TİB’in 4 Saatte Site Kapatma Yetkisi İptal
Anayasa Mahkemesi torba yasayla Meclis’ten geçirilen 4 düzenlemeyi iptal ederken 3 uygulamayı da durdurdu. TİB’in site kapatma yetkisi iptal edildi. Görevden alınan memurların 2 yıl göreve iade edilmemesi düzenlemesi de iptal oldu.TİB’e internet sitelerine mahkeme kararı olmaksızın 4 saatte erişimi engelleme yetkisini iptal eden AYM  yürürlüğünü de durdurdu.Bürokratların göreve dönüş kararının 2 yıl uygulanmaması maddesi hem iptal edildi, hem de yürütmesi durduruldu.Göreve iade kararını uygulamayanlara dava açılmayacak düzenlemesi için hem iptal hem de durdurma çıktı.Özelleştirme kararının üzerinden 5 yıl geçtikten sonra mahkemenin iptal kararı uygulanmaz kararı da iptal edildi.Ana­ya­sa Mah­ke­me­si, AKP'nin tor­ba ya­say­la çı­kart­tı­ğı ara­la­rın­da in­ter­ne­te san­sür ya­sa­sı­nın da bu­lun­du­ğu 4 ay­rı dü­zen­le­me­nin Ana­ya­sa­ya ay­kı­rı ol­duk­la­rı ge­rek­çe­siy­le ip­ta­li­ne ka­rar ver­di. İp­tal edi­len mad­de­ler ara­sın­da Tİ­B’­e mah­ke­me ka­ra­rı ol­ma­dan in­ter­net eri­şi­mi­ni en­gel­le­me ile tra­fik bil­gi­le­ri­ni sak­la­ma yet­ki­si ve­ren hü­küm­ler yer al­dı. Gö­rev­den alı­nan ka­mu gö­rev­li­le­ri­nin yar­gı ka­ra­rıy­la tek­rar gö­re­ve dön­me­si­ni 2 yıl en­gel­le­yen mad­de de ip­tal edil­di. Bu hü­küm­le­rin yü­rür­lü­ğü ka­ra­rın Res­mi Ga­ze­te'de ya­yın­la­na­ca­ğı ta­ri­he ka­dar dur­dur­du.CHP ­BAŞ­VUR­MUŞ­TUAna­ya­sa Mah­ke­me­si, CHP’­nin 6552 sa­yı­lı tor­ba ya­sa­da yer alan hu­ku­ka ay­kı­rı dü­zen­le­me­le­re kar­şı aç­tı­ğı ip­tal ta­le­bi­nin ilk in­ce­le­me­si­ni geç­ti­ği­miz haf­ta yap­mış­tı. Esas in­ce­le­me­si­ni de dün ya­pan AYM, tor­ba ya­sa­da­ki 4 ay­rı dü­zen­le­me­nin ip­ta­li­ne ka­rar ver­di.İŞTE İPTAL EDİLEN  DÜZENLEMELERTorba Kanun’da yapılan değişiklik TİB’e millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması gibi hallerde internet sitelerine gecikmesinde sakınca bulunan hallerde mahkeme kararı olmaksızın 4 saat içinde erişimi engelleme yetkisi veriyordu. Kanunda internet trafik bilgisinin TİB tarafından ilgili işletmecilerden temin edilip, hâkim kararıyla ilgili mercilere verileceği belirtiliyordu. AYM bu hükümleri hem iptal etti, hem de yürürlülüğünü durdurdu. İptal kararına göre, TİB mahkeme kararı olmadan internet sitelerine erişimi engelleyemeyecek. Trafik bilgilerini istihbarat kuruluşlarına veremeyecek.YÜRÜRLÜĞÜ DURDURULDUDaire başkanı ve üstü görevlerdeki bürokratların tekrar göreve dönmesiyle ilgili mahkeme kararlarının 2 yıl boyunca uygulanmamasını öngören madde iptal edildi. Bu maddenin yürürlüğü durduruldu.Göreve iadeyle ilgili mahkeme kararını uygulamayanlar hakkında soruşturma ve dava açılamayacağına ilişkin hüküm de iptal edildi. Maddenin yürürlüğü durduruldu. Karara göre mahkemelerin kamu görevlilerinin göreve iadesini öngören kararlarını 30 gün içinde yerine getirecek.ÖZELLEŞTİRME’YE DE İPTALAYM, özelleştirme kararının üzerinden 5 yıl geçtikten sonra mahkeme tarafından verilen iptal kararlarının uygulanmayacağına ilişkin hükmün de iptaline karar verdi. Bu maddenin yürürlüğünün durdurulması talebi reddedildi. Özelleştirmelere ilişkin mahkeme kararları uygulanacak. Metin ARSLAN- BUGÜN GAZETESİ
7 Milyar TL'ye Taksit Taksit Kurban
AKP'den önce 1,5 maaşla büyükbaş alınabiliyordu şimdi 3 maaş anca yetiyorAKP döneminde besicinin yem fiyatı yüzde 465 zamlandıCHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, son 12 yılda küçükbaş kurbanlıklar ortalama yüzde 450, büyükbaş kurbanlıklar yüzde 725 pahalandığını belirterek, “2002’de ortalama 550 kiloluk bir büyükbaş kurbanlık yaklaşık 4 asgari ücretle satın alınabilirken, bugün 7 asgari ücret buna yetmiyor. Aynı hayvanı satın alıp kurban edebilmek için 2002’de gereken 1.5 memur maaşı, şimdi 3 maaşa çıkmış durumda. Bu durum besicinin de suçu değil çünkü Besi yeminin 2002’de 194 TL olan ton fiyatı, bugün 900 lira dolayına ulaşmış durumda. Türk besicisi dünyanın en pahalı yemini kullandığı için Türk halkı da dünyanın en pahalı etini tüketiyor” dedi.Umut Oran, son 12 yıl içinde besicinin durumu ve kurbanlıkların fiyatlarını inceledi. Oran, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti.Bu yıl Kurban’da 2 milyon dolayında küçükbaş, 800 bin kadar da büyükbaş hayvan kesileceği tahmin ediliyor. Küçükbaşlarda 350-1.350 TL, büyükbaşlarda 2000-11.200 TL arasında el yakan kurbanlık fiyatları, dar gelirli vatandaşların dini vecibesini yerine getirmesini güçleştiriyor. Ortalama fiyatlara göre hesaplandığında, kurban kesecek vatandaşın cebinden çıkacak toplam para 7 milyar liraya yakın.Son 12 yılda küçükbaş kurbanlıklar ortalama yüzde 450, büyükbaş kurbanlıklar yüzde 725 pahalandı. 2002 yılında küçükbaş kurbanlık fiyatları 100-200 TL, büyükbaş olanlar 500-1.100 TL aralığında alınabiliyordu.Canlı hayvan-kurbanlık fiyatlarındaki aşırı artış nedeniyle işçi, memur, emekli gibi dar ve sabit gelirlilerin alım gücü son 12 yılda önemli oranda aşındı. 