onedio
IŞİD Kuşatması Altındaki Türkmenler: Dünya Bizi Unuttu
Amerli halkı her şafakta aynı kabusa uyanıyor. Bağdat'ın 180 km kuzeyinde, Kerkük'ün ise güneyindeki bu küçük Şii Türkmen kasabası iki aydır, çevrelerindeki bütün köy ve kasabaları ele geçiren IŞİD milislerinin kuşatması altında. Elektrikleri yok, ellerindeki ilaç ve gıda stokları da tükenmeye yüz tutmuş durumda. Şengal dağlarında mahsur kalan Ezidileri kurtarmak için yapılan operasyonlar benzeri, Batı ülkelerinin de katıldığı bir yardım harekatı şu anda burası için gündemde değil. Amerli halkı, dünyanın kendilerine sırt çevirdiğini düşünüyor. Amerli sakinlerinden Doktor Ali Elbayati, 'Musul saldırısından sonra Amerli'nin çevresindeki bütün Türkmen köyleri IŞİD'in eline geçti. İnsanları öldürüp cesetlerini görülsün diye köylerin dışına attılar' diyor. Amerli halkının çoğunluğunu Irak nüfusu içindeki oranları yüzde 4 olan Şii Türkmenler oluşturuyor. Şii oldukları için IŞİD tarafından 'dinden dönmüş' sayılıyor ve doğrudan hedef alınıyorlar. Doktor Elbayati, '70 gündür direniyoruz. Elektriğimiz yok, suyumuz akmıyor' diyor. 'Sadece tuzlu su var, o da ishal ve diğer hastalıklara yol açıyor. Kuşatma başladığından bu yana yaşlı ve hasta 50'yi aşkın kişiyi kaybettik. Susuzluk ve hastalıktan ölenler arasında çocuklar da var' diye sürdürüyor.   'Ölümle savaş' Amerli halkının çoğu geçimini topraktan sağlıyor ama çatışmalar yüzünden tarlalarına gidemiyor ve ürün alamıyorlar. O yüzden kasabaya şu anda yiyecek sadece Irak askeri helikopterleri ile ulaşabiliyor. Bu helikopterler günde en fazla bir kere gelebiliyor ve bütün kasabaya yetecek kadar yiyecek ve ihtiyaç malzemesi taşıyamıyorlar. 'İnsani bir felaketle karşı karşıyayız' diyor Doktor Elbayati. '20 bin Amerlili ölümle savaşıyor. Üç günde bir yemek yiyebilen çocuklar var. Durumu anlatabilmem imkansız. Ne diyeceğimi bilemiyorum.' Doktor Elbayati, Irak çapında Türkmen toplumunun yaşam koşullarını geliştirmeyi hedefleyen Türkmen Koruma Vakfı adlı bir sivil toplum kuruluşuyla çalışıyor. Irak ordusuna ait helikopterlerle gidip gelebiliyor ve en gerekli malzemelerin getirilmesini sağlamaya çalışıyor. Fakat bir çokları yardımın çok geç ve çok yetersiz olduğunu düşünüyor. Eşi ve yedi çocuğuyla Amerli'de yaşayan Nihat Elbayati, 'Doktor yokluğundan doğum sırasında ölen kadınlar var. İnsanlar çok basit yaralardan ölüyor çünkü tedavi edilemiyorlar' diyor. Irak askeri helikopterleri her bir gelişlerinde 30 kişiyi alıp kasaba dışına taşıyabiliyorlar ve bazı yaralılar hükümet kontrolündeki bölgelerde bulunan hastanelere kaldırılıyor. Fakat Irak ordusu zorlanıyor ve helikopterlerin uçuş yolu çok tehlikeli, bazen geri dönmek zorunda kalıyorlar.   'Allahsız ve merhametsizler' Kasabanın savunulması işini ise tamamen halk üstlenmiş. Nihat 'Asker yok aramızda' diyor. 'Aileler IŞİD'e karşı biraraya geldik, kendimizi ve toprağımızı korumak için savaşıyoruz.' Savunma güçleri arasında Nihat'ın 13 yaşındaki oğlu da var. 'Oğlumun savaşması beni korkutuyor mu?' diye sorup yine kendi yanıtlıyor, 'Hayır, onunla gurur duyuyorum. Biz anne babalar çocuklarımızın da bu savaşa katkıda bulunmasından gururluyuz. Bu da bizim cihadımız. IŞİDçiler allahsız ve merhametsiz insanlar.' Gerçek şu ki, Amerli halkının fazla seçeneği de yok. Doktor Elbayati, 'IŞİD bir köyü ele geçirdiğinde ne yapıyor biliyor musunuz?' diyor ve yanıtlıyor, 'Bütün erkekleri, kadınları ve çocukları toplayıp öldürüyorlar. İnanın bana. Sadece bazı kızları ayırıyorlar, anlıyorsunuz ya, başka amaçlarla...' Amerli aşırı görüşlü Sünni grupların şiddetiyle ilk kez karşılaşmıyor. ABD işgalinden sonra yaşanan en kanlı saldırılardan birine sahne oldu burası. 