onedio
İşte Apple'ın Kol Saati; "Apple Watch"
Yıllardır süren spekülasyon ve dedikodulardan sonra Apple sonunda kol saati, Apple Watch'u tanıttı... 2015'in ilk çeyreğinde Amerika'da 349 Dolar'dan başlayan fiyatlarla piyasaya sunulacak olan saate yakından bakalım
Reklam
Yalçın Akdoğan'dan 'Çözüm Süreci' Açıklaması
Yalçın Akdoğan, çözüm süreci ile ilgili yaptığı açıklamada; 'Başbakanımızın başkanlığında tüm ilgili kurumlar, bakanlıklar bir araya geldik. Başbakanımız 'bu sürecin sahibi benim' dedi. Çözüm sürecinden sorumlu bakan falan değil, benim bu işin sahibi demiş oldu' dedi.Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, TRT Haber televizyonunun canlı yayınında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. 2012 yılında verdiği bir röportajında söylediği 'Derin devlet bir tür zombi gibi. Öldü diyorsun, farklı bir vücutta yeniden diriliyor. Bu asalak yapılar temizlenmeden ileri demokrasiye ulaşılamaz' sözleri hatılatıldı. Akdoğan, paralel yapı ile ilgili iddialara ilişkin şunları söyledi; 'Bu kayıt dışılık yani devleti seçilmiş iktidarlar yönetmez, biz yönetiriz. Otorite sahibi biz olacağız. Siyaset mühendisliğini biz yapacağız. Bu bir hastalık. Bu anlayışın deşifre edilmiş olması, bu konuda bir farkındalık oluşmasının, onlara dönük bir güven sarsılması yaşanmasının ben bu mücadelede önemli bir nokta olarak görüyorum. Tasfiye edilip edilmemesinden daha önemli olan, bunun deşifre olması ve güven kaybetmesidir. Devletin gücünü kullanarak devlete operasyon çekmeye çalışıyorsa buna karşı elbette bir hukuk mücadelesi verilmesi gerekir.''DEVLETİN FOTOĞRAFINDAN ÖNCE SİVİL TOPLUMUN FOTOĞRAFINI ÖNEMSİYORUM'Hükümet-medya ilişkileri nasıl yürüyecek diye sorulan Akdoğan, 'Ben Başbakan yardımcısıyım ama bir iletişim bakanlığı gibi kurguluyorum. Devletin tüm iletişim birimleri, Basın Yayın Enformasyon, Basın İlan Kurumu, TRT, Anadolu Ajansı, RTÜK bütün bunları bir iletişim stratejisi çerçevesinde ortak amaca doğru yol yürüyen kurumlar olarak görüyorum. Çünkü bunlar uluslararası mahiyette kurumlar. Tüm bu birimler kamu diplomasisi faaliyeti yürüten birimler olarak da görülebilir. Cuma günü medya ve iletişim sektöründe bulunan STK'ları davet edeceğim bir toplantı yapmayı planlıyorum. 20 civarında sivil toplum örgütü var sektörde. Bunları öncelikle dinlemek istiyorum. Ben kamudan önce sivil toplumun görüşünü almak istiyorum. Devletin fotoğrafından önce ben sivil toplumun fotoğrafını önemsiyorum. Dinleyerek işe başlamak bence önemli. Bütün bu kurumların içeride doğru bilgilendirme yapma, kamuoyu oluşturma, hükümetin ve devletin iletişim politikası çerçevesinde halkı bilgilendirme konusunda önemli misyonlar yüklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Kamuoyunun bilgilendirilmesi, gündem oluşturulması çerçevesinde birçok konu olduğunu görüyoruz. Çözüm süreci de bunun bir parçasıdır' diye konuştu.'MASUM HAK ARAMA MÜCADELELERİ VE GÖSTERİLER SİYASİ KALKIŞMALARA DÖNÜŞEBİLDİ'Gezi Olayları ile bağlantılı olarak sorulan Türkiye'nin kendisini dünyaya anlatması ile ilgili bir plan olup olmadığı sorusu için Akdoğan, 'Ülke gündeminde türbülans oluşturan her konuda toplumun sağlıklı bir şekilde bilgilendirilmesi önemli. Kamu diplomasisi derken propagandadan bahsetmiyorum. Propaganda da bilgi yaymak anlamına gelir ama orada bilginin doğruluğu yanlışlığı çok önemli değildir. İdeolojik maksatlarla da bunu yapabilirsiniz. Kamu diplomasisinde doğru bilgiyi yaymak önemlidir. Bu çerçevede birçok sıkıntı yaşadık. İdeolojik olarak savrulmalar oldu. Toplumda ciddi sıkıntılar yaşandı. Masum birtakım hak arama mücadeleleri ve gösteriler daha büyük siyasi kalkışmalara dönüşebildi. Bütün bunlarda kamu yayıncılığının daha objektif daha serin kanlı toplumsal fay hatlarındaki kırılmayı önleyecek şekilde yayın yapmaları önem taşıyor' diye kaydetti.'ERDOĞAN-DAVUTOĞLU UYUMU TÜRKİYE'Yİ ŞAHA KALDIRACAK BİR DİNAMİZM GETİRECEKTİR'Akdoğan, hükümetteki görev değişikliklerini değerlendirerek şöyle konuştu; 'Cumhurbaşkanı değişti, başbakan değişti, kabine değişti, MYK değişti, genel başkan değişti. Bunlar basit işler değil. Sıradan küçük bir partide bu değişiklikler olsa belki çok önemsenmeyebilir ama büyük bir iktidar partisinde bu değişimin yaşanması ülkenin de geleceğini ilgilendiriyor. Bu konuda bir sorun yaşanır mı bir çatlama olur mu gibi kaygıların hepsi boşa çıktı. Tereyağından kıl çeker gibi çok sağlıklı bir süreç yürüttük. Burada cumhurbaşkanı ve başbakan uyumu çok önem taşıyor. Bu konuda Sayın Davutoğlu'nun doğru bir tercih olduğunu buna en uygun isimlerden biri olduğunu gördük. Bu sürecin başarı ile tamamlanmasında Davutoğlu profilinin önem taşıdığını görüyorum. Yeni Türkiye'nin inşasında cumhurbaşkanı başbakan uyumu önemlidir. Erdoğan-Davutoğlu uyumu Türkiye'yi şaha kaldıracak bir dinamizm getirecektir. Herhangi bir sıkıntı yaşanması değil, tam tersine daha büyük bir enerji ve sinerji ortaya çıkacaktır diye düşünüyorum. Davutoğlu'nun kongre konuşması, grup konuşmasına baktığımızda müthiş bir kabullenme olduğunu görüyoruz Ak Parti kitlesinde. 