onedio
Belediye Otobüsünde Dehşet
İstanbul’da, başkasına ait indirimli kartla belediye otobüsüne binmek isteyen şahsın kartına sürücü tarafından el konuldu. Kartının alınmasına sinirlenen şahıs, sürücüyü yumrukladı. Hızını alamayıp cebindeki bıçağı çıkaran şahsa diğer yolcular engel oldu. Otobüs şoförünün hastanelik olduğu olay, güvenlik kamerasına yansıdı.
Aziz Yıldırım'dan İsmail Kartal'a İlk Veto
Son güncelleme 3 saat önce - Güncellendi 02/09/2014 tarihinde 08:12'deEurosport Türkiye tarafından - 3 saat önceFenerbahçe’nin hocası İsmail Kartal, yerli bir forvetin takıma katılmasını istedi ancak hedefine ulaşamadı.Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal’ın transfer talebi, Başkan Aziz Yıldırım tarafından veto edildi.Süper Lig’in en iyi kadrolarından birine sahip olan sarı-lacivertlilerin hocası Kartal, yerli bir takviye yapılması isteğinde bulundu. Bu durumu Başkan Yıldırım ile paylaşan deneyimli teknik adamın talebi kabul edilmedi. Aziz Yıldırım’ın kadroyu yeterli görmesi ve yönetimin haftalar öncesinde transferi kapatma kararı alması nedeniyle İsmail Kartal’ın isteği gerçekleşmedi.Özellikle yerli forvet konusunda bir alternatif oluşturmak isteyen İsmail Kartal’ın konuyla ilgili çalışmaları vardı. Ancak Başkan ve yönetim bu konuyla ilgili olumsuz bir görüş bildirince bu girişim sonuçsuz kaldı.Yönetim kararıBaşta Başkan Aziz Yıldırım olarak yönetim kurulu üyeleri de kadronun şampiyonluk için yeterli olduğu görüşünü dile getirdi. Bu sezon lig ve kupada yoluna devam edecek sarı-lacivertliler geçen yılki şampiyon kadroya Diego gibi önemli bir ismi dahil etmeyi başarmıştı.‘Hiç şüphe duymadım’Fenerbahçe’nin hocası İsmail Kartal, Karabükspor karşısında galibiyete son bölümlerde ulaşmalarına rağmen 3 puandan şüphe etmediğini söyledi. Sarı-lacivertli hoca, “Ben takımıma güveniyorum. Maç berabere biter diye hiçbir zaman şüphe duymadım. İlk maçımızı kazanmamız gerekiyordu. Çünkü şampiyonluk yolundaki rakiplerimiz galip gelmişti. Trabzonspor deplasmanı öncesi 3 puan almak önemliydi” diye konuştu.Skorer
Bursa'da İnanılmaz Olay! Başı Dönünce...
Bursa'da başı dönüp tren raylarına düşen bir şahıs, tramvay sürücüsünün inanılmaz refleksiyle son anda ölümden kurtuldu.Alınan bilgiye göre, olay merkez Osmangazi ilçesi Gökdere metro istasyonunda öğle saatlerinde meydana geldi. 50-55 yaşlarında henüz kimliği belirlenemeyen bir kişi, Gökdere metro istasyonunda tramvay gelirken başı dönüp raylara düştü. 12 yıllık tren sürücüsü Atilla Poyraz ise şahsı fark ederek acil frenine bastı. Yaklaşık 50 kilometre hızla seyreden ve istasyona yaklaşan tramvay raylardaki adamın ayaklarının yanı başında durdu.Görevliler hemen inerek raylardaki kişiyi kontrol etti. Fenalık geçirdiği görülen şahıs hemen raylardan kaldırılarak olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırdı. Şahsın herhangi bir yara almadan olayı atlattığı öğrenilirken, Bursa Büyükşehir Belediyesi Burulaş Genel Müdürü Levent Fidansoy, sürücü Atilla Poyraz'ı dikkatinden dolayı tebrik etti.Olay herhangi bir adli vaka olmadığı için polis de tutanak tanzim etmedi. Şahıs ise daha sonra evine gönderildi.Milliyet
Hıncal Uluç'tan Olay Transfer Yorumu: Kakaladılar
