Saatte 2.5 Milyon Mil Hızla Dünya'ya Doğru İlerliyor
Güneş'te meydana gelen patlamaların yarattığı şiddetli bir fırtına Dünya'ya doğru ilerliyor. Bu kez Dünya'ya çok yakından geçmesi öngörülen patlamanın, Dünya'daki uydu haberleşme sistemlerini, radyo dalgalarını ve manyetik alanları etkilemesi bekleniyor. Yüksek enerji ve manyetik alan taşıyan plazmanın, önümüzdeki birkaç gün içinde atmosferdeki manyetik alanı bozabileceği bildiriliyor.Kolorado' daki Uzay ve Hava Tahmin Merkezin(NOAA)'deki yetkililer kuvvetli Güneş patlamasının etkilerine karşı uyarı yaptı. Uyarıda Güneş'in tam ortasında meydana gelen bu patlamanın 'potansiyel olarak' Dünya'da güçlü etkiler yapmasını bekledikleri belirtildi.Amerika'da 10 Eylül 18:15'te (6:15 p.m.ET) gözlemlenen patlamanın, önümüzdeki iki gün içerisinde Dünya'daki GPS uydu, haberleşme ve radyo sistemlerini etkilemesi bekleniyor.Uzay ve Hava Tahmin Merkezi yetkilisi Tom Berger konuyla ilgili, 'Bu patlamanın uydularda ve radyo istasyonlarında büyük etkiler yaratmasını beklemiyoruz. Bu seferki patlama korkutucu olan değil' dedi. Berger, Dünya'nın kuzeyinde yaşayan insanların, bu patlamanın etkilerini Kuzey Işıklarının benzeri olarak görebileceklerini de söyledi.Saatte 2.5 milyon mil hızla Dünya'ya ilerleyen patlamanın, Cuma günü erken saatlerde etkisini göstermesi bekleniyor.Ağustos ayından bu yana, son dönemde Güneş'te çok sık ve orta büyüklükte patlamalar yaşanıyor. En son 24 ve 26 Ağustos'ta yaşanan bu ve benzeri patlamaların doğrudan insanlara zarar vermeyeceği ve fırtınanın zararlı etkilerin atmosferin içine girdiklerinde yok olduğu biliniyor.DHA
Türksat 4A'ya Geçiş 17 Eylül'de
Türksat, 4A uydusuna geçişin 17 Eylül'ü 18 Eylül'e bağlayan geceyarısı yapılacağını duyurdu. Daha önce yapılması planan geçiş, Ramazan ayı nedeniyle ertelenmişti.Ramazan ayında yapılması planlanan yeni Türksat 4A uydusu geçisi ertelenmişti. Yeni uydu ile beraber evinde uydu alıcı ile televizyon izleyenlerin ayarlarını güncellemeleri gerekiyor. Türksat'tan yapılan açıklamaya göre televizyon ve radyoların frekans geçişleri 17 Eylül 2014 tarihini 18 Eylül 2014 tarihine bağlayan geceyarısı yapılacak.Türksat 2A haberleşme uydusunun ömrü 2016 yılının başında tamamlanacağından, söz konusu uydu üzerindeki yayınlar Türksat 4A haberleşme uydusuna aktarılacak, yeni TV kanallarıyla birlikte Türksat uyduları üzerindeki TV kanal sayısı 500’ün üzerine çıkacak.Uydu alıcılarının ayarlanmasıTürksat Kanal Güncelleme Sistemi (TKGS) ile uyumlu uydu alıcıları yeni frekansları otomatik olarak güncelleyecek. TKGS sistemi olmayan uydu alıcıları içinse, 11844 MHz frekansı, Dikey V-polarizasyon, 2222 Sembol Oranı, FEC ¾ veya 11747 MHz frekansı, Yatay H-polarizasyon, 27500 Sembol Oranı ve FEC 5/6 değerleri girilerek “Şebeke Taraması” yapılması