Başkandan Şemsiye Yorumu: 'Bizler İçin de Üzücü'
ZONGULDAK'ta geçen cuma günü düzenlenen Gaziler Günü töreninde Muharip Gaziler Derneği Şube Başkanı Ramazan Çakal yağmurda ıslanırken, Vali Ali Kaban ve 3'üncü Jandarma Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Birol Şimşek ile birlikte korumalarının tuttukları şemsiyelerle yağmurdan korunan Belediye Başkanı CHP'li Muharrem Akdemir, 'Ani gelişen bir olaydı. Görüntü olarak şahsımızla ilgili pek hoş durmadığını söylemek isterim. Bizler için de üzücü' dedi.Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, önceki gün Valilik önündeki Atatürk Anıtı'nda yağmur altında yapılan törende protokolde hemen yanında duran Kıbrıs Gazisi 62 yaşındaki Ramazan Çakal'ın şemsiyesinin olmadığını fark etmediğini söyledi.KORUMALARIN REFLEKSLE YAPTIĞI BİR OLAYYağmurun ani başlaması üzerine korumalarının kendilerini koruma refleksiyle şemsiyeleri açtıklarını ifade eden Başkan Akdemir, emekli öğretmen olduğunu da hatırlatarak şöyle konuştu:'Aslında ben bütün mesleğim boyunca asla öğrencilerimin karşısına bile bu tür törenlerde pardesü ile bile çıkmamışımdır. Ancak kendiliğinden gelişen bir olay oldu. Yağmurun fazla bastırmasıyla Vali Beyimizin, paşamın ve benim korumam koruyucu bir önlem adına bunu yaptılar. Gazimizin koruması olmadığı için, tören alanında saygı duruşu yapılırken ve İstiklal Marşı okunurken kaş-göz işareti yapamadık, arkadaşımıza yardımcı olunması anlamında. Yine de görüntü olarak şahsımızla ilgili pek hoş durmadığını söylemek isterim. Biz böyle bir şeyi sevmiyoruz ama maalesef böyle bir görüntüyle karşılaştık. Bizler için de üzücü. Bunun telafisi var ama kesinlikle idarecilerden kaynaklanan bir durum değildir. Korumaların refleksle yapmış olduğu bir olaydır. Halkımız, bizim bu konudaki hassasiyetimizi özellikle paşamızın, Valimizin hassas olduğumuzu bilmesini isterim.'Durmuş SEVİNDİK - DHA
İzmir'de 'Eli Sopalı' Polislere Takipsizlik Kararı Veren Savcılık, İtiraz Hakkını da Engelledi
Gezi eylemleri sürecinde İzmir’de ellerinde sopalarla göstericilere şiddet uygulayan ve polis olduğu belirlenen kişiler hakkında takipsizlik kararı veren savcılık, suç duyurusunda bulunan İzmir Barosu’na kararı tebliği etmeyerek itiraz hakkını da engellemiş oldu.Cumhuriyet gazetesinden Hakan Dirik’in haberine göre, ‘eli sopalı’ polis şiddeti mağdurlarının başvurusu üzerine harekete geçen İzmir Barosu’nun, darp raporları ve görüntü kayıtlarıyla birlikte suç duyurusunda bulunduğu İzmir Cumhuriyet Savcılığı, polislerin yargılanmasına gerek görmedi.Yurttaşlara işkence yapıldığını hukuki olarak tespit ettiklerini ve bu yönde yargılama talep ettiklerini belirten İzmir Barosu İnsan Hakları Merkezi’nden sorumlu yönetim kurulu üyesi Anıl Güler, takipsizlik kararının kendilerine bildirilmemesi nedeniyle itiraz haklarını kullanmalarının engellendiğine dikkat çekti.Tebligat yapılmamasına gerekçe olarak ‘İzmir Barosu’nun suçtan zarar görmemesi’ nin gösterildiğini belirten Güler, “Bu hukuki anlamda ciddi bir skandaldır. Bu kabul edilemez. Davaya ilişkin itiraz hakkımız elimizden alınmış oldu. Ancak İzmir Barosu olarak bu tebligat skandalına itiraz edeceğiz” dedi.Diken
Bakan Şimşek'ten ÖTV Müjdesi
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, cari açığın en önemli nedenlerinden olan enerjide tüketimi tasarruf yoluyla azaltmayı amaçladıklarını belirterek, bu kapsamda enerji verimliliği yüksek olan beyaz eşyalara Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) avantajı sağlayacaklarını, binalarına yalıtım yaptıracaklar için de alacakları ürünler için taksit kolaylığını da içeren alternatifli bir çalışma yürüttüklerini bildirdi.Hükümetin, cari açıkla mücadele ve enerji verimliliğin artırma yönünde aldığı kararlar üzerine Maliye Bakanlığı da kendi alanını ilgilendiren düzenlemeleri yapmaya devam ediyor.Bu kapsamda çalışmalarını hızlandıran Bakanlık, elektrik tüketiminde büyük yer tutan beyaz eşyalara ilişkin bir düzenlemeye gitmeye hazırlanıyor.Öte yandan, konuyla ilgili diğer bakanlıklar ve kurumlarla yapılan çalışma ile de yalıtım konusunda ortaya çıkan maliyet üzerine çekimser kalan binalara da kolaylık getirilmesi amaçlanıyor.Bunların yanı sıra, çevre kirliliğini önlemek amacıyla kendi alanında 'ne yapabiliriz?' diye bir süredir çalışma yürüten bakanlık, karbondioksit emisyonu düşük olan araçları vergisel açıdan teşvik edici bir model planlıyor.Verimli beyaz eşyalara ÖTV kolaylığıBakan Şimşek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, daha önce de birçok kez ifade ettiği gibi, ülkenin ekonomi alanındaki önemli sorunlarından birinin cari açık olduğunu söyledi.Bunun en önemli nedeninin de enerji ithalatı olduğuna dikkati çeken Şimşek, hükümetin söz konusu bağımlılığın önüne geçme noktasında kararlı olduğunu ifade etti.