Sabah gazetesinin usta yazarlarından Hıncal Uluç, Galatasaray'ın yeni transferlerini değerlendirirken sert bir dil kullandı.İşte Uluç'un yazısından dikkat çeken kısımlar:'Tarık Çamdal iyi bir transfer. Galatasaray'da uzun süre oynayacak bir isim. En önemli tarafı da Türk pasaportunun olması. Bu yabancı kısıtlamaları Türk oyuncularının maddi-manevi değerini çok arttırdı. Ama Napoli'den alınanlar hakkındaki istihbaratım...Biz nasıl Galatasaray olarak bir takım adamları mesela Dany ve Amrabat'ı, işte Fenerbahçe Yobo ve Baroni'yi falan birilerine itelemeye çalışıyorsak bu ikisini de Napoli aynen Galatasaray'a itelemiş. Yani İtalyan futbolunu yakından takip eden, izleyen arkadaşlarım var. Geçen akşam tesadüf bendeydiler, onlarla konuştum. Kullandıkları kelime, 'Napoli bize kakaladı. Roma'ya kakalamaya çalıştı. Roma yemedi ama Galatasaray yedi' dediler. Yani vakti zamanında bir şeyler oynamış olabilirler ama geçen sene bir şey oynamamışlar.Prandelli ile bu iş olmaz. Yani adamın kafası G.Saray'a uygun değil. Ne yaptığı belli değil! Akla hayale gelmez birtakım düşünceler içinde. Yani lige en kötü başlayan takım Bursaspor, Gürcistan gibi dünya futbolunda adı geçmeyen bir ülke takımı Chikhura Sachkhere'ye ön elemede elendiler. İki maç toplam 210 dakika oynandı ve onlara gol atamayan Bursaspor, G.Saray'a beş tane atardı. Yani bırakın Muslera'nın hayatının maçlarından birini daha oynamasını, adamların Muslera'ya rağmen de atabilecekleri, kullanamadıkları pozisyonlar var. Buna karşılık G.Saray'ın oynadığı oyun futbola çok uzak...Ne yapmak istediği belli olmayan bir Prandelli var.Adam hala göremiyor ki Burak tek santrfor olarak oynayamaz. Verimi yüzde 10'a düşer. Burak çift santrfor oynayan, ikinci santrfor ile oynayan ikinci santrforla çapraz koşu yapan, rakip defansta boşluk arayan, bulan, yaratan birisi. Şimdi Umut Bulut'u kenarda oturtup da Burak'ı tek başına ileri koyarsan facia olur. Kanatları öldürmüş, kanat akını yok. Kanat adamı kullanmıyor. Amrabat'ı gönderiyor, Olcan'ı kenarda oturtuyor. Yani Prandelli'nin ne düşündüğü hakkında fikir sahibi dahi olamıyorum.G.Saray'ın işi çok zor. Allah taraftarlara sabır versin.'skorer
Reklam
iPhone 6 Kredi Kartı Yerine Kullanılacak
Bilindiği üzere Apple mobil cihazlarında şimdiye kadar NFC özelliğini bir türlü eklememişti. Bu konudaki istekler ve şikayetlerden sonra görünüşe göre Apple , iPhone 6'yı NFC özelliğiyle birlikte satışa çıkaracak. Bunun yanında geçtiğimiz günlerde, Apple'ın iPhone 6'daki NFC ile birlikte yeni bir mobil ödeme sistemi üzerinde çalıştığı iddia edilmişti .Şimdi ise bu iddialara dair detaylar geldi. Bloomberg'in yapmış olduğu habere göre, Apple bu projeyi hayata geçirebilmek için kredi kartı şirketleriyle anlaşmak üzere. Bu şirketler arasında American Express, Visa ve MasterCard gibi büyük şirketler de bulunuyor.Görünüşe göre Apple , Touch ID ve NFC ile birlikte kullanıcılarına güvenli ve kolay bir mobil ödeme hizmeti sunacak.Diğer taraftan Apple cephesinden bu konuda herhangi bir açıklama gelmedi. Ancak muhtemelen Apple bu yeni hizmetini büyük etkinlikte duyuracaktır.teknokulis
Operasyondan 'Şikayetçi Erdoğan' Çıktı
Yolsuzluk operasyonu değil darbe girişimidir diyerek 17-25 Aralık operasyonlarını yapan polislerden şikayetçi olan Cumhurbaşkanı Erdoğan , CHP lideri Kemal Kılıçdaroğl u’ndan da 25 Aralık günü Türkiye Büyük Millet Meclisi grup toplantısında bazı telefon görüşmeleri dinlettiği için şikayetçi oldu.Al Jazeera ’de yer alan habere göre dava dosyasına Erdoğan’ın, avukatı Ali Özkaya aracılığıyla sunduğu yedi sayfalık şikayet dilekçesinin de konulduğu öğrenildi.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 'paralel yapı' iddiaları hakkında yürüttüğü soruşturmanın dosyasına ulaştı. Dosyada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şüpheli polisler ve CHP lideri Kılıçdaroğlu hakkındaki şikayet dilekçesi de yer aldı.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Emniyet teşkilatında Gülen Cemaati'ne yakın olduğu öne sürülen polislere yönelik bir süredir soruşturma yürütüyor.Dosyada müştekiler yani şikayetçiler arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da var. Erdoğan hem şüpheli polisleri hem de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu şikayet etti. