Sokak Hayvanlarına 35 Bin Adet Su Kabı
Orman ve Su İşleri Bakanlığı 1. Bölge İstanbul Şube Müdürlüğü tarafından sokak hayvanları için hazırlanan su kaplarının dağıtımı yapıldı. Orman ve Su İşleri Bakanlığı 1. Bölge İstanbul Şube Müdürlüğü'nün 'Susuyorum ama konuşamıyorum' sloganı ile yürüttüğü etkinliğe, Maltepe Belediyesi, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) da destek verdi. Maltepe Meydanı'nda düzenlenen etkinlikte hayvan severler üzerinde 'Susuyorum ama konuşamıyorum' yazılı su kaplarını sokaklara bıraktı.'VATANDAŞLARIMIZI DAHA DA DUYARLI HALE GETİRMEK İSTİYORUZ'Projeyle ilgili konuşan Orman ve Su İşleri Bakanlığı İstanbul 1. Bölge Şube Müdürü Nevzat Algan, '35 bin su kabı üretildi, bölgemize bağlı diğer illere de dağıtım yapılacak. Bakanlığımızın verdiği talimatla İstanbul ilimizde tüm ilçelerde dağıtıma başlıyoruz. Vatandaşlarımızı daha da duyarlı hale getirmek istiyoruz. Sadece İstanbul ilimizde 35 bin su kabı dağıtılıyor. Zannediliyor ki sokaktaki kedi ve köpekler sahipsiz. Şunu söylüyoruz; Bu doğayı bu ortamı birlikte paylaşmak zorundayız. Kurak bir dönem geçti, hayvanlarımıza bir kap su vermemiz çok iyi olacak' dedi.'SOKAK HAYVANLARI HEPİMİZİN SORUNU'Hayvan Hakları Federasyonu Onur Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mirat Gürol'da 'Hayvanseverler olarak teşekkürlerimizi iletiyoruz, sokak hayvanları hepimizin sorunu, hepimizin üzerinde durmamız gereken bir konu' dedi. Konuşmaların ardından hazırlanan su kapları belirli noktalara bırakılmaya başlandı. Sokak kedileri de kendileri için bırakılan su kaplarındaki suları içmeye başladı.Ramazan ALMAÇAYIR -  DHA
Ünlü Yapımcı Hayatını Kaybetti!
FİLM yapımcısı, eski tiyatro oyuncusu 76 yaşındaki Güner Namlı, Balıkesir'in Ayvalık İlçesi'ndeki hastanede yaşamını yitirdi.Televizyon ekranlarının unutulmaz dizi filmleri Bizimkiler, Şehnaz Tango, Perihan Abla, Tanrı Misafiri, Kızlar Yurdu gibi klasiklerinin yanı sıra Hasip ile Nasip gibi birçok ünlü sinema filmi ve reklam filmlerinin yapımcılığını üstlenen Güner Namlı, geçen cuma akşamı aniden fenalaştı. Edremit Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedaviye alınan Namlı, bugün yaşamını yitirdi. Namlı'nın ölüm haberi yakınlarında ve televizyon dünyasında üzüntü yarattı.Evli ve bir çocuk babası Güner Namlı'nın, yarın öğlende Ayvalık'ın Altınova Mahallesi'ndeki Hacıbayram Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği belirtildi.Tuncel YILMAZ - DHA
10 Maddede 49 Rehinenin Kurtarılması Hakkında Bildiklerimiz
Ümit Kıvanç, 49 rehinenin IŞİD'in elinden kurtarılması hakkında bilinenleri 10 maddede anlattı.20 Eylül'ü 21'ine bağlayan geceyarısı itibarıyla, 46 rehinenin İD'in elinden nasıl kurtulduğuna dair pek az şey biliyoruz. Alman gazetesi Süddeutsche Zeitung, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hışmını üzerine çekmeyi göze alarak -ya da tehlikenin bilincinde olmaksızın- hadiseye şöyle bir başlığı uygun gördü: 'Ankara, rehinelerin nasıl kurtarıldığını açıklamıyor' ('Ankara schweigt über Umstände der Geiselbefreiung' - birebir çevirisi bu değil, aynı başlığı Türkçe atsak herhalde böyle atardık). Vice News da rehinelerin bırakılma koşullarını 'esrarengiz' diye niteledi ('Islamic State Releases 49 Turkish Hostages While Fate of British Aid Worker Remains Unclear').Bildiklerimizi ve düşünebildiklerimizi derleyip toplamaya çalışıyorum. (BBC Türkçe'nin değerli hizmetinden yararlanıyor ve buradaki birçok ayrıntıyı, 20 Eylül günü yaklaşık saat 20.00'ye kadar rehinelerle ilgili haberleri, yorumları topladıkları sayfadan aktarıyorum: 'Rehineler serbest, Türkiye