Şimşek, bu kapsamda her bakanlığın kendi görev ve yetki alanında çalışmalar yürüttüğüne işaret ederek, şöyle konuştu:'Cari açığın en önemli nedenlerinden biri enerji ithalatımız. Enerjide tasarrufu artırmak suretiyle tüketim hızını azaltmayı hedefliyoruz. Ülkemizde elektriğin yüzde 23'ü meskenlerde tüketiliyor. Günümüzde hemen herkesin evinde kullandığı buzdolabı, çamaşır ve bulaşık makineleri gibi beyaz eşyalar, bu tüketimde önemli bir rol oynuyor.Tabi bunların arasında enerji verimliliği de tüketimi de yüksek olan eşyalar var. Yeni üretilen ve satılan ürünlerde enerji verimliliği oldukça yüksek. Asıl sorun halihazırda birçok evde kullanılan ve çok elektrik tüketen eski teknoloji ürünler. Hükümet olarak işte bu ürünlerin fişten tamamen çekilmesi ve enerjiyi az tüketen ev eşyalarının daha da yaygınlaştırılmasının gayreti içindeyiz.Bugün ülkemizde rüzgardan üretilen elektriğin iki katından fazlasını sadece buzdolapları tüketiyor. Sürekli elektrik fişine takılı tek beyaz eşya olan buzdolaplarının sarfiyatı ülkemizdeki toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 7'sine tekabül ediyor. Bunun için enerji verimliliği yüksek olan beyaz eşyalara ÖTV avantajı sağlayacağız. Yapacağımız bir düzenlemeyle enerji verimliliği yüksek olan beyaz eşyaları tercih eden vatandaşlarımız, diğerlerine göre daha az ÖTV ödeyecek.'Yalıtım yaptıracaklara kolaylıkEnerji verimliliğini sağlamak için binalardaki yalıtımın da önemini vurgulayan Şimşek, yalıtımı yapılmayan binalarda ciddi bir kayıp olduğunu söyledi.Bakan Şimşek, yalıtımın öneminin aslında herkesçe bilindiğini ancak insanların bazen işin maliyetinden kaçındıklarını belirterek, şöyle devam etti:'Vatandaşlarımızın şunu bilmelerini isterim ki binalara yapılan yalıtım sayesinde önemli bir avantaj elde ediliyor. Elektrik veya doğalgazın tüketiminin azalmasıyla hem vatandaşın parası cebinde kalıyor hem de cari açık noktasında ülkeye büyük bir katkı yapmış olunuyor. Zaten buraya yapılan yatırım, birkaç yıl içinde kendisini amorti de ediyor ama biz yine de bu noktada çekimser kalan bina sakinleri için bir hazırlık içindeyiz.Hükümet olarak binalarına yalıtım yaptırmak isteyenlere, alacakları ürünler için taksit kolaylığını da içeren alternatifli bir çalışma yürütüyoruz.'Öte yandan, çevre kirliliğini önlemek amacıyla da bazı çalışmalar yürüttüklerini anlatan Şimşek, trafikteki araçların söz konusu kirlilikte büyük pay sahibi olduğunu bildirdi.Kullanıcıları, düşük emisyonlu araçları tercih etmeye yönlendirmeyi ve bu sayede daha temiz bir çevre oluşturmayı amaçladıklarını dile getiren Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı:'Çevre kirliliğini önlemek amacıyla trafiğe yeni çıkacak araçlardan karbondioksit salınımı düşük olanları vergisel açıdan teşvik edici bir model planlıyoruz. Pek çok AB ülkesinde de uygulanan bu modelle ilgili düzenlemeyi yeni yılın bütçesine yetiştirmek istiyoruz.CNNTürk
Metrobüsteki Yoğunluğa 'Bilimsel' Çözüm
TÜBİTAK tarafından İETT için geliştirilen ulaşım modelinin devreye alınmasıyla metrobüs hatlarındaki yolcu yoğunluğu ve duraklarda bekleme süresinin azaldığı bildirildiTÜBİTAK'ın İETT için gerçekleştirdiği 'Metrobüsün Kapasite Artırımı ve Esnek Toplu Ulaşım Modeli' projesi kapsamında uygulamaya alınan toplu ulaşım modeliyle metrobüs hatlarındaki yolcu yoğunluğu ve duraklarda bekleme süresinin azaldığı bildirildi.TÜBİTAK'a bağlı Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü (TÜSSİDE) tarafından gerçekleştirilen projenin ilk ayağını oluşturan metrobüs sisteminin kapasitesinin artırılması kapsamında araştırmacılar, ilk olarak yolculuk analizleri yaptı. Yolcuların hangi duraklarda binip hangi duraklarda indikleri, durakların yoğunlukları ve talepleri değerlendirildi. Metrobüslerin hızı ve duraklar arası mesafelerin belirlemesinin ardından elde edilen verilerin istatistiksel analizi, sistemin bilimsel yöntemlerle modellenmesi ve modelin simülasyonla test edilmesi sonucu iki yeni hat devreye alındı.Proje yürütücüsü Fahrettin Eldemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, metrobüse yoğun talebi karşılamada sıkıntı yaşayan İETT'nin kapasitenin artırılması konusunda TÜBİTAK TÜSSİDE’ye başvurduğunu belirtti.İki kurum arasında imzalanan protokolün ardından çok ciddi altyapı maliyetlerine girmeden bu konuya nasıl çözüm getirebileceklerini düşünmeye başladıklarını dile getiren Eldemir, planlama konusuna bilimsel yönden yaklaşarak faydalı bir çözüm ortaya çıkarmaya çalıştıklarını söyledi.'Metrobüsteki günlük ortalama yolcu sayısı 800 bine çıkacak'Eldemir, projeye başladıklarında metrobüs hattında 407 aracın çalıştığını, bu sayının daha sonra 450'ye çıktığını anlatarak, direkt otobüs sayısını artırmanın çözüm olmadığını kaydetti.Günde ortalama 700 bin yolculukla başlanıldığını, Kasım 2013'e gelindiğinde ortalama yolcu sayısının 780 bine çıktığını bildiren Eldemir, 'Bu rakam mart ayında dengelenme noktasına geldi, çünkü kapasite son noktasına kadar kullanılmaya başlanmıştı. Ekim ayıyla beraber yeniden yoğun bir talep başlayacak. Metrobüsteki günlük ortalama rakamların 800 bine çıkacağını tahmin ediyoruz' dedi.