2007 yılında El Kaide'nin bir kamyona yüklediği patlayıcılarla gerçekleştirdiği saldırıda Amerli halkı 159 insanını kaybetmiş, 350 kişi yaralanmıştı. O yüzden Amerlililer şiddeti ve sevdiklerini bu şekilde kaybetmenin ne demek olduğunu iyi biliyorlar. Sündüs Abbas Irak Türkmen Cephesi adlı örgütün İngiltere'deki temsilcisi. Amerli'ye de Şengal'de olduğu gibi Batı ülkelerinin müdahale etmesi için bir kampanya yürütüyor.   'Kaç çocuk ölmeli?' Sündüs Abbas 'Amerli iki aydır kuşatma altında' diyor 'Daha ne kadar bekleyebiliriz. Uluslararası toplumun bu kasabanın acilen yardıma ihtiyacı olduğunu anlaması ve harekete geçmesi için kaç çocuğun ölmesi daha ne kadar acı çekilmesi gerekiyor? Tamamen unutulduk.' Bu hafta Birleşmiş Milletler Irak'ın kuzeyinde IŞİD'in ilerleyişi nedeniyle yerinden yurdundan olan yarım milyonu aşkın insana yardım iletmek için büyük bir harekat başlattığını açıkladı. Yapılacak yardım ağırlıkla Ninova eyaletinde yerinden olan Ezidi, Hristiyan, Sünni ve Şiilere yönelecek. Fakat Amerli'ye şu anda karadan ulaşmak mümkün değil. Buradaki halkın mülteci kamplarına ulaşma imkanı olmadığı gibi yardım da sadece havadan ulaşabiliyor. Bu durumda Nihat ve oğlu için, kendileri gibi silahlanan diğer Amerlili Türkmenlerle beraber kasabalarını savunmayı sürdürmek ve en kısa zamanda yardım ulaşmasını beklemekten başka çare görünmüyor. Lydia Green | BBC Arapça Servisi
İstanbul'un En Bilindik, İlginç İlçe ve Semt İsimleri Nereden Geliyor?
Arnavutköy semti, sahil yolunda Kuruçeşme ve Bebek arasında kalmaktadır. Karşısında Kandilli ve Vaniköy bulunmaktadır. Arnavutköy'ün en eski adı Hestai'dir. Bizans döneminde Promotu ve Anaplus olarak da bilinirdi. Fatih Sultan Mehmet'in Arnavutluk ve Epir'e egemen olduktan sonra, 1486 yılında getirilen Arnavutların buraya yerleştirilmesinden dolayı bölge Arnavutköy adını almıştır.
Bu Hafta 7 Yeni Film Vizyonda
Türkiye sinemalarında bu hafta 1’i yerli 7 film vizyona girecek. Günah şehri: Uğruna Ölünülecek KadınRobert Rodriguez ve Frank Miller’in yönettiği ve yapımcılığını üstlendiği ‘’Günah şehri: Uğruna Ölünülecek Kadın’’ sinema severlerle buluşacak. Filmin oyuncu kadrosunda Bruce Willis, Jessica Alba, Joseph Gordon-Levitt, Eva Green ve Mickey Rourke gibi başarılı isimler var. Serinin 2. filmi, genel itibariyle Dwight karakterinin hayatı üzerine yoğunlaşıyor. Aksiyon türündeki film, 4 kısa öyküden esinlenen 4 bölümden oluşuyor. Bu öykülerden 2'si orijinal hikayede yer alırken, diğer ikisi de film için kaleme alındı. Robert Rodriguez , Frank Miller ve William Monahan'ın birlikte kaleme aldığı senaryoya göre: ''Dwight (Josh Brolin) hayatta sevdiği tek kadın olan tehlikeli Ava (Eva Green) tarafından tuzağa düşürülmüştür. Ancak intikamını alabilmek için Lord'un zengin kocası (Marton Csokas) ile amansız bir mücadeleye girmek zorundadır, bu sırada hiçbiri Ava'nın gerçek niyetlerinden haberdar değildir. Öte yandan şehre yeni gelmiş bir kumarbaz olan Johnny (Joseph Gordon-Levitt) şehrin en güçlü insanı olan senatörle ters düşünce imkansız bir görevi başarmaya, yani senatörü alt etmeye yemin etmiştir.'' Şef Yönetmenliğini ve senaristliğini Jon Favreau’nun üstlendiği ve başrolünde oynadığı 