IŞİD'e karşı koalisyona katılacak mı?' Başka kaynak belirtmiyorsam kaynak BBC Türkçe'nin bu sayfasıdır.) Bundan sonra edinebileceğim bilgileri veya düşünebileceğim bağlantıları bu yazıya ekleyerek devam edeceğim. Evet, eldekiler şunlar:1. Her ne kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan rehinelerin kurtuluşuna ilişkin resmî açıklamasında mütemadiyen 'operasyon' kavramını kullandıysa ve muhtemelen mâkûl dozda kahramanlık da içeren bir kurtarma eylemini çağrıştırmaya çalıştıysa da, ortada 'görevimiz tehlike' tarzı böyle bir operasyon yok. İD'e rağmen rehineleri bulundukları yerden kurtarıp, bütünüyle İD'in denetimindeki topraklardan geçirip Türkiye'ye getirmek zaten imkânsız denecek kadar zor olurdu.2. Zaten, BBC Türkçe muhabiri Sinan Onuş'un da dikkat çektiği üzre, cumhurbaşkanının 'operasyon' vurgusuna karşılık Başbakan Davutoğlu'nun vurgu yaptığı kavramlar 'çalışma' ve 'temas'. ESki MİT Müsteşarı Cevat Öneş, 'Sayın başbakanımızın açıkladığı şekilde, yani temas ve müzakere yoluyla alındığı anlaşılıyor,' diyor. 'Olayın gelişimi de bunu gösteriyor. Sanırım yerel kaynaklar kullanılarak böylesine bir mutlu sonuç alındı.' Hürriyet'ten Uğur Ergan'ın haberine göre rehineler 'değişik kanallar üzerinden yürütülen müzakereler sonucu ikna yönemiyle' kurtarıldı. Murat Yetkin'in, 'istihbarat ve diplomasi kaynakları'yla görüşerek yazdığı yazıya ('49 rehine IŞİD'den nasıl kurtarıldı? İşte ilk ayrıntılar') göre, 'IŞİD rehineleri Türkiye'ye vermeyi kabul etti.' Buna rağmen Yetkin 'operasyon' ifadesini kullanılıyor; ancak şöyle bir içerikle: 'Kurtarma operasyonunda çevre koruma tedbirleri dışında silahlı güç kullanılmadı. Dolayısıyla bir baskın, çatışma olmadı. Bu bir istihbarat operasyonuydu.' Ve Anadolu Ajansı'na göre bu operasyonu MİT Dış Operasyonlar Daire Başkanlığı yürüttü. Tayyip Erdoğan'ın son baş düşmanı New York Times'ın görüştüğü bir 'üst düzey ABD yetkilisi', TC yetkililerinin 'operasyon tamamen millîdir, kimseden yardım alınmadı' iddiasını doğruluyor: '...rehinelerin dönüşünü garantilemeden önce Türkiye ABD'ye bilgi vermedi, ABD'den, rehinelerin bırakılışıyla bağlantılı herhangi bir özel askerî yardım talep etmedi' ('Turkey Welcomes Return of Hostages Held in Iraq').3. Murat Yetkin'in yazısında, rehinelerin yerlerinin İD tarafından en az yedi defa değiştirildiği, daha önce de kurtarılabilecekleri fırsatların (beş defa) çıktığı ama sonra ortadan kalktığı belirtiliyor. Hürriyet'ten Uğur Ergan'a göreyse, rehinelerin yeri sekiz defa değiştirilmiş, kurtarma fırsatı da 'beş-altı kez' çıkmış. DHA'ya konuşan rehinelerden birinin şu sözleri, yer değişikliklerini doğruluyor: 'Her an her saat fikrimiz, kararlarımız değişti. Her an hep değişik şeyler yaşadık. Yerler hep değiştiği zaman bizim de fikirlerimiz değişti. Bir anda ölümü düşündük, bir anda kurtulacağımızı düşündük.' AlJazeera Türk'e göre, yerleri değişse de rehineler hep Musul'daydı ('10 soruda rehine operasyonu'). Fakat İD militanları rehinelere, 'Sizi Musul'dan götürüyoruz,' diyorlardı ('Turkish diplomat says US air strikes against ISIL almost killed hostages').4. Hem Murat Yetkin'in görüştüğü kaynaklar hem AA, rehinelerin başından beri izlendiğini belirtiyorlar. AA, MİT'in kendi profesyonel elemanlarını, bölgedeki yerel unsurları, insansız hava araçlarını ve elektronik iletişim aygıtlarını devreye soktuğunu söylerken, Yetkin, 'elektronik izleme, sinyal istihbaratı ve sahadaki ajanlar kanalıyla' sürdürülen bir takipten sözediyor.5. Yetkin'in kaynaklarından, İD'le rehineler konusunda daha önce birtakım temaslar yapıldığını anlıyoruz: 'dolaylı müzakereler, yanıltma