Özellikle projeye başladıklarında Cevizlibağ ile Şirinevler arasındaki kesitlerde İETT'nin sunduğu hizmetin ötesinde bir talebin söz konusu olduğuna dikkati çeken Eldemir, sözlerini şöyle sürdürdü:'İlk olarak 'otobüsleri hatlara daha uygun şekilde nasıl dağıtabiliriz' diye baktık. Olabilecek tüm hat kombinasyonlarını bir matematiksel modelin içine koyduk ve hiç çözüme müdahale etmeden tamamen bilgisayar yardımıyla çözüm istedik. Model bize yeni hatlar önerdi. Bu yeni hatların içinde uygulanabilir olanlarına baktık. Daha detaylı bir şekilde analiz edildi. Yolcu hareketleri nasıl değişiyor, ileriye yönelik nasıl bir sonuç verir, bütün bunlar analiz edildi. Emin olana kadar simülasyonlar yapıldı, matematiksel modelin verdiği çözümü direkt kabul etmek yerine duyarlılık analizleri de gerçekleştirip sahada kısmen uygulamaya geçmiş olduk.''Aktarma sayısını 18 binin altına indirdik'Fahrettin Eldemir, uygulama safhasında metrobüs hattına Söğütlüçeşme-Avcılar ve Beylikdüzü-Zincirlikuyu hattının eklendiğini belirterek, 'Aktarma sayılarında ciddi oranda düşüş oldu. 720 bin yolculuğun 200 bini aktarma kullanıyordu. Bu aktarma sayılarını 18 binin altına indirdiğimizi düşünüyoruz' diye konuştu.'En yoğun hatta sunulan kapasitenin yüzde 108'ine çıkılan zamanlar oluyordu' diyen Eldemir, 'Şimdi bu yoğunluk en yoğun olduğu zaman diliminde en yoğun kesitte yüzde 94-95 civarında kalmış olacak. Yani en yoğun kesitteki istasyonda bekleyen yolcunun dolu olduğu için otobüse binememe durumu olmayacak' değerlendirmesinde bulundu.Eldemir, sistemin henüz her şeyiyle çözülmediğini, metrodan yolcu aktarmalarının daha çok Şirinevler ve Yenibosna istasyonlarında gerçekleştiğini, bu istasyonlarda daha farklı çözümler düşünülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.'Yolcuların seyehat süresi kısaldı'İETT Genel Müdürü Mümin Kahveci ise toplu ulaşım hat ağını iyileştirmek, yolcuların gidecekleri yere daha kısa sürede varmalarını ve daha güvenli seyahat etmelerini sağlamak amacıyla TÜBİTAK TÜSSİDE ile işbirliği yaptıklarını söyledi.Projenin ilk aşamasındaki hedeflerinin metrobüsteki seyahat sürelerini kısaltmak, verimliliği ve güvenliği artırmak olduğunu dile getiren Kahveci, şöyle konuştu:'İlk adım uygulamaya başlandı. Beylikdüzü-Zincirlikuyu hattındaki yolcu kalabalıkları azaldı. Söğütlüçeşme'den Avcılar'a kadar yolcularımız kesintisiz seyahat edebiliyor. Şoförlerin çalışma şartları biraz daha iyileşti. Böylece hem bizim için ekonomik bir tasarruf oldu hem de yolcuların seyahat süresi kısaldı.'Projenin ikinci aşaması kapsamında İstanbul'daki 750 toplu ulaşım hattının optimizasyon çalışmasına başladıklarını vurgulayan Kahveci, araç teknolojisini iyileştirmeye ve akıllı ulaşım sistemleri konusunda TÜBİTAK'ın bilgi ve birikimlerinden yararlanmayı sürdüreceklerini kaydetti.Dünya
Fantastik Dünyada Çekilmiş Gibi Gözüken 17 Fotoğraf
Christopher J. Rivera Kaliforniya'da yaşayan inanılmaz bir fotoğrafçı. Sadece 21 yaşında olan fotoğrafçı fantastik şeyleri gerçek gösterme sanatında uzman. Yada tam tersi mi ? Her neyse, eserleri bir göz atın, kendinizi farklı bir boyutta gibi hissedeceksiniz. En azından öyle umut edeceksiniz
Reklam
Oculus Rift'in Yeni Sürümü  'Crescent Bay' Duyuruldu
Sanal gerçeklik denilince akla ilk gelen firma olmayı başaran Oculus, düzenlediği Oculus Connect konferansında Rift’in yeni sürümü Crescent Bay’i ilk kez gösterdi.Kulaklığa ve 360 derece hareket takip sistemine sahip olan Crescent Bay, Rift’in bir önceki sürümünden daha hafif.Oculus CEO’su Brendan Iribe, Crescent Bay’in daha yüksek tazeleme hızına ve ekran çözünürlüğe sahip olduğunu fakat Rift’in müşterilere sunulacak son sürümü olmadığını belirtti.Rift Crescent Bay, bir önceki Rift’ten farklı olarak kulaklıklara sahip ve bunlar istenildiğinde çıkarılabiliyor. Ancak Oculus’un sesle ilgili çalışmaları bunlarla sınırlı kalmayacak. CEO Iribe sanal gerçeklik hissini perçinleyecek bir ses deneyimi için çalışmalara devam ettiklerini açıkladı.Konferansta tanıtılan bir diğer heyecan verici ürün ise Oculus Platform oldu. Oculus Platform, sanal gerçeklik oyunlarının ve uygulamalarının satışa sunulacağı bir mağaza. Günümüz mobil uygulama mağazaları gibi üçüncü parti geliştiriciler tarafından beslenecek ve Rift’in yanı sıra Android, iOS, Windows Phone, Chrome, Firefox, Safari ve Internet Explorer’dan erişilebilecek. Oculus Platform, sonbahar bitmeden açılacak.Geçtiğimiz hafta ortaya atılan ve TechRadar’ın konuya yakın isimsiz kaynakları tarafından onaylanan iddialara göre, Oculus Rift’in final sürümü 2015 yazında satışa sunulacak.Stuff