2002’de ortalama 550 kiloluk bir büyükbaş kurbanlık yaklaşık 4 asgari ücretle satın alınabilirken, bugün 7 asgari ücret buna yetmiyor. Aynı hayvanı satın alıp kurban edebilmek için 2002’de gereken 1.5 memur maaşı, şimdi 3 maaşa çıkmış durumda. 2002’de yaklaşık üç SSK emekli aylığı ile alınabilen ortalama bir büyükbaş hayvana bugün 6 emekli aylığı gerekiyor.Kurbanlık fiyatlarındaki aşırı artışın temel nedeni ise yem fiyatları… Besi yeminin 2002’de 194 TL olan ton fiyatı, bugün 900 lira dolayına ulaşmış durumda. Türk besicisi dünyanın en pahalı yemini kullandığı için Türk halkı da dünyanın en pahalı etini tüketiyor.Maliyet artışları dikkate alındığında besicilerin kurbanlıkları kilosu 14-15 lira dolayında satması gerekirken bu yıl canlı ağırlık fiyatının büyükbaşlarda kilo başına 11-12 lira, küçükbaşta 12-13 lira civarında olacağı tahmin ediliyor. Yani vatandaşın elini yakan kurbanlık fiyatları, hayvan yetiştiricisini ise ondurmuyor.Dar gelirli vatandaş, nakdi yetmediği için kurbanlığını, kredi kartına taksitle büyük marketlerden almak zorunda kalıyor. Kurban eti 9 gün dayanmazken, kesilen kurbanın bedelinin ödemesi 9 ay, yani neredeyse bir sonraki Kurban Bayramı’na kadar sürüyor.Kurban Bayramı öncesi artarak ayda 15 bin âdeti bulan Suriye’den Türkiye’ye kaçak hayvan girişleri sektörün dışında, halk sağlığına da ciddi tehdit oluşturuyor.Kurban bayramlarında daha güncel hale gelmekle birlikte kronik bir sorun olan yüksek canlı hayvan ve et fiyatlarının makul seviyelere indirilebilmesi ve Türk halkının et tüketiminin çağdaş ülkeler seviyesine çıkması için etkin önlemlere ihtiyaç bulunuyor.Ülkemizde hayvan varlığı ve et üretimini büyütmek için sektöre yönelik destekler artırılıp verimli hale getirilmelidir. Ulusal Kırmızı Et Konseyi işlevsel olmalıdır. Hayvan ithalatına kesinlikle başvurulmamalıdır. Hayvan ıslahı çalışmalarına ağırlık verilmelidir. Aile çiftçiliğinin ölmesine izin verilmemeli; sıfır faizli krediler başta bu işletmelere açılmalıdır. Et ve Balık Kurumu daha etkin hale getirilmelidir. Besicilikte maliyetlerin aşağı çekilmesi için girdilerden KDV ve ÖTV alınmamalıdır. Hayvancılığın geliştirilmesi; kaliteli ve sağlıklı et üretimi için başetmemiz gereken bulaşıcı hastalıklara karşı seferberlik başlatılmalıdır. Kaçak, hastalıklı ve sağlıksız hayvanların et olarak piyasaya sürülmesi engellenmelidir.İslam coğrafyasına kan ve gözyaşının hâkim olduğu, ateş çemberinin bize doğru yaklaştığı şu günlerde idrak etmeye hazırlandığımız Kurban Bayramı’na ülkemiz ve halkımız sıkıntılar içinde giriyor. Giderek kötüleşen ekonomik koşullarda ağız tadıyla bir bayram kutlama şansından mahrum işçi, memur, köylü, esnaf ve emeklilerin oluşturduğu geniş halk kitleleri, kıt maddi imkânlarını zorlayarak dini vecibesini yerine getirmeye çalışacak.KURBANLIKLAR EL YAKIYOR…15 milyon dolayında büyükbaş, 42 milyon kadar da küçükbaş hayvan varlığı bulunan Türkiye’de, Kurban Bayramı boyunca yaklaşık 3.5 milyon hayvan yer değiştirecek. Bu trafiğin iyi yönetilmesi gerekiyor. Potansiyel kurbanlık talebi büyükbaşta 850-900 bin, küçükbaşta da 2-2.5 milyon dolayında olmakla birlikte bu yıl 800 bin kadar büyükbaş, 2 milyon dolayında da küçükbaş hayvan kesileceği tahmin ediliyor. Kurbanlık fiyatları ise el yakıyor. Küçükbaş kurbanlıklarda ağırlığına göre adette 350-1.350 TL, büyükbaşlarda 2000-11.200 TL arasında seyreden fiyatlar; işçi, memur, küçük esnaf ve diğer dar ve sabit gelirli kesimin bu dini vecibesini yerine getirmesini güçleştiriyor. Tahmini kesim sayısı ve ortalama fiyatlara göre, vatandaşların cebinden çıkacak toplam para 7 milyar liraya yaklaşıyor.YÜKSEK FİYATLAR ÜRETİCİYİ DE GÜLDÜRMÜYOR…Kurbanlık fiyatlarının yüksek oluşu, girdi maliyetlerindeki artışlardan kaynaklanıyor. Aslında üretici, maliyet artışlarını fiyata tam yansıtamıyor. Geçen Kurban Bayramı’nda kurbanlıklar canlı ağırlık fiyatı kiloda 13-14 liradan pazara getirilmiş ancak bayrama yakın bu fiyat 11 liraya kadar düşmüştü. Maliyet artışları dikkate alındığında bu yıl besicilerin kurbanlıkları kilosu 14-15 liradan satması gerekirken canlı ağırlık fiyatının büyükbaş hayvanlarda kilo başına 11-12 lira, küçükbaşlarda 12-13 lira civarında olacağı tahmin ediliyor. Yani vatandaşın elini yakan kurbanlık fiyatları, hayvan yetiştiricisini ise ondurmuyor, kurtarmıyor. Besicilerin, yem fiyatlarındaki artışların yanı sıra kurbanlık satış yerlerine ödenen kiralar, nakliye ücretlerindeki artışlar, kişisel harcamalar gibi birçok sorunla baş etmesi gerekiyor. Hayvan yetiştiricileri, zaten ağır kredi borcu altında eziliyor. Dini vecibesini yerine getirmek isteyen vatandaşlarımızca 3-4 günde milyonlarca hayvanın kesildiği bu kısa süreye yığılan canlı hayvan talebinin karşılanmasında rol alan besiciler; ulaşım, barınma, kurban alanı gibi çeşitli sorunlar da yaşıyor.KURBANLIK FİYATLARI AKP DÖNEMİNDE AŞIRI YÜKSELDİSon 12 yılda kurbanlık fiyatlarındaki artış enflasyonu solladı. 