onedio
Her Babanın En Az Bir Kez Söylediği 30 Söz
Aynı fabrikadan çıkmış gibi aynı cümleleri kuran babalarımızın, klasik sözlerini yazan Twitter fenomeni @baba_klasigi'nin en ilgi çeken ve bazı durumları özetleyen iletilerini biraraya getirdim. Eminim sizin de babanızdan duyduğunuz ve gelecekte çocuklarınıza aktaracağınız çok sayıda söz vardır. Yorumlara ekleyelim, dillere pelesenk olsun.
iPad Air 2 Bükülme Testi
İPhone 6 ve 6 plus bükülme testlerinden sonra sıra İPad'lerde. İPad Air 2 bükülme testini izliyoruz.
Tunceli'de 'PKK Mezarlığı' Gerginliği; Kente Giriş-Çıkış Yasaklandı
Tunceli'deki Pülümür Vadisi'nde yaptırılan 'PKK Mezarlığı'nın bugün açılacağı haberleri üzerine Tunceli Valiliği ikinci bir emre kadar kente giriş ve çıkışları yasakladı. Kente gelen araçlar, güvelik güçlerince geldikleri yöne geri gönderilirken, bu kararın olumsuz bir durumda sicillerin zarar görmesini önlemeye yönelik olduğu belirtildi.İçişleri Bakanlığı'nın onayı ile Tunceli Valiliği'nce alınan bu karar tepki gösteren Tunceli Belediye Başkanı DBP'li Mehmet Ali Bul, bölgede güvenlik güçleriyle girdikleri çatışmada ölen örgüt mensupları için yaptırılan PKK Mezarlığı'nın açılışının engellenmesi amacıyla 7 ilçe ile çevre iller ve Pülümür Vadisi'ne giden tüm yolların asker ve polis panzerleriyle kapatıldığını söyledi.Tunceli'ye 30 kilometre uzaklıkta bulunan Pülümür Vadisi'ndeki Alacık Köyü yakınlarında yaptırılan PKK Mezarlığı'nın bugün açılmasının planlandığını kaydeden Mehmet Ali Bul, kentte olağanüstü hal uygulaması yapıldığını öne sürdü. Tunceli Belediye Başkanı Bul, şunları söyledi:'Bugünkü durum 1990'lara dönüştür. Bütün yollar asker ve polisler tarafından kapatılmış. Vali Yardımcısı ile yaptığımız görüşmelerde kararın İçişleri Bakanlığı tarafından alındığını söyledi. Görüşmeleri sürdürüyoruz. Bu durum barış sürecine hiçbir biçimde hizmet etmiyor. İnsanların seyahat özgürlükleri hukuksuz olarak ellerinden alınmış durumda. OHAL döneminde bile böylesine bir yasak alınmamıştı. Umarım Valilik bu kararından kısa sürede döner ve kente giriş çıkışlar serbest bırakılır. Biz mezarlarımızı ziyaret etmek için oraya gitmeye çalışacağız.'1990'LI YILARI GERİDE BIRAKTIDBP İl Başkanı Ergin Doğru, bu sabah erken saatlerden itibaren bütün yolların askeri ve polis araçlarıyla kapatıldığını belirterek, 'İzmir'den bile çevik kuvvet getirilmiş' dedi.Bu uygulamayla 1990'lı yılların bile gerisine gidildiğini ileri süren Doğru, 'Bu konuda muhatap bulamıyoruz. Böyle bir yasak; akıl ve mantık işi değil. Barış sürecinde insanlar mezarlarını ziyaret edemiyorsa, barış bunun neresinde? Umarım kısa sürede bu karardan vazgeçilir ve insanlar özgür bırakılır' diye konuştu. DHA
Tank Yıkama Makinesiyle Mercedes Parçalamak
Hammelmann şirketinin ürettiği 1000 barlık basınçla dakikada 192 litre su püskürten tank yıkama ünitesi Mercedes Benz 190'nın içine monte edilerek neler olacağını kaydetmişler ne diyelim efendim o arabayı bile bulamayan biri olarak içim parçalandı.
Facebook'a Muhalif Site Ello'ya 5.5 Milyon Dolar Destek
Kullanıcı bilgilerini asla satmamayı ve şirket reklamlarına yer vermemeyi taahhüt eden sosyal paylaşım sitesi Ello, 5,5 milyon dolarlık yatırımcı desteği sağladı.Ağustos ayında kurulan Ello'nun kamu yararına çalışan bir kurum sıfatını alması şimdiki ve gelecekteki sahiplerinin bu taahhüdü bozmasını engelliyor.Ello, ek hizmetler için küçük çapta bir ödeme sistemi getirerek gelir sağlamayı planlıyor.Ello'nun yeni destekçilerinden Fresh Track Capital şirketi yetkilisi Lee Bouyea, 'LinkedIn mesleki paylaşım sitesi gibi sitelerde ve oyun sitelerinde freemium (ücretsiz deneyim uygulaması) başarılarını gördük. Ello ise, bu alanda eşi olmayan bir adım atıyor. Bizler uzun erimli yatırımcılarız. Portföyümüzde 9 yıl süreyle yatırım yaptığımız ve ancak ondan sonra başarı elde etmiş bir şirket de var. Biz bir şirketin uzun erimde başarı ve değer kazanmasını esas alırız.' dedi.Kimi uzmanlarsa sosyal medya platformlarını kullananların para ödemeye hazır olmadığını belirtiyor.Teknoloji araştırma şirketi Forrester'da çalışan James McQuivey, yakınlarda BBC'ye yaptığı açıklamada 'Bir arkadaşınızı, kendisine mali yük getireceğini bile bile arkadaş olmaya davet etmezsiniz. Dijital müzik dünyasında bile bazı hizmetler paralı ama çoğu kişi parasız hizmetlerle yetiniyor.' dedi.Ancak Ello'nun kurucusu Paul Budnitz, şirketin reklam ve kişisel bilgi tabanı satışı olmaksızın gelişebileceğinden emin konuşuyor; 'Bizim iş modelimiz denendi ve doğrulandı. Sadece sosyal paylaşım ağında değil birçok yerde denenmiş bir uygulama.' diyor.'Bir iPhone alıyorsunuz, telefon temel uygulamalar yüklenmiş halde geliyor. Telefon edebiliyorsunuz, SMS mesajı gönderebiliyorsunuz. Ama sonra herkes kullanım yelpazesini genişletmek için bazı uygulamaları satın almaya başlıyor. Ello'yu da birkaç dolara istekleriniz doğrultusunda kendinize uygun hale getirebilirsiniz.' diyen Paul Budnitz, kullanıcı bilgilerini araştırmama kararının şimdiden şirkete tasarruf sağladığını kaydetti.Budnitz, Ello kullanıcısının nüfus dağılımını bilemediğini ve Ello'nun bir yandan inanılmaz ölçüde büyürken, hala 14 kişilik kadroyla çalışmaya devam ettiklerini söyledi.BBC Türkçe
Reklam
8 Madde ile Tavukların Yıllar Geçtikçe Korkutan Büyümesi
Tavuklar değişti, sanırım bunu herkes farketmiştir. Günümüzde, etçi civcivler, geçmişe oranla çok daha büyükler ve oldukça hızlı büyüyorlar. Kanada'da yürütülen bir çalışma, günümüzde tavukların neden daha büyük olduğu sorusuna cevap bulmaya çalıştı. Bu çalışmanın ardından elde edilen bilgiler, 26 Eylül 2014 tarihinde, Poultry Science isimli dergide yayınlandı. İncelemenin sonucuna göre, günümüzde tavukların daha büyük olmasının tek sebebi genlerinin farklı olması ve bu nedenle, tavuk yemekte herhangi bir sakınca yok.