62'nci Hükümetin bir seçim hükümeti olmadığını sadece 2015'i değil, 2019'u da hedeflediğini gösterdi.''ASANSÖR KAZASI, DAMPERLİ KAMYON, MADEN FACİASI MASAYA YATIRILACAK'Mecidiyeköy'de yaşanan asansör kazası sorulan Akdoğan, iş güvenliği tartışmaları hakkında değerlendirmelerde bulunarak 'Bu gerçekten hepimizi üzüntüye boğan bir karar. Bu kadar kolay olmamalı can kaybetmek. Milyar dolarlık yatırımlar bunlar ve Türkiye'nin de gurur olan projeler. Bunlara paralel olarak iş güvenliğinde de aynı hassasiyetin sergilenmesi, aynı kalite çıtasının yukarıya çekilmesi gerekir. 2012'de bir iş güvenliği yasası çıkarttık. Başbakanlık Teftiş Kurulu görevlendirildi. 2012'de çıkardığımız iş güvenliği yasasından sonraki tüm hadiseler damperli kamyon, maden faciası vs. Mevzuatta hala bir eksiklik mi var, bunun uygulanmasında mı bir sıkıntı var, denetimde mi sıkıntı var. Bütün olayları masaya yatıralım, sorgulayalım. Bunun üzerine ne yapmak gerekiyorsa yapalım. Ya bir denetim ya da bir eğitim sıkıntısı var' dedi.'BAŞBAKANIMIZ BU SÜRECİN SAHİBİ BENİM, DEDİ'Çözüm süreci ile ilgili sorulan soruyu Akdoğan, 'Süreçte herhangi bir olumsuzluk, sıkıntı yok. Planlandığı şekilde süreç işliyor. Başbakanımızın başkanlığında tüm ilgili kurumlar, bakanlıklar bir araya geldik. Başbakanımız 'bu sürecin sahibi benim' dedi. Çözüm sürecinden sorumlu bakan falan değil, benim bu işin sahibi demiş oldu. Bu şeffaf bir şekilde saydam bir şekilde yani gizli kapaklı yürütülecek bir şey değil. Bir hükümet ve devlet politikası olarak uygulanacak bir mesele. Burada toplumsal destek önemlidir. Toplumun bilgilendirilmesi ve iç huzurun sağlanması da önemlidir. Gizli kapaklı bir iş olmayacaktır. Gelinen noktada Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin de ben bu sürece ivme kazandırdığını düşünüyorum. Selahattin Demirtaş'ın aday olması, belli bir oy oranına ulaşması. Sürecin aktörü sayılabilecek Erdoğan'ın yüzde 52-53 oy oranına ulaşması dolaylı destek anlamına gelir. Bunun üzerine Demirtaş'ı da eklerseniz yüzde 60'ları geçen bir destek anlamına gelir. Lice'deki olaylar, yol kesme, adam kaçırma, haraç alma gibi birtakım hadiseler var. Bir eylemsizlik kararı alınmıştır. Bu eylemsizlik sadece karakol basma, kurşun sıkma ile sınırlı olmamalıdır. Terör, her türlü şiddet ve asayiş meselesi. Bunlar da bu eylemsizlik kapsamında ele alınmalıdır. Ve çözüm sürecinde kırılganlık üreten risk üreten, bunların devre dışı kalması için bu eylemsizlik kapsamı içine alması önemlidir. Yarım kalan çekilmenin tamamlanması bu süreçte önem taşıyan hadiselerdir' şeklinde yanıtladı.'SORUNU GÜNDEME GETİRMEK, SORUN ÜRETMEK DEĞİLDİR'Çözüm süreci ve bu süreçte yaşananlar ile ilgili kamuoyuna yansımayan hususların olup olmadığı sorulan Akdoğan, 'Böyle bir şey söz konusu olamaz. Türkiye bir hukuk devleti. Bu kadar iletişimin medyanın geliştiği sosyal medyanın geliştiği bir ortamda hiçbir şey gizli kapaklı kalabilir mi? Siz her şeyi kamuoyunun önünde yapıyorsunuz. AK Parti iktidarı 12 yıldır Türkiye'yi yönetiyor. Hiç gizli kapaklı bir şey yaptı mı? Toplumdan bir şey gizledi mi? Toplumda bir güven oluşmuş durumda. Bu güveni boşa çıkaracak hiçbir adımı AK Parti iktidarı atmaz. AK Parti bu çözüm sürecini gündeme getirdiğinde birileri bu sorun nereden başımıza bela ettiniz, dediler. Bu sorun zaten vardı. 40 bin insan öldü. Ama siz görmezden gelirseniz başınızı kuma gömerseniz hiçbir şey yokmuş gibi davranırsanız o zaman siz bir şeyleri kaçırıyorsunuz demektir. Bu sorunu gündeme getirmek sorun üretmek değildir. Var olan bir sorunu çözmek için adım atmaktır' diye kaydetti.'AK PARTİ'NİN BİR YAPI İLE KAVGASI DEĞİL, HUKUK MÜCADELESİDİR'28 Aralık 2012'deki bir röportajında 'Derin devlet bir tür zombi gibi. Öldü diyorsun, farklı bir vücutta yeniden diriliyor. Bu asalak yapılar temizlenmeden ileri demokrasiye ulaşılamaz' sözlerini ifade eden Yalçın Akdoğan'a bu söylemleri üzerinden asalak yapılar temizlenebildi mi, sorusu sorulan Akdoğan, 'Bu vesayetçi ruh farklı vücutlarda dolanıyor. Siz birini tasfiye ediyorsunuz. Yarın bu hastalık