2002’de küçükbaş kurbanlık fiyatları 100-200 TL, büyükbaşlar 500-1.100 TL aralığında alınabiliyordu. 12 yılda ortalama fiyat küçükbaşta 150 liradan 825 liraya, büyükbaşta 800 liradan 6.600 liraya çıktı. 12 yılda küçükbaş kurbanlıklar ortalama yüzde 450, büyükbaş kurbanlıklar yüzde 725 pahalandı. 2002 sonunda bu yana birikimli enflasyonun (TÜFE) yüzde 184 olduğu dikkate alınırsa, kurbanlık hayvan fiyatları enflasyonu 4’e katlıyor. 2002’deki 194 TL’lik ton fiyatı 900 lira dolayına yükselen besi yemindeki pahalanma, bunun ana nedeni.ÜCRETLİ VE EMEKLİNİN KURBAN KESMESİ ZORLAŞTI…Canlı hayvan-kurbanlık fiyatlarındaki aşırı artış nedeniyle işçi, memur, emekli gibi dar ve sabit gelirlilerin alım gücü son 12 yılda önemli oranda aşındı:Büyükbaş kurbanlık canlı ağırlık fiyatlarına göre 2002’de 127 kilo olan bir asgari ücretlinin alabildiği kurbanlık miktarı 2014’te 74 kiloya geriledi. Bu dönemde ortalama memur maaşı ile alınabilen miktar 397 kilodan 181 kiloya, ortalama SSK aylığı ile alınabilen miktar 190 kilodan 88 kiloya düştü.2002’de ortalama 550 kilo civarındaki bir büyükbaş kurbanlık yaklaşık 4 asgari ücretle satın alınabilirken, bugün 7 asgari ücret buna yetmiyor.Ortalama ağırlıkta bir büyükbaş kurbanlık için 2002’de 1.5 memur maaşı yeterken, şimdi bu bedeli ancak 3 maaş karşılayabiliyor.Aynı hayvanı satın alıp kurban edebilmek için gereken tutar 2002’de yaklaşık üç SSK emekli aylığı idi; şimdi ise buna 6 emekli aylığı tutarından daha fazla ödemek gerekiyor.2002-2014 döneminde asgari ücretlinin küçükbaş kurbanlık alım gücü 78 kilodan 69 kiloya, ortalama düzeydeki memurun alım gücü 244 kilodan 167 kiloya, SSK emeklisinin alım gücü de 117 kilodan 82 kiloya geriledi.2002’de bir asgari ücretin yaklaşık yüzde 80’i ile ortalama 64 kilo ağırlığındaki bir kurbanlık küçükbaş hayvan alınabilirken, şimdi aynı hayvan için asgari ücretin tamamına yakınının verilmesi gerekiyor.2002-2014 döneminde ortalama ağırlıktaki bir küçükbaş kurbanlığın fiyatının ortalama memur maaşına oranı yüzde 26’dan yüzde 38’e, ortalama SSK emekli aylığına oranı da yüzde 54’ten yüzde 78’e çıktı. TAKSİTLE KURBANLIK DEVRİ…Kurbanlığını peşin almaya gücü yetmeyen vatandaşlar için yine tüketim ekonomisinin araçları devreye giriyor. Bu yıl da büyük marketlerden kredi kartı ile taksitle kurbanlıklar alınıyor. Geçen yıl 12-20 Ekim arasındaki Kurban bayramı tatili öncesinde taksitle kurbanlık alımlarının da etkisiyle kartlı harcamalarda ciddi bir artış yaşanmıştı. Bu yıl büyük marketlerde 1/7 hisse büyükbaş kurbanlık fiyatları 800-900 TL, küçükbaş kurbanlık paket fiyatları 700-800 TL arasında değişiyor. Kesilen kurbanın eti 9 gün dayanmazken bedelinin ödemesi 9 ay sürüyor, yani neredeyse bir sonraki Kurban Bayramı’nı buluyor.SURİYE’DEN KAÇAK HAYVAN GİRİŞİ CİDDİ TEHDİT!Kurban Bayramı öncesi Suriye’den Türkiye’ye kaçak hayvan girişinde önemli artış yaşanması dikkati çekiyor. Lazkiye’den gemilerle getirilen hayvanlar Hatay’ın Yayladağı ilçesi üzerinden tüm Türkiye’ye dağılıyor. Aylık kaçak hayvan girişi 15 bin dolayında tahmin ediliyor. Bu hayvanların Suriyeli girişimciler tarafından gemilerle Latin Amerika ülkelerinden getirildiği söyleniyor. Kaçak girişler Hatay, Adana, Gaziantep, Kilis başta tüm ülkedeki besicileri zor durumda bırakıyor. Zaten piyasa koşulları nedeniyle yüksek girdi maliyetlerini fiyatlarına yansıtamayan üreticiler, bir de kaçak hayvan girişlerinin fiyat kırması ve haksız rekabeti ile karşı karşıya bulunuyor. Kaçak hayvan girişleri bu sektörü olduğu gibi, halk sağlığına da ciddi tehdit oluşturuyor.PEKİ NE YAPMALI?Hayvancılığın toplum sağlığı açısından taşıdığı hayati öneme ve Türkiye’nin hayvancılık açısından sahip olduğu büyük potansiyele rağmen, ülkemizde bu sektör hak ettiği konuma bir türlü erişemiyor. Türkiye, dünyanın en pahalı etini tüketiyor, çünkü hayvan yetiştiricileri dünyanın en pahalı yemini kullanıyor. Kurban bayramlarında daha güncel hale gelmekle birlikte kronik bir sorun olan yüksek canlı hayvan ve et fiyatlarının makul seviyelere indirilebilmesi ve Türk halkının et tüketiminin çağdaş ülkeler seviyesine çıkması için kapsamlı önlemlere ihtiyaç bulunuyor.Bu bağlamda;Hayvan varlığını ve et üretimini artırmak amacıyla sektöre yönelik destekler artırılmalı ve verimli hale getirilmelidir.Ulusal Kırmızı Et Konseyi işlevsel hale getirilmelidir.Hayvan ithalatı yoluna kesinlikle gidilmemelidir.Hayvan ıslahı çalışmalarına ağırlık verilmelidir.Küçük ve orta ölçekli tarım işletmelerinin, yani aile çiftçiliğinin ölmesine izin verilmemeli; sıfır faizli krediler başta bu işletmelere verilmelidir.Et ve Balık Kurumu etkin hale getirilmeli, Kurum’un küçük ölçekli tarım işletmelerine yönelik faaliyet göstermesi sağlanmalıdır.Besicilik sektörünün maliyetlerinin aşağı çekilmesi için kullandıkları girdilerden KDV ve ÖTV alınmamalıdır.Son yıllarda gerileyen koyunculuğun hayvansal üretim içindeki payını artıracak düzenlemelere gidilmelidir.Sektörde örgütlenmeyi teşvik edecek ve güçlendirecek önlemler alınmalıdır.Hayvancılığın geliştirilmesi; kaliteli ve sağlıklı et üretimi için yenmemiz gereken bulaşıcı hastalıklara karşı seferberlik başlatılmalıdır.Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı, her il, ilçe ve işletmede düzenli olarak ücretsiz aşı faaliyeti yürütmeli, aşı yaptırmayanlara para cezası uygulanmalıdır.Hayvan hareketleri ciddi biçimde denetlenmeli, hastalıklı ve sağlıksız hayvanların et olarak piyasaya sürülmesi engellenmelidir.Yerli sektörü ve halk sağlığını tehdit eden Suriye’den Türkiye’ye kaçak hayvan girişlerine derhal müdahale edilmeli, etkili önlemler uygulanmalıdır.BAYRAM İÇİN ETKİN BİR ORGANİZASYON LAZIM…Kısa süre içinde milyonlarca hayvanın yer değiştirdiği Kurban Bayramı’nda bu trafiğin doğru yönetilmesi, kurbanlıkların naklinin sorunsuz gerçekleşmesi, satış ve kesim yerlerinin sıhhi, çağdaş bir ülkeye yakışır nitelikte olması ve çevre kirliliğine yol açılmaması, bu konularda her yıl ortaya çıkan olumsuz manzaraların tekrar yaşanmaması için etkili önlemler almalıdır. Besicilerin ulaşım, barınma, kurban alanı vb. konulardaki sorunları da bu kapsamda çözülmelidir.Bütün bu önlemler ortak akılla tasarlanarak bütüncül, etkili bir organizasyon yapısı içinde hükümet, belediyeler ve ilgili diğer kamu birimleri tarafından uygulanmalıdır.Milyonlarca vatandaşımızın dini vecibesini rahat bir şekilde yerine getirmesi ve Bayramı ağız tadıyla kutlaması için bu organizasyon ve alınacak önlemler hayati önemdedir.
Nokia Markası Gitti; Microsoft Markası Geldi!
Nokia markasının yerini Microsoft'a bıraktığı ilk cihaz, resmi olarak ortaya çıktı!Microsoft 'un en son taşınabilir harici bataryası, firmanın Nokia markasını bir kenara bırakmaya başladığını bir kez daha gösteriyor.Portable Power, geçen ay tanıtılan DT-601 ve DT-903 kablosuz şarj yüzeylerinin aksine Nokia logosunu taşımıyor. Ürün bunun yerine bir Microsoft logosuyla geliyor. İçerisinde 6000mAh kapasiteli bir pil taşıyan Microsoft Portable Power, sadece Lumia'ları değil, birçok akıllı telefonu şarj edebiliyor.Cihaz bir kez şarj edildiğinde, bu şarjı birkaç ay koruyabiliyor. Microsoft, cihazın 6 ay sonrasında bile pilin yüzde 80 şarjı koruyabildiğini iddia ediyor. Portable Power, 1.500mAh pile sahip Lumia 530 gibi giriş seviyesi bir cihazdan, 3.000-3.500mAh kapasiteli LG G3 gibi amiral gemilerine her tür akıllı telefonu şarj edebiliyor.Bu ay piyasaya sürülecek olan Microsoft Portable Power, beyaz, açık yeşil ve turuncu renk seçeneklerine sahip olacak ve 49 dolara satılacak.Chip
Komşu Ensemize Geldi
UEFA ülkeler sıralamasında Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılım getiren kritik 12. basamaktaki yerimizi koruduk.Takımlarımız bu hafta Avrupa Kupaları’nda iki yenilgi, bir beraberlik alınca, Türkiye’nin ülke puanı sadece 0.200 (1 puan/katılan 5 takım) arttı. En yakın takipçimiz Yunanistan’ın ise dört takımından üçü (PAOK, Panathinaikos ve Olympiakos) kaybetti, sadece Asteras Partizan’ı yendi. Yunanistan’ın hanesine eklenen 0.400 puanla sezon başında 0.900 olan aramızdaki fark 0.300’e indi. Bu da sadece bir galibiyet anlamına geliyor. Diğer bir deyişle Avrupa Kupaları’nda dört takımla yola devam eden Yunanistan, üç takımı ayakta kalmış Türkiye’den kalan maçlarda bir galibiyet fazla alırsa UEFA ülkeler sıralamasında üstümüze çıkacak. Bu da Türkiye’nin kritik 12. basamağı kaybetmesi anlamına geliyor.12 neden kritik?UEFA, ülke sıralamasında ilk 12’dekilerin kupa şampiyonuna Avrupa Ligi gruplarına doğrudan katılım hakkı tanıyacak. Bu ülkelerin lig şampiyonunun Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılımı da devam edecek. Dolayısıyla ilk 12’den düşersek lig şampiyonumuz da Şampiyonlar Ligi’ne katılmak için ön eleme oynayacak ve kupa şampiyonunumuzun Avrupa Ligi’ne doğrudan katılma hakkı olmayacak. 2015-16 katılımını belirlendiği sırlamayı 11’inci bitirdik. Dolayısıyla önümüzdeki sezon lig şampiyonumuz Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan girecek. 2014-15 sonunda oluşacak sıralama 2016-17 katılımını belirleyecek.NTV Spor
Google WhatsApp’a Rakip mi Çıkartıyor?
Economic Times gazetesi çeşitli kaynakları göstererek Google’ın Hindistan ve diğer gelişmekte olan ülkelerde test edeceği yeni bir uygulama üzerinde çalışmakta olduğunu öne sürdü. Henüz yeni geliştirilmeye başlanan uygulama kayıt için Google hesabı istemeyecek ve çıktığı takdirde Whatsapp, Line ve Hike gibi uygulamalara rakip olacak. Google’lı yetkililer ise açıklama yapmaktan kaçınıyor.
Lexus 'RC F' Sanal Sürüş ile Test Edilebilecek
Lexus’un 2015 model spor RC F modeli şirketten yapılan bir açıklama göre sanal gerçeklik kullanılarak galerilerde test edilebilecek. Gerçek direksiyon ve pedal takımları ile oluşturulan simülasyon seti için Oculus Rift teknolojisinden yararlanılmış. Simülasyon gerçek bir Lexus aracının deneyimi verebilecek mi kesin değil ancak en azından arabanın iç kısmını incelemek için faydalı olacağı kesin.