gerekiyor.Türksat 4A haberleşme uydusu, 42° Doğu yörüngesinde (Türksat 2A ve Türksat 3A uyduları ile birlikte) hizmet vereceğinden, uydu üzerindeki yayınları izlemek için ek bir antene ihtiyaç olmadığı gibi mevcut anten ayarlarında da herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek bulunmuyor.Halen Digiturk, D-Smart ve benzeri dijital platformları kullananların alıcılarında herhangi bir değişiklik yapması gerekmiyor.Kaynak: Al Jazeera
Altınordu ile Athletic Bilbao'dan İşbirliği
Athletic Bilbao'nun yıllardır uyguladığı yabancı kökenli oyunculara kadrosunda yer vermeme politikasını Altınordu Spor Kulübü de deneyecek.PTT 1. Lig ekiplerinden Altınordu'nun sportif direktörü Murat Dizdar, 'Altınordu da aynen Bilbao gibi kendi çocukları sayesinde yükselerek bir gün Şampiyonlar Ligi’nde belki de Bilbao’ya rakip olabilecek' dedi.Altınordu'dan yapılan açıklamada, kapılarını yabancı oyunculara kapatan kulübün tüm dünyada bu sistemin en önemli temsilcileri arasında gösterilen Athletic Bilbao yöneticileri ile İspanya’da bir araya geldiği bildirildi.Sportif Direktör Murat Dizdar, Sportif Etkinlikler Yöneticisi Gökhan Göktürk, Medya İlişkileri Yöneticisi Ali Ergöçmez ve Yaşam Eğitmeni Murat Demir’in katıldığı ziyarette Altınordu heyetini Bilbao 2. Başkanı Jokin Garatea, Genel Sekreter Juan Anibarro ve Marka Direktörü Alvaro Vitores'in karşıladığı kaydedildi.Ziyarette 'kardeş kulüp' anlaşması, altyapı antrenör ve oyuncu eğitim değişimleri, karşılıklı fikir alışverişleri, A takımların kampı ve 12 Yaş Altı Kupası'na katılım konularında prensip anlaşmasına varıldığı, bu konuların iki kulüp başkanı tarafından 5 Kasım’daki Porto-Bilbao Avrupa Şampiyonlar Ligi maçı öncesinde protokole bağlanacağı belirtildi.İspyanyol ekibinin 2. Başkanı Garatea, yaptığı açıklamada, Altınordu’yu incelediklerini, kendileri gibi düşündüklerini gördüklerine işaret ederek, 'Bu yol, çok zorlu bir yol. Israrla uygularsanız, taraftarınız ve halkla aranızda güçlü bir bağ oluşur. Biz kendimizi bu şekilde farklılaştırdık. Ama bunun için de çok önemli yatırım ve harcama gerekiyor. Şunu şimdiden söyleyeyim yolun sonu mutluluk ve size destek vermeye hazırız' dedi.Altınordu Sportif Direktörü Murat Dizdar ise Bilbao’nun bu yoldaki ilk adımını 116 yıl önce attığını anımsatarak, şunları kaydetti:“Altınordu da doğru bildiği yolda güvenli ve hızlı bir şekilde ilerliyor. Bu fikir alış verişinin kulübümüze önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Altınordu da aynen Bilbao gibi kendi çocukları sayesinde yükselerek bir gün Şampiyonlar Ligi’nde belki de Bilbao’ya rakip olabilecek. Bu ziyareti, iki yıldır düşündüklerimiz ve yaptıklarımızın çalıştıklarımızın adeta doğrulaması olarak değerlendiriyoruz.'Eurosport
Nobel Edebiyat Ödülü'nün Favorisi Kim?