ABD'nin Dünya Basketbolunun En İyisi Olmasının Sebepleri
Öncelikle merhaba, bu,yazıda sizle U.S.A Basketbolu hakkında bilgi alışverişi yapacağız hemde başarılarının kaynaklarına ulaşacağız.Yakın tarihte yapılan turnuvada (FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası) gördüğümüz gibi Amerikanlar kalitesini yine bozmadı.Hatta turnuva öyle bir hal aldı ki artık kimse şampiyonluğa bakmayıp,Amerikadan kaç yediğine bakmaya başladı ki bu durum bence rezillik seviyesinin ne duruma geldiğinin göstergesidir.Öncelikle turnuvada karşınızda olan ABD'li basketciler mutant ve ya bir canavar değil tamamen senin benim gibi anadan üryan doğmuş bir insan. Genetikleri hakkında konuşacaksak pekala afro amerikan yani tabiriyle zenci olmaları onlara bir kaç avantaj dışında çok lükse alınacak bir tempo vermiyor yani anlatmak istediğim şey azim.Liglerinde Afro Amerikan olmayan çok başarılı basketçilerde var.Hatta bu sene Lig Şampiyonu takımda ilk 5 te sadece bir afro amerikan var(San Antonio Spurs)Şaka yapmıyorum bu adamların günün 4/3 ünü antremana ayırıyor kalan 1 lik bölümüde maç ve uyumaya ayırıyor yazın tatillerde kendilerine koç tutup özel antreman programı yapıp çalışıyorlar gerçekten muazzam..Neyse daha fazla uzatmayalım bu işin bahane tarafı şimdi gerçek tarafıyla ilgilenelim...
Reklam
DHA, IŞİD'in Ölüm Yolunu Görüntüledi
IRAK Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) 3 gün önce geri çekildiği Erbil’in Hazır bölgesindeki karayolunu ölüm yoluna çevirdiği ortaya çıktı. DHA’nın özel bir izinle görüntülediği Musul-Erbil karayolu üzerinde çok sayıda tuzaklanmış bombalı araç olduğu görüldü.IŞİD militanlarının geri çekilirken stratejik öneme sahip Hazır Köprüsü'nü de patlayıcı ile yıktığı dikkat çekti.Irak Şam İslam Devleti’nin geçtiğimiz ay ele geçirdiği Erbil’in Hazır bölgesinde 3 gün önce şiddetli çatışmalar yaşandı. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne bağlı Peşmerge güçleri, bir ay önce Musul ve Erbil’in bağlantısını sağlayan karayolu üzerindeki stratejik öneme sahip Hazır bölgesini ele geçiren IŞİD militanlarına yönelik kapsamlı bir operasyon başlattı. Hava desteği ile sürdürülen operasyonda IŞİD güçleri Musul’a doğru geri çekilirken, peşmerge birlikleri Bertılla köyü yakınlarına kadar ilerleme sağladı. IŞİD güçlerinin geri çekilmesi üzerine Musul’u Erbil’e bağlayan karayolunun önemli bir kısmı peşmerge güçlerinin kontrolüne geçti.MUSUL-ERBİL KARAYOLUNDA GÜVENLİK TEPELERİPeşmerge güçlerinin kontrolü ele geçirdiği bölgede bulunan DHA ekibi özel bir izinle 3 gün önce IŞİD militanlarından geri alınan Hazır bölgesine girdi. Musul’u Erbil’e bağlayan en önemli yol olarak bilinen karayolunun kapalı olduğu gözlenirken, güzergah üzerindeki stratejik tepelere peşmergenin uçaksavar bataryaları yerleştirdiği görüldü. Karayolu üzerindeki belli noktalarda toprak dökülerek yapay güvenlik tepeleri oluşturan peşmerge güçlerinin, Kürdistan bölgesinin başkenti Erbil’e yönelik olası bir saldırıyı karşılamak için Hazır bölgesine yüklü miktarda yığınak yaptığı gözlendi.IŞİD’İN ÖLÜM YOLUHazır bölgesinden çekilen IŞİD güçlerinin Musul-Erbil karayolunu ölüm yoluna çevirdiği ortaya çıktı. Musul’a çekilen IŞİD militanlarının sıcak takip yapan peşmerge güçlerini engellemek için karayolu üzerine çok sayıda bomba yüklü araç, TNT doldurulmuş tüp ve asfalt altına tuzaklanmış patlayıcı bıraktığı görüldü. Musul Karayolu üzerinde park halinde bulunan çok sayıda bomba yüklü araç göze çarparken, araçların koltuklarında da içi TNT dolu bidonlar görüldü. Erbil’den Musul’a giden yolun kenarlarında da IŞİD militanlarının kablo bağlayarak tuzakladığı içi patlayıcı dolu benzin varilleri ve oksijen tüplerinin olduğu gözlendi. Yol üzerinde asfalt altına gizlenmiş ve kablo çekilmiş patlayıcılar da peşmerge güçlerince tespit edildi. Bölgede çok sayıda tespit edilmemiş patlayıcının bulunduğunu belirten güvenlik kaynakları, tuzaklanmış bombaların önümüzdeki günlerde uzman ekipler tarafından temizleneceğini söyledi.PEŞMERGE ÖLÜM TUZAKLARINI BULMAYA ÇALIŞIYORTeröristlerin patlatılarak yıkılan Hazır köprüsünün enkazına tuzaklanmış patlayıcılar yerleştirdiğini tespit eden peşmerge güçleri, bölgede geniş çaplı araştırma başlattı. Havanın aydınlık olduğu saatlerde görevli peşmergeler enkaz içinde araştırma yaparak tuzaklanmış bombaları bulmaya çalışıyor. Güvenlik yetkilileri teröristlerin enkaz altına yerleştirdiği bazı mayın ve patlayıcıların araştırmalar sonucu kimseye zarar verilmeden bulunarak imha edildiğini belirtti. Bölgede teyakkuz halinde bulunan peşmerge güçleri, çevredeki köylerde de sık sık güvenlik amaçlı devriye görevi yapıyor.34 YILLIK KÖPRÜYÜ HAVAYA UÇURDULARYaşanan şiddetli çatışmanın ardından 3 gün önce Musul’a çekilen IŞİD militanlarının 1980 yılında Saddam Hüseyin döneminde yapılan stratejik öneme sahip Hazır Köprüsünü de patlayıcı ile