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 11 Şubat 2014 tarihinde TBMM Grup toplantısında 25 Aralık yolsuzluk soruşturması kapsamında elde edilen bazı telefon görüşmelerini dinletmişti. Bunun üzerine Erdoğan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak ‘Kılıçdaroğlu ve soruşturmanın gizliliğini ihlal ederek dinleme kayıtlarını temin eden kamu görevlilerinden’ şikayetçi olmuştu.Şikayet dilekçesini inceleyen Ankara savcılığı yetkisizlik kararı vererek dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi.Yetkisizlik kararının yer aldığı dosyaya, Erdoğan’ın avukatı Ali Özkaya aracılığıyla sunduğu yedi sayfalık şikayet dilekçesi de konuldu.Şikayet dilekçesinin müşteki bölümünde Recep Tayyip Erdoğan, şüpheliler bölümünde Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanısıra, soruşturmanın gizliliğini ihlal eden kamu görevlileri de yer aldı.Erdoğan'ın şikayet dilekçesinde, Başbakan, bakan ve milletvekilleri hakkında soruşturmanın nasıl yürütüleceğinin yasalarda yer aldığı vurgulanırken, ‘Başbakan ve bakanlar kurulu üyeleri hakkında suç şüphesinin öğrenilmesinden itibaren iddianamenin kabulüne kadar geçen sürede Cumhuriyet Savcılarının hiçbir görev ve yetkisi yoktur. Savcılar yürüttükleri soruşturmalar sırasında, Başbakan ve Bakanlar Kurulu üyeleri hakkında Anayasanın 100. Maddesi kapsamında Meclis soruşturmasına konu edilebilecek ‘suç işlendiğini tespit eden, ihbar alan, delillere ulaşan’ her kişi ve makam gecikmeksizin ve derhal TBMM’ye bilgi vermek zorundadır.” denildi.TBMM’ye bilgi verilmeden soruşturmaya devam etmenin suç olduğunun belirtildiği dilekçede, şu ifadeler yer aldı.“Dolaylı dinleme kararları alıp tesadüfen elde edilen delilere ulaşma çabalarının anayasal ilkelerin ve kuralların tamamını çiğneyen ve suç teşkil eden, elde edilen deliller itibariyle kanunsuz delil olan bilgi ve belge olacaktır. Bu itibarla Cumhuriyet Savcılarının, Başbakan ve Bakanlar Kurulu üyeleri hakkında yaptıkları tüm delil toplama girişimleri suç teşkil edeceğinden haklarında şikayetçiyiz.”Erdoğan’ın şikayet dilekçesinde, ‘yolsuzluk ve rüşvet iddiaları üzerine yürütülen soruşturmaları’ darbe girişimi olarak nitelendirildi:'Yolsuzluk ve rüşvetle ilgili soruşturma iddiası altında, esasen Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini yıkma ve yargı yoluyla darbe yapma girişim sonrası, soruşturmanın şüphelisi olan kişilerden gizli ancak soruşturmayı yürüten savcıları canhıraş savunan medya organlarına açık olduğu yayınlanan telefon kayıtları ve soruşturma evraklarıyla anlaşılan, basın yayın organlarında ve medyada daha soruşturmanın başladığı ilk dakikalardan itibaren birçok görüntü ve bilginin servis edildiği herkesin malumudur.”Bilgilerin sızdırıldığı soruşturmada gizlilik kararı bulunduğunun belirtildiği dilekçede, “Müvekkilim (Cumhurbaşkanı Erdoğan) ülkenin yürütme organı olan Bakanlar Kurulunun ve hükümetin Başbakanı olarak bu bilgilerin gizliliği nedeniyle resmi olarak bilgilere sahip değildir.” denildi.Cumhuriyet Savcılarının anayasayı ihlal ettiğinin vurgulandığı şikayet dilekçesinde, ‘Başbakan Erdoğan’ın sürekli görüştüğü kişilerin önemli bir kısmının telefonları dinlenilerek, aslında Erdoğan’ın dinlenildiği’ ifade edildi. Dilekçede, dinleme kayıtlarının kanuna aykırı elde edildiği, bunları imha edilmemesinin de suç olduğu belirtildi.