onedio
Bingöl Emniyet Müdürü'ne Saldırı Davasına Gizlilik Kararı
BİNGÖL'de, Emniyet Müdürü Atalay Ürker'e yönelik düzenlenen ve 2 polisin şehit olduğu saldırıyla ilgili gözaltına alınan 8 kişiden 7'si, çıkarıldığı mahkeme tarafından denetimli serbestlik yasası kapsamında serbest bırakılırken bir kişi tutuklandı. Mahkeme ayrıca davaya gizlilik kararı getirdi...Bingöl'de geçen Çarşamba akşamı PKK'lıların düzenlediği ve Emniyet Müdür Yardımcısı Atıf Şahin ile Başkomiser Hüseyin Hatipoğlu'nun şehit olduğu Emniyet Müdürü Atalay Ürker ve polis memuru Uğur Atlı'nın yaralandığı saldırıyla ilgili gözaltına alınan 8 şüpheli, dün akşam sağlık kontrolünden geçirildikten sonra yoğun güvenlik önlemleri altında savcılığa çıkarıldı. İfadeleri alınan 8 sanık savcılık tarafından daha sonra tutuklanma talebiyle nöbetçi mahkemeye gönderildi. Sabah saatlerine kadar süren ifade verme işleminden sonra mahkeme 7 zanlıyı, denetimli serbestlik yasası kapsamında serbest bırakılmasına ve Ali Kılıçgedik'in tutuklanmasına karar vererek, dosyaya gizlilik kararı getirdi.DHA
"Burak Yılmaz Milli Takım'a Bir Daha Alınmayacak Deniyor..."
Mehmet Demirkol, NTV Spor'da yayınlanan Spor Servisi programında dünkü Letonya maçından sonra Milli Takım ve Fatih Terim ile ilgili çarpıcı tespitlerde bulundu.NTV Spor'da Spor Servisi programında konuşan Mehmet Demirkol, Milli Takım ve Fatih Terim ile ilgili tespitlerde bulunurken kulislerde yapılan bir spekülasyonu da canlı yayında dile getirdi: 'Burak Yılmaz'ın bir daha Milli Takım'a alınmayacağı söyleniyor...'Demirkol'un açıklamalarından satır başları şöyle'Aykut Kocaman, Fenerbahçe'nin başında sportif direktörken kendisini kovmalı deniliyordu. Fatih Terim için aynı şeylerin söylendiğini biliyorum. Ben söylemiyorum bunu söyleniyor.Fatih hoca gitsin diyenlerde var daha dur 3 maç oldu şansımız az olsa da şansımız var diyor. Ama iş öyle değil, Fatih hoca yerni gelmedi 2006 Almanya Elemeleri var. 2008'in tamamında var yarı final oynadık. 2010 Elemeleri son iki maçta gidemedik. Hiddink geldi. 2014 sonunda Fatih Terim yine geldi, 2016 da Fatih Terim var yani 9 senedir 6 büyük turnuvaya gitmeye çalışmışız ama 5 tanesine gidemedik.Fatih Terim birçok şey söyleyebilir ama yeniyiz dememeli... 70 milyon insandan bir stoper çıkartamıyoruz. Abdullah Avcı yeni geldi şans verelim verilemez. 4 maçta 4 ayrı kaleciyle oynuyorsak, defans yükünü Ozan'a yıkıp gencecik çocuğa yükleniyosak burada benim suçum yok Fatih Terim'in suçu vardır.Bence Fatih hoca sorunun ne olduğunu tespit edemedi. 10 yıldır milli takımın içide olan birisi olarak bu kabul edilebilir bişi değil... Spekülasyonlar yapılıyor mesela, Burak Yılmaz'ı bir daha takıma almayacağı söyleniyor.'Skorer
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Muktedir ve manipülatör...PYD ve YPG’yi PKK’ye eşitle; PKK’yi de IŞİD’a...Basit bir toplumsal mühendislik hamlesiyle toplumu Kobani’ye bigane kıl, trajediyi ötekileştir…Dostuz, komşuyuz, bakma bizi ayıran tren raylarına Sykes-Picot’dur bizi bölen deyip elini uzatanı da düşman belle; Rojava’nın kendi kendini yönetme serüvenini başarısız kılmak için, Türkiye’de barış sürecinde Kürtlerin elini zayıflatmak için…Sonra öfkeyi yatıştırmak için Kobani’ye koridor açıldığı imajı yarat…AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Beşir Atalay diyor ki; 'Şu anda Kobani’de PYD militanları dışında kimse kalmamıştır. Hepsi Türkiye'ye gelmiştir.'Yani infiale gerek yok; orada ölecek sivil kalmadı!
