onedio
Büyük Acının 15'inci Yılı
Yalova’da 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 15'inci yıldönümü nedeniyle düzenlenen anma etkinliğinde felakette yaşamlarını yitirenler dualarla anıldı.Marmara Depremi’nde hayatını kaybedenler için düzenlenen program, Yalova Mahalle Afet Gönüllüleri Derneği’nin düzenlediği meşaleli yürüyüşle başladı. Yalova Meydanı'ndan hareketle Gazipaşa Caddesi üzerinden 17 Ağustos Parkı'daki Deprem Anıtı’na yürüyen mahalle afet gönüllüleri, meşaleler yaktı. Yürüyüşe katılanlar anıtın önünde saygı duruşunda bulunuldu. Toplam 2 bin 504 kişinin hayatını kaybettiği, 10 bin 201 bina ve işyerinin yıkıldığı Yalova’da bu yıl düzenlenen törene Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman, AK Parti Yalova Milletvekili Temel Coşkun, İl Genel Meclisi Başkanı Yaşar Demirel ile parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda kişi katıldı. Aradan geçen 15 yıla rağmen acılar yürekleri dağlarken etkinliğe katılanlar büyük afetin simgesi Deprem Anıtı’na akın ederek çiçeklerle donattr. Aradan geçen 15 yıla rağmen silinmeyen acı yeniden yürekleri dağladı. Yürüyüşe katılan İstanbul Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu kısa bir konuşma yaptı. Doç.Dr. Gündoğdu, bu gibi felaketlerden ders çıkarılması gerektiğini vurgularken, 'Marmara’daki olası depremlerle ilgili mücadele etmemizi geliştirmemiz lazım. Başka da yolu yok. Mahalle afet gönüllülüğü konusunda eğitim almamız gerekiyor. Örgütlü olursanız devlet de sizi ciddiye alır ve beraber afeti önleme planlarını işlerler' dedi. Yalova Belediyesi tarafından her yıl olduğu gibi bu yıl da Deprem Anıtı’nda bir anma programı düzenlendi. Anıtta yakınlarını kaybedenler dualar okudu. Büyük felakette hayatını kaybedenlerin isimlerinin yazılı olduğu mermer bloklara çiçek koyan Yalovalılar, deprem döneminde çekilmiş fotoğrafların yer aldığı sergiyi gezdi. Anma programında İl Müftülüğü görevlileri Kuran-ı Kerim ve ilahiler okudu. YÜZYILIN felaketi olarak nitelendirilen ve merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük İlçesi olan 7.4 şiddetindeki 17 Ağustos 1999 depreminde yaşamlarını yitirenler Kocaeli'nin Gölcük İlçesi Kavaklı sahilinde anıldı. Kavaklı sahilinde anma etkinliği depremde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlandı. Anma etkinliğine Ak Parti Milletvekili İlyas Şeker, Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş, Ulusal Deprem İzleme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat ve vatandaşlar katıldı. 'GENÇLERİN EĞİTİLMESİNE ÖNEM VERMELİYİZ' Deprem konusunda gençlerin eğitimine önem verilmesi gerektiğini söyleyen Ulusal Deprem İzleme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat konuşmasına söyle devam etti: 'Yaşadıklarımız bizim kent depremleriydi. Dolayısıyla sonuç olarak baktığımızda çok sık olmayan, ama nadir yaşadığımız 100-130 yılda olabilecek bir depremi yaşadık. Gölcük depremi Türkiye Cumhuriyeti'nde 1939 depremi sonrasında en büyük depremdir. Afetle mücadele çok kolay bir olgu değildir. Depreme karşı bilinçli bir toplum haline gelebilmemiz ve depreme dayanıklı binalarda oturmamız gerekmektedir. Gençlerimiz depremi unuttular. Bazıları da bilmiyor, onun için gençlerimizi bilinçli bir şekilde deprem konusunda eğitmeliyiz' dedi. 'BİLİNÇLİ BİR TOPLUM HALİNE GELMELİYİZ' Depremin büyüklüğü arttıkça tahrip gücünün artıcağını söyleyen Kalafat konuşmasını söyle sürdürdü: 'Japonya ile Türkiye'yi mükayese ettiğimizde Japonya'da 5.7 büyüklüğündeki depremin şiddeti 4'tür. Çünkü Japonya'da bütün binalar depreme dayanıklı yapılmıştır. Evlerindeki eşyaları sabitlemişlerdir. Türkiye'de olan depremlerde 5.7 büyüklüğündeki depremin şiddeti 8 olur. Çünkü depreme dayanıksız konutlardır. Bu depremde hasar olur can kaybı olur. Bunu engellemek bizim elimizdedir. Depreme dayanıklı binalarda oturursak can kaybı ve yaralanmaları berteraf etmiş oluruz. Gençlerimizin eğitilmesine önem vermeliyiz. Yağmur ve kar yağması gibi düşünerek bilinçli bir toplum haline gelmeliyiz. Doğa ile karşı karşıya gelirsek doğa bizden öcünü çıkartacaktır. Siz sulak yerlerde bina yapmakta ısrar ederseniz doğa bir depremde bunları yıkar.' DEPREM ÖLDÜRMÜYOR BİNALAR ÖLDÜRÜYOR İnsanları depremin öldürmediğini binaların öldürdüğünü söyleyen Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş, 'Asrın felaketi olarak bilinen Gölcük Depremi'nin üzerinden dolu dolu 15 yıl geçti. Yaşadığımız deprem felaketinde kaybettiğimiz canlar ve şehitler hepimizin yüreklerinde hala yaşıyorlar. Geride kalan engelli kardeşlerimiz, gözü yaşlı dünya kamuoyu o günü unutmadı ve unutmayacağız. Gelecek nesillere şuan bir mesaj vermekteyiz. Diyoruzki biz Gölcüklüler olarak hazırlıksız yakalanarak bir felaket yaşadık. Gölcük maddi kayıplarını önemli bir ölçüde kazanmış bir şekilde. Geriye dönmeyen canlarımız ve şehitlerimiz var. Onları rahmetle anıyoruz. Onların istek ve beklentileri doğrultusunda haykırıyoruz. Şehitlerimizi deprem öldürmedi depreme dayanıklı olmayan binalar yüzünden onlar şehit oldu' dedi. HEPİMİZİN ÜZERİNE DÜŞEN CİDDİ SORUMLULUKLAR VAR Herşeyi belediyeden ve hükümetten beklemenin yanlış olduğunu söyleyen Ak Parti Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker, 'Depremlerle ilgili sadece ve sadece yıldönümlerinde hatırlanmamalı. Bu konunun sürekli gündeme getirilmesini insan arzu ediyor. Ben yüksek mühendis olarak depremin ne olduğunu bilmiyordum. Türkiyenin yüzde 80-90'ı deprem ve doğal afetlerden bilgisi yoktu. Gün geçtikçe unutuluyor. Unutulmaması lazım. Olası bir depremde aynı miktarda can kaybının verilmemesi ve can kaybının minimum seviyeye alınmasının önlemlerinin alınması lazım. Sadece bu çalışmaları belediye ve hükümetlerden beklemek yanlış. Hepimizin üzerine düşen ciddi sorumluluklar var' diye konuştu. Kuran'ı Kerim Tilaveti ve tasavvuf müsikisi dinletisinin ardından deprem sergisi gezildi. BAKAN IŞIK KONUŞURKEN