onedio
IOS İçin GIF Klavyesi!
Yeni çıkan IOS 8 ile birlikte özel klavyelere hucüm başladı denilebilir. Android platformunda popüler olan klavyeler bir bir IOS’e gelerek iCihaz kullanıcılarının daha rahat yazı yazmalarına olanak sağladılar. Peki ya kendilerini daha iyi ifade etmek isteyenler? Onlar için de Riffsy isimli bir grup üzerinden hareketli GIF gönderilebilen bir klavye geliştirdi. Evet, hareketli GIF.Bugün çıkacak olan Riffsy GIF Keyboard uygulaması ile SMS gönderirken, Twit yazarken, Facebook gönderisi hazırlarken tek tık ile milyonlarca hareketli GIF’ten birini seçebileceksiniz. Elbette tagler sayesinde aradığınız GIF’I kolayca bulabileceğinizi belirtmek lazım. Kendi GIF’lerinizi de ekleyebileceğiniz klavyenin IOS kullanıcılarının iletişim şekillerini bariz bir şekilde değiştireceği kesin.
'Krize Esad'ı Devirmek İçin IŞİD'e Destek Olanlar Sebep Oldu'
CNN International kanalında ünlü gazeteci Christiane Amanpour'un programına katılan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, vaktiyle Esad'ı devirmek uğruna IŞİD ve benzeri radikal gruplara destek olanların bu krize sebep olduğunu söyledi.Konuşmasında Kerry, devlet başkanları ve cumhurbaşkanlarıyla dün çok samimi bir görüşme yaptıklarını ve artık IŞİD'e karşı bir koalisyonun faaliyete başladığının kesin olduğunu belirtti.Kerry, IŞİD'in bölgedeki devletlerin meşruiyetine ve güvenliklerine karşı ciddi bir tehdit olduğunu, bölge ülkeleri için risk altında olan çok şeyin bulunduğunu ifade etti.'Çürük elmalar başa bela oldu'Kerry, 'En başında Esad'ı devirme çabaları başladığında, 'Arada çürük elmalar olsa da, önemli olan Esad'a karşı savaşmalarıdır' diye hesap yapanlar vardı. Bu da, farklı gruplara kaynak sağlanmasına sebep oldu. Bu süreç baştan savma bir şekilde yapıldı ve iyi yönetilemedi' diyerek, o zamandan beri bu finansman sağlama durumuna odaklandıklarını söyledi ve artık devlet destekli yardımların tamamen kesildiğini, sadece bireysel yardımlar kaldığını açıkladı.'Esad'ı devirdikten sonra bu çürük elmalarla ilgilenileceği düşünülmüştü. Fakat bu çürük elmalar giderek daha tehditkar hale geldi' diye konuşan Kerry, katliamları durdurmanın öncelikli amaçları olduğunu ve IŞİD ablukalarının kalkmasını sağlayarak bunu başardıklarını söyledi.Kerry'nin Suriye'de El-Kaide bağlantılı 'Horosan' grubunun ABD'ye karşı saldırı tehdidi bulunduğu açıklamasına karşın sunucu Amanpour, bunların ne olduğunu sordu; Dışişleri Bakanı Kerry ise 'Hayır' diye yanıtladı.CNN Türk
İstanbul'da Eşcinsel Evlilik
2 Eylül’de 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Ekin Keser ile 28 yaşındaki Emrullah Tüzün düğün yaptı. Onların düğünlerini diğerlerinden farklı kılan ise eşcinsel bir çift olmalarıydı. Kaos GL’den Emre Korlu, Ekin ve Emrullah’ın hikâyesini yazdı.Geçtiğimiz günlerde devletin resmî nikahıyla olmasa da; alternatif bir törenle İstanbul’da evlenen eşcinsel çift, ‘heteroseksist düzenin karşısında gizlenmedik’ diyor. 21 yaşındaki Arap kökenli olan Ekin Keser, güzel sanatlar öğrencisi. Emrullah Tüzün ise 28 yaşında. 2 yaşındayken ailesi İstanbul’a göç etmiş, Batmanlı bir Kürt. Hizmet sektöründe çalışıyor ve fotoğraf çekmeye bayılıyor.'‘Elele tutuşmaktan hiç kaçınmadık’'Emrullah ile karşılaştığın o anın bir tesadüf olduğunu düşünüyor musun? Nasıl tanıştınız?Kesinlikle bir tesadüftü. Onunla ilk karşılaşmam, iki yıl önce arkadaşlarımı kıramayarak gittiğim Taksim’de bir açılış partisinde oldu. İlişkimizin başlayışı o zamana tekabül eder. Tanışmamızdan kısa bir süre sonra da aynı evi paylaşmaya başladık.Aynı evi paylaşmaya başladığınızda bulunduğunuz çevrenin içerisinde “anlaşılırız” korkusu hissettiğiniz oldu mu?Olmadı çünkü aileme olduğum kadar çevreme de açık bir eşcinselim. Emrullah ile ilişkimizi biliyorlardı. Ona karşı duyduğum hisleri saklamadım.Sahi, sokaklarda içinizden geldiği gibi aşkınızın getirdiği özgürlüğü yaşayabildiniz mi?Yaşadık. Heteroseksist düzenin karşısında gizlenmedik. Duygularımızı görselliğimize de yansıttık. Birbirimize dokunduk, sarıldık ve el ele tutuşmaktan kaçınmadık.Aileleriniz cinsel yöneliminizi biliyor muydu?Ailem biliyordu. Emrullah’ın ailesine açılması ise daha sonra oldu.İlişkinizi öğrendiklerinde bu durumu nasıl karşıladılar?Sıradan bir ilişki gibi gördüler. İleriye dönük olduğunu düşünmüyorlardı.Biriniz Arap kökenli, diğeriniz Kürt; bu iki farklı etnik köken, iki ayrı kültür... Tüm bunlara bağlı yaşayan akrabalarınızdan tepki aldınız mı?Çok fazla tepki aldık. Hatta öyle ileri gidenler oldu ki ölüm tehditleriyle bile karşılaştık. “Tamam yaptınız bu kadarını. Bundan sonra gizlenin!” söylemlerine kulak asmadık. Emrullah’ın ailesinden ise herhangi bir nefret tutumuyla karşılaşmadık. En azından şu an ılımlı bir duruş sergiliyorlar.Aile eşrafından düğüne geldilerEvlilik isteği ilk kimin sürpriziydi?Teklif Emrullah’tan geldi. Bu benim için oldukça büyük bir sürprizdi.Nasıl bir teklifti? Sıradan mı, yoksa akılda iz bırakacak cinsten mi?Nişanlandığımız gün iş yerinden çıkış saatimi geciktirmek için elinden geleni yapmaya çalıştı. Daire kapısının önüne vardığımda kapıda asılı bir sürpriz ile karşılaştım. Kâğıt’ın üzerinde “Bekbek seni çok seviyor” yazılıydı. (“Bekbek” birbirimize seslenirken kullandığımız bir hitap şeklidir.) Kapıyı açıp içeri girdiğimde duvarda asılı duran çiçek ve üzerine iliştirilmiş başka bir kâğıt gözüme çarptı. Kâğıttaki notun ne olduğu heyecandan zihnimden silinip gitti zira salonda sehpanın orada duran laptop’a gizlenmiş ses kaydı ezberimde. Emrullah, bana evlenme teklifinde bulunuyordu sonra yüzüklerimizle yanıma geldi. Eve gizlenmiş arkadaşlarım da o gece bizi yalnız bırakmadılar. Bu benim için oldukça heyecan vericiydi. Kendimi çok özel hissettim. Düğün organizasyonu öncesi heyecanı merak ediyorum.Bize o dönemden biraz bahseder misin? Kostüm, davetiye, mekan vs. Nasıl bir telaştı?Evlilik heyecanı bir yana, yorucuydu. Davetiye tasarımı bize aitti. Tamamıyla el emeğiydi. Taslağı biz hazırladık; yakın arkadaşlarımızdan biri de karikatür çizimini gerçekleştirdi. Mekân için arkadaşımızın da aracılığıyla yatta karar kıldık, çünkü deniz özgürlük demekti. Zira aklımda ‘'homofobik bir tehlikeye maruz kalır mıyız’' sorusu olmasaydı, merasimi bir villanın bahçesinde yapmayı istemiştim. Hayalim buydu diyebilirim. Kostüm arayışı bizi çok uğraştırdı. Neredeyse gezmediğimiz yer kalmadı. Çocukluk arkadaşımın seçimiyle kostümlerimiz de belirlenmiş oldu ve giyindiğimizde oldukça güzel durdu üzerimizde.Düğüne katılım beklediğiniz gibi miydi? Evlilik merasimine katılımını beklediğiniz zira sizi yokluğuyla üzenler oldu mu? Mesela aileden davetinize icabet edenler var mıydı?Daveti yüz yirmi kişiyle sınırlamıştık. Katılım beklediğimiz gibiydi. Sevdiğimiz ve bize destek olan insanlar oradaydı. Gelmeyenlerin yokluğunu hissetmedim. Aktivist arkadaşlarımızdan da düğünümüze katılanlar oldu. Evet, aile eşrafından kuzenlerim beni yalnız bırakmadılar.'