Reklam
Tottenham - Beşiktaş Maçı İçin Yazılmış En İyi 10 Köşe Yazısı
Beşiktaş dün gece Tottenham karşısında çok doğru bir oyun oynadı...Gerek savunmada gerek hücumda, açılırken ve kapanırken doğru zamanda ve çok doğru şekilde oynadı. İlk 11'de forma giyen Sosa'yı da çok beğendim. Arjantinli oyuncu performansı ve güzel paslarıyla dikkat çekti. Tabii devamlılığını beklemek lazım.Devamı...
'Tezkerenin Kabulünden Memnuniyet Duyuyoruz'
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, TBMM’de kabul edilen Suriye ve Irak tezkeresinden memnun olduklarını belirtirken, Amerikan Dışişleri’nin özel IŞİD temsilcileri emekli Orgeneral John Allen ve yardımcısı Büyükelçi Brett McGurk’ün de, önümüzdeki hafta Ankara’nın koalisyona sağlayacağı askeri katkıları görüşmek üzere Türkiye’ye geleceğini açıkladı. Ziyaret sırasında İncirlik NATO Üssü’nün IŞİD mücadelesine sağlayabileceği katkıların ağırlıklı yer tutacağı öğrenildi.Hürriyet’in haberine göre; ABD ve Türkiye arasında IŞİD’e karşı mücadele için müzakereler devam ederken, Psaki, günlük basın toplantısında tezkere konusunda şunları söyledi: “Türkiye ile yakın temas halindeyiz. Türk askeri harekâtına izin veren Parlamento kararından menuniyet duyuyoruz. Irak ve Suriye’deki IŞİD tehdidine karşı koymadaki işbirliğimizi ilerletmeyi ele almak için Türk uzmanlarla birçok üst düzey görüşmelerimiz oldu. Bu görüşmeler devam edecek. Bu işbirliğini güçlendirmeye bakacağız.”İNCİRLİK GÖRÜŞMELERİN PARÇASIÖnümüzdeki hafta Türkiye’ye varacak olan Allen, 2011-2013 arası ABD’nin Afganistan’daki kuvvetlerinin komutanlığını üstlenmiş, Afganistan’ın ardından emekli olduktan sonra da geçen ay Amerikan Dışişleri Bakanlığı’na “IŞİD’e Karşı Küresel Koalisyon Özel Temsilcisi” olarak atanmıştı. Allen’ın yardımcılığına da, daha önce Dışişleri Irak Özel Temsilcisi olarak görev yapan Brett McGurk getirilmişti.Allen, kritik Ankara ziyaretinden önce dün CNN’e verdiği mülakatta da Türk Hükümeti ile İncirlik konusundaki görüşmelerin halen devam ettiğini belirterek şunları söyledi: “Türkler, koalisyonda rol alma konusuyla ilgilendiklerini çok açık ifade ettiler. Şu anda kendi hükümetleri bunun üzerinde çalışıyor. Yakında Ankara’da olup bunları Türk liderlerle görüşmeyi umuyorum. İncirlik konusunu onlarla konuştuk ama yeniden söylüyorum, bu konuda bir karar alıp bize öyle dönüş yapmalarını bekleyelim. Bu (İncirlik Üssü) şu anda görüşmelerin bir parçası.”TÜRKİYE NEDEN SONDAPsaki, beş kenti kapsayan bir koalisyon turu için Allen ve McGurk’ün bugün Bağdat’a vardıklarını açıklarken, iklinin Bağdat’dan sonra Brüksel’e geçeceklerini, daha sonra Ürdün ve Mısır’ı ziyaret edip en son Ankara’ya varacaklarını belirtti. Ankara’nın turun neden sonuna atıldığı konusunda ise Psaki, “Görüşeceğiniz kişilerin takvimine göre çalışırsınız. Bu seyahatin üzerinde bir süredir çalışılıyor. Türkiye ile önümüzdeki günlerde de temasta olacağız. Temas için haftaya olacak bu seyahati beklemeyeceğiz. Hem bölgedeki yetkililerimiz hem de Washington’daki üst düzey yetkililerimiz kanalıyla” dedi. Psaki, TBMM’de kabul edilen tezkerenin de izin verdiği kara harekâtı yetkisi konusunda ise “Düşünülebilecek birçok seçenek var. Türkiye ile görüşmelerimizden önce bir yorumda bulunmayacağım” demekle yetindi.ARTIK İLERLEME VAKTİTürkiye ile 5 Eylül’de Galler’deki NATO Zirvesi sırasında ABD Başkanı Barack Obama ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan toplantıdan beri süren IŞİD müzakerelerinin geldiği noktayı nasıl gördüğü konusunda ise Psaki şunları söyledi: “Biz Türk Parlamentosu’nun Türk askeri harekâtına izin veren kararını memnuniyetle karşıladığımızı söylerken, Türkiye ve liderleri de, koalisyonda daha önde bir rol oynamak istediklerini belirttiler. Bunu memnuniyetle karşılıyoruz. Türkiye önemli bir terörle mücadele ortağı ve önemli bir NATO müttefiği. Türkiye’nin (IŞİD’in rehin aldığı) diplomatları nedeniyle haftalar boyunca yaşadığı hassasiyeti anlıyoruz. Şimdi ilerlemeye hazırız. Aktif bir ortak olmak istediklerini belirttiler.”ÖNCELİKLER AYNI MIPsaki, ABD ve Türkiye’nin IŞİD’i bölgede öncelikli tehdit görmede aynı düşünüp düşünmedikleri sorusuna ise “Türkiye IŞİD tarafından ortaya konulan tehdidi anlıyor. Bu soruyla ilgili daha fazla yorum için sizi onlara (Türkiye) yönlendiririm.” diye cevap verdi. Psaki, dünkü basın toplantısında da, Türkiye ile IŞİD’e karşı mücadelede koalisyona yapacağı katkıları görüşmeye devam ettiklerini belirterek, Allen ve McGurk’ün Türkiye’deki temaslarında ele alacakları konulara ilişkin şöyle konuşmuştu: “Türkiye, IŞİD’e karşı mücadelede IŞİD’in meşruiyetinin ortadan kaldırılmasında rol üstlenebilir. Türkiye birçok alanda rol oynayabilir. Şüphesiz, yabancı savaşçıların akışı konusu, bunun yanında teröristlerin finansmanı ve aşırılık ideolojisiyle mücadelenin yanı sıra (Türkiye’nin) askeri angajmanının ne olacağı görüşülecektir.”UYB’Yİ DÜŞÜNMÜYORUZ“Askeri angajman konusunda isteğiniz, İncirlik Üssü’nün Suriye ve Irak topraklarına askeri saldırılar yapılması için kullanılması mı?” sorusu üzerine ise Psaki, “Parlamentoya gönderilen tezkere geniş seçenekler içeriyor. Türkiye’nin spesifik olarak hangi roller üstlenebileceği konusunun görüşülmesini askeri ekibimize ve Orgeneral Allen ile Büyükelçi McGurk’e bırakıyorum” demişti. Görüşmelerde Türkiye’nin Suriye içinde uçuşa yasak bölge (UYB) oluşturulmasına yönelik teklifinin de ele alınıp alınmayacağı sorusuna ise “Bu, Türkiye’nin kamuoyu önünde belirttiği bir husus. Aktif olarak değerlendirdiğimiz bir şey olduğunu söylersek doğru olmaz ama onların ihtiyaçları ve istekleri noktasında görüşme şüphesiz olacaktır” yanıtını vermişti. ZETE