başka bir vücuda geçiyor. Bu kayıt dışılık yani devleti seçilmiş iktidarlar yönetmez, biz yönetiriz. Otorite sahibi biz olacağız. Siyaset mühendisliğini biz yapacağız. Bu bir hastalık. Bu hastalığın aktörleri değişiyor. Son dönemde bakıyoruz yeni vesayet odakları üretilmeye çalışılıyor. Bunlar demokrasiye, hukuka, milletin iradesine karşıdır. Ülkenin ve milletin menfaatlerine uygun işler değildir. Bu anlayışın deşifre edilmiş olması, bu konuda bir farkındalık oluşmasının, onlara dönük bir güven sarsılması yaşanmasının ben bu mücadelede önemli bir nokta olarak görüyorum. Tasfiye edilip edilmemesinden daha önemli olan, bunun deşifre olması ve güven kaybetmesidir. Ondan sonra elbette idari birtakım tedbirler alınacaktır. Adli birtakım süreçler olacaktır. Bu bir devlet meselesidir. Sadece hükümetin meselesi değildir. Bu AK Parti'nin bir yapı ile kavgası değildir. Hukuk mücadelesidir bu. Bu mücadele verilecektir. Sayın Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olması bunun bir devlet politikası olması açısından da çok büyük önem taşımaktadır. Uzun soluklu bir mücadeledir. Yanlış yapan her kim olursa olsun hukuka ve demokrasiye kim meydan okuyorsa, devletin gücünü kullanarak devlete operasyon çekmeye çalışıyorsa buna karşı elbette bir hukuk mücadelesi verilmesi gerekir. Yapılan da budur' diye yanıt verdi.'BUNLAR MİLLİ GÜVENLİK MESELELERİDİR''Çeşitli odaklarla mücadelenin devlet politikası haline gelmesi zaman mı alacak', sorusu için Akdoğan, 'Bu tür konuları biz parti ya da iktidar meselesi olarak görmüyoruz. Çözüm süreci de böyledir. Diğer vesayetçi odaklarla mücadele de böyledir. Avrupa Birliği perspektifi de böyledir. Bunlar ortak ulusal konulardır. Milli güvenlik meseleleridir. Devlet politikası olabildiği oranda bütün devlet organlarının arkasında durması anlamına gelir. O süreçlerin daha başarılı olmasını beraberinde getirir. Bunlar temel meselelerimiz bizim. Avrupa Birliği konusu da çözüm süreci konu da diğer konular da temel meselemiz. Bu konuda dünden daha iyi olduğumuz söylenebilir' ifadelerini kullandı.'CHP İDEOLOJİK BİR TRAVMA YAŞIYOR'CHP'deki kurultay hatırlatılarak 'Muhalefetten beslenebiliyor musunuz?' diye sorulan Yalçın Akdoğan, 'AK Parti'den önce Türkiye'nin bir demokrasi sorunu vardı. Şu anda bir muhalefet sorunu var. Giderek birbirine benzeşen birbirini aşağıya doğru çeken bir muhalefet bloğu ile karşı karşıyayız. Bu kongreler muhalefetin yaşadığı siyasi krizleri çözme kabiliyetini ortaya koymuyor. Kongreler vasıtası ile siyasi partiler kendilerini yeniler. Muhalefetteki kongrelerde böyle bir yapısal dönüşüm görmüyoruz. CHP bence ideolojik bir travma yaşıyor. Yapısal birçok sorunu var. Bu sorunu aşmak için ciddi bir öz eleştiriden geçmediği için daha kalıcı adımlar atamıyor. Devlete atfedilen ne kadar olumsuzluk varsa bunu üzerine alan bir CHP anlayışı var. Fikirlerin yarıştığı bir kongre olmadı. Burada hangi aday hangi görüşü savunuyordu ve o kazandı? Ben çok ümitli değilim açıkçası. Popülizmle değişim sağlanmaz. Sadece isimleri değiştirerek yapısal dönüşüm yapamazsınız. Özellikle son dönemde MHP ile yakınlaşma başka travmalar üretti. MHP'de daha fazla travma üretti. Erdoğan'ın MHP kitlesinden ciddi destek bulmasında bu yaşanan travmanın da bir etkisi olduğu söylenebilir.İkisi de birbirini aşağıya çekmeye başladı' diye konuştu.2015 ANAYASASI İLE İLGİLİ AKDOĞAN: GİDEREK BÜYÜYEN BİR ÜLKE VAR VE GİYSİLERİNİZ SİZE DAR GELİYORAkdoğan, 'Muhalefet destek vermese bile 2015 anayasası olacak mı?' sorusuna; 'Olması gerekiyor. Bu toplumun talebi ve beklentisi. 2023 hedeflerine ulaşabilmemiz için anayasa ve yasalarda ciddi dönüşümler olması gerekiyor. Belki bu başkanlık yarı başkanlığa kadar daha köklü birtakım değişimler yapılması gerekiyor. Giderek büyüyen bir ülke var ve giysileriniz size dar geliyor. Bu olmaz. Bir şekilde bu konuda adım atılması gerekiyor. Ak Parti için öncelikli konulardan biridir bu. Ak Parti tek başına da kalsa bu hedefini geriye düşürmeden yol yürümeye devam edecek. Diğer partileri de zorlayarak kendi sayısal çoğunluğa ulaşsın veya ulaşmasın bu hedefi kaybetmeden yol yürümeye devam edecek. Önümüzdeki seçimler çok kritik. Bu seçimlerde Ak Parti'nin ulaşacağı meclis çoğunluğu önem taşıyor. Anayasadan şikayetçi olan bütün toplum kesimlerinin bir şekilde diğer partiler üzerinde baskı kurması önemli bir husus' diye yantıladı.Bahar DEMİREL / ANKARA, (DHA)
Reklam
ABD Yarı Finale Yükseldi