ve sahte bayrak gösterme (kendini başkası olarak tanıtma) dahil her yöntemle IŞİD'e yaklaşım sağlanmaya' çalışılmış.6. Rehinelerin kurtuluşuyla ilgili olarak sıkça sorulan sorulardan biri şu: Niçin rehineler Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ne teslim edilmedi? Bu daha kolay olmaz mıydı? Bu soruya cevap üç ayrı yerden gelebilir: (a) TC yetkilileri, İD'in bunu istemediğini ileri sürüyorlar. Örgüt, rehineleri teslim edecek elemanlarının güvenliğinden endişe etmiş. (b) Daha çok Kürt siyasetçileri ve yorumcularınca benimsenen görüş ise, TC'nin bu vesileyle KBY'ye, Kürtlere yönelik özel bir sempati doğmasını istemeyişi. İkisi de olabilir - ikisi de tek başına yeterli görünmüyor. (c) AJTürk'e göre, rehinelerin Telabyad-Akçakale'de teslim edilmesini isteyen Ankara. Tamamen İD kontrolunda olan bu sınır kapısı ve buraya gelen güzergâhın 'daha güvenli' olduğu düşünülmüş.7. Sıkça sorulan soruların bir numarası: 'Neden şimdi?' Eski MİT Müsteşarı Öneş, rehinelerin TC'nin hareketini kısıtladığı ama gösterebileceği tepkileri de büyüttüğü görüşünde. İD'in, ilk bakışta sanıldığı gibi, diplomasiye, siyasete aklı ermeyen, kafa kesen vahşilerden ibaret bir örgüt olmadığını sanırım artık herkes fark etmiştir. (a) Türkiye'nin hareketlerini rehineler tehdidiyle kontrol etmenin bir sınırı olacağını elbette hesap eden İD'in bir jest, ileriye dönük bir tür iyi niyet gösterisi mahiyetinde rehineleri bırakmış olması hiç de bir kalemde silinecek bir ihtimal değil. (b) İD'in, Kobanê'ye saldırısını hedefine ulaştırıp Rojava kantonlarını birbirlerinden soyutlama (belki zaman içinde daha kolay ortadan kaldırma) ve Türkiye ile sınır boyunda çok daha sağlamlaşmış bir konum elde etme peşinde olduğu su götürmez. Türkiye, sınır boyundaki savaşın belirleyici etkeni olabilir; denge o kadar hassas ki, TC büyüklüğünde bir güç kimi desteklerse ona savaşı kazandırabilir. Umalım, rehinelerin bırakılması bu konudaki bir pazarlığın sonucu olmasın.8. İD'çiler rehinelere nasıl muamele etti? Hürriyet Daily News'un haberine göre, fiziksel kötü muamele, işkence vs. hiç olmadı. Buna karşılık rehineleri tehditle sindirmeye, meselâ Amerikalı gazetecilerin kafalarının kesildiği videoları göstererek morallerini bozmaya çalıştılar. Başkonsolos Öztürk Yılmaz, 'Çok farklı bir kültürleri var,' diye anlatmış. 'Çabucak öğrenemiyorsunuz. Onlarla uzun zaman geçirince öğrenebildim. Yüz defa Kuran üzerine yemin edebiliyor ve aynı rahatlıkla yüz defa yalan söyleyebiliyorlar.' AJTürk'ün NTV'den aktardığına göre, Başkonsolos Yılmaz, 'Türkiye ile' gizlice haberleşmeyi başardığını ileri sürüyor: 'Bana yardımcı olan bir arkadaşım oldu Türkiye ile haberleşmem konusunda. Telefonu saklayıp bölüp parçalayıp tekrar birleştirip kullanıyordum. Onunla sürekli çıkışlarda, girişlerde telefonu nasıl saklarız diye düşünüyorduk.' Bu ayrıntı bana biraz fantezi görünse de aktarıyorum.9. Başkonsolosun aktardığı başka bir olaysa, rehinelerin niye bırakıldığı konusunda düşünürken belki işe yarayabilecek cinsten. Yılmaz, İD mevzileri bombalanırken kendilerine muhafızlık eden iki militanın öldüğünü, cam kırıklarının bulundukları yere de saçıldığını söylüyor. Rehineleri elde tutmanın İD için giderek zormaşmasına yorulabilir mi bu? Belki.10. Saçmalığı nedeniyle buraya almadığım bir iddiayı yine de almaya karar verdim. AKP milletvekili Şamil Tayyar, Twitter hesabından (@samiltayyar27) rehinelerin bırakılmasını bir 'CIA operasyonu' diye niteledi: 'IŞİD operasyonuna Türkiye'nin katılmama gerekçelerinden biri rehinelerdi. Bu kritik süreçte serbest bırakılması CİA'nın bir hamlesidir.' Cumhurbaşkanı ve hükümetin olayı takdimiyle düpedüz çelişen bu tweet elbette birçok kişi tarafından konu edilince Tayyar bu defa birtakım düzeltmeler yapmaya kalkıştı, mesajı şuna dönüştü: 'IŞİD, CİA'nin truva atıdır. Kurtarma operasyonu çatışmasız başarıyla sonuçlanıyorsa CİA operasyona engel olmamış demektir.' Tayyar, kendi yarattığı vaziyetten ötürü 'paralel yapı, Neocon çetesi ve Ulusalcılar'ı suçladı.