Reklam
2014 Göç Yollarının En Ölümcül Yılı Oldu
Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM), bu hafta açıkladığı rapora göre, 2014, ilk dokuz ayında Avrupa’ya ulaşmaya çalışırken hayatını kaybeden 3,072 göçmenle 21. yüzyılın en yüksek ölüm oranı istatistiğine şimdiden ulaştı.2014’te Akdeniz’i geçmeye çalışırken hayatını kaybeden göçmenlerin sayısı 3.072’ye ulaşırken, bu istatistik 1.500 olan yıllık ortalamanın iki katından bile fazlasına denk geliyor. Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM), bu hafta açıkladığı rapora göre, 2014, ilk dokuz ayında Avrupa’ya ulaşmaya çalışırken hayatını kaybeden 3,072 göçmenle 21. yüzyılın en yüksek ölüm oranı istatistiğine şimdiden ulaştı.Bu istatistiklerle 21. yüzyılda göç yollarında ölenlerin sayısı 40 bini geçerken, bu göçmenlerin yarısından fazlası Akdeniz’de hayatını kaybetti. IOM raporuna göre, bu sebeple Avrupa’ya giden göç yolları, yasal yolları kullanmayan göçmenler için en tehlikeli güzergâh. Ölüm oranının yüksekliği açısından, Akdeniz’i, ABD-Meksika sınırı ve Hint Okyanusu takip ediyor.Ortadoğu’daki süregelen savaş halinin bu vahim tablonun oluşmasında çok önemli bir etmen, zira yasal yolları kullanmayan göçmenlerin %24’ü Suriyeli. 2000’den itibaren Ortadoğu, Kafkasya ve Hazar bölgesinden Avrupa’ya geçiş için en çok kullanılan ikinci güzergah Türkiye olurken, bu güzergahta tespit edilen yaklaşık 25 bin göçmenin %51’i Suriye’den, %24’ü ise Afganistan’dan kaçanlar. AB’nin uyguladığı sert sınır politikası sebebiyle Türkiye üzerinden kara yolunu kullanarak Avrupa geçmek isteyenlerin sayısında 2010’dan itibaren büyük düşüş yaşanırken, 2011’den başlayarak aynı güzergahta deniz yolu kullanımı önemli oranda artış gösteriyor. Avrupa’ya ulaşmak için göçmenlerin en çok kullandığı yol ise Tunus veya Libya’dan İtalya’ya gitmeye çalışmak.Raporda, devletlerin bu hususta verileri dikkatli bir biçimde toplamadığı için sayının sunulandan çok daha yüksek olabileceğine dikkat çekilirken, gerçek istatistiklerin yayınlanmasının sorunun gerçek boyutunu gözler önüne sermesi açısından çok önemli olduğu ifade ediliyor.EMRE CAN DAĞLIOĞLU | AGOS
Tezkere Kabul Edildi: 298 Kabul, 98 Ret
Hükümetin Irak ve Suriye'ye tehdit halinde asker göndermesini, yabancı askerlerin de Türkiye'de bulunmasını içeren tezkeresi Meclis'ten geçti.Tezkere için açık oylama yapıldı. Milletvekillerine elektronik ortamda oylarını verebilmeleri için 3 dakika süre tanındı. Oylamanın ardından Meclis kulisinde gazetecilere konuşan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, tezkerenin çözüm sürecini olumsuz etkilemeyeceğini söyledi.Tezkere görüşmelerine Başbakan Ahmet Davutoğlu katılmadı. CHP ve MHP liderleri de görüşmelerin bir bölümünü izledi ve oylamaya katıldılar.Oylamaya geçilmeden önce CHP açık oylama yapılması için önerge verdi. Genel Kurul'da olmayan hükümet üyeleri adına da bazı bakan ve başbakan yardımcıları vekaleten oy kullandı. Meclis Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, Başbakan Davutoğlu adına Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan'ın vekaleten oy kullanacağını söyledi.Saat 20:00'de Çankaya'da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında güvenlik zirvesi toplanacak.Meclis Genel Kurulu'ndaki tezkere görüşmelerinde ilk konuşmayı hükümet adına Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz yaptı. Yılmaz'ın konuşmasından satır başları şöyle:'Terör tüm milletimizin ortak sorunudur. Hedefimiz, tezkereye ihtiyaç duyulmayacak bir huzur ortamı. Irak’ta yaşanan olaylar, Suriye’de olduğu gibi sığınmacı hareketlerine neden oldu. Uluslararası toplum kararlı adım atmadığı süreci bölge çatışmanın içine sürüklenecektir. Türkiye, IŞİD’in mağdur ettiği herkese ayrım gözetmeksizin yardım etmektedir.''Süleyman Şah'ı korumak asli vazife''BM üyesi ülkeler teröristlerin bir ülkeden diğerine geçişlerini önlemekle yükümlüdürler, komşumuz Irak yıllardır PKK’lı teröristlerin sığınağı olmuştur. Irak ne engellemekte ne de yargı önüne çıkarmaktadır, uluslararası hukuku ihlâl etmektedir. Tezkere bu tedbirlerin bir parçasıdır. Terörü ihmal ettiği sorunları bir bütün içinde ele alarak bitirmek istiyoruz. Terörle mücadele sürerken demokrasinin çıtasını yükselttik. Milli birlik ve kardeşlik projesini uygulamaya koyduk , tezkerenin tek hedefi teröristlerdir.'' Suriye muhalefetine destek olunması aşırı grupların desteklenmesini önleyecektir. IŞİD başta olmak üzere aşırı yanlı gruplar ulusal güvenliğimize tehdit oluşturmaktadır. Üç sınır kapısının Suriye tarafını kontrol altında bulundurmaktadır. Süleyman Şah Saygı Karakolu’nu korumak devletimizin asli vazifesidir.”Irak ve Suriye tezkere görüşmelerine geçilmeden önce AK Parti grup önerisi görüşüldü. Görüşmeler sırasında muhalefet hükümeti eleştirdi ve “Türkiye'deki IŞİD ile mücadele edin' dedi. CHP ve AK Parti Grup başkanvekilleri arasında da Suriye polemiği yaşandı.Muhalefet tepki gösterdiAK Parti'nin grup önerisi üzerinde söz alan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Adil Zozani, “Ne yaptığınızın farkında mısınız? Suriye’de örgütlenen vahşet çetelerinin Türkiye'yi de hedef alacağını söyledik, kendi doğrularının mutlak olduğuna inanarak yok saydı. IŞİD içimizde, dirsek temasını kesme kararı veriyorsanız, bu da hayırlı olur” dedi.Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu ise, Türkiye’de önce ulusal güvenliğin sağlanması gerektiğini söyledi. MHP’li Halaçoğlu, “PKK terör örgütü diye tezkereye yazarken, bir yandan da PKK ile masaya oturuyorsunuz. IŞİD'in terör örgütü olduğunu Cumhurbaşkanı ABD'ye gittikten sonra söylemeye başladınız. Kobani’ye gösterdiğiniz tepkiyi neden Türkmenlere göstermediniz?” ifadelerini kullandı.'Tezkerenin hedefi IŞİD değil Esad'Ana muhalefet partisi CHP Grup Başkanvekili Âkif Hamzaçebi ise, “Şam yönetiminin uzaklaştırılması bizim öncelikli hedefimizdir doğrultusunda hazırlanmış bu tezkere IŞİD ile mücadeleyi değil Türkiye'nin emperyal işgalci politikası olacağını bize anlatmaktadır. Türkiye'nin vermiş olduğu silahlar IŞİD'in eline geçmiştir, hükümet şimdi IŞİD'den şikayet ediyor görünüyor” diye konuştu.Hamzaçebi’nin sözleri üzerine AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş konuştu ve Hamzaçebi’ye, “Hamzaçebi bu konuşmayı Suriye parlamentosunda yapsaydı daha çok alkış alırdı. Esad rejimini savunan bir parlamenter durumuna düştünüz. Rejimle ilgili eleştirileri dile getirmeniz gerekirken Esad'ın yaptığı cinayetleri göz ardı ederek Esad’ı koruma noktasına geldiniz” dedi.'Türkiye'nin ulusal güvenliğine yönelik terör tehdidi ve her türlü güvenlik riskine karşı uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli her türlü tedbiri almak, Irak ve Suriye'deki tüm terörist örgütlerden ülkemize yönelebilecek saldırıları bertaraf etmek ve kitlesel göç gibi diğer muhtemel risklere karşı güvenliğinin idame ettirilmesini sağlamak, kriz süresince ve sonrasında hasıl olabilecek gelişmeler istikâmetinde Türkiye'nin yüksek menfaatlerini etkili bir şekilde korumak ve kollamak, gelişmelerin seyrine göre ileride telafisi güç bir durumla karşılaşmamak için süratli ve dinamik bir politika izlenmesine yardımcı olmak üzere hudut, şümûl, miktar ve zamanı hükümetçe takdir ve tayin olunacak şekilde TSK'nın gerektiği takdirde sınır ötesi harekât ve müdahalede bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi ve aynı amaçlara yönelik olmak üzere yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması, bu kuvvetlerin hükümetin belirleyeceği esaslara göre kullanılması ile risk ve tehditlerin giderilmesi için her türlü tedbirin alınması ve bunlara imkan sağlayacak düzenlemelerin hükümet tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için, Anayasa'nın 92. Maddesi uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden (TBMM) bir yıl süreyle izin istenilmesi, Bakanlar Kurulu'nca 30.09.2014 tarihinde kararlaştırılmıştır.'Konuşmaların ardından tezkere okundu ama görüşmeye geçilmeden önce usûl tartışması açıldı.Tezkere görüşmeleri sırasında HDP grubu adına kürsüye çıkan HDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, konuşmasının sonunda PKK'nın cezaevindeki lideri Abdullah Öcalan'ın Kobani ile ilgili mesajını okudu.Tek tezkereye dönüştüHükümet, Irak ve Suriye'ye yönelik süresi bitecek olan tezkereleri tek tezkerede birleştirerek Meclis'e gönderdi. Hükümet bu kez daha kapsamlı bir tezkere hazırladı. Tezkere hem gerekli hallerde Suriye ve Irak'a asker göndermeyi kapsıyor, hem de yabancı ülke askerlerinin Türkiye'de bulunmasını. Tezkeredeki gerekçelerden biri 'Irak ve Suriye'deki tüm terörist örgütlerden ülkemize yönelebilecek saldırıları bertaraf etmek' olarak gösterildi. Ayrıca bu ülkelerden gelecek kitlesel göç riskine de vurgu yapıldı.Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye, daha önceki tezkerelerde tehditler birbirinden bağımsız olduğu için ayrı ayrı tezkereler hazırlanmıştı. Ancak artık Irak ve Suriye'den gelen tehdit konusunda ayrım yapmanın zorlaştığı bir döneme girildi. Bundan sonra yapılması muhtemel operasyonların bir bütünlük arz etmesi gerektiği düşünülüyor. Bu nedenle başlangıçta iki ayrı tezkereden bahseden hükümet tek tezkere hazırladı.Gerekçeden...Tezkerenin gerekçesinde Türkiye'nin güney kara sınırları boyunca ulusal güvenliğine dönük risk ve tehditler son dönemde yaşanan gelişmelerle ciddi biçimde arttığı belirtildi. 'Irak'ın kuzey bölgesinde silahlı PKK terör unsurları varlıklarını sürdürmektedir. Öte yandan Suriye ve Irak'ta diğer terör unsurlarının sayısı ve ortaya koydukları tehditlerde önemli artışlar gözlenmektedir' ifadesi kullanıldı.Gerekçede, 'Nitekim bu nedenle BM Güvenlik Konseyi 2170 ve 2178 sayılı kararlarıyla Irak ve Suriye'nin toprak bütünlüğü ve bağımsızlığını teyit etmiş, bu ülkelerdeki terörist faaliyetleri kınamış, IŞİD ve benzeri terör örgütlerinin faaliyetlerine karşı BM üyesi tüm ülkelere 1373 sayılı BMGK kararı ve uluslararası hukuk çerçevesinde sorumluluklara uygun şekilde gerekli tedbirleri alması çağrısında bulunmuştur' denildi.Kaynak: Al Jazeera
Yalnızca İnsanlardan Nefret Edenlerin Anlayabileceği 22 Durum
etiket
İnsanlardan nefret etmenin bilimsal adı 'misantropi' olarak biliniyor. Eminiz ki siz veya çevrenizdeki herhangi biri misantrop olarak nitelendirilebilir. Bu insanların eline sulu bir limon verseniz, ilk yapacakları iş bu limonu gördüğü her insanın yüzüne sıkmak olurdu heralde. Sık sık elleri ceplerinde gökyüzüne bakarak yürüyen ve telefonu çaldığında yüzü ekşiyen bu insanların yaşadığı durumları aşağıda sıraladık. Bakalım siz de bir misantrop musunuz?