‘O senin kocan mı?'’ sorusu çok mutlu ettiEmrullah ile seni damatlık içinde görenlerden olumlu-olumsuz tepkiler aldın mı?Trafiği hesaplayamadığımızı düşünüyorum. Trafikte kaldık. Baktık bu böyle olmayacak kendi düğünümüze yetişemeyeceğiz; vapurda aldık soluğu. Yanımızda nedimelerimiz ve sağdıcımız vardı. Gözler üzerimizdeydi. Hatta Eminönü iskelesinde karnımızın açlığını bastırmaya çalışırken çikolata yemeye başladığımız esnada bir kadın, çevresindeki insanlara bizi göstererek, “Bakın bakın! reklam çekiyorlar” dedi. Çikolata ve iki damat... Kadının böyle bir kombin oluşturması bizi güldürmüştü. En ilgi çekici olanı ise tören çıkışında Suriyeli bir kadının yanıma gelip Emrullah’ı göstererek, “o senin kocan mı?” diye sorması oldu. Bu soru beni ve Emrullah’ı çok mutlu etmişti.Türkiye’de eşcinsellere evlat edinme hakkı tanınsaydı çocuk sahibi olur muydunuz?Kalabalık bir aile sayılırız. Bir köpeğimiz ve iki kedimiz var. Tabi neden olmasın eğer bu ülkeden eşcinselleri görmemekte direten, koltuğunu mesken bellemiş insanlar çeker giderse bir ya da iki çocuğu evlat edinmek istiyoruz.CNN Türk
'Filmekimi' 11 Ekim'de Başlıyor
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 13. kez düzenlenen Filmekimi'nin İstanbul ayağı 11-17 Ekim tarihleri arasında gerçekleşiyor. Festival Ekim ayı boyunca Ankara, İzmir, Bursa, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Trabzon’u da ziyaret edecek.İKSV tarafından Vodafone FreeZone sponsorluğunda gerçekleştirilecek 13. Filmekimi, her yıl olduğu gibi merakla beklenen filmleri izleyiciyle buluşturacak. Yeni sinema sezonunun habercisi olan Filmekimi’nin 13'üncüsünde, prömiyerini Sundance, Berlin, Cannes, Venedik, Toronto gibi saygın festivallerde yapan; Godard, Cronenberg, Leigh, Loach ve Sissako gibi ustaların son yapıtlarının da aralarında bulunduğu 43 film sinemaseverlerin beğenisine sunulacak. 11-17 Ekim tarihlerinde, 7 gün boyunca İstanbul’da olacak 13. Filmekimi, Ekim ayı boyunca da Ankara, İzmir, Bursa, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Trabzon’u ziyaret edecek.Filmekimi ilk kez Kadıköy’deBu yıl Ekim ayı boyunca birçok şehri gezecek Filmekimi, İstanbul’da son yıllarda olduğu gibi Atlas, Beyoğlu ve Nişantaşı Citylife City’s sinemalarında yapılacak ve bu yıl ilk defa Kadıköy’e de geçecek. Kadıköy Rexx Sineması’nın büyük salonu, 11-17 Ekim tarihleri boyunca Filmekimi filmleriyle dolup taşacak. Filmekimi gösterimleri tüm sinemalarda geçen yıllarda olduğu gibi 11.00, 13.30, 16.00, 19.00 ve 21.30’da yapılacak.Türkiye’nin dört bir köşesi Filmekimi13. Filmekimi sinemanın en güncel örneklerini sadece İstanbul’a değil, Türkiye’nin farklı noktalarına da eriştirmeye devam ediyor. 2011 yılından bu yana gittiği her şehirde sinemaseverlerden büyük ilgi gören Filmekimi, bu yıl da Ankara, İzmir, Bursa, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Trabzon’a uğrayacak.Filmekimi, Gaziantep’te 2-9 Kasım tarihleri arasında yapılacak Zeugma Film Festivali’nin de yabancı film programını üstlenecek. Filmekimi, Zeugma Film Festivali ve Kırkayak Kültür Merkezi işbirliğiyle yapılacak gösterimler, 13. Filmekimi paralelinde düzenlenecek.Two Days One NightFilmekimi, Ankara Büyülü Fener Kızılay Sineması’nda 10-12 Ekim, İzmir Karaca Sineması’nda 15-19 Ekim, Bursa Cinetech Korupark Sinemaları’nda 17-19 Ekim, Diyarbakır N-City AVM Avşar Sinemaları’nda 24-26 Ekim, Şanlıurfa Emek Sineması’nda 24-26 Ekim ve Trabzon Lara Sinemaları’nda 31 Ekim- 2 Kasım’da yapılacak.Filmekimi destekçileriVodafone FreeZone sponsorluğuyla düzenlenen 13. Filmekimi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü ve Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle gerçekleştiriliyor. 13. Filmekimi’nin medya sponsorluğunu CNBC-e, Hürriyet, Radyo Eksen ve Radikal.com.tr üstleniyor. Filmekimi’nin afişleri ve tanıtım kampanyası bu yıl da Alametifarika’dan.Filmekimi etkinlikleri13. Filmekimi’nin İstanbul gösterimlerinin açılış ve kapanış günlerinde Fil’m Hafızası işbirliğiyle iki eğlenceli etkinlik düzenlenecek. Filmekimi’nin bu yıl ilk defa Kadıköy’e geçmesinin şerefine 11 Ekim Cumartesi gecesi Kadife Sokak’ta “Filmekimi 216” etkinliği gerçekleştirilecek. Filmekimi heyecanını sokağın her köşesine taşıyacak olan “Filmekimi 216” etkinliğine katılım ücretsiz olarak.Filmekimi’nin Fil’m Hafızası işbirliğiyle yapacağı diğer etkinlik ise 17 Ekim Cuma gecesi, Filmekimi’nin İstanbul ayağının son gecesinde Public House’da gerçekleştirilecek. “Filmekimi 212” etkinliğinin biletleri 25 TL ve 15 TL (öğrenci) üzerinden temin edilebilecek.Biletler 27 Eylül Cumartesi sabahı satıştaİstanbul’da Filmekimi biletleri, 27 Eylül Cumartesi günü 10.30’dan itibaren, Biletix satış noktaları, Biletix internet sitesi (biletix.com), Biletix çağrı merkezi (216 556 98 00) ile Atlas ve Rexx sinemalarında kurulacak gişelerden satın alınabilecek.Filmekimi’nin İstanbul ayağının biletleri hafta içi gündüz seanslarında (11.00, 13.30, 16.00) sadece 6 TL, hafta sonu gündüz seansları ve tüm 19.00 seanslarında tam 16, indirimli 11 TL, tüm 21.30 seanslarında ise 16 TL.Lale Kart üyeleri için ön satış dönemi 24 Eylül’de başlıyor: Siyah Lale Kart üyeleri 24 Eylül Çarşamba, Beyaz, Kırmızı ve Sarı Lale Kart üyeleri 25 Eylül Perşembe ve 26 Eylül Cuma günlerinde özel indirimlerle biletlerini alabilecek.