2014 FIBA Dünya Kupası'nda Slovenya'yı 76-119 yenen ABD, yarı finale yükseldi.İspanya ile birlikte şampiyonanın favori takımı olarak gösterilen ABD'ye karşı, ilk devre büyük bir mücadele sergileyen Slovenya, 3. periyottan itibaren savunma gücünü kaybedince ABD'ye farkla mağlup oldu.İlk 3 dakikayı 8-4 geride tamamlayan, ancak 5. dakikada 10-13 öne geçen ABD, daha sonra sayı üstünlüğünü hep korudu. Farkın açılmasını önlemek için ilk iki periyot ABD hücumuna direnen Slovenya, devreyi 42-49 geride bitirdi.23. dakikadan itibaren istediği hızlı hücum sistemini sahaya yansıtacak fırsatı bulan ABD, 3. periyot sonunda farkı 22'ye çıkarttı. Son periyotta sahanın tamamen hakimi olan 'Rüya Takım', Slovenya'ya 43 sayı fark atarak 76-119'luk skorla karşılaşmayı kazandı. Amerika'da Klay Thompson 20 sayı ile maçın en skorer ismi oldu.Bu arada Barcelonalı futbolcu Gerard Pique ve eşi, Kolombiyalı ünlü şarkıcı Shakira da maçı izleyenler arasında yer aldı.AAMuhabir: Şenhan Bolelli
Arda: "Bile Bile Gol Yedik"
A Milli Takım'ın yıldız futbolcusu Arda Turan, İzlanda'ya 3-0 yenildiğimiz karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulundu.Maçtan sonra hak ettiğimiz bir mağlubiyet aldığımızı söyleyen Arda Turan takım halinde hareket etmeleri gerektiğini söyledi.İşte Arda Turan'ın maç sonrası açıklamalar;'Toplarlanmaya çalışacağız. Hak ettiğimiz bir mağlubiyet aldık. Rakibin ne yapacağını biliyorsunuz. Kornerden bile bile böyle bir gol yerseniz zorlanırsınız. Takım halinde daha iyi hareket etmemiz lazım. Kredimizden yedik. Umarım ilerde yolumuza devam ederiz' dedi.Sporx
Reklam
Terim'den Önemli Açıklamalar
Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, İzlanda maçının ardından açıklamalarda bulundu.Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, İzlanda maçının ardından yaptığı açıklamada 'İsim vermiyorum ama bazı oyuncularımın performansı beni hayal kırıklığına uğrattı' dedi.Fatih Terim'in açıklamaları şu şekilde'Bu seviyelerde geriye düşmek altından kolay kalkılır bir şey olmuyor. Buna rağmen bir pozisyon yakaladık. Kimsenin beklediği bir şey değildi. Çek maçımız çok daha önem kazandı. Mağlubiyeti Ömer'in atılmasına bağlayamayız.'RÜZGAR FAKTÖRÜ'Rüzgara karşı oynuyorsun, ikinci yarı rüzgar duruyor. Maç bitiyor rüzgar tekrar başlıyor gibi şeyler söyleyebiliriz. Bir daha inşallah böyle bir şey görmek nasip olmaz. İzlanda bizden iyi oynadı. Tebrik etmek gerek.''MAĞLUBİYETİ HAK ETTİK''Mağlubiyeti hak ettik. 10 kişi kalmak kötü oldu, oyunun hakim olarak devam ediyorduk. 33-34 dakika 10 kişi oynadık, sonuç farklı yerlere gidebilirdi. Kazanamasak bile kaybetmeyebilirdik, niyetimiz oydu. Mustafayı da almıştık. Mustafa, Burak ve Arda ile devam ediyorduk ama rakibin hem fizik gücü sizden üstün, hem 1-0 üstün. Üstüne bir de 10 kişi kalınca sonuç kaçınılmaz oluyor.'ARDA'NIN DURUMUArda'nın durumunu kontrol edecek zamanımız kalmadı. İlerleyen dakikalarda Arda da çıkabilirdi ama arka arkaya 2 gol yiyince bir anlamı kalmadı çıkarmanın. O yoktu bu yoktu diye hiçbir zaman söylemedim Zaman içerisinde bu seviyede oynayanlar bizde kalacaktır. Gerçek seviye bu seviye. Gerçekçi olmalıyız, biz bugün galip gelmeyi çok da hak etmedik.''HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADIM''İsim vermiyorum ama bazı oyuncularımın performansından genel olarak dolayı hayal kırıklığı yaşıyorum. Milli takımlar herkesin takımıdır. Üzüntümüzü yaşayalım, hatalarımızı tespit edelim. Milli takım yüzde yüzden fazlasının verilmesi gereken bir yerdir.'Milliyet
'Zor İşleri Başarmayı Seven Bir Gelenekten Geliyoruz'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 9 Eylül'ün CHP'nin kuruluş yıl dönümü olduğunu anımsatarak, 'Bizim mücadelemiz kolay bir mücadele değil ama biz zor işleri başarmayı seven bir gelenekten geliyoruz' dedi.ANKARACHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çankaya Belediyesi tarafından CHP Genel Merkezi yanında yapılan 9 Eylül Kuruluş Parkı'nın açılış törenine katıldı. 'Bizim mücadelemiz kolay bir mücadele değil ama biz zor işleri başarmayı seven bir gelenekten geliyoruz' diyen Kılıçdaroğlu, 9 Eylül'ün CHP'nin kuruluş yıl dönümü olduğunu anımsattı.Anadolu ve Rumeli Kuvayi Milliye hareketlerinin, CHP'nin kökenini oluşturduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:'Kendimizi hep dev bir çınara benzettik. Aslında 'dev çınar' haklı bir söylem çünkü dünyada bizim kadar eski, köklü ve hala yaşayan 3 ya da 4 parti var. Eğer biz 91 yıldır yaşıyorsak, haklı olduğumuz için, halk için mücadele ettiğimi için, ezilenler için mücadele ettiğimiz için, mazlumlar için mücadele ettiğimiz için yaşıyoruz. Her gelenin bizi eleştirdiği, eleştirirken demokrasiden