'Şef'' dramatik komedi meraklılarını sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor. Başarılı yönetmen ve oyuncuya başrolünde Sofia Vergara, John Leguizamo, Scarlett Johansson, Dustin Hoffman ve Oliver Platt gibi yıldız isimler eşlik ediyor. ABD yapımı film özetle şöyle: ''Carl Casper şık bir restoranda çalışan bir baş aşçıdır. Kendi mutfağına ait yemekleri nefistir ama lokantanın menüsüne bağımlı çalıştıkça yaratıcılığı ve ona bağlı olarak da yemeklerinin lezzeti düşüşe geçer. Üstelik önemli bir gurmenin yemekleri hakkında yaptığı olumsuz eleştiriler Carl için bardağı taşıran son damla olur. Yeteneğine rağmen kariyerinde düşüşe geçtiğini hisseden Carl'a tam da bu dönem bir teklif gelir: ikinci el bir bir yemek karavanı al ve kendi işinin patronu ol! Oğlu Percy ve eski bir arkadaşı olan Martin’in yardımıyla Carl Amerika yollarında yemeğe ve yeni lezzetlere ve de en önemilisi hayata dair tutkusunu yeniden keşfedecektir.'' Çakma Polisler Luke Greenfield’in yönettiği ve Damon Wayans Jr., Jake Johnson, Nina Dobrev ile Andy Garcia’nın oynadığı ''Çakma Polisler'' aksiyon ve komedi meraklılarını sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor. Yönetmen Luke Greenfield’in senaryosunu Nicholas Thomas ile kaleme aldığı filmde, kolej yıllarından beri arkadaş olan Justin ve Ryan'ın katıldıkları bir kostüm partisinde yaşadıkları maceralar izlenebilecek. Sürpriz Damatlar Philippe De Chauveron’un yönettiği ve Christian Clavier, Chantal Lauby, Ary Abittan ile Medi Sadoun’un oynadığı Sürpriz Damatlar sinema severlerle buluşacak. Komedi türündeki film 4 kızı olan bir çiftin, her biri farklı kültürlerden gelen damatlarını konu alıyor: ''Marie ve Claude Verneuil çifti iyi eğitimli, itibarlı, ideal bir çifttir. Koyu Katolik olan çiftin 4 kız çocuğu vardır ve bunlardan ilk üçü, farklı din ve kültürlerden gelen damatlarla evlenmiştir. Biri Müslüman, biri Yahudi, biri de bir Uzakdoğulu ile evlenmiştir. 4. kızları Laure bir Katolik ile evleneceğini bildirir ancak bu damat adayı da Afrika kökenlidir. Baba Claude, artık bu işe bir dur demenin zamanı geldiğini düşünerek harekete geçer.'' Fırtınanın İçinde Steven Quale’in yönettiği ve Richard Armitage, Sarah Wayne, Matt Walsh ile Arlen Escarpeta’nın oynadığı ''Fırtınanın İçinde'' fırtına avcılarının gözünden çekimleri yapılan bir film. Macera peşindeki amatörlerle, cesur kasaba halkını anlatan film özetle şöyle: ''Bir gün içerisinde Silverton kasabası daha önce hiç görülmemiş hortumların şiddetli etkisiyle büyük bir yıkıma uğrar. Tüm kasabanın kaderi değişken fırtına ve hortum etkilerinin merhametine kalmıştır. Fırtına rotasını izleyenler ise daha beterinin henüz yaşanmadığını öngörmektedirler. Birçok insan sığınak ararken, bazıları da hayatta bir kez yakalanabilecek bir çekim gerçekleştirmek için fırtınanın girdabına doğru girmeye çalışırlar.'' Betondaki Çatlaklar Murathan Uslu, Alechan Tagaev, Ivan Kriznjak ile Mehmet Ali Salman’ın oynadığı ''Betondaki Çatlaklar'' Yönetmen Umut Dağ’ın sorunlu aile ilişkilerini beyaz perdeye taşıdığı bir film. İlk gösterimi 2014 Berlin Film Festivali’nde yapılan ve bir baba ile oğlunun hikayesine dayanan film özetle şöyle: ''Ertan, hapishanede geçirdiği on yıldan sonra, suç dünyasından uzak durarak yeni bir başlangıç yapmak niyetindedir ancak kimse ona inanmaz. Yıllardır görmediği oğlu Mikail ise müzisyen olmanın hayalini kurmaktadır ama başlangıçta ihtiyaç duyduğu parayı uyuşturucu satarak kazanmaya karar verir. Ertan, oğlunu suç dünyasından korumak için kimliğini gizleyerek ona yaklaşmaya çalışır.'' Postacı Pat Mike Disa’nın yönettiği ve Jim Broadbent, Robin Atkin Downes, Susan Duerden ile Greg Ellis’in seslendirdiği animasyon filmi ''Postacı Pat'', televizyon yarışmasına katıldıktan sonra inançlarını sorgulamaya başlayan kıdemli bir postacının hayatını anlatıyor. Muhabir: Melik Fırat Yücel | AA