“Bullet Time” ile Atletizmin Muhteşem Bileşimi!
Max Payne oyunlarından ve Matrix filmlerinden aşina olduğumuz “bullet time” efekti, görünen o ki atletizm de de harika sonuçlar çıkartabiliyor. Marc Donahue’nun 20 GoPro kamerasıyla çektiği bu videoyu mutlaka izleyin.
Yeni ve Büyüleyici Bir Hızlandırılmış Çekim Tekniği
Julian Tryba hızlandırılmış çekim tekniğini geliştirerek “katmanlı hızlandırılmış çekim tekniğini” ismini verdiği yeni bir teknik icat etti. Bir sahnenin hareketli katmanlarını ayırarak her birini kendi hızında kaydedip birleştirmeye dayalı bu yöntem Boston’da kullanıldı ve şahane bir sonuç elde edildi.
Reklam
Sokak Röportajları: Hangi Ünlünün Sosyal Medya Hesabını Yönetmek İsterdiniz?
Cem Yılmaz’ın takipçi sayısı mı, Murat Boz’un kadın hayranları mı yoksa Hadise’nin ​fan​ kulübü üyeleri mi size daha ​çekici​ geliyor?SokakRoportajlari.com ve Sosyal Medya Kulübü birlikte soruyor; “Bir ünlünün sosyal medya hesaplarını yönetme şansınız olsaydı, bu ünlünün kim olmasını isterdiniz?”
29 Ülke ve Her Birinin Ayrı Hikayesi Olan 40 Kahve Türü
etiket
Avrupalıların kahveyle Türkler sayesinde tanıştığını biliyor muydunuz? Viyana Kuşatması sonrasında Osmanlı askerleri tarafınca bırakılan çuvallarda kahveyi keşfeden Viyanalılar kahveyi keşfeder ve o günden sonra bugün Türkler için çay neyse, Avrupalılar için de kahve o olur.Bunun gibi farklı hikayeleri olan 40 kahve türünü, hazırlanışıyla birlikte momondo'nun hazırladığı aşağıdaki infografide bulabilirsiniz.
Reklam
'Milli Felâkete 7 Etken'
Spor yazarı Uğur Meleke, Türk Milli Takımı'nı adım adım felâkete götüren 7 faktörü sıraladı. Listenin ilk iki maddesi kin ve kibir.Daha Hollanda'yla hiç oynamadık ama şimdiden Çekler ve İzlandalılar'ın 8 puan gerisindeyiz. Milli takımımızı 21 yıl sonra ilk kez üç maçın ardından grup sonunculuğuna götüren süreç nasıl işledi? Tüm rakiplerin bekleri bize karşı nasıl yıldızlaştı? 70 milyonluk Türkiye'den nasıl tek bir stoper çıkmadı? 20'ye yakın Türk futbolcunun oynadığı Bundesliga'dan nasıl tek bir katkı alamadık? İşte Türk Milli Takımı'nı adım adım felâkete götüren 7 faktör...7) Rakip analizleriAslında Danimarka ile oynanan hazırlık maçında o sinyaller başlamıştı ama maalesef görememiştik. Sağ bekleri Ankersen, 45 dakika boyunca sol tarafımızı felç etmiş; aynen bizim gibi rakiplerin de kenarda çoğalınca iş yapacağını anlayamamıştık.İzlanda karşısına sadece Sigurdsson ve Sigthortsson'u tanıyarak çıktık. Sol bekleri Skulason, 5 asist yapacak kadar pozisyon üretti. Çek maçına sadece Rosicky ve Cech'i konuşarak başladık. Sağ bekleri Kaderabek 5 dakika içinde elini kolunu sallaya sallaya ceza alanımıza 2 etkili top getirdi. Biri gol oldu, birinde şans kalemizi korudu.Son olarak Letonya da fişi yine sağ kenarımızdan kesti. Yine isimsiz sol kenar oyuncusu Aleksejs Visnakovs her iki devrede üç etkili hücumla bir penaltı kazandırdı, birini hakem vermedi, birini de Mehmet Topal kesti. Rakip analizlerini eksik yaptığımız, rakiplere saygı duymadığımız sürece de böyle isimsiz futbolcuların ismini öğrenmeye devam edeceğiz herhalde!“Başında 'milli' olan bir kurumun enerjisini kinden, nefretten değil; sevgiden dostluktan alması gerek. ”6) Fantastik tercihlerMilli takımların eskisi gibi çok fazla hazırlık maçı yapma şansı yok. Eskiden bir milli takım hocası diğerini telefonla arayıp iki çarşamba sonrasına randevulaşıp hazırlık müsabakası ayarlayabiliyordu. Artık bu mümkün değil. Hazırlık maçlarının yerleri FIFA tarafından belirlenmiş, senede iki, bilemediniz üç kez toplanabiliyorsunuz takımınızla.Milli takım teknik direktörleriyle milli takım futbolcularının bu kadar az buluşma fırsatı olunca, çok fazla teknik taktik üstünde durmaları da zor. Bir oyuncuyu farklı bir pozisyonda oynatmak lüks. Kulüplerin kullanmadığı bir stratejiyi milli takımda kullanmak tehlikeli.