Şikayet dilekçesinde, soruşturma ile ilgili bilgilerin medyaya servis edilerek 'algı operasyonu' oluşturmak istendiği savunuldu ve 'Hükümeti devirmek için plan yapanların elbette ki bu davranışlarının sonuçlarına katlanması gerekmektedir.” denildi.Dilekçede, soruşturmadaki görevlilerin gizli belgeleri Kemal Kılıçdaroğlu’na verdiği, Kılıçdaroğlu’nun da bu konuşmaları yayınladığı belirtildi. Kılıçdaroğlu’nun da 'Hırsız oğlunu arabayla götürüyor' diyerek hakaret ettiği ifade edildi.Erdoğan’ın dilekçesinde soruşturma belgelerinin yayınlanması ile adil yargılanmanın etkilendiği, tüm şüphelilerin halk nezdinde baştan mahkum edildiği ve masumiyet karinesinin çiğnendiği vurgulandı.CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun TBMM Grup toplantısında dinlettiği telefon konuşmaları sonrasında Erdoğan, kayıtların ‘montaj’ olduğu yönünde açıklamalar yapmıştı.T24
Reklam
TİB 3'e Bölünecek
Yasadışı dinlemeler gerekçe gösterilerek Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı önümüzdeki dönemde 3’e bölünecek..TİB’in bazı yetkileri MİT’e, bazıları Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne, bazıları da Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na devredilecek. YASADIŞI dinlemeler ve casusluk girişimlerinin ardından iletişimin takibi konusunda faaliyet gösteren birimlere ilişkin yeniden yapılanma çalışmalarında sona gelindi. Dünya örnekleri de incelendikten sonra Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın (TİB) 3’e bölünmesi, güvenlik ve denetim konusunda özel bir sistem kurulması benimsendi.HANGİ BİRİME HANGİ GÖREV?Telefon dinlemelerine ilişkin mahkeme kararlarının uygulanması, teknik altyapının kurulması ve işletilmesinden TİB’in bağlı olduğu Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) sorumlu olacak. İnternet yayın içerikleri nedeniyle kişilik haklarının ve özel hayatın gizliğinin ihlal edilmesine ilişkin mahkemelerce verilen erişim engelleme kararlarının uygulanmasına Erişim Sağlayıcılar Birliği bakacak. Sistemin daha verimli çalışması ve daha sıkı denetlenmesinden MİT sorumlu olacak. Mahkeme kararıyla yapılan dinlemelerin sonuçlandırılması izlenecek.Ses dosyalarının nereye, kime verildiği takip edilecek. Yasalar çerçevesinde iletişimin izlenmesi ve takibiyle ilgili birimlerde ‘kripto’ kurallar geçerli olacak. Buralarda görev yapacak personel, aynen MİT’e personel alımında olduğu gibi sıkı güvenlik soruşturmasından geçirilecek. Mahkeme kararıyla elde edilen kayıtların soruşturma dışında başka amaçlarla kullanılması ve dışarı çıkarılması mümkün olmayacak.Sansürsüz Haber
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
AKP 2002’den beri iktidarda. Bu durum yakın bir zamanda değişeceğe benzemiyor. Değişmemesinde kendi çabalarının yanısıra muhalefetin de payı var. Özellikle CHP’yi kastediyorum. CHP, tarihinin hemen hemen hiçbir aşamasında “popüler” bir parti olmamıştır. Ecevit zamanında “sosyal- demokrat” değil, ama popülist bir parti oldu; “popüler”liği de yakalamış gibiydi o dönem. Sonra, adım adım, eskisine döndü. Bu, “geleneksel” diyebileceğimiz “antipatik” duruşuna, partinin şimdiki yönetici kadrolarının beceriksizliği de eklenince, daha sittin sene muhalefetten başka bir şey olacağı yok.MHP de parti olarak varacağı yere varmış durumda. Ayrıca, yeni politik çizgisiyle Erdoğan “Memlekete faşizm gerekirse onu da biz getiririz,” dediği için, MHP tarzı milliyetçiliğe öyle fazla bir ihtiyaç da kalmıyor.“Yeni Türkiye” kalıbını durmadan tekrarlayan AKP kendisi ne kadar “yeni”? Bence hiç öyle değil, ama muhalefetteki iki partiye bakınca, evet, onlara kıyasla “yeni”. Kazanmasının asıl nedeni de bu.Muhalefette bir parti daha var: yeni adıyla HDP. HDP’nin “yeni” olmasına imkân verecek potansiyelleri var; hattâ, bunların önü açılabilse, AKP’den çok daha “yeni” olmayı başarabilir.
