Vali, Madımak Anıtı'ndan İki Göstericinin Adının Silinmesi Talebini Reddetti ...
Sivas Valisi Alim Barut iki göstericinin isminin Madımak’taki anı köşesinden silinmesi isteğini Anzakları örnek göstererek reddetti. Madımak’taki Anı Köşesi’ne isimleri yazılan göstericiler Ahmet Alan ve Hakan Türkgil’in isimlerinin kaldırılmasını isteyen Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Feyzioğlu’nun başvurusuna yanıt veren Sivas Valisi Alim Barut, tartışma yaratacak ifadelerle uygulamayı savundu. Cumhuriyet'ten Alican Uludağ'ın haberine göre Vali Barut, “Sivas Valiliği’nin ölenlerin sağlıklarında nerede olduklarını tespit edip tasnife tabi tutup, sınıflandırmak gibi bir tasarrufu, amacı ve görevi olamaz” dedi. Katledilen 35 kişiyle birlikte yazılan iki göstericiye sahip çıkan ve olayları “savaş”a benzeten Sivas Valisi Alim Barut, Atatürk’ün Anzaklar için kullandığı sözü örnek gösterdi, “Milletimiz savaş meydanında ölen düşman için bile acısına tuz basıp, bağrına taş bağlayarak arkasından konuşmaz” dedi. “Valiliğin yanıtı, Almanya’nın Türklerin öldürüldüğü Solingen katliamı için diktiği anıtın altına neo Nazi çetelerinin isimlerini yazması gibi bir şeydir” diyen Feyzioğlu ise valiliğin ret kararına karşı dava açtı.‘Dünyada yargılanamaz’Kaybedilen canların tamamıyla kendi canları olduklarını savunan Barut, “Ölüm, muhakeme ve buna ilişkin işlemleri durdurur. Hiç kimse öldükten sonra sağlığındaki fiili sebebiyle suçlanamaz, hakkında hüküm tesis edilemez. Katilin dini, mezhebi ve milliyeti olamaz. Katil katildir. Maktul de artık huzuru ilahiyededir ve dünyada yargılanamaz” ifadesini kullandı.Ölen insana saygı duyan bir kültürün mensupları olduklarını iddia eden Vali Barut, göstericilerle Anzakları bir tutup, şu değerlendirmeyi yaptı: “37’yi 33 artı 2, artı 2 olarak ayrıştıranlar birleştirici olamazlar. Lefkoşa’da Enonis amaçlı Rumlar, Solingen’de ırkçı Naziler, soydaşlarımızı ve vatandaşlarımızı alçakça katletmişlerdir. Bu olayları örnek göstermek, benzeştirmeye çalışmak talihsizliktir. Bu konuyla ilgili başkaca söze de gerek yoktur.”Vali Barut, bu yanıtla isimlerin çıkarılması talebini reddetti. İsimlerin kaldırılması talebiyle Sivas İdare Mahkemesi’ne valilik aleyhinde dava açan Feyzioğlu, dilekçesinde “Nasıl ki 5 yurttaşımızın hayatını kaybettiği Solingen katliamı nedeniyle faşist Naziler anılmıyor, bırakın anılmayı lanetleniyorsa; Sivas katliamı nedeniyle de göstericiler anılmaz” dedi. Feyzioğlu, valiliğin bu uygulamasıyla toplumun huzurunu gözetmediğini, adalet anlayışı ile hareket etmediğini, insan haklarına saygılı davranmadığını ifade etti.Alican Uludağ | Cumhuriyet
2014’te 39 Çocuk İşçi Can Verdi
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, 17 Eylül itibarıyla 2014 yılında en az 39 çocuk çalışırken yaşamını yitirdiğini açıkladı.İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisi’nin yazılı, görsel, dijital basından takip edebildiğimiz, emek-meslek örgütlerinden gelen bilgiler ve işçiler, işçi yakınlarının bildirimleri ışığında tespit ettiği bilgilere göre iş cinayetinde hayatını kaybeden en küçük çocuk işçi altı yaşında.