Şimdilik (21 Eylül, 00:25) bildiklerimiz, düşünebildiklerimiz bunlar. Ayrıntı edinebildikçe veya düşünebildikçe eklemeler yapacağım.Ümit Kıvanç'ın bu yazısı www.riyatabirleri.blogspot.com adresinden alınmıştır.Ümit KıvançT24
5 Su Fabrikası Birden Üretimi Durdurdu
SU seviyesinin giderek azalmasıyla ilgili haberlerle gündeme gelen Sapanca Gölü’nü besleyen dereler üzerinde bulunan 17 su fabrikasından 5’i kuraklık nedeniyle üretimi durdurdu. Diğer fabrikalar da kapasitelerini düşürdü. Son günlerde yağmurun da etkili olmaya başlamasıyla göldeki su seviyesinde 5 santimlik yükselme oldu.Kuraklık tehdidi altında bulunan Sapanca Gölü’nde 2012 yılı itibarıyla dönemin Sapanca Belediye Başkanı tarafından ilçede 17 su şişeleme tesisi bulunduğu açıklanmıştı. O tarihten bu yana kuraklığın da etkisiyle bu tesislerin su aldığı kaynak ve derelerin kuruması tartışma konusu olurken, su iyice azalınca da bazı şişeleme tesisleri üretimini durdurdu. 5 tesisin kapanmasıyla ilçede 13 su şişeleme tesisi kaldı ve bunların çoğu da üretimlerini azaltmak zorunda kaldı. 13 su firmasından da sadece 7’sinin tam kapasite çalışabildiği öğrenildi.SU SEVİYESİ 5 SANTİM YÜKSELDİSakarya Su Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürü Rüstem Keleş, son yağışların Sapanca Gölü’ndeki seviyeyi 5 santimetre yükselttiğini belirtti. Yağışlı bir döneme girildiğini de ifade eden Rüstem Keleş, 'İnşallah sonbahar ve kış mevsimi bol yağışlı geçer. Yağmurun ve karın bolca yağdığı bir mevsim geçirirsek, göldeki su seviyesi seviyesi hızla toparlanır' dedi. Sapanca Gölü’ndeki seviye son olarak 29.27 koduna kadar inmişti. Son yağışlarla birlikte seviye tekrar 29.32’ye yükseldi.Zafer TOKUŞ/ADAPAZARI - DHA
New York'ta İslam Karşıtı Kampanya
ABD’li Yahudilerden tehlikeli girişim. İsrail yanlısı bir grubun “ Amerikan Özgürlüğünü Savunma Girişimi “ adı altında finanse ettiği islam karşıtı kampanyanın önümüzdeki hafta New York sokaklarında görücüye çıkacak olması büyük tepki topladı.Kampanyada bazı islami din adamları ile Hitler aynı karede gösterilerek uluslararası camiadan radikal islamın durdurulması için yardım isteniyor. Geçtiğimiz günlerde başı kesilerek öldürülen ABD’li gazeteci James Foley’in de yer aldığı kampanya afişlerinin önümüzdeki haftadan itibaren New York’daki Belediye otobüslerinde ve metro girişlerinde yer alacağı belirtiliyor.Tepkilerin çoğalması üzerine bir açıklama yapmak zorunda kalan New York belediye Başkanı Bill de Blasio kampanyayı kınayarak bunun provokatör bir girişim olduğunu söyledi. Başkan de Blasio verilen mesajların kin ve nefretten başka birşey yaratmayacağını vurgulayarak New York kentinin birlikte bir bütün olarak yaşamaya ihtiyacı olduğunu belirtti.Belediye Başkanı Bill de Blasio’nun bu kampanyayı yasaklayıp yasaklamama konusunda açıklama yapmaması kafaları karıştırdı.Bu İslam karşıtı kapmanyayı düzenleyen “ Amerikan Özgürlüğünü Savunma Girişimi “ Başkanı Pam Geller, amaçlarının medeni toplumlarla çağdışı toplumların savaşına dönen ortamda özellikle müslüman diyen insanların çevresindeki radikalleri yetkililere bildirmesi için buna giriştiklerini ifade etti.Mehmet ÇİFTÇİ - DHA
Ve Fenerbahçe'den Passolig Açıklaması Geldi!
