Güzel Modeli Kızdıran Eşek Şakası
Brezilyalı model bikiniyle çıktığı televizyon programında sunucunun iltifatlarıyla onurlandırıldığını düşünürken, yapılan eşek şakasıyla 26 milyon televizyon seyircisinin önünde böyle rezil edildi. Zafira adlı modeli bikiniyle stüdyoya davet eden sunucu ve yanındakiler modele bir süre iltifat ettikten sonra bir podyum geçişi yapmasını istedi. Stüdyodakilerin hazırladığı oyundan habersiz olan model yürümeye başladığı anda altındaki zeminin çökmesiyle beraber kendisini suyun içinde buldu. İlk anda ne olduğunu anlayamayan genç model ayağa kalktıktan sonra öfkeyle stüdyoyu terk etti. Modelin şaka adı altında milyonlarca seyircinin önünde küçük düşürüldüğü an işte böyle görüntülendi.
Emre'den Kötü Haber
Fenerbahçe'de derbide sakatlanan isimlerden Emre'den kötü haber gelirken, Gökhan'dan gelen haberler olumlu.Kulüp doktoru Burak Kunduracıoğlu yaptığı açıklamada,' Emre'nin arka adalesinde problem vardı, Fedakarca 3-4 hafta oynadı, ağrıları arttı. Kas - kuvvet dengesini uygulamamız gerekiyor. Arka adalede kısmi yırtık ve kanama var'dedi. Emre'nin tedavisinin en az 2 hafta sürmesi bekleniyor.Kunduracıoğlu, Gökhan için ise, 'Gökhan'ın alçaya yapışan adale grubunda kanama var. 1-2 gün dinlenecek. Gece 3'e kadar tesislerdeydi. Hafta sonu oynayacak' dedi.Ligtv
IŞİD'den Aşiret Katliamı
Irak İnsan Hakları Bakanlığı, resmi internet sitesinde bugün yayınladığı bildiride, Irak'ın Anbar ilinde hükümeti destekleyen köklü Elbu Nemir (Sünni Arap) aşiretine bağlı aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu tam 322 kişinin terör örgütü IŞİD tarafından infaz edildiğini duyurdu.2007 yılından beri Sahva olarak El Kaide ardından da IŞİD'e karşı silahlanan Elbu Nemir aşireti Hit ve Cezire bölgelerini Irak ordusuyla birlikte koruyordu. IŞİD'in saldırıları sonucu Hit bölgesinden geri çekilmek zorunda kalan Irak ordusu aşiretin kaderini değiştirdi. Ordunun çekildiği bölgeler Elbu Nemir aşiretine mezar oldu, son 1 hafta içerisinde 322 kişiyi öldüren terör örgütü IŞİD, 65 kişiyi de kaçırdı. Ayrıca aşiretin büyük ve küçük baş hayvanlarına Sahva güçlerinin komutanlarına ait olduğu gerekçesiyle el konuldu.Ahmet Haşim Muhtaroğlu-Bağdat-IRAK(DHA)
En Kapsamlı İklim Raporu Açıklandı: 'B Planı Diye Bir Şey Yok'
'İklim Değişikliği Hükümetlerarası Panel' 30 bin sayfalık değerlendirme raporunu açıkladı. Panelin başkanı; 'İklim değişikliği insanları yaşadıkları yerlerden edecek. B planı diye bir şey yok çünkü yaşayacağımız başka bir gezegen yok' dedi.Yeryüzünde uzun ve kısa vadedeki iklim değişikliğinin nabzını ölçen ve Birleşmiş Milletler ile Dünya Meteoroloji Örgütü'ne üye ülkelerden oluşan 'İklim Değişikliği Hükümetlerarası Panel'in (IPCC), 2007 yılında sunduğu raporun ardından 5. Değerlendirme Raporu, Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da düzenlenen basın toplantısıyla duyuruldu.Tivoli Kongre Merkezi'ndeki basın toplantısında konuşan BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, bir süre önce Danimarka Başbakanı Helle Thorning-Schmidt ile Grönland'a gittiğinde buzulların erimesini ve iklim değişikliği sonuçlarını burada bizzat gözlemlediğini söyledi.Ban, 'Bilim adamı değilim ama dünya genelinde seyahat ediyorum. Gittiğim yerlerde, Amazon havzasında da Grönland'da da iklim değişikliğinin etkilerini görebildim. Eğer hemen ve kararlı şekilde harekete geçersek yaşanılabilir bir dünya imkânımız var' dedi.'B Planı yok çünkü başka gezegenimiz yok'Nobel ödüllü IPCC Başkanı Pachauri ise sera gazlarının düşürülmesi konusunda politika yapıcıların bu raporun sonuçlarından faydalanacağını umduklarını söyledi. Pachauri, 'Küresel ısınma çok açık, refah seviyesi korunarak alınabilecek önlemler var. İklim değişikliği gıda üretimini etkileyecek ve insanları yaşadıkları yerlerden edecek. B planı diye birşey yok çünkü yaşayacağımız başka bir gezegen yok' dedi.'İklim değişikliği geri döndürülemez şekilde devam ediyor'Raporda, yaşanan iklim değişikliğinin artarak ve geri döndürülemez şekilde devam ettiği belirtilerek, etkiler ve değişimin yavaşlaması için yapılması gerekenler irdelendi.Raporda, gözlenen değişiklikler, nedenleri, gelecekteki iklim değişiklikleri ve etkileri, uyum için izlenecek yol ve sürdürülebilir kalkınma gibi konulara yer verilirken küresel ısınmadaki insan etkisinin açık ve net olduğu, insan kaynaklı sera gazları emisyonlarının tarihteki en yüksek seviyede olduğu vurgulandı.1950'den beri gözlenenlerin daha önce olmamış değişimler olduğu kaydedilen raporda, atmosfer ve okyanusların ısınmakta olduğu, kar yağışı ve buzul miktarının düştüğü ve deniz seviyesinin kayda değer şekilde yükseldiği belirtildi.İnsan kaynaklı sera gazları salımını, ekonomi ve nüfus yoğunluğundan kaynaklı olarak endüstri çağı öncesinden artmakta olduğu ancak şimdi hepsinden daha yüksek olduğu vurgulanan raporda, atmosferdeki karbondioksit, metan ve nitrikoksid birleşiminin 800 bin yılda yaşanmamış düzeyde olduğu kaydedildi.Gelecekteki risklerRaporda, süren sera gazları salımının iklimin tüm bileşenlerinde daha ileri düzeyde ısınma ve uzun süreli değişikliklere neden olacağı, geri dönüşü olmayan etkileri olacağı, iklim değişikliğini yavaşlatmak için gaz salınımlarının sürekli ve sağlam bir şekilde düşürülmesini gerektiğinin altı çizildi.900 bilimadamı çalıştıIPCC raporu dünyanın her tarafından 900 bilimadamının katılımıyla hazırlandığını kaydetti.Birleşmiş Milletler ile Dünya Meteoroloji Örgütü'ne üye ülkelerden oluşan 'İklim Değişikliği Hükümetlerarası Paneli (IPCC) beş ila yedi yılda bir dünyanın iklim sisteminin geldiği durum ile ilgili değerlendirme raporları hazırlayarak duyuruyor. Bu raporlardan ilki 1990, ikincisi 1996, üçüncüsü 2001 ve dördüncüsü 2007 yılında yayınlandı.Kaynak: Anadolu Ajansı
BBM ile Zaman Kısıtlamalı Mesajlar Gönderilebiliyor
BlackBerry BBM’i mesajlaşma dünyasında güncel tutacak özellikleri servise aktarmaya devam ediyor. WhatsApp ile mücadele etmek için çıkartmaları kullanmaya başlayan şirket, şimdi de Snapchat’in popüler özelliklerinden birini BBM’e yerleştiriyor.BBM’in son sürümüyle birlikte kullanıcılara gönderdikleri mesaj ve fotoğraflara zaman kısıtlaması koyma özelliği sunuluyor. Böylelikle meraklı gözlerin gönderilen mesajları okuma ihtimali biraz daha azaltılmış oluyor. Buna ek olarak, artık BBM ile gönderilen mesajlar geri çekilebiliyor. Sıklıkla yanlış kişilere mesaj gönderenlerin bu özellikten oldukça memnun kalacağını söylemek yanlış olmayacaktır. Ancak bu özellikten faydalanmak için hızlı davranmak gerektiğini hatırlatmakta fayda var. Gizlilik odaklı son güncelleme mobil cihaz kullanıcılarını bir anda BBM’e yöneltmeyecek olsa da, uygulamaya bir şans verilmesi için yeterli özellikleri taşıyor.Teknoblog
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Sahil yolu, binlerce HES, taş ocakları, maden arama, nükleer santral derken Karadeniz bölgesi, bir karabasanın içinde sürükleniyor. Sırada, “turizmle kalkınma” adına Doğu Karadeniz yaylalarını birbirine bağlayacak bir otoyol projesi var: Yeşil Yol...Adı afilli ve çevreci, ancak aslı -bölge insanının gayet iyi bildiği gibi- ekolojiden, korumacılıktan çok uzak.Herşeyden evvel, “Yeşil Yol”un (diğer adı yayla koridoru) nasıl yapılacağı henüz belirsiz... 1500 km’si asfalt, toplam 2500 km’lik devasa “yayla otoyolu” birkaç yıl önce altı ilin (Ordu, Giresun, Trabzon, Gümüşhane, Rize ve Artvin) valiliklerine ihale edildi.Ne var ki valiler, Yeşil Yol’a dair soruları yanıtlamaktan ısrarla kaçınıyor. Bu kadar büyük bir kamu yatırımı sözkonusu, ancak ne halkın, ne uzmanların görüşü sorulmuş.İş makineleriyse şimdiden dağı taşı kazıyor...