Yeni Harry Potter Karakteri: Celestina Warbeck
J.K. Rowling, “Harry Potter” dünyasının yeni karakteri “Şarkı Söyleyen Büyücü”yü tanıttı “Harry Potter” serisinin en son kitabı 2007’de yayımlandı ama yazar J.K. Rowling son aylarda yayımladığı kısa öykü ve biyografilerle serinin ateşini canlı tutuyor. Rowling, yalnızca bir kitapta kısaca bahsedilen karakter Celestina Warbeck’in 500 kelimelik biyografisini resmi hayran sitesi Pottermore’a yükledi. Celestina, “Harry Potter ve Melez Prens”in 16. Bölümünde şarkı söylerken duyuluyordu. Ron Weasley’nin annesinin en sevdiği şarkıcı olan Gryffindorlu Celestina, Rowling’in de en sevdiği yan karakterlerden biri. Rowling Temmuz ayının başlarında da 30’lu yaşlarının ortasında, artık saçları kırlaşmaya başlayan Harry Potter’ı anlatan bir hikaye yayınlamıştı.Milliyet Sanat
Reklam
Podolski'nin Menajerinden Flaş Galatasaray Açıklaması
İsmi son zamanlarda yüksek sesle Galatasaray ile anılan Lukas Podolski hakkında Türkiye temsilcisinden haber var. Kulüpler düzeyinde görüşme olabilir Radyospor'dan Özgür Sancar'ın sorularını yanıtlayan Pektaş, 'Biz bire bir Galatasaray'la görüşmedik. Kulüpler düzeyinde görüşme yapılmış olabilir' dedi. Köln'de oynarken teklif gelmişti; o zaman da Galatasaray'a çok sıcak bakıyordu Podolski'nin Arsenal'da oynamaktan ve Londra'da olmaktan dolayı mutlu olduğunu dile getiren Pektaş, 'Türkiye'de oynamayı düşünür. Bakış açısı olumlu. Podolski, Köln'de oynarken eski başkan yardımcısı Adnan Öztürk gelmişti. Onlarla görüştük. O dönem transfer olmamıştı. Fakat Podolski, Galatasaray'ı çok yakından takip ediyor' ifadelerini kullandı. Türkiye'de oynamayı düşünüyor Polonya asıllı oyuncunun Galatasaray'ı yakından takip ettiğini belirten Ali Pektaş, 'Galatasaray'ı çok iyi tanıyor. Takip ediyor. Türkiye'de özel olarak takip ettiği oyuncular da var. Bir gün Türkiye'de oynamayı düşünüyor. Zaten, Köln'de oynadığı dönemde de Galatasaray'dan gelen teklife sıcak bakmıştı. O dönemde kulüpler arasında anlaşma olmadı' dedi. Teklif gelirse kesinlikle değerlendiririz Pektaş, 'Galatasaray'dan teklif gelirse değerlendirir misiniz?' sorusuna 'Elbette ki bu teklifi değerlendiririz. Düşünürüz. Her futbolcu oynamak ister. Daha fazla oynamak ister. Bu da bir faktördür. Elbette ki Lucas, olursa olursa uzun vadeli sözleşme arzu ediyor' şeklinde konuştu. Kaynak: Radyospor
İmam Hatip Liselerinin Sayısı Yüzde 73 Arttı
2010 yılında başlayan ve bu yıl sona eren genel liselerin dönüştürülme aşamasında, İmam Hatip liselerinin sayısı yüzde 73 oranda arttığı bildirildi. Mesleki ve Teknik lise sayısı yüzde 23, Anadolu lisesi sayısı da yüzde 57 arttı. Sabancı Üniversitesi Eğitim Reformu Girişimi, “ Eğitim İzleme Raporu 2013 “ün ana bulgularını yayımladı. Türkiye’de eğitimde düşük nitelik durumunun sürdüğü belirtilen raporda, 2010-2014 yılları arasında genel liselerin dönüştürülme aşamasında, en fazla okulun yüzde 73 artışla İmam Hatip liselerine dönüştürüldüğü belirtildi. Konuya ilişkin Taraf gazetesine konuşan Eğitim