Fenerbahçe Spor Kulübü, internet sitesinden yaptığı açıklamayla PassoLig ile anlaşmaya vardığını duyurdu.Fenerbahçe, sadece e-bilet olarak sisteme entegre olacağını belirtirken, Gaziantepspor mücadelesinde bu sistemin geçerli olamayacağını açıkladı.İşte Sarı Lacivertliler'den yapılan resmi açıklama;'Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine dair düzenlenen 6222 sayılı yasanın 5.maddesi tahtında, futbol müsabakalarında elektronik bilet uygulaması yasal bir zorunluluktur. Kulüpler bakımından bu yasal zorunluluk sadece bilet uygulamasına yönelik olup, bilete bağlanmış ticari hakların pazarlanması Türkiye Futbol Federasyonu'nun sahip olduğu yetki ile merkezileştirilerek ihale edilmiş ve sözleşme ile bağıtlanmıştır. Ancak bu konuya ilişkin olarak kulüpler için yasada öngörülmüş her hangi bir sorumluluk bulunmamaktadır.Taraftarlarımıza ekonomik ek külfetler yükleyecek söz konusu ticari sözleşme kulübümüz tarafından benimsenmemiş ve kulübümüz ticari uygulamaların dışında kalmıştır. Ancak elektronik bilet zorunluluğu sebebi ile tarafımızca benimsenmemesine rağmen bahis konusu ticari uygulamaya sadece bilet satışı ile sınırlı olmak üzere entegre olma gerekliliği doğmuştur. Bu gereklilik tahtında ilgili şirket ile sadece bilet satışını kapsayan sınırlı bir işbirliği sözleşmesi imzalanmıştır.Bu noktada kulübümüz tarafından taraftarlarımıza satışı yapılan elektronik biletler dışında entegrasyon tamamlana kadar bulunacak geçici bir çözüm ile taraftarımızın müsabakaya iştiraki hususunda Türkiye Futbol Federasyonu ile müşterek bir çözüm üretilmesine yönelik yoğun mesai harcanmıştır. Ancak bu yoğun çabaya rağmen içinde bulunulan mücbir durumdan kaynaklanan sorunun çözümüne ilişkin geçici bir çözüm bugün için üretilememiştir.Bu aşamada idari bir karar olmaksızın tek taraflı uygulamaya konacak geçici bir çözümün hem kulübü hem de taraftarlarımızı bireysel olarak 6222 sayılı yasa tahtında hukuki ve cezai sorumluluk altına sokması kuvvetli bir ihtimaldir. Kulüp ve yönetim olarak uygulamadan doğacak tüm sorumlulukları taşımaya hazır olmakla birlikte taraftarlarımızı da şahsen hukuki ve cezai sorumluluk altına sokacak her hangi bir çözüme taraf olamayacağımız düşüncesindeyiz.Bu düşünce ile Kardemir Karabükspor müsabakasında olduğu gibi Gaziantepspor müsabakasında da sadece elektronik biletler ile stada giriş yapılabilecektir (Taraftarımıza verilmiş olan geçici kombine kartlar ile). Hafta başında TFF ve yetkili tüm idari mercilerle elektronik bilet sistemine entegrasyona kadar geçecek önümüzdeki haftalar için geçici bir çözüm yolu bulma arayışımız yoğunlaştırılacaktır. Keza elektronik bilet entegrasyon ile ilgili sağlanan kısmi işbirliğine ilişkin açıklamalarımız hafta başında taraftarlarımızla paylaşılacaktır.FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ'
Reklam
14 Göstergeyle Dünyada Türkiye
etiket
Memleket ahvalimizin yüreğinde her daim böbürlenmeye yönelik bir şevk olsa da şu günlerde bu şehveti benzersiz bir heyecanla yaşadığımıza şüphe yok. Pek değerli matbuatımıza bakarsanız Viyana kapılarına dayanmış bir ecdadın kökleri mazide gözleri atide evlatları olarak bölgemizde lider, dünyada imrenilen bir ülke olmanın kıvancını yaşıyor, her vesileyle övünmemiz gereken bu altından günlerin saadetini hissediyoruz. Ancak gerçekte durum nedir bunu objektif olarak da görmeye bir miktar ihtiyacımız olduğu ortada. Bu vesile, temel göstergeler açısından 14 maddede Türkiye'nin dünyadaki yerine bir daha bakalım dedik. Durum Şampiyonlar Ligi finaline çıkma hülyaları içerisinde yüzen Türk futbol takımlarının halinden parlak değil.