İzmir, Bursa, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Trabzon’da gösterimlerinin biletleri gösterimler başlamadan bir hafta önce, Ankara gösteriminin biletleri ise 1 Ekim’den itibaren Biletix satış noktaları, Biletix internet sitesi (biletix.com), Biletix çağrı merkezi (216 556 98 00) ve sinemalarda kurulacak gişelerden temin edilebilecek.Filmekimi bilet ücretleri İzmir’de tam 12 öğrenci 10, Bursa’da tam 10, indirimli 8; Ankara’da tam 11, indirimli 9; Trabzon ve Diyarbakır’da tam 9, indirimli 7; Şanlıurfa’da ise tam 8, indirimli 6 TL olacak. Haftaiçi gündüz seansları (11.00, 13.30, 16.00) Ankara, İzmir ve Bursa’da 5 TL, Diyarbakır, Urfa ve Trabzon’da 4 TL olacak.13. Filmekimi'nin sponsoru Vodafone FreeZone, sinema kampanyasını Filmekimi'nde de sürdürecek. Vodafone FreeZone'lu sinemaseverler, Filmekimi'nde bir bilet aldıklarında aynı seans için bir bilet de hediye kazanacaklar. Kampanyalı bilet satışları 27 Eylül Cumartesi gününden itibaren Filmekimi ana gişeleri ve biletix.com adresi üzerinden yapılacak. Kampanya koşulları hakkında ayrıntılı bilgi vodafonefreezone.com sitesinde yer alıyor.Filmekimi programına göz atmak için...Sinefiller bu yıl festival programına, Filmekimi’nin yenilenen web sitesi filmekimi.iksv.org’un yanı sıra İKSV Mobil uygulamasından da ulaşabiliyor. Vodafone Red’in katkılarıyla geliştirilen İKSV Mobil uygulaması, AppStore ve Google Play’den ücretsiz olarak indirilebiliyor. İKSV Mobil’e ek olarak Filmekimi broşürü AppStore’dan ücretsiz olarak indirilebilen İKSV Kitaplık uygulamasıyla iPad üzerinde de okunabilir. Filmekimi filmlerin bilgileri, gösterim çizelgesi, etkinlikler ve diğer tüm ayrıntıları içeren Filmekimi broşürü ayrıca Filmekimi sinemalarından da temin edilebilir. Filmekimi’yle ilgili gelişmeler ve daha birçok güncel bilgi ise, Filmekimi’nin Facebook, Twitter ve Instagram sayfalarından takip edilebilir.Ayrıntılı bilgi için: filmekimi.iksv.org Filmekimi programındaki filmlerin listesiAyrı Dünyalar / Inbetween Worlds / Feo Aladag / AlmanyaSeni Seviyorum Rio / Rio, I Love You / Vicente Amorim, Guillermo Arriaga, Stephan Elliott, Im Sang-soo, Nadine Labaki, Fernando Meirelles, Carlos Saldanha, Paolo Sorrentino, John Turturro, Andrucha Waddington / Brezilya-ABDİnsanları Seyreden Güvercin / A Pigeon Sat on a Branch Reflecting on Existence / Roy Andersson / İsveçKarda Bir Beyaz Kuş / White Bird in a Blizzard / Gregg Araki / ABDDönüş / The Turning / Tony Ayres, Robert Connolly, Claire McCarthy, Stephen Page, Simon Stone, Warwick Thornton, Mia Wasikowska, David Wenham / AvustralyaSaraybosna’nın Köprüleri / Bridges of Sarajevo / Aïda Begic, Leonardo Di Costanzo, Jean-Luc Godard, Kamen Kalev, Isild Le Besco, Sergei Loznitsa, Vicenzo Marra, Ursula Meier, Vladimir Perisic, Cristi Puiu, Marc Recha, Angela Schanelec, Teresa Villaverde / Fransa-Bosna Hersek-İsviçre-İtalya-Portekiz-BulgaristanAşkın Halleri / The Disappearance of Eleanor Rigby: Them / Ned Benson / ABDÇile / Kreuzweg / Stations of the Cross / Dietrich Brüggemann / AlmanyaKök / I Origins / Mike Cahill / ABDİlk Güreşte Aşk / Love at First Fight / Thomas Cailley / FransaHavana’ya Dönüş / Return to Ithaca / Laurent Cantet / FransaWhiplash / Damien Chazelle / ABDPalo Alto / Gia Coppola / ABDYıldız Haritası / Maps to the Stars / David Cronenberg / Fransa-Kanada-Almanyaİki Gün, Bir Gece / Two Days, One Night / Jean-Pierre Dardenne, Luc Dardenne / Belçika-İtalya-FransaMommy / Xavier Dolan / KanadaJersey Boys / Clint Eastwood / ABDBjörk: Biophilia Live / Nick Fenton, Peter Strickland / İngilterePasolini / Abel Ferrara / Fransa-Belçika-İtalyaNew York’a Hoş Geldiniz / Welcome to New York / Abel Ferrara /Geronimo / Tony Gatlif / FransaDile Veda / Goodbye to Language / Jean-Luc Godard / FransaÇılgın Aşk / Amour fou / Jessica Hausner / Avusturya-Luxemburg-AlmanyaArayış / The Search / Michel Hazanavicius / Fransa-GürcistanSoğuk Cennet / Snow in Paradise / Andrew Hulme / İngiltereDingin Sular / Still the Water / Naomi Kawase / Japonya-Fransa-İspanyaBire Bir / One on One / Kim Ki-duk / Güney KoreBay Turner / Mr. Turner / Mike Leigh / İngiltereÇocukluk / Boyhood / Richard Linklater / ABDÖzgürlük Dansı / Jimmy’s Hall / Ken Loach / İngiltere-İrlanda-FransaBuz, Kar ve İntikam / In Order of Disappearance/ Hans Petter Moland / NorveçBeyaz Tanrı / White God / Kornél Mundruczo / Macaristan-Almanya-İsveçMısır Adası / Corn Island / George Ovashvili / Gürcistan-Almanya-FransaTurist / Force Majeur / Ruben Östlund / İsveç-Danimarka-NorveçIssız Toprak / Young Ones / Jake Paltrow / ABDKirli Para / The Drop / Michael R. Roskam / ABDMucizeler / Le meraviglie / The Wonders / Alice Rohrwacher / İtalya-İsviçre-AlmanyaMezara Kadar / A Hard Day / Kim Seong-hun / Güney KoreTimbuktu / Abderrahmane Sissako / Fransa-MoritanyaMiss Julie / Liv Ullmann / Norveç-İngiltereİnsan Sermayesi / Human Capital / Paolo Virzì / İtalya-FransaYuvaya Dönüş / Coming Home / Zhang Yimou / ÇinLeviathan / Andrey Zvyagintsev / RusyaT24
Avrupa IŞİD’e Karşı Yeni Önlemler Alıyor
Avrupa ülkeleri, uluslararası alanda ciddi güvenlik tehdidi oluşturan IŞİD’e karşı önlemleri artırmaya başladı.Avrupa ülkelerinin aldığı önlemler, büyük ölçüde kendi topraklarında IŞİD kaynaklı olası bir terör saldırısının yaşanmasını önlemeyi ve örgütün 'savaşçı' toplamasının önüne geçmeyi amaçlıyor.IŞİD'le mücadele konusuna özel önem veren ve bu konuda ilk adımları atan ülkeler arasında yer alan İngiltere'den yaklaşık 500 kişinin örgütü katılmak için Suriye'ye ve Irak'a gittiği tahmin edilirken İngiliz hükümeti, bu tür seyahatleri önlemek için yasal yollara başvurmaya başladı. İngiltere Başbakanı David Cameron, kısa süre önce yaptığı açıklamada, yurt dışına seyahat eden bir kişiden şüphelenilmesi halinde o kişinin pasaportuna el koyulabilmesi için polise geçici yetki verilmesini istediklerini ve bu yetkiliyle ilgili yasal düzenlemeye gidileceğini söylemişti. Cameron, İngiltere'ye dönmek isteyen terör şüphelilerinin engellenmesi konusunun da partiler arasında görüşüleceğini kaydetmişti.İngiltere'de içişleri bakanı, mevcut yasal düzenlemeler kapsamında, pasaport verilmesini reddetme ve ulusal güvenliği tehdit eden bir durum ya da sahte pasaport kullanımı durumunda da belgeyi iptal etme yetkisine sahip.Yeni önlemler kapsamında sınırdaki polise daha fazla yasal yetki verilerek, hızlı karar alınması sağlanacak. Bu çerçevede polis, şüpheli gördüğü kişilerin pasaportlarına 30 gün süreyle el koyma yetkisiyle donatılacak, aynı zamanda kişileri sorgulayabilecek.hükümetin terör tehdidi konularında 'sert, zeki, sabırlı ve kapsayıcı bir yaklaşım izlediğini' belirten Cameron, terörle mücadele çalışmaları kapsamında havayollarından yolcu listelerini kendilerine teslim etmelerinin isteneceğini, işbirliğine gitmeyen havayollarının uçaklarının İngiltere'ye inemeyeceğini açıklamıştı. Yeni önlemler listesinde mevcut terör tehdidini önleme ve soruşturma tedbirlerinin genişletilmesi de yer alıyor.