10 işçinin hayatını kaybettiği asansör faciası nedeniyle gözaltına alınan 5 kişi bugün öğle saatlerinde adliyeye sevk edildi. Olayla ilgili olarak bir kişi de doğrudan adliyeye gelerek savcıya ifade verdikten sonra serbest bırakıldı.6 KİŞİNİN SORGUSU YAPILDIŞişli İlçe Emniyet Müdürlüğü'ndeki ifadelerinin ardından adliyeye sevk edilen Torunlar GYO'nun Muhasebe Müdürü M. K., asansörü kuran Geda Majör'ün Genel Müdürü O. D., asansör teknisyenleri A. A. ve T. D. İle Ö. T., soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Erdal Bağcı tarafından sorgulandı.KARAKOLA GERİ GÖTÜRÜLDÜLERAdliyeye davet ettiği S. E. ile birlikte toplam 6 kişinin ifadesini alan Savcı Bağcı, S. E.'yi serbest bırakırken, kalan 5 kişi için yarın saat 17.00'a kadar ek gözaltı süresi verdi. Ek gözaltı kararı ile birlikte 5 kişi, Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne geri götürüldü.ÖN RAPOR BEKLENİYOREk gözaltı süresinin 7 kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanacak olan ön rapor nedeni ile alındığı öğrenildi. Bilirkişiler ile irtibata geçen Savcı Bağcı'nın, ön raporun yarın saat 16.00'ya kadar makamına ulaştırılacağı bilgisini alınca ek gözaltı kararı verdiği belirtildi. Savcı Bağcı'nın, gelmesi beklenen ön rapor doğrultusunda tutuklama talep edip etmeyeceğine karar vereceği öğrenildi.Yüksel KOÇ - Cem TURSUN / İSTANBUL DHA
Apple iCloud kullanıcılarının, kimlik bilgilerini çalmayı hedefleyen yeni bir siber saldırı dalgasıyla karşı karşıya oldukları belirtildi.ICloud, geçen hafta patlak veren çıplak fotoğraf skandalının merkezindeydi.İnternet korsanları birçok ünlünün hesap bilgisine ulaşarak çıplak fotoğraflarını ele geçirip internete sızdırmıştı.Apple olay karşısında, iCloud hesabına erişim sağlayanlara uyarılarda bulunmayı da kapsayacak şekilde güvenlik önlemlerini artırdı.Siber hırsızlar şimdiyse internet kullanıcılarını kandırıp kimlik bilgilerini elde etmek için onlara sahte elektronik posta mesajları gönderiyor.Bu son siber saldırı hakkında açıklama yapan, internet güvenliği şirketi Symantec, bu emailleri gönderen suç şebekesinin Kelihos/Waledac adlı botneti kullandığını belirtti.Botnet internette faaliyet gösteren suç şebekelerinin önemli çalışma yöntemlerinden biri.Bu yöntemde bu şebekeler, kötü amaçlı yazılımları bilgisayarlara dağıtıyor, daha sonra bu bilgisayarlar kullanıcılarının haberi olmadan çeşitli amaçlar için kullanılıyor.Saldırı kapsamında kullanıcılara, Apple'dan gönderildiği belirtilen bir email geliyor.Mailde, kullanıcının Apple hesabını kullanılarak iTunes üzerinden bir şarkı satın aldığı belirtiliyor.Satın alma işleminin kullanıcının kendi hesabı tarafından daha önce hiç kullanılmamış bir cihazdan yapıldığı, şarkının satın alındığı yerin Rusya'nın Volgograd kenti olduğu söyleniyor.Mailin gönderildiği kişinden maildeki linke tıklayarak Apple hesap bilgilerini doğrulaması isteniyor.Symantec, bu linke tıklamanın özel bilgilerin güvenliğine riske atacağını belirtiyor.Şirketin açıklamasında, 'Mağdur eğer bu linke tıklarsa, saldırganlar muhtemelen onların kimlik bilgilerini, faydalanmak veya yeniden satmak için elde edecektir' ifadelerine yer verildi.Symantec kullanıcılara , çevrimiçi hesaplarıyla ilgili güncelleme veya değişikle ilgili gelen maillerle ilgili dikkatli olmaları gerektiği yönünde uyardı.Bu saldırı dalgası, Apple'ın iCloud'la ilgili yeni güvenlik önlemlerinin hemen arkasından geldi.BBC Türkçe
Fethullah Gülen cemaati bünyesinde görüldüğü için Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan , hükümet ve hükümete yakın medya tarafından hedef alınması üzerine 'ilk kez devlet eliyle banka batırılmaya çalışılıyor' tartışmalarına neden olan Bank Asya'da devlet gözetimi başladı.Bank Asya'nın 'Cemaat'in bankası' olarak algılanmaması gerektiğini, 185 ortaklı ve yüzde 54'ü halka açık bir yapı olduğunu söyleyen Bank Asya Genel Müdürü Ahmet Beyaz , 'Bu nedenle Bank Asya'ya yapılan Türkiye'ye yapılır. Burada söz konusu olan Türkiye ekonomisidir' dedi.Wall Street Journal Türkiye’den Kerim Karakaya ’ya konuşan Beyaz, 'Her haber çıktığında insanlar endişeleniyor. 9 aydır sistematik halde bu haberler yapılıyor. Bu kadar saldırıya rağmen sağduyumuzu koruyoruz. Otoritelerden bu haberlere karşı harekete geçmelerini bekliyoruz. Bankacılık güven ve itibar üzerine kuruludur. Bunun ikisiyle de oynanıyor' diye konuştu.WSJ Türkiye'ye konuşan Beyaz, Bank Asya'nın BDDK tarafından 70'inci madde kapsamına alındığı yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine, 'Kanunen otoritelerden gönderilen talimatları paylaşmamız suçtur. 70'inci madde konusunda yapılan haberler bankacılık tarihinde görülmemiştir. Bu bilgiler paylaşılamaz. BDDK gibi bir kurumdan bu bilgilerin sızmasını aklım hayalim almıyor' değerlendirmesinde bulundu. BDDK Başkanı Mukim Öztekin ile konuyu görüştüklerini kaydeden Beyaz, 'Konu hakkında çıkan haberler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduk. BDDK Başkanı da rahatsızlığını dile getirdi. Kendileri de konu hakkında inceleme yapacaklarını söyledi' dedi.9 aydır Bank Asya'nın sistematik şekilde bir saldırı altında kaldığını söyleyen Beyaz, buna karşın bankanın yükümlülüklerini yerine getirebildiğini, sermaye yeterlilik rasyolarının yüzde 17 olduğunu belirtti. Beyaz, 'Her haber çıktığında insanlar endişeleniyor. 