Reklam
Sunday Times: 'IŞİD Türkiye'den Fidye İstedi'
ABD Başkanı Barack Obama’nın yaptığı açıklamalarda Amerikan askerlerini kara savaşına sokmayacağını vurgulamasına rağmen, İngiltere’de yayınlanan ciddi pazar gazetelerinden The Sunday Times, “Kürtler IŞİD’den kaçarken, Obama kara savaşına hazır” manşetli yarım sayfadan büyük haberinde, Barack Obama’nın terörist grup IŞİD’i yok etme hedefine ulaşabilmek için Suriye’deki bazı kara askerlerini kullanmak zorunda kalacağına dikkat çekti.ABD'’nin yüksek rütbeli generallerine brifing veren ABD kongre üyelerinden edinilen bilgilere dayalı haberde, ABD’de IŞİD tehlikesini Amerikan kamuoyuna anlatmakla dikkat çeken kongre üyesi Peter King, Batı’nın IŞİD’e karşı uzun ve zor bir savaşla karşı karşıya kalacağını söylerken Kara Kuvvetlerini devreye sokmaya karşı çıkan Obama’nın askeri danışmanların tavsiyesi üzerine kararını değiştirebileceğini ileri sürdü.Peter King’in yorumları, Barack Obama’nın bu hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na yapacağı küresel koalisyon güçlerini IŞİD’i Irak ve Suriye’de hedef almaya davet edeceği konuşmasından önce olması ABD’de etkili oldu.Obama’nın IŞİD’e karşı geniş bir koalisyonu yönetme hayallerinin IŞİD’in 101 gün sonra 49 Türk rehineyi serbest bırakmasıyla yükseldiğini yazan The Sunday Times, 49 rehinenin durumunun bugüne kadar Türkiye’yi frenlediğine dikkat çekti. Gazete ayrıca IŞİD’in Ankara’dan 100 milyon dolar fidye istediğini ileri sürdü. MİT ile gizli bir operasyon yapan Türk hükümetinin IŞİD’e fidye verilmediğinde ısrar ettiği kaydedildi.Kuzey Suriye’de toprak kazanan IŞİD’in 24 saatte 45,000 Suriyeli Kürdü Türkiye’ye kaçmaya zorladığı bildirildi.Sunday Times’a özel röportaj veren Cumhuriyetçi Peter King, Obama’nın kara askerlerini kullanmayacağını söylemesini “tereddütlü trompet”e benzetti.Faruk ZABCI - DHA
Daktilo ile Sanat Eserleri Oluşturan Adam
Spastik hastası Paul Smith standart bir daktilo ile olağan üstü resimler yapmakta. İnce kalem veya pastel çizimleri andıran resimler görenleri hayrete düşürüyor.  Paul Smith 1921 yılında Philadelphia doğmuş 2007 yılında vefat etmiştir.
UEFA O Turnuvayı Engelledi!
İngiltere Premier Lig'in Avrupa kulüpleriyle birlikte 21 yaş altı takımlarının yer alacağı bir turnuva organize etme planı UEFA engeline takıldı.İngiliz kulüpleri Chelsea, Manchester City, Manchester United, Fulham, Leicester, Southampton ve Sunderland başta olmak üzere toplamda16 kulübün katılmaya hazır olduğu turnuvanın tarihleri bile belirlenmişti. Ancak UEFA'ya yapılan başvuru kabul görmedi. Bu karar İngiliz basınında 'UEFA'nın engel olması biraz küçük akıllılık' şeklinde tepkilere nede oldu.Turnuvaya onay çıksaydı gruplar  şöyle olacaktı: A Grubu: Chelsea, Southampton, Porto, Borussia Dortmund B Grubu: Fulham, West Ham, A.Bilbao, PSV C Grubu: Leicester, Manchester City, Benfica, Schalke D Grubu: Manchester United, Sunderland, Celtic, VillarealEurosport
Reklam
F-16'lar Suriye Sınırına Gönderildi!