yıktığı belirtildi. Musul-Erbil karayolu üzerinde bulunan köprünün yıkılması ile iki şehir arasındaki bağlantının kesildiği görülürken, IŞİD militanlarının köprüye yüklü miktarda TNT bağlayarak patlattığı belirtildi. Peşmerge yetkilileri, teröristlerin sıcak takibi önlemek amacıyla önceden planlayarak köprüyü havaya uçurduğunu belirtti. Hazır köprüsünün kullanılan iki kısmını da patlatan IŞİD militanlarının oluşan moloz yığınının arasına da bir insanı öldürebilecek kadar küçük miktarda patlayıcılar yerleştirdiği görüldü.HASANŞAM KÖYܒNE HAVAN SALDIRISIDHA ekibinin bölgede bulunduğu sırada Hazır Köprüsü’nün üst tarafında bulunan ve peşmerge güçlerinin kontrolünde bulunan Hasanşam Köyü’ne IŞİD militanları tarafından havan topu saldırısı gerçekleştirildi. Hasanşam cephesinde bulunan peşmerge birliklerine atılan bir adet havan topunun köyün içinde bulunan boş bir eve düştüğü öğrenildi. Bölgedeki peşmerge yetkilisi, saldırıda ölen veya yaralanan olmadığını ve bir evin hasar gördüğünü bildirdi. Hasanşam Köyü’ne yapılan havan topu saldırısının ardından bölgedeki peşmergeler de alarma geçirildi. Hazır köprüsünde bulunan peşmerge güçleri kanas keskin nişancı silahlarıyla uzun bir süre Hasanşam Köyü’nü gözetledi.PATLAMADA İKİ PEŞMERGE YAŞAMINI YİTİRDİIŞİD militanlarının çekilmesinin ardından Hazır köprüsü girişindeki kontrol noktaları da peşmerge güçlerinin eline geçti. IŞİD militanlarına ait eşyaların halen durduğu kontrol noktaları üzerinde sprey boya ile Arapça İslam Devleti yazıldığı görüldü. Bölgedeki yetkililer Hazır’ın kontrolünü kaybeden teröristlerin peşmerge güçlerinin ilerleyişi sırasında bomba yüklü bir aracı patlattığını ve iki peşmergenin yaşamını yitirdiğini de söyledi. Patlamanın meydana geldiği noktada çok sayıda metal ve beton parçaları karayoluna dağılırken, yetkililer en şiddetti çatışmaların da bu bölgede meydana geldiğini ifade etti.BAYRAK ALTINA PATLAYICIHazır bölgesini IŞİD militanlarından temizleyen peşmerge güçleri, Kürdistan Bölgesel Yönetiminin bayrağını çektikleri sırada teröristlerin ilginç bir tuzağını daha ortaya çıkardı. Bölgedeki güvenlik yetkilileri, IŞİD militanlarının terk ettiği bölgelerde bulunan kendi bayraklarını bilinçli olarak indirmediğini belirtti. Yetkili, kaçan teröristlerin bayraklarının bulunduğu direğin altına patlayıcı yerleştirerek bubi tuzağı kurduğunu ifade etti.Felat BOZARSLAN - DHA
Reklam
CHP'li Oran: 'Rehine Sayısı 49 Değil'
CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, terör örgütü Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) rehin aldığı kişi sayısının 49 olmadığını iddia ettiğini belirterek, 'İçerideki rehine sayısı, Türk vatandaşı sayısı 49 değil.Rakamları tekrar gözden geçirmemiz lazım. Baştan bu yana 49 rakamı gidiyor ama saydığımız zaman bebekler dahil olmak üzere 49 olmadığını iddia ediyorum' dedi. Oran, rehinelerin kurtulması ile ilgili farklı açıklamalar yapıldığını, Başbakan Davutoğlu'nun bu konuda konuşma yasağı getirmesi gerektiğini savundu.CHP Bolu İl Başkanlığı'nı ziyaret ederek basın toplantısı düzenleyen Umut Oran, IŞİD'in rehin aldığı konsolosluk görevlilerinin Türkiye'ye getirilmesinin mutluluk verici olduğunu söyledi. Oran, rehine sayısının belli olmadığını ifade ederken şöyle konuştu:'Basın kuruluşları rakamı 49 olarak geçiyor şu an. Basın kuruluşları bu rehineleri parmak hesabı saysın. Bizim içeriden aldığımız bilgilere göre aileler son 2-3 haftadır rehineler tarafından aranıyordu. Bu pazarlıklardan aileler haberdardı ve bu sürecin kısa sürede biteceğini söylüyorlardı. Ama içerideki rehine sayısı, Türk vatandaşı sayısı 49 değil. 49 denilen kişilerin içerisinde Iraklı olarak çalışanlar da, bordroya dahil olmayan geçici olarak çalışan veya orada tesadüf eseri bulunanlar da var. Rakamları tekrar gözden geçirmemiz lazım. Baştan bu yana 49 rakamı gidiyor ama saydığımız zaman bebekler dahil olmak üzere 49 olmadığını iddia ediyorum.'REHİNE OLAYIYLA İLGİLİ KONUŞMA YASAĞI KOYSUNKonsolosluk görevlilerinin Türkiye'ye getirilmesiyle ilgili Başbakan Davutoğlu'nun 'Konuşma yasağı' getirmesi gerektiğini savunan Oran, şöyle devam etti:'Bu olayla ilgili hükümet ya konuşmasın, ya da konuşma yasağı getirsin ve başbakan konuşsun. Çünkü kafalarımız karışıyor. Erdoğan çıkıp 'Bu bir operasyon' diyor. Davutoğlu çıkıp 'Burada çatışmasız şekilde bir temas var' diyor. Bir pazarlık var demeye çalışıyor. Başbakan Yardımcısı Arınç çıkıp diyor ki; 'MİT'e madalya takmak lazım.' İçlerinden bir milletvekili de çıkıp bu işin içinde CIA olduğunu söylüyor. Başbakan'ın bu konuda bir yasak getirmesi lazım. Burada doğru bilgileri aktaracak sadece başbakanın konuşması, kimsenin rol çalmaması lazım. İzin vermemeleri lazım. O rehinelere kavuşmanın sevincini yaşayalım. 