Çocuk işçilerin çoğu tarım işkolunda çalışıyordu, trafik ve servis kazaları iş cinayetinin baş nedenlerini oluşturdu.23 çocuk işçi tarım ,5 çocuk işçi inşaat ,2 çocuk işçi ticaret ,2 çocuk işçi konaklama ,2 çocuk işçi genel işler ,1 çocuk işçi kimya ,1 çocuk işçi tekstil ,1 çocuk işçi gıda ,1 çocuk işçi metal ,1 çocuk işçi de taşımacılık işkolundaki iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.13 çocuk işçi trafik ve servis kazası nedeniyle,5 çocuk işçi düşme nedeniyle,5 çocuk işçi ezilme ve göçük ten dolayı,5 çocuk işçi zehirlenme ve boğulma nedeniyle,5 çocuk işçi yıldırım düşmesi gibi diğer nedenlerden dolayı,4 çocuk işçi elektrik çarpması nedeniyle,1 çocuk işçi patlama ve yanma nedeniyle,1 çocuk işçi ise nesne düşmesi ve çarpması nedeniyle hayatını kaybetti.Çocuk işçilerin yedisi kız, 32’si oğlan çocuğuydu. İş cinayetinde hayatını kaybeden en küçük çocuk işçi 6, en büyüğü ise 17 yaşındaydı.6 yaşında bir çocuk işçi,10 yaşında bir çocuk işçi,12 yaşında bir çocuk işçi,13 yaşında yedi çocuk işçi,14 yaşında üç çocuk işçi,15 yaşında altı çocuk işçi,16 yaşında on iki çocuk işçi,17 yaşında sekiz çocuk işçi iş cinayetinde hayatını kaybetti.Çocuk işçi cinayetleri en çok Adana ’da görüldü. 25 ilde çocuk işçi cinayeti yaşandı.Çocuk işçi cinayetlerinin beşi Adana ’da; üçü Urfa ’da yaşandı. Ankara , Bursa, Düzce , Antep, Hatay , İstanbul, Konya ve Mardin illerinin her birinde iki çocuk işçi cinayeti görüldü. Ağrı , Denizli, Erzurum , Eskişehir, Karaman , Kilis, Kocaeli , Malatya, Muğla , Osmaniye, Rize , Samsun, Şırnak , Tokat ve Muş ’tan oluşan 15 ilde bir çocuk işçi cinayeti yaşandı.Çocuk işçi cinayeti en çok Temmuz ve Ağustos aylarında görüldü. Bu aylarda 18 çocuk işçi hayatını kaybetti.Ocak ve Şubat aylarında beşer çocuk işçi, Mart ayında üç, Nisan ayında dört, Mayıs ve Eylül aylarında ise ikişer çocuk işçi cinayeti yaşandı.Bedirhan Ok , İsmail Gür, Seda Nur Tatar , Çetin Akdoğan, Zehra Alda , Ayşe Alda, Oğuzhan Çalışkan , Emin Halastar, E.P. , Kübra Yaşatır, Süleyman Sertan Buluş , Nacin Freyş, Hale Çelik , Sedat Yalçın, Furkan Çavuş , Osman Özen, Ali Saltık , Barış Ergin, Yasir Geylani , Yılmaz İdareci, Hamitcan Aslan , F. Y., Sebahat Ö ., İbrahim Can Duran, Resul Yılmaz , Hüseyin Demir, Ali Fırat Belder , Ahmet Güneysu, Seyrani Köstü , Emre Aksüt, Abdul Hakim , Yavuzhan Gemici, Mehmet Öztürk , Serdar Özdemir, Osman Avcı , İbrahim Bozkurt, Yücel Arı , Samir Muhammed ve Berkan Altay . Bianet
TİB'e 'Çok Gizli' 75 Personel
17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrasında paralel yapı dinlemelerinde “yer aldığı” gerekçesiyle hükümetin hedefi haline gelen Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) ile ilgili çok kritik ve “gizli” bir kararın uygulamaya konulduğu ortaya çıktı.Cumhuriyet'ten Ayşe Sayın'ın haberine göre, Bakanlar Kurulu’nun “gizli” kararıyla 75 özel personel alındı. 12’si hukukçu 63’ü mühendis olan ve “kendi istediği zaman işten ayrılmak”, “disiplin suçu işlemedikçe işten çıkarılmamak” koşullarıyla, “10-17 bin lira” gibi çok özel maaş ve yetkilerle donatılan gizli personeli CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran Meclis gündemine taşıdı. Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan bilgi isteyen Umut Oran, TİB’in artık iyice “AKP ve Tayyip Erdoğan kurumu” haline dönüştürülmek istendiğini belirterek, “Padişahın dinleme teşkilatı oldular” dedi.Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 17 Aralık operasyonu sonrasında internete düşen ve yine hazırlanan fezlekelerdeki yasal ses kayıtları nedeniyle büyük sıkıntı yaşadıktan sonra geçen temmuz ayında TİB’le ilgili bir çalışmalarının olduğunu açıklamıştı. Erdoğan, “Böyle bir TİB olmaz. Zaten MİT de bu işi yapabiliyor. TİB’i kurumsal olarak kaldırıp, yetkilerini MİT’e devredeceğiz” ifadelerini kullanmıştı. Erdoğan’ın bu açıklamasından 1 gün sonra kurumun personel yapısında Resmi Gazete’de yayımlanmayan bir Bakanlar Kurulu kararı alındığı ortaya çıktı. CHP’li Umut Oran, Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından yanıtlanması istemiyle verdiği önergeyle gizli kararı Meclis gündemine taşıdı. Oran, Davutoğlu’na, “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nca (BTK) hazırlanan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nda Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına Dair Esaslar” 21/07/2014 tarihli ve 2014/6699 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kabul edilerek yürürlüğe girdi mi?” sorusunu yöneltirken, bu kararın neden Resmi Gazete’de yayımlanmadığı konusunda da bilgi istedi. Oran, “Söz konusu 2014/6699 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ‘GİZLİ’ gizlilik derecesine mi haizdir, neden Resmi Gazete’de yayımlanmadı?” görüşünü dile getirdi.AKP’ye yakın isimler mi alınacak?Umut Oran, söz konusu Bakanlar Kurulu kararının Resmi Gazete’de yayınlanmamasının altında kamu ücret skalasının çok üstünde ücret alacak pozisyonda çalışacak kişilerin “AKP’ye yakın isimlerden seçilmesinin sağlanması” amacının yattığı kuşkuları olduğuna işaret etti. Oran, söz konusu personelin sadece “kendi isteğiyle işten ayrılabileceği” ve memuriyetten çıkarılmayı gerektirecek ağırlıkta disiplin suçu/adli ceza işlemediği sürece işten çıkarılamayacağı yönünde duyumlar aldığını da belirtti. Oran, bu 75 personelin işe alımında tüm yetkinin TİB’de oluşturulacak 3 kişilik komisyonda olacağı bilgisinin de kendilerine geldiğini ifade etti.Ayşe Sayın | Cumhuriyet
Dünyanın İlk Otistik Süper Kahramanı
Olağanüstü süper güçleri olan, yükseklerde korkusuzca uçan ve dünyayı kurtaran kahramanlar sayısız çizgi romanın asıl kahramanları olarak zihnimizde yer etmiştir. Ama yeni yıldızımız çizgi romanlardaki bu klasik kahramanlardan çok daha farklı.Otizmli bireylere yardım etmek ve otizm farkındalığını arttırmak için çalışmalar yapan “Autism at Face Value” adlı organizasyon, bir ilke imza attı. Matematiksel zekaya sahip otizmli ilk süper kahraman Michael’in ana karakteri olduğu bir seri oluşturdu. Bir psikiyatrist ve çizgi roman yazarının ortaklaşa hazırladığı serinin ilk sayısı büyük ilgiyle karşılandı ve kısa sürede tükendi.Value Comics, çizgi romanlar arasında ilk defa böyle bir kahramana yer verildiğini söylüyor. Serinin yaratıcısı Dave Kot, bu kitapların insanların çevrelerindeki otizmli insanları daha iyi anlamalarına yardımcı olacağını düşünüyor. Kot ve illüstratör Sky Owens otizmli karakter Michael’ın yaşadıklarını, üzüldüğünde onu kimin nasıl teselli edeceğini veya neden üzüldüğünü; buna diğer insanların nasıl bir tepki göstermesi gerektiğini çizimleriyle açıklıyor.Dijital versiyonunu satın almak için tıklayınız.Uzunçorap
Reklam
En Gereksiz Giyilebilir Teknoloji: Selfie Çeken Şapka