9 aydır sistematik halde bu haberler yapılıyor. Bu kadar saldırıya rağmen sağduyumuzu koruyoruz. Otoritelerden bu haberlere karşı harekete geçmelerini bekliyoruz. Bankacılık güven ve itibar üzerine kuruludur. Bunun ikisiyle de oynanıyor' diye konuştu. Beyaz, yapılan haberler nedeniyle bankadan mevduat çıkışının sürdüğünü belirtti.Bank Asya'nın 'Cemaat'in bankası' olarak algılanmaması gerektiğini, 185 ortaklı ve yüzde 54'ü halka açık bir yapı olduğunu söyleyen Beyaz, 'Bu nedenle Bank Asya'ya yapılan Türkiye'ye yapılır. Burada söz konusu olan Türkiye ekonomisidir' dedi.Bankanın yakından denetlendiğini söyleyen Beyaz, 9 BDDK yetkilisinin bankayı halihazırda denetlediğini, bu rakamın diğer ekonomi kurumları ile birlikte zaman zaman 30'a kadar çıktığını kaydetti.Ahmet Beyaz, Qatar Islamic Bank (QIB) ile yapılan ortaklık görüşmelerinin neden sonuçlanamadığı hakkında da konuştu. Beyaz, QIB ile yapılan görüşmelerin BDDK'nın isteği ile sonlandırıldığını açıkladı. 'QIB ile Mart ayında görüşmelere başladık. Uzun süredir Türkiye'deki otoriteler de Bank Asya'nın bir stratejik ortak almasını bize tavsiye ediyordu' diyen Beyaz şöyle konuştu: 'Bizimle ilgilenen QIB buraya gelip BDDK ile görüştü. Olumlu yanıt alınca ardından bizimle görüşmelere başladılar. Hisselerin çoğunluğunu ya da tamamını almak için münhasırlık anlaşması imzaladık. 6 aylık bir süre verdik. BDDK bu görüşmelerin uzun süreceğini bunun yerine Ziraat Bankası ile görüşme yapmamızı istedi. Sayın Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın da bu yönde açıklamaları oldu. Biz de QIB ile anlaşmamızı tek taraflı olarak sonlandırdık. QIB istemeyerek bunu onayladı. Ardından Ziraat Bankası'ndan bir teklif gelmesini bekledik. Ancak bir teklif gelmedi. Dolayısıyla bizim QIB ile yapacağımız iş de bozuldu. Bu olsun istemezdik.'
Apple, ana sayfasından geri sayıma başladı, biz de öyle. Heyecanla beklenen etkinlikte yıllar sonra Apple’ın bir kez daha taşları yerinden oynatacak ürün(ler) sunması muhtemel görünüyor. Şirketin etkinliği Cupertino’da, bundan 30 yıl önce ilk Macintosh’u tanıttığı Flint Center for the Performing Arts’ta düzenliyor olması da, Apple için bugünün özel bir gün olabileceğini düşündürüyor. Öyle ya da böyle Apple’ın bu akşamki lansman etkinliğiyle ilgili heyecan da beklenti de yüksek.Saat 20:00’dan itibaren merak ettiklerinizi Canlı Bloglama ile aktarmaya başlıyoruzHer Apple etkinliği arefesinde olduğu gibi bu sezon da şirketin şapkadan ne çıkaracağına dair çok sayıda söylenti dolaştı. Akşam gerçekleşecek lansmanı biz de geçmiş yıllarda olduğu gibi canlı bloglamayla sizlerle paylaşacağız.Bunlar arasında öne çıkanlar ve daha güçlü olaslılık olarak değerlendirdiklerimizse şu şekilde:iPhoneApple’ın daha büyük hatta bugüne kadarki en büyük ekrana sahip iPhone’u bu akşam tanıtması bekleniyor. Apple’ın 4,7 inçlik ekranıyla yeni iPhone’un (iPhone 6) yanına Apple’ın 5,5 inçlik bir phablet eklemesi de olası. Erken dönemlerde safir ekranlı versiyonunun daha pahalı olacağı söylenen Apple’ın iPhone 6 üretim sürecindeki sorunlar nedeniyle tamamen safirden yapılmış ekran yerine kompozit bir maddeye yöneldiği belirtildi. Buna karşın kısa zaman önce Huawei’nin safir ekranlı akıllı telefonunu tanıtması Apple için de benzer bir durumun mümkün olabileceğini düşündürdü, bir kez daha. Yine de şimdilik iPhone 6’nın daha dayanıklı bir ekranla geleceğini söylemekle yetinelim.iPhone 6 ile gelmesi beklenen majör yeniliklerden biri de NFC entegrasyonu. NFC ile mobil ödemeler için büyük umutlar yaratan özellik için Apple’ın Visa, MasterCard gibi büyük ödeme ağlarıyla anlaştığı da belirtiliyordu.Lansmandan önce iPhone 6’nın bugüne kadarki en detaylı video incelemlerinden birine imza atan Rus YouTuber haklıysa, iPhone 6’da majör tasarım değişiklikleri de gelecek.“iWatch” veya adı her neyseApple’ın uzunca bir süredir beklediğimiz giyilebilir teknolojisi hiç bu kadar yakın olmamıştı. “Halk arasında” iWatch diye anılan ürün için Apple’ın İsviçreli saat üreticileriyle çalıştığı söylendi. Apple’ın Tasarımdan Sorumlu Başkan Yardımcısı Jonathan Ive’ın da bu konuda yaptığı açıklamalar beklentileri zirveye çıkardı. Üstüne bir de Apple, bugüne kadar görülmemiş sayıda moda editörü ve blogger’ını etkinliğe davet edince, şirketin hem saat modasına yeni bir soluk getirecek hem de giyilebilir teknolojileri ayağa kaldıracak bir ürün tanıtması daha olası görülmeye başlandı.Bugüne kadar gelen bilgiler, iWatch’un iOS 8 tabanlı olacağı, HealthKit ve HomeKit entegrasyonu içereceği yönünde. Buna ek olarak oval değil köşeli, 2,5 inç ve bombeli OLED ekranla gelmesi bekleniyor ürünün. Apple’ın iWatch’u bu akşam tanıtsa bile 2015’ten önce piyasaya sunması beklenmiyor.Apple’ın Beats satın almasından sonra çekilen yukarıdaki fotoğraf, Apple’ın iWatch’u piyasaya sunacağının erken dönem kanıtlarından (!) biriydi.iOS 8Akşamki etkinlikte Apple’ın bu yılki WWDC etkinliğinde tanıtılan iOS 8 ile daha fazla detay görmeyi bekliyoruz. Apple’ın yeni iPhone ve iOS 8’le Anlık bildirimler, Siri, Spotlight Search, Safari, Mail gibi hizmetlerindeki güncellemeleri ele alması olası. HomeKit ve HealthKit de yien bahsi geçmesi beklenen konular arasında.iPad mi dediniz?Bugüne kadar Apple ile ilgili yaptığı isabetli tahminleriyle tanınan KGI Analisti Mig-Chi Kuo, geçtiğimiz hafta Apple’ın 2014 yılı içinde güncelleyeceği tek iPad modelinin iPad Air olacağını söylediği bir rapor yayınladı. Kuo’ya göre Apple’ın tablet satışları, bu nedenle, düşme eğiliminde olacak. Peki Apple’ın bu akşamki etkinlikte iPad’e yer vermesi ne kadar olası? Her ne kadar majör bir değişiklik göstermeyecek olsa da Apple’ın tabletler için daha sonra ayrı bir etkinlik düzenlemesi daha olası görünüyor.Webrazzi