Afyon'da Feci Kaza: 8 Üniversite Öğrencisi Öldü, 19 Kişi Yaralandı
SÜLEYMAN Demirel Üniversitesi öğrencilerini gezi için Eskişehir'e götüren Yusuf Zeybek'in kullandığı midibüs, Afyonhkarahisar yakınlarından uçuruma yuvarlandı. 8 öğrencinin öldüğü kazada sürücü ile 18 öğrenci de yaralandı.Süleyman Demirel Üniversitesi Yalvaç Meslek Yüksekokulu öğrencilerini taşıyan iki midibüs, sabah saatlerinde gezi amacıyla Eskişehir'e doğru yola çıktı. Yusuf Zeybek yönetimindeki 32 YV 436 plakalı midibüs, bugün saat 10.00 sıralarında Afyonkarahisar'ın Çay İlçesi Karamık Köyü yakınlarında yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıktı. 15 metre derinliğindeki şarampole yönelen araç bir süre düz ilerledikten sonra kayalığa çarparak takla attı. Kazayı, arkalarından gelen diğer midibüsteki öğrenciler farketti. Öğrenciler şarampole inerek arkadaşlarını kurtarmaya çalışırken jandarma ve 112 Acil Servis'e haber verdi. İlk etapta 6 öğrenci kaza yerinde öldü. Yaralı çıkarılan 2 öğrenci de kaldırıldıkları hastanede kurtarılamadı. Sürücü Zeybek ve yaralılar kaza yerine sevk edilen çok sayıda amsbulansla Afyonkarahisar merkez, Çay, Dinar ile Yalvaç İlçesi'ne sevk edildi. Kaza yerine ulaşan Afyonkarahisar İl Afet Acil Durum Müdürlüğü'ne bağlı ekipler ve itfaiye ölen 6 öğrencinin midibüs altında kalan cesetlerini sıkıştıkları yerden çıkardı.ÖĞRETMENLERİ TEŞHİS EDEMEDİKaza yerinde geniş önlem alan jandarma, kimlik tespiti yapmak için üniversite öğretim görevlilerinden yardım istedi. Kaza yerindeki öğretim görevlileri, öğrencileri teşhis edemedi. Öğrencilerin etrafa saçılan eşyaları ise jandarma ekipleri tarafından toplanarak bir araca konuldu. Cenazeler savcının incelemesinin ardından Çay Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.VALİ GÜNER: 'KESTİRME OLSUN' DİYE KULLANILMIŞ Vali Hakan Yusuf Güner Afyonkarahisardaki Devlet Hastanesi'nde yaralıları ziyaret etti. Gazetecilere kazayla ilgili açıklama yapan Vali Güner, 'Kaza, Yalvaç'tan Eskişehir istikametine gelen bir dağ yolunda meydana geliyor. Yol jandarma bölgesi olarak tabir edilen tek aracın gidebileceği asfalt. Ama uçurumları olan bir yol. Tali bir yol. Zannediyorum ki, 'Kestirme olsun' diye gidiyorlar' dedi.REKTÖRDEN TAZİYE MESAJISüleyman Demirel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan İbicioğlu da kaza ile ile ilgili yayamladığı mesajda ölen öğrencilerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara da acil şifa diledi.DHA
Reklam
Tıp Tarihinde İlk Kez Durmuş Kalbin Nakli Yapıldı
Avustralyalı doktorlar bir ilki gerçekleştirerek durmuş bir kalbi hastaya nakledip hayata döndürdü. Sydney’s St Vincent’s Hospital ve Victor Chang Cardiac Research Institute tarafından geliştirilen yeni bir teknik sayesinde 20 dakika boyunca atmayan kalbi tekrar hastaya nakledip çalıştırmak mümkün hale geldi.Bugüne kadar sadece beyin ölümü gerçekleşen ancak kalbi atmaya devam eden hastaların kalp nakli yapılabiliyordu. Üç hastanın durmuş kalplerini naklettiklerini açıklayan doktorlar, iki hastanın iyileştiğini diğer hastanınsa yoğun bakım ünitesinde olduğunu belirtti. Avustralyalı doktorlar bu yeni teknik sayesinde organ nakli alanında daha fazla ilerlenebileceğini söyledi.Milliyet
'Kâfirleri Görünce Öldürmeliyiz'
''İslam Devleti'' nasıl işler? Alman Spiegel gazetesi, Türkiye'den IŞİD'e terörist devşirmekle görevli bir örgüt mensubu ile görüştü. Ebu Settar isimli militan, demokrasinin kafirler için olduğunu düşünüyor, dünyaya egemen olduklarında günahkar Müslümanların da cezalandırılacağını söylüyor.Çeviri: Tevfik TaşsoL'un notu: Alman Der Spiegel dergisi, Irak-Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) Türkiye'deki militan akışını koordine eden Ebu Settar isimli bir militanla görüştü. Gazeteciyle IŞİD'linin kamuya açık bir mekanda buluşmaları bile, Türkiye'yi yöneten iktidarın bir terör şebekesiyle olan ilişkilerini göstermeye yetiyor. Öte yandan, Ebu Settar'ın açıklamaları, bölgedeki dinci gericiliğin hangi kaynaklardan beslendiğini ve hangi argümanları kullandığını göstermesi açısından da, Türkçe okuyan okurun dikkatinden kaçmayacaktır. Ebu Settar'ın İslam savunusu ile Türkiye'deki AKP kaynaklı dinci gericiliğin İslam savunusu arasında benzerliği görmek ise, herhalde şaşırtıcı olmayacaktır.