ANMA PROGRAMINDA OLAY ÇIKTI 17 Ağustos Marmara Depremi'nin 15. yıldönümü konuşmalarının yapıldığı Kavaklı Sahiline Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık saat 00.00'da geldi. Bakan Işık, selamlama konuşması yaptığı sırada alkol ve uyuşturucu bağımlısı olduğu iddia edilen Recep Aydın isimli kişi Bakan Işık'a seslenerek, 'Depremle ilgili konuşuyorsunuz Gölcük'te bir prefabrik ve çadır yok' diyerek tepki gösterdi. Bakan Fikri Işık'da 'Gel konuşalım' diye yanıt verdi. Bakan Işık'ın korumaları tarafından işsiz olduğu öğrenilen Recep Aydın alandan uzaklaştırılıp, gözaltına alınmak istedi. Bu sırada Aydın kollarına giren polislere 'Başka koruma yok mu? Başbakanın korumalarını da gönderin' dedi. Aydın ifadesi alınmak üzere Gölcük Polis merkezine götürüldü. İnsanları depremin öldürmediğini binaların öldürdüğünü söylen Bakan Işık, 'Rabbim tüm şehitlerimize rahmet eylesin. Depremi hep birlikte yaşadık. Aradan 15 yıl geçti. Depremin bu süre içerisinde yaralarını sardık. Kocaeli'nin her yeri nakış nakış işlendi. Eskiye göre çok daha güzel bir şehir yaptık. Yapamadıığmız tek şey şehitlerimizi geri getirememek. Yapacağımız tek şey onların ruhlarına fatihalar okumak. Deprem şehitlerini unutmayacağız. Deprem gerçeğini de unutmayacağız. Burası deprem bölgesi. Deprem öldürmüyor insanların binalar öldürüyor, hırsı ihtirası öldürüyor. Kendi aramızda o gece yaşanan dayanışmayı unutmayacağız. Deprem anından itibaren insanların tek vucud olma durumunu da unutmayacağız. Dünyanın bize gösterdiği ilgiyi unutmayacağız. Kocaeli'nde yaşanan 1999 depreminin ardından Van'da yaşanan depremde dünyada en hızlı müdahele edilen ve en başarılı müdahele edilen depremlerden birisi oldu. Birinci yılında 20 bine yakın konut hak sahiplerine teslim edildi' dedi. SAAT 03.02’DE DENİZE KIRMIZI KARANFİL Felaketin olduğu saat 03.02'de Deprem Anıtı önünde depremde yaşamını yitirenler anısına denizekırmızı karanfil bırakıldı. Buradaki törende konuşan ve depremin acılarını unutmadıklarını söyleyen Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş, “Aradan 15 yıl geçmesine rağmen depremin izleri hepimizde kaldı. Geçmişten ders alıp yapılarımızı güvenli bir şekilde inşaa etmemiz gerekiyor. Biz depremde yaşamlarını yitirenler anısına her yıl burada olacağız.' diye konuştu. Yapılan konuşmaların ardından saat 03.02 gece denize kırmızı karanfiller bırakıldı. ADAPAZARI'NDA DEPREM ŞEHİTLERİ İÇİN KURAN OKUNDU ADAPAZARI'nda 17 Ağustos Depremi'nin 15'nci yıldönümünde 'Tatangalar' adlı Sakaryaspor taraftar grubu Kent Meydanı'nda Kuran-ı Kerim okuttu, helva ve ayran dağıttı. Marmara Depremi'nin 15'inci yıldönümüne Sakaryaspor taraftar grubu Tatangalar anma etkinliği düzenledi. Etkinliğe, depremde yakınlarını kaybedenler de katıldı. Program Yıldız Kuran Kursu öğrencilerinin Kuran-ı Kerim okuması ile başladı. Kuran-ı Kerim okunması ardından hazırlanan helva ve ayran etkinliğe katılanlara dağıtıldı. 1999 depreminin olduğu saat 03.02'de etkinliğe katılanlar depremde yaşamlarını yitirinler için 1 dakikalık saygı duruşu yaptı. Ergün AYAZ-Soner GÜLEZER- Süheyla GÖZDERELİLER-Ömür ÇİÇEK/YALOVA, DHA
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Halkımızın yüzde 43-45’i AKP’yi iktidarda istiyor. Yüzde 51’i de RTE’yi Cumhurbaşkanı. İktidara seçenek tek parti, CHP. Birkaç genel seçimdir CHP, iktidara seçenek diye anılmıyor, yazılmıyor, açıklamaları olası bir iktidar partisinin söylemleri, vaatleri diye değerlendirilmiyor. Ana muhalefet partisi kedinin kuyruğu gibi. Dün neyse bugün de o! Partiler arasında ayrı bir misyonu temsil eden MHP oyları ise zamana ve zemine göre ya çoğalıyor ya da daha düşük düzeye iniyor.Çankaya seçiminde oylarını yüzde 3-3.5 oranında artıran, yüzde 10 barajını aşmasına mek parmak kalan HDP, bu tırmanışla yeni umutların kaynağı oldu.
Akarsular 29 Yıllığına Özel Şirketlere Kiralanacak
1926 yılında çıkarılan Sular Hakkında Kanun'da yapılacak değişiklikle, akarsular 29 yıllığına özel şirketlere kiralanabilecek.bloomberght'den İrfan Donat 'ın haberine göre, Türkiye, 88 yıl önce çıkarılan Sular Hakkında Kanun’da değişikliğe gidiyor. 1926 yılında çıkarılan kanunun 2014 Türkiye’sinin ihtiyacını karşılamaktan uzak olduğunu açıklayan Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Sular Hakkında Kanunun yenilenmesi için kanun tasarısı taslağı hazırladı.TBMM’ye sunulmak üzere hazır hale getirilen Su Kanunu Tasarısı Taslağı ile daha önce HES’lerin kullanması için izin verilen akarsular 29 yıllığına özel şirketlere kiralanabilecek. Kiralanan sulardan yıllık ücret alınacak ve ücretlendirmeyi Bakanlar Kurulu yapacak.Bir önceki taslakta da benzer noktaların olduğuna dikkat çeken TMMOB Çevre Mühendisleri Yönetim Kurulu Başkanı Baran Bozoğlu , 39 yıllığına da olsa 19 yıllığına da olsa bir su tahsisi yaklaşımının yanlış olduğu görüşünde.Türkiye’nin 2-3 yılda bir meteorolojik kuraklığı yoğun şekilde yaşamaya başladığını ifade eden Bozoğlu, “Meteorolojik kuraklığın bu kadar somut olarak ortaya konduğu hatta Konya Havzası’nın kuruduğunun resmi makamlarca açıkladığı bir dönemde Su Kanunu’nun içinde su tahsisinden bahsedilmemesi ve bunun yasaklanması gerekiyor” diye konuşuyor.Bozoğlu’na göre Türkiye’de zaten denetim mekanizması sağlıklı değil.Bakanlığın şu an yer altı suyunu bile kontrol edemez durumda olduğunu savunan Bozoğlu, su tahsisi yaklaşımını şöyle değerlendiriyor: “Halkın malı olan, kamuoyuna mal olması gereken alanların özel sektöre devredilmesi ve özel sektörün de sağlıklı bir denetim mekanizması olmaması bu kaynakların tüketilmesi anlamına geliyor. Fabrikalardan kaçak kuyu suyu denetimi bile yapılamazken, akarsuların 29 yıllığına kiralanmasının çok sağlıklı olmadığını düşünüyoruz.”Anlaşılan bu tasarı Meclis’te görüşülmeye başlandığı zaman uzun bir süre tartışılacağa benziyor. Bizce geri dönüşü olmayan hatalar yapmaktansa öncesinde tartışmakta fayda var.
