"Beşiktaş Bu Ülkenin En Büyük Kulübüdür"
Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, Spor Toto Süper Lig'de Fenerbahçe ile yapılacak derbi maçın öncesinde uyarılarda bulundu.Orman, BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde düzenlendiği basın toplantısında Fenerbahçe ile oynanacak derbi maçın yanı sıra stat konusunda da açıklamalar yaptı.Beşiktaş'ın Türk sporunun en eski camiası olduğunu belirten Fikret Orman, 'Beşiktaş, futbolun kamuoyundaki algısı konusunda destek verme anlamında büyük çaba sarf etmektedir. Bizler içinde bulunduğumuz sezona adını veren Süleyman Seba ağabeyimizle ve önceki başkanlar olmak üzere belli terbiye ile büyüdük. Kulübümüzü aynı terbiyeyle yönetmeye çalışıyoruz' dedi.Türkiye Futbol Federasyonu ve diğer kulüplerle fair play kuralları içinde ilişki kurmaya çalıştıklarını kaydeden Orman, 'Fenerbahçelisi, Galatasaraylısı olmak üzere Beşiktaş'ın Türk futboluna verdiği pozitif desteği herkes gayet iyi algılamakta. Beşiktaş sezona iyi başlamıştır. Bir kolej havası olması Beşiktaş'ta en çok istenen seviye şeklinde izlenimler yaratmaktadır. Hiçbiri kendiliğinden oluşmuş değil. Transfer ettiğimiz ya da kalmasına karar verdiğimiz oyuncu konusunda bizim ahlak çizgimize ve Beşiktaş çizgisine uygun olmasını planlayarak karar veriyoruz. Yerlisi, yabancısı hepsi pırlanta gibi çocuklardır' diye konuştu.Beşiktaş'taki yönetim tarzlarından dolayı eleştiriye maruz kaldıklarını anlatan Fikret Orman, şunları söyledi:'Kimse bizden hakemlere hakaret etmemizi, soyunma odalarını basmamızı beklemesin. Bunlar bizim üslubumuz değil. 2,5 yıllık dönemde ben hiçbir hakemle konuşmadım. Kayseri'deki maçtan sonra hakem heyetiyle aynı uçakta döndük. Biriyle bile konuşmadım. Kimseye de baskı kurmuyoruz. Ancak bu dediklerimiz, mağdur olmamız anlamına gelmez. Bu sezon 'Süleyman Seba Sezonu' olduğundan bu yana Beşiktaş'ı şampiyon yapacaklar gibi hava estirilmeye çalışılıyor. Federasyon ve MHK başkanı Beşiktaşlı. En çok hata yapılan kulüp de biz oluyoruz. Futbola pozitif desteği vermeye devam ederken kayırma beklemiyoruz. Beklentimiz eşit muameledir. 19 yaş altı maçında haksız penaltı verildiğinde hocamız gole çevirmesin diye oyuncusuna müdahale etmiştir. Biz bununla övünen camiayız.'Ne hakem konusunda ne de başka konuda taleplerinin olmadığını anlatan Orman, 'Çok organize olarak hem oyuncularımızın üzerine hem kulübün üzerine bir hareket yaratılmaya çalışılıyor. Özellikle futbolu yönetenler; federasyon, disiplin ve tahkim kurullarının buna dur demesi gerektiğini düşünüyorum. Son maçta Gökhan Töre'nin atılmasıyla ilgili pozisyonu izledim. Dördüncü hakem Gökhan'ı tahrik ediyor. Gökhan pırlanta gibi çocuktur. Derbi maçları öncesi kırmızı kartların sayısına baktırdım. Beşiktaş 7, Galatasaray 3 ve Fenerbahçe 1 defa görmüş. Son 10 sezonda Beşiktaş ile Fenerbahçe arasındaki derbilerde kırmızı kart sayısı ise Beşiktaş'a 12, Fenerbahçe'ye de 5 kırmızı kart verilmiş' diye konuştu.'Sadece Beşiktaş maçını altı hakem yönetmiyor'Hakem eleştirilerini sürdüren Fikret Orman, 'Sadece Beşiktaş maçını altı hakem yönetmiyor. Nedense dördüncü, çizgi hakemleri oyunun ve yorumların içinde. Negatif şeyler, dördüncü veya yan hakemlerden çıkmaya başladı. Bütün branşlarımızla Türkiye'yi temsil ediyoruz. Yatırım yapıyoruz. Kimsenin hakkını yemeden yapıyoruz. Beşiktaş pozitif manada buna destek verirken cezalandırılacak kulüp değil. Herkes aklını başına alsın. Beşiktaş nezakettir, zarafettir. Herkes Beşiktaşlıların kör olmadığını bilsin' ifadelerini kullandı.Hafta sonu Fenerbahçe ile yapacakları derbi maçında görev alacak Bülent Yıldırım'a değinen siyah-beyazlı kulübün başkanı, şunları söyledi:'Hayırlı olsun. Daha önce bizim maçlarımızda görev yaptı. Özellikle Galatasaray ile 3-3 berabere kaldığımız maçı hiç unutmuyorum. Verilen penaltıyı unutmuyorum. Gözlerimiz üzerinde olacak' dedi.Kamuoyu yaratılıp Beşiktaş'ın Süleyman Seba Sezonu'nda şampiyon yapılacağı yönündeki düşünceye tepki gösteren Orman, 'Kimseden zarardan başka iyilik görmedik. Beklentimiz de yok. Beşiktaş, Fenerbahçe'yi yenebilir. Fenerbahçe de yenebilir. Bu bir derbi mücadelesidir. Bırakın kimin yenip yenmeyeceğine oyuncular ve sahadaki oyun karar versin' diye konuştu.Camialar arasında polemiğin kimseye faydası olmadığını vurgulayan Fikret Orman, futbolu güzelleştiremedikleri sürece seyirci sayısının düşeceğini dile getirdi.Stat konusundaki sıkıntılarBu sezon stat konusunda yaşadıkları sorunlara değinen Fikret Orman, bu konudaki planlamanın kendilerine ait olduğunu ifade etti.Stat konusunda iyi planlama yapamadıklarını anlatan Orman, şöyle devam etti:'Beşiktaş'ın planlaması Beşiktaş'ın işidir. Kimseden planlama konusunda ne destek ne akıl istedik. Beşiktaş'ın stadı 23 metre kuzeye kaymıştır. 