İslamcının şartları son derece sıkı: Fotoğraf çekilmeyecek, ses kaydı tutulmayacak, gerçek isim hiçbir şekilde telaffuz edilmeyecek. Hangi ülke vatandaşı olduğunu da açıklamıyor. Yalnızca Arap olduğu anlaşılıyor. İngiliz aksanıyla konuşan, iyi bir İngilizcesi var.Adının Ebu Sattar olduğunu söyleyen 30 yaşlarında, siyah sakalı göğsüne kadar uzamış, üst dudağında bıyığı olmayan kel kafalı bir adam ile buluşuyoruz. Yere kadar değen bir kaftan giyinmiş. Siyah bir deri çanta içinde, beze sarılı bir Kuran taşıyor elinde.IŞİD'in 'ideolojik figürü'Ebu Sattar, Türkiye'de terör milisi olacak kişileri derliyor. Dünyanın değişik ülkelerinden Türkiye'ye gelip, Irak ve Suriye'deki ''kutsal savaş''a katılmak'Kuran'da olduğu gibi, Allah'ın sözleri bunlar. Çeviriye de hakkımız yok. Burada söz konusu olan bir şeyin hoşa gidip gitmemesi değildir. Bizim tek bir kelime dahi soru sorma hakkımız yok.'isteyen kişilerin imanlarını test ediyor. Birbirinden bağımsız pek çok İD (İslam Devleti) sempatizanı onunla görüşmemizi önerdi. İD için niçin savaşılması gerektiğini en iyi o anlatabilirmiş. Birçokları için o, ideoljik anlamda örnek bir figür.Bir miktar karasızlıktan sonra Ebu Sattar bizimle buluşmayı kabul etti. Randevulaştıktan sonra nerede buluşacağımızı söyleyecekti. Fakat randevu gerçekleşmedi. Daha sonra, yalnızca bir gün sonra kamuya açık bir yerde sabahtan buluştuk. Bu kez gerçekten de geldi. Çerçevesiz cam gözlukler içinde kahverengi göz rengi olan bir adam belirdi. Elinde tahtadan yapılmış bir tesbih var; kendine güvenli ve kavgacı mizahı olan bu adam çayını ısmarladı.Esselamün aleyküm.Müslüman mısınız?Ne önemi var. Benim için din yalnızca özel bir meseledir.Peki, niçin ''Selamün aleyküm'' diyorsunuz?Çünkü ''Selamet seninle olsun'' anlamındadır ve ben bunu dostane bir selamlama olarak görüyorum.Demek ki siz müslüman değilsiniz. Biliyordum zaten!İslam Devleti söyleminde dünya sürekli imanlılar ve kâfirler olarak ayrılıyor. Niçin? İslam Devleti fikriyatında niçin yalnızca siyah ve beyaz var? ''Biz dünyanın geri kalanına karşıyız'', niçin?Kim başlattı bunu? Kim dünyayı işgal edip, bütün yabancı kültür ve dinleri değersiz kılmaya çalıştı? Sömürgeciliğin tarihi uzun ve kanlıdır. Batıya ait bu tutum, günümüzde kendini beğenmişlik olarak hâlâ sürdürüyor. ''Biz dünyanın geri kalanına karşıyız'' yaklaşımı batının asıl motivasyonudur. Biz müslümanlar nihayet buna karşı başarılı bir direniş gösteriyoruz.'KURAN'DA NE VARSA ONU YAPIYORUZ'Masum insanlara karşı baskı ve terörü yaygınlaştırıyorsunuz. Özellikle de müslümanlara karşı. Şimdi buna başarılı bir direniş mi diyorsunuz?Biz Allah'ın sözlerine uyuyoruz. Bizim inancımıza göre, insanlığın asıl görevi Allah ve peygamberi Muhammed'e selametle bağlanmaktır. Biz Kuran'da ne varsa onu yapıyoruz. Biz bunu başardığımızda elbette bu bir başarı olacaktır.'Evet, bu iki surede geçiyor. Fakat orada birşey daha var: Nerede kâfirlerle karşılaşırsan onları öldür ya da sürgün et.'Başka insanların kafasını kesen kişiler iyi müslüman mıdırlar?Tersten soralım: Sizce savaş uçakları ile Afganistan'da düğün yerini bombalamak ya da uydurulmuş nedenlele bir ülkeyi, örneğin Irak'ı işgal etmek iyi hristiyan olmak mıdır? Guantanamo ya da Ebu Garib'ın sorumluları iyi hristiyanlar mıdır?Siz benim soruma yanıt vermiyorsunuz. İfade ettikleriniz din adına yapılmış şeyler değil ki. Ve batıda da bu olaylar çok eleştirildi. Bir kez daha: Sizin için iyi müslüman kimdir? Hangi insanları davaya katıyorsunuz?İyi müslüman Allah'ın yasalarına amasız fakatsız tabî olandır. Şeriat bizim yasamızdır. Ve asla insanlar tarafından yapılmamıştır. Yorumuna gerek yoktur. Allah tek yasakoyucudur. Kesin olan birşey var ki, Almanya'da buna dahildir, dünyada yeterince insan modern dünyanın beyhudeliğinin farkındadır. İslamın ete kemiğe büründürdüğü değerler anlaşılmıştır. Şeriata karşı olan müslüman olamaz. Bize gelen insanlarla konuşup, onların imanlarının ne derece sağlıklı olduğunu tespit ediyoruz.'GERÇEK MÜSLÜMAN DEMOKRAT DEĞİLDİR'Tahmine göre dünya üzerinde 1,6 milyar müslüman yaşıyor. Bunların çoğunluğu demokrat, bazıları liberal, bir kısmı da tutucu. Düşünün bir kez, aranızda hem hetero hem de homoseksüeller var. Çoğunluk sizin ideolojinizi benimsemiyor. Fakat size göre, tek bir müslüman tipi var, yani yalnızca sizin ideolojinizi paylaşanlar. Bu çok saçma!Demokrasi kâfirler içindir. Gerçek müslüman demokrat değildir. Çünkü onu çoğunluk ya da azınlık fikri ilgilendirmiyor. Onu ilgilendiren yalnızca islamın söyledikleridir. Bunu dışında, demokrasi batı için bir iktidar aracıdır; islam için ise tam tersi. Bütün dünyanın demokrasiye ihtiyacı olduğunu nereden çıkartıyorsunuz? Homoseksüellikle ilgili olarak Kuran gerekli kuralları koymuş: Yasaktır ve cezalandırılır.'KİM BİZE KARŞIYSA DÜŞMANIMIZDIR'Bu yaklaşımınızla bütün müslümanları terör tarafına itiyorsunuz. Birçok ülkede onlar üzerinde baskı artıyor. Oysa ki, onların terörle hiçbir ilgileri bulunmuyor.Evet, şimdi siz bize karşı değil misiniz? (Gülüyor) İnanıyorum ki, bize sizin kabul etmek istediğinizden çok daha fazla destek var. Kim müslüman olan rengini belli etsin talebini dillendiriyorsa, tamamen haklıdır. Biz bir adım daha ileri gidiyoruz: Bütün insanlar kendi renklerini itiraf etsinler. Allah'a teslim olmak mı istiyorlar yoksa tersi mi? Kim bize karşı ise, o bizim düşmanımızdır ve mücadele edilecektir. Bunun