'12 Eylül'den Beri Kampüsten Akademisyen Gözaltına Alınmadı'
Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü'nde gözaltına alınan akademisyenler, polislerin eyleme katılmayanları bile küfür ederek gözaltına aldığını söylediler.Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü önünde polisin Kobanê için eylem yapan öğrencilere yönelik saldırısı ve kampüse girerek beş akademisyen ve 14 öğrencinin gözaltına alındığı olay sonrası kampüste eğitime bir gün ara verdi. Akademisyenler, 12 Eylül'den sonra ilk kez üniversite binasından akademisyen gözaltına alındığını anlattı.Gözaltına alınan Aysun Gezen , Celil Kaya ve İlkay Kara bianet’e konuştu.Ankara Eğitim Sen 5 No'lu Üniversiteler Şubesi Kadın Sekreteri olan Aysun Gezen ile Celil Kaya Siyasal Bilgiler Fakültesi, İlkay Kara ise İletişim Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak çalışıyor.Akademisyenler öğrencilerin kampüs girişindeki oturma eyleminin trafiği kapatmadığını, okulun güvenliğini tehdit etmediğini, polisin buna rağmen anonsa başlayıp hemen ardından TOMA ile saldırıya başladığını anlatıyor.Polis kampüse girip fakültelere dağıldı ve gözaltılara başladı, buna tepki gösteren akademisyenler ve ardından meslektaşlarının gözaltına alınmasına tepki gösteren diğerleri gözaltına alındı.'Küfür ederek gözaltına aldılar'Celil Kaya araştırma görevlisi olduğunu defalarca belirtmesine ve kimliğini göstermesine rağmen küfür ederek gözaltına alındığını anlattı:“Öğrencileri gözaltına almaya başladılar. Eğitim Sen üyesi ve araştırma görevlisi olarak olası bir şeyde müdahalede bulunmak için gittim. Asistan arkadaşımı polisin fakülte binasına girişini engellemeye çalışırken İLEF'ten gözaltına aldılar. Ben de bir hocayı gözaltına aldıklarını ve bırakmaları gerektiğini söyledim. Biri ‘Onu da al’ dedi, beni de gözaltına aldılar.”Aysun Gezen polisin kampüse girmesi üzerine amirlerinden okula giriş için izin belgelerini görme taleplerinin geri çevrildiğini anlattı: “Kontrol etmek için sırayla fakültelere koştum. Çevik kuvvetin harekete geçtiğini görünce o yöne gittim ve iki kişinin gözaltına alındığını gördüm. Müdahale ettim, ittiler, kaldırımdan düştüm.“Diğer arkadaşın hoca olduğunu görünce ‘öğretim üyesi, bırakın’ diye müdahale etmek istedim, darp ederek beni de gözaltına aldılar.”'Ters kelepçeyle gözaltına alındık'İlkay Kara da kampüste ortam sakinken polisin girdiğini anlatıyor. Çalıştığı İLEF’in kapısında gözaltına alındı.“İLEF kapısında polis çekim yapan öğrencilere müdahale etmeye çalışıyordu. Ben engel olmaya polisler de aynı anda fakülte binasına girmeye çalışırken darp edilerek gözaltına alındım. Defalarca araştırma görevlisi olduğunu söylememe rağmen dinlemediler. Kampsüten çıkarılırken diğer akademisyenler de araştırma görevlisi olduğumuzu anlatmaya çalıştı, onları da dinlemediler. Ters kelepçeyle gözaltına alındık.”'Kampüsten 12 Eylül'den beri akademisyen gözaltına alınmadı'Akademisyenler kampüsten gözaltına alınmalarını Cebeci Kampüsü’ne yönelik süren baskının fiziksel hale dönüşmesi olarak yorumluyor.