Reklam
Bütün Vergi ve Harçlara Yüzde 10 Zam
Ekim ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla vatandaşın 2015 yılında ödeyeceği vergi ve cezalardaki artış oranı da belli oldu. Trafikten çöpe, emlaktan taşıta, fiş almamadan iletişim vergisine kadar onlarca kalem vergi ve cezası yüzde 10,11 oranında artacak. Yeni artışlarla birlikte kırmız ışıkta geçmenin cezası 189 liraya, motorlu taşıtlar vergisi 537 liradan 591 liraya yükselecek.Vergi Usul Kanunu’na göre her yıl vergi artışları, Ekim ayında açıklanan 12 aylık Üretici Fiyat Endeksindeki artış oranında yapılıyor. TÜİK'in az önce açıkladığı rakamlara göre Eylül 2013 ile Eylül 2014 yılı ortalama 12 aylık ÜFE artışı yüzde 10.11 olduğu için 1 Ocak 2015’ten itibaren vergi ve cezalar bu oranda artacak. Ancak Bakanlar Kurulu'nun bu oranı yüzde 50 artırma yetkisi bulunuyor. Eğer hükümet bu yetkiyi kullanırsa vergi ve ceza artış oranları yüzde 10 değil, yüzde 15 olacak.Hürriyet’ten Aysel Alp , hükümetin artışı yüzde 10.11'de tuttuğu varsayımı altında 2015'in yeni vergi ve cezalarını hesapladı. İşte 1 Ocak'tan itibaren yürürlüğe girecek yeni vergi, cezalar ve harçlar şöyle oldu:MTV'lere zam1-3 yaş, motor hacmi 1300 cm3 ve aşağısı arabalar için ödenecek MTV, 54 liralık artışla 537 liradan 591 liraya;  aynı yaş grubunda motor hacmi 1301-1600 cm3 arası olanların MTV'si 859 liradan 945.8 liraya; 1601-1800 cm3 arası olanlar 1.514 liradan 1.667 liraya; 2000-2500 motor hacmine sahip olanların ise 3578 liradan 3.939 liraya çıkacak.7-11 yaş aralığında motor hacmi 1300 ve altında olanların MTV'si 210 liradan 231 liraya; motor hacmi 1600-1800 aralığında olanların vergisi 698 liradan 769 liraya; 2000-2500 motor aralığındakilerin ise 1623 liradan 1787 liraya ulaşacak.Lüksün vergisi 21 bin 516 lira olacakEn yüksek MTV'yi ise 1-3 yaş aralığında ve motor hacmi 4000 m3 ve üzeri olan lüks araçlar ödemeye devam edecek. Onların vergisi 19 bin 541 liradan  21 bin 516 liraya yükselecek.Bu gruptaki en eski araçların vergisi, 16 yaş ve üzeri,  ise 1514 liradan 1667 liraya çıkacak.Pasaportlar da arttıPasaport harçları 6 aya kadar olanlar  için 96 liradan 105.82 liraya, 1 yıl için 140,5 liradan 154.7 liraya 2 yıl için olanlar 229.30 liradan 252.48 liraya çıkarıldı. 3 yıldan fazla süreliler için de 458.70 liradan 505 liraya yükseldi.    Kırmızı ışıkta geçene yanında ehliyeti olmayana 189 lira- Kırmızı ışıkta geçmenin; tescili yapılmadan trafiğe çıkmanın; sürücü belgesi yanında olmadan araç kullanmanın, resmi plaka şeklinde plaka taktırmanın, diğer sürücüleri rahatsız edecek far taktırmanın cezası 172 liradan 189 liraya çıkacak.Alkollü araç kullanan 1609 lira- 0.5 promilin üzerinde alkollü olarak özel araç kullanan sürücülere ilk yakalanmalarında 727 lira olarak kesilen cezanın miktarı 800 liraya; 2.defada kesilen 911 liralık ceza 1003 liraya; 3 ve üçten sonrası için 1462 lira olan ceza 1609 liraya yükselecek.Muayeneyi geçiren, tepede hızını düşürmeyen- Muayene süresini geçiren; 11 yaşını doldurmadan bisiklet, 13 yaşını bitirmeden motorsuz taşıt kullanan; trafik levhalarına uymayan; kavşağa, dönemece, tepe üstüne yaklaşırken hızını düşürmeyenlere; konvoy halinde araç kullanırken takip mesafesine uymayanlar kesilen ceza 80 liradan 88 liraya yükselecek.Engellinin yerine park edenler- Taşıt yolu üzerinde engelli araçları için ayrılan yerlere park eden sürücülere kesilen ceza tutarı 160 liradan 176 liraya yükselecek.- Uyuşturucu veya uyarıcı madde alarak araç kullanmanın cezası 3.741 liradan 4.119 liraya çıkacak.- Hız sınırlarını yüzde 10 ila yüzde 30 aşmanın cezası 172 liradan 189 liraya; yüzde 30'dan fazla aşmanın cezası 356 liradan 392 liraya yükselecek.Bacadan çıkan dumana dikkat!- Egzoz ölçümü yaptırmayan motorlu taşıt sahiplerine 875 lira yerine 963 lira; egzozu bozuk olduğu için emisyonu fazla olanlara 1755 lira yerine 1932 lira ceza kesilecek.- Isıtılan konutların bacasından, yönetmelikte belirtilen dışında emisyon çıkması halinde, her bir konut için kesilen ceza 523 liradan 576 liraya yükselecek.Komşusunu rahatsız edene 771 lira, dolmuşta sesi fazla açana 2 bin 321 lira- Standartlara aykırı şekilde gürültü yapan komşunun 700 lira olan cezası 771 liraya; eğlence yerleri başta olmak üzere fabrika ve şantiyelerde gürültünün cezası 21.115 liradan 23 bin 250 liraya çıkacak.- Ulaşım araçlarında gürültü yapan, yüksek sesle müzik açanlara kesilen 2108 liralık ceza 2.321 liraya yükselecek.Vatandaşa 9 milyar ceza kesilecekHükümetin hazırladığı 2015 Bütçe Tasarısına göre, önümüzdeki yıl vatandaşa kesilecek toplam ceza tutarı yüzde 13 artarak 8.9 milyar liraya çıkacak. Bu cezanın 3,7 milyar lirasını vergi cezaları, 2,7 milyar lirasını trafik cezaları, 1,8 milyar lirasını çevre ve karayolu taşımacılığı gibi idari para cezaları, 520 milyon lirasını yargı cezaları ve 202 milyon lirasını da diğer cezalar oluşturacak.Aysel Alp | Hürriyet
Beyin Ameliyatı Olurken Keman Çalmak
Litvanya Ulusal Senfoni Orkestrasında keman çalan kadına 20 yıl önce esansiyel tremor teşhisi konuldu ve rahatsızlığından dolayı keman çalmayı bıraktı. Ameliyat sayesinde artık yeniden keman çalabiliyor.