İzlanda maçına üçlü savunmayla çıktık. Ligimizde üçlü oynayan takım yok.Çek Cumhuriyeti maçında duran topta alan savunması uyguladık. Ligde uygulayan hemen hemen yok.Stoperde Mehmet Topal'ı, on numarada Arda'yı kullandık. Bu pozisyonlar, bu oyuncuların alışık olduğu roller değil.Sonuç ortada... Herkese en iyi bildiği işi yaptırmak, galiba en doğrusu.5) Duran top şaşkınlığıÇeklerden yediğimiz korner golü üstünde belki biraz daha durmak gerek. Sivok ceza alanının tam da göbeğinde vuruyor kafayı. Üstelik de geriden gelmiyor, durduğu yerden sıçrıyor. Ve onunla sıçrayan Selçuk'la Mehmet'ten önce buluşuyor topla. Çünkü milli takım alan savunması uyguluyor kornerlerde.Alan savunmasının iki handikapı var:Birincisi, adam adama savunmada sadece adamınızdan sorumlusunuz. Bir kişiyi tuttunuz mu, ona bir biçimde vurdurmadınız mı başarılısınız. Alan savunmasında ise tüm grup birlikte hareket edebilmeyi becerebilmelisiniz. Solunuz sağınız her yeriniz tehlike olabilir. Bu da ancak uzun süre birlikte çalışmış savunmaların iyi yapabileceği bir iştir.İkinci handikapsa siz durduğunuz yerde alanınızı savunurken geriden gelen oyuncu daha yükseğe daha güçlü sıçrar her zaman. Momentumu daha yüksektir. Hollanda'dan Van Persie'den yediğimiz gol böyleydi. Sivok durduğu yerden attı, ama Sivok'un değil çimlerin marke edilmesi esas sorundu.Zira futbolda golleri alanlar değil, adamlar atar...4) İstanbul performanslarıŞüphesiz ki bütün mesele teknik yönetimle ilgili değil. Türk futbolcuların bireysel form durumları da düşük. 25 kişilik kadroda tek bir lejyoner, Arda var. Hakan-Ömer-Gökhan olayının da etkisiyle Bundesliga'dan tek bir futbolcu gelmemiş. Milli takım formsuz İstanbullulara kalmış; onların da hali ortada. Letonya maçının son yarım saatinde sahada büyükler dışından 4 futbolcu vardı: Adem, Bilal, Ozan Tufan ve Volkan Babacan... Bana maçın en iyi üç adamını say deseniz bu dörtlüden üçü girer benim ilk üçüme...“Her ulusal maç öncesi biz daha tekniğiz, biz daha kaliteliyiz, biz daha pahalıyız algısı, milli takımı her geçen gün bitiriyor, tüketiyor. Kibir kaybettiriyor çok açık. Sanırım bir de artık mütevazı olmayı denemek gerek.”3) HuzurUlusal takımlarda başarının motivasyon yoluyla gelme dönemi bitti gibi. Artık futbolcular kulüplerine gönülden bağlı. Bosman Yasası sonrası futbolculara sonsuza kadar sahip olamayan kulüpler, onlardan kontratları boyunca yüzde 100'lerini istiyor. Yüzde 90'larına bile razı değiller artık. Çok yüksek maaşlar ödüyor, çok yüksek primler veriyorlar. Sigortasını, sağlığını, reklam gelirlerini düşünüyorlar. Onlardan da herşeyini istiyorlar karşılığında. Milli takım umrunda değil hiçbir kulübün.Dolayısıyla bu yeni yıldızları, bu telekomünikasyon ve globalleşme çağında rakibi yıkma-yakma-dağıtma motivasyonuyla çalıştırmanız çok zor. Milli takımda gerilim değil, huzur arıyor futbolcu. Mutluysa, rahatsa iyi performans veriyor. 