Üniversitelerde öğrencilere yönelik soruşturmalar, gözaltılar, akademisyenlerin işten çıkarılması gibi uygulamaları hatırlatarak yaşadıklarının bunun bir parçası olduğunu söylüyor.Celil Kaya 12 Eylül’den beri akademisyenlerin kampüsten gözaltına alınmadığını söyledi: “Eylemem katılmama rağmen, iş yerimden gözaltına alındım. Katılsam bile bu demokratik hak kullanımıdır ve gözaltına sebep olamaz.Bunun üniversiteye yönelik özel bir saldırı olduğunu, Siyasal Bilgiler Fakültesi ve İLEF’in görece muhalif kimliğiyle ilgili olduğunu düşünüyorum.Yönetimi iktidara yakın üniversitede olsaydı muhtemelen hocaları almayacaklardı. ‘Eğer böyle iktidar karşıtı iseniz hocalarınızı da alırız’ gibi bir mesaj olabilir.”'Üniversiteyi artık polisler yönetiyor'Aysun Gezen ise yaşadıklarını şöyle anlattı: “Bundan sonra üniversitelerde özgür düşünce, bilimsel özerkliğe yer bırakılmayacağı, eleştiriler düşünceye tahammülü olmadıkları net şekilde gösterildi. Artık polisler üniversiteyi yönetiyor.'Cebeci'ye özel girişim var'İlkay Kara üniversite bileşenlerine uzun süredir sistematik olarak özgürlük gaspının söz konusu olduğunu söyledi.“Pek çok üniversitede akademisyenler yaptıkları araştırmalar, katıldıkları eylemler nedeniyle soruşturmaya uyguluyor, işten atılıyor.Akademik özgürlüklerin en çıkarıldığı çok az okul kaldı, Cebeci de onlardan biri. Bu nedenle birkaç yıldır buraya özel girişim var. Öğrencilere yönelik soruşturmalar bunlardan bağımsız değil.Süren girişimin fiziksel boyutunu yaşamış olduk.Üretmeyen, piyasa dönük, özgürlük ve demokrasiden uzaklaşmış üniversite tahayyülünün bir parçası. Şaşırtıcı değil ama kabul edilemez.”T24
Ülkü Ocakları'ndan Basın Açıklaması
Yaşananlar Bir Ayaklanma Girişimidir!Suriye’nin Aynel Arap kasabasında, bir süredir eli kanlı iki terör örgütü çatışmaktadır ve maalesef en büyük zararı yine coğrafyanın sivil halkı görmektedir. Aynel Arap’ta yaşayan sivillere karşı Türkiye Cumhuriyeti kucağını açarak insaniyetini bir kez daha göstermiştir. Buna rağmen terör örgütü PKK militanları ve destekçileri, Aynel Arap’daki iç savaş ortamını ve yaşanan IŞİD-PKK/YPG çatışmalarını gerekçe göstererek yurt genelinde bir ayaklanma girişiminde bulunmuştur.PKK militanları ve destekçilerinin ayaklanma girişimi sonucunda, an itibariyle 14 vatandaş hayatını kaybetmiş, onlarca vatandaş ise yaralanmıştır. Sokaklar alev topuna dönmüş, kamu malları ve araçları tahrip edilmiş, işyerleri yağmalanmıştır. Şehirlerimizde huzur kalmamış, asayişsizlik had safhaya çıkmıştır.Mevcut siyasal iktidarın açılım ihaneti adıyla başlattığı bizim ise ihanet süreci olarak başından bugüne ısrarlar vurguladığımız eli kanlı terör örgütüyle yapılan müzakereler ülkemizi maalesef bu noktaya getirmiştir.Siyasi iktidarın yüz vermesiyle iyice şımaran bölücü örgüt, IŞİD’e karşı gösteremediği cesareti Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı göstermekten imtina etmemektedir. Bölücü örgütün uzantıları tarafından özellikle çocuklar kullanılarak Türk Milleti’nin huzurunu bozmak, Türk Devleti’ni çaresiz göstermek adına ayaklanma başlatılmış ve siyasi iktidarın yaşanan gelişmeler karşısında adeta üç