Reklam
Dikkat! Ev Yapımı Konservelerde Ölüm Riski
Prof. Dr. Pazır: 'Özellikle kırsal kesimden şehre göç etmiş birçok aile, tasarruf amacıyla sebze konservesi yapıyor. Açık kazanlarda saatlerce kaynatılıyor. Taze fasulye, börülce, patlıcan gibi sebzelerde çok risk var' - 'Oldukça riskli olan, sporları yüksek ısıya dayanıklı, besin zehirlenmelerine yol açan 'clostridium botulinum', evlerde yapılan konservelerde öldürücü etki yapabiliyor'Taze fasulye, börülce, patlıcan gibi sebzelerle evlerde yapılan konservelerin sağlık açısından risk taşıdığı, içinde çoğalan ve zehirlenmelerine yol açan 'clostridium botulinum' adlı mikroorganizmanın, öldürücü etki yapabildiği bildirildi.Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Meyve-Sebze İşleme ve Teknolojisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fikret Pazır, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bazı kıyı kesimlerde az da olsa konserve yapımlarının sürdüğünü belirterek, ülkenin genelinde ise havaların soğumasıyla yaz aylarında kurulan ev konservelerinin açılmaya ve tüketilmeye başlandığını söyledi.Konserve yapımında hastalık yapıcı organizmaların mutlaka yok edilmesi gerektiğini ifade eden Pazır, bunun saklandığı koşullarda gıdanın bozulmaması ve kalitesinin korunması açısından da önem taşıdığını anlattı.Pazır, bunun için ürünün 100 derecenin üzerinde bir sıcaklıkta işleme tabi tutmak gerektiğini dile getirerek, şöyle devam etti:'Konservelerde ayrıca ürünün asitlik durumu da var. Eğer ürün sebzeyse bunun Ph değeri 4,5 üzerindedir. Yani asitliği düşüktür. Bu durumda konservenin özel basınçlı sistemlerde sterilize edilmesi lazım. Ama görüyoruz ki, özellikle kırsal kesimden şehre göç etmiş birçok aile, tasarruf amacıyla sebze konservesi yapıyor. Açık kazanlarda saatlerce kaynatılıyor. Taze fasulye, börülce, patlıcan gibi sebzelerde çok risk var. Oldukça riskli olan, sporları yüksek ısıya dayanıklı, besin zehirlenmelerine yol açan clostridium botulinum, evlerde yapılan konservelerde öldürücü etki yapabiliyor.'Açık kazanda suyun kaynama sıcaklığının en fazla 100 dereceye ulaştığını vurgulayan Pazır, bu sıcaklıkta zehirlenmelere yol açan 'Clostridium botulinum'un istenilen ölçüde yok edilemeyeceğine dikkati çekti.Zehirlenmelerin bütün ev yapımı konservelerinde olabileceğini, bu riskin her zaman göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulayan Pazır, 'Zaman zaman gazetelerde şu kadar kişi yedikleri ev yapımı konserveden öldü, bir aile yok oldu gibi haberler okuyoruz. Sanayide, fabrikalarda üretilen konservelerden bahsetmiyorum. Bu konservelerde risk yok denecek kadar az. Evde yapılan konserveler gerçekten ciddi risk taşıyor. Konserve yapacağız diye böyle bir risk almanın mantıklı olduğunu düşünmüyorum' dedi.Ev yapımı konservenin ekonomik değerinin çok olduğunu düşünmediğini dile getiren Pazır, düşük çaplı tasarruf için büyük risk alınmamasını istedi.Ailelere tasarruf için sebzeleri yaz aylarında kurutmalarını öneren Pazır, 'Karadeniz bölgesinde olduğu gibi bu sebzelerin turşusu yapılır, kış aylarında kavrulup tüketilebilir. Taze fasulye, patlıcan, bamya gibi sebzeler kurutulup tüketilirse sağlık açısından hiçbir risk taşımadığı gibi konserveye göre daha faydalı diye düşünüyorum. Çünkü ev konservesi yapımında kaynatma nedeniyle sebzelerde vitamin ve mineral kayıpları fazla oluyor' diye konuştu.Pazır, meyve konservelerinin asitliğinin yüksek olması nedeniyle aynı riskin oluşmayacağını vurgulayarak, kış aylarında ev yapımı sebze konservelerinin tüketilmemesini istedi.Milliyet
Erdoğan: 'Ekmek Almaya Gitti' Diyorlar, Yalan...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bezmialem Vakıf Üniversitesi 2014- 2015 Akademik Yıl Açılış Töreni'ne katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada Berkin Elvan'a yönelik açıklamalarda bulundu ve 'Ekmek almaya gitti dediler. Yalan.. Ne ekmek alması. Sapanlarla maskelerle resmi var.' dedi. BM Genel Sekreteri Ban'ın verdiği yemekte Sisi ile aynı masaya oturmamasıyla ilgili ise 'Geçen BM genel kurulunda Sisi'yi bizim masaya oturtacaklardı. Ben dedim bu yemeğe katılmam. Çünkü o adama meşruiyet kazandıracak kadar meşruiyetini kaybetmiş bir lider değilim. Benim sandalyem orada boş kaldı. Bizim izzetimiz onurumuz var' açıklamasını yaptı.ERDOĞAN'IN KONUŞMASINDAN SATIRBAŞLARI:Bezmialem farkını ortaya koymaya başladı. Bu sene 2 bin öğrencisiyle önemli işlere imza atıyor. Bezmialem'in dev bir kampüs haline gelmesi tıp alanında çok değerli araştırmalar yapılacak.'EĞİTİME BÜYÜK KATKI SAĞLADIK'İktidara geldiğimizden beri eğitime büyük katkı sağladık. Eksiklerimiz fazla. 12 yıl öncesini düşünün. Bugüne bakmayın. Vakıf Gureba'nın öğrencilik yıllarımdaki halini bilirim. Nereden nereye? Yarınlar daha iyi olacak. Türkiye'nin her yerinde okul açtık. Eğitimi fiziki olarak engelleri ortadan kaldırdık.'DOKTORLAR KONUSUNDA AÇIĞIMIZ VAR'Ben 75 kişilik sınıflarda okudum. Şimdi 30 kişilik sınıflar var. Maddi imkansızlıkları kaldırdık. Çocuklarını okutan ailelere maddi destek sağladık. 175 üniversite var. Akademisyeniniz var mı? dediler. O da olacak dedik. Hocalarımız yetiştirecek biz de onları istihdam edeceğiz. Üniversitelerimiz bir yarış halinde olmalı. Tıp'ta açığımız var mı? Var! Gelin Sağlık Bilimleri Üniversite'sini kuralım. İlk adımı Bezmialem'le attık. Şimdi Sağlık Bilimleri Üniversitesi kuruluyor. Doktor konusunda açığımız var.'GEÇEN SİSİ'Yİ BİZİM MASAYA OTURTACAKLARDI'Geçen BM genel kurulunda Sisi'yi bizim masaya oturtacaklardı. Ben dedim bu yemeğe katılmam. Çünkü o adama meşruiyet kazandıracak kadar meşruiyetini kaybetmiş bir lider değilim. Benim sandalyem orada boş kaldı. Bizim izzetimiz onurumuz var. Ben haktan yanayım.'NE EKMEK ALMASI'Gezi'de hayatını kaybeden bir çocuğu reklam malzemesi yaptılar. Ekmek almaya gitti dediler. Yalan.. Ne ekmek alması. Sapanlarla maskelerle resmi var. Bunun için kıyamet koparanlar Diyarbakır'da vahşice öldürülen Yasin'le ilgili konuyu asla gündeme getirmediler. Yasin Börü ve arkadaşlarını görmediler. Niye? Çünkü Yasin Börü inancını yaşayan bir delikanlıydı. Yani bu anlayışı anlamak mümkün değil.'İÇERİDE 100 TANE GAZETECİ FALAN YOK'Batı medyasında Türkiye'ye karşı yalan haberlerle örülmüş bir psikolojik savaş var. İçeride 100 tane gazeteci falan yok. İçerdeki gazeteci sayısı 7'dir. Bunlar terörist. Gazeteci kimliği olan terörist. Öbürü kaçak silahla yakalanmış. Kimisi asker öldürmüş, kimisi banka soymuş. Bunlar gazeteci kimliğiyle bunları yapmış.'HENDEK ATLATTILAR BUNLAR BİZE YA!'Türkiye içinden de bir takım siyasiler ve bir takım medya bu algı operasyonunun değirmenine su taşıyor. ABD'de Türkiye'yi sürekli imam hatip okulları açıyor, yasaklama yapıyor diye iftira atan ihanet yapan zavallı hainler var. Niye Tayyip Erdoğan imam hatip mezunu... Ben hem imam hatip hem Eyüp Lisesi mezunuyum. Niye çünkü almadınız... Hendek atlattılar bize bunlar ya. Yapmadıları kalmadı ki. Aynı şeyi yavrularımıza da yaptılar. Katsayı dediler. Bu zulümler bu ülkede yaşandı. Ama şimdi hamdolsun serbestçe herkes yarışa giriyor.Bizim için DEAŞ'a destek veriyor dediler.Amerika laf dinlemedi uçaklarla silah attı. Bir kısmı DEAŞ'ın eline geçti.haberler.com
Kazaya Rağmen Yoluna Devam Eden Tır Şoförü
Otobanda gerçekleşen bir kazada, Porsche Cayenne sürücüsü tırın altına girdi İşin garip tarafı ise tır şoförünün durundan habersiz bir şekilde yoluna devam etmessiydi…Asya ülkelerinden birinde çekildiği tahmin edilen bir video görüntüsünde kaza sonrası yaşananlar kaydedildi.Kazanın nedeni belli olmazken, Porsche Cayenne sürücüsü tıra arkadan çarptı ve sıkıştı. Kaza, bundan sonra trajediye dönüştü.Kazadan sonra tır şoförü hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam ederken, olay anını kaydeden başka bir araç şoförü uzun bir süre kornaya basarak tır şoförünün dikkatini çekmeye çalıştı.Kazada ölen yara da yaralanan var mı bilinmiyor.Bir önceki yazımız olan Piyano çalan evsiz! başlıklı makalemizde evsiz, piyano ve piyano çalan evsiz hakkında bilgiler verilmektedir.