'Çıkın ve rakibinizi öldürün, bitirin!' değil, 'Çıkın ve oyununuzu oynayın, zevk alın!' diyebilen teknik direktör alıyor en çok verimi.Bizim çocukların da sahaya sadece zevk almaya çıkamadıkları ortada sanırım.2) KinBaşında 'milli' olan bir kurumun enerjisini kinden, nefretten değil; sevgiden dostluktan alması gerek. Fatih Terim, Gökhan Töre'ye sahip çıkmakla kötü bir şey yapmadı belki de... Ömer ve Hakan'a kin tutmamalarını, arkadaşlarını affetmelerini öğütledi. Ama bunu söyledikten 5 dakika sonra, 'Bir daha milli formayı göremeyecekler.' diyerek kinin en büyüğünü sergiledi çocuklara.Grubunuzda kin istemiyorsanız, siz de kin tutmamalısınız...1) KibirBüyürken küçülmek. Sanırım hayatın her alanında başarının sırlarından biri de bu.Her ulusal maç öncesi biz daha tekniğiz, biz daha kaliteliyiz, biz daha pahalıyız algısı, milli takımı her geçen gün bitiriyor, tüketiyor.En son 1924'te yendiğimiz ve son 4 maçtır mağlup edemediğimiz Letonyalılar'a karşı yaptığımız kibir şovunun sonucu ortada. Beşiktaş'ın üçüncü, Fenerbahçe'nin dördüncü stoperiyle sahaya çıkan Çekler, Konyaspor'dan gönderilmiş oyuncuyla yıktılar bizi.Kibir kaybettiriyor çok açık. Sanırım bir de artık mütevazı olmayı denemek gerek.Uğur Meleke, Milliyet
TSK Dağlıca'da PKK Noktalarını Bombaladı
Malatya ve Diyarbakır'dan kalkan F-16 ve F-4 savaş uçaklarının, Dağlıca'daki PKK noktalarını bombaladı belirtildi. Bu bombardıman, 'çözüm süreci'nin başlamasından beri yapılan ilk kapsamlı hava operasyonu olarak dikkat çekiyor.Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait savaş uçaklarının Hakkari’nin Dağlıca bölgesindeki PKK hedeflerine bombardıman düzenlediği belirtiliyor.Hürriyet gazetesinden Fevzi Kızılkoyun’un haberine göre, Diyarbakır ve Malatya’dan kalkan F-16 ve F-4 savaş uçakları Dağlıca bölgesindeki PKK noktalarını bombaladı.Dağlıca Karakolu’nun, 3 gündür PKK’lı grupların doçka ve roketatarlı saldırısına maruz kaldığı, PKK’nın önceki gün gündüz saatlerinde yeniden saldırıya geçmesi üzerine Hava Kuvvetlerine ait jetlere bombalama talimatı verildiği belirtiliyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bilgisi dahilinde Diyarbakır ve Malatya’dan kalkan F-16 ve F-4 savaş uçakları tarafından düzenlenen operasyonda, Dağlıca’daki birçok nokta hedef alındı.Dağlıca bölgesindeki bombardımanın, çözüm sürecinin başlamasından sonra PKK’ya yönelik ilk kapsamlı hava operasyonu olduğuna dikkat çekiliyor.Çözüm süreci başlamasından sonra PKK’ya karşı ilk kapsamlı hava operasyonunun yapılması dikkat çekti.Hürriyet
Reklam
Çözüm Süreci: 6 Adımda Yol Haritası
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, hükümetin, çözüm sürecinin yol haritasın “taslağını” kendilerine gösterdiğini, ancak “ayrıntılı” olan yol haritasını kendilerine sunmadığını bildirdi. Baluken’in işaretini verdiği harita taslağının 6 adımdan oluştuğu ve en kritik takvimin şubat ayındaki geri çekilme olduğu belirtiliyor.Baluken’in Meclis’te düzenlediği basın toplantısının ardından HDP grup odasındaparti yöneticileri ve milletvekilleri bir araya gelerek durum değerlendirmesinde bulundu.Cumhuriyet gazetesinde yer alan habere göre  taslak 6 maddelik bir takvimden oluşuyor. Buna göre ilk aşamada geçen hafta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İzleme ve Koordinasyon Kurulları hayata geçirilecek. Taslakta öngörülen takvimde en kritik aşamayı, ikinci adım olarak şubat ayında gerçekleşmesi planlanan geri çekilme oluşturuyor. Bunun ardından atılacak diğer adımlar da şöyle sıralanıyor:Geri çekilmeye bağlı olarak PKK’nin Türkiye’ye karşı silah kullanmaktan vazgeçtiğini açıklaması.Geri dönüşlerin sağlanması.Geri dönenlerin rehabilitasyon ve topluma kazandırılması.PKK’lilerin tamamı değil ancak bazı isimlerine aktif siyaset yapma olanağının sağlanması yolunda yasal idari adımların atılması.