Ödül bahis şirketi Ladbrokes, gelecek ay verilecek Nobel Edebiyat Ödülü için bahislerde Kenyalı yazar Ngugi wa Thiong’o’nun adının öne çıktığını duyurdu. Ancak ödülün gerçek favorisi son birkaç yıldır olduğu gibi bu yıl da Haruki MurakamiGuardian gazetesinde yer alan habere göre, bahis şirketi Ladbrokes, gelecek ay verilecek Nobel edebiyat ödülü için düzenlenen bahislerde Kenyalı yazar Ngugi wa Thiong’o’nun adının öne çıktığını duyurdu.Ngugi’nin oranının 1'e 33’ten 1'e 10’a yükseldiğini belirten Ladbrokes sözcüsü Alex Donohue, her yıl Ekim ayında Stockholm’de verilen ve dünyanın en saygın edebiyat ödüllerinden biri olarak gösterilen Nobel edebiyat ödülünün bu seneki sahibinin Ngugi olabileceğinin altını çizdi ve ekledi: “Bu noktada da bahisçilerin Ngugi’yi oldukça sevdiğini söyleyebiliriz.”Yükselen bahis oranına karşı bu yılın Nobel favorisi Ngugi değil, 1'e 5 oranla Japon yazar Haruki Murakami. Ödül için adı geçen diğer yazarlar arasında Milan Kundera ve yakın zamanda emekliliğini açıklayan Phillip Roth da bulunuyor.Nobel edebiyat ödülü, geçtiğimiz yıl jüri üyeleri tarafından 'çağdaş öykücülüğün ustası” olarak nitelendirilen Alice Munro’ya verilmişti.Milliyet Sanat
"Gerekenin Yapılmamasının Nedeni İstanbul'daki IŞİD'ciler"
17 Aralık sürecinde Twitter'da fenomen haline gelen ve Emniyet’teki 'paralel operasyonları' önceden bilen @fuatavni, bu kez IŞİD hakkında çok tartışılacak iddialar ortaya attı. 'Tiran'ın IŞİD konusunda gerekeni yapamamasının nedeni rehineler değil. İstanbul'da yerleşik olan ve ne yapacağı kestirilemeyen IŞİD'çiler' ifadelerini kullanan @fuatavni  'Paralel Yapı bahanesiyle dağıtılan emniyet mensuplarının IŞİD destekçilerini adım adım izlemiş kayda almıştı. Hazırlıklar çöpe gitti. IŞİD'in kullandığı silahların Türkiye'ye ait olması bir yana İstanbul'un göbeğinde yapılacak kanlı eylemlerde de bu silahlar çıkabilir.' dedi...
Reklam
Reklam
G.Saray'dan Dördüncü Yıldız Töreni
Galatasaray Kulübü, yeni sezon şampiyon olarak dördüncü yıldızı takma hedefine yönelik TT Arena'da bir tören düzenledi.Galatasaraylı futbolcular, Başkan Ünal Aysal ve Teknik Direktör Cesare Prandelli'nin bir araya geldiği törende, Selçuk İnan, Wesley Sneijder ve Cesare Prandelli açıklamalar yaptılar. Son olarak da Ünal Aysal konuştu.Bildiğiniz gibi müthiş bir yarışa sahne olacağı bugünden belli olan bir Lig sezonu yaşıyoruz, yaşayacağız. En az 4 takımımız bu yıl ligi şampiyon bitirme konusunda çok iddialı durumdalar. Ancak bu aday çokluğu içinde Galatasaray ve Fenerbahçe’nin 4. Yıldıza aday oluşları durumu daha da heyecanlı hale getiriyor.Ancak görüyorum ki bu heyecan küçük gruplar içinde kalsa da zaman zaman bir yarış, bir rekabet anlayışının dışına çıkabiliyor ve neredeyse bir düşmanlık duygularına dönüşebiliyor. Üstelik bu duyguları besleyen, hatta bunun sonuçlarından beslenen kişiler de var spor dünyamızda.Futbolumuzu yönetenlerin polisiye tedbirler dışında bu konuda anlamlı ve gerçekçi bir çaba içinde olduklarını maalesef söylemek mümkün değil.Bu nedenle siz medya mensuplarına ve biz kulüp