8 metre de aşağı inmiştir. Tribün tribün yapılmaya imkan yoktur. Nasıl tribün tribün yapılacakmış, mühendislik olarak bunu anlatsınlar. İstanbul'da stat bulamadık yönündeki söz, sitem şeklindedir. Hiçbir camiayı hedef olarak söylemedik. Stat bitecek, Beşiktaşlılar evine dönecek. Son süreci şampiyon olarak bitireceğiz. Bizim bir beklentimiz yok. Bekleyen namerttir'Maçları nerede oynayacakları yönündeki soruyu yanıtlayan Orman, şunları söyledi:'Önümüzde Fenerbahçe ve Partizan maçları var. Olimpiyat Stadı'nın sadece çim sorunu yok. Futbol ambiyansı sorunu var. 40-50 bin taraftar olduğunda bu atmosferi tutturuyoruz. Ama sayı 7 bin olduğunda olmuyor. Ankara'da 3-2 kazandığımız maçta seyircinin inanılmaz payı vardır. Şu anda karar vermek istemiyoruz. Şu iki maçımızı oynayalım. Sonra Başakşehir Stadı'nda oynayacağız. Ardından milli takım arası var. Ona göre konuşacağız. Beşiktaş'a İstanbul'da taraftarların ilgisini az gördüğümüz takdirde bütün maçlarımızı Ankara'da oynayabiliriz. Anadolu'da inanılmaz ilgi ve alaka görüyoruz.'Taraftarlardan destek istediOrman, Fenerbahçe derbisi için taraftarlardan destek istedi.İstanbul dışında yapılan maçlarda takımın büyük ilgiyle karşılandığına dikkati çeken Orman, 'Taraftarlar iyi günde, kötü günde, yağmurda, çamurda olan bir şeydir. Ankara'ya, Belgrad'a İstanbul'dan taraftar geliyor. İstanbul'da trafik varmış. Herkesi pazar günü bekliyoruz' diye konuştu.Gökhan Töre'ye destekSiyah-beyazlı kulübün başkanı, son lig maçında kırmızı kart gören Gökhan Töre'ye destek verdi.Kendisinin soyunma odasına inen bir başkan olmadığını belirten Orman, yaşanacak disiplinsizliklerde önlemleri alacak yöneticilerin olduğunu söyledi.Gökhan Töre konusunun kamuoyunda çok tartışıldığını anlatan Fikret Orman, 'Herkesin işi gücü bitti Gökhan aşağı, Gökhan yukarı. Pırlanta gibi çocuktur. Kendisini yöneticileri, hocaları ve arkadaşları çok sever. Türk futbolunun kazanması gereken önemli bir yıldız. Bu çizgiden çıktığı anda karşısında Ahmet Nur Çebi'yi, Mete Vardar'ı, Ahmet Ürkmezgil'i bulur' ifadelerini kullandı.Yıldırım Demirören'in sözleriOrman, bir gazetecinin 'Yıldırım Demirören, Beşiktaş başkanı olduğu sırada 'iki büyük yaratılmak isteniyor', kendisi başkan olduğunda ise 'benim yönetimimde herkes eşittir' dedi. Siz ne diyeceksiniz?' sorusuna şu yanıtı verdi:'Böyle şeyi kabul edemem. İki büyük, üç büyük değil bizim açımızdan tek büyük vardır. Rakiplerimiz dönem dönem kayrılmıştır. Sadece hakem olarak görmeyin. Devlet kurumundan yardım almadan geliyoruz. Gençlik ve Spor Müdürlüğü, 20 milyon lira para verdiğini açıklıyor. Spor Toto'daki Beşiktaş takımlarının isimleri yazılmış. Bu sadece bize verilmiyor. Bütün kulüplere veriliyor. Federasyonla bir işimiz yok. Bizim esas işimiz MHK, disiplin ve tahkim kurullarıyla. Onlar da kendi içinde özerk kurumlar. Yoksa Demirören'in bu işlere müdahil olduğunu düşünmüyorum. Öyle izlenim aldığım da yok. Beşiktaş'ı kimse üçüncü büyük yapamaz çünkü Türkiye'nin en büyük kulübüdür. Bu sezona ismini veren başkanın kulübüdür. Cenaze töreninde herkesi toplayan camiadır. Üstümüzdeki ölü toprağı atılmıştır. Gelirlerimiz rakiplerin üstüne çıkacak. Stat bittiğinde bir iki sene sonra kombinede sıra yazacağız.'Orman, derbi maçına yönelik 'Kazanan futbol olsun, fair play olsun. İnşallah biz kazanırız' diyerek sözlerini tamamladı.Muhabir: Ercan Doğan | AA
Torrent'leri İndirmeden İzleten Site!
Video torrent'lerini indirmeden, web üzerinden izlemeye izin veren ilginç site yayında!Torrent'leri indirmeden, ' akış ' yaparak izleme fikri çılgınca gelebilir ancak Joker adındaki bir web sitesi, tam da bu hizmeti vermeye başladı. Site, favori dizinizi hiç beklemeden izlemenize izin veriyor; ancak ne kadar ayakta kalacağı çok şüpheli.Torrent'leri indirmeden, web üzerinden akışla izleme fikri daha önce Popcorn Time ile ortaya çıkmıştı. Popcorn Time'ın kafası birkaç kez ezilmiş, hizmet hayatta kalmayı başaramamıştı. MPAA 'yı harekete geçireceği belli olan yeni Joker ise popüler torrent dosyalarında oldukça başarılı görünüyor. Teknoloji blog'u Gizmodo , yaptığı testlerde Teenage Mutant Ninja Turtles'ı sadece birkaç saniye içinde izlemeye başlayabildiğini söylüyor. Bir torrent'i izlemeye başlamak için siteye torrent'in bağlantısını kopyalayıp yapıştırmanız, veya PC'nizdeki torrent'i göstermeniz gerekiyor.Web sitesini kimin kurduğu bilinmiyor, çünkü Whois bilgileri bir proxy arkasında gizlenmiş. Bu siteyi kullanarak lisanslı içerikleri izlemenin, kanunlar önünde torrent'leri korsan olarak indirmekten muhtemelen farklı olmayacağını hatırlatalım.Chip
İstanbul Kitap Fuarı 8 Kasım'da Açılıyor!