maymunu oynayarak olanları görmezden gelmesi sonucu da hedeflerine ulaşacaklarına inanır hâle gelmişlerdir.Bu süreçte Türk Bayrağı alenen hedef alınmış, yüzlerini dahi saklama ihtiyacı hissetmeyen insan müsveddeleri bayrağımızı indirmeye çalışmış, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Atatürk’ün heykelleri yakılmıştır.Kamu binalarına saldırılmış, adliye ve emniyet binaları dahi kuşatılmıştır. Ortaya çıkan bu tabloda siyasi iktidarın pasif ve vurdumduymaz duruşu sonucu, güvenlik güçleri yetersiz kalmış, tabiri caizse meydan bu başıboş sokak serserilerine bırakılmıştır. Türk Devleti ve Milleti namına mukaddes saydığımız tüm değerleri hedef alan hainler sürüsü, milli duruşun kalesi konumundaki Ülkücü Hareketi de hedef alan provokatif eylemler gerçekleştirmişlerdir. Ocak ve parti teşkilatlarımızın binalarına yönelik mütecaviz eylemlerde bulunularak Ülküdaşlarımız kavganın içine çekilmeye çalışılmıştır.Önceliğimiz Devletin Bekasıdır!Ülkücü Hareket olarak önceliğimiz Türk Milleti’nin menfaatleri ve Türk Devleti’nin bekasıdır. Türk Milletini hedef alanlar, bunun akıbetini ve sonuçlarını iyi değerlendirmelidir. Milletimize karşı gerçekleştirmiş oldukları bu alçakça girişimin, tarihte olduğu gibi Türk Milletinin defalarca def etmiş olduğu, basit ve aşağılık bir denemeden öteye varamayacağını anlamalıdırlar.Kamuoyuna açıkça ilan ediyoruz: 'MİLLİ REFLEKSİ GÖRMEK İSTİYORUZ'Ülkücü Hareket olarak yaşanan saldırıları durdurmak ve kaos ortamının önüne geçmek adına devletimizin yetkililerini ve kolluk kuvvetlerini göreve çağırıyoruz. Türk Devlet aklının, vatanımızın bölünmez bütünlüğünün korunması, milletimizin kavga ve kargaşa ortamı olmadan huzur içinde yaşamasını sağlamak adına gerekli tüm adımları atacağına inanmak istiyor, artık bu “MİLLİ REFLEKSİ” görmek istiyoruz.Ülkücü Hareketin Türk Dünyası’nın dört bir yanında bulunan teşkilatlarına ve fedakarca hiçbir şahsi menfaat gözetmeksizin devlet-millet uğruna çalışan Ülküdaşlarımıza yönelecek her türlü saldırıya karşı sonuna kadar soğukkanlılığımızı muhafaza edeceğimizi belirtmek istiyoruz. Ülkemizde “Arap Baharı” “Halkın Uyanışı” gibi menşei malum odaklar tarafından servis edilen ısmarlama senaryoların tezgahlanmasına fırsat vermeyeceğimizi, iç çatışmaya ve ayrılık çıkarmaya yönelik provokatif eylemlerin tarafı olmayacağımızı ilan ediyoruz.Türk Gençliğini sokaklara çekip, eğitimlerinden alıkoyarak potansiyel gücümüzü yok etmek isteyenlere karşı dikkatli olacağımızı belirtiyor, ailelerimizden de çocuklarına bu yönde telkinlerde bulunmalarını istiyoruz. Sokakların karanlığından süzülerek gelen bir hareket olduğumuzu, bunun kimseye bir fayda getirmeyeceğini belirtmek istiyoruz.Türk Milleti’ni içinde bulunduğumuz sürece yönelik olarak yaptığımız uyarılara kulak vermeye; Ülkücü Hareketin kutlu çatısı altında tek yumruk olmuş bir şekilde devletimiz için mücadele etmeye çağırıyoruz..Ayrıca bütün sağduyulu yaklaşımımıza karşılık saldırıların devam etmesi durumunda nefsi müdafaa hakkımızı saklı tuttuğumuza da dikkat çekmek istiyoruz.
Kurbanları  Neredeyse Korkudan Öldüren Şaka!
