaçış anları gerçeğin bire bire kopyası olarak hazılanacak. Çöken binalar, çatlayan yollar, sallanma ve yıkım anlarının da detaylarıyla yer alacağı görüntüler internet üzerinden halkın bilgisine sunulacak.” ‘Üst geçitler yıkılabilir’ Kalafat: “Boğaz köprülerinde depreme bağlı risk bulunmuyor. Barajlarda da sıkıntılı bir durum yok. Son 50 yıllık depremlerde sadece Sürgü Barajı küçük çaplı hasar gördü. İstanbul’da büyük depremde sadece Alibeyköy Barajı’nda küçük çaplı hasar oluşabilir ancak Alibeyköy Barajı da atıl durumda. İstanbul’da riskli semtler yerine riskli yapılar olarak değerlendirme yapmak daha doğru olur. Semtlerin nerede olduğu değil binaların durumu önemli. Yaya üst geçitleri de depremde zarar görecek riskli yapılar arasında.” Tekirdağ’da eksik var D.K.: “Marmara depremi denince sadece İstanbul konuşuluyor. Olası büyük depremden en çok etkilenecek yerlerden biri de Silivri ve Tekirdağ. Maalesef Tekirdağ’ın deprem konusunda çok fazla eksiği bulunuyor. Bu kentle ilgili özel olarak ilgileniyorum ancak yapılması gereken çok iş var. 7.2 veya 7.6 büyüklüğündeki bir deprem şu an itibarıyla Tekirdağ’da üzücü sonuçlar doğurur. Kent için acil önlemler paketi hayata geçirilmeli.” ‘En büyük risk Fatih Camii’nde’ D.K.: “Ayasofya, Süleymaniye, Sultanahmet, Topkapı Sarayı gibi tarihi yapıların depremde hasar görme riski bulunsa da yıkılmaları söz konusu değil. En riskli yapı Fatih Camii. Çünkü zemininin konumu olarak deprem hareketlerini büyüten bir durumda. Fatih’in yaptırdığı cami 1766’daki büyük depremde yıkıldı ve yeniden yapıldı. Olası büyük depremde risk taşıyor.” ‘Şebekeleri depreme dayanaksız’ M.E.: “İstanbul’un depremde en zayıf karnı elektrik şebekeleri ve trafolar. Trafo merkezlerinin çoğu depreme dayanaklı değil. Depremde elektrik sıkınısı çekileceğini söylememiz gerekir. Elektrik şebekelerinin bir an önce depreme karşı elden geçirilmesi gerekir.” MERT İNAN
Reklam