Sanal Tarımla Doğal Ürün Yetiştiriyorlar
İnternet üzerinden en çok oynanan oyunlardan biri olan sanal tarım oyunu ‘Farmville’ gerçek oldu. 450 bin TL sermaye ile İstanbul Beykoz’da kurulan ‘Komşuköy’ sayesinde 20 metrekareden başlayan alanlarda bilgisayarın başından gerçek tarım yapılabiliyor. Online oyun ekranında sizin seçiminizden sonra çiftçiler sizin adınıza domates, salata, biber, patlıcan, taze soğanla beraber çilek, kavun ve karpuz ekimi yapıyor.Betonlaşan şehirler ve yoğun iş temposu insanın hammaddesi olan toprakla bağlantısını çok kısıtlamış durumda. Sanal tarım yapma imkânı sunan dünyanın en popüler oyunlarından ‘Farmville’e olan ilgi de insanın toprağa duyduğu özlemi ispatlar nitelikte. Dört genç girişimci tarafından, Beykoz’da 17 dönümlük arazi üzerinde hayata geçirilen ‘Komşuköy’ projesi ise insanlara bilgisayarları başında tarım yapma imkânı sunarak oyunu gerçeğe dönüştürüyor. Komşuköy’de senelik olarak tarla edinebiliyorsunuz. Tarlanızı edindikten sonra fide/tohum almak ve diğer işlemler için ‘Komşu Puan’ yüklüyorsunuz. Online oyun ekranında sizin seçiminizden sonra çiftçiler, sizin adınıza domates, salata, biber, patlıcan, kabak, taze soğanla beraber çilek, kavun ve karpuz ekimi yapıyor. Alabileceğiniz en küçük alan olan 20 metrekarelik bir tarlanın tüm bakımlar dâhil aylık bedeli 195 TL. Kullanıcılar bakım işlemlerini oyun ekranından kendileri yapabildikleri gibi, isterlerse işlemlerin otomatik olarak uygulanmasını da sağlayabiliyor. Fide/tohum satın alımları ve verimlilik artırıcı bakım işlemleri ise ekstra ücretlendiriliyor. Özden Akyıldız, Komşuköy’ün kurucu ortaklarından. Bu işe girerken iki amaçları olduğunu söyleyen Akyıldız, “Bunlardan ilki öze dönüş kavramıydı. Tüketim odaklı günümüz dünyasında, özellikle büyük şehirlerde yaşayan bireyler doğa ve topraktan oldukça uzak bir yaşam sürüyorlar. Komşuköy aynı zamanda hafta sonlarınızı doğada, kendi tarlanızla ilgilenerek geçirebilmenizi de sağlayan bir proje.” sözleriyle açıklıyor. Bu işe girmelerinin ikinci sebebi olarak da tarımın yükselen değerini, büyük yatırım gruplarının bu alana yaptıkları yatırımları ve dünyada yükselen trend olan bireysel bahçeciliği gösteriyor. Bu alanda büyük fırsatlar olduğunu belirten Akyıldız, “Son 2 yıl içinde Avrupa ve Amerika genelinde bireysel bahçecilik yüzde 60 artmış durumda. Günümüzde insanlar evlerinin çatılarını, balkonlarını hatta yol kenarlarını tarlalara dönüştürüyor. İlerleyen dönemlerde dünya genelinde gıda kaynaklarında sıkıntı çekileceği bilgisi günden güne yayılıyor. Bu noktada biz birçok kişinin kendi tarlasına sahip olmayı ve oradan beslenmeyi isteyeceğine inanıyoruz.” diyor. 450 bin TL’lik sermayeyle başlanan proje, Türkiye’nin önde gelen firmalarından sponsorluk desteği almış. Tüm görüntüleme ve güvenlik alt yapısı, damla sulama alt yapısı sponsorlar tarafından yapılmış. Şu an Komşuköy’e kayıtlı bin 850 üye bulunuyor. İlk dönem için üyelerden sadece 220 tanesi çeşitli büyüklükte arsalar kiralayabilmiş. Sıra gelmeyenler ise bir sonraki dönemi bekliyor. Özden Akyıldız, beş yıl içinde ise toplam 40 bin Komşuköylü olacağına inanıyor. Bu yüzden farklı bölgelerdeki yerel çiftçiler ile işbirlikleri yapacaklarını ifade eden Akyıldız, “Komşuköy’ün tüm fonksiyonları ile gerçek bir doğal ürün üretim ve satış platformu olmasını hedefliyoruz. Bu anlamdaki ilk iş modeli olacağından, projeyi globale taşımak da en büyük hedeflerimizden biri.” ifadelerini kullanıyor. Daha şimdiden İngiltere ve Fransa’dan aynı sistemi kendi ülkelerinde de kurmalarını isteyen iş teklifleri almışlar. Ama ilk olarak Türkiye içinde farklı yerlere ulaşmak istiyorlar. Bir sonraki ekim yeri ise Ege’de olacak. Tarla kiralamalarında bölge çeşitliliğini yakaladıktan sonra ise üyelerin kendi üretimini yapmaları haricinde, ürünlerinin ticaretini de yapabileceği online köy pazarı hayata geçirilecek. TARLADAKİ ÜRÜN PLAZAYA TAŞINIYOR Komşuköy üyelerinin büyük bir çoğunluğu beyaz yakalı diye tabir edilen kesimden oluşuyor. Kent insanlarında doğal yaşamın bir parçası olma isteğinin oldukça yoğun olduğuna dikkat çeken Özden Akyıldız, Tarlada yetişen ürünlerin paketler halinde plazalara taşındığından bahsediyor. Çocuklu ailelerin de Komşuköy’e yoğun bir ilgisi var. Ailelerin, çocuklarına sağlıklı ürünler yedirmek istediğinin altını çizen Akyıldız, “Sağlıklı beslenmenin yanında çocuklarının doğadan kopmamasını isteyen, çileğin markette değil de tarlada yetiştiğini öğretmek isteyen bilinçli bir üye profilimiz var.” diye konuşuyor. Komşuköy, üyelerine kendi ürünlerini yetiştirebilmenin yanı sıra ürünleri diğer üyeler ile takas edebilme imkânı da sunuyor. Bu sayede üyeler, yalnızca kendi ürünlerini takas ederek, para ödemeden diğer ihtiyaçlarını da karşılayabiliyor. Özel bir şirkette yöneticilik yapan Ayşim Tanrıöver Yorgancı, Komşuköy’ü ilk duyduğunda ne kadar heyecanlandığını anlatıyor. Yorgancı, “İlk hasadımızı aldığımız anı unutmayacağım. Sanırım lezzetli ve doğal yiyecekler elde etmemizin dışında tarlamıza gidip toprağa dokunmak, geçen ay küçücük olan karpuzlarımızı bir sonraki ay büyümüş görmek, kendi elimizle nereden geldiğini bildiğimiz sebzeler meyveler toplamak ve yemek bu bağı kurmamıza neden oldu.” diyor. Göz doktoru Emin Erişir ise “Mahsullerimiz eve gelmeye başlayınca sebzelerin gerçek lezzetlerini ne kadar özlemiş olduğumuzu fark ettik.” diyerek özledikleri doğal yaşamı sanal tarla projesiyle yakaladıklarını anlatıyor. GÖKMEN KÖSE, CAFER CAN
CHP'de Kurultay Süreci: İnce'nin Aday Olması Bekleniyor