‘İç savaşa götürür’Baluken Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da yanıtladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kobani eylemlerinde çıkan olaylar nedeniyle, “polis ve askerin artık sadece kalkan kullanmayacağını” belirterek, ipuçlarını verdiği polisin yetkilerini artırmaya dönük yasal düzenleme hazırlığı ile soru üzerine Baluken, böyle bir düzenlemenin “ateşe benzin dökmek” anlamına geleceğini söyledi. Baluken, böyle bir paketin Meclis’e gelmesi halinde ülkeyi “kaos ve iç savaşa götürecek” ciddi toplumsal olaylar yaşanabileceğini belirterek, “Sokakta bu kadar polis kurşunuyla öldürülen çocuk varken polisin kalkanla değil silahla gerekeni yapacağı vurgusunu büyük bir kaygıyla takip ettik” dedi.Baluken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kobani eylemlerinde çıkan olaylarda yaşamını yitiren 40 yurttaşın “katili” olarak HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı sorumlu tutmasıyla ilgili bir soru üzerine de, kutuplaştırmayı artıracak söylemlerden kaçınılması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin tarihi bir eşikten geçtiğini belirten Baluken, “Sayın Cumhurbaşkanı, Başbakan ve hükümet yetkililerinin yaptığı her açıklamada kutuplaşmayı artıracak söylemlerden çok toplumsal barışı sağlayacak vurgulara önem vermesi gerektiğini düşünüyoruz. Partimiz üzerindeki, eski hafızamızda bütün canlılığıyla duran linç kampanyalarına tekrar başvuruldu. Halkımız, barış, çözüm istiyor, kan akmamasını istiyor. Siyasetçilerin ve yetkililerin de kullandıkları dilde buna dikkat etmeleri son derece önemlidir” karşılığını verdi.Cumhuriyet
Güvenlik Paketi Gündemde: Alman Modelinde Neler Var?
Kapsamlı bir reforma ihtiyaç olduğunu söyleyen Başbakan Yardımcısı Arınç “Almanya örneğine öncelik vermek suretiyle oradaki uygulamaları esas alabilecek Türkiye’ye uygun hale getirilecek şekilde çalışmalara devam edilecek” dedi.Kobani eylemlerinin ardından toplumsal olaylarda cezaları artıran ve polise yeni yetkiler getiren güvenlik paketi de Bakanlar Kurulu’nda ele alındı. Toplantının ardından açıklama yapan Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, şunları söyledi:'Geçmişten bu yana güvenlik reformu ile ilgili çağdaş ve modern düzenlemelere ihtiyaç var. AB üyesi ülkelerde nasıl karşılanmaktadır bu ona bakıyoruz. Almanya örneğine öncelik vermek suretiyle oradaki uygulamaları esas alabilecek, Türkiye özeline uygun hala getirilecek şekilde çalışmalara devam edilecek. Almanya örneğinde polisin gözaltına alma yetkisi, korunaklı yere götürme yetkisi var. Biz birçok düzenleme yaptık, niçin güvenlik güçlerimizin daha güçlü olması için bir iç güvenlik yasası veya reformu yapmayalım. Hukuk dışında bir uygulamaya, hele hele “90’lara Türkiye’yi geri döndürmek istiyorsunuz” sözlerine gerek yok. Son yaşanan olaylar başarılı olsaydı bırakın 90’ları daha eskilere Türkiye dönerdi.' Milliyet gazetesinden Kıvanç El'in haberine göre Türkiye’nin gündeminde olan Alman polisinin yetkileri şöyle:Ülke çapında terörle mücadele kapsamında ‘önleyici’ soruşturmalar yapabilme. Ağır suçlar söz konusu olduğunda ve soruşturma sırasında somut bir tehlike sezilmesi halinde emniyet teşkilatı görevlileri, hakimin izni alınmak koşuluyla kişisel bilgisayarlara giriş yapabiliyor.Acil durumlarda, Federal Emniyet Teşkilatı Başkanı hakimin izni olmaksızın müdahale etme yetkisine de sahip.Alman polisi, devletin birliği ve güvenliğinin tehlikeye düştüğü durumlarda kişisel bilgisayarlara girebiliyor. Polis, kimi durumlarda ev sahibinin izni alınmadan arama yapılabiliyor.Polis, kamu güvenliğine yönelik tehdidin giderilebilmesi için suç işlediği yönünde kuvvetli delil bulunan kişinin özgürlüğünü, gözaltına alma işlemlerinden önce hakim kararı olmaksızın geçici olarak kısıtlayabiliyor.