101 gün bizim bu yurttaşlarımız nerede kaldı? Bu vatandaşlarımızı neden kaptırdık? Aylar öncesinden bilgiler, istihbarat, MİT'in raporları vardı. Olaydan bir gün önce orada bulunan yabancı bir firmanın personeli tahliye ediliyor, fakat bizim yurttaşlarımız tahliye edilmiyor. Davutoğlu, 'Bu planlı operasyon' dedikleri operasyonda yurt dışındaydı ve tribünden olayı izledi. Operasyonu direkt olarak yönetmediğini görüyoruz.''TBMM OLAĞANÜSTÜ TOPLANMALI'Oran, bölgedeki sıcak gelişmeler nedeniyle TBMM'nin olağan üstü toplanması gerektiğini, bölgede ve dünyada bir savaşın sürdüğünü, Irak ve Suriye'deki savaştan kaçanların sınırlarımıza geldiğini ülkeye girdiklerini kaydederek şöyle dedi:'Sınırdaki köyler bu terörist örgüt tarafından basılıyor. Korkunç bir savaş var. Bu savaşta bir koalisyon grubu da yer alacak, orada bombalayacaklar. Bizim hükümetimiz de baktığımızda bir takım görüşmeler yaptı. ABD ve başka ülkelerle görüştü. Bizim bu süreçten haberimiz yok. Türkiye bir savaşın ortasında, sınırlarında savaş var. TBMM, ana muhalefet partisi ve muhalefet partileri bu süreci basından takip ediyor. Böyle bir şey olamaz. TBMM'yi bu nedenle olağanüstü toplantıya davet ediyoruz. Tampon bölge neresi olacak ve buna kim karar veriyor. Bunların hepsinin konuşulması ve tartışılması lazım.'Haberartıbir
"Gerekirse Hapis Bile Yatarım Ama Bu Maça Taraftar Girecek"
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, 'Gaziantepspor maçının dolu tribünlere oynanmasını istiyorum' dedi. Yöneticiler, Passolig'le kulübün belirlediği şartlar çerçevesinde anlaşmaya vardıDün Fenerbahçe Kürek Şubesi kayıkhanesinin 100. kuruluş yılı kutlandı. Konuşulan en önemli konu, Fenerbahçe-Gaziantepspor maçına taraftarların biletle girip giremeyeceğiydi. Başkan Aziz Yıldırım , “Bu maça taraftar gelecek” diyordu. Yöneticiler, şunu söyledi; “Başkanım, bu maça taraftar alırsak cezası var.” Yıldırım, 'Cezayı öderiz' dedi. “Ama başkanım E-bilete geçilmezse hukuki müeyyideler var' karşılığı gelince Başkan, “Bu işi bir an önce çözün. Gerekirse, bir daha hapis bile yatarım. Ama bu maça taraftar girecek” diye konuştu.Hürriyet Gazetesi'nden Ahmet Ercanlar 'ın haberine göre; yönetim kurulu üyeleri ve profesyonel yöneticileri, telefon trafiğine başladı. Önce Passolig yetkilileri arandı. İmza işinin çözümü için hemen çağrıldılar. Aziz Yıldırım’ın isteği üzerine önce icra kurulu başkanı Hasan Hakkı Yılmaz etkinlikten ayrıldı. Ardından Mahmut Uslu buluşma yerine gitti. Yıldırım “Sayın Yıldırım, taraftar maça girebilecek mi?' sorusuna 'Bir saat içinde resmi siteden gerekli açıklamayı yapacağız' şeklinde yanıt verdi.Bunun üzerine TFF 'Büyük ihtimalle Fenerbahçe taraftarı maçı izleyecek. Ya geçici kart ya da başka bir çözümle maçı izlemelerini sağlayacağız' şeklinde açıklama yaptı.Bugün yapılacak son görüşmelerin ardından sarı-lacivertli taraftarların maça girmesinin sağlanması bekleniyor.Kart ücreti 8 lira olacak.Kulüp herhangi bir para almayacak.Kart, kredi kartı olarak kullanılmayacak.T24
Reklam
'Konuştuklarımız, Konuşacaklarımız Bir de Konuşamayacaklarımız Var'
Kurtarılan Musul Başkonsolosluğu personelini kabul eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bu ayrı bir mutluluktu. Özellikle bu bir özgürlüğe, hürriyete kavuşmaydı' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, IŞİD tarafından Irak'ta rehin alınan ve Türkiye'ye getirilen konsolosluk personeli ve ailelerini Çankaya Köşkü'nde kabul etti.Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, 'Rabbime hamdolsun bayram denilecek bir sonla bu iş noktalanmış oldu. Bu ayrı bir mutluluktu. Özellikle bu bir özgürlüğe, hürriyete kavuşmaydı' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: 'Tarihe mal olacak bir imtihan sürecinden geçtik ve bu imtihan başarıyla neticelendi. Umudumuzu hiç bir zaman yitirmedik, bu umudu koruduk. Bunu koruduğumuz için de başarısız olmayı aklımızın ucundan dahi geçirmedik''Konuştuklarımız, konuşacaklarımız bir de konuşamayacaklarımız var' diyen Erdoğan, 'Çünkü devlet yönetmek bakkal işletmeye benzemez. Buradaki bu hassasiyetleri korumak durumundasınız. Korumadığınız zaman bunun farklı faturaları gelir' ifadelerini kullandı.Erdoğan, 'Sizlerin can güvenliğini düşünmek asli görevimizdi. Aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin itibarını muhafaza etmek bizim için çok çok önemliydi. Eğer biz, bazı koalisyon taleplerine, tekliflerine o anda hemen 'Ne demek tabii biz de varız' denilebilirdi. Dünyanın devleri bir arada. Ama biz hemen bu işe 'evet' diyemezdik. Çünkü bizim 49 canımız var' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Biz ecdadımızdan aldığımız o ahlak anlayışını, o medeniyet anlayışını, o oluşan kültürümüzü, bugün yaşamak, gelecekte de yaşatmak durumundayız. Şu anda yaptığımız da budur. Bakın ayrımcılığımız var mı? Yok. Arabı da geliyor, Kürdü de geliyor, Ezidisi de geliyor. Ne mezhep ayrımı, ne etnik unsur ayrımı. Hepsini biz şu anda bağrımıza bastık ve kucaklıyoruz' diye konuştu.Ayrıntılar geliyor..AA