GENELKURMAY Başkanlığı, Suriye'ye ait helikopter ile savaş uçağının Hatay ve Mardin'de sınıra yaklaşması üzerine devriye uçuşu yapan F-16'ların bölgeye yönlendirilip, bu hava araçlarının uzaklaştırıldığını bildirdi.Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinden yapılan açıklamada şu bilgiler verildi:'Türkiye-Suriye hudut bölgesinde Hava Muharebe Devriye Görevi icra eden 2 adet F-16 uçağımız, Suriye'ye ait 1 adet MI-17 helikopterinin, Mardin Nusaybin güneyinde sınırımıza doğru yaklaşması üzerine bölgeye yönlendirilmiş, bu durum üzerine Suriye'ye ait söz konusu hava aracı, sınırımıza 2.3 deniz mili kala geri dönerek bölgeden uzaklaşmıştır. Türkiye-Suriye hudut bölgesinde Hava Muharebe Devriye Görevi icra eden 2 adet F-16 uçağımız, Suriye'ye ait 1 adet SU-22 uçağının, Hatay Cilvegözü güneyinde sınırımıza doğru yaklaşması üzerine bölgeye yönlendirilmiş, bu durum üzerine Suriye'ye ait söz konusu hava aracı, sınırımıza iki deniz mili kala geri dönerek bölgeden uzaklaşmıştır.'DHA
Reklam
Erdoğan Hakkında Suç Duyurusunda Bulunan Hukuk Profesörüne Derslerden El Çektirildi
Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hayrettin Ökçesiz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında suç duyurusunda bulunduğu için yeni öğretim yılında kendisine derslerden el çektirildiğini öne sürdü.Karar tek satırlık yazıyla bildirildiÖkçesiz, YSK’nın 15 Ağustos’ta cumhurbaşkanlığı seçimi sonuçlarını açıklamasına karşın, cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlık ve AKP genel b aşkanlığı görevlerini sürdürmesi nedeniyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.Üniversitesi ise bu nedenle Ökçesiz hakkında disiplin soruşturması başlattı. Üniversitenin başlattığı soruşturmanın ardından yeni eğitim ve öğretim yılı için Ökçesiz’e ders görevlendirmesi yapılmadı.Hukuk Fakültesi Dekanlığı, Prof. Dr. Ökçesiz’e durumu, tek satırlık ‘Rektörlük makamının 9 Eylül 2014 tarih ve 520/4567 sayılı yazısı gereğince tarafınıza ders görevlendirmesi yapılamamıştır’ yazısıyla bildirdi.Rektörlük yazısının içeriği gizliymiş!Böylece Ökçesiz’e lisans düzeyinde ikişer saatlik Hukuk Felsefesi, Hukuk Sosyolojisi ve Hukuk Metodolojisi dersleriyle birlikte yüksek lisans ve doktora programlarında üçer saatlik Hukuk Devleti Felsefesi derslerinden el çektirildi.Bu yazının ders yasağı dışında hiçbir anlamı olmadığını belirten Prof. Dr. Ökçesiz, “Neden ders görevlendirilmesi yapılmadığı rektörlükten gelen bir yazıya dayandırılıyor. Bu rektörlük yazısı nedir, ne diyor, bilemiyoruz. Çünkü içeriği gizliymiş” diye konuştu.‘Bunun adı mobbing’Kendisine ders görevlendirilmesi yapılmamasının, açılan soruşturmalardan bağımsız olamayacağını savunan Ökçesiz şöyle konuştu: “Bunun adı yıldırma girişimidir. Mobbingdir. Üniversitelerde bu durum yoğun olarak yaşanıyordu. Fakat bu ustaca, hünerli şekilde hazırlanmış bir girişim. Hukuksuz demokrasinin kaldırım taşlarından biri. Kendi irademle çekip gitmemi istiyorlar, ama yapmayacağım.”‘Ders vermemin engellenmesi kabul edilemez’Konuyu gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar taşıyacağını kaydeden Prof. Dr. Ökçesiz, “Bu her ne kadar şahsımı ilgilendiriyor gibi görünse de akademik özgürlükleri de kapsayan bir temel hak ve özgürlükler sorunudur” dedi. Ökçesiz, hakkında açılan soruşturmaların değil ama ders vermesinin engellenmesinin kendisi için kabul edilemez olduğunu söyledi.‘Yüksek not’ verdiği iddiasıyla bir soruşturma dahaProf. Dr. Ökçesiz’e, Erdoğan hakkındaki suç duyurusu nedeniyle ‘Bilimsel tartışma ve açıklamalar dışında, yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına resmi konularda bilgi veya demeç vermek’ iddiasıyla açılan soruşturma devam ederken, ikinci bir soruşturma da öğrencilere yüksek not verdiği iddiasıyla başlatıldı.Özel üniversitelerin yüksek not uygulamasında neden rahatsız olduğunu ‘çok geç’ anladığını belirten Öksüz, “Not ortalaması bu yolla yükselen öğrencilerin başka okullara yatay geçiş yaptıklarını ve kurumun bu yüzden gelir kaybına uğradığı bilgim dışındaydı” diye konuştu.
Reklam
Paris'ten Çin'e Yürüyerek Gidiyor!