İstanbul Kitap Fuarı, 8 Kasım Cumartesi günü, 33. kez, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde kapılarını açmaya hazırlanıyor. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı bu yıl 8-16 Kasım 2014 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi- Büyükçekmece’de açılacak.Türkiye ve yurtdışından 850 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla düzenlenen İstanbul Kitap Fuarı’nda söyleşi, panel, çocuk etkinlikleri ve dinletilerle birlikte 270 etkinlik gerçekleştirilecek.Sinemamızın Yüzyılı ve Atilla Dorsay33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, Türk Sinemasının yüzüncü yılını “Sinemamızın 100 Yılı” temasıyla selamlıyor. Onur yazarının Atilla Dorsay olduğu fuar, kitapseverleri sinemanın uzun yolculuğuna söyleşiler, paneller, müzik dinletileri ve sergilerle tanıklık etmeye davet ediyor.Fuar süresince oyuncu, yönetmen ve yazarların katılımıyla Atilla Dorsay’ın sinema eleştirmenliği, yazarlığı ve yaşamı üzerine söyleşiler gerçekleştirilecek. Sinema teması kapsamında 50 etkinlik düzenlenecek.TÜYAP tarafından düzenlenen tasarımını Sadık Karamustafa’nın gerçekleştirdiği “Renkli Sinemaskop Bir Hayat: Atilla Dorsay” sergisinde Onur Yazarı Atilla Dorsay‘ın yaşamı, sinema yolculuğu, çalışmaları ve eserlerinden tadımlık bir seçki okurları karşılayacak.Onur Konuğu Macaristan: Bir Bahçeden Bir Bahçe’ye…İstanbul Kitap Fuarı bu yıl çok yakın bir misafiri, Macaristan’ı konuk ediyor. Nazım Hikmet’in şiirine referansla mottosunu “Bir Bahçeden Bir Bahçeye” olarak belirleyen Onur Konuğu Macaristan, 8-11 Kasım 2014 tarihleri arasında açık olacak Uluslararası Salon’da (1. Hol) Macar kültürünü Türkiye’den kitapseverlerle buluşturacak bir program hazırladı. Aralarında Modern Macar Edebiyatı’nın çok değerli yazarları Péter Esterházy, László Darvas, Dóra Csányi, Katalin Szegedi, Péter Zilahy, Tóth Krisztina, Spiró György, Mihály Hoppál, Timur Davletov, Fodor Pál, Dávid Géza ve Zsofia Mautner bulunuyor.Macaristan’ın da yer alacağı Uluslararası Salon bu yıl 8-11 Kasım tarihleri arasında 35 ülkeden 91 yayınevini ağırlayacak.Gabriel Garcia Marquez TÜYAP’taKolombiya Büyükelçiliği’nin düzenlediği anma etkinlikleri kapsamında Marquez okurlarını TÜYAP’ta selamlayacak. Anma etkinliği 15 Kasım 2014 Cumartesi günü Gabriel Garcia Marquez’in Hayatı, Eserleri ve Türk Halkının Marquez Edebiyatına Bakışı, yazar tarafından kurulan Ibero-American New Journalism Vakfı Genel Müdürü Jaime Abello ve Türkiye’den yazar Seçkin Selvi’nin katılımıyla gerçekleştirilecek.Fuarın Uluslararası Konuklarıİstanbul Kitap Fuarı, dokuz gün süresince yurt dışından değerli yazarları konuk edecek. Sinema teması kapsamında senarist ve yazar Petros Markaris, Polonyalı yazar Janusz Glowacki, eleştirmen ve sinema tarihçisi Philip Kemp; gerilim romanlarının çok satan yazarı Tess Geritsen, Gleen Meade, çevirmen ve yazar Maureen Freely fuarın konukları arasında. Tüm etkinliklerde yurt dışından 40 yazar fuar süresince Tüyap’ta olacak.Fuarın Yenilikleri: Müzik ve YemekBu sene temanın sinemaya adanması nedeniyle fuar koridorlarında tanıdık melodiler yankılanacak. Fuayede yer alacak dinletiler 8 Kasım Cumartesi, 11 Kasım Salı ve 15 Kasım Cumartesi günlerinde kitapseverleri Unutulmaz Türk Filmleri Müzikleri ile karşılayacak.İstanbul Kitap Fuarı’nın bir diğer yeniliği ise 8-11 Kasım 2014 tarihleri arasında Uluslararası Salon kapsamında açık olacak “Mutfak” . Sevilerek takip edilen yemek yazarlarının interaktif yemek sunacakları ve söyleşecekleri Mutfak, Macaristan’ın ünlü yemek blogu yazarı ve programcısı Zsofia Mautner’i de ağırlayacak. Mautner, Türk okurlara lezzetli Macar yemeklerinin gizli tariflerini verecek.Çocuk EtkinlikleriTÜYAP, genç okurlarına bu yıl da dolu bir program hazırladı. Özellikle hafta içi günlerde farklı yaş grupları için yazarların katılımıyla söyleşi, okuma ve atölye çalışmaları gibi 57 etkinlik düzenlendi.Fuar Saatleri Değişti33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı hafta içi 10.00-19.00, hafta sonu ise 10.00-20.00 saatlerinde ziyaret edilebilir. Öğrenci, öğretmen, emekli ve engellilere girişin ücretsiz olduğu fuarın giriş bedeli 5 TL.33. İstanbul Kitap Fuarı, 24. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı-ARTİST 2014 ile eş zamanlı gerçekleştirilecek.Time Türk
Motorola Resmen Lenovo'nun!