Reformu Girişimi Koordinatörü Politika Analisti Işıl Oral, şunları söyledi: “İmam Hatip liselerindeki artışla ilgili Milli Eğitim tarafından hiçbir gerekçelendirme sunulmadı. Bir talep mi yoksa bir yönlendirme mi var ayırt etmek çok zor. Taleple ilgili dense bile bunun veriler ile desteklenmesi gerekiyor. Gerekçelendirme yapılmadığı için bu okullara net bir yönlendirme olduğunu söyleyebiliriz.” CHP’li Gürsel Tekin’in açıkladığı ses kayıtlarında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın, Milli Eğitim yöneticilerine, “ İmam Hatip liselerinin mevcudunu artırmaya çalışıyoruz. Yüzde 10 seviyesine ulaştık. Yüzde 15 olacak ” dediği ileri sürülmüştü.nediyor.com
Reklam
Galaxy S5 Mini'nin Türkiye Fiyatı
Ağustos'un son haftası Türkiye'de satışa sunulacak olan Samsung Galaxy S5 Mini'nin fiyatı da belli oldu. 1300 TL fiyat etiketine sahip olacak akıllı telefon, neredeyse geçtiğimiz yılın üst seviye modelleriyle benzer bir fiyata sahip denilebilir. Bu yüzden yeni nesil mini modellerle, geçtiğimiz yılın amiral gemileri, çetin bir fiyat performans mücadelesi verecekler. Samsung Galaxy S5 Mini hakkında tüm bilgiler! Samsung Galaxy S5 Mini, tasarım olarak Galaxy S5′ e birebir benziyor. Dış görünüşteki en belirgin fark ise aşağıdaki microUSB 3.0 portu yerine kullanılan standart microUSB 2.0 portu ve daha küçük yapısı. Tabi kenar yapısının Galaxy S5′e göre S5 Mini’de daha oval olduğunu da belirtelim. Su geçirmiyor ve parmak izi okuyor Samsung Galaxy S5 gibi, Galaxy S5 Min i'de IP67 sertifikasına sahip. Böylece bu cihaz da suya karşı dayanıklı olacak. Samsung’un en iyi ekranlı Mini’si! Daha önceki Galaxy S3 Min i ve S4 Mini modellerine baktığımızda ekran olarak çok övgü almayan ve rakiplerinden geride cihazlardı. Şimdi ise Samsung, Galaxy S5 Mini’nin ekranını, diğer minilerin çok daha önünde bir seviyeye çıkartıyor. 4.5 inç büyüklüğünde 720p çözünürlüğünde Super AMOLED ekran kullanacak cihaz daha kaliteli bir görüntü sunacak. Cihaz 326 ppi piksel yoğunluğuna sahip olacak. Samsung Galaxy S5 Mini’de Exynos sesleri Galaxy S3 Mini ‘de ST Ericsson serisi micro işlemci kullanan Samsung , Galaxy S4 Mini ‘de ise Qualcomm’un çift çekirdekli ve Krait mimarili Snapdragon 400 işlemcisini kullanıyordu. Cihazda yine 1.5 GB RAM bulunuyordu. Donanım olarak bu sefer mini modelinde kendi işlemcisine veren Samsung , Galaxy S5 Mini ‘de Exynos 3 Quad işlemcisini kullanacak. Bu işlemci , Galaxy S3 ‘teki Exynos 4 Quad’ ın performans olarak biraz gerisinde bir işlemci denilebilir. ARM Cortex A7 mimarisini kullanan 4 çekirdekten gücünü alan işlemci, 1.4 GHz hızında çalışıyor. Cihazda grafik işlemci olarak da Mali-400MP4 grafik işlemcisi kullanılıyor. Hatırlatma: Galaxy S3′teki Exynos 4 Quad işlemcisinde 1.4 GHz hızında çalışan 4 çekirdekli ARM Cortex A9 işlemcisi ve Mali 400 MP4 GPU ‘su kullanılıyordu. Geçtiğimiz yıl piyasaya sürülen Galaxy S4 Min i’den performans olarak daha geride kalacağı görülen Galaxy S5 Min i, sadece Galaxy S5 ‘e benzetilmiş ufak bir model denilebilecek seviyede. Tabi ekrandaki geliştirmeleri de unutmayalım. Diğer Özellikler 1.5 GB RAM , 16 GB dahili hafıza ve microSD kart girişi, 8 Megapiksel ana kamera, 2.1 Megapiksel ön kamera, LTE, 3G, WiFi, Bluetooth 4.0, NFC, IR, GPS gibi özelliklerle donatılan cihaz, Samsung’un yeni nesil TouchWiz arayüzünü ve Android 4.4.2 KitKat işletim sistemini kullanıyor. ShiftDelete.Net
"Messi'ye Pas Vermek Fena Olmazdı"