Reklam
Muhteşem “Pixel Art”lar!
İnternette gün geçtikçe popülerleşen “pixel art”, pikselleştirilmiş sanat olarak düşünülebilir. New York’lu sanatçı Adam Lister San Francisco’da açtığı galeride sevilen kahramanları pikselleştirmiş.
Nuri Şahin'nden G.Saray İtirafı
Nuri Şahin, Almanya’da katıldığı bir televizyon programında Galatasaraylı olduğunu ilk kez net olarak açıkladıBorussia Dortmund’da forma giyen Nuri Şahin, Almanya’da Nobby Pişiriyor (Nobby Kocht) adlı yemek programında nasıl olup da Fenerbahçeli bir babanın Galatasaraylı oğlu olduğunu, espirili bir dille açıkladı. Galatasaraylı olmasıyla ilgili konuşan Nuri, 'Hayalimde bir gün Galatasaray'a karşı oynamak her zaman vardı. Amcam büyük Galatasaray fanatiği, Galatasaraylı olun size 10 Mark vereceğim derdi' ifadelerini kullandı.Nuri, son dönemde Gökhan Töre-Hakan Çalhanoğlu olayında Hakan'ı desteklediği ve Terim ile arasının açıldığı iddialarına da yanıt verdi. Terim hakkında konuşan Nuri, 'Fatih Terim ile aramız iyi, kısa süre önce görüştük. Kadroları açıklamadan önce beni arayıp durumumu sordu' derken G.Saray ile oynayacakları maçla ilgili 'G.Saray'a karşı maalesef oynayamayacağım ama staddaki atmosferi yaşayacağım için mutluyum. Taraftarlar da müthiş' dedi.Milli takımın zor zamanlardan geçtiğini söyleyen Şahin, 'Türk Milli Takımı şu an zor bir dönem yaşıyor. İyi günümüzde herkesi yenebiliyoruz ama kötü günümüzde İzlanda'ya 3-0 kaybedebiliyoruz' şeklinde konuştu.(Ntvspor)
Reklam
Dünyanın Fotoğrafçıları 'Fotoİstanbul'da
Doğuyla batı, klasikle modern, ustayla öğrenci arasında bir köprü inşa etme hedefiyle yola çıkan 'Fotoİstanbul 1. Beşiktaş Uluslararası Fotoğraf Festivali' 17 Ekim - 18 Kasım tarihleri arasında İstanbul Beşiktaş'ta olacak.Fotoistanbul 2014 festival ekibi ve Beşiktaş Belediyesi tarafından düzenlenen Fotoistanbul 1. Beşiktaş Uluslararası Fotoğraf Festivali 50’den fazla sergi, 80 slideshow, 6 workshop içeren kapsamlı bir programla 18 Ekim'de başlıyor.Beşiktaş’ın meydanlarına kurulacak olan dev açık hava sergileri ile milyonlarca kişiye ulaşmayı ve fotoğraf sanatı etrafında buluşturmayı hedefleyen Fotoistanbul; bir dünya metropolü olmasına rağmen düzenli bir fotoğraf festivali geleneği olmayan İstanbul’a düzenli bir festival armağan etmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda, festival programında “Şehirler ve Hikayeler” teması çerçevesinde, şehirlerin ve insanların hikayelerini, kentin ve kentlinin durumunu fotoğraflarla öyküleştirilecek.Geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz Fotoğraf sanatçısı Cem Ersavcı'nın da bir sergisiyle anılacağı Fotoistanbul'da; Magnum Photos’dan Chris Anderson, “Citizens” adlı kitabı ile Japonya’dan Jun Abe, Columbia Üniversitesi Fotoğraf Bölümü Başkanı Tom Roma’nın da aralarında olduğu 20’ye yakın yabancı sanatçı İstanbul’a misafir olacak. Festivalde Türkiye’den ise, aralarında Ozan Sağdıç, Murat Germen, Yusuf Darıyerli, Gökşin Varan, Kerem Yücel gibi isimlerin bulunduğu 30’a yakın fotoğraf sanatçısı yer alacak.Onur kurulunu Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar’ın yanı sıra Ara Güler, Güler Ertan, Halim Kulaksız, Ozan Sağdıç ve Mehmet Bayhan’ın oluşturduğu Fotoistanbul’un genel sanat yönetmenliğini Gültekin Çizgen üstleniyor. Festival kapsamında yer alan sergiler 18 Kasım'a dek izlenebilecek.soL - Kültür