2014 yılı başında tüm dünyanın gündemine oturan ve Motorola ’nın Çinli bilgisayar üreticisi Lenovo’ ya satılmasını ön gören anlaşma resmi olarak imzalandı. Lenovo yaklaşık 3 milyar dolarlık satın alma ücretini Google ’a ödedi ve Motorola resmen Lenovo ’nun oldu.Motorola için son iki haftanın en çok konuşulan şirketi dememiz doğru olur. Önce Nexus 6 sonra da Droid Turbo ile dikkat çekmeyi başaran şirket, şimdi de bu satın alma ile gündemin en tepesine oturmuş durumda.Lenovo söz verdi!Anlaşmanın tamamlanmasının ardından Lenovo ’da yapılan açıklamada Motorola ’nın işlerine fazla karışmayacakları, şirketin merkezinin ABD’de, Chicago ’da kalacağı ve şu anda Motorola CEO’su konumundaki Rick Osterloh ’un kendi pozisyonunda çalışmaya devam edeceği söylendi.Ne olacak?İlk açıklamadan anladığımız kadarı ile Lenovo Motorola ’yı daha çok Asya ve Avrupa pazarında kullanmak için satın almış. Hali hazırda ABD’de aktif olan şirketin Lenovo himayesinde Asya ve Avrupa’da satışlarını arttıracağı düşünülüyor. Nexus 6 ve Droid Turbo’nun ise bu satıştan etkilenmeyeceği, cihazların planlandığı gibi satılacağı tahmin ediliyor.2016'da kara geçecek!Motorola 'nın son zamanlarda tanıttığı Droid Turbo , Nexus 6 ve Moto 360 gibi cihazların satışı tahmin edildiği gibi olursa Lenovo'nun harcadığı parayı geri kazanıp kara geçmesi 2016 yılı başında olacak. Anlaşma Lenovo için bir hayli avatajlı oldu dememiz mümkün.ShiftDelete.Net
11 Araca Çarptı, 3 Kişiyi Bıçakladı ve Kaçtı
İstanbul Bahçelievler'de dün gece bıçaklı saldırgan dehşeti yaşandı. Kullandığı kiralık otomobille 11 araca çarptıktan sonra 3 kişiyi bıçakla yaralayan kişi gasp ettiği arabayla kaçtı.Bahçelievler'de bir kişi kaza yaptıktan sonra 3 kişiyi bıçakladı; daha sonra da otomobil gasp edip olay yerinden kaçtı.İddialara göre, Bahçelievler Talat Paşa Bulvarı üzerinde seyir halinde olan 34 DN 7229 plakalı otomobilin kimliği belirsiz sürücüsü, dün saat 21.00 sıralarında bulvar üzerinde park halindeki araçlara çarptı.Son olarak bankamatikten para çekmek için yavaşlayan 20 N 3641 plakalı araca da çarpan şüpheli, yaya halde kaza yerinden uzaklaşmaya başladı.racından inip hiçbir şey olmamış gibi yürümeye başlayan kimliği belirsiz kişiye, çarptığı araç sürücüsü tepki gösterdi.Bunun üzerine saldırgan belinden çıkardığı bıçakla araç sürücüsünün üzerine yürüdü. Yakında bulunan bir restoranın valesi de olayı görüp müdahale etti. Şüpheli bu kez de bıçakla valeyi yüzünden yaralayarak uzaklaştı. Kazanın meydana geldiği caddenin arka sokağına geçen eli bıçaklı saldırgan, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun evinin de bulunduğu bölgeye geldi. Burada hareket halindeki bir aracı durduran bıçaklı adam, sürücü ve yanındaki arkadaşını bıçakladı; sonra da otomobili gasp ederek kaçtı. Olay sırasında caddede bulunan vatandaşlar büyük korku yaşadı.'Bıçak çekti ve valeyi yaraladı'Kafe işletmecisi görgü tanığı Cahit Işık olayı şu sözlerle anlattı:'Bir araba sesi geldi. Arkadaki araç diğer arabalara vurarak buraya geldi. En son da buradaki araca vurdu. Buradaki lokantanın valesi var o aşağıya indi. Vale kaza yapan araç sahibine yapma etme dedi. Bunun üzerine kaza yapan araç sahibi belinden bıçak çekti ve vale görevlisini yaraladı. Sonrasında kaza yapan şahıs 'Var mı kafir, var mı kafir' diye bağırdı. Sonrasında bıçağı beline koyarak yoluna devam etti. Çok sakindi. Herhangi bir korku, panik bir şeyi yoktu.''Orada da birilerini bıçaklamış'Olayın ardından 3 kişiyi yaralayan kişinin oturdukları parkın oradan geçtiğini söyleyen başka bir görgü tanığı Kenan Dündar ise 'Adamın birini gördüm çok sakin şekilde 'Var mı kafir, var mı kafir. Allah'a inanacaksınız kitaba inanacaksınız' diye bağırıyordu. Sonra diğer sokağa yöneldi. Orada Ahmet Davutoğlu'nun evi var. Oradan da bir süre sonra sesler gelmeye başladı. Orada da birilerini bıçaklamış. Sonrada araç gasp ettiğini kaçtığını duyduk. Soğuk kanlı şekilde burada hiç kimseyi bıçaklamamış gibi yürüyordu. Büyük ihtimal bu olay provakatif olabilir. Bugün Cumhuriyet Bayramı' dedi.Polis şüpheliyi arıyorİhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Olay yeri inceleme ekipleri kazaya karışan araçlarda inceleme yaptı. Bıçaklı adamın kullandığı aracın kiralık olduğu öğrenildi. Yaralanan üç kişinin hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Eşkali belirlenen şüphelinin yakalanması için çalışmalar devam ediyor. Bulut Mülhim / DHA
'Gay Olmaktan Gurur Duyuyorum, Bu Tanrı'nın Bana Verdiği Bir Hediye'
Apple’ın CEO’su Tim Cook eşcinsel olduğunu açıkladı. Bloomberg Businessweek dergisi için bir yazı kaleme alan Cook, cinsel yönelimi hakkında “ Gurur duyuyorum, bu Tanrı’nın bana bir hediyesi” dedi.Cook, “ Yıllarca, pek çok insana cinsel yönelimim hakkında açık oldum. Apple’daki çalışma arkadaşlarımın çoğu gay olduğumu biliyordu ve bu onların bana karşı davranışlarında bir değişikliğe neden olmadı ” diye yazdı.Cinsel tercihi hakkında ilk kez konuşan Tim Cook, “ Açıklamama izin verin: gay olmaktan gurur duyuyorum. Bunu Tanrı’nın bana verdiği bir lütuf olarak görüyorum ” ifadelerini kullandı.Diken
Reklam
Ne Yaptığı Hakkında Gerçekten Fikri Olmayan Golden Retriever'ın 14 Hali
Bilgisayarın başında oturan Golden Retriever'ın 'I have no idea what I'm doing' yazılı fotoğrafını hepimiz hatırladık mı? Bu tatlı köpeğin sahibi, köpeğinin insan davranışları sergilediği neşeli fotoğraflarıyla tekrar ortaya çıkıyor.Bailey adındaki yetenekli ve sabırlı köpeğin aynı zamanda aşırı uykucu olduğunu ve gün içinde ortalama bir tembel hayvandan daha çok uyuduğunu belirtmiş sahibi.