Geliştirdiği yüksek teknolojili ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin vurucu gücünü artıran Bilim, Sanayi Teknoloji Bakanlığı'na bağlı çalışan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu ( TÜBİTAK ), savunma sanayisinde devrim yapacak yeni bir projeye öncülük ediyor.TÜBİTAK'ın dünyada sadece sayılı ülkelerde bulunan lazer silahın geliştirilmesi için başlattığı projenin diğer ortakları ASELSAN ve Bilkent Üniversitesi . Savunma sanayisinde büyük devrim olacak lazer sistemi, TÜBİTAK'ın yüksek bütçeli çalışmaları arasında yer alırken, Milli Savunma Bakanlığı da projeyi yakından takip ediyor. Türkiye'nin önemli kurumlarını bir araya getiren proje için TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi ( BİLGEM ), TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi ( MAM ), TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü ( UME ) ve Bilkent Üniversitesi Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi ( UNAM ) birlikte çalışıyor.Türk mühendisler, ülkelerin savunmasında geleceğin teknolojik silahı olarak tabir edilen ' lazersilahlar' için çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Yüksek GüçlüLazer Sistemi (YGLS) Projesi'nin bütçesi 120 milyon lira olarak planlanıyor. Bu yılın başında hız kazanan çalışmalarda birinci altı aylık dönem tamamlandı. Yüksek güçlü lazersistemlerinin yerli olarak geliştirilmesi için başlatılan projede, tasarım aşamasına geçildi. Proje için tedarik faaliyetleri devam ediyor.Dünyada sayılı ülkelerde var olan teknolojiyle 6 yıl içinde 2 ayrı lazer silah geliştirilmesi hedefleniyor. Proje yöneticisi kuruluş olan TÜBİTAK BİLGEM, proje sonunda kullanılabilecek 2 yüksek güçlü lazersisteminin, istenen teknik özelliklerde üretilmesinden sorumlu olacak. Lazer sistemi ile kara, deniz ve havada tehdit unsuru oluşturan hedefler algılanacak, takip edilecek ve lazerle etkisiz hale getirilecek. Yüksek Güçlü Lazer Sistemi Projesi kapsamında geliştirilecek silahlar; insansız hava araçları, seyir füzeleri ve havan mühimmatlarına karşı kullanılabilecek.Kaynak: AA
İşte CHP'den yapılan açıklama:'Ağaoğlu Şirketler Grubu Başkanı Ali Ağaoğlu basın toplantısı düzenleyerek, 17 Aralık sürecinde gözaltına alındığını ve hakkındaki iddiaların konuşulduğu günlerde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da bu iddiaları seslendirdiğini, ama, daha sonra telefon ederek kendisinden özür dilediğini öne sürmüş.Ali Ağaoğlu’nun bu sözleri tamamen hayal ürünü ve gerçek dışıdır.Öyle anlaşılıyor ki, biri veya birileri, ‘CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu arayarak özür diledi’ diye Ali Ağaoğlu’nu işletmiş.CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu hakkında yolsuzluk iddiası bulunanlardan özür dilemez. Tam tersi, hakkında yolsuzluk iddiası bulunan, kul hakkı veya yetim hakkı yiyene ‘yargıya git, aklan da gel’ der.Ali Ağaoğlu ve benzerleri gerçekdışı özür dilediler aldatmacasına sarılacağına, bağımsız yargı önünde hesap verme yolunu seçsinler.Halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkına saygımız nedeniyle kamuoyunun bilgisine sunarızGenel Başkan İletişim KoordinatörlüğüHaber Artı Bir
İzmir Gündoğdu mitinginde dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan’a ‘el hareketi’ çektiği iddia edilerek Erdoğan’ın koruma görevlilerince gözaltına alınan Filiz Akıncı’nın 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı.İzmir 41′inci Asliye Mahkemesi’nde görülen ve Erdoğan’ın ‘ mağdur ‘ sıfatıyla yer aldığı davanın ilk duruşmasında Akıncı, polislerin kendisini zorla evinden çıkararak özür dilemeye zorladığını, ‘Seni halkın arasına atarız, linç edip ırzına geçerler’ diye tehdit ettiklerini söyledi.Alıncı savunmasında, ailecek balkonda oturdukları sırada kapının bir anda çalındığını, kendisi açana kadar yumruklandığını,takım elbiseli siyah gözlüklü 7-8 kişinin kapı açılır açılmaz içeri girerek, “Çabuk aşağıya inip Başbakan’dan özür dileyeceksiniz” diye kendisini zorladıklarını aktardı.Akıncı şöyle devam etti: “Niçin özür dileyeceğimi sordum. Bana, ‘Fazla konuşmayın aşağıya inin’ diye cevap verdiler. Eşim de araya girince ona ‘Sen işe karışma, bizim işimiz eşinle’ dediler. Polisler bana Başbakan’a hakaret edip, el kol hareketi yaptığımı söyledi. Ben de bunları yapmadığımı, bu nedenle özür dilemeyeceğimi söyledim. Telsizle amirlerine bilgi verip, gelmek istemediğimi söylediler.”Akıncı, içeri girenlerin kim olduklarını söylemediğini ve kendisini merdivenden sürükleyerek aşağıya indirdiklerini kaydedetti; ” Polisler, bana ‘Seni halkın arasına atarız, linç edip ırzına geçerler’ diye korkutmaya çalıştı. Beni bir siyah minibüse bindirip, karakola götürdüler. Küçük bir odada uzun süre ayakta