Geçtiğimiz günlerde Apple Watch‘ın da dahil olduğu giyilebilir teknoloji pazarı yeni ürünlerle çeşitleniyor. Giyilebilir teknolojide yüzükten, gözlüğe çeşitli örnekleri sizlerle paylaştık ama Acer’in Birleşik Krallık’ta moda tasarımcısı Christian Cowan-Sanluis’la hazırladığı selfie çeken şapkası daha öncekilere hiç benzemiyor.Kişinin yüzünü görebilecek uzaklığ Acer tabletin şapkanın tutacağı şekilde tasarlanmasıyla oluşan Acer’in selfie şapkasının fiyatıysa 599 pound olarak belirlenmiş. Bu fiyata cihazın ön plana çıkarılan özellliğiyse sadece selife çekiyor olması.Diji diji
Reklam
Artık Resmi Bir David Bowie Günü Var
ABD'nin Chicago kentinin belediye başkanı Rahm Emanuel, 23 Eylül'ü şehrinde David Bowie Günü ilan ettiChicago Belediye Başkanı Rahm Emanuel, şimdiden müzikseverler için dünyanın en iyi belediye başkanı olma ünvanını kazandı. 23 Eylül tarihinde Chicago Çağdaş Sanat Müzesi'nde açılacak, David Bowie'nin kişisel arşivinden 300'ün üzerinde materyal içerecek, İngiltere Victoria & Albert Müzesi tarafından tasarlanmış 'David Bowie Is...' sergisinden yola çıkan Emanuel, resmi bir açıklamayla serginin açılış tarihini Chicago şehri için 'David Bowie Günü' olarak ilan etti. Belediye başkanı, günün ilanı için hazırlanan resmi belgede Bowie için, 'Son derece olumlu eleştiriler alan 26 stüdyo albümüne imza atmış, tartışmasız bir dünya ikonu olan Bowie'nin yarım yüzyıllık kariyeri kültürler ve inançlar arasında köprü kurarken, bir yandan da müzik, sanat, moda ve tasarım ile tiyatro kurallarını hem güçlendirdi, hem de aştı,' ifadelerini kullandı.23 Eylül 2013 - 4 Ocak 2014 tarihleri arasında Chicago Çağdaş Sanat Müzesi'nde sergilenecek 'David Bowie Is...', Bowie'nin el yazısıyla yazılmış şarkı sözleri, besteler ve listeler, daha önce görülmemiş storyboardlar ve yine Bowie'nin skeç çalışmalarını içeriyor.Milliyet Sanat
İstanbul'da Çileli Okul Yolu
Arnavutköy'de çevre ve yol düzenlemesi tamamlanamadan eğitime başlayan ilkokulun, yağmurla birlikte çamur deryasına dönen yolu, servis kullanamayan veli ve öğrenciler için çileye döndü.Mustafa Kemal Paşa Mahallesi'nde yeni yapılan KİPTAŞ bloklarının yakınındaki araziye İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından yapılan ilkokul, bu sene eğitime başladı. Nene Hatun Mahallesi'nde bulunan ilkokul, ortaokula çevrilince, çevredeki ilkokul öğrencileri yeni yapılan İBB Piri Reis İlkokulu'na yönlendirildi. Ancak yol ve çevre düzenlemesi tamamlanmayan okulun yolu, yağmurla birlikte veli ve öğrenciler için çileye döndü. Okulun hemen altında yapımına başlanan ancak tamamlanamayan park inşaatı ve çevresi iki gündür yağan sağanak yağmurla çamur deryasına döndü. Okulun diğer tarafı ise asfalt olduğu için, oradan gelen veli ve öğrencilerin geliş ve gidişlerinde sorun yaşanmıyor.Çocuklarını okula götürmek için parkın içinden geçen velilerden bazıları çocukların ayaklarına naylon poşet geçirdi. Bazıları ise sırtında ya da kucağına alarak çocuklarını okula götürdü. Velisi olmadan okula gelen çocuklar ise birçok tehlike atlatarak okula ulaşmaya çalıştı. Park inşaatı içinde bulunan çukur ve süs havuzu, yağmur sularıyla dolduğu için çocuklar buralardan geçmek için ya duvar üzerinden ya da kaldırım taşlarına basarak geçmeye çalıştı. Veli ve öğrenciler okula yaklaştıklarında ise park inşaatının bitimindeki duvarın açık olan bölümünden, akan sel sularını ve oluşan çamuru geçmek zorunda kalıyor. Buradan geçmek istemeyenler ise duvardan atlayarak okula ulaşmaya çalışıyor.BİR VELİ ÇAMURA DÜŞTÜHer gün iki kez bu yoldan geçmek zorunda olduklarını söyleyen veliler ise duruma isyan ederek yetkililerden yolun bir