Sancaktepe'de Afet Toplanma Alanı 'Gizli'
İstanbul’da Sancaktepe Belediyesi'nin herhangi bir afet veya deprem sonrasında toplanılacak alanları ‘gizlilik’ arz ettiği gerekçesiyle açıklamaması halkın tepkisine yol açtı.Sancaktepe’nin en işlek caddelerinden biri olan Demokrasi Caddesi’nde Evrensel gazetesine konuşan vatandaşlar, yapılan kentsel dönüşüm projeleriyle boş arazi kalmadığını ve bir deprem anında nereye gideceklerini bilmediklerini söyledi.Mimarlar Odası Anadolu 1. Büyükkent Bölge Temsilciliği, deprem sonrası toplanma alanlarını öğrenmek için yaptığı başvuya Sancaktepe Kaymakamlığı, konuyla ilgili bilgilerin “gizlilik arz ettiği” için verilemeyeceğini söylemişti.AFET TOPLANMA ALANI NEDEN GİZLİ?Fen işlerinden Emekli Belediye İşçisi Hasan Bektaş, 2006 yılından önce Sancaktepe’de parklar ve geniş alanların olduğunu anlattı. “Sancaktepe Mezarlığının yakınındaki polis karakolu yıkıldıktan sonra, burasının afet toplanma alanı olması için imza toplandı” diyen Bektaş, Belediyenin araziyi satışa çıkardığını ve bir sonuç alınamadığını söyledi. Bektaş “Afet toplanma alanını bizim için yapıyor, bizden gizliyorlar. Benim bildiğim böyle bir alan yok varsa da ihaleye çıkartacaklardır onun için gizliyorlardır” diye konuştu.İNSAN HAYATI MI ÖNEMLİ RANT MI?Evrensel gazetesinin haberine göre “Sancaktepe’de deprem olursa nereye sığınacaksınız?” sorusuna Latif Demir, “Sığınacak yer mi kaldı? Deprem olursa sokağın ortasına çıkıp bekleyeceğiz. Gidecek bir yerimiz yok” dedi. “Samandıra’da kamuya ait 2 önemli yer vardı. Veysel Karani Ormanı’ndaki alan satıldı. Diğer araziye de AVM yapacaklar şimdi” diyen Demir, “Nâzım Hikmet Parkı’nı bile kiraya verdiler. Depremi düşünen yok parayı insandan daha çok seviyorlar” şeklinde tepkisini dile getirdi. “Belediyenin ‘gizli’ toplanma alanı diye kastettiği yer, Ömerli Barajı’nın bulunduğu mevkideki Paşaköy Mahallesi olabilir” tahmininde bulunarak konuşmasını sürdüren Demir, “Burası da büyük bir rant alanı, 3. köprünün yolu geçiyor. Belediye Başkanı İsmail Erdem de buradan büyük bir arazi satın aldı”diye iddia etti.NE TEDBİR VAR NE DE BİLİNÇ“14 yıldır Sancaktepe’de yaşıyorum AFAD yetkililerinin hiçbir çalışmasını görmedim” diyen Kocaeli Üniversitesinde İnşaat Teknolojileri Bölümü Öğrencisi Can Okkay, “İnsanlar evlerine elektrik ve su bağlatabilmek için zorunlu deprem sigortası yaptırıyor. Belediyeler bu konuda bilinçlendirme çalışması yapmıyor. Türkiye’de deprem ve afet bilinci ne yazık ki verilmiyor” diye konuştu. Sancaktepe’de bir festival alanı bulunduğunu ve yılda sadece bir kere kullanıldığını anlatan Okkay, “Arazi özel bir şahsa ait ancak Belediye buraya yatırıp yaparak, deprem sonrası toplanma alanı olarak hazırlayabilir. En azından çadır stoku yapılsa bu bile bir şeydir” dedi.Sancaktepe Merkez Mahallesi Eski Muhtar Adayı Murat Andıç da, Gölcük ve Van’da yaşanan depremlerden ders çıkartılmadığına değindi. “300 binden fazla insanın yaşadığı Sancaktepe’de, deprem olsa insanların gideceği bir yer yok. Neden tedbir alınmıyor?” diyerek Belediyeye tepki gösterdi.BELEDİYE SORUMSUZCA HAREKET EDİYORMarmara Üniversitesi Öğrencisi Sinem Gelen de, “Deprem olduktan sonra Belediye çıkıp ‘Benim gizli yerim burası, hadi sizi toplayıp götüreyim’ diyemez. O kadar insanı da toplayamaz” dedi. İnsanların toplanma alanının neresi olduğunu bilirse oraya gidebileceğini söyleyen Gelen, “19 yıldır burada yaşıyorum, deprem olursa nereye gideceğimi bilmiyorum. Bir vatandaş olarak Belediyeden bu yeri açıklamasını istiyorum” dedi.SİNPAŞ DEPREM ALANINA AVM YAPACAKİstanbul Büyükşehir Belediyesi CHP Grup Sözcüsü Özgen Nama, Sancaktepe’de deprem için sahra hastanesi yapılması belirlenen alanın 2 ay önce konut ve AVM yapılmak üzere SİNPAŞ’a satılması üzerine Sancaktepe Belediyesine dava açtı. SİNPAŞ’ın Aydos Ormanı’nın hemen yanında Aydos Konakları gibi bir projesi olduğunu söyleyen Nama, “Belediye’nin ‘gizlilik’ gibi bir gerekçesi olamaz. Tam tersi bu alanları tabela ve işaretlerle insanlara göstermesi gerek, dünyada gizlenmesi gereken en son şey deprem toplanma alanlarıdır” dedi.Tolga Alp TURGUT - Canan DEDE | Evrensel 
Reklam
Bekir Bozdağ 'Öcalan Öldü' İddialarını Yalanladı
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, İmralı cezaevi'nde bulunan Abdullah Öcalan'ın öldüğüne ilişkin sosyal medyada yer alan iddialara ilişkin Twitter hesabından açıklama yaptı.'PROVAKATİF BİR HABERDİR'Bozdağ, 'Sosyal medyadaki 'Abdullah Öcalan'ın öldüğü' haberleri; asılsız, uydurulmuş, provakatif bir haberdir' açıklamasında bulundu.Bakan Bozdağ'ın Başdanışmanı Adnan Boynukara da Twitter hesabından, 'Öcalan'ın öldüğüne ilişkin haberler asılsızdır, yalandır. Bu haberlerin tümü provakasyon amaçlıdır!' mesajını paylaştı.BİR AÇIKLAMA DA HDP'DEN Yapılan yazılı açıklama şöyle; 'Sosyal medyada Öcalan’ın yaşamını yitirdiğine dair haberler dolaşıma sokulmuştur. Bu haberler gerçek dışıdır, provokasyon amaçlıdır. Heyet olarak Adalet Bakanlığı’yla yaptığımız görüşmede de provokasyon amaçlı bir bilgi olduğunu teyit ettiler. Halkımız ve demokratik kamuoyu bu tür gerçek dışı haberlere itibar etmemelidir.'