tutup, psikolojik baskı yaptılar” diye konuştu.Akıncı karakolda başına gelenleri de şöyle anlattı:“Hazırladıkları tutanağı zorla imzalamamı istediler. Ben de kabul etmedim. Karakol amiri kapıyı vurup ‘yeter’ artık deyince bıraktılar. Ben de ifademi verdim. Yaklaşık 8 saat gözaltına alındım. Ben Başbakan’a hakaret edip, el kol hareketi yapmadım. Bir erkeğin küfür ve hakaretini duyduğum zaman rahatsızlık duymaktayım, kadına da yakıştırmam. Bu nedenle ben bu hakaretleri yapmadım, sözleri söylemedim. Karakolda, korumalar bana duymadığım sözleri sarf ettiler.”Akıncı, el hareketi çektiği iddia edilen esnada ne olduğunu ise şöyle anlattı: “Balkonda eşim, kızım ve damadım ile birlikte oturuyorduk. Seslerden Başbakan’ın otobüsünün yaklaştığını fark ettim. Etraf çok kalabalıktı, inanılmaz gürültü geliyordu. Kendimiz ikinci kat balkonda konuşmakta ve birbirimizi anlamakta zorlanıyorduk. Eşime iki elimi kaldırıp, ‘Bu kadar kalabalığı ilk defa görüyorum’ dedim.”Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘ mağdur ‘ sıfatıyla şikayetçi olduğu Filiz Akıncı’nın aleyhine tanıklık yapanlar da oldu.Tanık olarak dinlenen ve AKP üyesi olduğunu söyleyen Kader Ertemiz, “Şu an huzurda bulunan sanığı saçlarından tanıdım, ancak net olarak yüzünü görmedim. Ancak saçlarından bu kişi olduğunu tespit ediyorum” dedi.MHP üyesi olduğunu söyleyen tanık Bilal Yağan ise Erdoğan’ın Akıncı’yı işaret ettiğini dile getirerek, “Olay tarihinde başbakanın mitingine gittim. Bağırma sesleri geldi. Apartmana doğru baktığımda, sanık sağ elinin orta parmağını gösterip, ‘Ne işiniz var İzmir’de, Allah belanızı versin, katiller’ diye bağırıyordu. O anda otobüs durdu. Başbakan el işareti ile sanığın oturduğu yeri işaret etti. Korumalar bayanı alarak karakola götürdü. ‘Hırsız ve şerefsiz’ kelimesini söylediğini duymadım” diye konuştu.Tanık olarak dinlenen Filiz Akıncı’nın eşi Mehmet Naci Akıncı eşinin küfür ve hakarette bulunmadığını söylerken, Akıncı’nın avukatı Anıl Güler ise koruma polislerinin gözaltına alma yetkisi olmadığını, insan haklarına aykırı ciddi ihlallerin söz konusu olduğunu vurguladı.Erdoğan söz konusu niting sırasında İzmir’de alana gelirken balkondan bir kadının kendisine el, kol hareketi yaptığını öne sürerek, “Şimdi gelirken bir bayan balkonda yanında herhalde kocasıydı. Oradan eliyle öyle çirkin bir hareket yapıyor ki işte CHP bu’ ‘ diye konuşmuştu.Diken
Yönetmenliği John Lamb tarafından yapılan Tom Waits’in 1979 tarihli rotoskop tekniğiyle animasyonlaştırılmış kisa filmi, çıkışının 35. yılı şerefine restore edilip yeniden yayınlanacak.Proje için Lamb, 19 Eylül’de efsanevi filme yakışır bir anma etkinliği düzenleyebilmek için bir Kickstarter projesi başlatacak. Etkinlik önümüzdeki yıl 20-21 Mart tarihlerinde Hollywood’da filmin canlı görüntülerinin alındığı eski La Brea Stage, şimdiki Catchlight Studios’ta gerçekleşecek. Kickstarter üzerinden toplanacak parayla ise filmin canlı kayıtlarını, üstünden çizilen animasyondan ayırıp, her iki kısmını 35 yılın ardından ilk kez sergileyebilmek hedefleniyor. Etkinlik için aynı zamanda filmin yapım aşamasından storyboardlar, karakter eskizleri gibi detaylar verecek bir scrapbook da hazırlanıyor.Bantmag
TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen torba yasada yapılan değişiklikle 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün itirazı üzerine Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın (TİB), “internet üzerinde hangi kullanıcının hangi adresi ziyaret ettiği, hangi kişi ile ne zaman ve ne kadar süre ile iletişim kurduğu yönündeki” önemli bilgileri içeren internet trafiğine ilişkin verilere erişmesine önkoşul olarak getirilen “mahkeme kararı” şartını kaldırdı. Buna göre TİB dilediği kişinin internet trafik bilgisine herhangi bir sınırlama olmadan erişebilecek. Ayrıca TİB’in doğrudan erişim engelleme kararı verebildiği özel hayatın gizliliğinin ihlali durumunun yanı sıra “milli güvenliğin ve kamu düzeninin korunması” gibi yoruma açık durumlar da eklenecek.Cumhuriyet'ten Mahmut Lıcalı'nın haberine göre, Aralık 2013 tarihinde torba yasa olarak gelen düzenleme göre TİB’e hiçbir sınırlama olmadan internet üzerindeki her türlü trafik bilgisine ulaşma yetkisi tanınıyordu. Dönemin Cumhurbaşkanı Gül düzenlemede bazı sıkıntılar olduğunu dile getirmesine karşın yasayı bu haliyle onaylamıştı. Ancak Gül’ün rahatsızlığını dile getirmesi üzerine TİB’in internet kullanıcılarının trafik bilgilerine sınırsız bir şekilde erişmesi mahkeme kararı koşuluna bağlanmıştı. Söz konusu düzenleme Gül’ün cumhurbaşkanı görevinin sona ermesinin ardından dün Meclis’te tekrar değiştirildi. TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesine devam edilen torba yasa tasarısına AKP tarafından kabul edilen önergeyle TİB’in internet trafik bilgilerine ulaşma yetkisindeki mahkeme kararı şartı kaldırıldı. Buna göre Gül’ün Cumhurbaşkanlığı koltuğundan inmesinin hemen ardından itiraz ettiği konu tekrar eski haline gelirken bu durum TİB’e sınırsız yetki tartışmalarını da tekrar gündeme getirdi. Kabul edilen başka bir önergeyle de internete erişim kararının uygulanması 24 saatten 4 saate indiriliyor. Buna göre erişim engellenmesi kararının gereği, kararın bildirilmesi anından itibaren 4 saat içinde yerine getirilecek.Erişim engellemede kapsam artıyorDaha önce TİB’e verilen doğrudan erişim sengelleme yetkisinde tanımlanan özel hayatın gizliliğinin ihlali kapsamına milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması gibi durumlar da eklendi. Milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi nedenlerinden bir veya birkaçına bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, erişimin engellenmesi TİB başkanının talimatı üzerine TİB tarafından yapılacak. TİB başkanı karar vermesi durumunda herhangi bir internet sitesi 4 saat içinde erişim engellenecek ancak bu karar 24 saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulacak, hâkim kararını 48 saat içinde verecek.Mahmut Lıcalı | Cumhuriyet