yöneticilerine ciddi sorumluluklar düşüyor.Galatasaray yöneticiliğimde kazanılan şampiyonluklar, alınan kupalar, kazanılan uluslararası başarılar dışında en gururlu olduğum anlar GS marka değerinin dünyada büyük bir gelişme göstermesi ve nihayet futbol dünyasının en değerli 17. Markası seçilmesi oldu.Bu çabamız boyut değiştirerek en önemli projemiz olarak devam edecek. Aynı gelişmeyi bir bütün olarak Türk futbolunun göstermesi çok önemli. Bunun için tüm dünyanın gözlerinin üzerimizde olacağı bu yıl söz konusu rekabetin sportif bakımdan en üst düzeyde olması kadar sahada, tribünde, medyada ve nihayet sosyal hayatımızda da en üst seviyede olması çok önemli.Biz kulüp yönetimi, teknik ekibimiz ve sporcularımız olarak bu anlayışın temsilcileri olmakta kararlıyız.Kararlı olduğumuz bir nokta daha var. Galatasaray Türkiye’de ilklerin kulübüdür. 4. Yıldızı herkesten önce bizim takmamız misyonumuzun bir gereğidir.Burada gördüğünüz tüm ekibimiz bu yıl Gündüz Kılıç’ın dediği gibi “halatı birlikte çekecekler.” Sahada parlayan yıldızlar göreceksiniz ancakAncak ne yönetim, ne teknik ekip, ne de sporcular şampiyonluk için yeterli olamazlar. Bu noktada zinciri tamamlayan büyük zaferler için verdiği desteğin çok önemli olduğunu bilen, bunu sonuna kadar sürdüren, aynı hedefe kilitlenmiş bir taraftarın varlığıdır.Türkiye’nin gerek yurt içinde, gerekse dünyanın dört bir köşesinde en büyük taraftar desteğine sahip kulübü olarak bir adım önde olduğumuzu söyleyebilirim.Önümüzdeki günlerde uygulamaya koyacağımız “Yıldız Sensin” programımızla hem onlara çeşitli vesilelerle çağırılarda bulunacağız, hem de Galatasaray’ı Türkiye’nin en güçlü markası yapmalarından dolayı şükranlarımızı iletmek fırsatları yaratacağız.Sezon sonunda taraftarımıza ithaf edeceğimiz 4. Yıldız için tüm ekibimiz adına elimizden gelen her çabayı göstereceğimizi, sahada terimizin son damlasına kadar mücadele eden bir takım göreceklerinin sözünü verebilirim.Karda, kışta, en zorlu koşullarda, tribünlerde yüreklerini, sahada ter döken aslanlarımızın yürekleriyle birleştiren, tek yürek olan taraftarlarımız, tek yürek olmuş Galatasaraylılar, dördüncü yıldız sizin eseriniz olacaktır.Galatasaray’ımız; Türkiye’de üçüncü yıldızı göğsüne takan ilk takım olurken de siz vardınız tribünlerde…Türkiye’ye ilk ve tek UEFA şampiyonluğunu getirirken de siz vardınız tribünlerde…Türkiye’ye ilk ve tek Süper Kupa’yı getirirken de siz vardınız tribünlerde…Şampiyon Kulüplerde ilk ve tek yarı final oynayan takım olurken de siz vardınız tribünlerde…Türk futbol tarihinin gelmiş geçmiş en büyük ve en “kral yürekli” futbolcusunun, elini yüreğinin üzerine koyup başını eğerek selamladığı tribünlerde de siz vardınız.En büyük aşkı Galatasaray olan Metin Oktay’a, sonsuzluğa uğurlandıktan yıllar sonra da, her maçta şarkılarla selam yollayan tribünlerde de siz vardınız.Zaferlerde siz vardınız, hüzünlerde siz vardınız,bestelenmiş ve birlikte haykırılmış bütün şarkılarda siz vardınız.Sizlerin, özellikle bu yıl görevlerinizi bu anlayışla gerçekleştireceğinizden eminim. Benim de çok sevdiğim bir sloganla buradan taraftarlarımıza seslenmek istiyorum:Açıklamaların ardından futbol takımı, Prandelli ve Aysal yıldız şeklindeki bir platformun içine girerek fotoğraf çekildiler.Şampiy10