Zamanında Guinness seriilerinde her vtr'de gördüğümüz gözleri yuvasından fırlayan kadın zalimce bir şakaya karışıyor. Ayrıca bu şaka 'Ouija' filminin tanıtımı niteliğinde.
Cem Garipoğlu Cezaevinde İntihar Etti
17 yaşındaki lise öğrencisi Münevver Karabulut'u öldüren Cem Garipoğlu'nun Silivri'de 5 No'lu L Tipi Kapalı Cezaevi'nde ölü bulundu.Sabah saatlerinde sosyal medyaya yansıyan iddialar sonrasında Anadolu Ajansı, Münevver Karabulut'u öldürmekten 24 yıl hapis cezasına mahkum edilen Cem Garipoğlu'nun cezaevinde intihar ettiğini duyurdu. AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, cezası kesinleştikten sonra Silivri 5 No'lu Cezaevi'ne sevk edilen Garipoğlu'nun, bugün tek kişilik odasında, kendini asmış halde bulunduğu belirtildi. Garipoğlu'nun cenazesi, işlemlerin ardından cezaevinden Adli Tıp Kurumu'na sevk edilecek.AA
Reklam
Kılıçdaroğlu: 'Davutoğlu Başbakan mı?'
CHP lideri Kılıçdaroğlu, Başbakan Davutoğlu'nun 'onun aklına ihtiyacımız yok' çıkışına yanıt verip, 'Öncelikle Davutoğlu başbakan mı? Bunu ispatlasın' dedi.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Bingöl'deki saldırıda yaralanan Emniyet Müdürü Atalay Ülker'i hastanede ziyaret ettikten sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. 'Teröre pirim verilmemesi gerektiğini 7’den 70’e herkesin bilmesi gerekiyor' diyen Kılıçdaroğlu 'Kamu görevlisi esnafı ziyaret ediyor. Öldürmeye kalkıyorlar, hangi gerekçeyle?' diye sordu. İktidar partisini de eleştiren Kılıçdaroğlu, 'İyi çalışan bir devlet aygıtı teröristleri bulur cezasını verir. Bu yapılmadığı takdirde ülkeyi yönetenler teröre pirim vermiş olur' dedi.CHP liderine Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun eleştirileri de hatırlatıldı. Kılıçdaroğlu 'Onun aklına ihtiyacımı yok' diyen Davtuoğlu'na 'Davutoğlu gerçekten başbakan mı? Samimi olarak soruyorum. Cumhurbaşkanı bugün konuştu. Kim başbakan? Davutoğlu’nun önce kişiliğini kanıtlaması lazım' yanıtını verdi.'Ortak akıl denen bir kavram var, akıl akıldan üstün diye bir kavram vardır' diyen CHP lideri, 'Oturulur tartışılır. Beğenir ya da beğenmezler. CHP’nin görüşlerine, CHP’li olmayanların bile saygısızca var. Kendisi önce bana ne düşündüğümü soruyor. Sonra da 'senin aklına ihtiyacım yok' diyorsun. Başbakan mısın sen, önce onu ispatla' ifadelerini kullandı.'Türkiye IŞİD'le mücadele etmek istemiyor'Kılıçdaroğlu, Davutoğlu'nun 'Türkiye'nin IŞİD'e destek verdiği iddiasını ispatlasın' çağrısına da şu yanıtı verdi:'AKP, IŞİD terör örgütüyle mücadele etmiyor. Etmek istemiyor. Mücadelenin yolu yöntemi var. IŞİD'in Türkiye'de tedavi merkezleri var, eleman devrşirme merkezleri var. Yurtdışından gelip geçenler var mı var? Petrol ticareti var. Bunlardan AKP’nin de haberi var. AKP bunlara göz yumuyor. Adana’da görülen davalara yayın yasağı neden geldi? Terör örgütlerine tırlarca silah gönderiyorlar. Bunları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları öğrenmesin istiyorlar. Madem, İranlılar, Amerikalılar, Fransızlar biliyor. Ben doğruları söylüyorum. Onlarla anlaşamadığım nokta bu.'İçişleri Bakanı Efkan Âlâ'yı da eleştiren muhalefet lideri,'İçişleri Bakanı, 'iki grup arasındaki çatışmalardan dolayı insanlar hayatını' kaybetti diyor. Sen ne iş yapıyorsun? Sen çözüm merkezisin, şikayet ediyorsun. Bu insanın aklıyla alay etmek demek' dedi.Kaynak: Al Jazeera