Reklam
Enflasyon 9 Ayın Zirvesinde
Ekim ayında enflasyon aylık bazda 1,90 artışla dokuz ayın en yüksek seviyesine çıktı.Ekim ayı enflasyon rakamları açıklandı. Ekimde Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde1,90, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 0,92 arttı. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 8,96, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 10,10 oldu.Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık %1,90 arttıTÜFE'de (2003=100) 2014 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre %1,90, bir önceki yılın Aralık ayına göre %8,45, bir önceki yılın aynı ayına göre %8,96 ve on iki aylık ortalamalara göre %8,65 artış gerçekleşti.Aylık en yüksek artış %9,95 ile giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleştiAna harcama grupları itibariyle 2014 yılı Ekim ayında endekste yer alan gruplardan konutta %2,94, gıda ve alkolsüz içeceklerde %2,65, lokanta ve otellerde %0,86, çeşitli mal ve hizmetlerde %0,74 artış gerçekleşti.Aylık en fazla düşüş gösteren grup %0,18 ile ulaştırma olduAna harcama grupları itibariyle 2014 yılı Ekim ayında endekste düşüş gösteren bir diğer grup ise %0,10 ile haberleşme oldu.Yıllık en fazla artış %14,34 ile lokanta ve oteller grubunda olduTÜFE'de, bir önceki yılın aynı ayına göre gıda ve alkolsüz içecekler (%12,56), sağlık (%9,91), çeşitli mal ve hizmetler (%9,14), giyim ve ayakkabı (%8,83) artışın yüksek olduğu diğer ana harcama gruplarıdır.Aylık en yüksek artış %2,90 ile TR22 (Balıkesir, Çanakkale)'de olduİstatistiki Bölge Birim Sınıflaması (İBBS) 2. Düzey'de bulunan 26 bölge içinde, bir önceki yılın Aralık ayına göre en yüksek artış %9,77 ile TR22 (Balıkesir, Çanakkale) bölgesinde, bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış %10,32 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde ve on iki aylık ortalamalara göre en yüksek artış %9,37 ile TR31 (İzmir) bölgesinde gerçekleşti.Ekim 2014'te endekste kapsanan 432 maddeden; 62 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 302 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 68 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti.memurlar.net
Dev Maç Cüneyt Çakır'ın
FIFA kokartlı hakem Cüneyt Çakır, UEFA Şampiyonlar Ligi E Grubu'nda 5 Kasım Çarşamba günü Almanya'nın Bayern Münih ile İtalya'nın Roma takımları arasında oynanacak maçı yönetecek.Türkiye Futbol Federasyonu'ndan yapılan açıklamaya göre, Allianz Arena'da TSİ 21.45'te başlayacak karşılaşmada düdük çalacak Cüneyt Çakır'ın yardımcılıklarını Bahattin Duran ve Tarık Ongun yapacak. Mustafa Emre Eyisoy'un dördüncü hakem olarak görev alacağı müsabakanın ilave yardımcı hakemleri ise Hüseyin Göçek ve Barış Şimşek olacak.Haber Türk
Ekim Ayının En Popüler Ücretsiz iPhone ve iPad Oyunları
Mobil uygulamaların ve oyunların sayısındaki ciddi artışla birlikte yeni çıkan güzel ve yararlı uygulamalardan haberdar olmanın daha da zorlaştığını söyleyebiliriz. Uygulama veya oyun ne kadar iyi ve güzel olsa da ciddi bir pazarlama bütçesi olmadan büyük kitlelere ulaşma şansı geçtiğimiz yıllara göre çok daha fazla zorlaştı.Bundan sonra ayda bir yazacağımız yazı serisi ile hakkında en çok konuşulan ve dikkat çekilen oyunları sizlere aktarmaya çalışacağız.Ekim ayının iOS platformunda yeni çıkan popüler oyunlarına baktığımızda üçlü eşleştirme (3-match) oyun türünden 2 tane oyunun yer aldığını görmekle birlikte küresel olarak oyuncular arasında üne sahip Warhammer ve Angry Birds’te listede serilerindeki yeni oyunlarıyla yer alıyor.Listede dikkat çeken bir diğer ayrıntıda retro grafiklere ve tarza sahip iki oyunun yer alması.Terra Battle Ekim ayının ilk haftası yayınlanan küresel olarak üne sahip olan Terra Battle’ın iOS versiyonu Ekim ayının en ilgi çeken oyunlarından birisi oldu. Eğer uzakdoğu kültürüne ve oyunlarına ilginiz varsa mutlaka denemelisiniz.Warhammer 40.000: Space Wolf Özellikle masaüstü oyuncuların yakından bildiği Warhammer serisinin iOS platformunda yayınlanan son oyunu olan Warhammer 40.000: Space Wolf strateji oyunlarını sevenlerin ilgisini çekebilecek bir oyun.Rival Stars Basketball Ekim ayının son haftası yayınlanan Rival Stars Basketball spor özellikle basketbol severlerin ilgisini çekebilecek bir oyun. Üstelik iOS ve iPad uyumlu olmakla birlikte HD desteği de var.Angry Birds Transformers Sanıyorum fazla söze gerek yok. Onlarca farklı versiyonu çıkan ve yüz milyonlarca indirilmeye ulaşan en popüler mobil oyunlardan Angry Birds, bu sefer Transformers versiyonu ile karşımızda.Zombie Highway 2 : İlk söylemek istediğim şey zombi üzerine yapılan bir şey eğer kaliteliyse mutlaka ilgi çekiyor. Çünkü küresel olarak zombi olgusu her zaman ilgi çekiyor. Highway 2 de Ekim ayının başında yayınlanarak ayın en fazla indirilen oyunlarından bir tanesi oldu.Adventure Xpress : Robot Unicorn Attack 2 ve Giant Boulder of Death oyunlarının yapımcısı olan PikPok, Ekim ayının başında yayınladığı Puzzle kategorisindeki oyunu Adventure Xpress üçlü eşletirme (3-match) oyunlarına bir yenisini ekliyor.Crimsonland : 10tons tarafından geliştirilen ve “Role Playing” kategorisinde yer alan Crimsonland, bu kategoride ve uzaylı/mutant düşmanlarla savaşmayı seven oyuncular tarafından