dışında, bir kısım kişiler var ki, kendilerini müslüman olarak adlandırmalarına karşın, yaşamlarını buna uygun düzenlemiyorlar. Alkol alıyor, ibadet etmiyorlar. Oruç tutmayıp, sürekli ilişki değiştiriyorlar ve Kuran'ı ezberlemiyorlar.Kim bize karşı ise, o bizim düşmanımızdır ve mücadele edilecektir. Bunun dışında, bir kısım kişiler var ki, kendilerini müslüman olarak adlandırmalarına karşın, yaşamlarını buna uygun düzenlemiyorlar. Alkol alıyor, ibadet etmiyorlar. Oruç tutmayıp, sürekli ilişki değiştiriyorlar ve Kuran'ı ezberlemiyorlar.Sizin olumsuz olarak tasvir ettiğiniz yaşam tarzını bilinçli olarak tercih etmiş çok müslüman var.Olabilir. Fakat bu, Allah'ın iradesine aykırıdır. İnşallah, bir gün bizim şeriatımız dünyaya hakim olduğunda, bu insanlar yaptıklarından dolayı cezalarını çekecekler.'BAŞKA İNANÇTAN OLANLARLA MÜCADELE ETMEK HER MÜSLÜMANIN GÖREVİ'Müslüman olmayan kadınları kaçırıp, seks kölesi yapıyorsunuz. Başka türlü inanları ya idam ediyorsunuz ya da kafalarını kesiyorsunuz; çocukları bile... Nedir bunda İslam olan?Niçin kimse Suriye Cumhurbaşkanı Beşir Esad'ın vicdanına bırakılmış insanlar için kızmadı? Şimdi biz orada hilafet ilan edince şaşırtıcı bir anilikle sorun mu oldu? Sizin sorunuza gelince: Öteki inançtan olanlara karşı mücadele etmek her müslümanın görevidir. Ta ki bütün dünya Allah'ın önünde secde edinceye dek. Herkesin Allah'a teslim olması ve doğru yola dönme şansı vardır. (Kuran'ın 5. suresi, 37. ayetini Arapça olarak ezberden okuyor) (*)''Allah ve O'nun Resûl'ü ile harp edenlerin ve yeryüzünde fesat ve bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları ya da ellerinin ve ayaklarının çapraz kesilmesi veya bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rezilliğidir. Ve ahirette ise, onlara “büyük azap” vardır.Burada en azından müslüman olmayanlara karşı bozgunculuk yapılmıyor. Hangi dinden olursa olsun milyarlarca insan barış içerisinde bir arada yaşıyorlar. Ya da yan yana yaşıyorlar...(Arapça olarak ezberden bu kez de 4. surenin 91. ayetini okuyor)''Sizden ve kendi kavimlerinden emin olmak isteyen başkalarını da bulacaksınız. (Fakat) fitneye her çağırılışlarında, ona geri döndüler. Şâyet bundan sonra sizden uzak durmazlar, barış teklif etmezler, ellerini sizden çekmezlerse, o takdirde onları nerede bulursanız yakalayın ve öldürün. Ve işte size, onların üzerine (saldırmanız için) apaçık yetki verdik.''Demokrasi kâfirler içindir. Gerçek müslüman demokrat değildir. Çünkü onu çoğunluk ya da azınlık fikri ilgilendirmiyor. Onu ilgilendiren yalnızca islamın söyledikleridir. Bunu dışında, demokrasi batı için bir iktidar aracıdır; islam için ise tam tersi. Bütün dünyanın demokrasiye ihtiyacı olduğunu nereden çıkartıyorsunuz? Homoseksüellikle ilgili olarak Kuran gerekli kuralları koymuş: Yasaktır ve cezalandırılır.'NEREDE KAFİRLERLE KARŞILAŞIRSAN, ONLARI ÖLDÜR YA DA SÜRGÜN ET'Karmaşık gerçekliğe dini ayetlerle cevap bulmaya çalışmak yanıt değildir. Fakat mutlaka bu şekilde argümanlaştırmak istiyorsanız, Kuran'da dinde zorlama olmayacağını belirten ifadeler de var. Bir yerde de, ''Ölçüyü kaçırmayın'' diyor. Çünkü tanrı aşırıları sevmez. Sizin yaptığınız aşırılıktır.Evet, bu iki surede geçiyor. Fakat orada birşey daha var: Nerede kâfirlerle karşılaşırsan onları öldür ya da sürgün et.İslamın gelişim çağında müzik, dans, resim, kaligrafi ve mimari vardı. Buna karşın siz kültür ve sanatın olmadığı bir İslamı propaganda ediyorsunuz. Çağımız, dini metinlerin içeriklerinin tartışılıp, döneme uygun olarak değerlendirilmesini gerektiriyor. Sizce de öyle değil mi?Allah'ın sözlerini yorumlamaya biz insanların hakkı yoktur. İslam toplumlarında her zaman hata ve günahlar olmuştur. Sizin 'gelişme çağı' dediğiniz dönem için de bu durum geçerlidir.'TEK KELİME SORU SORMAYA HAKKIMIZ YOK'En azından müslümanların Kuran'ı kendi dillerinde anlaması için bir çaba içinde olsanız. Çünkü pekçok müslüman Arapça bilmiyor. İnsanların çoğunluğu Kuran'ı kendi dillerinde anladıklarında, siz inanıyor musunuz, savaş ve öldürme çağrıları o zaman karşılık bulabilecek mi?Kuran'da olduğu gibi, Allah'ın sözleri bunlar. Çeviriye de hakkımız yok. Burada söz konusu olan bir şeyin hoşa gidip gitmemesi değildir. Bizim tek bir kelime dahi soru sorma hakkımız yok.Siz insanları cahil olarak değerlendiriyorsunuz. Ve bunun üzerine de iktidarınızı kuruyorsunuz. Bütün köktencilerin stratejisi buna dayanır. Sizinki de öyle.Sizin bir bakış açınız var, bizim de var.'Biz Allah'ın sözlerine uyuyoruz. Bizim inancımıza göre, insanlığın asıl görevi Allah ve peygamberi Muhammed'e selametle bağlanmaktır. Biz Kuran'da ne varsa onu yapıyoruz. Biz bunu başardığımızda elbette bu bir başarı olacaktır.'Fakat siz sizin bakış açınızı paylaşmayan herkese karşı savaş açıyorsunuz.Hristiyan ve Yahudiler hammadde kaynaklarına ulaşma gayreti içindeler. Petrol bu konu için en iyi örnek. ABD ve müttefikleri sürekli olarak ülkelerin içişlerine karışıyorlar. Çünkü kendi refahlarının sona ereceğinden korkuyorlar. Bu daha mı iyi? Biz açgözlü ve bencil olduğumuz için savaşmıyoruz. Yalnızca değerler ve ahlak için savaşıyoruz.'