Hacker'lar 7 Milyon Dropbox Şifresi Çaldı
7 milyon Dropbox şifresini ele geçirdiklerini duyuran hacker'lar, Bitcoin karşılığında bilgileri internette yayımlayacaklarını ilan etti. Dropbox, bilgilerinin sunucularından elde edilmediğini belirtirken, hacker'lar yüzlerce şifreyi sızdırdı.Hacker'lar, Snapchat'in ardından Dropbox'a 2014'ün en büyük saldırılarından birini gerçekleştirdiklerini iddia etti. 7 milyon şifreyi ele geçirdiklerini duyuran hacker'lar, kendilerine Bitcoin ödenmesi halinde bilgileri parça parça sızdıracaklarını belirtti. Dropbox, saldırı iddiasını reddetse de, hacker'lar yüzlerce şifreyi internette yayımladı.Cnet'in haberine göre, doküman paylaşım sitesi Pastebin'de 13 Ekim'de paylaşılan bir dosyada, Dropbox sunucularından ele geçirildiği öne sürülen 400 e-posta ve belge yayımlandı. Hacker'lar, B harfiyle başlayan e-posta adreslerini yayımladıkları Pastebin'de, 'Bu başlangıç... devamı gelecek' ifadesini kullandı. Hacker'lar, kendilerine daha fazla Bitcoin gönderilmesi halinde, sızdırılacak bilgilerin artacağını açıkladı.Dropbox: Saldırıya uğramadıkDropbox, hacker'lardan gelen açıklamanın ardından saldırı iddialarını reddetti. Şirket, internete sızdırılan bilgilerin sunucularından değil, diğer cihazlardan elde edildiğini belirtti. Dropbox, hacker'ların mobil cihazlar ve PC'lerde şifre deneyerek hesaplara erişim sağlandığını öne sürdü. Dropbox ayrıca, ele geçirildiği iddia edilen şifrelerin büyük kısmının geçersiz olduğunu belirtti.The Next Web, Dropbox'ın Pastebin'de yer alan hesapların kullanıcılarına 'bilgilerini sıfırlama uyarısında bulunduğu' bilgisini verdi. Tüm kullanıcılara şifrelerini değiştirmeleri tavsiye edilirken, güvenlik sayfasından 'iki adımlı kimlik tespitinin' aktif edilmesi önerildi.Dropbox, ilk açıklamasının birkaç saat sonra blog sayfasından yeniden bir duyuru yaparak, 'bilgilerin sunucularından çalınmadığına emin olduklarını ve gereken önlemleri aldıklarını' belirtti.Kaynak: Al Jazeera
İngiltere'den Tarihi 'Filistin' Kararı
İngiliz Parlamentosu, Filistin'in devlet olarak tanınmasına ilişkin önergeyi 274 oyla kabul etti.Parlamentonun alt kanadı Avam Kamarası, 'Hükümetin Filistin Devletini tanımasına' ilişkin önergeyi 4 saat görüştü. Parlamenterler oturumda, Ortadoğu sorunu ve bölgenin geleceğine ilişkin görüşlerini ortaya koydu.Muhalefetteki İşçi Partisi'nin Filistin'in Dostları Grubu Başkanı Grahame Morris tarafından hazırlanan, 'Parlamento, hükümetin İsrail devletinin yanı sıra Filistin devletinin tanınması gerektiğine de inanıyor' başlıklı önerge, görüşmelerin ardından oylandı. 274 milletvekilinin kabul oyu verdiği önerge hakkında, 12 milletvekili red oyu kullandı.Oturumun başında konuşan Morris, 'önergenin barışa doğru atılmış küçük ama sembolik olarak önemli bir adım' olduğunu ifade etti. Morris ayrıca, İşçi Partili milletvekili ve eski Dışişleri Bakanı Jack Straw'un önergedeki değişiklik teklifini kabul ettiğini dile getirdi. Straw önergenin, 'İki devletli çözümü öngören müzakere sürecinin güvenceye alınması için, bir katkı olarak Filistin tanınmıştır' şeklinde değiştirilmesini istedi.Birleşik Krallık'ta devletleri parlamento değil, hükümet tanıyor. Dolayısıyla oylama sonucunun bağlayıcılığı bulunmuyor ve sembolik nitelik taşıyor. Ancak kararın uluslararası etkilerinin olması ve İngiliz hükümetini, Filistin devletini tanıması için baskı altına sokması bekleniyor.