söz ettiği bir süreci yaşıyoruz. Eleştiriden hiçbir zaman korkmadık. Demokrasi getiren bir parti olarak hep demokrasiden yana olduk. Son kurultayımız bunun tipik bir örneğiydi. Herkes bekliyordu 'acaba bir kavga çıkar mı' diye. Niye çıksın? Herkes bekliyordu, 'karşılıklı sert söylem olacak mı?' Hayır, uygar ortamda tartıştık ve eleştirdik birbirimizi. Demokrasi örneğini verdik, bütün Türkiye'ye verdik. Bizim kurultaylarımızın bir şenlik havası içinde geçmesi için hep mücadele ettik. Tercihimizi bu yönden yana koyduk. Bizim dışımızda hangi siyasi partinin kurultayında demokrasi şöleni gerçekleşiyor?'Parti Meclisi (PM) seçimleri sırasında oyunu kullanmaya gittiğimde çarşaf liste dolayısıyla adaylara ait, yüzlerce binlerce afiş gördüğünü anlatan Kılıçdaroğlu, 'Anladım ki demokrasinin özgürleştiği bir ortama giriyorum ben' ifadesini kullandı.'Bir çınar filiz vermezse yaşayamaz'CHP için 'Dev çınar' sözünü yineleyen Kılıçdaroğlu, bir çınarın filiz vermezse yaşayamayacağını vurguladı.Kılıçdaroğlu, 'Genç filizlerimiz var. Bir ilki daha gerçekleştirdik. Bu PM'de yüzde 10 geçlik kontenjanının üzerinde gençler var. Gençler siyasete girmeli. Kuşkusuz hepsi milletvekili olacak değil. Ama partinin mutfağında tartışmalar nasıl oluyor, bir kültürü orada teneffüs edecekler' dedi.CHP'deki 'cinsiyet kotasını' da hatırlatan Kılıçdaroğlu, çok sayıda kadının bu uygulama ile yönetimlerde yer aldığını belirtti.Kılıçdaroğlu, kadınlardan ve gençlerden kendilerine ayrılan kotaların daha fazlasını hayata geçirmelerini beklediğini de söyledi.Şişli'deki asansör kazasıAçılışı görkemli bir şölen havası içinde yapacaklarını ancak Şişli'deki asansör kazası nedeniyle bunu iptal ettiklerini bildiren Kılıçdaroğlu, 'Maalesef iş cinayetleri sonucu 10 emekçi hayatını kaybetti. Şimdi sorumlusu kim? Her biri topu başkasına atıyor. En son Başbakan da Başbakanlık Teftiş Kurulu'na havale etmiş, 'gidin sorumluyu bulun' diye. Aslında sorumlu çok basit, yanı başındaki koltukta oturan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı. Emrinde bir sürü denetim elemanı var' diye konuştu.'O asansörün bozulduğunu herkes biliyor. Herkes bunun tanığı ama şimdi büyük bir olasılıkla göreceksiniz, sorumluluğu ölenlere atacaklar' değerlendirmesini de yapan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:'Tıpkı, bir hızlı tren macerası yaşadık biliyorsunuz. Pamukova'da kaza oldu, çok sayıda yurttaşımız hayatını kaybetti. Fatura sadece iki makiniste çıktı ve olay kapatıldı. Soma, hala kim sorumlu belli değil. Göreceksiniz o dosya da kapatılacak. Ama bunların takipçisi olacağız, tamamının hesabını soracağız. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı. İş güvenliği diye bir kavram var. ILO'nun kuralları var, neden bu kurallara uymuyoruz? Bizim insanımızın hayatı bu kadar ucuz mu? Ölüm kapımızı bu kadar kolay mı çalmalı? Çadırda, asansörde, yeraltında hayatını kaybeden gene işçiler. Sorumlu? Siyasal iktidar sorumluluğu almıyor. Çağdaş ülkelerde şöyle bir kural var; bir iş açıldığında önce risk alanları saptanır ve riskler giderilir, ondan sonra işçiler çalışmaya başlar. Bizde açarsınız, risk oluşur, insanlar hayatını kaybeder, ondan sonra önlemini alırsınız. Çağdaş, uygar devletlerle temel farkımız bu.'Parkın hayırlı olmasını dileyen Kılıçdaroğlu, acıların yaşanmadığı, huzurun ve barışın egemen olduğu bir Türkiye temennisinde bulundu.Kılıçdaroğlu ile Taşdelen çınar diktiÇankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen de 18. Olağanüstü Kurultay'da yeniden seçilen Genel Başkan Kılıçdaroğlu ve Parti Meclisi üyelerini kutladı.CHP'nin bu ülkenin kurtuluşu için mücadele verenlerin kurduğu parti olduğunu dile getiren Taşdelen, 'Bizler Kuvayi Milliye'den, emperyalizme karşı ulusal bir mücadeleden geliyor. CHP'li olmaktan onur duyuyorum' dedi.Parkın adını, CHP'nin kuruluş yıl dönümü olan 9 Eylül'den aldığını bildiren Taşdelen, geçmişin ışığında, geleceğe kararlı bir şekilde yürüdüklerini söyledi. Taşdelen, Çankaya'yı örnek bir belediye yapacaklarını belirtirken, Çankayalıların kendilerine olan güvenini boşa çıkarmayacaklarını kaydetti.Taşdelen, parkın açılışı vesilesiyle büyük bir şölen ve resepsiyon planladıklarını ancak İstanbul Şişli'deki asansör kazası nedeniyle, Kılıçdaroğlu'nun talimatıyla bu şöleni iptal ettiklerini bildirdi.Konuşmaların ardından parkın açılışı gerçekleştirildi. Kılıçdaroğlu ile Taşdelen günün anısına çınar fidanı dikti.Taksi durağını ziyaret ettiKılıçdaroğlu, açılıştan ayrılırken, parkın yan tarafında bulunan bir taksi durağı esnafının çay içme davetini