an önce yapılmasını istedi. Veliler, inşaat alanı içinde bulunan demirler, elektrik kabloları ve molozların tehlike saçtığını belirtti. Öğrenci ve velilerin çamurun içindeki yolculuğu sırasında bir veli ayağının kayması sonucu çamura düştü. Bir öğrencinin velisi, kendisinin Belediye Başkanına gittiğini söyleyerek, 'Asla çıkmıyor, konuşmuyor. İlgilenmiyor. Biz gidiyoruz hiçbir şey demiyor. Biz araba yolu istemiyoruz, yaya yolu istiyoruz. Çamura battık. Buradan başka geçiş yolumuz yok. Yukarıdaki yolu yapacak. Oradan geçin, diyor. Belediye orada köprü yapıyorum, diyor. Halk olarak şikayetçiyiz' diye konuştu.Servislerin pahalı olduğunu söyleyen bir veli, 'Çamura bata bata geliyoruz. Muhtara, belediyeye gidiyoruz. Yerinde kimse yok. Yetkili bulamıyorsun' dedi.Özkan ARSLAN - Erhan TEKTEN - DHA
Reklam
Ünlü Mankene Zorla Getirme Kararı
Manken Tuğçe Kazaz'ın aparman girişinde unuttuğu dizüstü bilgisayarını çaldıkları gerekçesiyle 2 kişi hakkında açılan 'hırsızlık' davasında mahkeme, duruşmaya gelmeyen sanıklar ve Kazaz hakkında 'zorla getirme' kararı verdi.Manken Tuğçe Kazaz'ın apartman girişinde unuttuğu dizüstü bilgisayarını çaldığı gerekçesiyle Kadir M. ve Murat D. isimli kişiler hakkında hırsızlık suçlamasıyla 3'er yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davada mahkeme, sanıklar ve Kazaz'ın zorla getirilmesine karar verdi.SANIKLAR VE KAZAZ DURUŞMAYA GELMEDİAnadolu Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk celsesi görülen duruşmaya tutuksuz sanıklar Kadir M.(20) ve Murat D.(19) gelmedi. 'Müşteki' sıfatıyla mahkeme tarafından duruşmaya katılması amacıyla davetiye çıkarılan manken Tuğçe Kazaz da duruşmaya katılmadı. Duruşma savcısı, davetiye tebliğine rağmen duruşmaya katılmayan müşteki ve sanıkların gelecek celse zorla getirilmelerine karar verilmesini talep etti.MAHKEME SANIKLAR VE KAZAZ HAKKINDA ZORLA GETİRME KARARIMahkeme, müşteki manken Tuğçe Kazaz ve sanıklar Kadir M. ile Murat D.’nin gelecek celse duruşmaya zorla getirilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.APARTMAN ÖNÜNDE UNUTTUĞU BİLGİSAYARI ÇALINDIAnadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan, ünlü manken Kazaz'ın şikayetçi sıfatıyla yer aldığı iddianamede, 1 Nisan 2014 tarihinde Tuğçe Kazaz'ın oturduğu apartmanın önüne geldiği ve elinde bulunan dizüstü bilgisayarını apartman kapısını açmak için girişteki elektrik kutusu üzerinde bıraktığı belirtildi. Kazaz'ın bilgisayarını unutarak apartman içerisine girdiği yaklaşık 20 dakika sonra geldiğinde dizüstü bilgisayarının yerinde olmadığını fark ettiği ifade edilen iddianamede, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güven Timleri Şube Müdürlüğüne bağlı görevlilerin şüphelileri apartmanın yakınında bulunan Kadıköy Başçavuş Sokak üzerinde tedirgin vaziyette görmeleri üzerine yaptıkları aramada Kazaz'a ait bilgisayarı şüphelilerde ele geçirdiği belirtildi.BİLGİSAYAR İADE EDİLDİBilgisayarın, masaüstündeki bilgilerden Kazaz'a ait olduğunun belirlendiği ve iade edildiği kaydedilen iddianamede, iki şüphelinin birlikte hareket ederek bilgisayarı apartmanın elektrik kutusu üzerinden aldıkları ve satmak isterlerken görevli memurlarca yakalandıkları anlatıldı. Kadir M. ve Murat D. isimli kişiler hakkında hırsızlık suçlamasıyla 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.DHA
'Böcekburger' Ekim'de Süpermarketlerde!