Daha Kolay Öğrenmenin Yolları
Daha kolay öğrenmek için ne yapabilirsiniz? Özel şirketler öğrenmeyi kolaylaştıracak yardımcı programlar geliştiriyor ve bunlar okullarda da denenmeye başlandı.Ed Cooke 20’li yaşlarının büyük kısmını Dünya Hafıza Şampiyonluklarına katılmakla geçirdi. Başarıları arasında 2265 adet iki basamaklı sayıyı 30 dakikada, 16 paket oyun kağıdının sırasını bir saat içinde ezberlemek bulunuyor. Ezber tekniklerinin belli bir disiplin gerektirdiğini ifade eden 26 yaşındaki Cooke, başkalarının da kendisi gibi öğrenmesine yardımcı olacak bir aygıt geliştirmek istemiş.Bu çabanın sonucunda Memrise ortaya çıkmış. 2010’da açılan internet sitesi bugün 1,4 milyondan fazla kullanıcıya yabancı dil, tarih ve fen bilgisi öğrenmelerinde yardımcı oluyor. Daha sonra geliştirilen birçok program bugün okullarda da kullanılıyor ve öğretmenler bunların yararına vurguda bulunuyor.Cooke bu fikrini önce Oxford Üniversitesi’nden arkadaşı olan ve bugün Princeton Üniversitesi’nde nörolog olarak görev yapan Greg Detre’ye açarak kendi denemiş olduğu teknikleri hafızayla ilgili son bilimsel verilerle birleştirecek bir program oluşturulması için yardımını istiyor. Böylece Memrise ortaya çıkıyor.Sürekli testlerBu programda kullanılan yöntemlerin başında, öğrenilen şeyin hafızada kalıcılaşmasını sağlamak için ona ekstra bir anlam yüklemek geliyor. Yani onu çağrıştıracak eğlenceli bir kelime ya da fotoğraf bulmanız isteniyor.Daha sonra program, bunları öğrencinin hafızasına kazımak için gelecek günlerde, haftalarda, hatta aylarda kullanılacak süreli günlük testler uyguluyor. Yapılan birçok deney, yeni öğrenilen bilgiyi uzun dönemli olarak hafızada en iyi koruma yolunun, pasif bir şekilde okuyup geçmek yerine onu tekrar tekrar hatırlamak olduğunu gösteriyor. Kendi başına test uygulamak ise diyagram çizmek gibi tekniklerden daha etkili.Ezberleyerek öğrenme yöntemini uygulayan başka programlar da geliştirilmiş durumda; ama Memrise başka bir teknik daha kullanıyor. Detre, hafızayı yeniden harekete geçirmek için en iyi zamanın bilgiyi yarı hatırlayıp yarı unuttuğunuzu hissettiğiniz an, yani “dilinizin ucuna geldiğini” hissettiğiniz an olduğunu belirtiyor. Bu nedenle Memrise ekibi işte bu anı öngörüp sizi teste tabi tutan bir algoritma düzenliyor.Memrise öğrenmeyi eğlenceli kılmayı da ilke edinmiş. Ayrıca benzer konuları öğrenmek isteyenlerin kurduğu ortak topluluklar yoluyla dostane rekabeti teşvik etmeye çalışmış.Bir ilkokulun İspanyolca derslerinde bu programı kullanmasının nedeni de bu olmuş. “Sınıfa girer girmez çocukların ilk baktığı şey rakip öğrenciler sıralamasındaki yerleri,” diyor öğretmenleri. Sınıf iki gruba ayrılıyormuş. Bir grup kelimeler üzerinde çalışırken öğretmen diğer gruba ders veriyor, sonra grupları değiştiriyormuş. Ayrıca her öğrencinin kelime telaffuzu kayda alınıp sonra dinletiliyor, çocuklar