Arda Turan, 'Guardiola'nın Barcelona'sında oynamak isterdim. Messi'ye pas vermek hiç de fena olmazdı' dedi La Liga takımlarından Atletico Madrid'de forma giyen milli futbolcu Arda Turan, 'GQ İspanya' dergisine kapak oldu. GQ Türkiye dergisi direktörünün Arda Turan'ın Madrid'deki evinde gerçekleştirdiği röportajda, 27 yaşındaki futbolcu hayallerini, futbola ve yaşama bakışını anlattı. Atletico Madrid'de mutlu olduğunu, çok önemli karakterlere sahip futbolcularla aynı forma için ter dökme fırsatına sahip olduğunu ifade eden milli futbolcu, 'Ama bir macera filmi çekeceksek ve kendimi başka bir takımda oynuyormuş gibi düşünecek olursam, Guardiola'nın Barcelona'sında oynamak isterdim. Messi'ye pas vermek hiç de fena olmazdı' dedi. Türkiye'de, futbol tekniğiyle ilgili yapılan bazı yorumlara güldüğünü ve bunlara, 'Yatakta bile topu oynatırım' şeklinde cevap verdiğini belirten Arda Turan, 'Ben sınırımı biliyorum. Asla bir Ronaldo veya Messi olamayacağım ama iyi bir takımın iyi bir parçası olabilirim' ifadelerini kullandı. Dünya Kupası'nda final oynamak için her şeyimi veririm Arda Turan, A Milli Takım ile başarılara imza atmayı çok istediğini de vurgulayarak, şunları kaydetti: 'Samimi söyleyeyim. Bazı geceler bahçede oturup Milli Takım'ın hayalini kuruyorum. Finaller oynamayı, kupalar kazanmayı hayal ediyorum. Bu Dünya Kupası'na katılabilseydik, orada çeyrek ya da yarı final oynamak hiç de fena olmazdı. Dünya Kupası'nda final oynamak için her şeyimi veririm. Gerçekten bir gün Dünya Kupası'nda final oynayacağımı bilsem ve bunun karşılığında beş kuruş parasız kalacağını söyleseler benim için önemli değil.' Şu anda bulunduğumuz yeri Madrid'e ilk geldiğim gün düşündüm İnsanların hayal kurmadan yaşayamayacaklarını belirten milli futbolcu, lig şampiyonu olmalarıyla ilgili, 'Başarı elde etsem de hayal kurmayı asla bırakmayacağım, yenilerinin peşinden gideceğim. Buraya geldiğimde Real Madrid ve Barcelona ile rekabet etmeye çalışacağız dediğimde gazetecilerin çoğunluğu bana gülüyordu. Onların bizden daha fazla yeteneği, daha iyi futbolcuları olabilir ama biz en iyi takım olmayı başardık. Şu anda bulunduğumuz yeri Madrid'de geldiğim ilk gün düşündüm' değerlendirmesinde bulundu. Arda Turan, başkent Madrid'i evi olarak gördüğünü, hayatının geri kalan kısmında her zaman bu şehirle arasında çok yakın bir bağ olacağını söyledi. Atletico Madrid'in tek Türk futbolcusu Turan, şöyle devam etti: 'Hayatımın kararlarında hesaplar, matematik yok. Kalbimin beni yönlendirdiği şekilde yaşıyorum. İşte de aşkta da asla hesapçı biri olmadım. Bazen pişman olduğum oldu. Ben kazanmak için değil, mutlu olmak için oynuyorum. Bu yüzden asla sahte bir insan olmadım, olmayacağım da. Elde ettiğim her başarı kendime olan güvenimi artırıyor ama ben asla meydan okumalardan korkmadım. Ben her şeyin Allah'tan geldiğine inanıyorum ve bunu içimde hissedersem bu yolda yürürüm.' Türkiye'de herkesin her işi bildiğinden yakınan Arda Turan, Atletico Madrid ile son 3 sezonda Avrupa'nın en büyük kupalarında üst kademelerde mücadele veren bir takımın kilit parçalarından biri ve olumlu karakterlere sahip bir futbolcu olduğunu, futbolu iyi bildiğini kaydetti. AA
Reklam
Azalarak Bitmesi Gereken 25 İnsan Tipi
etiket
Binlercesinden sadece 22'si...Hoş olmayan bir davranış biterse hoş olmayan insan da bitmiş olur, yoksa soykırım yapalım demiyoruz. :) Vedat Özdemiroğlu'na saygılar...
Microsoft, Opera Mini'yi Varsayılan Yapıyor!