İngiltere, IŞİD bağlantılı son gelişmeler ışığında uluslararası terör tehdidi seviyesini geçen ay bir basamak artırarak 'çok ciddi' düzeyine yükseltilmişti. En üst tehdidin bir altındaki 'çok ciddi' seviyesi, 'büyük olasılıkla' saldırı düzenleneceği anlamına geliyor.IŞİD'e yönelik ABD liderliğindeki hava operasyonuna başlamasının ve örgütün yaptığı tehditkar açıklamaların ardından özellikle Londra'daki metro istasyonlarında çok sayıda polisin görevlendirilmesi dikkati çekiyor.FRANSA'DAN YENİ YASAABD'nin yanı sıra IŞİD'e yönelik hava operasyonlarında aktif rol üstlenmeye başlayan Fransa, yeni terörle mücadele yasası çıkarttı. hükumetin hazırladığı, Fransız gençlerin Suriye ve Irak gibi yerlere savaşmaya gitmesini engellemeyi amaçlayan yeni yasaya göre, savaş bölgelerine gitmek isteyenlerin yurt dışına çıkışlarına geçici yasak getirilebilecek. Bu yasak, gerekli görülmesi halinde 6 aya kadar uzatılabilecek.Gelen ihbarlar sonucu yaklaşık 70 kişinin yurt dışına savaşmak için gitmesinin engellendiğini açıklayan İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve, Fransa'da bütün illerin valilerine gönderdiği talimatta terör tehdidi konusunda en üst düzeyde tedbir alınmasını talep etti.Dışişleri Bakanlığı da Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Sahra bölgesindeki yaklaşık 30 ülkede yaşayan vatandaşlarının ve bu bölgelere gideceklerin çok dikkatli olmasını istedi. Dışişleri Bakanı Laurent Fabius'un talimatı ile yayınlanan genelgede, söz konusu ülkelerde yaşayan vatandaşların derhal Fransa temsilcilikleriyle temasa geçmesi istendi. ALMANYA YENİ ÖNLEMLERİ TARTIŞIYORHava operasyonlarına aktif destek vermeyen Almanya'da da IŞİD'e karşı çeşitli önlemlerin alınması tartışılıyor.Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere bu ay içinde aldığı kararla IŞİD'in ülkedeki tüm faaliyetlerini ve bu örgütün simgelerinin kullanılmasını yasaklarken, Almanya'da söz konusu terör örgütüne katılımları engellemek ve ülkede muhtemel saldırının önüne geçmek amacıyla çeşitli seçenekler değerlendiriliyor.IŞİD için propaganda yapmak, her türlü destekleyici faaliyette bulunmak, örgüt için para ve malzeme, özellikle de savaş için adam toplamak da yasaklanarak suç kapsamına alındı.Maiziere, 'IŞİD, Almanya'nın kamu güvenliği için de bir tehdittir' ifadesini kullanırken bazı siyasetçiler bu örgüte katılanlara yönelik caydırıcı önlemlerin alınmasını talep ediyor. Bu konuda federal hükümetin ve eyalet hükümetlerinin önemler paketi hazırlığı içinde olduğu belirtiliyor.Hristiyan Birlik partilerinin (CDU/CSU) Federal Meclis Grubu Başkan Yardımcısı Thomas Strobl, yasaların ağırlaştırılmasını isteyerek, 'IŞİD'e karşı sertlikle hareket edilmesi ve yasal olarak mümkün olanın sınırına gidilmesi lazım' dedi. Strobl'ın yanı sıra bazı siyasetçiler de Alman pasaportuna sahip olan IŞİD üyesi destekçilerinin vatandaşlığının iptal edilmesini talep ediyor.Bu talebe destek veren Federal Meclis İçişleri Komisyonu Başkanı Wolfgang Bosbach, söz konusu terör örgütü üyelerinin Alman vatandaşlığının iptal edilmesinin caydırıcı etkisi olacağını savundu. Bosbach, Alman vatandaşı olmayan ve dini amaçları gerçekleştirmek için şiddet kullananların sınır dışı edilmesinin kolaylaştırılmasını da istedi.Ülkenin iç istihbarat servisi Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın (BfV) verilerine göre, Almanya'dan 420 kişi 2012'den sonra savaşmak üzere Suriye ve Irak'a gitti. Bunların 130'nun Almanya'ya döndüğü biliniyor.Suriye'de eğitim alarak geri dönenlerin şiddet eylemi yapmalarından korkan Alman güvenlik makamları, bu kişilerin önemli bir bölümünü 24 saat izlemeye aldı.DANİMARKA'DA YASA HAZIRLIĞIDanimarka iç istihbarat teşkilatına göre 100'den fazla kişinin IŞİD'e katıldığı ülkede, Ortadoğu'daki radikal örgütlere katılımı engellemek için çeşitli çalışmalar yürütülüyor.IŞİD'e katılanların nerede olduğunu belirlemeye çalışan hükümet ve güvenlik teşkilatı, özellikle cami dernekleri ve sivil toplum kuruluşları ile irtibata geçerek önlem almaya çalışıyor.İngiltere'deki pasaport iptali uygulamasının ardından harekete geçen Danimarka hükümeti, savaşa katılmak için yurt dışına gidenlerin oturma izinlerini iptal etmeyi gündemine alırken Adalet Bakanı Karen Haekkerup, bu kişilerden Danimarka vatandaşı olanların vatandaşlıklarını da kaybedeceğini belirterek, başka ülkelerde savaşmak için Danimarka'yı terk edenlerin bu ülkeye bir daha dönemeyeceğini söyledi.Yasa tasarısı konusunda görüşlerini açıklayan Venstre Partisi diğer sağ partilerden aldığı destekle daha ileri giderek Suriye'ye gidişlerin yasaklanmasını, bu ülkeye hükümetin izni dışında gidenlerin 6 yıl hapisle cezalandırılmasını öngören bir teklifte bulundu. Hükümet, Ortadoğu'daki radikal örgütlere katılımın engellenmesi için hazırlayacağı eylem planı çerçevesinde gençleri internet üzerinden organize etmeye çalışanlarla mücadeleyi de planlıyor.AVSTURYA SIKI ÖNLEMLER ALMAYI ÖNGÖRÜYORAvusturya'da IŞİD tedbirleri kapsamında henüz yasal bir değişiklik yapılmasa da İçişleri Bakanı Johanna Mikl-Leitner ile Dışişleri ve Entegrasyon Bakanı Sebastian Kurz tarafından yapılan açıklamalar ışığında alınması planlanan tedbirlerin başında IŞİD ve 18 radikal örgütün sembollerinin yasaklanması, bu örgütlerle bağlantısı olan ve çifte vatandaşlığı bulunanların vatandaşlığının iptal edilmesi yer alıyor.Yasak sembolleri kullananlara 4 bin avro para cezası veya 1 ay hapis cezası verilmesi öngörülürken sosyal medyada IŞİD propagandasının yayınlanmasının yasaklanması da hedefleniyor.Avusturya hükümeti, Müslüman topluma yönelik olarak bir bilgilendirme kampanyası başlatarak IŞİD'ın İslam'a ait olmadığı vurgusunu işlemeyi planlıyor.Ülke genelinde sayıları 300'ü aşan Müslüman din dersi öğretmeninden de öğrencilerin aşırılık eğilimlerini bildirmeleri istenecek.BALKAN ÜLKELERİ DE ADIM ATIYORBazı Balkan ülkeleri de vatandaşlarının çatışma bölgelerine gitmelerini önlemek amacıyla yasal değişiklik yapma yoluna gitti.Balkan ülkeleri arasında bu konudaki en ciddi önlemlerin alındığı Kosova'da, ceza kanununa göre terörist gruplara katılmak, dini ve etnik çatışmalara teşvik etmek suç sayılıyor. Kosova Meclisi'nin yakın zamanda 'yurt dışına savaşmak üzere gidenleri cezalandıracak' yeni bir kanunu kabul etmesi bekleniyor.Kosova'da geçen ay yapılan polis operasyonlarında Irak ve Suriye'de IŞİD ve El Nusra saflarında savaştıkları gerekçesiyle 42 kişi gözaltına alınmış, şüphelilerin gözaltı süreleri, çıkarıldıkları mahkeme tarafından bir ay uzatılmıştı.Bosna Hersek Ceza Kanunu'nda daha önce yapılan değişiklikle, 'yabancı paramiliter gruplara katılmak ve bu tür grup kurmak' suç sayıldı. Yapılan değişiklikle, bu grupları eğitmek ve bu gruplara silah sağlamak da suç kapsamına alındı. Söz konusu suçları işleyenler hakkında 1 ila 10 yıl hapis cezası verilmesi öngörülüyor.Makedonya'da özellikle Arnavut kökenli gençler, Kosova ve Arnavutluk'taki 'liderleri' aracılığıyla ailelerinden habersiz olarak Suriye ve Irak'a gidiyor. Makedonya'daki yeni yasal düzenleme, 'yabancı devletler aleyhine asker toplama' suçunu işleyenlere 5 yıl hapis cezası verilmesini öngörüyor.