denenebilir.PoorGladiator: Retro tarzda HD grafiklere sahip ve iPhone, iPad desteği olan PoorGladiator özellikle retro ve simülasyon tarzında oyun seven kullanıcılara hitap ediyor.Fat Princess: Piece of Cake : Strateji kategorisinde yer almasına rağmen üçlü eşleştirme (3-match) tabanlı olarak oynanan fakat içerisinde farklı dinamikler barındıran Fat Princess, Ekim ayının en fazla indirilen mobil oyunlarından birisi oldu.Skylanders Trap Team: Listenin ve ayın en iyisini en sona sakladık diyebilirim. Ekim ayının başında yayınlanan öncelikli olarak konsollarda oynan ardından Kindle dahil tüm platformlara gelen Skylanders’ın tüm oyunseverlerin mutlaka oynaması gereken bir oyun olduğunu düşünüyorum. Macera kategorisinde yer alan oyun HD desteğine sahip ve 1,27 gb boyutunda.Webrazzi
Reklam
"Galatasaray, Milan'dan Büyük Kulüp"
Galatasaray'ın İsviçreli orta saha oyuncusu Blerim Dzemaili, Galatasaray Dergisi'ne konuştu.Galatasaray'ın transferin son gününde Napoli'den transfer ettiği Blerim Dzemaili, Galatasaray Dergisi'ne verdiği röportajda Türkiye ve sarı-kırmızılı günlerine dair açıklamalarda bulundu.İstanbul'a çok kolay alıştığını ve futbolu Galatasaray'da bırakabileceğini söyleyen Arnavut asıllı İsviçreli yıldız, 'Gerek yaşam tarzı gerekse kültürel olarak buradaki hayat, Arnavutluk'takine çok benziyor. Buraya gelmemin üzerinden henüz 2 ay geçti ancak bu süre bu şehre ve kulübe aşık olmam için yeterli oldu. İlk günden itibaren çok etkilendiğimi söyleyebilirim. Her şeyin bu kadar profesyonelce yürümesini beklemiyordum. Loric Cana da daha önce futbolu Galatasaray'da bırakmak istediğini söylemişti. Ben de futbolu burada bırakabilirim. Bu çok güzel bir fikir benim için.' ifadelerini kullandı.NEDEN İSVİÇRE MİLLİ TAKIMI?Makedonya'da doğmasına rağmen İsviçre Milli Takımı'nı seçme nedenini anlatan Dzemaili, 'Benim İsviçre'yi seçme nedenim çok basit. Bütün hayatımı İsviçre'de yaşadım. Bu ülkeye, bana verdikleri için minnettarım. Ailemize orada yaşama ve daha iyi bir gelecek kurma şansı verdiler. Ben de bu yüzden futbolcu olabildim. Makedonya benim orada oynamam için hiçbir girişimde bulunmadı. Şimdi ihanet ettiğimi söyleyenler oluyor ama geçmişi ben bildiğim için bunlar beni yaralamıyor, özür dilerim.' şeklinde konuştu.'BAZEN ARNAVUTLUK İÇİN OYNAMANIN...'Mesut Özil'in Almanya'yı seçmesinden sonra ağır eleştiriler almasını yorumlayan 29 yaşındaki oyuncu, tavsiyelerde bulunarak, 'Her olayı kendi içerisinde değerlendirmeliyiz. Sonradan konuşmak kolay. Ben bile bazen Arnavutluk için oynamanın heyecan verici olacağını düşünüyorum ama bu tarz seçimler 18-19 yaşlarında yapılıyor. Genç olunca da ilerisini düşünmüyorsunuz. Her zaman kendi ülken adına oynamak, kendi marşını söylemek, ve kendi insanlarını mutlu etmek en iyisidir ancak futbolcuların kararına saygı duymak gerekiyor. Herkesin bir sebebi vardır. İnsanlara tavsiyem empati kurmaları' dedi.'G.SARAY BENİM İÇİN HER ZAMAN BÜYÜKTÜ'Galatasaray'a geliş sürecini anlatan Dzemaili, 'Galatasaray benim için her zaman büyük bir takımdı. Çocukken maçlarını görüyordum, her zaman Şampiyonlar Ligi'ndeydi. UEFA Kupası'nı kazandığı dönemi hatırlıyorum. Kısacası bildiğim bir kulüptü ve Prandelli beni aradığında ikinci kez düşünmeye gerek bile duymadım. İlk anda, 'Evet, gelmek istiyorum. Galatasaray'da oynamaktan mutluluk duyarım' dedim ve geldim. Buraya gelip ve bu kadar büyük bir takımda oynamayı bana verilmiş bir şans olarak görüyorum. Galatasaray'ın Napoli gibi, Milan gibi büyük bir kulüp olduğunu düşünüyordum ve sonunda buraya gelip görme fırsatı buldum. Saydığım kulüplerden daha profesyonel bir yapı var burada.' ifadelerini kullandı.'İSTEDİĞİM SEVİYEDE DEĞİLİM'Galatasaray'da geçirdiği süreyi değerlendiren İsviçreli oyuncu, 'Kişisel olarak ben hala olmak istediğim seviyede değilim. Napoli'de ve daha öncesinde yapabildiğimi gösterdiğim şeyleri henüz burada gösteremedim. Çok daha fazlasını yapabilirim. Potansiyelimin yarısına bile ulaşamadığımı düşünüyorum ve üzülüyorum. Ancak iyi bir kondisyona ulaştığımda daha iyi olacak. Takımla birlikte daha iyiye gideceğimi düşünüyorum.' şeklinde konuştu.'TAKIMDA HER ŞEY YENİ...'Prandelli'nin uyguladığı 3'lü ve 4'lü savunma sistemlerinin kendisini etkileyip etkilemediğine de cevap veren tecrübeli oyuncu, 'Ben aşağı yukarı aynı bölgede oynadım her sistemde. Her zaman orta sahanın ortasındaydım. Takımda çok sayıda yeni oyuncu var. Yeni bir başkan ve teknik heyet var. Her şey yeni ve bir düzen oturtmak kolay bir iş değil.' ifadelerini kullandı.'FENERBAHÇE'Yİ YENMEK RÜYA GİBİYDİ'Fenerbahçe'yle oynanan derbiden çok etkilendiğini söyleyen Dzemaili, 'Bu maçı kazanmak rüya gibiydi, gerçek olmak için fazla güzeldi. Atmosfer olağanüstüydü. İtalya'da da böyle atmosferlerde oynadım ama derbinin farklı bir yanı vardı. Çok etkilendiğimi söylemem gerekiyor' dedi.Eurosport
Reklam
Cumhurbaşkanımızın Derhal Azarlaması Gereken 14 Kişi
etiket
Sigara içenler, 3 çocuk yapmayanlar, hakkımızı istiyoruz diyenler, spiral taktıran kadınlar derken Cumhurbaşkanımız halkını hizaya sokmaya tüm hızıyla devam ediyor. Naçizane Onedio olarak derhal yola getirilmesi gereken birkaç kişi de biz bulduk. Bir zahmet cumhurbaşkanımız bunlara da el atarsa seviniriz.