İSLAM ANCAK İNSANLARIN TAMAMI ALLAH'A TESLİM OLDUĞUNDA BARIŞ DİNİ OLACAK'Sizin Irak ve Suriye'de yaptıklarınızı görünce insan değerler ve ahlaktan birşey bulamıyor. Geriye bir şey kalıyor: Aşağılık kompleksiyle sakatlanmışlık... Bu durum sizin silah altına almak istediğiniz sempatizanlarınız için de geçerlidir. Bu insanlar, kendilerini dışlanmış hisseden ve nihayetinde de kendi iktidar fantazilerini gerçekleştirebilecek şansa ulaştıklarını düşünen kişilerden oluşuyor.Bize gelen insanları bugüne kadar hayatlarında başarı elde edememiş insanlar olarak göstermek doğru değildir. Bu insanlar arasında üniversiteyi bitirip, hayatlarını kurmuş pek çok kişi var. Bununla birlikte biz müslümanlar, var olan adaletsizlikleri uzun süredir görüp, buna karşı mücadele ediyoruz.Sürekli olarak mücadeleden konuşuyorsunuz. Oysa müslümanlar islamın barış dini olduğunu sürekli ifade etmiyorlar mı?Evet öyledir. Fakat insanların tamamı kendilerini Allah'a teslim ettiklerinde böyledir. Allah merhametlidir, kendisine biat edenleri affeder.(*) Çevirenin notu: Orjinal metinde her ne kadar '5. surenin 37. ayeti'' diye yazılmış olsa da, 5. surenin ayet sayısı 33'tür.
Reklam
'Yerli Otomobil Babayiğit İçin 100 Milyon Dolara İhtiyaç Var'
Hexagon Yönetim Kurulu Başkanı Nahum, 'Bugüne kadar 60 milyon dolara yakın para harcadığımız aracı, tam olarak üretebilir hale getirmek için 100 milyon dolar gibi bir paraya ihtiyacımız var' dedi.Hexagon Yönetim Kurulu Başkanı ve Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Jan Nahum, otomobil projelerini geliştirme konusunda finansmana ihtiyaçları olduğunu belirterek, 'Konseptini oluşturduğumuz, bugüne kadar 60 milyon dolara yakın para harcadığımız aracı, tam olarak üretebilir hale getirmek için 100 milyon dolar gibi bir paraya ihtiyacımız var' dedi.New York Belediyesi tarafından açılan 'Geleceğin Taksisi' ihalesinde Ford ve Nissan ile birlikte finale kalma başarısı gösteren Karsan'ın Murahhas Üyesi Nahum, AA muhabirine yaptığı açıklamada, elektrikli otomobil konusundaki çalışmaları değerlendirdi.Dünyada elektrikli otomobillerin yeni ortaya çıktığını kaydeden Nahum, 'İki konuyu birbirinden ayırmak lazım. Biri otomobilin kendisi, diğeri de güç kaynağı. Bunlar birbirine paralel gitmesi gereken konular. Her türlü aracı üretebiliyoruz, rekabetçiyiz fakat kendi markamızı yapamıyoruz. Bir taraftan o ilerlemeli, diğer taraftan da yakıtlar konusunda çalışmalıyız. Biz kendimizi sadece elektrikli diye kısıtlarsak yazık olur, dünyada 70 milyon araç satılıyor. Bunların çok azı elektrikli' ifadelerini kullandı.'Yerli otomobil için 100 milyon dolara ihtiyaç var'Nahum, Türkiye'nin yerli otomobil konusundaki 'babayiğit' adayı olduklarını da vurgulayarak, 'Biz şu anda kendi araştırmalarımızı yapıyoruz. Aracımızı olgunlaştırıp, üretilebilir hale getirmekteyiz ama hala finansman katkısına ihtiyacımız var. Konseptini oluşturduğumuz, bugüne kadar 60 milyon dolara yakın para harcadığımız aracı, tam olarak üretebilir hale getirmek için 100 milyon dolar gibi bir paraya ihtiyacımız var' ifadelerini kullandı.Bunun Türkiye açısından çok küçük bir rakam olduğuna işaret eden Nahum, 'Ben bu ülkenin kendi otomobil markasını çıkaracağına inanıyorum' dedi.Nahum, New York taksi projesi gibi benzer projeler üzerinde çalıştıklarını anlatarak, 'Bu tip büyük projelerimiz devam ediyor. Hem ABD pazarı hem de İngiltere pazarı için çalışıyoruz. ABD ve Londra'nın taksi pazarı konusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Araçlarımız Londra Belediyesi tarafından da beğenildi. ABD'de engelli vatandaşlar tarafından her yıl satın alınan 20-30 bin araca hitap etmek üzere çalışıyoruz' diye konuştu.'Türkiye otomobil konusunda farklılık yaratmalı'Nahum, otomobil konusunda her parçanın yerli olması gibi bir zorunluluk olmadığını, satın alma yoluyla da adım atılabileceğini dile getirdi.Dünyada otomobil pazarında bir savaş olduğunu kaydeden Nahum, 'Türkiye otomobil konusunda farklılık yaratmalı. Küresel ihtiyacı cevaplayacak ürünü üretebilirsek, markalaşabiliriz. Enerjimizi bu alana yoğunlaştırmamız gerekiyor' diye konuştu.AA
Gündelik Yiyeceklerden Sanat Eserleri Yaratan Lee Samantha'dan 20 Müthiş Eser
2008 yılında kızını yemek yemeğe teşvik etmek amacıyla gündelik yiyeceklerden, yemeklerden karakterler yaratıp hikayeler oluşturmaya başladı. 2011 yılında eserlerini Instagram'da paylaşmaya başlayan Lee Samantha bugün bir çok ülkede workshoplara katılan, yaptıkları büyük kitlelerce takdir gören bir sanatçı olarak kabul edilmektedir.