Beşiktaş'ta İmza Töreni Kriz Yarattı
Ahmet Nur Çebi'nin imza seremonisinde sadece başkanın yer almasına, 'Yükü ben çekiyorum, emeğimin yok sayılmasına üzüldüm' diyerek tepki gösterdiği öğrenildiBeşiktaş'ın yeni transferleri için düzenlenen sembolik imza töreni, birbirlerine ağabey-kardeş olarak hitap eden İkinci Başkan Ahmet Nur Çebi ve Başkan Fikret Orman'ın arasına kara kedi girmesine neden oldu. Çebi'nin transferlerine büyük çaba harcadığı futbolcuların imza töreninde gölgede bırakıldığını düşünerek sinirlendiği, 'Yükü ben çekiyorum, emeğimin yok sayılmasına üzüldüm' diyerek tepki gösterdiği öğrenildi.Tören sonrası sinirlenerek Bodrum'a giden Çebi, son yönetim kurulu toplantısına da katılmadı. Çebi'nin gönlünün alınması için başta Metin Albayrak olmak üzere birçok yöneticinin aracı olduğu belirtildi. Kulübün tepesindeki iki ismin arasında esen soğuk rüzgarların kulübü etkilemesinden çekinen ve gerginliğin büyümesini istemeyen yöneticiler, başkan Orman'dan Çebi'yi arayarak gönlünü almasını önerdiler. Ancak Orman'ın, 'Törende başkan varsa basının karşısına da başkan çıkar. Alınganlığa gerek yok' diyerek bu öneriye yanaşmadığı ifade edildi.SALONDA VAR, MASADA YOKMotta, Gökhan Töre, Cenk Tosun, Demba Ba ve Sosa'nın imza töreninde Başkan Fikret Orman futbolcuların yanındaydı. Törene katılan ikinci başkan Ahmet Nur Çebi ise yönetim kurulu üyeleri Mete Vardar ve Metin Albayrak ile birlikte oturmuştu.Sabah
Reklam
Rusya'da Araba Sürerken Seks Yapanlarla Karşılaşmak
Rusya’da araçlardaki kamera zorunluluğundan dolayı birçok gariplik objektiflere her geçen gün yakalanıyor.Yine bunlardan biri ise Rusya’da karşıdan gelen araca çarpmamak için kaldırıma çıkan adamın farları ilginç bir olayın yaşanmasını sağladı. Yol kenarında seks yapan çifte kamera tutan o görüntüler…
Yanan Arabasını İzlerken Hüngür Hüngür Ağlayan Adam
Ankara'da bir sürücü, seyir halinde ilerlerken, aracının torpido gözünden alevler yükselmesi üzerine aracını park etti. Alevler kısa sürede otomobilin her yerine dağıldı. Gözleri önünde yeni aldığı aracının alev alev yanmasına daha fazla dayanamayan sürücü hüngür hüngür ağladı.
Reklam
"Arena'daki 'Cimbombom' Tezahüratları İçin Sabırsızlanıyorum"
Transferin son gününde sarı-kırmızılı takım ile 3 yıllık sözleşme imzalayan Blerim Dzemaili açıklamalarda bulundu.Çiçeği burnunda Aslan, saha içinde Melo gibi hırçın ve yenilgiyi kabul etmeyen bir yapısı olduğunu söyledi. Napoli forması giyerken takım arkadaşı Melo ile rakip olarak mücadele ettiklerinin altını çizen İsviçreli orta saha, 'Melo ile oynadığımız zaman sahada hep büyük kavgalar ederdik. O sahada büyük bir savaşçı. Şimdi takım arkadaşı olduğumuz için mutluyum. Sahada ben de Melo gibi agresif olabiliyorum. Hırçınlığımdan ve duygusallığımdan bazen gereksiz kart görebiliyorum. Yenilgiyi kabul edemiyorum. Bu benim yapım' dedi.5+3 YABANCI KURALINI