kabul etti.Taksicilerle bir süre sohbet eden Kılıçdaroğlu, iktidara gelmeleri durumunda, şoförle yolcuyu cam bölmeyle ayıran, 'güvenlikli taksi' modelini hayata geçireceklerini anlattı. Kılıçdaroğlu, bu taksileri ödeme kolaylığı ile esnafa vereceklerini de söyledi.Durak yöneticisi İsa Çatalkaya, duraklarının yeni olduğunu ve halen su bağlantısını kuramadıklarını belirtirken, yeni açılan parktan kendilerine geçici süreyle su bağlanmasını istedi. Bunun üzerine Kılıçdaroğlu, Belediye Başkanı Taşdelen'e talimat verdi.Kılıçdaroğlu, Çatalkaya'ya işlerinin nasıl olduğunu da sordu. Çatalkaya, CHP Genel Merkezi'nden çok sayıda yolcu aldıklarını anlatırken, özellikle kurultay dönemlerinde bu oranının ikiye, üçe katlandığını söyledi. Kılıçdaroğlu'nun bunun üzerine, 'Bir de diyorlar ki 'CHP sık sık kongre yapıyor'. İşte yapacağız ki taksiciler kazansın' esprisi gülüşmelere neden oldu.Muhabir: Barış GündoğanAA
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'İkili İlişkiler İvme Kazanacak'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Cumhurbaşkanı Masum'a, hükümetin Irak'taki tüm unsurları kucaklamasının önemine işaret ederek, yeni süreçte ikili ilişkilerin ivme kazanacağına inandığını vurguladı.ANKARACumhurbaşkanlığından alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, telefonla aradığı Irak Cumhurbaşkanı Fuat Masum'a, Irak'ta yeni hükümetin güvenoyu olarak göreve başlamasından dolayı tebriklerini iletti.Yeni hükümetin Irak'taki tüm unsurları kucaklamasının ülkenin huzur ve istikrarı açısından büyük önem taşıdığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni süreçte ikili ilişkilerin de ivme kazanacağına inandığını vurguladı.Türkiye'nin Irak halkının tüm kesimleriyle tam bir dayanışma içinde olmayı sürdüreceğine değinen Erdoğan'ın görüşme sırasında, Irak'taki güvenlik sorunlarına çözüm bulunması açısından, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarına da en kısa sürede uygun atamaların yapılmasında yarar bulunduğunu da hatırlattığı belirtildi.Irak Cumhurbaşkanı Masum'un da Erdoğan'a Türkiye-Irak ilişkilerini geliştirme konusundaki temennilerini paylaştığı ve bu konuda kararlı olduklarını söylediği kaydedildi.Yeni hükümet memnuniyetle karşılandıÖte yandan, Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Irak'taki yeni hükümetin kurulması nedeniyle Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Iraklı meslektaşlarıyla telefonla görüştüğü ve tebrik ettiği bildirildi.Açıklamada, 'Yeni hükümetin, Irak halkını tüm unsurlarıyla kucaklamasını ve ülkenin bugün içinde bulunduğu zorlu sorunların aşılmasını sağlayacak, Irak halkına huzur ve refah getirecek bir politika izlemesini temenni ediyoruz' denildi. Özellikle Irak’ın karşı karşıya bulunduğu güvenlik sorunlarının çözüme kavuşturulabilmesi bakımından, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarına da gecikmesizin süratle uygun atamaların yapılması büyük önem taşıdığı vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:'Geçmişte yaşanan hataların tekrarlanmaması için, Irak’taki tüm siyasi kesimleri sağduyu ve uzlaşı içinde hareket etmeye, ülkenin birlik ve bütünlüğünün güçlendirilmesi bakımından önem arzeden bu fırsattan istifade etmeye davet ediyoruz. Bu vesileyle Irak halkının tüm kesimlerinin dirlik ve esenliği için her zaman olduğu gibi desteğimizi sürdüreceğimizi, yeni hükümetle de bu anlayışıyla çalışmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz.'Kapsayıcı nitelik vurgusuAB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton ise yaptığı yazılı açıklamada, ülkenin geleceği ve birliğinin korunması uğuruna kişisel çıkarların bir kenara bırakılarak sağlanan kapsayıcılık ve uzlaşı ruhunu memnuniyetle karşıladığını bildirdi.AB’nin, ülkenin ve bölgenin istikrarı açısından çok önemli bir dönemde yeni hükümetin karşı karşıya olduğu devasa zorlukların farkında olduğunu kaydeden Ashton, “Hükümetin bütününün tüm Irak vatandaşlarının çok sayıda acil ihtiyacına kapsayıcı yanıtlar vermek için etkili şekilde çalışacağını samimiyetle umuyoruz” ifadesini kullandı. Ashton, hükümete tam destek sözü verdi.NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen ise hükümetin kurulmasının Irak halkı ve siyasi liderler için etnik ve mezhepsel bölünmelerin üstesinden gelme açısından tarihi bir fırsat olduğunu ifade etti.Iraklı tüm siyasi liderleri yeni hükümetin arkasında durmaya teşvik eden Rasmussen, yazılı açıklamasında, “Bu hükümet Irak’ta birlik, güvenlik ve istikrarı inşa etmek için önemli bir adım” dedi.Hükümete yönelik desteğin Irak halkı, bölge ve NATO ulusları açısından ciddi tehdit oluşturan Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünün bozguna uğratılması için önemli olacağını vurgulayan Rasmussen, Irak hükümetinden talep gelmesi halinde NATO’nun daha etkili güvenlik güçleri oluşturulması konusunda gerekli önlemleri değerlendirmeye hazır olduğunu yineledi.Muhabir: A. Eda Ünlü Özen-Sarp Özer-Ömür Melih Üzelce-Güven ÖzalpAA