Reklam
Gerçeküstü Görünümleriyle Fotoğraf Yarışmasında Ödül Almış 12 Uzay Fotoğrafı
Geçtiğimiz hafta, yüksek prestije sahip '2014 Yılı En İyi Astronomi Fotoğrafları' yarışmasının sonuçları açıklanmıştır. Bu yarışmada, fotoğrafçılar hem 7 ana kategoride hem de genelde yarışmışlardır.Seçilen fotoğrafların tamamı, yarışmayı düzenleyen Greenwich Kraliyet Rasathanesi'nde düzenlenecek bir sergide sergilenecek.İşte yarışma kapsamında dereceye girmiş o muhteşem fotoğraflar;
Reklam
'MİT'e Haber Vermedikleri İçin 4 Saat Sınırda Bekledik'
IRAK'ın Musul kentindeki Türkiye Başkonsolosluğu'nda IŞİD militanları tarafından rehin alındıktan sonra 101 gün sonra serbest bırakılan 49 kişiden Gaziantepli özel harekat polisi Veysel Can, esarette yaşadıklarını DHA'ya anlattı.11 Haziran günü IŞİD tarafından Musul Başkonsolosluğu'na yapılan baskınla rehin alınan ve geçtiğimiz cumartesi günü serbest kalan 3’ü Irak vatandaşı 49 personel arasında yer alan 3 çocuk babası 50 yaşındaki özel harekat polisi Veysel Can, 101 gün boyunca başından geçenleri anlattı. Gaziantep'te ki evinde ailesine kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını belirten Veysel Can, IŞİD baskını öncesinde başkonsolosluk binasının karşısında bulunan Irak askeri birliğinin şehri terk ettiğini söyledi.Olayın olduğu gün yaklaşık bin IŞİD militanının başkonsolosluk binasını sardığını anlatan Veysel Can, 'Daha önceden bulunduğumuz yerde bir IŞİD komutanı öldürülmüş. IŞİD de bildiriler dağıtarak, sesli anonslarla insanların şehri terk etmesini, bunun intikamının kanlı bir şekilde alınacağını söylemiş. Bizim binamızın karşısındaki operasyon birliği de kentten ayrıldı. Sonra baskın günü kapıya geldiler. IŞİD militanları içindeki bir Türkmen kapıyı açmamızı söyledi. Biz de bunun mümkün olmadığını söyledik. Sonra tahminime göre içinde 500 kilodan fazla patlayıcı bulanan 3 kamyoneti bizim kapılarımızın önüne koydular. Kapılarımızı havaya uçuracaklardı. Yaklaşık bin kişi çevremizi sarmıştı. Çoğu ağır silahlıydı. Evlerin çatılarında roketatarlı militanlar vardı. Sonra Başkonsolosumuz, o zaman Dışişleri Bakanı olan Ahmet Davutoğlu ile görüştü. Onun talimatıyla çatışmadık ve teslim olmak durumunda kaldık' dedi.'FIRTINA' ADLI KÖPEK, HAVA SALDIRISINDA TELEF OLMUŞTeslim olduktan sonra Azerbaycan uyruklu bir IŞİD komutanının yanlarına gelerek, 'Sizi Türkiye'ye hemen göndermeyeceğiz, önce Türkiye ile bazı konularda anlaşmamız gerekiyor' dediğini anlatan Veysel Can, geçen süre içinde 8 farklı noktaya transfer edildiklerini kaydetti. Veysel Can, götürüldükleri bazı noktalarda hava bombardımanına maruz kaldıklarını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 'Üzüldüm' dediği Fırtına adlı bomba arama köpeğinin bu hava saldırılarının birisinde telef olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:'Bizi aldıktan sonra bir eve götürdüler. Burada 8-10 gün kadar kaldık. Daha sonra ‘Sizi daha emniyetli bir yere götüreceğiz’ diyerek, bizi araçlara bindirip tatil köyü dedikleri bir yere götürdüler. Burası uzun koridorlara sahip bir binaydı. Sonra 10 dakika arayla buraya iki büyük bomba düştü. Camlar kırıldı, bir arkadaşımızın ayağında kesik oluştu, bir arkadaşımızın kulak zarı patladı. Köpek de bu saldırıda yaralanmış. O gün hiç bir şeyi yoktu, bir gün sonra telef oldu. Arkadaşlarım köpeğin göğüs kısmında derin bir yara olduğunu söyledi. IŞİD, köpeği arabaya koyarak bir yere attı. Sonra buradan da ayrıldık bizi geniş bir yere götürdüler. Burada şartlar daha iyiydi.''TÜRK BAYRAĞINI GÖRÜNCE AĞLADIK'IŞİD komutanlarının, serbest bırakılmalarından 10 günce yanlarına gelerek, 'Yarın sizi Türkiye'ye göndereceğiz' dediğini söyleyen Veysel Can, 'Biz buna inanmadık çünkü daha önce de bırakacağız dediler, fakat bırakmadılar. Çok yalan söylüyorlardı. Zaten dedikleri gibi ertesi günde bırakmadılar. Sonra serbest bırakılacağımız gün gelerek bize hazırlanmamızı söylediler. Biz hazırlandık otobüse bindik. Yine başka bir yere transfer ediliyoruz diye düşünüyorduk. Sonra yanımıza onların Musul Valisi dediği kişi geldi. Anlaşmanın sağlandığını ve Türkiye'ye gönderileceğimiz söyledi. Biz yine inanamamıştık. Otobüslerle Suriye'nin içinden geçerek Rakka'ya, sonra Telabyad'a geldik. Biz burada kalacağız diye düşünüyorduk. Sonra Akçakale sınırına geldik. Burada Türkiye'ye gireceğimize inandık. MİT'e haber vermedikleri için 4 saat sınırda bekledik. Geçen süreden sonra Türk görevliler geldi, 'Belgeleri imzalayıp sizi sayarak teslim alacağız' dedi. Sonra biz teslim aldılar sınırı geçerken bazı arkadaşlarımız Türk bayrağının yanından geçerken çığlıklarla ağlamaya başladı. Bizi MİT Bölge Müdürlüğü'ne götürdüler. Burada ailelerimizle ilk defa telefon görüşmesi yaptık.'Veysel Can'ın eşi Melek Can ise mutlu haberi alınca gözyaşlarını tutamadığını kaydederek, 'Eşim rehinken Özel Harekat Daire Başkanı, şube müdürü, Şahinbey Belediye Başkanımız bizi hiç yalnız bırakmadı. Sürekli telefonla aradılar. Ziyaretimize geldiler. Hep eşimin sağ salim döneceğini söyleyerek manevi destek oldular. Onlara çok teşekkür ediyorum. Eşimin kurtarıldığı haberini alınca apartmanda bağırarak eşimin döndüğünü haykırdım, çok mutluyuz' diye konuştu.Eyyüp BURUN-GAZİANTEP-DHA