Diyarbakır’da 1994 yılında terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla 414 gün hapis yatan ve suçsuz bulunarak beraat eden Faik Öz, 2012 yılında Maliye Hazinesi’ne 300 bin lira değerinde maddi ve manevi tazminat davası açtı. Dosyayı inceleyen bilirkişi, Faik Öz’ün 414 gün hapiste kalmasının karşılığında 33 lira 84 kuruş maddi kazanç kaybına uğradığını belirtti. Davayı zaman aşımı nedeniyle reddeden mahkemenin kararı temyiz için Yargıtay’a götürüldü.Diyarbakır’da elektrik ustası olarak çalışan 40 yaşındaki Faik Öz, 1994 yılında terör örgütüne üye olduğu suçlamasıyla polis tarafından gözaltına alındı. Öz, yaklaşık 25 gün gözaltında kaldıktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. 24 Şubat 1994 tarihinde tutuklanarak Diyarbakır 3 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanan Faik Öz, 414 gün tutuklu kaldıktan sonra 13 Nisan 1995 tarihinde beraat etti.Faik Öz, serbest bırakıldıktan 17 yıl sonra Maliye aleyhine ‘Haksız tutuklama nedeniyle tazminat davası açarken, işlemediği bir suçtan dolayı haksız ve hukuka aykırı olarak tutuklandığını söyledi. Mahkemeye başvuran Faik Öz’ün avukatı Suzan Erik, müvekkilinin tutuklu kaldığı süre zarfında maddi ve manevi zarara uğradığını belirtti. Faik Öz’ün elektrikçilik yaparak geçimini sağladığı belirtilen dilekçede, “Tutuklandığı için ailesinin geçimini sağlayamadı ve ailesi borçlandı. Bu sürede kendisi ve ailesi büyük mağduriyet yaşadı. Müvekkil bu sürede Diyarbakır ve Gaziantep cezaevlerinde kaldı” dedi.Dilekçede, Faik Öz’ün haksız yere 414 gün hapis yatmasının karşılığı olarak 100 bin TL maddi, 200 bin TL manevi olmak üzere 300 bin lira tazminat istendi.Davanın Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesi ardından naip hakim aracılığıyla, Maliye Hazinesine karşı yargılama yapıldı. Yargılamayı yapan hakim maddi tazminatın hesaplanması için dosyayı bilirkişiye gönderdi. Dosyayı inceleyen bilirkişi, daha sonra raporunu hazırlayarak mahkemeye gönderdi. Raporda, Faik Öz’ün tutuklu kaldığı tarihlere ilişkin maddi kaybı ile ilgili itibar edilebilecek belge ibraz edemediğinden, tazminata konu işlem tarihindeki yaş durumu dikkate alınarak asgari ücret tarifesi uygulandığı belirtildi. Dönemin asgari ücret tarifesi üzerinden hesap yapan bilirkişi, Faik Öz’ün tutuklu olduğu 414 gün süresince toplam maddi kazanç kaybının 33.84 lira olduğunu belirtti.Bilirkişi raporunda çıkan sonuca itiraz eden Faik Öz’ün avukatı Suzan Erik, “Rapor asgari ücret üzerinden hesaplanmış. Müvekkil bugünkü para ile günlügü 100 liraya çalışıyordu. Hesaplamanın asgari ücretten yapılması hukuken uygun olmadığı gibi, hakkaniyete de aykırıdır. Müvekkil tutuklandığı zaman 18 yaşından küçük ve evliydi. İlk çocuğu doğduğu zaman cezaevinde bulunuyordu. 414 gün gibi fahiş bir süre cezaevinde kalmıştır” dedi. Yapılan itiraz üzerine Naip Hakim dosyayı yeniden incelenmek üzere başka bilirkişiye gönderdi. Bunun üzerine ikinci kez hesaplama yapan bilirkişi mahkemeye gönderdiği raporda, Faik Öz’ün maddi kazanç kaybının 32.440 lira olduğunu belirtti.Raporun gelmesi ardından dosya naip hakim tarafından karar verilmek üzere mahkeme heyetine gönderildi. Dosyayı inceleyen mahkeme heyeti, Faik Öz’ün Yalova’da ikamet etmesi nedeniyle yetkisizlik kararı verdi. Mahkeme dosyayı görüşülmek üzere Yalova Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Dosyayı görüşen Yalova Ağır Ceza Mahkemesi, Faik Öz’ün beraat ettiği tarihten tazminat davasının açıldığı tarihe kadar 17 yıl zaman geçtiğini belirterek, zaman aşımı gerekçesiyle davayı reddetti. Dava ile ilgili gerekçeli kararını açıklayan mahkeme, Faik Öz’ün beraat kararının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl içinde dava açması gerektiği halde bu süreyi aştıktan sonra dava açtığını belirterek, “Bir hakkın ucu açık bir şekilde aranmasının hukuk kriterleri, zaman aşımı kuralları ve hukukun işleyişi bakımından mümkün olmadığı gözetilmiştir. Bu nedenle davanın süre yönünden reddine yönelik hüküm kurmak gerekmiştir” ifadeleri kullanıldı.Mahkeme, Yargıtay 12′nci Ceza Dairesi’nin benzer kararını dikkate alarak Maliye avukatının vekalet ücreti 3 bin TL’nin de Faik Öz’den tahsil edilmesine karar verdi.Davanın reddedilmesi üzerine Faik Öz’ün avukatı Suzan Erik Yargıtay’a temyiz başvurusu yaptı.Temyiz dilekçesinde müvekkili hakkında verilen kararın kesinleşme şerhinin süresi içinde tebliğ edilmediğini belirten Erik, şöyle konuştu:“İdare kesinleşme şerhi işlemini tebliğ etmekten imtina ettiği için müvekkil zamanaşımı sorununa maruz kalmıştır. Dosya ezber bir şekilde incelenmiş ve ret kararı dahi makul bir gerekçeye dayandırılmamıştır. Mahkemenin verdiği karar açık bir şekilde yasa ile bağdaşmamakta ve telafisi mümkün olmayan bir hukuk girdabına sebep olmaktadır.” DHA/Felat Bozarslan