Reklam
Ergin Ataman Ağır Konuştu
FIBA Dünya Şampiyonası Çeyrek Final karşılaşmasının ardından açıklamalarda bulunan Ergin Ataman, maçın hakemlerine yüklendi.Litvanya mağlubiyetinin sonrasında konuşan tecrübeli menajer hakemlerin yönetiminden şikayetçi oldu.Ataman maçın ardından şöyle konuştu:'Litvanya bugün hücumda yüksek yüzdeyle oynadı. Biz yalnızca üç üçlük sokabildik, onlar 10. Ömer Aşık 23 dakika sahada kaldı sadece bir kez çizgiye gitti. Hakemler berbattı.Ömer’i içeride hep faulle durdurdular. Ömer bir kere çizgiye gidiyorsa burada bir sorun var demektir.FIBA’da da Euroleague’de olduğu gibi hakemler ekrana bakabilmeli.”Şampiy10
iPhone 6 Görücüye Çıktı
Apple, bir yıldır hakkında konuşulan yeni akıllı telefonunu tanıttı. Apple, beklendiği gibi iki yeni iPhone modeli sundu. Telefonlar iPhone 6 ve iPhone 6+ olarak adlandırıldı.Apple, 30 yıl önce ilk Macintosh bilgisayarını tanıttığı Flint Center'da düzenlenen etkinlikte yeni akıllı telefonu iPhone 6'yı tanıttı.Apple etkinliği TSİ 20.00'da başladı. Flint Center'ı dolduran yüzlerce gazeteci ve izleyiciye ilk olarak kısa bir video gösterildi. Videoda, Apple'ın değişiklik için müşterileriyle birlikte hareket ettiği ve 'farkın' her zaman Apple'a özgü olduğu ve öyle kalacağı ifade edildi. Apple logosuyla biten videonun ardından sahneye alkışlar eşliğinde Tim Cook çıktı.Flint Center'ı 'Apple'ın doğum yeri olarak' belirten Cook, 30 yıl önce bulunduğu sahneden Steve Jobs'ın ilk Mac bilgisayarı tanıttığını hatırlattı. 'Bugün sizlerle birbirinden büyüleyici ürünler paylaşmak istiyoruz' diyen Cook, beklendiği gibi ilk olarak iPhone ile sözlerine başladı.2013'te ilk kez iki iPhone modeli sunduklarını hatırlatan Cook, dünyanın en çok satan akıllı telefonunun yüzde 98 müşteri memnuniyeti sunduğunu belirtti. Ardından, beklenen an geldi ve bir video daha belirdi.Siyah, gümüş ve altın renklerle gelen iPhone 6, uzun bekleyişin ardından ekranda belirdi. iPhone 6 ve iPhone 6+ adındaki iki telefon ortaya çıktı.İki telefonun özellikleri kısaca şöyle:iPhone 6 4.7; iPhone 6+ 5.5 inç büyüklüğünde,iPhone 6 326 ppi (inç başına piksel); iPhone 6+ 401 ppi,iPhone 6 1334x770 piksel; iPhone 6+ 1080 piksel çözünürlükte ekrana sahip,iPhone 6'da 1 milyondan; iPhone 6+ ise 2 milyondan fazla piksel bulunuyor.İki telefon iPhone 5S'ten sırasıyla yüzde 38 ve yüzde 185 daha fazla piksele sahip.iPhone 6 6.9 mm; iPhone 6+ ise 7.1 mm kalınlığında.Al Jazeera
Reklam
Karadeniz Usulü Köprü
Trabzon'un Çaykara ilçesinde şaşkına çeviren görüntü... Yaylada yaptırılan cami inşaatına taş taşımakta güçlük çeken ustalar, yerden caminin kubbesine doğru köprü yaptı. Taşlar kamyonetle taşınıyor. Kamyonet bir kez devrilme tehlikesi atlatmış. Ustalar ise 'Zekamızı kullandık' diyor.Yörenin önemli yaylalarından biri olan Sultan Murat Yaylası'nda, yöre sakinlerince 2011 yılında Sultan Murat Şehitler Camisi ve Külliyesi'nin yapımına başlandı.Kışın karla kapanan 2200 rakımlı yaylada yapılan caminin zor mevsim koşullarına dayanıklı olması için dış cephesinin taşla örülmesine karar verildi. Bunun üzerine caminin dış cephesinde, yöredeki taş madeninden çıkarılan kara taş kullanıldı.Mevsim koşulları nedeniyle yılda 5 ay çalışılabilen inşaatta, 5 metre yükseklikten sonra inşaata taş taşımakta zorlanan ustalar, yerden camiye doğru,50 metre uzunluğunda, 15 metre yüksekliğinde köprü yapmaya karar verdi.Sultan Murat Şehitler Camisi ve Külliyesi İnşaatı Yürütme Kurulu Başkanı Enver Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sultan Murat Yaylası'nda Türkiye'de örneği pek olmayan bir cami yaptıklarını söyledi. Sultan Murat Yaylası'nın 2200 rakımda bulunması nedeniyle cami ve külliyesini taştan yaptıklarını dile getiren Yıldırım, 'Kışın sert iklim şartlarının yapılara verdiği zararı çok iyi bildiğimizden dolayı camiyi tamamen taş duvar şeklinde yapmaya karar verdik. İnşaata 2011 yılında başladık. Zor coğrafi koşullar nedeniyle sadece 5 ay çalışabiliyoruz' dedi.