Microsoft'un uygun fiyatlı telefonlarındaki web tarayıcısının, yerini kime bırakacağı belli oldu! Microsoft, bünyesine katılan Nokia çalışanlarının üçte ikisini etkileyecek işten çıkarmaları duyurduktan hemen sonra, Nokia'nın Asha ve Series 40 telefonlarının üretimini durdurma planlarını açıklamıştı. Temmuzda Microsoft'tan Jo Harlow'un çalışanlara gönderdiği şirket içi bir notta ise Nokia'nın bu cihazlarda çalışan web tarayıcısı Xpress Browser 'ın da kırpılabileceğinden bahsedilmişti. Opera ise dün yaptığı duyuruyla Xpress Browser'ın kaderini doğruladı. Yapılan duyuruya göre Opera Mini , Microsoft'un mevcut tüm Series 30+, Series 40 ve Asha telefonlarında varsayılan web tarayıcısı haline gelecek. Opera'nın yaptığı bildiride Xpress web tarayıcısını kullananlara Opera Mini'ye yükseltmelerinin tavsiye edileceğini, yeni telefonların ise Opera Mini'yle ön-yüklü olarak geleceğini söyledi. Microsoft, Nokia'nın standart telefon serisini hala üretiyor ve dağıtıyor. Firma, önümüzdeki 12-18 ay içinde üretimi yavaşlatacak ve durduracak. Bazı telefonların (bu ay tanıtılan 25 dolarlık Nokia 130 gibi) bu tarihten sonra da yaşamaya devam edebileceği düşünülüyor.Chip
Reklam
Reklam
Çarşı'dan ALS'ye Destek
ALS hastalığına dikkat çekmek ve ALS hastalarına destek amacıyla Beşiktaş Meydanı'ndaki Kartal Heykeli'nde toplanan Beşiktaş taraftar grubu Çarşı, 'Sağanak geliyor' adlı eylemini gerçekleştirdi. Son günlerde özellikle futbol dünyasındaki ünlü isimler ve sanat camiasındaki bir çok yıldızın ALS hastalarına destek amaçlı yaptığı başlarından aşağıya 1 kova soğuk su dökme hareketine Beşiktaş'ın ünlü taraftar grubu Çarşı da katıldı. Beşiktaş Meydanı'nda bulunan Kartal Heykeli'nde toplanan taraftarlar saat 19.03'te topluca başlarından aşağıya buzlu su dolu kova döktüler. ALS hastalarına destek için başlarından aşağıya buzlu su döken Çarşı üyeleri Yunanistan Ligi takımlarından Paok'a, Türkiye'den ise Karagümrük ve Karşıyaka'ya meydan okudu.Eurosport
10 Soruda TEOG ve Nakil Süreci
TEOG yerleştirme sonuçları bugün açıklandı. Öğrenci ve veliler, 25 Ağustos pazartesi günü başlayacak “Nakil süreci’’nde hata yapmaktan, açıkta kalmaktan, en çok da istemedikleri halde imam hatip ya da meslek lisesine yerleştirilmekten korkuyor.  Uğur Hazırlık Rehberlik Koordinatörü Nazik Kösegil, nakil süreciyle ilgili Cumhuriyet'ten Figen Atalay’ın soruları yanıtladı: 1-Nakil dönemi ne zaman başlıyor? 25-28 Ağustos 2014 tarihleri arasında saat 17’ye kadar nakil başvuruları alınacak. 29 Ağustos günü saat 19’da nakil yerleştirme işlemleri tamamlanacak. Bundan sonraki süreçte ise nakiller, Eylül ayı sonuna kadar haftalık dönemler halinde devam edecek. 2-Nakil işlemleri nasıl yapılacak? 2014-2015 öğretim yılında hazırlık veya 9’uncu sınıfa kesin kaydı yapılmış olan öğrencilerin, açık kontenjan bulunan başka bir okula nakil talebinde bulunmaları halinde yerleştirme sonrası okullarda oluşan taban puana bakılmaksızın başvuranlar arasında puan üstünlüğü esas alınarak sistem üzerinden otomatik olarak yerleştirme işlemleri gerçekleştirilecek. Yerleştirmeye yönelik nakil talepleri, öğrenci velisi tarafından öğrencinin kesin kaydının olduğu okul müdürlüklerine yapılacak. 3-Nakiller nerden duyurulacak? Nakil talebi gerçekleşenler ve boş kalan kontenjanlar e-okul sistemi üzerinden görülebilecek. Sonuçlar yine buradan takip edilecek. 4-Özel okula kayıt yaptırmak istiyorum ama MEB tarafından bir okula yerleştirildim. Ne yapabilirim? Yerleştirme sonucuna göre kaydınızın yapıldığı okul müdürlüğüne, kayıt yaptırmak istediğiniz özel okula geçmek istediğinize dair dilekçe vermelisiniz. Bu dilekçeyle birlikte okul müdürlüğü tarafından internet üzerinden kaydınızı okumak istediğiniz özel okula gönderecektir. 