sesin kime ait olduğunu anlamak için daha dikkatli ve daha istekli kulak veriyorlarmış.Memrise’daki kursların çoğu yabancı dil konusunda olmakla birlikte diğer ders öğretmenleri de bu programı kendi amaçları için kullanmaktan geri kalmıyor.Memrise’ın başarısını gören diğer firmalar da öğrenmeye yardımcı olacak hafıza programları geliştirmeye girişti. Bir yıl önce açılışını yapan Cerego adlı uygulama programı bunlardan biri. Cerego ekipleri beyin anatomisi, müzik teorisi ve sanat tarihi alanlarında kurslar başlattı. Öğrenciler üzerinde yapılan denemelerde, bu programı kullanan öğrencilerin performansında yüzde 20-50 iyileşme tespit edildi. Bu şirket şimdi de öğretmenler ve okullarla ortak kurslar geliştirme projesi üzerinde çalışıyor.BBC Türkçe
Reklam
Oyun Gibi Görünen Gerçek Savaş Uçağı Videosu!
Aşağıdaki stildeki videoları 3D animasyon olarak izlemeye alışmış olabiliriz ancak bu defa gerçek uçaklarla çekilmiş bir örnek ile karşı karşıyayız. Uçak severlerin kesin olarak göz atması gereken videoda F-16, F-18 ve F-15 gibi uçaklar kullanılmış.
Barcelona'dan Bağımsızlığa Destek
İspanya'nın doğusundaki Katalonya özerk yönetiminde bağımsızlık yanlısı girişimlere destek için oluşturulan 'Kendi geleceğine karar vermek için Ulusal Pakt'ına, Barcelona Kulübü de katıldı.Barcelona Kulübü Başkanı Josep Maria Bartomeu, Katalan radyosu RAC1 'e yaptığı açıklamada, 'Yapmasaydık çok eleştirilirdik' ifadesini kullanarak, Katalonya özerk yönetim hükümetinin teşvik ettiği Ulusal Pakt'a destek verdiklerini duyurdu. Oysa kulüp yönetim kurulu, 5 Ekim'deki toplantısında, 'çok hassas bir konu' olarak gördükleri pakta direkt destek verdiklerini açıklamaktan kaçınmıştı.Barcelona Kulübü'nden yapılan açıklamada da şöyle denildi:'Her zaman ülkemizin ve halkımızın arzusunun yanında olacağız. Kendi geleceğine karar verme hakkını savunacağız çünkü bunun tüm halkların ve kişilerin temel hakkı olduğunu düşünüyoruz. Bu düşüncemizi yıl içinde birçok fırsatta dile getirdik. Bu görüşümüzün sağlamlığına rağmen, Katalonya halkının yaşadığı süreçte bizim pozisyonumuzu daha belirgin hale getirmek için 'Kendi geleceğine karar verme Ulusal Paktı'na dahil olduğumuzu bir kez daha belirtmek istiyoruz.'Bu arada İspanya Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla askıya alınan 9 Kasım'daki referandumun gerçekleştirilmesi yönünde baskı oluşturmak için kurulan 'Kendi geleceğine karar vermek için Ulusal Pakt'ın başkanı Joan Rigol da Katalan halkının büyük bölümünün kaygılarına ve arzularına Barcelona'nın da ortak olmasından duyduğu mutluluğu ifade etti. Rigol, 'Barcelona Kulübü, zaten uzun tarihinde bunu hep gösterdi' dedi.İspanyol futbol mevzuatı ve UEFA ve FIFA'nın kuralları gereği, Katalonya'nın bağımsız olması halinde, bu bölgenin kulüpleri Barcelona ve Espanyol, La Liga'nın dışında kalacak.Kaynak: AA
Üç Boyutlu Yazıcı ile İki Günde Otomobil Ürettiler