Fransa'dan 19 ay önce yürüyerek dünya turuna çıkan 62 yaşındaki Thierry Burry, Kastamonu'nun Hanönü ilçesine geldi.Burry, Paris'ten Çin'in başkenti Pekin'e yürüyerek gitmeyi amaçladığını belirtti.Yaklaşık 2 yıl önce emekli olduğunu, 2 çocuğu bulunduğunu bildiren Burry, 'Emekli olduktan sonra boş oturmanın, televizyon karşısında vakit geçirmenin ve kilo almanın yerine yürüyüş yapmayı tercih ettim. Bundan dolayı yürüyerek Çin'e gitmeyi karar verdim' dedi.Burry, İsveç, Finlandiya ve Estonya gibi 15 Avrupa ülkesini yürüyerek geçtikten sonra Türkiye'ye ulaştığını kaydederek, Karadeniz sahil şeridi ve İran üzerinden Çin'in başkenti Pekin'e gideceğini dile getirdi.Paris'e yürüyerek dönmeyi düşündüğünü vurgulayan Burry, şöyle konuştu:'Amacım yeni kültürler ve insanlar tanımak. Çok maceralı ve güzel bir yolculuk geçiriyorum. Yürümekten ve yeni kültürler tanımaktan zevk alıyorum. Hiçbir şekilde radyo televizyon izlemiyorum, gazete okumuyorum. 10 yılda sürse de bu yürüyüşü tamamlayacağım. Yollarda kesinlikle otostop yapmıyorum. Sadece yemek ikramlarını kabul ediyorum, benzinliklerde ve yerleşim yerlerinde çadır kurarak geceleri geçiriyorum. Günde 7-8 saat yürüyorum.'CNN TÜRK
Uzay İstasyonuna İlk 3D Yazıcı Gönderildi
Uluslararası Uzay İstasyonu'na ilk 3D yazıcıyı gönderildi. Bu sabaha karşı yörüngeye ateşlenen 2 buçuk tonluk 'kargoda' ayrıca, deney amaçlı, 20 fare ve meyve sinekleri de yer alıyor.California merkezli SpaceX firması, Uluslararası Uzay İstasyonu'na beşinci kargosunu gönderdi. Salı günü astronotlara ulaşması planlanan Dragon kapsülünün taşıdığı deneysel donanım arasında bir 3D yazıcı da var.Dragon, Florida'dan yapılan ateşlemede Falcon 9 roketiyle ateşlendi. Ateşleme esnasında uzay istasyonu Güney Pasifik üzerinden geçiyordu. Havanın açık olması, Falcon 9'un ateşlemenin ardından üç dakika boyunca görülebilmesini sağladı.Astronotlar için üretilen 3D yazıcı, yine California merkezli Made in Space firması tarafından geliştirildi. Dünyadaki modellerine göre daha farklı olan yazıcı, ateşlemenin şiddetine dayabilecek şekilde ve uzaydaki güvenlik kriterlerine uyumlu olarak tasarlandı. Astronotların, uzay istasyonunda kullanılması gereken küçük donanım ve parçaları 3D yazıcıda üretmesi amaçlanıyor. NASA, gelecek yıl uzay istasyonuna daha gelişmiş bir model göndermeyi hedefliyor.20 fare uzay yolcusuSpaceX'in uzay kargosu içöinde okyanus rüzgarlarını ölçmek için kullanılacak 30 milyon dolarlık donanım da yer alıyor. Ayrıca, 20 fare ve 30 meyve sineği yerçekimsiz ortamdaki deneylere tabii tutulmak için uzaya gönderildi. Dragon, bir golf şirketinin ürünlerini geliştirmek için teslim ettiği metal parçaları da taşıyor.Dragon kargosunda 3D yazıcı ve biyolojik numunelerin yanı sıra bolca gıda, uzay giyisileri için kullanılan bataryalar, giysiler ve elektronik donanım bulunuyor. NASA, rutin uzay yürüyüşlerinin gelecek aydan itibaren devam etmesini planlıyor.SpaceX ve Boeing, hafta içinde NASA'nın Commercial Crew Program (CCP) için seçilen firmalar olmuş ve 6.8 milyar dolarlık bütçe almayı garantilemişti. 'Uzay taksisi' olarak da adlandırılan projenin 2017'de hayata geçmesi planlanıyor.Kaynak: Al Jazeera
Taptaze iPhone 6 İncelemesi
Bu günlerde satışa sunulan iPhone 6 için İPhonedo bir inceleme yapmış meraklısını sevindirecek bir video.
Emre Altuğ Çağla'nın Canlı Yayın Kazası Hakkında Konuştu
Emre Altuğ, eşi Çağla Şikel'in canlı yayında göğüsünün açılması hakkında yapılan yorumlara kızdı.İki çocuk annesi manken ve sunucu Çağla Şikel Cuma günü canlı yayınlanan programı 'Her Şey Dahil'de canlı yayın kazası yaşadı. Partneri Alişan ile dans ederken göğüsü açılan Çağla Şikel hakkında sosyal medyada ilginç yorumlar yapılmıştı. Emre Altuğ, 6 yıllık eşi Çağla Şikel’in canlı yayında göğüslerinin açılmasıyla ilgili yorumlara kızdı.Twitter hesabından eşine destek çıkan Emre Altuğ, “ Çagla’nın geçirdiği canlı yayın kazası için kötü niyetli yorum yapanları Allah’a, geçmiş olsun mesajları yazanları kalbime havale ediyorum” yazdı.Ensonhaber
Reklam