Bir Cennet Daha Yok Oldu
KARS Kuzeydoğa Derneği Başkanı Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu, Arpaçay İlçesi’ndeki Kuyucuk Gölü Kuş Cenneti’nin bilinçsiz su kullanılması nedeniyle tamamen kuruduğunu ve artık buraya göç mevsiminde bile kuşların uğramadığını söyledi.10 yıl önce Eylül ayında gölde 40 binden fazla kuşun olduğunu belirten Doç. Dr. Şekercioğlu, bu yılın Eylül ayında ise 17 angut kuşu saydıklarını kaydetti. Kuyucuk Gölü Kuş cennetinde belirlenen 232 kuş türüne artık rastlamadıklarını vurgulayan Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu 'Gölün bu hale gelmesi küresel ısınma veya sıcaktan dolayı değil. Maalesef bu muhteşem kuş cenneti, özellikle yanlış su kullanımı ve gölün korunmaması yüzünden kurudu' dedi.Kuzeydoğa Derneği Başkanı Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu, kuraklık ve bilinçsiz kullanım nedeniyle tamamen kuruyan, Türkiye’nin gözde turizm mekanlarından Kuyucuk Kuş Cenneti’nin kurtarılması için Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’na çağrıda bulundu. Geçen yıldan itibaren etkili olan kuraklık, çevre köylere ait büyükbaş hayvanlara su verilmesi ve otlatılması nedeniyle suların hızla çekilmeye başladığını anlatan Doç. Dr. Şekercioğlu 3 ay öncesine kadar masmavi bir görüntü sunan, rengarenk kuşların adeta dans ettiği gölün şimdilerde simsiyah bir renge büründüğünü ve gölün sazlıklarında artık hayvanların otladığını söyledi. 10 yıldır gölün korunması, tanıtılması ve turizm çekmesi için büyük çaba harcadıklarını vurgulayan Kuzeydoğa Derneği Başkanı Utah Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu, göldeki Kuş Gözlem Kulesi’nin tahrip edilmesini de üzüntüyle karşıladığını belirtti.DOĞU ANADOLU’NUN İLK RAMSAR ALANITÜBİTAK özel ödülünü alan en genç kişi ve Biyolog Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu, şu an çok korkunç bir görüntüyle karşı karşıya olduğumu belirtti. Doğu Anadolu’nun ilk Ramsar alanı, Yaban Hayatı Geliştirme Sahası, Doğu Anadolu’nun ilk Avrupa Seçkin Turizm Cenneti olan Kuyucuk Gölü Kuş Cenneti’nin yetkililerin ilgisizliği ve köy halkının bilinçsiz su kullanması yüzünden kuruduğunu ifade eden Doç. Dr. Şekercioğlu şunları söyledi: '2004 yılında Kuyucuk Gölü 232 kuş türü ile doluydu. 40 binden fazla kuş vardı. Bunların yarısı olan angut kuşları şu an 17 tane. Maalesef bu muhteşem yer, bütün bölgedeki en önemli kuş cenneti, özellikle yanlış su kullanımı ve gölün korunmaması yüzünden kurudu. Göle gelen en önemli kaynak olan dere Kuyucuk köyünden geçiyor. Kuyucuk köyü de bu derenin suyunu özellikle de hayvanlarına vermek için kesmiş durumda. Göl beslenemediği için sıcak geçen yazın etkisiyle tamamen buharlaştı.'’NEDENİ KÜRESEL ISINMA DEĞİL’Gölün bu hale gelmesinin küresel ısınma veya sıcaktan olmadığını deden Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu sözlerini şöyle sürdürdü: '1997 yılında 13 metre derinlikte olan göl yanlış su kullanımı yüzünden sürekli düşüyordu. Yıllardır buna dikkat çekmek için yetkilileri uyardık. Kimse umursamadı ve bu dediklerimiz gerçekleşti. Gölün çevresinde yaklaşık 6 bin hayvan var. Bunların yarısı büyükbaş, yarısı küçükbaş. Bu gölde sürekli ot yiyip su içiyorlar. Buradan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’na tekrar sesleniyorum;, ’Lütfen bu gölün yok olmasına seyirci kalmayın.’ Hala şansımız var. Eğer göle gelen dere tekrar göle bırakılırsa benim ümidim; kıştan sonra eriyen kur sularıyla da Kuyucuk’un tekrar canlanma şansı olmasıdır. Yoksa bu kurumuş göl Türkiye’nin ve Kars’ın utanç kaynağı olarak literatüre geçecek.'Cumhuriyet
Reklam
En Yaygın ve En Sık Görülen 10 Garip Fobi
Karanlıktan, kalabalıktan, yükseklikten korkan sadece siz değilsiniz. Ulusal Akıl Sağlığı Enstitüsüne göre Amerika'da ki yetişkinlerin yüzde 10'u bir fobiye sahip. Bazı insanların sahip oldukları fobilerin nedenleri bilinmemektedir. Genelde fobiler maruz kalınan kötü bir olaya bağlı gelişmektedir. Bazı uzmanlar ise fobileri evrimle ilişkilendirmektedir. Sebebi ne olursa olsun işte en çok sahip olunan 10 fobi;
Kurtlar Vadisi Karakterlerinin Gerçek  Hayatta Temsil Ettiği İddia Edilen Kişiler
Bilindiği üzere Kurtlar Vadisi senelerdir 2003'ten beri Ülkemizde yayında olan en eski dizi. Yeri geldiğinde inanılmaz sahneleri ile dünyanın bile gündemine oturmayı başarmıştır. Örneğin: Polat alemdarın İsrail konsolosluğunu basması gibi...Bu fim başlarda gerçek Türkiye kabadayıları ve mafyalarını hatta milli istihbaratına kadar gerçekleri anlatıyordu fakat son virajlara doğru tamamen amacından saptı çünkü artık anlatıcak bir şeyleri kalmadı reyting için çeşitli manevlar yapmak zorunda kaldılar. Bu konuda sizle Kurtlar Vadisi Karakterlerinin gerçek hayatta yansıttığı kişileri görelim
Denizli'den Prandelli'ye Olay Sözler!