Üç boyutlu yazıcıların kullanım alanı, otomotiv sektörüne de sıçradı. ‘Strati’ ismi verilen bir otomobilin motoru dışındaki tüm parçaları 3 boyutlu yazıcı ile üretildi.Dünyanın ilk 3D basılmış otomobili olarak görülen ve dikkatleri üzerine çeken Strati’nin arkasında ABD merkezli Local Motors şirketi var. İki günden daha az bir sürede üretilen araç, 11 bin sterline (yaklaşık 17 bin dolar) mal oldu. Saatte 60 kilometre hız yapabilen ve iki kişilik kapasitesi bulunan araç, geçtiğimiz ay Chicago’da düzenlenen Uluslararası Üretim Teknolojileri Fuarı’nda da gün yüzüne çıkmıştı. Şirketin genel müdürü John Rogers, arabanın koltuklarından gövde ve kaportasına kadar pek çok şeyin 3D teknolojisiyle hazırlandığı bilgisini veriyor. Bu yönüyle sektörde bir ilki başardıklarına dikkat çeken Rogers, kariyeri boyunca böyle heyecan verici bir ürün ortaya çıkardığı için mutlu olduğunu belirtiyor. Rogers, bu projenin arkasında yüzlerce kişi olduğunu ve onlar olmadan böyle bir başarıya ulaşamayacaklarını söylemeden de edemiyor. Buna benzer araçların gelecek yıllarda yollarda görülmesi bekleniyor.Zaman
Reklam
Dünyanın En Sinirli Kedisiyle Tanışın: 26 Asabi Pozuyla Garfi
Yabancıların asık suratlı 'grumpy cat'i varsa bizim de sinirli kedimiz var! Garfi sürekli takındığı sinirli ifadesiyle elinde olsa dünyayı yakacak gibi duruyor. Garfi'nin daha fazla fotoğrafları için sahibi Hülya Özkök'ün flickr sayfasına göz atabilirsiniz: https://www.flickr.com/photos/lov-ela/with/9242369688
Google, iPhone 6 Plus'a Rakip Yeni Akıllı Telefonunu Tanıtmaya Hazırlanıyor
Google’ın bugüne kadar ürettiği en büyük akıllı telefonu Ekim ayı içinde tanıtması bekleniyor. Şirketin katil balina Shamu kod adıyla üzerinde çalıştığı belirtilen yeni akıllı telefonun Nexus markası altında piyasaya sunulması planlanıyor. The Wall Street Journal’ın haberine göre 5,9 inçlik ekranla geleceği söylenen yeni Nexus phableti* 5,5 inçlik iPhone 6 Plus ve 5,7 inçlik Samsung Galaxy Note’a rakip olacak.Haberde Google’ın yeni akıllı telefonunun üretimi için Motorola ile birlikte çalıştığı bilgisi yer alıyor. Bu, geçtiğimiz Temmuz ayında aynı iddiayı ortaya atan The Information’ın haberiyle de örtüşüyor. (Haberde Motorola ve Google’ın henüz açıklanmayan bir phablet projesi üzerinde çalıştıkları söyleniyordu.)Google’ın yeni akıllı telefonunun görüntü özellikleri ve düşük fiyatıyla iPhone 6 Plus’a rakip olması bekleniyor. Açıkçası Apple’ın bile büyük akıllı telefon / phablet pazarına adım atmasından sonra Google’ın hamlesinin şaşırtıcı olduğunu söylemek zor. Özellikle Asya’da yoğun talep gören ürünler, bu konudaki katı çizgisiyle bilinen Apple’ı bile radikal bir adım atmaya zorladı. Phablet’ler kısa sürede hayatımızdan çıkacak gibi görünmüyor. Zira, IDC’ye göre 2014’te tüm akıllı telefon satışlarının yüzde 14’ünü oluşturan phabletlerin pazar payı 2018 yılında yüzde 32,2’ye çıkacak. .Google’ın yeni akıllı telefonuyla birlikte Android’in yeni bir sürümünü de tanıtması bekleniyor. Yeni Nexus’la Google, daha büyük akıllı telefon üretme yarışında büyük limitini biraz daha yükseltecek gibi görünüyor.Phablet, ekran boyutu 5,5 ila 7 inç arasında olan akıllı telefonlar için kullanılan ve telefon & tablet kelimelerinin bileşiminden türetilen bir terim.Webrazzi
Günün En Değerli Öğünü Kahvaltıda Dünya Çocukları Neler Yiyor?