CHP kurmayları, bugün kesin kararını verecek olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ’na kurultay tarihi olarak 5-6 Eylül’ü önerdi. Kurultayın ikinci gününde yapılacak tüzük değişikliğiyle “önseçim”e sınırlama getirileceği belirtiliyor. Milletvekili adaylarının belirlenmesi aşamasında genel merkezin yetkisi genişletilecek. Bu arada CHP Grup Başkan Vekili Muharrem İnce 'nin de adaylığını açıklaması bekleniyor. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun “en kısa sürede” toplanması için çalışma yapılmasını istediği olağanüstü kurultayın, MYK’de son anda değişiklik olmazsa 5-6 Eylül’de toplanması planlandı. Kılıçdaroğlu’nun olağanüstü kurultay kararının ardından salon arayışına başlayan CHP yöneticileri, spor karşılaşmaları nedeniyle birçok spor salonunun hafta sonu uygun olmaması nedeniyle Ankara Ticaret Odası’nın Kongre Salonu’nu buldular. Yaklaşık 1500 kişilik olan salonu Kılıçdaroğlu’nun da uygun bulması halinde bugünkü MYK’de bu tarihin kesinleşmesi bekleniyor. Ayşe Sayın ’ın Cumhuriyet’teki haberine göre, kurultayın ikinci gününde yapılacak tüzük değişikliği kapsamında “önseçim” kriterlerini daraltacak düzenleme yapılacağı belirtiliyor. Cumhurbaşkanı seçimi sonrasında parti içinde yükselen “olağanüstü kurultay ve istifa” sesleri üzerine “jet kurultay” kararı alan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu bugün, partisinin MYK’sini toplayarak, bu kararını resmileştirecek. MYK toplantısı öncesinde olası tarihlerle ilgili çalışmalar yapıldı. Bu kapsamda, tüzük gereği kurultay tarihinden 15 gün önce ilan edilmesi gerektiği dikkate alınarak 5-6 Eylül tarihi uygun bulundu. Ancak bu tarihte uygun spor salonu bulunamaması sorunu yaşanınca bir sonraki hafta için araştırma yapıldı ancak uygun bir spor salonu bulunamadı. Bazı kurmayların Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu’nda “seyircisiz” olarak kurultayın toplanması önerisini de Kılıçdaroğlu geri çevirdi. Bunun üzerine ATO’nun kongre salonu olan Congresium’da kurultayın toplanması için görüşmeler yapıldı ve salonun uygun olduğu 5 Eylül Cuma ve 6 Eylül Cumartesi yapılması planlandı. Kılıçdaroğlu’nun da uygun bulması halinde kurultayın bu salonda toplanacağı belirtildi. Kurultayda Kılıçdaroğlu’na rakip olacağının işaretini veren Yalova Milletvekili Muharrem İnce, kurultay tarihinin MYK’de netleşmesinin ardından grup başkanvekilliğinden istifa edecek. İnce’nin istifa kararıyla birlikte adaylığını da ilan etmesi bekleniyor. İnce’nin adaylık açıklamasının ardından da yurt gezilerine çıkarak destek arayacağı belirtiliyor. Kurultayın ilk gününde genel başkan ve PM seçimi yapılması planlanırken, ikinci gün tüzük değişikliği yapılacak. Parti yönetimi tüzük değişiklikleri üzerinde çalışmalara başladı. Edinilen bilgiye göre en önemli parti tüzüğünün 58. maddesindeki önseçimle ilgili hükümde yapılacak. Söz konusu madde, milletvekili adaylarının büyük bölümünün “önseçimle” belirlenmesi zorunluluğu getiriyor. Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı döneminde 26 Şubat 2012 tarihli olağanüstü kurultayda yapılan değişiklikle, aday belirlemede genel merkezin yetkileri daraltılmıştı. Söz konusu madde, merkez yoklaması ile belirlenecek adayların toplam sayısının, partinin gösterdiği milletvekili adaylarının yüzde 15’ini geçemeyeceği hükme bağlanıyor. Partinin son genel seçimlerde yüzde 10’undan az oy aldığı seçim çevrelerinden gösterilen toplam milletvekili aday sayısının bu orana dahil edilmeyeceği de tüzükle belirlendiği için özellikle Doğu-Güneydoğu Anadolu’da da genel merkeze aday belirleme konusunda inisiyatif tanınıyor. Kurultayda yapılacak tüzük değişikliği ile önseçim koşullarının daha da daraltılarak, aday belirlemede, 2012 değişikliği öncesinde olduğu gibi daha fazla söz hakkı verilmesi planlanıyor. CHP kurmayları, tüzükteki bu hükmün Seçim Yasası’na aykırı olduğunu, söz konusu yasada belirli bir oran konulmadığını savunuyorlar. Yapılacak bir başka değişiklikle de il ve ilçe örgütlerinin görevden alınmaları halinde mevcut tüzüğe göre 45 gün içindeki kongre zorunluluğu 1 yıla çıkarılacak. Böylece görevden alınan yönetimlerin delegeleriyle seçime gidilmesi engellenecek.T 24
Gazetelerde Bugün | 17 Ağustos Pazar
Hürriyet: Türkiye'yi dinletmiş Milliyet: 30 bin ölü 120 bin yaralı Sabah: Paralel Merkel Vatan: Bir sen eksiktin Taraf: Ankara'yı zorlayacak IŞİD kararı Akşam: Koca şehri fişlediler Cumhuriyet: Seçim bitti şahinleşti Birgün: Erdoğan'ın unsurları yine katliam yaptı Zaman: Kentsel değil, rantsal dönüşüm Yeni Şafak: Örgüt silahı diyeceklerdi Evrensel: Davayı bizden kaçırıyorlar
Reklam
"İstanbul-Bursa- İzmir Otoyol Projesi" Tam Gaz
İstanbul ve İzmir arasında ulaşımın süresini 3,5 saate düşürecek projenin, Bursa'ya kadar olan bölümünün 2015 yılında açılması için çalışmalar hızla sürüyor.BURSA/YALOVA İstanbul ve İzmir arasında ulaşımın süresi 3,5 saate düşürecek 'İstanbul-Bursa-İzmir (İzmit Körfez Geçişi ve Bağlantı Yolları Dahil) Otoyolu Yap-İşlet-Devret Projesi'nin Bursa'ya kadar olan bölümünün 2015 yılında açılması için çalışmalar hızla sürüyor. Projenin fiziki gerçekleşmesi, Bursa'ya kadar olan kısmında yüzde 46, tamamında ise yüzde 36’ya ulaştı. Kamu Özel Sektör Ortaklığı Bölge Müdürü İsmail Kartal, Bursa Valisi Münir Karaloğlu ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Öztürk'e, Bölge Müdürlüğünde projeye ilişkin brifing verdi. Temelin 2010 yılı ekim ayında atıldığını hatırlatan Kartal, proje tutarının 9 milyar dolar olduğunu bildirdi. Bunun üzerine 2 milyar lira kamulaştırma bedeli konulduğunda yaklaşık 20 milyar lira büyüklüğünde bir projeden bahsettiklerini belirten Kartal, 'Bu yatırım büyüklüğü, dünyada resmi olarak bilinen 50 ülkenin yıllık bütçesinden daha büyüktür. Bu projemiz, otoyol anlamında, bu kapsamda dünyada en büyük projeler arasında hatta birinci olma özelliğini taşımaktadır' dedi. Kartal, fiziki gerçekleşme oranlarının, Bursa'ya kadar olan kesimde yüzde 46, projenin tümünde ise yüzde 36 olduğu bilgisini verdi. Bursa'ya kadar olan bölümün en geç 2015 yılı sonunda bitirilmesinin hedeflendiğini aktaran Kartal, 'Orhangazi çıkışına kadar köprü dahil mutlaka bitiriyoruz. Bursa'ya kadar 83 kilometrelik kesimin tamamının bitirilmesi planlanmış, programlanmış olup çalışmalar bu doğrultuda devam ediyor' diye konuştu. Özellikle Selçukgazi Tüneli'ndeki bazı zorluklar nedeniyle projenin bu kısmının 2016'ya sarkabileceğini anlatan Kartal, İznik Kavşağı'na kadar olan bölümün mutlaka 2015 yılı içinde tamamlanacağını vurguladı. Kartal, Çanakkale Boğazı'nda yapılması planlanan köprünün ise ülkenin 2023 hedefleri doğrultusunda 2023 metre olacağını sözlerine ekledi. 