BURSA’da şiddet gördüğünü için evi terk edip eşine boşanması davası açan 21 yaşındaki Sibel K.’nın ailesiyle birlikte oturduğu eve molotof kokteyli atıldı. Balkonda çıkan yangın büyümeden söndürülürken, polis, molotof kokteylini attığı öne sürülen Sibel K.’nın eşi 25 yaşındaki Rıdvan K.’yı arıyor.9 aylık eşi R.K.'den şiddet gördüğü için Bursa'daki annesinin evine dönen 21 yaşındaki S.K., dün gece alevlerle uyandı. Boşanmaya karşı çıkan kocasının evine attığı molotof kokteylinin şokunu yaşayan genç kadın ve ailesini ölümden komşularının çığlıkları kurtardı. Başından geçen dehşet dakikalarını anlatan S.K., yetkililere seslenerek yardım istedi.İHA'nın haberine göre, kocası ile evliliğinin 9 ay sürdüğünü ifade eden R.K., '9 ay zor dayandım. Beni sürekli ailemle tehdit etti. 'Gidersen aileni öldürürüm' diye tehditlerde bulundu. Hep beni dövüp kapı önüne bıraktı. Ardından tekrar eve alıp şiddetini sürdürdü. Evliliğimin ikinci ayından beri şiddet gördüm. Dayak zoruyla uyuşturucu kullandırdı. Sonunda canıma tak etti. Alkol almaya gittiği esnada gizlice polisi aradım. Ankara Ostim Karakolu'ndan ekipler gelip beni evden aldı. Polis beni aldığında gözüm mosmor, kulağım duymuyordu. Raporumu aldım. Şikayetçi oldum' dedi.Kocasına boşanma davası açtığını, eşinin ise buna karşı çıkarak kendisini ölümle tehdit ettiğini ileri süren R.K., 'Dün gece canımızı zor kurtardık. Boşanma davası sürüyor. 1 aydır ölüm tehdidi alıyoruz. Annem bizi tek büyüttü. Başımızda erkek yok. Bunu biliyor ve bizi sindirmeye çalışıyor. Bir sürü tehdit mesajları var. Adliyeye çok gittim. Bir dosya dolusu evrağım oldu. Uzaklaştırma cezasını hiçe sayıp evime molotof atabiliyor. Komşularımız görmese bugün canımızı bile kurtaramayabilirdik. Bize, '155'i arayın' diyorlar. Bu numara düşmüyor. Başka bir numara vermiyorlar. Araba kiralayıp gelmiş. Aracın plakasını vermemize rağmen 1 haftadır hiçbir polis bunun peşine düşmedi. Kendisi rahatça evimizin önüne gelip tehditler savurup gidebiliyor' dedi. Korkudan evden çıkamadıklarını ifade eden R.K. sözlerini şöyle sürdürdü:'Kız kardeşim, durakta 2 kez bunun saldırısına uğradı. Annem yanımdaydı. 'Hepinizin ölüsü çıkacak' diye tehdit etti. Tüm ailesi de bizi sürekli arayıp tehditler savuruyor. Evde tek kalamıyoruz. Dün gece hep beraber ablamı gece yarısı durağa bırakmıştık. Eve gelip yattık. Saat 04.00 sıralarında zil ve komşuların sesine uyandık. Balkondaki ateşi gördük. Ateşi söndürmeye çalışırken durumu polise bildirdik. Arkamızda kimsemiz yok, can güvenliğimiz yok. Boşanma ile ilgili kadın cinayetleri görüyoruz ve başımızda erkek yok. Biz de buna kurban gitmek istemiyoruz.'Çıkan yangın büyümeden söndürülürken, olay yerine gelen polis ekipleri yaptıkları incelemede, hazırlanmış 2 molotof koktelyli daha buldu.DHA ve İHA
Önemli olan sesin ne kadar güçlü olduğu değil, sesin ne kadar güzel olduğudur. Örnek olarak; benim sesim Britney Spears'den daha güçlü ama ses rengim çok kötü. Beyoncé'nin de sesi çok güçlü ama normalden sıradışı/farklı vb. gibi bir ses rengine sahip değil. Örnek vericek olursak: Rihanna, Shakira, Britney Spears gibi ünlülerin sesleri sıradışı/farklı.*Beyoncé'nin sesi kötü demiyorum, çok güzel ama bir sanatçı için normal bir ses rengine sahip. Evet güçlü bir ses, ama diğer sanatçılara göre farklı/sıradışı bir ses rengine sahip değil demeye çalıştım.
Batman Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Acil Servisi'ndeki her yatakta 3 çocuk tedavi görüyor. Yatak sayısının yetersiz olması ve hasta yoğunluğu nedeniyle 1 yatakta 3 çocuk tedavi edilmeye başlandı. Hasta yakınlarının tepkisine neden olan bu durumla ilgili konuşan Kadın ve Çocuk Hastanesi Başhekimi Dr. Halit Demir, yatak sayısının yetersizliğinden yakınarak, şöyle dedi:'Batman'ın en eski hastanesi olması hasebiyle mevcut ihtiyacı karşılayamıyordu. Yeni çalışmalarımızla yatak sayısı ve fiziki koşulları iyileştirdik. Şu anda 15 olan yatak sayımızı 22'ye çıkardık. Eski acil servisimiz, röntgen ve laboratuvara uzaktı. Tetkikler için zaman kaybı oluyordu. Genç nüfus ve hasta sayımızın çok olmasından dolayı yatak sayımızda hala bir kısıtlama var. Ondan dolayı çalışmalarımız sürüyor. Yatak sayısını artırmak istiyoruz. 3 kişinin 1 yatakta kalmasıyla ilgili polikliniklerden gelen hastalarımız da var. Bunlar poliklinikte muayene olduktan sonra, yatak sayımız az olduğu için yer bulamıyor. Tedavi amaçlı yani birkaç saatliğine yataklı tedavi görmek zorunda olduğu için ve yer sıkıntısı yüzüden mecburen acil servisinde tedavileri devam ediliyor. Yani şu anda acil servisteki bir yatakta bulunan 3 çocuğun hepsi acil servise gelen hastalar değil. Günlük, ve saatlik tedavi gerektiren çocuklar da var.' Arif ARSLAN/BATMAN, (DHA)
Ohio State Buckeyes takımının bando takımı Virginia Tech arasında oynan karşılaşmanın devre arasında muhteşem bir koreografiye imza attı. İcra ettikleri koreografide The Simpsons, Batman ve Game of Thrones'la ilgili görsellerde mevcut.