Belçikalı bir gıda firması, değişik tatlar denemekten hoşlanan, farklılık peşindeki tüketicilere yeni bir seçenek sunuyor: Böcekburger.Damhert adlı firmanın böceklerden ürettiği hamburger, şinitzel ve nuggetlar, Ekim ayı başında Belçika'daki süpermarketlerde satışa sunulacak.Gerekli izinlerin alınması halinde böcekburger Belçika ile aynı anda Hollanda'da da tüketicilere ulaştırılacak.Şirket sözcüsü, hamburger şinitzel ve nuggetların manda böceği larvalarından üretildiğini söylüyor.İsmi birçok kişiye itici gelse de, sözcüye göre ürünlerde böceği hatırlatacak bir görüntü yok.Sözcü, görünüm olarak, piyasadaki hamburger ve şinitzelden fark olmadığını belirtiyor, 'Normal et görünümünde' diyor.Böceklerden yapılan ürünleri deneyenler de tadından memnun. Böcekburger, şinitzel ve nuggetlerin, ceviz ve fındığı andıran bir tada sahip olduğunu söylüyorlar.Böcekten üretilen gıdalar, süpermarketlerdeki vejetaryen ürünlere göre biraz daha pahalı olacak.Firma sözcüsüne göre böcek yemek garip değil. Böcekler, dünyada 2 milyar insanın günlük yiyeceği arasında.Sözcü, et yerine böcek yeme kavramının Avrupa'da da giderek yaygınlaştığına işaret ediyor.Üretici firmaya göre, böcekler normal ete göre daha kolay ve daha fazla üretilebiliyor.Birleşmiş Milletler Gıda, Tarım ve Hayvancılık Örgütü (FAO) de, gıda kıtlığı, iklim değişikliği ve nüfus artışına karşı çözüm olarak 2003 yılından bu yana böcek yemeyi teşvik ediyor.Böceklerin, vitamin, protein, mineraller ve lif açısından zengin olduğu belirtiliyor.Belçika, manda böceği, un kurdu ve cırcır böceğinin gıda olarak tüketimine onay veriyor.Belçika'nın Gent şehrinde de bir süre önce sadece böceklerden yapılan yiyeceklerin satıldığı bir restoran açılmıştı.BBC Türkçe
Reklam
Reklam
Bank Asya Yarım Saat Kapalı Kaldı
Seans başında işleme geçici olarak kapatılan Bank Asya hisseleri yüzde 7.81 primle 0.69 liradan açıldıBank Asya hisseleri ikinci seansın başında yaklaşık yarım saat işleme geçici olarak kapatıldıktan sonra saat 14:45'te yüzde 7.81 primle 0.69 liradan açıldı.Borsa İstanbul Genel Müdürlüğü, Bank Asya'nın hisseleri borsa yönetmeliğinin 25. maddesinin b bendini gerekçe göstererek işleme geçici olarak kapatmıştı.Bank Asya hisseleri sabah seansın ilk dakikalarında taban fiyattan işlem gördükten sonra kayıplarının tamamını geri alarak tavan fiyata yükselmişti. Hisseler, ilk seansta yüzde 10.94 yükselişle tavan fiyat olan 0.71 liraya ulaşmış ve ilk seansı bu seviyeden tamamlamıştı.Bank Asya ilk seansın kapanışının ardından KAP'a yaptığı açıklamada, 'Bankamız ile ilgili olarak, mevcut durum itibariyle kamuya açıklanmış olanlar haricinde, kamuya açıklanmamış herhangi bir özel durum bulunmamaktadır' denildi.Dünya