Tüm yetkili merciler kahvaltının ne kadar önemli bir öğün olduğunu söylerken bu öğünün kişilerin ruhsal sağlığına bile etki ettiği iddia ediliyor. Bu konu üzerine dikkat çekmek amacıyla hazırlanan '' Dünya çocukları kahvaltıda ne yiyor?'' çalışması ve kahvaltı menüleri sizlerle.
Reklam
G.Saray'dan Demirören'e Sert Cevap
Galatasaray kulübü, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören'e resmi sitesi üzerinden cevap verdiGalatasaray kulübü, resmi sitesinden yaptığı açıklamada, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören'in Ünal Aysal üzerinden itibar kazanmaya çalıştığını iddia etti.İşte G.Saray kulübünden yapılan o açıklama:'Ülkemizin içinde bulunduğu kritik süreç ve son derece önemli milli maçlarımız öncesi sakinlik, birlik ve beraberlik çağrısı yapmasını daha uygun bulduğumuz Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören’in; gaflet içinde kulübümüzün başarılarına gölge düşürmeye çalışan ifadeler sarf ettiğini ve kulübümüzün başkanı Sayın Ünal Aysal üzerinden itibar kazanmaya çalıştığını görmekteyiz.Türkiye Futbol Federasyonu'nun tarafsız ve özerk bir kurum olması ana kuruluş sebebidir ve bu kurumdan futbolumuzu ve kulüplerimizi ortak ilke ve değerler içerisinde eşit ve saygınlık ilkesiyle yönetmesi beklenmekte iken, başkalarının isteklerine, amaçlarına, gerçekleri tahrif ederek alet olma söylem ve davranışı sergileyen Yıldırım Demirören’in hangi ilke ve değerlere hizmet ettiğini spor kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.3,5 yıl içerisinde Federasyon başkanı olarak bizzat tanık olduğu, Galatasaray Kulübü'nün tüm camiasıyla birlikte çalışarak birlik beraberlik içerisinde kazandığı iki Süper Lig, iki TFF Süper Kupa ve bir Türkiye Kupası vardır. Başarı ve başarısızlık arasındaki farkı dahi göz ardı ettiğini gördüğümüz Demirören’in, oturduğu makamın ciddiyetini daha fazla bozmamaya davet ediyoruz.Ve hatırlatıyoruz; Galatasaray Kulübü milyonların kulübüdür. Köklü kültürü ve başarıları ile uluslarasası itibarı ve saygınlığı ile ülkemizi temsil eden çok değerli bir markadır. Kulübümüzü temsil eden Başkanımız da bu değerlerin tüm Galatasaraylılar gibi saygın bir temsilcisidir.GALATASARAY SPOR KULÜBÜ'Haber Türk
Reklam
LEGO, Greenpeace Baskısıyla Shell ile Ortaklığını Bitirdi
1960 yıllardan beri süregelen Lego-Shell ortaklığında bazı oyuncak setlerinde Shell’in logosu kullanılırken 26 farklı ülkedeki bazı Shell benzin istasyonlarında ise Lego oyuncakları dağıtılıyordu. Greenpeace’in baskısıyla bu ortaklıkta sona gelindi. Greenpeace’in kutuplardaki petrol arama çalışmalarını protesto etmek için 120 kilogramlık bir Lego dağı inşa etmesinden sonra Lego CEO’su Jørgen Vig Knudstorp Greenpeace ile Shell’in arasındaki kavgaya dahil olmak istemediklerini açıkladı.
Reklam