Reklam
Yabancı Dizilerin En İyi 18 Kötü Karakteri
Hepimizin yakından takip ettiği yabancı dizilerde kimi zaman kötü adamlar , ana karakterlerin de önüne geçerek hatırı sayılır bir hayran kitlesi yaratır. Oluşan bu kitle ile hemen hemen aynı oranda seyircilerin nefret ve kin beslediği bu karakterler dizi dünyasının vazgeçilmez ikonlarıdır. İşte sizin için derlediğimiz 10 En iyi , kötü karakter...2 Sezon süren ve bir yeniden yapım serisi olan The Visitors ( V ) dizisinin dünya dışı ırkının lideri. Kim diyebilir ki bu sevimli görünüşlü cici bayanın içinde korkunç bir uzaylı var diye. Anna dizideki keskin duruşu , acımasızlığı ve seksapeli ile bir fenomene dönüşmüştür.
Peşmerge Kobanê'ye Destek İçin 'Yarın Yola Çıkıyor'
Irak'tan Kobanê’ye Türkiye üzerinden geçerek gitmesi planlanan en az 150 Peşmergenin yarın yola çıkacağı ifade edildi.Rudaw haber ajansına bilgi veren Peşmerge güçleri komutanı Ramazan Fattah, Habur sınır kapısından Türkiye'ye girip Kobanê’ye doğru ilerlemesi planlanan Peşmergenin yanında ağır silahlar götüreceğini de belirtti.Ramazan Fettah, 'IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) Kobanê’de ağır silahlar kullanıyor. Bizim de ağır silahlarımızın olması gerek' diye konuştu.Peşmerge güçlerinin Kobanê’ye gelmesiyle şehre ilk kez Suriye dışından birlikler destek vermiş olacak.Irak'taki Kürdistan Bölgesel Yönetimi Peşmerge Bakanı hafta içinde yaptığı açıklamalarda Peşmerge'nin Kobanê’ye Silopi-Nusaybin-Suruç güzergâhından ulaşacağını söylemişti.Bölgesel Yönetim Meclisi çarşamba günü düzenlediği oturumda Kobanê’ye destek vermeyi görüşmüş ve Peşmerge'nin bölgeye gönderilmesi oybirliğiyle kabul edilmişti.Kobanê’de IŞİD'e karşı direnen Halk Savunma Birlikleri'ne (YPG) destek vereceği belirtilen bir diğer grup ise Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) oldu.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Estonya ziyareti sırasında YPG'nin siyasi kanadı PYD ve Özgür Suriye Ordusu'nun 1300 militanın Kobanê’ye gelmesi konusunda anlaştığını söyledi.PYD ise Özgür Suriye Ordusu ile herhangi bir anlaşma olmadığını, müzakerelerin devam ettiğini söylüyor.ABD Dışişleri Bakanlığı da henüz ÖSO'dan Kobanê’ye verilebilecek destekle ilgili ellerinde bir bilgi olmadığını ifade etti.Bakanlık sözcüsü Jen Psaki, 'ÖSO'dan kaç kişilik bir grubun Kobani'ye gideceğine dair elimizde teyit edilmiş bilgiler yok' dedi.Kobanê’de ise karada YPG ile IŞİD arasındaki çatışmalar devam ederken ABD önderliğindeki koalisyon güçlerinin hava saldırıları da devam ediyor.ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı Perşembe ve Cuma günlerinde toplam 12 operasyonun düzenlendiğini açıkladı.Operasyonların 6'sı Kobanê ve çevresinde gerçekleşti. ABD'nin verdiği hava desteğiyle birlikte YPG güçleri Kobanê’nin batısındaki Til Şeir tepesini geri almıştı.Koalisyon güçlerinin şu ana kadar Irak ve Suriye'de IŞİD'e karşı 6 bin 600 sorti gerçekleştirdiği ve 1700 üzerinde bombanın IŞİD hedeflerine atıldığı da belirtildi.BBCTürkçe
Reklam
Google Yöneticisi Felix Baumgartner'ın Paraşütle Serbest Atlamadaki Dünya Rekorunu Kırdı
Üst düzey bir Google yöneticisi, paraşütle serbest atlama alanındaki dünya rekorunu eline geçirdi. Google’da bilgiden sorumlu başkan yardımcılığı görevini yürüten Dr. Alan Eustace, 41.4 kilometre yükseklikten başarılı bir atlayış gerçekleştirdi. Ancak Baumgartner’ın atlayışının aksine Eustace’ın rekoru, medyada bir yankı uyandırmadı. Başarılı rekor denemesini ilk olarak The New York Times gazetesi duyurdu.Eustace’ın New Mexico eyaletinin Roswell şehrinde bulunan ve halihazırda kullanılmayan bir pistten yükselmeye başlayan Google yöneticisinin olası bir aksilik durumunda kendisine yaşam desteği sağlayacak özel bir uzay elbisesi giydiği belirtildi. İki saatte hedeflediği yüksekliğe erişien Eustace’ın atlayışı ise yaklaşık 15 dakika sürdü. Bu esnada Eustace’ın 1287 kilometre hıza eriştiği belirtilirken, izleyiciler düşüş esnasında gürleme sesi duyduklarını ifade ettiler.Eustace’ın Baumgartner’ın atlayışı sırasında oluşan ilgi ve çılgınlıktan uzak durmak için Google’ın desteğini reddettiği söyleniyor. Google yöneticisinin üç yıl boyunca sessiz sedasız çalıştığı proje için kendi kaynaklarını kullandığı belirtildi. Paragon Uzay Gelişim Şirketi ise Eustace’a yaşam destek sisteminin gelişim sürecinde katkı sağladı.Teknoblog