Flipboard'un Tasarımı Yenilendi, Haberler Ön Plana Çıkarıldı
Haberleri dergi tarzında okuma imkanı sunan Flipboard uygulaması kapsamlı bir değişiklikten geçiyor. Yepyeni bir tasarım ve 30 binin üzerinde yeni başlıkla birlikte kullanıma sunulan 3.0 versiyon numaralı yeni Flipboard aynı zamanda The Daily Edition olarak adlandırılan yeni bir günlük haber dergisini de kullanıcılara sunacak. Bu dergi içinde farklı kategorilerden derlenen haberler bulunacak.iTunes App Store’da yer alan açıklamaya göre Flipboard 3.0 aşağıdaki yeniliklerle geliyor:Flipboard’un 3. nesil sürümü çok daha kişisel bir deneyim ve telefon için yepyeni bir tasarım sunuyor.Dergilerine ne ekledikleri ile ilgili en son haberler için kişileri takip et. Elbette, yayıncıları, web sitelerini ve diğer kaynakları takip etmeye devam edebilirsin.– Capcanlı dergi kapakları, yeni sayfa düzeni ile daha kolay erişilebilir yorum ve bilgi görüntüleme dahil tamamen yenilenen tasarımın keyfini çıkar.Sadece telefonda:– Yepyeni bir görünüm ve his: Yeni üst sekme çubuğunu kullanarak Flipboard’un ile takip ettiğin şeyler, arama, bildirim ve profilin arasında hızlıca gezin.– Kolay erişim butonlarıyla favori haberlerini daha hızlı paylaş, beğen veya dergilerine ekle.Yeni tasarım ile özellikle akıllı telefonlarda, Flipboard kullanıcı kitlesinin yüzde 70’inin bağlandığı ortamlarda içeriklerin bulunabilirliğinin artırılması hedefleniyor. Başlık odaklı kullanıcı arayüzü sayesinde kullanıcılar ilgi alanlarına yönelik içerikleri daha hızlı bulabilecek. Yeni başlıklar bölümünün arkasındaki teknoloji Flipboard’un bu yılın başlarında satın aldığı, mobilde haber tavsiye servisi sunan Zite tarafından sağlanıyor.
Reklam
Yeni Skype Yayınlandı
Ekim ayı başında önizlemesi kullanıma sunulan yeni tasarımlı Skype'ın final sürümü yayınlandı. Görsel değişimler içeren uygulamanın Windows ve OS X sürümleri indirilebilir durumda.Ekim ayı başında önizleme sürümü kullanıma sunulan yeni Skype'ın final sürümü yayınlandı. Önizleme sürümünde mobil uygulamaya yakınlaşmasıyla dikkat çeken Skype, en büyük değişimi görsel arayüz tarafında yaşamıştı.Yeni tasarım yeni arayüzArayüzü yeniden tasarlanan uygulama Microsoft 'un modern tasarım dilini yansıtacak şekilde elden geçirildi. Final sürümü yayınlanan yeni uygulama geçirdiği görsel değişimler dışında kullanıcılara daha kolay sohbet, paylaşım ve fotoğraf görme olanağı da sağlıyor.Yeni özelliklerKullanıcılar artık video çağrılarını yazışmalarıyla yan yana sürdürebiliyor. Grup video görüşmeleri yeni sürümde ücretsiz olarak yapılabilirken, anlık mesajlaşma için kullanılan emotions'lar da büytülmüş olarak sunuluyor. Yeni Skype sürümünü Windows için buradan Mac için buradan indirebilirsiniz.ShiftDelete.Net
Van'da 4 Yaşındaki Nehir Evinin Önünde Oynarken Kayboldu
Gürpınar ilçesinde evlerinin önünde oynarken kaybolan 4 yaşındaki Nehir Aslan'ı arama çalışmaları devam ediyor. Aslan ailesine ait eve yaklaşık 300 metre mesafede küçük Nehir'in ayakkabıları bulunduGürpınar ilçesinde evlerinin önünde oynarken kaybolan 4 yaşındaki Nehir Aslan'ın ayakkabıları, evlerine yaklaşık 300 metre mesafede bulundu.Kırkgeçit Mahallesi'nde yaşayan ve dün saat 14.00'ten itibaren haber alınamayan Nehir Aslan için yaklaşık 500 kişinin katılımıyla gerçekleşen ve havanın soğumasıyla ara verilen çalışmalar, sabahın ilk ışıklarıyla yeniden başladı.İl Jandarma Komutanlığı, İl Afet ve Acil Durum Müdürülüğü arama kurtarma ekipleri ile UMKE, köy korucuları ve mahalle halkının katılımıyla gerçekleşen arama çalışmalarına, Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığına ait helikopter de havadan destek veriyor.Çevre yerleşimlerden traktör ve atlarla bölgeye gelen vatandaşların da çalışmalara katıldığı Kırkgeçit'te, yaşanan olay nedeniyle eğitime bir gün süreyle ara verilirken, öğrenciler de küçük Nehir'in bulunması için çaba sarf ediyor.Yürütülen çalışmalarda Aslan ailesine ait eve yaklaşık 300 metre mesafede küçük Nehir'in ayakkabıları bulundu. Ayakkabıların bulunmasıyla umutlanan ekipler, çalışmalarını söz konusu bölgede yoğunlaştırdı.Aynı zamanda gece baktıkları noktaları sabah saatlerinden itibaren tekrar kontrol eden ekipler, hava sıcaklığının sıfırın altında seyrettiği bölgede küçük kızın bir an önce bulunması için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.Muhabir: Özkan Bilgin, Tuncay Avcı | AA
Reklam
Mahkeme: Uğur Kurt 'Olası Kastla' Öldürüldü
Asliye Ceza Mahkemesi Uğur Kurt'u öldüren polis hakkındaki 'taksirle adam öldürme' suçlamasını yetersiz buldu. Suçun 20 ila 25 yıl arası hapis cezası öngören 'Olası kastla adam öldürme' olduğunu belirtip dosyayı Ağır Ceza mahkemesine gönderdi. Ne olmuştu? Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu savcısı Hasan Yılmaz tarafından 5 aydır yürütülen soruşturma sonucu hazırlanan iddianamede, tek şüpheli olarak Uğur Kurt'u vuran silahı kullanan polis memuru S. K. yer almıştı.Savcılık, olayda kasıt olmadığını belirtirken polis memuru S.K. hakkında TCK'nın 85. maddesi Taksirle öldürme 'Taksirle bir insanın ölümüne neden olmak' suçundan 3 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istemişti. Hazırlanan iddianame İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından onaylanarak İstanbul Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmişti. Mahkeme iddianamede yer alan 'taksirle adam öldürme' suçlamasını yetersiz buldu. Suçun 20 ila 25 yıl arası hapis cezası öngören 'Olası kasıtla adam öldürme' olduğunu belirten mahkeme dosyayı Ağır Ceza mahkemesine gönderdi.DHA 
İnternet 45 Yaşında!