Hindistan'ın Uydusu Mars'a Vardı
Hindistan'ın fırlattığı insansız uzay aracı 'Mangalyaan', 10 aylık bir yolculuğun ardından Mars'a ulaştı. Hindistan, 'Mars yarışı'nda böylece Çin'i sollamış oldu.Hindistan Uzay Araştırma Kurumu'nun (ISRO) Bangalore'deki kontrol merkezinden yapılan açıklamaya göre, uzay aracının planlandığı gibi bugün Mars yörüngesine girdiği belirtildi.Hintçe Mars aracı anlamına gelen 'Mangalyaan'ın Mars'a ulaştığı an, ISRO Merkezi'nde büyük sevince yol açtı. Hindistan Başbakanı Narendra Modi de merkezde hazır bulundu.Yaklaşık bir ton 350 kilo ağırlığındaki araç, Mars atmosferini inceleyecek ve gezegenin yüzeyini görüntüleyecek. Mars'ta bir zamanlar hayat olup olmadığı sorusuna yanıt aranacak. Uzmanlar 'Mangalyaan'ın yapacağı çalışmalardan çığır açıcı bir sonuç alınmasını beklemiyor.Böylece Hindistan ABD, tarihe karışan Sovyetler Birliği ve AB'nin ardından Mars'ta uydusu olan dördüncü ülke oldu. Uzmanlar, Hindistan'ın birçok alanda rekabet halinde olduğu Çin'den önce bunu başarmış olmasına dikkat çekiyor.Hintli mühendislerin ürünü'Mangalyaan' misyonu yaklaşık 57 milyon euroya mal oldu. Bazı elektronik unsurların dışında araç Hintli mühendisler tarafından tasarlanıp üretildi. Hindistan, bundan 6 yıl önce ilk Ay misyonuyla da başarı elde etmişti.'Mangalyaan', 10 aylık yolculuğu süresince saniyede 22 kilometre yol kat etti. Böylece Mars'ı inceleyen araçlara bu hafta içinde iki tane daha eklenmiş oldu.Mars yörüngesinde aktif olarak çalışan uzay aracı sayısı böylece 5'e çıktı: NASA'ya ait Mars Yörünge Kaşifi, Mars Odyssey veMAVEN; Avrupa Uzay Ajansı'na (ESA) ait Mars Express. Mars yüzeyinde ise NASA'ya ait Curiosity ve Opportunity isimli gezginci robotlar görev yapıyor.© Deutsche Welle TürkçeDW/AFP/NH,BK
Hugh Jackman ve Gerard Depardieu İstanbul'a Geliyor
Zorlu Center PSM 2014-2015 programının sürpriz isimleri bugün açıklandı. Hugh Jackman tek kişilik müzik şovuyla Fransız sinemasının usta oyuncuları Gérard Depardieu ve Anouk Aimée ise tiyatro oyunuyla İstanbul'a geliyorlar.‘Wolverine’, ‘X-Men’, ‘Les Misérables (Sefiller)’ ve ‘Real Steel’ gibi filmleriyle tanınan Tony Ödülü sahibi Hugh Jackman, şarkıcılık ve danstaki yeteneklerini birebir gözler önüne serdiği ‘An Evening with Hugh Jackman’ ile Zorlu sahnesinde olacak. 2004 yılında, Broadway'deki ilk rolü olan The Boy from Oz ile ödül alan sanatçıya İstanbul’daki performansında 18 kişilik orkestra ve dansçılar eşlik edecek. 2009'da, son James Bond Daniel Craig ile sahne aldığı ve ‘hit’ olan ‘A Steady Rain (Sıkı bir Yağmur)’ ile Broadway'e tekrar dönen ve 2011'deki solo performansı ile Zorlu’da sahne alacak olan sanatçı gösteride ‘Singin’ in the Rain’ ve ‘Guys and Dolls’ gibi klasik olmuş müzikallerden yorumlara da yer verecek.‘Love Letters’; iki olağanüstü oyuncuyu aynı sahnede yan yana görmemizi sağlayan Pulitzer Tiyatro Ödülleri'nde finale çıkmış ve 30’dan fazla dile çevrilmiş; sevginin güçlü bağlantısını, komik ve aynı zamanda duygusal bir şekilde anlatan bir A. R. Gurney oyunu... Zorlu’da tek gece sergilenecek oyunda efsanevi film yıldızı Gerard Depardieu ve Cannes, Golden Globe ve Cesar Ödülleri sahibi ünlü aktris Anouk Aimée yer alıyor.Milliyet Sanat
Reklam
Deniz Dibinde Bin Yıllık Hazine
Ayvalık'ta denizin 24 metre altındaki Prigos Batığı ve çevresindeki binlerce amfora görenleri büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor. AA muhabiri Emrah Elmas, özel izinle batık alanını fotoğrafladı.Ayvalık'taki Maden Adası açıkları... Su altı tutkunları, Prigos Batığı ve binlerce iki kulplu, dibi sivri, dar boyunlu, karnı geniş testinin meydana getirdiği ihtişamlı görüntüyü izliyor.Tahminlere göre bin yıl önce bir gemi Prigos kayalıklarına çarparak battı. Üzerinden yüzlerce yıl geçmesine rağmen amfora tepesi ilk günkü özelliklerini koruyor. Bölge Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın koruma alanı ancak şimdiye kadar herhangi bir arkeolojik çalışma yapılmamış.Batık bölgesine izin alarak dalınabiliyor. Testilere ve gemiye zarar gelmemesi için izinsiz dalış ve avlanma yapılamıyor.Dalış ekiplerine rehberlik eden Kubilay Kılıç, geminin üzerinde normalde olması gerekenden fazla amfora bulunduğunu söylüyor.Üretim yeri Tekirdağ olabilirSu altı fotoğraflarını yorumlayan Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Kaan Şenol, amforaların 10'uncu yüzyıl başlarında Tekirdağ civarında üretildiğinin tahmin edildiğini aktardı.Şenol'un verdiği bilgiye göre, testiler şarap taşımacılığında tercih ediliyordu. Bu tür batıklara özellikle Marmara Denizi'nde rastlamak mümkün. Doç. Dr. Şenol, bölgede kapsamlı bir arkeolojik çalışma yapılırsa yığının altında gemiye ait parçaların bulunabileceğini tahmin ediyor.Kaynak: AA
Yıkılan İnci Sineması'nın Yerine Otel Yapılacak...