Kadir İnanır: '3 Milyon Kürt  Boğaz'ı Bırakıp da O Dağlara Gitmez'
Türk sinemasının önemli oyuncularından, Âkil İnsanlar Heyeti’nde de yer alan ve kendisini “barış elçisi” olarak tanımlayan aktör Kadir İnanır , 6-7 Ekim olaylarını HDP’nin düzenlediğine inanmadığını vurgulayarak, “Ben bütün bu olayların temelinde 2015 yılındaki seçimler olduğuna inanıyorum. Taraflar kendi tabanlarına seçim yatırımı yapıyorlar. Bu söylemleri kendi kitlelerini kenetlenmek için kullanıyorlar” dedi. İnanır, çözüm süreci konusunda ise, “Ben şu anda hiçbir Kürt’ün ne Türkiye’den ayrılmak istediğini duydum ne de aklımın ucundan geçirecek bir sebep var. İstanbul’da yaşayan net 3 milyon Kürt şu Boğaz’ı bırakıp da o dağlara gitmez” diye konuştu.Hürriyet gazetesinden Cansu Çamlıbel’e konuşan Kadir İnanır, son dönemde yaşanan olayları değerlendirdi. Çamlıbel’in “Kadir İnanır: 6-7 Ekim'i HDP'lilerin yaptığına inanmıyorum” başlığıyla yayımlanan (3 Kasım 2014) söyleşisi şöyle:MASKELİLERİ AÇIĞA ÇIKARIN SUÇLAMALARA ASLA İNANMIYORUMMaskeliler, maskesizler kim? Açığa çıkmalı. Türkiye’de 7 bölgede kriminal laboratuvarlar var. ‘Böyle gitmez’ programını yaparken ben bir tanesini Adana’da gördüm. Maskeli bir adamın görüntüsünü bilgisayarda özel programla açtılar, adamın yüzü kabak gibi ortaya çıktı. Bu yüzü örtülü herkes deşifre edilip kamuoyuna açıklanabilir. Büyük bir provokasyon var. Bunun içinde içte ve dışta kimler varsa onu açığa çıkaracak teknoloji ve istihbarat gücümüz var. Suçlamalar ondan sonra yapılacak.Şunu mu söylüyorsunuz; kanıtlanmadan 6-7 Ekim olaylarında şiddeti HDP çizgisindeki gençlerin yaptığına inanmıyorum. Asla inanmıyorum. Kanıtlanması lazım. Yayın yasağı ne demek? Eğer bu açıklama uluslararası ilişkileri zedeleyecek bir boyut taşıyorsa, o zaman gene de bunu açıklamanın kendi içimizde bazı yolları olabilir. Ama böyle at gözlüğüyle ‘Vurdular, kırdılar’ demek! Tarih bunu bir gün yazar.HDP’nin sokağa çıkma çağrısı bazılarının savunduğu gibi yangına körükle gitmek miydi?Yapabilir, demokratik hakkıdır, herkesi sokağa tepki göstermeye davet edebilir. O çağrıda ‘Vurun, kırın’ diye herhangi bir cümle var mı? Mesele orada sıkışıp kalmış insanların canlarının kurtarılmasıydı. Kurtuluş yolu istediler. Açamadınız. Uluslararası ilişkiler yönünden açamadınız, kendi pozisyonunuz gereği açamadınız, bölgedeki stratejik durumdan dolayı açamadınız. Biz bunları bilmiyor değiliz. Ama göz göre göre de bir katliam vardı. Ben burada bu katliamdan etkilenirken, orada akrabaları olan insanların etkilenmesi doğal değil mi?2015 SEÇİMİ ÖNCESİNDE MUHALAFETİN GÜCÜNÜ KIRMAK İÇİN OYUN OYNANIYORSiz bunu Akil Heyet’le yaptığı toplantıda bu netlikte Başbakan Davutoğlu’na söylediniz mi? Her şey bu netlikte konuşuldu mu? Henüz bu boyuta gelmemişti. Ama provokasyonun açığa çıkarılması gerektiğini söyledik. Detaylı ben sana açıyorum şimdi. Ben bütün bu olayların temelinde 2015 yılındaki seçimler olduğuna inanıyorum. Taraflar kendi tabanlarına seçim yatırımı yapıyorlar. Bu söylemleri kendi kitlelerini kenetlenmek için kullanıyorlar. Biliyorsunuz, seçimlerin erkene çekilmesi gündemde, hatta baskın seçim halinde şubata bile alınabilir. İktidar partisinin Anayasa’yı değiştirecek çoğunluğu yakalama emeli var. Ama şu anda öylesine gergin bir ortam var ki seçimlerden koalisyon bile çıkabilir. Muhalefet partilerinin performanslarını kırmak için bir takım oyunlar oynanması gayet doğal.BU ÜLKEDE UMUT VEREN TEK SİYASETÇİ VAR; SELAHATTİN DEMİRTAŞHDP’ye çok eleştiri var. Onların bu süreci doğru yönetebildiklerini düşünüyor musunuz? HDP’nin Cumhurbaşkanlığı seçiminde koyduğu performans alkış aldı bu ülkede. Peki ya bunu genel seçimlerde daha da yükseltirse nasıl olur? Bunu kırmak lazım. Bu ülkenin yetiştirdiği pırıl pırıl, umut veren tek bir siyasetçi var; Selahattin Demirtaş. O da ‘Gidin, kırın’ diye bir şey söylemedi. Üzüldüğünü de söyledi sonra. HDP seçimle gelmiş, çok genç bir siyasi parti. Elli yıllık partiler onlarca hata yaparken, HDP’ye bu kadar saldırmak vicdansızlıktır. Selahattin Demirtaş’a bütün Türkiye halkı sahip çıkmak zorunda. Öyle siyasetçi yetişmiyor, gerçekten yetişmiyor.SMOKİNLİ SAVAŞ LORDU KOBANİ’DEKİ HER BOMBANIN PARASINI GERİ ALACAKUzun bir diplomatik gerilimin ardından Türkiye Irak Kürdistanı’ndan Peşmergelerin Kobani’ye geçişine izin verdi. Bunun büyük bir taviz olduğunu düşünen milliyetçi kesime ne diyeceksiniz? Peşmerge’nin oraya gelişi kimseye ters gelmesin. Bizim geleceğimizin kaynağı orada. 150 yıllık petrol var burnumuzun dibinde. O petrol dünya sıralamasında kalite olarak üçüncü sırada ve iki yerden dünyaya açılabilir; birisi İskenderun, diğeri Mersin Limanı. Yılda 60 milyar dolar enerji gideri olan bir ülke için bu Tanrı’nın bir nimetidir. Emperyalist güçler diyor ki; ‘Sen istesen de istemesen de bu savaş bitecek’. Kuzey Irak’ın başkenti Erbil’i Türkler yapıyor biliyorsun. Yarın Kobani’yi de onlar yapacak.Gidişat böyleyse, Ankara’nın bugün Suriye Kürtlerinin olası özerkliğine karşı çıkmasının arkasında ne var? O konjonktür değişir, çünkü burası seçilmiş bir bölge. Eğer petrol olmasaydı egemen güçlerin hiçbirisi buralardan geçmezdi. Ortadoğu’da petrol olmasaydı, o bombaların hiçbiri atılmayacaktı. Kobani’de atılan her bomba bence Kuzey Irak muhasebesine tek tek yazılıyor smokinli bir savaş lordu tarafından. Yarın o petrol pazarlanırken, o bombaların paralarını tek tek geri alacak. IŞİD’miş, Kürt’müş tanımaz.‘BİJİ SEROK OBAMA’ SLOGANI İRONİDİRPeşmerge geçişi sırasında Nusaybin’de duyduğumuz ‘Biji Serok Obama’ sloganı kendi içinde çok derin çelişkileri barındırmıyor mu? Tabii, çok. Bunun için uğraşıyor zaten birileri. Ama o kadar kanlı ve eşitsiz bir savaş ki, sınırın karşı tarafındaki akrabalarının acısı ortadayken, yardım yapan kim olursa olsun alkışlar o halk. Ama ‘Biji Serok Obama’ sloganı bir ironidir. Bütün Kürt halkının bunu genelleştirip böyle bir slogan atacağını asla düşünmüyorum.KAFANA GÖRE ÇATAPAT YAPACAK OL HEMEN DÜDÜĞÜ ÇALARLARAnkara Batı’dan IŞİD ve Esad’la aynı şekilde mücadele edileceğinin garantisini almaya çalışıyor. Ancak onlar başka telden çalıyor. ABD, Esad’ı devirmekten vaz mı geçti sizce?