BEĞENMİYORUMTFF'nin bu sezon uygulamaya koyduğu 5+3 yabancı kontenjanını da yorumlayan Dzemaili, 'Bir yabancı olarak bu kararı beğendiğimi söylemem mümkün değil. Ben bu kararın içinde her zaman 5'inci olmak istiyorum. Zaten üç kulvarda mücadele eden bir takım var. Bir takım olmak için 23 kişi olmak lazım. Mücadelenin olduğu yerde her oyuncuyu ihtiyaç var' dedi.TARAFTAR VE MEDYA BASKISINA ALIŞKINIMGalatasaray camiasının 20'inci şampiyonluk ve 4'üncü yıldız beklentisi içinde olmasının üzerinde baskı oluşturmayacağını aktaran Dzemaili, 'Baskı her yerde olur ama ben Napoli'den geldim! Orada da 10 maç kazanırsınız bir maç kaybedersiniz, hemen neden kaybettiniz diyerek eleştiriler başlar. Taraftar ve medya baskısına çok alışkınım. Bu sene çok farklı olacak. Şampiyonluk için ve zaferler için buradayım' yorumunda bulundu.BAŞKAN ÇOK SAMİMİ BİRİBaşkan Ünal Aysal ile imza sırasında kısa süreli sohbet ettiğini belirten başarılı oyuncu, 'Başkan benim nereli olduğumu sordu. Ben de 'Totoval şehrindenim' dedim. Benim doğduğum ve büyüdüğüm yerlerden bahsetmesi ve bizi çok çok sıcak karşılaması çok hoşumuza gitti' dedi.DEVLER LİGİ'NDE BİR GOL BİLE ÖNEMLİDzemailİ , Galatasaray'ın müzesine götüremediği tek kupa olan Şampiyonlar Ligi kupası için 'Şampiyonlar Ligi'ne adım adım bakmalı. Geçen yıl Napoli'de 12 puan toplamış, ama bir gol yüzünden üst tura çıkamamıştık. Orada tek gol bile önemli' dedi.ZAFER YILI OLURGalatasaray camiasının beklentilerinin farkında olduğunu belirten Dzemaili, 'Bu yılı Galatasaray için zafer yılı olarak görüyorum. Bursaspor maçını izledim, sahada iyi bir takım gördüm. İyi çalışırsak 4. yıldız için zafer bizim olur' değerlendirmesini yaptı. Galatasaray'a transfer olduğunu duyan arkadaşlarının taraftarın videolarını kendisine izlettiğini belirten Dzemaili, sarı-kırmızılı taraftarlar için şu yorumu yaptı:ARENA İÇİN SABIRSIZLANIYORUM'Burada mükemmel bir taraftar var. Arena'daki ambiyansı gördüm ve 'Cimbombom' tezahüratları için sabırsızlanıyorum. Eskişehir ve Anderlecht maçlarını heyecanla bekliyorum.'FENER'E GOLÜM VARDerbilerde yaşanan olaylar her yerde aynı. F.Bahçe maçlarının atmosferini biliyorum ve gerçek Galatasaraylı olmak istiyorumGalatasaray-Fenerbahçe ezeli rekabetini, Fenerbahçe'nin eski futbolcusu Reto Ziegler'den öğrendiğini söyleyen Dzemaili, 'Ziegler iki sene önce G.Saray-F.Bahçe maçlarını ve atmosferlerini bana anlatmıştı. Futbolu futbol yapan zaten rekabettir. Derbilerde saha içinde ve saha dışında yaşanan olaylar her yerde aynı' dedi.HER ŞEYİMİ VERECEĞİMGerçek Galatasaraylı olabilmesi için Fenerbahçe'ye gol atması gerektiği hatırlatmamız üzerine ise Dzemaili şu yorumu yaptı: 'Fenerbahçe'ye gol atmadan gerçek Galatasaraylı olunmuyorsa, ben de şimdiden gerçek bir Galatasaraylı olmak için elimden gelen herşeyi yapacağım. Bunu çok istiyorum.'Sabah
Reklam
Ozon Deliği Kapanıyor