'Günlük 4 milyon dolar harcanıyor' Karaloğlu da projenin, ülkeyi heyecanlandıran bir yatırım olduğuna dikkati çekti. Çalışmalarda hiçbir sorun yaşanmadığına işaret eden Karaloğlu, 'Proje, planlandığı gibi hatta planlananın ötesinde, önünde devam ediyor. Proje için günlük 4 milyon dolar harcanıyor' ifadesini kullandı. Türkiye'nin, kamu bütçesinden tek kuruş harcamadan, bir hizmet projesine günlük 4 milyon dolar harcayabildiğini bildiren Karaloğlu, 'Bu, 8 milyon lira demek. Büyük rakamlar bunlar' değerlendirmesinde bulundu. Projenin sağlayacağı getirilerin önemine değinen Karaloğlu, uluslararası bir değerlendirme kuruluşunca etki analizi yapılmasına devam edildiğini aktardı. Söz konusu kuruluşun, ekim ayında rapor hazırlayıp kendilerine sunacağını söyleyen Karaloğlu, şöyle konuştu: 'Otoyol, Bursa'ya ne sağlayacak? Bursa'da sanayi üzerinde nasıl bir baskı oluşturacak? Çevre konusunda nasıl bir risk oluşturacak? Turizmimizi nasıl etkileyecek? Bütün bu konularla ilgili uluslararası bir firma çalışmalarına devam ediyor. Ekim ayında inşallah o raporu kamuoyuyla paylaşacağız. Niye bunu yaptırıyoruz? Bu otoyolun kentimize getireceği ekstra yükler konusunda kent yöneticileri olarak hazırlıklı olmazsak emin olun bundan istifade etmek yerine kentimiz zarar görebilir. Hazırlıklı olmak istiyoruz. Bu otoyolun sağlayacağı avantaja da dezavantaja da kentimizin hazırlıklı olması lazım.' Karaloğlu ve beraberindekiler daha sonra otoyol güzergahındaki (Selçukgazi Tüneli, Orhangazi, Samanlı Tüneli, Altınova) yapım çalışmalarını, asma köprü için ankraj blokları ve denizdeki kule inşaatını inceleyerek, Hersek Asma Köprü ile Dilovası şantiyelerinde yüklenici firma yetkililerden bilgi aldı. Projenin detayları 'İstanbul-Bursa-İzmir (İzmit Körfez Geçişi ve Bağlantı Yolları Dahil Otoyolu Yap-İşlet-Devret Projesi'nin uzunluğu, 384 kilometre otoyol ve 49 kilometre bağlantı yolu olmak üzere 433 kilometre olarak hesaplandı. Proje, Anadolu Otoyolu üzerindeki Gebze Köprülü Kavşağı'ndan Ankara yönüne yaklaşık 2,5 kilometre sonra teşkil edilecek bir köprülü kavşakla (2x5 şeritli) başlayıp İzmir Çevre Yolu üzerindeki mevcut Otogar Kavşağı'nda sona eriyor. Yapımına devam edilen 252 metre kule yüksekliği ve 35,93 metre tabliye genişliğine sahip, bin 550 metre orta açıklığı ve toplam 2 bin 682 metre boyuyla dünyanın en büyük orta açıklıklı asma köprüleri arasında 4'üncü sırada yer alan İzmit Körfez Geçişi Asma Köprüsü çalışmalarında, Kuzey ve Güney Ankraj Bölgesinde ankraj bloğu kazı çalışmaları tamamlandı, beton imalatı ise devam ediyor. Köprünün kule keson temelleri, iki aşamalı çalışma sonucu bitirildi. Nihai konumlarına yerleştirilen kule temellerinde, kule ankraj kaidesi ve bağ kirişi imalat çalışmaları sona erdi. Asma köprü çelik kule blokları montajına 8 Temmuz'da başlandı. Montaj çalışmalarında, deniz seviyesinden itibaren 80 metreye ulaşıldı. Tabliye, ana kablo çelik imalat ile özel köprü elemanları imalat çalışmaları, iş programına uygun olarak devam ediyor. Samanlı Tüneli'nde her biri 3 bin 510 metre olan iki tüpte kazı çalışmaları bitti ve tünel kemer betonu çalışmalarında yüzde 94 seviyesine ulaşıldı. Selçukgazi Tüneli'nde, bin 250'er metrelik iki tüpün giriş ve çıkış portallerindeki kazık imalatları tamamlanarak tünel kazılarına başlandı ve 22 metre ilerleme sağlandı. Belkahve Tüneli'nde, bin 610'ar metre uzunluğundaki iki tüpün giriş ve çıkış bölümlerinde 4 aynada tünel kazıları sürüyor. Burada da 860 metre ilerleme elde edildi. Proje kapsamında 253 metre uzunluğundaki Kuzey Yaklaşım Viyadüğü, başlık kirişi seviyesinde tamamlandı ve bin 380 metrelik Güney Yaklaşım Viyadüğünde elevasyon ve tabliye montajı sürüyor. Betonarme viyadüklerde, Gebze-Bursa kesiminde 12, Kemalpaşa Ayrımı-İzmir kesiminde iki olmak üzere 14 viyadükte çalışmalar hızla ilerliyor. Hedef ve gerçekleşme Projenin yapım süresi 7 yıl olarak belirlendi. Gelecek yıl sonu itibarıyla İzmit Körfez Geçişi Asma Köprüsü, Gebze-Gemlik kesimi ve Kemalpaşa Ayrımı-İzmir kesimindeki yapım çalışmalarının tamamlanması hedefleniyor. Güzergahtaki kamulaştırmalarda yüzde 85, yapım çalışmalarının sürdüğü Gebze-Orhangazi-Bursa ve Kemalpaşa Ayrımı-İzmir kesimlerinde ise yüzde 46 fiziksel gerçekleşme sağlandı. Çalışmaları üstlenen şirket tarafından 1,63 milyar dolarlık iş yapıldı. İdare ise kamulaştırmalara 1,41 milyar lira harcadı. Proje için şu an itibarıyla 5,17 milyar lira harcama yapıldı. Muhabir: Haluk Yüksel
Reklam
'2015 Seçimlerinden Sonra Başkanlık Sistemine Geçmeyi Düşünüyoruz'
BAŞBAKAN Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Türkiye'de bugüne kadar parlamenter sistemin yarım yamalak uygulandığını savunurken, “Halkın yüzde 52'sinin oyu ile gelmiş bir Cumhurbaşkanı adeta yarı başkanlık sistemine doğrudan geçmiş gibidir' dedi.Arınç, 2015 seçimlerinden sonra anayasa değişikliğine giderek başkanlık sistemine geçmeyi düşündüklerini söyledi. Kuzey Irak'tan yayın yapan Rudaw TV'ye konuşan Arınç, Irak'ta yaşanan olayların eski Başbakan Nuri Maliki'nin politikalarından kaynaklandığını anlatırken, 'Biz Irak halkı ile dayanışma içindeyiz. Orada terör ve şiddet istemiyoruz' dedi. Arınç, Irak ve 'Kürdistan' olarak nitelendirilen Kuzey Irak'taki olaylar nedeniyle üzgün olduklarını vurgularken “Petrol kuyularının, bazı stratejik yerlerin ele geçirilmesi, Türkiye'yi fevkalade ilgilendiren konular' dedi. Irak'ta olayların eski Başbakan Maliki'nin mezhepçi politikası olduğunu ifade eden Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, şöyle devam etti: “Şimdi çok şükür çok bir uyanış var Irak'ta. Kürtler, Cumhurbaşkanı'nı seçti. Yeni Cumhurbaşkanı Fuad Mahsum bildiğim kadarıyla çok olumlu bir insan. Sünniler, Parlamento Başkanı'nı seçti. Başbakanlık için Abadi isabetli bir karardır. Bir an önce yönetimini kurmalıdır. Biz Irak halkı ile dayanışma içindeyiz. İnancı ne olursa olsun hepsi bizim kardeşimizdir. Orada terör ve şiddet istemiyoruz.' Türkiye'de geçen Pazar günü halk oylaması ile ilk kez cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldığını ifade eden Arıç, bugüne kadar parlamenter sistemin yarım yamalak uygulandığını ifade ederken, “Halkın yüzde 52'sinin oyu ile gelmiş bir Cumhurbaşkanı adeta yarı başkanlık sistemine doğrudan geçmiş gibidir' dedi. Hükümet'in 2015 seçimlerinden sonra anayasayı değiştirerek, başkanlık sistemine geçeceğini söyleyen Bülent Arınç, “Bu anayasada başkanlık sistemlerinden herhangi birisini, Türkiye için daha iyi yönetilebilir bir sistem olarak düşündüğümüz için, düşüneceğiz' diye konuştu. Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, yeni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül arasında parti başkanlığından dolayı gerginlik olduğuna yönelik iddiaların asılsız olduğunu ekledi.DHA
Elektrik İsyanı Çatışmaya Dönüştü: Polis Havaya Ateş Açtı
Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesinde bir grup, elektrik kesintilerini protesto etmek için ilçe merkezinde yolları trafiğe kapattı. Dağılmayan gruba polis biber gazı ve tazyikli suyla müdahale etti. Grubun taş atması üzerine polis havaya uyarı amaçlı ateş açtı Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesinde, sık sık meydana gelen elektrik kesintilerini protesto etmek için trafo merkezini basmak isteyen ve uyarılara rağmen dağılmayarak yolu trafiğe kapatan gruba, polis biber gazı ve basınçlı suyla müdahale etti. Gruptakilerden bazılarının gazdan etkilendiği müdahale sonrası kalabalık ara sokaklara dağıldı. İlçe merkezinde sık sık yaşanan elektrik kesintilerini protesto etmek isteyen 100-150 kişilik grup, trafo merkezi önünde toplandı. Polisin güvenlik önlemi aldığı bölgede yapılan uyarılara rağmen dağılmayan gruptakiler, yolu trafiğe kapattı. Dağılmaları yönünde yapılan uyarılara olumsuz yanıt veren gruba polis tarafından biber gazı ve basınçlı suyla müdahale edildi. Gruptakilerin bazılarının etkilendiği müdahale sonrasında kalabalık ara sokaklara dağılıp kaçtı, yol ise yeniden ulaşıma açıldı. Polisin biber gazlı ve basınçlı suyla müdahalesinin ardından ara sokaklara dağılan gruptakilerden bazıları TOMA'lara ve polislere taş atmaya başladı. Polis, bazı göstericilerin yapılan uyarılara rağmen dağılmaması üzerine havaya uyarı ateşi açtı. HASTANEDE BULUNANLAR ETKİLENDİ Polisin müdahalesinin ardından dağılan bazı göstericiler, Akçakale Devlet Hastanesi'nin bahçesinde toplandı. Hastane bahçesinde bulunan çöp konteynırları ve oturma banklarıyla barikat yapan göstericiler, polislere taş attı. Polis ise hastane bahçesindeki gruba biber gazıyla müdahale etti. Gruptakiler müdahale sonrası ara sokaklara dağılırken, hastane bahçesine atılan biber gazından dolayı bazı hasta ve yakınları ile çalışanlar da etkilendi. Yaşananların ardından gerginliğin sürdüğü ilçeye Şanlıurfa'dan takviye polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. ŞANLIURFA/DHA
Reklam
Şahin: 'Gül Gelse Bile Başbakan Olamaz'
Erdoğan sonrası genel başkan ve başbakan tartışmaları ile ilgili konuşan Ak Parti'nin iki numaralı ismi Şahin 'Abdullah Gül Bey görev süresi dolduktan sonra partimize gelse bile başbakan olamayacaktır. Ak Parti'de bir geçiş süreci olmayacak' dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Karabük'te gazetecilerin sorularını yanıtladı. AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın halk oyuyla 12. Cumhurbaşkanı seçildiği ve bu nedenle görevlerini bırakacağı bazı isimlerin gündeme geldiği yönündeki bir soruya Şahin, şöyle yanıt verdi: '28 Ağustos'ta yemin ederek cumhurbaşkanı sıfatını kazanacak ve yeni görevine başlayacak. Tabii AK Parti Genel Başkanlığı da, başbakanlığı da düşmüş olacak. Tabii ki iktidar partisi olan AK Parti, genel başkansız kalmaz, başbakansız da kalmaz. İstişare çalışmaları devam ediyor.' 'Önümüzdeki perşembe günü Merkez Yürütme Kurulu toplantısı olacak büyük bir ihtimalle' diyen Şahin, şöyle devam etti: 'İstişare sonuçlarını genel başkanımızın, başbakanımızın ve cumhurbaşkanımızın riyasetinde orada değerlendireceğiz. Bir arkadaşımız bu görevi üstlenmiş olacak. O her kim olursa olsun AK Partililer olarak bizim genel başkanımızdır, başbakanlığı da üstleneceği için bizim de başbakanımızdır. Bizde herhangi bir sorun yok.' ALMANYA TÜRKİYE'Yİ DİNLİYOR MU? Şahin, Alman 'Der Spiegel' dergisinin haberine göre Almanya'nın Dış İstihbarat Servisi'nin (BND), NATO partneri Türkiye'yi dinlediğinin öne sürüldüğü yönündeki soruya da 'Der Spiegel Dergisi Türkiye ile ilgili hayırlı rüya görmeyen bir dergidir. Özellikle AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan'la ilgili çok haksız haberler yapmış olan bir dergidir. O nedenle onun bu haberini ihtiyatla karşılamak gerekir. Ancak üzerinde de ciddiyetle gitmek gerektiği kanaatindeyim. Mutlaka hükümetimiz ve Dışişleri Bakanlığımız bu dergideki bu iddialarla ilgili gerekli incelemelerini araştırmalarını yapacaktır. Böyle bir haberin doğruluk ihtimali üzerine de mutlaka gerekli çalışmaların yapılması gerekir kanaatindeyim' yanıtını verdi. Gazetecilerin Başbakan değişikliğinden sonra olası bir kabine değişikliğinin olma ihtimalini sormasına üzerine de Şahin, 'Önce genel başkanımız belli olsun ondan sonraki adımlardır bunlar. Olur mu olmaz mı daha sonraki safhada bunları görürüz' dedi. YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI Şahin, 'Anayasa değişikliği olacak mı?' sorusuna karşılık şunları söyledi: 'Bizim öteden beri yeni bir anayasa düşüncemiz hep var olmuştur. 1982 Anayasası'nın yerine bizim yeni bir anayasayı milletimizin önününe koymamız gerektiğini hep vurgulamışızdır. İki yıla yakın çalışan Anayasa Uzlaşma Komisyonu maalesef yeni bir anayasayı milletin önüne koyamadı. Ancak biz bu hedefimizden hiçbir zaman vazgeçmedik. 