İsteseler ne olacak, Rusya müsaade etmiyor ki. Rusya, BM içindeki vetosunu koydu mu sen Esad’ı oradan deviremezsin. O zaman niye Esad’ı devireceğim diye uğraşıyorsun kardeşim? Son noktada büyük devletler kendi aralarında paylaşırlar, anlaşırlar. Artık üniter devlet diye bir şey yok. Dünya egemen devletler tarafından yönetiliyor. Siz şimdi kafanız atarsa Yunanistan’a saldırın bakalım. Bir çatapat yaparsın, hemen düdüğü çalarlar.İLK GÜNÜMÜZ SAVAŞ SAHNESİ GİBİYDİ‘Kadir İnanır solcu kimliğiyle tanıdığımız bir sanatçı, ne işi vardı AK Parti’nin projesinde’ diyenlere ne yanıt verdiniz?AKP’nin barış projesi değil bu. HDP’nin de barış projesi. İki saattir ne anlatıyorum, egemen güçler diyor ki; ‘Bu bölgedekiler, barışacaksınız, hiç şansınız yok’. Ayrıca ben ilk günden beri ‘akil insan’ tanımını reddettim. Ama şu var; gittiğiniz yerde toplumu etkileyebilmelisiniz. Tanınır yanınız olmalı. Bizim 9 kişilik grupta ancak 3 kişiyle anlaşabilirdim, geri kalan 6 kişiyle anlaşmam mümkün değildi. Ama öyle bir mühendislik yapmışlar ki gittiğimiz yerlerde 9’umuzun da bir karşılığı vardı. Bir de Akdeniz Bölgesi’nde genelde sürece karşı bir toplum vardı. Sürece karşı çıkan kafatasçı tiplerin televizyonlardaki yaylım ateşinden çok etkilenmişlerdi. Neredeyse televizyondaki cümlelerin hepsini kelimesi kelimesine duyduk gittiğimiz yerlerde. İlk günü hatırlıyorum, korkunç bir savaş sahnesi gibiydi. Ama zaman geçtikçe, ölümler gelmeyince hava değişti. Toplumda sürece katkı başladı.HİÇBİR SİYASİ OLUŞUM BENİ KENDİ ADINA KULLANAMAZO yaşadıklarınıza bakınca ‘keşke kabul etmeseydim’ dediğiniz ya da kullanıldığınızı düşündüğünüz oluyor mu?Hep söyledim; ben AKP’li değilim. Bu ülkenin hiçbir siyasi oluşumu beni kendi adına kullanamaz. Ben bu süreç boyunca her türlü riski alarak çalışmalarımı sürdürdüm. Barışı istemeyenlerden ağır hakaretler gördüm. Durum böyle diye asla gerilemem. Bir barış elçisi olarak çalışmalarımı sürdüreceğim. Zaman her şeyin ilacıdır. İşler öyle bir gelişir ki ikna edersiniz, anlayışla eller birleşir. Bu süreçler dünyada da hep böyle uzun olmuştur. Bizde de olumlu sonuç alınacak, hiçbir endişem yok. Ama biz sabretmek yerine iki yılda bitsin istiyoruz.İSTANBUL’DAKİ 3 MİLYON KÜRT BOĞAZ’I BIRAKIP DAĞLARA GİTMEZToplumdaki kutuplaşma sizi yıprattı mı? Beni yıpratmadı. Hiç hak etmediğim o saldırıları halk yapmadı, halkı yönlendirenler yaptı. O kafatasçı milliyetçiler ve ulusalcılar yaptı. Bakın şimdi sesleri çıkmıyor. Nerede Doğu Perinçek’in adamları? Barış kaçınılmaz. Bugün tıkarsın, yarın önü yine açılır. Başka şansın yok. Ben şu anda hiçbir Kürt’ün ne Türkiye’den ayrılmak istediğini duydum ne de aklımın ucundan geçirecek bir sebep var. İstanbul’da yaşayan net 3 milyon Kürt şu Boğaz’ı bırakıp da o dağlara gitmez. Bu insanlar diyor ki; ben de bu ülkenin vatandaşı olarak eşit hak istiyorum. Bizde durumu iyi olanlar o eşitliği istemiyor işte, mesele bu.SANATÇI MUHALİFTİR KÜÇÜCÜK MENFAAT İÇİN KENDİNİ SATMAMALISanatçı illa ki muhalif mi olmalı? Tabii, sanatçı doğası gereği muhaliftir. En iyisini buluncaya kadar... Yaşadığı toplumun çağın gerilerinde kalmış yapısını ortadan kaldırmak için verilen mücadelede sanatçı en önde savaşan insan olmalıdır. Düşünür, tepki gösterir ve elbette bunun bedellerini de öder. Türkiye’de bunun örnekleri çoktur. Omurgalı, ilkeli, sağlam bir duruş sergilemeyen sanatçı bence sanatçı değildir. Küçücük menfaatler için kendini satmamalıdır.Yeni Türkiye’de böyle bir sanatçı tanımına tahammül var mı? Yeni Türkiye’yi kim yaratacak? İnsanlar kendileri yaratacak.İNSANLARI KİŞİLİKSİZ YIĞIN HALİNE GETİRİNCE DÜZEN KURMAK KOLAYSiz detaya girmeden önce şunu sorayım; ‘yeni Türkiye’ diye bir kavramsallaştırmaya ihtiyaç var mı?Var tabii ki. 12 Eylül katliamını bilerek yaptılar, böyle kolay yönetilebilen bir toplum olsun diye. 12 Eylül Anayasası değişecek. Ama insanları kutuplaştırarak, gergin bir ortam yaratan bir anlayışsa, bu kabul edilemez. Yeni Türkiye aydınlığa yüzünü açarsa yeni olur. Çağ dışı kalmış yasaları, insan onurunu yücelten yasalara dönüştürürse yeni olur. İnsan hakları ve eşitlik temelli bir adalet sistemi kurarsa yeni olur. Milli eğitim tedrisatını bugün öyle bir hale getirdiler ki okulu bitiren bir genç aydınlık bir ülkenin savunucusu nasıl olacak? İnsanları eğitimsiz bırakıp, tüketim toplumu haline getirip, kişiliksiz bir yığın haline getirdiğiniz zaman istediğiniz düzeni kurmak kolaylaşıyor.BARIŞ SÜRECİNİ MHP YAPSAYDI DA GİDERDİMAkil Heyet çalışmalarına devam ederken, hükümete bugünkü kadar ağır eleştiriler yönettiğinizi hatırlamıyorum. Adalet ve Kalkınma Partisi’ne benim kadar eleştiri getiren ikinci bir adam bulamazsınız. Ama kafada bir idefiks var. Yav, bu işi MHP yapsaydı ben yine giderdim. Ben 45 yıllık kariyerim boyunca o bölgeyle ilgili çok film çektim, onların bütün sorunlarını ben biliyorum. Kim gidecekti başka? Bizi ölümle tehdit edenler de, alkışlayanlar da oldu. Şimdi akil çalışması bitti beni oturuyor mu sanıyorsunuz?TOPLUM FİLMLERİMDEKİ KARAKTERİ SEVSE DE SİYASETÇİNİN DİLİ BU OLMAMALIGeçen yıl Gezi’nin hemen sonrasında Akil Heyet’in o zaman başbakan olan Tayyip Erdoğan ile yaptığı toplantıda, kendisine sert üslubuyla ilgili bir soru sormuştunuz diye hatırlıyorum.‘Acaba dilinizi biraz sakinleştiremez misiniz’ dedim, o da şöyle cevap verdi: ‘Kadir Abi sen nasıl Kadir İnanır oldun?’ Toplum benim filmlerimdeki tarzımdan benim canlandırdığım karakterlerden hoşlansa da bir siyasetçinin dili bu olmamalıydı. O da öyle götürdü ama, seviyorlar.DAVUTOĞLU’NUN MİLLİYETÇİ MUHAFAZAKÂR İDEOLOJİDEN SAPMAYACAKYeni Başbakan Davutoğlu’nun tarzını nasıl buluyorsunuz? Davutoğlu bir akademisyen. Çok donanımlı ama milliyetçi muhafazakâr bir partinin ideolojisinden asla sapmayacağı açık.Eğer bu tespitiniz doğruysa, muhafazakâr milliyetçi çizgiden sapmadan nasıl müzakere aşamasına geçip finale götürecekler süreci?E yapacak, çünkü ülkenin durumu ortada. Türkiye halklarının talepleri var. ‘Ben eşit muamele görmüyorsam, bu savaş devam eder’ diyorlar. En doğal da hakları bence. Türkiye’nin her tarafında, turizm ve sanayi bölgelerinde en altlarda çalışanlar Kürtler. Bir de sen bunlara ‘kara kafa’ muamelesi yaparsan olmaz. Adam ‘Bana yapılan hakaretlerin faturasını çıkarın, bunlar artık olmasın’ diyor.CHP KÜRTLERLE EL ELE VERMEK ZORUNDAHiç dolandırmadan sorayım; CHP nasıl kurtulur?CHP doğal yandaşı olması gereken 34 milyon aktif/pasif emekçiye kucak açıp sahip çıkmalıdır. İdeolojisinin ne olduğuna karar vermelidir. Sosyal demokrat ya da demokratik sol bir parti olacaksa emekçilere ve bunların ideolojik aydınlarına sahip çıkmalıdır. Bir sosyal demokrat, Türkiye’nin en yakıcı sorununun çözümü için oluşmuş ve bugüne kadar benzeri görülmemiş bir toplumsal iradenin karşısında yer almamalıdır. CHP son seçimlerden sonra gerçekleri gördü ve Kürt sorununa sahip çıkmaya başladı. CHP’nin belediyeleri eğer seçildikten sonra o bölge halkıyla sıcak diyaloğa girerse, genel seçimlere yansımasını görürsünüz. Şunu gayet iyi biliyorum ki Kürtler onlara her dönemde gittiler. Şimdi Kürtlerle el ele vermek zorundalar.Siz artık HDP seçmeni misiniz?Ben HDP’nin bir siyasi organizasyonuna üye değilim. Ama Cumhurbaşkanlığı seçiminde Selahattin Demirtaş’ı desteklediğimi deklare ettim. Türkiye’nin özlemini o kadar güzel anlattı ki, onu desteklememek bizim kimliğimize, kişiliğimize yakışmazdı.