Dünya Meteoloji Örgütü (DMÖ), güneşin zararlı ışınlarından yerküreyi koruyan atmosferdeki ozon miktarının son yıllarda artış gösterdiğini ve ozon deliğinin kapanmakta olduğunu bildirdi.DMÖ Bilimsel Araştırma Birimi Sorumlusu Geir Braathen, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nde düzenlenen basın toplantısında, DMÖ'nün atmosferdeki ozon miktarı değişimine ilişkin raporunu açıkladı.Atmosferdeki ozon miktarını azaltan maddelerin yavaş yavaş kullanımdan kaldırılmasını amaçlayan 1987 tarihli Montreal Protokolü'nün başarı sağladığına işaret eden Braathen, DMÖ'nün ozon konusunda 4 yıl önce yaptığı son araştırmadan bugüne kadar çok iyi bir gelişme kaydedildiğini söyledi.Braathen, 'Bu raporda ilk kez, toplam ozon miktarında küçük bir artış belirtisi gördüğümüzü ifade ediyoruz. Bu da ozon katmanındaki iyileşmenin başlamış olduğunu gösteriyor' dedi.Yerden 40 kilometre yükseğe çıkıldığında, ozon miktarında gerçekleşen artışın net bir şekilde görülebildiğine işaret eden Braathen, Montreal Protokolü'ne tam olarak uyulması halinde 2050 yılına kadar ozon deliğinin kapanabileceğini kaydetti.BM Çevre Programı'na göre, Montreal Protokolü'ne uyulması halinde 2030'a kadar 2 milyon insanın cilt kanserine yakalanması önlenecek ve pekçok konuda insanların ve yerkürenin yaşadığı riskler azalacak.Muhabir: Murat Ünlü | AA
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Askeri müdahalelere her zaman karşı oldum. 11 Eylül’den sonra Afganistan, daha sonra Irak işgaline karşı çıktım. Filistin’de İsrail’in askeri operasyonlarına da, 2006’daki Lübnan saldırısına da, Türkiye’nin Kürt bölgesine askeri operasyonlarına da, NATO’nun Libya müdahalesine de, Fransa’nın aynı günlerdeki Fildişi Sahili’ne askeri müdahalesine de, benzerlerine de…Siyasal sorunların, toplumsal isyanların askeri müdahaleler ve güvenlikçi politikalarla çözülebileceğini hiç düşünmedim, düşünmüyorum.Son olarak, İŞİD’e karşı oluşturulan koalisyonun bölgeye barış ve huzur getirmeyeceği de belli. Ancak, cinayet pornografisine dönmüş, insanlık dışına taşmış bir hareket söz konusu olduğunda tavır almak artık eskisi kadar kolay değil.
'Türkiye IŞİD'e Karşı 'Çekirdek Koalisyon'da Yer Almayacak'
Yeni Şafak’ın bugün “Türkiye oyuna gelmez” başlığıyla manşetine taşıdığı habere göre, dün Ankara ’da gerçekleşen 'Ulusal Güvenlik Mekanizması' toplantısında, IŞİD'e karşı 'Çekirdek Koalisyon'dan uzak durma kararı alındı. İlhan Toprak imzalı habere göre toplantıda ‘bir kara ve hava harekatına kesinlikle katılmama’ ve 'pasif destek' fikri öne çıktı.Haberden bazı bölümler şöyle:ANKARA İHTİYATLIToplantıda Türkiye'nin IŞİD'e karşı bir kara harekatına destek vermesini de içeren 'Çekirdek Koalisyon' konusuna sıcak bakılmazken, Irak ve Suriye'de baş gösteren karışıklıklara dikkat çekildi. IŞİD'in Suriye'deki 'Esed rejiminin bir sonucu olduğu' hususu kalın çizgilerle çizilirken, Türkiye'nin müttefik koalisyonda 'pasif görev' alması fikri benimsendi. Zirvede, Türkiye'nin bu aşamada herhangi bir askeri operasyonda (kara ve hava) yeralmasının mümkün olmayacağı kararı alındı. Öte yandan zirvenin ABD Başkanı Barack Obama'nın IŞİD ile ilgili yol haritasını açıklamasından 16 saat önce yapılması dikkat çekti. Ankara'nın operasyona aktif destek vermesi