Fuat Uzkınay’ın “Ayestefanos’ta Rus Abidesi’nin Yıkılışı” adlı belgeseli ile tarihi yolcuğuna başlayan Türk Sineması bu sene 100. yaşını kutlarken, bir tarihi sinema salonu daha yıkıldı.1946 senesinde inşa edilen ve uzun vakit Yeşilçam filmlerinin halkla buluşma noktası olan İnci Sineması, Gezi Parkı eylemleri evvelinde Beyoğlu’nda kurtarılması için eylemler yapılan ancak yıkımının önüne geçilemeyen Emek Sineması’nın akıbetini yaşadı.OTEL VE ALIŞVERİŞ YERLERİ YAPILACAKRadikal'den Serdar Korucu'nun haberine göre, Ermeni Katolik Mihitaryan Manastır ve Mektebi Vakfı’na ait kısımda İşadamı Mehmet Uyanoğlu ile beraber yaşama geçirilen proje çerçevesinde sinemanın da bulunduğu alana konutlar, “küçük bir şehir oteli” ve onun altında da “alışveriş birimleri” öngörülüyor.Halaskargazi Caddesi ile Nişantaşı’nın bir araya getiren , yekün inşaat alanı 79 bin 150 metrekare olarak açıklanan proje için kilise vakfına ait dükkanlar 14 Mayıs akşamında boşaltılmıştı.İnci Sineması Türk Sineması’nın ‘Sultan’ı Türkan Şoray için de kıymetli . Şoray ‘Sinemam ve Ben’ kitabında İnci Sineması’nı şu sözlerle anlatıyordu: “Melek Film’in sahipleri Şahan ve Kaçuni Haki aynı zamanda Pangaltı’daki İnci Sineması’nın da sahibiydiler… İnci Sineması’nda kendi şirketlerine yaptığım filmlerin galaları çok fazla görkemli olurdu. Sinemada benim özel locam vardı. Filmleri Şahan Haki’nin eşi Melina ablam ve dünya tatlısı kızları Mayda ile Şeyda, hep beraber bu locadan seyrederdik. İnci Sineması hep Türk filmi oynatırdı. Bazı sabahlar arabayla bilhassa önünden geçerdim. Kalabalığı, sıraya girmiş beni seven, yüreklendiren seyircilerimi görmek isterdim, çok fazla sevinçli olurdum. Maalesef şimdi sinema kapandı. Haki ailesi sinemayı satıp ABD ’ya göç etti. İnci Sineması’nın olduğu yerden geçerken hâlâ hüzünlenirim.”Türk sinemasının 100. senesinde İnci Sineması yıkıldı... Kaynak: Radikal
Irak'ın Unutulan Azınlıkları: Ezidiler
Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) saldırılarından kaçan Irak'taki on binlerce Ezidi geçtiğimiz ayın başlarında Şengal dağında mahsur kalmışlardı.O dönemde uluslararası medyanın odağı haline gelen Ezidiler şimdiyse 'Herkes bizi unuttu' diyor.Irak'ın kuzeyinde, Bölgesel Kürdistan Yönetimi'nin kontrolü altındaki yerlerde Ezidilerin derme çatma kamplarda ve hatta köprü altlarında yaşam mücadelesi verdiğini görmek mümkün.Öte yandan, uzmanlar 4 bin 500 Ezidinin hâlâ IŞİD'in elinde olduğunu söylüyor. Bunlardan 3 bin kadarının ise kadın ve çocuk olduğu tahmin ediliyor.IŞİD'in genç Ezidi kadınları 'savaş ganimeti' olarak gördüğü ve kontrol altında tuttuğu bölgelerde esir Ezidilerin alınıp satıldığı belirtiliyor. Şu ana kadar IŞİD'in elinde esir düşen Ezidilerden sadece birkaçı kaçıp kurtulmayı başarabildi.Adla adlı genç bir kadın sadece birkaç gün önce Zako şehri yakınlarındaki bir kampta tekrar kocasına kavuşabilmiş. 38 gün önce köyündeki diğer kadınlarla birlikte IŞİD tarafından esir alındığını söylüyor.'Başta bizi Musul'daki büyük bir eve götürdüler. O evde sadece kadınlar kalıyordu' diyen Adla, titreyerek konuşmaya devam ediyor:'Evin tüm kapı ve pencerelerini kilitleyip etrafına da nöbetçiler diktiler.'Evin neredeyse her gün farklı farklı erkekler tarafından ziyaret edildiğini söyleyen Adla, 'Başörtülerimizi çıkartmamız söyleniyordu. Gelen erkekler almak istedikleri kadınları seçiyorlardı' diyor ve 'Kadınlar saçlarından sürüklenerek evden dışarı çıkarılıyorlardı' diye ekliyor.IŞİD'in elinde kaldığı sürece birçok farklı yere götürülen Adla, arkadaşlarının oldukça şiddetli biçimde dövüldüğüne ve tecavüze uğradığına şahit olduğunu belirtiyor.Bir esir kadın silah zoruyla oğlundan ayrılmak zorunda kalmış.Hamile olduğu için uzun süre militanların kendisine bir şey yapmadığını söyleyen Adla zaman geçtikçe giderek daha endişeli hale geldiğini ifade ediyor ve 'Bir gün bir sürü erkek yine aramızdan kadınları seçmeye geldi. Biz de aramızda konuşup kaçmaya karar verdik. Yakalanıp öldürülsek de artık farketmezdi. O şekilde yaşamaya devam etmektense ölmek daha iyi' diyor.Çatışma bölgelerinde zor duruma düşenlere yardım etmeye çalışan azınlık çalışmaları uzmanı Hıdır Domle IŞİD'in esir Ezidileri nerelerde tuttuğuna dair bilgileri derlemek için uğraşıyor.Bazı esirler hapishanelerde, bazılarıysa eski saray ve düğün salonlarında tutuluyor.Esir kadınların bazılarıyla sakladıkları cep telefonları sayesinde konuşabilen Domle, 'Özellikle Musul ve Telafer'de durum içer acısı' diyor.'Uluslararası örgütler durumu araştırmıyor' diyen Domle, birçok kuruluşun bu kadar fazla Ezidi kadının IŞİD tarafından kaçırıldığına inanmadığını da belirtiyor.IŞİD'in Ezidileri özellikle hedef aldığını ifade eden Domle, 'Hem topraklarını kontrol etmek istiyorlar hem de inançlarına karşı ayrı bir nefret besliyorlar' diyor.Ezidi kadınların İslam'a dönmemeleri halinde köle haline getirildiğini söyleyen Domle, 'IŞİD militanları Ezidilerin İslam Devleti içerisinde yeri olmadığına inanıyor' diyor.Bir okulda 20'li yaşlarının başındaki bekâr bir genç kızla karşılaşıyorum. Bana IŞİD'in elinde esir kaldığı günlerde yaşadığı korkunç olayları ve işkenceleri anlatıyor.'Bizi kablolarla dövüyorlardı. Yemek vermiyorlardı ve yüzümüzü zorla petrolle yıkatıyorlardı' diyor.Kız korkunç hikayelerine 'Bir arkadaşımızı alıp götürmek istediler ama kız bileklerini kesti. İki arkadaşımızda kendilerini asarak intihar ettiler' diyerek devam ediyor.IŞİD'e yönelik hava saldırıları sırasında kaçmayı başaran kız, üç gün yürüdükten sonra güvenli bölgelere gelebildiğini söylüyor. Şimdiyse geride kalanlar için endişeli.'Dokuz yaşın üzerindeki her kızı parayı kim verirse ona satıyorlar' diyen kız, 'Bazı adamlar aynı anda üç, dört hatta beş kız birden alıyordu' diyor.Anlatılanları dinleyen kızın teyzesi ağlamaya başlıyor. Teyzenin de iki küçük kızı şu anda IŞİD'in elinde esir.'Felaket, felaket' diye ağlayan kadın, 'Bütün kızlarımızı aldılar. Onlar bizim her şeyimiz. Dünya bize yardım etmeli' diyor.Erbil'deki bir evde Irak'ın tek Ezidi milletvekili Vian Dakhil ile buluşuyoruz. Ev 30'dan fazla mağdur için barınak haline gelmiş durumda.Geçtiğimiz ay Şengal dağına yardım götürmeye çalışırken helikopterin düşmesi nedeniyle yaralanan Dakhil hâlâ koltuk değnekleriyle yürüyebiliyor.Batılı ülkelerin IŞİD'e karşı giriştiği harekatın Ezidi esirlerin kurtulmasını sağlayabileceğini düşünen Dakhil, 'Medyada görünürlük de gerekli. Michelle Obama'nın Boko Haram tarafından kaçırılan Nijeryalı kız öğrenciler için devreye girmesi gibi bir görünürlük' diyor.Ezidiler olarak Irak'ta azınlık olduklarını söyleyen Dakhil, Bağdat'ta güçlü bir etkinliklerinin de bulunmadığını ifade ediyor ve 'İnsan haklarına ve insanlığa önem veren ülkelerden yardım istiyoruz' diye sesleniyor.Kızları IŞİD elinde esir olan Ezidi aileler için zaman daralıyor. Eğer yakında çocuklarını bulamazlarsa bir daha hiçbir zaman kızlarına kavuşamayacaklarından korkuyorlar.Yolande KnellBBC Orta Doğu Muhabiri, Erbil
Reklam
Ersun Yanal'dan Galatasaray Açıklaması!
Fenerbahçe'nin eski teknik direktörü Ersun Yanal, hakkında çıkan Galatasaray iddialarına cevap verdi. Maraton.com.tr'ye konuşan Yanal, Prandelli'ye destek çıkılması gerektiğini belirtti.Galatasaray'da seçim heyecanı devam ederken, Ünal Aysal'ın yeniden başkan seçilmesi halinde Prandelli'yi göndereceği ve sezon başında Fenerbahçe'den ayrılan Ersun Yanal ile anlaşacağı iddia edildi.Maraton.com.tr'ye konuşan Ersun Yanal, kimseyle görüşmediğini belirtti. Yanal, 'Hiç kimseyle konuşmadım, görüşmedim ve bir anlaşma yapmadım. 1-2 maç kötü sonuç alındı diye antrenör gönderilmemeli, sahip çıkılmalı. Galatasaray'ın Prandelli'ye sahip çıkması gerekiyor' dedi.Bu sezon takım çalıştırıp çalıştırmayacağı sorusuna ise Yanal, 'Hayır desem ne olacak. Bu işler belli olmaz.' yanıtını verdi.MARATON.COM.TR / ÖZEL HABER Fırat Doğruel
Reklam
'Dünya Bankası ile TÜİK'in Verileri Çelişiyor, Neden?'
CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, TÜİK’in açıkladığı 2013 yılına ait Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması’na göre, 2010 yılında toplumun en çok kazanan yüzde 10’luk dilimiyle en az kazanan yüzde 10’luk dilimi arasındaki gelir makasının 11,7 kat olduğunu, buna karşın Dünya Bankası’nın aynı dönem için 14,5’lık bir makas tespit ettiğini söyledi.Öztrak, “Dünya Bankası verisi ile TÜİK verisi arasındaki bu ciddi farkın nedenleri izaha muhtaçtır ve kamuoyuna açıklanması gerekmektedir” dedi.CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak’ın Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevaplaması için verdiği soru önergesinin gerekçesi ve sorular şöyle:TÜİK, “Gelir ve Yaşam Koşulları” Araştırmasının 2013 sonuçlarını kamuoyuna açıklamıştır. Çalışma Türkiye’de gelirin adaletsiz dağılımını ve vatandaşlarımızın yaşam koşullarındaki sıkıntıları bir kez daha gündeme getirmiştir.2000’lerin olumlu küresel ikliminde yoksullukla mücadele ve gelirin adil dağılımı konusunda tüm Dünya’da ciddi başarılar sağlanmıştır. Nitekim Dünya Bankası verilerine göre 2002’den bu yana Çin’de yoksulluktan kurtulanların sayısı 206 milyona, Hindistan’da 75 milyona, Brezilya’da 7 milyona ulaşmıştır. Türkiye’de ise bu dönemde yoksulluktan kurtulan vatandaşlarımızın sayısı sadece 334.000′de kalmıştır.Bu olumlu küresel iklimde Türkiye’de, gelirin adil dağılımı konusunda da, kaydedilen mesafe sınırlıdır. Dünya Bankası verilerine göre ülkemizde 2002’de en zengin yüzde 10’un geliri, en yoksul yüzde 10’unun gelirinin 14,7 katı iken; 2010’da bu 14,5 katı olmuştur. Aynı dönemde bu fark, Brezilya’da 79,3’ten 55,8’e; Arjantin’de 44’ten 22,1’e; Meksika’da 22,5’den 18,8’e düşmüştür. Bu ülkeleri yöneten iktidarlar elverişli küresel iklimden, pastanın daha adil paylaşımı konusunda, Türkiye’den daha fazla yararlanabilmişlerdir.1) Dünya Bankası verilerine göre 2010’da en yüksek yüzde 10’luk gelir grubuyla en düşük yüzde 10’luk gelir grubu arasındaki gelir makası 14,5 kat olmasına karşın, TÜİK rakamlarında aynı makasın 11,7 kat olmasının sebebi nedir?2) 2013’de tarım istihdamı 97.000 gerilemesine, çiftçinin işlediği tarım alanı 20000 dönüm düşmesine rağmen kırda gelir dağılımının nispeten düzelmesini neyle açıklıyorsunuz?3) Hane halkı kullanılabilir geliri ile hane halkının yurtiçi harcamaları arasındaki çok büyük farkın sebebi nedir? Paylaşılan gelir, yapılan harcamaya göre neden çok düşük kalmaktadır?4) Yeni milli gelir serilerinin açıklanmasından bu yana 6 yıl geçmesine rağmen TÜİK neden “Gelir Yöntemiyle GSYH” serilerini açıklayamamıştır?5) Gelir Yöntemiyle Milli Gelir serilerini TÜİK ne zaman açıklamayı düşünmektedir?6) 2013’de vatandaşlarımızın yaşam koşullarına işaret eden bazı göstergelerdeki olağanüstü iyileşmenin sebebi nedir?7) Yaşam koşulları göstergelerindeki bu olağanüstü iyileşmeler neden gelir dağılımı göstergelerine yansımamaktadır?(Ankara- ZETE)
Beşiktaş'a Kötü Haber!
Başakşehir Fatih Terim Stadyumu'nda oynamak isteyen Beşiktaş, İstanbul kulübünden gelen açıklamayla sarsıldı.İstanbul Başakşehirspor Kulübü Başkanı Göksal Gümüşdağ, derbi maçlar ve Avrupa kupası karşılaşmaları dışında Başakşehir Fatih Terim Stadyumu'nu kullanmayı hedefleyen siyah-beyazlılara yanıt verdi. Gümüşdağ, stadın henüz yeni olduğu için iki takıma ev sahipliği yapacak durumda olmadığını vurguladı.Konuyla ilgili haber1903.com'a konuşan Gümüşdağ, 'Stat konusu için Fikret bey ile yüz yüze bir görüşme yapmadık. Zaman zaman konuşmamız oldu, ama herhangi bir açıklama yapmayı düşünmüyoruz. Bizim stadımız da çok yeni. Dolayısıyla stadın zemini çok elverişli değil' dedi.Konunun henüz değerlendirme aşamasında olduğunu belirten Başakşehir Başkanı, 'Teknik arkadaşlara bu konuyu danışacağız. Yardımcı olmamız gereken bir şey varsa tabii ki yardımcı oluruz. Fakat stadın zemini, iki takıma ev sahipliği yapamaz' ifadelerini kullandı.Eurosport
Kobani'ye Destek İçin İstanbul'dan Yola Çıktılar
IŞİD'in saldırısı altındaki Kobani halkına destek vermek isteyen bir grup, bugün Kadıköy'den otobüsle yola çıktı. HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ'ın da katıldığı uğurlama sırasında bazıları gözyaşı döktü.Terör örgütü IŞİD'in Suriye 'nin Rojava bölgesindeki Kobani halkına yönelik saldırılarını protesto eden ve Kobani halkına destek vermek için Suruç'a doğru yola çıkan 50 kişilik bir grup, bugün saat 13.00'te Kadıköy eski Salı Pazarı girişinde toplandı. Protestocu grup içinde yer alan HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, 'Bugün bir yolculuğa çıkmak için bir araya geldik. Bu yolculuk bir özgürlük yolculuğu, insanlık değerleri için direniş yolculuğu, bu yolculuk dayanışmanın ve Rojava'daki o büyük insanlık davasını sahiplenmenin yolculuğudur. Bu yolculuk haramilerin saltanat kuramayacağı iradesini ilan etme yolculuğu. Bugün Kobani'de gerçekleştirilen direnişe sahip çıkmak bütün dünya halklarının, dünya kamuoyunun aslında birinci görevi. Bugün buradaki dayanışmayı bütün dünya kamuoyunun ve insanlık değerlerinden anlayan, anladığını söyleyen bütün kesimlerin göstermesi gerekir. Ancak hayatın siyasetin gerçeklerine baktığımızda bu cevabı göremiyoruz. Çünkü Rojava'daki bu barbarca saldırıya karşı IŞİD adı verilen bu cinayet şebekesinin saldırılarına karşı direnenler sadece Kürt halkı ve Rojava'da Kürt halkıyla birlikte mücadelesini ortaklaştırmış, diğer halklarımızdan kesimler' dedi.OTOBÜSE YÜRÜMELERİNE İZİN VERİLMEDİŞanlıurfa'nın Suruç ilçesine gitmek istediklerini söyleyen grubun kendilerini bekleyen otobüse yürümesine polis izin vermedi. Polisle grup arasında kısa süren bir gerginlik yaşandı. Anlaşmanın ardından otobüsün kalabalığın olduğu yere gelmesine karar verildi. Otobüsün gelmesinin ardından yolcular sevenleriyle birbirlerine sarılıp vedalaştı. Vedalaşma sırasında gözyaşı dökenler oldu. Yolculuk öncesi bazı gençler hatıra fotoğrafı çekildi. Otobüse binen yolcular geride kalanlar tarafından zafer işaretleriyle uğurlandı.(Cengiz ÇOBAN / DHA)
Reklam