24. dönemde bunun gerçekleşmeyeceği anlaşılıyor ama 2015 seçimlerinden sonrasıyla ilgili bizim zannediyorum seçim çalışmalarında halkımıza vaat edeceğimiz en önemli hususlardan bir tanesi yeni anayasa olacaktır.' Şahin, Türkiye'nin daha çağdaş, insan hak ve özgürlüklerini ön plana çıkaran ve Türkiye'nin var olan bazı sorunlarını da çözeceğine inandıkları bu yeni anayasanın uzlaşmayla da olabileceğini belirterek, 'Bazı partilerle uzlaşarak da olabilir. Eğer halk bize yeni bir anayasa yapacak kadar güç verirse kendi başımıza da böyle bir anayasayı çıkartmayı planlıyoruz' diye konuştu. Yeni anayasa ile 765 sayılı Türk Ceza Kanununun (TCK) 125'inci maddesine göre, 'vatana ihanet' suçundan idam cezasına çarptırılan ve Avrupa Birliği (AB) uyum yasaları ile idam cezası kaldırıldığı için İmralı Cezaevi'nde ömür boyu hapse mahkum edilen Abdullah Öcalan'ın serbest kalacağı iddiaları olduğu yönündeki soruya karşılık Şahin, şunları aktardı: 'Söylediğiniz hususun anayasa ile hiçbir ilgisi olamaz. Çünkü söylediğiniz hususun anayasa bağlamında değerlendirilmesini bir hukukçu olarak pek mümkün görmüyorum. O ceza yasalarıyla ilgili bir husustur. Yani bir anayasa ihtiyacını gündeme getirirken Abdullah Öcalan'ın affıyla birlikte bunu değerlendirirseniz bu anayasa zaten çıkmaz. O bakımdan milletin kafasını şimdiden karıştırarak milletin bu anayasaya tedbir almasını, tepkili hale gelmesini sağlayacak bu tür sözleri talihsiz sözler olarak ifade ederim.' Bir gazetecinin, 12. Cumhurbaşkanı seçilen AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'yeni anayasayı tek başına çıkartamadıkları takdirde hiç olmazsa 330'u yakalamak suretiyle halka gidebilecek bir referandum sayısına ulaşmak istiyoruz' şeklinde konuştuğunu hatırlatması üzerine Şahin, şunları kaydetti: '2015 seçimlerinden sonra bizim parlamentodaki milletvekili sayımızla çok doğru orantılı bir şeydir bu. Eğer tek başına bir anayasayı çıkaracak güce sahip değilsek, en azından referandumlu şekilde çıkarabilecek bir imkana sahip olabilir miyiz? Yani '330-367 arasında bir milletvekili grubuna sahip olabilirsek bunu dahi değerlendirebiliriz' anlamında açıklamadır. Bunda şaşılacak bir şey yok.' GEÇİŞ DÖNEMİ OLMAZ Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun isminin genel başkanlık ve başbakanlık için öne çıkmasının partililerde bir kırgınlık oluşturup oluşturmayacağını sorusuna da Şahin, şu şekilde cevap verdi: 'AK Parti'nin seçilecek olan yeni genel başkanı aynı zamanda başbakan olacaktır, olmalıdır. Bizim bu konuda ki yaklaşımımız odur. Abdullah Gül Bey görev süresi dolduktan sonra partimize gelse bile başbakan olamayacaktır, milletvekili olmadığı için. O nedenle bu tür kırgınlıkların bizim partimizin içinde olması mümkün değildir. Tüm arkadaşlarımız millete hizmet için bu parti içerisinde görev almışlardır, Abdullah Gül Bey de aynı düşüncelerle bu partinin kurucularındandır. Şimdi gelirse yine aynı düşüncelerle gelecektir. İleride kime hangi görev düşer onu zaman gösterecektir.'Buna geçiş süreci diye bilir miyiz?' diye soran gazeteciye de Şahin, 'Yok öyle diyemeyiz' cevabını verdi. KARABÜK/AA
Kadıköy'de Frikiklerin Gecesi!
Fenerbahçe ile son Yunanistan Ligi şampiyonu Olympiakos hazırlık maçında karşı karşıya geldi. Fenerbahçe, iki frikik golüyle kazandı. Olympiakos da frikikten attı.   Fenerbahçe, yeni teknik direktörü İsmail Kartal yönetiminde ilk maçında Olympiakos ile karşılaştı. Şükrü Saracoğlu Stadı'nda oynanan hazırlık maçı 2-1 Fenerbahçe'nin üstünlüğü ile bitti. 35. dakikada Caner Erkin, 81'de de Emre Belözoğlu, frikikten attığı goller ile sarı-lacivertli takıma galibiyeti getirdi. Olympiakos'un tek sayısı ise 90+3'de Holebas'ın frikik golüyle geldi. F.BAHÇE KASIRGASI Düşük tempoda başlayan maçta iki takım da 30. dakikaya kadar birbirlerine üstünlük kuramadı. İlk yarının son 15 dakikasında ise Fenerbahçe kasırgası vardı. Sarı-lacivertli ekip 35'te Caner Erkin'in harika frikik golüyle 1-0 öne geçerken Moussa Sow'un yaptığı iki etkili kafa vuruşu ise kalecide kaldı. Devrenin bu bölümünde Emmanuel Emenike de gösterdiği performansla beğeni topladı. Oliympiakos cephesi ise bulduğu iki pozisyondan yararlanamadı. İKİNCİ YARI TEMPO DÜŞÜK İkinci yarı düşük tempoda başlarken, Fenerbahçe'de ileri uç hattında yer alan futbolcuların biraz geriye dönük oynaması topun Olympiakos'ta daha fazla kalmasına sebep oldu. Fenerbahçe savunması ise yay önünde etkili bir hat kurdu ve Olympiakos atakları burada sonuçsuz kaldı. Fenerbahçe'de bu yarıda da ataklar Caner Erkin endeksliydi. Fenerbahçe'de Ersun Yanal döneminde kadro dışı kalan Serdal Kesimal de bu yarıda oyuna dahil oldu ve alışılmışın aksine sağ bekte görev yaptı. BİR FRİKİK DE EMRE'DEN İkinci yarı Olympiakos, Fenerbahçe'ye oranla daha etkili olurken girdiği pozisyonlardan yararlanamadı. Fenerbahçe'de 81. dakikada Mehmet Topal'ın yerde kalmasının ardından kazanılan frikikte ise Emre Belözoğlu topu ağlara gönderdi. Caner Erkin'in golünün simetrisi bu sefer farklı bir yarı sahada yaşandı. 90+3'de ise Holebas, aynı Fenerbahçe'nin gollerinde olduğu gibi frikikten attığı gol ile takımının tek golünü kaydetti. Maçta başka gol olmayınca karşılaşma 2-1 sonuçlandı. Sporx
Reklam
Yetkin Dikinciler ve Aslı Orcan Evlendi
Ünlü oyuncu Yetkin Dikinciler ile oyuncu Aslı Orcan evlendi.  Bu akşam düzenlenen düğünle Yetkin Dikinciler ile Aslı Orcan hayatlarını birleştirdi. Aslı Orcan, Karadayı, Kurt Seyit ve Şura dizisinin ardından gazeteci rolüyle Medcezir kadrosuna katılmıştı.Posta
Snowden: 'IŞİD Liderini MOSSAD Eğitti'
ABD Ulusal Güvenlik Dairesi eski çalışanı Edward Snowden ilginç bir iddiada bulundu.Gizli bilgileri sızdırdığı için kaçarak Rusya'ya sığınan ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı ve ABD ulusal güvenlik dairesi eski çalışanı Edward Snowden, IŞİD ile ilgili çarpıcı bir iddia ortaya attı. Snowden, Irak'ta kaosa neden olan IŞİD'in arkasında ABD, İngiltere ve İsrail istihbaratı olduğunu ileri sürdü. IŞİD'in bölgede İsrail'in güvenliğini tesis ettiğini söyleyen Snowden'a göre ABD, İngiltere ve İsrail istihbaratları dünyadaki bütün terörü 'eşek arısı yuvası' adlı bir strateji ile bir araya getirmeye çalışıyor. Eski ajan Snowden, İsrail'i korumak için, Ortadoğu'da İsrail'e karşı olan grupların kendi içlerinde savaştırıldığını ileri sürdü. Snowden'ın açıklamaları büyük yankı uyandırdı. Çünkü daha önce de IŞİD Lideri Ebubekir El Bağdadi'nin bir yıl boyunca MOSSAD tarafından yoğun bir askeri eğitim, dini kurslar ve konuşma becerisi kursları aldığı iddia edilmişti. Ayrıca Bağdadi'nin Washington'daki bir görüşmede eski senatör John MC Cain ile aynı fotoğraf karesinde yer aldığı ileri sürülmüştü.Ensonhaber