Reklam
Çin Yine Dünyanın En Çok Markasına Sahip Ülke Oldu
Ülkede geçen ay itibariyle 7,61 milyon tescilli marka bulunuyorÇin bu yıl da dünyanın en çok tescilli markasına sahip ülkesi unvanını korudu. Çin Devlet Sanayi ve Ticaret İdaresi (SAIC), ülkede haziran sonu itibariyle geçerli tescilli marka sayısının 7,61 milyona ulaştığını açıkladı.Kuruluş, haziran ayı itibariyle 14 milyon marka başvurusu aldığını belirtirken, Çin'in 2002'den bu yana tescilli marka başvurusunda da dünya lideri olduğunu kaydetti. Çinli kuruluşların halen maliyet avantajına güvendiğinin altını çizen SAIC Başkanı Cang Mao, ülkedeki ihracat odaklı firmaların yüzde 20'sinin kendi markaları olduğunu söyledi.Cang, Çin'in toplam ihracatında firmaların yüzde 11'inin yerel markalarını kullandığını belirtti. Dünyanın fabrikası konumundaki Çin, son yıllarda 'Made in China' etiketi taşıyan ürünlerden çok yenilikçi yönünü geliştirmek ve ülkede üretilen daha çok ürünü ihraç etmek için çaba sarf ediyor. Ülke, mayıs ayında marka kaydı ve fikri mülkiyet haklarının korunması için 'Tescilli Marka Hukukunu' revize etmişti. Çin'de marka ve fikri mülkiyet haklarının ihlali gibi konularda cezaların daha da artırılması hedefleniyor.Milliyet
12 Polis Hakkında Tutuklama Talebi, Hamza Tosun Serbest
22 Temmuz operasyonunun 3. dalgasında gözaltına alınan 17 kişiden, aralarında eski İstanbul Mali Şube Müdürü Yakup Saygılı’nın da bulunduğu12 kişi tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Eski İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Hamza Tosun savcılık sorgusunun ardından mahkeme kararıyla serbest bırakıldı.17 kişiden aralarında eski İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mahir Çakallı’nın da bulunduğu 4 kişi savcılık sorgularının ardından dün akşam saatlerinde serbest bırakılmıştı. Eski İstanbul Mali Şube Müdürü Yakup Saygılı ile beraber 13 kişinin ise savcılık sorgusu saat 04.00′a kadar sürdü. Soruşturma savcısı İsmail Uçar tarafından ifadesi alınan 13 kişinden aralarında Saygılı’nın da bulunduğu 12 kişi tutuklama talebiyle, Hamza Tosun ise yurtdışı çıkış yasağı adli kontrolü uygulanması talebiyle mahkemeye sevk edildi. Tosun mahkemece serbest bırakıldı.Hamza Tosun, serbest bırakılmasının ardından Adliye çıkışında avukatıyla birlikte kısa bir açıklama yaptı. Tosun, “Darbe suçuyla ve casusluk suçlamasıyla içeri alındım. Ben bu vatanın evladıyım. Benim kim olduğumu herkes bilir. Vatan evlatları vatana darbe yapmazlar. Bunun böyle bilinmesi lazım. İçerideki arkadaşlarımın da her birisi vatan evladı. Onlar da benim gözümde kahraman insanlar. Uzun yıllar tanıyorum dürüstlüklerine inandığım arkadaşlar, hiçbir şekilde darbe teşebbüsü yapmadılar, yapacaklarını düşünmüyorum. Böyle bir suçlamayı kabul etmiyorum. Sadece darbeyle suçlanmak çok ağırıma gitti. Şu anda serbest kaldım. Ne adli kontrol ne yurt dışına çıkış yasağım yok. Bu da hukuksuz şekilde içeri alındığımın ispatıdır” dedi.Hamza Tosun’un Avukat Osman Ertürk, müvekkili ile ilgili iki tane suçlamanın söz konusu olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:“60 soru sormuşlardı müvekkilime. Bu 60 soru içinde tek gitmeye çalıştıkları noktanın darbe teşebbüsü ve casusluk olduğunu görüyoruz. İşte bir gizli tanık… Dosyanın içeriğinde bilirkişi incelemelerinin veya bilgisayarların ne şekilde incelendiğinin tam olarak bilinmesi mümkün değil. 