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Türkiye’deki demokrasinin en büyük sorunu, Cumhuriyet ve Demokrasisayesinde iktidara gelenlerin, Cumhuriyeti ve Demokrasiyi yozlaştırmalarıdır. Genç Cumhuriyet henüz 23 yaşındayken Çok Partili Düzen’e geçildiğinde, Türkiye’de Cumhuriyeti ve Demokrasiyi kuracak ve taşıyacak olan çağdaş sınıflar, yani sermaye sınıfı ve işçi sınıfı yeterince gelişmemişti. Bu nedenle, siyasal partilere ve onların liderlerine, özellikle de demokrasinin nimetlerinden yararlanarak Çok Partili Düzen sayesinde iktidara gelenlere büyük bir görev düşüyordu: Cumhuriyeti, demokratik kurum ve kuralları yerleştirmek ve bunları topluma benimsetmek. Üstelik kendi oluşturduğu düzenle iktidardan inen İnönü’nün yerine iktidaragelen politikacılar Tek Parti Dönemi’ndeki muhalefetin liderleriydi... Sürekli olarak muhalefet hakkını savunmuşlar... Tek Parti Dönemi’nin güçlü yöneticisi İsmet İnönü’nün Çok Partili Düzen’e geçme kararı sayesinde iktidara gelmişlerdi.
Cem Garipoğlu'nu Muayene Eden Psikiyatrist: 'İntihar Olayında Soru İşaretleri Var'
Cezaevinde ölü bulunan Münevver Karabulut cinayeti hükümlüsü Cem Garipoğlu’nu Adli Tıp Kurumu’nda muayene eden Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Doç. Dr. Osman Abalı, cinayet ve intihar sürecinde soru işaretleri olduğunu söyledi. Abalı, “Cem Garipoğlu Adli Tıp Kurumu’na geldiği zaman ilk gördüğümde ‘bu çocuk mu katil?’ şeklinde bir düşüncem olmuştu. Cinayet sonrası planlanmamış. İlk zamanlarda intihar beklenirdi ama 3 yıl sonra olması, soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Bu kişideki potansiyel agresyonun (saldırgan davranma eğilimi) cinayete yol açtığı şeklinde düşüncem var. Garip bir cinayet işledi, garip bir şekilde öldü.” dedi.Bahçeşehir’deki bir villada kız arkadaşı Münevver Karabulut’u öldüren ve 197 gün sonra teslim olan Cem Garioğlu, 3 yıl sonra Silivri Cezaevi’ndeki koğuşunda ölü bulunmuştu. Uzun süre medyada konuşulan olayla ilgili birçok iddia gündeme gelmişti.Teslim olduktan sonra Cem Garipoğlu’nu Adli Tıp Kurumu’nda muayene eden İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Doç Dr. Osman Abalı, uzman gözüyle izlenimlerini Cihan Haber Ajansı’na (Cihan) anlattı. Olayın farklı yönleri olduğunu belirten Abalı, “Baktığımız zaman cinayetin işlenme şekli, tasarlaması, ortaya çıkışı ve cinayeti yapan kişi farklı özelliklere sahip. Abalı, “Cem Garipoğlu Adli Tıp Kurumu’na geldiği zaman ilk gördüğümde ‘bu çocuk mu katil?’ şeklinde bir düşüncem olmuştu. Son derece aklı başında, munis, iyi huylu bir delikanlıya benziyordu. Özellikle bu şekilde hunharca cinayet işleyen kişilerde gördüğümüz yoğun bir şekilde antisosyal kişilik özellikleri söz konusudur. Kişinin iç dünyasında yaşadığı bazı ciddi güvensizlik ve ciddi sıkıntılar nedeniyle hayata ve diğer insanlara duyduğu öfkenin farklı şekilde dışa yansımasıdır. Temel hak ve hürriyetleri ihlal etmeyle ortaya çıkar. Örneğin yaşama ve mülkiyet hakkına kasıt vardır. Hırsızlarda, katillerde bunu net bir şekilde görüyoruz. Antisosyal kişilik bozukluklarında bu türlü bir yapı artık o kişinin iç dünyasında içselleştirilmiştir. Konuşmasından davranışlarına kadar birçok yönüyle bunu her yerde dışa vurur. Bu kişilerin suç işleme potansiyeli bu şekilde artar ve artık tekrarlayan suçlar hayatları boyunca devam eder.” şeklinde konuştu.“Cem Garipoğlu olayında tekil bir suç ve sabıka var.” diyen Abalı, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu suç, çok ciddi bir derecede hunharca işlenen bir cinayet. Bu kişideki potansiyel agresyonun (saldırgan davranma eğilimi) bu cinayete yol açtığı şeklinde düşüncem var. Kişilerin yıllardır baskıladığı iç dünyalarında biriken öfke, şiddet eğilimi belli olay ve tetikleyici faktörlerle açığa çıkabilir. Toplumda da son zamanlarda bunları görüyoruz. Son derece işinde gücünde bir kişi ailesini katletmiş, intihar etmiş, birisini öldürmüş veya ciddi derecede bir şiddet eylemine katılmış. İşte bu toplumda bazı insanların bu şekilde tipik antisosyal kişilik özellikleri göstermeden kendi iç dünyalarında devam ettirdikleri, yaşadıkları yoğunlaşmış anresyonu belli tetikleyicilerle ortaya çıkarmalarıdır. Dışarıdan bakıldığında sessiz sakin görünen insanların bile bu şekilde çok yıkıcı şiddet davranışı göstermeleri mümkün. Cem Garipoğlu’nun bu şekilde garip bir cinayet seyri var.