Reklam
'Marmara Denizi'nde Metan Çıkışları Tespit Ettik'
17 Ağustos Marmara Depremi'nin 15'nci yıl dönümünde Bursa'nın Mudanya İlçesi'nde, 'Sarsılalım ama yıkılmayalım' konulu panel düzenlendi. Bursa’da düzenlenen panele katılan Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Teknolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Günay Çiftçi, Marmara Denizi’nde sismik araştırmalar yaptıklarını belirterek, 'Yaklaşık 150 kilometrelik fayda metan, hidrokarbon ve gaz hidrat çıkışının tespit ettik. Derinliği 20 kilometre olan fayın ne zaman kırılacağını bugünkü teknolojiyle söylemek mümkün değil. Unutmamalıyız, deprem unutkanlığımızdır' dedi. 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 15’nci yıl dönümünde Bursa’nın Mudanya İlçesi’nde, ’Sarsılalım ama yıkılmayalım’ konulu panel düzenlendi. Mudanya İlçe Belediyesi ve TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi tarafından düzenlenen panele, konusunda CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Teknolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Günay Çiftçi, İstanbul Valiliği Afet Koordinasyon Merkezi Eğitimcisi Özden Işık, İstanbul Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yardımcı Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu katıldı. MUDANYA ZAMAN GEÇMEDEN RİSK PLANI HAZIRLANMALI İstanbul Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Marmara Denizi’ni baştan başa bölen Kuzey Anadolu fayı ile Mudanya’ya bağlı Tirilye Mahallesi üzerinden geçen Zeytinbağı fayına dikkati çekti. Mudanya için zaman geçmeden bir an önce risk planının hazırlanarak çalışmalara başlanması gerektiğini kaydeden Gündoğdu, tasarım depreminin de iyi belirlenmesi gerektiğini söyledi. Gündoğdu, Prof. Dr. Hakan Kutoğlu ile birlikte Bursa Ovası’ndan geçen fay hattını belirleyen deprem çalışmalarını da anlattı. AZ RİSKLİ ALANLAR RANT İÇİN RİSKLİ ALAN GÖSTERİLİYOR Panelde Mudanya’nın deprem riski ve alınması gereken önlemleri anlatan CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Haluk Eyidoğan da, risk azaltılma ve salınım planı kararlarının alınmasında sivil katılımcılığın önemine dikkati çekti. Mudanya’nın önemli bir risk altında olduğunu belirten Eyidoğan, kaya için zemin özelliklerine bakıldığında Mudanya’nın yatay ivme hareketlerine maruz kalacağını öne sürdü. Kentsel dönüşüme ilişkin uygulama alanları üzerinde iyi çalışılması gerektiğini vurgulayan Eyidoğan, bazı şehirlerde ranta uyumlu az riskli olan alanların, riskli alan gösterilerek üzerinde kentsel dönüşüm yapıldığını söyledi. PİRİ REİS GEMİSİ ÖNEMLİ BULGULAR ELDE ETTİ Kuzey Anadolu Fayı orta kolunun Gemlik Körfezi-İmralı ve Marmara adalarındaki uzantıları hakkında katılımcıları bilgilendiren Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Teknolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Günay Çiftçi de, 'Piri Reis Araştırma Gemisiyle, AB Avrupa Denizleri Gözlem Ağı İstasyonları projesi kapsamında Marmara Denizi’ndeki sismik çalışmalar oldukça önemlidir. Yaklaşık 150 kilometrelik fayda metan, hidrokarbon ve gaz hidrat çıkışının tespit ettik. Derinliği 20 kilometre olan fayın ne zaman kırılacağını bugünkü teknolojiyle söylemek mümkün değil. Unutmamalıyız, deprem unutkanlığımızdır' dedi. Tarık ARSLAN/ MUDANYA,(Bursa),(DHA)
Brandao, Maç Sonrası Motta'ya Kafa Attı
Fransa Ligi'nde oynanan PSG-Bastia maçının ardından Brandao, Thiago Motta'ya kafa attı.Paris Saint Germain takımının Bastia'yı 2-0 yendiği maçın ardından soyunma odasına giden koridorda ortalık karıştı. Bastialı Brandao, hiç kimsenin beklemediği bir anda Paris Saint Germainli başarılı futbolcu Thiago Motta'ya dönüp kafa attı. Bu hareketinden sonra bir anda kaçmaya başlayan Brandao'yu yakalamak isteyen Motta'yı takım arkadaşları tutmaya çalıştı. Eurosport
Maltepe'de Yan Yol Çöktü!
Maltepe D-100 Karayolunda bir otomobil firması inşaatı için yapılan kazı çalışması sırasında göçük meydana geldi.Göçük nedeniyle çöken yanyol, yaya ve araç trafiğine kapatıldı. Olay dün akşam saat 19.00 sıralarında D-100 karayolu Aydınevler Mevkii'nde bulunan bir otomobil firmasının inşaatı için yapılan kazı çalışması sırasında meydana geldi. Çalışması sırasında yaşanan göçükle birlikte D-100 karayolunun paralelinde bulunan yanyol büyük bir gürültü ile çöktü. Göçüğün ardından yol tamamen araç ve yaya trafiğine kapatıldı. Olayda herhangi yaralanma ve can kaybı yaşanmadı. Göçük olan alanda Maltepe ana hat su borusunun geçtiği öğrenildi. İSKİ yetkililerinden alınan bilgiye göre boruda herhangi bir zarar meydana gelmediği fakat güvenlik amaçlı hattın bir süreliğine kapatıldığı öğrenildi. Görgü tanıkları ise olayın meydan gelmesinin ardından dolu bir İETT otobüsünün geldiğini ancak yetkililerin durumu farkederek aracı durdurması nedeniyle facianın eşiğinden dönüldüğünü ifade ettiler. Öte yandan göçük alanında yaya kaldırımının bulunduğu yerde yarıklar oluştuğu görüldü. Otomobil firmasının inşaatındaki çalışmalar ise devam ediyor. Haber-Kamera: Ramazan EĞRİ / İSTANBUL DHA
Kuş, Futbolcunun Ağzına Pisledi
Premier Lig'in açılış maçında yaşanan bir olay izleyenleri hayrete düşürdü.Bir ikili mücadelenin ardından Ashley Young takım arkadaşına bir şeyler anlatmak istedi. Manchester Unitedlı futbolcunun arkadaşına seslenişi sırasında kameralar da bu anı yakın plandan çekti. Ne olduysa işte o anda oldu. Sahanın üzerinden geçen bir kuşun pislemesi Young'un ağzına geldi. Tüm dünyanın canlı takip ettiği açılışa ise bu talihsiz olay damga vurdu. Posta
Reklam