Dünyada yaşanılabilir yerler araştırmasının yayınlanması Türkiye'de 10 işçinin yaşamını kaybettiği İstanbul Mecidiyeköy'deki iş cinayetiyle aynı zamana denk geldi. Bu durum, bir başka istatistiği daha hatıra getirdi. O da Dünya Çalışma Örgütü'nün (ILO) 100 bin çalışan başına ölümlü iş kazalarına ilişkin istatistikleri.Buna göre de Türkiye Avrupa'da başı çekiyor. Türkiye ölümlü iş kazalarında ise El Salvador ve Cezayir'in ardından dünya üçüncüsü. Türkiye'de ölümle sonuçlanan iş kazaları, 100 binde 20.5, bu rakam Norveç, İsveç ve Danimarka gibi ülkelerde 100 binde 2.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de her gün 172 iş kazası meydana geliyor. Bu kazalar her gün ortalama 4 işçi ölüyor, 6 işçi ise sürekli iş göremez hale geliyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre 2014'ün ilk sekiz ayında 1. 270 işçi yaşamını yitirdi. 2013'te 1.235 kişi olan işçi ölümleri sayısı bu yılın ilk 8 ayında geçen yılı geçerek 1.270'e ulaşmış durumda. Son beş yılda iş kazalarına bağlı olarak hayatını kaybeden işçi sayısı 6 bin 428. 2000-2014 yılları arasında hayatını kaybeden işçi sayısı 15 binin üzerinde.Türkiye Yaşanabilir Ülkeler Sıralamasında 51. SıradaThe Economist dergisi yaşam kalite endekslerini dikkate alarak yaptığı 'Dünyaya Gelmek ve Yaşamak İçin En İyi Ülkeler' araştırmasıyla dünyaya çocuk getirmek için seçilebilecek en iyi ülkelerin sıralamasını yaptı.Listenin ilk üç sırasını İsviçre, Avustralya, Norveç oluşturdu. Türkiye ise dünyaya gelmek ve yaşamak için tercih edilebilir ülkeler arasında 51. sırada.Ülkeler; coğrafi faktörler ve zaman içinde çok yavaş değişen demografi, sosyal ve kültürel karakteristiklerin de sabit olarak tutulduğu araştırmada, zenginlik, suç oranı, kamu kurumlarına güven gibi göstergelere göre sıralandı.The Economis araştırmasının sıralaması şöyle:1. İsviçre2. Avusturalya3. Norveç4. İsveç5. Danimarka6. Singapur7. Yeni Zelanda8. Hollanda9. Kanada10. Hong Kong11. Finlandiya12. İrlanda13. Avusturya14. Tayvan15. Belçika16. Almanya17. ABD18. Birleşik Arap Emirlikleri19. Güney Kore20. İsrail21. İtalya22. Kuveyt23. Şili24. Kıbrıs25. Japonya26. Fransa27. İngiltere28. Çek Cumhuriyeti29. İspanya30. Kosta Rica31. Portekiz32. Slovenya33. Polonya34. Yunanistan35. Slovakya36. Malezya37. Brezilya38. Suudi Arabistan39. Meksika40. Arjantin41. Küba42. Kolombia43. Peru44. Estonya45. Venezuela46. Hırvatistan47. Macaristan48. Letonya49. Çin50. Tayland51. TürkiyeBaşka Haber
Gezi Parkı protestolarına katıldıkları için haklarında 'darbe' suçlamasıyla müebbet hapis cezası istenen Beşiktaş'ın taraftar grubu Çarşı'nın üyeleri bir basın açıklaması yaptı.Çarşı grubu liderlerinin de aralarında bulunduğu 35 kişi hakkında Gezi olaylarında “hükümeti yıkmaya teşebbüs' ettikleri iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen iddianame hazırlanması protesto edildi. Beşiktaş Meydanı'nda yapılan basın açıklamasının ardından iddianamede adı geçen Çarşı grubu kurucularından Cem Yakışkan da açıklamalarda bulundu. Yakışkan kitleleri engellemek için orada bulunduğunu ve bu durumun kamera görüntülerinde mevcut olduğunu söyledi.Beşiktaş'taki Kartal heykeli önünde saat 13.00'da toplanan grup adına basın açıklamasını Avukat Mehmet Derviş Yıldız yaptı. Açıklamaya Çarşı'nın, uygarlık tarihinde bir ülkede anayasal düzeni bozmaya ve darbe yapmaya teşebbüsten yargılanan ilk taraftar grubu olduğunu hatırlatarak başlayan Yıldız, “Mevcut yasalarda kasten adam öldürme ve çocuk yaşta mağdurlara karşı işlenen şiddet suçları kadar yüksek yaptırımı olan ağırlaştırılmış müebbet istemiyle yargılanan bizler, sadece Gezi protestolarında, ilgili valilik ve yürütmenin Gezi protestolarının meydana geldiği mahalde hiçbir yasal engelleme olmadığını tüm kamuoyuna ve topluma deklere etmesinden sonra bulunduk. Sadece demokratik hakların mevcut yasaların müsaade ettiği sınırlar içerisinde, hem toplumu hem de toplum adına görev yapanları her zamanki şefkat ve babacanlık dürtülerimizle koruyup gözeterek duruşumuzu sergiledik' dedi.‘ŞİDDETİN ARTMAMASI İÇİN ÇAĞRIDA BULUNDUK’Yıldız, “Bizler daima bu ülkenin vicdanı adına toplum içerisinde var olduk. Var olduğumuz 1982 darbe döneminde, sıkıyönetim hallerinde, koalisyon hükümetleri döneminde de vicdan ile toplumda herhangi bir zümre tarafından kayırılmayan herkesin yanında olduk. Yeri geldi kan bağışında kanımızı, yeri geldi yıkılmış evlerin yanında çadırdakilere giysilerimizi verdik. Gezi protestolarında tüm toplumun hayret ve üzüntüyle karşıladığı orantısız güç kullanımı ve topluma karşı kullanılan kontrolsüz şiddete dikkat çektik. Bu şiddetin artmaması için çağrıda bulunduk. Ancak karşılığında ilk gözaltıların akabinde hakkında suç duyurusunda bulunduğumuz birkaç meczubun, telefonlarda kin ve kıskançlıkla tarafımıza atma cüreti gösterdiği kiralık protestocu yaftasını, emniyetin ve adli soruşturma evraklarının üstünde gördük' diye konuştu.Avukat İnan Kaya'da iddianamenin inceleme aşamasında ve henüz kabul edilmediğini açıkladı.