5-Nakil için puan önemli mi? Puan başvuru sırasında önemli değil fakat başvuru yaptığınız okul kontenjan açığına göre puan üstünlüğüne göre öğrenci alacak. Örneğin okulun 15 kişilik kontenjanı var ise ve 25 kişi nakil başvurusu yaptı ise puanı en yüksek olan 15 kişi bu okula yerleşecek. Bu işlem Eylül ayı sonuna kadar devam edecek. Ekim ayı itibariyle ise nakiller sonrası oluşan taban puanlara göre okullar nakil başvurularını kabul edecek. 6-Başvuru önceliği önemli mi? Önemli değil. Nakil başvuruları belli bir süre içinde alınacak. Okullara başvuran öğrenciler arasında belirlenen zaman içinde başvuran öğrenciler arasında puan üstünlüğü söz konusu. Puanı daha düşük bir öğrenci daha önce o okula başvurduğu için üstünlük elde etmez. Son gün de başvursa puanı yüksek olanın şansı daha fazla. 7-Yüksek puanlı bir okula yerleşebilir miyim? Eğer başvurduğunuz okuldaki kontenjan açığı için başvuran öğrenciler içinde sizin puanınız yüksek ise siz yüksek puanla öğrenci almış bu okula yerleşebilirsiniz. Örneğin başvurmak istediğiniz okula son yerleşen öğrenci puanı ile sizin puanınız arasında 100 puan farklılık olduğunu ve bu okulun 20 kişilik kontenjan boşluğu olduğunu varsayalım. Eğer siz bu 20 kişilik kontenjana başvuru yapıp puana göre de 20 kişilik boşluğun içinde yer alıyorsanız o okula yerleşirsiniz. Geçmişte “ben bu okula yerleşemem zaten” diye tercih yapmayan öğrencilerin yerine daha düşük puanlı öğrencilerin tercih yapıp yerleştiği durumlar olmuştur. 8-Kaç okula başvuru yapabilirim? Nakil süreci, Eylül sonuna kadar haftalık dönemler halinde devam edecek. Her dönemde bir okula başvuru yapabilirsiniz. 9-Nakil dönemi ne zaman bitiyor? Nakil süreci lise eğitimi bitimine kadar devam ediyor ama yerleştirmeye yönelik nakil işlemleri lise dönemindeki nakillere göre farklı. Eylül ayı sonuna kadar devam edecek olan bu süreçte Ekim ayından sonraki nakil sürecinden farklı olarak nakil başvurusunda puan kriteri aranmayacak. Ekim ayında okulların taban puanları o okula yerleşen son öğrenciye göre belirlenecek. Ekim ayı itibariyle yapılacak nakillerde Eylül ayı sonuna kadar yapılan nakiller sonucu oluşan taban puan esas alınacak. Ekim ayından sonra taban puanı, puanınıza eşit ya da puanınızın altında olan okullara MEB’nın belirlediği tarihlerde nakil başvurusu yapabilirsiniz. 10-Okulda tanıdık olması gerekli mi? Nakil başvurusunda bulunmak istediğiniz okula, kesin kayıt yaptırdığınız okuldan başvuru yapacaksınız. Başvurular ise internet aracılığıyla olacak. Dolayısıyla okullarda tanıdığınızın olması, nakil sürecinizi etkilemeyecek. Nakillerde tek kriter puan üstünlüğü. Cumhuriyet
Meşhur Maymun Selfie'sinde Kazanan Taraf Belli Oldu
ABD yetkililer, tartışmalı maymun özçekiminden telif hakkı isteyen fotoğrafçının talebinin yerine getirilmeyeceğini açıkladı.  Geçtiğimiz haftalarda telif hakkı nedeniyle gündeme gelen meşhur maymun selfie'sinde son sözü ABD Telif Hakkı Ofisi söyledi. Kurumdan yapılan açıklamada, hayvanların ve diğer insan olmayan varlıkların yaptığı hiçbir şeyin telif hakkı kaydına giremeyeceğini söyledi. Ne olmuştu?Slater, 2011 de yaptığı bir Endonezya seyahatinde Siyah Makak türünde bir maymunla karşılaştı. Maymun çekimler sırasında fotoğrafçının kamerasını alarak kendi fotoğrafını çekmişti.İngiltereli doğal yaşam fotoğrafçısı David J. Slater, çıktığı bir gezide kendisine ait fotoğraf makinesiyle çekildiği gerekçesiyle Wikimedia'dan fotoğraf için telif hakkı talep etmişti.medyatava
Reklam