Trans Gazeteci Michelle Demishevich İşten Çıkarıldı
İki yıldan beri İMC TV’de muhabirlik yapan Michelle Demishevich, “iş ahlakına uygun davranmadığı” gerekçesiyle işten çıkarıldı.İMC TV, trans gazeteci Michelle Demishevich’i “iş ahlakına uygun davranmadığı” gerekçesiyle işten çıkardı. Demishevich, “Yüz kızartıcı bir suç işlediğimden ya da gazetecilik faaliyetlerimden dolayı değil, kadın kimliği üzerinden uygulanan bir şiddet ile işten çıkartıldım. Bu çok gurur kırıcı” diye konuştu.Sigortasız ve geçimini sağlamaya yetmeyecek bir maaşla çalıştırıldığını söyleyen Demishevich, aldığı ücrette iyileştirme istemesinin ardından uzun süre mobbinge maruz kaldığını belirtti. 7 aylık süreçte, yaşadığı birçok zorluğa rağmen işten ayrılmadığını söyledi.Daha önce de ekonomik olarak zorluklar yaşadığını söyleyen Demishevich, “Çocuğum gibi gördüğüm 4 köpeğimi ikişer gün arayla toprağa gömdüm. Köpeklerim açlıktan öldü ama ben yine de mobbinge karşı direndim. Bu süreçte seks işçisi olmayı hiç düşünmedim. Seks işçiliğinin karşısında değilim ama benim gazetecilik yapmam bir trans aktivizmiydi” diye konuştu.Aris Nalcı’nın haber müdürü olduğu dönemde çok yoğun çalıştığını söyleyen Demishevich, “Son 7 ayda bir kez bile habere gönderilmedim. Haber yapmak için kameramanların peşinden koşuyordum” diye konuştu.İşten gönderilme biçimini de anlatan Demishevich, “Genel Müdür beni odasına çağırdı. İnsan Kaynakları Müdürü de odadaydı. ‘Cinsiyet kimliğinizle sorunumuz yok ama işyerindeki davranışlarınız iş ahlakına uygun değil” dediler ve benden işten kendi gerekçelerimle ayrıldığımı ve özlük haklarımdan vazgeçtiğimi belirten bir belgeyi imzalamamı istediler. Avukatlarımla hukuki süreç başlatacağımı ve ellerinde iddialarına ilişkin bir belge olmadığını söyledim. Bana ‘5 dakikalık iş, bir rapor hazırlarız’ dediler. Bu kadar ahlaksızca bir iş yapan kişiler, ahlaksızlık iddiasıyla işten kovuyorlar. Yüz kızartıcı bir suç işlediğimden ya da gazetecilik faaliyetlerimden dolayı değil, kadın kimliği üzerinden uygulanan bir şiddet ile işten çıkartıldım. Bu çok gurur kırıcı” ifadelerini kullandı.Demishevich, “Kıyafetim, makyajımla ilgili uyarılar alıyordum. Ben gideyim diye yapılan uyarılar olduğunun farkındaydım. Habere giderken, ‘saçların çok mu sarı olmuş?’, ‘bari habere giderken kırmızı ruju fazla sürmeseydin’, ‘giydiğin kıyafet biraz fazla mı uygunsuz?’ gibi sorularla karşılaştığını ifade etti.Çalışma arkadaşlarından destek gördüğünü söyleyen Demishevich, “Binadan ayrılırken arkadaşlarımın alkışlarıyla uğurlandım” diye konuştu.
Reklam