İnşaatı sürdürürken 5 metre yükseklikten sonra yukarı doğru taş taşımanın güçleştiğini belirten Yıldırım, ustaların 'bu işin bu kadar zor olacağını tahmin etmiyorduk' şeklinde serzenişte bulunması üzerine taşları yukarı taşımak için arayış içine girdiklerini anlattı.YAKLAŞIK 200 TON TAŞ TAŞIDIKYıldırım, ustaların asansör fikrine sıcak bakmayarak araçların geçebileceği bir yolun daha uygun olabileceğini söylemesi üzerine ellerindeki malzemeleri değerlendirip bu projeyi hayata geçirdiklerini dile getirerek, 'Önce deneme yaptık. Sonra yoldan camiye doğru çelik halatlarla köprü kurduk. Boş araçla birkaç kere köprüden geçerek deneme yaptık. Ustamızın dikkatli olduğunu görünce taş taşımasına müsaade ettim' diye konuştu.Yol yapıldıktan sonra kamyonetle yaklaşık 200 ton taşı, yukarı kısma taşıyarak duvarın yapımında kullandıklarına dikkati çeken Yıldırım, bu köprü sayesinde iki ay zaman kazandıklarını söyledi.KAMYONET BİR KEZ DEVRİLME TEHLİKESİ ATLATMIŞYıldırım, kamyonetin bir kez devrilme tehlikesi atlattığını belirterek, 'Araç köprüden her geçtiğinde 'acaba kaza olur mu, kaza olduğunda bunun cevabını nasıl veririz' diye hep düşündüm. Taş taşıma süresince bu sorular hep aklımdaydı ama Karadeniz insanının zekası ve cesaretiyle bu işin üstesinden güzel bir şekilde geldik' dedi.Yıldırım, camiyi gelecek yıl hizmete açmayı planladıklarını kaydetti.Taş ustası Dursun Birinci de cami inşaatında taşla ilgili tüm işçiliği kendisinin yaptığını belirterek, 'Caminin taş işlemesini belli bir seviyeye kadar iskeleyle yaptık. İnşaat yükseldikçe taş taşıma ve dizme işlemi zorlaştı. Birçok yöntem denedik ama başaramadık. Sonunda 50 metre uzunluğunda, 15 metre yüksekliğindeki köprüyü yapmaya karar verdik. Kamyonetimle gerekli tüm taşı bu köprü üzerinden taşıdık' şeklinde konuştu.Köprünün hem işçilik hem de zaman açısından işlerine yaradığına vurgu yapan Birinci, 'Dört ya da beş işçinin yaptığı işi bu araçla bir saatte yaptık. Zaman Birinci, arabayla her sefer yaklaşık bir ton yük taşıdıklarını dile getirerek, köprü sayesinde yaklaşık 200 ton taş taşıdıklarını kaydetti.Milliyet
Tabip Odası'ndan Tweet Açıklaması: 'Kehanet Değil Tespittir'
İstanbul Mecidiyeköy'deki rezidans inşaatındaki asansör faciasında 10 işçinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olayla ilgili yaklaşık 4 ay önce atılan tweet ile kazayı öngören İstanbul Tabip Odası yöneticileri konuyla ilgili basın açıklaması yaptı.DHA'nın haberine göre, İstanbul Tabip Odası'nın Cağaloğlu'ndaki merkezinde düzenlenen basın toplantısında konuşan İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Samet Mengüç , 15 Mayıs tarihinde İstanbul Tabip Odası'nın resmi twitter adresinde rezidans projesinin fotoğraflarının da olduğu 'Bugünden sesleniyoruz; maalesef bu inşaatlarda 8-10 işçi kardeşimizi kaybedeceğiz' mesajlı tweet'in kehanet olmadığını dile getirdi.Dr. Samet Mengüç, kazadan sonra yaklaşık 4 ay önce attıkları tweet'in gündeme oturmasına da değinerek, '15 Mayıs tarihli tweet'in öyküsü bir kehanet değil, bir tespittir, bir öngörüdür, bir uyarıdır. Bir kez daha ifade edelim, yaşanan kaza değil, katliamdır. Ortada kehanet değil cinayet vardır. Ne yazık ki tweet'imiz bugün de geçerliliğini korumaktadır' dedi.İstanbul Tabip Odası olarak iş cinayetlerinde ölmenin kader olmadığını dile getirmeye devam edeceklerini söyleyen Dr. Mengüç, 'Takipçi olmayı, uyarmayı, iş cinayetlerinde ölmenin kader olmadığını dile getirmeyi, evrensel ölçütlerin hayata geçirilmesini sağlamak için çalışmayı, yaşam hakkının kutsallığını savunmayı, mücadele etmeyi sürdüreceğimizin bilinmesini isteriz' dedi.Basın toplantısına katılan Türk Tabipleri Birliği 2. Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel ise öngörülerinin gerçekleşmesinden dolayı büyük üzüntü duyduklarını söyledi. Prof. Tükel, basın açıklamasını, bu tür kazaların tekrar yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınması adına yaptıklarını vurguladı.T24
Litvanya Yarı Final Rüyasına İzin Vermedi
2014 Dünya Basketbol Şampiyonası çeyrek final maçında Türkiye, Litvanya'ya 73-61 yenilerek turnuvaya veda ettiTürkiye A Milli Basketbol Takımı, yarı finale çıkmak için Litvanya ile karşı karşıya geldi.İlk periyotu 18-13 önde bitiren Türkiye, ikinci periyotta Litvanya'nın dış atışlarını engelleyemeyince devreyi 33-28 geride kapattı.Üçüncü periyoda iyi başlayan 12 Dev Adam, Ender Arslan 'la bulduğu sayılarla skoru 42-42'ye getirmesine karşın, son periyoda 47-44 geride girdi.Son periyotun ilk dakikalarında Litvanya ard arda bulduğu sayılarla skoru 51-44'e getirdi.Seibutis'in 3'lükleri ile farkı 8 sayıya çıkartan Litvanya karşılaşmadan 73-61 galip ayrılarak yarı final biletini alırken, A Milli Basketbol Takımı ise Dünya Şampiyonası'na veda etti.T24
Reklam