Doğar doğmaz “lo” diyen internet, 45 yıl önce bugün Los Angeles’teki University of California’da (UCLA) ilk iletinin gönderilmesiyle dünyaya gözlerini açtı; gerisi çorap söküğü gibi geldi.Aslında bakılırsa olay meydana gelirken abartılacak bir durum yoktu. Los Angeles’taki UCLA profesörlerinden Leonard Kleinrock ‘un danışmanlığını yaptığı UCLA öğrencisi Charley Kline bilgisayarıyla deneyler yapıyordu.Yalnızca “login” sözcüğünü içeren bir iletiyi UCLA’daki SDS Sigma 7 sunucusundan SAE’deki SDS 940 sunucusuna göndermeyi deniyordu. İlk iki harf olan “l” ve “o” sorunsuz biçimde iletildi; ancak sistem bundan hemen sonra durdu.Böylece ARPANET* üzerindeki ilk başarılı ileti “lo” oldu. “login” sözcüğünün tamamının gönderilmesi için bir saate yakın bir çalışma gerekti.Ama durum çok açıktı, ARPANET üzerinden gerçekleşen ilk ileti gönderimi tarihinde saat 22:30′da iki sunucu arasında gerçekleşmiş ve internet doğmuştu.ARPANET (Gelişmiş Araştırma Projeleri Dairesi Ağı), Birleşik Devletler Savunma Bakanlığı bünyesinde bağlı ARPA (Gelişmiş Savunma Araştırmaları Projeleri Birimi) tarafından geliştirilen dünyanın ilk paket dağıtımı ağı ve evrensel İnternet’in öncülüdür.Günümüzde veri ve ses iletişiminin dünya çapındaki baskın temeli olarak görülen paket dağıtımı veri iletişiminde yeni ve önemli bir kavram işlevi görüyordu. Daha önceleri veri iletişimi devre dağıtımı yöntemine dayanıyordu. Eski telefon devrelerini andıran bu yöntemde telefonun bir ucundaki kişinin konuşma süresinin sonuna dek hattın diğer ucundaki kişiden başkasıyla iletişim kurması olanaksızdı.Paket dağıtma yönteminde bir sistemin tek bir iletişim hattı kullanarak birden çok makineyle haberleşebilmesi için verinin küçük parçalara ayrılıp bu parçaların daha sonra paketler halinde düzenlenmesi gerekiyordu. Bu sayede bağlantı hattı paylaşılabiliyor (Tek bir posta merkezinden farklı varış noktalarına birçok mektubun gönderilmesinde olduğu gibi) ve her paket diğer paketlerden bağımsız olarak gönderilebiliyordu.Lincoln Laboratuvarı biliminsanlarından Larry Roberts tarafından geliştirilen bir paket dağıtım yöntemi ARPANET’in tasarımının temelini oluşturmuştur.Cut-Online
Reklam
Finlandiyalı Fotoğrafçıdan Akıllara Zarar 15 Otoportre
Bir çoğumuz çektiğimiz selfie'lerde kendimizi daha zengin, daha havalı, daha güzel, daha mutlu göstermek için çabalarız. Finlandiyalı fotoğrafçı Iiu Susiraja genel kabul görmüş bu konsepti çektiği otoportrelerle yerle bir ediyor. İşte Iiu'nun akıllara zarar 15 saykedelik otoportresi;Iiu'nun web sitesi: http://www.iiususiraja.com/
Bakan Çelik'ten Acı İtiraf: 'Bu Madene Ruhsat Verilmemeliydi'
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'ten acı itiraf: 'Benim gördüğüm, bu madene ruhsat verilmemeliydi.'Çalışma Bakanı Çelik, VATAN'dan Murat Çelik'e konuştu: Türkiye'de Karaman'daki gibi çok sayıda küçük maden var. Bunlar efektif değil. İşveren, daha fazla kar için yatırım yapmıyor. İşte bu tür madenler kapatılmalı...Sizin Ermenek’teki ilk temaslarınızın ardından, CHP milletvekillerinin de bulunduğu ortamda bu madenin kapatılması gerektiğini söylediğinize dair haberler var internette. Bu mu düşünceniz?Bakın benim söylediğim şudur. Açıkça söylüyorum. Kim alınıyorsa, sözlerim kime gidiyorsa gitsin. İçim yanıyor benim. Gerçekleri konuşmayacak mıyız? Şunu söylüyorum... Soma’da 301 kişi öldü. Daha birkaç gün sonra ‘İlla ki maden tekrar açılsın’ dendi. Bunu oradaki işçi de istedi, işveren de istedi, esnaf, yöre halkı, herkes istedi. Bölge halkından gelen bu talep doğrultusunda, yaşanan sosyal sorunlar üzerine, yetkililer, mülki amirler, bölge milletvekillerine kadar herkes açılması için talepte bulundu, baskılar yaptı.Bakan arkadaşlarınızdan da geldi mi ‘açılsın’ talebi?Yok canım, bakanlar biziz zaten. Ama dediğim gibi herkesten geldi. Hatta bizlere, eş, dost, tanıdıklarımızı araya sokup ulaşmaya çalışanlar bile oldu. Biz bu duruma rağmen önce açmadık. Ne zaman ki bir galeri sağlıklı hale getirildi, yalnız o galeriyi açtık. Işıklar Ocağı... Onu da her gün başına müfettiş koyarak açtık. 2 gün sonra o galeride yangın çıktı. 