17 Aralık sonrasında insanların birçoğu görevden alındığı için bu bilgisayarların içine ekstra bir şeyin konulup konulmadığının değerlendirilmesi, detaylı olarak incelenmesi lazım. Hiç bir ıslak imzalı bir belge yok. Bizzat incelememize, bizzat imkan olmadığı için farazi bir durumu söz konusu. Bu açıdan delillerin sahte delillerde üretilebileceğini burada ifade ediyorum. Bununla ilgili şüphelerimiz var. Bu şüphelerin aciliyetle giderilmesi lazım.”Hamza Tosun’un eşi Tuğba Tosun ise “Bir tarafta zalimler, basınıyla, medyasıyla, hakimiyle, savcısıyla, bir tarafta onların gücü, bir tarafta da şurada saatlerce günlerce bekleyen çocuklar, bebekler çocukların gözyaşları, benim gözyaşlarım. Bakalım Allah’ın terazisinde hangisi ağır basacak göreceğiz” diye konuştu.ZETE
Gazetelerde Bugün | 2 Eylül Salı
Hürriyet: Dosya kapandı Milliyet: Çözümün A takımı Sabah: Hükümeti cebren yıkmaya teşebbüs Vatan: Darbe teşebbüsü Taraf: Hukuk sıfırlandı netekim Akşam: İlk mesaj yargıya Zaman: Yargıya baskı endişe verici Haber Türk: Barış ilk kez programda
Reklam
Emine Erdoğan'ın Özgeçmişi Kafaları Karıştırdı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın üniversite diploması tarışmalarından sonra şimdi de Emine Erdoğan'ın hangi okuldan mezun olduğuna dair tartışmalar başladı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'n Köşk'e çıkması ile Köşk'ün resmi internet sitesi de yenilendi. Sitede Erdoğan'ın yanı sıra eşi Emine Erdoğan'ın da biyografisi yer alıyor. Yayınlanan biyografi de Emine Erdoğan'ın eğitim durmumu ile ilgili verilen bilgiler kafaları karıştırdı.Aslen Siirtli, Cemal ve Hayriye Gülbaran çiftinin 5’inci çocuğu olarak 21 Şubat 1955’te İstanbul’da dünyaya gelen Emine Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı resmi sitesinde İstanbul Kız Meslek Lisesi'nden mezun olduğu belirtiliyor. Emine Erdoğan'ın daha önce ilkokul mezunu olduğu iddia ediliyordu.Soner Yalçın'ın 2008 yılında yayınlanan 'AKP'nin tesettüre girme hikayeleri' yazısında ise Erdğan'ın 15 yaşında örtünerek, okuldan ayrıldığı yazıyor.Cumhuriyet
Reklam
Milan, Bonaventura'yı Renklerine Bağladı
İtalya Serie A'da yeni bir yapılanmaya giden AC Milan, Atalanta'dan İtalyan oyuncus Giacomo Bonaventura'yı renklerine bağladı.Bonservis bedeli için 7 milyon euro ödendiği kaydedilen 25 yaşındaki ofansif orta saha, kırmızı-siyahlı ekip ile 5 yıllık sözleşme imzaladı.İtalya Milli Takımı'nda da forma giyen Bonaventura, hücumda sol, sağ ve forvet arkasında forma giyebiliyor.Geçtiğimiz sezon Serie A'da 31 karşılaşmada oynayan yetenekli futbolcu, 5 gol ve 4 asistlik bir performans sergiledi.Sporx
TFF Zemin Skandalına El Attı
Ligin 3. haftasındaki Mersin İdmanyurdu-Çaykur Rizespor maçının, Antalya'da oynanmasına karar verildi.Spor Toto Süper Lig’in 3. haftasında yapılacak Mersin İdman Yurdu-Çaykur Rizespor karşılaşmasının, Antalya’da oynanmasına karar verildi.Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından açıklanan ilk yarı maç programına göre Mersin Stadyumu’nda yaşanan zemin sorunu nedeniyle 3. haftada Mersin’de oynanması gereken Mersin İdmanyurdu-Çaykur Rizespor maçı, Antalya’daki Akdeniz Üniversitesi Stadyumu’na alındı.Mersin İdman Yurdu’nun diğer maçlarının nerede yapılacağı, programda yer almadı.AMK Spor
Reklam