halinde rehin durumdaki diplomatların hayatlarının riske girebileceği de değerlendiriliyor.Eli boş döndüIrak ve Suriye'de IŞİD'e karşı operasyonlar için uluslararası koalisyon oluşturmayı hedefleyen ve bu koalisyona Türkiye'nin de aktif katılımını isteyen ABD'ye 'olumsuz' cevap verildiği iddia edildi. Ankara'nın desteğini almak üzere geçtiğimiz günlerde Türkiye'ye gelen ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel, Amerikan basınının iddiasına göre, destek sözü alamadı. ABD Başkanı Obama'nın Türkiye ve Suudi Arabistan'ı IŞİD'e karşı yürütülecek saldırılara ortak etmek istediğini bildiren New York Times'a göre Türkiye, 49 Türk vatandaşının IŞİD örgütünün elinde bulunmasından dolayı, onların hayatlarını tehlikeye atmamak için muhatabına 'Direkt bir saldırının içinde olmayız' cevabını iletti. Genelkurmay Başkanı Özel ile de görüşen Hagel, bu nedenlerle Washington'a el boş döndü.Kaynak: Yeni Şafak
İsveç Çöpten Enerji Üretiyor
İsveç'te çöpten elde edilen enerji ile 1 milyona yakın evin ısıtılması sağlanırken, 300 bin evin ise elektrik ihtiyacı karşılanıyor.İsveç, evsel atıkların modern yöntemlerle işlenmesi yoluyla elde ettiği biyogazı hem ısıtma hem de elektrik üretmek için kullanıyor. Nüfusu 10 milyona yakın ülkede, evlerde oluşan çöplerin yüzde 99'unu elektrik üretimi için kullanılırken, kalan yüzde 1'lik kısım ise tarımsal gübre amaçlı değerlendiriliyor.İsveç vatandaşı 33 yaşındaki James Cronin, AA muhabirine, 17 yaşından beri çöpleri ayıklayıp, en yakındaki istasyona bıraktığını, bu işlemi yapmadan önce özel bir eğitim almadığını ancak okulda fen derslerinde geri dönüşümün önemini öğrendiğini söyledi. Cronin, şöyle devam etti:'Stokholm'de eğer geri dönüşüm yapmazsak bunun bir cezası yok ancak her gün televizyonlarda, radyoda, internette geri dönüşümle ilgili haberleri görüyoruz ve duyuyoruz, bu artık bizim için bir alışkanlık. Şimdiki çocuklar ise bu konuda daha şanslı, çünkü okulda derslerde bu konu ayrıntılarıyla işleniyor.'Pernilla Enström ise evde çöpleri plastik, cam ve metal olarak üç kısma ayırdığını ancak annesinin biraz daha çok sınıflandırma yaptığını söyledi ve şunları kaydetti:'O sprey kutularını, yemek artıklarını ya da pilleri de ayrı bir şekilde sınıflandırıyor, bazen kullanmadığımız eşyaları ikinci elde satıyoruz . Çöpleri evimize en yakın geri dönüşüm kutularına bırakıyoruz. Bazı apartmanlarda ise bu kutular konteyner şeklinde ve apartmanın içinde, birkaç yıl önce ise durum farklıydı, bisikletlerimize çöplerimizi yükleyip biraz uzaktaki konteynerlara bırakıyorduk.'Yaklaşık 10 milyon nüfusa sahip İsveç, kendi çöp kaynaklarının bitmesi durumunda komşu ülkelerin yanı sıra İngiltere, İtalya, İrlanda ve Balkan ülkelerinden çöp alıyor. İsveç, 2013 yılında 25,5 gigawatt yenilenebilir enerji üretim kapasitesine ulaştı ve bu kapasite, 2014 yılı için 26,6 gigawatt olarak tahmin ediliyor.Ülkede, 2013 yılında yenilenebilir enerji üretimi yatırımlarına 1 milyar dolar ayrılmış ve enerji verimliliği için uzun yıllardır enerji verimliliği çalışmaları yapılıyor.Kaynak: AA
Reklam