50 olması gereken gaz seviyesi 150’ye çıktı. Hemen tahliye edildi, duvar örüldü ve oksijensiz bırakılıp yangın söndürüldü. Allah’tan böyle tedbirli davranmışız ve hemen yine kapatmışız.Bu kaza değil aslındaErmenek’teki durum nedir peki? Yine ihmal mi var?Bakın buradaki kazada... Gerçi bilemiyorum kaza demek ne kadar doğru. Bu kaza değil aslında. Yer altından buraya bir su patlaması var. Altını çizerek söylüyorum, kesin değil ama ilk incelemelere ve tespitlere göre, daha önce kullanılan ama şu anda metruk halde duran galeriler var, oralarda su birikintileri var. Belli ki çok su birikti o terk edilmiş olan, kullanılmayan galerilerde. Tekrar ediyorum kesin değil, ilk tahminler bu yönde, buralarda biriken suyun aşağıya deşarj olması gibi bir durum var. Böyle görünüyor.Siz de indiniz madene. Nedir izlenimleriniz?Murat bey bakın, çok açık söylüyorum. Benim gördüğüm, bu madene ruhsat verilmemeliydi. Madene Sayın Başbakan ile indik. Ondan önce, 3 bakan indik. Çıkarken hepimizin ceketleri sırılsıklam oldu. Düşünün içerideki durumu. Yüzde 35 eğimli, 350 - 400 metre aşağı iniyor işçi. Raylı sistem yok, asansör yok. Yaya olarak... ‘Geri çıkmamız 45 dakika alıyor’ diyor işçiler. Biz 200 metre indik, çıkıncaya kadar hiç birimizde takat kalmadı. Bu işçi nasıl çalışacak? Herkesle konuşmaya varımSiz böyle söyleyince, insanlar da haklı olarak, “İyi ama icra makamında olan sizlersiniz, neden gereği yapılmıyor” diyor.Tamam, tabii ki biz yapacağız. Sorunların bir çoğunu çözüyoruz ama çözülemeyenleri de konuşmamız gerekiyor. Bakın bu madencilik işinde, biliyorsunuz, önce yer projelendiriliyor ve arama ruhsatı veriliyor. Ara kardeşim burada. Ne kadar bir rezerv var bak. Bölgenin 3 boyutlu görüntülerine kadar çekiliyor. Sonra da, 3 yıllık dönem içinde işletme ruhsatı veriliyor. Bizim görevimiz bu aşamadan sonra başlıyor. Yani aslında tali görev bizimki. Denetimleri yapmak bizim görevimiz. Ama bakın açıkça söylüyorum, Türk madenciliğinin yapısal sorunları var. Hodri meydan, bunları her yerde, herkesle konuşmaya varım ben. Bakın mesela Zonguldak’taki düzen... Orada basıyorsunuz asansörün düğmesine, iniyorsunuz yüzlerce metre aşağıya. Keza raylı sistem... Yatırım ortada. Burada ise yatırım yok. Burası ve burası gibi küçük işletmelerde, adam para harcamıyor, yatırım yapmıyor. Bu küçük işletmeler, güvenlik açısından yatırıma engel işletmeler.Ve bu yüzden, bu tür küçük madenlerin kapatılmasından yanasınız öyle mi?Aynen öyle. Türkiye’de yüksek rezervli büyük madenlerin yanı sıra çok sayıda küçük maden var. Bunlar efektif değil. Buradaki, Karaman’daki maden gibi... İş sağlığı güvenliği hükümlerine uygun olmayan... İşveren, böyle küçük madenler olunca, az sayıda işçinin çalıştığı, rezervi tükenmek üzere olan bu tip ocaklara gereken yatırımı yapmıyor. Daha fazla kar elde etmek için maliyeti minimumda tutmaya çalışıyor ve bu sebeple mevzuatın gereği olan tedbirlerin yarattığı masraftan kaçınıyor. Ben işte bu tür madenlerin kapatılması gerekir diyorum. Bunların kapatılması ve bunların yerine, daha büyük ve iş sağlığı güvenliği koşullarının sağlanabileceği madenlere ağırlık verilmesi gerekir. Söylediğim budur.Bakan’dan acı itirafSayın Bakan, tüm bu anlattıklarınız, en yetkili ağızdan gelen bir ‘acı itiraf’ değil mi? İtiraf tabii ki. Bakın ben geçenlerde İstanbul’daki asansör olayında da söyledim bunu. Acı gerçekler var. İmar rantı yok mu bu memlekette? Ben bunları söyleyince bazıları tepki gösteriyor ama kimse kusura bakmasın. Sözlerim nereye gidiyorsa gitsin. Belediyeye ise belediyeye, bakanlığa ise bakanlığa, kendi bakanlığıma ise kendi bakanlığıma. Bu kadar da açık konuşuyorum. İnsanlar ölüyor, içimiz yanıyor. Bazı şeylerin açık açık konuşulması gerekmiyor mu?Murat Çelik | Vatan
Gökçek'e Göre Gazi Şoförü Darp Etmiş
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Şırnak’ta 2007’de teröristlerle girdiği çatışmada iki kolunu, sağ ayağını ve bir gözünü kaybeden gazi Yılmaz Yiğit ile yaşadığı tartışma ile gündeme gelen belediye otobüsü şoförü Vahit Çatal’ı olayda ajitasyon yapıldığı gerekçesiyle göreve iade etti.Şırnak Özel Harekât Birliği’nde görev yaptığı sırada gazi olan Yiğit’in belediye otobüsü şoförü Çatal ile yaşadığı tartışma şoke etmişti.Olayla ilgili kamera kayıtlarını inceleten Gökçek, Twitter’dan yaptığı açıklamada şoförün çocuğuyla otobüse binen gaziye yardım ettiğini belirterek şunları kaydetti:“Şoför, gazinin bir elinin protez olduğunu bilmiyor ve otobüsten inerken kartını soruyor. Gazi, ‘cebimden al’ deyince protez olduğunu farkediyor ve ‘buyrun inin’ diyor. Gazi, bundan sonra illa cebinden kartın alınmasını istiyor ve bağırmaya başlıyor. Şoföre ‘şerefsiz’ diyerek hakaret ediyor. Bu kez şoför, ‘sensin şerefsiz’ diyor. Bu arada gazi, protez koluyla şoförün yüzüne vuruyor. Şoförün vurması falan kesinlikle yok. Gazi iniyor ve cama proteziyle vurmaya başlıyor. Gazi, dışarıdan yeniden küfredince şoför kesinlikle tasvip etmediğim ‘Allah görmüş de elini almış işte’ ifadesini kullanıyor.”‘Bilinçli bir organizasyon’Yiğit’in nikâh şahitliğini yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte çekilen fotoğraflarını paylaşan Gökçek, “Gazi, çok hızlı bir CHP’li. Olayın bilinçli bir organizasyon olduğu ve belediyeyi karalama amacı taşıdığı çok net” dedi.Evin Demirtaş | Milliyet
Reklam