Reklam
Reklam
Beşiktaş - Tottenham Maçı Sonrası Sosyal Medyadaki En Dikkat Çekici Tepkiler
Tottenham Hotspur ile 1-1 berabere kalan Beşiktaş, Avrupa kupalarında İngiltere'deki ilk beraberliğini aldı.Kaleyi bulan şutlarda Londra ekibine 8'e 4 üstünlük sağlayan Slaven Bilic'in öğrencileri, 90 dakika boyunca 314 isabetli pas yaptı ve karşılaşma boyunca 11 korner kullandı. Beşiktaş topa sahip olma oranında da rakibine yüzde 52'ye 48 üstünlük sağladı.İşte karşılaşmanın ardından sosyal medyada en çok konuşulan yorumlar.Onedio
Kane: "Beşiktaş Üstün Taraftı"
UEFA Avrupa Ligi'nde Tottenham'ın tek golünü atan Harry Kane, Beşiktaş'ın üstün taraf olduğunu ifade ederek, kendi takımının performansını eleştirdi.Kane, 'Gol atmak her zaman iyidir ama bugün kazanmak istiyorduk ve son dakika penaltısıyla bunu başaramadığımız için hayal kırıklığı yaşıyoruz. Önümüze bakmalı ve bir sonraki maçı düşünmeliyiz' diye konuştu.Siyah-beyazlı takıma hakkını veren İngiliz oyuncu, 'Beşiktaş üstün taraftı açıkçası, herkes gördü bunu. Şampiyonlar Ligi'nden şanssız şekilde buraya geldiler. Bir çok da şans buldular ama Hugo dünya klasında bir kaleci ve bugün çok iyi kurtarışlar yaptı' ifadelerini kullandı.Takım performanslarının iyi olmadığını söyleyen 21 yaşındaki futbolcu, 'Ne zaman bir şans bulsam etkileyici bir şeyler yapmak ve gol atmak istiyorum; bugün bunu yaptım ama genel olarak perofmansımız hayal kırıklığıydı. Bu sonucu geride bırakarak yolumuza devam etmeliyiz' şeklinde konuştu.Sporx
Reklam
Ba: "Lloris'e Teşekkür Etmeliler"
Beşiktaş'ın yıldız golcüsü Demba Ba, Tottenham maçının ardından açıklamalarda bulundu...Demba Ba'nın açıklamaları şu şekilde:'Tüm takım çok iyi performans gösterdi. Belki de sezonun en iyi performansını gösterdik. Taraftarımıza da teşekkür ediyoruz. Bizi çok iyi desteklediler.''Bitiricilik konusunda çok büyük bir sıkıntı yaşamadık ama Lloris harika bir performans ortaya koydu. Dünyanın en iyi kalecilerinden olduğunu bir kez daha gösterdi. Bence Tottenham'ın ona teşekkür etmesi gerekiyor.'Maraton
Pochettino: "Üzgünüz"
Tottenham Teknik Direktörü Mauricio Pochettino, Beşiktaş ile berabere kaldıkları maçın ardından görüşlerini dile getirdi.Mauricio Pochettino yaptığık açıklamada, 'Açık bir oyun oldu. Onların pozisyonları vardı. Bizim de pozisyonlarımız vardı. 1 puan nedeniyle hayal kırıklığı yaşadık ve penaltı pozisyonunda. Ancak bu sonuç da adil bir sonuç' dedi.Gruptaki şansları hakkında konuşan Pochettino, 'Bundan sonra Asteras maçlarını kazanmak istiyoruz. Beşiktaş, Partizan ile oynayacaklar. Bunlar iyi takımlar. Grubun olduğunu biliyorduk' diye konuştu.Sporx
Asteras Korku Saldı
Temsilcimiz Beşiktaş'ın UEFA Avrupa Ligi'ndeki rakiplerinin karşı karşıya geldiği Asteras Tripolis Partizan maçında gülen taraf 2-0'lık skorla Yunan temsilcisi oldu.UEFA Avrupa Ligi C Grubu ilk mücadelesinde temsilcimiz Beşiktaş'ın kendi sahasında 1-1 berabere kaldığı Asteras Tripolis evinde Partizan'ı ağırladı.Karşılaşmanın 22. dakikasında Fernando Usero attığı golle takımını 1-0 öne geçirdi. İlk yarıda pozisyonalr olsa da başka gol olmadı ve takımlar soyunma odalarına 1-0'lık skorla gitti.Maçın 52. dakikasında ise Facundo Parraskoru belirleyen golü attı ve takımını 2-0 öne geçirdi. Karşılaşmanın geride kalan dakikalarında başka gol olmayınca maçı 2-0 kazanan Asteras gruptaki puanını 4'e çıkardı, Partizan ise 1 puanda kaldı.Lig Tv
Bilic: "Sezonun En İyi Maçını Oynadık"
Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, 1-1 berabere kaldıkları Tottenham maçı sonrası açıklamalarda bulundu.Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, 1-1 berabere kaldıkları Tottenham maçı sonrası açıklamalarda bulunarak şu ifadeleri kullandı.'İyi bir sonuçtu aslında ancak hakem maçın sonuna 3 dakika eklediğinde keşke 5 ekleseydi dedim.Her zaman bu kadar iyi zeminde oynayamayabiliriz ancak böyle zeminlerde oynayabilsek bu tarz performanslar gösterebiliriz.Değerli bir puan kazandık. Özellikle dün geceki G.Saray maçından sonra Türkiye için gurur duyulacak bir gece.Her şey hala elimizde. Asteras iki defa Tottenham'la oynayacak. Biz de iki defa Partizan'la oynayacağız.Asteras bence onları takip etmeyip, tanımayanlar için bir sürpriz. Buraya nasıl geldikleri ortada.Asteras deplasmanı da kolay değil. Şu anda liderler ancak yarış hala bitmiş değil. Oğuzhan bugün hastaydı. Onu ancak 30 dakika kullanabilirdik. Olimpiyat Stadı'ndaki zemin ciddi bir sorun. Biz ciddi bir takımız ve bunu çözmemiz lazım.' dediMaraton
Reklam