Galatasaray deplasmanda Balıkesirspor'a 2-0 mağlup olurken, Lig Tv'de yorumculuk yapan Mustafa Denizli, önemli açıklamalar yaptı.Spor Toto Süper Lig'in 3. haftasında Galatasaray deplasmanda Balıkesirspor'a 2-0 mağlup olurken, Lig Tv'de yorumculuk yapan Mustafa Denizli, önemli açıklamalarda bulundu.Sarı-kırmızılı takımın çalıştırıcısı Cesare Prandelli'yi eleştiren Mustafa Denizli, Galatasaray'ın defans ve orta sahasına dikkat çekti.İşte o çarpıcı sözler...'G.SARAY BÜYÜKLÜĞÜNÜ KAYBETMEK ÜZERE...''Maç kaybedersin, kötü sonuçlar alsın bunlar düzeltilir. Galatasaray farkında olmadan büyüklüğünü kaybetmek üzere. Galatasaray'da oynayan futbolcuların yüzde 66'sı büyük takımda oynadığına inanmıyor. Galatasaray öyle bir transfer politikası izliyor ki, elinde bir takım iyi oyuncunun yanına vasat oyuncular alıyor. Büyük takım, büyük futbolcuları ile süreklilik gösteren bir takımdır. Galatasaray, zaman geldi 14 yıl şampiyon olmadı. Fakat bu görüntüler, oynanan futbol, geçen sezonun sonunda yaşananlar... Bu büyük bir çınar. Ama büyüklüğünü kaybetmeye hissettiğini başlarsa futbolcular, yavaş oynar, ya bu topu kaybederim diyer düşünür. Galatasaray'da Burak gibi düşünen 10 futbolcu var.'ORTA SAHA AYNI'Galatasarayın bu orta saha ile hızlı oynaması mümkün değil. İlk yarı bir kere ceza alanına girdiler. Bir büyük takımın 3 tane orta sahası 90 dakika 1-2 kere geliyor. Demek ki koşular yapılmıyor. Hepsi birbirinin kopyası. Dzemaili, Selçuk, Yekta...'BEKLERE ELEŞTİRİ'Kanatlarda iki kardeşimiz; Yasin Öztekin ve Tarık Çamdal, Galatasaray'ın futbolcuları mı? Tarık çıkacak sol ayağını kullanamıyor. Bunlar top kullanabilen futbolcular değil.'3 OYUNCUYA DİKKAT ÇEKTİGalatasaray'ın bu yapısı bugünkü kadro ile, Prandelli 2 aydır beraber. Üzülüyor ama artık tanıması lazım. Sabri, Hakan ve Gökhan... Milli takımdan 3 adamı var. Herkes diyecek ki Chedjou iyi... 3'ü yıllarca milli takımda oynadı. Ama Tarık'ı isteyince Galatasaray 'ihtiyacımız var' dedi galiba. Bu oyuncuları kullanmalı.ŞİMDİ PATLADIGalatasaray'ın sorunu birkaç yılın sorunu. Üst üste bindi balon şimdi patlama yaptı. 1 maç kaybetmekle iddiasından uzaklaşmaz ama güveninden uzaklaşıyor.Skorer
Emma Watson'dan 'Cinsiyet Eşitliği' İçin Erkeklere Çağrı
BM Kadın Örgütü Küresel İyi Niyet Elçisi Emma Watson'a göre, erkekler de cinsel yargıların esareti altında...Birleşmiş Milletler (BM) Kadın Örgütü'nün Küresel İyi Niyet Elçisi Emma Watson , erkeklere cinsiyet eşitliği hareketine katılmaları için çağrı yaptı. Harry Potter serisiyle tüm dünyada üne kavuşan İngiliz oyuncu, BM'nin New York'taki Genel Merkezi'nde 'HeForShe' kampanyası için düzenlenen etkinlikte erkeklere seslenerek 'Cinsiyet eşitliği sizin de sorununuz' dedi. Watson, “Erkekler de cinsel yargıların esareti altında. Erkekler bu esaretten kurtulduğunda doğal olarak kadınlar da kurtulacak. Erkeklerin saldırgan olmadığı bir dünyada kadınların da itaatkar olmasına gerek kalmayacak. Erkeklerin kontrol etme ihtiyacı ortadan kalktığında, kadınlar da kontrol edilmek zorunda olmayacak” dedi.BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon , “www.heforshe.org” internet adresi üzerinden başlatılan ve 21. yüzyılın en büyük dayanışma hareketlerinden biri olarak nitelenen kampanyanın ilk katılımcısı oldu.15 Nisan 1990 doğumlu Emma Watson, dokuz yaşındayken Harry Potter serisinde canlandırmaya başladığı Hermione Granger karakteriyle tanındı. Bu yıl 2014'de Brown Üniversitesi İngiliz Edebiyatı Bölümü'nden mezun olan Watson, altı ay önce BM Kadın Örgütü'nün küresel iyi niyet elçisi seçildi ve kısa bir süre önce de Uruguay'ı ziyaret etti.T24
Reklam