‘BEN ENGELLEMEYE ÇALIŞTIM’Basın açıklamasını burada sonlandıran grup daha sonra iddianamede adı geçen Cem Yakışkan'ın işlettiği restoranın önünde habercilerin sorularını yanıtladı. İddianamede adı geçen Çarşı grubunun kurucularından Sarı Cem lakaplı Cem Yakışkan, “Dünyada herhalde bir ilktir. Darbe ile suçlanan taraftar grubu. Gülelim mi, ağlayalım mı bilmiyorum. Şaşkın vaziyette bekliyoruz' dedi. İddianamede var olduğu söylenen Başbakanlık Çalışma Ofisi'ne saldırı teşebbüsünün sorulması üzerine Cem Yakışkan, “Ben orada engellemeye çalıştım. Orada kameralarda da gözüktü zaten. Gazeteci arkadaşlardan da şahitlerim var' diye konuştu.‘ÇARŞI GRUBUNU ORAYA GÖNDEREN KAMU GÖREVLİLERİ’Avukat Mehmet Derviş Yıldız da, “Başbakanlık önünde başlayan bu olaylarda Çarşı grubu üyelerini arayıp, 'Oraya gelin. Sizin semtiniz. Sizin bölgeniz. Bu şiddeti engelleyelim' diyen de kamu görevlileri. Bunun da kayıtları var. Kamu görevlileri Çarşı grubu üyelerini, Beşiktaş semtinin önde gelen esnafını arayıp, 'Sizin bu tarafa Taksim'den gelen göstericiler var. Gelin bu insanların tansiyonunu düşürmekte sempatik tavrınızı kullanın. Bu insanları evinden oraya getirenler de kamu görevlileri. Daha sonra da bu insanlara, 'Siz oraya geldiniz. Bu olaylara sebep oldunuz' gibi bir iddia var. Bu da ortada. İncelenmemiş, eksik soruşturulmuş' dedi.‘38 SAYFALIK İDDİANAMENİN 14 SAYFASI İDDİA’İddianamenin hızlı bir şekilde hazırladığını söyleyen Yıldız, “38 sayfalık iddianamenin 21 sayfası ad, soyad ve ev adreslerinden oluşuyor. Kalan 14 sayfası iddialar. Word programında alelacele çıkarılmış, sayfalar arası 4-5 parmaklık boşluklar var. Bu şekilde bilgisayarda kaydedilmiş bir metin' dedi.‘ÇARŞI GEZİ'YLE BAŞLAMIŞ BİR GRUP DEĞİL’İddianamede Çarşı grubu ile ilgili hiçbir şey anlatılmadığını söyleyen Mehmet Derviş Yıldız, “Bir örgüt iddiası var ortada. Çarşı grubu ile ilgili hiçbir şey anlatılmıyor. Çarşı grubu sadece Gezi Parkı ile anlatılmaya başlanıyor. Biz 32 yılı aşkın bir ruhuz.32 yıldır başımızdan geçen öykü, gizli geçmedi. Sizler de yayınladınız 32 yılımızı. İnsanlar da statlarda bizi gördüler. Toplumun içinde yaşadık biz bu 32 yılı. Bunlar hiç anlatılmadan bir anda, biz sanki sadece Gezi olaylarında var olmuş bir grup gibi anlatılıyoruz' dedi.‘PARA KARŞILIĞI EYLEM’ İDDİASIÇarşı grubunun para karşılığı eylem yaptığı yönünde iddiada bulunan kişinin bir polis memuru olduğunu söyleyen Avukat Yıldız, “Söz konusu kamu görevlisi İstanbul'da hakkında 13-14 tane görevi kötüye kullanma iddiası ile disiplin soruşturmaları ve ceza yargılamaları yapılıp, şarka gönderilmiş bir polis memurudur. Bu polis memuru şu anda anlatılan devlet içindeki bir kısım oyunlarda ismi geçen, bu isimleri kullanan bir kişi. Bunu da saptadık. Bu kişiler hakkında suç durusunda bulunduk. 'Çarşı grubu para aldı, yürüyor' diyen polis memurundan, bu iddianı neye dayanarak söylüyorsun, ispatla dedik. Bu polis memuruna ulaşıldı, ifadesi alındı. İfadesinde böyle bir şey söylemediğini beyan etti' diye konuştu.‘BİZİ HİÇBİR PARANIN GÜCÜ SATIN ALAMADI’Derviş, “Şimdi bu iddialarla bizim hakkımızda bir takım medya “Para aldı yürüdüler' diyor. Bizi hiçbir paranın gücü satın alamadı. Türkiye'de en kontrolsüz para akışı futbol sektöründedir. Bizi bu sektörde hiçbir güç kontrol edememiş, bizi satın alamamışken, bizi 25 bin TL gibi bir para ile kim satın alabilir' şeklinde konuştu.(Ümit TÜRK / DHA)
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) Genel Sekreter Dr. Hayri Baraçlı'nın Başkanlığı'nda yaptığı toplantıda aldığı kararla şehir içi yollarda hız limitlerini ulaşım şartlarına göre yeniden ayarladı.Karar yol kesimlerinin fiziki şartları, geometrik standartları ve yol üst yapısı kullanım özellikleri yerinde yapılan incelemeler neticesinde, bazı yol kesimlerinde uygulanan araç azami hızlarının artırılmasına karar verildi.UKOME'nin aldığı karar gereğince hız limitleri yeniden ayarlanan yollar şöyle:
Fatih Terim yönetiminde EURO 2016'ya hazırlanan milliler ilk sınavını bugün 21:45'te İzlanda karşısında verecek.Maç öncesi tecvrübeli futbolcu Arda Turan ınstagram'dan yeni formasını takipçileriyle paylaştı. Uzun yıllar Milli Takım'da 14 numaralı formayı giyen Arda, artık 10 numaralı formasıyla sahaya çıkacak.Şampiy10
Kayak yaparken kaza geçiren F1’in efsane pilotu Michael Schumacher, taburcu edildiYaklaşık dokuz ay önce geçirdiği kayak kazası sonrası yoğun bakımda tedavi gören Michael Schumacher’den iyi haber geldi.Haziran ayında komadan çıkartılıp bir rehabilitasyon merkezinde tedavisine devam edilen Schumacher, bugün itibariyle taburcu edildi. Efsane F1 pilotunun kalan tedavisi evinde yapılacak.Haberi, Schumacher’in ailesi bir basın bildirisiyle kamuoyuyla paylaştı.Efsane pilotun, yedi Formula 1 şampiyonluğu bulunuyor.Eurosport