‘GARİP BİR CİNAYET İŞLEDİ, GARİP BİR ŞEKİLDE ÖLDÜ’Cinayetin içeriğini psikolojik olarak değerlendiren Abalı, “İçeriğine baktığımızda testereyle hunharca işlenen bir cinayet. Burada dürtüsel bir kararın olduğunu da görüyoruz. Sonucu düşünülmeden, ciddi bir plan yapılmadan, günübirlik alınan kararlarla gerçekleştirilen olaylar. Dolayısıyla bu dürtüsel hareketlerin sonuçları da toparlanamaz hale geliyor. Bir gencin bu şekilde bir cinayet işlemesi, her tarafın kan revan içerisinde kalması, cesedin saklanması, taşınması. Baktığımızda gerçekten hiçbir şekilde sonuçları düşülmeden işlenmiş bir cinayet. Kişinin kaçma seyri, yakalanması sonrasında cezaevinde intiharı da bazı yönleriyle farklı. Çünkü bu yapıdaki kişiler engellenmeyle karşılaştıklarında ciddi derecede sıkıntı yaşarlar. Hapishane ortamı bir engellenmedir. Bu kişilerin öfkeleri engellendikleri zaman hemen açığa çıkabilir. İntihar etmeden önce engellenmeyle ilgili bir intihar fikri olsaydı ilk zamanlarda bir intihar girişimi beklerdik. Ama 3 yıl sonra oluşan intihar girişimi yine soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Çünkü intiharda da bir çeşit şiddet vardır. Kişi öfkeyi kendi bedenine yansıtır. O yüzden ölümünde de bazı gariplikler var. Cem Garipoğlu, garip bir cinayet işledi ve garip bir şekilde öldü. Bu süreci çok iyi analiz etmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.‘GARİPOĞLU’NUN HAYATTA HER İSTEDİĞİ YAPILMIŞ’Garipoğlu olayını göz önüne alarak ebeveynlere seslenen Abalı, “İmkanı olan anne babaların, çocuk gelişimi ve eğitiminde çok dikkatli olması lazım. Bazı çocuklar hiçbir engellenmeyle karşılaşmadığında, hayatta her istediklerini yaptıklarında, sürekli bir destek aldıklarında yanlış pozitif bir özgüven oluşuyor. Bu özgüven o kişinin kendini çok yüceltmesine, sonra herhangi bir engel ve tehditle karşılaştığında ciddi derecede öfke nöbeti ve deşarjına sebebiyet veriyor. Cem Garipoğlu olayına baktığımızda da yine hayatta her istediği yapılmış, her dediği yerine getirilmiş, çoğunlukla maddi imkanlar içerisinde hayatını devam ettirmiş ve hemen hemen hiç engellenmemiş bir sürece sahip olduğunu gözlemliyoruz. Bu durumda da bir engellenme karşında bu cinayeti işleme potansiyeli söz konusu olabilir. Farklı şekillerde bunun analiz edilmesi lazım.” diye konuştu.‘CİNAYET SONRASI PLANLANMAMIŞ’Bu işin adli tahkikatını yapan, delillendiren kişilerin görüşlerine saygı duyduğunu ifade eden Doç. Dr. Abalı, şu noktalara dikkat çekti: “Cinayet süreci de garip gelişen bir süreç. Cinayet işleme tarzı da garip. Tasarlanmış, planlanmış bir cinayet gibi görünüyor. Gidiyor testere alıyor falan ama testereyle öldürme son derece dürtüsel bir karar. Cinayet sonrası süreci planlayamayan bir yapıya sahip. Dolayısıyla o süreç karanlık, soru işaretleri var. Hem maktul hem katil ikisi de sonuçta vefat etti. Dolayısıyla bu konuda birçok soru işareti de onlarla birlikte gitti diye düşünüyorum. Artık açıklanamayacak çünkü onların yaşadığı bir süreç. Cem Garipoğlu’nun kişilik ve karakter yapısına baktığımızda potansiyel agresyon özellikleri taşıyabilecek, dıştan bakıldığında son derece ideal, munis, kendi halinde, yeri geldiğinde başarılı, güzel sosyal ilişkileri olan bir yapıya sahip. Ama iç dünyasındaki o potansiyel agrasyon, şiddet eğilimi yıkıcı özelliklerin belli başlı tetikleyicilerle ona yönelmiş olma ihtimali yüksek. Burada ne olduğunu bilmiyoruz ama olayın oluşu, kapanması hepsi bazı gariplikler içeriyor.”CİHAN
Sayılarla El Clasico
La Liga’nın’nun dokuzuncu haftasında Real Madrid, Barcelona’yı konuk edecek. İspanya’da sezonun ilk derbisi öncesi derbiye anlam veren sayıları derledik.1 – Carlo Ancelotti’nin El Clasico galibiyet sayısı. 2013’te Real’in başına geçen İtalyan teknik adam, sadece Kral Kupası finalinde rakibini mağlup etmeyi başardı. Geçen sezon ligde oynanan maçlarda Katalan ekibi sahasında 2-1, deplasmanda ise 4-3 kazanmıştı.18 – Real Madrid’in eski kaptanı Fernando Hierro derbi tarihinde en çok kart gören isim. Savunma oyuncusu 17 sarı bir de kırmızı kart gördü. Sergio Ramos 14 sarı, iki kırmızı kartla onun rekoruna yaklaşan isim.21 – Derbilerdeki performansıyla takımını pek çok kez galibiyeti getiren Lionel Messi, 28 maçta 21 kez Real filelerini havalandırdı.Cristiano Ronaldo’nun ise Barcelona’ya 13 golü var.30 – Real Madrid bu sezon oynadığı sekiz lig maçında 30 gol attı. Bunların 15’inde Ronaldo’nun imzası var.32 – Hem Real hem de Barça forması giyen Barcelona Teknik Direktörü Luis Enrique toplamda 32 kez bu derbide forma giydi.44 – Real Madrid’in efsane isimlerinden Paco Gento, 44 kez El Clasico’da sahne aldı. Aktif oyuncular içinde en yüksek sayı 40 ile Xavi’de.91 – Real Madrid resmî maçlarda 91 kez rakibine üstünlük sağladı. Barça 89 kez kazandı. 48 maç ise berabere bitti.250 – Messi La Liga’da attığı 250 gol, Athletic Bilbao’nun efsane isimlerinden Telmo Zarra’nın 251 gollük rekorunu yakalamak üzere.385 – Real Madrid El Clasico tarihinde rakibinden 385 ile 14 fazla gol attı.Al Jazeera - Reuters
Reklam