İMAM-I AZAM’IN BİR DEVRİMCİ OLDUĞUNU KAÇ KİŞİ BİLİYOR?İnançlı bir insan mısınız?Ben inançlı bir insanım ama din çok derin bir konu olduğu için tartışmaya girmek istemiyorum. Ancak bir yandan bilgilenmek de istiyorum. Yaşar Nuri Öztürk’ün ‘İmam-ı Azam’ kitabını herkes okusun. Niye biliyor musunuz? Bugüne kadar mezhebim sorulduğunda hep ‘İmam-ı Azam Ebu Hanife’ dedim ama bu yaşıma geldim, onun kim olduğunu yeni öğrendim. Şu ülkedeki bütün Sünnilere soralım İmam-ı Azam Ebu Hanife hakkında ne biliyorlar diye. Kaç kişi biliyor acaba! İmam-ı Azam bir devrimci, bir kahraman, bir bilimadamı. Adamın kim olduğunu bildikten sonra mezhebine daha fazla saygı duyuyorsun.JÜLİDE İLE SABAHLARA KADAR GÜNDEM ÜZERİNE KAVGA EDİYORUZBütün bunlarla ilgilenirken bir yandan da yeni bir sinema projesi var mı gündeminizde? Var, ama ben şu anda film falan çekemem. Ben bütün Türkiye’yi dolaşıyorum. Biz evde bile sabaha kadar Jülide (Kural) ile kavga ediyoruz. Hep ülke gündemiyle meşgulüz. Jülide çok radikal, ben sosyal demokratım. O daha radikal bakıyor, ben daha ılıman. Büyük bir aktivist. Kobani’ye gitmeye hazırlanıyorlar.‘Şu barış süreci bir nihayete ersin de ben bir Öcalan filmi çekeyim’ diyor musunuz? Zaten kaçınılmaz bir gerçek. Ayrıca ben Öcalan filmini çektim, merak ediyorsan aç interneti bak ‘İsyan’ filmi. Süreç bittikten en az bir yıl sonra gerçekleri asla sansüre uğratmadan vicdan filmleri çekmeyi öneriyorum. Ha, ‘Bunu devlet yaptırmaz’ diyebilirsin. Ama başarı istiyorsa yaptırmak zorunda. En büyük silahtır sinema. Halka dokunmak lazım.SORUMLULAR MASUM DURUMA DÜŞTÜ! ÇIK ‘İSTİFA EDERİM’ DEBirkaç ay önce bir madende 300 kişi ölmüş, teknik aksaklıklar ortada. Bugün yenisi olmuş, bir masumiyet duygusu içindeler. Sorumlular masum duruma düştü! Suçlu kim kardeşim? Suçlu orada çalışanlar ve aileleri mi yahu? Almanya’da 40 yıldır madeni devlet çıkarıyor. Ben özelleştirmeye karşı değilim ama bu kritik alanları özelleştirmeyeceksin. Adam devlete ödediği komisyonu kapatmak için orada her türlü sömürüyü yapıyor, görmüyor musun? Sen bir de masum duruma düşme ya! Çık de ki ‘Gerekirse istifa ederim, burada hatalıyız’ de ‘ama toparlıyoruz’ de. Bir şey söyle yahu.ŞUNLARIN ADINI AÇIK AÇIK YAZIN YAHU!PYD, ÖSO, IŞİD diye yazıp geçiyorsunuz. Ben bile okurken yoruluyorum yahu, sekiz-on tane ayrı şey. Hem televizyonda hem gazetede böyle söylenenlerden halkın yüzde 90’ı hiçbir şey anlamıyor. Sonuçta körler sağırlar birbirini ağırlar durumu çıkıyor. Anadolu’ya gidelim, soralım isterseniz.Cansu Çamlıbel | Hürriyet
Cesare Prandelli'den Sürpriz Karar
Galatasaray Teknik Direktörü Cesare Prandelli Borussia Dortmund kadrosunu belirledi. İtalyan hoca, Pandev'i kafileye dahil etmedi.Süper Lig'de Kasımpaşa galibiyetiyle nefes alan Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'nde Borussia Dortmund'la oynanacak maçın hazırlıklarına zaman geçirmeden başladı. Teknik Direktör Cesare Prandelli, Almanya'ya götüreceği kadroyu belirledi. Kadroda önemli bir değişikliğe giden İtalyan hoca, sezon başında transfer edilen Goran Pandev'i, bir sakatlığı bulunmamasına rağmen kadroya almadı. Bunun yanısı sıra Brezilyalı Felipe Melo sakatlığını atlattı ve bu önemli mücadelede oynayacak duruma geldi. Prandelli eğer Melo'ya şans verirse Dortmund mücadelesinde takımdakini yerini alacak. Kasımpaşa maçında yedek soyunan Hollandalı yıldız Wesley Sneijder ise kadroda yer aldı. Senijder, Prandelli'nin şans vermesi halinde önemli mücadelede forma giyebilecek. Deneyimli hoca Kamerunlu savunma oyuncusu Chedjou'yu ise dinlendirme amaçlı yanına oturtabilir.Fanatik
Google "Copresence" Kod Adlı Servisle Apple'ın AirDrop'una Rakip Oluyor
Çok yakında cihazlar arasında dosyaları, mesajları, yol tariflerini, şarkıları ve daha fazlasını paylaşmak için yeni bir yol olacak. Yeni bir sızıntı Google’ın “Copresence” olarak adlandırılan yeni bir servis üzerinde çalıştığını gösteriyor. Bu servisin Apple’ın AirDrop yerel dosya transfer servisi ve Android’de yer alan NFC tabanlı Android Beam’in kesişimi olacağı düşünülüyor. Dosya transferleri için Wi-Fi ve Wi-Fi Direct’in kullanıldığı söyleniyor.Söz konusu bilgi konuyla yakından ilgili bir kaynak tarafından Android Police ve Tech Aeris ile paylaşıldı. Google’ın Android cihazları üzerindeki temel işlevlerinin düzgün çalışmasını sağlayan Google Play Servisleri uygulaması içine gizlenen bir kod yakında çıkacak olan bu özelliği haber veriyor. Bununla birlikte kaynak, servise ait çeşitli görüntüler de paylaştı.Çizimlere bakıldığında bunların kullanıcıları servis hakkında bilgilendirmek amacıyla hazırlandığı anlaşılıyor. Bunların anlattığına göre Copresence hem Android hem de iOS cihazlarıyla çalışacak. Bu arada Google Chrome’un geliştirici versiyonuna özel hata raporlarında yer alan çeşitli kayıtlar, bu servisin Chrome internet tarayıcısı ve Chrome bilgisayarlarda da çalışacağını gösteriyor.Google’ın “Copresence” servisini çok yakında çıkaracağına dair bütün bu kanıtlara rağmen, servisin gerçek hayatta nasıl işlediği şu an için bilinmiyor. Eldeki bütün bilgilerden, yeni servisin Google’a Apple cihazları arasında bağlantı kurmayı sağlayan çeşitli araçlarla rekabet etme şansı vereceğini söyleyebiliriz. Örneğin OS X’in en son versiyonu Devamlılık olarak adlandırılan bir servis sayesinde kullanıcıların uygulamaları iPhone, iPad ve bilgisayarları arasında eşzamanlamasına izin veren bir servis sunuyor. Ayrıca AirDrop da iOS ve OS X cihazları arasında Wi-Fi üzerinden dosya transferine izin veriyor.Teknoblog
Reklam