İngiltere Başbakanı David Cameron ile koalisyon hükümetini oluşturan Muhafazakar ile Liberal Demokrat Partilerin bakanları önergeyle ilgili çekimser kalmayı tercih etti. Cameron'ın lideri olduğu Muhafazakar Parti'den bazı milletvekilleri ise 'Ortadoğu sorununda iki devletli anlaşmaya ve barışa ulaşılmadan, sınırları belli olmayan Filistin'in devlet olarak tanınamayacağını' savundu.Koalisyonun küçük ortağı Liberal Demokrat Parti'nin lideri ve Başbakan Yardımcısı Nick Clegg parlamentodaki oturum başlamadan önce yaptığı açıklamada, partisinin Filsitin devletinin tanınmasına destek verdiğini ancak oturumun parlamentonun arka sıralarında bulunan milletvekillerince gündeme getirildiğini dolayısıyla Liberal Demokrat Partili bakanların çekimser kalacağını dile getirdi. Muhalefetteki İşçi Partisi ise önergeye destek verdi.Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda 2012'de Filistin'in 'üye olmayan gözlemci ülke' statüsüne yükseltilmesi için oylama yapılmıştı. 138 ülke oylamada Filistin'in BM'deki statüsünün yükseltilmesi yönünde oy kullanırken, 9 ülke karşı çıkmış, 41 ülke ise çekimser oy vermişti. İngiltere çekimser oy kullanan 41 ülke arasında yer almıştı.İsveç bu ay başında Filistin'i tanıma kararı almıştı. Dünyada 130'dan fazla ülke Filistin'i bağımsız bir ülke olarak tanıyor.AA
Samsun Müftüsü, Nikahsız Cinsel İlişkiyle Çocuğa Cinsel İstismarı Bir Tuttu
Samsun İl Müftüsü Yrd.Doç.Dr. Hayrettin Öztürk, nikahsız cinsel ilişkiyle çocuğa yönelik cinsel istismarı bir tuttu. Öztürk, “18 yaşındakinin zinasına karşı çıkamıyorsanız, 7 aylık bebeğe tecavüze karşı çıkmak timsahın gözyaşlarıdır” dedi.Camiler ve Din Görevlileri Haftası etkinliğinde konuşan Hayrettin Öztürk, ‘iffet ve sabır’ konusunda yapılan hatanın telafisinin mümkün olmadığını söyledi.“Buluğ çağından sonra iffet çok cazip tekliflerle elden gider. İyi niyetle başlayan birlikteliğin sonu kötü sonla biter” diyen Müftü Öztürk, iffetsizliğin gözden, kulaktan, elden başladığını, bir sınır yoksa hiçbir sınır olmadığını savundu.‘Şehvet öyle bir şeydir ki…’Bu tezini desteklemek için verdiği örnekte nikahsız cinsel ilişkiye giren 18 yaşındaki insanla, pedofil bir tecavüzcüyü bir tutan Öztürk şunları söyledi: “18 yaşındakinin zinasına karşı çıkamıyorsanız, 7 aylık bebeğe tecavüze karşı çıkmak timsahın gözyaşlarıdır. Şehvet öyle bir şeydir ki, sınırda durmazsanız, duracağınız hiçbir yer yoktur.”Ateizm, Marksizm hatta Allahsızlık…Konferansta söz alan bir diğer isim Samsun Valisi İbrahim Şahin ise 20’inci yüzyılda ‘Ateizmin, Marksizmin hatta Allahsızlık’ inancının teşvik edildiğini savundu.“Batılılar Müslümanların huzur içinde yaşamasından rahatsız oluyor” diyen TRT’nin eski genel müdürü, Müslümanlığa kayışı engellemek için özellikle Batı medyası ve güdümlü medyanın, Müslüman dünyasının negatifliklerini, olumsuzluklarınıöne çıkardığını iddia etti.Diken
Reklam